Theses supervised by Doç. Dr. Murad Karaduman
12 theses · Akdeniz University
Sürükleyici gazetecilik uygulamaları, oyunlaştırma ve ludenik haber okuma üzerine bir araştırma
Sürükleyici gazetecilik, 360 derece görüntüleme, artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) gibi teknolojiler kullanarak okuyucuları aktif bir şekilde haberlerin merkezine yerleştiren, duygusal tepki ve empati odaklı bir habercilik biçimidir. Bu çalışma, sürükleyici gazeteciliğin haberin anlaşılabilirliği ve izleyici üzerindeki etkisini incelemeyi, genç nesillerin haber tüketim eğilimlerine katkısını değerlendirmeyi ve bu gazetecilik biçiminin meslekte sürdürülebilir bir uzmanlık alanı olarak gelişme potansiyelini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın kuramsal çerçevesi Oyunlaştırma ve Ludenik haber okuma teorisidir. Çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve odak grup yöntemine dayalı çoklu nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Bu doğrultuda, ölçüt örneklem tekniğiyle belirlenen 5 akademisyen ve 5 gazeteci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış, ayrıca 6 genç nesil bireyle odak grup çalışması gerçekleştirilmiştir. Bulgular, sürükleyici teknolojilerle hazırlanmış haberlerin, kullanıcılar üzerinde geleneksel haberlere kıyasla daha güçlü ve yoğun bir etki yarattığını göstermiştir. Ancak, erişilebilirlik kısıtlamaları ve yüksek maliyet gibi zorluklar, bu etkinin geniş çapta yayılmasını engellemektedir. Bununla birlikte sürükleyici gazeteciliğin, haberin anlaşılırlığı üzerinde olumlu bir etkisinin olmayacağı bulgulanmıştır. Genç kullanıcıların, sürükleyici gazeteciliğin içerdiği oyunlaştırma ve eğlence unsurları sebebiyle bu tür haberlere ilgi gösterdiği ve bu yaklaşımın haber tüketim yönelimlerine olumlu katkılar sağlayabileceği görülmüştür. Ancak bu durumun teknolojik karmaşıklıklar ve etik kaygılar gibi önemli engellerin ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşebileceği de bir diğer önemli bulgudur. Sürükleyici gazeteciliğin yenilikçi anlatım teknikleriyle gazeteciliğin geleceğini şekillendirme potansiyeline sahip olduğu hem akademisyenler hem de gazeteciler tarafından belirtilmiştir. Ancak, bu yaklaşımın yaygınlaşması ve sürdürülebilir bir uzmanlık alanına dönüşmesi için teknolojik ilerlemelere ve eğitim programlarına ihtiyaç duyulduğu çalışma sonunda ortaya konulmuştur
Bilişsel medya okuryazarlığı modeli bağlamında yetişkinler üzerine bir araştırma
Medya ile insan arasındaki ilişki, teknolojik gelişmelerle birlikte hem bireysel hem de toplumsal düzeyde dönüşen bir olgu olarak dikkat çekmektedir. Bilgiye erişimin tarih boyunca sınıfsal ve kültürel bir ayrıcalık olduğu gerçeği dijital çağın getirdiği yeniliklerle görünüşte azalmış olsa da dijital eşitsizlikler bağlamında farklı biçimlerde yeniden ortaya çıkmıştır. Dijital teknolojilerin hızlı yükselişi medya mesajlarının üretimi, dağıtımı ve tüketimi üzerindeki hakimiyetini artırarak bireylerin medya ile etkileşim süreçlerini çok boyutlu olarak etkilemiştir. Bu bağlamda, medya okuryazarlığı kavramı, bireylerin medya mesajlarını anlama, eleştirel değerlendirme ve bilinçli tüketim süreçlerini şekillendiren önemli bir çerçeve olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, W. James Potter'ın Bilişsel Medya Okuryazarlığı Modeli temel alınarak, medya okuryazarlığının bilinç arkasında gerçekleşen boyutlarını ele almaktadır. Bilişsel medya okuryazarlığı, bireylerin medya mesajlarını anlama ve değerlendirme süreçlerinde bilgi yapılarının, kişisel alanın, yetkinliklerin ve becerilerin nasıl bir rol oynadığını anlamayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Model, medya ile bireyler arasındaki ilişkinin karmaşıklığını kavramada teorik bir çerçeve sunmaktadır. Ancak, literatürde bu modelin ampirik olarak test edilmesi sınırlıdır ve bu boşluğu doldurmak çalışmanın temel motivasyonlarından birini oluşturmaktadır. Araştırma, Antalya'nın merkez ilçelerinde yaşayan yetişkinlerle yüz yüze anket tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiş ve 400 kişiden veri toplanmıştır. Çalışma, medya okuryazarlığını etkileyen faktörleri, özellikle sosyo-demografik özellikler ve medya kullanım alışkanlıkları bağlamında analiz etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular, dijital dünyada bilgiye erişimin sadece bir olanak değil, aynı zamanda eşitsizliklerin yeniden üretildiği bir alan olduğunu göstermektedir. Bu çalışma medya okuryazarlığının yalnızca pedagojik bağlamlarla sınırlı kalmaması gerektiğini yetişkinler ve yaşlılarla birlikte genişletilmesi gerektiğini ön görmektedir. Dijital eşitsizliklerin giderilmesi ve medya okuryazarlığının artırılması daha bilinçli bir toplumsal yapı inşa etmek için önemli bir gereklilik olarak gözükmektedir. Bu bağlamda, çalışmanın bulguları, medya okuryazarlığını geliştirmek için politika yapıcılar, eğitimciler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik somut öneriler sunmakta ve Potter'ın modelini ampirik olarak test eden araştırma olma özelliği taşımaktadır.
Türkiye'de basın dışı sermayenin ilk gazetesi Yeni Sabah'ta genel seçimler (1948-1964)
1948 yılına kadar Türkiye'de gazete sahipleri gazeteci kökenli kişilerden oluşurken, bu gelenek 16 Aralık 1948'de Safaeddin Kılıçlıoğlu'nun Yeni Sabah'ı satın almasıyla bozulmuştur. Kılıçlıoğlu, gazetecilik geçmişi olmayan bir iş insanı olarak sektöre adım atmış; gazetenin modern bir bina ve gelişmiş baskı altyapısına kavuşmasını sağlamış, teknik ve ekonomik yatırımlarla kısa sürede gazeteyi Türkiye'nin en çok satan ikinci gazetesi konumuna getirmiştir. Yeni Sabah, bu süreçte yalnızca bir medya organı olmakla kalmamış; basın, siyaset ve toplumsal alanda da aktif bir rol üstlenmiştir. Kılıçlıoğlu'nun siyasi aktörlere yakınlığı ve aktif biçimde diyaloglar kuran bir patron profili çizmesi, gazetenin dönemin siyasal ilişkilerinde de etkili olmasını sağlamıştır. Araştırma, basın dışı sermayenin ilk önemli örneği olan Yeni Sabah'ın Türk basın tarihindeki yerini ve yayın politikasındaki dönüşümleri incelemektedir. Literatürde hem gazete hem de sahibi üzerine yapılan araştırmaların son derece sınırlı olması ve daha önce yayınlanmamış belgelere yer vermesi çalışmanın özgünlüğünü artırmaktadır. Çalışmada gazetenin 1950, 1954, 1957 ve 1961 genel seçim dönemlerindeki yayınları siyasi konumlanışını anlamak için örneklem olarak seçilmiştir. Başyazılar, haberler, köşe yazıları ve karikatürler doküman analizi yöntemiyle detaylı şekilde incelenmiştir. Bulgular, gazetenin iktidara gelirken Demokrat Parti'yi kararlılıkla desteklediğini, Osman Bölükbaşı ve Cumhuriyetçi Millet Partisi'ne önemli bir alan açtığını, CHP'ye ise her dönemde mesafeli bir yayın çizgisi benimsediğini göstermektedir. Gazetenin siyasi konjonktüre göre yayın politikalarında esneklik gösterdiği, iktidarla ilişkilerinin değişimiyle birlikte söylemini de güncellediği anlaşılmaktadır. Bu çalışma, sahiplik yapısındaki kırılmayı ve basının sanayileşmesi sürecini Yeni Sabah örneği üzerinden somutlaştırmakta; gazete patronu kimliğinden ideolojik konumlanışa ve medya-siyaset ilişkilerine dek çok katmanlı bir çözümleme sunmayı hedeflemektedir. Alana katkı olarak, daha önce göz ardı edilen bir gazetenin derinlemesine incelenmesiyle, Türk basınının endüstriyel ve politik dönüşüm süreçlerine dair yeni sorular ve tartışma başlıkları açacağı düşünülmektedir.
Türkiye'de yerel gazeteciliğin alternatif formu: Hiperyerel gazetecilik
İletişim teknolojileri, doğası gereği sürekli bir dönüşüm halindedir. Özellikle internet kullanımının dünya çapında artması ve çevrimiçi habercilik modellerinin üretim ve dağıtım açısından daha esnek ve düşük maliyetli olması, yerel habercilik odaklı girişimlerin önündeki engelleri azaltmıştır. Bu gelişmeler çeşitli çevrimiçi platformlar ve sosyal medya ağları aracılığıyla hem profesyonel hem de amatör birçok yerel medya girişimlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu girişimlerden biri de hiperyerel medyadır. Hiperyerel medya; web siteleri, bloglar ve sosyal medya platformları üzerinden belirli bir coğrafi bölgedeki yerel halk ve yerel yönetimler için haber erişimini kolaylaştırmakta, aynı zamanda geleneksel yerel medya için alternatif bir yapı sunmaktadır. Küçük ve coğrafi olarak tanımlı alanlara odaklanan bu medya türü genellikle geleneksel medyada yer bulamayan haber boşluklarını doldurmaktadır. Bu çalışma, hiperyerel medya kuruluşlarının aşırı yerel bölgelerde üstlendikleri rolleri, haber üretim süreçlerini, benimsedikleri ekonomik modelleri ve yerel topluluklarla kurdukları bağı incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla nitel araştırma yöntemi kapsamında, ucu açık yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırmalarda yaygın olarak kullanılan amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tercih edilmiştir. Ölçüt örnekleme yöntemi, araştırmada belirlenen problemle doğrudan ilişkili belirli özelliklere sahip kişilerin seçilmesini esas almaktadır. Bu doğrultuda Antalya ilinde 150 binin altında olan ilçelerde faaliyet gösteren beş hiperyerel medya kuruluşu ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları hiperyerel medya kuruluşlarının yerel halkın yaşadığı sorunları daha görünür kıldığını ve yerel yönetimlerin bu sorunlara yönelik aksiyon almasına katkı sağladığını göstermektedir. Bu yönüyle hiperyerel medya, katılımcı demokrasiye önemli bir katkı sunmaktadır. Öte yandan, kuruluşların birbirinden bağımsız farklı yapıda ve motivasyonlara sahip olması, bu alanda profesyonelleşmenin önünde bir engel olarak öne çıkmaktadır.
Ekonomi politik kuram bağlamında yerel medyanın sorunları: Antalya örneği
Yerel basın, merkezden uzakta yaşam sürenlerin bütüne entegre olmasında önemli rol oynamaktadır. Yöneten, yönetilen arasında kurduğu köprü, gücü yeterli olmayanlar için yarattığı hak arayışı zemini ile demokrasinin toplumda kökleşmesine ve gelişmesine katkı sunmaktadır. Bununla beraber yerelde önemli birtakım konuları, ülke gündemine oturtma yeteneğine sahip olabilmektedir. Ancak ülkemizde yerel basın, olması gereken bu ideal yapısından ve gücünden uzak görünmektedir. Birincil gayesi kamu yararı olması gereken yerel basının özgürlük, sansür, otosansür, ekonomik yetersizlikler, gazetecilerin özlük hakları, liyakat, eğitim, güven, kabul görme ve mülkiyet yapısıyla ilgili sorunları mevcuttur. Yerel basının, sahiplerinin kişisel çıkarları için kullandığı, reklam ve tanıtım işlerinin haber gibi sunulduğu, siyasilerin sadece seçimden seçime hatırladığı bir yapıdan, gerçek ve saf gazetecilik yapısına dönüşümü için ekonomik bağımsızlık başta olmak üzere diğer sorunların da bir bütün halinde ele alınarak çözüm için ciddi adımlar atılması gerekmektedir. Antalya örneğini baz alarak Eleştirel Ekonomi Politik Kuram bağlamında yerel basının tüm bu problemlerini ele almayı amaçlayan bu çalışmada, Antalya'da görev yapan 32 gazeteciyle yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen sonuçlar, betimsel analiz tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın sonunda elde edilen veriler bağlamında çıkan bulgulara göre yerel medyanın yaşadığı sorunlar, birbiriyle bağlantılı 12 farklı tema halinde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yerel basın, Haber, Etik, Ekonomi politik kuram, Medya.
Alternatif bir yayıncılık türü olarak kitlesel fonlamalı gazetecilik: Türkiye'deki örnekleri
Haber üretim süreçlerinin finanse edilmesinde ve kamusal yayıncılık anlayışının yeniden tesis edilmesinde önemli bir işleve sahip olan kitlesel fonlamalı gazetecilik, sağladığı fırsatlar nedeniyle tekelleşmiş ana akım medya kuruluşlarının karşısında alternatif olarak konumlandırılmaktadır. Gazeteciler için potansiyel okuyuculara ulaşmanın en iyi yollarından biri olan kitlesel fonlamalı gazeteciliğin Türkiye'de bağımsız bir yayıncılık anlayışı yaratıp yaratmadığını ortaya çıkarmayı amaçlayan bu çalışmada, derinlemesine görüşme ve içerik analizi tekniğine başvurulmuştur. Çalışma kapsamında ilk olarak nitel veri toplama tekniklerinden derinlemesine görüşmeye başvurulmuş ve haber üretim süreçlerinde kitlelerin desteğine başvuran bağımsız gazetecilerle yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın derinliği ve verilerin daha kapsamlı analiz edilmesi amacıyla ikinci bir yöntem olarak içerik analizinden istifade edilmiş; bu doğrultuda gazetecilerin Twitter, YouTube ve Patreon hesapları karşılaştırmalı olarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Bağımsız gazetecilerle yapılan görüşmeler ve ilgili gazetecilerin sosyal medya hesaplarına yönelik gerçekleştirilen içerik analizinin ardından, kitlesel fonlamalı gazeteciliğin ana akım medya kuruluşları karşısında alternatif bir yayıncılık modeli oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Fikirlerin rahatça ifade edilmesi noktasında gazetecilere editöryal bağımsızlık sağlayan kitlesel fonlamalı gazetecilik, enformasyonun geniş kitlelere ulaşmasına ve çok sesli bir habercilik anlayışının oluşmasına olanak tanımaktadır. Okuru haber üretim sürecinin bir parçası haline getiren bu gazetecilik türü aynı zamanda kaygan bir zemine sahip olması nedeniyle bağımsız gazeteciler açısından birtakım riskler barındırmaktadır. Pahalı bir iş olan haberciliğin sürekli olarak desteklenmemesi, siyasi yakınlıkların bu destekler üzerinde belirleyici olması, canlı yayınların yankı odası haline gelmesi, yetersiz abone sayısı ve kadın gazetecilerin maruz kaldığı dijital şiddet gibi nedenler okur destekli kitlesel fonlamalı gazeteciliği riskli bir çalışma alanı haline getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Alternatif Medya, Kitlesel Fonlamalı Gazetecilik, Kamusal Yayıncılık.
Yerel medyanın dijital haberleşme süreçleri bağlamında durumu ve sorunları
İletişim teknolojileri insanlık tarihinin başlangıcından beri gelişim halindedir. Bu bağlamda; her yeni teknolojik gelişmeyle kitle iletişiminde hız, kolaylık ve erişilen kişi sayısında artış sağlanmaktadır. Öte yandan; dezenformasyon, bilgi kirliliği ve etik ihlaller şeklinde bazı olumsuzluklara da yol açtığı bilinmektedir. İletişim teknolojileri hem ulusal hem de yerel basın ve medya kuruluşları tarafından kullanılmaktadır. Ulusal kuruluşlarla kıyaslandığında yerel basın ve medya kuruluşlarının başta ekonomik olmak üzere pek çok alanda geride kaldığı gözlemlenmektedir. Özellikle bilgisayar teknolojileri, dijitalleşme süreçleri ve internetin gelişmesi, yaygın kullanımı ve sosyal medya ile yerel medyanın yaşadığı bazı dezavantajların giderilebileceği düşünülmektedir. Çalışmanın temel amacı teknolojik gelişmelerin, özellikle de mobil teknolojilerin ve internet ortamının maliyetlere olumlu ve olumsuz etkilerinin gözlemlenmesi; sosyal medya mecralarının sağladığı hız ve mobilite avantajlarının yerel basın, medya kuruluşları ve çalışanları tarafından ne oranda kullanıldığının saptanması; bu yeni iletişim teknolojilerinin sağladığı fayda ve zararların tanımlanmasıdır. Yerel kuruluşların dijitalleşme ve internet ortamına geçiş süreçlerinde karşılaşabileceği olumlu ve olumsuz deneyimlerin belirlenmesine ek olarak yeni iletişim teknolojilerinin avantaj ve dezavantajlarının saptanması amacını taşıyan bu çalışmada bir nitel araştırma yöntemi olan, yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorular ile derinlemesine mülakat yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada nitel araştırmalarda kullanılan amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme, çalışmada belirlenen problemle ilgili olarak belirlenen özelliklere sahip kişilerden oluşturulmasıdır. Daha önce benzer bir çalışma bulunmaması nedeniyle çalışma Aydın ili baz alınarak yürütülmüştür. Bu nedenle araştırmanın örneklemi Aydın ilinde yer alan yerel basın-medya kuruluş yöneticileri ve çalışanlarından oluşmaktadır. Bu kapsamda Aydın ilinde yayımlanan, Basın İlan Kurumu'nun Aydın Süreli Yayınlar Listesi'nde yer alan, hem süreli-basılı hem de internet gazetesi olan 10 basın-medya kuruluşunun imtiyaz sahipleri veya genel yayın yönetmenleriyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında yeni iletişim teknolojilerinin yerel medya özelinde erişilebilen kişi sayılarında büyük artışlara yol açtığı belirlenmiştir. Ayrıca haber toplama ve yayma süreçlerinin kolaylaştığı ve erişilebilen bölgenin genişlediği tespit edilmiştir. İnternet haberciliği ve özellikle sosyal medya sayesinde etkileşimin arttığı belirlenmiştir. Yeni teknolojilerin bilgi kirliliğinin ve dezenformasyonun artmasına ve yayılmasına etki ettiği de çalışma kapsamında elde edilen olumsuz yönler olarak ortaya çıkmıştır.
İnternet gazeteciliğinde tık tuzağı bağlamında etik sorunlar: Clickbait haberler
Toplumu yönlendirme işlevi bulunan habercilik güçlü ve köklü bir meslek dalı olarak etki alanı içinde dikkatle incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken bir meslektir. Bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesiyle birlikte birçok alanda yaşanan değişim ve dönüşüm habercilik meslek pratiklerini de etkilemiş ve bu alanda bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Yeni medya ortamları ile birlikte habercilik mesleği de internet ortamına taşınmıştır. İnternet haberciliğinde geleneksel haberciliğin aksine reklam ve haber arasındaki çizgi keskin bir şekilde ayrılmamıştır. Bu durum internet haberciliğinde reklam ve habercilik pratiklerinin önemli oranda değişime uğramasına neden olmuştur.İnternet haberciliği açısından haber sitesinin daha çok tıklanması daha çok reklam alma açısından önemli hale gelmiştir. Böylece internet haber üreticileri okuyucuların haber sitesinde daha fazla zaman geçirmesini ve daha fazla tıklama yapmasını sağlamaya yönelik etik olmayan habercilik yöntemlerini kullanmaya başlamıştır.Bu çalışmada da haber sitelerinin clickbait içerikli haber üretim pratikleri incelenmektedir. Bu noktada Türkiye'de internet ortamında en fazla ziyaretçisi olan hürriyet.com.tr, sözcü.com.tr, takvim.com ve yeniakit.com haber sitelerinin clickbait içerikli başlık kullanımları içerik analizi kullanılarak incelenmektedir. Araştırmanın sonunda araştırma kapsamında incelenen haber sitelerinin tamamının belirli sayılardaki haberlerinde clickbait içerikli haber sunumu yaptıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Etik, Haber, Yeni Medya, Clickbait
Kamusal alanın dönüşümü bağlamında dijital platformlarda kadın hareketleri: Dijital topuklar ve 5 Harfliler web sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının incelenmesi
Teknolojinin gelişmesi insanlık açısından birçok yeniliği beraberinde getirmiştir. Bu yeniliklerden biri de kamusal alan kavramının teknoloji ile yeniden yorumlanması ile ortaya çıkmıştır. Teknolojinin ortaya çıkardığı yeni kamusal alan kavramı bireyleri etkileyerek, toplumsal hareketler boyutunda değişimlere neden olmuştur. Bu yeni kamusal alan kavramının sanal kamusal alan olarak adlandırılması ve tartışılmaya başlanması, dijitalleşmenin toplumsal boyutunu anlamak açısından önem arz etmektedir. Sanal kamusal alanlarda bireylerin kitleler halinde etkinlikler düzenlemeleri de dijital aktivizm kavramını ve dijital aktivist hareketleri doğurmuştur. Bu çalışmada kamusal alanın dönüşümü bağlamında dijital platformlarda gerçekleşen kadın hareketleri ele alınmıştır. Teknoloji ile birlikte başka bir boyut kazanan kadın platformlarının ve hareketlerinin bu bağlamda interneti kullanma ilişkileri incelenmiştir. Çalışmada örneklem olarak Dijital Topuklar ve 5Harfliler kadın platformları seçilmiştir. Platformların web siteleri ve sosyal medya hesapları, içerik analizi yöntemi ile incelenerek, kadın hareketlerinin teknoloji ile birlikte değişimi analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre, teknolojinin kadın hareketlerini pozitif olarak etkilediği sonucuna varılmış ve bu bağlamda ortaya çıkan sanal kamusal alanlarında kadın hareketleri açısından verimli kullanıldığı saptanmıştır.
Siyasal iletişim faaliyetlerinde dijital medya kullanımı: 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri'nde partilerin internet sitelerinin incelenmesi
Dijital medya ile birlikte, siyasal, toplumsal ve ekonomik yaşamda birçok değişiklik yaşanmıştır. Siyasal iletişim teori ve uygulamaları da bu değişikliklerden etkilenmiştir. Genelde dijital medya özelde ise internet teknolojisinin etkilediği siyasal iletişim alanı, yöneten ve yönetilenler başta olmak üzere bütün siyasal aktörlere çeşitli kazanımlar sağlamıştır. Dijital siyasal iletişim olarak tanımlanabilecek bu durumun tartışılması, katılım ve demokrasi gibi kavramların yeniden anlamlandırılması açısından önem teşkil etmektedir. Dijitalleşme ile birlikte yeni bir siyasal iletişim söylemi oluşmuştur. Bu çalışmada, siyasal iletişimin dijital dönüşümü kapsamında, siyasal parti ve adayların internet mecrasındaki faaliyetleri ele alınmıştır. Çalışma kapsamında örneklem olarak, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri'nde Antalya Büyükşehir Belediye başkanlığına aday gösteren siyasal partiler ve onların gösterdikleri adayların internet siteleri incelenmiştir. İlgili internet siteleri içerik analizi yöntemi ile incelenmiş ve siyasal aktörlerin internet mecrasını ne yetkinlikte kullanabildikleri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, siyasal parti ve adayların internet mecrasını önemsemekle birlikte, dijital kampanyalarda internet sitelerinden yeteri kadar faydalanamadıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Siyasal İletişim, Siyasal Reklamcılık, Dijital Medya, İnternet Sitesi
İnternet haberlerinde nefret ve ayrımcı söylemlerin örnek olaylar bağlamında incelenmesi
Nefret ve ayrımcı söylem, bir bireye ya da gruba karşı olumsuz, kötü duygular beslemek ve bu duyguları dile getirmektir. Bu söylemlerin temelinde, önyargılar, hoşgörüsüzlük ve kalıplaşmış yargılar bulunmaktadır. Bir birey, tanımaya çalışmadan, sadece o gruba mensup olduğu için bu tür yargılarla toplum tarafından dışlanabilir, ötekileştirilebilir, hatta verilen maddi, manevi zararla nefret suçuyla karşılık bulabilir. Medya ise, nefret ve ayrımcı söylem içerikli haberler yaparak söz konusu söylemleri destekleyebilmektedir. Geleneksel medyada ve internet ortamındaki haberlerde bu tür söylemlerle sıkça karşılaşılabilmektedir. Özellikle internet ortamında, paylaşılması ve yayılması daha kolay ve hızlı olduğu için, nefret ve ayrımcı söylemler, daha çok yer bulmaktadır. Bu çalışmanın amacı, internet haberlerinde yer alan nefret ve ayrımcı söylemleri, seçilen örnek olaylarla çözümlemektir. Çalışmada, internet haberlerinde yapılan terör, spor, dini, etnik köken/ırkçılık, LGBTİ ve siyasi konulardaki nefret ve ayrımcı söylemler, örnek olaylarla incelenmektedir. Araştırmada, her bir kategoride, bir örnek olay belirlenmiştir ve bu olaylar hakkında yapılan nefret ve ayrımcı söylem içerikli 5'er haberden, toplamda 30 haber incelemeye alınmıştır. Çalışmada, internet haberlerinde yer bulan bu tür haberleri nicelik olarak çözümlemek için içerik analizi yöntemi, nitelik olarak çözümlemek için ise, Teun van Dijk'ın geliştirmiş olduğu eleştirel söylem analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalar incelendiğinde, spor, dini, siyasi ve benzeri tek bir konu üzerinden bir ya da birkaç örneklemle çözümlendiği görülmektedir. Bu çalışma ise, internet haberlerinde 6 farklı konuda yapılan nefret ve ayrımcı söylemleri, belirlenen örnek olaylarla incelenmiş olması bakımından önemlidir. Anahtar Kelimeler: İnternet Haberleri, Haber Söylemi, Nefret ve Ayrımcı Söylemler
Yeni medyada etik ve haberlerin doğruluk sorunu üzerine bir inceleme: teyit.org ve dogrulukpayi.com örneği
Teknoloji alanında kaydedilen ilerlemeler, insanlık tarihini derinden etkileyen önemli gelişmelerin yaşanmasına neden olmuştur. Bu etkileyici gelişmelerden biri de internet ve bilgisayar teknolojilerinin ortaya çıkışıyla birlikte dönüşen habercilik kavramıdır. 20. yüzyılda popülerleşen yeni medya, habercilik faaliyetlerinin sanal ortamlar üzerinden yürütülmesini olanaklı hale getirmiştir. Yeni ortamların gelişmesiyle birlikte yeni habercilik türlerinin oraya çıkışı, dijital çağ olarak adlandırılan günümüzde haberciliği etkileyen unsurların başında gelmektedir. Teknolojinin yarattığı bu yeni ortamlar sağladığı avantajlar vasıtasıyla habercilik alanına katkı sunarken, değer kaybı yaşanmasına da yol açmıştır. Gelişen teknolojiler haberciliğe ilişkin kavramların yeniden gözden geçirilmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Bu dönüşüm sürecinde geleneksel habercilikte var olan etik ilkelerin yeni medya ortamlarında yitime uğraması, çeşitli etik sorunları beraberinde getirmiştir. Bu sorunların başında ise haberlerin doğruluğu gelmektedir. İnternet mecralarında dolaşıma giren yalan haberlerin niceliksel artışı, haberlerin doğruluğuna ilişkin çalışmalar yürüten haber doğrulama platformlarının kurulmasına zemin hazırlamıştır. Bu çalışmada haberciliğin dönüşümü bağlamında sanal mecralarda yayılan haberlerde yapılan etik ihlaller tespit edilmiştir. İnternetin gelişen teknolojiler ile birlikte yeni bir görünüm kazanan habercilik üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada örneklem olarak haberlerin teyit edilmesine yönelik analizler yapan teyit.org ve dogrulukpayi.com doğrulama siteleri ele alınmıştır. Belirlenen iki site 1 Mart-31 Mart 2019 tarihleri arasında içerik analizi yöntemiyle incelenerek, haberciliğin teknolojilerin gelişimine paralel olarak geçirdiği dönüşüm araştırılmıştır. Elde edilen verilere göre, teknolojinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni habercilik türlerinin haberciliği etkilediği sonucuna varılmış ve bu bağlamda yeni medyanın haberciliğe sağladığı olanaklar ile ivme kazanan etik ihlaller arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır.