Tokat Gaziosmanpaşa University
Discipline

Biyosistem Mühendisliği Anabilim Dalı

Tokat Gaziosmanpaşa University

168

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Samandağ biberinin sera şartlarında sulama programının oluşturulması

Hatay ili sera sebze yetiştiriciliği ülkemiz örtüaltı sebze yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahiptir. Ancak, örtü altı yetiştiricilikte özellikle sulama konusunda oldukça fazla bilgi eksikliği bulunmaktadır. Bu nedenle, bölgede varolan bitki üretim sistemleri için sulama programlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, ısıtılmayan plastik örtülü serada yetiştirilen biber (Capsicum annuum) bitkisine A sınıfı buharlaşma kabı buharlaşma düzeyine bağlı düzeltme katsayıları (S60=0.60, S80=0.80, S100=1.00 ve S120=1.20) ile oluşturulmuş, dört sulama suyu düzeyi ve yine birikimli buharlaşmaya bağlı (SA20=20±2, SA35=35±2 ve SA50=50±2 mm) sulama aralıklarının bitki gelişimi, verim ve meyve kalitesine olan etkileri araştırılarak, en uygun sulama programının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, üreticilerin kolaylıkla kullanacakları mini buharlaşma kapları ile standart Class A Pan kapları arasındaki ilişki belirlenerek, basit ve ucuz bir buharlaşma kabının sulama programlamasında kullanımı amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında bitki su tüketimi (ET), su kullanım randımanları (WUE) ve sulama suyu kullanım randımanları (IWUE) da hesaplanarak, bölgede sera biber yetiştiriciliğinde kullanılabilecek en uygun sulama suyu miktarı ve sulama zamanı belirlenmiştir. Deneme koşullarında uygulanan sulama suyu miktarları S60 konusunda 368 mm ile S120 konusunda 736 mm arasında değişmiştir. Bitki su tüketimleri ise S60 konusunda 470±2 mm ile S120 konusunda 819±7 mm arasında değişmiştir. Pazarlanabilir verim değerleri SA20S60 konusunda 5.48 kg m-2 ile SA20S120 konusunda 8.28 kg m-2 arasında değişmiştir. Deneme kapsamında uygulanan sulama aralıkları ve sulama suyu miktarı arttıkça WUE ve IWUE değerlerinin düştüğü belirlenmiştir.

Samed Günç
Hatay Mustafa Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kurak koşullarda optimum ürün deseni modelinin geliştirilmesi ve Kırıkhan sulama sahasında uygulanması

Kısıtlı sulama, kurak koşulların oluşması durumunda bitkiye ihtiyacından daha az sulama suyu uygulanması olarak açıklanabilir. Bu tür çalışmalarda, çok sayıda bitki için, su üretim fonksiyonları, bitki verim tepki etmeni (ky) değerleri gibi sulama verim ilişkisini veren sonuçlar ortaya konmuştur. Bu çalışmaların verileri, Doğrusal Programlama modelinde (DP) kullanılarak, farklı su kısıtı koşulları için optimum ürün desenleri belirlenebilmektedir. Model sonuçları, işletme sahiplerinin gelirlerini maksimum yapmaları yönünde önemli bilgileri sağlamaktadır. Bu çalışmada, yeterli ve kurak koşullarda, optimum bitki desenini belirlemeye yönelik bir DP modeli geliştirilmiş ve geliştirilen model Kırıkhan sulama sahasında fiilen sulama yapılan alanlar için uygulanmıştır. DP modelinin amaç fonksiyonu %100 %80 %60 ve %40 sulama uygulamalarında elde edilen ürün gelirlerinden, kısıtları ise bitki ekim alanlarına yönelik kısıtlar, ikinci ürün ekim alanı kısıtı ve sulama suyu miktarlarına ait kısıtlar olmuştur. Amaç fonksiyonu ve kısıtlar Lindo yazılımına aktarılarak, optimum ürün desenleri farklı su miktarları için belirlenmiş ve model sonuçları yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda, su miktarının 70 hm3 olduğu yeterli sulama koşullarında gelir 147.09 milyon TL, 60 hm3 olduğunda gelir 133.49 milyon TL, 50 hm3 olduğu koşullarda gelir 119.12 milyon TL, 40 hm3 olduğu koşullarda gelir 104.76 milyon TL, 30 hm3 olduğunda gelir 84.39 milyon TL, 20 hm3 olduğunda ise 60.71 milyon TL, 10 hm3 olduğunda ise 35.17 milyon TL hesaplanmıştır. Bu çalışma ile modelin duyarlılık analizleri yapılmış, analizlerin sonucundan, işletme sahiplerinin gelirlerini maksimum yapmaları yönünde önemli sonuçlar elde edilmiştir.

Mustafa Erhan Kahya
Hatay Mustafa Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay iklim koşullarında fotovoltaik modül yüzey sıcaklığının modül verimine etkisinin belirlenmesi

Doğal kaynakların tükenmesi, çevre kirliliği nedeniyle ekolojik dengenin bozulmaya başlaması, enerji üretiminin yüksek maliyeti, bizi farklı ve temiz kaynaklardan enerji üretilmesi konusunda duyarlı olmaya zorlamaktadır. Fotovoltaik (PV) hücreler güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren sistemlerdir. PV hücrenin elektriksel verimliliği, hücrenin sıcaklık artışından olumsuz etkilenir. PV modüllerde sıcaklık artışı nedeniyle en fazla etkilenen parametre açık devre voltajıdır. Sıcaklığın artması PV hücrelerin kısa devre akımını arttırırken açık devre gerilimini azaltır. Sıcaklığın yükseltilmesi, devredeki elektronların hızını düşürerek direnci arttırır. Ayrıca sıcaklık PV hücre malzemesinin termal bozunumunu artırıcı bir etki ile hücrelerin etkin verim ömürlerini de azaltmaktadır. Bu nedenle güneş ışınımı emilimi sırasında çalışma sıcaklığını düşürmek sistemin verimliliğini, güç kapasitesini ve ömrünü arttırmaktadır. PV modül yüzey sıcaklıklarını azaltmanın çeşitli yöntemleri vardır. Bu yöntemlerden bir tanesi su ile modül yüzeyinin soğutmasıdır. Bu çalışmada Hatay iklim koşullarında PV/T (Fotovoltaik/Termal) modülde (hibrit modül) soğutcu akışkan olarak su kullanılarak modül yüzey sıcaklığının azaltılmasının modül veriminde meydana getirdiği değişimler belirlenmiştir. Modül yüzeyi soğutularak elektrik üretim veriminde % 52,6 oranına varan artış sağlanmıştır. Hatay iklim koşullarında PV modüllerin yüksek verimde çalışabilmesi için yüzey sıcaklığının 55 oC' ün üzerine çıkmaması önerilebilir.

Güneş paneli
Seren Yaver
Hatay Mustafa Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Su stresinin azaltılmasında yapraktan bor uygulamalarının kayısı ağaçlarında verim ve meyve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Araştırma, su stresine maruz bırakılmış bitkilerde yapraktan bor uygulamalarının etkilerini belirlemek amacıyla 2019 yılında Amik Ovasında (Hatay) yürütülmüştür. Araştırma Mogador çeşidi kayısı ağaçlarında, yapraktan uygulanacak tanık konusu (B0) dışında 3 farklı dozda yapraktan bor B150 (150ppm), B225 (225ppm) B300 (300ppm), elverişli kapasitenin 4 farklı sulama düzeyinde S100, S75, S50 ve S25 (susuz konu), 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Her tekerrür 6 sıradan oluşturulmuştur. Denemede ana konuları; sulama düzeyleri, alt konuları ise, bor dozları oluşturmuştur. Sulamada damla sulama yöntemi kullanılmıştır. Deneme süresince verim, kalite parametreleri ve yaprak bor konsantrasyonu ölçülmüş, bitki su tüketimi, sulama suyu (WUE) ve su kullanma etkinliği (IWUE) hesaplanmıştır. Denemede uygulanan sulama suyu miktarı 179 mm ile 742 mm, bitki su tüketimleri sulama mevsiminde en düşük ve en yüksek 295 mm ve 832 mm arasında gerçekleşmiştir. Sulama ve su kullanma randımanları 3.51-5.18 kg m-3 ile 2.89-4.17 kg m-3 arasında değişmiştir. Bor dozları WUE ve IWUE değerlerinde anlamlı farklara neden olmamıştır. Bitki su tüketimindeki her birim artış verimde ağaç başına ortalama 1.68 kg da-1'lık artışa neden olmuştur. Tam sulama konusu S100 esas alındığında meyve ağırlığı S25 ve S50 konularında sırasıyla %13 ve %3 azalırken, S75 konusunda %2 artmıştır. B0 konusu esas alındığında ise meyve ağırlığı B150, B225, B300 konularında %2, %4 ve %2 oranında arttığı gözlenmiştir. Sulama düzeylerinde ortalama meyve boyu değeri 47.40 mm (S75) ve 42.99 mm (S25); meyve çekirdek ağırlığı değeri 2.41 g (S25) ve 3.04 g adet (S100 ); suda çözünebilir kuru madde miktarı (SÇKM) değerleri 16.13 (S100) ve 12.65 (S25) ile; pH değerleri ise 3.16 (S100) ve 3.30 (S50) arasında gerçekleşmiştir. Bor dozlarındaki artış meyve boyunda ve meyve eninde anlamlı bir farklılığa neden olmamıştır. Ortalama en yüksek çekirdek ağırlığı 2.69 g ile B225 konusunda, en düşük 2.57 g ile B300 konusunda ölçülmüştür. Çiçeklenme dönemindeki bor uygulaması yapraktaki bor konsantrasyonun (ortalama değerlerde) sulama düzeylerine bağlı olarak değişmesine ve sulama düzeyi arttıkça artmasına neden olmuştur. Bor uygulamaları yaprak bor içeriklerinde doz artışına bağlı olarak B225 dozuna kadar artmış B300 dozunda ise azalma eğilimi göstermiştir.

Sultan Uncu
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Zeytin üretiminde enerji analizi: Hatay ili örneği

Binlerce yıldır bereketi, barışı, sağlığı ve hatta ölümsüzlüğü temsil eden zeytin ağacının topraktan soframıza gelene kadar ki serüveni, yıllar boyunca sadece küçük değişikliklere maruz kalmıştır. Gelişen teknoloji, enerjiye duyulan ihtiyacın artması, ekonomik zorluklar bizleri verim analizleri yapmaya, daha etkin ve daha verimli üretime zorlamaktadır. Bu nedenle bu çalışmadaki amaç, zeytin ağacının hasat dönemine kadar olan bakım süreci, hasat zamanı ihtiyaç duyulan enerji sarfiyatını hesaplamak, girdi-çıktı analizini yapmaktır. Bu çalışma, Hatay ilinin Altınözü ilçesine bağlı zeytin işletmelerinden soru-cevap şeklinde hazırladığımız ankette toplanan verilerden yola çıkarak hazırlanmıştır. Yapılan bu çalışma ile zeytin üretiminin toplam enerji girdisi 16764.55 MJ/ha, toplam enerji çıktısı 47521.55 MJ/ha olarak hesaplanmıştır. Enerji girdi-çıktı oranı 2.83, özgül enerji değeri 4.15 MJ/kg, net enerji verimi 30757 MJ/ha olarak bulunmuştur. Zeytin üretiminde en yüksek enerji girdisi %45.85 oranı ile azot gübresi kullanımının olduğu belirlenmiştir.

Hasan Aydınlı
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Pnömatik yer fıstığı çuvallama düzeni tasarımı, imalatı ve optimum çalışma koşullarının belirlenmesi

Birçok endüstriyel tarım ürününde olduğu gibi yer fıstığının da yetiştiriciliği ve hasat işlemlerinde, mekanizasyon açısından herhangi bir sorun yaşanmamaktadır. Ancak yer fıstığının hasat sonrası işlemlerinden bir kısmında (özellikle çuvallama) hala yoğun bir insan işgücüne gereksinim duyulmaktadır. Yer fıstığının çuvallanması işinde bazı temel sorunlar bulunmaktadır. Bu tür ağır işler için iş gücü bulabilmek gün geçtikçe zorlaşmaktadır. Eğilerek çalışmadan dolayı zor ve yorucu, oldukça tozlu ortam koşullarından dolayı da iş sağlığı açısından sıkıntılı bir çalışma ortamı bulunmaktadır. Çuvallama işinde kullanılan kürek veya teneke kutu, yer fıstığı kabuğunu kırarak ürün kayıplarına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı; harmanlama ve kurutma işleminden sonra genellikle insan işgücü ve basit el aletleri kullanılarak yapılan yer fıstığı çuvallama işini mekanize ederek, üretimindeki bu işlem basamağını daha konforlu, sağlıklı ve ekonomik bir hale getirmektir. Bu araştırma kapsamında, yerde yığın halinde bulunan kabuklu yer fıstığını emişli hava kullanarak hortumlar içinde taşıyan ve ürünün çuvala doldurulmasını sağlayabilen traktöre asılır tip kuyruk milinden hareketli bir Pnömatik Yer Fıstığı Çuvallama Makinesi tasarlanarak imal edilmiştir. Çuvallama makinesinin optimum çalışma koşullarının belirlenebilmesi amacıyla üç farklı hortum çapı (100, 120 ve 160 mm) ve üç farklı hava hızı (23, 25 ve 27 m s-1) kullanılarak yer fıstığı çuvallama denemeleri yapılmıştır. Makine iş kapasitesi, yakıt tüketimi ve fiziksel ürün hasarı belirlenmiştir. Prototip makine ile çuvallama ve insan işgücü ve basit el aletleri kullanılarak yapılan çuvallama yöntemleri maliyet analizi yapılarak kıyaslanmıştır. Prototip çuvallama makinesinde kullanılan hortum çapları, iş kapasitesi bakımından değerlendirildiğinde 160 mm çapa sahip hortumun en yüksek iş kapasitesine sahip tasarım olduğu saptanmıştır. Benzer şekilde, prototip makine ile 160 mm çapa sahip hortum kullanılarak yapılan yer fıstığı çuvallama denemelerinde diğer iki hortum çapına kıyasla en düşük yakıt tüketimi değerleri elde edilmiştir. Denemeler sonunda yapılan incelemede çuvallanan kabuklu yer fıstıklarında ürün zararına rastlanmamıştır. Çalışma kapsamında 15 ton ürün için yapılan maliyet analizleri sonucunda ise, insan işgücü kullanılarak yapılan çuvallama işleminde 700 TL (45 TL t-1), prototip çuvallama makinesi kullanılması durumunda ise 890 TL (60 TL t-1) gider oluşmaktadır. İnsan işgücü ile çuvala doldurma sırasında parçalanma ve ezilme nedeniyle ortalama %2.5 kayıp oluştuğu bilinmektedir. Bir günlük çalışma sonrasında 15 ton ürün çuvallanıp kamyona yüklenmektedir. Bu durumda yaklaşık 375 kg ürün kayıp olmaktadır. 2019 yılı kabuklu yer fıstığı tarla satış değeri yaklaşık olarak 10 TL kg-1 olarak gerçekleşmiştir. 375 kg kayıp ürünün yaklaşık parasal değeri de 3,750 TL olup, her iki çuvallama yönteminin maliyetler açısından değerlendirilmesinde, bu kayıp göz önünde bulundurulmalıdır.

Ali Somay
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Susam hasadı için disk bıçaklı kesme sisteminin geliştirilmesi, çalışma kriterlerinin ve enerji gereksinimlerinin belirlenmesi

Susam, tohumlarından en kaliteli yağın alındığı, önemli bir tarla bitkisidir. Susam bitkisinin hasadında, kısmı mekanizasyon uygulamaları söz konusudur ve genellikle makaslama kesme yapılan bir biçme ünitesi kullanılarak tarladan uzaklaştırılmaktadır. Makaslama kesme esaslı çalışan biçme üniteleri çok sayıda parça içermekte, sürekli ayar gerektirmekte, sıkça yağlanması gerekmekte ve titreşim sorunları bulunmaktadır. Döner bıçaklı kesme sistemlerinin kullanımı bu olumsuzlukları gidermektedir. Bu nedenle susam hasadında döner diskli bıçakların kullanım olanaklarını belirlemesi önemlidir. Çalışmada, hasat yöntemlerinden kesme-biçme esaslı çalışan disk bıçaklı bir deney düzeneği, susam bitkisine göre tasarlanıp imal edilmiştir. Deney düzeneğinde bitki saplarını kesip, bazı ölçüm ve gözlemler yaparak en uygun kesme kriterlerinden bıçak ağız tipi (30°-30°, 30°-Düz, 45°-45°, 45°-Düz) ve disk bıçak çapları (150, 180 ve 210 mm) belirlenmeye çalışılmıştır. Farklı ağız yapısına sahip disk bıçakların, kesme kaliteleri ve kesme sırasında harcanan enerji miktarları saptanmış olup, uygun kesim yapabilen ve en düşük enerji tüketimine sahip olan disk bıçak tipi belirlenmiştir. Ayrıca, farklı çaplardaki (10, 15 ve 20 mm) susam bitkisi sapları makaslama kesme yöntemiyle kesilerek kesme için harcanan enerji miktarları ölçülmüş ve disk bıçaklı sistem ile kıyaslanmıştır. Susam sapları ile bıçak malzemesi arasında oluşan sürtünme katsayısı (μ) değeri 0.47±0.02 olarak bulunmuştur. Bitki örnekleri nem değeri ise %65±2 olarak tespit edilmiştir. Tüm sap kalınlıklarında 30° kama açısına sahip disk bıçak, en düşük kesme enerjisini harcamıştır. Büyük sap kalınlıklarında ise 180 mm çapa sahip disk bıçak, en düşük kesme enerjisini vermiştir. Sap kalınlığının, tüm ağız çiftleriyle yapılan kesimde, harcanan enerji değerleri üzerine etkisi önemlidir ve iri sapların kesiminde daha fazla enerji gerekmektedir. Tüm ağız çiftlerinde, disk çapı arttıkça, sapların kesimi için harcanan enerji değerleri düşmektedir. Tüm kalınlıklardaki sapların kesiminde, 30° ve 45°'lik ağız açısına sahip bıçak çiftleri, kesme kaliteleri bakımından en uygun olanlarıdır. Farklı ağızlı disk çiftlerinde, 20 mm'lik sapın kesiminde 180 mm disk çapı, kesim kalitesi bakımından en iyi sonucu vermiştir. Sap kalınlıkları dikkate alındığında, çift olarak düzenlenmiş bıçaklar, düz ağızlı düzenlemiş olanlara göre kesme kalitesi bakımından oldukça başarılı bulunmuştur. Farklı düzenlenmiş disk çiftlerinde, disk çapı 180 ve 210 mm çaplara sahip bıçaklar en iyi kesme kalitesini vermiştir. Makaslama kesmede, sap kalınlığı farkının, birim alan başına enerji tüketimine etkisi önemlidir ve kalınlık arttıkça artmaktadır. Hem makaslama kesme hem de disk kesme sisteminde elde edilen kesme enerjisi değerleri birbirine yakın bulunmuştur. Disk bıçaklı kesme yöntemi, susam hasadında kullanılabilir.

Gamze Genç
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay ilindeki göletlerin hazne hacimlerinin coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi

Baraj ve göletler gibi su depolama yapılarının doğru ve hızlı bir şekilde planlanarak projelendirilmesi yoğun işgücü, bilgi ve tecrübe gerektirmektedir. Bu yapıların, depolayabilecekleri su miktarları, planlama ve fizibilite çalışmaları için önceden bilinmesi gereken bir parametredir. Projelenecek bir su depolama yapısının hazne hacminin, coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak hali hazırda bulunan bir sayısal yükseklik modeli ile önceden tahmin edilmesi, fizibilite çalışmalarının hızlanmasına, dolayısıyla zaman kaybı ve işgücünü azaltacaktır. Bu çalışmada, sayısal yükseklik haritaları ile yapılması planlanan bir gölet için hazne hacminin ne kadar doğrulukta tahmin edilebileceği araştırılmıştır. Bu amaçla, Hatay ilinde faaliyette bulunan 10 göletin depolama hacimleri ILWIS Coğrafi Bilgi Sistemleri yazılımı ile sanal göletler oluşturularak tahmin edilmiş ve arazide ölçümler sonucu hesaplanan hacim değerleri ile kıyaslanmıştır. Kıyaslama sonucunda tüm göletler için ölçülen ve tahmin edilen değerler için R2=0.84 olarak bulunmuştur. Sadece Karamanlı Göleti için tahmin edilen ve ölçülen hacim değeri önemli derecede farklı çıkmıştır. Karamanlı Göleti dışındaki 9 gölet için yapılan tahminler çok iyi sonuçlar vermiştir (R2=0.99, NSE >0.75 ve Pbias <0.25). Bu sonuçlara göre, sayısal yükseklik haritası kullanılarak, yapılması planlanan göletlerin fizibilite çalışmaları için gerekli hazne hacimleri, çok kısa süre içinde 10 göletten dokuzunda çok iyi bir şekilde doğru tahmin edilebilmiştir. Karamanlı Göletinde hacim değerlerinde ortaya çıkan farklılığın neden kaynaklandığı ayrıca araştırılmalıdır.

Ayşe Nisa Toper
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Entomopatojen nematod ürünlerinin uygulanması için bir robotik sistem tasarımı ve optimizasyonu

Dünya nüfusunun artışına bağlı olarak gıda ihtiyacını karşılamak ve sürdürülebilir tarımın gereği, en iyi kalitede ürünü en uygun maliyetle üretmek için hassas tarım uygulamaları günden güne artmaktadır. Hassas tarımın gereği, doğru girdiyi, doğru miktarda, doğru yere, doğru zamanda ve doğru şekilde uygulamak için robotik sistemler tarımsal faaliyetlerin her aşamasında kullanılmaktadır. Robotik sistemler ile birim alandan maksimum ürün elde edilirken, çevreye zarar en aza indirilmek istenmektedir. İhtiyaca göre pestisit uygulamaları ön plandadır, böylelikle arazinin her yeri değil gerekli yerler ilaçlanmaktadır. Bu çalışmada, kimyasal mücadeleye alternatif olan biyolojik mücadele ajanı olan entomopatojen nematodların hassas uygulanmasına yönelik bir robotik sistem tasarlanmıştır. Robotik sistemin tüm sac kısımları 2 mm alüminyum, plastik kısımları 20 mm delrin malzemeden imaldir. Tüm bağlantı elemanları sökülebilirdir bu sayede kolaylıkla taşınabilir. CNC kontrol kartına yüklenen G-kodlar sayesinde step motorlara hareket verilmektedir. Mekanik, hidrolik ve pnömatik gibi geleneksel karıştırma sistemlerine karşın yeni bir çalkalama metodu olan salıncak yöntemi kullanılmıştır. Peristaltik pompa ile dozajlama sağlanmıştır. Step motorların peristaltik pompa ile uyumu, Arduino kullanılarak her noktaya aynı ya da her noktaya farklı dozajlama imkânı sağlayan yazılım sayesinde optimize edilmiştir. Robotik sistem ile iki farklı entomopatojen nematod türünün (Steinernema feltiae ve Heterorhabditis bacteriophora), farklı dozlar (0.1, 0.2, 0.4, 0.8 g ve 60 000, 120 000, 240 000 adet) ve hacimler (25, 50, 100 ve 5, 15, 45 ml) ile denemeleri gerçekleştirilmiştir. Denemeler sonucu bazı kombinasyonların arasında istatistiksel olarak farklılık olmasına rağmen ticari doz değeri olan cm2'ye 50 adet nematod uygulamasından dolayı robotik sistemin hassas uygulama yaptığını söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Hassas tarım, robot, biyolojik kontrol, entomopatojen nematod

Biyolojik mücadeleEntomopatojen nematodHassas tarım+1
Hilal Erdoğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğal, konvektif, mikrodalga ve kombine mikrodalga-konvektif kurutma yöntemlerinin trabzon hurmasının biyoaktivitesi üzerine etkisi

İlk nem içeriği %83,97 ± 0,01 olan 100 g kütleye sahip Trabzon hurması (Diospyros kaki L. cv. Fuyu) dilimleri son nem içeriği %11,03 ± 0,01 oluncaya dek doğal, konvektif, mikrodalga ve kombine mikrodalga – konvektif kurutma yöntemleriyle kurutulmuştur. En uzun kuruma süresi 6 510 dakika ile doğal kurutmada ölçülürken, en kısa kuruma süresi 14 dakika ile 5 W g-1 – 130°C'de elde edilmiştir. Kurutma verileri 21 farklı ince tabaka kurutma eşitliği ile modellenmiş ve en başarılı modeller doğal kurutma için Logistic, 70°C, 130°C, 4 W g-1 – 70°C, 4 W g-1 – 100°C ve 4 W g-1 – 130°C için Alibas modeli, 100°C için Weibull dağılımı, 3 W g-1 için Jena ve Das modeli, 3 W g-1 – 70°C için Verma vd. modeli ve 5 W g-1 – 130°C ise Page modeli olarak tespit edilmiştir. Diğer kurutma yöntemleri için en uygun modelin Geliştirilmiş Henderson ve Pabis modeli olduğu belirlenmiştir. Termal özelliklerin tümünde doğal kurutma yönteminde en yüksek değerlere ulaşılmıştır. Parlaklık için 3 W g-1 – 70°C, kırmızılık, sarılık, kroma, toplam renk değişimi ve beyazlaşma indeksi için 5 W g-1 – 70°C, renk açısı için doğal kurutma ve esmerleşme indeksi için ise 5 W g-1 – 130°C'de en iyi sonuçlar elde edilmiştir. Taze ürüne en yakın protein ve makro besin elementleri ise 5 W g-1 ve 5 W g-1 – 70°C'de ölçülmüştür. Sodyum için en yüksek değer 5 W g-1'de belirlenirken; demir ve mangan için 5 W g-1 – 70°C, bakır için 4 W g-1 – 70°C ve çinko için doğal kurutma yönteminde en yüksek sonuçlar bulunmuştur. Toplam fenolik içeriği açısından en yüksek yüzde biyoalınabilirlik 5 W g-1'de tespit edilmiştir. Antioksidan kapasitesi açısından en yüksek yüzde biyoalınabilirlik DPPH ve ABTS yönteminde 130°C'de, CUPRAC yönteminde ise 5 W g-1 – 100°C'de elde edilmiştir. Ayrıca, en yüksek antioksidan kapasitesi sonuçları DPPH yönteminde ölçüldüğünden, bu yöntem en uygun yöntem olarak belirlenmiştir. En yüksek antosiyanin içeriği 4 W g-1'de ölçülürken; en düşük sonuçlar 70°C'de elde edilmiştir. Taze ürüne en yakın likopen içeriği 4 W g-1 – 70°C'de bulunurken, en yüksek beta karoten ve E vitamini 5 W g-1 – 70°C'de saptanmıştır. En yüksek C vitamini ve pridoksin 3 W g-1'de ölçülürken, tazeye en yakın tiamin, niasin ve folik asit ise sırasıyla doğal, 130°C ve 100°C'de tespit edilmiştir.

Besin elementleriBiyoaktif bileşiklerKurutma+2
Aslıhan Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sera koşullarında yetiştirilen ve damla sulamayla sulanan domates bitkisinde sürdürülebilir sulama suyu yönetimi: Mogadişu/Somali örneği

Bu çalışmanın amacı, Somali-Mogadişu ekolojik koşullarında sera ortamında yetiştirilen ve damla sulamayla sulanan domates bitkisinde sürdürülebilir sulama suyu yönetimini değerlendirmektir. Çalışmanın amacına uygun olarak, 50 katılımcı ile anket yapılarak uygun sorular yöneltilmiştir. Araştırma sonuçları, Mogadişu'da toprakların genellikle kumlu ve kumlu-tın bünyeli olduğunu, bu nedenle su tutma kapasitesi yüksek killi toprak getirilerek seralarda üretim yapıldığını göstermiştir. Su kaynağı olarak genellikle kuyu suyu kullanılmaktabu yüzden suya erişim maliyetli ve zor olmaktadır. Mogadişu'nun denize kıyı bir il olması nedeniyle sulama suyu tuzludur. Ülke genelinde damla sulama sistemi unsurları ithal olduğu için ilk kurulum maliyetleride yüksektir. Özel firmalardan temin edilen sulama suyu bir su deposuna aktarıldığından ve aynı zamanda gübreleme amaçlı kullanıldığından yosunlaşmaya neden olmaktadır. Yapılan anketler doğru filtre seçiminin yapılmadığı ve sıklıkla damlatıcıların tıkanma ve laterallerin yırtılma sorunlarıyla karşılaşıldığı belirlenmiştir. Sistem tertipleri genelde uygun bulunmuştur. Katılımcıların büyük bir bölümü damla sulama yöntemini benimsemiştir. Sulama zamanının planlanması konusunda bilgi düzeyleri yeterli olmasa da toprak nemi, iklim özellikleri gibi konularda bilinç düzeyi yüksek olarak değerlendirilmiştir. Domates verimleri sera ortamında yetiştiricilik için düşük bulunmuştur. Sonuç olarak, Mogadişu'da sera ortamında damla sulama yöntemiyle domates tarımı bölge insanları için yeni bir konudur. Mogadişu'nun başkent olmasından dolayı genellikle eğitimli kişilerin olması, sera ortamında yetiştiricilik tecrübelerinin artmasıyla daha iyi sonuçlar alınacağını göstermektedir. Bu çalışmanın sonuçları, Mogadişu'da zor iklim, toprak ve su koşulları altında, sera ortamında damla sulama koşulları altında domates yetiştiriciliğinin mümkün olduğunu ve ilerleyen zamanlarda daha iyi sonuçlar alınabileceğini göstermektedir.

Damla sulamaDomatesSeralar+2
Omar Abdullahı Askalan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Boyalıca pompaj sulamasında sulama performansının değerlendirilmesi

Bu çalışma, Bursa İznik ilinde yer alan, Boyalıca Pompaj Sulamasının 2016-2020 yılları arasındaki performansını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma alanı 4035 ha tarım arazisine sahiptir. İznik Ova Köyleri Sulama Birliği, Devlet Su İşleri I. Bölge Müdürlüğü'nce işletmeye açılan Boyalıca Pompaj Sulaması tesislerini işletmek üzere 2004 tarihinde yönetimi devralmıştır. Performans değerlendirmesinde Sulama ve Drenajda Uluslararası Teknoloji ve Araştırma Programı (IPTRID) tarafından tavsiye edilen su kullanım etkinliği, finansal etkinlik ve tarımsal üretim etkinliği olmak üzere üç ana başlık halinde bir gösterge seti kullanılmıştır. Su kullanım etkinliği göstergeleri ortalama sonuçlarına göre, sulama oranı %63,2, yıllık su sağlama oranı 0,71, sulanan birim alana iletilen yıllık sulama suyu miktarı 7317 m3 ha-1, sulama birim alanına iletilen yıllık sulama suyu miktarı 4644 m3 ha-1 olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar su kullanım etkinliği açısından sulama şebekesinin yetersiz olduğunu göstermektedir. Finansal etkinlik açısından ortalama sonuçlar incelediğinde, bakım masrafının gelire oranı %47, tahsilat oranı %95,5, birim alana düşen toplam işletme–bakım–yönetim masrafı 752 TL ha-1, kullanıcılara iletilen toplam sulama suyuna karşılık elde edilen ortalama gelir 0,22 TL m-3 olarak bulunmuştur. Çalışma sahasında masrafların karşılanma oranı %46,7 olup mevzuatta belirtilen limitlere yakın (en az %30) bir harcama yapıldığı görülmektedir. Bu sonuçlar, Boyalıca pompaj sulamasında gelirin giderden fazla olduğunu ve tahsilatın işletme ve bakım masraflarını karşılamaya yeterli olduğunu göstermektedir. Tarımsal üretim etkinliği ortalama sonuçlarına göre, sulama alanı eşdeğer brüt üretim değeri 3859,24$ ha-1, fiilen sulanan alan eşdeğer brüt üretim değeri 6088,1 $ ha-1ve saptırılan birim sulama suyuna karşılık eşdeğer brüt üretim değeri ise 0,86$ m-3 olarak saptanmıştır.

PerformansSu temini sistemleriSulama
Barke Husseın Chote
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Somali'de uygulanan su hasadı teknikleri: mevcut durum, sorunlar ve öneriler

Su hasadı teknikleri, Somali'de bitkisel ve hayvansal üretim ve evsel kullanım amacı için suya erişimi iyileştirebilir. Ayrıca, yeraltı suyu beslemesini arttırarak, su kıtlığını azaltarak, teknik ve sosyo-ekonomik faktörleri ve sürdürülebilir üretimi artırarak ve toprak erozyonunu azaltarak ülkedeki olası sel risklerini azaltabilir ve su israfını önleyebilir. Bu araştırma, Somali'de uygulanan su hasadı tekniklerine odaklanmakta ve potansiyel su hasadı tekniklerini önermek için mevcut durumu ele almaktadır. Çalışmada amaca ulaşmak için Somali'de özellikle Afgoye ve Jamame ilçeleri başta olmak üzere uygulanan su hasadı teknikleri mevcut durum, sorunlar ve öneriler ile ilgili bilgi toplamak amacıyla anketler yapılmıştır. Bu araştırmada betimsel istatistik yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan popülasyon, sunulacak bilgi ve durumların ortaya konulması ve bir çözüm bulunmasını sağlamak için seçilmiştir. Ankete toplam 138 kişi katılmış, bunların çoğu lise mezunu, yaşları 32 ile 38 arasında ve katılımcıların yüzde 60,1'i erkektir. Çalışma sonuçlarına göre, çiftçilerin geçmişte kullanılan eski su hasadı tekniğine odaklandıkları görülmüştür. Burada normal sığ ve tuzlu sığ kuyuların kullanılması, Somali'nin Jamame ve Afgooye bölgelerinde yaşayan insanların büyük su kıtlığı sorunları ile karşılaşmalarına neden olmuştur. Elde edilen bulgulara göre, ülkede su hasadı tekniklerine ilişkin bilgilere ulaşmada bazı zorluklar olduğu, barajların siltle dolmasına kayıtsız kalındığı ve bu durumun, daha sonra her yıl baraj kapasitesinin azalmasına neden olduğu görülmektedir. Bu sorunların çözümü, ilgili kişilerin su hasadı teknikleri hakkında bilgi sahibi olmaları ve bunu kendi başlarına yapabilecek düzeye gelmeleri için eğitim almaları ve uygulama yapmalarıdır.

Hasat yöntemleriSomaliSu kıtlığı+1
Abdırahman Hassan Bashır
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Robotik süt sağım sistemlerinde robot etkinliğinin artırılmasına ilişkin parametrelerin ve sağım değerlerinin belirlenmesi

Akıllı tarım uygulamaları tarımın diğer alanlarında olduğu gibi süt sığırcılığında da yerini almaktadır. Gruplar halinde yetiştirilen hayvanlara bireysel ilginin gösterilmesi kimliklendirme ürünleri ile hız kazanarak hayvanların beslenmesi, sağlık sorunlarının teşhisi ve takibi, kızgınlıkların tespiti, sağım ve ahır temizliği gibi birçok işlemler robotik cihaz ve ekipmanlarla yapılabilmektedir. Teknolojik ürünler içerisinde en önemli gelişme süt sağım işlemlerinin robotik sistemlerle gerçekleştirilmesi olmuştur. Temel amaç, robotik sistemlerin kullanımı ile işgücünü azaltmak, hayvan refahını artırmak ve çiftçilerin yaşam kalitesini iyileştirmektir. Gelişmiş ülkelerde 30 yıldır kullanılan süt sağım robotları Türkiye'ye yaklaşık 10 yıl önce girmiştir. Ülkemizde kısa sürede popüler olan robot sağım teknolojisi gelecekte süt sığırcılığı işletmelerinin en yaygın teknolojik gelişmesi olacaktır. Ticari patentleri alınmış robot ünitelerin tümünün ithal ve yüksek maliyetli ürünler olması yanında, bu ürünlerin yanlış ve verimsiz kullanılması çiftçilerin ekonomiside kayıplara sebep olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı; yüksek yatırım maliyetleri ile edinilmiş robotik sağım sistemlerinin bir ticari çiftlikteki operasyonunun takip edilerek etkinliğinin arttırılmasına yönelik parametrelerin ve sağım değerlerinin belirlenmesidir. Araştırma, çiftlikteki tüm robotik sistemlerin iki yıllık, bir ahırdaki robotların dört yıllık performansları, hayvan meme hijyen skorunun robot sağımındaki işlemlere etkisi, robotik ünitede verilen kesif yem artışı ile yemlikteki karma yemin ittirilmesinin robot performansına etkileri araştırılmıştır. Dört ahırın karşılaştırıldığı iki yıllık denemelerde inek başına sağım ortalaması sürü genelinde birbirine yakın bulunmuştur (2,66; 2,70 adet/inek, gün). Çiftliğin bir ahırındaki (Ahır 3) dört yıllık deneme sonuçlarına göre, sağım başına süt verimi her yıl artmıştır (Yıllar sırasıyla 9,11; 11,70; 11,82 ve 15,25 kg/sağım, inek). Güz dönemindeki meme hijyen skoru 3 ve 4 olan hayvanlardaki iletkenlik sayıları arasındaki fark, 1 ve 2 skoruna sahip olan hayvanlara göre yüksek bulunmuştur (skor 3: %27,84; skor 4: %31,48). Kesif yem miktarı değişimi düşük verimli hayvanlarda süt verimi, sağım sıklığı ve sağım süresine etkili değilken yüksek verimli hayvanlarda olumlu etki yapmıştır. Çiftliğin mevcut yem ittirme sayısı 3 ten 6'ya çıkarıldığında süt veriminde çok az artış (%0.33) sağlanmıştır. Ancak ittirmenin 9'a çıkarılması ile süt veriminde düşüş fazla (%4,07) gerçekleşmiştir. Çok yüksek ittirme sıklığının dinlenme süreleri boyunca inekleri rahatsız ettiğini ve neticede hem inek konforunu hem de süt üretimini olumsuz etkilediğini göstermiştir.

Akıllı tarımHijyenRobotik+1
Hasan Kuraloğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

FTO/TiO2/MAPbI3/C60/Ag tabakaları ve perovskit güneş hücresinin stres faktörleri altında karakterizasyonu

Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan Güneş enerjisi büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak yenilenebilir enerjilerden elektrik enerjisi üreten sistemler ve teknolojiler sürdürülebilir kullanım için yüksek verim ve düşük maliyetleri karşılamak noktasında yetersiz kalmaktadır. Güneş hücrelerinin üretimindeki teknolojilerin ilerlemesi ile yeni nesil güneş hücreleri kendilerine bu alanda yer bulmaya başlamışlardır. Bu yeni nesil güneş hücreleri arasında olan perovskit güneş hücreleri düşük maliyetleri ve yüksek verimleriyle bilim insanlarının dikkatini çekmektedir. Ancak perovskit güneş hücrelerinin piyasada ticari olarak bulunamamasının sebebi üretimlerinden kısa bir süre sonra bozunmaları ve verimlilik değerlerini kaybetmeleridir. Bu tez çalışmasında; FTO/TiO2/CH3NH3PbI3/C60/Ag konfigürasyonunda üretilmiş olan perovskit güneş hücrelerinin hem hücre hem de tabaka bazlı bozunmaları incelenmiştir. Bu bağlamda tabakalardan CH3NH3PbI3 ve C60 termal buharlaştırma yöntemi ile TiO2 tabakası ise sputter (saçtırma) yöntemi ayrı ayrı cam taban malzemeler üzerine büyütülmüştür. Üretilen malzemelerin yapısal karakterizasyonu için XRD (X- ışını Kırınımı) desenlerinin analizleri, yüzey morfolojisi analizleri için Taramalı Elektron Mikroskobu, optik absorbasyon ve ışıl geçirgenlik için UV-Vis Soğurma Spektroskopisi analizleri yapılmıştır. Üretilen malzemelerin bozunma mekanizmaları laboratuvar atmosferi, vakum atmosferi, ışık banyosunda, ultraviyole ışık altında ve oksijen gazı altında yaşlandırılmış durumları için elektriksel karakterizasyon yöntemleri ile karakterize edilmiştir. Elektriksel karakterizasyon yöntemleri olarak ışık akısına bağlı, sıcaklığa bağlı, zamana bağlı, karanlık ve aydınlık iletkenlik ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Stres faktörleri altında tabakalarda elde edilen sonuçlar ile hücrelerde elde edilen sonuçlar arasında korelasyon kurularak bozunmanın etkilerine ışık tutulmaya çalışılmıştır.

Buharlaştırma yöntemiGüneş hücreleriKararsızlık+3
Ayşegül Taşçıoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektronik kontrollü pamuk tepe kesme makinesi tasarımı

Bu çalışmada, iki sıralı bir pamuk tepe kesme makinesi prototipi ve bu makineye uyarlanmak üzere anlık olarak bitki yüksekliğini algılayan ve istenilen kesme yüksekliğini otomatik olarak ayarlayabilen bir kontrol sistemi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ön çalışmalarda pamuk tepe sürgünlerinin kesme işlemi ile ilgili fiziko-mekanik özellikler incelenmiştir. İki sıralı prototip makinenin traktöre önden takılabilmesi için bir ataşman tasarlanmıştır. Dönerek çalışan kesici bıçaklar hidro-motorlar aracılığıyla, her bir bıçağı taşıyan ünitenin aşağı-yukarı hareketi ise hidrolik silindirler ile sağlanmıştır. Mekanik sisteme ait katı modelleme SolidWorks, hidrolik sisteme ait devre tasarımı ise FluidSim yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Değişen bitki yüksekliklerini ucuz ve pratik bir şekilde ölçmek ve izlemek amacıyla Arduino mikro denetleyici ve mesafe sensörleri kullanılmış ve Bitki Yükseklik Kontrol Sistemi (BIYKOS) geliştirilmiştir. BIYKOS, bitkiyi tepesinden itibaren 5-15 cm mesafeden kesmek üzere geliştirilmiştir. Hidro-mekanik sistemin çalışması ilk yıl denemelerinde bir pamuk tarlasında, otomatik yükseklik kontrol sisteminin denemeleri ise ikinci yılda bir ayçiçeği tarlasında yapılmıştır. İlk yıl denemelerinde farklı ilerleme hızlarında ve bıçak dönü hızlarında bıçak ve misina ile kesme denemeleri yapılmış ve deneme konularının pamuğun verim ve kalite parametrelerine etkisi, pamuk tepe bölgesinin kesilmeye karşı fiziko-mekanik özellikler araştırılmıştır. İkinci yıl denemelerinde ise farklı ilerleme hızlarında ve sabit bıçak hızında otomatik yükseklik kontrol sisteminin kesme başarısı belirlenmiştir. Kesme başarısının belirlemek için anlık zaman, bitki yüksekliği ve bıçak yüksekliği ölçümleri yapılmış ve kesilen bitki sürgünlerinin oranı analiz edilmiştir. Kontrol sistemine ait algoritmanın saha koşullarında işlevsel olduğu görülmüştür. Deneme öncesinde ve sonrasında bitkilerin tepe boyları ölçülmüş ve tepe kesme başarısı tüm hız denemelerinin ortalaması %73 olarak tespit edilmiştir. En yüksek iş başarısı 5,62 km/h ilerleme hızında %76 olarak ölçülmüştür. Sistemin, kesme başarısını artırmak için farklı sensörler ve sensör konfigürasyonları kullanılması önerilebilir.

Elektronik denetimMakine tasarımıPamuk+1
İsa Aydın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çad'daki tarım gruplarında sürdürülebilir sulama ve su yönetimi: Şari Bagirmi örneği

Çad'ın nüfusunun %21'i gıda güvensizliği içinde yaşamaktır. Bu sorunun üstesinden gelmek için ülkenin uygun çözümler bulması gerekmektedir. Bu çalışmanın ana hedefi, Chari-Baguirmi'deki tarım gruplarındaki çiftçilerin üzerinde anket çalışması yaparak, kamu ve özel sektördeki karar vericilere akılcı ve sürdürülebilir su yönetimi ve gelecekteki projeler için öneriler sunmaktır. Çiftçilerin su yönetimi, sürdürülebilir sulama ve çiftçilik uygulamaları konusundaki görüşleri hakkında verileri analiz etmek için SPSS 23 betimleyici analiz aracı kullanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda toplam 92 katılımcı örneklem olarak alınmıştır. Araştırmada, çiftçilerin sosyo-ekonomik durumu, su yönetimi, sürdürülebilir sulama, suya erişim, kredi ve araziye erişim gibi konulara odaklanılmıştır. Analiz sonuçlara göre, çiftçilerin su yönetimi ve sürdürülebilir sulama konusunda temel bilgilere sahip olmadığı ortaya konulmuştur. Özellikle düşük eğitim düzeyinin, bilginin yaygınlaşmasında büyük bir engel oluşturduğu görülmektedir. Sonuçlara göre devlet desteğinin eksik olduğunu, çiftçilerin damla sulama gibi modern sulama tekniklerine yüksek kurulum maliyetinden dolayı erişemediği ve gerekli bilgilere ulaşmadığı ortaya konulmuştur.

Su yönetimiSulamaSürdürülebilirlik+1
Ahmat Abakar Bouyebrı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa bölgesinde zaman serileri, SPI ve SPEI kuraklık indisleri kullanılarak kuraklık analizi üzerine bir araştırma

Tüm tarımsal faaliyetler iklim ile doğrudan ilişkili durumdadır. Son yıllarda, sıcaklık ve yağış rejimlerinde meydana gelen değişiklikler ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası'nı olumsuz etkilemektedir. Artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar bazı bölgelerde bitkisel üretimde sulama ihtiyacını artırırken, bazı bölgelerde ise aşırı ve düzensiz yağışlar üretime ciddi zararlar vermektedir. Günümüzde, iklim değişikliği birçok iklim bilimci tarafından göz ardı edilemeyecek bir sorun olarak kabul görmüştür. Ülkemizde tarımsal üretimi en çok etkileyecek olan doğal afetlerden biri kuraklıktır. Bu çalışmada, tarımsal üretimde ülkemizin önemli şehirlerinden biri olan Bursa için kuraklık analizi yapılmıştır. Bunun yanında yağış ve sıcaklık değerleri için 1990 - 2019 yılları arasında parametrik olmayan Mann–Kendall ve Şen'in Trend Analizleri yapılmıştır. Trend analizi sonuçlarına göre, yağış verilerinde istatistiksel olarak anlamlı trendlere ulaşılamamış, sıcaklık verilerinde artış trendleri gözlenmiştir. Kuraklık analizi için SPI ve SPEI yöntemleri kullanılmış, her iki yöntem sonucu 1960 – 2019 yılları için ekstrem değerlere ulaşılsa da genelde normal kuraklık seviyelerinin hakim olduğu tespit edilmiştir.

KuraklıkKuraklık analiziStandart yağış indeksi+3
Gülce Arıkan Uysal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa Nilüfer ilçesi Karacaoba mahallesi süt sığırı işletmelerinin yapısal ve mekansal sorunlarının belirlenmesi ve örnek bir işletmenin modellenmesi

Tarım sektörü içerisinde sığır yetiştiriciliğinin önemi büyüktür. Nüfus artışı beraberinde besinlere olan talebi artırmakta, insan beslenmesi için önemli olan et ve süt gibi gıda ürünlerine talep de artmaktadır. Artan bu talep ve ihtiyaç ise içerisindeki yapıları düzenli planlanmış, çevre koşulları yönünden optimize edilmiş, hayvan ve çalışan refahının sağlandığı modern işletme, konut yapıları ve tesislerde verimli hayvancılık faaliyetleri yapılarak karşılanabilir. Bu araştırma, Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Karacaoba Mahallesi'ndeki süt sığırı işletmelerinde yürütülmüştür. Nilüfer ilçesi 2019 TÜİK verilerine göre hayvan başına düşen süt verimi 9,53 kg/gün' dür. Bu değer ekonomik bir işletme açısından yeterli verimlikte değildir. Her ne kadar bu durumun sebebinin beslenme ve bakım yetersizliğinden kaynaklandığı düşünülse de, bunun yanında işletme yapılarının hayvan refahına uygun olmayışı, barınak içerisindeki ortam ve çalışma koşullarının çalışanlar üzerindeki olumsuz etkisi ile beraber iş verimliliğini düşürmesi de etkili olmaktadır. Bu çalışmada, Nilüfer ilçesi Karacaoba Mahallesi'nde bulunan 15 adet süt sığırı işletmesine ait barınaklar ve diğer işletme yapıları, yapısal ve çevresel özellikleri yönüyle incelenmiştir. Barınakların hayvan refahı kriterlerine uygunluğu değerlendirilirken barınak boyutları, taban düzenlemesi, havalandırmaların giriş ve çıkış açıklıklarının ebatları yerinde ölçülmüş, işletme sahipleri, veteriner hekim ve çalışanlarla anket çalışması yürütülmüştür. Geleneksel üretim modelini benimseyen küçük ölçekli işletmelerde hayvan sağlığı ve refahını etkileyebilecek, süt üretim verimini düşürecek bulgular elde edilirken, diğer işletmelerde de çeşitli yapısal ve mekansal sorunlar tespit edilmiştir. Araştırma alanı içerisindeki küçük ölçekli üreticilerin gelir düzeyini, iş gücü sayısını artırmak, yerleşim alanlarını ve işletmelerin rekabet gücünü artırmak ve artan işletme giderlerini düşürmek, kırsal desteklerden de faydalanamayan bu küçük işletmeleri bir araya getiren öneri örnek projede bu çalışma ile sunulmuştur.

BarınaklarBursa-NilüferHayvan refahı+1
Uğur Kırbıyık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bursa ilinde süt sığırı işletmesi kurulabilecek uygun alanların coğrafi bilgi sistemi ve analitik hiyerarşi yöntemi kullanılarak belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, coğrafi bilgi sistemi (CBS) ve çok ölçütlü karar analizi (ÇÖKA) tekniklerinden olan Analitik Hiyerarşi süreci (AHP) yöntemi kullanılarak Bursa İli arazilerinin süt sığırı kurulabilecek alanlar bakımından derecelendirilmesidir. Çalışma kapsamında, süt sığırı barınakları için yer seçiminde önemli olan topoğrafya, arazi koşulları, pazarlama koşulları, çevresel etmenler, altyapı yeterliliği olmak üzere beş adet ana kriter belirlenmiştir. Literatür bilgilerine ve yasal mevzuatlara göre eğim, bakı, mera alanlarına yakınlık, hayvan içme suyu göletlerine yakınlık, mahalleler arası yollara yakınlık, yerleşim yerlerine yakınlık, içme suyu havza koruma alanlarına uzaklık, sulama suyu göletlerine uzaklık, akarsulara uzaklık, ana yollara uzaklık, sulama kanallarına uzaklık, arazi kullanım kabiliyeti, nüfus potansiyeli ve diğer amaçlı su potansiyeli katmanları oluşturulmuştur. Uygun alanların derecelendirilmesi aşamasında en uygun, uygun, az uygun, uygun olmayan ve değerlendirme dışında bırakılan alanlar sınıfları olmak üzere beş sınıf oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda hayvancılık işletmesi kurmak için en uygun bölgeler toplam çalışma alanının % 0,75'ini, uygun olan bölgeler %29,85, az uygun olan bölgeler %59,21 ve uygun olmayan bölgeler ise %1,62'sini kapsamaktadır. Çalışma alanının %8,54'ü ise değerlendirme dışı bırakılmıştır. Bursa ili sıcaklık-nem indeksi (SNİ) haritası oluşturularak uygunluk haritası ile SNİ haritası CBS ortamında toplanarak sıcaklık-nem indeksine göre ayrıca bir uygunluk haritası elde edilmiştir. Buna göre süt sığırı işletmesi kurmak için uygun bulunan ilçeler ağırlıklı olarak Mustafakemalpaşa, Büyükorhan, Harmancık, Mudanya, Karacabey, Yenişehir, İnegöl olarak belirlenmiştir. Uygun olmayan bölgeler ise Orhaneli, Yıldırım ve Keles ilçeleriyle beraber Karacabey ilçesinin kuzey kısmı ve İnegöl ilçesinin güney kısmı olarak belirlenmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciCoğrafi bilgi sistemleriHayvancılık işletmeleri+3
Hatice Delice
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A research on determination of optimal fixed and adjustable tilt angle for solar panles to conditions in Turkey

While the world completes its daily rotation around its own axis, it completes its rotation around the sun. The earth completes this movement on an elliptical orbit in 365 days and 6 hours. Due to this orbit, which is monitored in the form of an ellipse, the sunrise and sunset times and the angle of falling of the sun's rays on the earth change during the year. When it is desired to utilize solar energy at the maximum level, the position angles of the panels used in energy production should be adjusted perpendicularly to the solar radiation. The sun is the main renewable energy source. In addition, it provides an inexhaustible and environmentally friendly energy to the world as the source of many energy types. One of the ways to utilize this unlimited energy is; is to use photovoltaic cells and panels that generate electricity thanks to the solar radiation falling on them. In these systems, fixed and tracer solar panel systems are used to obtain maximum efficiency from solar radiation. This slope varies according to the geographical location of the region and the seasons. In the region, depending on the seasons during the year, the optimum slope angle can be calculated to increase the amount of energy obtained from sunlight. In this study; Monthly correction for 13 provinces (Ankara, Bursa, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Istanbul, Izmir, Kayseri, Konya, Mugla, Sinop, Van) located in different geographical regions of our country, located within the latitudes of 36 ° - 42 ° north, optimum panel angles have been determined in order to maximize solar panel performance on a seasonal and annual basis. The results were compared with 5 different statistical methods; statistical comparison methods, coefficient of determination, relative error percentage, deviation error, mean square root error and t-statistics.

PhotovoltaicSolarSolar energy systems+1
Merve Aydin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde rüzgâr karakteristiğinin belirlenmesi ve küçük rüzgâr türbinleri ile enerji üretim potansiyellerinin araştırılması

Dünyamızın ana enerji kaynağı güneştir. Sürekli devam eden doğal süreçte var olan enerji akışı dünyamızı ve varoluşu ayakta tutar. Güneşteki nükleer tepkimeler sonucunda oluşan güneş ışınlarının dünyamızla etkileşerek depolanmış ve dönüşmüş halleri farklı enerji kaynakları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu enerji kaynakları arasında yenilenebilir enerji kaynakları ise, tükenme hızından daha hızlı kendini yenileyebilmesi ile tanımlanabilir. Bu yenilenebilir enerji kaynakları; güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerji, biokütle enerjisi ve benzeri olarak sıralanabilir. Stratejik olarak enerji kaynakları ne kadar çok çeşitlendirilir ve ne kadar çok yenilenebilir enerjilerle desteklenir ise insanlık o ölçüde gelecekteki refahını garanti altına almış olacaktır. Yenilenebilir enerji kaynakları arasında ise son 10 yıldaki sektör büyümesi ve yatırımlar ele alınacak olursa Rüzgâr Enerjisi ayrı bir önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde tarımsal amaçlı kullanım dikkate alınarak rüzgâr enerjisinin potansiyelini analiz etmek ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Rüzgâr Enerjisi Potansiyeli hakkında bilimsel kaynaklarda mevcut bilgi eksikliğini azaltmak için bir adım atmaktır. Çalışmada; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde toplam 9 şehirdeki 24 adet meteoroloji istasyonuna ait veriler, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğüne ait Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası ve uydu görüntüleri eş zamanlı olarak incelenmiş, bölgeyle ilgili çeşitli bilgiler elde edilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda öncelikle bölgenin rüzgâr karakteristikleri belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca bölgedeki rüzgâr karakteristikleri dikkate alınarak yatay ve dikey eksenli rüzgâr türbinlerinin muhtemel performansları irdelenmiş, elde edilecek güç ve enerji değerleri ortaya konulmuştur.

Rüzgar enerjisiYenilenebilir enerji
Roza Gül Bencuya İpekçioğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sulama yönetiminin iyileştirilmesi için uzaktan algılama yaklaşımı ile sulama projelerinin performansının değerlendirilmesi, Burkina Faso, Kou Vadisi örneği

İklim koşulları ile birlikte sulamada suyun randımanlı kullanımı üzerindeki baskı artmaktadır. Düzenli performans değerlendirmeleri yapmak için kaynak eksikliği göz önüne alındığında, sulama suyu yönetimini iyileştirmek ve bitkisel üretimi sürdürmek için uygun maliyetli performans değerlendirme metodolojilerinin kullanılması kritik öneme sahiptir. Çalışma alanı olarak, Burkina Faso'nun güneybatısında yer alan 1200 hektarlık Kou vadisi sulama alanı (KVIS) seçilmiş, 2013 ve 2014 yıllarının kurak mevsimleri için çalışma gerçekleştirilmiştir. KVIS sulama performansının farklılık gösterdiği, yetiştirilen bitkiye ve coğrafi konumuna bağlı olarak değiştiği gözlenmiştir. Sulama alanında konumsal bağlı kademeli olarak değişen rölatif evapotranspirasyon değeri gözlenmiştir. Su stres seviyelerine göre, iyi sulanan alandan orta seviyede sulanan alana kadar, yüksek su stresli alandan çok yüksek su stresli alanlara kadar sınıflar gözlenmiştir. Su tüketim homojenliğine göre ise, orta düzeyden iyi düzeye kadar sınıflar gözlenmiştir. Bitki su verimliliği (CWP) değeri, çalışılan iki yıl için konumsal değişiklik göstermiştir. ETa ve CWP'yi etkileyen ana fizikokimyasal faktörler ise, arazi ile ana kanal su alım noktası arasındaki mesafe (DPSI), tarla yüksekliği, kum ve silt içerikleri, toprak toplam azotu, ekstrakte edilebilir potasyum ve çinko olarak elde edilmiştir. ETa veya CWP'deki değişkenliği açıklamada DPSI en çok katkıda bulunan değişken olmuştur. Çalışma ile uzaktan algılama tabanlı metodolojilerin, veri kıtlığı ve kaynak kısıtlılığı olan sulama alanlarında, sulama suyu yönetiminin iyileştirilmesi için, karar destek araçları olarak hizmet etme potansiyeli ortaya konulmuştur.

Su yönetimi
Alıdou Sawadogo
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Serada yetiştirilen kıvırcık ve baş salata çeşitlerinin verim ve kalite üzerine farklı sulama seviyelerinin etkisi

Bu araştırma, ısıtmasız plastik örtülü sera ortamında yetiştirilen bazı salata çeşitlerinin verim ve kalitesi üzerine farklı sulama seviyelerinin etkilerini belirlemek amacıyla Kocaeli'nde 2020-2021 yılları kış döneminde yürütülmüştür. Araştırma, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre kurulmuş, ana parsellerde üç farklı kıvırcık ve baş salata çeşidi (Carteganas, Concorde ve Melina), alt parsellerde ise beş farklı sulama seviyesi yer almıştır. Sulama uygulamaları, sera içine yerleştirilen 100 ml'lik cam petri kabından buharlaşan su miktarı (E) dikkate alınarak damla sulama yöntemiyle yapılmıştır. Bitki-kap katsayıları (Kcp) 0,25, 0,50, 0,75, 1,00 ve 1,25 alınarak sulama konuları sırasıyla 0,25 E, 0,50 E, 0,75 E, 1,00 E ve 1,25 E biçiminde oluşturulmuştur. Yetiştiricilik mevsimi boyunca 32,5 mm ile 122,5 mm arasında sulama suyu deneme parsellerine uygulanmıştır. Baş ağırlığı, baş çapı ve boyu, kök uzunluğu ile yaprak sayısı değerleri çeşit, sulama seviyesi ve çeşit × sulama seviyesi interaksiyonuna göre istatistiksel olarak önemli (p<0,05) farklılıklar göstermiştir. En yüksek ortalama baş ağırlığı Melina çeşidinde 516,9 g olarak elde edilirken onu sırasıyla Concorde ve Carteganas çeşitleri izlemiştir. Sulama seviyelerinin üç farklı çeşit üzerindeki ortalama sonuçlarına göre en yüksek baş ağırlığı 0,75 E konusundan 581,2 g olarak elde edilirken en düşük ise 224,8 g ile 0,25 E konusundan elde edilmiştir. Çeşit × sulama seviyesi yönüyle yapılan değerlendirmede ise en yüksek baş ağırlığı 718,2 g ile Melina çeşidinde 0,75 E sulama konusundan saptanırken en düşük ise 98,2 g ile Carteganas çeşidinde 0,25 E sulama konusundan elde edilmiştir. İncelenen diğer kalite parametrelerinde de 0,75 E sulama konusu tüm çeşitlerde daha iyi sonuçlar vermiştir. Araştırma sonuçları, Kocaeli'de serada yetiştirilen salata için sulama programının oluşturulmasında küçük petri kaplarının kullanılabileceğini göstermektedir ve kap katsayısı olarak 0,75'in kullanılması önerilmektedir.

Yusuf Güvenaltın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa bölgesinde Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) destekli kırsal turizm projelerinin değerlendirilmesi

Kırsal kalkınma, ülkelerin gelişmesinde ve sosyo-ekonomik yapısında önemli bir yere sahiptir. Kırsal kalkınmanın önemli kavramlarından biri olan "Kırsal Turizm" coğrafi, sosyo-kültürel, doğal zenginlikler ve tarihi açıdan birçok etmeni ile kalkınma alanında önemli araçlardan biri haline gelmiştir. Avrupa Birliği (AB) tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla oluşturulan IPARD programı sayesinde tarım ve kırsal kalkınma konusunda ülkemizde büyük bir değişim yaşanmaktadır. AB üyelik sürecinde tüm bu hedefler doğrultusunda ülkemizde kurulan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığı ile bölgesel bazlı birçok yatırım gerçekleştirilmiştir. Bu yatırımlar beraberinde istihdam, bölgesel kalkınma, göç, kır-kent ilişkisi vb. konularda birçok olumlu iyileşmeyi gerçekleştirmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, TKDK tarafından Bursa bölgesinde IPARD programı kapsamında desteklenen kırsal turizm tesislerinin genel özelliklerinin belirlenmesi, demografik yapılarının değerlendirilmesi ve projelerin genel hatları ile incelenmesidir. Yapılan araştırmalar sonucunda TKDK tarafından IPARD I ve IPARD II programı kapsamında Bursa bölgesinde desteklenmiş 10 adet projenin olduğu tespit edilmiştir. Projelerin 6'sının IPARD I programı kapsamında, 4'ün ise IPARD II kapsamında yer aldığı belirlenmiştir. Anket çalışmasından elde edilen veriler SPSS ve Visiual Basic veri tabanından makro programlar kullanılarak analiz edilmiştir. Mevcut projelerde genç girişimci sayısının (%10) yetersiz olduğu ve kadın yatırımcı sayısının son yıllarda artış gösterdiği görülmektedir. Eğitim seviyesi ve mesleki yeterlilik gibi konuların işletmelerin kurulu kapasitesine ve sürdürülebilirliğine doğrudan etki ettiği belirlenmiştir.AB destekli projelerinin sürdürülebilirliği ve kırsal kalkınmaya olan etkisinin olumlu olduğu gözlemlenmiş olup, kırsal turizm alanında proje sayısının yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Yeni yatırımların önünü açmak adına Bursa bölgesinin cazibesinin kullanılarak yeterli tanıtımın, bilgilendirmenin ve yönlendirmenin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bilal Ölmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi toplulaştırma başarısının analizi: Kocaeli-Derince ilçesi Kaşıkçı Mahallesi örneği

Arazi toplulaştırması; tarımsal üretimin arttırılması amacıyla, tarım topraklarını en iyi şekilde kullanmayı hedeflemektedir. Arazi toplulaştırma çalışmalarında proje başarısını etkileyen birçok faktör vardır. Projede başarı kriterleri olarak görülen toplulaştırma oranı (TO), yeni toplulaştırma oranı değeri (YTO), toplulaştırma öncesi ve sonrası için işletme başına düşen parsel sayısı ve büyüklüklerindeki değişimler, parsel şekillerindeki değişimleri analiz etmek için şekil indeksi (SI), fraktal büyüklük indeksi (FD) ve çevre alan oranı (ÇAO) göstergeleri kullanılmaktadır. Parsel alanı - konum ilişkisinin değerlendirilmesinde alan - kuş uçuşu yol uzunluğu uygunluğu (KUYUU), parsel parçalılık durumunun değerlendirilmesinde ise Januszewski indeks (JI) ve Simmons indeks (Sİ) değerleri kullanılmaktadır. Bu çalışmada arazi toplulaştırması projelerindeki genel başarı seviyelerinin belirlenmesi amacıyla yukarıda bahsedilen kriterlerin kullanılabilirliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Kocaeli İlinin, Derince İlçesi, Kaşıkçı Mahallesi'nde yapılmış olan arazi toplulaştırması (AT) projesi materyal olarak kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre arazi toplulaştırma öncesi ve sonrası için hesaplanan değerler optimum değerlere yaklaşmıştır. Çalışma sonucunda kullanılan tüm göstergelerin kolay hesaplanabilir ve hızlı yorumlanabilir olması nedeniyle, arazi toplulaştırması (AT) projelerinin başarı durumunu değerlendirmede kullanılabilir parametreler olduğu görülmektedir.

Arazi toplulaştırması
Metin Türk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elma hasadı için özelleştirilmiş bir meyve hasat platformu tasarımı

Bu çalışmanın amacı, elma bahçelerinde kullanılmak üzere özelleştirilmiş bir meyve hasat platformu tasarımı yapmaktır. Orta büyüklükteki işletmelerde mevcut bulunan traktör tarafından çekilmesi planlanan bu platform tasarımıyla işçilerin mevcut konumlarından yukarıda bulunan ağaç dallarına ulaşabilmeleri ve dallara yönelim yapabilmeleri mümkün olabilecektir. Bu sayede hasat edilen meyvelerin fiziksel deformasyonlarının önüne geçmek, hasat sürelerini kısaltmak ve hasat işleminde çalışacak işçilerin bu işlemler sırasında yaşayabilecekleri iskelet-kas incinmelerinin önüne geçilebilecektir. Tasarımı yapılan platformun boyu 4250 mm, eni 2500 mm, kapalı iken yerden yüksekliği 1500 mm, açık iken yerden yüksekliği 2600 mm ve iz genişliği 2200 mm'dir. Ortalama bir hasat işçisi, yaklaşık olarak 4500 mm yüksekteki meyveleri toplayabilecektir. Bu platform ortalama 100 kg ağırlığında 4 işçinin aynı anda çalışabilmesine olanak vermektedir. Düşey ve yatay yöndeki platform hareketleri, traktör hidrolik sistemi kullanılarak sağlanmaktadır. Elma bahçelerinin sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri dikkate alınarak belli bir meyve türü için özelleştirilmiş bir tasarıma sahiptir.

Yasemin Yeşilkır
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Drying of blueberry (Vaccinium spp.) and cornelian cherry (Cornus mas L.) using different methods and determination of bactericidal effect of the dried product on e.coli (Escherichia coli) under in vitro conditions

In this study, different drying methods were applied to two types of fruit, that is, cornelian cherry CC (Cornus mas L.) and blueberry BB (Vaccinium spp.). During the research work, both CC and BB were exposed to natural drying, convective drying, microwave drying, and the combined microwave-convective drying. The initial moisture content of cornelian cherry (CC) at 72.56 ±0.18% was reduced down to 10.27 ± 0.13%; whereas the moisture content of blueberries (BB) initially at 84.76 ± 0.20% was reduced to 10.03 ± 0.09%. During the study, it has been found that apart from natural drying, convective drying has the longest drying time and the highest values for the specific energy consumption. The study concludes that both CC and BB show high antioxidant capacity and comprises of various amounts of polyphenolic compounds. Moreover, as per the total antioxidant capacity, CUPRAC is the most suitable method. The anthocyanin and vitamin C content for both the fruits showed high values, which concludes that CC and BB can be an essential source of daily vitamin C consumption. Even though both CC and BB contains high values of anthocyanin, no antimicrobial activity was found for both the fruit samples. Keywords: Blueberry, cornelian cherry, drying, antioxidant capacity, anthocyanin content, antimicrobial activity

Mahrukh Parveez Zıa
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Su çıkarma amaçlı rüzgar enerjisi kullanımının teknik analizi: Karacabey örneği

Dünya nüfusunun artışıyla beraber ortaya çıkan problemlerin başında enerji kaynaklarının sınırlılığı gelmektedir. Fosil kaynakların hızla azalması ve artan enerji sarfiyatları insanoğlunu yeni kaynakların araştırılmasına sürüklemiştir. 21. yüzyılda fosil kaynaklara en büyük alternatif yenilenebilir enerji kaynakları olmuştur. Enerji ihtiyacının yüksek olduğu alanlardan birisi de tarımsal faaliyetlerdir. Bu enerji ihtiyacını karşılamak için eski yıllardan beri gerek tahılların öğütülmesi gerekse kuyulardan su çekilmesi için, yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan rüzgâr enerjisi kullanılmıştır. Günümüzde ise rüzgâr enerjisi kullanım alanları günden güne genişlemektedir. Bu çalışmada; Bursa Karacabey yöresinde uygulanabilecek bir tarımsal faaliyette kullanılmak üzere, yer altı suyunun yüzeye çıkarılması işlemi için gerekli enerjinin, rüzgâr türbinleri kullanılarak elde edilmesi amaçlanmıştır. Karacabey meteoroloji istasyonunda 2008-2015 yılları arasında ölçümü yapılan rüzgâr hızı verileri kullanılarak; sistemde 300 kW, 600 kW, 900 kW ve 1 500 kW gücünde rüzgâr türbinlerinin kullanılması durumunda elde edilebilecek güç ve enerji değerleri ile; seçilen bazı dalgıç pompaların kullanılabilirliği, sayısı ve pompalanabilecek su miktarına yönelik hesaplamalar ve analizler paylaşılmıştır. Çalışma sonucunda; Karacabey yöresinde dalgıç pompalarla yeraltı suyu teminini gerçekleştirmek için kullanılacak enerjinin, rüzgâr enerjisi kaynaklı sağlanabileceği tespit edilmiştir.

Erkan Bölükbaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Atık kızartma-nötralize atık kızartma yağından biyodizel üretiminin optimizasyonu ve yakıt özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, atık kızartma yağına (AKY) nötralizasyon işlemi uygulanarak nötralize atık kızartma yağı (NAKY) elde edilmiştir. Bu yağlardan transesterifikasyon yöntemi ile üretim parametrelerini (katalizör miktarı, alkol oranı, sıcaklık ve zaman) değiştirerek optimizasyon uygulanmış, atık kızartma yağı biyodizeli (AKYB) ve nötralize atık kızartma yağı biyodizeli (NAKYB) üretimleri gerçekleştirilmiştir. AKYB ve NAKYB üretim parametrelerinde katalizör miktarı; 0.25, 0.5, 0.75, 1, 1.25 gr olarak denenmiştir. Alkol miktarı; 10, 15, 20 25 ve 30 gr, sıcaklık değerleri; 30, 40, 50, 60, 700C ve zaman için 30, 45, 60, 75, 90dk olarak denenmiştir. AKYB için optimizasyon değerleri; katalizör miktarı 0.75, alkol miktarı 20 gr, sıcaklık değeri 500C, reaksiyon süresi 60dk ve reaksiyonun verimi %95.0182 olarak ölçülmüştür. NAKYB için optimizasyon değerleri; katalizör miktarı 0.50, alkol miktarı 20 gr, sıcaklık değeri 600C, reaksiyon süresi 60dk ve reaksiyon verimi %97.172 olarak ölçülmüştür. Yakıt özelikleri için; tüm yakıtların su içeriği değerleri, standart değerlerin biraz üzerinde çıkmıştır. AKYB ve NAKYB için viskozite, yoğunluk, parlama noktası değerleri standart değerler içerisinde çıkmıştır. AKYB üretimi ile AKY'nin viskozitesi %88.5, yoğunluğu ise %4.42 düşmüştür. NAKYB üretimi ile NAKY'nin viskozitesi %88.7, yoğunluk değeri ise %4.42 düşmüştür.

Burak Metin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kahve atıklarının boya gideriminde kullanımı

Bu çalışmada Filtre kahve atıkları ve Türk kahvesi atıkları kullanılarak adsorpsiyon yöntemi ile methylene blue (MB) boyar maddelerinin giderimi araştırılmıştır. Metilen blue'nun adsorpsiyonunda başlangıç boyar madde konsantrasyonu, pH ve zamanın etkisi çalışılmıştır. Başlangıçta, elde edilen verilerden Langmuir ve Freundlich İzoterm Modelleri hesaplanmıştır. Türk kahvesi atıkları için Langmuir İzotermi (R2=0,9896) Freundlich İzoterminden daha iyi uyum sağlamıştır. İkinci olarak, filtre kahve ve Türk kahvesi atıkları üzerine MB'nin gideriminde kinetik çalışmalar da yapılmıştır. MB'nin adsorpsiyonu pseudo second order kinetik modele uyum sağladığı görülmüştür. Ayrıca Türk kahvesi ve filtre kahve atıklarının özellikleri SEM ile belirlenmiştir. Sonuç olarak bu çalışma Türk kahvesi ve filtre kahve atıklarının MB'nin giderimi için etkili, kolay elde edilebilir, maliyetsiz ve çevre dostu birer adsorban olduğunu göstermiştir.

Fatma Karadağ
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Haşhaş ( Papaver somniferum L.) yağından biyodizel üretimine etki eden parametrelerin optimizasyonu

Bu çalışmada, haşhaş (Papaver somniferum L.) yağına (HY) nötralizasyon işlemi uygulanarak nötralize haşhaş yağı (NHY) elde edilmiştir. Haşhaş yağı ve nötralize haşhaş yağlarından transesterifikasyon yöntemi ile elde edilen biyodizelin üretim parametreleri sırasıyla katalizör oranı, alkol/yağ oranı, sıcaklık ve zaman değiştirilerek optimizasyon uygulanmış, haşhaş yağı biyodizeli (HYB) ve nötralize haşhaş yağı biyodizeli (NHYB) üretimleri yapılmıştır. Elde edilen biyodizellerin yakıt özellikleri belirlenmiş, ASTM D6751 ve EN 14214 standartlarına uygun olup olmadığı incelenmiştir. HYB ve NHYB üretim parametrelerinde katalizör oranı; HY için ağırlıkça %0,5-%0,75-%1-%1,25-%1,5, NHY için; ağırlıkça %0,25-%0,5-%0,75-%1-%1,25 olarak denenmiştir. HY ve NHY için alkol/yağ oranı; ağırlıkça %10-%15-%20-%25-%30, sıcaklık değerleri; 30-40-50-60-70℃ ve süre için de 30-45-60-75-90 dakika olarak denenmiştir. HYB için optimizasyon değerleri; katalizör oranı ağırlıkça %0,75, alkol/yağ oranı ağırlıkça %20, sıcaklık değeri 60℃, reaksiyon süresi 60 dakikada reaksiyon verimi %94,3971 olarak ölçülmüştür. NHYB için optimizasyon değerleri; katalizör oranı ağırlıkça %0,5, alkol/yağ oranı ağırlıkça %20, sıcaklık değeri 50℃, reaksiyon süresi 60 dakikada reaksiyon verimi %99,7608 olarak ölçülmüştür.

Ramazan Irgın
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pirinç kavuzunun boyar madde giderilmesinde adsorban olarak kullanımının incelenmesi

Bu çalışmada pirinç kavuzu adsorban olarak kullanılmış ve sulu çözeltilerden Malachite green (MG) ve Reactive red 45 (RR45) boyar maddelerinin giderimi kesikli adsorpsiyon yöntemiyle araştırılmıştır. Her iki boyar madde adsorpsiyonu için başlangıç boyar maddelerinin konsantrasyonu, pH ve zamanın etkisi üzerine çalışılmıştır. Pirinç kavuzunun sulu çözeltilerden boyar madde gideriminde Langmuir ve Freundlich izoterm modelleri denenmiştir. Malachite green boyar maddesinin gideriminde Langmuir İzotermi'nin (R2=0,9998), Freundlich İzoterminden (R2=0,6578) daha iyi uyum sağlamıştır. Reactive red 45 için ise deneysel verilerin teorik verilerle uyuşmadığı ve korelasyon katsayısının oldukça düşük çıkmasından dolayı gerek Langmuir gerekse de Freundlich izoterm modellerinin adsorpsiyon modelinin açıklanmasında yetersiz kaldığı görülmüştür. Adsorpsiyon kinetiği de çalışılmış ve her iki boyar maddenin giderilmesinde elde edilen sonuçların yalancı ikinci dereceden kinetik modele uyum sağladığı görülmüştür. Pirinç kavuzu ve boyar madde yüklü pirinç kavuzunun özellikleri Taramalı elektron mikroskopu (SEM) ile karakterize edilmiştir. Sonuç olarak pirinç kavuzunun boyar maddelerin gideriminde etkili, ekonomik ve kolay elde edilebilir bir adsorban olarak kullanılabileceği bildirilmiştir.

Nagihan Metin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sulu çözeltilerden methylene blue boyar maddesinin Hint inciri kabuğu kullanılarak gideriminin araştırılması

Boyar maddelerin sucul çevrede iz seviyelerde bile yaygın kirleticiler olduğu bilinmektedir. Bu nedenle bu maddelerin sulu ortamdan uzaklaştırılması gerekmektedir. Boyar maddelerin arıtımında çok sayıda yöntem vardır. Bu çalışmada, sulu çözeltilerden doğal bir adsorban olan hint inciri kabuğu ile Methylene blue boyar maddesinin giderimi adsorpsiyon yöntemiyle araştırılmıştır. Hint inciri gideriminin etkisi başlangıç iyon derişimi, pH, adsorban dozu zamanın bir fonksiyonu olarak oda sıcaklığında kesikli metodla çalışılmıştır. pH çalışmalarında sistemin bozuk ortamda (pH=8) daha iyi giderim sağladığı bulunmuştur. Çalışmada Langmuir, freundlich ve D-R izoterm modelleri denenmiştir. Ayrıca kinetik çalışmalar yapılmış ve sistemin yalancı ikinci dereceden kinetik modele daha iyi uyum sağladığı tespit edilmiştir. Hint incirinin yüzeyinin morfolojik özelliklerinin tespit edilmesinde taramalı elektron mikroskobu (SEM) görüntüleri kullanılmışır. Hint inciri kabuklarının Methylene blue'nun gideriminde etkili bir adsorban olduğu tespit edilmştir.

Eda Tapan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Atermit fabrikası atıkları kullanılarak boyar madde giderimi

Bu çalışmada, sulu çözeltilerden atermit fabrika atıklarının adsorban olarak kullanılmasıyla Methylene blue ve malachite green boyar maddelerinin giderilmesi araştırılmıştır. Adsorpsiyon çalışmalarında çözelti pH' ın, alıkonma süresinin ve boya konsantrasyonunun etkileri incelenmiştir. Kesikli adsorpsiyon deneyler methylene Blue (pH=4) için Langmuir İzotermine ve yalancı ikinci derece kinetik modeline uyum sağlamış maximum adsorpsiyon kapasitesi 56,525 mg/g olarak tespit edilmiştir. Malachite green (pH=8) için Langmuir İzotermine ve yalancı ikinci derece kinetik modeline uyum sağlamış maximum adsorpsiyon kapasitesi 10,058 mg/g olarak tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar SEM ile karakterize edilmiştir.

Serhat Dönmez
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fıstık çamı (Pinus pinea) kabuklularının boyar madde adsorpsiyonunda kullanımının araştırılması

Bu çalışmada, adsorban olarak doğa dostu ve ekonomik bir malzeme olan çam fıstığı kabuğu kullanılarak sentetik atıksulardan malachite green boyar maddesinin (MG) adsorpsiyonu araştırılmıştır. Çam fıstığı (Pinus pinea) kabuklarının maksimum MG adsorpsiyon kapasiteleri pH 10'da 25.641 mg/g olarak hesaplanmıştır. SEM görüntüleri önemli düzeyde gözeneklilik göstermiş ve yüzeyde malachite green boyar maddesinin adsorpsiyonunu doğrulamıştır. Adsorpsiyondan sonra SEM sonuçları, çam fıstığı kabuklarının adsorban olarak yüzeyinin MG molekülleri tarafından kaplandığını göstermektedir. Adsorpsiyon parametrelerinin, başlangıç boya konsantrasyonunun, termodinamik parametrelerin ve pH'ın etkisi hesaplanmıştır. Sistemin Langmuir İzotermine ve yalancı ikinci dereceden kinetik modele daha iyi uyum sağladığı görülmüştür. Gibbs serbest enerji değişim değeri 6,041 Kj/mol'dür (298 K). Böylece çam fıstığı kabuklarının sentetik atık sulardan MG boyar maddesi için çevre dostu, ekonomik ve umut verici bir adsorban olarak kullanılabileceği gösterilmiştir.

AdsorpsiyonBazik boyalar
Mehmet Kavas
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat ili şeker pancarı melasından biyoetanol üretim potansiyelinin belirlenmesi

Kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlar, enerji elde edebilmemiz için kullanılan başlıca kaynaklardır. Ancak, dünya nüfusu ve ihtiyaçlarının artmasıyla birlikte enerji tüketimi de artmakta ve fosil enerji kaynakları giderek azalmaktadır. Ayrıca, fosil yakıtların yanması sonucunda ortaya çıkan gazlar asit yağmurları, iklim değişikliği ve sera gazı emisyonlarında artış gibi çevresel sorunlara yol açmaktadır. Bu sebeplerle, güneş, rüzgâr ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi artmaktadır. Biyokütleden üretilen biyoetanol, artan hammadde potansiyeli ve petrol fiyatları dikkate alındığında ekonomik ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olarak öne çıkmaktadır. Biyokütle kaynaklarından en önemlilerinden birisi de şeker pancarıdır ve Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan Yozgat, şeker pancarı üretiminde Konya ilinden sonra en fazla şeker pancarı üreten il konumundadır. Yozgat ilinde 2020-2023 yılları ortalama verilerine göre 1.332.513 ton şeker pancarı üretilmiştir ve Yozgat ili şeker pancarından biyoetanol üretim potansiyeli 121.610.352 litre, şeker pancarı melasından biyoetanol üretim potansiyeli ise 7.270.184 litre olarak hesaplanmıştır.

Fatih Sargın
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Vermikompost kullanılarak sulu çözeltilerden methylene blue boyar maddesinin giderimi

Bu çalışmada, sulu çözeltilerden adsorban olarak vermikompost kullanılarak Methylene blue boyar maddesinin giderimi araştırılmıştır. Adsorpsiyon çalışmaları boya konsantrasyonunun, alıkonma zamanının ve çözelti pH'ın bir fonksiyonu olarak yürütülmüştür. Kesikli adsorpsiyon deneylerindeki veriler, Langmuir İzotermine ve ikinci derece kinetik modele uyum sağlamıştır (pH=10). Maximum adsorpsiyon kapasitesi 256.66 mg g-1 olarak tespit edilmiştir. Vermikompost ve boya yüklü vermikompostun özellikleri FTIR ve SEM ile karakterize edilmiştir. Desorpsiyon çalışmaları da yapılmıştır. Beş defa tekrarlanan adsorpsiyon-desorpsiyon çalışmaları vermikomposttun adsorpsiyon kapasitesinin değişmediğini göstermiştir. Sonuç olarak vermikomposstun aktivitesini kaybetmediği görülmüştür

Halil Kayaalp
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çörek otu (Nigella sativa L.) küspesinin sulu çözeltilerden boya gideriminde kullanımının araştırılması

Dünya'da su kirliliği en önemli sorunlardan birini oluşturmaktadır. Bu amaçla atıksuların sucul çevreye deşarj edilmeden önce arıtılması gerekmektedir. Adsorpsiyonun sucul ortamda kirleticilerin arıtımı için iyi bir işlem olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada küspe (Nigella sativa L.) kullanılarak sulu çözeltilerden Metilen blue ve Malachite green boyar maddelerinin adsorpsiyonla giderimi araştırılmıştır. Kesikli bir sistemde küspenin (Nigella sativa L.) adsorpsiyonu üzerine pH, başlangıç boyar madde konsantrasyonu ve alıkonma zamanının etkisi çalışılmıştır. Elde edilen veriler Langmuir ve Freundlich İzotermlerine uygulanmıştır. Langmuir İzoterm Modeli hem MB (R2=0,999) hem de Malachite green (R2=0,9996) için en uygun izotermdir. Ayrıca adsorpsiyonun kinetiği de çalışılmıştır. Her iki boyar madde için yalancı ikinci dereceden kinetik modelin en iyi uyum sağladığı görülmüştür. Boya yüklü ve boya yüksüz Nigella sativa L. küspesinin özellikleri SEM ile karakterize edilmiştir. Sonuç olarak Nigella sativa L. küspesi MB and MG'nin adsorpsiyonunda maliyetsiz ve güçlü bir adsorbandır.

Halis Seçme
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi toplulaştırması ile tarımsal mekanizasyon düzeyi ölçütleri üzerindeki değişiminin mekansal olarak değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında, Kırşehir ilinde gerçekleştirilen arazi toplulaştırması uygulamaları, bu uygulamaların tarımsal mekanizasyon uygulamalarına olan etkilerinin yanı sıra, mekanizasyon düzeyini belirleyen ölçütlerdeki değişimin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Köy merkezleri, çiftçi başına düşen parsel sayısı ve parseller arası mesafeler ele alınacaktır. Parsel şekil analizleri, yol uzunluğu, yol fark analizi ve yol cephe durumları değerlendirilecektir. Yollardaki toplam azalma miktarını belirlemek için, köy merkezinden tüm parsellere ulaşım için kat edilmesi gereken yol uzunluğu, bilgisayar ortamında ölçülecektir. Toplulaştırma sonrasında yola cephesiz parsel sayısı ve şekilsiz parsel oranının azalıp azalmadığı incelenecektir. Sonrasında, tarımsal mekanizasyon uygulamaları için istenilen parsel şekli olan dikdörtgen şeklindeki parsellerin sayısı ve oranı hesaplanacaktır. Tarımsal mekanizasyon düzeyi kriterlerini oluşturan ölçütler; arazi toplulaştırılması öncesi ve sonrası olmak üzere hesaplanmasında kullanılan değerler olan, traktör sayısı, ortalama traktör gücü, arazi büyüklüğü ve tarım alet-makine sayısı verileri karşılaştırılarak arazi toplulaştırma ile değişimleri mekansal olarak sorgulamak amacıyla bir Coğrafi Bilgi Sistemi yazılımı kullanılacaktır.

Bircan Alkan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı tarımsal atıkların seralarda soğutma pedi olarak uygunluklarının değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, seraların soğutulmasında yaygın olarak kullanılan ticari selüloz pedlere alternatif olarak kullanılabilecek bazı tarımsal atıkların (fındık kabuğu, muz dalları ve yer fıstığı kabuğu) soğutma pedi olarak uygunluklarının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla çalışmada, arazi koşullarında yüksek tünel serada on farklı uygulama test edilmiştir: (i) doğal havalandırma (DH), (ii) doğal havalandırma+dıştan gölgeleme tülü (DH+DGT), (iii) selüloz ped (SP), (iv) selüloz ped + dıştan gölgeleme tülü (SP+DGT), (v) fındık kabuğu ped (FKP), (vi) fındık kabuğu ped + dıştan gölgeleme tülü (FKP+DGT), (vii) muz dalı ped (MDP), (viii) muz dalı ped + dıştan gölgeleme tülü (MDP+DGT), (ix) yer fıstığı kabuğu ped (YFKP), ve (x) yer fıstığı kabuğu ped + dıştan gölgeleme tülü (YFKP+DGT). Elde edilen sonuçlara göre SP, SP+DGT, FKP, FKP+DGT, MDP, MDP+DGT, YFKP ve YFKP+DGT uygulamalarında ped önünde soğutma etkisi dış ortamdan sırasıyla 5.6 °C, 6.6 °C, 4.2 °C, 5.1 °C, 4.0 °C, 4.9 °C, 3.9 °C ve 4.6 °C düşük olarak ölçülmüştür. Ped önünde ölçülen oransal nem değerleri dış ortamdan sırasıyla %30.2, %32.6, %22.2, %21.5, %20.5, %19.6, %15.2 ve %18.1 yüksek olarak belirlenmiştir. Uygulamaların soğutma verimleri sırasıyla %51.3, %56.2, %39.2, %40.7, %38.3, %38.2, %30.7 ve %35.1 olarak hesaplanmıştır. Soğutma kapasiteleri sırasıyla 2.6 kW, 3.1 kW, 2.0 kW, 2.4 kW, 1.9 kW, 2.3 kW, 1.8 kW ve 2.1 kW tır. Sistemin performans katsayısı değerleri sırasıyla 10.5, 12.4, 7.9, 9.5, 7.6, 9.2, 7.3 ve 8.5 olarak hesaplanmıştır. Su tüketim değerleri ise sırasıyla 2.9 L/h, 3.4 L/h, 2.2 L/h, 2.8 L/h, 2.2 L/h, 2.9 L/h, 2.0 L/h ve 2.8 L/h olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda ticari olarak kullanılan selüloz pedlerin diğer uygulamalara göre avantajları olduğu belirlenmiştir. Ancak, fındık kabuğu, muz dalları ve yer fıstığı kabuğu pedlerin yerel olarak bulunabilirliği, ilk yatırım maliyeti, soğutma verimliliği ve kapasitesi göz önüne alındığında selüloz pedlere iyi bir alternatif olabilecektir. Ancak bu malzemelerin hava akış hızını engellemeyecek şekilde dizayn edilmesi, farklı su akış hızlarında ve ped kalınlıklarında test edilerek performanslarının arttırılması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Optimum sıcaklıkPlastik seralarYapay havalandırma
Kübra Arslan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek basınçlı, farklı mesafelerden ekim yapabilen bir tohum ekici düzeneğin tasarlanması

Bu tez çalışmasının odak noktası, alışılagelmiş tohum ekim yöntemlerinin aksine uzak mesafelerden toprak altına verimli bir şekilde tohum ekiminin yapılıp yapılamayacağının belirlenmesi ve bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için gerekli sistemlerin tasarlanıp üretilmesidir. Özellikle hızla azalan orman ve çayır–mera alanlarının hızlı, verimli ve ekonomik biçimde artırılması amacıyla, günümüzde kullanılan ekim metotlarının olumsuz yönlerini bertaraf ederek makine ve/veya insan iş gücünün çalışmasının zor ya da uygun olmadığı alanlarda ekim yapılabilmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda mevcut sistemler incelenmiş, olumlu ve olumsuz yönleri analiz edilmiş; literatür taramaları ve önceki çalışmalar değerlendirilerek, alışılagelmiş ekim yöntemlerine alternatif olarak patlayıcı maddelerin sevk gücü kullanılarak toprak altına tohum ekimi yapılması ve tohumların çıkış parametrelerinin test edilmesi amaçlanmıştır. Patlayıcı bir madde ile sevk edilen tohumların maruz kalacağı yüksek sıcaklık, alev, yüksek hız, hava direnci ve toprak altına giriş anında oluşabilecek hasarların belirlenmesi ve bu koşullar altında tohumların verimli bir çıkış yapıp yapamayacağı çalışmanın öncelikli konusunu oluşturmuştur. Çalışma başlangıçta belirlenen bir plana göre yürütülmekle birlikte, süreç içerisinde elde edilen veriler, önceki çalışmaların yetersizliği ve ülkemizde patlayıcı maddelere ilişkin yasal düzenlemeler nedeniyle çeşitli güncellemeler, yeni tasarımlar ve geliştirmeler yapılmış; bu durum alışılagelmiş tez formatının kısmen dışına çıkılmasını gerektirmiştir. Çalışmada patlayıcı maddelerin tahrip gücünden ziyade sevk gücü kullanılmış, yasal mevzuatlar gereği yivsiz av tüfeklerinin teknik yapılarında değişikliğe gidilmeden mühimmatları elde edilen veriler ışığında yeniden tasarlanarak denemeler gerçekleştirilmiştir. Süreç çıktıları, ateşli silahların eğitim, savunma, sportif ve avcılık amaçlarının dışında da çevresel fayda sağlayacak biçimde kullanılabileceğini göstermiştir. Bu sistemin, bireysel silah kullanıcılarının faaliyetleri sırasında orman ve çayır–mera alanlarının oluşumuna katkı sağlamasının yanı sıra, insan ve/veya makine iş gücünün riskli veya imkânsız olduğu coğrafyalarda görev yapan personel tarafından da kullanılabileceği öngörülmektedir. Çalışmanın, ileride geliştirilecek daha yüksek tohum kapasiteli ve daha uzun sevk mesafelerine sahip sistemler için bir bilgi altyapısı oluşturması; silah, roket ve füze sistemlerine entegre edilebilecek düşük maliyetli yeni çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Tohum ekimi, Patlayıcı madde, Silah, uzak mesafelerden toprak altı tohum ekimi

Tarım aletleriTarım makineleriTarım sektörü+3
Emrah Saka
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bilecik'in bazı gölet havzalarındaki taşkın pik debilerinin belirlenmesi ve tarımsal kuraklığının analizi

İklim Değişikliği ve beraberinde yaşanan taşkın ve kuraklık su kaynaklarını önemli düzeyde etkilemektedir. Su kaynaklarını en çok kullanan sektör de tarım sektörüdür. Bu yüzden; havzaların tarımsal su yönetimi planları yapılmalıdır. Bu çalışmada; Bilecik ilçelerindeki başlıca üretilen tarım ürünlerinin, taşkın ve kuraklık açılarından etkileşimleri incelenmiştir. Bu amaçla Bilecik'teki tarımsal ürün verilerine TÜİK'ten ulaşılmıştır. Bilecik ilçelerinin iklimsel verilere Bilecik Meteoroloji Müdürlüğünden, havza verilerine ise Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğünden ulaşılmıştır. Çalışmada, taşkın analizi Gölpazarı'ndaki Arap deresi, Delikbağ deresi; Pazaryeri'ndeki Gümüşdere; Yenipazar'daki Çöte havzaları kullanılmıştır. Havzaların özellikleri (alanı, uzunluğu, eğimi, eğri numarası) ve iklim verileri hazırlanıp, WinTR-55 ve DrinC modelinde kullanılmıştır. Sonuçta; RDI Kuraklık indeks sonucu ve şerbetçiotu verimi arasındaki R2 değeri, kıyaslanan ilçeler arasında en yüksek değere Bilecik Merkez'de 0.195'lik değerle ulaşmıştır. RDI kuraklık indeks sonucu ve buğday verimi arasındaki R2 değeri, kıyaslanan ilçeler arasında en yüksek değere Bilecik Merkez'de 0.31 değerle ulaşmıştır. Ayrıca; Bilecik'te 2017 yıllında kuraklık indeks değerlerinde önemli bir azalış gözlemlenmiştir. Bozüyük'te kuraklığın en belirgin olduğu yıllar 2006 ve 2007 olarak görülmektedir. Pazaryeri'nde ise 2007 yılı, kuraklığın etkisinin en yoğun hissedildiği yıl olarak görülmektedir. WinTR-55 modeliyle 100 yıllık tekerrür süresine ait pik debi değerleri kıyaslandığında; Gölpazarı-Arap Deresi 66,59 m³/s ile en yüksek riske sahip alandır. Bunu 47,06 m³/s ile Gölpazarı-Gümüşdere, 47,00 m³/s ile Gölpazarı-Delikbağ Deresi ve 26,27 m³/s ile Yenipazar-Çöte takip etmektedir. Gelecekteki araştırmalar, farklı bitki çeşitlerinin kuraklığa karşı tolerans seviyelerini ve kuraklığın tarımsal üretim üzerindeki etkilerini azaltmak için geliştirilebilecek adaptasyon stratejilerini incelemeye odaklanmalıdır. Tarımsal su yönetimi çalışmalarında, neticede sel-kuraklık-su kirliliği riski haritaları oluşturulmalıdır. Çiftçileri bilinçlendirmek için, bu afetlere karşı farkındalık ve eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

Mecit Öztürk
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sera çatısından hasat edilen yağmur sularının sulamada kullanım olanaklarının araştırılması

Dünyada ve ülkemizde kullanılabilir su miktarı ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkiler, küresel iklim değişikliği, artan nüfus, aşırı tüketim ve kirlenmenin etkisiyle her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle, suyun etkin kullanımı, tasarrufu ve yönetimi günümüzde daha da önem kazanmış ve mevcut kaynakların yeni stratejilerle verimli ve akılcı kullanımı kaçınılmaz hale gelmiştir. Kaynakları en iyi şekilde kullanmak adına uygulanacak yeni stratejilerden birisi de yağmur suyu hasatıdır. Bu çalışmada, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezinde bulunan yüksek tünnellerin çatısından toplanan yağmur sularının, serada sulama amaçlı kullanım potansiyeli incelenmiştir. Çalışmada, örtüaltı içerisinde yıl boyunca domates, marul ve taze soğan yetiştiriciliğinin yapılacağı düşünülerek farklı senaryolar oluşturulmuş ve depolanan suyun ne kadar yeteceği tespit edilmiştir. Yetiştirilecek bitkilerin yıl boyunca bitki su ihtiyaçları Cropwat programı kullanılarak belirlenmiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda, 2024 yılı iklim şartlarına göre sera çatısından yıllık depolanacak toplam su miktarı 115.45 m3 olarak hesaplanmıştır. Depolanan su yıl boyunca domates için gerekli suyun %35'ini, marul için gerekli olan suyun %33'ünü ve taze soğan için gerekli olan suyun %36'sını karşıladığı belirlenmiştir. Bu bulgular toplam sulama suyu ihtiyacının tamamının yağmurla karşılanamadığını fakat mevcut su kaynakları üzerindeki baskıyı büyük ölçüde azaltacağı belirlenmiştir.

Kaan Can Dönmez
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mavi renk örtü malzemesi ve bombus arılarının kullanımının bitki gelişimine etkileri: Domates (Solanum lycopersium) örneği

Bu tez çalışması Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi kampüsünde bulunan taban alanı 36 m2 yan yüksekliği 2 m olan 3 adet yay çatılı plastik serada gerçekleştirilmiştir. Araştırmada mavi renk örtü malzemesi ve bombus arısının kullanımının domates bitkisinin yetiştirilmesi esnasında bitki büyüme parametreleri ve verim değerlerine etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda şeffaf plastik örtü malzemeli kontrol serası (K), mavi renkle boyanmış plastik örtü malzemeli sera (M), mavi renkle boyanmış içinde bombus arıları bulunan sera (MB) kullanılmıştır. Yapılan denemede domates (Solanum Lycopersium) bitkisi kullanılmıştır. Çalışma Eylül 2023- Mart 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Gelişim süreci boyunca sera içinde sıcaklık nem ve radyasyon değerleri ölçülmüştür. Yetiştirilme sezonu boyunca bitkilerden alınan gelişim parametre değerleri incelenmiştir. Toplam 3 serada ışınım, sıcaklık ve nem değerleri saat 10.00 ve 16.00 arasında bir dakikalık ölçüm aralıkları ile alınmıştır. Bütün yetiştirme dönemi boyunca elde edilen tüm veriler değerlendirildiğinde genel ortalama sera içi sıcaklık değeri 18,85 °C (K), 17,39 °C (MB), 18,36 °C (M) olarak ölçülmüştür. Işınım değerleri 295,73 W/m2 (K), 254,96 W/m2 (MB), 248,59 W/m2 (M) olarak ölçülmüştür. Nem değerleri ise %61,32 (K), %64,42 (MB), %63,35 (M) olarak ölçülmüştür. Mavi renkli seralarda kullanılan mavi boya uygulaması gölgeleme etkisinde bulunduğu için ışınım ve sıcaklık değerleri kontrol serasında göre daha düşük bulunmuştur. Nem değerlerinin yüksekliğinin sebebinin sera içinde bitkilerin büyümüş olması ve yeşil aksam artışından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ölçülen SPAD, boy ölçümleri, bitki gövde çapı, bitki eşdeğer çapı, toplam verim ve sertlik değerleri incelendiğinde MB serasında alınan toplam verimin diğer seralara oranla daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bunun sebebinin serada hem renk olarak mavi rengin seçilmesi ile fotosentezin artması hem de sera içerisinde arıların varlığı ile tozlaşmanın hızlanması olarak düşünülmektedir. M uygulamasında kontrol serasına göre yaklaşık %12 verim artışı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak Mavi renk örtü malzemesi ve bombus arıları kullanılarak hem bitki boyu hem bitki yüksekliklerinde hem de verim değerlerinde daha iyi sonuçlar alınacağı ve gelişimi olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre MB uygulamasının bitki yetiştiriciliğini destekleyeceği sonucuna varılmıştır.

Dilara Durak
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Alanya'da su yönetimi problemleri ve çözüm önerileri

Su kaynaklarının etkin yönetimi sürdürülebilir bir yaşam için büyük öneme sahiptir. Ancak iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su kaynakları azalmaktadır. Bu konuda başta suyun en büyük kullanıcısı olan tarım sektörünün yanında içe-kullanma suyu ve sanayi sektörleri suyun daha tasarruflu kullanılması için gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Bu çalışmada Antalya'nın Alanya İlçesinde su yönetimi problemleri ve çözüm önerilerini belirlemek amacıyla SWOT analizi kullanılmıştır. Veriler, ilçede su yönetiminden sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan karar vericiler ve yöneticilerle (Tarım İlçe Müdürlüğü, belediye, Devlet Su İşleri İlçe Müdürlüğü vb.) yüz yüze görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda Alanya'nın mevcut problemleri arasından en önemlileri yağışların yetersiz ve düzensiz olması, kontrolsüz yeraltı sularının kullanımı, artan nüfus ve turizm (kişi başı su tüketiminin yüksek olması), kentleşme, bitki su tüketimi yüksek olan bitkilerin yetiştirilmesi, açık kanallarla sulama yapılması olarak belirlenmiştir. Alanya'nın mevcut problemlerine kamu kurum ve kuruluşlarının SWOT analizine göre olası çözüm önerileri ise modern sulama sistemlerinin kullanılması, bitki su tüketimi düşük tropik meyvelerin yetiştirilmesi, atık suların yeniden kullanımı, yeraltı su kaynaklarının kullanımının geliştirilmesi, su kullanımı konusunda bilinçlendirme ve eğitimlerin yapılması olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kamusal su yönetimi, iklim değişikliği adaptasyonu, SWOT analizi

Hüseyin Kuzkaya
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir tarımda atık kullanımı ve co2 gübrelemesi: domates yetiştiriciliği örneği

Bu çalışma, sürdürülebilir tarım uygulamaları kapsamında komposttan elde edilen CO₂ gazının sera koşullarında domates bitkisi gelişimi ve verimi üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi kampüsünde kurulu üç ayrı serada yürütülen çalışmada, Sera 1 ve Sera 2'ye kompost tanklarında üretilen CO₂ gazı verilmiş, Sera 3 ise kontrol grubu olarak değerlendirilmiştir. Tanklardan elde edilen CO₂, 50 gün boyunca günlük 5 kez 10 dakikalık periyotlarla sera ortamına iletilmiştir. Bu süre boyunca seralarda CO₂ konsantrasyon ortalamaları Sera 1 için 558,46 ppm, Sera 2 için 544,52 ppm, kontrol grubu olan Sera 3 için ise 469,18 ppm olarak ölçülmüştür. CO₂ gazı uygulanan seralarda kontrol serasına göre yaklaşık % 17,54'lük bir CO₂ artışı sağlanmıştır. Uygulama sonunda bitki boyu, gövde çapı ve ürün verimi açısından önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışma öncesi değerler ile karşılaştırıldığında, Sera 2'de bitki boyunda 104,50 cm'ye, Sera 1'de ise 80,67 cm'ye ulaşılmış, kontrol grubunda ise bu değer 79,75 cm'de kalmıştır. Ortalama bitki çapı Sera 1'de 14,44 mm, Sera 2'de 15,01 mm, kontrol serasında ise 13,70 mm olarak ölçülmüştür. Yedi periyot boyunca yapılan hasatlarda toplam domates verimi Sera 1'de 5,381 t/ha, Sera 2'de 4,774 t/ha, kontrol serasında ise 3,268 t/ha olarak gerçekleşmiştir. Bu verilere göre Sera 1, kontrol serasına göre % 64,63, Sera 2 ise % 45,15 daha yüksek verim sağlamıştır. Çalışma bulguları, sera ortamına uygulanan kompost kaynaklı CO₂ gazının, domates bitkisinin gelişim parametreleri ve toplam verimi üzerinde pozitif yönde etkili olduğunu ve bu etkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu ortaya koymuştur.

Ayşe Ulusoy
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Avokado üreticilerinin sorunları ve çözüm önerileri: Alanya örneği

Avokado; Antalya Alanya ilçesinde yaklaşık 2700 üretici tarafından üretimi yapılmakta yüksek verimi ile kârlı, besleyici ve gün geçtikçe popülerliği artan bir meyvedir. Bu tropik meyve üretiminin artmasının yanında üreticiler, çeşitli problemler ve zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Avokado üreticilerinin sorunları ve bunların çözüm önerileri hakkında literatürde çalışmalar yetersiz olarak görülmektedir. Bu çalışmada, avokado üreticilerinin sorunları ve çözüm önerilerini belirlemek amacıyla bölge tarımında avokado konulu SWOT analizi ile veri toplamak amacıyla Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Alanya İlçe Tarım Müdürlüğü, Devlet Su İşleri 134. Bölge Müdürlüğü Sulama Birliği Başkanlığı, Ziraat Odası Başkanlığı, Avokado Birliği Başkanlığı ve bölgede önde gelen avokado firmaları ile bire bir görüşmeler yapılmıştır. SWOT analizi sonuçları değerlendirildiğinde Alanya'nın iklim koşullarının uygunluğu, avokadoya olan talebin hızla artması, düşük üretim maliyetleri, sertifikalı fidan kullanımı gibi güçlü yönlere sahip olduğu belirlenirken ilgili konularda eğitim alma, avokadonun yüksek verimi diğer olumlu özellikleri olarak görülmektedir. Ancak örgütlenmenin olmaması avokado üreticilerinin ortak hareket edememesine neden olurken erken hasat, hızlı kentleşme, sertifikasız fidancılık, hırsızlık, tarımsal analizlerin yapılmaması, sulama suyu fiyatlandırma problemleri gibi faktörlerin Alanya avokado üreticilerini olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Fırsatlar incelendiğinde özellikle Avrupa ve Rusya pazarına olan yakınlık, iç piyasanın genişlemesi, avokadonun endüstriyel kullanım olanakları ön plana çıkarken; iklim değişikliği, artan hırsızlık, su kalitesinin düşmesi, pandemi dönemindeki kontrolsüz üretim artışı ve onun bugüne olan etkileri, eğitimsizlik gibi konular ise tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ali Evdilek
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Seralarda iş sağlığı ve güvenliğinin mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri Manavgat, Alanya, Gazipaşa örneği

Bu tez çalışması, Antalya ili Manavgat, Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında mevcut durum tespitinin yapılması ile olası risklerin belirlenmesi amacıyla örtü altı yetiştiriciliği yapan 333 farklı sera çalışanına yönelik yerinde ve Google formlar aracılığı ile anket çalışması yapılmıştır. Araştırmada gayeli örneklem modeli kullanılarak 48 adet anket sorusu seracılık faaliyetinde bulunan üretici ve çalışanlara uygulanmıştır. Seraların yapısal özellikleri, iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili eğitim ve farkındalığın tespiti, daha önce iş kazasına uğranıp uğranmadığı, tarım makineleri kullanırken iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yeterli derecede önlem alınıp alınmadığı ile ilgili sorular ile uygulama tamamlanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda; sera işletme büyüklüklerinin %55.6 oranında 4001 m2 ve üzerinde olduğu, seralarda olumsuz hava koşullarında %91.59 ile tedbir alındığı, %69.7 ile sera ısıtmasında fosil yakıt kullanıldığı, sera çalışanlarını %46.54 oranında 46 ve üzeri yaşında olduğu, bu çalışanların %49.54'ünün ilkokul seviyesinde eğitime sahip olduğu, çalışanların %87.9'unun üretici olduğu, aile bireylerinin %53.45 ile üretime dahil oldukları, çalışma süresinin %53.45 ile 7-9 saat aralığında olduğu, %75.97'sinin sosyal güvencesinin bulunduğu, tarım işçiliği eğitimi alma hususunda %77.8'inin hayır yanıtı verdiği, yine iş sağlığı ve güvenliği alma durumuna hayır yanıtı verenlerin %64.86 olduğu, seralarda %78.68 ile ilk yardım dolabının bulunmadığı belirlenmiştir. Ankete konu olan seraların fiziki koşulları ile işçi sağlığı ve güvenliğinin gerek sera çalışanları gerekse de sera sahipleri tarafından farkındalık ve bilgi seviyesinin yeterli derecede bulunmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle, gelecekte olası iş kazalarının önüne geçilebilmesi adına bir dizi başlıkta iyileştirmelere gidilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Gülsüm Yılmaz Uzunlu
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Turist popülasyonunun su kaynakları dağılımına etkisi: Alanya örneği

Bu çalışmanın amacı, turist popülasyonunun Alanya'daki su kaynakları dağılımı üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada, 2013-2023 yılları arasındaki çeşitli kurumlardan alınan veriler arasındaki doğrusal ilişkinin yönünü ve gücünü ölçmek amacıyla Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, Alanya'da hem ilçe nüfusunda hem de özellikle yabancı turist sayısında önemli artışlar yaşandığını göstermiştir; yabancı turist sayısı 2023'te 14,75 milyona ulaşarak zirve yapmıştır. İçme ve kullanma suyu tüketimi, 2014-2023 yılları arasında yaklaşık 2,5 kat artarak 2023 yılında 25,81 milyon m³'e yükselmiş, bu durum artan turist sayısıyla doğrudan ilişkilendirilmiştir. Benzer şekilde, toplam elektrik tüketimi de aynı dönemde yaklaşık iki kat artarak 2023'te 1,54 milyon MWh'ye ulaşmış ve turistik faaliyetlerin yoğunluğuyla paralellik göstermiştir. Korelasyon analizi, Alanya ilçe nüfusu, yabancı turist sayısı ve toplam popülasyon arasında içme-kullanma suyu ve elektrik tüketimi ile güçlü pozitif ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Ancak, yerli turist sayısı ve sulama birliği su tüketimi ile diğer değişkenler arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Sonuç olarak, çalışma, Alanya'daki nüfus hareketlerinin ve turizm faaliyetlerinin su ve enerji kaynaklarının kullanımını doğrudan etkilediğini vurgulamaktadır. Su kaynaklarının çeşitlendirilmesi, iklim değişikliğine uyum stratejilerinin geliştirilmesi, su kullanımında bilinçlendirme ve eğitim çalışmaları yapılması, kamu-özel iş birliklerinin güçlendirilmesi ile su kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekmektedir. Özellikle turizm tesislerinde gri su geri kazanım sistemlerinin kurulması, dijital su sayaçları ile izleme, yağmur suyu hasadı uygulamaları, su verimliliği sertifikasyonları ve turist bilinçlendirme çalışmaları gibi somut adımlar atılması su kaynaklarının verimli kullanılmasına katkıda bulunabilir.

Akıllı turizm
Kubilay Erdoğan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2025
00