
12
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Necmi Rıza Ahıskan'ın hayatı ve sanatı
Bu çalışmada, XX. yüzyılda Münir Nurettin Selçuk'un öğrencilerinden biri olan ses icracısı hafız Necmi Rıza Ahıskan'ın hayatı, meşk silsilesi, mûsikî çevresi ve sanatına dair bilgiler verilmiştir. Bir bestekâr da olan Hafız Necmi Rıza Ahıskan' ın kendisine ait iki adet bestesi vardır. Hüzzam Makamı "Derman Aramam Derdime Gözyaşımı Silmem" şarkısının notaları ve ses kaydı mevcut iken, Nihâvend Makamı "Güzelim Seninle Bir Gezelim" şarkısının ses kaydı ve notaları yakın arkadaşı emekli kurmay Albay Reşit Çağın'ın arşivindeki ses kaydına ulaşılarak notaya alınmıştır. Toplamda 91 adet ses icrası kayıtlarına ulaşılmış, tablo halinde gösterilmiş, eserler mûsikî programıyla tekrar notaya alınmış, Arel-Ezgi-Uzdilek sistemi anlayışına göre analizleri yapılarak Necmi Rıza Ahıskan' ın hayatı ve sanatı hakkında geçerli ve güvenilir tespitler elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, hafız Necmi Rıza Ahıskan'ın hayatı, meşk silsilesi, mûsikî çevresi ve sanatına dair bilgilerin kronolojik bir perspektiften değerlendirilmesi gereğini ortaya koyması sebebiyle alana kaynak olacak niteliktedir.
Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı'na bağlı köylerde icra edilen semahların müzikal karşılaştırması, Eskişehir Aslanbeyli köyü ve Ankara Aydıncık köyü örneği
Semah türküleri, içerisinde barındırdığı inanç temelli birçok kavram doğrultusunda çok boyutlu bir şekilde ele alınması ve araştırılması gereken Türk Halk Müziği türleri arasında özel bir yere sahiptir. Alevi inanışının kuşaklar boyu aktarımını sağlayan semah türküleri, sözlü tarih aktarımı görevini üstlenirken; yalnızca inanç esaslarını değil, çeşitli sosyal ve toplumsal olguları da günümüze taşımıştır. Önerilen araştırma kapsamında Alevi inanışında önemli bir yere sahip olan ve dört büyük veliden biri kabul edilen Seyyid Sultan Şücaaddin Veli özelinde; cemlerde icra edilen semah türü türkülerin karşılaştırmalı incelenmesi ve benzeşen makamların, mahalli sanatçıların icra şekillerinin ve icra sırasında kullanılan çalgıların detaylı incelemesi gerçekleştirilmiştir. Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı'na bağlılığı ile bilinen ve birbirinden konum olarak uzakta yer alan iki köy (Eskişehir Aslanbeyli ve Ankara Aydıncık) araştırma sahası olarak seçilmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde; Alevilik, Cem, Bektaşilik, Babailik, Kızılbaşlık, Semah gibi kavramların etimolojik bilgileri irdelenmiştir. İkinci bölümde Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı Aleviliği'ne dair detaylı kavramsal inceleme gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı'na bağlı Eskişehir Aslanbeyli ve Ankara Aydıncık köylerinde cem törenlerinde çalınan 10 adet semah derlenerek notaya alınmıştır ve araştırma sonuçları paylaşılmıştır. Çalışmanın en önemli çıktısı; elde edilen bulguların müzikal incelemesinin (semahların makamsal dizileri, ses değiştirici işaretleri, güçlü sesleri, usül ve metronom gibi teknikler açısından karşılaştırmalı incelenmesi) video ve ses kayıtları gibi dijital kaynaklar ile zenginleştirilerek literatüre kazandırılmasıdır.
Sadi Işılay'ın keman taksim icrâlarının müzikal analizi
Yapılan çalışmada, Klasik Türk müziğinin önemli keman icrâcılarından olan Sadi Işılay'ın beş farklı makamda yapmış olduğu taksimler ele alınarak tavrı makamsal analizi değerlendirilmiştir. Bu çalışma betimsel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Işılay'ın keman icrâ ederken tekniğini kullanış biçimi ve uygulamış olduğu süslemeleri de ayrıca ele alınarak değerlendirilip taksimler analiz edilmiştir. Işılay'ın icrâ etmiş olduğu taksimlerde uygulamış olduğu nüans ve süslemeler genellikle çarpma, glissando, vibrato gibi Türk müziğine özgü teknikleri kendi icrâ tavrına has bir biçimde kullandığı duyulmaktadır. Yapılan taksimlerde öncelikli olarak taksimler notaya alınmış, taksimlerin makamsal analizi yapılmış, son olarak da icrâ tekniği analizi gerçekleştirilmiştir. Sadi Işılay'ın sosyal medya ortamlarında da bulunan keman ile farklı makamlarda yapmış olduğu taksim icrâları notaya alınarak müzikal analizi yapılmıştır. Araştırmada Sadi Işılay'ın 4 adet (Acem Aşirân, Segâh, Kürdîlihicazkâr, Hicazkâr makamlarında) giriş taksimi ve 1 adet (Hicazkâr makamından Nihâvend makamına) geçiş keman taksim icrâsının müzikal olarak incelenmesi gerçekleştirilmiştir.
Müzik sosyolojisi açısından Z kuşağının müzikal eğilimleri: Sakarya Üniversitesi örneği
Teknolojinin gelişmesiyle müzik dinleme araçları olarak genellikle telefon uygulamaları karşımıza çıkar. Bireyler önceleri plak, mp3, televizyon gibi iletişim araçları ile şarkı dinlerlerken, artık telefonlarına indirdikleri ücretli/ücretsiz uygulamalar ile şarkı dinler hale geldiler. Sosyal medyadan etkilenme oranı yüksek olan Z kuşağı yine bu uygulamalar ile kendini ifade eder. Teknoloji ile doğan bu nesil, dijital medyayı hayatının parçası olarak kabul eder. Dijital medyada olan yenilikleri hızla benimser ve kendi kimliklerini oluşturmak dışarı ile iletişim kurmak için sosyal medyayı iletişim aracı olarak görür. Kendilerini ifade etme, sansasyon yaratma ve aktivist davranışları dijital medyada sergilemeyi tercih ederler. Her birey aynı olmasa da genellikle Z kuşağı bireylerinin birbirleri ile aynı davranış ve değerleri yansıtma eğilimleri gözlenir. Emirec teorisinin aktif üyeleri olan Z Kuşağı, farkında olmadan ürünü hızlı tüketip; yeni ürün ortaya çıkarırlar. Davranışsal olarak aykırı olmaya yatkın olsalar da eskiyi yenileştirme, geliştirme ve değiştirme çabasındadırlar. Bu durum müzik dinleme tercihlerine de etki etmiştir. Eski olan bir şarkıyı "cover"(eski bir şarkıyı yeniden düzenleme) yaparak tekrar pazara sunup kazanç sağlarlar. Araştırmanın problemi: "Z kuşağının toplumsal olay veya teknoloji döneminin etkisiyle ortaya çıkan müzikal tercihleri ve tüketimleri nelerdir?" sorusuna cevap aramaktır. Araştırmanın amacı: "Z kuşağının ifadesel ve karakteristik yansımalarının; dinlemeyi tercih ettikleri müzikler bağlamında Emirec teorisi üyesi olup olmadıklarını" ortaya çıkarmaktır. Literatür tarama ve belirlenen örnekleme uygulanan anket çalışması yapıldığı için bu araştırma Betimsel Tarama Modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu araştırmada yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, eğitim vb. unsurlar dolayısıyla heterojen bir yapıyı oluşturması sebebiyle Tabakalı Örnekleme Yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada Sakarya halkının istek ve tercihleri, sanatsal eğilimleri evreni oluştururken; Sakarya'daki Z kuşağının müzikal eğilimleri, istekleri ve tüketimleri kapsamında Sakarya Üniversitesi örneklemi oluşturmaktadır. Örneklem çerçevesinde yapılan bu anket çalışmasında tercih edilen şarkıların sosyal medyada popüler olan veya popülerleşmiş kişilerin şarkıları olduğu gözlenir. Elde edilen veriler nitel çözümleme yöntemleri ve uygulamaları ile analiz edilip; frekans analizi yapılarak yorumlanmıştır. Elde edilen verilerin analiz programlarından alınan sonuçlarına göre bu kuşağa mensup kişilerinin müzik dinleme tercihlerinde cinsiyet, eğitim durumu gibi faktörlerin etki etmediği; bu kuşağa mensup olmalarının ve sosyal medyayı aktif kullanmanın yeterli olduğu, Emirec teorisinin üyeleri oldukları sonucuna varılır
20. yüzyılda zakirbaşılık geleneği ve Türk din musikisinde yaşanan müzikal dönüşüm
Literatürde bugüne zakirbaşılık ile ilgili özel olarak yapılmış çok az çalışmaya rastlanmıştır. Bu çalışmanın özde amacı zakirbaşılık müessesinin, tekke musikisi içindeki yerinin kavranması, geleneksel müzik hayatına etkisinin fark edilmesi ve 20. Yüzyılda yaşanan olaylar bağlamında zakirbaşılığın dolayısıyla tekke musikisinin dönüşümün incelenmesidir. Bu bağlamda, zakirbaşıların vazife yaptıkları kurumlardaki görevleri, yetiştirilme yöntemleri ile zakirbaşılığın ne olduğuna dair incelemeler ve alanda otorite isimler ile kişisel görüşmeler yapılmıştır. 20. Yüzyılda zakirbaşılık yapan kimselerin hayatı ile ilgili malumat toplanmış, bu hayatlar bağlamında ve 20. Yüzyılda gerçekleşen olaylar çerçevesinde bu müessesenin dönüşümü incelenmiştir. 20. Yüzyılda müzik endüstrisi dediğimiz alanın oluşması, Türk Müziği üzerinde Mısır ve Arap müziğinin etkili olması gibi sebepler bağlamında dönüşüm yaşanmıştır. Tekke ve zaviyelerin seddi ile Türk Musikisinin kamuya ait alanlarda yasaklanması kanunları ise belli bir dönemde Türk Din Musikisi'ni inkıtaa uğratmıştır. Resmi merciler ile toplumun talepleri arasında yeni bir yöne evrilen Türk Din Musikisi, kendini yeniden yapılandırmış ve zorlu süreçler içerisinde, geleneğin yönünü kendince tayin eden bir yapıya bürünmüştür. Yasaklara rağmen, toplum kendi ihtiyaçları bağlamında yeni çözümler üretmiş ve bu çözümler başarılı olmuş, böylece kalıcı etkiler bırakmıştır. Dönüşüm süreci, pek çok disiplinin ortak çalışmayla inceleyip doğru sonuçları elde edeceği bir konu olmakla birlikte bu çalışma, konunun müzikal yönü açısından mütevazi bir giriştir.
Kanunî Artaki Candan'ın hayatı, mûsikîşinaslığı ve farklı makamlardaki üç taksiminin makamsal ve icra analizi
Yapılan bu araştırmada, Türk müziğinin ileri gelen kanun icrâcılarından olan Artaki Candan'ın farklı makamlardan icra etmiş olduğu taksimlerin makamsal ve icra analizi yapılmıştır. Tezin yapılmasında nitel, nicel ve tarama modelinden istifade edilmiştir. Artaki Candan'ın kanun icrâ ederken mızrap kullanım tekniğini ajilitesi, trill süslemeleri de incelenenip taksimler analiz edilmiştir. Candan'ın yapmış olduğu taksimlerde uyguladığı fiske, süpürde, grupetto, çarpma, glissando, trill,çektirme gibi Kanun sazına uygun olan teknikleri kendine has bir icrâ ile kullandığı duyulmaktadır. Yapmış olduğu taksimlerde ilk olarak eserler notaya alınmış, makamsal analizi yapılmış, son olarak teknik icrâ analizi gerçekleştirilmiştir. Artaki Candan'ın Kanun ile farklı makamlarda yapmış olduğu taksim icrâları notaya alınarak müzikal analizi yapılmıştır. Bu araştırmada, Artaki Candan'ın 3 adet (Ferahnak, Hicaz, ve Nihavend) makamlarında yapmış olduğu taksimler incelenmiştir. Çalışmada öncelikle mûsiki, makam, taksim, taksim çeşitleri ve taksim analizi ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler tezin içeriğinin anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. 2. Bölümde Artaki Candan'nın hayatı, sanatı, müzik çevresi, hoca ve talebeleri gibi bilgilere yer verilmiştir. 3. Bölümde Artaki Candan'ın teknik olarak icrası zor üç farklı taksimi ele alınmıştır. Bu taksimler Ferahnak, Hicaz ve Nihavend makamlarındadır. Bu makamların tarifleri öncelikle yapılmıştır. Daha sonra taksimlerin makamsal analizi yapılarak, Artaki Candan'ın makam anlayışı ve makam nazari bilgisi ortaya konmuştur. Ardından Taksimlerin Teknik icrası incelenip, taksim içinde kullanılan süsleme teknikleri kaleme alınmıştır. Bu çalışmayla Artaki Candan'ın gerek makam bilgisi, gerek icra tekniği kaleme alınmış olup, müzik ve hususen kanun icracılarının araştırmalarına katkı sağlanması hedeflenmiştir. Çalışmaya ilave olarak taksimlerin sosyal medyadaki kayıtlarına QR kodu oluşturularak, notaların üstüne eklenmiştir. Bu sayede taksimlerin dinlenilmesini sağlanmıştır. Çalışmamız kanun araştırmacılarına katkı sağlayacaktır.
Müziğin ısınma yapan sporcuların performansları üzerine etkisi
Hayatımızın her alanında yer edinen ve yaşadığımız her duyguda kendimizden bir şeyler bulduğumuz müzik, geçmişten bugüne büyük değişimlere uğramış ve teknolojinin çok ilerlemesiyle birlikte günümüzdeki şeklini almıştır. İnsanlığın ilk çağlarında, iki odun parçasının birbirine vurulması ve doğada bulunan bir takım seslerle başlayan bu serüven, müzik aletlerinin icadı, ses kayıt teknolojilerinin bulunması ve bilgisayarlarda bulunan dijital seslerle profesyonel bir hal almıştır. Yine hayatımızda çok önemli bir yer edinen spor da bu teknolojiden nasibini almış ve günümüzdeki profesyonel halini kazanmıştır. İnsanlığın ilk çağlarında avlanma ve kendini savunma sanatları ile başlayan spor serüveni, bugün neredeyse her sokak başında kendini gösteren spor salonları ile gelişimini sürdürmüştür. Sporcular için ısınma ve spor yaparken müzik dinlemek, artık klasik bir hal almış ve neredeyse tüm sporcuların yaşamında müzik ayrılmaz bir parça olmuştur. Geçmişte tedavi amacıyla dahi kullanılan müzik, sporcuların motivasyonuna ve performanslarına dahi etki etmekte ve onların başarısında önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırma müziğin sporcuların performans ve motivasyonlarının üzerindeki etkisinin görülmesi ve anlaşılması amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada araştırmacı tarafından uzman görüşleri doğrultusunda son hali verilen anket formu kullanılmıştır. Form, Sakarya İline bağlı Adapazarı İlçesinin Anadolu Liseleri türünde öğrenim görmekte olan toplam100 sporcuya uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen anket verileri SPSS Programındaki Cross Table (Çapraz Tablo) ile tablolar halinde sunulmuş, alt problemler çerçevesinde yorumlanmış ve sonuçlanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda müziğin genellikle tüm branşlarda kız veya erkek sporcular için performansları ve motivasyonları üzerinde olumlu bir etki oluşturduğu görülmüştür. Çalışma müziğin, ısınma ve spor yapan bireylerin üzerindeki etkisini görmek açısından önem arz etmektedir.
Türk halk müziğinde gelenek ve geleneğin dönüşümü
Türk halk müziğinde gelenek ve geleneğin dönüşümü isimli bu çalışma, özellikle Cumhuriyet sonrası dönemde ortaya çıkan "milli musiki" oluşturma fikrinden yola çıkarak halk müziğinde zamanla yaşanan değişim ve dönüşümü konu almaktadır. Bununla birlikte müziğin politikalarla şekillendirildiği bu dönemden, toplumun yaşadığı değişimlerin halk müziğine olan etkisinin neler olduğuna gibi birçok başlık çalışmamızda yer alan önemli konulardandır. Halk müziğinin üretim mekânları ve bu üretim mekânların da günümüze doğru gelindiğinde yaşanan dönüşümü konu alan çalışmamız, Anadolu'da halk müziğinin genel görünümünü gözler önüne sermeyi hedeflemektedir. 1950 sonrası ülkemizde kentleşme oranlarının artmasıyla birlikte toplumun şehir hayatında aradığı halk müziği ve onun sunumu üzerine bilgilerinde yer aldığı çalışma, müziğin eğitimindeki usta-çırak ilişkisinin günümüzde yansımaları ve neye dönüştüğünün bilgilendirmesini yapmaktadır. Çalışmamızın önemli başlıklarından bir diğeri de TRT ve Yurttan Sesler Korosu konusu olmuştur. Kurulduğu dönem itibariyle halk müziğine olan olumlu olumsuz katkılarının değerlendirildiği çalışmamız, halk müziğinde vokal ve saz icralarının değişimlerini değerlendirmiştir. Halk müziğinin en önemli çalgısı olan bağlamanın eğitimindeki değişim ve dönüşümünün metodlaşma durumunu incelendiği çalışmamız, ülkemizdeki okullaşma çalışmaları ve halk müziğinin yeni öğretim alanlarını değerlendirmiştir. Tüm bu başlıklar ışığında Türk halk müziğinde geleneksellik ve gelenekselliğin dönüşümünün nasıl gerçekleştiği, buna sebep olan etkenler ve gelişmeler çoklu bir boyutta düşünülerek yaşanan bu değişim sürecinin anlatıldığı çalışma müziğimiz açısından geçmişle günümüzü birbirine bağlayan köprü vazifesi görmesi nedeniyle önem arz etmektedir.
Cumhuriyet sonrası Türk halk müziğinin gelişiminin incelenmesi
Sosyal yaşantının doğal bir ürünü olan müzik, zaman içerisinde üretkenliğinin artarak devam ettiği bilinen dinamik bir olgudur. Yaklaşık 5000 yıldır bu üretkenliği arttırarak devam eden Türk müziği de; Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, çağdaşlaşma amacıyla yapılan bir dizi "müzik reformları" çalışmaları ile geliştirilmeye çalışılmıştır. Kültürün en kıymetli unsurlarından biri olarak kabul edilen müzik, Türkiye Cumhuriyeti'nin muasır medeniyetler seviyesinde kendine yer edinmesi ülküsüne ulaşmak adına önemli bir araç olarak görülmüş ve bu görüşten hareketle müzik alanında somut adımlar atılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, "bizim hakiki musikimiz" diye tabir ettiği Türk halk müziğinin uzman kişiler tarafından; üzerinde araştırmalar yapılması, kendine özgü geleneksel dokusunun değiştirilmeden geliştirilmesi, doğru işlenmesi ve evrensel boyutta kendine yer edinmesi konusuna hassasiyetle yaklaşmıştır. Anadolu insanın kendi öz kültürünü yansıtan halk ezgilerinin derlenmesi, araştırılıp incelenmesi, kayıt altına alınarak bir müzik dağarının oluşturulması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli çalışmaları başlatmıştır. Cumhuriyet dönemi ulus-devlet sürecinde uygulanan milli müzik politikaları ile Türk müziğinin uluslararası alana taşınması hedeflenmiştir. Milli müzik yaratma konusunda yürütülen politikalar, dönemin fikir adamlarından biri olan Ziya Gökalp'in ileri sürdüğü halk müziği temelli yeni bir müzik oluşturma düşüncesi çerçevesinde şekillenmiştir. Bu görüş ile birlikte milli Türk müziği yaratmaya yönelik girişimler dönemin müzisyenlerini halk müziğine yönlendirmiş ve bu alanda pek çok yeni çalışmalar yapmasını sağlamıştır. "Cumhuriyet Sonrası Türk Halk Müziğinin Gelişiminin İncelenmesi" başlığı altında hazırlanan tez çalışmasında, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde görülen müzikte batıya açılma hareketlerinden başlayarak Cumhuriyet sonrasında müzik alanında yapılan çalışmaların Türk halk müziğine yansımaları ve halk müziği kültürüne sağlamış olduğu katkıları incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada nihai olarak müzik kültürüne katkı sağlamak hedeflenmiştir.
Safranbolu Seymenlik kültüründe müziğin önemi ve yeri
Safranbolu, kültürel birikimlerin yer aldığı bir bölgedir. Bu bölge tarihsel süreç içerisinde geçmişten günümüze kadar farklı kültürlere ve müzik türlerine ev sahipliği yapmıştır. Bu kültür birikiminin sonucunda gelişerek gün yüzüne çıkan, ahilik, seymenlik vb. gibi birçok unsur-kavram bu yapı taşlarının oluşmasında büyük rol oynamıştır. Safranbolu yöresi, halk müziğinin temel yapı taşlarından olan kırık hava, karma hava ve zeybek gibi farklı türleri bir arada toplayarak kendi içerisinde zengin, yöresel anlamda çok yönlü ve geleneğe bağlı kalan bir müzik ananesi oluşturabilmiştir. Aynı zamanda Safranbolu zengin müzik geleneğiyle birlikte bağlı olduğu Karabük iline ve çevre il-ilçelere müzik kültürü açısından yön vermiş bir yapıya sahiptir. Bundan dolayı Safranbolu, önemli müzik merkezlerinden biri olmuştur. Çalışmamızda, "Safranbolu Seymenlik Kültüründe Müziğin Önemi ve Yeri" başlığı altında 15 türkü derlenip notaya alınmıştır. Derlenip notaya alınan türkülerin 14'ü kırık hava, 1 türkü ise karma hava türündedir. Bu türküleri incelediğimizde güçlü sesleri, usul yönünden, metronom, ses değiştirici işaretleri, ses genişliği ve makamsal analiz açısından değerli bilgiler ve sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bununla beraber incelenen karma hava ve kırık hava türkülerinin transkripsiyonlarına (notasyonlarına) bakıldığında, genellikle si bemol 2 değiştirici işareti ve fa diyez değiştirici işaretleri kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca türkülerin genelinde makamsal diziye göre 4. ses güçlü ses olarak tespit edilmiştir. Makam dizisi olarak TSM (Türk Sanat Müziği)'nde benzerlik gösteren hicaz ve uşşak makamı daha çok kullanılmış ve usul olarak genellikle 9/8 usulleri kullanılmıştır. İncelenen eserlerin genellikle Prestissimo (metronom değeri 200'ün üzerinde olan) temposunda ve sekiz ses aralığında seyrettiği görülmüştür.
Otman Baba Süreği Cemlerinde icra edilen nefes ve semahların tespiti ve değerlendirilmesi Köşençifliği Köyü ve Türkgücü Köyü örneği
Alevi Bektaşi inancı ağırlıklı olarak sözlü kültür ile kuşaktan kuşağa aktarılan, bünyesinde çeşitli inançların izlerini taşıyan ve merkezine insanı alarak Anadolu ve Balkanlarda varlığını asırlardır sürdürmektedir. Bu inancın ibadet uygulamasının vazgeçilmez bir unsuru olan cem törenleri, hem inanç pratiklerinin hem de müziğin aktarımı ve devamlılığı açısından önemli bir yere sahiptir. Bunun yanında cemlerde yer alan eserler, müzikal anlamda tasavvufi Türk halk müziğinin repertuvarını oluşturması bakımından önem arz etmektedir. "Otman Baba Süreği Cemlerinde İcra Edilen Nefes ve Semahların Tespiti ve Değerlendirilmesi. Köşençiftliği Köyü ve Türkgücü Köyü Örneği" konu başlığı ile ele aldığımız bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Giriş (birinci) bölümünde; Alevilik, Bektaşilik, Babailik gibi kavramlara değinilmiş, Otman Baba'nın tarihi kimliği ve Edirne ve Tekirdağ'da bulunan sürek toplulukları hakkında genel bilgiler verilmiş; daha sonra araştırmanın amacı, elde edilen verilerin literatür özeti, araştırmanın yöntemi, evreni örneklemi, varsayımı ve sayıltıları açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde Alevi Bektaşi inancı ve cem ibadetleri kapsamında cem teriminin etimolojisi ve anlamı, cem ibadeti ve cemlerde icra edilen eserlerin türleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, çalışma sahasına konu olan yörelerde gerçekleşen cemlerde icra edilen semah ve nefeslerin tespit edilerek müzikal olarak incelenmesi ana başlığı altında tarafımızca yazılmış notalar bulunmakta olup, bu eserlerin melodik ve ritmik ve makamsal yapıları, form özellikleri değerlendirilmiş ve sonuca gidilmiştir. Sonuç bölümünde, çalışmada yer alan tüm veriler değerlendirilmiş, genel çıkarımlar elde edilerek bu çıkarımlar bir bütün olarak ortaya konulmuştur. Çalışmanın ekler bölümünde ise cem ibadeti gerçekleşirken okunan dualar, cem ortamında çekilen fotoğraflar verilmiştir.
Aslan Hepgür'ün 10 farklı keman taksiminin makamsal ve teknik analizi
Yapılan bu çalışmada, Klasik Türk Müziğinin önemli keman icracılarından olan Aslan Hepgür'ün keman icrasındaki tavrı 10 farklı makamda yapmış olduğu taksimle ele alınarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma betimsel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Hepgür'ün keman icra ederken tekniğini kullanış biçimi ve uygulamış olduğu süslemeleri de ayrıca ele alınarak değerlendirilip taksimler analiz edilmiştir. Hepgür, Türk müziğinin yapısından çıkmayarak ve kendine has müzik cümleleri kuran, genellikle uzun yay ve uzun sesler tercih eden, sazına olan hâkimiyeti ile keman üzerindeki zor olan bazı müziksel cümleleri tereddütsüz ve anlaşılır bir şekilde yapması onun tavrında ön plana çıkan en önemli özelliklerindendir. Hepgür icra etmiş olduğu taksimlerde uygulamış olduğu nüans ve süslemeler genellikle çarpma, glissando, vibrato gibi Türk müziğine özgü teknikleri kendi icra tavrına has bir biçimde kullandığı duyulmaktadır. Yapılan taksimlerde öncelikli olarak taksim notaya alınmış, daha taksimin makamsal analizi yapılmış, son olarak da icra tekniği analizi gerçekleştirilmiştir. Taksimlerde geleneksel icra tavrıyla birlikte, batı müziği keman icrasında kullanılan modern teknikler kullanıldığı da tespit edilmiştir. Bunun en önemli sebebi Aslan Hepgür'ün gençlik yıllarında Ankara'da aldığı batı müziği keman dersleri olduğu anlaşılmaktadır. Aslan Hepgür'ün sosyal medya ortamlarında da bulunan Kürdili Hicazkâr, Nihavend, Hüseyni iki taksim, Muhayyer, Hicazkar, Hicaz, Isfahan, Rast ve Mahur taksimleri incelenmiştir. Hepgür'ün yapmış olduğu 10 farklı makamdaki taksimin, Türk müziğinin makam anlayışına göre icra edildiği ve keman icrası olan Hepgür'ün yapmış olduğu icralarda kendine özgü bir tavrı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.