Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity
Discipline

Yeni Türk Dili Anabilim Dalı

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity

5

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

5 Theses
Master'sOpen AccessTR

Abbas Sayar'ın "El Eli Yur, El de Yüzü" adlı romanının söz varlığı açısından incelenmesi

Cumhuriyet Dönemi'nde köy hayatınını konu edinen pek çok yazar bulunmaktadır. Bu yazarlardan biri de 1923-1999 yılları arasında yaşamış olan Abbas Sayar'dır. Yazın hayatına şiirle başlayan Abbas Sayar daha çok romanlarıyla tanınmaktadır. Abbas Sayar'ın 1954-1957 seçimleriyle bağlantılı olarak Yozgat merkeze bağlı Zağcıoğlu Köyü'nün durumunu ele aldığı "El Eli Yur, El de Yüzü" romanı Türk köy yaşantısını mizahi bir şekilde incelemesi açısından önemli bir eserdir. Abbas Sayar bu eserinde köylerin geri bırakılmışlığını ele almaktadır. Yine toplumun eğitimli bireylerden oluşması gerektiği düşüncesi eserde temel konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendisi de Yozgatlı olan ve Yozgat'ta gazetecilik de yapan Abbas Sayar yörenin ağzına hâkimdir. Yazar, bundan dolayı köy hayatında karşılaştığı ve kişisel çıkarların ön planda olduğu olayları, siyasi çekişmeleri, yoksulluğu vb. anlatırken yörede kullanılan ağzın söz varlığından sıklıkla yararlanmıştır. Abbas Sayar, aynı zamanda romandaki karakterleri konuştururken karakterlerin doğal hâllerine uygun olarak argo söyleyişlere de yer vermiştir. Bu argo söyleyişlerde üzüntüler, sevdalar hayal kırıklıkları kendini göstermektedir. Bu çalışmayla Abbas Sayar'ın "El Eli Yur, El de Yüzü" romanının söz varlığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde "Abbas Sayar'ın hayatı, edebî kişiliği ve eserleri, söz varlığının kapsamı ve içerdiği ögeler", ikinci bölümde ise Abbas Sayar'ın "El Eli Yur, El de Yüzü" adlı romanının söz varlığı ele alınmıştır.

Yunus Emre Barca
Batman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özbek gramerciliğinde cümle türleri -Pirimqul Qodirov'un Merås Uzun Hikayesi örneğinde-

Bu çalışma, söz diziminin çalışma alanı olan gäpning türläri (cümle türleri) konusunun Özbek gramerciliğinde hangi ölçütler ekseninde oluşturulduğunu ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Bu bağlamda, yapılan cümle türleri sınıflandırmalarına kaynak olarak Özbek dilcilerin gramer kitaplarından ve makalelerinden yararlanılmıştır. İncelenen sınıflandırmalarda yer alan örnek cümlelerin değerlendirilmesinde ise Çağdaş Özbekçeyi en yalın şekliyle yansıtan yazarlardan Pirimqul Qådirov'un "Merås" adlı uzun hikâyesi kaynak metin olarak kullanılmıştır. İnceleme toplam 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın amacı, önemi, metodu ve temel yöntemi izâh edilmiş, Özbek dilcilerinden ne düzeyde istifade edildiği detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Beraberinde Özbekçe cümle türleri sınıflandırma başlıkları bir tablo hâlinde toplanmış ve hangi araştırmacının hangi konu başlıklarını ele aldığı sistemli biçimde gösterilmiştir. İkinci bölümde günümüz Özbek Türkçesi hakkında genel bir bilgi verilmiş, ardından Pirimqul Qådirov'un hayatı, edebi kişiliği ve "Merås (Miras)" adlı uzun hikayesinin konusundan ve dilinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Özbekçe cümle türlerinin sınıflandırılması ele alınmış ve "Merås" adlı hikâyeden örnek cümlelere yer verilmiş, örnekler Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Dördüncü bölümde kiril alfabesi ile yazılmış hikâyenin Özbek Türkçesi kiril alfabesinin transkripsiyon şeması çerçevesinde transkripsiyon alfabesine aktarımı yapılmıştır. Son bölüm olan beşinci bölümde ise, yapılmış olan çalışmanın genel değerlendirmesi yapılmış, ulaşılan sonuçlar özetlenmiş ve çalışmanın literatüre katkısından bahsedilmiştir.

Emine Asya Karadayı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ledün-Nȃme [inceleme- metin (1b-57a varakları arası)- dizin- tıpkıbasım]

Eski Anadolu Türkçesi, 13 ve 15. yüzyıllar arasında Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Irak ve Balkanları kapsayan geniş bir bölgede Oğuz-Türkmen lehçesi temelinde oluşmuş, Türk yazı dilinin Klasik Osmanlı Türkçesinin başlangıcına kadar uzanan dönemidir. Oğuz-Türkmen lehçesi, ilk defa sistemli olarak bir yazı diline bu dönemde dönüşmüştür. Bu sebeple Eski Anadolu Türkçesinin Türk dili tarihinde kendine özgü bir yeri vardır. Dönem; edebî şahsiyetlere, mutasavvıflara ve onların bıraktığı zengin eserlere sahiplik etmiştir. Bu dönemde meydana gelmiş her eser Türkçenin temelini oluşturması ve Türkiye Türkçesinin kuruluş aşamalarının incelenmesi bakımından oldukça önem taşımaktadır. Bu eserlerin konularından biri olan tasavvuf, çoğu eserdeki varlığıyla dönem içinde kendisine duyulan ilgiyi bizlere gösterir. Tasavvufi eserleri ile her edebî şahsiyet, hem eserleri hem benimsedikleri yolları ile her mutasavvıf, gelecek nesle değerli bir anlayış mirası bırakmıştır. İncelediğimiz eser ve daha nicesi bu mirası bu günlere taşımamıza vesile olmuştur. Bu çalışmada; Millî Kütüphane'de 06 Hk 196 arşiv numarasıyla kayıtlı, telif tarihi 910 (1504) olan ve Murâdî tarafından yazılan Ledün-nâme adlı eserin 1b-57a aralığı ele alınmıştır. Çalışmamız Giriş kısmından sonra İnceleme, Metin, Dizin ve Tıpkıbasım'dan oluşmaktadır. Giriş kısmında tasavvufa, ledün ilmine ve esere dair bilgilere değinilmiş, İncelemede eserin yazım, ses ve şekil bilgisi özellikleri üzerinde durulmuş, Metin bölümünde Berlin Eyalet Kütüphanesi Türkçe Yazmaları Koleksiyonu'nda bulunan Or. Oct. 2256 arşiv numarasıyla kayıtlı, telif tarihi 1274 (1857) olan ve Muhammed Mecdî tarafından kopya edilen nüsha ile karşılaştırma yapılmıştır. Devamında metnin gramatikal dizini oluşturulmuştur. Çalışma süresince faydalanılan kaynaklara Kaynakça başlığı altında yer verilmiştir. Tıpkıbasım bölümünde yazmanın tıpkıbasımı eklenmiş ve çalışma sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eski Anadolu Türkçesi, Hızır, Ledün-nâme

BiçimbilimEski Anadolu TürkçesiLedün ilmi+2
Özge Kesikbaş
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tedbîrü'l-Mevlûd 3a-182b varakları arası (Giriş-inceleme-söz varlığı-metin-dizin)

Hastasını iyice inceleyip teşhis ve tedavisini gerçekleştiren kimseye tabip denir. Tıp, nefsi ve bedeni tedavi eden disiplin olarak tanımlanabilir. Osmanlı döneminde tıp alanında hazırlanan eserlerde genellikle tüm yaş grubuna isabet eden hastalıklar birlikte ele alınırken Tedbîrü'l-Mevlûd başlıklı eser çocuk sağlığı için müstakil bir eser konumundadır. Şa'bân Şifâ'î'nin bu eseri, çocuk sağlığı ve eğitimini müstakil olarak ele alması bakımından bir ilk niteliğindedir. Tedbîrü'l-Mevlûd adlı eserde cinsel birleşme, hamilelik, fetüsün oluşum ve gelişimi, anne ve çocuk sağlığının korunması için alınması gereken önlemler, çocuk hastalıkları ve çocuğun nasıl bir eğitimden geçmesi gerektiği anlatılır. Tedbîrü'l-Mevlûd başlıklı eserin incelenen nüshası Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kütüphanesinde 36101 arşiv numarasıyla kayıtlıdır. Müellifin kendi yazdığı düşünülen nüsha üzerinden çalışma gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesinde 344 arşiv numarasıyla kayıtlı nüsha ile karşılaştırma yapılmıştır. Çalışma, Giriş, İnceleme, Söz Varlığı, Metin, Ekler, Dizin ve Sonuç bölümünden oluşur. Giriş bölümünde Şa'bân Şifâ'î'nin hayatı, eserleri ve Tedbîrü'l-Mevlûd adlı eserine değinilmiştir. İnceleme bölümünde metnin yazım, ses ve şekil özellikleri incelenmiştir. Söz Varlığı bölümünde metinde kullanılan kelimeler ve dil verileri ele alınmıştır. Ayrıca bitki, organ, hastalık, terkip, hekim adları ve söz varlığı incelemesinde elde edilen bulgular verilmiştir. Sonrasında transkribe edilen Tedbîrü'l- Mevlûd adlı eser yer almıştır. Ekler başlığı altında derkenar notları verilmiştir. Dizin bölümünde TürkSözDiz 3.5 yazılımı yardımıyla hazırlanan madde başı dizini yer almıştır. Dil unsurlarının ve kelime istatistiklerinin yer aldığı Sonuç bölümü ve sonrasında incelemede yararlanılan kaynakların yer aldığı Kaynakça ile çalışma tamamlanmıştır.

Eski Türk edebiyatıHalk bilimiHalk hekimliği+5
Burak Okur
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tedbîrü'l-Mevlûd 182a-365b varakları arası (Giriş-inceleme-söz varlığı-metin-dizin)

Bir usul olarak tüm yaş gruplarından insan sağlığını kapsayan tıp çalışmaları, çocukluk, gençlik ve yaşlılık gibi kısımlara ayrılmadan Osmanlı tıp sahasında varlığını sürdürmüştür. Bu noktada Tedbîrü'l-Mevlûd öne çıkmıştır. Çünkü eser, müstakil olarak çocuk hastalıkları üzerine yazılmış ilk kitap olarak görülmesi yanında çocuk eğitiminden de bahsederek dikkatleri çekmiştir. 18. yüzyıl başında tamamlanmış olan Tedbîrü'l-Mevlûd, Ayaşlı Hekim Şa'bân Şifâ'î'ye aittir. Şifâ'î müstakil bir çocuk sağlığı kitabı olmamasından yakınarak bu eseri yazmıştır. Diğer eserler genel tıp alanını kapsar niteliktedir. Başlı başına çocuk sağlığını konu edinen ilk eser olması, Tedbîrü'l-Mevlûd'u değerli kılmıştır. Eserin, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kütüphanesi, numara 36106'da bulunan nüshası, Şa'bân Şifâ'î'nin kendi yazmış olduğu düşünülen nüshadır. Çalışma bu nüsha üzerinden gerçekleştirilmiştir. Eserde tenasül, gebelik, ceninin teşekkülü, gebelerde ve yeni doğan çocuklarda alınması gereken tedbirler ve çocuk hastalıkları ile çocuğun eğitim ve terbiyesi ele alınmıştır. Çalışma Giriş, İnceleme, Söz Varlığı, Metin, Ekler, Dizin ve Sonuç bölümlerinden oluşmuştur. Giriş bölümünde Şa'bân Şifâ'î hayatı, eserleri ve Tedbîrü'l-Mevlûd'a değinilmiştir. İncelemede metnin yazım özellikleri, ses bilgisi ve şekil bilgisi üzerinde durulmuştur. Söz Varlığı bölümünde metinde geçen kelime sayısının istatistiksel olarak oranı incelenmiş; bitki, terkip, organ, hayvan, hastalık, hekim adları ve söz varlığı inceleme sonucunda tespit edilen unsurlar verilmiştir. Metin bölümünde Tedbîrü'l-Mevlûd transkribe edilmiş, metnin derkenar kısımları Ekler başlığı altında yer almıştır. Dizin bölümünün hazırlanmasında TürkSözDiz 3.5 kullanılmıştır. Son olarak Sonuç bölümü ve faydalanılan kaynakların yer aldığı Kaynakça bölümü ile inceleme son bulmuştur.

TıpÇocuk sağlığı
Sider Melek Kara
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00