
288
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Özgür coğrafi bilgi sistemi (CBS) yazılımları ile ceviz bahçeleri için veritabanı oluşturulması: Tekirdağ-Işıklar bölgesi örneği
Bu çalışma Tekirdağ ilinin Işıklar mahallesin de bulunan 132 dekar alan büyüklüğünde 10 yaşında örnek bir meyve (ceviz) bahçesinde, 1753 adet ağaç üzerinde yapılmıştır. Özgür Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) yazılımları (Google Drive, Google Earth, QGIS) kullanılarak meyve bahçesine ait eğim, engebe endeksi, gölgelendirme, görünüm ve kabartma haritaları oluşturulmuştur. Araştırma alanında bulunan, dikim yılları 2010 olan ceviz çeşitleri chandler, fernor, pedro, kaman ve franquette çeşitleridir. 8 x 8 dikim aralığı ile dikilen kapama ceviz bahçesinin ağırlıklı çeşidi chandler'dır. 1128 adet chandler, 288 adet pedro, 124 adet fernor, 105 adet kaman, 108 adet franquette olmak üzere toplamda 1753 adet ceviz ağacı bulunmaktadır. Araştırma alanında ceviz ağaçlarının hasat miktarları, yıllık verilen su miktarları, çeşitleri ve araştırma alanına ait iklim verileri, toprak yapısı ve dikim sıklıkları yine özgür bir yazılım olan OpenOffice Calc programında veri tabanı olarak işlenmiştir. Oluşturulan veri tabanı, internet üzerinden ulaşılabilmesi, veriler içinde sorgulama ve analiz yapılabilmesi gibi işlemler için online ve ücretsiz olarak herkesin kullanımına açılmıştır. Anahtar kelimeler: Özgür Yazılım, Google Drive, QGIS, CBS, Ceviz, Tekirdağ
Mardin ili ve ilçelerinde tarımsal mekanizasyon düzeyinin ve traktörlerin durumunun belirlenmesi
Bu çalışmada TÜİK verileri kullanılarak ve tarımsal mekanizasyon konusunda daha önce yapılan çalışmalar incelenerek; Mardin'in ve ilçelerinin tarımsal mekanizasyon düzeyi tespit edilmeye çalışılmış ve Mardin'deki traktörler incelenmiştir. Traktör başına düşen tarım alanı (ha/Traktör), 1000 hektara düşen traktör sayısı (Traktör/1000ha), hektara düşen ortalama traktör gücü (kW/ha), ortalama traktör gücü (kW), traktör başına düşen tarım alet ve makine sayısı (Alet-Makine/Traktör) gibi parametrelerle tarımsal mekanizasyon düzeyi tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada, 2016 yılı itibariyle traktör başına düşen tarım alanı (ha/traktör) en yüksek ilçe 708,1 ha/Traktör ile Dargeçit, en düşük ilçe 26,15 ha/Traktör ile Mazıdağı ilçesidir. 1000 hektara düşen traktör sayısı (Traktör/1000ha) en yüksek olan ilçe 38,24 Traktör/1000ha ile Mazıdağı, en düşük ilçe 1,41 Traktör/1000ha ile Dargeçit'tir. Ayrıca, bu çalışmada hektara düşen ortalama traktör gücü (kW/ha), ortalama traktör gücü (kW), traktör başına düşen tarım alet ve makine sayısı (Alet-Makine/Traktör) gibi değerler incelenmiştir. En yüksek değerlere sahip ilçeler; 1,239 kW/ha ile Mazıdağı, 50,61 kW ortalama traktör gücü ile Derik, 10 Alet-Makine/Traktör ile Dargeçit İlçesidir. Mardin'in tarımsal mekanizasyon düzeyi verileri açısından genel durumu ise 58,75 ha/traktör, 17,02 Traktör/1000ha, 0,74 kW/ha, ortalama 43,26 kW, 5,54 Alet-Makine/Traktör'dür.
Silaj materyalde yoğunluk hesaplama yöntemlerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada, saha koşullarında toprak üstü yığın siloda mısır silajı yapımında materyalin yoğunluğunu belirlemek amacıyla farklı yoğunluk hesaplama yöntemleri test edilmiştir. Kaba yoğunluk ölçümü, yığın yoğunluğu ölçümü (D1, D2, K1 ve K2) ve penetrometre ölçümü olmak üzere üç farklı yöntem kullanılmıştır. Yoğunluk ölçümleri silolama aşamasında ve silolama sonrası açım aşamasında olmak üzere iki farklı dönemde yürütülmüştür. Ölçümler silonun genel durumunu ifade edebilmek için silonun alt, orta ve üst katmanlarında tekrarlamalı olarak yapılmıştır. Silo içerisinde aynı zamanda katmanlarda PMS (basınç ölçüm sistemi) kullanılarak sıkıştırma kuvveti ve silo içerisine yerleştiren ve veri-kayıt özelliği olan sıcaklık sensörleri vasıtası ile silo içi sıcaklık değerleri ölçülmüştür. Böylece, silonun sıkıştırılmasının yönetimine göre silaj yoğunluğunun değişkenliği incelenebilmiştir. Sıcaklık değerleri de doğru fermantasyon sürecini ifade etmesi anlamında önemlidir. Bu araştırma yoğunluk ölçümlerinin silolama aşamasında yapılması anlamında da önemli bir araştırmadır. Sıkıştırmanın yeterli seviyede olması nitelikli silaj elde etmede önemlidir. Bu nedenle silaj yemlerin açım sonrası analizlerine göre Flieg puanlama sistemleri yapılmış ve yoğunluk ölçümlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre, incelenen tüm yöntemlerde yoğunluk değerlerinde farklılıklar hesaplanmasına rağmen, tüm yöntemlerde materyal yoğunluğu üst katmandan alt katmana doğru indikçe artış göstermiştir. Bu durum açım aşamasında da benzer sonuçlar göstermiştir. En yüksek yoğunluk sıkıştırma basıncının yüksek ölçüldüğü noktada hesaplanırken, en iyi Flieg puanlaması da bu bölgeden alınan silaj örneklerinde hesaplanmıştır. Silo genelinde eşit düzeyde yüksek yoğunluk, doğru bir silo yönetimi ile mümkündür. Anahtar kelimeler: Yoğunluk, silaj, silo, hacim, basınç
Yağmurlama sulama yöntemi ile sulanan serin ve sıcak iklim çimlerinde sulama zamanı planlaması
Bu çalışma, Trakya yöresinde yağmurlama sulama yöntemi ile sulanan serin ve sıcak iklim çim çeşitlerinde sulama zamanının planlanması amacıyla, Tekirdağ-İstanbul il sınırında Gümüşyaka Mahallesinde yer alan Silivri Belediyesi'ne ait Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi (TÜRAM) deneme alanında, 2017 yılı yaz döneminde yürütülmüştür. Araştırmada, iki farklı çim çeşidi için üç farklı sulama başlangıcı, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak denenmiştir. İki farklı çim çeşidinde sulama suyu uygulama zamanları, toprak neminin izlenmesi esasına dayalı olarak, etkili kök derinliğinde kullanılabilir su tutma kapasitesinin %30'u, %50'si ve %70'i tüketildiğinde sulamalara başlanması ve eksik nemin tarla kapasitesine tamamlanması şeklinde oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda, sulama konularının serin ve sıcak iklim çim çeşitleri arasında bitki su tüketiminden çim kalitesine kadar istatiksel açıdan önemli farklar oluşturduğu belirlenmiştir. Serin iklim çim çeşitleri karışımında farklı sulama konularında uygulanan sulama suyu miktarları 502 mm – 239 mm, toplam bitki su tüketimi değerleri 611 mm – 318 mm, günlük bitki su tüketimleri değerleri 10,0 mm/gün – 3,4 mm/gün, sıcak iklim çiminde ise aynı değerler 417 mm – 141 mm, 489 mm – 211 mm, 9,0 mm/gün - 2,4 mm/gün arasında değişmiştir. Başka bir deyişle sıcak iklim çimine serin iklim çim çeşitlerine göre %17 – 41 oranında daha az sulama suyu uygulanmış, %20 - 34 oranında daha düşük su tüketimi ölçülmüştür. Yöre koşullarında sulama suyu miktarı, biçim sıklığı ve kalite unsurları birlikte değerlendirildiğinde, serin iklim çimlerinde kullanılabilir su tutma kapasitesinin %50'si tüketildiğinde sıcak iklim çiminde ise kullanılabilir su tutma kapasitesinin %70'i tüketildiğinde sulamaya başlanması önerilmiştir. Deneme koşullarında en uygun bitki su tüketimi tahmin eşitliğinin serin iklim çim karışımları için A sınıfı buharlaşma kabının FAO modifikasyonu, sıcak iklim çim çeşidi için ise Blaney-Criddle yöntemi olduğu saptanmış ve bu yöntemlere ilişkin bitki katsayısı (kc) eğrileri hazırlanmıştır.
Tekirdağ yöresindeki büyükbaş hayvancılık işletmelerinde coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak mekansal planlamanın değerlendirilmesi ve geliştirilmesi
Bu araştırmada Tekirdağ bölgesinde, büyükbaş hayvancılık işletmelerinin kurulmasına uygun alanların analizi ve mevcut işletmelere ait coğrafi destekli veri tabanının oluşturulması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında yer seçimi süreci için; yerleşim yerlerine uzaklık, içme suyu rezervuarları havza koruma alanları, diğer su rezevuarlarına uzaklık, akarsulara uzaklık, sulama ve drenaj kanallarına uzaklık, mera alanlarına yakınlık, arazi kullanım kabiliyeti, hayvan içme suyu göletlerine yakınlık, sulama göletlerine yakınlık, eğim, bakı, nüfus potansiyeli, süt işleme potansiyeli, et işleme potansiyeli, ana yollara uzaklık ve mahalleler arası yollara yakınlıktan oluşmak üzere toplam 16 adet kriter belirlenmiştir. Ayrıca yasal mevzuatlara ve literatürel bilgilere göre değerlendirme dışı bırakılan alanlar tespit edilmiştir. Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS)'nden yararlanılarak yer seçimi süreci gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın diğer kısmında ise; arazi çalışmaları gerçekleştirilerek, Tekirdağ ilinde yer alan 90 adet işletmeye ilişkin veriler toplanmış ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ortamında veri tabanı oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen veri tabanında sorgulama örnekleri gerçekleştirilmiştir. Uygun alan analizi sonucunda toplam 6 sınıfta çalışma alanı incelenmiştir. "En Çok Uygun", "Çok Uygun", "Biraz Uygun", "Az Uygun", " En Az Uygun" ve "Değerlendirme Dışı" sınıflarının alansal büyüklükleri sırasıyla 23,75, 736,82, 2031,30, 460,92, 21,23 ve 3038,89 km2'dir. Yüzdesel olarak değerleri ise sırasıyla %0,37, %11,67, %32,18, %7,30, %0,34 ve %48,14 olarak tespit edilmiştir. İncelenen işletmelerin uygunluk sınıfına göre dağılımı irdelendiğinde, %6,60'ı "En Az Uygun" ve "Az Uygun" sınıflarındaki alanlarda, %18,90'ı "Biraz Uygun" sınıfındaki alanlarda, %5,60'ı ise "Çok Uygun" sınıfındaki alanlarda kurulduğu görülmektedir. İşletmelerin %68,90'ı "Değerlendirme Dışı" sınıfında yer alan araziler üzerinde kurulmuştur. Yapısal anlamda işletmelerin durumu incelediğinde; planlamada birçok hatanın yapıldığı tespit edilmiştir. İşletmelerin yalnızca %31,1'inin projeli olarak planlanması, bu durumun oluşmasında önemli bir etkendir. Sonuç olarak; hayvancılık işletmelerinin mevcut durumunun takibinin geliştirilmesi ve ileride kurulacak işletmeler için mekansal anlamda planlamaların oluşturulması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Yer seçimi, veri tabanı, CBS, AHP, uygun alan analizi
Yalova ve Kocaeli illerindeki bitkisel üretim yapılarında ortaya çıkan yapısal başarısızlıklar üzerine bir araştırma
Bu araştırma Yalova ve Kocaeli illerinde bulunan ve genellikle süs bitkileri ile sebze üretiminin yapıldığı seralarda planlama, projeleme ve inşa aşamalarında yapılan hatalardan kaynaklanan yapısal başarısızlıkları belirlemek ve alınabilecek önlemleri ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Çalışma kapsamında Yalova ilinde 11, Kocaeli ilinde 10 adet zarar gören işletme incelenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, plastik seralarda sera yeri seçimi ve seraların yapım tekniğinde birçok yanlış uygulamanın olduğu görülmüştür. Çalışmanın ana konusu olan su, rüzgar ve kar zararlarının bölgede etkili olduğu, ortaya konulmuştur. Seraların yer seçiminde taban suyu, kuru ve aktif dere yatakları, sulama kanalları gibi unsurların göz önüne alınmadığı belirlenmiştir. Ayrıca drenaj uygulamalarının yeterince yapılmadığı, su tahliye unsurlarının projeleme sırasında göz ardı edildiği belirlenmiştir. Bu nedenle gerek taban suyu yüksekliğinden, gerek çevrede bulunan su kaynaklarından gelen suların seralarda önemli hasarlar oluşturduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, seraların projelendirilmesinde ekolojik ve topoğrafik faktörlerin göz ardı edildiği ortaya çıkmıştır. Rüzgar ve kar yükünün hesaplanmadığı, sera yapı elemanlarının ve örtü malzemesinin standartlara uygun seçilmediği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Yalova, Kocaeli, Sera, Projeleme, Hasar
Ayçiçeği tarımında alternatif bir çapalama ünitesinin kullanılma olanakları
Ülkemiz bitkisel üretiminin oldukça önemli bir parçası olan Ayçiçeğinin üretim aşamasındaki en önemli aşamalardan biri olan çapalama işlemi, günümüz koşullarında kimyasal kullanımının minimuma indirilmesi çabaları ile daha da önem kazanmıştır. Buradan hareketle ayçiçeğinde yabancı ot mücadelesinde çapalama aletleri ve makinelerinin daha verimli kullanılması yönünde kullanılan çapalama ünitelerine alternatif oluşturabilmek ve çapalama etkinliğini arttırabilmek amacı ile geliştirilen bir ünitenin etkinliğini saptamak amacı ile bu çalışma yürütülmüştür. Çalışma 2017-18 yıllarında Tekirdağ İlinin Hayrabolu İlçesinde oluşturulan deneme alanında gerçekleşmiştir. Çalışma;gübreleme düzeneğine sahip,standart ve geliştirilmiş üniteli iki farklı çapalama makinesinin, yabancı ot bertaraf başarısı, bitki gelişimi ve verim açısından karşılaştırılması şeklinde yürütülmüştür. Yürütülen çalışma sonucunda geliştirilmiş üniteye sahip çapalama makinesi ile elde edilen sonuçlar pozitif yönde etkiler göstermiş, farklı ayak yüksekliğine bağlı olarak çapalama zamanı açısından, özelikle zorunlu koşullarda esneklik kazandırabilmesi ile dikkat çekmiştir.
Meyve bahçelerinde değişken düzeyli ilaçlama için otonom tarım aracı tasarımı
Son yıllarda tarımsal üreticiler; tarımsal işçi erişiminin belirsizliği, güvenli, erişilebilir ve yüksek kaliteli tarımsal ürünler konusunda artarak devam eden müşteri talebi, uluslarası üreticilerle olan rekabet ve karbon ayak izinin azaltılması ihtiyacı nedeniyle önemli zorluklarla karşı karşıyadır. Üreticilerin rekabetçi ve karlı üretimi devam ettirebilmeleri teknolojiye yatırım yaparak işçi maliyetlerini düşürüp, verimi arttırmalarından geçmektedir. Otonom tarımsal araçlar meyve bahçelerinde proseslerin otonom hale getirilmesi, verimliliğin arttırılması, bahçe yönetimi konusunda alınan kararlar için gerekli verilerin toplanması, işletme giderlerinin ve karbon ayak izinin azaltılması konularında önemlidir. Bu çalışmada meyve bahçelerinde değişken düzeyli ilaçlama sistemini taşımak için otonom araç tasarımı ve simülasyonu yapılmıştır. Meyve bahçelerinde odometri ve LIDAR sensörlerinden gelen verileri kullanarak meyve bahçesinin engel haritasını çıkarabilen, adaptif monte karlo lokalizasyon yöntemi ile LIDAR ve odometri sensörlerinden gelen verileri harita ile karşılaştırarak otonom aracın harita üzerindeki konumunu doğru olarak belirleyebilen, aracın harita üzerinde istenilen noktalara otonom olarak gitmesini sağlayan ve bulunduğu noktadan hedef noktaya giderken karşısına çıkan engellerden dinamik pencere yaklaşımı algoritmasını kullanarak sakınabilen bir yazılım geliştirilmiştir. Tasarlanan otonom araç değişken düzeyli ilaçlama sisteminin sadece istenilen lokasyon içerisinde ilaçlama yapmasını sağlamak için ilaçlama makinasını çalıştırma ve durdurma komutlarını verebilmektedir. Çalışmada tasarlanan otonom araç, GPS' in doğru şekilde çalışamayacağı üstü örtülü meyve bahçelerinde, çalışacak olması nedeniyle özgün bir çalışmadır. Ayrıca dışarıdan GPS verisi gibi herhangi bir veriye ihtiyaç duymayacağı için tam otonom bir araçtır. Elde edilen tasarımdan uygulamada daha az çevre kirliliği, daha az işletme gideri ve daha az iş gücü kullanılmasını sağlayarak daha yüksek verim elde edilmesi beklenmektedir. Haritalama uygulamasının başarısı, haritanın ne kadar yer değiştirme yapıldıktan sonra güncelleneceğine ve haritalamada kullanılan parçacık sayısına bağlıdır. Robotun 50 cm yer değiştirmesi ile haritanın güncellenmesi ve 30 parçacık kullanılması durumunda gerekli işlem gücü ve performans bakımından en uygun olan 3,03 entropi değeri elde edilmiştir. Lokalizasyon, robottaki sensörlerden alınan verilerin ve harita bilgisinin adaptif monte karlo lokalizasyon algoritması kullanılarak karşılaştırılması ile sağlanmıştır. Lokalizasyon başarısı, robota ait pozisyonun ne kadarlık yer değiştirme sonucu güncelleneceğine ve lokalizasyonda kullanılan parçacık sayısına bağlıdır. Konum güncellemesinin robotun 2 cm yer değiştirmesi ile yapıldığında ve minimum 500, maksimum 2000 parçacık kullanımında gerekli işlem gücü ve performans bakımından en uygun olan 3,50 cm ortalama hata elde edilmiştir. Rota planlama uygulaması, harita üzerinde lokalizasyonu sağlanmış robotun bulunduğu noktadan istenilen noktaya gidebilmesi için geliştirilmiştir. Rota planlama için Dijkstra algoritması kullanılmış, planlama global ve lokal planlama olarak iki aşamada yapılmıştır. Lokal planlamada kullanılan dinamik pencere yaklaşımı ile robotun önüne çıkan engellerden kaçabilmesi sağlanmıştır.
Çeltik (Oryza sativa L.) Yetiştiriciliğinde Bitki Su Tüketimi Bileşenleri ile Su-Üretim Fonksiyonlarının Farklı Sulama Yöntemleri Altında Belirlenmesi
Bu çalışmada, farklı sulama yöntemleri ile sulanan çeltik bitkisinin, verim ve verim bileşenlerinin ve su-üretim fonksiyonlarının belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla farklı sulama yöntemleri ile su düzeylerinin çeltik verim ve verim parametrelerine etkisi istatistiksel ve ekonomik olarak karşılaştırılmıştır. Araştırma, 2015, 2016 ve 2017 yılları çeltik yetiştiricilik dönemleri süresince, tesadüf bloklarında faktöriyel deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yürütülmüş, üç farklı sulama yöntemi (D: Damla sulama, Y:Yağmurlama sulama, AWD: Tavalarda ıslatma ve kurutma) kullanılmıştır. Her üç yöntemde de 2 farklı sulama suyu düzeyi (I1= Toprak nemi tarla kapasitesi civarında iken doyma noktası ile tarla kapasitesi arasındaki suyun %25'i kadar su uygulanan konu, I2: Kullanılabilir su tutma kapasitesinin %25'i tüketildiğinde tarla kapasitesine kadar su uygulanan konu) uygulanmıştır. Ayrıca, çeltik yetiştiriciliğinde yoğun olarak kullanılan geleneksel tava sulama yöntemi, deneme deseni dışında, 3 tekerrürlü olarak yürütülmüş, diğer üç yöntem ile ikili karşılaştırmalara sokulmuştur. Uygulanan sulama suyu miktarları damla sulama, yağmurlama sulama ve AWD sulamasının I1 ve I2 sulama düzeyleri için, denemenin 2015 yılında 774- 1172 mm, 2016 yılında 868 – 1299 mm, 2017 yılında ise 930 – 1372 mm arasında değişmiştir. Geleneksel tava sulama uygulamasında, 2015, 2016, 2017 yıllarında sırası ile 1812, 1939, 1946 mm sulama suyu uygulanmıştır. Toplu varyans analizi sonuçlarına göre, elde edilen verim bakımından; yöntemler, sulama düzeyleri ve sulama yöntemi*sulama düzeyi interaksiyonları arasında istatistiksel olarak %1 seviyesinde farklılık bulunmuştur. Araştırma sonucunda, en yüksek ortalama çeltik verimi, 7,95 t ha-1 ile geleneksel tava sulama uygulamasından elde edilmiştir. Bu uygulamayı 7,60 t ha-1 ile AWD*I1 interaksiyonu ve 6,39 t ha-1 ile D*I1 interaksiyonu takip etmiştir. Sulama suyu kullanım randımanları (IWUE), uygulanan tüm sulama yöntemi ve sulama düzeylerinde, araştırmanın ilk yılında 0,47 – 0,64 kg da-1mm-1, ikinci yılında 0,38 – 0,55 kg da-1mm-1 ve son yıl 0,41 – 0,59 kg da-1mm-1 arasında değişmiştir. En yüksek su uygulama randımanı üç yılda da AWD-I1 konusundan elde edilmiştir. Ekonomik değerlendirmeler neticesinde; farklı sulama yöntemleri ve sulama düzeylerinden elde edilen üç yıllık net gelirler incelendiğinde, en yüksek net gelir geleneksel tava sulama uygulaması ve AWD-I1 konusundan elde edilmiş ve bu konuyu D-I1 konusu takip etmiştir. Diğer ekonomik analiz sonuçlarına göre, tüm yöntemlerin I1 konuları fayda masraf oranı ve iç karlılık oranı bakımından uygulanabilir bulunmuştur.
Çayağzı(Riva) Havzası sürdürülebilir tarım potansiyeli
Çayağzı (Riva) Havzası, yaklaşık olarak 853 km2'lik bir su toplama alanına sahiptir. Kocaeli Platosu üzerinde yer alan havza, İstanbul'un en önemli su havzalarından bir tanesini oluşturmaktadır. Havzayı drene eden Çayağzı deresi, güneydoğuda Kocaeli topraklarından kaynaklanarak, kuzeyde Çayağzı köyü yakınında Karadeniz'e dökülmektedir. Havza'nın kuzey orta bölümünde tarımsal sulama amaçlı Kervansaray ve Oruçoğlu göletleri mevcuttur. Tarım yapılan alanlarda, tarla bitkileri olarak buğday, arpa, yulaf ve mısır yetiştirilmekte, Pendik ve Gebze ilçelerinde örtüaltı tarımı yapılmakta ve bazı sulanan alanlarda da sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır. Havza içerisinde tarım yapılan alanlarda en fazla %47,4 ile tarla bitkileri yetiştirilmektedir. Tarla bitkileri içerisinde %64,5 ile en fazla yulaf yetiştirilmektedir. Yem bitkilerinden yonca, korunga, mısır (sılajlık) ve fiğ tarla bitkileri ekim alanı içindeki oranı %0,1'dir. Meyvecilik içerisinde en fazla %93 ile fındık yetiştirilmektedir. Sebzecilik içerisinde en fazla %19,9 ile lahana (karayaprak) yetiştirilmektedir. Hayvancılık faaliyetleri olarak küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık ve arıcılık yapılmaktadır. Havzada sürdürülebilir tarımsal faaliyetler için mevcut kuru tarım alanların arazi toplulaştırması ile birlikte sulu tarıma kazandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Toprak altı damla sulama yöntemiyle sulanan serin ve sıcak iklim çimlerinde sulama zamanı planlaması
Bu çalışma, Tekirdağ koşullarında toprak altı damla sulama yöntemiyle sulanan serin ve sıcak iklim çim çeşitlerinde, sulama zamanının planlanması amacıyla, Tekirdağ-İstanbul il sınırında Gümüşyaka köyünde yer alan Silivri belediyesine ait Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi(TÜRAM) deneme alanında, 2017 yılı yaz döneminde yürütülmüştür. Araştırmada, iki farklı çim çeşidi için üç farklı sulama düzeyi, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak denenmiştir. İki farklı çim çeşidinde sulama suyu uygulama zamanları, toprak neminin izlemesi esasına dayalı olarak, etkili kök derinliğinde kullanılabilir su tutma kapasitesinin yaklaşık %30'u, %50'si ve %70'i tüketildiğinde sulamalara başlanması ve eksik nemin tarla kapasitesine düzeyine tamamlanması şeklinde oluşturulmuştur. Serin iklim çim çeşitlerinde karışımında farklı sulama konularında uygulanan sulama suyu miktarları 324,2 mm – 195,7 mm; toplam bitki su tüketimi değerleri 382,7 mm – 260,2 mm; günlük bitki su tüketimleri değerleri ise; 5,38 mm/gün – 3,69 mm/gün arasında, sıcak iklim çiminde ise aynı değerler 298,6 mm – 117,1 mm; 357,9 mm – 180,4 mm; 5,03 mm/gün - 2,53 mm/gün arasında değişmiştir. Sonuç olarak, iki farklı çim çeşidinde de farklı sulama düzeylerinin, gelişim ve kalite unsurları istatistiksel açıdan önemli düzeyde etkilediği belirlenmiştir. Yöre koşullarında sulama suyu miktarı, biçim sıklığı ve kalite unsurları birlikte değerlendirildiğinde, serin iklim çimlerinde kullanılabilir su tutma kapasitesinin %50'si tüketildiğinde, sıcak iklim çiminde ise kullanılabilir su tutma kapasitesinin %70'i tüketildiğinde sulamaya başlanması önerilmiştir. Önerilen konular kıyaslandığında, sıcak iklim çiminin serin iklim çimlerine göre %43 daha az sulama suyu talep ettiği ve %52 daha az su tükettiği belirlenmiştir. Yöre koşulları için, en uygun bitki su tüketimi tahmin eşitliğinde ise serin iklim ve sıcak iklim çimleri için Blaney-Criddle yöntemi olduğu saptanmış ve bu yöntemlere ilişkin bitki katsayısı eğrileri oluşturulmuştur.
Edirne yöresinde arazi toplulaştırma çalışmalarınınsulama sistemlerinin planlanması ve işletilmesi üzerine etkilerinin araştırılması
Bu çalışmada; Edirne ili İpsala ilçesinde Merkez ve Ahır, Balabancık, Karaağaç, Sarıcaali, Sultan, Tevfikiye köylerinde 2011 yılında tamamlanan, Kırcasalih II. Kısım Arazi Toplulaştırma Projesinin etkinlik durumu araştırılmıştır. Sulama, parsel sayısı, tarımsal verimlilik, ulaşım etkinliği ve toplulaştırma oranı incelenmiştir. 73 adet çiftçi ile yapılan yüzyüze görüşmeler ve daha önceden hazırlanmış 47 adet soru içeren anket ile çalışma desteklenmiştir. Yöneltilen sorularda ayrıca işletme sahiplerinin toplulaştırma konusuna yaklaşımları ve beklentileri tespit edilip, toplulaştırma ile amaçlanan hedefe ulaşılıp ulaşılmadığı hususunda istatistik karşılaştırmalar yapılmıştır. Khi-kare bağımsızlık test sonuçları ile, toplulaştırmanın arazi sahipleri tarafından istenme durumları ile toplulaştırmanın genel memnuniyet düzeylerinin, birbirinden bağımsız olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu karşılaştırmanın daha sonraki çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma sonuçlarına göre; proje sahasında parsel sayısında % 49 azalma olduğu ve toplulaştırma oranının ortalama % 56 olduğu görülmektedir. Tüm parsellerin yol ağına bağlandığı ve toplulaştırma ile 280 km stabilize yol inşa edildiği, evvelce mevcut olup proje ile birlikte bakım onarımı yapılan açık beton kanallar ile sulama yapıldığı belirlenmiştir. Sultanköy sulama sahasında 251,7 km ve Altınyazı Karasaz sulama sahasında 217,4 km su iletim dağıtım sistemi mevcuttur. Sahada kapalı sulama sistemi bulunmamaktadır. İşletme sahiplerinin arazi toplulaştırması konusundaki beklentilerinin anket ile değerlendirilmesi neticesinde büyük bir yüzde ile memnun oldukları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Arazi toplulaştırması, sulama projeleri, tarımsal verimlilik, memnuniyet analizi. 2019, 194 sayfa
Patlıcan yetiştiriciliğinde damla sulama uygulamalarının verim, verim parametreleri ve topraktaki tuz dağılımına etkileri
Tekirdağ koşullarında farklı damla sulama uygulamaları altında patlıcan bitkisinin su kullanımına, verim ve gelişme parametreleri ile özellikle topraktaki tuz dağılımına etkilerinin incelendiği çalışma, 2015 ve 2016 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada, 5 gün sulama aralığında A sınıfı buharlaşma kabından ölçülen buharlaşma değerlerinin %50, 75, 100 ve 125'inin uygulandığı dört farklı sulama suyu uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk yılında tüm deneme konularına 20 kez sulama uygulaması ile birlikte 283,0 ile 693,0 mm arasında, denemenin ikinci yılında ise 19 kez sulama uygulaması ile birlikte 293,0 ile 693,0 mm sulama suyu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, deneme konularında bitki büyüme mevsimi boyunca ölçülen bitki su tüketimi değerleri 2015 yılında 466,2 ile 837,0 mm, 2016 yılında ise 411,7 ile 797,1 mm arasında uygulanan sulama suyu miktarlarına bağlı olarak değişmiştir. Günlük bitki su tüketimi değerleri ise 2015 yılında 1,6 ile 9,5 mm/gün ve 2016 yılında 3,0 ile 9,7 mm/gün arasında değişmiştir. Ayrıca, sulama sezonu sonunda toprak tuzluluğundaki artış miktarlarının damlatıcıdan uzaklaştıkça; iki lateral arasında ve iki damlatıcı arasında arttığı görülmüştür. Deneme konularından elde edilen toplam pazarlanabilir verim değerleri, birinci yıl 33,4 ile 47,6 t/ha, ikinci yıl ise 21,80 ile 31,90 t/ha arasında değişmiştir. Verim değerleri üzerine yapılan istatistiksel sonuçlar dikkate alındığında, denemenin her iki yılında da önemli farklar elde edilmemiştir. Sulama suyu kullanım randımanı (IWUE) değerleri denemenin ilk yılında 6,86 ile 11,80 kg/m3, denemenin ikinci yılında ise 4,49 ile 7,44 kg/m3 arasında değişmiştir. Su kullanım randımanı (WUE) değerleri ise denemenin ilk yılında 5,68 ile 7,16 kg/m3, denemenin ikinci yılında ise 3,83 ile 5,30 kg/m3 arasında değişmiştir. Sulama randımanı değerleri arasında yapılan istatistiksel analizlerde A sınıfı buharlaşma kabından ölçülen buharlaşma değerlerinin %50'sinin uygulandığı deneme konusunun ön plana çıktığı görülmüştür.
Süt sağım sistemlerinde değişken devirli vakum pompasının kullanılması ile elde edilen kazanımların belirlenmesi
Hayvansal üretimde yüksek verimli ve kaliteli ürün yetiştirmek ana amaç olurken bir taraftan da girdi maliyetleri minimize etmek gerekmektedir. Önemli girdi maliyetlerinden birisi de enerjidir. En yoğun enerjinin kullanıldığı hayvansal üretim alanı ise süt hayvancılığıdır. Bu çalışmada süt sağım sistemi vakum pompasının elektrik motoruna invertör takılmış ve böylece vakum pompasına değişken devir özelliği kazandırılmıştır. Vakum pompası değişken devir öncesi ve sonrası ölçülen ve hesaplanan parametrelerle elde edilen kazanımlar tespit edilmiştir. Denemeler Lüleburgaz, Kırklareli'de bulunan bir süt sığırcılığı işletmesinde sürdürülmüştür. Araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekildedir: Değişken devir öncesi 88,616 kWh/gün olan ortalama günlük elektrik enerjisi tüketimi değişken devir sonrası 55,816 kWh/gün'e düşmüştür. Her iki dönem arasında yapılan tasarruf 32,800 kWh/gün ve tasarruf oranı %37,014 olarak hesaplanmıştır. Değişken devirli vakum pompası devreye alınmadan önce sağılan birim süt miktarına ilişkin spesifik enerji tüketimi; (SETs), 14,192 kWh/ton, iken devreye alındıktan sonra 8,597 kWh/ton'a düşmüştür. İşletmede bir yılda birim sağmal ineğe ilişkin spesifik enerji tüketimi (SETi) de; 161,724 kWh/inek-yıl'dan 101,864 kWh/inek-yıl'a düşmüştür. İnvertör ve vakum basın algılayıcı için yatırımın geri dönüş süresi (ROİ) 1,18 yıl bulunmuştur. Değişken devir öncesi vakum pompası yanında 90,3 dB, süt odasında 81,2 dB ve sağımhanede 87,3 dB olan gürültü değerleri, değişken devir sonrası sırasıyla 79,8 dB, 78,1 dB ve 69,3 dB'e olarak ölçülmüştür. Vakum pompası tarafından ortalama günlük harcanan yağ miktarları değişken devir öncesi 96 ml/gün ve değişken devir sonrası 62 ml/gün olarak ölçülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçların paylaşımıyla oldukça sınırlı düzeyde kullanımı olan değişken devirli vakum pompasının yaygınlaşması sağlanacaktır. Anahtar kelimeler: vakum pompası, değişken devir, enerji verimliliği, süt hayvancılığı
I.ve ıı ürün mısır silajında depolama koşullarının fermentasyon sıcaklığı ve silaj kalitesi üzerine etkileri
Bölgemizde yoğun olarak I.ürün (Ağustos) ve II. ürün (Eylül-Ekim) mısır silajı yapılmaktadır. I. Ürün ve II. Ürün üretim dönemleri arasında iklime bağlı sıcaklık farklılıkları oluşmaktadır. Silaj kalitesi ve fermantasyon seyri açısından sıcaklık önemli bir etkendir. Bu nedenle dönemsel sıcaklığın paket silajlar üzerinde etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Denemeler son yıllarda özellikle önem kazanan paket silajlar için yürütülmüştür. Bu çalışmada; vakumlu tip paket silajlarda meydana gelen sıcaklık değişimlerinin belirlenebilmesi amacıyla üretim dönemleri (I. ürün ve II.ürün), depolama koşulları (kapalı ortam-A, Sundurma altında depolama-B ve güneş altında depolama-C) ve paketleme amacıyla kullanılan düşük yoğunluklu polietilen (LD-PE) plastik torba çeşitleri denemeye alınmıştır. Çalışmada vakumlu tip paket silajların içlerine ve depolama ortamlarına sürekli veri kaydı yapabilen sıcaklık sensörleri yerleştirilmiş ve sıcaklıklar fermantasyon ve depolama sürelerince kayıt altına alınmıştır. Depolama süresi sonunda I. ürün ve II. ürün paket silajlarına ait açılan paketlerden alınan örneklerde suda çözünebilir karbonhidrat (SÇK), pH, Kuru madde (KM), Amonyağa bağlı azot (NH3-N) ve duyusal analizler olan DLG puanlama ve FLİEG puanlamaları yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre, sıcaklık değerlerinin I. ürün ve II. ürün hasat dönemlerinde yapılan paket silajların niteliği üzerine önemli bir etkiye neden olduğu saptanmıştır. Özellikle I. ürün paket silaj yapımında kullanılan ambalaj malzemelerinin özelliği ve depolama ortamı ürün kalitesi açısından önemli olmuştur. I. ürün silaj yapımında dönemsel etkilerden dolayı paket içi sıcaklığı (fermantasyon ve depolama aşamasında) ortalama 47-49 oC'lerde yüksek değerlere ulaşmış, II. üründe ise ortalama 10.5-12 oC olmuştur. Kullanılan torba çeşitleri; I. üründe kullanımı tercih edilmemesi gereken ürünler olurken II. ürün silajların paketlemesi amacıyla kullanılabilir nitelikte olmuştur. Genel olarak paket silajlarda II.ürün yapılan silajların Flieg ve DLG puanlamaları daha yüksek bulunmuştur. Çalışma sonuçlarına göre; I. ürün yapılan paket silajların, kalite içeriğinin iyi olabilmesi amacıyla sundurma altında depolanması gerektiği önerilmektedir.
Biyogaz üretiminde enerji maliyetinin saptanması
Ülkemizde atık yönetiminde önemli yere sahip olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İZAYDAŞ, alternatif enerji kaynaklarından biri olan biyogaz üretim tesisine de sahiptir. Bu araştırmada; 3 evreden (hidroliz, asit üretimi ve metan elde edilmesi) oluşan biyogaz oluşumundan, tesis özelliklerine kadar birçok noktaya değinilmiştir. Beş farklı üretim kategorisine sahip biyogaz üretim tesislerinin özellikleri, bu tesislerde elde edilen enerjinin kullanım alanları, tesislerin etkilendiği faktörler ele alınarak diğer enerji kaynakları ile karşılaştırma yapılmıştır. Biyogaz üretiminde İZAYDAŞ Biyogaz Üretim Tesisi maliyetlendirme çizelgesi baz alınmıştır.
Tekirdağ ili Hayrabolu ilçesinde ayçiçeği üretiminde enerji kullanım etkinliğinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Tekirdağ ili Hayrabolu ilçesinde birinci ve ikinci ürün yağlık ayçiçeği üretimindeki enerji girdi ve çıktılarının belirlenerek, üretimdeki enerji etkinliğinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırmada birinci ürün yağlık ayçiçeği üretimi yapan işletmeler arazi büyüklüklerine göre 0,1-10 ha, 10,1-20 ha, >20 ha ve ikinci ürün yağlık ayçiçeği üretimi yapan işletmeler şeklinde gruplandırılmıştır. Birinci ürün ayçiçeği üretim işletmelerinden toplam 351, ikinci ürün ayçiçeği üretim işletmelerinden 87 tane anket yapılarak veriler toplanıp değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, işletme grupları incelendiğinde birim üretim alan (ha) başına en fazla enerji girdisi 12182,4 MJ/ha ile ikinci ürün yağlık ayçiçeği işletme grubunda gerçekleşmiştir. En düşük enerji girdisi >20 ha işletme grubunda 8302,8 MJ/ha gerçekleşmiştir. Diğer işletme gruplarındaki enerjisi girdileri ise sırasıyla 0,1-10 ha işletme grubunda 8358,9 MJ/ha, 10,1-20 ha işletme grubunda 8413,5 MJ/ha'dır. İşletmelerdeki enerji girdileri incelendiğinde en fazla tüketimin sırasıyla; sulama, yakıt ve gübre enerjisi olduğu görülmektedir. İşletme grupları incelendiğinde birim üretim alanı (ha) başına verim ve enerji çıktısı büyükten küçüğe sırasıyla; >20 ha işletme grubunda 2654,3 kg/ha verim ve 69808,1 MJ/ha, ikinci ürün yağlık ayçiçeği işletme grubunda 2596,3 kg/ha verim ve 68282,7 MJ/ha, 10,1-20 ha işletme grubunda 2470 kg/ha ve 64961 MJ/ha, 0,1-10 ha işletme grubunda ise 2239,8 kg/ha ve 58906,7 MJ/ha olarak hesaplanmıştır. Tüm işletmeler incelendiğinde en verimli işletme grubu bulunan >20 ha işletme grubunda; net enerji verimi 61505,3 MJ/ha, özgül enerji değeri 3,13 MJ/kg, enerji üretkenliği değeri 0,32 kg/MJ ve enerji oranı 8,41 olarak belirlenmiştir.
Farklı hayvan gübreleri ve mısır silajı karışımından hazırlanan hammaddelerden biyolojik metan veriminin saptanması
Tez çalışmasında metan üretimi sırasında, bazı hayvan atıklarında yüksek konsantrasyonda amonyak bulunduğundan gözlemlenebilecek operasyonel sorunlar ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu nedenle kullanılan vizon gübresi, büyükbaş gübresi, kanatlı gübresi ve mısır silajının tek tek ve karışım olarak biyogaz üretimleri ve biyogaz içerisinde bulunan metan verimleri bulunmuştur. Deneysel çalışmalar Aristoteles Üniversitesi Ziraat Orman ve Çevre Fakültesine ait Tarımsal Yapı ve Ekipmanlar laboratuvarında yapılmıştır. Biyogaz verimi 108,58±2,80 - 615,50±17,17 ml/gUKM aralığında değişmiştir. Metan verimleri 48,80±1,56 - 380,23±17,0 ml CH4/gUKM değerleri arasında değişiklik göstermiştir. Anahtar kelimeler: Biyogaz, anaerobik sindirim, biyokimyasal metan potansiyeli, enerji, hayvansal atık.
Toprak üstü yığın silolarda sıkıştırma etkinliğinin belirlenmesi
Silaj yapımda en önemli faktör sıkıştırmadır. Silo yapımında en çok kullanılan silolama tekniği ise toprak üstü yığın silolamadır. Bu nedenle bu çalışmada saha koşullarında toprak üstü yığın siloda uygulanan sıkıştırma etkinliği incelenmiştir. Sıkıştırma ekipmanı olarak traktör kullanılmıştır. Materyale uygulanan sıkıştırma basıncının saptanabilmesi amacıyla basınç ölçüm sistemi (BÖS) kullanılmıştır. Basınç algılayıcılar silo içerisinde önceden belirlenen ölçüm noktalarına yerleştirilmiştir. Bu noktalarda sıkıştırma basıncı ölçülmüştür. Silo içerisindeki aynı noktalara sıcaklık sensörleri yerleştirilerek sıcaklık ölçülmüştür. Aynı zamanda BÖS tarafından sıkıştırma süreleri de kayıt altına alınmıştır. Basıncın yüksek ölçüldüğü noktalarda sıcaklık da en yüksek değerde ölçülmüştür. Sonuç olarak incelendiğinde; sıkıştırma basıncı silonun tüm genelinde heterojen olmuştur. En yüksek sıkıştırma basıncı en yüksek sıkıştırma süresi 228 dk ile silonun alt katmanında 0.35 bar saptanmıştır. Ayrıca traktörün izlediği rota nedeni ile silonun sağ tarafında sıkıştırma basıncı yüksek olmuştur. Sıcaklık değerleri en yüksek sıkıştırma basıncının yüksek olduğu noktalarda ölçülmüştür. Sıkıştırma süresi ve traktörün izlediği rota sıkıştırma etkinliği üzerinde önemli bulunmuştur.
Bayburt ilinin rüzgar enerjisi potansiyelinin belirlenmesi
Türkiye'deki enerji profili gözden geçirildiğinde yenilenebilir enerji kaynaklarının yeri ve önemi açıkça görülmektedir. Ancak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı oldukça düşük düzeylerdedir (%1 ve altında) ve bu enerji türleri ile yeterince ilgilenilmemektedir. Özellikle, güneş ve rüzgâr enerjisinin kullanımı, Türkiye'nin enerji bütçesine ciddi katkılar sağlayacaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından doğru ve sağlıklı bir biçimde yararlanılması için gereken strateji, plan ve politikaların önemi giderek artmakta ve önemli boyutlara ulaşmaktadır. Bu çalışmada önce rüzgar enerjisinin tarihsel gelişimine değinilmiş, rüzgar enerjisinin Dünya'da ve Ülkemizdeki yeri ele alınmıştır. Bayburt bölgesi rüzgar enerji potansiyeli hesaplanırken Bayburt İli Aydıntepe İlçesinde kurulmuş olan rüzgar ölçüm istasyonunda kaydedilen son bir yıllık ortalama rüzgar verileri kullanılarak dokuz farklı türbin için enerji üretimleri hesaplanmış olup, sahanın ve bölgenin potansiyel gücü saptanmıştır. Bölgede elde edilebilecek en yüksek özgül enerji miktarının, rüzgar esme yönü ve rüzgar esme frekansına bağlı olarak güney (1250 kWh/m2/yıl) ve güney-güneydoğu (yaklaşık 800 kWh/m2/yıl) doğrultusunda elde edilebileceği belirlenmiştir.
Hayvancılık işletmelerinde kullanılan su ısıtma sistemlerinin enerji tüketimlerinin güneş enerjisinden karşılanma potansiyeli
Hayvansal üretim yapılırken verimli ve kaliteli ürün yetiştirmek ana amaçlardan biri olmakla birlikte bir taraftan da girdi maliyetlerini olabildiğince minimize etmek gerekmektedir. Önemli olan girdi maliyetlerinden birisi de enerjidir. Enerjinin yoğun olarak kullanıldığı hayvansal üretim alanı ise süt hayvancılığıdır. Bu çalışmada hayvancılık işletmeciliğinin yapıldığı çiftliklerdeki süt sağım sistemlerinde sıcak su ile yapılan işlemlerin enerji sarfiyatını yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi ile karşılayabilmek adına güneş kolektörlerinden faydalanarak sistemin kurulmadan önce ve sonrasındaki ölçümler ve hesaplamalar sonucu elde edilen parametrelerle sistemin kazanımları tespit edilmiştir. Çalışmalarımız Süleymanpaşa, Tekirdağ'da bulunan bir süt sığırcılığı işletmesinde sürdürülmüştür. Araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekildedir: Sistem bağlanmadan önceki 17,625 kWh/gün olan ortalama günlük elektrik enerjisi tüketimi kolektör sistemi devreye alınarak 13,329 kWh/gün'e düşmüştür. Her iki dönem arasında yapılan tasarruf oranı %24,374 olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada elde edilen sonuçların paylaşımıyla oldukça sınırlı düzeyde kullanımı olan güneş kolektörlerinin kullanımının yaygınlaşması sağlanacaktır.
Mikroalgal biyoyakıt araştırmaları için laboratuvar ölçekli fotobioreaktör otomasyonu
Bir fotobiyoreaktörün çalışması manuel olarak oldukça zordur. Fotobiyoreaktörün verimli çalışması, sistemden sık veri toplama yoluyla, mümkün olan büyüme koşullarının yakın kontrolünü gerektirir. Manuel örnek toplama ve analizleri hem zahmetli hem de nispeten pahalıdır. Fotobiyoreaktörün verimli çalışması için yapılan bu çalışmada; entegre bir gerçek zamanlı biyoreaktör izleme ve kontrol sisteminin geliştirilmesi, besin maddesi eklenmesi, biyokütle hasat zamanı, ışık, CO2 besleme döngüleri ve sıcaklık ile ilgili kararlar alınması, yosun oluşumu sırasında ekonomik kayıpların önlenmesi gerçekleştirilmiştir. Tüm bunlar uygulanırken Solidworks 2018, Simplify3D, Proteus 8.5 programları aktif olarak kullanılmıştır. Montaj parçalarını elde etmek için ise Prusa i3 isimli üç boyutlu yazıcı kullanımı gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda yapımı gerçekleştirilen otomatik yetiştirme sistemi ile örnek alma, hasat ve besin ilavesi sırasında mikrobiyal kontaminasyonun minimuma indirildiği gösterilmiştir.
Örtü altı sebze yetiştiriciliğinde led aydınlatmasistemlerinin bitki gelişimine ve verimineetkisinin belirlenmesi
Bu araştırmada, güneşlenme süresinin az olduğu bölgelerde ve metro gibi kapalı alanlarda LED aydınlatma sistemleri kullanılarak, örtü altında yetiştirilen yeşil aksamlı bitkilerin gelişmesi üzerine olan etkisi, yetiştirilen ürünün kalite parametreleri ve verime olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Yonca üretiminde enerji kullanım etkinliğinin belirlenmesi: Tekirdağ ili örneği
Bu çalışmada, Tekirdağ ilinde yonca üretiminde uygulanan farklı hasat sistemlerinde kullanılan enerji girdileri incelenmiştir. Yonca üretiminde kullanılan dolaylı ve doğrudan enerji girdileri, üreticilerle yapılan anket çalışmaları ile belirlenmiştir. Yonca hasadında altı farklı (H1, H2, H3, H4, H5 ve H6) kuru ot hasat sistemi ve silaj yapımında (H7, H8, H9, H10 ve H11) beş farklı hasat sistemi incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı; yonca üretiminde kuru ot ve silaj yapımındaki harcanan temel enerji girdileri açısından analiz edebilmektir. Doğrudan enerji girdisi en yüksek kuru ot üretim sisteminde, dolaylı enerji girdisi ise en yüksek silaj üretim sisteminde hesaplanmıştır. Toplam enerji girdisi en yüksek balya silajı üretiminde 20787.19 MJ/ha, kuru ot üretim sisteminde ise silindirik balya kullanılan sistemde 19454.57 MJ/ha hesaplanmıştır. En yüksek enerji verimliliği (20.07), özgül enerji (2.26 MJ/kg) ve en düşük net enerji üretimi (396443.81 MJ/ha) ile balya silaj üretim sisteminde saptanmıştır. Enerji üretkenliği ise en yüksek 0.53 kg/MJ ile kuru ot (D) sisteminde ve yığın silaj üretim sistemlerinde hesaplanmıştır.
Tekirdağ koşullarında Kapya biberin (Capsicum annum Cv. Kapija) su kullanım özelliklerinin belirlenmesi
Tekirdağ koşullarında farklı damla sulama uygulamaları altında kapya biberinin su kullanımına, verim ve gelişme parametrelerine etkilerinin incelendiği çalışma, 2016 ve 2017 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada, 3 gün sulama aralığında A sınıfı buharlaşma kabından ölçülen buharlaşma değerlerinin % 50, 75, 100 ve 125'inin uygulandığı dört farklı sulama suyu uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk yılında tüm deneme konularına 33 kez sulama uygulaması ile birlikte 344,4 ile 860,9 mm arasında, denemenin ikinci yılında ise 34 kez sulama uygulaması ile birlikte 309,7 ile 749,4 mm sulama suyu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, deneme konularında bitki büyüme mevsimi boyunca ölçülen bitki su tüketimi değerleri 2016 yılında 478,9 ile 968,7 mm, 2017 yılında ise 470,2 ile 889,6 mm arasında uygulanan sulama suyu miktarlarına bağlı olarak değişmiştir.
Kağıt ve karton fabrikası atık su arıtma tesisinin enerji analizi
Su, kağıt ve karton üretiminde kullanılan en önemli hammaddelerden biridir. Bu yüzden kağıt ve karton üretimi her zaman yüksek miktarda su kullanılması gereken bir prosestir. Kullanılan su ise işlemler sırasında kirlenmektedir. Bu nedenle de kağıt ve karton üretimi süresince kullanılan suyun arıtılması gerekmektedir. Bu çalışma; çeşitli gramajlarda kuşeli ve kuşesiz karton üretimi yapan bir tesise ait 4020 m³/gün kurulu kapasite ile 24 saat çalışan bir atık su arıtma tesisi verilerine dayanılarak tesisin enerji tüketimlerinin karşılaştırılması ve yorumlanması amacı ile yapılmıştır. Atık su arıtma tesisi fiziksel ve biyolojik arıtma ünitelerinden oluşmakta olup, aktif çamur sistemi, 4000 kg BOI/gün, 4020 m³/gün hidrolik yükü kaldırabilecek kapasitededir. Bu çalışmada, arıtma işlemi sırasında tüketilen enerji; elektrik, mekanik, iş gücü ve kimyasal enerji olarak kWh/m³ cinsinden hesaplanmıştır. Gerekli olan ilk veriler saha izleme yoluyla toplanmış ve tesis operatörleri ile yapılan görüşmelerle ve araştırma dönemine ait kayıtlı verilerle (giren-çıkan atık su değerleri, laboratuvar analizleri, sarf malzemesi ve kimyasal tüketimleri) desteklenmiştir. Saha izleme, 2017- 2018 döneminde 6 ay boyunca yapılmıştır. Sonuç olarak enerji; elektrik, mekanik, iş gücü ve kimyasal enerji olarak ayrı ayrı saptanmıştır. Toplam harcanan enerji 1,9587 kWh/m³ olarak bulunmuştur. Enerji çeşitleri arasında ise elektrik enerjisinin %80,60' lık, kimyasal enerjinin ise %18,05' lik bir paya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tahıl depolamasında modern açık yığın depolamaünitesi (MAYDÜ) kullanımı
ÖZET Yüksek Lisans Tezi Tahıl Depolamasında Modern Açık Yığın Depolama Ünitesi (MAYDÜ) Kullanımı Ayşen KÖKTAŞ KESKİN Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyosistem Mühendisliği Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Can Burak ŞİŞMAN Günümüzde artan nüfusun beslenme ihtiyacı üretimin arttırılması ve birim alandan daha fazla ürün elde edilmesi ile karşılanabilir. Ancak verimin ve üretimin arttırılmasının yanında elde edilen ürünlerin uygun şekilde değerlendirilmesi ve tüketime sunuluncaya kadar depolanması da en az üretim kadar önemli bir konudur. Depolamadaki amaç, ürünün özelliklerini ve tazeliğini tüketilinceye kadar korumaktır. Ancak uygun koşullar sağlanmadan yapılan depolamalar büyük kantitatif ve kalitatif kayıplara neden olmaktadır. Bu kayıpların azaltılması uygun depolama koşullarının sağlanması ve depo yönetimiyle mümkündür. Bu çalışmada Toprak Mahsulleri Ofisi Hayrabolu Şube Müdürlüğü Bölgesinde önemli bir üretim payına sahip olan buğdayın depolanmasında MAYDÜ kullanımının depolama koşulları ve ürün kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Buğday, Nem Göçü, Depolama Koşulları, Hayrabolu TMO 2019, 48 sayfa
Sulu tarım alanlarında bitki deseni ve sulama uygulamalarının izlenmesinde insansız hava araçlarının kullanım olanaklarının araştırılması
Hayatımıza girdiğinden bu yana İnsansız Hava Araçları (İHA) tarım, orman, endüstri ve madencilik gibi birçok alanda kullanılmaktadır. İHA'ların diğer Uzaktan Algılama teknolojilerine göre sahip oldukları, düşük masraflı, yüksek çözünürlüklü, tekrar görüntüleme aralığı vb. özellikleri nedeniyle tarımsal alanlarda kullanımları hızla artmaktadır. Bu çalışma ile İHA'ların sulama şebekelerinde bitkisel üretiminin izlenmesinde kullanım olanakları araştırılmıştır. Çalışma sırasında görüntüleme işleminde 6 kanatlı bir İHA ve üzerine monte edilmiş multispektral ve termal kameralar kullanılmıştır. Çalışmada ilk olarak, multispektral görüntüler kullanılarak Temrezli sulama şebekesine ait bitki deseni ortaya konmuştur. Bitki deseni, % 47 buğday % 36,6 ayçiçeği, % 6,9 çeltik, % 3,7 yem bitkisi, % 1,5 mısır ve % 0,3 sebze-karpuz olarak saptanmıştır. Sulanan parsellerin ve sızma kayıplarının belirlenmesi amacıyla multispektral ve termal kameraların kullanım olanaklarının incelemesi sonucunda her iki kameranın da kullanım olanakları olsa da termal kamera görüntülerin daha etkin sonuçlar verdiği saptanmıştır. Yapılan çalışmada sulanan parsellerde sulama ile çıplak toprak ve bitki yüzey sıcaklık değerlerinde bitkiye göre değişmekle birlikte en az 6-7 oC'lik sıcaklık düşmelerinin ölçüldüğü görülmüştür. Çalışma sonunda, yüksek çözünürlüğe sahip İHA görüntülerinin sulama yapılan parsellerin ve kanal sızma kayıplarının belirlenmesinde etkin rol alabileceği saptanmıştır.
İnternet tabanlı coğrafi bilgi sistemi (CBS) yazılımları ile tarımsal veritabanı yönetimi: Sakarya ili örneği
Coğrafi Bilgi Sistemlerinin (CBS) kullanım alanları giderek artmakta ve farklı meslek disiplinleri, kullanıcı grupları (kişisel, kurumsal, vb.) tarafından da yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Toplanan verilerin dahili bir sistem içerisindeki bilgisayarlarda kalması yerine, internet erişiminin CBS ile birleştirilerek, istenen verinin internet aracılığıyla kullanıcılara aktarılması ve paylaşımı sağlanabilmektedir. Bu çalışma; coğrafi bilgi sistemi yazılımında üretilecek verilerin, internet tabanlı CBS yazılımı ile tek bir sistem altında toplayarak, kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda internet üzerinden sunulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma için tarım ve tarımsal faaliyetlerin temelini oluşturan arazi ve su kaynakları verilerinin oluşturulması ve sunulması hedeflenmiştir. Verilerin üretiminde "Netcad GIS", internet üzerindeki sunumları için "CommunityWalk" yazılımları kullanılmıştır. Arazi verilerini oluşturmak amacıyla, Netcad GIS yazılımında sayısallaştırması yapılan 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritalar ile Ikonos uydu görüntüleri altlık olarak kullanılarak, Sakarya il sınırları içerisinde bulunan tarım arazileri (mutlak, marjinal, dikili ve özel ürün), yerleşim alanları, orman, mera, göl, kumluk ve bataklık gibi genel coğrafi alanların sayısal alan verileri ile haritaları, il, ilçe ve mahalle düzeyinde üretilmiştir. Yapılan bu çalışma sonucunda, ilin toplam yüzölçümü 479.2 km2 olarak bulunmuştur. İl yüzölçümünün, %36,58'si orman, %10,27'si yerleşim ,%1,12'si göl, %1,35'si kumluk, %0,04'ü bataklık alan, %1,21'i meradır. Toplam tarım alanı 2368578686,50 m2 olup, il yüzölçümün %49,43'ünü oluşturmaktadır. Bu alanların %30,54'ü mutlak tarım alanı, %44,51'i dikili tarım alanı ,%24,27'si marjinal tarım alanı ve %0,67'si özel ürün arazisidir. Üretilen bu verilerin CORINE arazi örtüsü ile karşılaştırması yapılarak, her iki çalışma verilerinin birbirine yakın olduğu görülmüştür. Ikonos uydu görüntüleri ile yapılan çalışma verilerinin hassasiyet ve doğruluk payının yüksek olduğu ve arazi kullanım alanlarının tespitine yönelik yapılacak olan çalışmalarda yersel ayrım gücü oldukça yüksek olan Ikonos gibi uyduların kullanımın önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışma için örnek olarak seçilen Selahiye Mahallesindeki parsellerin nitelik, alan, eğim, yükseklik, arazi sınıfı, arazi kullanımı, büyük toprak grubu bilgilerini içeren parsel bazlı veri tabanı oluşturulmuştur. Su kaynakları ve su yapılarına ait veriler DSİ Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarından temin edilmiştir. Yapılan tüm çalışmalar sonucunda elde edilen veriler, internet tabanlı bir CBS yazılımı olan CommunityWalk üzerindeki haritalarda gösterilmiştir. Haritalarda bulunan açıklayıcı bilgilerin yanı sıra arazi fotoğraflarının da eklenmesiyle, sistem görsel olarak desteklenmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde elde edilen verilerin tek bir sistem üzerinde toplanarak erişime açık hale getirilmesiyle etkin bir veri tabanı yönetimi sağlanmıştır. Kullanıcılar talep ettikleri verilere sistemde oluşturulmuş internet (Web) linkleri üzerinden, herhangi bir CBS yazılımına ihtiyaç duymadan, sadece internet bağlantısı ile hızlı ve kolay ulaşabilmektedirler. Sistemdeki verilerin güncellenmesi mümkün olup, tüm bu işlemler için herhangi bir ücret ödenmesi gerekmemektedir.
Palmiye budama atıklarının gazlaştırılması
Gazlaştırma, karbon içeren biyokütle gibi katıların yüksek sıcaklıkta bozunması ile yanabilir gaz elde etme işlemidir. Bu tez çalışmasında pelet haline getirilmiş palmiye budama atığının gazlaştırma işlemi Biyosistem Mühendisliği Bölümünde imal edilmiş laboratuvar tipi sabit yataklı aşağı akışlı gazlaştırma ünitesinde gerçekleştirilmiştir. Gazlaştırma işleminin enerji ve ekserji analizleri yapılmıştır. Enerji ve ekserji analizleri, sistemlerin verimliliğinin tespit edilmesinde kullanılan analizlerdir. Vakum pompası 25 Hz ve 35 Hz frekanslarda çalıştırılarak iki ayrı kademede denemeler gerçekleştirilmiştir. Hava fazlalık katsayısı değerleri ER=0,44 (25 Hz) ve ER=0,53 (35 Hz) olarak bulunmuştur. Gazlaştırma işlemi süresince kor bölgesindeki sıcaklık değerlerinin 800-900°C arasında değişimi gözlemlenmiştir. Gazlaştırma sonucu elde edilen sentez gazın alt ısıl değeri (LHV) sırasıyla 4,09 MJ/Nm3 (ER=0,44) ve 3,76 MJ/Nm3 (ER=0,53) olarak bulunmuştur. Biyokütle besleme oranları (FCR) sırasıyla 3,89 kg/h ve 4,27 kg/h ve gaz çıkış oranları (AFR) 7,61 m3/h ve 10,23 m3/h olarak hesaplanmıştır. Palmiye budama atığı peletinin 25 Hz ve 35 Hz kademesinde enerji verimliliği sırasıyla %47,6 ve %52,8, ekserji verimliliği ise sırasıyla %43,7 ve %48,1 olarak hesaplanmıştır. Gazlaştırma işleminde kayıp ekserji (irreversibility) değerleri 11,72 kW (25 Hz) ve 11,84 kW (35 Hz) olarak bulunmuştur.
Rüzgar enerji santralleri için uygun alanların coğrafi bilgi sistemi (CBS) ile belirlenmesi: Tekirdağ ili örneği
RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİ İÇİN UYGUN ALANLARIN COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ (CBS) İLE BELİRLENMESİ: TEKİRDAĞ İLİ ÖRNEĞİ Son zamanlarda nüfusun artışı ile doğru orantılı olarak artış gösteren enerji kullanımı insanları rezervleri tükenen, yenilenemeyen enerji kaynaklarından sınırsız ve kısmen daha temiz olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendirmiştir. Bu yönlendirmeler sonucunda yine teknolojide yaşanan gelişmeler sonucunda ortaya çıkan Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama ile yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılabileceği yerlerin tespiti daha fazla kolaylaşarak, bu teknolojiler sayesinde kurulacak olan santrallerinin yerlerinin tespiti belli başlı veriler ile gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgâr enerjisi üzerinde durularak, meteorolojiden elde edilen bir yıllık iklim verileri, DEM (yükseklik - eğim haritaları) ve enerji nakil hatlarını gösteren haritalar ile Tekirdağ İli üzerinde kurulabilecek olan Rüzgâr enerji santrallerinin yer tespiti yapılmıştır. Alan tespiti verilerin girilmesi ve koordinat çakıştırmaları ile açık kaynak kodlu QGIS yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Anahtar Kelimeler; Rüzgar enerji santrali, Yenilenebilir enerji kaynakları, Coğrafi bilgi sistemleri, Rüzgâr enerjisi, Açık Kaynak Kodlu QGIS Yazılımı.
Fotovoltaik tasarımların teknik, ekonomik ve çevresel açılardan analizi: Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Üzüm Suyu İşleme Tesis Çatısı örneği
Çevreye verdiği zararlar ve tükenir olmalarından dolayı fosil enerji kaynaklarının tüketimi yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması için kapsamlı bir şekilde eyleme geçilmesi gerekmektedir. Özellikle tarımsal üretim yapan tesislerde enerji yük talebinin fazla olması, atıl durumda kalan çatı alanları için FV panellerle elektrik üretimi için iyi bir seçenektir. Bu çalışmada; Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Üzüm Ürünleri İşleme Tesisi çatı alanı için teorik, saha ve teknik güneş enerji potansiyeli belirlenmiş, yıllık elektrik tüketim veri seti oluşturularak FV panel kullanımı ile üretilebilecek elektrik enerjisi ve azaltılacak karbon emisyonu miktarları 2 farklı yazılım (PVsyst ve RETScreen) ve 6 farklı tasarım ile simüle edilmiştir. Tesisin elektrik talebinin FV modüllerle karşılanabilirliği değerlendirilmiştir. Tesiste, üzüm suyunun üretildiği Eylül, Ekim ve Kasım aylarında tüketilen enerji miktarı aylık ortalama 4059,822 kWh olarak bulunmuş, 1 litre üzüm suyu üretimi için özgül enerji tüketimi (SET) değeri 0,61 kWh olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak, panel açısı 20⁰, azimut açısının 0⁰ kabul edildiğinde, teknik güneş enerjisi potansiyeli yıllık 1543 kWh/m2 bulunmuştur. Tek kristal silisyum (mono-si), çoklu kristal silisyum (poly-si) ve amorf silisyum (a-si) sistem tasarımları için sırasıyla performans oranları; %85,15-%84,39-%80,40 olarak, yıllık elektrik üretimi değerleri ise 1219-1280-1291 kWh/kWp/yıl olarak hesaplanmıştır. Yıllık 23,1 MWh elektrik üretiminin gerçekleşmesi durumunda (mono-si) 10,9 tCO2/yıl; 22,4 MWh elektrik üretimi ile (poly-si) 10,5 tCO2/yıl; 10,3 MWh elektrik üretimi ile (a-si) ise 4,9 tCO2/yıl sera gazı azaltımı sağlanabileceği görülmüştür. Özellikle üzüm suyu üretimi yapılan dönemlerde tesisin elektrik ihtiyacının bir bölümünün çatısına kurulacak FV modüllerle karşılanabileceği görülmüştür. İnce film amorf silisyum panel tipinin kullanıldığı sistem tasarımlarının kWp başına maliyeti düşük olmasına rağmen uygulama yapılan tesisin çatı alanının kısıtlı olması nedeniyle uygun olmadığı görülmüştür. Tek kristal silisyum ve çoklu kristal silisyum yapıdaki FV sistem tasarımları mali ve verim açısından yaklaşık çıktılar sunmuştur. Anahtar kelimeler: PVsyst, RETScreen, fotovoltaik sistem tasarımı, enerji fizibilitesi, sera gazı emisyonu
Farklı tekstüre sahip topraklarda yüzeydeki su derinliğinin infiltrasyon hızına etkilerinin araştırılması
ÖZET Yüksek Lisans Tezi FARKLI TEKSTÜRE SAHİP TOPRAKLARDA YÜZEYDEKİ SU DERİNLİĞİNİN İNFİLTRASYON HIZINA ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI Ahmet ERGÜN Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyosistem Mühendisliği Anabilimdalı Danışman: Prof. Dr. Lokman DELİBAŞ Farklı tekstüre sahip topraklarda yüzeydeki su derinliğinin infiltrasyon hızına etkilerinin araştırıldığı çalışma 2019 yılı Tekirdağ ili Ergene ilçesi koşullarında yürütülmüştür. Araştırmada beş farklı toprak tekstürüne sahip arazilerde değişken seviyeli çift silindirli infiltrometre ile 20 cm, 15 cm ve 10 cm su derinliğinde infiltrasyon hızı ölçülmüştür. Ölçümler 20 cm su derinliğinden 15 cm su derinliğine, 15 cm su derinliğinden 10 cm su derinliğine ve 10 cm su derinliğinden 5 cm su derinliğine düştüğünde su tamamlaması yapılarak başlangıçtaki su derinliğine yükseltilmiştir. Başlangıçtaki su derinliğinden itibaren farklı zaman aralıklarındaki su derinliği ve geçen süre not edilerek çizelgeler oluşturulmuştur. Excelde üs regresyon türü seçilerek, çizelgelerdeki toplam dakika ve toplam infiltre olan su ölçümü verileri kullanılmıştır. Z = k.ta eşitliğine uygun olarak grafik eğrileri oluşturulmuş, toplam infiltrasyon ve infiltrasyon hızı denklemleri bulunmuştur. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre yapılan infiltrasyon ölçümleri sınırlı sayıda olsada, toprak tekstürü ile özellikle kum oranı ile infiltrasyon eşitliğindeki parametreler arasında yüksek bir korelasyon tespit edilmiştir. Yapılan çalışmada toprak tekstürü ve su derinliğinin infiltrasyona etkileri, kumlu toprakların killi topraklara göre infiltrasyon hızının fazla olduğu, su derinliği yükseldikçe ise infiltrasyon hızının arttığı gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: İnfiltrasyon, İnfiltrasyon hızı, İnfiltrometre, Toprak tekstürü
Türkiye' de robotik sağım sistemi ile çalışan işletmelerin sürü yönetim performans değerlerinin belirlenmesi
Robotik süt sağım sistemlerinin kullanımı, işgücünü azaltmak, hayvan refahını artırmak ve süt sığırcılığı yapan çiftçilerin yaşam kalitesini iyileştirmek amacıyla giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avustralya'da daha yaygın olarak kullanılan 35.000'in üzerinde süt sağım robotu bugün dünyanın birçok yerinde kullanılmaktadır. Ülkemize sağım robotları, dünyadaki keşfinden neredeyse yirmi yıl sonra girmiş ve çalışan ilk robotik çiftliklerimiz henüz beş yılını doldurmuştur. Türkiye'de robotik sağım sistemlerinin kullanılması, kesinlikle birkaç yıl içinde süt sığırcılığı işletmelerinin en önemli teknolojik gelişmesi olacaktır. Bu nedenle, çalışmada robotik sağım performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu tez aynı zamanda işletmlerin robot ve sağım performansı konusundaki uygulama farklılıklarını da ortaya çıkarmıştır. Çalışmada elde edilen veriler Türkiye'deki 32 çiftlikte bulunan toplam 84 süt sağım robotuna aittir. Sonuçlar şu şekilde özetlenebilir; süt verimi (29,2 kg/inek), robot başına üretilen toplam süt verimi (1496 kg/robot, gün), robot başına sağılan inek sayısı (51 inek/robot, gün), sağım sayısı (2,7 sağım/robot, gün), ret inekleri (1,9 inek/robot, gün), sağımı başarısız inekler (4,3 inek/robot, gün), ayrılan süt (29,4 kg/robot, gün), konsantre yem miktarı (189,6 kg/robot, gün) ve süt üretimi başına konsantre yem tüketimi (0,18 kg/kg) (Bu çalışmada bulunan sonuçlar robotik sağım performansı ile ilgili yapılan önceki çalışma sonuçlarına benzerdir).
İstanbul ili Anadolu yakasındaki soğuk hava depo işletmelerinin mevcut durumu ve yapısal özelliklerinin incelenmesi
Bu araştırma İstanbul İli Anadolu Yakasında yer alan soğuk hava depo işletmelerinin mevcut durumlarının tespit edilmesi ve yapısal özelliklerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma bölgede ilk yapılacak olması nedeniyle önem taşımaktadır. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre İstanbul İli Anadolu Yakasında beş ilçede aktif durumda olan ve araştırma için izin verilen 12 adet soğuk hava deposu araştırma materyali olarak seçilmiştir. Bu işletmelerin kapasiteleri incelendiğinde 100 ton ile 5000 ton arasında değişiklik gösterdiği kayıt altına alınmıştır. Çoğunlukla hayvansal kökenli gıda maddelerinin depolandığı tespit edilmiştir. İşletmelerin proje yerinin seçim niteliğine bakıldığında; %58'inin ulaşıma yakın olmasından dolayı tercih edilmiştir. İşletmelerde kullanılan soğutma sistemlere bakıldığında, %75'lik oranla büyük çoğunluğunun amonyak gazlı soğutma sistemini tercih ettiği belirlenmiştir. Soğuk hava depolarında konvansiyonel betonarme taşıyıcı sistemin kullanımı %66,2 oranla birinci sırada gelmektedir. İşletmelerin %59'unda duvar yapı malzemesi olarak PU panel ve briket birlikte kullanılırken, %83,4'ünde duvar yalıtım malzemesi olarak sandviç panel, %50'sinde çatı örtü malzemesi olarak EPS ve PU köpük ve %50'sinde taban yalıtım malzemesi olarak EPS ilk sırada gelmiştir. TS 9048 standardına göre yaptığımız değerlendirme sonucunda; insan sağlığı ile ilgili herhangi bir olumsuz depolama yapan işletme ile karşılaşılmamıştır.
Yağmurlama sulama yöntemi ile sulanan serin ve sıcak iklim çimlerinin su tüketimleri ve sulama zamanlarının belirlenmesi
Bu çalışma, Trakya koşullarında yağmurlama sulama yöntemiyle sulanan serin (%30 Lolium perenne, %25 Festuca rubra rubra, %35 Festuca arundinacea ve %10 Poa pratensis) ve sıcak iklim çim türlerinde (Cynodon spp.), su tüketimi ve sulama zamanı belirlenmesi amacıyla, Tekirdağ-İstanbul il sınırında Gümüşyaka köyünde yer alan Silivri belediyesine ait Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi (TÜRAM) deneme alanında, 2018 yılı yaz döneminde yürütülmüştür. Araştırmada, çim türleri için üç farklı sulama düzeyi, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak denenmiştir. Araştırmada uygulanan sulama konuları; etkili kök derinliğinde kullanılabilir su tutma kapasitesinin yaklaşık %30'u, %50'si ve %70'i tüketildiğinde sulamalara başlanması ve eksik nemin tarla kapasitesine tamamlanması şeklinde oluşturulmuştur. Deneme sonuçlarına göre, serin iklim çim türlerinde farklı sulama konularına uygulanan sulama suyu miktarları 523,5 mm – 275,3 mm; toplam bitki su tüketimi değerleri 754,8 mm – 521,9 mm; günlük bitki su tüketimi değerleri ise; 5,2 mm/gün – 3,7 mm/gün arasında, sıcak iklim çiminde ise aynı değerler 423,8 mm – 186,2 mm; 590,1 mm – 521,5 mm; 4,1 mm/gün – 3,6 mm/gün arasında değişmiştir. Çalışmada, vejetasyon yüksekliği, kalite, yüzey kaplama, renk, yeşil ot verimi ve kuru ot ağırlığı parametreleri ile ilgili ölçüm ve gözlemler yapılmıştır. Sonuç olarak, iki farklı çim türünde farklı sulama düzeylerinin, gelişim ve kalite unsurlarını istatistiksel açıdan önemli düzeyde etkilediği belirlenmiştir. Yöre koşullarında sulama suyu miktarı, kalite unsurları, sulama suyu kullanım randımanı ve sulama randımanı birlikte değerlendirildiğinde, serin iklim çimlerinde kullanılabilir su tutma kapasitesinin %50'si tüketildiğinde, sıcak iklim çiminde ise kullanılabilir su tutma kapasitesinin %70'i tüketildiğinde sulamaya başlanması önerilmiştir. Deneme konularına göre hesaplanan bitki su stres indeksi (CWSI) değerlerinin ortalaması, serin iklim çimlerinde 0,19-0,45 sıcak iklim çiminde ise 0,19-0,32 arasında değişmiş, sulama öncesindeki ortalama CWSI değerleri ise önerilen C1S50 konusunda 0,52, C2S70 konusunda 0,65 olarak bulunmuştur. Önerilen konular kıyaslandığında, sıcak iklim çiminin serin iklim çimlerine göre %63 daha az sulama suyu talep ettiği ve %28 daha az su tükettiği belirlenmiştir. Yöre koşulları için, en uygun bitki su tüketimi tahmin eşitliğinin ise serin iklim çimlerinde Penman yönteminin FAO modifikasyonu (P-FAO), sıcak iklim çimi için de Penman-Monteith yöntemi (P-M) olduğu saptanmış ve bu yöntemlere ilişkin bitki katsayısı eğrileri oluşturulmuştur.
Gübre serpme makinesi imalatında zaman ve enerji analizi
Ulusal gelirimizin önemli bir bölümünü oluşturan tarım sektöründeki gelişmelerle birlikte, ekili alanlardaki verimi artırarak, hızla artan nüfusumuzun yeterli ve dengeli beslenebilmesini sağlamak gerekmektedir. Bu araştırmada, gübreleme işlemini en iyi şekilde yerine getirebilen Gübre Serpme Makinelerinin üretiminde kullanılan makineler ve bu makinelerde imal edilen parçalar incelenmiştir. Parçaların işlem aşamalarında harcanan süreler kronometre ile belirlenmiş ve makine tarafından kullanılan akım değeri ampermetre ile ölçülmüştür. Akım değerleri güç formülleri kullanılarak hesaplanmıştır. İmalatta harcanan süre ve enerji değerleri; torna makineleri için min. 40 sn. süre ve 0,114 kWh. enerji ile max. 500 sn. süre ve 2,555 kWh. enerji, CNC freze'de min. 30 sn. süre ve 0,160 kWh. enerji ile max. 35 sn. ve 0,426 kWh. enerji, matkap makinesinde min. 15 sn. ve 0,011 kWh. enerji ile max. 40 sn. süre ve 0,046 kWh. enerji, şerit testere makinesinde min. 10 sn. süre ve 0,010 kWh. enerji ile max. 65 sn. süre ve 0,186 kWh. enerji, abkant pres'te min. 4 sn. süre ve 0,017 kWh. enerji ile max. 18 sn. süre ve 0,244 kWh. enerji, giyotin makas makinesinde min. 1 sn. ve 0,002 kWh. enerji ile max. 9 sn. süre ve 0,068 kWh. enerji, lazer kesim makinesinde min. 25 sn. süre ve 0,038 kWh. enerji ile max. 480 sn. süre ve 3,872 kWh. enerji, kaynak makinesinde ise min. 25 sn. süre ve 0,101 kWh. enerji ile max. 3500 sn. ve 12,638 kWh. enerji harcanmıştır. İmalatı yapılan tüm parçaların toplam işlem süresi 14496 sn. ve harcanan toplam enerji 62,421 kWh. olarak bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Gübre serpme makinesi, üretim yöntemleri, imalat, zaman, enerji 2019, 66 sayfa
Traktör satın alım ve kiralayarak kullanımının ekonomik analizi
Bu çalışmada, Trakya bölgesinde traktör satın alım ve kiralayarak kullanımı ile ilgili değerlendirmeler yapılarak traktör kullanımının ekonomik olup olmadığı belirlenmeye ve traktör sahipleri ile bu konu üzerinde çalışan kişilerin faydalanabilecekleri bazı verilere ulaşılmaya ve paylaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada; incelenen tarımsal işletmelerin üretim alanı, ürün deseni, aktif işgücü varlığı, mevcut traktörlerin markaları, model çeşidi, çalışma süreleri, güç grupları, traktör masrafları, çiftçilerin kullandıkları traktörlerle ilgili değerlendirmeleri, alım kararı ve önerileri saptanmıştır. Ayrıca traktör satın alım veya işin kira karşılığında yaptırılmasından hangisinin daha ekonomik olduğuna karar verebilmek, tarımsal işletmelerdeki üretim alanı büyüklüğü ile traktör güçleri ve sayıları, traktörün yıllık kullanım süresi arasındaki ilişkileri saptamak amacıyla elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Traktörlerin en yoğun olarak kullanıldığı aylar belirlenmiş ve bu aylarda birden fazla işletmenin traktörü ortak kullanıp kullanamayacakları tespit edilmiştir. Traktörün bitkisel üretimde kullanımında aylar itibariyle 1. ve 2.grup işletmelerde çok önemli değişiklik bulunmadığı, oluşan küçük farkların ise ürün desenindeki farklılıklardan kaynaklandığı düşünülmüştür. Traktöre sahip olunması ile traktörün kiralanması için yapılan masraflar bakımından değerlendirildiğinde 2.grup tarımsal işletmelerde traktöre sahip olmanın daha avantajlı olduğu belirtilmiştir. Belirlenilen kriterlere ve anket sonuçlarına göre 1.grup tarımsal işletmelerde traktör kiralayarak kullanımının daha ekonomik 2.grup işletmelerde ise satın alımın yapılması ve tek kişi kullanımının daha ekonomik olduğu sonucuna varılmıştır.
Optik ve radar uydu görüntüleri kullanılarak zeytinin farklı fenolojik dönemlerindeki özelliklerinin araştırılması
Optik uydu görüntüleri, uzaktan algılama ile üretim alanlarının tespit edilmesinde ve bitki gelişim dönemlerinin incelenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak kritik fenolojik dönemlerde, bulutluluk, sis, yağış gibi iklimsel olumsuzluklar nedeniyle optik uydulardan görüntü elde edilememesi, üretim alanı tespitleri ile ürün gelişim dönemlerinin izlenmesi çalışmalarını aksatmaktadır. Optik uydu görüntülerinin temin edilemediği durumlarda radar uydu verilerinin kullanılması alternatif bir uygulama olarak ortaya çıkmaktadır. Proje konusu, optik ve radar uydu verileri kullanılarak zeytinin farklı fenolojik dönemlerindeki özelliklerinin araştırılmasıdır. Araştırmada 2017 yılında Bursa Orhangazi ve Yalova Merkez ilçelerinde materyal olarak seçilen 3 zeytin bahçesinde farklı fenolojik dönemlerdeki tarihlerde fenolojik gözlemler yapılmış, bu dönemlere ait tarihlerde yaprak su göstergeleri, klorofil içeriği ve spektral yansımalar ölçülmüş, bu ölçümler ile çok zamanlı PlanetScope, Sentinel-2 optik uydu ve Kompsat-5, Sentinel-1 radar uydu görüntülerinden elde edilen band değerleri ve indeksler arasındaki istatistiksel ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca elde edilen spektral veriler, band ve optik uydu band değerleri, fenolojik dönemlerin sınıflandırma analizinde kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, yaprak oransal su içeriği ve yaprak su noksanlığı ile radar geri saçılmaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ancak belirlilik katsayıları düşük ilişkilerin bulunduğunu (R²=0.23, p<0.001), yaprak su içeriğini belirlemede Planetscope uydu görüntülerinin Sentinel-2 uydu görüntülerine nazaran daha yüksek bir belirlilik katsayısına ulaştığı (R²=0.24), klorofil açısından Sentinel-2 görüntülerinin daha yüksek belirlilik katsayısının bulunduğu (R²=0.30), spektrometre ile elde edilen veriler kullanılarak yaprak su içeriğinin ve klorofilin yüksek doğrulukla tahmin edilebileceğini (R²=0.86, RMSE=1.17, R²=0,84 RMSE=1.33), spektral veriler ve optik band değerleriyle fenolojik dönemlerin yüksek belirlilik katsayılarıyla (Entropi R²= 0.99, RMSE=0.04) sınıflandırılabileceğini göstermektedir.
Faydalı mikroorganizma kullanılarak hazırlanan bukaşi kompostun silajlık mısır verimine etkisi
Bu araştırmada, faydalı mikroorganizma aşılanarak hazırlanan bukaşi kompostun silajlık mısır yetiştiriciliğinde kullanılarak, mısırın verim ve verime etkili özellikleri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla çalışmada üç ayrı yöntem oluşturulmuştur. Bunlar; Bukaşi kompost uygulama yöntemi (M1), Geleneksel yöntem (M2) ve kontrol yöntemi (M3) dir. Bu çalışmada M1, M2 ve M3 parsellerinden elde edilen silajlık mısır bitkilerine ait incelenen özelliklerde, üç uygulama bakımından aralarında fark olup olmadığını bulmak üzere tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Genel olarak incelendiğinde; koçan dolu ağırlığı, koçan boş ağırlığı, bitki ağırlığı, yaprak ağırlığı, sap kalınlığı, yaprak sayısı, koçan/bitki oranı ve yaprak/sap oranına ait ortalamaların üç uygulamada istatistiksel olarak önemli farklılıklar gösterdikleri görülmektedir. Koçan ağırlıkları M1' de 246 g olup, M'2 den %3.5, M3' den %34.7 daha fazla olmuştur. Sap kalınlığı M1' de 8.23 cm olup, M'2 den %6.4, M3' den %10.9 daha fazla olmuştur. Genel bitki görünümü, koçan görünümü ve incelenen tüm özellikler M1' de en iyi olurken, sadece sap ağırlığı M2 yönteminde daha fazla bulunmuştur. Bitki boyu ve koçan yüksekliği arasında yüksek korelasyon olup pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Uygulama sonrası toprak analizlerinde bukaşi uygulaması (M1) yapılan toprakların organik madde içeriği en yüksek (%2.19) olarak saptanmıştır. Silajlık kıyılan materyallerde yapılan analizlerde ise; materyalin ham protein, ham selüloz ve ham kül değerlerinde artış belirlenmiştir. Parsel verimleri açısından en yüksek değer M2 yönteminde 7011.92 kg/da, M1 'de 6402.15 kg/da, M3' de 4617.11 kg/da olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre bukaşi kompostu silajlık mısır bitkisinin verime dayalı özellikleri üzerinde pozitif etkiye neden olduğu görülmektedir.
Uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri ile yağış ve rüzgar kaynaklı toprak erozyonu modellemesi
Sadece tarımsal verimliliği azaltmakla kalmayıp aynı zamanda suyun kullanılabilirliğini de azalttığı tarımsal faaliyet alanlarında büyüyen bir sorundur toprak erozyonu. Düzenlenmiş Evrensel Toprak Kaybı Denklemi (RUSLE), erozyon tahmini ve kontrolü için küresel olarak kullanılan en popüler ampirik tabanlı bir modeldir. Uzaktan Algılama ve CBS teknikleri, gerekli veri miktarı ve daha geniş alan kapsamı nedeniyle daha büyük ölçeklerde erozyonu değerlendirdiğinden önemli araçlar haline gelmiştir. Mevcut çalışma alanı toprak erozyonu riski ile dalgalı topoğrafyaya sahip Trakya bölgesinin bir parçasıdır. Bu çalışmada Kırklareli ilindeki topraklarında yağış ve rüzgâr kaynaklı yıllık toprak kaybını UA ve CBS çerçevesinde Düzenlenmiş Evrensel Toprak Kaybı Denklemi (RUSLE) kullanarak değerlendirmeye yönelik bir girişimde bulunulmuştur. Bu tür bilgiler erozyon kontrol önlemlerinin uygulanılabilmesi için öncelikli alanların belirlenmesinde çok yardımcı olabilir. Toprak erozyon oranı, Düzenlenmiş Evrensel Toprak Kaybı Denklemi (Kırklareli koşulları için) Uzaktan Algılama ve CBS tekniklerini kullanarak bölgedeki topoğrafya, toprak dokusu, arazi kullanımı, arazi örtüsü, yağış erozyonu, mahsul yönetimi ve bunların uygulamasının bir fonksiyonu olarak belirlenmiştir. RUSLE'nin yağış erozyonu R faktörü 40,48-375,00 arasında değişmekte ve toprak erozyonu K-faktörü 0,00-0,40 arasında değişmektedir. Bölgedeki yükseltiler 10 ile 1031 m arasında değişmekte olup LS faktörü değerleri 0-17,34 arasında değişmektedir. C faktörü, CORINE 2018 yılı verilerinden yararlanılarak hesaplandı. P değeri, bölgedeki mevcut koruma modellerinden hesaplanmıştır. RUSLE kullanarak bölgede tahmin edilen yıllık toprak kaybı 10,0 ton / ha / yıl'dır.
Yerel yönetimlerde CBS kullanılarak su yönetim bilgi sisteminin oluşturulması: Tekirdağ ili örneği
Doğal kaynaklardan en önemlisi olan su, yaşamın ana unsurunu oluşturmaktadır. Bu doğrultuda su kaynaklarının etkin kullanımı hususu sadece mühendislik disiplinlerinin öznesi olmaktan çıkarak ekonomi, çevrebilim ve tüm toplum bilimlerinin de konusu haline gelmiştir. Suyu temin eden idarelerde temel öncelik, suyu kaynağından başlayarak tüketiciye kadarki süreçte temiz ve kaliteli olmasını sağlamak olarak benimsenmiştir. Suyun akıllı yönetimi, coğrafi bilgi sistemleri tabanlı su dağıtımı ve şebeke yönetimi, kayıp ve kaçakların tespiti, atık su yönetimi, abone tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin yönetimi gibi uygulamaları içermektedir. Bu çalışmanın amacı; yerel yönetimlerde içme suyu yönetimi tarif edilmeye çalışacaktır. Bu doğrultuda, pilot bölge olarak seçilen Tekirdağ ili, Çerkezköy ilçesi, İstasyon mahallesine ait yeraltı içme suyu kuyularının kullanımına ilişkin bir otomasyon sistemi oluşturulması hedeflenmiştir. Çalışma alanına ait jeoloji, plan, halihazır, alt yapı ve nüfus bilgilerinden faydalanılmıştır. Bölgeye ait 22 adet içme suyu kuyusunun öznitelik verileri belirlenmiş olup, Netcad web ve Netcad 7.6 masaüstü yazılımı yardımıyla öznitelik bilgileri doldurulmuştur. Nüfus ve su tüketim miktarlarının trend analizi metoduyla 2050 yılına kadar ki gelecek projeksiyonu yapılmış ve yeni kuyu yerleri belirlemede bu veriden yararlanılmıştır. Kuyuların öznitelik bilgilerinden de faydalanılarak tampon bölge analizi yapılmış ve üç adet yeni kuyu yerleri belirlenmiştir. Bu çalışma ile mevcut kaynakların optimum kullanımı sağlanırken geleceğe ait projeksiyonlar tanımlanarak işletmenin devamlılığı güven altına alınmaya çalışılmıştır.
Bitkiye dayalı ölçüm tekniklerinin ayçiçeği sulama zamanı planlamasında kullanım olanakları
Bu çalışmada, Tekirdağ koşullarında farklı miktarda sulama uygulamalarının ayçiçeği bitkisinin su kullanımına, verim ve gelişme parametrelerine etkileri ile sulama uygulamaları açısından bitkiye dayalı ölçüm tekniklerinin kullanılabilirliği araştırılmıştır. Araştırmada, 7 gün sulama aralığında A sınıfı buharlaşma kabından ölçülen buharlaşma değerlerinin %0, 25, 50, 75, 100 ve 125'inin uygulandığı altı farklı sulama suyu uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bitkiye dayalı ölçüm teknikleri olarak, yaprak alan indeksi, yaprak su potansiyeli, klorofil içeriği, stoma direnci, fotosentez hızı ve transpirasyon hızı ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk yılında tüm deneme konularına 7 kez sulama uygulaması ile birlikte 67,0 ile 334,8 mm arasında, denemenin ikinci yılında ise 12 kez sulama uygulaması ile birlikte 133,7 ile 668,1 mm arasında sulama suyu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, deneme konularında bitki büyüme mevsimi boyunca ölçülen bitki su tüketimi değerleri 2018 yılında 375,2 ile 655,0 mm, 2019 yılında ise 278,2 ile 801,3 mm arasında uygulanan sulama suyu miktarlarına bağlı olarak değişmiştir. Günlük bitki su tüketimi değerleri ise 2018 yılında 1,4 ile 8,6 mm/gün ve 2019 yılında 1,2 ile 11,3 mm/gün arasında değişmiştir. Deneme konularından elde edilen dane verimleri denemenin ilk yılında 272,88 kg/da ile 503,73 kg/da arasında, denemenin ikinci yılında ise 222,49 kg/da ile 518,61 kg/da arasında değişmiştir. Her iki yılda da deneme konularından elde edilen dane verimleri toprağa giren su miktarına (yağış + sulama) bağlı olarak değişmiştir. En yüksek ayçiçeği dane verimleri, açık su yüzeyi buharlaşma değerinin %125'inin uygulandığı deneme konusundan elde edilmiştir. Su kullanım randımanı (WUE) değerleri ise denemenin ilk yılında 0,68 ile 0,83 kg/m3, denemenin ikinci yılında ise 0,64 ile 0,80 kg/m3 arasında değişmiştir. Araştırma sonucunda, kısıtlı su kaynağı koşullarında A sınıfı buharlaşma kabından ölçülen buharlaşma değerlerinin %25 ve 50'sinin uygulandığı deneme konuları ön plana çıkmıştır. Bu koşullarda sulama uygulamaları için özellikle bitkinin çiçeklenme periyodunda yaprak alan indeksi değerinin 2,86-3,95 m2/m2, yaprak su potansiyel değerinin -13 ile -14 bar, klorofil içeriğinin 45-50, stoma direnci değerinin 35-70 mmol m-2 s-1, fotosentez hızı değerinin 25-30 mmol m-2 s-1 ve transpirasyon hızı değerinin 5-8 mmol H2O m-2 s-1 aralıklarında seçilmesi önerilmiştir.
Traktörlerde lastik basıncını çalışma koşullarına göre otomatik olarak değiştiren sistemin geliştirilmesi
Bu çalışmada ülkemizde üretilen traktörlerde bulunmayan, ancak yurtdışında benzerleri bulunan, patinajı belirli aralıklarda tutmak için, otomatik lastik basıncı kontrol sistemi geliştirilmiştir. Tarla faaliyetlerinde en fazla girdinin olduğu traktör kullanım aşamalarında, çalışma ile geliştirilen otomatik lastik basıncı kontrol sistemiyle, çeki etkinliğinin arttırılması, yakıt tüketiminin azaltılması ve toprakta oluşacak olumsuz trafik etkilerinin en az düzeye düşürülmesi amaçlanmıştır. Sistem, elektronik kontrol ünitesi, pnömatik kontrol ünitesi, kullanıcı ara yüzü ve merkezi kontrol ünitesi alt sistemlerinden oluşmaktadır. Bu alt sistemlerin çalışma süresince birbirileri ile uyumlu bir şekilde entegrasyonu sağlanmıştır ve geliştirilen yazılım ile tüm sistemin çalışması mümkün olmuştur. Traktörlerin farklı tarım alet ve makinaları ile tarlada çalışma şekilleri belirlenmiş ve sistem buna göre tasarlanmıştır. Traktörün laboratuar ortamında pnömatik kontrol ünitesinin testleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca saha testlerinde ilk etapta düz yolda ekipman kullanılmadan testler gerçekleştirilmiş ve ardından sonuçlar değerlendirilerek iyileştirme çalışmaları yapılmıştır. Son olarak traktöre, pulluk, diskaro ve dipkazan takılarak tarla testleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirilerek, yapılan denemelerde traktörün tarla koşullarında %15'in üzerindeki patinajlarda çalışması, kayıpların artmasına ve aşırı güç tüketimine neden olduğu belirlenmiştir. Sistem tarla modunda her bir güç tekerleğinden aldığı patinaj verilerini değerlendirerek, lastik basıncını azaltıp arttırmak suretiyle, patinajın belirlenen sınırlar içinde kalmasını sağlamıştır. Sistem üzerinde devir sensörleri, lastik basıncını kontrol eden sensörler ve pnömatik ünite ile entegre biçimde çalışarak geliştirilen bir yazılımla basınç kontrolünü sağlamıştır. Çalışma sonunda yapılan testlerde ve tarla denemelerinde pullukla yapılan sürümde ortalama %7.6; diskaro ile yapılan sürümde %6.3; dipkazan ile yapılan sürümde %5 toplamda ortalama %6.3 yakıt tasarrufu sağlandığı belirlenmiştir. Ayrıca çeki etkinliğinde ortalama %7.16 kazanç sağlandığı görülmüştür.
Özgür coğrafi bilgi sistemi (CBS) yazılımları ile sulama kooperatifleri için veritabanı oluşturulması: Kırklareli ili örneği
Çalışmada Kırklareli ilinde faaliyet göstermek üzere kurulmuş sulama birliklerinin ortak sayıları, sulama alanları, sulama durumu temin şekilleri, hizmet etikleri köyler, ekipman durumları, ekipman ihtiyaçları, çalışan sayıları, kooperatife ilişkin temel sorunlar üzerine araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler özgür CBS yazılımı olan QGIS'e aktarılarak veri haritaları oluşturulmuştur. Ayrıca CORINE projesi ile çalışma alanının arazi sınıflandırma haritaları çıkartılmıştır. Bu çalışma ile Kırklareli ilindeki sulama kooperatiflerinin mevcut durumu görülmüş ve yapılabilecek araştırmalar için veritabanı oluşturulmuştur.
Tamburlu sulama sistemleri için gübre atma tertibatı tasarımı
Tarımsal üretim bir enerji dönüşüm sistemidir. Bitkiler güneş enerjisini kimyasal enerjiye, gıda enerjisine dönüştüren organizmalardır. Yeşil bitki yapraklarında güneşten gelen ışık enerjisi fotosentez ile kimyasal enerji olarak organik maddede bağlanmaktadır. Bu olaydaki diğer girdiler su ve bitki besinleridir. Toprağın su ve bitki besinlerini yeterince bitkiye sağlayamaması durumunda yapılması gereken işlemler sulama ve gübrelemedir. Sulama yönetimi, tarımda sulama amaçlarını gerçekleştirmek için suyun kullanımını sağlar. Suyun kullanımı ve işletiminin periyodik olarak değerlendirilmesi gereklidir. Bu çalışmada tarımsal sulamada kullanılan Tamburlu Sulama Makinaları ile sulama yaparken aynı zamanda gübre atabilmesini sağlayan bir tertibatın tasarımı yapılmıştır. Bu tasarımda sulama sistemine bir dozajlama ünitesi ve gübre deposu eklenerek belirli miktarda gübrenin su içerisine verilmesi sağlanmıştır. Tasarım gerek laboratuvarda gerekse tarla koşullarında denenmiştir. Laboratuvarda sızdırmazlık ve doğru oranda gübre atıp atmadığı gözlenmiştir. Tarla uygulamalarında gübre yerine gıda boyası atılarak filtre kağıtları üzerindeki boya miktarları incelenmiştir. Böylece gübrenin (boyanın) homojen dağılıp dağılmadığı incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre sulama suyu kullanım ve gübreleme etkinliğini arttırmak amacıyla tamburlu sulama sistemlerinde dozajlama pompası kullanımı olumlu sonuç vermiştir. Tarla dağılımı incelendiğinde varyasyon katsayısı %21-38 arasında değişmiştir.
Tekirdağ ilinde ticari olarak kullanılabilir biyogaz üretim kapasitesinin ve metan tutumuna etkilerinin saptanması
Bu araştırma, 2019 yılında Tekirdağ ilinde ticari anlamda biyogaz üretimi kapasitesine sahip 100 ve daha fazla büyükbaş hayvan bulunan işletmelerde yürütülmüştür. Bu büyüklüğe sahip işletmeler Tarım ve Orman il, ilçe müdürlüklerinden alınan verilerle saptanmıştır. İl genelinde bu özelliklere sahip 77 adet işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerin büyükbaş hayvan varlıkları 23 435 adettir. Toplam metan üretim potansiyeli ve enerji değeri sırasıyla 22 466 Nm3/gün ve 81 756,4 MWh/yıl olarak hesaplanmıştır. Aneorobik fermantasyon ile üretilen metandan 42 512,48 MWh/yıl yararlı ısı enerjisi, CHP ünitesinde 28 614,17 MWh/yıl elektrik enerjisi ve 19 784,65 MWh/yıl ek ısı enerjisi elde edilebileceği saptanmıştır. Gübrenin açıkta depolanması halinde 19 067,56 ton CO2e/yıl metan salınımı olacağı belirlenmiştir. Fermantasyon artıklarında bulunan azotun kimyasal gübre olarak kullanılması durumunda metan emisyonunun 1 087,13 ton CO2e/yıl azaltılabileceği tespit edilmiştir. Metanın ısı amaçlı kullanılmasında toplam metan tutumu 31 590,55 ton CO2e/yıl olacaktır. Metan emisyonu, ısı amaçlı kullanımda gübrenin açıkta depolandığı koşullara göre 12 522,99 ton CO2e/yıl azalacaktır. Metanın CHP ünitesinde elektrik ve ısı enerjisi sağlamak için kullanılması durumunda, toplam metan tutumu 38 467,6 ton CO2e/yıl, metan salınımındaki azalma 19 400 ton CO2e/yıl olarak hesaplanmıştır. Ülkemizin biyogaz potansiyelinin tam olarak değerlendirilmesi durumunda, hem enerji kazanımı hem de önemli miktarda metan tutumu sağlanarak çevresel katkı sağlanmış olacaktır.
Sıvı gübre tertibatlı anıza tahıl ekimi yapan doğrudan ekim makinesinin uygulama olanaklarının irdelenmesi üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, Trakya Bölgesinde ayçiçeği hasadından sonra tahıl ekiminde toprağı işlemeden doğrudan ekim yapabilen ve aynı zamanda mevcut ekim makinelerinde kullanılan granül gübre yerine sıvı gübre atma tertibatı yerleştirilerek hem doğrudan ekim yapabilme hem de ekim ile birlikte sıvı gübre uygulayabilme özeliğini olan bir doğrudan ekim makinesinin uygulama olanakları araştırılmıştır. Altayoğlu Tarım Makinaları Gıda Tarım Hayvancılık Tic. Ve San. Ltd. Şirketi tarafından sıvı gübre tertibatlı ayçiçeği anızına doğrudan hububat ekim makinesi araştırmanın ana materyalini oluşturmaktadır. Doğrudan ekim makinasının tarla çalışmaları, 2019-2020 üretim sezonunda Tekirdağ İli, Hayrabolu İlçesi, İlyas Mahallesinde bulunan Altayoğlu Tarım Makinaları Gıda Tarım Hayvancılık Tic. Ve San. Ltd. Şirketine ait olan üretim alanlarında yürütülmüştür. Ekim makinesinin performansının ekilen bitkinin vejatatif ve genaratif özelliklerinden bitki yaş kök ağırlığı, bitki boyu, başak uzunluğu, ana başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı ve verim değerleri saptanmıştır. Araştırmada elde dilen sonuçlar; farklı tip üretilen sıvı gübrelerin bitkinin yaş kök ağırlığına olan etkisi istatiski larak önemli bulunmuştur. En yüksek yaş kök ağırlığı 7,30 g ile B gübresi ve en düşük 4,53 g ile geleneksel yöntemde saptanmıştır. Uygulanan sıvı gübrelerin bitki boyu üzerine etkisi olmamıştır. Sıvı gübrelerin başak uzunluğu açısından fark istatiski olarak önemli olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda en fazla başak uzunluğu 98,83 mm ile B sıvı gübresi uygulamasında ve en az ise 82,23 mm ile geleneksel yöntemde elde edilmiştir. Ana başaktaki tane ağırlığı en fazla 1,90 g ile B sıvı gübresinde, geleneksel yöntem ise 1,44 gram olarak bulunmuştur. En yüksek bin tane ağırlığı 41,99 g ile B sıvı uygulamasında, en düşük ise 41,39 g ile C sıvı gübre uygulamasında elde edilmiştir. Sıvı gübre uygulamalarının verim üzerine olan etkisi istatstiki olarak önemsiz çıkmıştır. Aynı dozajlarda uygulanan sıvı gübreler içerisinde en yüksek verim B gübresinde 646,91 kg/da ve en düşük verim ise geleneksel yöntemde 593,07 kg/da olarak saptanmıştır. Tahılların ekimi sırasında tohum yatağına verilen sıvı gübrelerin bitkinin bazı vejatatif ve generatif özellikler üzerinde olumlu bir etkisi olmuştur. Bitkisel üretimde önemli olan verim parametresi üzerine sıvı gübrelerin etkisinin önemli olmadığı elde edilmiştir.
Tarım makinaları üreten bir işletmede gürültünün haritalanması
Teknolojik gelişmelerdeki ve sanayi faaliyetlerindeki artışın olumsuz bir sonucu olarak gürültü hayatımıza girmiştir. Teknolojinin ilerlediği, insan gücünün yerini makinalara bıraktığı günümüzde, tarımsal üretim de makinalarla daha kolay ve hızlı yapılabilmektedir. Tarımsal üretimde toprağın işlenmesi, toprağın bakımından başlanarak ve ürün hasadına kadar makine gücünden faydalanılmaktadır. Ülkemizde tarım makinaları alanında faaliyet gösteren birçok işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerde tarım makinalarının üretimi çeşitli aşamalarla yapılmaktadır. Üretim sırasında birçok alet kullanılmaktadır. Bu çalışmada tarım makinaları imalatı yapan işletmelerde çalışanların maruz kaldığı gürültü miktarının belirlenmesi amacıyla sonometre ile gürültü ölçümü yapılmıştır. Ölçümler sonucunda günümüzde tarımsal üretimde vazgeçilmez olan toprak işleme, bakım makinalarının imalatı sırasında çalışanların maruz kaldığı ses düzeyi tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların kulak seviyelerinden de ses düzeyi ölçümü alınarak, kişisel gürültü maruziyeti belirlenmiştir. İşletmede kullanılan makinalar ve üretim hatları için oluşturulan gürültü haritasından ayrı olarak da çalışılan ortam, üretim hatları, çalışılan makinalar için anlık(saniyelik) gürültü değişiminin tespiti yapılmıştır. Ölçümler KMOON GM1352 cihaz ile haritalama aşamasında 60 noktada 3'er tekrar şeklinde yapılmıştır. Ölçümler sonucunda ortamda oluşan gürültünün yönetmelikte belirtilen değerlerde olduğu, sadece anlık ses düzeyi artışlarında bu değerlerin aşıldığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Tarım Makinaları, Ses Düzeyi, Gürültü, Gürültü Haritası
Tekirdağ koşullarında sorgum-sudan otu (Sorghum bicolor-Sorghum sudanense) su–verim ilişkileri
Sorgum-Sudan otu (Sorghum bicolor-Sorghum sudanence)'nun su-verim ilişkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırma 2018-2019 yıllarında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi deneme alanında (40°59' K - 27°34' D; 20 m) yürütülmüştür. Sorgum Sudan otu melezi tohumu kullanılarak tesadüf parselleri deneme desenine göre üç tekerrürlü planlanan araştırmada, bitki boyları ortalama 95-105 cm'ye ulaştığında biçimi takiben sekiz farklı sulama konusu yer almıştır. Bunlar kimi biçimleri takiben sulanan ve sulanmayan ile tüm biçimleri takiben sulanan ve susuz konular olmuştur. Araştırma sonuçlarına göre en fazla yaş ot verimi, tüm biçimleri takiben sulanan (III) ve ilk iki biçimi takiben sulanan (II0) konulardan sırasıyla 5,03 ve 5,02 t da-1 elde edilmiştir. İlk biçimi takiben sulamanın verim artışında önemli etkisi olmakla birlikte, en yüksek verimi alabilmek için ilk iki biçimi takiben sulamanın yeterli olacağı, tek başına ikinci veya üçüncü biçimi takiben sulamaların verim artışında etkili olmadığı, üçüncü biçimi takiben sulamaya ise gerek olmadığı görülmüştür. Bir tek sulama yapılması gerekiyorsa bunun ilk biçimi takiben yapılması önerilmektedir. Konulardan elde edilen mevsimlik su tüketimi ile yeşil ot verimi arasında 0,01 düzeyinde önemli Y = 5,06 ET + 2043,3 eşitliği ile tanımlanan ilişki bulunmuştur. Yine toplam büyüme mevsimi için, bitki su tüketimi ile yaş ot verimi arasında su-verim ilişkisi faktörü (ky) 0,66 olarak hesaplanmıştır. Anahtar kelimeler: Sorgum-Sudan otu, bitki su tüketimi, sulama, su kullanım fonksiyonu, su-verim ilişkisi faktörü, Trakya Bölgesi