Doç. Dr. İskender Peker danışmanlığındaki tezler

15 tez · Gümüşhane University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

DEMATEL, AAS ve VIKOR yöntemleri ile gıda dağıtım merkezi yeri seçimi: Gürcistan örneği

Dağıtım, ilkel şartlarda da olsa insan hayatında her daim var olan ve yaşamın sürdürülebilirliği için olması gereken bir olgudur. Dağıtımın sistemli organizasyonu insan hayatına girdiği andan itibaren insanlığın yaşam standardında ciddi bir gelişim sağlanmıştır. Dolayısıyla denilebilir ki lojistik ve dağıtım insan hayatında vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Lojistiğin ve dağıtımın etkin şekilde gerçekleştirilebilmesi birçok etkeni gerektirmektedir. Dağıtımın sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi düzgün bir lojistik sistemi ile gerçekleşir. Bunun için ise uygun dağıtım merkezinin uygun konumda olması büyük önem arz etmektedir. Buna göre dağıtım merkezi yerinin iyi seçilmesi sağlıklı dağıtımın en temel unsurunu oluşturur. Yapılan çalışmaya konu olan Gürcistan ülkesinde de bu kapsamda ülkenin en büyük nüfusuna ve en yoğun ticaret ağına sahip olan Tiflis şehri ve çevresinde bir dağıtım merkezi ihtiyacı bulunmaktadır. Öyle ki Tiflis ve çevresi için gıda üzerine bir dağıtım merkezi kurulması şehirdeki sistemsiz ve karmaşık dağıtımın sistemli şekilde gerçekleştirilebilmesine, ayrıca dışarıdan gelen araçların şehir içi trafiğine dahil olmadan zaman ve yakıt tasarrufu da sağlanmak suretiyle dağıtımın gerçekleştirilmesine olanak verecektir. Dolayısıyla bu ve benzer birçok nedenle bu yapılan çalışmada dağıtım merkezlerinin konumuna karar vermek için Gürcistan`ın başkenti olan Tiflis tercih edilmiştir. Gıda dağıtım merkezi yeri seçiminde ise ülkenin genel ekonomik ve ihtiyaç düzeyi gözönünde bulundurulmaktadır. İthalat ihracat sıralamasında başlarda yer alan gıda ürünleri ticaretinin; özellikle Tiflis ve çevresinde, ilkel şartlarda sistemsiz dağıtımı Gıda Dağıtım Merkezi`nin burası için önemini artırmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı Gürcistan Tiflis Bölgesi için en uygun gıda dağıtım merkez yerinin belirlenmesidir. Bu amaçla problemin çözümü 3 aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak gıda dağıtım merkez yeri seçiminde etkili olabileceği düşünülen kriterler arasındaki ilişkiler DEMATEL yöntemiyle belirlenmiş ardından kriterlerin önem düzeyi Analitik Ağ Süreci (AAS) Tekniğiyle tespit edilmiştir. Son aşamada ise gıda dağıtım merkez yeri alternatifleri VIKOR Yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre en yüksek önem düzeyine sahip ana ve alt kriter sırasıyla Maliyet ve Taşımacılık Maliyeti , en uygun gıda dağıtım merkez yeri ise Gori Bölgesi olduğu tespit edilmiştir. Gori bölgesi uygun Gıda Dağıtım Merkez Yeri olarak belirlenmiştir.

GürcistanGıda dağıtım merkeziGıda sektörü+2
Burcu Sayın Okatan
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Savunma sanayi Ar-Ge merkezlerinin performanslarının entropi ve aras yöntemleri ile değerlendirilmesi

Çalışmanın amacı, Türkiye Savunma Sanayinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezlerinin performanslarının değerlendirilmesidir. Bu doğrultuda 7 farklı firmaya ait 12 Ar-Ge merkezinin verileri ile gerçekleştirilen çalışmada öncelikle literatür araştırması ve uzman görüşleri doğrultusunda Ar-Ge merkezlerinin performansını etkileyen kriterler belirlenmiş ve Entropi yöntemi kullanılarak bu kriterlerin ağırlık değerleri tespit edilmiştir. Daha sonra, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden olan ve son zamanlarda birçok araştırmacı tarafından kullanılan ARAS yöntemiyle çalışma kapsamında ele alınan alternatifler sıralanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, en yüksek ağırlığa sahip olan kriter, Ar-Ge gelirleri (0,0503), en düşük ağırlığa sahip olan kriter ise Ar-Ge harcamaları (0.3726) iken A9 alternatifi en yüksek performansa sahip Ar-Ge merkezidir.

ARASAraştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme+4
Seda Salman
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik 4.0 ekseninde en uygun lojistik bilgi teknolojisinin seçimi: AHS ve TOPSİS yöntemiyle değerlendirilmesi

Lojistik sektöründeki Endüstri 4.0 uygulamaları Lojistik 4.0 olarak adlandırılmaktadır. Lojistik işletmelerin sürdürülebilir rekabet ve maliyet avantajı sağlayabilmesi için doğru bilgi teknolojilerinin kullanılması önemlidir. Bu çalışmada Lojistik 4.0 ekseninde kullanılan bilgi teknolojilerinin önceliklendirilerek Lojistik 4.0 teknolojik düzeyi en yüksek firmanın belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada Lojistik 4.0 kapsamındaki bilgi teknolojilerinin sınırları çizilmeye çalışılmıştır. Çalışmada bilgi teknolojilerinin sıralamalarının belirlenmesinde Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS), lojistik firmalarının sıralanmasında ise Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS) yöntemlerinden faydalanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre en uygun bilgi teknolojisi Yapay Zekâ ve teknolojik düzeyi en yüksek firma ise A'dır.

Analitik hiyerarşi süreciBilgi teknolojisiEndüstri 4.0+4
Beytullah Sezgin
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evde sağlık hizmetleri araç rotalama problemi için uygulama tasarımı önerisi

Evde sağlık hizmeti birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de yeni yapılanmaya başlamış olan kamusal bir sağlık hizmetidir. Nüfusun yaşlanması, kronik hastalıklar ve sakatlanmalar, sağlık hizmetlerine talebin artmasına neden olmuştur. Artan taleple birlikte sağlık hizmetlerinin maliyetlerinin artması evde sağlık hizmetlerine olan ihtiyacı ön plana çıkarmıştır.Bu çalışmada İl Sağlık Müdürlüğü ile birlikte yürütülen çalışma kapsamında, Erzincan ili Evde Sağlık Hizmetleri biriminin bir haftalık gerçek ve mevcut rotaları incelenmiştir. Birimin mevcut rotaları sezgisel çözüm algoritması grubunda yer alan en yakın komşu (k-nearest neighbor) algoritması temel alınarak Java ve Php dilleri ile kodlanmıştır. Çalışma kapsamında web tabanlı görsel bir uygulama geliştirilmiştir. Geliştirilen bu görsel uygulama sayesinde birimin hangi sıra ile hasta ziyaretlerini gerçekleştireceği belirlenmiş ve hasta ile ilgili tüm işlemleri hasta başında yapabilmesine olanak sağlayan bir uygulama tasarımı önerilmiştir. Geliştirilen yazılım ile birimin rotalarının yeniden belirlenmesi sonucu mevcut duruma göre hem daha az mesafe ile turun tamamlanabileceği hem de personel iş gücünden tasarruf edilebileceği, dolayısıyla hastalara ayrılan hizmet süresinin ve kalitesinin artabileceği gözlenmiştir.Çalışma ilgili literatüre sezgisel bir çözüm algoritması kullanılarak dinamik rotaların otomatik olarak belirlenmesi ve kullanıcıya rotanın görsel çıktısının sunulması açısından katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Araç yönlendirme problemiEvde sağlık hizmetleriSağlık hizmetleri+2
Gökhan Çaybaşı
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Veri zarflama analizi ile hizmet sektöründe performans değerlendirme: Ticaret il müdürlükleri örneği

Günümüzde işletmelerin varlığını verimli bir şekilde devam ettirebilmeleri müşteri memnuniyetini sağlamaktan geçmektedir. Bu anlayış hizmet sektörüne de hâkim olmaya başlamış olup; müşterilere daha iyi hizmet vermek, şikâyetlere daha basit ve hızlı çözümler üretmek ve müşterilerin memnuniyetini sağlamaya yönelik planlanmaktadır. Bu tez çalışmasında 81 İlde faaliyet gösteren Tüketici Hakem Heyetleri (THH) tarafından yürütülen iş ve işlemlerin daha kaliteli olmasını sağlamak amacıyla 2017 yılına ait veriler kullanılarak Tüketici Hakem Heyetlerinin göreli etkinlikleri Veri Zarflama Analizi tekniklerinden çıktıya yönelik ölçeğe göre sabit getiri (CCR) yöntemiyle tespit edilmiş ve performans değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda 23 İl THH'nin (Ankara, Antalya, Aydın, Gümüşhane, İstanbul, Konya, Sinop vs.) etkin, 58 İl THH'nin (Adana, Çanakkale, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, İzmir, Kayseri, Samsun, Trabzon vs.) göreli etkin olmadığı sonucuna varılmıştır. Etkin olmayan İl Tüketici Hakem Heyetlerinin etkin olabilmeleri için önerilerde bulunulmuştur.

Hizmet sektörüMüşteri tatminiPerformans+5
Hülya Güner Ertemoğlu
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yağlı tohum saklama deposu yer seçimi model önerisi: Türkiye örneği

Artan dünya nüfusuna paralel olarak ülkelerin beslenme ihtiyaçları her geçen gün daha da önem arz etmektedir. Günümüzde beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir yer tutan tarım sektörü, canlıların beslenme ihtiyacını karşılamanın yanı sıra birçok sanayi kolunun işlevlerini gerçekleştirmek için sağladığı hammaddenin de ana kaynağını oluşturmaktadır. Özellikle Türkiye'nin tarımsal ürünlerinde önemli bir yere sahip olan ve neredeyse ülkenin tamamında yetiştiriciliği yapılan, canlıların beslenmesinde ve birçok sektör için hayati öneme sahip olan yağlı tohumlarla ilgili çalışmaların arttırılması büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, yağlı tohumların saklanabileceği potansiyel depo yerlerinin belirlenmesine yönelik bir model önerisi sunmaktır. Bu noktada çalışmada dört aşamalı bir model tasarlanmıştır. Birinci aşama bütünleşik AHP-TOPSIS yöntemi ile Türkiye'nin her bir bölgesinde Delphi tekniği ile belirlenen kriterler ekseninde yağlı tohum saklama potansiyeli en yüksek olan illerin belirlenmesidir. İkinci aşama mevcut durumda Türkiye için en doğru depo sayısı ve yerlerinin P-Medyan yöntemiyle tespit edilmesidir. Üçüncü aşama iseönerilen modelin belirlenen amaca ve problemin yapısına uygunluğunun testedilebilmesi adına Panel Veri Analiziyleyağlı tohum ürünleri üretim miktarlarının belirlenmesi için bir tahmin gerçekleştirilmesidir. Ayrıca, bu tahmini yapmak ve test etmek için 2030 yılı yağlı tohum saklama deposu yer ve sayısının belirlenmesine dair bir örnek vaka gerçekleştirilmiştir. Son aşamada ise gerçekleştirilen durum senaryolarının maliyet analizi yapılmıştır. Elde edilen genel sonuçlara göre Türkiye'de mevcut durumda en uygun yağlı tohum saklama deposu sayısı dört, bu depoların kurulacağı iller ise Adana,Samsun, Şanlıurfa ve Tekirdağ olarak belirlenmiş,2030 yılı durumunda belirlenen en uygun depo sayısı dört ve depoların kurulacağı iller ise Konya, Samsun, Şanlıurfa ve Tekirdağ olarak tespit edilmiştir. Mevcut durumda dört depo kurulması durumunda toplam maliyet 28.078.347,25 $, 2030 yılı durumunda dört depo kurulması durumunda ise toplam maliyet 32.577.991,29 $ olarak hesaplanmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciDepolarPanel veri modelleri+4
Ramazan Eyüp Gergin
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otomotiv endüstrisi için en uygun açık inovasyon modelinin belirlenmesi: Bir çok kriterli karar verme yaklaşımı

Bu çalışmada, otomotiv endüstrisi için en uygun açık inovasyon modelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Açık inovasyon model seçimi probleminin çözümü için Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımlarından yararlanılmıştır. Önerilen yaklaşıma göre, öncelikle ilgili literatürdeki çalışmalar doğrultusunda tespit edilen kriterlerin ağırlıkları AHP yöntemi ile belirlenmiş ve ardından VIKOR tekniği ile alternatiflerin sıralaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, en fazla öneme sahip açık inovasyon model seçim kriterleri sırasıyla; yeni pazarlara erişim (0.134), maliyet azaltma (0.129) ve eğitim ve teşvik politikaları (0.119) olarak belirlenmiştir. Ayrıca, otomotiv endüstrisi için en uygun modelin karma açık inovasyon olduğu tespit edilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciAçık inovasyonKarar verme+4
Ayşe Demir
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Blokzincir teknolojilerinin COVID-19 kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki uygunluğunun değerlendirilmesi yönelik çok kriterli karar verme yaklaşımı

Afet ve acil durumlar sosyal olarak yaratılan riskin sonuçlarıdır. Ulusal sınırların ötesinde küresel etkiler yaratmaktadır. Çin'de başlayan Covid-19 pandemisinin tüm dünya'yı ekonomik, sosyal ve politik bir biçimde etkilemesi afetlerin sadece ulusal değil uluslararası bir sosyal sorun olduğunun kanıtı niteliğindedir. Biyolojik bir afet olan Covid-19 salgınıyla mücadele edebilmek ve gelecekteki benzer pandemi olaylarına hazırlık için afet yönetiminin bütün aşamalarına yönelik önlemlerin eşgüdümlü yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle herhangi bir afet veya acil durumla mücadelede sınırların ötesinde uluslararası işbirliği, paydaş katılımı, teknoloji transferi, ulusal durum bilgilerinin güncel ve şeffaf sunumu önemlidir. Blokzincir Teknolojiler (BT), kullanıcıların erişimine açık, aracıları ortadan kaldıran şeffaf, izlenebilir ve güvenilir bir ağ yapısı niteliğinde veri tabanıdır. İlk olarak 2008 yılında finans alanında kullanılmaya başlanmış ancak süreç içinde birçok kullanım alanı bulmuş olmasına rağmen afet ve acil durumlarda kullanımı hala daha çok yenidir. Bu nedenle çalışmanın amacı BT'nin Covid-19 pandemisi kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki etkinliğinin Analitik Ağ Süreci Yöntemi ile değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Blokzincir Teknoloji'sinin Covid-19 pandemisiyle mücadelede potansiyel faydası en yüksek kriter geliştirilmiş otomasyon ve programlanabilirlik iken risk yönetimi aşamasında entegrasyonunun en etkin olduğu süreç rehabilitasyon olarak belirlenmiştir.

Acil durum yönetimiAcil durumlarAfet riski+7
Sümeyye Yanılmaz
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnsani yardım lojistiği planlama süreci için bir model ve takip sistemi önerisi: Hatay ili örneği

Bugün dünya çok sayıda insani krizle karşı karşıya kalmakta etkilenen nüfusu rahatlatmak, kayıpları ve insan acısını en aza indirmek için insani yardım kararları alınmaktadır. Türkiye tarihi ve kültürün getirdiği güçlü bir gelenekle dünyada en çok insani yardım yapan ülke konumuna gelmiştir. Hatay, Suriye Arap Cumhuriyeti'nde yaşanan iç karışıklığa bağlı kitlesel nüfus hareketliliği ve devam eden insani krizle mücadele çalışmalarının yoğun şekilde yürütüldüğü sınır ilimizdir. Dünyada ve ülkemizde, daha önce meydana gelen insani krizlerde insani yardım lojistiği faaliyetleri için çeşitli çözümler bulunmaya çalışılmış fakat çoğu zaman bu çözümler genel geçer esaslara dayandırıldığından bölgesel gereksinimlere yanıt vermekten uzak kalmıştır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) tekniği uygulanarak insani yardım lojistiğinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri sunan bir model geliştirmektir. Çalışma genel itibariyle üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada ilgili literatürden ve insani yardım lojistiği hizmeti sunan kurum/kuruluş yetkililerinin görüşleri alınarak DELPHİ yöntemi ile sorunlar tespit edilmiştir. Ardından bu sorunların çözümlenme öncelikleri (ağırlıkları) Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi ile belirlenmiştir. Son aşamada ise Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ilişki matrisleri sayesinde "İnsani yardımların takip edileceği sistem oluşturulması" en iyi çözüm önerisi olarak belirlenmiştir. Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından yürütülen "İnsani Yardım Kayıt Sistem Yazılım Alt Yapısı" isimli proje ile çözüm önerisi hayata geçirilmiştir. Bu tez çalışması ile insani yardım lojistiği planlama sürecine bir model geliştirmiş, devamında model uygulamaya alınmıştır. Böylece sistematik bir yaklaşımla (planla-uygula-kontrol et-önlem al, PUKÖ) planlaması yapılan model, uygulanmış ve kontrolleri sağlanarak gerekli önlemler alınmaya devam edilmektedir.

Afet yönetimiAfetlerLojistik+2
Gülşah Ayvazoğlu
Gümüşhane University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil liman olabilme potansiyelleri açısından limanların ANP-BOCR Yöntemi ile değerlendirilmesi

Çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren limanların yeşil liman olabilme potansiyellerinin değerlendirilmesidir. Bu bağlamda öncelikle kapsamlı bir literatür araştırması gerçekleştirilmiş ardından alınan uzman görüşleri doğrultusunda yeşil liman performansını etkileyen kriterler belirlenmiştir. Çalışmanın alternatiflerini 2020 yılı sektör raporu verilerine göre bölgesel bazda konteyner (TEU) elleçlemesi en yüksek liman başkanlıkları kapsamında yeşil liman sertifikasına sahip olmayan limanlar oluşturmuştur. Önerilen model ile bir Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımı olan ANP-BOCR yönteminden yararlanılarak kriterlerin ağırlıkları tespit edilmiş ardından alternatiflerin sıralaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, en yüksek ağırlığa sahip olan kriter, hava kirliliğini azaltmak (0,049), en düşük ağırlığa sahip kriterler ise liman ücretlerinde ceza fiyatlandırması yapılmaması (0,015) ile soğuk ütüleme ve gemi hızı düşürme teknolojisi kullanılması (0,015) olarak tespit edilirken Mersin International Port (0,055) en yüksek ağırlığa sahip alternatif olarak belirlenmiştir.

ANP-BOCRAnalitik ağ süreciLimanlar+2
Büşra Keske
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bütünleşik çok kriterli karar verme yaklaşımıyla TR90 Bölgesine yönelik Silah Organize Sanayi Bölgesi yer seçimi

Çalışmanın temel amacı, bütünleşik çok kriterli karar verme yaklaşımıyla TR90 Bölgesine yönelik silah organize sanayi bölgesi yer seçimi kararı verilmesidir. Bu amaçla ilgili literatür detaylı olarak incelenmiş ve yer seçiminde kullanılan öncü kriterler belirlenmiştir. Uzman görüşü ve savunma sanayisinde öncü firmalara sahip olması ile alternatifler TR90 Bölgesi'ndeki (Trabzon, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu ve Rize) iller olarak seçilmiştir. Kriter ağırlıklarının hesaplanmasında FUCOM, alternatiflerin sıralamasında ise VIKOR yöntemi tercih edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, en yüksek öneme sahip ana kriter maliyet, en düşük öneme sahip ana kriter ise sosyo-ekonomik faktörler olarak tespit edilmiştir. Alt kriterler arasından ise en yüksek öneme sahip arazi maliyetleri iken en düşük öneme sahip alt kriter afet lojistiğine etkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. VIKOR ile sıralanan alternatifler arasından en uygun ilin Trabzon olduğu tespit edilmiştir.

Organize endüstri bölgesiSavunma endüstrisiTesis yer seçimi+2
Fatma Nur Tip
Gümüşhane University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki engellerin aşılmasında Blockchain etkilerinin çok kriterli karar verme teknikleriyle analiz edilmesi

Bu çalışmada sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki engelleri belirlemek, ağırlıklandırmak ve engellerin aşılmasında Blockchain teknolojisinin faydalarının etkilerini analiz etmek amaçlanmıştır. Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki engeller literatürdeki çalışmalar ve uzmanlarla görüşmeler ile belirlenmiştir. Engellerin ağırlıkları ÇKKV yöntemlerinden Best-Worst Method (BWM) yöntemi ile tespit edilmiştir. Engellerin aşılmasında hangi blochchain faydasının ne kadar etkili olabileceği ise ÇKKV yöntemlerinden Evaluation Based on Distance from Average Solution (EDAS) yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi önündeki en önemli engeller "Yeni teknolojiye direnç gösterme ve mevcut teknolojiye bağlılık, Yeşil veya çevreci etiketli ürünlerin yetersizliği, Tedarikçiler ve paydaşlarda çevre ve sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi (STZY) bilinci eksikliği" olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu engellerin aşılmasında en etkili Blockchain faydalarının ise sırasıyla Merkeziyetsizlik, Denetlenebilirlik ve Şeffaflık olduğu görülmüştür. Ayrıca sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi engellerinin aşılmasında Blockchain teknolojisinin alışılmışın dışında çözümler sunduğu ve tedarik zinciri yönetimlerindeki boşlukları faydalı bir biçimde doldurarak sürdürülebilir hale getirdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Blockchain, ÇKKV, Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi

BlockchainBlok zinciri sistemiSürdürülebilir kalkınma+4
Mehmet Zahit Hanzade
Gümüşhane University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Blokzincir teknolojisinin afetlerin kriz yönetimi evresinde ortaya çıkan sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimindeki engellerin ortadan kaldırılmasına olan etkisi

Afetler sonucunda meydana gelen olumsuz koşullarda, afetzedelerin ihtiyaç duydukları yardımların kısa bir zamanda tedarik edilip, afet bölgesine ulaştırılması önemlidir. Bundan dolayı sürdürülebilir tedarik zincirinin kriz anlarında etkili bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Afetler ile mücadele ederken birçok organizasyon iş birliği içerisinde olmalı, olay ile ilgili bilgiler şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır. İlk kez 2008 yılında kullanılan blokzincir teknolojisi; bir kişi, kurum, topluluk veya devletin otoritesine ihtiyaç duymadan blokzincir üyeleri arasında paylaşılan dijital etkinlik kayıtlarının var olduğu, çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilirliği sağlayabilecek güvenilir bir veri tabanı olarak ifade edilmektedir. Afet alanında kullanımı yeni bir teknolojidir. Çalışmanın amacı, krizlerde tedarik zinciri yönetiminde karşılaşılan sorunların ortadan kaldırılmasında blokzincir teknolojisinin etkisinin bütünleşik DEMATEL (The Decision Making Trial and Evaluation Laboratory)-ELECTRE (Elemination and Choice Translating Reality) yöntemi ile değerlendirilmesidir. İlk aşamada blokzincir teknolojisinin faydaları DEMATEL yöntemi ile önceliklendirilmiştir. İkinci aşamada ise blokzincir teknolojisinin kriz yönetiminin hangi safhasında etkili olacağına ELECTRE yöntemiyle karar verilmiştir. Önem düzeyi en yüksek kriter Güvenlik, bu kriterin kriz yönetimi evresine entegrasyonunda en etkili olduğu safhanın ise Yeniden Yapılanma olduğu sonucuna varılmıştır.

Afet yönetimiAfetlerBlok zinciri sistemi+4
Mervenur Selim
Gümüşhane University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 pandemisi sürecinde afet yönetim döngüsünde ortaya çıkan insani yardım sorunlarına ilişkin analitik bir değerlendirme: Türk Kızılay örneği

2019 yılı aralık ayında Çin'in Wuhan kentinde başlayan koronavirüs hastalığı (COVID-19) çok geçmeden tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020 tarihinde hastalık COVID-19 pandemisi olarak ilan edilmiştir. Pandemiyle birlikte dünyada diğer afetler olmaya devam etmektedir. Bu durum insani yardım kuruluşlarına, insani yardım operasyonlarına ve insani yardım çalışanlarına ayrıca zorluk çıkarmaktadır. Salgın hastalıkların bundan sonraki süreçte süreklilik arz edebileceği konusu her geçen gün kamuoyunda daha fazla zikredilmekte ve göstergeler de bu durumun doğruluğuna işaret etmektedir. Bu doğrultuda mevcut çalışmada Türk Kızılay'ı özelinde COVID-19 pandemisi çerçevesinde afet yönetim döngüsü içerisinde ortaya çıkan sorunların belirlenmesi, önceliklendirilmesi ve bu sorunlara çözüm önerisi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla üç aşamalı bütünleşik çok kriterli karar verme tekniklerinin kullanıldığı bir modelden faydalanılmıştır. İlk aşamada Delphi tekniği kullanılarak Türk Kızılay'da çalışan insani yardım profesyonelleriyle görüşmeler yapılıp ardından kapsamlı bir literatür araştırması ile COVID-19 pandemisi çerçevesinde afet yönetim döngüsünde yaşanılan sorunlar belirlenmiştir. İkinci aşamada The Decision Making Trial and Evaluation Laboratory (DEMATEL) yöntemi ile bu sorunlar önceliklendirilmiştir. Son aşamada ise çözüm önerileri Vise Kriterijumska Optimizacija I Kompromisno Resenje (VIKOR) yöntemi ile sıralanmıştır. Bu yolla elde edilen sonuçlar başta Türk Kızılay olmak üzere bundan sonraki salgın hastalıklarda kullanılabilecek bir rehber niteliğinde olabilecektir. Çalışma sonucunda, belirlenen kriterler arasında en fazla öneme sahip kriter bilgi eksikliği olup alternatifler arasından ideale en yakın çözüm önerisi salgın hastalıklar hakkında stratejik plan hazırlanması olarak ortaya çıkmıştır.

Afet yönetimiCOVID 19DEMATEL+4
Kader Aygün
Gümüşhane University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döngüsel ekonomi çerçevesinde tıbbi atık yönetim sürecine blokchain teknolojisinin etkisinin bütünleşik FUCOM-ARAS yöntemiyle belirlenmesi

Döngüsel ekonomi kavramı kaynakların yeniden kullanımını sağlamak, girdileri düşürerek atık üretimini en az seviyeye çekmek ve maliyetleri azaltmak gibi amaçlar edinerek çevre üzerindeki yükü azaltmaya odaklanmıştır. Maliyetlerin artışı sağlık tesislerinin ve beraberinde birçok kuruluşun tıbbi atık yönetimine odaklanmasını gerekli kılmaktadır. 2008 yılında ortaya çıkan blokzincir teknolojisi, güvenilir bloklar bütününden meydana gelen denetlenebilir ve izlenebilir işlemlerden oluşan bir veri tabanıdır. Bu teknolojinin şeffaflık, güvenilirlik, erişilebilirlik, esneklik, dijitallik/otomatiklik vb. özellikler barındırması tıbbi atık yönetim sürecine akabinde döngüsel ekonomik sisteme çeşitli avantajlar sağlayabilir. Bu kapsamda çalışmanın amacı sağlık kuruluşları ve sürdürülebilir kalkınma için önem arz eden tıbbi atık yönetim sürecinin etkinliğini döngüsel ekonomi çerçevesinde ve blokzincir teknolojisinin bu sürece olan katkısını göz önüne alacak şekilde çok kriterli karar verme teknikleri (ÇKKVT) ile değerlendirmektir. Çalışmada yer alan kriter ve alternatifler literatür araştırması ile belirlenmiştir. Kriterlerin önem ağırlıklarının hesaplanması ÇKKV yöntemlerinden Full Consistency Method (FUCOM) yöntemi ile elde edilmiştir. Alternatiflerin sıralanması ise ÇKKV yöntemlerinden Additive Ratio Assessment (ARAS) yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda blokzincir teknolojisinin döngüsel ekonomi çerçevesinde tıbbi atık yönetim sürecinde potansiyel faydası en yüksek kriter güvenilirlik iken yönetim sürecinde entegrasyonunun en etkin olduğu aşama tıbbi atıkların depolanması aşaması olarak belirlenmiştir.

ARASBlockchainBlok zinciri sistemi+3
Bilge Batar
Gümüşhane University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00

Diğer danışmanlar