Zonguldak Bülent Ecevit University
Anabilim Dalı

Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı

Zonguldak Bülent Ecevit University

2.187

Arşivlenen Tez

64

DOI Atanmış

3%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Adelösan güreşçilerde tabata ve geleneksel interval antrenman modellerinin motorik özellikler ve algılanan zorluk derecesine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Tabata ve Geleneksel yüksek şiddetli interval antrenman (YŞİA) modelinin güreşçilerde, motorik özellikler ve algılanan zorluk derecesine (AZD) etkisini incelemektir. Çalışmaya Adana Güreş Eğitim Merkezinde antrenmanlarını sürdüren, en az 3 yıl güreş yapmış, 14-17 yaşları arasında toplam 42 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcular tabakalı örneklem seçim yöntemi ile Geleneksel Yüksek Şiddetli İnterval Antrenman Grubu (GYŞİA n=14), Tabata Yüksek Şiddetli İnterval Antrenman Grubu (TYŞİA n=14) ve Kontrol Grubu (KG n=14)'na ayrılmıştır. Antrenman grubundaki sporcular rutin devam eden antrenmanlarına ek olarak haftada iki gün, 12 hafta iki farklı YŞİA uygulamışlardır. Antrenman programı öncesi ve sonrasında sporcuların, anaerobik güç, maksimal kuvvet, aerobik kapasite ve algılanan zorluk derecesi (AZD) ölçümleri alınmış, elde edilen veriler SPSS 26,0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılımı Shapiro Wilk testi ile sınanmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için grup içi ön-son test ölçümlerinin karşılaştırılmasında Eşleştirilmiş Örneklem t Testi, gruplar arası karşılaştırmada Bağımsız t Testi, 2'den fazla grubun karşılaştırılmasında Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, GYŞİA ve TYŞİA'nda VO2max, maksimal kuvvet, üst ekstremite anaerobik güç, squat jump ve counter movement jump performansında anlamlı artışlar (p≤0,05) ile TYŞİA'nun drop jump, reaktif kuvvet indeksi ve anaerobik güç (RAST) değerlerinde anlamlı artışlar olduğunu göstermiştir (p≤0,05). AZD değerleri ortalaması da TYŞİA sporcularında GYŞİA'na göre anlamlı şekilde yüksek çıkmıştır (p≤0,05). Bu bulgular doğrultusunda YŞİA'ların güreşçilerde aerobik ve anaerobik performans ve maksimal kuvvet üzerine olumlu etkilerinin olduğu, Tabata yöntemi ile yapılan YŞİA'ların AZD'nin Geleneksel YŞİA'a göre daha yüksek olduğu, sporcularda geliştirilmesi gereken yönler dikkate alınarak YŞİA'ların farklı protokollerle uygulanabileceği söylenebilir.

GüreşPliometrik antrenmanRPE+1
Hakan Engin
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara yönelik hazırlanan bireyselleştirilmiş koordinatif eğitim programının çocukların sosyal davranışları üzerine etkisi

Bu çalışma otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara yönelik hazırlanan bireyselleştirilmiş koordinatif eğitim programının otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 3 çocuğun sosyal davranışları üzerine etkisi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla otizm spektrum bozukluğu tanısı almış ikisi beş, biri yedi yaşında olan üç çocuk araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan eylem araştırması ile desenlenmiştir. Çalışma kapsamında sekiz haftalık bireyselleştirilmiş koordinatif eğitim programı hazırlanmış ve her bir çocuğa haftada üç gün 30 dk bireyselleştirilmiş koordinatif eğitim programı uygulanmıştır. Çalışmada video kayıt, saha notları, günlük, tez izleme komite toplantıları, geçerlilik komite toplantıları ve yarı yapılandırılmış görüşmeler ile çalışma verileri elde edilmiştir. Video kayıtları hafta hafta izlenerek öğrencilerin gelişimleri listede değerlendirilmiş ve daha sonra sayısal veri elde edilen davranışlar grafikleştirilmiş, gözle görülebilen değişimler ise davranışın gözlemlendiği süre belirtilerek tablolaştırılmıştır. Çalışma sonucunda Ziya'nın saldırma, bağırma, sızlanarak şikâyet etme, çağırıldığında bakma, davranışlarını istenilen şekilde düzeltme, öfke patlaması, anlamsız şekilde boşluğa bakma, ellerini amaçsız sallama, etkinleri katılmayı reddetme, öğretmen ile etkileşim kurma, ismine tepki vermeme davranışlarında; Mahmut'un kendi etrafında dönme, çağırıldığında bakmama, öğretmeni ile etkileşim kurma, ismine tepki vermeme davranışlarında; Yasin'in sızlanarak şikâyet etme ve gözlemlenebilen olumsuz davranışlarında azalma meydana gelmiştir. Sonuç olarak bireyselleştirilmiş koordinatif eğitim programının otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sosyal davranışlarında olumlu gelişim sağladığı içerik analizi ile tespit edilmiştir.

Eğitim programlarıKoordinasyonOtistik bozukluklar+3
Pelin Ustaoğlu Hoşver
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile öğretmenlik mesleğini tercih etmelerinde etkili olan faktörlerin değerlendirilmesi

Günümüzde öğretmenlerin eğitim ve öğretimde hiç şüphesiz büyük katkıları bulunmaktadır. Eğitim sürecinin etkili ve verimli olması kaliteli bir eğitimin verilmesi ile mümkündür. Çoğu meslekte olduğu gibi öğretmenlikte de mesleğe yönelik tutumlar, verimliliğin en önemli etkenlerinden birisidir. Bir toplumun geleceğini doğrudan belirleyen eğitim sisteminin en önemli ayağını oluşturan öğretmenlerin, kendi mesleklerine yönelik tutumlar eğitim sürecinin kalitesini etkileyen önemli etkenlerdendir. Öğretmenlerin kendi mesleklerine yönelik tutumlarının ve bu mesleği tercih etmelerine etken olan faktörlerin, sınıf içi etkinlikleri doğrudan etkilediği bilinmekle birlikte öğretmen, öğrenci, idare, hizmetli gibi unsurlardan oluşan okul sisteminin uyumunu da etkilemektedir. Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile öğretmenlik mesleğini tercih etmelerinde etkili olan faktörler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Araştırmada çalışma grubu olarak 410 (275 erkek, 135 kadın) beden eğitimi öğretmen adayları gönüllülük esasına dayalı olarak, rastgele yöntemle çalışmamıza dahil olmuştur. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.0 programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. İstatistiki yöntem olarak yüzde frekans değerleri, betimsel istatistik, İndependentsamples t testi ve OneWayAnova analizleri kullanılmıştır. 0.05 düzeyinde anlamlılık ölçüt alınmıştır. Sonuç olarak; araştırmada, beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğini tercih etme nedenleri orta düzeyde bulunurken, öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Kadınların öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının daha olumlu olduğu, 4.sınıfların 1 ve 2.sınıflardan daha olumlu tutuma sahip oldukları, açık öğretim lisesi mezunlarının daha yüksek tutuma sahip oldukları ve gelir durumu orta ve iyi olanların öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının daha iyi olduğu neticesine varılmıştır. Kadın ve erkek öğretmen adaylarının bu mesleğe yönelik tutumlarının arttığı durumlarda tercih etme nedenlerinde bir düşüş olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Öğretmen adayı, Öğretmenlik Mesleği, Tutum.

Beden eğitimiMeslek seçimiTutumlar+3
Hüseyin Üzüm
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Profesyonel kadın voleybolcularda sezon öncesi zihinsel hazır oluş düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye voleybol liglerinde mücadele eden kadın voleybolcuların, sezon öncesindeki zihinsel hazır oluş düzeylerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, 2020-2021 sezonunda Sultanlar Ligi, Kadınlar 1. Ligi ve Kadınlar 2. Liginde mücadele eden 1335 sporcudan oluşmuştur. Evrenin tamamına ulaşılamadığından, bu evreni temsil eden örneklem grubu olarak; bu liglerde mücadele eden 353 kadın voleybolcu çalışmaya katılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli olup, veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu ve sporcuların zihinsel hazır oluşlarını ölçmek için Zekioğlu (2017) ve arkadaşlarının, geliştirmiş oldukları "Zihinsel Hazır Oluş Ölçeği" kullanılmış; elde edilen veriler, bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermediğinden nanparametrik testler uygulanmıştır. Normallik varsayımını sağlamayan değişkenlere ilişkin Mann Whitney U testi, üç veya daha fazla kategorili değişkenlere ilişkin Kruskal-Wallis testi, anlamlı farkın hangi gruplar kaynaklandığı saptamak için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Yapılan analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Çalışmanın sonunda elde ettiğimiz verilere göre; kadın voleybolcuların mücadele ettikleri lig değişkenine göre gruplar arasında toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.05), odaklanma (p<0.001), motivasyon (p<0.05), korku (p<0.001) ilgi (p<0.001) alt boyutlarında; spor yapma süresi değişkenine göre incelendiğinde, gruplar arasında toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.05), odaklanma (p<0.01) ve korku (p<0.001) boyutlarında; profesyonel yardım alan ve almayanların kadın voleybolcuların toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.001), odaklanma (p<0.001), motivasyon (p<0.05), korku (p<0.001) ve soğukkanlılık (p<0.001) alt boyutlarında; milli sporculuk değişkenine göre incelendiğinde toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.05), zihinsel hazırlık (p<0.05), motivasyon (p<0.05), ilgi (p<0.001) ve soğukkanlılık (p<0.05) alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadın voleybolcular eğitim değişkenine göre incelendiğinde gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0.05).

HazırbulunuşlukKadınlarSpor+4
Seval Turhan
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporcuların sporda milliyetçiliğe ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu çalışma sporcuların sporda milliyetçiliğe ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada araştırmacı tarafından sporda milliyetçilik tutum ölçeği geliştirilmiş ve sporcu tutumları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Sporda milliyetçilik tutum ölçeği; 9'u menfi milliyetçilik, 7'si coşkulu milliyetçilik, 2'si yapıcı milliyetçilik olmak üzere toplam 18 maddelik 3 boyuttan oluşan bir ölçektir. Ölçek faktörlerinin güvenirlik katsayıları menfi milliyetçilik boyutunda .93, coşkulu milliyetçilik boyutunda .92, yapıcı milliyetçilik boyutunda .71 olarak hesaplanmıştır. Ölçek güvenirliği ise .94 (Cronbach Alpha) bulunmuştur. Çalışmaya katılan sporcuları 364'ü erkek, 181' kadın olmak üzere toplam 545 kişi oluşturmaktadır. Araştırma grubunu tutum düzeylerine ve demografik özelliklerine bakılarak milliyetçiliğe ilişkin tutumları ölçülmek istenmiştir. Elde edilen veriler normal dağılım gösterdiğinden çalışmada parametrik testlerden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre kişilerin, milliyetçilik tutumlarının orta düzeyde olduğu ve menfi milliyetçilik boyutunda yaş değişkeni, millilik durumu ve okudukları bölümler açısından anlamlı bir düzeyde farklılık gösterdiği (p<0.5); diğer değişkenler açısından anlamlı düzeyde farklılaşma olmadığı tespit edilmiştir (p>0.5). Araştırmanın sonucunda alana ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

MilliyetçilikSporSporcular+1
Şevval Dağgül
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Egzersiz davranış değişim basamakları modeli çerçevesinde egzersiz bağlılığın satın alma niyetine etkisi

Spor tüketici özelliklerinin belirlenmesinde ve bu özelliklere göre tüketicileri bölümlemede psikografik kriterler (sosyal statü, yaşam tarzı ve kişilik v.b.) ve davranışsal kriterler (ürün veya ürün grubuna karşı tutum, kullanım oranı, bağlılık vb.) önemli bir yere sahiptir. Bu araştırmanın amacı, Egzersiz Davranış Değişim Basamakları Modeli'ne göre ayrıştırılmış pazar bölümlerinde yer alan tüketicilerde egzersiz bağlılığının spor ile ilgili ürünleri satın alma niyetine etkisinin farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırmada, gözlenen ve gözlenemeyen (gizil) değişkenler arasındaki nedensel ilişkilerin sınanmasında kullanılan Yapısal Eşitlik Modeli yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu kolay örneklem alma yöntemi ile seçilen üniversite öğrencileri (n=1070) oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından Türkçe' ye uyarlanan farklı ölçek ve kişisel bilgilerin yer aldığı demografik bilgi formu aracılığı ile yüz yüze toplanmıştır. Ölçeklerin Türkçe uyarlamasında doğrulayıcı faktör analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Katılımcıların tanımlayıcı istatistiki bilgileri için SPSS 25.0 paket programı, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal model testi için AMOS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada, ilk olarak ölçüm modeli ve yapısal model test edilmiştir. Modele ilişkin analiz sonuçları (p değerleri ve model uyum değerleri), modelde yer alan tüm yolların anlamlı olduğunu, modelin verilerle uyumlu olduğunu ve modelin doğrulandığını göstermiştir. Araştırmada egzersiz bağlılığı alt boyutlarının spor ürünleri olan spor malları ve spor hizmetleri satın alma niyetine olan etkisi incelenmiştir. Bu amaçla oluşturulan 50 hipotezin % 72 oranında desteklendiği görülmüştür. Genel olarak değerlendirildiğinde, araştırma sonuçları araştırma amacında oluşturulan hipotezleri desteklediği söylenebilir.

BağlılıkDavranış değişiklikleriDavranış değiştirme+5
Mensur Pehlivan
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektronik spor ile uğraşan bireylerin rekreasyonel etkinliklere katılımının yalnızlık düzeyleri üzerine etkisi

Bu çalışma, elektronik spor ile uğraşan bireylerin rekreasyonel etkinliklere katılımının yalnızlık düzeyleri üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Kulaksızoğlu ve ark. (2003) tarafından geçerlilik güvenirlik çalışması yapılan Rekreasyon Katılım Ölçeği ve Russell, Peplau ve Cutrona, (1980) tarafından geliştirilen ve Demir (1989) tarafından geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan "Ucla Yalnızlık Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmaya Sakarya ilinin Hendek ilçesinde 2019-2020 eğitim-öğretim yılında eğitim alan 702 lise öğrencisi gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 25.0 programı kullanılarak yapılmış olup sonuçlar normal dağılım gösterdiği için parametrik testlerden T ve Anova Testleri kullanılmıştır. Ayrıca verilerin analizi için korelasyon ve tanımlayıcı istatistik (sayı, yüzde, frekans, ortalama, standart sapma) de kullanılmıştır. Çalışmada ölçekler ile elde edilen sonuçlara göre rekreasyon katılım ölçeği ile yalnızlık ölçeği arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkiye rastlandığı görülmüştür. Bireyler için ise elektronik spor yalnızlıktan kaçış ve rekratif etkinlik olarak önemli olmadığı yalnızca elektronik spor hakkında bilgi edinmek için önemli olduğu sonucuna varılmıştır.

Elektronik sporRekreasyonel aktivitelerRekreasyonel planlama+3
Cansu İşler
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Covıd-19 pozitif / negatif bireylerde sağlıklıyaşam biçimi davranışları: aşı kabulü, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme tutumlarının incelenmesi

ÖZET Covid-19 Pozitif / Negatif Bireylerde Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları: Aşı Kabulü, Fiziksel Aktivite Düzeyi ve Beslenme Tutumlarının İncelenmesi Bu araştırmanın amacı, Covid-19 pozitif / negatif bireylerde sağlıklı yaşam biçimi davranışları, aşı kabulü, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme tutumlarının incelenmesidir. Kesitsel ve ilişkisel desenle yürütülen çalışmanın örneklemini Mersin'de yaşayan 415 kişiden elde edilen, geçerli 335 katılımcı oluşturmuştur. Veri toplamada demografik bilgi formu, Nottingham sağlık profili, uluslararası fiziksel aktivite ölçeği (Kısa Form) ve sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ölçeği kullanılmıştır. Normallik varsayımı sağlanmadığından Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Dunn post-hoc testleri uygulanmış; anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgulara göre kadınların ağrı, fiziksel aktivite, beslenme bilgisi, olumlu beslenme tutumu ve şiddetli aktivite puanları erkeklerden anlamlı biçimde yüksektir. COVID-19 geçirenlerin şiddetli aktivite düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Aşı olmayanlarda sosyal izolasyon ve olumlu beslenme tutumu puanları, sağlık problemi olanlarda ise yaşam kalitesi alt boyutları olumsuz etkilenmiştir. Yaş ilerledikçe duygusal reaksiyon, ağrı, uyku ve sıkıntı düzeyleri azalırken, gençlerde bu skorlar daha yüksektir. Fiziksel olarak aktif bireylerin yaşam kalitesi daha yüksek, sıkıntı ve yorgunluk düzeyleri daha düşüktür. Korelasyon analizine göre fiziksel aktivite düzeyi ile yaşam kalitesi alt boyutları arasında düşük düzeyde negatif, şiddetli-orta düzey aktivite ve yürüme ile yüksek düzeyde pozitif ilişkiler saptanmıştır. Sonuç olarak bireylerin pandemiden etkilenme biçimleri yaş, cinsiyet, sağlık durumu ve yaşam tarzına göre değişmektedir ve fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam politikalarının bireysel farklılıklar gözetilerek planlanması önerilebilir. Anahtar sözcükler: COVID-19, fiziksel aktivite düzeyi, yaşam kalitesi, beslenme tutumları

Beslenme alışkanlıklarıCOVID 19Egzersiz+2
Gökay Daşdan
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

12 haftalık yüzme egzersizinin deniz harp okulu (DHO) hazırlık sınıfı öğrencilerinin fiziksel performansları üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı 12 haftalık yüzme egzersizinin Deniz Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencilerinin fiziksel performansına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmamıza 20 kontrol 20 deney olmak üzere toplamda 40 sağlıklı birey katılmıştır. Deney grubu ve kontol grubunun dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 100 metre sürat koşusu, oturarak sağlık topu fırlatma, otur-uzan testi, burpie (çabukluk) testi, 20m mekik koşusu testi, 50 metre yüzme testleri olmak üzere fiziksel performansları ölçülmüştür. Kontrol grubuna 12 hafta boyunca sadece temel aktivitelere katılmışlardır. Yüzme antrenman grubu ise 12 hafta boyunca haftada 3 gün ve 45 dakikalık seanslarda yüzme antrenmanı yapmıştır. 12 haftalık sürecin bir gün öncesinde ve sonrasında olmak üzere katılımcılara fiziksel performans testleri uygulanmıştır. Testlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Testlerin karşılaştırılması için Paired Sapmle t Testi ve ön test ile son test farkının gruplar arası karşılaştırmasında ise Independent Sapmle t Testi kullanılmıştır. Yapılan istatiksel analiz sonucunda yüzme antrenman grubunun otur uzan testi dışında diğer tüm fiziksel performans teslerinde son test lehine anlamlılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol grubunda ise 100 metre koşu, durarak uzun atlama ve oturarak top fırlatma testlerinde anlamlılık görülmüştür (p<0,05). Gruplar arası karşılaştırmada da ise 50 metre yüzme, durarak uzun atlama, oturarak top fırlatma ve otur uzan testlerinde deney grubu lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır (p<0,05). Sonuç olarak 12 hafta boyunca yapılan yüzme antrenmanının sağlıklı bireylerde fiziksel performansı artırdığı söylenebilir.

Fiziksel performans
Mert Özçöven
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Takım ve ferdi sporcuların güdülenme düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, takım ve bireysel sporlar ile uğraşan sporcuların güdülenme düzeylerinin incelenmesi amacı ile tasarlanan tanımlayıcı bir çalışmadır. Bu amaç doğrultusunda sporcuların güdülenmelerinde cinsiyet, spor ile profesyonel olarak geçirilen süre, yaş, eğitim durumu, gelir düzeyi, branş statüsü gibi değişkenlerin etkilerine de bakılmıştır. Araştırma evreni Gaziantep ilindeki spor hayatı aktif şekilde devam eden profesyonel sporcular arasından rastgele seçilen 512 sporcu ile oluşturulmuştur. Erdem tarafından 2008 yılında Türkçe'ye uyarlaması yapılan Sporda Güdülenme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel analizleri için SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Öncelikle verilerin normal dağılıma uygunluğu değerlendirilmiş olup veriler normal dağılım (Skewness-Kurtosis değerleri -2, +2 aralığında) gösterdiği için parametrik testler uygulanmıştır. Çoklu grupların karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA analizi, ikili grupların karşılaştırılmasında bağımsız değişkenlerde t testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 alınmıştır. Yapılan analiz sonucunda; ferdi ve takım sporcularının genel olarak güdülenme düzeylerinin yüksek olduğu, uyaran yaşamaya yönelik iç güdülenme durumları açısından takım sporcularının daha yüksek bir güdülenmeye sahip oldukları, erkeklerin dışsal güdülenme faktörlerine daha fazla ilgi duydukları ve uğraştıkları spor dalı ile daha fazla özdeşleştikleri, evli sporcuların bekârlardan daha fazla güdülendikleri, yaş ve spor yılı açısından ise üst grupların daha yüksek güdülenmeye sahip oldukları, gelir durumu düşük olanların güdülenme düzeylerinin daha yüksek olduğu, yine aynı şekilde milli sporcuların daha yüksek güdülenmeye sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Takım Sporları, Ferdi Sporlar, Güdülenme

Bireysel sporlarBireysel sporlarMotivasyon+4
Bekir Rifat Özaslan
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dört farklı yüzme tekniğinin solunum kas kuvveti, dayanıklılığı ve yorgunluğuna akut etkileri

Çalışmanın amacı dört farklı yüzme stilinin solunum kas kuvvetine, yorgunluğuna ve dayanıklılığına akut etkilerini belirlemektir. Bu amaç ile 18 genç müsabık yüzücü çalışmaya denek olarak dahil edilmiştir. Yüzücülere öncelikle yüzme performansı sergilenmeyen bir kontrol uygulaması uygulanmış ve bu uygulamadan başlangıç değerleri tespit edilmiştir. Kontrol uygulaması ardından randomize olarak (uygulama kartı çekerek) dört farklı (serbest, sırt üstü, kelebek, kurbağalama) yüzme stili 50 mt sprint şeklinde uygulanarak uygulama sonrasında solunum kas kuvveti, yorgunluğu ve dayanıklılığı parametrelerini elde etmek için ölçümler yapılmıştır. Elde edilen veriler Repeated Measures One Way ANOVA testi ve LSD düzeltmesi ile analiz edilmiştir. Dört farklı yüzme stilinin uygulandığı yüzme performansının solunum kas kuvvetini ve dayanıklılığını azalttığı, solunum kas yorgunluğunu arttırdığı tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca serbest ve özellikle de kelebek stil yüzme performanslarının ölçülen parametrelerdeki olumsuz etkilerinin diğer stillere oranla daha fazla olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak dört farklı yüzme stilinin solunum kas kuvveti, yorgunluğu ve dayanıklılığını olumsuz etkilediği, özellikle de kelebek stilinin solunum kaslarına olumsuz etkisinin daha fazla olduğu söylenebilir.

Fiziksel dayanıklılıkKas kuvvetiSolunum+7
Bilal Coşkun
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnspiratuar kas antrenmanı ile geleneksel aerobik antrenmanın sağlıklı sedanter erkek çocuklarda solunum kas kuvveti ve solunum fonksiyonlarına etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı inspiratuar kas antrenmanının ve geleneksel aerobik antrenmanın sağlıklı sedanter erkek çocuklarda solunum kas kuvvetine ve solunum fonksiyonlarına etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla 12 yaşında 40 sağlıklı sedanter erkek çocuk inspiratuar kas antrenmanı grubu (n=10), geleneksel aerobik antrenman grubu (n=10), hem inspiratuar kas antrenamanı hemde geleneksel aerobik antrenmanı uygulayan kombine antrenman grubu (n=10) ve herhangi bir antrenman uygulamayan kontrol grubu (n=10) olmak üzere dört gruba randomize olarak ayrılmışlardır. İnspiratuar kas antrenmanı olarak 4 hafta ve haftada 3 gün %40 maksimal inspiratuar basınç (MIP) şiddetinde 30x2 nefes egzersizi yaptırılmıştır. Aerobik antrenman protokolü olarak ise 4 hafta ve haftada 3 gün maksimal kalp atım sayısına göre %30 şiddetinde 2 dk'lık jog periyotları vasıtasıyla ayrılan, %70 şiddetinde 3 dk'lık 5 kez koşulmasını içeren aerobik interval antrenman metodundan yararlanılmıştır. Tüm deneklere 4 haftalık periyotun 1 gün öncesinde ve sonrasında solunum kas kuvveti ve solunum fonksiyon testleri uygulanmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda solunum kas kuvvetinde ve solunum fonksiyonlarında 4 hafta sonunda aerobik antrenman grubu, solunum kas antrenman grubu ve kombine antrenman gruplarında anlamlı bir değişim tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca gruplar arası farklılık incelendiğinde antrenman gruplarının kontrol grubuna göre anlamlı artışlar gösterdiği ve kombine antrenman grubunun değişiminin diğer gruplardan anlamlı bir şekilde daha yüksek düzeyde olduğu görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak inspiratuar kas antrenmanını ve geleneksel aerobik kas antrenmanını beraber yapan sağlıklı sedanter erkek çocuklarda solunum kas kuvveti ve solunum fonksiyonlarını olumlu yönde etkilediği söylenebilir.

AerobikAntrenmanErkek çocuklar+4
Saadet Öztütüncü
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektromyostimülasyon antrenmanlarının vücut kompozisyonuna etkisi

Bu çalışmanın amacı; elektromyostimülasyon (EMS) sistemi ile yapılan antrenmanın gerçekleştirmiş olduğu istemsiz kasılma ile istemli kasılmanın bir arada gerçekleştiği çalışma sonucu vücutta meydana gelen kilo, vücut yağ yüzdesi ve miktarı, vücut yağsız kütle (FFM) ve beden kütle indeksi (BKİ) gibi parametrelerin değişimlerinin incelenmesidir. Çalışmaya antrenman (n=20), ve kontrol grubu (n=21) olmak üzere toplamda 41 gönüllü kadın katılmıştır. Antrenman grubuna sekiz hafta boyunca haftada iki kez Bodytec EMS cihazı ile birlikte 25 dakikalık antrenman programları düzenlenmiştir. Antrenman programı 12 dakika kuvvet ve dayanıklılık çalışmaları, 8 dakika cardio çalışması ve 5 dakikalık aktif dinlenme şeklinde tamamlanmıştır. Grupların yaş, cinsiyet, boy, kilo, yağ oranları, vücut yağsız kütleleri ve beden kütle indeksleri hem bütün hem de bölgesel olarak ölçülmüş olup, bu parametreler çalışma öncesi ve sonrası karşılaştırılmıştır. Ölçümler ön test ve son test olarak iki kez ölçülmüştür. Yapılan ölçümlerin tamamında Bio Elektrik Impedans Yöntemine ait olan Tanita bc 418 vücut analiz cihazı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Değişkenlerin ön test - son test değerlerinin gruplara göre karşılaştırmasında 2*2 Tekrarlı Ölçümler Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) kullanılmıştır. İstatistiksel sonuçlar p<0.05 anlamlılık düzeylerinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; deney grubunun ön test ve son test değerlerinin analizinde vücut ağırlığı, BKI, fat % (yüzde yağ oranı), fatmass (Yağ miktarı) değerlerinde, sağ ayak yüzde yağ değerinde, sağ ayak fatmass değerinde, sol ayak yüzde yağ ve fatmass değerlerinde sağ-sol kol yüzde yağ değerlerinde gövde fatmass ve yüzde yağ değerlerinde son test lehine p<0,05 düzeyinde anlamlılık tespit edilmiştir. Kontrol grubunun ölçümlerinde ise ön test ve son testleri arasında istatistiksel olarak p<0,05 düzeyinde anlamlılık saptanmamıştır. Yapılan Analiz ile birlikte sekiz haftalık EMS çalışması sonucu deney grubunun vücut kompozisyonlarında hem genel hem de bölgesel olarak değişimlerin meydana geldiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Beden Kütle İndeksi, Elektromyostimülasyon (EMS), Vücut Kompozisyonu, Vücut Yağ Yüzdesi

Adipoz dokuAntrenmanElektrikle uyarma+2
Mehmet Kirişçioğlu
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının yaşam kalitesi ve içsel boş zaman motivasyonunun rekreasyonla arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının yaşam kalitesi ve içsel boş zaman motivasyonunun rekreasyonla arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen ''Kişisel Bilgi Formu'', Weissinger ve Bandalos'un (1995) geliştirdiği, Özdemir, Ayyıldız Durhan ve Karaküçük'ün 2020 yılında geçerlik güvenirlik çalışması yaparak uyarladıkları "İçsel Boş Zaman Motivasyon Ölçeği" (InstrinsicMotivationScale ILM) ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen, Eser ve ark. (1999) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan '' SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu'' kullanılmıştır. Çalışmaya Batı Karadeniz Bölgesinde bulunan Bolu, Düzce, Zonguldak, Bartın ve Karabük illeri Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarından toplam 354 personel katılım sağlamıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 programı kullanılarak yapılmış olup, verilerin değerlendirilme aşamasında ise tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak yüzde, sayı, standart sapma ve ortalama kullanılmıştır. İki ölçeğin ilişki analizinde Korelasyon testi, ikili karşılaştırma analizinde Mann-Whitney U ve çoklu karşılaştırma analizinde Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Çalışmada ölçekler ile elde edilmiş olan sonuçlara göre içsel boş zaman motivasyon ölçeği ve yaşam kalitesi ölçeği arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkiye rastlandığı görülmüştür. Bu bağlamda, bireylerin düzenli rekreatif etkinliklere katılım gösterdiklerinde, sağlığın geliştirilmesi ve korunmasında, yaşam kalitesi düzeylerinin artmasında önemli bir yer tuttuğu sonucuna varılmıştır.

Boş zamanGençlik ve Spor İl MüdürlüğüMotivasyon+3
Elif Sarı
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin mizah tarzlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin mizah tarzlarının bazı değişkenlere göre ortaya konulmasıdır. Bu araştırmanın evreni 876, örneklemini 704 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Martin ve diğerleri (2003) tarafından geliştirilen ve Yerlikaya (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan ve 4 alt boyuttan oluşan Mizah Tarzları Ölçeği (MTÖ)" kullanılmıştır. Verilerin dağılımı normallik göstermediğinden nonparametrik testler uygulanmıştır. İki değişkenin ortalaması arasındaki farkın anlamlılığı için Mann Whitney U testi, bağımsız değişkenlerin ikiden fazla olduğunda ise farkın anlamlılığını değerlendirmek için Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Bağımsız değişkenlerin ikiden fazla olduğu ve anlamlı fark bulunduğunda da grupların karşılaştırılması için Mann Whitney U testi işleme konulmuştur. Yapılan analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmada cinsiyet değişkenine göre saldırgan mizahta (p<0.001), kendini yıkıcı mizahta (p<0.01) kadınlar lehine istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmıştır. Sınıf değişkenine göre kendini geliştirici mizahta (p<0.05) alt sınıflar lehine istatiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Lisanslı sporcu olup olmama değişkenine göre kendini geliştirici mizahta (p<0.05) sporcu olmayanlar lehine istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmıştır. Anne eğitim durumu değişkenine göre katılımcı mizahta (p<0.001) eğitim seviyesi yüksek olanlar lehine istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir. Baba eğitim durumuna göre katılımcı mizahta (p<0.01) eğitim seviyesi yüksek olanlar lehine istatiksel farka rastlanmıştır. Okul türleri değişkenine göre katılımcı mizahta (p<0.001) ve kendini geliştirici mizahta (p<0.05) Fen Lisesi lehine; saldırgan mizahta (p<0.001) BMTAL aleyhine ve kendini yıkıcı mizahta (p<0.001) BMTAL ve BAAL aleyhine istatiksel fark olduğu görülmektedir. Elde edilen bulgular sonucunda, öğrencilerin mizah tarzlarını etkileyen değişkenlerin olduğu, bu değişkenlere etki eden olumsuz faktörlerin derinlemesine incelenerek ortaya konmasında yarar vardır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiCinsiyet+3
Kadriye Ceren Pekyapalak
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi derslerinde kullanılan eşli çalışma uygulamalarının koruma ve bakım altında kalmakta olan kız çocuklarının saldırganlık düzeylerine etkisi

Bu çalışma, Beden Eğitimi Derslerinde Kullanılan Eşli Çalışma Uygulamalarının Koruma ve Bakım Altında Kalmakta Olan Kız Çocuklarının Saldırganlık Düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni, Düzce İlinde merkez Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı merkez ilçede bulunan sevgi evlerinde bakım ve koruma altında kalan 120 kız, örneklem grubu olarak, 48 kız çocuğu(beş ev içerisinden çalışmamıza uygun iki ev seçilerek) çalışmaya katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, "Buss-Perry Saldırganlık Ölçeği (BPSÖ)"kullanılmıştır. Ölçek 4(dört) alt boyut içermektedir. Veriler normal dağılım göstermediğinden nanparametrik testler uygulanmıştır. İki değişkenin ortalaması arasındaki farkın anlamlılığı için Mann Whitney U testi, bağımsız değişkenlerin ikiden fazla olduğunda ise farkın anlamlılığını değerlendirmek için Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Yapılan analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Koruma ve bakım altında kalmakta olan kız çocuklarında saldırganlık puanları ve tüm alt boyutlarda deney grubu ön test ve son test puanları arasında son test puanları lehine (p<0.001) istatiksel olarak anlamlı farka rastlamıştır. Kontrol grubuna baktığımızda ise ön test ve son test saldırganlık puanları (p>0.05) istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadığı görülürken, kontrol grubu alt boyutlarından fiziksel saldırganlık ve öfke alt boyutlarında (p<0.001)istatiksel farka rastlanırken ,sözel saldırganlık ve düşmanlık alt boyutlarında istatiksel farka (p>0.05) rastlanmadığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında, koruma ve bakım altında kalmakta olan çocuklarda bir gruba ait olma, beraber hareket etme ve eşli çalışma uygulamaların saldırganlık durumlarına olan etkisinde azalma olduğu söylenebilir. Anahtar sözcükler: Eşli Çalışma, Koruma ve bakım, Saldırganlık

Aile ve Sosyal Hizmetler İl MüdürlükleriBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+5
Mürvet Aydın
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sporcuların tepki sürelerini ölçmeye yönelik tasarlanan dijital biyomekanik test ve eğitim platformu cihazının incelenmesi

Ayak bileği inversiyon yaralanmaları, sporcularda oldukça sık görülen yaralanma çeşididir. Yaralanmayı geçiren çoğu sporcu, ayak bileği instabilitesi, ayak-ayak bileği segmentinin (ABS) yetersiz motor kontrolü gibi rezidüel (kalıcı) semptomlarla spora dönmektedir. Sporcuların bu tür yaralanmayla karşılaşmaması ve ikincil yaralanma için risk faktörü oluşturan rezidüel semptomların üstesinden gelmesi için motor kontrol becerilerini arttırmaya yönelik denge testleri ve elektronik denge sistemleri kullanılmaktadır. Yalnız bu süreçte, denge testlerinin fonksiyonelliği tartışılırken, elektronik denge sistemlerinin yüklü maliyetleri dolayısıyla erişilebilirliği yaygın değildir. Dijital Biyomekanik Test ve Eğitim Platformu Cihazı (DBTEPC) bireylerin denge tahtası üzerinde dinamik denge performansı sırasında ayak bileği tepki sürelerini ölçerek motor kontrol kapasitesini monitörize etmek için tasarlanmış fonksiyonel ve elektronik bir cihazdır. Böylelikle, sporcuların ABS'nin motor kontrolü geliştirilerek, ayak bileği yaralanmalarına karşı koruyucu bir yaklaşım olarak kullanılacaktır. Bu çalışmanın amacı, DBTEPC'nın tasarımını ortaya koymak ve amacı doğrultusunda yaptığı ölçümlerin güvenilirliğini sınamaktır. Cihazın ölçümlerinin tutarlılığını sınamak için 20 amatör sporcunun (19.2 ± 1.1 yıl) yer aldığı çalışmada, 3 farklı seansta kaydedilmiş verilerin Sınıfiçi Korelasyon Analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda, Cronbach's Alpha Katsayısı tepki süresini belirlemede 0.89, tepki süresi miktarını belirlemede ise 0.92 bulunmuştur. Böylelikle DBTEPC'nın hayli güvenilir ölçümler yaptığı söylenebilir.

Ayak bileğiAyak bileği yaralanmalarıBiyomekanik+7
Ertuğrul Çakır
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüzücülerde solunum kası antrenmanının aerobik güç ve solunum parametrelerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, yüzücülerde 6 haftalık solunum kası antrenmanının aerobik güç (VO2max) ve solunum parametreleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli yüzme antrenmanı yapan 18-23 yaş arası 20 erkek yüzücü gönüllü olarak katılmış ve randomize yöntem ile deney (n:10) ve kontrol (n:10) grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 5 gün solunum kası antrenmanı uygulanmıştır. Solunum kası antrenman cihazı (POWER®breathe, UK) ile maksimal inspiratuar basınç (MIP) değerinin %50 değerinde günde iki kez 30 tekrarlı solunum kası antrenmanı yaptırılmıştır. Antrenman öncesi ve sonrasında vücut kütle indeksi, VO2max, vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekspirasyon volümü (FEV1) ve zorlu ekspirasyon oranı (FEV1/FVC) ölçümleri yapılmıştır. Solunum parametreleri spirometre ile VO2max ölçümleri bisiklet ergometresinde kardiopulmoner egzersiz testi ile ölçülmüştür. Solunum kas kuvvetinin belirlenmesi için respiratuar basınç ölçer kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmada Paired Samples T, grupların karşılaştırılması için Independent Samples T testleri kullanılmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda deney grubunun solunum parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Aerobik güç değerlerinde anlamlılık bulunmamıştır (p>0.05). Gruplar arası karşılaştırmada ise deney grubu lehine solunum parametreleri değerlerinde anlamlılık bulunmuştur. Sonuç olarak 6 haftalık solunum kası antrenmanının yüzücülerde solunum parametrelerini olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Düzenli olarak yapılan solunum kası antrenmanının solunum parametrelerini geliştirdiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, solunum kası antrenmanı, aerobik güç.

Aerobik güçAntrenmanSolunum+6
Yasemin Bağıran
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lupeol'un erkek sıçanlarda akut egzersize bağlı oksidatif stres üzerine koruyucu etkileri

Akut egzersiz, özellikle yüksek şiddette yapıldığı zaman oksijen tüketimini artırması sebebiyle serbest radikal üretiminde artışa yol açmaktadır. Lupan tip triterpen yapısındaki, Lupeol antioksidan antikanser ve antiinflamatuvar etkilerinin yanısıra, serbest radikalleri inhibe edici özelliği ile bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, lupeol'un erkek sıçanlarda akut egzersize bağlı oksidatif stres üzerine koruyucu etkilerinin belirlenmesidir. Araştırmamızda 6 aylık, 200±250 g. ağırlığında 24 adet Spraque Dawley cinsi sıçanlar kullanılmıştır. Deney hayvanları rastgele yöntem ile seçilerek kontrol, egzersiz, lupeol ve egzersiz + lupeol olarak dört gruba ayrılmıştır. Araştırma sonrası deney hayvanları sakrifiye (servikal dislokasyon) edildikten sonra alınan kan örneklerinde; enzimatik antioksidanlar, (SOD),(CAT), (MDA); nonenzimatik grup, (GPx), koenzim Q10 ve a-lipoik asit enzimlerinin düzeyleri ve serum örneklerindeki oksidatif stres düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. Analiz sonuçları istatistik programı ile grupların tüm analizleri yapılmış anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; Lupeol'un vücudun üretmiş olduğu antioksidan seviyesine olumlu yönde katkıda bulunduğu ve oksidanları baskılamada yardımcı olduğu tespit edilmiş olup, yüksek şiddetli egzersiz sonucu ortaya çıkan oksidatif stres kaynaklı serbest radikallerin lupeol tarafından azaltıldığı gözlemlenmiştir. Buna bağlı olarak oksidatif strese maruz kalan deney hayvanlarında egzersizde lupeol kullanımı, stresten oluşan serbest radikalleri inhibe ettiği, çalışmanın hipotezinin destekler nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Lupeol, Sıçan, Egzersiz, Oksidatif Stres, Serbest Radikal

EgzersizHayvan deneyleriLupeol+2
Emrah Özdemir
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Core egzersizlerinin 12-14 yaş arası bayan voleybolcularda denge ve dikey sıçrama üzerine kronik etkisi

Bu çalışmanın amacı 8 haftalık core antrenman programının kadın voleybolcularda denge ve dikey sıçrama üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya, 12-14 yaş arasında 24 kadın voleybol oyuncusu (12 deney grubu, 12 kontrol grubu) gönüllü olarak katıldı. Deney gurubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün/60 dk core antrenman programı ve rutin voleybol antrenmanı uygulanırken, kontrol grubu 8 hafta boyunca sadece rutin voleybol antrenmanlarına devam etti. Deneklere 8 haftalık antrenman programı öncesinde (ön test) ve sonrasında (son test) denge ve dikey sıçrama testleri uygulandı. Elde edilen veriler SPSS 22.00 paket programı ile Paired Samples T testi ve Independent Samples T testi kullanıldı. Deney grubu denge ve dikey sıçrama değerleri açısından ön test ile son test arasında anlamlılık bulundu (p<0.05). Kontrol grubu ön test ve son testi arasında göz açık leylek testinde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmaz iken (p>0.05), göz kapalı leylek testi ve dikey sıçrama testlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). Ön-son testlerin farkına bakarak gruplar arasındaki değişim incelendiğinde ise göz açık leylek testi 3.73 cm göz kapalı leylek testi 2.45 cm dikey sıçrama testi 2.50 cm olarak bulundu. 8 haftalık core antrenman sonrasında grupların denge ve dikey sıçrama değerleri arasında anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sonuç olarak, core antrenman programının, voleybol antrenmanı ile birlikte uygulandığında, denge ve dikey sıçrama üzerine olumlu etkilerinin olduğu söylenebilir.

AntrenmanDengeDikey sıçrama+6
Emrah Şahin
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnspiratuar kas ısınma protokolünün diz fleksiyon-ekstansiyon izokinetik kuvvetine akut etkisi

Bu çalışmada inspiratuar kas ısınma protokolünün diz fleksiyon-ekstansiyon izokinetik kuvvetine akut etkisinin araştırılması planlanmıştır. Çalışmamızda sedanter bireylere (n:15, yaş: 22,25±1,49 yıl) kontrol ve iki farklı deney uygulaması yapılmıştır. Kontrol uygulamasında genel ısınma yapmadan denekler sırasıyla 60os-1 180os-1 ve 240os-1 diz fleksiyon-ekstansiyon izokinetik testine katılmışlardır. Deney uygulamalarının birinde genel ısınmadan sonra izokinetik testler; diğerinde ise genel ısınmaya ilave olarak %40 maksimal inspiratuar basınç şiddetinde 2 kez 30 nefeslik solunum kas ısınması yapıldıktan sonra yine aynı izokinetik testler uygulanmıştır. Uygulamalar arasındaki farkın belirlenmesi için tekrarlı ölçümler için tek yönlü varyans analizi ve LSD testi yapılmıştır. Yapılan kontrol ve deney uygulamalarında 60o PT H/Q Oranı, 60o W H/Q Oranı, 60o PTEx, 60o WEx, 60o PTFlx, 60o FIFlx ve 60o WFlx 180o PT H/Q Oranı (%), 180o PTEx (nm), 180o APEx (watt), 180o PTFlx (nm), 180o FIFlx (nm), 180o WFlx (nm/tekrar) 240o PTEx (nm), 240o WEx (nm/tekrar), 240o PTFlx (nm), 240o FIFlx (nm) ve 240o WFlx (nm/tekrar) parametrelerinde deney uygulamarı lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür(p<0.05). Ölçülen diğer parametrelerde uygulamalar arasında anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak inspiratuar kas ısınma egzersizinin; yorgunluk indeksini düşürdüğü buna bağlı olarak da peak torque, average power ve toplam iş gücünü arttırdığı için diz fleksiyon-eksansiyon izokinetik kuvvetine akut olarak olumlu etkilediği söylenebilir.

Diz eklemiIsınmaKas kuvveti+3
Cahit Kayar
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aktif ve pasif ısınma protokollerinin diz fleksiyon ve ekstansiyon izokinetik kuvvetlerine akut etkileri

Bu çalışmanın amacı, farklı ısınma protokollerinin diz izokinetik kuvveti (PTEX ve PTFLX) üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu amaçla toplam 33 sedanter erkek (yaş: 21.71 ± 1.94 yıl) çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. Denekler randomize olarak aktif ısınma (genel ısınma), pasif ısınma (masaj) ve hiçbir ısınma olmayan kontrol uygulamalarına katıldılar. Deneklerin izokinetik ölçümleri izokinetik dinamometre (CSMI Cybex Humac Norm, ABD) ile yapıldı. İzokinetik testler 4 farklı hareket açısında (60os-1 / 120os-1 / 180os-1 / 240os-1) yapıldı. Verilerin analizinde SPSS 20.0 paket programında tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve LSD düzeltme testleri kullanıldı. Araştırma sonuçlarına göre, izokinetik diz pik tork ve averaj güç verileri üzerinde aktif ısınma uygulaması lehine tüm açısal hızlarda anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Kontrol denemesinde önemli farklılıklar bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak, aktif ısınmanın izokinetik diz kuvveti üzerinde istatistiksel olarak pozitif yönde bir etkisi olduğu söylenebilir.

Beden eğitimiDizDiz eklemi+4
Mesut Kırıcı
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taekwondo öğretiminde hızlı tempolu müzik kullanımının sporcular üzerindeki psikolojik etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sekiz haftalık taekwondo öğretiminin hızlı tempolu müzik kullanıp hareket, müzik, ritim bileşenlerini birleştirerek gerçekleştirilen eğitimde sporcuların spora olan bağlılıklarını, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonu ve sporda güdülenme düzeylerinin bireylerdeki psikolojik etkilerini çok boyutlu incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları tarafsız, rastgele bir şekilde yaşı 10-12 arasında olan 30 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak, Öcal ve Sakallı (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Güdülenme Ölçeği II", Kayhan, Bardakçı ve Caz (2020) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Spora Bağlılık Ölçeği", Tekkurşun Demir ve Cicioğlu (2018) tarafından geliştirilen "Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu Ölçeği" ve demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, normal dağılım durumu katılımcı sayısı 50'den az olmasından dolayı Shapiro-Wilk analiz değerleri dikkate alınmış ve verilerin analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Güvenirlik, Cronbach Alpha iç-tutarlılık katsayısı ile test edilmiştir. Sonuç olarak, deney ve kontrol grubu Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu Ölçeği ve Sporda Güdülenme Ölçeği-II ön ve son test skorlarında anlamlı farklılık görülmemiştir. Ancak Spora Bağlılık Ölçeği ön ve son test skorlarına göre deney grubunda anlamlı farklılık olduğu görülmüş ve genel ortalamanın uygulama sonrasında arttığı tespit edilmiştir.

Bahar Aslan
Kastamonu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüzme aktivitesinden kaçınma eğilimlerinin nedenleri (YAKÖ): Bir ölçek geliştirme çalışması

Daha sonra doldurulacaktır.

Kerim Balıbey
Kastamonu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Voleybol öğretiminde doğrudan öğretim modeli ve fiziksel etkinlik kartları uygulamalarının bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alana yansımaları

Bu araştırmanın amacı, fiziksel etkinlik kartları ve doğrudan öğretim modeli ile gerçekleştirilen voleybol eğitiminin, ortaokul öğrencilerinin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alanlarına etkilerini incelemektir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerin tek gruplu ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları kriter örnekleme ve uygun örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Araştırmaya ortaokul düzeyinde eğitim gören 21 kız öğrenci katılmıştır. Veri toplama araçları olarak, Böke ve Güllü (2020) tarafından geliştirilen "Voleybol Tutum Ölçeği", Böke (2016) tarafından geliştirilen "Parmak Pas ve Manşet Pas Gözlem Formu", Tuncel (2006) tarafından geliştirilen "Bilişsel Süreçleri Değerlendirme Ölçeği" ve Cacim (2018)'in "Voleybol Dersi Devinişsel Gözlem Formu" araştırmacı tarafından öğrencilere uygulanmıştır. Verilerin normal dağılım durumları çarpıklık ve basıklık ile kontrol edilmiştir. Ölçümlerin son test ortalamaları ve ön test ortalamaları arasındaki fark tespit edilerek bir değişkene atanmış ve bu değişken üzerinde normallik analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu değer aralığında kalan voleybol tutum skorları, bilişsel süreçleri değerlendirme ölçeği alt boyutlarından "güven-yeterlik" alt boyutu, manşet pas ve parmak pas gözlem formu ve voleybol dersi devinişsel gözlem formu için parametrik testlerden bağımlı örneklemler t-testi; "strateji kullanımı", "özdüzenleme" ve "motivasyon" alt boyutları için ise non-parametrik testlerden Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, araştırma grubunda gerçekleştirilen VTÖ, Parmak Pas ile Manşet Pas Gözlem Formu ve Voleybol Dersi Devinişsel Gözlem Formuna ilişkin ön test ve son test skorlarına göre anlamlı farklılık görülmüştür. Öğrencilerin bilişsel alanlarını ölçmek için kullanılan BSDÖ'nün güven- yeterlik, strateji, motivasyon, genel etki alt boyutlarında anlamlı farklılık görülürken, öz düzenleme alt boyutunda anlamlı farklılığa rastlanılmamıştır. Voleybol öğretiminde doğrudan öğretim ve fiziksel erkinlik uygulamalarının öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alanlarını olumlu yönde geliştirdiğine ulaşılmıştır.

Ebru Ünal
Kastamonu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

11-12 yaş grubundaki çocuklara uygulanan mini-trambolin egzersizlerinin fiziksel uygunluk bileşenlerine etkisi

Bu çalışmada, 8 haftalık mini-trambolin egzersizinin 11-12 yaş grubundaki erkek çocukların fiziksel uygunluk bileşenlerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 11-12 yaşlarında Deney Grubu (DG, N=23) ve Kontrol Grubu (KG, N=22) katılmıştır. DG'na 8 hafta boyunca haftada 2 gün 30 dakika mini-trambolin egzersizleri uygulanırken, KG'na herhangi bir egzersiz uygulanmamıştır. Gruplara çalışma öncesi ve sonrası; denge, bacak kuvveti, 20 metre sürat ve vücut yağ yüzdesi testleri uygulanmıştır. Tespit edilen özellikler bakımından grupların ön ve son test ölçümlerinin karşılaştırılmasında Tekrarlanan Ölçümlü Varyans Analizi tekniği kullanılmıştır. Analiz sonucunda vücut yağ oranı bakımından (P=0.045), bacak kuvveti (P=0.000) ve 20 metre sürat Grup x Ön testson test interaksiyon etkisi önemli bulunmuştur. Dolayısıyla grupların bu özelliklere etkisi ön test ve son teste göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Anterior/Posterior bakımından sadece grup ortalamaları arasındaki fark anlamlı bulunmuşken (P=0.000), Medial Lateral İndeks bakımından ise sadece ön test-son test arasındaki fark anlamlı bulunmuştur (P=0.004). Overall Stabilite İndeks bakımından ise ne interaksiyon etkisi (P=0.154), ne grup etkisi (P=0.078) ne de ön test-son test etkisi (P=0.234) anlamlı bulunmuştur. Konuyla ilgili olarak farklı yaş ve denek gruplarında yapılacak daha geniş tabanlı çalışmaların yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Adipoz dokuDengeEgzersiz+5
Mehmet Cevher İşeri
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı spor branşlarında el kavrama kuvvetinin el becerisi üzerine etkisi

Bu çalışmada, elin yoğun olarak kullanıldığı basketbol, voleybol ve hentbol sporcularında el kavrama kuvvetinin el becerisi üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde okuyan 18-25 yaş arasındaki; 15 hentbol, 15 basketbol ve 15 voleybol sporu yapan toplam 45 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Kesitsel olarak yapılan bu çalışmaya dâhil edilen sporcuların demografik bilgileri (yaş, boy, vücut ağırlığı) alındıktan sonra vücut yağ yüzdesi ölçümü için Biyoelektrik impedans analizi (BİA) Tanita-BC 418 MA cihazı, el kavrama kuvveti ölçümü için Jamar marka el dinamometresi, el becerisinin ölçümü için ise Dokuz Delikli Çivi Testi kullanılmıştır. El kavrama kuvveti ölçümleri her iki elden üç kez alınarak ortalaması değerlendirilmiş, el becerisi ölçümleri ise her iki elden iki kez alınmış ve ortalaması değerlendirilmiştir. Tüm branşlarda el kavrama kuvveti ile el becerisi arasındaki ilişkinin araştırılmasında Pearson korelasyon katsayısından yararlanılmıştır. Yapılan bu çalışma sonucunda, basketbol sporcularının el kavrama kuvvetleri ile el becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin bulunmadığı, buna karşın hentbol sporcularında sağ el kavrama kuvveti ile sol el becerileri arasında (r=-0.505; p=0.050), voleybol oyuncularında ise sağ el kavrama kuvvetleri ile sağ el becerileri arasında (r=-0.549; p=0.034) negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla; basketbol sporcularının el kavrama kuvvetleri ile el becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin bulunmadığı, hentbolcularda sağ el kavrama kuvveti fazla olan sporcuların sol el becerilerinin, voleybolcularda ise sağ el kavrama kuvveti fazla olan sporcuların sağ el becerilerinin düşük olduğu belirlenmiştir.

BasketbolBasketbolcularEl+7
Muhammet Taha İlhan
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmeni adaylarının fiziksel aktivite içeren oyunlara yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Eğitim bilimi açısından oyun önemli bir kavramdır. Birçok uzman oyun kavramını ele alırken bir öğrenme sanatı olarak değerlendirmiştir. Bu anlamda bireylerin gelişiminde oyunun etkililiği çok önemlidir. Bu manada oyunla öğretim metodunun en çok kullanacak olan beden eğitimi öğretmenlerinin oyuna yönelik tutumlarının önemli olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmada, beden eğitimi öğretmeni adaylarının oyuna yönelik tutumlarının incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışma evreni Türkiye'nin farklı üniversitelerinde öğrenim gören beden eğitimi öğretmeni adayları olarak belirlenmiştir. Örneklem grubunda 424 (260 erkek, 164 kadın) beden eğitimi öğretmeni adayı yer almıştır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Hazar (2015) tarafından geliştirilen Oyunsallık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Independent Sample t testi, OneWay Anova analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışma grubunun oyun tutkusu puanları yüksek bulunurken, sosyal uyum ve oyun isteği puanları düşük bulunmuş, risk alma ve keyif alma alt boyutlarında elde ettikleri puanlarında orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkeni açısından, oyun tutkusu ve keyif alma alt boyutlarında kadın öğretmen adaylarının daha yüksek puan elde ettikleri, sosyal uyum alt boyutunda ise erkeklerin daha yüksek puan aldıkları tespit edilmiştir. Yaş değişkeni açısından risk alma ve keyif alma alt boyutlarında 25 yaş üzeri bireylerin diğer yaş gruplarından daha düşük puan elde ettikleri, sosyal uyum alt boyutunda ise 20-24 yaş grubunda olanların diğer gruplardan daha yüksek puan elde ettikleri saptanmıştır. Akademik başarı değişkeni açısından, not ortalaması düşük olan grupların oyuna yönelik tutumlarının daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada ele alınan gelir düzeyi, mezun olunan lise türü ve sınıf düzeyi açısından oyuna yönelik tutumlarının farklılaşmadığı söylenebilir.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiFiziksel aktivite+3
Zeki Karabaş
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor yapan ve yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırma, spor yapan ve yapmayan orta öğretim öğrencilerinin problem çözme becerilerinin incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmada ayrıca, öğrencilerin demografik değişkenler açısından farklılıklar incelenmiştir. Çalışma 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde öğrenim gören spor yapan ve yapmayan ortaöğretim öğrencileri üzerinde gönüllülük esasına dayalı olarak uygulanmıştır. Çalışmaya 357 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Türkçe'ye uyarlaması Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından yapılan Problem Çözme Envanteri (PÇE) kullanılmıştır. Verilerin i analizi için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Sonuç olarak, araştırma grubunda yer alan ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme becerileri yüksek çıkmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından incelendiğinde erkek öğrencilerin kız öğrencilerden daha düşük puanlar elde ettikleri görülmüştür. Yaş, öğrenim düzeyi, aile gelir düzeyi değişkenleri açısından farklılık görülmemiştir. Spor yapan öğrencilerin, spor yapmayan öğrencilerden daha olumlu problem çözme becerileri görülmüş olup, spor yapanlar arasında yapılan karşılaştırmada, spor yapma yılı yüksek olanların problem çözme becerilerinin daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Anne eğitim durumu açısından farklılık görülmezken, baba eğitim durumu yüksek olanların problem çözme becerilerinin daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla spor ile uğraşmanın gelişim çağında olan çocukların problem çözme becerilerinin gelişmesinde önemli bir etken olduğu söylenebilir. Anahtar sözcükler: Spor, Problem Çözme, Ortaöğretim

Ortaöğretim öğrencileriProblem çözmeProblem çözme becerisi+1
Mustafa Yılmaz
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı klasmandaki futbol hakemlerinin kan grupları ile beslenme alışkanlıklarının başarıları üzerine etkileri

Farklı klasmandaki futbol hakemlerinin kan grupları ile beslenme alışkanlıklarının başarıları üzerine etkilerini değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışma; Türkiye Profesyonel Futbol Ligleri'nde görev alan farklı statülerde gönüllü toplam 247 futbol hakemi ile yapılmıştır. Araştırmaya katılan hakemlerin genel özellikleri, vücut kompozisyonları ve beslenme alışkanlıkları anket yöntemi ile saptanmıştır. Hakemlerin yaş ortalaması 30.1 , boy ortalaması 180.8 cm, ağırlık ortalaması ise 75.05 olarak saptanmıştır. Hakemlerin hakemlik yapma süre ortalaması 9.9 yıl, klasman hakemi olarak hakemlik süresi ise 5.8 yıl olarak saptanmıştır. Hakemlik süresi üç yıldan fazla olan hakemlerden 0 Rh+ ya da 0 Rh- kan grubunda olanların büyük bir kısmı üst klasman yardımcı hakemi olduğu saptanmıştır. İki yıllık hakemlik süresine sahip hakemlerden iştahım yok / alışkanlık diyenlerin büyük bir kısmı (%73.8) klasman hakemi iken, kilo vermek için diyenlerin büyük bir kısmının (%72.2) klasman yardımcı hakemi olduğu görülür. Yemek yememe / hazırlamaya zamanım yok diyenlerden günde 2 ya da 5 öğün yemek yiyenlerin yarısı (%50) klasman yardımcı hakemi iken günde 3 ya da 4 öğün yemek yiyenlerin yarıdan fazlası (%66.7) klasman hakemidir. Üç yıllık hakemlerden Müsabaka öncesinde Etli yemek-salata-tatlı ya da makarna besin grupları ile beslenenlerin yarıdan fazlası (%66.6) klasman ve klasman yardımcı hakemi iken, müsabaka öncesinde dikkat etmem ya da Sebze yemeği-yoğurt-meyve, haşlama tavuk/et/köfte-pilav-komposto gibi besin grupları ile beslenenlerin oldukça büyük bir kısmının (%73.5) üst klasman yardımcı hakemi oldukları görülmüştür. Bu çalışmada futbol hakemlerinde hakemlerin başarısını en fazla etkileyen faktörün hakemlik süresi olduğu ve bazı kan gruplarının çalışmaya katılan hakemlerde anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.

BaşarıBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+6
Mehmet Şengül
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmeni adaylarının dindarlık düzeylerinin ve dini gruplara yönelimlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının dindarlık düzeylerinin ve dini gruplara yönelimlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Araştırmada çalışma grubu olarak 200 beden eğitimi öğretmen adayları gönüllülük esasına dayalı olarak, rastgele yöntemle çalışmamıza dahil olmuştur. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Onay (2001) tarafından geliştirilen Dindarlık Ölçme Araçları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.0 programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. İstatistiki yöntem olarak yüzde frekans değerleri, betimsel istatistik, independent samples t testi ve One Way Anova analizleri kullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde, araştırma grubunun yaş değişkenleri dikkate alındığında; daha düşük yaşlarda dindarlık düzeylerinin, dini gruplara yönelimlerinin ve diyanet işleri başkanlığına yönelimlerinin daha yüksek olduğu ortaya konulmaktadır. Sınıf değişkeni açısından birinci sınıf, öğretmen adaylarının dindarlık düzeyleri daha yüksek bulunurken, dini gruplara yönelimin üçüncü ve dördüncü sınıf, öğretmen adaylarında daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkeni dikkate alındığında her ne kadar anlamlı farklılık bulunmasa da dindarlık düzeylerinde, dini gruplara yönelmelerinde ve diyanet işleri başkanlığına yönelimlerinde kadın öğretmen adaylarının daha yüksek puanlara sahip olduğu görülmektedir. İlgilendikleri spor dallarının bireysel ve takım sporu olma durumu dikkate alındığında dindarlık düzeylerinde ve dini gruplara yönelim düzeylerinde takım sporcularının daha yüksek düzeyde olduğu söylenebilecekken, dindarlık düzeyi açısından bireysel sporcular daha yüksek puanlara sahiptir. Not ortalamaları dikkate alındığında dindarlık düzeyi açısından bir fark görülmezken, dini gruplara yöneliminde ve diyanet işleri başkanlığına yöneliminde not ortalaması arttıkça yönelimin azaldığı tespit edilmiştir. Aile gelir düzeyi azaldıkça, dindarlık düzeylerinin ve diyanet işleri başkanlığına yönelimlerinin de azaldığı söylenebilir. Mezun olduğu lise türüne bakıldığında; dindarlık düzeyi açısından imam hatip lisesi ve meslek lisesi mezunlarının daha yüksek puanlara sahip olduğu, diyanet işleri başkanlığına yöneliminde meslek lisesi mezunlarının açık bir şekilde daha belirgin olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca dini gruplara yönelimin istatistiksel anlamlılık olmasa da spor lisesi ve meslek lisesi mezunlarının daha yüksek puanlara sahip olduğu görülmüştür. Her alt boyut için genel lise mezunlarının daha düşük puana sahip olduğu ise diğer gözlemimizdir. Sonuç olarak, beden eğitimi öğretmeni adaylarının dindarlık düzeylerinin ve dini gruplara yöneliminin bazı alt değişkenlere göre farklılık gösterdiği söylenebilir.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiDindarlık+3
Akif Dursun
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gaziantep Üniversitesi beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Egzersiz bağımlılığı diğer bağımlılık türlerinde olduğu gibi kişinin sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler arasında egzersiz bağımlılık düzeylerinin bilinmesinin, egzersiz bağımlılığının yol açtığı olumsuzlukların önlenmesi ile gerekli tedbirlerin alınması konusunda farkındalık oluşturması açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri arasında egzersiz bağımlılığı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışmaya Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde aktif olarak öğrenim gören öğrencilerden en az 1 yıldır aktif olarak spor yapan 320 sporcu (138 kadın, 182 erkek) gönüllülük esasına göre dâhil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; katılımcıların demografik özelliklerinin sorgulandığı anket formuna ilaveten, Hausenblas ve Symons Downs (2002) tarafından geliştirilen Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21 kullanılmıştır. Anketin Türkçe uyarlaması, geçerlilik ve güvenirlik çalışması Yeltepe ve İkizler (2007) tarafından gerçekleştirilmiştir. Verilerin incelenmesinde SPSS22 paket programı kullanılmıştır. Çalışmaya katılan sporcuların bağımlılık düzeylerine bakıldığında; öğrencilerin % 28,8'inin asemptomatik, % 64,7'sinin semptomatik, % 6,6'sının ise egzersiz bağımlısı olduğu görülmektedir. Araştırmaya katılan gönüllülerin; yaş, boy, spor yaşı ve vücut ağırlıkları ile bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde; sadece yaş ile bağımlılık düzeyleri arasında negatif yönlü çok düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuşken diğer parametrelerde ise herhangi bir anlamlılığa rastlanmamıştır (p<0,05). Sonuç olarak Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinde egzersiz bağımlılığının yaygın olmadığı buna karşın büyük çoğunluğunun risk altında olduğu söylenebilir. Egzersiz bağımlılığı konusunda öğrencilerin bilgilendirilmesinin ve gerekli tedbirlerin alınmasının, egzersiz bağımlılığı riskini azaltması bakımından faydalı olacağı düşünülmektedir. Benzer çalışmaların farklı spor bilimleri fakültelerindeki öğrencilere de uygulanmasının genel tablonun anlaşılması açısından faydalı olacağı düşünülmektedir.

BağımlılıkEgzersizGaziantep Üniversitesi+2
Fırat Uzun
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitimde verimlilik: Öğretmenlerin iş hayatını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin yaşam kalitesi ve iş tatmini faktörlerinin birbirleriyle etkileşimlerini ortaya koymayı, değişkenlerle olan ilişkiyi incelemeyi ve öğretmenlerin iş ortamında daha verimli ve mutlu olmalarına katkı sağlayacak öneriler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi olan ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları ölçüt örneklemeyle seçilmiştir ve katılımcı sayısı 376 kişidir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen demografik bilgi formu, Koçyiğit vd. (1999) tarafından Türkçe'ye uyarlanan SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği, Çalışkan ve Köroğlu (2023) tarafından uyarlanmış İş Tatmini Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 23 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım durumu Kolmogorov-Smirnov değerlerine bakılarak elde edilmiştir. Veri analizleri için non-parametrik testler kullanılmıştır. Güvenirlik, iç tutarlılığı değerlendiren Cronbach Alpha katsayısı kullanılarak test edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, değişkenler açısından incelendiğinde yaşam kalitesi ve iş tatmini düzeylerinin alt boyutlarında anlamlı farklılıklar görülmüştür. İki ölçek arasındaki ilişkide anlamlı farklılık görülürken, pozitif ve düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir.

Beden eğitimi
Edanur Demirci
Kastamonu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin aile aidiyet düzeyleri, öznel iyi oluş düzeyleri ve kimlik statüleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, spor bilimleri fakültesi öğrencileri aile aidiyet duygusu, kimlik statüleri ve öznel iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek; bu değişkenlerin cinsiyet, sınıf, ekonomik durum, aktif lisans durumu, haftalık aktivite düzeyi, aile iletişim kalitesi, sosyal medya süresi değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar 20.80 yaş ortalamasına sahip olup, 96 kadın, 155 erkek olmak üzere toplam 251 öğrenciden oluşmaktadır. .Verilerin Analizi SPSS 20 programı ile yapılmıştır. Yapılan korelasyon analizinde spor bilimleri öğrencileri öznel iyi oluş ile aile aidiyeti arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki; öznel iyi oluş ile keşif alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki; öznel iyi oluş ile içsel yatırım alt boyutu ile pozitif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür. Spor bilimleri öğrencileri aile aidiyeti ile keşif alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür. Son olarak yapılan hiyerarşik regresyon analizinde aile aidiyet duyusunun öznel iyi oluşu yordadığı (% 25,9) ve kimlik statülerinin de %8,7 katkı sağlayarak spor bilimleri öğrencileri öznel iyi oluş düzeylerindeki toplam varyansı %34,6 çıkardığı görülmüştür. Sonuç olarak spor bilimleri fakültesi öğrencileri öznel iyi oluş aile aidiyet ve kimlik statüleri arasında ilişki olduğunu ve öznel iyi oluşun diğer değişkenler tarafından yordandığını ortaya koymuştur.

Elif Demir
Kastamonu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik kimliklerini geliştirmelerinde etkili olan faktörlerin değerlendirilmesi

Eğitime yön veren, eğitimin kalitesini belirleyen en önemli öğe hiç şüphesiz öğretmendir. Öğretmenlerin bilinçli ve üretken bir kimliğe sahip olması yetiştirmiş oldukları öğrencilere de yansımaktadır. Ülkelerin kalkınması ve gelişmesi toplumdaki bireylerin etkili ve verimli bir biçimde eğitilmesiyle gerçekleşebilir. Bu anlamda, eğitim sisteminin en önemli öğesi olarak kabul ettiğimiz öğretmenler eğitimin niteliğini belirleyen en önemli unsur olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik kimliğini geliştirmelerinde etkili olan faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışma grubu Türkiye'nin farklı üniversitelerinde öğrenim gören beden eğitimi öğretmeni adayları olarak belirlenmiştir. Çalışma grubunda 614 (362 erkek, 252 kadın) beden eğitimi öğretmeni adayı yer almıştır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Aykaç, Yıldırım, Altınkurt ve Marsh (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen adaylarının öğretmen kimliğinin oluşmasını etkileyen etmenler ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş ve parametrik testler uygulanmıştır. Bağımsız değişkenler arasındaki farklılığın tespitinde independent sample t-testi ve One Way Anova kullanılmıştır. Araştırma soncunda; beden eğitimi öğretmeni adaylarının kişisel özellikleri öğretmen kimliğinin gelişiminde en yüksek etki düzeyinde olduğu, bunun yanında medya etkisinin haricinde diğer tüm alt boyutların olumlu sonuçlara ulaşılmıştır. Kadın öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre meslek öncesi kimlik algılarının daha yüksek olduğu, Yaş değişkeni açısından 25 yaş ve üzeri grubun yükseköğretim öncesi okul yaşantısı ve mesleğin özellikleri alt boyutlarında daha yüksek puanlar elde ettikleri, bu sonuca paralel olarak 4.sınıfta öğrenim görenlerinde yükseköğretim öncesi okul yaşantısı alt boyutunda yüksek puan elde ettikleri belirlenmiştir. Öğrenim görülen bölüm açısından yakın sosyal çevre alt boyutunda öğretmenlik öğrencilerinin spor yöneticiliği öğrencilerinden daha yüksek puan elde ettikleri, kişisel özellikler alt boyutunda da öğretmenlik ve antrenörlük eğitimi öğrencilerinin spor yöneticiliği öğrencilerinden daha yüksek puan elde ettikleri tespit edilmiştir. Not ortalaması değişkeni açısından kişisel özellikler alt boyutunda not ortalaması 2.00-2.49 arasında olanların puan ortalaması 2.50-3.49 arasında olanlardan, 3.50-4.00 arasında olanların puan ortalaması 3.00-3.49 arasında olanlardan daha yüksek olduğu, mesleğin özellikleri alt boyutunda not ortalaması 2.50-2.99 arasında olanların puan ortalaması 2.00-2.49 ile 3.50-4.00 arasında olanlardan daha yüksek olduğu, medya etkisi alt boyutunda not ortalaması 2.50-3.49 arasında olanların puan ortalaması 2.00-2.49 ile 3.50-4.00 arasında olanlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Mesleğe yönelmede öncelikli olarak aile ve öğretmenleri daha etkili olduğu, Anne ve baba eğitim durumları açısından yapılan karşılaştırmalarda öğretmenlik deneyimi alt boyutunda ebeveynleri okuma yazma bilmeyenler ile üniversite mezunu olanların puan ortalamalarının lise ve ilköğretim olanlardan daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiKimlik+2
Mehmet Ali Çetin
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmeni adaylarının meslek öncesi öğretmen kimlik algılarının incelenmesi

Bilgi ve teknolojinin hızlı bir biçimde geliştiği bir dönemde eğitimin niteliği ve kalitesi oldukça önemlidir. Kaliteli bir eğitimin sağlanmasında öğretmenlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu anlamda öğretmenler sürekli öğrenci ile iletişim halinde oldukları için öğrenci üzerindeki etkilerinin yoğun olması ve öğretmenlerin eğitim sürecinde ortaya çıkan değişimlere karşı nasıl bir yol izleyeceği ön plana çıkmaktadır. Dolayısı ile öğretmenlerin mesleklerine olan bakış açısı ve öğretmen kimliği algısı oldukça önemlidir. Bu çalışmanın beden eğitimi öğretmeni adaylarının, meslek öncesi öğretmen kimlik algılarını belirlemek için yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evreni, Türkiye'nin farklı üniversitelerinde öğrenim görmekte olan, beden eğitimi öğretmeni adaylarından oluşmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak toplam 435 (223 erkek, 212 kadın) beden eğitimi öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde kişisel bilgi formu ile öğretmen adaylarının meslek öncesi öğretmen kimliğini belirlemek için, Friesen ve Besley (2013) tarafından geliştirilen ve daha sonra Arpacı ve Bardakçı (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Meslek Öncesi Öğretmen Kimlik Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamına kodlanarak SPSS 22.00 istatistik programı ile çözümlenmiştir. İstatistiksel yöntem olarak, betimsel istatistikle birlikte gruplar arası karşılaştırmalarda İkili gruplar için İndependent Sample t testi, çoklu gruplar için OneWay ANOVA testleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, araştırma grubunun meslek öncesi öğretmen kimliklerine olan inançlarının oldukça yüksek olduğu, kadın öğretmen adaylarının yeterliliklerine ilişkin inançlarının erkek öğretmen adaylarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma grubunun, kendini öğretmen olarak görme ve nitelendirme alt boyutunda 4.sınıfların diğer sınıf düzeylerinden daha yüksek inanca sahip oldukları görülürken not ortalaması açısından da notları yüksek olanların kendini öğretmen olarak görme ve nitelendirme inançlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca anne eğitim durumu lisans ve lisansüstü olanların öğretmen olmaya yönelik özgüven anlamlı bir şekilde artış gösterdiği tespit edilirken, baba eğitim durumunun herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiKimlik algısı+1
Necmettin Kümperli
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve Spor öğretmenlerinin mesleki memnuniyet ve öğretme motivasyonlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Öğretmenler eğitim ve öğretimin hiç şüphesiz vazgeçilmez unsurlarından biridir. Günümüz şartları düşünüldüğünde öğretmenlerin eğitime büyük katkıları bulunmaktır. Eğitim-öğretim sürecinin etkili ve verimli olması kaliteli bir eğitimin verilmesi ile mümkündür. Eğitim-öğretim sürecinden, gerekli olan verimin alınabilmesi ise ancak öğretmenlerin mesleklerindeki memnuniyet durumları ve öğretme motivasyonlarıyla doğrudan ilişkilidir. Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki memnuniyet düzeylerinin ve öğretme motivasyonlarının bazı değişkenler açısından incelenmesinin mesleklerini icra etmeleri üzerindeki etkisini tespit etmektir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin bu çalışmadaki mesleki memnuniyetleri ile ilgili görüşlerini tespit etmek amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme formu, öğretme motivasyonları ile ilgili düşüncelerini tespit edilmesinde ise genel tarama modelinde nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak cinsiyetin, medeni durumun, öğrenim durumunun, okul türünün ve katılım gösterilen faaliyet sayısının motivasyon boyutlarını etkilemediği; görev süresi ve ders yükü değişkenlerinin ise motivasyon boyutlarını etkilediği söylenebilir. Ayrıca mesleğe dair görüşler incelendiğinde ise öğretmenlik mesleğinin kutsal ve saygın bir meslek olduğu, değer verilmesi gereken ve topluma yön veren bir meslek olduğu ön plana çıkmıştır. Bunun yanında araştırma grubu beklenti olarak; toplumda beden eğitimi ve spor kültürünü yaygınlaştırmak, sporu seven bireyler yetiştirmek, beden eğitimi ve spor dersine karşı olan ön yargıyı ortadan kaldırmak gerektiğini belirtmişlerdir. Araştırma grubunun beden eğitimi ve spor öğretmenliğini tercih etme sebeplerine ilişkin olarak; beden eğitimi ve sporu sevmeleri, sporcu olmaları ve öğretmenlik mesleğini sevmeleri bu mesleği tercih etmelerinde etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırma grubu; imkânların yetersiz olması, beden eğitimi ve spor dersine değer verilmemesi, derse karşı olumsuz önyargılar, okul idaresi ve veliler ile yaşanan sorunlardan dolayı kaygılı olduklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler; fiziki çevre şartlarının yetersiz olması, araç-gerecin yetersiz olması, okul idaresi ile yaşanan sorunlar ve ders saatlerinin yetersiz olmasından dolayı sorun yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiMotivasyon+3
Serhat Yanıt
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor tırmanışta rota zorluğunun zihinsel dayanıklılık ve kaygı üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, spor tırmanış sırasında rota zorluğunun zihinsel dayanıklılık ve durumluk kaygı düzeyi üzerine etkisinin incelenmesidir. Tezimiz, kontrol uygulaması içeren deneysel çalışma şeklinde tasarlanmıştır. Bu kapsamda çalışma grubu, orta seviyede spor tırmanış becerisine sahip 34 sporculardan meydana gelmiştir. Sporculardan kolay ve belirttikleri tırmanış yeteneklerinden zor olacak şekilde iki rotada tırmanmaları istenmiştir. Tırmanışlar öncesinde ve sonrasında durumluk kaygı envanteri ve zihinsel dayanıklılık ölçeği uygulanmıştır. Tırmanışlar 15 m yüksekliğinde negatif eğimleri olan tırmanış duvarında lider tırmanış stilinde yapılmıştır. Tırmanış rotalarının zorlukları ve standardizasyonu elit seviyede tırmanış yapan iki sporcu tarafından yapılmıştır. Verilerin analizinde bağımlı değişkenlerde Paired Samples T Test, bağımsız değişkenlerin analizinde, iki grup olanlarda Independent Samples T Test ve ikiden fazla olan gruplarda One Way Anova testi kullanılmıştır. İlişkilerin incelenmesinde ise korelasyon analizi yapılmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda, her iki rotada tırmanış öncesi ve sonrası durumluk kaygı seviyelerinde anlamlı bir değişim tespit edilmiştir. Ayrıca, zor rotada tırmanış öncesi kaygı seviyesi ile kolay rota tırmanışı öncesi kaygı seviyesi arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Kolay ve zor rotada tırmanış sonrası zihinsel dayanıklılık puanları arasında da anlamlı fark olduğu görülmüştür. Medeni durum değişkenine göre, zor rota öncesi durumluk kaygı seviyesinde evliler lehine anlamlı farka rastlanmıştır. Zihinsel dayanıklılık ile medeni durum arasında bir fark bulunmamıştır. Cinsiyet, yaş, deneyim, öğrenim durumu, antrenman sıklığı ve tırmanış yeteneğine göre durumluk kaygı ve zihinsel dayanıklılıkta anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Sonuç olarak, rota zorluğunun orta seviye tırmanış yeteneğine sahip sporcularda durumluk kaygıyı etkilediği söylenebilir. Orta seviye tırmanış yeteneğine sahip sporcular için rota zorluğu zihinsel dayanıklılıkta fark yaratacak bir etken olarak gözükmemektedir. Spor tırmanışta, durumluk kaygı ile zihinsel dayanıklılığın hafif düzeyde ilişki içinde olduğu da söylenebilir.

AnksiyeteDurumluk kaygıRotalar+4
Halil İbrahim Kılıç
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye süper lig takımlarından Gaziantepspor'un müsabaka öncesi ve müsabaka sonrası kaygı düzeyi

TÜRKİYE SÜPER LİG TAKIMLARINDAN GAZİANTEPSPOR'UN MÜSABAKAÖNCESİ VE MÜSABAKA SONRASI KAYGI DÜZEYİYılmaz AYBEYYüksek Lisans TeziGaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü,Beden Eğitimi ve Spor Anabilim DalıTez Yöneticisi: Doç.Dr. Sadrettin PENÇEAralık 2005, 45 SayfaÖZETBu araştırma süper lig takımlarından Gaziantepspor futbol takımında oynayan futbolcularınmüsabaka öncesi ve müsabaka sonrasında kaygı düzeylerini incelemek amacıyla düzenlenmiştir.Ayrıca; kontrol grubundan oluşan 29 kişiye de durumluk ve sürekli kaygı testleri uygulanmıştır.Çalışmamız futbol federasyonunun süper lig müsabakalarından 28. haftaya denk gelenGaziantepspor-Ankaragücü maçında yapılmıştır. Araştırmaya Gaziantepspor-Ankaragücü maçıkadrosuna alınan Gaziantepspor'lu futbolcular katılmıştır.Araştırma sonucu 29'u sıradan 17'si futbolcu olmak üzere 46 kişiye durumluk ve sürekli kaygıtestleri yapıldı. Bu testler müsabakadan bir gün önce, müsabaka öncesi ve müsabaka sonrası olmaküzere üç aşamada uygulanmıştır. Futbolcuların kaygı puanları arasındaki farkları belirlemek amacıylaKruskal Wallis Testi uygulandı.Kontrol grubu durumluk kaygı düzeyi 37,03 + 6,32, müsabakadan 1 gün önce değişkendurumluluk kaygı düzeyi 39,17 + 9,88 müsabakadan önce durumluluk kaygı düzeyi 36,23 + 10,61;müsabakadan sonra durumluk kaygı düzeyi 28,05 + 3,91 olarak bulunmuştur. Durumluk kaygı düzeyiarasındaki ilişkilerde istatiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. ( P < 0,05 )Kontrol grubu sürekli kaygı düzeyi ise 36,37 + 6,88; müsabakadan bir gün önce sürekli kaygıdüzeyi 42,82 + 7,59 müsabaka öncesi sürekli kaygı düzeyi 41,64 + 6,31; müsabaka sonrası süreklikaygı düzeyi 38,05 + 7,63 olarak bulunmuştur. Sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerde müsabakaöncesi ve sonrasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. ( P < 0,05 )Sürekli kaygı düzeyleri ve durumluk kaygı düzeyleri karşılaştırıldığında sürekli kaygınınmüsabaka öncesi ve müsabaka sonrasındaki durumluk kaygı ile ilişkili olduğu bulunmuştur. (P < 0,05)Sonuç olarak futbolcularda dış etmenler (müsabakanın önemi hava ve saha şartları, taraftarbaskısı, puan durumundaki yeri) kaygı düzeyini etkilemektedir. Müsabaka öncesi durumluk kaygıverileri yüksek değer olarak bulunmuştur. Müsabakayı kazanmak, hedefe ulaşmış olmak, takımbaşarısı daha sonra durumluk kaygı düzeyinin azalmasına neden olmuştur.Anahtar kelimeler; futbol, kaygı, maç öncesi, maç sonrası.I

Hasan Yılmaz Aybey
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elit bayan voleybolcuların üst ekstremitelerindeki sinirlerin ileti hızlarında meydana gelen elektrofizyolojik değişiklikler.

Bu çalışmanın amacı; elit bayan voleybolcuların üst ekstremite sinirlerinin ileti hızlarında meydana gelen elektrofizyolojik değişiklikler üzerine, voleybol sporunun herhangi bir etkisinin olup olmadığını araştırmaktır.Bu çalışma, gönüllü olarak katılan ve elit düzeyde voleybol oynayan 20 bayan ile; herhangi bir spor aktivitesi yapmayan sağlıklı 20 bayan olmak üzere, toplam 40 denek üzerinde gerçekleştirildi. Kontrol ve deney gruplarında kullanılan deneklerin tümü sağ kolunu kullanan bireylerden seçildi.İstatistiki analizler SPSS for Windows 13.0 paket program kullanılarak (Mann-Whitney U testi) yapıldı. Bulgular p<0.05 anlamlılık seviyesi esas alınarak incelendi.Kontrol ve deney grubunun sağ kol median motor sinir ölçümü değerlerine bakıldığında, deney grubu ile kontrol grubu arasında; median motor sinir latansı, ileti hızı ve F yanıtları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı.Kontrol ve deney grubunun sağ kol ulnar motor sinir ölçümü değerlerine bakıldığında da, yine deney grubu ile kontrol grubu arasında; ulnar motor sinir latansı, dirsek segmenti ileti hızı ve F yanıtları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu.Kontrol ve deney grubunun sol kol median motor sinir ölçümü değerlerine bakıldığında, deney grubu ile kontrol grubu arasında; median motor sinir F yanıtları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı.Kontrol ve deney grubunun sol kol ulnar motor sinir ölçümü değerlerine bakıldığında da, yine deney grubu ile kontrol grubu arasında; ulnar motor sinir latans ve F yanıtları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu.Sonuç olarak elde edilen bulgular, deney ve kontrol grubu arasında; baskın ve baskın olmayan üst ekstremitelerin farklı bir şekilde etkilendiğini göstermektedir.Bu durum; voleybol oyuncularında, klinik bulgu vermeyen sinir harabiyetlerinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu sonuçlar aynı zamanda; voleybol oyuncularında klinik bulgu vermeyen, ulnar ve median motor sinir zedelenmesine bir eğilimin olabileceğinide ifade etmektedir.Anahtar Kelimeler: Voleybol, sinir ileti hızı, elektrofizyoloji

Adnan Menderes Bagçeci
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Halay ile Horon yöresi halk oyuncularının antropometrik ölçümlerinin belirlenmesi ve karşılaştırılması.

Zengin olan kültürümüzün bir parçasını oluşturan Halkoyunları bölgenin karakteristik özelliklerine ve insanların yaşam şekillerine göre çeşitli yörelere ayrılmıştır. Bu çalışma; halay yöresi ve horon yöresi halk oyuncularının Antropometrik ölçümlerinin karşılaştırılması amacı ile yapıldı.Çalışmaya aktif olarak halay yöresini oynayan 10 erkek dansçı ile yine aktif olarak horon yöresini oynayan 10 erkek dansçı alındı. Deneklerin derialtı yağ ölçümü Skinfold Kaliper ile çevre ölçümleri Gullick şeridi ve çap ölçümleri ise Antropometrik set kullanılarak gerçekleştirildi.Halay ve horon gruplarının triceps, subscapular, abdomen değerlerinde halay grubu lehine anlamlı fark (p<0.01), (p<0.05) bulundu. Sağ taraf çevre ölçümlerinin sonuçları ise; boyun çevresi, ön kol, biceps, dirsek, göğüs, üst bacak, diz ölçümleri halay grubu lehine p<0.01 farklı idi. Sol tarafta ön kol, biceps, dirsek, üst bacak, diz, baldır ölçümleri halay grubunda daha yüksek idi.İstatiksel analizler için SPSS programı (11,5 versiyonu) kullanıldı. Elde edilen verilerin tanımlayıcı istatistikleri olan aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandıktan sonra, gruplar arasındaki farkları hesaplamak için Mann-Whitney-U testi uygulandı.Spor dansçıları üzerine yapılan araştırmaların nitelik ve niceliklerine göre çıkan sonuçları, spor dansının yeni bir spor disiplini olmamasına rağmen yeterince incelenemediğigöstermektedir. Bu çalışmada; hareketlerin frekans ve şiddetine bağlı olarak Horon dansçılarında halay dansçılarına göre yağ yüzdesi ve çap ölçümleri daha düşük bulundu.Sonuç olarak; hareket özelliklerini fiziksel uygunluğun oluşmasında önemli bir kriter olduğunu söyleyebiliriz. Ancak halay ve horon dansçılarının hareketlerinin incelenerek, vücut kompozisyonlarının nitelik ve niceliklerinin değerlendirilmesine katkı sağlayacak detaylı çalışmalara ihtiyaç olduğunu da düşünmekteyiz.Anahtar Kelimeler: Horon, Halay, Antropometrik ölçüm

Recai Durğun
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

10 - 12 yaş obez çocuklarda 12 haftalık düzenli egzersizin vücut kompozisyonu ve kan lipid düzeyleri üzerine etkisi

Obezite hipertansiyon, diabet vs. Önemli klinik tablolara sebep olmaktadır. Bu çalışmada, egzersizin obez çocuklarda kan lipid düzeyi ve vücut kompozisyonuna etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu çalışmaya; beden kitle indeksleri 30 kg/m2 ve üzeri olan yaşları 10-12 arasında değişen 40 erkek obez çocuk alındı ve prospektif olarak iki eşit gruba ayrıldı. Grup 1 deki 20 obez çocuğa çalışma yükleri karvonen protokolüne göre belirlenerek, 12 haftalık aerobik egzersiz programı uygulandı. Grup 2 yi oluşturan kontrol grubu deneklerden 8:30 da bir kez, egzersiz programı uygulanan deneklerden ise; egzersiz öncesi ve 12 hafta sonunda toplam 2 kez kan örnekleri ve vücut kompozisyon değerleri alındı. Kan lipid düzeylerinin ölçüm değerlerinin alınmasında ROCHE Modüler system (Japan) Otoanalizörü ve ROCHE marka Kit kullanılarak Enzimatik Kolorimetrik yöntem ile belirlendi. Deri altı yağ ölçüm değerleri skinfold kaliper, çevre ölçüm değerlerinin alınmasında Gullick şeridi, çap ölçüm değerlerinin alınmasında ise antropometrik set kullanılmıştır. Yaptığımız çalışmada, egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası alınan ölçüm değerlerinde, çevre ölçüm değerleri ve çap ölçüm değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı azalmalar gözlendi. Deri kıvrım kalınlığı ölçümlerinde ise göğüs, subscapula, baldir, karin, suprailiac ve bacak deri kıvrım kalınlığı ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı azalmalar tespit edildi. Triceps ve Biceps deri kıvrım kalınlığı ölçüm değerlerinde ise istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Çalışmamızda egzersiz sonrası toplam kolestrol, trigliserid, LDL ve VLDL değerlerinde azalma, HDL değerinde ise artış meydana gelmiştir. Sonuç olarak; düzenli olarak devam ettirilen uzun süreli egzersizlerin obez çocuklarda, vücut ağırlığı ve kan lipid düzeylerini düşürdüğü, hastalıklardan korunma ve sağlıklı yaşam üzerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir.

EgzersizKan lipidleriObezite+1
Cengiz Taşkın
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ve antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin atılganlık düzeylerinin karşılaştırılması

İnsanlar yaşam boyu iletişim kurarken çeşitli davranışlar sergilerler. Bu davranış tipleri; çekingen davranış, saldırgan davranış ve atılgan davranış olarak açıklanmıştır. Kişi pasif ve saldırgan davranıştan uzaklaştıkça olumlu davranış biçimi olan atılgan davranışa yaklaşmaktadır. Günümüz dünyasında hem yurt dışı hem de yurt içinde yapılan araştırmalar incelendiğinde atılganlık kavramı öne çıkmaktadır. Üniversite öğrencilerinin atılganlık düzeyleri her zaman önem arz etmektedir. Bu kapsamda planlanan çalışmada, Düzce ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Öğrencileri ile Antrenörlük Eğitimi Bölümü Öğrencilerinin Atılganlık Düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında katılımcıların yaş, cinsiyet, spor yapma yılı, aylık geliri, okuduğu üniversite ve bölüm gibi özelliklerinin değerlendirilmesi amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ile 30 soruluk Rathus tarafından geliştirilen Atılganlık Envanteri kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 26 paket programı kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Rathlus Atılganlık Envanterine göre hazırlanan sorulara verilen cevaplar incelendiğinde; yaş, cinsiyet, spor yapma yılı, aylık geliri, okuduğu üniversite ve bölüm ile atılganlık arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak, her iki bölümdeki öğrencilerinde benzer düzeyde (orta çekingen) atılganlık sergilediklerini göstermektedir

Melek Alkaya
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinin okul sporlarına yönelik görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi(Düzce ili örneği)

Bu çalışmada, okul idarecilerinin okul sporlarına bakış açılarını belirlemek ve bu alandaki rollerinin önemini vurgulamak amaçlanmıştır. Ayrıca, bu araştırmada, okul idarecilerinin bu görüşlerinin cinsiyet, yaş, kıdem yılı, spora dair ilgileri, görev yaptıkları yer ve okul kademesine göre nasıl değişebileceği belirlenmiştir. Veri toplama yöntemi olarak, amaçsal örnekleme yöntemi olarak da bilinen maksimum çeşitlilik örnekleme tekniğinden yararlanılmıştır. Bu çalışmada, tarama araştırması deseni kullanılarak nicel araştırma yöntemleri uygulanmıştır. Okul idarecilerinin okul sporlarına ilişkin görüşlerini toplamak için anlık tarama çalışması yapılmıştır. Araştırma grubumuzu Düzce'de görev yapan 407 okul yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak için okul yöneticilerinin okul sporlarının gelişimi, faydası ve değerlendirilmesine yönelik algılarını ölçen "Okul Sporları Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizi SPSS programı aracılığıyla oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılan sonuçların ilk olarak çarpıklık ve basıklık değerlerine bakılmıştır. Bu çalışma, okul sporlarının, okul idarecileri açısından taşıdığı önemi vurgulamaktadır. Okul idarecilerinin okul sporlarına yönelik olumlu bakış açıları, ilerleyen dönemlerde ortaöğretim kurumlarında ve Türkiye'de sporun gelişimine katkı sağlayacağı düşünüldüğünden okul sporlarına olan katılımın artacağı, katılımcıların kendi performanslarını değerlendirme fırsatı bulacağından eksik ve yanlış yönlerinin düzeltilerek performanslarının artmasına ve bunun sonucunda ülkemizde başarılı sporcuların yetiştirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Anahtar Sözcükler: Okul Sporları, Okul Yöneticileri, Spor.

Samet İnce
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süphan Dağı tırmanışında irtifanın kaygı düzeyi üzerine etkisi

Bu araştırma, dağcılık ve doğa sporlarını düzenli olarak yapan dağcılarda, yüksek irtifanın kaygı düzeyi üzerine nasıl bir etki oluşturduğunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmamız Dağcılık Federasyonu 2003 yılı faaliyet programında yer alan Süphan Dağı tırmanışı sırasında yapılmıştır. Araştırmaya Dağcılık Federasyonu'nun Süphan Dağı tırmanışına başvurusu kabul edilen lisanslı dağcılar ile aynı tarihte rastgele Süphan Dağına tırmanışa gelen değişik kulüplerden toplam 35 kişi katılmıştır. Araştırma sırasında 35 dağcıya durumluluk ve sürekli kaygı testleri uygulanmıştır. Bu testler tırmanış başlangıcı, l.kamp, zirve ve tırmanış sonu olmak üzere 4 aşamada ve kamplar kurulduktan sonra dinlenmeye geçildiğinde uygulanmıştır. Dağcıların tırmanış sırasındaki kaygı puanlan arasındaki farkları belirlemek amacıyla Paired Samples T-Test uygulandı. Tırmanış başlangıcı durumluluk kaygı düzeyi 36,65 ± 5,50, 1. kamptaki durumluluk kaygı düzeyi 45,82 ± 4,36, zirvedeki durumluluk kaygı düzeyi 38,00 ± 3,27, tırmanış sonu durumluluk kaygı düzeyi 36,77 ± 2,72 olarak bulunmuştur. Durumluluk kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerde istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur (P<0,001). ITırmanış başlangıcı sürekli kaygı düzeyi 33,08 ± 7,26, 1. kamptaki sürekli kaygı düzeyi 30,65 ± 5,07, zirvedeki sürekli kaygı düzeyi 32,48 ± 7,03, tırmanış sonu sürekli kaygı düzeyi 32,60 ± 4,35 olarak bulunmuştur. Sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerde istatistiksel olarak anlamlı hiçbir fark bulunmamıştır (P>0,05). Sürekli kaygı düzeyleri ve durumluluk kaygı düzeyleri karşılaştırıldığında sürekli kaygının, tırmanış başlangıcında ve tırmanış sonundaki durumluluk kaygı ile ilişkili olduğu bulunmuştur (P<0,001) (r = 0,562) (r = 0,376). Durumluluk ve sürekli kaygı düzeyleri ile yaş arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır (P>0,05). Sonuç olarak, dağcılarda irtifa tırmanış sırasında durumluluk kaygı düzeyini etkilemektedir. 1. kampta durumluluk kaygı en yüksek değer olarak bulunmuştur. Zirve başarısı, hedefe ulaşmış olmak, grup başarısı daha sonra durumluluk kaygı düzeyinin azalmasına neden olmuştur. Anahtar Kelimeler: Dağcılık, kaygı, irtifa, tırmanış II

Burak Gürer
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Basketbolcularda dirsek bölgesindeki değişikliklerin incelenmesi

ÖZETYüksek Lisans TeziBASKETBOLCULARDA DİRSEK BÖLGESİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLERİNİNCELENMESİNizamettin DİNÇERGaziantep Üniversitesi-Sağlık Bilimleri EnstitüsüBeden Eğitimi ve Spor Anabilim DalıDanışman: Doç.Dr.Ayfer MAVİHaziran 2005-50 SayfaÇalışmanın amacı smaç, şut ve top sürme esnasındaki zorlanmaların humerus'unepicondylus medialis ve lateralis hacminde değişikliğe yol açıp açmadığını belirlemektir.Çalışmamızda, basketbol oyuncularında ve herhangi bir spor aktivitesindebulunmayan kontrol grubunda epicondylus medialis ve epicondylus lateralis hacimlerininhumerus distal uç hacmine oranlarını araştırdık.Basketbol oyuncuları grubu haftada ortalama 4 saat antrenman yapan ve yaşortalaması 21,33±2,5 olan 15 erkek basketbol oyuncusundan oluşturuldu. Kontrolgrubunda ise yaş ortalaması 23,73±3,5 olan ve herhangi bir spor aktivitesinde bulunmayan15 erkek vardı. Çalışmamızda Gaziantep Üniversitesi Basketbol Takımı araştırmagrubunda, üniversitemizde öğrenim gören ve aktif spor yapmayan kişiler ise kontrolgrubunda gönüllü olarak yer almıştır.Her iki grubun da antropometrik özellikleri belirlendi. Ayrıca her iki dirseğinanteroposterior yönde direkt radyografileri çekildi. Epicondylus medialis ve epicondyluslateralis hacimlerinin humerus distal ucu hacmine oranı Cavalieri prensibi ile belirlendi.İstatistiksel değerlendirmeler Mann-Whitney U testi ve Wilcoxon W testi SSPSprogramı kullanılarak yapıldı.Çalışmamızda, basketbol oyuncularında epicondylus medialis hacminin arttığınısaptadık. Ama istatistiksel olarak anlamlı değildi. Gruplar arasında boy, ağırlık, kol ve önkol çevre ölçümleri yönünden anlamlı bir farklılık gözlendi. Sporcu grup kontrolgrubundan daha uzun boylu, üst ve alt ekstremiteleri daha uzun ve kol ile önkolları dahakalındı.!

Nizamettin Dinçer
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Düzenli olarak basketbol oynayan 8-12 yaş çocukların solunum fonksiyon testlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, düzenli olarak basketbol egzersizleri yapan 8-12 yaş grubu çocuklar veaynı yaş grubu spor yapmayan çocukların solunum fonksiyonlarının karşılaştırılmasıamaçlanmıştır.Çalışmamızda 30 basketbol sporuyla uğraşan ve 30 spor yapmayan 8-12 yaş erkekçocuğa solunum fonksiyon testleri uygulanmıştır.Çalışmaya katılan basketbol oynayan çocukların, yaşları 10,77±0,20 yıl, boyları149,43 ±1,48 cm ve vücut ağırlıkları 39,20±1,35 kg iken, spor yapmayan çocukların, yaşları10,10±0,20 yıl, boyları 136,27±1,02 cm ve vücut ağırlıkları 36,30±0,52 kg olarak belirlendi.Basketbol oynayan çocukların solunum fonksiyon test sonuçları FVC:2,48±0,49,FEV1:2,37±0,41, FEV%:36,53±4,41, PEF:4,55±0,99, FEF50:3,28±0,71, FEF75:1,98±0,43,FEF25-75:3,21±0,64, FEF25:4,23±0,86, VC:2,45±0,54, MVV: 87,26±26,26 ve Sedanterçocukların solunum fonksiyon test sonuçları FVC:1,71±0,24, FEV1:1,68±0,23,FEV%:98,41±1,96, PEF: 3,50±0,85, FEF50: 2,54±0,61, FEF75: 1,57±0,43, FEF25-75:2,51±0,60, FEF25: 3,21±0,89, VC: 1,70±0,20, MVV: 66,40±13,19 olarak ölçüldü.Bu çalışmada 8-12 yaş basketbolcu çocukların zorlu vital kapasite (FVC), zorluekspirasyon hacminin yüzde değeri (FEV%), vital kapasite (VC) ve maksimum istemliventilasyon (MVV) değeri sedanterlere göre p<0,05 anlamlı derecede yüksek bulundu. Eldeedilen veriler student t testinde bakılarak p<0,05 istatistiksel anlamlılık seviyesine göredeğerlendirildi.Sonuç olarak çalışma ile basketbol sporunun bazı solunum fonksiyonlarını önemliölçüde artırdığı görüldü. Bu durum yapılan antrenmanların etkisiyle solunum kaslarınıngelişimi ve kuvvetlenmesine bağlanabilir.Anahtar kelime:Basketbol, Solunum Fonksiyon Testleri, Çocuklar.

Hakan Tunay
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yıldızlar serbest güreş Türkiye şampiyonasına katılan sporcuların kuvvet ve vücut kompozisyonlarının performansa etkileri

ÖZETYüksek Lisans TeziYILDIZLAR SERBEST GÜRE TÜRK YE AMP YONASINA KATILANSPORCULARIN KUVVET VE VÜCUT KOMPOZ SYONLARININ PERFORMANSAETK LERMutlu UZUNGaziantep Üniversitesi-Sa k Bilimleri EnstitüsüBeden E itimi ve Spor Anabilim DalDan man: Prof.Dr. Cahit BA CIustos-2005, 44 SayfaBu çal mada güre çilerde kuvvet ve vücut kompozisyonunun ba ar ile ili kisiara lm r.Çal mam zda 2004 y Y ld zlar Serbest Güre Türkiye ampiyonas nakat lan güre çilerin müsabaka öncesi ölçümleri yap larak Türkiye Güre Federasyonutaraf ndan bildirilen klasman listesine giren ve giremeyen güre çilere ait boy, kilo,güre ya (GY), sa ve sol el pençe kuvveti, s rt ve bacak kuvveti, vücut kütleindeksi (VK ), bazal metabolizma h (BMH), kas direnci (IMP), ya , ya oran ,ya z kütle a rl , olmak üzere 13 parametre test edilerek de erlendirildi.42, 46, 50, 54, 58, 63, 69, 76, 85, ve 100 kg. olarak 10 s klettede erlendirdi imiz çal mam zda sadece 42 kg.l k s klette ya , ya orande erlerinde, 46 kg.l k s klette ya , ya oran , ya z kütle a rl , de erlerinde, 63kg.l k s klette bacak kuvveti de erinde, 76 kg.l k s klette s rt kuvveti de erinde, 85kg.l k s klette ya de erinde Student t-Testine göre istatistiki olarak p<0,05 düzeyindeanlaml k belirlenmi tir. Fakat çal mam zda s kletlerde klasman listesine giren vegiremeyen gruplarda homojen bir da m olmamas ndan dolay Mann-Whitney Utesti uygulanm r. Bu testin sonuçlar na göre ise ölçülen 13 parametrenin hiç birinderakamsal olarak farkl k olmas na ra men istatistiksel olarak bir farkl kbulunamam r.Güre le ilgili yap lan bir çok ara rmada ayn düzeyde yar an güre çileringenel olarak ayn fiziksel uygunluk ve vücut kompozisyonuna sahip oldu ubildirilmektedir. Ayn düzeyde yer alan güre çilerin teknik, taktik, genetik ve psikolojikfaktörlerin etkisine yönelik çal malara ihtiyaç duyulmaktad r.Anahtar Kelimeler: Kuvvet, Vücut Kompozisyonu, Ba ar

Mutlu Uzun
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbol hakemlerinin duygusal zekâ ve iletişim beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma Türkiye'de görev yapan klasman ve amatör futbol hakemlerinin duygusal zekâ düzeyleri, iletişim beceri düzeyleri, demografik değişkenler ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010?2011 futbol sezonunda Türkcell Süper Lig, Bank Asya 1.Lig (Lig A), 2.Lig B, 3.Lig ve amatör futbol maçlarında görev yapan hakemler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini rastgele (random) yöntem ile seçilen 2010?2011 futbol sezonunda aktif olarak görev yapan hakemler oluşturmaktadır. Araştırmada Korkut (60), tarafından geliştirilen ve geçerlik ve güvenirliği yapılmış ?İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği? (İBDÖ) kullanılmıştır. Bar-On EQ-i Duygusal Zekâ Ölçeği, Dr. Reuven Bar-On tarafından 1997 yılında geliştirilmiş ve orijinali 88 maddelik bir ölçektir. Duygusal Zekâ ölçeğinin güvenilirliği % 93 olarak bulunmuştur. İletişim Becerisi Ölçme Değerlendirme ölçeğinin güvenilirliği % 89 olarak bulunmuştur. Toplanan veriler istatistiksel paket programı (SPSS.15,0) aracılığıyla analiz edilip sonuçlar yorumlanmıştır. Elde edilen verilerin frekans, yüzde analizi, ikili gruplarda t-testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise One way anova (Post Hock Tukey) testi kullanılacaktır. İlişki incelenen durumlarda ise K,korelasyon (r istatistiği) testleri yapılacaktır. Stres yönetimi ve kişilerarası ilişkiler hakemlerin klasman durumlarına göre p<0,05 düzeyinde farklılık göstermektedir. Hakemlerin duygusal zekâ düzeyleri alt boyutlarından şartlara ve çevreye uyum düzeylerinin hakemlerin eğitim durumu değişkenine göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir (p<0,05). Kişisel farkındalık, kişilerarası ilişkiler, şartlara ve çevreye uyum, genel ruh hali alt boyut düzeyi aylık kazanç değişkenine göre anlamlı fark göstermiştir(p<005).Çalışmaya katılan hakemlerin iletişim beceri düzeylerinin hakemlerin bulundukları klasman durumuna göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur(p<0.05). Çalışmaya katılan hakemlerin iletişim becerisi düzeyleri ile duygusal alt boyutu stres yönetimi düzeyleri arasında% 11 düzeyinde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır(p<0,05). Hakemlerin iletişim becerisi düzeyleri arttıkça stres yönetimi düzeyleri artmaktadır.Anahtar sözcükler: Futbol Hakemliği, Duygusal Zekâ, İletişim Becerisi

Duygusal zekaFutbolHakemler-spor+2
Nahit Özdayı
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Puberte (Adolesan) çağı çocuklarda beslenme alışkanlığı ile fiziksel aktivite ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma; Adolesan dönem çocukların beslenme alışkanlıkları ile fiziksel aktivite ilişkisinin cinsiyetlere göre incelenmesi ve farklılıkların ortaya konulması amacı ile yapılmıştır. Bu çalışmaya, 2010-2011 öğretim yılında Gaziantep Şahinbey ilçesi Durdu Yetkinşekerci İ.Ö. O. 8. sınıfları ile Mimar Sinan Lisesinin 9. sınıflarında okuyan, yaş ortalaması 14.93±0.06 yıl, boy ortalaması 163.11±0.58 cm, vücut ağırlığı ortalaması 53.30±0.74 kg ve BKİ ortalaması 19.93±0.22 olan 13-17 arasındaki 85 kız ve 115 erkek, toplam 200 çocuk dahil edilmiştir. Beslenme alışkanlıkları tespiti için uzman görüşüne dayalı olarak hazırlanan 18 soruluk anket uygulanmıştır. Fiziksel aktivite özelliklerini belirlemek için Godin Leisure-Time Exercise Questionnair anketi uygulanmıştır. Fiziksel aktivitelerle beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin araştırılmasında Çok Boyutlu Ölçeklendirme Analizi tekniğinden, fiziksel aktiviteler bakımından cinsiyetlerin karşılaştırılmasında ise t-testi ve Ki-Kare analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin aritmetik ortalama ve standart hata değerleri hesaplanmıştır (P=0.001). Beslenme alışkanlıkları bakımından öğrencilerin kahvaltı yapma değerleri yüksek bulunmuştur. En çok atlanan öğünün öğlen öğünü olduğu görülmüş, neden olarak da isteksizlik ve zaman bulamamadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Çocuklara verilen harçlıkların az olduğu, en az tüketilen içeceğin süt olduğu, beslenme ve kantin alışverişlerinin ise çok çeşitlilik gösterdiği, okullarda beslenme bilgilerinin yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Yüksek ve orta yoğunluktaki alıştırmalar bakımından cinsiyetler arasında istatistiksel olarak erkekler lehine farklılık görülmüştür. Düşük yoğunluktaki alıştırmalar bakımından ise erkek ve kızlar arasında istatistiksel olarak önemli olan bir farklılık bulunmamıştır. Haftanın 7 günü göz önünde bulundurularak yapılan sporların cinsiyetlere göre, erkeklerin lehine önemli farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir (P=0.001). Sonuç olarak; temel eğitimde istenilen kaliteye ulaşmada yeterli ve dengeli beslenmenin yanında fiziksel aktiviteye gereken önemin verilmesi fiziksel uygunluk özelliklerini anlamlı düzeyde geliştirebilecektir.Anahtar Kelimeler: Adolesan Dönem, Beslenme, Fiziksel Aktivite.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıErgenler+1
Eda Mendeş
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00