Süleyman Demirel University
Enstitü

Eğitim Bilimleri Enstitüsü

Süleyman Demirel University

30

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müdürlerinin kapsayıcı liderlik davranışları çatışma yönetme stilleri ve öğretmenlerin psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma okul müdürlerinin kapsayıcı liderlik davranışları, çatışma yönetme stilleri ve öğretmenlerin psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Isparta İli'nde görev yapan 436 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Kapsayıcı Liderlik, Çatışma Yönetme Stilleri ve Psikolojik İyi Oluş ölçekleri kullanılmıştır. Verilerinin çözümlenmesinde SPSS 26.0 ve AMOS 26.0 programları kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin okul türü ve öğrenim durumuna göre çatışma yönetme stili algılarında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Okul müdürlerinin kapsayıcı liderlik davranışları ve çatışma yönetme stilleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde kapsayıcı liderliğin tümleştirme boyutu ile pozitif yönde yüksek düzeyde ilişkiliyken hükmetme boyutuyla negatif yönlü orta düzeyde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin algıladıkları okul müdürlerinin çatışma yönetme stilleri ile öğretmenlerin psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiler incelendiğinde; çatışma yönetme stili tümleştirme ve ödün verme boyutu ile pozitif yönde, düşük düzeyde, hükmetme boyutu ile negatif yönde, düşük düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür. Okul müdürlerinin kapsayıcı liderlik davranışları ve öğretmenlerin psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiler incelendiğinde kapsayıcı liderlikle öğretmenlerin psikolojik iyi oluşları arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyde ilişkili oldukları belirlenmiştir. Kapsayıcı liderlik davranışlarının çatışma yönetme stillerini yordamasına ilişkin regresyon analizi sonuçları incelendiğinde kapsayıcı liderlik davranışlarının tümleştirme stilini güçlü bir şekilde yordadığı görülmüştür. Hükmetme stili ve kapsayıcı liderlik davranışları arasındaki ilişkiye bakıldığında kapsayıcı liderlik davranışlarının hükmetme stilini orta düzeyde ve negatif yönde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kapsayıcı liderlik davranışlarının öğretmenlerin psikolojik iyi oluşlarını yordamasına ilişkin regresyon analizi sonuçları incelendiğinde ise kapsayıcı liderlik algısının öğretmenlerin psikolojik iyi oluşlarını düşük düzeyde pozitif yönde yordadığı görülmüştür. Okul müdürlerinin kapsayıcı liderlik davranışları ve çatışma yönetme stillerinin de öğretmenlerin psikolojik iyi oluşlarını orta düzeyde ve olumlu yönde yordadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonuçları doğrultusunda çeşitli öneriler sunulmuştur.

Birsel Özkan
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

ChatGPTnin ödevlerde kullanılmasına yönelik üniversite öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin görüşlerinin incelenmesi

Üretken yapay zekâ eğitim bilimleri de dâhil olmak üzere insan hayatının birçok alanında etkileri gözlemlenen bir teknolojidir. ChatGPT Open AI şirketi tarafından 2022 yılının başlarında geliştirilen yüksek kapasiteli bir doğal dil işleme modelidir. ChatGPT öğrenme ve öğretme yöntemlerini derinden etkileme potansiyeline sahip olması nedeniyle; araştırma, öğrenme ortamında yapay zekânın hâkim olduğu bir geleceğe hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekmektedir. Bu araştırma yükseköğretim düzeyinde ChatGPT'nin kullanılması ile ilgili araştırmalarda öğrenci ve öğretim elemanlarının görüşlerini incelemektedir. Bu doğrultuda, ChatGPT'nin yaygın kullanım alanlarında birisi olan ödev amaçlı kullanım durumunun incelenmesi, eğitim alanında üretken yapay zekâ teknolojisinin kullanımına yönelik belirsizliğin aydınlatılmasına ışık tutabilmesi kapsamında çalışma yürütülmüştür. Anket formunda elde edilen veriler üzerinde Jamovi 2.3.28 programı kullanılarak betimleyici analizler gerçekleştirilmiştir. Betimleyici analiz, verilerin organize edilerek temel özelliklerinin özetlendiği ve incelenen olay ya da olgunun mevcut durumunu anlamayı amaçlayan bir analiz yöntemidir. Genel olarak öğrencilerin ChatGPT'yi ödevlerde kullanmayı olumlu karşıladıkları (farklı bakış açıları kazandırma, hayatı kolaylaştırma, zaman tasarrufu, verimlilik sağlama) bunun yanında ChatGPT'nin kullanımı hakkında kararsızlıkların olduğu görülmüştür. Çalışmanın nitel bölümünde ise öğretim elemanlarından oluşan katılımcılara yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Öğretim üyelerinin görüşme sorularına vermiş oldukları cevaplar incelenerek ön kodlama gerçekleştirilmiştir. Sınıflandırma ve doğrulama çalışmaları ölçme ve değerlendirme konusunda eğitim uzmanları yardımıyla veriler sadeleştirilmiş ve organize edilmiştir. Genel olarak öğretim elemanlarının ChatGPT 'nin ödevlerde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin olumsuz bir çatı altında toplandığı görülmektedir. Bu bağlamda öğrenciler açısından olumlu (farklı bakış açısı sunma, zaman kazandırma, bilgiye erişim) ve olumsuz (hazırcılık, yüzeysel öğrenme) katkılarının olduğu, öğretim elemanlarına yönelik olarak ise olumsuz (iş yükünü arttırma, ölçmeyi zorlaştırma) ve olumlu (kendini geliştirme, motivasyon arttırır) gibi katkılar olduğu tespit edilmiştir.

Halil Güvel
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Liselere geçiş sistemi (LGS) Türkçe soruları ile 8. sınıf Türkçe ders kitabı tema sonu değerlendirme sorularının yenilenmiş bloom taksonomisine göre incelenmesi

Bu araştırmada, 2023 yılı Liselere Geçiş Sisteminde (LGS) Türkçe ve 2022-2023 eğitim öğretim yılında okutulan sekizinci sınıf Türkçe ders kitabında yer alan değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine (YBT) göre bilgi ve bilişsel süreç alan sınıflaması açısından karşılaştırmalı olarak değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde araştırmacının hazırlamış olduğu "LGS Türkçe Soruları Değerlendirme Formu" ve "8. Sınıf Türkçe Dersi Tema Sonu Değerlendirme Soruları Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler doküman analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Verilerin toplanması ve analiz edilmesinde 2022-2023 eğitim – öğretim yılında yapılan ve 20 sorudan oluşan LGS Türkçe soruları ile 2022-2023 eğitim öğretim yılında MEB tarafından okullara dağıtılan Türkçe ders kitaplarında yer alan ve 74 sorudan oluşan tema sonu değerlendirme sorularından yararlanılmıştır. Veri analizi sonucunda LGS soruları ile sekizinci sınıf Türkçe dersi tema sonu değerlendirme soruları bilgi ve bilişsel süreç olarak ele alınarak soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre yüzde dağılımına bakılmıştır. Veriler analiz edilirken üç alan uzmanının görüşü alınmıştır. Verilerden hareketle bilgi birikim ve bilişsel süreç boyutu birlikte ele alındığında kavramsal/ anlama ve kavramsal/ hatırlama basamağındaki soru sayılarında yığılma olduğu saptanmıştır. 8. sınıf tema sonu değerlendirme sorularının bilişsel boyutta daha üst düzey basamakta yer alırken LGS sorularının daha alt düzey basamaklarda yer aldığı belirlenmiştir. Bu bağlamda LGS sorularının Türkçe dersi tema sonu değerlendirme sorularına göre bilişsel boyut bakımından daha alt seviyedeki becerileri ölçtüğü sonucuna varılmıştır. Hem LGS Türkçe sorularının hem de Türkçe dersi kitabı tema sonu değerlendirme sorularının YBT açısından homojen olarak dağılmadığı için soru düzeylerinin yetersiz kaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bloom taksonomisi, Türkçe ders kitabı değerlendirme soruları, LGS

Demet Duman
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapay zeka okuryazarlığı: Ortaokul öğrencileri için öğretim programı geliştirme ve ölçek uyarlama

Teknolojideki hızlı gelişmelerden biri olan yapay zekâ alanında bireylerin çağın gereksinimlerine uyum sağlayabilmesi gerekmektedir. Bu durum yapay zekâ okuryazarlığı becerisine olan ihtiyacı karşımıza çıkarmaktadır. Alanyazın da yapay zekâ eğitimine ilişkin çalışmaların yönelik araştırmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Yapay zekâ okuryazarlığına yönelik ölçme araçlarının da gelişme aşamasında olduğu görülmüştür. Bu çalışma, ortaokul düzeyinde bir yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programının geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesini kapsar. Çalışmada nitel ve nicel verilerin toplanılarak her iki deseni içeren karma yöntem deseni kullanılmıştır. Yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programı geliştirme süreci nitel desende gerçekleştirilmiştir. Kim ve Lee (2022) ile Sun ve Ahn (2022) tarafından geliştirilen yapay zekâ okuryazarlığı ve yapay zekâya yönelik tutumları ölçen ölçekler, yapay zekâ okuryazarlığı ölçeği (YZOÖ) ve yapay zekâya karşı tutum ölçeğinin (YZÖTÖ) dilsel eşdeğerlik süreci aracılığıyla Türkçe' ye uyarlanmıştır. Uyarlanan bu ölçekler 420 öğrenciye uygulanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizleri (DFA) ve güvenilirlik testleri, yapay zekâ okuryazarlığı ölçeği (YZOÖ) ve yapay zekâya karşı tutum ölçeğinin (YZÖTÖ) geçerli ve güvenilir sonuçlar sağlayacağını göstermiştir. Yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programının uygulaması ve değerlendirilmesi aşamasında nicel araştırma desenlerinden deneysel model uygulanmıştır. Araştırmada ön test-son test zayıf deneysel model seçilmiştir. Çalışma grubu, İstanbul'daki Alparslan Ortaokulu 24 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma 7. sınıf Teknoloji Tasarım dersinde altı hafta boyunca yürütülmüştür. Programın değerlendirmesinde öğrencilerin yapay zekâ okuryazarlık seviyelerinde bakılarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Çalışmaya katılan öğrencilerin yapay zekâya karşı tutumları tespit edilmiştir. Yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programı öğrencilerin yapay zekâ okuryazarlığı ve yapay zekâya karşı tutumları üzerinde olumlu bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Geliştirilen yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programı, yapay zekâ alanında en temel teknik bilgi ve becerilerin kazandırmasının yanında öğrencilerin yapay zekânın toplumsal etkileri, etik sorunları ve potansiyel riskleri hakkında bilinçlenmesini sağlamıştır.

Eğitim programları
Elif Ece Er
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat etkinlikleriyle desteklenmiş astronomi eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerisi üzerine etkisi

Bu araştırmada sanat etkinlikleri ile desteklenen astronomi eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerisine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yöntemlerden olan deneysel araştırma yöntemi kullanılmış ve deney grubundan elde edilen veriler nitel araştırma ile zenginleştirilmiştir. Araştırmada, nicel boyutta ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış olup, nitel boyutta durum çalışması kapsamında, deney grubunda yer alan öğretmen adayları ile görüşme ve gözlemler yapılmıştır. Bu araştırmanın evreni, Türkiye'de eğitim gören fen bilgisi öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise evren içerisinden uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma örneklemini, Süleyman Demirel Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan ve Astronomi dersini ilk kez alan lisans 3. sınıf 35 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada etkisi incelenecek olan sanat etkinlikleri içeren ders planları araştırmacı tarafından hazırlanmış, uzman görüşleri ve pilot uygulamalar ile uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Uygulama "Güneş Sistemi" konusunda 4 hafta yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, uygulama gözlem formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu, sanat etkinliği değerlendirme formu ve Aslan (2001) tarafından Türkçeye uyarlanan Torrance Yaratıcı Düşünce Testi (TYDT) şekilsel-sözel A ve B formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 29 programı ile bağımlı/bağımsız gruplar t testi, Friedman testi, ANOVA (Tek Yönlü/Tekrarlı Ölçümler Varyans Analizi), ANCOVA (Kovaryans Analizi) uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda, yaratıcı düşünme becerisi şekilsel ve sözel boyutlarda deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Yaratıcı düşünme becerisi şekilsel alt boyutlarının çoğu, sözel alt boyutların tamamında deney grubu lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Deney grubu gözlem puanları ve etkinlik ürünlerinde son hafta lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Yaratıcı düşünce becerisi sözel boyutta cinsiyette kadınlar lehine, baskın el kullanma durumunda sol el kullananlar lehine anlamlı farklılık olduğu, diğer boyutlarda cinsiyet, baskın el kullanma durumu, kardeş sayısı, kardeş sırası, anne/baba eğitim düzeyi, mesleği, gelir düzeyi demografik verilerine göre anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Nitel verilerin analizinden elde edilen sonuçların ise nicel verileri desteklediği görülmüştür. Buna göre, sanat etkinlikleri ile desteklenen Astronomi eğitiminin, fen bilgisi öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerisini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Araştırma sonunda, araştırmacılara, öğretmenlere, fen ve astronomi eğitimcilerine öneriler sunulmuştur.

Beyza Elgin
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Rasch analysis of teacher, artificial intelligence and hybrid feedback on EFL students' writing

Recently there has been a remarkable rise in interest regarding artificial intelligence (AI) tools in educational settings, particularly within language teaching and learning environments. As these technologies evolve, their potential to enhance traditional feedback mechanisms, particularly in writing instruction, is being explored extensively. This study investigates the effectiveness of types of writing feedback—teacher, AI and hybrid feedback—on tertiary-level English as a foreign language (EFL) students' writing. Specifically, the research focuses on the feedback categories including higher- and lower-order concerns in EFL instruction. The study employed an explanatory mixed-methods approach, integrating quantitative analysis of feedback types and qualitative insights from semi-structured interviews with EFL instructors. 80 essays written by tertiary-level EFL students were analyzed, with feedback from four experienced EFL teachers and an AI-based tool. A rubric adapted from existing literature categorized and assessed the feedback units. The results were statistically analyzed, incorporating Rasch analysis, to identify the interaction among feedback types and feedback categories. The results suggest that AI effectively provides feedback on lower-order concerns (LOCs) while less effective when addressing higher-order concerns (HOCs). On the other hand, the teachers effectively provide feedback on HOCs at the discourse level and they are less effective when addressing LOCs due to the workload of grammar, vocabulary and mechanics. Therefore, the hybrid feedback type, which involves EFL teachers supplementing AI's feedback, demonstrated potential for improving the HOCs of students' writing, as well. The qualitative phase of the study was conducted by semi-structured interviews with EFL instructors to discover their perspectives on using AI-generated feedback following the completion of the quantitative analysis. This study demonstrated AI's capability to help reduce the workload of EFL teachers when giving feedback on students' written work at the sentence level. Thus, EFL teachers can concentrate more on the HOCs of EFL students' writing. This study concluded that AI-driven feedback integration with traditional teacher feedback could result in more effective writing instruction in EFL contexts. Contributing to the growing interest in AI in education, the research provides valuable insights for EFL teachers on how to incorporate AI technologies into their writing lessons.

Teacher feedback
Ali Dinçay Ayan
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kapsayıcı liderliğin öğretmenler arasındaki mesleki işbirliğine etkisi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile öğretmenler arasındaki mesleki işbirliği ilişkisini tüm boyutlarıyla detaylı bir biçimde inceleyerek, sonuçlarını ortaya koymaktır. Son zamanlarda okullarda artan çeşitlilik kapsayıcı liderliği beraberinde getirmiştir. Kapsayıcı liderliğinde öğretmenler arasındaki mesleki işbirliğini beraberinde getireceği düşünülmektedir. Öğretmenlerin mesleki anlamda işbirliği yapması okulu eğitim ve öğretim noktasında ileriye taşıyacaktır. Okullardaki mesleki işbirliğinin oluşmasında okul yöneticilerinin liderlik davranışlarının rolü bulunmaktadır. Literatürde kapsayıcı liderlik ve öğretmenler arası mesleki işbirliği konularında birbirinden bağımsız sınırlı sayıda çalışma yer almaktadır. Bu nedenle literatürde iki konu arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik çalışmalara ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bu çalışmanın; okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile öğretmenler arasındaki mesleki işbirliğinin ne düzeyde gerçekleştiği ve nasıl gerçekleştiğine yönelik literatürde yer almayan soruların cevaplarını ortaya çıkarması beklenmektedir. Bu doğrultuda, verilerin daha net ve kesin sonuçlar vermesi için nicel yöntem tercih edilmiştir. Bu araştırma okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışlarının öğretmenler arasındaki mesleki işbirliğini ne düzeyde yordadığını belirlemek amacıyla ilişkisel modelde tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 2024-2025 yılında Isparta İl merkezinde bulunan kamu okullarında okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Kapsayıcı Liderlik Ölçeği" ve "Öğretmenler İçin Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Analiz sürecinde, betimsel istatistiklerin yanı sıra Pearson Korelasyon Analizi ve çoklu doğrusal Regresyon Analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışlarının öğretmenler arasındaki mesleki işbirliği ile pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki içerisinde olduğu görülmektedir. Kapsayıcı liderliğin öğretmenler arası mesleki işbirliğini anlamlı ve orta seviyede açıkladığı görülmektedir. Araştırma sonuçları doğrultusunda kapsayıcı liderlik ve öğretmenler arasındaki mesleki işbirliğini teşvik edecek önerilerde bulunulmuştur.

Hatice Çağlıyan
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin ideal ilkokula yönelik görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin ideal ilkokula yönelik görüşlerini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim-öğretim yılı, Isparta ilinde devlet okulu ve özel okullarda çalışan, 28 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcılar belirlenirken seçkili örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Sınıf öğretmenleri, devlet okulu/özel okul, bağımsız/birleştirilmiş sınıf ve 1,2,3,4. sınıf okutan öğretmenlerden seçilerek çeşitlilik sağlanmaya çalışılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından, katılımcıların deneyimlerini derinlemesine öğrenme amaçlı, 7 adet açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşmeler yüz yüze ya da telefonla görüşme ve ses kaydı alma şeklinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek bulgular tablolaştırılmış, tema ve alt temalara ayrılmıştır. Katılımcıların anlatıları doğrudan alıntı yapılarak değerlendirilmiştir. Yapılan analiz sonucu elde edilen bulgulara göre ideal ilkokul çoğunlukla; okul binası, sınıflar, bahçe ve diğer birimlerin fiziksel yapı özellikleri olarak öğrencilere uygun, iyi ve gelişmiş olduğu, herhangi bir eğitsel donanım eksiği bulunmayan okul olarak ifade edilmiştir. İdeal ilkokul aynı zamanda öğrenci ve öğretmenin mutlu olarak gelip gittiği; değerler eğitimine önem veren okuldur. Öğretmenlerin görüşlerine göre ideal ilkokulun, eğitim öğretim programları; kazanımları hafifletilmiş, esnek, öğrenciyi merkeze alan eğitim öğretim anlayışı ile öğrencilerin bireysel özelliklerine göre uygulamada çeşitlilik sağlayacak şekilde öğrencinin milli ve ahlaki değerlerini geliştirmeyi amaçlayan anlayışla hazırlanmalıdır. Araştırma sonuçlarına göre ideal ilkokul, mesleki beceri olarak kendini geliştiren öğretmenlere ve okulu bir adım ileriye taşımayı amaçlayan nitelikli, lider özellikte yöneticilere sahip olmalıdır. Aynı zamanda sınıflardaki öğrenci sayısının az olması; sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerin fazlalığı ideal ilkokulu geleneksel ilkokullardan ayıran başlıca özelliklerdendir. İdeal ilkokullardaki öğrenciler temel dört işlem becerisini kazanmış, Türkçeyi doğru ve güzel kullanan, öğrenmeyi öğrenen ve kendi potansiyelinin farkında olan çocuklar olarak mezun olmalıdır. Okulların ideal özellikler taşıması için bütün paydaşların amaçları doğrultusunda kendilerini geliştirmeleri ve bakanlığın ilgili birimlerinde okul yapılanması ile ilgili öğretmen görüşlerinin dikkate alınması önerilmektedir. Sınıf öğretmenlerinin ideal ilkokula ilişkin değerlendirmelerinin büyük ölçüde okulun fiziksel donanımı, mekânsal yeterliliği, araç-gereç olanakları ve çevresel düzenlemeleri gibi somut unsurlar etrafında şekillendiği görülmüştür. Okulun eğitim felsefesi, değerler sistemi veya pedagojik amaçlarına yönelik derinlemesine yorumlara daha az yer verilmiştir. Bu durum, öğretmenlerin ideal okul tahayyülünde fonksiyonel ve görünür koşulların ön planda olduğunu, soyut ve kuramsal boyutlar ile felsefi yönünün ikincil planda kaldığını göstermektedir.

İlknur Gültekin
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitimde dönüşüm sürecinde öğretmen liderliğinin okulların değişime açıklık düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen liderliğinin okulların değişime açıklık düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Isparta ili merkez ilçesinde görev yapan 344 ortaokul öğretmeninden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma verileri küme örnekleme yöntemi ile toplanmış, veri toplama aracı olarak Kadir Beycioğlu ve Battal Aslan (2010) tarafından geliştirilen Öğretmen Liderliği Ölçeği ile Smith ve Hoy (2007) tarafından geliştirilen ve Hasan Demirtaş (2009) tarafından Türkçe' ye uyarlanan Okulların Değişime Açıklık Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular, öğretmen liderliği ile okulların değişime açıklık düzeyleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca öğretmen liderliği, okulların değişime açıklık düzeylerini anlamlı düzeyde yordayabilmektedir. Cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenlerin liderlik düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Benzer şekilde mesleki gelişim ve iş birliği boyutlarında da kadın öğretmenlerin daha yüksek puanlar aldığı görülmüştür. Öğretmen liderliğine ilişkin algılar ile okulların değişime açıklık düzeyleri arasında eğitim durumu, kıdem ve okuldaki çalışma yılına göre de bazı farklılıklar tespit edilmiştir. Kuramsal çerçevede öğretmen liderliğinin yalnızca sınıf içi rollerle sınırlı kalmayıp okul kültürünün gelişimi, yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması ve meslektaş iş birliği gibi kritik alanlarda etkili olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, öğretmen liderliği okullardaki değişime açıklığı güçlendiren temel bir etken olarak değerlendirilmekte ve eğitim kurumlarında dönüşüm süreçlerinin sürdürülebilirliğine katkı sunmaktadır. Bununla birlikte, eğitim kurumlarında dönüşüme açık ve yenilikçi okul ikliminin oluşturulması için öğretmen liderliğini teşvik eden yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi önerilmektedir. Özellikle öğretmenlerin karar alma süreçlerine aktif katılımını sağlayacak demokratik okul yönetimi uygulamaları geliştirilmeli, liderlik rollerini üstlenebilecek öğretmenler desteklenmeli ve bu amaçla mesleki gelişim programları yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca, öğretmenlerin yalnızca sınıf içi etkinliklerde değil, okulun genel vizyon ve stratejilerinin belirlenmesinde de söz sahibi olmaları sağlanmalıdır. Bu sayede hem bireysel liderlik yeterlikleri gelişecek hem de okulların değişime uyum sağlama kapasitesi artacaktır.

Begüm Dağlı
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deprem bölgesindeki ortaokul öğrencilerinin deprem algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Sosyal bilgiler dersinin deprem bölgesinde yaşayan öğrencilerde deprem bilinci oluşturmadaki rolünü inceleyen bu araştırma, Şanlıurfa merkez ilçelerindeki imam hatip ve diğer ortaokullarda öğrenim gören 1006 öğrenciyi kapsamaktadır. Çalışmada Türkiye'nin aktif deprem kuşağında yer alması ve 6 Şubat 2023'te meydana gelen büyük felaket sonrası deprem bölgesinde yaşayan öğrencilerde sosyal bilgiler dersinin afet farkındalığına etkisinin ne olduğunun belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve 2018 yılı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kapsamında sosyal bilgiler müfredatının farklı öğrenme alanları incelenmiş; öğrencilerin bu derslerde edindikleri bilgileri günlük yaşamla ne ölçüde ilişkilendirebildikleri değerlendirilmiştir. Deprem bilincinin sınıf düzeyi, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, ebeveyn eğitimi ve bölgesel risk gibi değişkenler üzerinden nasıl şekillenebileceğine ağırlık verilerek araştırma yapılmıştır. Veri toplama sürecinde Deprem Tutum Ölçeği kullanılarak Deprem Bilgi Ölçeği ile çalışma desteklenmiştir. Ölçeklerin güvenirlik katsayıları sırasıyla 0.85 ve 0.78 olarak hesaplanmıştır. Parametrik testlerle gerçekleştirilen analizlerde t-testi ve ANOVA uygulanmış, çalışmada ANOVA'da gözlenen farklar için Scheffe testi kullanılmıştır. Literatürde elde edilen verilerle uyumlu şekilde öğretmen ve öğrencilerin bilgi düzeyleri, müfredat içerikleri, coğrafi, kültürel etmenler ile uygulama yöntemlerinin afet bilinci üzerinde doğrudan etkili olabileceğine ulaşılmıştır. Sonuç olarak sosyal bilgiler dersinin deprem bölgesinde yaşayan öğrenciler üzerinde afet farkındalığı oluşturmadaki etkisinin sınırlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada öğrencilerde içselleştirme düzeyinin düşük olduğu, bilgilerin günlük yaşamla ilişkilendirilme kapasitesinin zayıf kaldığı görülmüştür. Araştırma bulgularına göre depremi yaşamış olmak, öğrencilerin bilgi ve tutum puanlarında anlamlı bir fark yaratmamıştır. Cinsiyet, sınıf düzeyi, ekonomik durum, bölgesel risk ve tatbikat katılımı gibi değişkenlerde deprem puanlarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Sadece ebeveyn eğitim düzeyinin, öğrencilerin deprem puanları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, deprem bilinci, öğrenci tutumu, afet eğitimi, müfredat, eğitim değişkenleri.

Kübra Durgun
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00