Doç. Dr. Murat Başar danışmanlığındaki tezler
16 tez · Uşak University
İlk okuma ve yazma öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Araştırmanın amacı, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programını uygulayan sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretiminde karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Uşak il merkezinde görev yapmakta olan 20 birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar ilk okuma yazma öğretiminin hazırlık, sesi hissettirme ve tanıma, hece oluşturma, kelime, metin oluşturma ve serbest okumaya geçiş dönemlerine göre ayrı ayrı tespit edilmiştir. Toplanan veriler doğrultusunda bu dönemler içerisinde yaşanan sorunlar; öğrenciden kaynaklanan sorunlar, veliden kaynaklanan sorunlar, programdan kaynaklanan sorunlar ve öğretmenden kaynaklanan sorunlar kodları altında incelenmiştir. Öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerileri ise öğretmenlerin çözüm önerileri kodu altında ortaya konulmuştur.
Korunmaya muhtaç öğrencilerin öğrenme ve öğretme sürecinde karşılaştıkları sorunların öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ) ; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile sınırları belirlenmiş, yaşadığı ve yaşattığı sorunlar nedeniyle, onları inceleyen alan uzmanlarınca ve nihayetinde mahkeme tarafından özel tedbirlere ihtiyaç duyduğuna karar verilen çocuktur (Çocuk Koruma Kanunu [ÇKK], 2005: madde 3). Bu araştırmada; haklarında koruma kararı verilerek Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ) kapsamına alınmış öğrencilerin öğrenme ve öğretme sürecinde karşılaştıkları sorunların öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma betimsel tarama modeline göre düzenlenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olan iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, KMÇ kapsamındaki öğrencilerin öğrenim gördükleri, üç farklı okuldaki, farklı sınıflarda görevli olan ve kendileriyle görüşme yapılan 8 erkek ve 10 kadın olmak üzere 18 öğretmen oluşturmuştur. Bu araştırmanın verileri, çalışma grubunda yer alan öğretmenler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Ayrıca farklı sınıflarda; hem sınıf içerisinde hem de okul bahçesinde olmak üzere toplam 46 saat gözlem yapılmıştır. Gözlem yolu ile veri elde etmek amacıyla yarı yapılandırılmış gözlem formundan yararlanılmıştır. Gözlem sonuçları ile görüşme bulguları karşılaştırılarak geçerlik ve güvenirlik arttırılmaya çalışılmıştır. Görüşme yapılarak elde edilen veriler, gözlem yolu ile elde edilen bulgular ile uyumludur. Gözlem sonuçları, görüşme sonuçlarını desteklemektedir. Elde edilen veriler ışığında tema, kod ve alt kodlar oluşturulmuş, her biri alan uzmanları ile birlikte titizlikle incelenerek değerlendirilmiştir. Oluşan temalar; "öğrenme ve öğretme", "sosyalleşme ve uyum", "problem davranışlar" ve "öneriler" şeklindedir. Bu temalara uygun olarak kodlar ve alt kodlar oluşturulmuştur. KMÇ kapsamındaki öğrenciler tarafından, kanunun koruyuculuğunun istismar edildiği sonucuna ulaşılmıştır. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin öğrenme öğretme etkinliklerine katılmaya istekli olmadıkları, akademik başarılarının düşük olduğu, sosyal etkinliklere katılmaya istekli oldukları ancak burada da sosyal etkinliğin/oyunun düzenini bozma eğiliminde oldukları belirlenmiştir. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin; öğretmen ve arkadaşları ile birlikte diğer öğrenci velilerinin de sosyal kabulüne ihtiyacı olduğu belirlenmiştir. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin hem okul ortamında hem yuva ortamında birbirlerini olumsuz etkileyebildikleri tespit edilmiştir. Arkadaşlarına karşı saldırganlık, kurallara uymama, okuldan kaçma, okul eşyalarına zarar verme gibi problem davranış sergileme eğiliminde oldukları belirlenmiştir. Okullar ile KMÇ kapsamındaki öğrencilerin kalmakta oldukları kurumlar arasında iletişim eksikliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ), öğrenme-öğretme süreci, karşılaşılan sorunlar
Sınıf öğretmenlerinin okuma alışkanlıklarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin okuma düzeylerinin belirlenmesi ve öğretmenlerin kişisel değişkenlere göre okuma alışkanlıklarının incelenmesidir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Uşak ilinde çalışmakta olan 890 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri ise araştırmaya gönüllü olarak katılan 345 öğretmenden toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve "Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, 30 madde ve 6 boyuttan oluşan 5'li Likert tipi bir ölçektir. Sınıf öğretmenlerinin okuma düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin bazı kişisel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için gerçekleştirilen bu çalışma betimsel tarama modelindedir. Bu çalışmada elde edilen güvenirlik katsayısı değerleri alan yazında belirtilen 0,70 değerinin üstündedir. Bu sonuca göre çalışmada kullanılan ölçeğin güvenilir bir ölçek olduğu söylenebilir. Okumaya ilişkin ölçekten elde edilen puanlara göre okuma isteklerine ait puan ortalamalarının diğer boyutlara göre biraz daha düşük olduğu söylenebilir. Cinsiyete göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre okuma alışkanlıklarının daha yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Medeni durum, mesleki kıdem ve öğretmenlerin çalıştıkları okulların yerleşim yerlerine göre öğretmenlerin okuma alışkanlıkları değişkenlik göstermemektedir. 1-2 çocuğu olanların, hiç çocuğu olmayanlara göre okumayı daha gerekli görmekte olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin internette günlük zaman geçirme süresinin okuma alışkanlığını etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin internette kalma süresi arttıkça okuma alışkanlığı azalmaktadır. Bu çalışma ile farklı değişkenlerin öğretmenlerin okuma alışkanlığını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma alışkanlığı, Sınıf Öğretmeni
Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stillerinin uygulanma durumları
Okul müdürlerinin liderlik stillerinin uygulanma durumlarının öğretmen görüşlerine göre incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada, paralel karma desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 294 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Nitel veriler için 14 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmadaki nicel veriler "Okul Müdürleri Liderlik Stili Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerle ulaşılan sonuçların nasılını ve nedenini ortaya koymak için nitel çalışma yapılmıştır. Araştırmanın nitel verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen boyutların ilişkisini ortaya koyabilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada bağımsız t testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi ANOVA testi yapılmıştır. Anova testinde anlamlı fark çıkan boyutlarda farkın kaynağını belirleyebilmek için Tukey testine bakılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen verilere göre temalar belirlenmiştir. Bu temalara göre alt kodlar oluşturulmuş ve temaların frekansları belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, dönüşümcü liderlik stiline sahip bir okul müdürü sürdürümcü ve serbest bırakıcı liderlik sitilini ortaya koyamamaktadır. Okul müdürlerinin okulu tanıma süreci tamamlanınca onların dönüşümcü liderlik stili ortaya koydukları ancak okulda çalışma süresi arttıkça sürdürümcü liderlik stilini benimsedikleri belirlenmiştir. Okul müdürünün yöneticilik stiline göre; öğretmenin, öğrencinin, velinin kurumsal yapıya karşı tutum ve davranışlarının etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Müdürü, Liderlik Stili, Dönüşümcü Liderlik, Sürdürümcü Liderlik, Serbest Bırakıcı Liderlik.
Anlatım stilleri ile okuduğunu anlama ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, anlatım stilleri ile okuduğunu anlama ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmaya Afyonkarahisar ilinin merkez beldesindeki bir ilkokulun dördüncü sınıfında öğrenim görmekte olan 20 öğrenci katılmıştır. Araştırmada deneysel yöntemlerden tek grup ön test son test zayıf deneysel desen modeli kullanılmıştır. Çalışmada veri çeşitliliğini sağlamak için nicel verilerle birlikte nitel veriler toplanmış olup nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmada öğrencilerden okudukları kitabı kendi belirledikleri bir anlatım stiliyle anlatmaları istenmiştir. Araştırma süresince veriler; araştırmacı günlüğü, araştırmacı gözlemleri ve notları, öğrenci ürünleri, öğretmen, öğrenci ve veli yarı yapılandırılmış görüşme formu, fotoğraf ve ses kayıtları, Okuduğunu Anlama Başarı Testi ve Okuduğunu Anlama Başarı Kalıcılık Testi aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci on iki hafta sürmüştür. Çalışmada öğrencilerin kullandıkları anlatım stili sayısı ve okudukları kitap sayfa sayılarıyla elde edilen veriler Betimsel İstatistik, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Ön test, son test ve kalıcılık testi arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığını belirlemek amacıyla Bağımlı (İlişkili) Gruplar t Testi uygulanmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde Betimsel analiz yapılmıştır. Çalışma sonunda öğrencilerin Sözlü Anlatım, Özet Çıkarma, Görsel Anlatım, Şiir Yazarak Anlatma, Soru Cevap, Test Hazırlama, Akrostiş, Şarkı Söyleme ve Pandomim anlatım stillerini kullandıkları tespit edilmiştir. Öğrenciler tarafından en çok kullanılan anlatım stili Sözlü Anlatım olurken en az kullanılan anlatım stili Akrostiş olmuştur. Öğrencilerin okuduğu kitabı istediği anlatım stiliyle anlatmasının öğrencilerin kendi anlatım stillerini, okuma ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiği, öğrencilerde okuma isteği ve alışkanlığı oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlatım stili, Okuduğunu anlama, Okuma alışkanlığı
Okul güvenliğine ilişkin yönetici, öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu çalışmada okul güvenliğinin okul yöneticisi, öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma betimsel tarama modeline göre tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Uşak il ve ilçe merkezindeki ilkokullar ve ortaokullarda görevli rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 346 öğretmen ve 4.5.6.7.8. sınıflarda öğrenim gören 549 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Okul Güvenliği Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada verilerin çözümlenmesi ve yorumlanmasında istatistik programından yararlanılmıştır. Maddelerin frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmış; t-testi ve ANOVA testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında öğretmenler öğrencilere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Okul yöneticileri öğretmenlere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Kız öğrenciler ise erkek öğrencilere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Öğretmen görüşlerine göre öğretmenlerin meslekteki kıdemi, okuldaki hizmet süresi, okulun eğitim durumu, okulun bulunduğu yerin sosyo-ekonomik durumu ve okul mevcudu okul güvenliğine ilişkin görüşlerini etkilemiştir. Öğrenci görüşlerine göre ise ilkokul öğrencileri, ortaokul öğrencilerine göre okulu daha güvenli bulmuştur. Dördüncü sınıfta öğrenim gören öğrencilerin, 5-6-7-8. sınıfta öğrenim gören öğrencilere göre okulu daha güvenli buldukları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul güvenliği, güvenli okul, şiddet, zorbalık
Öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerle ilgili aile görüşlerinin incelenmesi
Öğrenme güçlüğü, Türkiye'de öğrenme öğretme sürecinde adı sıklıkla duyulmasına rağmen kavram yanılgılarının olduğu ve yeterince bilinmeyen bir özel eğitim alanıdır. Bu araştırmada aile görüşlerine göre ilkokulda öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin karşılaştıkları sorunların incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 öğretim yılında İstanbul ilinin Küçükçekmece ve Avcılar ilçelerinde ilkokulda öğrenim gören, öğrenme güçlüğü tanısı almış 15 öğrencinin ailesi oluşturmuştur. Bu araştırmanın verileri, çalışma grubunda yer alan öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin aileleri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin tanılama sürecinin sınıf öğretmeninin fark etmesiyle başladığı tespit edilmiştir. Öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere mevzuattan ve tanılama sürecinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle üst sınıflarda "Öğrenme Güçlüğü" tanısı konulabildiği belirlenmiştir. Bu öğrencilerin en çok okuma yazma alanında öğrenme güçlüğü yaşadığı tespit edilmiştir. Öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin öğretmenlerinin bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlamadığı görülmüştür. Okul idaresi ve rehberlik servisinin mevzuatta yer alan rutin uygulamaların dışında sorunun çözümüne yönelik bir çalışma yapmadıkları belirlenmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın tanılama sistemindeki modülden kaynaklanan nedenlerle öğrenme güçlüğü yaşayan bazı öğrencilere " Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizlik" tanısı konulduğu belirlenmiştir. Öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin, öğretmen ve arkadaşları tarafından sosyal kabulünün gerçekleştiği görülmüştür. Aynı sınıfta öğrenim gören ve çocuğu öğrenme güçlüğü yaşamayan veliler tarafından ise sosyal yalıtıma maruz kaldığı tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenleri, okul öncesi öğretmenleri ve ailelerin öğrenme güçlüğüne yönelik farkındalıklarının artırılması ve bilgilendirilmesi önerilmiştir.
2015 ilkokul 1-4 matematik öğretim programının geometri öğrenme alanı kazanımlarının öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin 2015 İlkokul 1-4 Matematik Öğretim Programının Geometri Öğrenme Alanı kazanımlarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma, nicel ve nitel verilerin birlikte kullanıldığı karma yöntemle yapılmıştır. Araştırmanın evreninde; Uşak İlindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 2016-2017 yılında ilkokullarda görev yapmakta olan 896 sınıf öğretmeni bulunmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 317 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Öksüz (2015)'ün İlkokul Matematik Programını Değerlendirme Ölçeğinin 21 maddesi geometriye uyarlanarak kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde betimsel istatistikte yer alan aritmetik ortalama, frekans, yüzdeler ve standart sapma hesaplamaları yer almıştır. Ayrıca tek yönlü ANOVA ve t testinden yararlanılmıştır. Nicel çalışmada elde edilen bulguları derinleştirebilmek için 20 sınıf öğretmeni (15'i programı inceleyen, 5'i incelemeyen) ile görüşme yapılmıştır. Görüşmeler yarı yapılandırılmış formlar ile gerçekleştirilmiştir. Böylece nicel çalışmadan elde edilen veriler nitel çalışma ile desteklenmiştir. Bu yüzden araştırmanın deseni açımlayıcı sıralı karma desendir. Araştırmada edilen sonuçlara göre: Sınıf öğretmenlerinin 2015 İlkokul 1-4 Matematik Öğretimi Geometri Öğrenme Alanı kazanımlarına yönelik, cinsiyet ve görevli oldukları sınıf düzeyine ilişkin görüşlerinde herhangi bir farklılaşma bulunamamıştır. Kıdem değişkeni için 24 yıl ve üzeri hizmet süreli öğretmenlerin, 2015 programının geometri kazanımlarını, kıdemi 0-5 yıl, 6-11 yıl ve 12-17 yıl olan öğretmenlere göre daha olumlu bulduğu tespit edilmiştir. Kıdemi 18-23 yıl olan öğretmenler, kıdemi 6-11 yıl olan öğretmenlere göre, 2015 programının geometri kazanımlarını daha çok beğenmişlerdir. Programı inceleme durumuna ilişkin değişken için, programı inceleyen öğretmenlerin incelemeyen öğretmenlere göre programın geometri kazanımları hakkında daha olumlu düşündüğü görülmüştür. Okulların bulunduğu yerleşim türü değişkeni için, il merkezinde görev yapan öğretmenlerin, ilçe merkezinde görev yapan öğretmenlere göre programın geometri kazanımlarını daha olumlu bulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durumu düşük olan okullarda görev yapan öğretmenler, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik açıdan orta ve iyi düzeydeki okullara göre 2015 programının geometri öğrenme alanı kazanımlarını daha olumsuz yönde değerlendirmişlerdir. Sınıf öğretmenlerinin önemli bir kısmı, 2015 İlkokul 1-4 Matematik Öğretim Programı Geometri Öğrenme Alanı kazanımlarını olumlu, öğrenci seviyesine uygun, günlük hayatla ilişkili, tutarlı, açık ve anlaşılır olarak değerlendirmiştir. Öğretmenler, 2015 programının geometri kazanımları için uygulanan anketin 21 maddesinin 17'si için olumlu görüş belirtirken, 4 madde için kararsız kalmışlardır. Öğretmenler, 2009 programının geometri öğrenme alanı kazanımları ile 2015 programının geometri öğrenme alanı kazanımlarını karşılaştırdıklarında ilkokuldaki tüm sınıf düzeyleri için; bilişsel, duyuşsal, psiko-motor beceriler ve kazanımlara ayrılan süre anlamında olumlu görüş belirtmişlerdir. Öğretmenler, kazanımlardaki değişikliklerden her ne kadar memnun olsa da yapılan görüşmeler sonucu çalışma detaylandığında bazı eksiklikler-yetersizlikler tespit etmişlerdir. Bu tespitlerden bazıları, sınıflar arasında devamlılık göstermeyen kazanımların olması, kazanımların basitleştirilerek öğrencilerde üst düzey becerilerin gelişimin sınırlandırılması ve süre yetersizliğinden dolayı öğretmenlerin yeterli metodolojik zenginlik uygulayamaması şeklindedir. Anahtar Kelimeler: 2015 İlkokul 1-4 Matematik Öğretim Programı, Geometri Öğrenme Alanı Kazanımları, Öğretmen Görüşleri, Karşılaştırma, İnceleme.
Sınıf öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri öz yeterliklerinin incelenmesi
Araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri öz yeterliklerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma kapsamında tekil ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, Uşak ilinde 2016-2017 yılında görev yapan ve çalışmaya gönüllü katılan 450 sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Araştırma verileri 5'li likert tipine göre hazırlanan öğretmenlere yönelik bilişim teknolojileri öz yeterlik ölçeği ve 3 sorudan oluşan öğretmen görüşme formu ile toplanmıştır. 450 anket formuyla toplanan nicel verileri desteklemek amacıyla 15 sınıf öğretmeni ile de görüşme yapılmıştır. Nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanıldığı için araştırma karma yönteme göre desenlenmiştir. Cinsiyet, okulun öğretim türü, okulunun bulunduğu yer, sınıf öğretmenin internet ve bilgisayara sahip olup olmaması gibi değişkenlere göre sınıf öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri öz yeterlik algılarında farklılık olup olmadığının tespit edilmesinde bağımsız gruplar t testi analizinden faydalanılmıştır. Mesleki kıdem, görevli olduğu sınıf, teknoloji haberlerini takip etme, gün içerisinde internete girme sıklığı gibi durumlara göre anlamlı bir farklılık olup olmadığının tespit edilmesinde (varyans analizi) Anova testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenleri ortanın üzerinde BİT öz yeterlik algısına sahip olduklarını düşündükleri görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin bilişim teknolojileri yönünden internetten bilgiye yönelik arama yapma, dosya indirme, e-mail kullanma ve multimedya araçlarını kullanmaya yönelik öz yeterliklerinin (TV, Projeksiyon ve DVD) çok iyi düzeyde oldukları belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin BİT öz yeterliklerinin cinsiyete, görevli olduğu sınıfa ve internet bağlantısına sahip olup olmamaya göre farklılık göstermediği; buna karşın eğitim durumu, mesleki kıdem, görev yaptığı yer, kişisel bilgisayarının olması, teknoloji haberlerini takip etme ve interneti kullanma sıklığı değişkenlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir.
İlkokulda İngilizce öğretiminin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Bu araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Betimsel yöntem olayların, objelerin, varlıkların, kurumların, grupların ve çeşitli alanların ne olduğunu betimlemeye ve açıklamaya çalışır. Araştırmanın evreninde; Şanlıurfa ili merkez ilçesi Eyyübiye ve Birecik ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılında görevli 1654 sınıf öğretmeni ve 71 İngilizce öğretmeni olmak üzere 1725 öğretmen yer almıştır. Araştırmanın örneklemini 286 sınıf öğretmeni ve 71 İngilizce öğretmeni olmak üzere 357 öğretmen oluşturmuştur. İlkokuldaki İngilizce öğretimi ile ilgili öğretmen görüşleri arasındaki farkı belirlemek için t testi, ANOVA (F) ve regresyon analizi kullanılmıştır. Temel Bileşenler analizi sonucunda yapısal sorunlar, kazanım elde etme, etkileşim sağlama, seviye oluşturma ve öğretim boyutu oluşmuştur. Araştırmanın alpha güvenirlik değeri ,723 KMO (Kaiser Maier Olkin) değeri de ,85 olarak bulunmuştur. İlkokuldaki İngilizce öğretimin beş boyutu toplam varyansın %62'sini açıklamıştır. Anketin beş farklı boyutu arasındaki ilişkiler incelendiğinde, ilkokulda İngilizce öğretiminde yapısal sorunlar ve kazanım elde etme boyutları arasında negatif bir ilişki olduğu görülmüştür. İlkokullarda İngilizce öğretiminde yapısal sorunlar arttığında, öğrencilerin kazanım elde etme düzeyleri azalmıştır. Yapısal sorunlar boyutu ile etkileşim sağlama, seviye oluşturma ve öğretim boyutları arasında anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Yapısal sorunlar arttıkça, etkileşimsel sorunlar, seviye oluşturmaya yönelik sorunlar ve öğretime yönelik sorunlar da artmıştır. Öğrenciler, ilkokullarda İngilizce öğretiminde kazanım elde ettikçe, etkileşim sağlamada, seviyeye oluşturmada da olumlu gelişmeler olmuştur. Etkileşim sağlamanın seviye oluşturma ve öğretim boyutlarıyla ilişkisi bulunamamıştır. Seviye oluşturma boyutunun yalnızca yapısal sorunlar boyutu ile ilişkisinin olduğu ortaya çıkarılmıştır. Öğretim boyutunun da yalnızca yapısal sorunlar boyutu ile ilişkisinin olduğu görülmüştür. Etkileşim sağlama, seviye oluşturma ve öğretim etkili yapıldığında ve ilkokullardaki İngilizce öğretiminde öğrencilerin kazanımları arttıkça, yapısal sorunlar azalmıştır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, İngilizce Öğretimi, İngilizce Programı, Normal Öğretim, Birleştirilmiş Sınıf Öğretimi
Göreve yeni başlayan öğretmenlerinin yaşadığı sosyal kültürel ve mesleki sorunlar
Bu çalışma, göreve yeni başlayan sınıf öğretmenlerinin sosyal, kültürel ve mesleki hayatta karşılaştıkları sorunları ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada desen olarak iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu Şanlıurfa ilinde görevli 30 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Çalışma grubunda yer alan 10 göreve yeni başlamış, adaylık süreci tamamlanmamış öğretmenin görev yaptığı sınıflarda gözlem yapılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiştir Göreve yeni öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar; meslek öncesi eğitim, mesleğe başlama ve çevresel sorunlar olarak üç aşamada incelenmiştir. Bu çalışma, göreve yeni başlamış öğretmenlerin lisans öğrenimlerinde; sınıf öğretmenliği öğretim programında yer alan bazı derslerin, ilkokul 1-4. sınıfların eğitim öğretim programında yer almayışı sonucu ortaya çıkan sorunlar ile lisans programında mevzuat ve resmi yazışmalara yönelik ders içeriğinin olmayışından kaynaklı yaşanan sorunları ortaya çıkarmaktadır. Aday öğretmenlerin mesleğe başlama süreci ile ilgili; yönetici ve rehber öğretmenlerden gerekli rehberliği alınamadıkları, sınıf yönetiminde ve eğitim-öğretim sürecinde yetersiz kaldıkları, İstenmeyen davranışlarla baş edememe gibi sorunlar yaşadıkları görülmüştür. Aday öğretmenlerin çevre ile ilgili olarak, çevreye sosyal, kültürel uyum ve görev yapılan kurumun yapısı kaynaklı sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Bu sorunlar aday öğretmenlerin kendisinden, aldığı eğitimden, velilerden, çevreden ve kurum yapısından kaynaklanmaktadır.
Altı dakika yönteminin akıcı okumaya etkisi
Bu çalışma, Altı Dakika Yönteminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sesli okuma hatalarının giderilmesine, akıcı okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin geliştirilmesine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Türkiye'de Altı Dakika Yöntemi ile ilgili daha önce yapılan bir çalışmaya rastlanılmaması nedeniyle önemlidir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden "eylem araştırması" ile desenlenmiştir. Eylem araştırması türlerinden ise "teknik/bilimsel/işbirlikçi" eylem araştırması kullanılmıştır. Çalışma grubunun oluşturulması için amaçlı örnekleme yöntemlerinden "benzeşik (homojen) örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde "içerik analizi" yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Konya ili merkez Selçuklu ilçesinde yer alan bir devlet okulunda öğrenim gören, altı ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Seçilen öğrenciler fiziksel ve zihinsel herhangi bir sorunu olmamasına rağmen sesli okuma güçlüğü yaşayan öğrencilerdir. Seçilen öğrencilere, Türkçe ders kitaplarında yer alan 4. sınıf "Uçurtma Yarışı", 3. sınıf "Eşek Arısının Başına Gelenler", 2. sınıf "Suya Düşen Su" ve 1. sınıf "Bizim Aile" isimli okuma metinleri okutturulmuştur. Öğrencilerin okumaları Yanlış Analizi Envanterine göre değerlendirilmiş ve okumadaki seviyelerinin 1. sınıf endişe düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Okuma seviyeleri tespit edilen öğrencilere günde 2, haftada 6 saat olmak üzere toplam 72 saat "Altı Dakika Yöntemi" kullanılarak öğretim yapılmıştır. Öğretim 40 dakikalık dersler halinde, günlük 2 ders saati olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Öğretim 3 ay devam etmiş ve 72 saat sonucunda tamamlanmıştır. Öğretim için Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmış, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Milli Eğitim Bakanlığı Türkçe ders kitaplarından seçilen, 10 adet metin kullanılmıştır. Çalışmanın uygulamaları çalışma grubunda yer alan öğrencilerin öğrenim gördükleri ilkokula yakın özel bir etüt merkezinde yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin sesli okuma hatalarında önemli oranda azalma olduğu ve tüm öğrencilerin ilerleme kaydettikleri belirlenmiştir. Akıcı okumada öğrencilerin yüksek oranda endişe düzeyinden öğretim düzeyine ilerlediği hatta bazılarının serbest okuma düzeyine oldukça yaklaştığı tespit edilmiştir. Okuduğunu anlama becerilerinde ise endişe düzeyinden öğretim düzeyine ilerledikleri, birçok kez de serbest okuma düzeyine ulaştıkları görülmüştür. Altı Dakika Yönteminin öğrencilerin sesli okuma hatalarının sıklığını azalttığı, akıcı okuma becerilerini geliştirdiği ve anlama becerilerine de katkı yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sesli Okuma, Sesli Okuma Hataları, Akıcı Okuma, Okuduğunu Anlama, Altı Dakika Yöntemi
Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stillerinin uygulanma durumları
Okul müdürlerinin liderlik stillerinin uygulanma durumlarının öğretmen görüşlerine göre incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada, paralel karma desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 294 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Nitel veriler için 14 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmadaki nicel veriler "Okul Müdürleri Liderlik Stili Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerle ulaşılan sonuçların nasılını ve nedenini ortaya koymak için nitel çalışma yapılmıştır. Araştırmanın nitel verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen boyutların ilişkisini ortaya koyabilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada bağımsız t testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi ANOVA testi yapılmıştır. Anova testinde anlamlı fark çıkan boyutlarda farkın kaynağını belirleyebilmek için Tukey testine bakılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen verilere göre temalar belirlenmiştir. Bu temalara göre alt kodlar oluşturulmuş ve temaların frekansları belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, dönüşümcü liderlik stiline sahip bir okul müdürü sürdürümcü ve serbest bırakıcı liderlik sitilini ortaya koyamamaktadır. Okul müdürlerinin okulu tanıma süreci tamamlanınca onların dönüşümcü liderlik stili ortaya koydukları ancak okulda çalışma süresi arttıkça sürdürümcü liderlik stilini benimsedikleri belirlenmiştir. Okul müdürünün yöneticilik stiline göre; öğretmenin, öğrencinin, velinin kurumsal yapıya karşı tutum ve davranışlarının etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Müdürü, Liderlik Stili, Dönüşümcü Liderlik, Sürdürümcü Liderlik, Serbest Bırakıcı Liderlik.
Korunmaya muhtaç öğrencilerin öğrenme ve öğretme sürecinde karşılaştıkları sorunların öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ) ; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile sınırları belirlenmiş, yaşadığı ve yaşattığı sorunlar nedeniyle, onları inceleyen alan uzmanlarınca ve nihayetinde mahkeme tarafından özel tedbirlere ihtiyaç duyduğuna karar verilen çocuktur (Çocuk Koruma Kanunu [ÇKK], 2005: madde 3). Bu araştırmada; haklarında koruma kararı verilerek Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ) kapsamına alınmış öğrencilerin öğrenme ve öğretme sürecinde karşılaştıkları sorunların öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma betimsel tarama modeline göre düzenlenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olan iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, KMÇ kapsamındaki öğrencilerin öğrenim gördükleri, üç farklı okuldaki, farklı sınıflarda görevli olan ve kendileriyle görüşme yapılan 8 erkek ve 10 kadın olmak üzere 18 öğretmen oluşturmuştur. Bu araştırmanın verileri, çalışma grubunda yer alan öğretmenler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Ayrıca farklı sınıflarda; hem sınıf içerisinde hem de okul bahçesinde olmak üzere toplam 46 saat gözlem yapılmıştır. Gözlem yolu ile veri elde etmek amacıyla yarı yapılandırılmış gözlem formundan yararlanılmıştır. Gözlem sonuçları ile görüşme bulguları karşılaştırılarak geçerlik ve güvenirlik arttırılmaya çalışılmıştır. Görüşme yapılarak elde edilen veriler, gözlem yolu ile elde edilen bulgular ile uyumludur. Gözlem sonuçları, görüşme sonuçlarını desteklemektedir. Elde edilen veriler ışığında tema, kod ve alt kodlar oluşturulmuş, her biri alan uzmanları ile birlikte titizlikle incelenerek değerlendirilmiştir. Oluşan temalar; "öğrenme ve öğretme", "sosyalleşme ve uyum", "problem davranışlar" ve "öneriler" şeklindedir. Bu temalara uygun olarak kodlar ve alt kodlar oluşturulmuştur. KMÇ kapsamındaki öğrenciler tarafından, kanunun koruyuculuğunun istismar edildiği sonucuna ulaşılmıştır. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin öğrenme öğretme etkinliklerine katılmaya istekli olmadıkları, akademik başarılarının düşük olduğu, sosyal etkinliklere katılmaya istekli oldukları ancak burada da sosyal etkinliğin/oyunun düzenini bozma eğiliminde oldukları belirlenmiştir. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin; öğretmen ve arkadaşları ile birlikte diğer öğrenci velilerinin de sosyal kabulüne ihtiyacı olduğu belirlenmiştir. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin hem okul ortamında hem yuva ortamında birbirlerini olumsuz etkileyebildikleri tespit edilmiştir. Arkadaşlarına karşı saldırganlık, kurallara uymama, okuldan kaçma, okul eşyalarına zarar verme gibi problem davranış sergileme eğiliminde oldukları belirlenmiştir. Okullar ile KMÇ kapsamındaki öğrencilerin kalmakta oldukları kurumlar arasında iletişim eksikliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ), öğrenme-öğretme süreci, karşılaşılan sorunlar
İlk okuma ve yazma öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Araştırmanın amacı, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programını uygulayan sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretiminde karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Uşak il merkezinde görev yapmakta olan 20 birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar ilk okuma yazma öğretiminin hazırlık, sesi hissettirme ve tanıma, hece oluşturma, kelime, metin oluşturma ve serbest okumaya geçiş dönemlerine göre ayrı ayrı tespit edilmiştir. Toplanan veriler doğrultusunda bu dönemler içerisinde yaşanan sorunlar; öğrenciden kaynaklanan sorunlar, veliden kaynaklanan sorunlar, programdan kaynaklanan sorunlar ve öğretmenden kaynaklanan sorunlar kodları altında incelenmiştir. Öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerileri ise öğretmenlerin çözüm önerileri kodu altında ortaya konulmuştur.
Anlatım stilleri ile okuduğunu anlama ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, anlatım stilleri ile okuduğunu anlama ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmaya Afyonkarahisar ilinin merkez beldesindeki bir ilkokulun dördüncü sınıfında öğrenim görmekte olan 20 öğrenci katılmıştır. Araştırmada deneysel yöntemlerden tek grup ön test son test zayıf deneysel desen modeli kullanılmıştır. Çalışmada veri çeşitliliğini sağlamak için nicel verilerle birlikte nitel veriler toplanmış olup nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmada öğrencilerden okudukları kitabı kendi belirledikleri bir anlatım stiliyle anlatmaları istenmiştir. Araştırma süresince veriler; araştırmacı günlüğü, araştırmacı gözlemleri ve notları, öğrenci ürünleri, öğretmen, öğrenci ve veli yarı yapılandırılmış görüşme formu, fotoğraf ve ses kayıtları, Okuduğunu Anlama Başarı Testi ve Okuduğunu Anlama Başarı Kalıcılık Testi aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci on iki hafta sürmüştür. Çalışmada öğrencilerin kullandıkları anlatım stili sayısı ve okudukları kitap sayfa sayılarıyla elde edilen veriler Betimsel İstatistik, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Ön test, son test ve kalıcılık testi arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığını belirlemek amacıyla Bağımlı (İlişkili) Gruplar t Testi uygulanmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde Betimsel analiz yapılmıştır. Çalışma sonunda öğrencilerin Sözlü Anlatım, Özet Çıkarma, Görsel Anlatım, Şiir Yazarak Anlatma, Soru Cevap, Test Hazırlama, Akrostiş, Şarkı Söyleme ve Pandomim anlatım stillerini kullandıkları tespit edilmiştir. Öğrenciler tarafından en çok kullanılan anlatım stili Sözlü Anlatım olurken en az kullanılan anlatım stili Akrostiş olmuştur. Öğrencilerin okuduğu kitabı istediği anlatım stiliyle anlatmasının öğrencilerin kendi anlatım stillerini, okuma ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiği, öğrencilerde okuma isteği ve alışkanlığı oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlatım stili, Okuduğunu anlama, Okuma alışkanlığı