Sakarya University
Discipline

Halk Bilimi Anabilim Dalı

Sakarya University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

4 Theses
Master'sOpen AccessTR

Aşık Nejdet Kuyumcu ve eserleri

Edebiyat, sözle yapılan ve malzemesi dil olan sanat dalıdır. Edebiyatın ifade imkânı ve etki alanı çok genistir. Bu çalısmada Türk Milli Edebiyat geleneginin en eski siir geleneklerinden birisi olan Âsık Tarzı Siir türünü devam ettiren Âsık Nejdet KUYUMCU islenmistir. Âsık Nejdet KUYUMCU Âsık Edebiyatı'nın ve Âsıklık geleneginin içerisinde yer aldıgı için Âsık Edebiyatı ve Âsıklık gelenegi ile ilgili ana hatlarıyla ön bilgiler verilmistir. Âsık Edebiyatı'nın ve Âsıklık geleneginin tarihsel süreci ve etkilesimleri aktarılmaya çalısılmıstır. Karslı Âsık Nejdet KUYUMCU hayatı ve edebi sahsiyetiyle tanıtılmaya çalısılmıstır. Türk kültürü açısından önemli bir yere sahip olan, emek ve özveri isteyen âsıklık gelenegini ögrenme nedenleri yol ve yordamları özlü bir biçimde anlatılmıstır. Bu ögrendiklerini, bilgi ve birikimini, sairligini ortaya koyarak söylemis oldugu eserler derlenmistir. Gelenege ait yaygın olarak kullanılan terimler hakkında kendisinden bilgiler alınarak, bu terimler tanıtılmıstır. Yine âsıklık geleneginin asıl unsurlarından biri olan karsılasma ile ilgili terimler açıklanmıstır. rticalen ve saz esliginde söylenen karsılasma örnekleri yerinde tespit edilerek derlenmistir. Yazıya aktarılarak derlenen eserleri ile ilgili edebi bir inceleme yapılmıstır. Anahtar Kelimeler: Asık, Nejdet Kuyumcu, Deprem, Muhdar

Alper Kandemir
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk kültüründe atalar kültü

Türk kültüründe atalar kültünün yapı ve işlevlerinin ele alındığı bu tezde giriş ve ona bağlı altı bölüm yer almaktadır. Tezin Birinci Bölüm'ünde atalar kültü üzerine yapılan çalışmalara yer verilmiş ve bunlar tematik açıdan incelenmiştir. Konu üzerine yapılan yerli ve yabancı çalışmaların ele alındığı bu bölümde Teolojik, Psikolojik, Soy Sistemi/Genetik/Akrabalık, Kahramanın Statüsü, Mülkiyet Fikrinin Gelişmesi ve İdeolojik Düşünceler olmak üzere altı tema belirlenmiş ve bunlar da kendi içinde kronolojik olarak ele alınmıştır. Bu temalar özelinde incelenen kuramsal bakış açıları eleştirel ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Kavramsal ve kuramsal bir çerçevenin oluşturulduğu İkinci Bölüm'de, kültlerin oluşumu merkez ve çevre kavramları temelinde formülleştirilmiştir. Bu bölümde, ayrıca, ataların kimliği ve cinsiyeti meselesi, ölü ve ata kültü konuları eleştirel yaklaşım bağlamında ele alınmıştır. Tezin Üçüncü Bölüm'ünde inanç sistemleri ve Türk mitlerinde atalar kültü konularına yer verilmiş, Türklerin kabul ettikleri dinler ile atalar kültü arasındaki ilişki incelenmiştir. Tezin Dördüncü ve Beşinci Bölüm'ünde atalar kültünün inanç ve uygulamalar ile sözlü edebiyat ürünlerindeki durumu temalar belirlenerek ele alınmıştır. Altıncı Bölüm'de günümüzün toplum hayatında atalar kültünün durumu tespit edilmiştir. Türk kültüründe "kült" konusunu ele alan çalışmaların çoğunda bağlamın ihmal edilip metin merkezli yaklaşımların kullanıldığı görülmektedir. Atalar kültünün inceleme alanı olarak seçildiği bu çalışmada gerek kült gerekse atalar kültü konusunda yaygın olarak kullanılan teolojik bakış açısının aksine; maddi, manevi ve sosyal olmak üzere toplumun tüm alanlarını kapsayan bütüncül bir yaklaşım temel alınmıştır. Araştırma boyunca kült üzerine yapılmış diğer çalışmalardan ve elde bulunan yazılı, sözlü, görsel, arkeolojik ve etnografik malzemelerden yararlanılmıştır. Ancak, Türk kültürünün geniş bir coğrafi alana yayılmış olması söz konusu malzemelerin parçalar halinde bulunmasını beraberinde getirmiştir. Bu durum, Türk kültürüne bütüncül yaklaşma noktasında, araştırmanın en önemli sınırlılığından birini oluşturmaktadır. Bu çerçevede, hemen her boydan, imkanlar ölçüsünde, alınan malzemelerin karşılaştırılmasıyla, Türk atalar kültünün genel yapısı belirlenmiş ve mitoloji araştırmaları için taşıdığı önem ortaya konulmuştur.

Atalar kültüKültürTürk kültürü
Kübra Yıldız Altın
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Rus bılinaları ve Türk kültür ekolojisi

Karadeniz'in kuzey bozkırlarında IX. yüzyılda Knezlik (Prenslik, Derebeylik) olarak tarih sahnesine çıkan Ruslar, siyasi birliğini, devletleşme sürecini, tecrübesini, bürokrasi ve askeri yapılanmasını birkaç yüzyıl boyunca hâkimiyetleri altında kaldıkları Türk-Tatar zümrelerinin etkisi ve katkısıyla gerçekleştirmişlerdir. Bu süreç içinde Türk-Tatar zümrelerinin Rus kültürü üzerine de etkisi büyük olmuştur. Rus halk edebiyatında Türk kültürünün etkisi açıkça görülmektedir. Rus halk edebiyatının en önemli türlerinden olan kahramanlık destanları olan "bılinalar"ın önemli bir kısmı Rus yurdunun ve Hıristiyanlık inancının en büyük düşmanı Türk-Tatar zümreleri ve Litvalılara karşı verilen savaşları konu edinmiştir. Rus yurdunu batıdan Litvalılar, diğer yönlerden ise Türk-Tatarlar hep tehdit etmişlerdir. Kudretli Rus bogatırları (bahadır, kahraman) bu düşmanlara karşı Aziz Rus yurdunu, Hıristiyanlık inancını savunmuştur, düşmana geçit vermemiştir. Bılinalar Rus halkının geçmiş hatırasını, kültürel belleğini taşırken, aynı zamanda da gelecek ülküsünü, istikbalini temsil etmektedir. Rus halk edebiyatı, sözlü kültür geleneğinin en önemli türlerinden olan bılinalara da Türk kültürüne ait dil unsurları, motif, konu, karakter gibi çok önemli etkiler görülmektedir. Kâhin Boyan'ın anlattığı Bılina'nın yükünü ancak Türkçe "bogatır" (batur, bogatur) taşıyabilmektedir. Ruslar, Türk zümrelerinin hâkimiyetinde siyasi birliğini sağlama ve devletleşme sürecini tamamlamıştır. Türk-Tatar zümreleri ile Rus halkının hayatın her alanına dokunan karşılıklı etkileşimi ve ilişkisi artarak ivme ile devam etmiştir. İlk başta daha çok Türk kültüründen Rus kültürüne etkin bir etkileşim yaşanırken, Rusların Sibirya, Kafkasya ve Orta Asya'ya doğru yayılmalarıyla başlayan süreç içinde Rus kültüründen de Türk kültürüne doğru kültürel etkileşim artmıştır. Bu kültürel alışveriş her iki tarafın kültürel yapısına zenginlik katarken, olumsuz etkiler de yapmış olabilir. Modern çağda milletlerin kaygıları milli kültürlerini yabancı kültürler karşısında korumaya çalışmak, gayeleri de kendi kültürünü başka halk kitlelerine tanıtmak olmuştur. Türk kültürü ile nispeten daha genç bir kültür olan Rus kültürü arasında çok fazla benzeşen unsurlar mencuttur. Anahtar Kelimeler: Bılina, bogatır, halkbilimi, halk edebiyatı, Hıristiyanlık, Kiev, kültür, Rus, Türk, Tatar.

BılinaHalk bilimiHalk kültürü+7
Atilla Bağcı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Halep ve çevresi Türkmen düğünleri üzerine bir inceleme

İnsan hayatında ikinci önemli geçiş dönemi evlenmedir. Evlenme, iki gencin bir araya gelmesiyle gerçekleşir. Evlilik, iki gencin aile kurmak üzere kanunların uygun gördüğü şekilde, ruhen ve bedenen bir ömür boyu sürecek şekilde bir araya gelmeleridir. İki kişinin bir araya gelmesiyle gerçekleşen evlilik, aileler arasında dayanışmayı, yardımlaşmayı ve kan bağlılığını güçlendirir. Ayrıca toplumsal ve ekonomik ilişkiyi düzenler. Çiftin karı koca olması, öncelikle toplum tarafından onaylanmasıyla gerçekleşir. Bir milletin eskiden beri devam eden evlilikle ilgili gelenek ve görenekleri vardır. Düğün, evlenme sürecinin en önemli aşamasıdır. Kız ile erkeğe bir toplumsal statü kazındırması ve aileler arası dayanışma sağlaması açısından önemlidir. Ayrıca evlilik törenleri, örf ve adet, gelenek ve göreneklerin zengin bir şekilde yansıtıldığı önemli törenlerdir. Düğün, toplumsal bir olaydır ve düğüne katılımın diğer törensel toplantılardan daha fazla olduğu görülmektedir. Düğün törenlerine olan fazla katılım, bu törenin güçlü ve canlı kalmasını sağlamaktadır. Halep ve çevresi Türkmenlerinin düğünleri üç günden bir haftaya kadar sürerken, günümüzde şehirde yapılan salon düğünleri bir günle sınırlandırılmıştır. Köyde yapılan düğünler, nerdeyse bütün köylerde benzerlikler, hatta ortaklıklar gösterir. Yöre Türkmenlerinde düğünler, bayrak dikme merasiminden başlayarak damadın gerdeğe girdiği zamana kadar süren aşamadır. Bu çalışmada Halep ve çevresinde yaşayan Türkmenlerin, düğün de dahil olmak üzere, evlenmeyle ilgili geleneklerini inceledik. Gözlem ve karşılıklı görüşme yöntemlerini kullanarak Halep Türkmenlerinin evlenme geleneklerine ait uygulamaları tespit ederek gün ışığına çıkarmaya çalıştık. Siyasi gelişmelerden dolayı çeşitli bölgelere göç etmek zorunda kalan Halep Türkmenlerinin gelenekleri, elbette değişime uğrayacaktır. Bu bakımdan, yaptığımız tespitlerin Halep Türkmenleriyle ilgili bir belge niteliği taşıdığını ve önemli olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Halep Türkmenleri, düğünler, geçiş dönemleri, Gelenek, Görenek

DüğünEvlilikGelenekler+3
Mahmoud Mohamad Khalil
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00