Theses supervised by Doç. Dr. Murat Çolak

12 theses · Dokuz Eylül University, Bayburt University

Master'sOpen AccessTR

Robotik kodlama, STEM ve teknoloji eğitiminin teknolojik liderlik açısından orta kademedeki öğrenciler üzerinde etkileri: Muş ili örneği

Bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, küresel açıdan eğitimin her yönüne etkilemektedir. Bilgiye erişim, depolama ve bilgi aktarımı çağının doğasında mevcut olan kapasite, yeni öğrenme ortamları yaratmakta ve öğrenmenin nerede ve nasıl gerçekleştiğinin yeniden tanımlanmasına yol açmaktadır. Günümüzde Koronavirüs salgınının getirdiği sağlık kısıtlamaları nedeniyle devam eden uzaktan eğitim ve öğretim, öğrenme ortamlarının yeniden tanımlanmasına neden olmuştur. Bu süreçte uzaktan eğitim ile birlikte eğitimde teknoloji kullanımı zorunlu hale gelmiştir. Buna paralel olarak öğrenme ortamının yeniden düzenlenmesine ve teknolojik araçlara duyulan gereksinim, aynı zamanda öğretimi yapan kişilerin ve kurumların da farklı yaklaşımlar sergilemesini zorunlu kılmaktadır. Bu bakımdan teknolojiyle iç içe olan yeni öğrenme ortamlarında etkili öğrenmenin, teknolojik liderlik yaklaşımıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Çalışmada teknolojik liderlik kapsamında robotik kodlama, STEM ve teknoloji eğitiminin öğrenciler üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel ve nicel tasarım kullanıldığı araştırmanın örneklemini branşı teknoloji ve bilişimle ilgili olan, orta kademe okullarda görev yapan 10 öğretmen ile 7. ve 8. sınıfa devam eden 153 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda öğretmenlerin demografik verileri ve teknolojik liderliğe yönelik görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılandırılmış soru formu ve öğrencilerin demografik verileri ile teknolojiye ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik anket kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerden elde edilen nitel verilere tematik analiz uygulanmıştır. Çalışmanın nicel verileri ise sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma ile değerlendirilmiştir. Bu veriler ışığında öğretmenlerin öğretim sürecinde teknoloji kullanımlarının desteklenmesi, bunun için gerekli altyapının güçlendirilmesi, öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerine katılımlarının teşvik edilmesi ve öğrencilerin teknolojiye ve bilgiye erişimleri için gerekli politika ve düzenlemelerin yapılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Teknolojik Liderlik, STEM, Robotik Kodlama, Teknoloji Eğitimi, Orta Kademe Öğrenciler.

FeTeMMLiderlikOrtaokul öğrencileri+4
Emre Dereli
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetiminde insan kaynaklarının bireysel ve örgütsel analizi: Sağlık sektöründen bir uygulama

Günümüz iş dünyasının yoğun rekabeti içerisinde kurumlar pekçok kriz durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Kurumların varlığını koruması ve hedeflerine ulaşması da ancak iyi bir yönetim ve organizasyon ile mümkün olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, insan kaynakları bağlamında karşılanabilecek kriz durumlarının çözümüne yol göstermek ve kurumların yönetsel kararlarına farklı bakış açılarıyla hareket edebilmelerini sağlamaktır. Çalışmanın ilk bölümünde kriz ve kriz yönetimi kavramlarının tanımları ve özellikleri, kurum içerisinde krize neden olabilecek iç ve dış faktörler, krizin oluşum süreçleri, krizi önlemeye yönelik stratejik modellerin oluşturulmasının ardından kriz ile insan kaynakları yönetimi arasındaki ilişki ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise insan kaynakları yönetiminin tanımı, tarihçe ve gelişimi, personel yönetimi ile insan kaynakları yönetimi arasındaki temel farklılıklar, insan kaynakları yönetiminin amaç ve ilkeleri, insan kaynakları yönetiminin kurumlar açısından önemi, insan kaynakları yönetimine ait tüm fonksiyonlar ve bu fonksiyonların insan kaynakları bağlamındaki yeri ve krizin insan kaynakları yönetimine bireysel ve örgütsel etkileri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise, İzmir'de bir sağlık kuruluşunda yer alan iş görenlerin insan kaynakları yönetimi çerçevesindeki çalışma koşulları ve kriz yönetimi, eğitim geliştirme ve kriz yönetim ile kariyer ve kriz yönetimi boyutundaki algısı analiz edilmiştir. Bu bölümün içeriğinde araştırmanın amacı ve önemi, kapsam ve kısıtları, araştırmada kullanılan yöntem ve ölçekler ile birlikte araştırmada ele alınan bulgulara yer verilmiştir. Araştırma alanına uygulanan anket çalışmasından elde edilen bulgulara göre, insan kaynakları yönetimi uygulamalarının sağlık çalışanları üzerindeki kriz algısı değerlendirilmiştir. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre, çalışanların insan kaynakları uygulamaları ve kriz yönetimi algısının daha iyi noktaya getirilmesi ve iyileştirilmesine yönelik katkılarda bulunabilmek için kuruma önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Yönetimi, Kriz Yönetimi, Çalışma Koşulları

KrizKriz yönetimiSağlık kuruluşları+2
Begüm Tok
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İşe seçme ve yerleştirme sürecinde engelli bireylerin karşılaştıkları sorunlar üzerine nitel bir araştırma

İşe seçme ve yerleştirme fonksiyonu, diğer tüm insan kaynakları fonksiyonlarını etkilemesi ve doğru kişinin işe alındığı takdirde, hem işletme hem de çalışan açısından olumlu etkiler sağlaması nedeniyle önemlidir. Bu anlamda bu süreç, her zaman özenle ele alınmaktadır. Diğer yandan söz konusu engelli bir bireyin işe alımı olduğunda; süreç, başka düzenlemelerin yapılmasını gerektirmesine rağmen gereken özen gösterilmemekte ve toplumda çoğu zaman olumsuz tutum ve davranışlarla karşılaşan engelli bireyler, çalışma hayatında da işe seçme ve yerleştirme sürecinden itibaren çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Diğer taraftan bu süreçte, yalnızca engelli bireyler değil insan kaynakları çalışanları da bazı konularda zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu bağlamda araştırmada, işe seçme ve yerleştirme sürecinde yaşanan sorunları hem engelli bireyler hem de insan kaynakları çalışanları açısından değerlendirip çift yönlü bir bakış açısıyla sunmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda engelli çalışanlar ve insan kaynakları çalışanları olmak üzere iki gruptan 12 kişi olmak üzere toplam 24 katılımcı ile nitel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan toplanan verilerin analizinde MAXQDA 2020 programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda engelli bireylerin işe seçme ve yerleştirme sürecinde yaşadıkları sorunların, olumsuz tutumlar ve önyargı, niteliklerin dikkate alınmaması, engel türü ve oranına göre ayrım yapılması, erişilebilirlik, mülakatta işten bağımsız engel durumuna odaklanılan sorularla ile karşılaşma şeklinde olduğu tespit edilirken; insan kaynakları çalışanlarının sürece ilişkin algıladıkları zorlukların ise iletişim güçlüğü, İŞKUR'dan kriterlere uygun olmayan adayların yönlendirilmesi, seçim yöntemlerinin engellilere göre uyarlanması, erişilebilirlik, adayların engel durumuyla ilgili eksik bilgiler vermesi, aday havuzunun dar olması ve eğitim seviyesinin yetersizliği şeklinde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Yönetimi, İşe Seçme ve Yerleştirme, Engelli Birey

Engelli kişilerPersonel seçimiSeçme ve yerleştirme+1
Orkide Güngör
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özelliklerine göre turizm çalışanlarının psikolojik dayanıklılıkları: The Ritz Carlton İstanbul Otel'i ön büro çalışanları üzerinde üzerine nitel bir araştırma

Hizmet sektörü içerisinde bacasız sanayi olarak bilinen turizm sektörü yarattığı istihdam, döviz geliri ile hem ülkemizde hem de dünyada önemli bir sektördür. Türkiye'de turizm sektörünün GSYİH içerisindeki payı ve istihdam edilen sektör sayısı her geçen gün artmaktadır. Kişilik özelliklerin davranışı şekillendirmede rol oynayan önemli faktörler olarak dikkate alınması gerektiğini ortaya koyan araştırmalar neticesinde; kişisel özelliklerin sadece işyerindeki performansıyla değil aynı zamanda eğitim, kazalardan korunma ve devamsızlığın azaltılması vb. hususlarla ilişkili olduğunu belirlemişlerdir. Turizmde, mesleğin en belirgin özelliklerinden biri de, çalışanın daima misafirler ile yüz yüze iletişim halinde olmasıdır. Verecekleri hizmet ve kalitesi iş yerleri için önemli olduğu kadar çalışanların örgüte olan bağlılıkları için de önem arz etmektedir. Dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri olan turizmde rekabette kaçınılmazdır. Emek- yoğun bir sektör olma özelliğinden dolayı turizm sektöründe rekabet üstünlüğü sağlayacağı için müşteri memnuniyetinin en üst seviyede sağlanması ve kaliteli hizmetin sunulmasında çalışanların nitelikleri ön plana çıkmaktadır. Diğer bir ifade ile mesleki bilgi ve becerilerin iyi olması yanında kişisel özellikler ve davranışların da yeterli düzeyde olması istenilen çalışanların kişilikleri ve özellikleri mesleğin gerekliliklerine uygun oldukça verimli olacaktır. Tüm bu hususlarda bireyin sadece fiziksel olarak güçlü olmasının yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda çalışma, turizm sektöründeki çalışanların psikolojik dayanıklılıklarının kişilik özelliklerine göre açıklanması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde faaliyette bulunan The Ritz Carlton İstanbul lüks otel işletmesinin ön büro departmanındaki dokuzu kadın dokuzu erkek olmak üzere toplam 18 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada söz konusu örneklemden nitel verilerin toplanması görüşme, dokümanların incelemesi ve gözlem yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin yorumlanması ile birlikte çalışmaya dahil olan işletmede çalışanların kişilik özelliği olarak en çok dışa dönük ve deneyime- gelişime açık bireyler oldukları belirlenmiştir. Ayrıca yine bu kişilik özelliğini gösteren katılımcıların psikolojik olarak dayanıklı bireyler oldukları da çıkan sonuçlar arasındadır.

KişilikKişilik özellikleriOtel personeli+5
Hanife Yarım
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal imajın kurumsal bağlılık üzerindeki etkisi: Etkili iletişim ve kurumsal sosyal sorumluluk göstergeleri ile ayakkabı imalat sektöründe bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı kurumsal imaj ile kurumsal bağlılık arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmada kurumsal imaj göstergesi olarak etkili iletişim ve kurumsal sosyal sorumluluk olmak üzere iki değişken incelenmiştir. Böylelikle etkili iletişim ve kurumsal sosyal sorumluluk değişkenlerinin, kurumsal bağlılık üzerindeki ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu iki kavram arasındaki ilişkinin ortaya konulmasının hem akademik yazına katkıda bulunacağı hem de kurumların insan kaynakları politikalarında kullanılması açısından faydalı olarak görülmektedir. Çalışma evreni İzmir ilinde ayakkabı imalat sektöründe faaliyet gösteren iki kurumdan oluşmaktadır. Bu kurumlarda çalışan 150 mavi yakalı ve beyaz yakalı çalışana anket yöntemi ile ulaşılmış ve veriler istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda kurumsal imaj ile kurumsal bağlılık arasında istatistiksel anlamda anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur.

Ayakkabı sektörüAyakkabı sektörüEtkin iletişim+4
Ezgi Uler
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etkin kurumsal yönetim anlayışında insan kaynakları uygulamaları: Yiyecek içecek sektöründe bir uygulama

Kurumsal yönetim, işletmelerin başarılı bir şekilde gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla sürdürülebilir büyüme ve istikrara vurgu yapan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. İşletmelerin profesyonel, şeffaf, adil ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı kapsamında iyi bir şekilde yönetilmesine olanak tanır. Kurumsal yönetim, işletmelerin yürüttüğü insan kaynakları uygulamaları ile işletmelerin kurumsallaşma düzeyleri ile yakından ilişkilidir. Nitekim işletmelerde insan kaynakları uygulamalarına dair hiçbir girişimin olmaması ya da bu uygulamaların eksik olması işletmelerin kurumsallaşması önünde en büyük engeli oluşturabilmektedir. Buna bağlı olarak kurumsallaşamayan işletmeler de iyi bir yönetim anlayışı olarak nitelendirilen kurumsal yönetim anlayışında yönetilememektedir. Bu nedenle işletmelerin başarı elde etmesinde ve bu başarının sürdürülebilir olmasına, hatta sürdürülebilir rekabet avantajı kazanmasına etkisi olan kurumsal yönetim, insan kaynakları uygulamaları ve kurumsallaşma ile etkileşim halindedir. Bu doğrultuda çalışma, insan kaynakları uygulamalarının kurumsal yönetim anlayışı üzerindeki etkisini incelemeyi hedeflemektedir. Bu hedef kapsamında araştırmanın örneklemini İzmir ilinde yiyecek ve içecek sektöründe faaliyetini sürdüren bir işletmenin farklı departmanlarında altısı erkek ve altısı kadın olmak üzere çalışan 12 departman sorumlusu oluşturmaktadır. Araştırmada söz konusu örneklemden nitel verilerin toplanması görüşme, doküman incelemesi ve gözlem yöntemleriyle gerçekleşmiştir. Nitel verilerin yorumlanması ile birlikte çalışmaya dâhil olan işletmede İnsan kaynakları uygulamalarına dair hiçbir girişimin olmadığı tespit edilmiştir. İnsan kaynakları uygulamalarının işletmelerde yer almamasının kurumsallaşmanın önünde en büyük engeli teşkil ettiği ve böyle bir durumun da kurumsal yönetim anlayışını zedelediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Yönetimi, Kurumsallaşma, Kurumsal Yönetim.

EtkinlikKurumsal yönetimYiyecek içecek sektörü+5
Melce Elegel
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum alaşımlarının dökümünde niyobyum alaşım elementi ilavesinin etkisinin incelenmesi

Alüminyum ve alaşımları, korozyon direnci, döküm dayanımları, elektrik ve ısı iletkenliğinin yüksek olması ve sünek olması gibi özelliklerinden dolayı oldukça önemli bir mühendislik malzemesidir. Bu sebepten dolayı savunma sanayi, endüstriyel üretimler ve makine sanayisinde kullanımı oldukça yaygındır. Özellikle otomotiv sanayi ve yüksek teknoloji gereksinimi olan birçok sektörde kullanımı artmakla birlikte kalite gereksinimleri de giderek artmaktadır. Alüminyum döküm alaşımlarından kalite beklentisindeki artışa bağlı olarak farklı alaşım elementi ilaveleri ile dökümler yapılmaktadır. Bu kapsamda bu tez çalışmasında A356 alüminyum döküm alaşımına % 0,03, % 0,05 ve % 0,1 Niyobyum (Nb) ilavesinin döküm özelliklerine etkisi deneysel teknikler ile araştırılmıştır. Döküm özelliklerinin incelenmesi kapsamında: akıcılık, beslenebilirlik, mikroyapı özellikleri ve mekanik özelliklerinde Nb ilavesinin etkisi değerlendirilmiştir. Döküm deneylerinde kokil kalıplama metodu kullanılmıştır. İlk olarak ilavesiz A356 alüminyum döküm alaşımının dökümü yapılmıştır. Daha sonra AlNbB3,5/0,5 olan Nb elementi ilavesi ile A356 alüminyum döküm alaşımına %0,03, %0,06 ve %0,1 gibi değişen oranlarda Nb ilave edilerek dökümleri yapılmıştır. Sıvı metal 720 °C'deki sıvı metalin vakum altında katılaştırma arşimet test numuneleri alınmıştır. Kokil kalıplar ise, K-mold, ördek ayağı, akıcılık, çekme çubuğu, spiral ve basamak kokil kalıplarına sırasıyla dökümler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, döküm çalışmaları uygulandıktan sonra arşimet numunesi testinde gözeneklerin azaldığı, çekme testinde numunenin mukavemetinin arttığı, K-mold test numunesinde inklüzyonların azaldığı, akıcılığın giderek azaldığı, ördek ayağı dökümünde çekinti miktarının azaldığı ve basamak test numunesinden içyapı incelemesinde inklüzyonların ve gözeneklerin azaldığı görülmüştür.

Önder Yalçın
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Al12Si alaşımının kokil kalıba dökümünde akıcılığa etki eden faktörlerin incelenmesi

Alüminyum (Al) ve alaşımları birçok avantajlı özelliği sayesinde döküm endüstrisinde her geçen gün daha fazla kullanım bulmaktadır. Bu sebeple Al ve alaşımlarının kullanım alanı da genişlemekte ve bazı özelliklerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Al'nin döküm prosesini etkileyen en önemli parametre akıcılıktır. Bu çalışmada amaç; endüstriyel olarak yaygın kullanılan Al12Si alaşımının dökümünde akıcılığa etki eden parametrelerin kapsamlı deneysel çalışmalar ve modelleme teknikleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Dökümlerde kokil kalıp kullanılmış olup, akıcılık üzerinde etki ettiği düşünülen döküş yüksekliği, döküm sıcaklığı ve sıvı metal temizliği parametre olarak çalışılmıştır. Bu çalışma kapsamında, Etial-140 Al alaşımın kokil kalıba dökümünde mikro yapılarının ve akıcılık testlerinin incelenmesi için, tasarlanmış olan modellere dökümler gerçekleştirilmiştir. Yapılan dökümlerden elde edilen numunelerin testleri sonucunda geri kazanımı sağlanan Etial-140 Al'nin tekrar dökülebilirliği ve optimum döküm şartları belirlenmiştir. Döküm sıcaklıkları; 660℃, 700℃ ve 740℃ ve döküş yükseklikleri; 50 mm, 100 mm ve 150 mm seçilmiştir. Seçilen tüm parametrelerin akıcılık üzerine önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiştir. Birincil külçeden elde edilen bulgulara göre, 100 mm döküş yüksekliği, 8 mm kesit kalınlığında 740℃'de gerçekleştirilen dökümde sıvı metal ilerleme mesafesi 300 mm iken, 660℃'de 207 mm ölçülmüştür. Spiral akıcılık kalıbında aynı şartlarda 740 ℃'de 352 mm, 660℃'de 191 mm sıvı metal ilerlemesi belirlenmiştir. Benzer şekilde döküş yüksekliğindeki artış akıcılığı artırmıştır. Sıvı metal temizleme işlemi de akıcılığı olumlu etkilemiştir. Mikro yapı incelemesi sonucunda en az gözenek ve istenmeyen faz oluşumu, 700℃ ve 100 mm döküş yüksekliğinde gerçekleştirilen döküm sonucunda gözlemlenmiştir.

Yunus Emre Asan
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Etial 177 alüminyum alaşımlarının dökümünde vanadyum elementi ilavesinin etkisinin incelenmesi

Alüminyum döküm endüstrisinde akıcılık ve mekanik özelliklerin artırılması amacıyla alüminyum alaşımına vanadyum (V) ilavesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada, Etial 177 alaşımına vanadyum elementi ilave edilerek sıvı metal temizliği, akıcılık ve mekanik özelliklere etkisi deneysel çalışmalarla incelenmiştir. Döküm işlemlerinde kokil kalıba döküm yöntemi kullanılmıştır. Deneylerde Etial 177 standardı alüminyum alaşımına farklı oranlarda V ilavesinin alaşımın özelliklerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada V ilave miktarı %0,03, %0,05 ve %0,1 V etki edecek şekilde ve numune döküm işlemlerinde farkın tespit edilebilmesi için ilave edilmeyen ETİAL 177 referans numuneler üretilmiştir. Dökümlerde vakum altında katılaştırma, K-mold kalıbı, mekanik test kalıbı, değişen kesitlere sahip 4 kanallı akıcılık kalıbı ve spiral akıcılık kalıbı kullanılmıştır. Deney alaşımlarının dökümlerinden alınan numunelerinde VAK numunelerinin yoğunluk ölçümlerinde %0,5'in altında gözenek ve K mold kalıplarında 1'in altında K değerine sahip olduğu tespit edilmiştir. İlavesiz ETİAL 177 dökümde %2,76 olan uzama miktarı, artan V miktarı ile artış göstermiş ve %1 V ilavesinde maksimum %7,61'lere varan değere ulaşmıştır. Çekme gerilmesi değerlerinin ilavesiz ETİAL 177 dökümlerde 137 MPa, %0,03 V ilavesinde 159 MPa, %0,05 V ilavesinde 168 MPa ve %0,1 V ilaveli dökümlerde de 185 MPa değerlerine kadar artış gösterdiği gözlenmiştir.

Merve Çeker
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Etial160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde niyobyum alaşım elementinin ilavesinin etkisinin incelenmesi

Alüminyum döküm alaşımları, mukavemeti, dayanımı, iletkenliği vb. özelliklerden dolayı otomotiv, havacılık ve farklı sektörlerde kullanıldığı gözlemlenmektedir. Her geçen gün kullanımı arttıkça yapılan dökümlerin kalitesindeki artış beklenmektedir. Bu sebeple alüminyum dökümlerin kalitesi sürekli gelişen teknoloji ile doğru orantılı olmalıdır. Alüminyum döküm alaşımlarından kalite beklentisindeki artışa bağlı olarak farklı alaşım elementi ilaveleri ile dökümler yapılması ve üretimde yeni teknoloji kullanımları üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmada Etial160 alüminyum alaşımı ilavesiz, %0,03 niyobyum ilaveli, %0,05 niyobyum ilaveli ve %0,1 niyobyum elementi ilavesi olmak üzere 4 farklı döküm kokil kalıpta gerçekleştirilmiştir. Deneyin incelenmesi esnasında sıvı metal kalitesi, akıcılık, mikroyapı ve mekanik özellikleri esas alınıp değerlendirme yapılmıştır.

Hüseyin Emre Toprak
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Etial 160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde vanadyum elementi ilavesinin etkisinin incelenmesi

Alüminyum alaşımları mukavemet, dayanım, sertlik gibi mekanik ve fiziksel özellikleri ile endüstride yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak teknolojinin gelişmesi ile döküm kaliteleri sürekli geliştirilme beklentileri söz konusudur. Tez kapsamında Etial 160 alüminyum alaşımına farklı oranlarda vanadyum elementi ilavesi ile sıvı metal temizliğine, akıcılığına mikroyapı ve mekanik özelliklerine etkileri deneysel çalışmalar yapılarak incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda Etial 160 alaşımının dökümü ve %0,03, %0,05 ve %0,1 oranlarında V ilavesi ile kokil kalıplara dökümler yapılarak deney numuneleri elde edilerek testler uygulanmıştır. Deneylerde V ilavesi ile Etial 160 alaşımına etki eden karakteristik özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Döküm kalıpları; RPT (Azaltılmış Basınç Testi), K-Mold kalıbı, mekanik test kalıbı, farklı kesit kalınlıklarındaki 4 kanallı akıcılık ve spiral akıcılık kalıbı tercih edilmiştir. İncelenen sonuçlarda V ilavesi ile sıvı metal ilerleme mesafeleri artmış olup akıcılığa olumlu yönde etki etmiştir. Mekanik test sonuçlarında Etial 160 numunesinde 170 MPa'dan %0,1 V ilaveli numunede 338 MPa'ya kadar çekme gerilmesi artmıştır. Uzama miktarı Etial 160 numunesinde %2,72 olup %0,1 V ilaveli numunede maksimum %6,37'ye kadar artmıştır.

Ömer Avcı
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

A356 alaşımın dökümünde fe içeriğine bağlı mn ilavesinin etkisinin incelenmesi

Alüminyum döküm alaşımları, yüksek mukavemet, yüksek korozyon dayanımı, yüksek termal iletkenlik ve düşük yoğunluk gibi üstün özelliklerinden dolayı başta otomotiv olmak üzere birçok endüstriyel alanlarda yaygınca kullanılmaktadır. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte alüminyum dökümlerinin kalitesinin artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca alüminyum alaşımlarının dökümünde ikincil alüminyum kullanımı; çevre, maliyet ve hammadde kaynaklarının azalmasına bağlı olarak gerekli bir süreçtir. Ancak hurda kullanımında özellikle Fe içeriğine bağlı olarak çeşitli kırılgan fazlar ortaya çıkması ve mekanik özelliklerde olumsuz etkileri bilinmektedir. Alüminyum döküm alaşımlarında mekanik özellikleri (çekme mukavemeti, uzama, yorulma ömrü vb.) iyileştirebilmek için alaşımda bulunan gözeneklilik ve yapısal kusurların sayısının en aza indirilmesi gerekmektedir. Alüminyum döküm alaşımlarının mekanik özelliklerini etkileyen ez zararlı elementlerden biri Fe elementidir. Alaşım içinde bulunan Fe elementi alaşımdaki diğer elementler ile bağlanarak intermetalikler oluşturmaktadır. Oluşan bu intermetalik bileşiklerin mekanik özellikler, gözeneklilik, dökülebilirlik, korozyon direnci ve yüzey işlemlerine olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda Fe elementinin zararlı etkilerinin giderilmesi ve alaşımlarından kalite beklentisindeki artışa bağlı olarak farklı alaşım elementi ilaveleri ile dökümler yapılması ve üretimde yeni teknoloji kullanımları üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmada farklı Fe içeriklerine sahip A356 hurda alaşımının içerisinde değişen oranlara Mn ilavesi yapılarak döküm deneyleri gerçekleştirilmiştir. Böylece alaşımda Fe ve Mn etkileri kapsamlı deneyler ile değerlendirilmiştir. Bu kapsamda sıvı metal temizleme yönteminin hurdadan kaynaklı etkiyi nasıl ve hangi oranda ortadan kaldırdığı belirlenerek akıcılık, mekanik özellikler ve mikroyapı özellikleri değerlendirilmiştir.

Nurdan Alkan
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors