Sinop University
Discipline

Fishing and Processing Technology

Sinop University

11

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

11 Theses
Master'sOpen AccessTR

İskenderun körfezi'nde dağılım gösteren lesepsiyen balık türlerinin avdaki bulunurluğu ve trol torba seçiciliğinin belirlenmesi

Eylül 2013'de İskenderun Körfezi'nde gerçekleştirilen bu çalışmada, lesepsiyen türlerin avdaki bulunurlukları ve trol torba seçicilikleri incelenmiştir. Operasyonlar üç farklı derinlik konturunda (0-20m, 20-40m ve 40-60m) yapılmıştır. Saha çalışmalarında toplam olarak 56 kemikli balık, 6 kıkırdaklı balık, 11 kabuklu, 2 bivalvia, 2 ekinodermat, 2 gastropod, 1kafadan bacaklı ve 1 adet yumuşakça türlerine rastlanmıştır. Elde edilen sonuçlar; yakalanan kemikli balıkların biyokütlesinin %55'inin lesepsiyen türlerden oluştuğunu göstermiştir. Seçicilik eğrisi sadece S.undosquamis, N. randalli ve E. klunzingeritürleri için çizilebilmiştir. Elde edilen sonuçlar bu üç tür için; seçicilik faktörünü sırasıyla 10.08, 4.24 ve 3.01 olduğunu göstermiştir. Ayrıca %L50 değeri aynı sırayla; 22.18cm, 9.33cm ve 6.62cm olarak tespit edilmiştir. Buna ek olarak U.pori ve U. moluccensis gibi ekonomik lesepsiyen türlerin özellikle büyük boylu bireylerinin oranının son derece düşük olduğu tespit edilmiştir.

Muzaffer Perker
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun körfezi'nde dağılım gösteren Solea solea ve Solea lascaris'in üreme döneminin belirlenmesi

Bu çalışmada, İskenderun körfezinde dağılım gösteren Solea solea ve Solea lascaris'in üreme döneminin belirlenmesine amaçlanmıştır. Örneklerin temin edilebilmesi için aylık olarak yapılan saha çalışmalarında trol ve uzatma ağı operasyonları gerçekleştirilmiştir. Örnek temin edilme durumuna göre her ay birer saatlik 3 ile 5 arasında trol operasyonu yapılmıştır. Trol örneklemelerinde "Geleneksel Akdeniz Tipi Trol Ağı" kullanılmıştır. Bazı aylarda trol örneklemelerinden yeterli miktarda Solea solea bireyi elde edilememiştir. Bu aylarda gerekli Solea solea bireyleri fanyalı dil uzatma ağları ile yapılan operasyonlarla temin edilmiştir. Örneklerin değerlendirilmesinde trol ve uzatma ağlarından elde edilen tüm bireyler birlikte kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar; Solea solea'nın su sıcaklığının en düşük olduğu Ocak-Mart ayları arasında, Solae lascaris'in ise Mart-Nisan aylarında ürediğini göstermiştir. Solea solea ve Solea lascaris'in dişi bireylerinin ilk eşeysel olgunluk boyları ise sırasıyla 26.37cm ve 13.23cm olarak belirlenmiştir.

Solea lascarisSolea soleaÜreme zamanı
Hasan Ersönmez
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki su ürünleri ile ilgili yüksek öğretim kurumlarındaki akademisyenlerin su ürünleri tüketim alışkanlıklarının araştırılması

Bu çalışma, Türkiye'deki su ürünleri ile ilgili yükseköğretim kurumlarında çalışan akademisyenlerin (öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri) su ürünleri tüketimine yönelik alışkanlıklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, gelir düzeyi ve eğitim seviyesi gibi demografik özellikler ile su ürünleri tüketim tercihleri arasındaki ilişki belirlenerek yorumlanmıştır. Araştırma kapsamında su ürünlerinin tüketim durumunu belirlemek üzere 251 kişiye on-line olarak iletilen 30 sorudan oluşan anket sonuçları kullanılmıştır. Ankete katılan tüketicilerin %99,20'si balık tüketirken, %0,80 oranda tüketici balık ve diğer su ürünlerini tercih etmemektedir. Yapılan araştırmada katılımcıların %59,80'ni erkek, %40,20'si kadındır. Araştırma bulgularına göre, tüketicilerin %42,20'si haftada 1 defa balık tükettiği ortaya çıkmıştır. Balığı tercih etme nedenleri ilgili olarak, 243 kişinin besleyici ve lezzetti olması 6 kişinin ise ucuz olması ve diğer nedenlerden dolayı tercih ettiği belirlenmiştir. Anket cevaplarına göre hamsi % 28,20'lik bir oranla, çipura ise %23,40'la bir oranla en çok tüketilen balık türleri olarak belirlenmiştir. Çalışmada balık dışında en çok tüketilen su ürünleri, %40,70'lik oranla ahtapot ve kalamardır. Tüketicilerin %79,50'i genellikle balık ve diğer su ürünlerini satın almak için balıkçıları tercih etmektedir.

Resul Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüş balığı'ndan (alburnus mossulensıs heckel, 1843) köfte yapımı ve -18ºc'de muhafazasının araştırılması

Bu araştırmada, gümüş balığı (Alburnus mossulensis) etinden hazırlan, köfte örnekleri farklı şekilde ön pişirme uygulanıp ve farklı şekilde paketlenip dondurularak muhafazası sırasında meydana gelen kimyasal ve duyusal kalite değişimleri incelenmiştir. Bu amaçla, A grubu (fırınlanmış ve vakumsuz paketlenmiş), B grubu (fırınlanmış ve vakumlu paketlenmiş), C grubu (sıvı yağda kızartılmış ve vakumsuz paketlenmiş) ve D grubu (sıvı yağda kızartılmış ve vakumlu paketlenmiş) olarak 4 farklı balık köftesi hazırlanmıştır.Depolanan balık eti köfteleri; pH değeri, toplam uçucu bazik azot (TVB-N) sayısı, tiyobarbitürik asit (TBA) sayısı ve duyusal özellikler yönünden başlangıç ve ayda bir olmak üzere yedi periyotta, rutubet, kül, yağ ve protein miktarı yönünden taze balık etinde ve köfte örneklerinde de başlangıçta analiz edilmiştir.Elde edilen sonuçlara göre, köfte örneklerinde protein, yağ, kül ve karbonhidrat değerlerinde artış ve su değerinde ise azalma tespit edilmiştir (p<0,05). pH, TVB-N ve TBA değerleri tüm örneklerde muhafaza süresince giderek artığı ve bu artışında önemli olduğu belirlenmiştir (p<0,05).Balık köftesi örneklerinin TVB-N ve TBA miktarı bakımından muhafaza süresince tüketilebilirlik sınır değerini aşmadığı belirlenmiştir. Balık köfte örneklerinin muhafazanın başlangıcında, duyusal açıdan daha fazla beğenildiği, ilerleyen günlerinde ise beğeni düzeyinin giderek azaldığı saptanmıştır. Duyusal değerlendirme sonucunda gruplar arasında önemli farklılıklar tespit edilmemiştir (p>0.05).Sonuç olarak; farklı şekilde ön pişirme ve paketleme uygulanmış balık köfte örneklerinin -18ºC'de muhafaza sonunda kimyasal ve duyusal analiz sonuçlarına göre 6. aya kadar tüketilebilir niteliğini koruduğu tespit edilmiştir.

Gümüş balığı
Büşra Peksezer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı şekillerde paketlenmiş Salmo trutta macrostigma (Dumeril, 1858)'nın 4±1°c'de raf ömrünün belirlenmesi

Araştırmada, Tunceli ilinin Munzur Çayında avlanılan Salmo trutta macrostigma'nın kalite özellikleri üzerine farklı paketleme yöntemlerinin ve muhafaza sıcaklığının etkileri incelenmiştir. İç organları çıkartılmış ve temizlenmiş Salmo trutta macrostigma; adi (AP), vakumlu (VP) ve modifiye atmosfer [(MAP) (%40 CO2+%60 N2)] yöntemleriyle paketlenmiştir. Paketlenen örnekler 4±1°C'de muhafaza edilmişler ve muhafazanın belirli günlerinde (0, 2, 4, 6, 8, 10, 12 ve 14. ) kimyasal [pH, toplam uçucu baz azotu (TVB-N), tiyabarbitürik asit (TBA)], mikrobiyolojik (toplam aerob mezofilik bakteri sayısı, toplam aerob psikrofilik bakteri sayısı ve maya-küf sayısı) ve duyusal kalite analizleri yapılmıştır.Kimyasal analiz sonuçlarına göre muhafaza süresince tüm gruplarda TVB-N ve TBA değerlerindeki artışların önemli olduğu belirlenmiştir (p<0,05). TVB-N değerlerine göre AP grup 8. günde (35,13 mg/100g), VP grup 12. günde (37,70 mg/100g) ve MAP grup ise 14. günde (42,00 mg/100g) tüketilebilirlik özelliğini kaybetmiştir. TBA değerleri ise çalışma süresince limit değerlere ulaşmamıştır.Mikrobiyolojik kriterler dikkate alındığında, AP grupta aerob mezofilik ve psikrofilik bakteri sayısı muhafazanın 8. gününde limit değerlerini aşmıştır. Mikrobiyolojik kalite açısından değerlendirildiğinde 12 günlük muhafaza süresi boyunca en iyi grubun MAP olduğu saptanmıştır. Duyusal analizlere göre AP grubu örnekleri depolamanın 8. gününde bozulmuş olup, bu günde örneklerin aerob mezofilik ve psikrofilik bakteri yükü VP ve MAP gruplara göre önemli derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir.Duyusal analizlerden elde edilen sonuçlara göre 4±1°C'de muhafaza edilen Salmo trutta macrostigma `nın raf ömrü AP grupda 6 gün, VP grupda 10 gün ve MAP grupda ise 12 gün olarak belirlenmiştir.Sonuç olarak soğukta muhafaza edilmek suretiyle modifiye atmosferde paketlemenin balıkların kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal kalitesinin daha uzun süre korunmasına katkıda bulunabileceği kanaatine varılmıştır.

AlabalıklarModifiye atmosfer ambalajlamaRaf ömrü+3
Evren Karakaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Vakum ambalajlı gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss walbaum,1792) havyarının üretimi ve muhafazası sırasında duyusal ile kimyasal kalitesinde meydana gelen değişimler

Bu araştırmada, gökkuşağı alabalığı yumurtalarından elde edilen havyarın muhafazasısırasında meydana gelen duyusal ve kimyasal değişimleri incelenmiştir. Bu amaçla, anaçalabalıklardan sağım yöntemi ile alınan yumurtalar %5 lik NaCI ile yıkanarak temizlenmiş ve40ºC'deki %25 NaCI ile salamura işlemine tabi tutulmuştur. Sızdırma, alkol ilavesi ve kuru tuzlamaaşamalarından sonra 100'er gramlık paketler halinde vakumda ambalajlanan örnekler 84 gün süreylebuzdolabı sıcaklığında (4±1 ºC) muhafazaya alınmıştır.Ham yumurtadan başlamak üzere üretilen havyar örnekleri, muhafazanın 0., 7., 14., 21., 28.,42., 56., 70. ve 84. günlerinde kimyasal (rutubet, yağ, protein, kül, tuz, TVB-N ve pH) yönündenanaliz edilmiştir. Ayrıca örnekler, 10 kişilik panelist grup tarafından yukarıda belirtilen muhafazagünlerinde çiğ ve kızartılmış olarak duyusal açıdan test edilmiştir.Ham yumurtada ortalama olarak %63,90 oranında olan rutubet değeri, uygulanan işlemlerneticesinde hızla azalarak elde edilen havyarda %42,57 oranına düşmüştür. Muhafazanın 7. günündenispeten artan rutubet değeri (%49,17), 14.-84. günlerde hemen hemen aynı seviyede (%48,75-50,74)kalmıştır. Ham yumurtada yağ ve protein oranı sırasıyla %11,07 ve %23,23 iken, işlenen yumurtada(0. gün) bu oran bir miktar artarak yine sırasıyla %11,81 ve %25,48 değerlerine ulaşmıştır. Hamyumurtada kül miktarı %2,01 iken işlenen yumurtada tuzlamanın etkisiyle bu oran %12,47' yeyükselmiş ve muhafaza süresince bu oran değişmemiştir. Ham yumurtada ortalama tuz %1,43oranında saptanmasına karşın, havyar olarak işlendikten sonra bu oran %14,03 olarak belirlenmiştir.Muhafaza süresince tuz oranı bakımından bariz bir değişim görülmemiştir. Ham yumurtada TVB-Ndüzeyi ortalama olarak 6,19 mg/100g değerinde tespit edilmiştir. Bu değer, işlenen yumurtadanispeten artarak 6,54 mg/100g seviyesine çıkmıştır ve muhafaza süresince kayda değer bir değişimgöstermemiştir. Muhafazanın 84. gününde ise TVB-N değeri 6,99 mg/100g olarak tespit edilmiştir.Ham yumurtada 7,77 olarak belirlenen pH değeri, 0. günde 5,99 değerine düşmüş, sonraki günlerde iseaynı düzeyde seyrederek muhafazanın sonunda 6,02 değerinde saptanmıştır.Duyusal değerlendirme sonucunda, deneysel havyar örneklerinin 84 günlük muhafazasısırasında tüketilebilirlik özelliklerini koruduğu ve kızartılarak test edilen örneklerin çiğ örneklere göredaha fazla puan aldıkları görülmüştür.Sonuç olarak, gökkuşağı alabalığı yumurtalarından işlenerek elde edilen havyarın,vakumlanarak ambalajlanması suretiyle, buzdolabı şartlarında yaklaşık üç ay süreyle bozulmadanmuhafaza edilebileceği kanaatine varılmıştır.Anahtar kelimeler: Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss W.), Havyar, Kimyasal,Duyusal Kalite, Vakum Paketleme.

Gökkuşağı alabalığıVakum ambalajlama
Emine Özpolat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta Karadeniz Bölgesindeki lüfer balığının (Pomatomus saltatrix, Linnaeus, 1766) biyolojik özellikleri ile üreme özellikleri üzerine histolojik ve makroskobik tespitler

Bu çalışmada Orta Karadeniz Bölgesi'nde avlanan lüfer balığı (Pomatomus saltarix Linnaeus, 1766)'na ait biyolojik özellikler ile üreme özelliklerinin belirlenmesi, belirlenen bu özelliklerin histolojik ve makroskobik tespitler ile ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 yılları av sezonu içerisinde avlanan 815 adet lüfer balığının (Pomatomus saltarix Linnaeus, 1766) biyometrik ölçümleri yapılmıştır. Üç avlanma sezonu süresince amatör balıkçıların ve ticari balıkçı gemilerinin avladıkları lüfer balığı (Pomatomus saltarix Linnaeus, 1766)'na ait örneklerde her bir birey için total boy, çatal boy, standart boy, toplam ağırlık, gonad ağırlığı, cinsiyet ve eşeysel olgunluk safhası, oosit çapı verileri; populasyon için ise boy-ağırlık ilişkisi, boy kompozisyonu, boy-boy ilişkisi, cinsiyet kompozisyonu değerleri hesaplanmıştır. Hesaplanan tüm parametreler cinsiyet ve zaman faktörlerine bağlı değişimler açısından istatistik olarak test edilmiştir. Örneklenen bireylerin total boyu 11,00±0,23-37,00±0,23 cm arasında ve vücut ağırlıkları 12,78±3,83-498,39±3,83 g arasında değişiklik göstermiştir. Dişi ve erkek oranları 2015-2016 sezonunda 0,88:1; 2016-2017 sezonunda 1,96:1; 2017-2018 sezonunda 2,80:1 olarak belirlenmiştir. Elde edilen histolojik bulgular ile makroskobik bulgular karşılaştırıldığında makroskobik olarak yumurtladığı değerlendirilen balıkların gonadlarından histolojik kesit alınarak incelendiğinde yumurtlama sonrası foliküllere rastlanılamamıştır. Çalışma kapsamında incelenen bireylerin % 46.87'si yasal avlanma boyunun altındaki bireylerden oluşmaktadır. Çalışma sonucu, yasal avlanma boyunun üzerinde olan bireylerin dahi cinsi olgunluğa ulaştıkları halde üreme şansı bulamadıklarını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Lüfer (Pomatomus saltatrix), Orta Karadeniz, Sinop, Populasyon Dinamiği

Elif Seda Özbek
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal ve mekanik yöntemlerle kurutularak farklı şekillerde paketlenen hamsi balıklarında (Engraulis encrasicolus L., 1758) kalite değişimlerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, hamsi balıkları doğal ve mekanik yöntemlerle kurutularak streç ve vakum paket ile paketlenmiştir. Buzdolabı koşullarında (+4±1ºC) muhafaza altına alınan balıkların kalite değişimlerini belirlemek amacıyla; kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler yapılmış ve raf ömrü belirlenmiştir. Balıkçı tezgâhından satın alınan balıklar ayıklanıp temizlenmiş, kan, mukus ve pulların giderilmesi için %10 salamurada bekletilmiştir. Daha sonra tekrar yıkanan balıklar bir kap içerisinde, bir kat tuz bir kat balık olacak şekilde balıklar kuru tuzlanmış (temizlenmiş balık ağırlığının %10'u tuz) ve buzdolabında bir gece bekletilmiştir. Daha sonra akan musluk suyu altında yıkanan balıklar fazla tuzundan arındırılmış, sızdırılmış ve farklı şekillerde kurutulması için iki gruba ayrılmıştır (Doğal ve Mekanik kurutma). Doğal kurutma işleminde balıklar (%65 nem, 22ºC±2), askılar üzerine dizilmiş ve laboratuvar koşullarında 4 gün kurutulmuştur. Mekanik kurutma işleminde ise balıklar, kurutma dolabındaki tepsilere dizilmiş 45oC±2'de %30 nemde 32 saat boyunca kurutulmuştur. Balıklar bu aşamadan sonra tekrar iki gruba ayrılmıştır. Bir grup balık streç film ile kaplanmış diğer grup balık ise vakum paketle paketlenmiştir. Elde edilen kimyasal analiz sonuçlarına göre balıkların kurutulma işlemi sonrasında elde edilen TBA, TVB-N değerlerinin raf ömrü süresi boyunca artış gösterdiği tespit edilmiştir. Mikrobiyolojik verilere göre koliform grubu bakteriye çalışma boyunca rastlanmamıştır. TMAB analizinde, taze balıkta 1,97±0,05 logkob/g olan değer tuzlama sonrası 2,18±0,05 logkob/g değerini almış ve depolama süresi boyunca tüm gruplarda tespit edilebilir <10 kob/g değerin altında kalmıştır. Duyusal değerler açısından deneme sonunda mekanik kurutulan streç paketli hamsi balıkları 60.günde 2,00±0,35 puan alırken, Vakum paketliler ise 45. günde 2,20±0,25 puan almıştır. Doğal kurutmada vakum paketli grup ise 70. günde 2,30±0,12 puan alırken düşük puan alarak kalitesini kaybeden son grup depolamanın 80. günde, 2,10±0,32 puan ile doğal yöntemle kurutulan ve streç film ile paketlenen balık grubu olmuştur. Sonuç olarak hamsi balıkların mekanik yöntemle kurutulması sonucu raf ömrü 2 ay uzarken doğal yöntemle kurutulmasıyla raf ömrü 2,5 ay kadar uzamış ve tüketiciye balık tüketiminde alternatif oluşturmuştur.

Fatih Yavuz
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Adana- İskenderun Körfezi, Yumurtalık Koyu'nda kaybolan fanyalı uzatma ağlarının av veriminin zamana göre değişiminin incelenmesi

İskenderun körfezinde yer alan Yumurtalık koyunda yürütülen bu çalışmada, kayıp monoflament uzatma ağlarının neden olduğu, çeşitli su canlılarının ölüm miktarı ve bunun zamana göre değişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, İskenderun bölgesindeki ticari balıkçıların yaygın olarak kullandığı özelliklerde 7 posta fanyalı uzatma ağı kullanılmıştır. Bu ağlardan 2 postası kayıp ağözelliği taşıması amacı ile, diğer 5 posta ağ ise av verimini kontrol ve karşılaştırma yapmak amaçlı ticari operasyonlar için kullanılmıştır. Bu çalışmada kayıp ağlar 96 günlük zaman diliminde 23 kez gözlenmiştir. Kayıp ağların gözlendiği zaman diliminde ve aynı günlerde aynı sayıda ticari operasyonlar yapılmıştır. Çalışmada kullanılan ticari ve deneysel ağlarla, 19 familyaya ait 31 tür ve 1576 adet birey yakalanmıştır. Yakalanan 31 türün 19?unu kemikli balıklar, 7?sini kabuklular, 3?ünü kıkırdaklı balıklar, 1?ini yumuşakçalar ve 1?inide sürüngenler oluşturmaktadır. Ticari ve kayıp ağlara yakalanan toplam kabuklu ve balık sayıları ortalamalarında zamana göre, balıklar kabuklulara oranla daha düzenli bir yakalanma göstermektedir. Ticari ve kayıp ağlarda kabuklu bireyleri, balık bireylerinden daha fazla miktarda yakalanmıştır. Çalışmada, her iki ağa yakalanan kabuklu ve balık türlerinin boy ortalamaları tespit edilmiştir. Ticari ve kayıp ağlara en çok yakalanan balık türleri ile kabuklu türlerinin boy ortalamaları arasında fark istatistiksel olarak karşılaştırılmışve bu türlerin boy ortalamaları arasında fark önemli bulunmamıştır (p>0,05). Çalışmada kullanılan ticari ve kayıp ağların, günlere göre yakalanan kabuklu ve balık sayıları ortalamaları istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Ticari ağlarda günlere göre yakalanan balık sayıları ortalamaları ile kayıp ağlarda günlere göre yakalanan balık sayıları ortalamaları arasında istatistiksel açıdan farkın önemli olmadığı (p>0,05) belirlenmiştir. Ticari ağlarda günlere göre yakalanan kabuklu sayıları ortalamaları ile kayıp ağlarda günlere göre yakalanan kabuklu sayıları ortalamaları arasında istatistiksel açıdan farkın önemli olmadığı (p>0,05) belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İskenderun Körfezi,Yumurtalık Koyu, kayıp av araçları, hayalet avcılık, monoflament uzatma ağı

Av verimiFanyalı ağlarUzatma ağları+1
Ferhat Büyükdeveci
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çıldır Gölü'ndeki kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) avcılığının sosyal, yapısal ve ekonomik yönden değerlendirilmesi

Bu çalışma Çıldır Gölü (Ardahan/Kars) kooperatif üyesi balıkçıların sosyo-ekonomik analizinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Balıkçıların tamamının bu kooperatiflere üye oldukları ve bunların dışında başka bir sivil toplum kuruluşuna üye olmadıkları belirlenmiştir. Balıkçıların yaşlarının 34 ile 74 arasında değiştiği, %100'ünün evli ve eşlerinin yaşlarının ise 20 ile 70 arasında olduğu tespit edilmiştir. Genellikle %74 oranı ile ilköğretim mezunu oldukları saptanmıştır. Balıkçıların %65.21'i meslekleriyle ilgili özel bir eğitim almıştır. Balıkçıların %17.4'ünün balıkçılık dışında herhangi bir geçim kaynaklarının olmadığı, geriye kalan %82.6'sının ise tarım, hayvancılık veya farklı alanlarda da faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Genellikle 1 adet tekneye sahip oldukları, teknelerin çoğunluğunun 6 m boyunda ve demirden yapılmış oldukları belirlenmiştir. Aile bireylerinin % 43.47'sinin avcılık faaliyetlerine katıldığı görülmüştür. Teknelerin hepsinin mülkiyeti balıkçıların kendisine ait olup, %30.4'ü tekneyi ailelerin yardımı ile aldıklarını bildirmişlerdir. Balıkçıların kerevit avcılığında pinter ve balık avcılığında fanyalı ağları kullandıkları tespit edilmiştir. Balıkçılar AB ve kalkınma ajansı destekleri ile mazot ÖTV indirimlerinden faydalanmadıklarını beyan etmişlerdir. Balıkçıların %56.53'ü balıkçılıkdan elde edilen gelirin yeterli olmadığını ve ek iş olarak restaurant işletmeciliğinden %59.3 ile en fazla kazanç elde ettiklerini söylemişlerdir. Çıldır Gölü balıkçıları mesleklerinin ekonomik olarak yetersiz bulsalar dahi, %60.87 orana sahip 14 balıkçının, ek gelir kaynağı, alışkanlık, tutku/ hobi, babadan kalma meslek ve suya yakın olmaları nedenlerinden bir veya bir kaçının içinde barınması nedeni ile bu işi yapmaktan mutlu oldukları saptanmıştır.

Ahmet Koçyiğit
Munzur University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Su ürünlerinde gıda güvenliği ve tüketimi konusunda Osmaniye ilindeki tüketicilerin bilgi düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, Osmaniye ili merkez ilçesinde yaşayan insanların balık tüketim alışkanlıklarını ve tercihlerinin belirlemek, su ürünlerine gıda güvenliği açısından yaklaşım düzeylerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. 2015 yılı içerisinde gerçekleştirilen çalışmanın materyalini, Osmaniye'de ikamet eden toplam 399 kişiye uygulanmış olan anketle elde edilen veriler oluşturmaktadır. Analiz sonuçlarına göre; Osmaniye ilinde ankete katılanlardan %78,4'ü balık tükettiğini belirtmiştir. Balık tüketim sıklığı en çok aylık tüketim şeklinde olup, kış aylarında yoğunlaşmıştır. İlde kişi başı yıllık balık tüketim miktarı 6,1 kg olarak saptanmış olup, bu oranın Türkiye ortalamasının altında kaldığı tespit edilmiştir. Katılımcıların %82,4'ü balığı taze olarak tükettikleri, tüketim şekli olarak da ızgara (%32,3) ve kızartma (%65,2) tercih ettikleri saptanmıştır. İşlenmiş su ürünleri tüketim oranının ise % 12,1 olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların %63,9'u deniz balığı olarak hamsiyi, %33,2'si tatlı su balığı olarak alabalığı tercih etmektedir. Katılımcılardan evli tüketicilerin %86,3'ünün, bekar tüketicilerin %13,7'sinin balık tükettiği görülmektedir. Balık tüketim oranının en çok %31,7 ile 32-38 yaş grubu arasında dağılım gösterdiği ve eğitim seviyesine göre ise %47,8'i ile ön lisans eğitim düzeyine sahip katılımcılar arasında olduğu görülmüştür. Tüketicilerin su ürünleri satın alırken gıda güvenirliği açısından daima son kullanma tarihine baktıkları tespit edilmiştir. Ayrıca gıda güvenliğiyle ilgili bilgileri en fazla radyo-televizyon programlarından edindikleri ortaya konmuştur. Çalışmaya katılan tüketicilerin çoğunluğu gıda güvenliğinin sağlanmasında en büyük görevin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışma ile tüketicilerin gıda güvenliği konusunda bilinç düzeylerinin yüksek olduğu ortaya konulmuştur.

Cüneyt Akgül
Munzur University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00