Dr. Öğr. Üyesi İsmail Başaran danışmanlığındaki tezler

11 tez · Manisa Celal Bayar University, Iğdır University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sosyal belediyecilik uygulamaları: Manisa örneği

Kamu yönetimi sisteminin önemli bir yanı olarak belediye yerel yönetimleri, demokratik katılım birimleri olmanın yanı sıra, kamusal mal ve hizmetlerin yerindelik (subsidiarity) ilkesi çerçevesinde etkin ve verimli bir şekilde sunulmasının da önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Klasik belediyecilik hizmetlerinin ön planda olduğu bir dönemi müteakip 1970'li itibaren sosyal belediyecilik yönüyle öne çıkan belediyeler, sosyal devlet uygulamalarının yerel düzeyde hayata geçirilmesi ve sosyal belediyecilik bağlamında giderek daha önemli hale gelmiştir. Yerel düzeyde toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik sosyal hizmetlerin sunumunda başat aktör hale gelen belediyelerin bu yükselişi, özellikle 1990'lardan itibaren belirginleşen küreselleşme ve yerelleşme dinamikleri çerçevesinde ortaya çıkan ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal gelişmelere paralel olarak günümüzde de artarak devam etmektedir. Sözü edilen gelişmelerin ve özellikle kentleşme süreçlerinin realize ettiği iklim bağlamında, gençlik hizmetlerinden spor ve yaşlı bakım hizmetlerine, ulusal ve uluslararası göç hareketleri ile hız kazanan yeni sosyal ve ekonomik sorunlardan kentsel yoksulluğun belli başlı dışsallıklarını ortadan kaldırmaya kadar geniş bir yelpazede, sosyal belediyecilik uygulamalarının giderek daha önemli hale geldiği görülmektedir. Altı çizilen çerçevede bu çalışmanın amacı, sosyal belediyecilik uygulamaları bağlamında Manisa örneğinin incelenmesidir. Bu kapsamda öncelikle belediye yerel yönetimlerinin kuramsal, kavramsal çerçevesi, sosyal belediyecilik yaklaşımı ile ilişkilendirilerek irdelenmiş, sonrasında ise sosyal belediyeciliğin Türkiye pratiği temel özellikler, başlıca nitelikler, sorunlar ve çözüm arayışları bağlamında ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise sosyal belediyecilik uygulamaları bağlamına Manisa örneği, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler ve Yunusemre belediyeleri kapsamında incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Belediyeler, Sosyal Belediyecilik, Manisa, Yunusemre, Şehzadeler

Kamu yönetimi
Muhammet Veyis
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının kırsal mahallelere etkisi üzerine bir değerlendirme: Kayseri örneği

6360 sayılı kanundan sonra, Büyükşehir belediyelerinin sayısı otuza (30) yükselmiş ve sınırları ilin mülki sınırlarına eşitlenmiş, büyükşehirlerdeki il özel idareleri kapatılmış, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) kurulmuş, belde belediyesi ile köyler lağvedilmiş ve tamamı mahalleye dönüştürülmüştür. Kaldırılan ve mahalleye dönüştürülen yerel yönetim birimlerinde kırsalda yaşayan vatandaşların kırsal alışkanlıklarının devam etmesi ve kırsala hizmete götürülmesinde sorunlar ortaya çıkmıştır. Çalışmanın yazılma amacı, kırsalda yaşayan vatandaşların özel idare, köylere hizmet götürme birliği, köy tüzel kişiliği, belde belediyesi gibi kurumlarının kapatılması sonucunda var olan ihtiyaçlarının ne kadarının Yatırım ve İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarınca karşılandığı, Büyükşehir Belediyesinin kırsal mahallelere hizmet noktasında yaptığı çalışmalar (Kayseri), YİKOB'ların özel idarelerin devamı olup olmadığının ve Başkanlıkların bütçe ve teknik yeterliliğine cevap aramaktır. Çalışmanın birinci bölümünde, literatür taraması yapılarak yerel yönetimlerin tarihsel gelişimine kısaca değinilmiş ve mer'i mevzuat çerçevesinde Türkiye'deki yerel yönetimlerin yapısı incelenmiştir. İkinci bölümde, 6360 sayılı kanun sonrasında yaşanılan değişimler ve kapatılan yerel yönetim kuruluşları irdelenmiştir. YİKOB'ların kuruluş süreci, görev ve yetkileri ile teşkilat yapısı mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ayrıca Kayseri Büyükşehir Belediyesinin kırsala yaptığı yatırım faaliyetleri faaliyet raporu marifetiyle incelenmiştir. Büyükşehirlerde seçilerek göreve gelen muhtarların hangi rolleri üstlendiği, görevleri ve yetkileri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Kayseri YİKOB incelenmiş olup, kırsal mahallere yaptığı hizmetler değerlendirilmiştir.

Ali Buzkaya
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent kimliği ve marka kentler; Manisa örneği

Bu çalışmanın amacı, Manisa'nın kent markalaşması çerçevesinde kent kimliğini oluşturan temel unsurların belirlenmesi ve Manisa'nın marka şehir olmasının sağlayabileceği toplumsal ve kültürel faydaların değerlendirilmesidir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi benimsenmiş ve Manisa'daki üniversitelerde öğrenim gören 564 öğrenciden anket yoluyla veri toplanmıştır. Sonuçlar, öğrencilerin Manisa hakkındaki algılarının şehre gelmeden önce genellikle nötr veya sınırlı bilgi düzeyinde olduğunu; ancak şehirdeki deneyimlerinin bu algıları özellikle sosyalleşme, kültürel hoşgörü ve zaman yönetimi gibi kişisel ve sosyal gelişim alanlarında olumlu yönde geliştirdiğini göstermektedir. Ayrıca Manisa, öğrencilerin farklı siyasi görüşlerine, dini inançlarına ve değer sistemlerine saygı duyan destekleyici bir ortam sunarak kişisel özgürlük ve kapsayıcılığı teşvik etmektedir. Şehir, öğrencilerin kariyer hedeflerinde doğrudan belirleyici olmasa da ekonomik planlama ve kişisel gelişimlerine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Bu bulgular, üniversite öğrencilerinin kent deneyimlerinin Manisa'nın markalaşma stratejilerine dahil edilmesinin önemini vurgulamaktadır. Manisa'nın marka şehir olarak rekabet edebilmesi için temel hizmetlerin ötesinde sosyal katılımı, kültürel görünürlüğü ve gençlerin yerel dinamiklere uyum sağlanmasının desteklemesi gerekmektedir.

Mehmet Çoban
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
11
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği' ne uyum sürecinde Türkiye' de yerel yönetimler alanında yapılan düzenlemeler

Bu çalışmada Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde Türkiye'de yerel yönetimler alanında yapılan düzenlemelerin incelenmesi amaçlanmıştır. Yerel yönetimlerin önemi ve işlevleri gün geçtikçe daha da belirginleşmektedir. Ülkemizde yerel yönetimlerin Avrupa Birliği'ne uyum sürecinden önceki yapısı da ortaya konularak, uyum süreci düzenlemelerinden sonraki durumu ile kıyaslanabilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde yerel yönetimler, ikinci bölümde Avrupa Birliği'nde yerel yönetimler hakkında kavramsal bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde Türkiye'de yerel yönetim alanında yapılan düzenlemeler hakkında bilgiler verilmiştir. Avrupa Birliği uyum sürecinde yerel yönetim alanında yapılan düzenlemelerde yerel yönetimlerin çalışma alanlarının kapsamı genişletilmiş, çalışmaları daha etkin hale getirmek amaçlanmıştır. Yapılan düzenlemelerle yerel yönetimlerin çalışmaları belirli ilkeler etrafında toplanarak yerel yönetimlerin idari vesayetten kurtularak çalışmalarını daha özgür, hızlı ve verimli yapmaları için uygun koşulların sağlanması amaçlanmıştır. Bu kapsamda yapılan düzenlemeler ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nda da öngörülen hizmette yerellik ilkesine paralel olarak, belediye hizmetlerinin, halka en yakın yerlerde ve en uygun yöntemler ile sunulması temel alınmıştır. Yerel yönetimlerin yöneticilerin atanan kişilerden değil de seçilen kişilerden oluşması ve yönetim etkinliğinin sağlanması amacıyla; daha önceden merkezi yönetimin atadığı yöneticilerin değil, kent halkının doğrudan ya da dolaylı olarak yerel yönetimlerde görev alacak yöneticileri seçmesi sağlanmıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde yerel yönetim alanında yapılan düzenlemelere genel anlamda bakıldığında, söz konusu düzenlemelerin eksiklikleri olmakla birlikte, yerel yönetimlerin etkinliğini arttırmayı, halka daha hızlı ve etkin hizmet götürmeyi ve daha özgür bir yapı oluşturmayı hedeflediği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Yerel Yönetimler, AB Uyum Süreci

Avrupa BirliğiTürkiyeUluslararası ilişkiler+4
Meriç Güven Karakaya
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6360 sayılı yasa sonrasında büyükşehir belediyelerinin yeniden yapılandırılması: Manisa Büyükşehir Belediyesi üzerine bir inceleme

Yerel yönetimlerin tarihi dünya genelinde çok eskilere dayansa da, Türk idare kültürüne girmesi Osmanlı Devleti'nin son zamanlarına ve Tanzimat dönemine denk gelmiştir. Ancak konu 1980'li yıllarda ayrı bir boyut kazanmıştır. Küreselleşme olgusunun etkisiyle başta kamu yönetimi, kentler ve yerel yönetimler olmak üzere, yerleşik tüm kavram ve kurumların değişim süreci başlamıştır. Bu değişim süreci ülkemizde hızlı kentleşmeye bağlı olarak şekillenmiştir. Kentsel alanlarda artan nüfus yığılmaları, hizmet taleplerinin karşılanmasında gecikmeler ve yetersizliklere neden olmuştur. Bu da metropoliten kentsel alanlara dair yeni arayışları gündeme getirmiştir. Bu arayışlar 1984 yılında çıkarılan 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Yasası ile somutlaşmıştır. 3030 sayılı Kanun, yasal dayanağını 1982 Anayasasının 127. maddesinden almıştır. Çünkü bu maddede büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimleri getirilebileceğini ifade edilmiştir. Küreselleşmenin beraberinde getirdiği yeni kavram ve ilkelerle kamu yönetimi anlayışındaki dönüşüm, büyükşehir belediyelerinin yönetim anlayışında da birtakım değişiklikler gerektirmiştir. 3030 sayılı Kanun ile başlatılan, 5216 sayılı Kanun ile geliştirilen büyükşehir belediye sistemi, 2012 yılında kabul edilen ve 30 Mart 2014 yerel seçimleri sonrası uygulamaya konulan 6360 sayılı Kanun ile yeni bir döneme girmiştir. Bu kanun büyükşehir belediye sistemine yönelik yapısal ve işlevsel önemli değişiklikler getirmiştir. İdari-mali açıdan ve hizmetlerin sunumu bakımından farklılıklar oluşmuştur.Buradan hareketle bu çalışmada öncelikle Türkiye'de yerel yönetimlerin tarihsel süreç içerisinde gelişim ve değişimi incelenmektedir. Sonrasında 6360 sayılı Kanun özeline inilerek bu kanunla birlikte büyükşehir belediyesi statüsüne kavuşmuş olan Manisa hakkında genel bilgiler verilmekte, kentte belediyeciliğin tarihi gelişim süreci ve kentin büyükşehir olma süreci ele alınmaktadır. Söz konusu değişikliklerin Manisa ilini hangi boyutlarda ve nasıl etkilediği ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda hazırlanan çalışmada, nitel araştırma tekniklerinden mülakat yönteminden faydalanılarak yerel yönetim birimi yetkilileri ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda 6360 sayılı Kanun'un Manisa Büyükşehir Belediyesi'ne etkileri çeşitli başlıklar çerçevesinde ele alınmıştır.

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriKanunlar 6360 sayılı+2
Ayşenur Gülenç Kantar
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avusturya'daki Türkiye göçmenlerinin sosyokültürel uyum araştırması

Sosyokültürel uyum kavramı, kişinin yaşamının genel bir görüntüsünü yansıtması yönüyle göç sürecine etki eden bazı değişkenlerle ilişki içerisindedir. Avusturya'daki Türkiye göçmenlerinin çeşitli demografik özellikleri ile kimlik ve ayrımcılık boyutlarının sosyokültürel uyum değişkenleri bağlamında irdelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Avusturya'da yaşayan, rastgele seçilen ve gönüllü olan 306 Türkiye göçmenidir. Araştırma verilerinin toplanmasında daha önce uyarlaması gerçekleştirilmiş ölçekleri içeren anket yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların sosyokültürel uyumunun çeşitli demografik değişkenlerle ve uygulanan ölçeklerle olan ilişkisinin ortaya çıkarılması için üç aşamalı çoklu karşılaştırma analiz tekniği uygulanmıştır. Katılımcıların algılanan ayrımcılık düzeyi arttıkça daha fazla sosyokültürel uyum zorluğu yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Medeni durumu bekâr olanlar, yaş grubu 35 ve altı olanlar, eğitim durumu lise ve üzeri olanların, Almanca dil becerileri iyi düzeyde olanların, sosyokültürel uyum zorluğunu daha az yaşadıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca, ekonomik ve kültürel sebeplerle yapılan göç hareketi ile siyasi sebepten dolayı yapılan göç hareketinin kimlik algısında ve sosyokültürel uyum yaşama düzeylerinde oldukça anlamlı bir farklılığa sahip olduğu sonucunu vermektedir. Bu araştırma, üzerinde fazla analiz yapılmadığı görülen Avusturya'da yaşayan göçmenlerle gerçekleştirildiği için önem taşımaktadır.

AvusturyaEski TürklerGöçmenler+3
Bahar Yurt
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kriz ve afet yönetiminde bir STK örneği: Kızılay

Tarih boyunca bakıldığında, birey ve toplumların yaşamlarını etkileyen birçok kriz ve afet olayları meydana gelmiştir. Kriz, insan yerleşimlerinde mevcut düzeni bozan ve gerilim yaratan bir durumdur. Krizlerin meydana gelmesine neden olan birçok etmen bulunmaktadır. Bu etmenler arasında en çok afet olayları etkili olmaktadır. Ülkemiz bulunduğu jeopolitik konumu itibariyle deprem başta olmak üzere birçok doğal afete davetiye çıkarmaktadır. Deprem, sel, çığ gibi doğal afetler veya teknolojik ve insan kaynaklı afetler gibi farkli afet türleri meydana gelmektedir. Afetler, bireylerin mevcut durumlarını ve faaliyetlerini kısa veya uzun süreli kesintiye uğratmakta ve insanların ve diğer canlıların yaşamları üzerinde maddi ve manevi olarak çok büyük kayıplarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu kayıpları en aza indirmek ve meydana gelebilecek ikinci tehdit oluşturacak doğal veya yapay afetleri önceden tespit edip gerekli önlemleri almak, doğacak hasarları olabildiğince önlemek, yaşanacak olası kayıpların önüne geçmek için sistemli, planlı ve etkin bir kriz ve afet yönetimi gerekmektedir. "Kriz ve Afet Yönetiminde Bir STK Örneği: Kızılay" adlı bu çalışma, ulusal ve uluslararası alanda meydana gelen kriz ve afet olayları nedeniyle yaşamlarını devam ettirmek için temel ihtiyaçlarını gideremeyen bireylerin ve toplumların üzerindeki olumsuz ve kötü etkilerini, can ve mal kayıplarını en az düzeye indirmek amacıyla yapılan çalışmaları inceleyen bir araştırma olmaktadır. Bu kapsamda, öncelikle kriz ve afet yönetimi kavramsal çerçevede ayrı ayrı ele alınmakta, kriz ve afet yönetim süreçleri, sınıflandırılması, doğrudan ve dolaylı yöndeki etkileri açıklanma ve kriz ve afet yönetim evrelerinin neler olduğu incelenmektedir. Kriz ve afet olaylarında mağdur olan, yoksul duruma düşen afetzedelerin ihtiyaçlarını gidermek ve onlara destek sağlamak amacıyla faaliyet gösteren gönüllü kuruluşlar olan STK'ların oluşumları, amaçları, faaliyetleri ve özellliklerinin neler olduğu açıklanmaktadır. Ülkemizde kriz ve afet yönetimi bağlamında faaliyet gösteren bazı STK'lar hakkında bilgiler verilmektedir. Bunlar arasında yer alan ve çalışma dahilinde ele alınan, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet göstermekte olan Türk Kızılay'ı incelenmektedir. Çalışma kapsamında, literatür taraması, birçok döküman analizi ve Kızılay'ın resmi web sitesi incelenmiştir. Kızılay'ın ilkeleri, değerleri, görevleri ve diğer alanda yaptığı çalışmalara değinilmektedir. Kızılay, yurt içi ve yurt dışında meydana gelen afetlerden dolayı afetzedelere yardım faaliyetleri yürüten, afet müdahale kapsamında yerel, bölgesel ve uluslararası alanda ilgili örgütlerle koordineli çalışmalarda bulunan, arama-kurtarma ve iyileştirme çalışmalarına katkı sağlayan, afet hazırlık ve müdahalesine göre eğitim programları hazırlayan, yoksul, insani yardıma muhtaç ve afetzede vatandaşlar için ayni ve nakdi yardım bağışları için kampanyalar yürüterek önemli roller üstlenmektedir. Bu kapsamda Türk Kızılay'ı, kriz ve afet yönetiminde yürüttüğü bu çalışmaların oldukça önemli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Kriz ve Kriz Yönetim, Afet, Afet Yönetimi, STK, Kızılay

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler+4
Duygu Akyüz
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuk dostu kentler: Bursa örneği

"Çocuk Dostu Kentler: Bursa Örneği" başlıklı bu tez UNICEF'in dünya çapında başlattığı ve Türkiye'de İçişleri Bakanlığı'nın ortak olarak katıldığı, birçok ilde hayata geçirilen çocuklarla ilgili uygulamaları ele alan bir çalışmadır. Tezde Çocuk Dostu Kent, 54 maddeden oluşan BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'ndeki 4 temel madde doğrultusunda çocuk haklarının dünyada ve ülkemizdeki gelişimi örneklerle ele alınmıştır. Ülkemizde başlangıçta 2006-2010 yıllarını içeren Çocuk Dostu Kent modeli; Antalya, Bursa, Erzincan, Gaziantep, Karaman, Kayseri, Kırşehir, Konya, Sivas, Tekirdağ, Trabzon ve Uşak'tan oluşan 12 pilot ilde yürütülmüştür. Bu illerden örnek olarak; Gaziantep, Antalya, Kayseri, Tekirdağ, Trabzon ve Bursa kentlerinde bulunan kamu, özel, sivil toplum kurumları ve yerel yönetimlerin çocuk dostu kent çalışmaları literatür taraması, doküman incelemesi yapılarak ele alınmıştır. Çalışmanın özelini oluşturan Bursa kentindeki çocuk dostu kent ve çocuklarla ilgili çalışmalar, bazı kamu, özel, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetim kuruluşlarındaki uzman kişilerle görüşmeler yapılmıştır. Özellikle Çocuk Hakları Sözleşmesindeki 4 temel maddeden oluşturulan yaşama, gelişme, korunma ve katılma hakları üzerinden yarı-yapılandırılmış mülakat sorularıyla görüşme teknikleri kullanılarak elde edilen veriler değerlendirilmiştir.

BursaÇocuk dostu kentÇocuk hakları+1
Türkan Akbalık
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Herakleitos'ta logos ve devinim

Tarih boyunca insanlar dünya ve kendileriyle ilgili farklı sorgulamalar ve arayışlar içine girmişlerdir. Başlangıçta felsefe tarihinde de filozoflar mitsel söylemlerden ve çok tanrılı inançlardan farklı olarak doğa üzerine düşünmüşler ve doğayla ilgili kuramlar ortaya koymuşlardır. Pre-Sokratik filozoflardan olan Herakleitos da doğanın ilk ilkesi olarak ateş den söz eder. O'na göre evrende sürekli bir değişim vardır. Herakleitos'un öğretisinde oluş ve değişim önemli bir yere sahiptir. Herakleitos'a göre evren, sürekli, evrensel bir değişim ve dönüşüm içindedir. O, her şeyin her an değiştiği ve bir oluş içerisinde olduğunu belirtir. Tezimiz de Herakleitos'un öğretisindeki logos ve devinim kavramları merkeze alınarak, bu kavramların açılımı, birbiriyle olan ilişkisi ve bu kavramların arkhe ile olan ilişkileri literatür taraması yöntemi ile ortaya konulacaktır. Bunu yaparken de Herakleitos'tan önceki Milet Okulu'nun felsefi kazanımları ele alınacak ve Elea Okulu'yla karşılaştırılması yapılacaktır. Ardından, çağdaşı olan Pythagoras ve kendinden sonraki Sofistler, Platon ve Aristoteles üzerindeki etkisi incelenecektir. Anahtar kelimeler: logos, devinim, arkhe, değişim, karşıtların çatışması,

DevinimDeğişimFelsefe+4
Nuray Bayat Usta
Iğdır University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nietzsche'de üstinsan anlayışı

Ortaçağın sonlarına doğru nominalizmle birlikte tikellerin bilinebileceği anlayışı egemenlik kazanmış ve Ortaçağ'da dekor olan doğa artık hareketin gözlemlendiği bir yer olmuştu. Bu vb. hızlı gelişmeler Rönesans dönemine ışık tutmakla birlikte Modern Öznenin tasarımına zemin hazırladı. 17. yy. kelimenin tam anlamıyla modernitenin, modern öznenin inşasının temellerinin atıldığı bir çağdır. Bu öznenin tasarımı beraberinde birçok problemi de getirdi. Bu sorunların başında da insanın teknik yani araçsal aklın nesnesi kılınması ve daha genelde de modernitenin vaat ettiği özgürlüğün yerine insanların köleleştiği bir toplum yapısının ortaya çıkması ile bireyin kendisine yabancılaşması gelmektedir. Modernite ile birlikte gündeme gelen bütün problemlere değinmek olanaksız bir durum olduğundan dolayı, biz burada Nietzscheci perspektiften hareketle onun felsefi yaklaşımına ve modernizmin ortaya çıkardığı sorunlara bir çözüm yolu olarak ortaya koyduğu felsefi görüşlerine değinmekle yetineceğiz. Daha doğru bir deyişle decadence ile iç içe geçmiş toplumun üst insana doğru ilerleyişini gözler önüne sermeye çalışacağız. Anahtar Kavramlar: Özne, Modernite, Nietzsche, Nihilizm, Decadence, Üst İnsan

BengiBengi dönüşDecadence+3
Burcu Atışar
Iğdır University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Amerikan Yahudiliğinin karakteristik özellikleri

Murat İBA tarafından yazılan bu tezin ana başlığı "Amerikan Yahudiliğinin Karakteristik Özellikleri" olarak belirlenmiştir. Tezimiz üç ana bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde; Amerikan Yahudiliğine geçmeden önce ana hatlarıyla Avrupa'da bulunan Yahudilerin, tarihinin başlangıcı, dini, sosyal ve kültürel durumları ele alınmıştır. Daha sonrasında ise, İspanya, Almanya, Rusya, İtalya, İngiltere ve Portekiz gibi bazı Avrupa ülkelerindeki Yahudilerin durumu değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise, Amerikan Yahudiliği anlatılmaya başlanarak, öncelikle Avrupa ülkelerinden Amerika'ya göçün sebeplerinden bahsedilmiştir. Amerika'ya yapılan bu kitlesel göçlerin ardından ABD'de Yahudiliğin başlangıcı değerlendirilmiştir. Daha sonrasında ise, Amerika'da Yahudiler tarafından kurulan sivil toplum örgütlerinden bahsedilmiştir. Daha sonra da Yidiş dilinin sosyal ve dinî hayata etkisi ele alınmıştır. Devamında ise; Siyonizm ile ilişkisi ele alınarak, Siyonizm karşıtlığından da bahsedilmiştir. Yahudilerin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki sosyal ve ekonomik durumları incelendikten sonra, Yahudiler arasında yaşanan aydınlanma faaliyetleri anlatılarak, kurucusu ve ABD Yahudilerine etkisi ele alınmıştır. Bölümün son başlığında ise, ABD'de bulunan Yahudilerin günümüzdeki ve gelecekteki sorunları üzerinde durulmuştur. Üçüncü ve son bölümde ise, Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan ve daha sonraki yıllarda bu ülkede ortaya çıkmış Yahudi dinî gruplar ele alınmıştır. Amerika'daki bu dinî gruplar ise; Reformist Yahudiler, Ortodoks Yahudiler, Muhafazakâr Yahudiler, Yeniden Yapılanmacı Yahudilik ve Mistik Yahudilik de denilen Hasidiler'dir. Bu dinî gruplar anlatılırken; ortaya çıkış sebepleri, tarihî dönemleri, kurucuları, kurum ve kuruluşları, temel inanç esasları, ibadet şekilleri, Siyonizm'e yaklaşımları, kadının günlük hayattaki yeri, Mesih anlayışları, ahiret inançları ve kutsal kitap anlayışları genel itibarı ile anlatılmıştır. Bu bölümün içerisinde bir başlık altında Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Reformist Yahudiler ile Ortodoks Yahudilerin karşılaştırılması yapılmıştır.

Amerika Birleşik DevletleriKarakteristik özelliklerYahudiler+1
Murat İba
Iğdır University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Diğer danışmanlar