Van Yüzüncü Yıl Üniversity
Anabilim Dalı

Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Anabilim Dalı

Van Yüzüncü Yıl Üniversity

50

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8. sınıf matematik ders kitabı sorularının matematiksel süreç becerilerine göre incelenmesi

Bu araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılından itibaren 5 (beş) yıl süre ile ders kitabı olarak okutulacak olan 8. sınıf matematik ders kitabında yer alan açık uçlu, çoktan seçmeli ve etkinlik maddelerinin matematiksel süreç becerilerini temsil etme dağılımları incelenmiştir. Söz konusu matematiksel süreç becerileri, NCTM (2000) tarafından belirlenen ve MEB (2013)'in Matematik Dersi Öğretim Programı'nda önemi vurgulanan ve öğrencilere kazandırılması hedeflenen muhakeme ve ispat, iletişim, ilişkilendirme ve temsillerdir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın dokümanı olan ders kitabındaki tüm ünitelerde yer alan "etkinlik", "öğrendiklerimizi uygulayalım" ve "ünite değerlendirme" testlerindeki maddeler Hunsader ve ark. (2014) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından revize edilmiş olan Matematiksel Süreçleri Değerlendirme ve Kodlama Çerçevesi (MSDKÇ) formuna göre analiz edilerek bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ders kitabında yer alan maddelerin matematiksel süreç becerilerini temsil etme dağılımlarının çeşitlilik gösterdiği görülmüştür. Matematiksel iletişim becerisinin diğer becerilere oranla daha fazla temsil edildiği söylenebilir. İletişim becerisinin temsil düzeyi etkinliklerde %96, açık uçlu sorularda %68, çoktan seçmeli sorularda ise %62 olarak tespit edilmiştir. Özellikle açık uçlu ve çoktan seçmeli sorularda muhakeme ve ispat becerisinin temsil düzeyinin çok düşük olduğu görülmüştür. Araştırma bulgularına dayalı olarak, matematik ders kitaplarının hazırlanmasında matematiksel süreç becerilerinin de bir kriter olarak ele alınması gerektiği düşünülmelidir.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Suat Gün
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerine temizlik ve hijyen bilincinin kazandırılmasında etkili olan faktörlerin incelenmesi

Doğumla birlikte başlayan bebeklik döneminde yalnızca aile ile etkileşim halinde olan çocuklar dört beş yaş itibariyle aile bireyleriyle iletişimin dışında sosyal yaşama dâhil olarak yeni öğrenmeler gerçekleştirmektedir. Öğrenmeye en açık ve hevesli olunan bu dönemde yaşamlarını nitelikli bir şekilde sürdürebilmeleri ve sosyal yaşama uyum sağlayabilmeleri için kazanılması gereken bazı önemli alışkanlıklar bulunmaktadır. Bunların başında temizlik ve hijyen alışkanlıkları gelmektedir. Bu dönemde edindikleri temizlik ve kişisel hijyen bilincinin hem bedensel hem ruhsal gelişimlerini önemli derecede etkilediği bilinmektedir. Bununla beraber toplumların gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde temizlik ve hijyen kriteri büyük önem taşımaktadır. Buna karşılık yapılan çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Yapılan bu araştırma ile ortaokul öğrencilerinin temizlik ve kişisel hijyen tutumlarını ortaya çıkarma, temizlik ve hijyen alışkanlıklarının kazandırılması sürecinde aile, sosyal yaşam alanı, okul faktörlerinin etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni 2019-2020 eğitim öğretim yılında Bursa ilinde öğretim gören ortaokul öğrencileri, örneklemi ise Bursa İli Osmangazi ilçesinde bir ortaokulda 5. 6. 7. 8. Sınıf da öğrenim gören 500 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 'kişisel temizlik ölçeği' ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. 45 soruluk 'Kişisel Hijyen Ölçeği'nin Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Faktör analizi sonucunda ölçekteki ifade sayısı 34'e düşürülmüştür. Ölçek geliştirme sürecinde Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ,Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) ve Barlett küresellik testi kullanılmıştır. Veriler SPSS 21 programında analiz edilmiştir. Verilerin analizi için T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bonferroni testleri kullanılmıştır. Araştırmada betimsel araştırma yöntemi olan survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır.

AileHijyenOrtaokul öğrencileri+4
Merve Tekin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Harmanlanmış öğrenme yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin bilimin doğası, bilimde aile benzerliği yaklaşımı ve bilimsel araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı; 2'li (yüz yüze+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına kıyasla 3'lü (yüz yüze+çevrim içi+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına dayalı işlenen Fen Bilimleri dersinin 6. sınıf öğrencilerinin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisini belirlemektir. Dersler, 12 hafta boyunca kontrol grubunda; yüz yüze ve okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilirken deney grubunda; bu iki öğrenme ortamına ilaveten çevrim içi öğrenme ortamındaki etkinlik ve uygulamalarla gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda üç öğrenme ortamının anlamlı bir şekilde birbiriyle bütünleştirilmesi Araştırma Topluluğu Anlayışı'na dayalı tasarlanmış ve yürütülmüştür. Her öğrenme ortamında temaların öğretimi, doğrudan-yansıtıcı yaklaşıma dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin katıldığı çevrimiçi öğrenme ortamları "Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi", "Mahara E-Portfolyo" ve "E-Dergi Sistemi" olmak üzere üç farklı çevrim içi sistem kapsamında 10 alt bileşenden oluşmaktadır. Bu çalışma, doğası gereği tanımlayıcı ve yorumlayıcı bir şekilde yürütülmüştür ve çalışmada öğrencilerin belirli bir süre boyunca hedeflenen Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına yükledikleri anlamlara odaklanılmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin görüşlerini belirlemek için "Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi", "Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımına İlişkin Görüş Anketi", "Bilimsel Araştırmaya İlişkin Görüş Anketi" uygulanmış ve her anket sonrasında anketlerle uyumlu olacak şekilde bireysel-yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu anket ve mülakatlar, uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Anket ve mülakatlardan elde edilen tüm veriler üçgenleme veri analizi tekniğiyle tümevarımsal olarak analiz edilmiş ve öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmanın her bir temasına ilişkin görüş düzeyleri hakkında ortak bir karara varılmıştır. Öğrenci cevapları "Geçersiz", "Kısmen geçerli", "Geçerli", "İyi düzeyde geçerli" ve "Çok iyi düzeyde geçerli" görüş olmak üzere 5 farklı düzeyde kodlanmıştır. Araştırma sonuçları, her iki gruptaki öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına ilişkin anlayışlarının başlangıçta birbirine benzer olduğunu gösterirken, son test sonuçlarından elde edilen bulgular yapılan uygulamanın (3'lü harmanlanmış öğrenme ortamı-yüz yüze+çevrim içi+okul dışı) deney grubu lehine olduğunu göstermiştir. Çalışmanın sonuçları, ortaokul öğrencilerine Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmaya ilişkin temaların öğretiminde harmanlanmış öğrenmenin Araştırma Topluluğu Anlayışına göre nasıl oluşturulması gerektiği bakımından önemli çıktılar sunmaktadır.

Aile benzerliği yaklaşımıBilimin doğasıBilimsel araştırmalar+5
Burçin Kahraman
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ters yüz öğrenmenin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin iş ve enerji konusunda başarılarına etkisi ve öğrencilerin modele yönelik görüşleri

Bu çalışmanın amacı Ters Yüz Öğrenme Modeli'nin 7. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde, İş ve Enerji konusunda, akademik başarılarına olan etkisi ve öğrencilerin modele ilişkin görüşlerinin tespit edilmesidir. Yapılan araştırma Balıkesir iline bağlı bir devlet okulunda öğrenim gören 47 7. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Yapılan çalışmada nicel araştırma yöntemleri arasında yer alan yarı deneysel araştırma modeli kullanılmış ve öğrenciler deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Araştırmada 25 deney grubu öğrencisi, 22 kontrol grubu öğrencisi bulunmaktadır. Öğrencilerin İş ve Enerji konusundaki akademik başarısını ölçmek için İpek Akbulut (2013) tarafından hazırlanan başarı testi kullanılmıştır. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin Ters Yüz Öğrenme Modeli (TYÖM)' ne ilişkin görüşlerini belirlemek için de Koçak (2019) tarafından hazırlanan öğrenci görüşleri anketinden faydalanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda TYÖM'nin deney ve kontrol grubu öğrencilerinin son test puanları arasında anlamlı bir farklılığa neden olduğu ve farklılığın deney grubunda bulunan öğrenciler lehine olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin modele karşı olumlu yönde görüş geliştirdikleri de tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Arzu Turan Yılmaz
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Exploring changes on science teachers' conceptions about professional development

The purpose of this qualitative case study was to explore changes on science teachers' conceptions about professional development. How teachers' perceptions, experiences, and approaches about their professional development background, and plans for the future have been changed through the time of eight years were explored. The first phase of the study was conducted in the 2010-2011 educational year with 14 private school teachers. Data were collected with semi-structured interviews and analyzed using constant comparative method. After the open, axial and selective coding, four main themes (a) identity, (b) department, (c) school context and (d) national context, emerged that described teachers' conceptions about professional development. The second phase of the study was conducted in 2019 with three teachers purposefully selected among the participants of the first phase. Interview questions for the second phase were revised based on the four themes from the first phase. After the teachers were individually interviewed, the data gathered were analyzed in the light of themes which arose from the first phase. The results showed important changes in teachers' conceptions about professional development. Conclusions and implications of the findings are discussed.

Sezin Sağlam Karaçal
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Non-routine problem solving processes of Turkish mathematically gifted students

This study aimed to investigate the problem solving processes of Turkish mathematically gifted students when they engaged in solving non-routine mathematical problems. In accordance with the nature of the study, case study were chosen as research design. The sample of the study was five mathematically gifted students who were members of Mathematics Olympiads Group organized by National Ministry of Education, and at the top ten degree of in National Mathematic Olympiad regulated by TUBITAK, the National Science Foundation (NSF) in Turkey. Data was collected by two-hour long paper and pencil test containing eight non-routine problems and one-hour long structured task-based interviews. Data was analyzed by within and cross case data analysis techniques. Results of the study showed that Polya's four-phase problem solving processes were attainable by all these mathematically gifted students. Particular to especially the looking back and the carry out the plan stages, results showed that for mathematically gifted students problem solving processes include justification within the looking back stage. In addition, carry out the plan phase of the problem solving process of mathematically gifted students involve three common characteristics: focusing on the quantities, associating numerical and symbolic results with the givens in the problem context, being aware of all parts/steps of the solution processes. These results in-juxtaposition to each other implied that while solving non-routine problems mathematically gifted students engage in quantitative reasoning. Implications for teaching suggests extricating the mathematically gifted students' reasoning processes during classroom discussions to foster average students' reasoning quantitatively and to learn from each other.

MathematicsMathematics achievementMathematics education+4
Damla Öztelli Ünal
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Assessment conceptions of turkish mathematics teachers of International Middle Years Programme (MYP)

The primary purpose of this study was to investigate Middle Years Programme (MYP) Mathematics Teachers conceptions of assessment. It was also aimed at finding out the relationship between teachers' conceptions of assessment, curriculum orientation and mathematics related beliefs. Quantitative data were gathered through an online survey which contains Teacher Conceptions of Assessment Abridged Scale (TCoA-IIIA), Curriculum Orientation Scale (COS), Mathematics Related Beliefs Scale (MRBS) and some open ended questions from 30 MYP mathematics teachers. Qualitative data was collected by conducting interviews with 3 of these teachers. The descriptive results revealed that MYP mathematics teachers mostly think that assessment is for Improvement while moderately agreeing on accountability purposes. Correlation analysis indicated a strong positive correlation between Improvement and Student Accountability conceptions. Irrelevance had negative correlations with Improvement and School Accountability. Traditional beliefs had moderate negative correlations with Improvement and Student Accountability. On the other hand, there was a moderate positive correlation between Student Accountability and Constructivist Beliefs. The interviews were analyzed with two methods, (i) coding for teachers' conceptions of assessment and (ii) thematic analysis. Improvement (66 codes), Student Accountability (15 codes) and Irrelevance (2 codes) conceptions were appeared in the first analysis. In addition, thematic analysis revealed 6 themes about teachers' conceptions of assessment in relation with curriculum.

AssessmentEducation programsMathematics education+6
Merve Özcan
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Investigating the role of computerized assessment and other correlates on students' science performance in PISA 2015

The aim of this study is to explore possible reasons for the decline in the Program for International Student Assessment (PISA) 2015 average science scores. Until 2015, the test was paper-based, but in 2015, for the first time, students took the test via computer. The decline was investigated based on data from Qatar, Peru, Turkey and Ireland as these countries represented various science scores and information and communication technologies (ICT) resources. By controlling student- and school-level variables, two-level regression was conducted for the analysis, taking into account plausible values and sample weights. The results indicated that there was a statistically significant positive relationship between ICT resources and science performance for Turkey and Peru, but not for Qatar and Ireland by controlling student- and school- level variables. On the other hand, almost all of the variables related to student characteristics were statistically significant predictors of science performance in these four countries, but significant variables related to school characteristics were different for each country. The science performance difference among schools was larger in Turkey compared to other countries. Overall, it could be concluded that the decrease in the PISA 2015 average science scores could be attributed to the computer based version of PISA as ICT resources were significant predictors for countries with low ICT resources when controlling major student- and school- level variables.

Information and communication technologiesComputer aided evaluationScience achievement+2
Sümeyye Arpacı
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6.sınıf fen bilimleri dersinde eleştirel düşünme ile desteklenen etkinliklerin uygulanması: Bir eylem araştırması

Bu çalışmada, 6. Sınıfta Fen Bilimleri dersinde eleştirel düşünme ile desteklenen etkinliklerin uygulanma sürecini ve bu sürecin öğrencilerdeki eleştirel düşünme bağlamında etkisini gözlemlemek, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinde ailelerinin etkisini betimlemek ve uygulamaya katılan öğrencilerin görüşlerini almak amaçlanmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim/öğretim yılı bahar dönemi süresince Bursa Osmangazi'de bulunan araştırmacını halen görev yapmakta olduğu bir devlet ortaokulunda Covid-19 Pandemi nedeniyle uzaktan eğitim aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu bu ortaokulda öğrenim gören dokuz öğrenci oluşturmuştur. Çalışma nitel araştırma deseniyle yürütülmüştür. Çalışma doğrultusunda beş alt problem belirlenmiştir. Çalışmanın verileri; Eylem planlarının uygulanması sırasında alınan ses kayıtları, yarı yapılandırılmış ilk ve son görüşmelerin ses kayıtları, 29 öğrenciye uygulanan Öğrenci Tanıma Formu, yarı yapılandırılmış öğrenci günlükleri ve araştırmacı günlüklerinden elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiz ve betimsel analiz ile değerlendirilmiş, araştırmada eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, birinci alt probleme yönelik 6. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme bağlamında ön bilgi ve durumlarına göre eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi gerektiği görülmüştür. İkinci alt probleme yönelik, çevresel faktörlerden ailenin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinde yönlendirici olduğu görülmüştür. Üçüncü alt probleme yönelik, eleştirel düşünme ile desteklenen eylem planlarının öğrencilerin eleştirel düşünmeye karşı olumlu tutum geliştirmelerinde ve eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu görülmüştür. Dördüncü alt probleme yönelik, her öğrencinin uygulama öncesindeki durumlarına göre eleştirel düşünme becerilerinde gelişim gözlenmiştir. Beşinci alt probleme yönelik, bazı öğrencilerin bazı çalışmaları zor bulmalarına rağmen genel olarak keyif aldıkları, ilginç ve faydalı buldukları; çalışma ile ilgili olumlu yaklaşımda bulundukları görülmüştür.

Eleştirel düşünceEğitim etkinliğiEğitim ortamı+5
Seda Başoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin ortaokullarda inovasyon becerilerinin kazandırılmasına ilişkin görüşleri ve özyeterlilikleri

Fen bilimleri dersi müfredatının temel amacı fen okuryazarı bireyler yetiştirmektir. Bu bağlamda fen dersi öğretim programları, bireylerin bilimsel süreç becerilerini, yaşam becerilerini, mühendislik ve tasarım becerilerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bireylere kazandırılması beklenen becerilerden biri de inovatif düşünme becerileridir. İnovatif düşünme, bireylerin bilgi ve becerilerini kullanarak ürünler yaratmayı veya mevcut ürüne değer katabilecek stratejiler geliştirmeyi içerir. Alanyazın incelendiğinde ortaokullarda inovatif düşünme becerilerini kazandıracak fen bilimleri öğretmenlerinin konuya ilişkin görüşlerine ilişkin az sayıda çalışmanın olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmenlerinin ortaokullarda inovatif düşünme becerilerinin kazandırılmasına ilişkin görüşlerini ve inovatif düşünme becerilerine ilişkin öz yeterliliklerini incelemektir. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda betimsel tarama modeli kullanılırken, nitel boyutunda nitel araştırma yöntemlerinden biri olan olgubilim araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel çalışma grubunu Siirt il merkezinde İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda görev yapan 223 fen bilimleri öğretmeni oluştururken nitel grubunu ise Siirt il merkezinde İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 10 farklı devlet okulunda görev yapan 20 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nicel boyutta veri toplamak için fen bilgisi öğretmenlerine Google Forms uygulamasıyla yapılandırılmış mülakat formu ve inovatif düşünme becerilerine ilişkin öz yeterlilik anketi uygulanmıştır. Araştırma kapsamında nitel verilere ulaşmak için fen bilgisi öğretmenleri ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Odak grup görüşmelerinde araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi sonucunda fen bilimleri öğretmenlerinin inovatif düşünme becerilerine ilişkin pozitif yönlü görüşlere sahip oldukları ve öğretmenlerin öz-yeterlilik görüşlerinin demografik özelliklerine bağlı olarak farklılık göstermediği belirlenmiştir. Araştırmada nitel verilerin analizi sonucunda ise fen bilimleri öğretmenlerinin inovatif düşünme becerilerini kazandırma sürecinde öğrencilere kazandırılması gereken beceriler arasında en çok eleştirel düşünme, özgür düşünme ve analitik düşünme becerilerini vurguladıkları belirlenmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenler, inovatif düşünme becerilerinin kazandırılması sürecinde karşılaşılan en önemli sorunların okulun ve sınıfların fiziki koşulları, öğrenci sayısının çokluğu, veli tutum ve davranışlarının yetersizliği veya eksikliği olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, İnovatif Düşünme, Müfredat, Özyeterlilik

Nezir Erbek
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesi

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler toplumsal ihtiyaçların değişmesine ve yeni mesleklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Gelişme ve değişimler eğitim sürecini de etkilemekte eğitimi gelişmeye ve değişmeye zorlamaktadır. Bilgisayar ve internet teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte eğitim kurumlarında kodlama derslerine yer verilmeye başlanmış olup, eğitim kurumlarının rekabet gücünü artıran bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Kodlama eğitiminin temelini oluşturan mantık olmakla birlikte, sadece ortaöğretim 9.sınıf matematik dersi öğretim programında yer verilmektedir. Bu araştırmanın amacı, mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesidir. Bu kapsamda Matematik öğretim programında yer alan kazanımlara uygun Mantık Başarı Testi geliştirilmiştir. Araştırma tarama modelinde tasarlanmış ve örneklemi amaçlı örnekleme desenine göre seçilmiştir. Araştırma sonucunda, kodlama eğitimi alan 9. Sınıf öğrencilerinin Mantık Başarı testinden daha yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Mantık, Kodlama, Bilimsel kodlama, Robotik kodlama

BaşarıEğitimKodlama+4
Mehmet Sıdık Eken
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematiksel etkinliklerin uygulama sürecini etkileyen faktörlere dair akademisyen ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, matematiksel etkinliklerin uygulama sürecini etkileyen etkenlerin öğretmen ve akademisyenler tarafından nasıl algılandığının ve uygulamaya yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projenin (Proje no: 119K773) verilerinden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğretmenlere ve akademisyenlere projede yer alan etkinlik konusu ve uygulamaları ile ilgili açık uçlu soruların yer aldığı online ve yüz yüze çalıştaylar yapılmıştır. Veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Katılımcıların vermiş oldukları cevaplar doğrultusunda her bir soru için kod ve kategoriler oluşturulmuştur. Yapılan analizler, öğretmenlerin ve akademisyenlerin etkinlik uygulamaya yönelik çeşitli bakış açılarının olduğunu ve yer yer cevapların farklılaştığını göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenler ile akademisyenlerin etkinlik uygulamada belirttikleri sorunların kısmen uyuştuğu ve uyuşmayan kısımların etkinlik öncesi kısımlarında ve genelde öğretmen kaynaklı olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin ifade ettikleri sorunların çoğunun öğrenci kaynaklı olduğu belirlenmiş olup öğretmenlerin çözüm önerilerinin etkinlik ve öğretmen rollerine yoğunlaşması dikkat çekicidir. Etkinlik değerlendirme kısmında öğretmenlerin üzerinde durmadıkları ancak akademisyenlerin bu konuda oldukça sorun ve önerileri dile getirdikleri görülmüştür.

AkademisyenlerEtkinlikEğitim etkinliği+3
Çiçek Karabiber
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

10.sınıf öğrencilerinin elektrik akımı konusundaki kavram yanılgılarının giderilmesine kavramsal değişim metinlerinin etkisi

Bu çalışmada, kavramsal değişim metinlerinin, kavram yanılgılarının giderilmesine etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini Konya il merkezinde bulunan genel liselerde 2012-2013 öğretim yılının ikinci döneminde öğrenim gören 249 kız ve 222 erkek öğrenci, toplam 471 orta öğretim 10. Sınıf (15-16 yaş) öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak Basit Elektrik Devreleri Tanı Testi (BEDTT) kullanılmıştır. BEDTT yardımı ile öğrencilerde var olan kavram yanılgıları dâhilinde kavramsal değişim metinleri hazırlanmıştır. Hazırlanan kavramsal değişim metinleri ile ders işlendikten sonra BEDTT son test olarak uygulanmıştır. Ön test ve son test sonuçları incelendiğinde, kavram yanılgılarının giderilmesine kavramsal değişim metinlerinin etkili olduğu görülmüştür Anahtar Kelimeler: Kavramsal değişim metinleri, fizik öğretimi, kavram yanılgısı, öğrenci başarısı.

Sema Ertaş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hidrokarbonlarda izomeri konusunu algılamaları hakkında fen bilgisi öğretmen adaylarının görüşleri üzerine fenomenografik bir araştırma

ÖZET Yüksek Lisans Tezi FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ HİDROKARBONLARDA İZOMERİ KONUSUNU ALGILAMALARI ÜZERİNE FENOMENOGRAFİK BİR ÇALIŞMA Burcu ÇETİN Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Fen ve Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Fen Bilgisi Eğitimi Bilim Dalı Elazığ, 2019, Sayfa: XIII+97 Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmenliği II. sınıf öğrencilerinin hidrokarbonlarda izomeri konusundaki öğrenme yaklaşımlarını detaylı bir şekilde incelemektir. Ayrıca bu çalışmada hidrokarbonlarda izomeri konusunda öğrencilerde bulunan kavram yanılgılarının açığa çıkarılması da amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada fenomenografik araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu, fen bilgisi öğretmenliği programında öğrenim gören 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bundan dolayı çalışma kapsamında kimya derslerine çalışırken öğrenmede veya anlamada zorluk çeken ve kimya sınavlarında düşük not alan öğrenciler ile mülakatların yapılması hedeflenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak bireysel yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. İki aşamadan oluşan mülakatlar, Genel Kimya- IV (Organik Kimya) dersi vize notları 50 puanın altında olan 10 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Mülakatların ilk aşamasında, öğretmen adaylarına kimya ve bazı kimyasal kavramlarla ilgili bir dizi soru yöneltilmiştir. İkinci aşamasında ise, öğretmen adaylarına üzerinde ayrıntılı bir şekilde düşünmeleri ve çözmeleri için hidrokarbonlarda izomeri konusu ile ilgili 3 tane soru sorulmuştur. Araştırmaya katılan Fen Bilgisi öğretmenliği II. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilen mülakatların ses kayıtları, mülakatların yazıya geçirildiği dokümanlar ve öğrencilerin mülakatlar esnasında yazmış oldukları yazılar analiz edilmiştir. Tüm bu analizlerden sonra betimleme kategorileri oluşturulmuş ve açığa çıkan kavram yanılgıları tablo şeklinde sunulmuştur. Yapılan değerlendirmeler sonucunda öğrencilerin vermiş oldukları cevaplar dikkate alındığında; derse karşı önyargılı oldukları, kimyayı zor bir ders olarak gördükleri, günlük yaşamlarıyla ilişkilendiremedikleri ve çalışmak istemedikleri ortaya çıkmıştır. Fen bilgisi öğretmen adayları kimya dersini kariyer beklentilerinden dolayı öğrenmeleri gerektiğini düşünmektedir. Dersin kapsamında bulunan hidrokarbonlarda izomeri konusunda da öğrencilerin çoğunluğu öğrenmelerini derinleştirememiş ve yüzeysel öğrenme durumu gerçekleşmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, öğrencilerin hidrokarbonlarda izomeri konusunda farklı kavram yanılgılarının olduğu da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hidrokarbon, İzomerlik, Fenomenografik Araştırma, Fen Eğitimi.

Burcu Çetin
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 8 sınıf fen bilgisi dersinde kalıtım ünitesinin işlenmesinde işbirlikli öğrenme yönteminin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 8. Sınıf Fen ve Teknoloji dersi kapsamında yer alan Kalıtım ünitesi konuların İşbirlikli öğrenme yöntemiyle işlenmesinin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisini tespit etmektir.Araştırmada ön test son test kontrol gruplu deneysel desen uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini ve örneklemini 2010-2011 öğretim yılında Ankara Etimesgut İlçesinde bulunan Dumlupınar İlköğretim Okulu 8. Sınıfta okuyan 76 öğrenciden oluşmaktadır. Dumlupınar İlköğretim Okulu 8/A sınıfı deney grubu, 8/B sınıfı ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir.Çalışmada araştırmacı tarafından hazırlanmış 25 çoktan seçmeli sorudan oluşan başarı testi, araştırma verilerini elde etmek amacı ile deney ve kontrol grubuna ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Ön test, son test ve izleme testlerinin sonuçlarının değerlendirilmesinde bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü ANOVA (F testi) kullanılmıştır ve eğitim bilimleri için istatistiksel Paket ( SPSS 17.0 for Windows) programından faydalanılmıştır. Deney grubuna işbirlikli öğrenme yöntemi, kontrol grubuna ise geleneksel öğrenme yöntemi kullanılmıştır.Elde edilen verilerin analizinde, İlköğretim 8.Sınıf Fen ve Teknoloji kalıtım ünitesi konularının işlenmesinde kullanılan İşbirlikli Öğrenme yönteminin Geleneksel öğrenme yöntemine göre başarıyı artırmada daha etkili olduğuna ulaşılmıştır. Ayrıca İşbirlikli öğrenme yöntemi ile de bilgilerin daha kalıcı olduğu anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme Yöntemi; Öğrenci Başarısı; Kalıcılık

BaşarıDers programlarıFen bilgisi dersi+6
Bekir Yıldırım
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilimsel tartışma odaklı öğretimin lise öğrencilerinin bilimsel süreç ve eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine etkisi

Bu çalışma, 11. sınıf öğrencilerinin ?Tepkime Hızı?, ?Kimyasal Denge?, ?Çözünürlük Dengesi? ile ?Asitler ve Bazlar? ünitelerinin öğretiminde bilimsel tartışmaya dayalı öğretim yaklaşımının uygulanması halinde öğrencilerin bilimsel süreç becerileri ve eleştirel düşünme becerileri ile bunların alt becerileri ve kavramsal anlamalarındaki değişimin, geleneksel öğretim yaklaşımıyla bu konuları öğrenen öğrenci grubuna göre farkını belirlemek amacıyla yapılmıştır.Çalışma, Çankırı İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir lisenin 2 şubesinde gerçekleştirilmiştir. Dersler, deney grubunda (N=17) bilimsel tartışma esaslı öğretim yaklaşımı ve kontrol grubunda (N=17) ise geleneksel öğretim yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin yönteme aşinalığı sağlandıktan sonra, uygulamalar 29 (yirmi dokuz) hafta sürmüştür. Deney ve kontrol grubuna ?Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği? (BSBÖ), ?Watson Glaser Eleştirel Düşünme Beceri Ölçeği? (WGEDB) ve her bir ünite için bilimsel süreç ve eleştirel düşünme alt becerileri ve kavramsal anlamalarının değerlendirilmesi için Başarı Testleri (BT) uygulandı. Deney grubuna tartışma çalışmaları sırasında yazılı tartışma etkinlikleri verildi ve bunların önce bireysel, sonra da 3-4'er kişilik gruplar halinde tamamlanmaları sağlandı.BSBÖ ve WGEDBÖ'nin analiz sonuçlarına göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilimsel süreç ve eleştirel düşünme son test puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulundu (p=0,000). Başarı testlerinin analiz sonuçlarına göre de; bilimsel süreç becerileri açısından ?Tepkime Hızı? ünitesi (p=0,109) hariç; eleştirel düşünme becerileri açısından ?Kimyasal Denge? ünitesi (p=0,166) hariç ve kavramsal anlamaları açısından da kimyasal denge ünitesi (p=0,063) hariç, diğer ünitelerde deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edildi.Başarı testlerinin analiz sonuçlarına göre, üniteler bazında deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ?Tepkime Hızı? ve ?Kimyasal Denge? ünitelerindeki bilimsel süreç alt becerileri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuş; ancak ?Çözünürlük Çarpımı? ve ?Asitler ve Bazlar? ünitelerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin toplamdaki bilimsel süreç alt becerileri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık vardır. Yine, öğrencilerin başarı testlerindeki sorulara verdikleri cevapların niteliği, yapılandırmacı yaklaşım esaslı tartışma odaklı öğretim tekniğinin öğrencilerin ?değişkenlerin belirlenmesi, değiştirilmesi ve sabit tutulması?, ?sayısal verileri matematiksel ve sözel olarak ifade edebilme - yorumlayarak genellemelere ulaşabilme? ve ?verileri yorumlarken kimya temelinde neden-sonuç ilişkisi kurma? alt becerilerindeki gelişimine katkısının diğer bilimsel süreç alt becerilerinden daha fazla olduğunu göstermektedir.Ayrıca, üniteler bazında ve toplamda elde edilen eleştirel düşünme alt becerileri açısından karşılaştırıldığında deney ve kontrol grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme alt becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görüldü. Ancak öğrencilerin cevapları nitel olarak incelendiğinde, deney grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme tüm alt becerilerinin kontrol grubuna göre daha çok geliştiği bu gelişimin en fazla ?yorumlama? alt becerisinde olduğu tespit edildi.

Argümantasyon tabanlı bilim öğrenmeBilimsel süreçEleştirel düşünce+4
Nejla Gültepe
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim ekoloji konularının öğretimi için öğretmen rehber materyalleri geliştirilmesi

Bu çalışma, Biyoloji öğretmenlerinin ortaöğretim ?Ekoloji? konularının öğretilmesinde karşılaştıkları güçlükleri belirlemek ve bu güçlüklerden biri olan ekoloji deneylerinin yetersizliğini gidermek amacıyla 20 adet arazi gezisi ve laboratuvar deneyinden oluşan öğretmen rehber materyali hazırlanmasıdır. Hazırlanan deneyler ve arazi gezileri içerisinden dört tanesi çalışmaya katılan 25 Biyoloji öğretmenine incelettirilmiştir. İncelemeler sonunda rehber materyalin uygulanabilirliği, sınıf seviyesine uygunluğu ve ortaöğretim Biyoloji programına uygunluğu konularında fikirleri alınmıştır. Son olarak uzman görüşü de alınarak deneylere son şekli verilmiştir.Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin ekoloji konularının öğretilmesinde pek çok güçlükle karşılaştıkları tespit edilmiştir. Bu güçlüklerden en sık rastlanılanları; materyal eksikliği, temel kavramların bilinememesi veya yanlış bilinmesi, deney, arazi gezileri gibi etkinliklerin az olması, günlük hayattaki olaylarla bağlantı kurulamaması şeklinde özetlenebilir.Araştırmanın sonuçları ekoloji konuları ile ilgili ders kitaplarında yer alan arazi gezileri ve deneylerin yeterli olmadığını ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada yer alan arazi gezileri ve deneyler geliştirilerek farklı sınıf seviyelerine uygulanabilir. Böylece ekoloji konularında deneyler geliştirilerek daha kalıcı ve etkili öğrenme sağlanabilecektir.

EkolojiÇevreÇevre eğitimi
Ali Derya Atik
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kavram karikatürlerinin kavram yanılgılarının tespitinde ve giderilmesinde kullanılması:Düzgün dairesel hareket

Bilgi çağında, bilgiyi doğru anlamak ve yorumlamak için öğrencinin öğrenme sürecinde aktif olarak yer alması gerekir. Bilginin öğrenci tarafından yapılandırılmasını sağlamaya yönelik yöntem ve teknikler geliştirilmelidir.Bu çalışmada öğrencinin motivasyonunu, etkileşimini artıran kısaca anlamlı öğrenmelerini sağlayabilecek görsel araçlardan kavram karikatürleri kullanılmıştır.Araştırmanın birinci kısmında, yapılandırmacı yaklaşıma göre hazırlanan kavram karikatürleri ile öğrencilerin düzgün dairesel hareket konusuyla ilgili kavram yanılgılarının tespiti amaçlanmıştır. Aynı amaçlı tespit üç aşamalı test kullanılarak ta kontrol edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi yapıldığında kavram karikatürlerinin kavram yanılgılarını tespit etmede kullanılabileceği sonucu elde edilmiştir.Çalışmamızın ikinci kısmında, öğrencilerde tespit edilen kavram yanılgılarının, kavram karikatürleriyle giderilmesi amaçlanmıştır. Bu kısımda deney grubuna, kavram karikatürleriyle kavram yanılgılarını gidermeye yönelik ders anlatımı yapılarak, kontrol ve deney gruplarına son test uygulanmış, elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Uygulamanın deney grubu lehine kavram yanılgılarını gidermekte etkili olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kavram Karikatürü, Fizik Eğitimi, Kavram Yanılgıları,Düzgün Dairesel Hareket

Fizik eğitimiKavram yanılgısı
İsmail Yıldız
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5. 6. 7. ve 8. sınıf fen bilimleri ders kitabında yer alan değerlendirme sorularının yenilenmiş bloom taksonomisine göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 5. 6. 7. ve 8. Sınıf Milli Eğitim Fen Bilimleri kitaplarında yer alan ünite değerlendirme sorularını Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilgi ve bilişsel süreç boyutlarına göre incelenmesidir. Türkiye Cumhuriyeti, Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından, 2018 yılı eğitim programı reformu çerçevesinde Fen Bilimleri Dersi Öğretim programı hazırlanmıştır. Toplam 847 sorunun Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilgi ve bilişsel boyutu göz önüne alınarak tablo oluşturulup sınıflandırılması yapılmıştır. Öğretimin planlanmasında, taksonomi tablosunun kullanılmasıyla, öğrenme, öğretme, değerlendirme öğeleri arasındaki tutarlılıkların görülmesi de sağlanmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın verileri nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ile verilerin elde edilme süreci içerisinde olan dokümanlara ulaşma, orijinalliği kontrol etme, dokümanları anlama, verileri analiz etme ve veriyi kullanma şeklinde yapılmıştır. Yapılan araştırmanın dış güvenirliliği güvenirlik katsayısı Cohen Kappa Katsayısı ile hesaplanış ve K= 0,92 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İç geçerlilik ise Miles ve Huberman formülü kullanılarak 0,95 olarak hesaplanıştır. İncelenen soruların sınıflandırılması araştırmacı tarafından, Anderson ve çalışma arkadaşlarının 2001 yılında yazdıkları Özçelik,2010 tarafından Türkçeye çevrilmiş [A Taxonomy for learning, teaching and Assesing] kitabındaki ölçütlere ve bu alanda çalışan uzmanların çalışmaları göz önüne alınarak oluşturulmuş tablolara göre yapılmıştır. Elde edilen bulguların yüzde ve frekansları alınarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Bulgular neticesinde adı geçen öğretim programında; alt düzey bilişsel alan basamaklarında yer alan soruların fazla olduğu, üst düzey bilişsel alan basamaklarında yer alan soruların ise az olduğu tespit edilmiştir. 5. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı (ASFBDK) ünite değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilişsel basamağına göre değerlendirildiğinde toplam 192 sorudan 89' u hatırlama basamağına ait olup ayrıca bilgi boyutuna göre bakıldığında yine 192 sorudan 89'u olgusal bilgi basamağından oluşmaktadır. 5. Sınıf ünitelerini genel değerlendirdiğimizde soruların çoğunluğunun altbilişsel alan basamaklarına ait olduğu ve YBT' nin bilgi boyutuna göre baktığımızda soruların çoğunluğu olgusal bilgi basamağına ait olduğu görülmektedir.6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı ( ASFBDK) ünite değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilişsel basamağına göre değerlendirildiğinde değerlendirildiğinde toplam 130 sorudan60' ı hatırlama basamağına ait olup ayrıca bilgi boyutuna göre bakıldığında yine 130 sorudan60'ı olgusal bilgi basamağından oluşmaktadır. 6. Sınıf ünitelerini genel değerlendirdiğimizde soruların çoğunluğunun alt bilişsel alan basamaklarına ait olduğu ve YBT'nin bilgi boyutuna göre baktığımızda soruların çoğunluğu olgusal bilgi basamağına ait olduğu görülmektedir. 7. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı (YSFBDK) ünite değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilişsel basamağına göre değerlendirildiğinde toplam 220 sorudan 85' u hatırlama basamağına ait olup ayrıca bilgi boyutuna göre bakıldığında yine 220 sorudan 85 adedi olgusal bilgi basamağından oluşmaktadır. 7. Sınıf ünitelerini genel değerlendirdiğimizde soruların çoğunluğunun alt bilişsel alan basamaklarına ait olduğu ve YBT' nin bilgi boyutuna göre baktığımızda soruların çoğunluğu olgusal bilgi basamağına ait olduğu görülmektedir.8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı (SSFBDK) ünite değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilişsel basamağına göre değerlendirildiğinde toplam 306 sorudan 157'si hatırlama basamağına ait olup ayrıca bilgi boyutuna göre bakıldığında yine 306 sorudan 157'si olgusal bilgi basamağından oluşmaktadır. 8. Sınıf ünitelerini genel değerlendirdiğimizde soruların çoğunluğunun alt bilişsel alan basamaklarına ait olduğu ve YBT' nin bilgi boyutuna göre baktığımızda soruların çoğunluğu olgusal bilgi basamağına ait olduğu görülmektedir. İlköğretim 5, 6, 7 ve 8. Sınıf MEB ünite sonu değerlendirme sorularının YBT'nin üst bilişsel alan basamağına göre soru sayısının daha fazla sorulması gerektiği önerilebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri, Öğretim Programı, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, Ünite Değerlendirme Soruları.

Bloom taksonomisiDers kitaplarıDeğerlendirme+6
Zeynep Çolak Şeker
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çoklu zekâ kuramı temelli etkinliklerin modern genetik konularının öğrenme düzeyine etkisi

Bu çalışma Modern Genetik uygulamalarının Çoklu Zekâ Kuramına dayalı etkinliklerle işlenmesinde öğrencilerin akademik başarısı ve tutumlarına etkisini incelemek için yapılmıştır. Araştırma bir devlet Okulunda 42'i deney ve 21'i kontrol grubu olmak üzere 63 öğrenci ile yapılmıştır. Verilerin toplanması modern genetik başarı testi ve biyoteknoloji tutum ölçeği ile yapılmıştır. Verilerin analizi SPSS paket programı yardımıyla yapılmış olup, analizde yüzde, frekans, ortalama, bağımsız örneklem t-Testi ve bağımlı örneklem t-Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, araştırmanın bulgularından çoklu zekâ kuramının uygulandığı deney grubu öğrencileri lehine akademik başarıda anlamlı bir farkın oluştuğu, deney ve kontrol grupları arasında tutum açısından anlamlı bir fark oluşmadığı ve ayrıca cinsiyet değişkenine göre de gruplar içinde anlamlı bir farkın oluşmadığı görülmüştür.

Mehmet Aslan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin problem kurmaya yönelik beceri ve öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin problem kurmaya yönelik beceri ve öz yeterliklerini incelemektir. Araştırmada ortaokul öğrencilerinin problem kurma becerileri ile problem kurma öz yeterlik inançları arasındaki ilişkinin de belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca katılımcıların problem kurma becerileri ve öz yeterlik inançlarının; cinsiyetleri, sınıf seviyeleri, akademik başarıları ve ebeveyn eğitim durumları gibi bazı bağımsız değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırma, amaçlar doğrultusunda karma yöntem çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deseni nicel verilerin ön planda olduğu ve nitel veriler ile desteklendiği açıklayıcı desen olarak belirlenmiştir. Çalışmanın katılımcıları 346 ortaokul öğrencisidir. Katılımcıların problem kurma becerilerinin belirlenmesi için araştırmacı tarafından hazırlanan Problem Kurma Testi ve problem kurmaya yönelik öz yeterliklerinin belirlenmesi amacıyla Özgen ve Bayram (2019) tarafından geliştirilen Problem Kurma Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların arasından seçilen 23 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış, problem kurmaya, öz yeterlik inançlarına ve problem kurma becerilerine yönelik görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından hazırlanan Problem Kurma ve Öz yeterlik Görüşme Formu ve Problem Kurma Becerilerine Yönelik Görüşme Formu kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyetleri, sınıf düzeyleri, akademik başarıları ve ebeveyn eğitim durumları gibi bilgiler ise Kişisel Bilgi Formu ile elde edilmiştir. Katılımcıların problem kurma ürünlerini değerlendirmek amacıyla Özgen, Aydın, Geçici ve Bayram (2017) tarafından geliştirilen rubrik kullanılmıştır. Nicel veriler t-testi, ANOVA ve basit regresyon ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda katılımcıların problem kurma becerilerinin iyi düzeyde olduğu ve problem kurmaya yönelik öz yeterlik inançlarının ise yüksek olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların problem kurarken matematik dilini kullanabilme, dil ve anlatım kriterlerinden başarılı oldukları; çözülebilirlik, özgünlük ve problemin öğrenci tarafından çözülme kriterlerinden daha başarısız oldukları belirlenmiştir. Katılımcıların problem kurma becerileri cinsiyete, sınıf seviyesine ve ebeveyn eğitim durumlarına göre farklılık göstermezken, akademik başarıya göre anlamlı farklılık göstermiştir. Katılımcıların problem kurmaya yönelik öz yeterlikleri cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermezken, sınıf seviyesi ebeveyn eğitim durumları ve akademik başarı değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ayrıca katılımcıların problem kurmaya yönelik öz yeterlik inançlarının problem kurma becerilerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar ile yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular problem kurma etkinliklerini kolay bulduklarını ve bu konuda öz yeterlik inançlarının yüksek olduğunu göstermektedir. Son olarak katılımcılar ile yapılan görüşmelerden elde edilen nitel verilerin araştırmanın nicel verilerini destekler nitelikte olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda problem kurma etkinliklerinin eğitim öğretim süreçlerinde daha fazla kullanılması önerilebilir. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin öz yeterlik inançlarını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılabilir.

MatematikMatematik eğitimiOrtaokul öğrencileri+3
Baran Bayram
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

11. ve 12. sınıf öğrencilerinin ?kimyasal tepkimelerde hız? ünitesindeki kavram yanılgılarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, 11. ve 12. sınıfta bulunan ve Kimyasal Tepkimelerde Hız ünitesini daha önce işlemiş olan öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının belirlenmesidir. Bu kavram yanılgılarının belirlenmesi öğrenme sürecinde öğrencilerin bu yanılgılara sahip olmasının engellenmesi ve gelecekte bu ünite ile ilgili yapılacak olan kavram yanılgılarını gidermeyi hedefleyen çalışmalara katkı sağlanması açısından oldukça önemlidir.Tarama modelindeki araştırmanın çalışma grubunu; 2009?2010 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Denizli ili Hasan Tekin Ada Lisesinde 11. (58) ve 12. (62) sınıflarında öğrenim gören toplam 120 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin konu ile ilgili kavram yanılgılarını belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen ve pilot uygulama sonucunda güvenilirliği 0.811 bulunan 24 maddelik iki aşamalı Kimyasal Tepkimelerde Hız -Kavram Testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda 11. ve 12. sınıf öğrencilerinde ?Kimyasal Tepkimelerde Hız? ünitesi ile ilgili olarak; tepkime hızı, akifleşmiş kompleks, tepkime hızı-çarpışma teorisi, tepkime hızı?sıcaklık ilişkisi, tepkime hızı-derişim ilişkisi ve tepkime hız denkleminin yazılması gibi konularda kavram yanılgılarına sahip oldukları belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kimya Eğitimi, Kimyasal Tepkimelerde Hız, Kavram Yanılgısı

HızHız kavramıKavram yanılgısı+7
Esra Uysal Bilgin
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antimikrobiyal aktivitesi olan bazı bitkilerin gıda konservelerinin korunmasında kullanımı

Bu çalşmada, antimikrobiyal aktivitesi olan bitkilerin yaygın mikroorganizmalar üzerindeki antimikrobiyal aktiviteleri temel alınarak, bu bitkilerin konserve salçaların bozulmadan saklanmasında etkili olarak kullanılabilirliği incelenmiştir.Araştırmamızda, önce, bazı bitkilere ait (Mentha piperita, Salvia pomifera, Salvia officinalis L., Sideritis perfoliata, Sideritis sipylea , Sideritis athoa, Micromeria myrtıfolia , Mentha piperita ,Thymus zygoides, Origanum onites,Origanum vulgare, Laurus nobilis , Rosmarinus officinalis,Ocimum basilicum) bitki özütlerinin, mikroorganizmalar (Staphylococcus aureus ATCC 50520, Esherichia coli ATCC 707, Pseudomonas aeruginosa ATCC 4615 kültür kolleksiyonları ve Escherichia coli, coagulate Staphylococ, Staphylococcus aureus, Klebsiella pneumoniae ya ait 26 klinik isolat) üzerindeki antimikrobiyal aktivitesi test edilmiştir. Mentha piperita, Salvia pomifera, Salvia officinalis L., Thymus zygoides, Origanum onites, Origanum vulgare, Laurus nobilis türlerinin antimikrobiyal aktivite gösterdikleri saptanmıştır. Daha sonra, bu bitkilere literatürde antimikrobiyal aktivite gösterdikleri belirlenen diğer bazı bitkiler (Raphanus raphanistrum, Origanum majorana, Allium sativum , Zingiber officinale, Salvia fruticosa, Olea europaea) ilave edilerek özütlerinin, domates salçasında gelişen mikroorganizmalar (Bacillus subtilis, Bacillus brevis ATCC 9999, Bacillus megaterium,,Bacillus thuringiensis NRRL.B, Bacillus cereus,Penicillium griseofulvum,Fusarium flocciferum, Rhizophus oryzae, Fusarium oxysporium, Fusarium moniliforme) üzerindeki etkileri incelenmiştir.Araştırma sonunda, taze sarımsak özütünün domates salçalarında gelişen Penicillium griseofulvum, Fusarium flocciferum, Fusarium oxysporium, Fusarium moniliforme küfleri üzerinde kuvvetli antimikrobiyal etki gösterdiği, ancak bakteriler üzerinde etkili olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan gözlemlerde, sarımsağın güçlü bir şekilde mikroorganizma gelişimini engellediği, taze zeytin yaprağı ve turp otunun karıştırıldığı kültürlerde de mikroorganizma gelişiminin engellendiği gözlenmiştir.Nanenin ise kayda değer bir antibakteriyal etkisi görülmemiş ancak antifungal etki gösterdiği tespit edilmiştir.Laboratuvar denemelerinde Antimikrobiyal etkinliklerin belirlenmesinde, bakteriler Muller Hinton Agar (MHA), mantarlar ise Pateto Dextrose Agar (PDA) besiyerlerinde kültüre alınarak, Bauer, Kirby disk diffusyon yöntemi ve geleneksel dökme ve yayma plak metodları uygulanmıştır.

Antimikrobiyal aktiviteBitkilerDomates salçası+1
Özlem Özkavalalı(karataş)
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretiminde akıllı tahta kullanımının 10. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları, matematik dersine karşı tutumları ve öz-yeterlik düzeylerine etkileri

Bu araştırmanın amacı, matematik öğretiminde akıllı tahta kullanımının; 10. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarını, matematik dersine karşı tutumlarını ve öz-yeterlik düzeylerini nasıl etkilediğini belirlemektir.Araştırma yarı deneysel bir çalışmadır ve son test kontrol gruplu modele dayanmaktadır. Araştırmanın örneklemi, 2008-2009 öğretim yılında bir devlet okulundaki 10. sınıfta okuyan 124 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubunda 64 öğrenci ile akıllı tahta (bilgisayar-projeksiyon-tahta bağlantısı) kullanılarak, kontrol grubunda 60 öğrenci ile sadece bilgisayar-projeksiyon kullanılarak işlenmiştir. Uygulama 5 hafta sürmüştür. İkinci dereceden fonksiyonlar alt öğrenme alanı örnek olarak seçilmiştir.Araştırmada hem nicel hem de nitel veriler toplanmıştır. Veriler ?İkinci Dereceden Denklemler Başarı Testi? , ?Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği?, ?İkinci Dereceden Fonksiyonlar Alt Öğrenme Alanına Yönelik Öz-Yeterlik Düzeyi Ölçeği?, Matematik Dersinde Akıllı Tahtaya Yönelik Tutum Ölçeği?, ?İkinci Dereceden Fonksiyonlar Başarı Testi? ve görüşme formları ile elde edilmiştir. Nicel veriler, SPSS 15.0 istatistik paket programı kullanılarak; nitel veriler ise, araştırmacı tarafından okunarak ve belli temalar altında toplanarak çözümlenmiştir.Araştırmadan elde edilen verilerden, akıllı tahta kullanımının; deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında ikinci dereceden fonksiyonlar konusu için akademik başarıları arasında anlamlı bir fark yaratmadığı elde edilmiştir. Akıllı tahta kullanımı ile ders işlenişleri sonunda, gruplardaki öğrencilerin matematiğe yönelik tutum düzeyleri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ikinci dereceden fonksiyonlar alt öğrenme alanına yönelik öz-yeterlik algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin matematik dersinde akıllı tahtaya yönelik tutumlarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçların matematik öğretiminde akıllı tahta kullanımı üzerine yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Akademik başarıAkıllı tahtaLise öğrencileri+6
Berna Tataroğlu
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin, öğrencilerin ve ebeveynlerin matematiksel ifadeleri okuma biçimlerinin incelenmesi: Kesirler örneği

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin, diğer branş öğretmenlerinin, ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin ve ebeveynlerin matematiksel ifadeleri okuma biçimlerini incelemektir. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemi desenlerinden bütüncül çoklu durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenen yirmi beş matematik öğretmeni, yirmi beş diğer branş öğretmeni, yirmi beş ortaokul 7.sınıf öğrencisi ve yirmi beş ebeveyn ile görüşülmüştür. Katılımcılara kesir, kesirlerde çarpma ve bölme işlemleri ile ilgili üç ana soru ile bu sorulara ait üç alt soru yöneltilerek matematiksel ifadeleri okuma biçimleri, farklı okuma biçimleri ve ifadelerin anlaşılmasına yönelik okuma biçimleri belirlenmiştir. Verileri analiz etmek için içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bulguların sunumunda betimsel istatistikten yararlanılmış ve katılımcıların sunduğu alıntılara yer verilmiştir. Çalışmanın bulguları, matematiksel ifadelerin okunmasında işlemsel literal okuma biçiminin ön plana çıktığını göstermiştir. Matematik öğretmenleri de dâhil olmak üzere katılımcıların büyük çoğunluğunun farklı okuma biçimleri üretirken zorluk yaşadıkları ve ikinci, üçüncü ve dördüncü okuma sunamadıkları belirlenmiştir. Kavramsal düzeyde okuma yapan katılımcı sayısının çok az olduğu ortaya çıkmıştır. Ortaokul matematik öğretmenleri ile diğer katılımcıların okuma biçimleri arasında çok önemli bir farklılık olmadığı görülmüştür. Sınıf içerisinde ağırlıklı olarak sözel dil kullanıldığı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışmanın sonuçları matematik öğretmenlerinin matematiksel ifadelerin okunmasına yönelik hem farkındalıklarının hem de yetkinliklerinin geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin, öğrencilerin ve ebeveynlerin matematik okumalarının kavramsal olarak gelişmesi ve okuma biçimlerinin anlamlı senkronize olması için, ders kitapları başta olmak üzere öğretim materyallerine kavramsal okumanın entegre edilmesi gerektiği önerilmektedir.

Matematik öğretimi
Melike Ceylan
Afyon Kocatepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik bilgi düzeylerinin, tutum ve davranışlarının incelenmesi

ÖZET: Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının, çevre sorunlarına yönelik bilgi düzeylerinin, tutum ve davranışlarının incelenmesidir. Araştırma, 2022-2023 öğretim yılı, güz döneminde ülkemizin Afyon bölgesinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan Fen Bilgisi Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği ve Okul Öncesi Öğretmenliği anabilim dalı programında öğrenim görmekte olan öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiştir. 1., 2., 3. ve 4. sınıftaki toplam 673 öğretmen adayı ile çalışılmıştır. Kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ve nicel tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada "Çevre Bilgi Testi", "Çevre Sorunlarına Yönelik Davranış Ölçeği" ve "Çevre Sorunlarına Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmen adaylarından edinilen nicel veriler için istatiksel olarak bilgisayar ortamından yararlanılmıştır. Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Bu çalışmada bilgi, tutum ve davranışlar bazı değişkenlere göre değerlendirilmiştir. Çalışmada genel olarak, çevre eğitiminin çevre bilgi, tutum ve davranışlarda olumlu yönde anlamlı farklılıklar oluşturmadığı görülmüştür. Çevre eğitimi çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aday öğretmenler
Hazal Çelikkaya
Afyon Kocatepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik özyeterlik kaygı,tutum ve algılanan özdüzenlemeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik öz yeterliklerinin, kaygılarının, tutumlarının ve algılanan öz düzenlemelerinin aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç kapsamında öğrencilerin matematik öz yeterliklerinin, matematik kaygılarının, matematiğe karşı tutumlarının ve matematik algılanan öz düzenlemelerinin cinsiyete göre değişimine bakılmıştır. Ayrıca araştırmaya uygun olarak öğrencilerin matematik öz yeterliklerinin ve alt boyutlarının, matematik kaygılarının ve alt boyutlarının, matematiğe yönelik tutumlarının alt boyutlarının ve algılanan öz düzenlemelerinin ve alt boyutlarının birbirleri ile ilişkilerine bakılmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelidir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 yılında öğrenim gören Antalya'nın Alanya ilçesindeki ortaokul öğrencileri oluştururken, araştırma örneklemi Alanya ilçesindeki 1035 ortaokul öğrencisidir. Araştırmada veriler cinsiyet bilgisi ile, "Matematik Öz Yeterlik Kaynakları Ölçeği", "İki boyutlu Matematik Kaygısı Ölçeği", "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği", "Algılanan Öz Düzenleme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin Analizinde SPSS 26.0 programı kullanılmıştır. Verileri yorumlamak için betimsel analizler ve t testi ile korelasyon analizi için Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre ortaokul öğrencilerinin matematik öz yeterlik kaynaklarının ve alt boyutları kişisel deneyimler, dolaylı yaşantılar, sosyal ikna ve fizyolojik durumların yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca erkek öğrencilerin öz yeterliklerinin kız öğrencilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Çalışmada erkek öğrencilerin kişisel deneyimleri, sosyal iknaları, fizyolojik durumları kız öğrencilerden yüksek çıkmıştır. Çalışmada öz yeterlik kaynakları dolaylı yaşantılar cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterilmemiştir. Çalışmada öğrencilerin matematik kaygıları düşük çıkmıştır. Çalışmaya göre kız öğrencilerin matematik kaygıları cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermiştir. Kız öğrencilerin matematik kaygıları erkek öğrencilerden daha yüksek çıkmıştır. Ortaokul öğrencilerinin matematik kaygıları negatif boyutu cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Ortaokul öğrencilerinin matematik kaygıları pozitif boyut kız öğrencilerinin ortalamaları erkek öğrencilerden yüksek çıkmıştır. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları çalışma ve kaygı boyutunda anlamlı farklılık göstermiştir. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları çalışma boyutunda kız öğrenciler lehine yüksek çıkmıştır. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları kaygı boyutunda erkek öğrencilerin ortalamaları daha yüksek çıkmıştır. Ortaokul öğrencilerinin algılanan öz düzenlemeleri açık olma boyutuna göre anlamlı farklılık göstermiştir. Kız öğrencilerin algılanan öz düzenlemeleri açık olma boyutuna göre erkek öğrencilerden daha yüksek çıkmıştır. Ortaokul öğrencilerin matematiğe yönelik kaygıları ile matematiğe yönelik öz yeterlik algıları negatif yönlü yüksek bir ilişkiye sahiptir. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik kaygıları matematiğe yönelik tutumları ile negatif yönlü güçlü bir ilişkiye sahiptir. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik kaygıları matematiğe yönelik algılanan öz düzenlemeleri ile negatif yönlü güçlü bir ilişkiye sahiptir. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik öz yeterlik algıları ile matematiğe yönelik tutumları pozitif yönlü güçlü bir ilişkiye sahiptir. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik öz yeterlikleri matematiğe yönelik algılanan öz düzenlemeleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki vardır. Ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları ile matematiğe yönelik algılanan öz düzenlemeleri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde bir ilişki vardır. Yapılan çalışmaya göre öğrencilerin genel olarak öz yeterlikleri arttığı sürece matematiğe yönelik tutumlarında ve algılanan öz düzenlemelerinde artış olacaktır. Matematik kaygılarında da azalma olacaktır. Anahtar Kelimeler: Matematik öz yeterlik, Matematik kaygısı, Matematiğe yönelik tutum, Algılanan öz düzenleme, Matematik eğitimi

KaygıMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Gizem Ergin
Alanya Alaaddin Keykubat University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığı kavramına ilişkin tutum ve davranışlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığı ile ilgili tutum ve davranışlarının incelenmesidir. Çevre okuryazarlığı bilincinin oluşturulmasında, çevre eğitiminin önemi çok büyüktür. Özellikle erken yaşlardaki çevre eğitimine önem verilmelidir. İlköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğretim programlarında çevre eğitiminin ağırlıklı olarak Fen bilimleri dersi programlarında yer aldığı görülmektedir. Çevre okuryazarlığı bilincine ve duyarlılığına sahip bireyler yetiştirilmesine katkı sağlamak için bu programların, ekoloji ve çevre sorunları açısından incelenmesi, değerlendirilmesi ve hatta diğer branşların öğretim programlarına da eklenmesi çok önemlidir (Özata Yücel, Özkan,2014). Çevre okuryazarlığına yönelik farkındalık ve olumlu davranış geliştirilmesine katkı sağlayacak çalışmalar önem arz etmektedir. Bu amaç doğrultusunda yapılan bu çalışma, öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığına yönelik tutumlarını ve davranışlarını ortaya koymada ve bir takım eksik ya da yanlış bilgilenme söz konusu ise bunların öğretmen adaylarının eğitimi sırasında giderilebilmesi için neler yapılabileceğini belirlemede katkı sağlayabilir.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+3
Özlem Türkeli
Alanya Alaaddin Keykubat University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitiminde kullanılan FETEMM eğitim yaklaşımının ulusal düzeydeki etkililiğinin incelenmesi: Bir metaanaliz çalışması

FETEMM kavramı; Fen bilimleri, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik kelimelerinin ingilizce karşılıklarının ilk harflerinin oluşturduğu bir kısaltmadır. Genel olarak matematik ve fen öğretiminde FETEMM, teknoloji ve mühendislik tasarım tabanlı olarak bu alanlarla ilgili bilgi ve becerilerin sentezlenmesi temeline dayanmaktadır. Bu araştırma 2013-2020 yılları arasında FETEMM eğitim yaklaşımı üzerine ulusal düzeyde yapılan çalışmaların çeşitli değişkenler açısından öğrenciler üzerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 2013-2020 yılları arasında ulusal düzeyde Fen Eğitiminde FETEMM uygulamalarının etkililiğini üzerine yapılan farklı değişkenler üzerine inceleme yapan toplam 55 çalışma oluşturmaktadır. Araştırmada meta analiz yöntemi kullanılmıştır.Çalışmadan elde edilen veriler "https://www.psychometrica.de/effect_size.html" web adresi üzerinden online olarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde dilen sonuçlar ışığında FETEMM eğitim yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı, bilimsel süreç becerileri, eleştirel düşünme becerileri, FETEMM algısı, kavramsal anlama becerileri, meslek ve kariyer ilgileri, motivasyonları, problem çözme becerileri, sorgulayıcı öğrenme becerileri, FETEMM'e yönelik tutum ve yaratıcılıkları üzerine olumlu yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bunun yanısıra FETEMM eğitim yaklaşımının ilkokul öğrencilerinin meslek ve kariyer ilgileri üzerinde ve ortaokul öğrencilerinin FETEMM algıları üzerinde olumsuz yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür.

Güldeste Demir
Ağrı İbrahim Çeçen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ile problem çözmeye yönelik inançları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ile problem çözmeye yönelik inançları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi ve aralarında bir ilişki olup olmadığını tespit edilmesidir. Araştırmanın evreni, Batman ili ortaokullarında görev yapan matematik öğretmenleri olarak kabul edilmiş olup, ulaşılabilir evren (örneklem) ise seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiş ve 127 ortaokul matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verileri elde etmek için "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği" ve "Matematiksel Problem Çözme İnanış Anketi" kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, ortaokul matematik öğretmenlerinin problem çözme inançları ile TPAB arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Problem çözerken teknolojiden faydalanmanın alan bilgisi ile % 18,9; teknolojik alan bilgisi ile % 29,2 ve TPAB ile % 32,9 düzeyinde pozitif yönlü bir ilişkisinin olduğu görülmüştür. Bu bulgulara ek olarak ortaokul matematik öğretmenlerinin daha önceden problem çözme ile ilgilenme değişkeni ile teknolojiyle alakalı hizmet içi eğitim alma değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Hizmet süresi, akademik not ortalaması ve okulda teknolojiye erişim değişkenlerinin ortaokul matematik öğretmenlerinin problem çözmeye yönelik inançlarını etkilediği görülürken teknolojik pedagojik alan bilgilerini (TPAB) etkilemediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca ortaokul matematik öğretmenlerinin problem çözme inançları ile TPAB'larının cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmuş olup bu durum erkekler öğrencilerin lehine olduğu görülmüştür. Sonuç olarak elde edilen veriler ışığında araştırmacılara, program yapıcılara ve öğretmen yetiştiricilere yönelik öneriler sunulmuştur.

Rahmi Aslan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi algılarının incelenmesi

Bu çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı kurumlarda görev yapmakta olan matematik öğretmenlerinin eğitim-öğretimle teknolojiyi nasıl bütünleştireceklerine yönelik Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) modelini oluşturan bilgi türleri hakkındaki algılarını belirlemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, öğretmenlerin TPAB modelini oluşturan Teknolojik Bilgi (TB), Pedagojik Bilgi (PB), Alan Bilgisi (AB), Pedagojik Alan Bilgisi (PAB), Teknolojik Pedagojik Bilgi (TPB), Teknolojik Alan Bilgisi (TAB) ve Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) bilgi türlerine yönelik öz değerlendirme algıları betimlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca matematik öğretmenlerinin yaş, cinsiyet, meslekteki görev süresi, mezun oldukları fakülte, bilgisayar sahibi olma durumu, bilgisayar kullanma süresi, bilgisayar kullanma düzeyi, görev yaptıkları kurum türü (resmi, özel) ve kurum kademesi (ilköğretim, ortaöğretim) değişkenlerine göre TPAB bilgi türleri arasındaki durum incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Kocaeli iline bağlı Darıca ilçesindeki 46 farklı kurumda görev yapan 151 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Verilerin toplanması sürecinde Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Öz Değerlendirme Ölçeği (TPAB-ÖDÖ) kullanılmış ve elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile değerlendirilmiştir. Nicel yöntemlerden tarama modeli kullanılarak ulaşılan sonuçlara göre, TPAB-ÖDÖ ölçeğinin alt boyutlarını oluşturan TP, PB, AB, PAB, TPB, TAB ve TPAB boyutlarının tamamında matematik öğretmenlerinin kendilerini yeterli seviyede gördükleri belirlenmiştir. Bunlardan en yüksek ortalamaya sahip PAB boyutunun en yüksek yeterlilikte algılanan maddesi "Alanımda birbiriyle ilişkili konular arasında bağlantı kurabileceğimi düşünüyorum." iken en düşük ortalamaya sahip TB boyutunun en düşük yeterlilikte algılanan maddesi, "Çevremdeki insanlara, kendi bilgisayarları ile ilgili yaşadıkları teknik sorunları çözmeleri noktasında yardımcı olabilirim." olmuştur. TPAB-ÖDÖ ölçeğinin en yüksek ortalama puanı ile matematik öğretmenleri tarafından en yüksek yeterlilikte algılanan maddesi ise "Öğrencilerle etkili iletişim kurabileceğimi düşünüyorum" olarak belirlenmiştir. Matematik öğretmenlerinin yaş, bilgisayar sahibi olma durumu, meslekteki görev süresi, mezun oldukları fakülte ve görev yaptıkları kurum kademesi değişkenlerine göre TPAB modelinin, PB, AB, TB, PAB, TAB, TPB ve TPAB bilgi türleri arasında farklılaşma görülmez iken cinsiyet, kurum türü, bilgisayar kullanma süresi ve düzeyine göre farklılaşmalar olduğu görülmüştür. Bu değişkenlerden cinsiyete göre erkek öğretmenlerin TB algıları ortalamada çıkarken kadın öğretmenlerin düşük çıkmasının nedeni, kadınların teknolojiye daha temkinli yaklaşmaları ile açıklanmıştır. Kurum türüne göre özel kurumlarda görev yapan öğretmenlerin resmi kurumlara göre TB, TPB, PAB, ve TPAB bilgi türü algıları yüksek olması, özel kurumların rekabetçi oluşu ve maddi imkânlarından kaynaklanmasına bağlanmıştır. Öğretmenlerin bilgisayar kullanma sürelerine göre TB, TAB, TPB, PAB ve TPAB bilgi türlerinde süre arttıkça öz değerlendirme algıları yükseldiği, aynı zamanda öğretmenlerin bilgisayar kullanma düzeylerine göre TB, TAB, TPB, PAB ve TPAB bilgi türlerinde düzeyleri ilerledikçe (başlangıç, orta, iyi, ileri) öz değerlendirme algıları yükselerek farklılaşmaların olduğu görülmüştür. Teknolojiyi kullanım süresi ve düzeyi TPAB bilgisini doğrudan etkilediğinden matematik öğretmenlerinin yetiştirilmesi sürecinde onlara teknolojik imkânlar tanınması ve teknolojinin kullandırılması sayesinde TPAB algılarının arttırılmasının mümkün olacağı önerilmiştir. Pedagoji ve alan bilgisi gibi teknolojinin de öğretmenlik mesleğinin temel bir yeterliliği olarak eğitim-öğretim ortamında kullanılmasını öngören nitel araştırmaların yanı sıra günümüzün teknolojisi olan yapay zekâyı eğitim-öğretimle bütünleştiren çalışmaların yapılmasına da ihtiyaç olduğu görülmüştür.

Branş öğretmenleriMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Ertem Topçu
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

10. sınıf kimya dersi "Asitler ve bazlar" konusunda tahmin-gözlem-açıklama (TGA) yönteminin öğrencilerin akademik başarı ve motivasyonlarına etkisi

Bu araştırmada, 10. sınıf "Asitler ve Bazlar" konusunda Tahmin-Gözlem-Açıklama (TGA) yönteminin, akademik başarıya ve kimya dersine yönelik motivasyona etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Covid-19 pandemisinden dolayı uzaktan eğitim ile yapılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, İzmir ilinde, MEB'e bağlı bir Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, 10. sınıfta öğrenim gören öğrenciler arasından gönüllü olan toplam 60 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilerden oluşturulan iki şubeden biri deney grubu (n=30), diğeri ise kontrol grubu (n=30) olarak rastgele belirlenmiştir. Deney grubunda TGA yöntemi, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi (öğretmen merkezli) uygulanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Akademik başarı ile kimya dersine yönelik motivasyon nicel kısmı, TGA yöntemine ilişkin görüşler ise nitel kısmı oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi olarak "ön test - son test, kontrol gruplu yarı deneysel" araştırma yöntemi, nitel araştırma yöntemi olarak durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Asit ve Bazlar Akademik Başarı Testi" (ABABT) ile "Kimya Motivasyon Ölçeği" (KMÖ), nitel veri toplama aracı olarak TGA yöntemine ilişkin yapılandırılmış "Görüşme Formu" (GF) ile "Çalışma Yaprakları" (ÇY) kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizinde t-testi, yapılandırılmış GF'den elde edilen bulguların analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin asitler ve bazlar konusundaki akademik başarıları arasında, deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu görülmüştür (p< .05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin kimya dersine yönelik motivasyonları arasında anlamlı bir farkın oluşmadığı görülmüştür (p> .05). Ancak grup içinde kimya dersine yönelik motivasyona bakıldığında, deney grubu lehine anlamlı bir farkın oluştuğu (p< .05); kontrol grubunda ise anlamlı bir farkın oluşmadığı (p> .05) belirlenmiştir. Bu nedenle, TGA yönteminin kimya dersine yönelik motivasyonu daha fazla arttırdığı söylenebilir. TGA yöntemiyle ilgili; öğrenmeyi kolaylaştırdığı, konunun akılda kalıcı ve zevkli olmasını sağladığı, ezberciliği engellediği, başarıyı arttırdığı, konuyu günlük hayatla ilişkilendirdiği, kimya dersini eğlenceli ve heyecanlı yaptığı, motivasyonu arttırdığı, pekiştirici, faydalı ve merak uyandırıcı olduğu, diğer derslerde de kullanılması gerektiği yönünde olumlu; ön bilgi eksikliğinden kaynaklı tahmin aşamasında zorlanıldığı şeklinde olumsuz görüşlerin olduğu görülmüştür.

Akademik başarıBaşarıKimya dersi+3
Ethem Tokay
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sistematik yaratıcı problem çözme öğretiminin lise öğrencilerinin fizik başarısı ve problem çözme becerileri üzerindeki etkileri

Bu çalışmada, lise 9. Sınıf öğrencilerinin Isı ve Sıcaklık ünitesindeki fizik başarıları ve problem çözme becerileri üzerinde, sistematik yaratıcı problem çözme öğretiminin etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın problem ve alt problemlerine ön-test – son-test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desene uygun olarak yanıtlar aranmıştır. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılında, İzmir ili merkez ilçelerinden birinde bulunan özel bir Anadolu Lisesinde 9. Sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrenciler ile çevrimiçi olarak yürütülmüştür. Çalışma grubunu, sistematik yaratıcı problem çözme öğretiminin uygulandığı deney grubu (n=12) ve geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu (n=12) olmak üzere toplamda 24 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada, ön ve son test veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan çoktan seçmeli 18 sorudan oluşan "Isı ve Sıcaklık Başarı Testi" ve 4 açık uçlu sorudan oluşan "Sistematik Yaratıcı Problem Çözme Testi" kullanılmıştır. Ayrıca, deney grubu öğrencilerinin sistematik yaratıcı problem çözme öğretimi ile ilgili görüşleri 5 açık uçlu sorudan oluşan "Sistematik Yaratıcı Problem Çözme Görüşme Soruları" kullanılarak yapılandırılmış görüşme şeklinde toplanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler özel bir İstatistik Analiz Programı kullanılarak; görüşmeden elde edilen veriler ise betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, fizik başarısı üzerinde deney ve kontrol gruplarının her ikisinde de olumlu yönde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubu karşılaştırıldığında ise bu anlamlı fark deney grubu lehine çıkmıştır. Bu bulgu, fizik başarısını geliştirmede sistematik yaratıcı problem çözme öğretiminin olumlu etkisinin olduğunu göstermektedir. Problem çözme becerileri ile ilgili olarak her iki grubunda gelişim gösterdiği, ancak deney grubundaki öğrenciler üzerinde uygulanan sistematik yaratıcı problem çözme öğretiminin kontrol grubundaki öğrencilere uygulanan geleneksel yönteme göre problem çözmedeki becerilerini arttırmada daha etkili olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, problem çözme becerilerinin kazanımımda sistematik bir yol izlemenin faydalarını göstermesi ve fizik öğretimine uygulanabilirliği açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Sistematik yaratıcı problem çözme, fizik, ısı ve sıcaklık, yaratıcı problemler, lise öğrencileri.

Akademik başarıFizik dersiFizik öğretimi+7
Fatih Yıldırım
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul dışı öğrenme ortamları ile desteklenen 'Bitkilerde üreme, büyüme ve gelişme' konusunun 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları ve tutumlarına etkisi

Bu araştırma okul dışı öğrenme ortamlarında yapılan öğretim faaliyetlerinin öğrencilerin akademik başarılarına, kazanımların zihinde kalıcılık düzeyine ve fen bilimleri dersine karşı tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Antalya ili Manavgat ilçesi Gündoğdu Düriye Duran Ortaokulu 7.sınıflardan iki şube oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan bu iki şubeden random yöntemle deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Çalışmaya deney grubundan n=18, kontrol grubundan n=17 olmak üzere toplamda 35 öğrenci katılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel araştırma desenine göre dizayn edilmiş olup, çalışmalar 7. sınıf fen bilimleri derside anlatılan,bitkilerde üreme, büyüme ve gelişme konusunun kazanımları üzerine planlanmış ve deney grubuna okulun bahçesinde oluşturulan ekim alanında kültür bitkilerinde ve yakınlarındaki arazide yabani bitkiler üzerinde konu anlatımları yapılırken, kontrol grubuna ise sadece sınıf içerisinde uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak ise Başarı Testi ve Fen Bilimleri Dersi Tutum Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiş olup, uygulama öncesi ve sonrası grupların normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Grupların kendi içinde grup içi bağımlı ön-test ve son-test karşılaştırmalı analizinin yapılması için bağımlı örneklem t testi, gruplar arası bağımsız ön-test son-test karşılaştırmalı analizinin yapılması için bağımsız örneklem t testi, Sıralar Testi için de Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Yapılan analizler okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen ilgili üniteye ait öğretim faaliyetlerinin sınıf içinde gerçekleştirilen öğretim faaliyetleriyle kıyaslandığında daha etkili olduğu sonucunu ortaya koymuş iki grupta da anlamlı fark oluşmasına rağmen deney grubundaki anlamlı farkın daha yüksek (t(17)= 16,431, p<,001) çıktığı görülmüştür. Fen öğrenmeye yönelik tutum ölçeğinden elde edilen toplam puanlarda da deney grubu lehine sonuçlar ( t(17)= -3,50, p=, 001) elde edilmiştir. Bundan dolayı okul bahçesinin ve yakın çevresinin de öğrenmeye katkı sağlayacağını hatta MEB'in mümkün olan okul bahçelerini bu tarz öğrenimler için sera veya hobi bahçeleri kurularak kullanmaları için teşvik etmesi ve bu tür okul dışı öğrenme ortamların kullanılmasının artırılması önerisinde bulunulmuştur.

Pınar Kale
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Matematik öğretmenlerinin üst düzey düşünmeyi tetikleyici öğretim uygulamalarının ders imecesi modeli ile geliştirilmesi

Doktora tez çalışmasında, matematik öğretmenlerinin öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini destekleyen öğretim uygulamalarının ders imecesi modeli ile geliştirilmesi, ders imecesi boyunca öğretmenlerin öğrenci sorgulamasını destekleyen eylemlerinin gelişiminin incelenmesi ve söz konusu gelişimin öğrencilerin üst düzey düşünme becerileri üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Ders imecesi sürecinde öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerindeki değişimde etkisi olabileceği düşünülen öğretim uygulamalarının ve öğretmenlerin sınıf içi eylemlerinin ayrıntılı olarak ele alındığı bu çalışma, nitel araştırma paradigmasına dayalı durum çalışması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları İzmir ilinde bulunan bir özel okulun matematik zümresindeki dört matematik öğretmeni, aynı okulda 6. sınıfta öğrenim gören 53 öğrenci ve bir dış uzman (alan eğitimcisi) olarak belirlenmiştir. Katılımcı öğretmenlere, dönem başlamadan önce yaz seminer döneminde iki gün boyunca toplam on saat süren bir eğitim verilmiştir. Bu eğitimde ders imecesi, mantıksal-matematiksel etkinlikler, etkili matematik derslerini planlamak için öncesi-sırası-sonrası modeli, üst düzey düşünme becerileri, soru sorma yaklaşımları, matematiksel etkinliklerin düzeyleri ve örnek bir ders planının incelenmesi gibi çalışmaya zemin oluşturacak bileşenler anlatılmıştır. Eğitimler tamamlandıktan sonra ders imecesi boyunca ele alınacak konular üzerine tartışılmış ve 6. sınıf öğrencilerinin öğrenmekte güçlük çektiği konular ve ilgili kazanımlar belirlenmiştir. Belirlenen kazanımlara ilişkin yıl içerisinde toplamda dört ders imecesi döngüsü uygulanmıştır. Her döngüde uygulanacak ders planlarını oluşturmak için ders imecesi modelinde olduğu gibi zümre öğretmenleri ve dış uzman birlikte çalışmışlardır. Hazırlanan ders planları uygulanmaya başlamadan iki hafta önce ve son ders döngüsü bittikten iki hafta sonra katılımcı öğrencilere Üst Düzey Düşünme Becerileri Testi uygulanmıştır. Dört ders döngüsü için hazırlanan ders planları 2017-2018 eğitim öğretim yılında 6. sınıflarda derse giren iki öğretmenden biri tarafından uygulanırken katılımcı diğer matematik öğretmenleri ve dış uzman bu dersleri gözlemlemişlerdir. Sınıfta yapılan tüm araştırma ve revizyon dersleri, sınıf içinde ön ve arkaya kurulan iki kamera ile kayıt altına alınmıştır. Ders planlarının uygulandığı araştırma derslerinden sonra alınan kayıtlar incelenmiş ve gözlem yapan öğretmenler, uygulayıcı öğretmenler ve dış uzman bir araya gelerek ders planında gerekli görülen bölümlerde revizyon yapılmıştır. Revize edilmiş ders planı şubelerden bir diğerinde derse giren diğer matematik öğretmeni tarafından uygulanmıştır. Revizyon-1 dersi adı verilen bu dersler kayıt altına alınmış ve ders planında gerekli görülen noktalar değiştirilerek ikinci bir revizyon yapılmıştır. Ek olarak araştırma ve revizyon derslerinin yansımalarını belirlemek amacıyla, derslerden sonra seçkisiz yöntem ile belirlenmiş bazı öğrenciler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Her ders döngüsünde öğretimleri gerçekleştirdikten sonra öğrencilere, üst düzey düşünme becerilerini destekleyecek problemler/çalışmalar bireysel olarak uygulanmıştır. Tez çalışması kapsamında veriler; öğrencilerin Üst Düzey Düşünme Becerileri Testindeki ve ara uygulamalardaki sorulara verdikleri yazılı yanıtlardan, planlama ve revizyon toplantılarında alınan video kayıtlarından, uygulama dersleri sırasında alınan video kayıtlardan ve alan notlarından, dersi uygulayan öğretmenlerin her bir döngüde uyguladıkları derslerin öncesinde ve sonrasında yazdıkları yansıtıcı günlüklerden, ders imecesi sonunda katılımcı öğretmenlerin yazmış olduğu yansıtıcı günlüklerden, araştırma ve revizyon dersleri sonrasında öğrencilerle yapılan görüşme kayıtlarından elde edilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde üst düzey düşünmeyi tetikleyen öğretim uygulamalarının ders imecesi boyunca nasıl şekillendiğini ve öğrenci sorgulamasını destekleyen öğretmen eylemlerindeki gelişimi ortaya çıkarmak için betimsel analiz ve nitel verilerin sayısal analizi yöntemlerinden yararlanılmışken üst düzey düşünmeyi destekleyici öğretim uygulamalarının gerçekleştiği sınıflardaki öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin nasıl değişim gösterdiğini ortaya çıkarmak için hipotez testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğrenci düşüncelerini odağa alarak geliştirilen ders planlarındaki gerçek yaşam temelli zengin içeriğin, üretken matematik söylemlerinin oluşması için önemli bir fırsat yarattığını ortaya çıkarmıştır. Öğrenci düşüncesine odaklanarak üst düzey düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik hazırlanan ders planlarında tasarlanan etkinliklerin yanı sıra seçilen soruların sınıf ortamındaki tartışmaları şekillendiren en önemli etmenlerden birisi olduğu görülmüştür. Ders imecesi süresince öğretmenlerin uygulama derslerinde yaptığı öğrenci sorgulamasını destekleyen yüksek potansiyelli eylem oranlarının döngüler boyunca arttığı görülmüştür. Öğretmen eylemlerinin yüksek veya düşük potansiyelli olmasına göre tartışmaların yapısının farklılaştığı ve kısa cevaplı sorular sormak yerine öğrencilere düşüncelerinin nedenlerinin sorulduğu, açıklama yapmalarının beklendiği, kendisi gibi düşünmeyen arkadaşlarını ikna etmelerinin istendiği durumlar yaratıldığında öğrencilerin üst düzey gerektiren eylemler yaptığı ve tartışmalar içinde daha aktif olduğu görülmüştür. Buna ek olarak birinci ders döngüsünde öğretmenler tarafından en düşük oranda kullanılan öğrenci muhakemesini genişletme eylem kategorisinin süreç içerisinde en çok geliştirilen kategori olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda öğrencilerin üst düzey düşünme becerisi testinden aldıkları ders imecesi öncesi ve sonrası ortalama puanları arasında son test puanı lehinde anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilmesi için öğretim uygulamalarının tasarlanmasında ders imecesinin önemli bir katkısının olduğu düşünülmektedir. İlerleyen araştırmalarda öğrencilerin ders imecesi boyunca öğretmen-öğrenci diyaloglarındaki aktifliğinin daha sistematik bir şekilde incelenmesi ve ağırlıklı olarak yüksek potansiyelli eylemler ile düşük potansiyelli eylemlerin ortaya çıktığı tartışmaların karşılaştırmalı ele alınması önerilmektedir. Buna ek olarak ders imecesine katılacak öğretmenlere sürecin en başında Öğrenci Muhakemesini Destekleyen Öğretmen Eylemleri çerçevesinin tanıtılmasının ve bu farkındalıkla öğretim uygulamalarının tasarlanmasının etkileri araştırılabilir ve öğretmenlerin ders imecesi sonrasında tek başlarına planlayıp gerçekleştirecekleri derslerde de öğrenci muhakemesini destekleyen eylemlerinin yapısı incelenebilir.

Akıl yürütmeBranş öğretmenleriDers imecesi+5
Fatma Cemre Pehlivan
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının çalışma alışkanlıkları, akademik başarıları ve demografik özellikleri arasındaki ilişkinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının ders çalışma alışkanlıkları, demografik özellikleri ve akademik başarıları arasındaki ilişkileri araştırmaktır. Çalışma 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Dokuz Eylül Üniversitesi, Bartın Üniversitesi ve Siirt Üniversitesi'nde öğrenim gören 320 kadın ve 105 erkek olmak üzere toplam 425 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırma genel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Alanyazında günlük çalışma alışkanlıklarını değerlendirmek için okullarda kolayca kullanılabilen birkaç ölçme aracına rastlanmıştır. Bu çalışmanın amacına uygun olarak kullanılan ölçek, Brown ve Holtzman (1976) tarafından geliştirilen, The Survey of Study Habits and Attitudes (SSHA) adlı ölçeğin Atılgan (1998) tarafından "Ders Çalışma Alışkanlıklarını Belirleme Anketi" olarak Türkçeye uyarlanan şeklidir. Araştırmada fen bilgisi öğretmen adaylarının verimli ve etkili ders çalışmaya ilişkin alışkanlıkları, ölçek uygulaması sonucunda elde edilen verilere dayalı olarak betimlenmiştir. Veriler SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Açımlayıcı istatistik bilgileri verilmiş, ANOVA ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sınıf değişkenine göre ders çalışma alışkanlıkları puanları karşılaştırıldığında ölçeğin bir alt boyutunda, cinsiyet değişkenine göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve dört alt boyutu arasında kadın öğrenciler lehine, genel akademik not ortalamasına göre ders çalışma alışkanlığı puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Öğretmen adaylarının ailelerinin aylık gelir seviyelerine göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve bir alt boyutu arasında, kaldıkları yere göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve üç alt boyutu arasında, günlük ders çalışma saatine göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin toplamı ve bütün alt boyutları arasında, ders çalıştıkları yere göre ders çalışma alışkanlıkları karşılaştırıldığında ölçeğin bir alt boyutunda anlamlı farklılık bulunmuştur. Bulgular öğretmen adaylarının ders çalışma alışkanlığı ve çalışmada kullanılan değişkenler arasındaki ilişkiler göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir.

Aday öğretmenlerAkademik başarıAlışkanlıklar+5
Elif Çelenay
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de nanobilim ve nanoteknoloji eğitimi alanında yapılan makaleler ve tezler üzerine bir doküman incelemesi

Bu araştırmada Türkiye'de nanobilim ve nanoteknoloji eğitimi alanında gerçekleştirilen makaleler ve tezlerin tematik ve metodolojik durumlarının hangi noktada olduğunun tespit edilmesi ve bu araştırmalardaki eğilimlerin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'de nanobilim ve nanoteknoloji alanında gerçekleştirilen ilk çalışmadan başlayarak Aralık 2020' ye kadar yayınlanmış makaleler ve tezler oluşturmaktadır. Ulaşılan makale ve tezler Sözbilir, Kutu ve Yaşar, (2012) tarafından geliştirilen 'Makale Sınıflama Formu' ve 'Tez Sınıflama Formu' kullanılarak analiz edilmiştir. İncelemeye alınan makaleler ve tezler betimsel analize tabii tutularak bulgular frekans/yüzde tabloları şeklinde sunulmuştur. Araştırmada, nanobilim ve nanoteknoloji eğitimi alanında 28'i makale ve 26'sı tez çalışması olmak üzere toplamda 54 araştırmanın bulunduğu ortaya konmuştur. Türkiye'de nanobilim ve nanoteknoloji eğitimi üzerine yapılan ilk çalışmanın 2008 yılında gerçekleştirilen bir doktora tez çalışması olduğu görülmüştür. Tezlerin büyük çoğunluğunun yüksek lisans tezi olduğu, makalelerin çoğunluğunun ise uluslararası yayın yapan dergilerde yayınlandığı anlaşılmıştır. Makale ve tezlerin yoğunlukla farkındalık düzeyi belirleme üzerine olduğu ve nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseninin sıklıkla tercih edildiği görülmüştür. Makale ve tezlerde, nitel ve karma araştırma yöntemlerinin de kullanıldığı ancak bu tür çalışmaların azınlıkta kaldığı görülmüştür. İncelenen çalışmalardaki örneklem kitleleri incelendiğinde ise çoğunlukla öğretmen adaylarının tercih edildiği anlaşılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular ülkemizde NNT eğitimi üzerine yapılan tez ve makalelerdeki araştırma eğilimlerinin bir fotoğrafı ortaya koymuştur. Böylece hem ilgili alanda çalışan araştırmacılara hem de gelecekte bu alanda çalışmak isteyen kişilere yol gösterici bir takım bulgular sunulmuştur. Ayrıca, çalışmanın bulguları ışığında bazı önerilerde de bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Nanobilim, Nanoteknoloji, Nanobilim ve Nanoteknoloji Eğitimi, Doküman İncelemesi

Doküman analiziFen bilgisi eğitimiMakale+3
Nergiz Gamze Atik
Tokat Gaziosmanpaşa University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8. sınıf asit ve baz konusuna yönelik teknoloji destekli rehber materyal geliştirilmesi ve etkililiğinin araştırılması

21. yy. ile birlikte bilim ve teknolojideki gelişimeler eğitimde yeni olanakları ortaya çıkarmaktadır. Bunlardan biri de Artırılmış Gerçeklik (AG) Teknolojisidir. Bu çalışmanın temel amacı ise, 8.sınıf Asitler ve Bazlar konusunda artırılmış gerçeklik teknolojisi ile hazırlanan rehber materyalin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini belirleme ve gerçekleştirilen mülakatlar ile araştırma sürecinin etkinliğini incelemektir. Araştırmada tek gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verileri Asit ve Baz Başarı Testi (ABBT) ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşmeler ve AG destekli etkinlikler ile toplanmıştır. Çalışma 2019-2020 eğitim-öğretim yılında İç Anadolu bölgesinde yer bir alan ortaokulun 8.sınıfında öğrenimine devam eden 17 (10 kız, 7 erkek) öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubuna tahmin et-gözle-açıkla (TGA) modeli ile hazırlanmış artırılmış gerçeklik destekli etkinlikler konuya ayrılan ders saatleri içerisinde uygulanmıştır. ABBT, araştırma grubuna ön-son test olarak uygulanarak, etkinliklerin etkisine bakılmıştır. Mülakatlar ile öğretmen ve öğrencilerin uygulamaya yönelik fikirleri alınmıştır ve alıntılar yapılarak AG etkinliklerine yönelik fikirleri belirlenmiştir. ABBT ile elde edilen veriler SPSS 23.0 (Statistical Package for the Social Science) ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda teknoloji destekli olarak hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin ders başarısı üzerinde olumlu yönde etki ettiği belirlenmiştir. Etkinliklere verilen cevaplar üzerinde yapılan değerlendirme sonucunda ise hem alan yazında var olan hem de yeni kavram yanılgılarına rastlanmıştır. Beş öğrenci ile gerçekleştirilen mülakatlar sonucunda ise öğrencilerin ders sürecinde artırılmış gerçeklik uygulamalarını sıklıkla tercih edilmesini istediği ve öğrendiklerinin daha kalıcı hale geldiği sonucuna ulaşılmıştır. Ders öğretmenin ise daha sonraki konularda artırılmış gerçeklik uygulamalarını dersinde kullanmayı planladığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda bundan sonra gelecek araştırmalar için araştırmacılara altyapı hizmetlerinden kaynaklanabilecek engellere karşı hazırlıklı olmaları şeklinde öneride bulunulmuştur.

Artırılmış gerçeklikAsitlerBazlar+7
Salih Özkan
Aksaray University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
11
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Fen bilgisi öğretmenlerinin web tabanlı uzaktan eğitim sürecinde dijital materyal kullanımına ilişkin kullanım durumları ve görüşleri

This study aims to reveal science teachers' use of and views on digital materials during the web-based distance education period. While shaping their lessons, teachers use materials to draw student attention, increase motivation and enhance course success. The variety and use of these materials are directly related to the teacher's knowledge of the related material. Along with technological developments, materials have changed over time. Teachers are expected to keep up with this change to be more beneficial to their students. Effective and widely used materials in science lessons make the lesson easier to understand. Since materials such as models and shapes used in previous years became idle in this period, teachers are expected to find different methods to increase student motivation. Although digital materials have been used in lessons recently, the ongoing course understanding in the web-based distance education process had to change in a short time, which has become more significant over time. However, as with other materials, the use and effectiveness of digital materials are closely related to the teacher's knowledge of and interest in materials. Thus, the frequency of the use of digital materials in the course synchronizes with the teacher's technology literacy. This research examines the relationship between teachers' acceptance of technology literacy and the use of digital materials. For this purpose, an interview form and a questionnaire study were prepared. Since both quantitative and qualitative data are used together, the explanatory ordinal method, which is a mixed method, was preferred. The content obtained from the semi-structured questionnaire form was evaluated by making content analysis. The data obtained from the questionnaire form were analysed considering various factors and added to the study.

ScienceScience lessonDigital material+5
Zeynep Alemdar Zihni
Bartın University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Altı şapkalı düşünme etkinliklerinin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerine ve akademik başarılarına etkisi: Doğal kaynaklar

Bu çalışmada, altı şapkalı düşünme yönteminin eleştirel düşünme ve ders başarısına etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Sakarya ilindeki bir lisede 10. Sınıf öğrencilerine yapılmıştır. Deney grubuna altı şapkalı düşünme tekniği, kontrol grubuna ise geleneksel eğitimde kullanılan düz anlatım yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya deney grubundan 7 kadın, 13 erkek öğrenci, kontrol grubundan 12 erkek, 8 kadın katılmıştır. Kontrol grubuna 2 hafta süreyle geleneksel eğitimle anlatım yapılmıştır. Deney grubuna ise 2 hafta süreyle altı şapkalı düşünme tekniği uygulamıştır. Veri toplama aracı olarak; başarı testi ve eleştirel düşünme becerisi ölçeği kullanılmıştır. Başarı testi; test ve boşluk doldurmadan oluşmaktadır. Güvenirlik katsayısı 0.63 olarak bulunmuştur. Eleştirel düşünme becerisi ölçeği 3'lü likert tipinden olan bir ölçme aracıdır. Güvenirlik katsayısı 0.78 olarak bulunmuştur. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu tam deneysel desen uygulanmıştır. Ön test ve son testten sonra elde edilen verilere t testi yapılarak sonuçlar incelenmiştir. Altı şapkalı düşünmenin eleştirel düşünme becerisi ve akademik başarısı üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir

Akademik başarıAltı şapkalı düşünme tekniğiDüşünme+3
Merve Emine Karakaş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Biyoloji öğretmenlerinin biyoloji eğitimi lisans programı derslerine ilişkin görüşleri

Yükseköğretim programlarına bağlı olarak verilen lisans eğitimi öğretmenin meslek yaşantısında önemli bir faktördür. Eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarına YÖK'ün belirlediği ortak programlar uygulanır. Bu çalışmanın amacı, programda yer alan derslerin biyoloji öğretmenlerine meslek hayatında sağladıkları katkıyı ölçmek ve elde edilen veriler ışığında yeni alternatifler üretmektir. Bu kapsamda "Meslek Bilgisi Dersleri", "Alan Eğitimi Dersleri", "Genel Kültür Dersleri" olmak üzere üç ayrı bölüm dersinden oluşan, içerisinde yaklaşık olarak 40 farklı ders barındıran likert tip anket uzman görüşü alınarak hazırlanmıştır. Katılımcılardan, derslere meslek hayatındaki katkı önemine göre puan vermeleri istenmiştir. Katılımcılar, meslek hayatında etkin olarak görev yapan Eğitim Fakültesi ve Fen Fakültesi mezunu biyoloji öğretmenlerinden oluşmaktadır. Katılımcılara dijital ortamdan ulaşılmış ve yaklaşık 160 kişiyle bu çalışma yapılmıştır. Çalışma verilerine göre Meslek Bilgisi Derslerinden, en faydalı bulunan ders "Öğretmenlik Uygulaması'' adlı derstir. Katılımcıların büyük bir bölümü bu dersin meslek hayatına olumlu bir katkı sağladığını düşünmektedir. Buna göre bu dersin ders saati arttırılabilir. Eğitim bilimleri dersleri genellikle bu ders haricinde fakültelerde teorik yürütülmektedir ama görüldüğü gibi uygulamalı derslerin de etkisi büyüktür. "Alan Eğitimi Dersleri" bölümünde en fazla katkı sağlayan derslere bakıldığında "Genel Biyoloji Laboratuvarı", "Zooloji Laboratuvarı" ve "Genel Biyoloji'' görülmüştür. Bununla beraber "Tohumsuz Bitkiler" ve diğer bitki derslerinde herbaryum çalışmaları yapılması önerilmiştir. Genellikle bölümlerde ders içerisindeki bir uygulama olarak kabul edilen "Arazi Çalışmalarının" ders olarak müfredata eklenmesi önerilmektedir. Son bölüm olan "Genel Kültür Dersleri" bölümünde en çok katkı sağlayan ders "Bilişim Teknolojileri Dersi" dir. Değişen ve gelişen dünyamızda, bilişim teknolojileri ile eğitimi ayrı ayrı düşünemediğimiz için bu sonuç öngörülebilir.

Biyoloji eğitimiBiyoloji öğretimiDers değerlendirme+6
Buket Koyuncu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kimyasal türler arası zayıf etkileşimler konusunda dört aşamalı kavram testi geliştirme

Kimyasal türler arası zayıf etkileşimler konusu lise öğrencilerinin öğrenmekte zorlandıkları kimya konularından biridir. Bu çalışma ile lise onuncu sınıfta okuyan öğrencilerin, kimyasal türler arası zayıf etkileşimler konusundaki kavram yanılgılarını belirlemek için, sonuçları güvenilir ve geçerli olan, dört aşamalı bir kavram testi geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla geliştirilen Kimyasal Türler Arası Zayıf Etkileşimler Kavram Testi (KTAZEKT) her biri dört aşama içeren 30 sorudan oluşmaktadır. Geliştirilen test 372 onuncu sınıf öğrencisine uygulanmıştır. KTAZEKT'den elde edilen verilerin güvenirliğini test etmek için doğru cevap puanlarının ve kavram yanılgısı puanlarının Cronbach alfa (α) güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır. KTAZEKT'den elde edilen verilerin geçerliğini test etmek için ise doğru cevap puanları ile eminlik puanları arasındaki ilişki düzeyine bakılmış, yanlış sebepli doğru, doğru sebepli yanlış ve bilgi eksikliği frekans ve yüzdeleri hesaplanmış ve keşfedici faktör analizi yapılmıştır. Alan yazına "Aynı atomlardan oluşan bileşikler moleküler yapılı değildir." ve "Van der Waals kuvvetleri yalnızca moleküller arasında görülür." gibi kavram yanılgıları kazandırılmıştır

Kavram yanılgısıKimya dersiKimya eğitimi+5
Didem Kural
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

İşlemsel ve kavramsal bilginin gelişiminin cebirsel kesirleri içeren denklemler bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, cebirsel kesirlerde toplama ve çıkarma işlemini içeren denklemlerde işlemsel bilgi ve kavramsal bilgilerindeki gelişimi incelemektir. Araştırma 2015-2016 öğretim yılında Sinop ilinde iki farklı lisede öğrenim gören 4 dokuzuncu sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öncelikle Sinop merkezde bulunan liselerde ön uygulama soruları uygulanmış ardından 4 öğrenci belirlenmiştir. İlk klinik görüşmenin ardından haftada bir olmak üzere 7 öğretim seansı uygulanmış, son klinik görüşme ve 3 ay sonra kalıcılık klinik görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modelini nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan "öğretim deneyi", bunu desteklemek için yapılan "klinik görüşmeler" ve "doküman incelemesi" oluşturmaktadır. Elde edilen veriler işlem esnekliği boyutunda çoklu çözüm stratejisi bilgisi göstermek, bu çözüm stratejileri arasında bilinçli tercihlerde bulunmak ve tercih edilen çözümü uygulayabilmek şeklinde üç başlık altında incelenmiştir. Çoklu strateji bilgisi bölümünde veriler kodlanarak puanlanmış ve dört düzey belirlenmiştir. Bilinçli tercihlerde bulunma ve tercih ettiği çözümü uygulayabilme durumları içerik analizi yöntemi kavramsal anlama boyutu ise betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların bu süreçte işlemsel ve kavramsal bilgileri gelişme göstermiştir. İşlemsel anlamda çoklu strateji bilgisi geliştikçe işlem esnekliğinin geliştiği, çözümlü örneklerin bunda önemli bir rol oynadığı, çoklu strateji bilgisi gelişiminin ve çözüm için etkili stratejiyi seçerek doğru stratejileri belirleme becerisinin karşılıklı olarak birbirini olumlu etkilediği görülmüştür. Çoklu strateji bilgisinin gelişimi tercih nedeninin matematiksel olmasını sağlamıştır. Verilen denklemlere yazılan sözel problemlerde kullanılan anlamların ve problem yazarken yapılan hataların kesrin türüne göre farklılaştığı belirlenmiştir. Denklemlerin çözümünde özellikle kesrin bölüm anlamının kullanılması iki bilgi türünün birbirini olumlu etkilediğini göstermiştir.

CebirDenklemlerKavramsal bilgi+4
Mehtap Taştepe
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı lise türlerindeki 12. sınıf öğrencilerinin bilimsel sorgulama hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

Bilgi kirliliğinin ve küresel sorunların tarih sahnesinde başrolde olduğu 21. yüzyılda, değişim ve gelişlimin etkisiyle birçok alandaki yarış günden güne içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Modern dünyanın çıkmazı olan bu yarış hayatın her alanına sirayet ederek değişimi hayatın bir parçası olarak görmeyi ve değişime uyum sağlamayı zorunlu hale getirmiştir. Özellikle teknoloji ve bilimde meydana gelen hızlı değişmeler, birçok alanda olduğu gibi eğitimi de fazlasıyla etkilemektedir. Bu sebeple bilimsel ve teknolojik değişim ve gelişmelere uyum sağlamak için fen eğitiminde reformlar yapılmaktadır. Reformların ana hedefi 'bilimsel okuryazar' bireyler yetiştirmektir. Bilimsel okuryazarlığın temelini ise 'bilimin doğası' ve bilimsel sorgulama' kavramları oluşturmaktadır. Bu nedenle yapılan bu araştırmada öğrencilerin lisede aldıkları eğitimin bilimsel sorgulama anlayışlarına etkisi araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul ilinde bulunan beş farklı lise türünde (Fen, Sosyal Bilimler, Anadolu, İmam Hatip ve Meslek lisesi) öğrenim gören 12. sınıf öğrencilerinin bilimsel sorgulama hakkındaki görüşleri araştırılmıştır. 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında 300 öğrenciye Bilimsel Sorgulama Hakkında Görüş Anketi (VASI) uygulanmıştır. Öğrencilerin bilimsel sorgulama anlayışlarını daha kapsamlı ortaya çıkarmak amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimleyici tarama yaklaşımı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda liseden mezun olacak öğrencilerin bilimsel sorgulama anlayışlarının çoğunlukla yetersiz olduğu görülmüştür. Okul türleri arasında çok büyük farklılıkların olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak Türkiye'deki çeşitli niteliklere sahip olan bu lise türleri fen eğitim programlarının mihenk taşı olan 'bilimsel okuryazar' hedefinin en önemli bileşenini (bilimsel sorgulama) kazandırmada yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: VASI, bilimsel okuryazarlık, bilimin doğası, bilimsel sorgulama

Bilimin doğasıBilimsel düşünceFen okuryazarlığı+5
Şirin Gündüz
Marmara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mıknatıslar ve akımın manyetik etkisi konusunun öğrenilmesinde akran öğretimi yönteminin etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, manyetizma kavramlarının öğretiminde Akran Öğretim Yöntemi'nin öğrencilerin başarı ve tartışma istekliliklerine etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel ve nicel araştırma yaklaşımları birlikte (açımlayıcı sıralı desen) kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim döneminde Ordu Fen Lisesi 10. sınıfında öğrenim gören 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada rastgele olarak seçilen şubelerden biri deney diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri Kavram Başarı Testi ve Tartışmacı Anketi kullanılarak elde edilmiştir. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış mülakatlar, yönteme yönelik açık uçlu sorular ve gözlemlerden elde edilmiştir. Çalışmada elde edilen nicel veriler SPSS programı yardımı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, Akran Öğretimi Yöntemi ile öğretim yapılan deney grubunun KBT puan ortalamasının, geleneksel yöntemle öğretim yapılan kontrol grubunun puan ortalamasından daha yüksek olduğunu ve puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğunu göstermektedir (t=-10.46, p=.000). Akran Öğretim Yöntemi uygulaması sonunda öğrencilerin tartışmacı anketi son test puanlarının (X=68.03) ön test puanlarına (X=67.06) göre arttığı bulunurken, bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir (t=-.493; p>.05). Öğrencilerin konu ile ilgili görüşleri ve gözlemlerden elde edilen sonuçlar analiz edilip irdelendiğinde Akran Öğretimi Yöntemi ile yürütülen dersler sonunda öğrencilerin kendilerine güvenlerinin arttığı, yorum yapabilme yeteneklerinin geliştiği, öğrendikleri teorik bilgileri tartışmalarla derinleştirdikleri, birbirlerinin bilgilerinden istifade ettikleri, derslere aktif katılımlarının sağlandığı, ilgi ve meraklarının arttığı, öğrenmelerinde kalıcılık sağlandığı ve öğrenmenin eğlenceli hale geldiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu çalışma ile ulaşılan sonuçlara göre Akran Öğretimi Yöntemi'nin olumlu etkisi göz önünde bulundurularak fizikteki farklı konularda kullanımı adına araştırmacılara birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Mıknatıslar ve akımın manyetik etkisi, Fizik eğitimi,Akran Öğretimi Yöntemi, Kavramsal anlama

Akran aracılı öğretim yöntemiAkran eğitimiAkım+7
Kadir Yayla
Atatürk University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de STEM eğitimini uygulayan fen bilimleri öğretmenlerinin kullandıkları yöntem, teknik ve materyaller ile karşılaştıkları sorunların incelenmesi

Fen Bilimleri dersinin hedeflerinden biri bilimsel okuryazar bireyler yetiştirmektir. 21.Yüzyılda Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarında sorgulayıcı, üretici ve yaratıcı bireylere olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bahsi geçen donanımlara sahip olan bireyleri yetiştirmenin temelinde eğitim sistemini, öğrenciyi, öğretmeni geliştirmek yatar. Ayrıca çağımızda karşılaşılan problemlerin birçok disiplin içermesi, bu problemler karşısında disiplinler arası yaklaşımları benimsetmeye yöneltmektedir. Bu doğrultuda bünyesinde birden fazla disiplini barındıran ve bugün dünyanın birçok ülkesinde tercih edilen, öğretme ve öğrenme alanları içinde yeni bir program olan FeTeMM/STEM eğitim programı eğitim sistemine entegre edilmelidir. FeTeMM İlk olarak 2001 yılında The National Science Foundation yöneticisi Judith A. Ramaley tarafından eğitim kavramı olarak türetilmiştir. FeTeMM; fen, teknoloji, mühendislik ve matematik kelimelerinin kısaltılmış halidir ve birden fazla eğitim disiplini olarak bilinmektedir. Gerçekleştirilen bu çalışmasının konusu Fen Bilimleri Öğretmenlerinin fen konuları ve bu konuları kapsayan konu alanlarında kullandıkları yöntem, teknik ve materyallerin belirlenmeye çalışılmasıdır. Bu çalışma kapsamında 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin farklı şehirlerinde bulunan STEM'i sınıflarında aktif olarak kullanan 145 Fen Bilimleri öğretmeninin STEM eğitimiyle alakalı fikirleri ve kullandıkları yöntem ve teknikler oluşturulan görüş formu ile ele alınmıştır. Bu çalışma Nitel araştırma metodlarından fenomoloji deseni kullanılarak yürütülmüştür. Çalışma neticesinde ülkemizde görev yapan Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Stem farkındalıklarının yüksek olduğu lakin anlattıkları konu kapsamında ihrtiyaç bulunan materyale ulaşma konusunda önemli sıkıntılar çektikleri göze çarpmaktadır. Anahtar Kelimeler: Fetemm, Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik, Fen Eğitimi

Araç-gereçlerFeTeMMFen bilgisi dersi+6
Berrak Büyükkör
Giresun University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknoloji ile zenginleştirilmiş ortamda geometri öğretiminin 6. sınıf öğrencilerinin açılar konusundaki başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı teknoloji ile zenginleştirilmiş ortamda geometri öğretiminin 6. Sınıf öğrencilerinin açılar konusundaki başarısına etkisini incelemektir. Araştırma yarı deneysel yöntem ile ön test-son test modeli kullanılarak yürütülmüştür. 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilen bu çalışma Samsun ili Asarcık ilçesinde öğrenim gören 6. Sınıf seviyesindeki üç şubede 47 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada teknoloji ile desteklenen deney grubu 1 (teknoloji grubu), materyal kullanımı ve çalışma yaprakları ile ders anlatılan deney grubu 2 (materyal grubu) ve klasik yöntemlerin kullanıldığı kontrol grubu olmak üzere 3 grup bulunmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Açılar Başarı Testi kullanılmıştır. Verilerin analizi istatistiksel analiz programı ile analiz edilip, sonuç olarak teknoloji ve materyal grubunun, kontrol grubuna göre başarıda anlamlı bir fark ortaya koyduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Teknoloji, materyal, açı, geometri öğretimi, geometri başarısı

Bilgisayar destekli eğitimGeometriGeometri öğretimi+4
Muhammet Furkan Sarıaslan
Bayburt University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

STEM uygulamalarının öğrencilerin STEM farkındalıkları üzerine ve "Üçgenler" ünitesindeki başarılarının kalıcılık düzeyine etkisi

Bu çalışmada, lise 9. sınıf matematik dersi "Üçgenler" ünitesinde STEM etkinlikleri ile işlenen derslerin öğrencilerin STEM farkındalıklarına, başarılarının kalıcılığına etkisi ve öğrencilerin STEM yaklaşımı ile ilgili görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmı, iki grup ön test-son test deney-kontrol grubu yarı deneysel desenden, nitel kısım ise durum çalışması deseninden oluşmaktadır. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Türkiye'nin kuzeydoğusunda yer alan MEB'e bağlı bir lisede eğitim gören 33 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın başında deney ve kontrol gruplarına Üçgen Başarı Testi (ÜBT) ve deney grubuna FeTeMM Farkındalık Ölçeği(FFÖ) uygulanmıştır. Araştırmada deney grubu öğrencileri 5 hafta boyunca STEM etkinlikleri ile öğrenimini sürdürürken, dersler kontrol grubunda güncel matematik dersi müfredatına göre yürütülmüştür. Deney ve kontrol grubuna hem uygulama sonunda akademik başarılarını incelemek için, hem de uygulama bitiminden beş hafta sonra başarının kalıcılığını incelemek için ÜBT uygulanmıştır. Ayrıca deney grubuna STEM farkındalık durumundaki değişimi tespit etmek için FFÖ son testi uygulanmıştır. Deney grubundan gönüllü seçilen 6 öğrenci ile görüşme yapılmıştır. ÜBT ve FFÖ'den alınan veriler istatistik programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; STEM etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı ve başarılarında kalıcılık sağladığı görülmüştür. Öğrencilerle yapılan görüşmelerin içerik analizi yapılmış ve STEM etkinliklerinin, öğrencilerin akademik başarılarına, başarılarının kalıcılığına olumlu etkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik başarıFarkındalıkMatematik+4
Hilal Karadeniz
Bayburt University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitiminde eğitsel dijital oyun tasarımı ve oyun hakkında akademisyen, öğretmen ve aday öğretmenlerin görüşleri

Günümüzde dijital ortamların geliştirilmesi ve her geçen gün daha fazla yaygınlaşması eğitim ortamlarında da kullanılarak eğitimin daha anlamlı bir şekilde yürütülmesine olanak sağlamıştır. Özellikle eğitim ortamlarında kullanılan oyunların dijitalleşmesiyle dijital oyunlara yönelik yapılan çalışmalar artmıştır. Bu çalışmanın amacı Scratch programı ile fen eğitiminde kullanılabilecek eğitsel dijital oyun tasarlanarak bu oyun hakkında akademisyen, öğretmen ve aday öğretmenlerin görüşlerini incelemektir. Çalışma Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nde bulunan alanında uzman 5 fen eğitimcisi, 5 bilgisayar eğitimi alan uzmanı, 10 fen bilgisi öğretmeni ve 40 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmacı tarafından geliştirilen dijital biyoloji oyunu hakkında akademisyen, fen bilgisi öğretmeni ve aday öğretmenlerin görüşleri nicel ve nitel veri araçları ile toplanmıştır. Uygulama sonrasında tüm katılımcılara web tabanlı eğitim materyali (WTEM) değerlendirme ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca katılımcıların materyal hakkındaki görüşleri de ölçeğin bir bölümüne yerleştirilen yarı yapılandırılmış sorular ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda akademisyenler, öğretmenler ve öğretmen adaylarının Scratch programı ile tasarlanan eğitsel dijital oyunun olumlu birçok özelliğini belirtmişlerdir. Ancak oyunun tam olarak derslerde kullanılabilmesi için geliştirilmesi gereken yönleri olduğunu belirtmişlerdir.

Aday öğretmenlerAkademisyenlerFen bilgisi+5
Melike Kılıç
Erzincan Binali Yıldırım University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilim ve sanat merkezinde (Bilsem) matris öğretimine yönelik bir uygulama

Bu araştırma, Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) öğrenim gören yedi ortaokul öğrencisinin matrisler aracılığıyla günlük hayat problemlerini çözme becerilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Veriler toplanırken öncelikle öğrencilere dersin anlatım içeriğini kapsayan bir ders anlatım materyali dağıtılmıştır. Daha sonra konu öğretimi ve örnek çözümleri yapılmıştır. Öğrencilere bu kapsamda hazırlanan bilgi testi ile bir değerlendirme yapılmıştır. Bilgi testi, içerisinde yer alan verilen bir durumu matrisler ile ifade etme becerileri, matrislerde işlem yapma becerileri ve matrisler konusunda Polya'nın problem çözme basamaklarını kullanabilme becerileri hazırlanan rubrikler ile durum çalışması yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırmada, öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirmek için Polya'nın problem çözme basamaklarının etkinliği incelenmiştir. Araştırma kapsamında, BİLSEM'de eğitim gören ortaokul öğrencilerine matrislerle ilgili çeşitli problemler verilmiş ve bu problemlerin çözümü sırasında izledikleri adımlar değerlendirilmiştir. Öğrencilerin problem çözme süreçleri, Polya'nın problem çözme basamakları olan "problemi anlama", "çözüm için plan yapma", "planı uygulama" ve "çözümü değerlendirme" aşamaları doğrultusunda analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin matris kullanarak problem çözme süreçlerinde önemli gelişmeler kaydettiğini göstermektedir. Ancak, özellikle matris çarpma ve çıkarma işlemlerinde zorluklar yaşandığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına dayanarak, eğitim süreçlerinde matrislerin daha etkin kullanılması, öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirmek için önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: BİLSEM, matrisler, problem çözme, Polya'nın problem çözme basamakları

Zeynep Bakırtaş
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00