Ferhat Korkmaz danışmanlığındaki tezler

12 tez · Batman University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ahmet Midhat Efendi’nin eserlerinde Kafkas coğrafyası ve Kafkas coğrafyasının kültürel yansımaları

Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının öncü isimlerden biri olan Ahmet Midhat Efendi, Tanzimat Dönemi’nde sayısız eser vermiştir. Kafkasya’dan İstanbul’a göç etmiş bir annenin oğlu olan Ahmet Midhat Efendi, Kafkas coğrafyasını ve Kafkas coğrafyasının kültürel değerlerini eserlerinde ele almıştır. Ata toprağı olan Kafkasya’ya karşı her zaman duyarlı olan Ahmet Midhat Efendi, eserlerinde maddi ve manevi kültürel değerlere işlemekle beraber; Kafkasya’nın jeopolitik konumu, ekonomik koşulları ve Kafkas halkının yaşamış olduğu asimilasyona da değinmiştir. Ata toprağıyla millî ve edebî bir bağ kuran Ahmet Midhat Efendi, bu bağı eserlerinin kurgusuna yansıtmıştır. Bu tez, Ahmet Midhat Efendi’nin Kafkasya mekânlı ya da Kafkas kökenli kahramanların bulunduğu eserleri incelemek suretiyle Kafkasya’nın Osmanlı kültüründe ve edebiyatında yerini belirleme amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışma, Türk edebiyatında Kafkasya algısını Ahmet Midhat Efendi’nin bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.

Merve Emir
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mehmed Celâl şiirlerinin çeviriyazı ve incelemesi

Çalışma kapsamında Ara Nesil döneminin tanınmış şairlerinden olan Mehmed Celâl’in 1886-1900 yılları arasında yayımlanmış olan 19 şiir kitabının çevirisi yapılmıştır. Mehmed Celâl Şiirlerinin Çeviriyazı ve İncelemesi başlıklı çalışmamız üç ana bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde; Mehmed Celâl’in hayatı, sanatı, eserleri ve tenkitçiliği hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Mehmed Celâl’in şiirlerinde tema, ahenk unsurları, edebi sanatlar ve nazım şekilleri üzerinde durulmuştur. Tezimizin üçüncü ve asıl bölümü olan ve Mehmed Celâl’in 19 şiir kitabının tam metin şiir çevirisi yapılarak Osmanlı Türkçesinden günümüz Latin harflerine aktarılmıştır. Türk edebiyatına önemli katkılarda bulunmuş ve birçok edebi türde eser kaleme almış olan Ara Nesil şairi Mehmed Celâl’in, Osmanlı Türkçesi ile yazılmış şiir kitaplarının tümünün Latin alfabesine aktarımı yapılmış olup 1886-1900 yılları arasında bu türde yayımlanmış eserleri ayrı ayrı incelenerek değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Osmanlı TürkçesiÇeviriyazıŞiir
Orhan Demir
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orhan Pamuk'un romanlarında kent algısı

Yurt içinde ve dışında hatırı sayılır bir okuyucu kitlesi bulunan ve son dönem romancılarımız arasında roman anlayışı, fikirleri, siyasi görüşleriyle adından çokça söz ettiren yazarların başında gelen Orhan Pamuk, romanlarında kente, kent kültürüne, kentli bireyin sıkıntılarına önemli yer ayırmıştır. “Orhan Pamuk’un Romanlarında Kent Algısı” başlığını taşıyan bu çalışmamızda öncelikle kent kavramı, tarihsel gelişim süreci içerisinde ayrıntılı olarak incelenmiş, edebiyat sosyolojisi bağlamında roman ve kent ilişkisi üzerinde durulmuş, kente özgü bazı kavramların analizi yapılarak bu kavramların kent kültürünün oluşumuna sunduğu katkı açıklanmıştır. Çalışmamızda Orhan Pamuk’un romanları incelenerek yazarın kente ve kent kültürüne bakış açısı irdelenmiş bundan hareketle kent, kentleşme, kentlileşme, kentsel değişim ve dönüşüm, kent ve yoksulluk, kent ve suç, kent ve ekonomi, göç olgusu, kent ve din, kent ve medeniyet, kent ve sosyal sınıflar, kent ve yabancılaşma gibi kavramların yazarın romanlarındaki yansımalarının izi sürülmüştür.

Kentlileşme
Şerif Doğan
Batman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orhan Kemal’in hikayelerinde sosyal ve ekonomik eşitsizlik

Toplumcu gerçekçi anlayışın en önemli temsilcilerinden biri olan Orhan Kemal, roman ve hikâyeleriyle edebiyatımızda önemli bir yer edinmiştir. Hikâyelerinin büyük bir bölümünde yoksulluk, ekonomik eşitsizlik, gelir adaletsizliği, işsizlik gibi sosyal sorunlar ön plandadır. Sıradan insanların sosyal ve ekonomik eşitsizliklerle dolu dünyalarını toplumsal duyarlılıkla anlatan yazar, hikâyelerinin çoğunda toplumsal mesaj verir. Orhan Kemal, hikâyelerinde sosyal gerçekçi anlayışa bağlı kalarak toplumsal kesimler arasındaki eşitsizlikleri anlatmıştır. Yazarın hikâyelerinde pozitif ayrımcılık yapılması gereken çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar aksine eşitsizliğe maruz kalırlar. Hikâyelerde, ucuz iş gücü olarak görülen çocuk işçiler ve kadınlar toplumsal yaşamın her alanında sosyal ve ekonomik eşitsizliğe maruz kalırlar. Bu çalışmada Orhan Kemal’in hikâyeleri sosyal ve ekonomik eşitsizlik bağlamında incelenmiştir. Yazarın hikâyelerinde ele aldığı sorunları, toplumsal duyarlılıkla ele alırken takındığı tavırları anlamak ve hikâye kişilerinin karşılaştığı sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri tespit etmek amaçlanmıştır.

Ekonomik EşitsizlikKadınSosyal Eşitsizlik
Sezer Benek
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tevfik Fikret'in şiirlerinde inanç krizi ve buhran

Kriz kavramı özellikle Batı düşünürleriyle gündeme gelmiş ve başta Nietzsche olmak üzere bazı filozofların temel hareket noktası olmuştur. Çatışmadan daha kapsamlı ve derinlikli olarak belki de bir tür yaşam tarzını karşılayan kriz kavramı, tüm bileşenleri ile birlikte avangart bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunalmışlığın ve melankolinin verdiği sıkıntının halinin metne yansımış bir parçası şeklinde alternatif bir sığınma alanı olarak kriz kavramı gündeme gelmektedir. Kriz, çatışma, yabancılaşma, ötekileşme gibi birçok alt kavramı da bünyesinde barındıran çok yönlü ve çok temelli bir kavram olarak literatürde yer almaktadır. İnanç krizi ise kriz kavramı ekseninde daha çok dînî inanç krizini ifade etmektedir. İnanç krizi Tevfik Fikret'in şiirlerindeki tematik problemlerden birini oluşturmaktadır. Buhran kavramı da psikolojik temeli ağır basan bir duruma işaret etmekle birlikte, sanatkârın metin içindeki ruhsal birikimini ve derin bunalımını gösteren bir uyaran olarak da algılanabilir. Buhran, melankoli ile de yakın bir ilişki içerisindedir. Bu itibarla Tevfik Fikret'in şiirlerinde buhranın önemli bir metin içi anlam üretici olarak görülebileceğini söylemek gerekir. Bu çalışmada, Tevfik Fikret'in şiirlerindeki inanç krizi ve buhran söylemleri üzerinde durulmuş ve söz konusu söylemler üzerinde yorumsal bir eleştiri yapılmıştır.

İnanç Krizi
Ahmet Tuğluk
Batman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbret Gazetesinde yayımlanan sanat ve edebiyat konulu yazıların sistematik tahlili

Türkiye’de, 19. yüzyılın ikinci yarısında gazete ve gazetecilik çağdaş anlamda ortaya çıkmıştır. Namık Kemal ve arkadaşlarının 1872-1873 yılları arasında yayımladıkları İbret, muhalif kimliğiyle ön plana çıkmış bir gazetedir. 132 sayı olarak yayımlanan İbret gazetesi, fikir yazılarıyla hürriyet mücadelesinin öncüsü olmuş ve toplum tarafından yeni fikirlerin benimsenmesinde önemli bir rol almıştır. Halkı gazete vasıtasıyla eğitmeyi temel amaç edinmiş olan İbret’te, bu amaç doğrultusunda pek çok makale, hikâye, tiyatro, fıkra, tenkit vb. yazılar yayımlanmıştır. Böylelikle İbret gazetesi, kendi döneminin kamuoyunun sözcüsü olmayı başarmıştır. İbret gazetesinin yayımlandığı dönemde ön plana çıkmasının başka bir sebebi, Namık Kemal’in gazetede yazdığı eleştiri yazılarıdır. Bu çalışmada, İbret gazetesinin sistematik dizinine yer verilmiş ve gazetede yayımlanan sanat/edebiyata ilişkin yazılar tahlil edilmiştir.

Namık Kemalİbret Gazetesiİbret Journal
Mahmut Balbay
Batman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Abdulvahap Akbaş'ın hayatı, sanatı ve eserleri

Abdulvahap Akbaş, ilk şiirini yayımladığı 1978 yılından itibaren ömrünün sonuna kadar başta şiir olmak üzere hikâye, deneme, inceleme, araştırma, roman, çocuk edebiyatı eserleri, gezi yazıları ve dergi çalışmalarıyla milli ve manevi değerleri evrensel çizgilerle muhafaza etmeye çalışmış çok yönlü bir sanatçıdır. İnanç ve toplumsal değerleri fikren ve fiilen savunurken eserlerinde tutarlı olmaya gayret göstermiştir. "İslami Hassasiyeti Olan Edebiyat" hareketi içerisinde yer bulan sanatçı bu kültüre uygun olarak ortaya koyduğu çalışmalarıyla toplumun dini ve tarihi değerlerini ön plana çıkarmıştır. Toplumun ve çocukların önder kişilikleri örnek alması ve toplumsal değerlerlerle barışık yetişmesi için emek sarf etmiştir. İçinde yetiştiği toplumsal koşulları doğru yorumlamış; yetiştiği kültürün izlerini, evrensel değerlerle eserlerine aktarmış, bu yönüyle Doğu ve Batı kültürünü İslami değerler sistemi içinde sunmaya çalışmıştır. Abdulvahap Akbaş, eserlerinde inanç kavramını yoğun bir şekilde işlemiş, kültürel zenginliği yansıtmak için de Türkçenin zenginliğinden faydalanmıştır. Abdulvahap Akbaş’ın hayatı hakkında ailesiyle görüşülmüş eserlerle hayatı arasındaki bağlar incelenmiştir. Roman ve hikâyeleri incelenmiş yazarın fikir hayatı ve edebi yönü irdelenmiştir. İslami düşünce ve duyguları eserlerinden yola çıkılarak aktarılmaya çalışılmış, taşra ve medeniyet algılarının şiirlerine yansımaları değerlendirilmiştir. Bu tez çalışmasında Abdulvahap Akbaş'ın eserleri incelenmiş ve edebi kişiliği değerlendirilmiştir.

Abdulvahap AkbaşÇocuk EdebiyatıŞiir
Abdulgani Bağış
Batman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İkinci yeni şiirinde din ve medeniyet algısı

İkinci Yeni hareketi getirdiği yenilikler bakımından Türk şiirinde özgün bir yere sahiptir. İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden Cemal Süreya, İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Ece Ayhan ve Sezai Karakoç'un şiirlerinden hareketle yapılan bu çalışma, medeniyet ve din bağlamında bir değerlendirmeyi içermektedir. Giriş dışında iki ana bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde Doğu ve Batı medeniyetlerinin İkinci Yeni şiirine yansıması, kent ve kentsel gelişiminin sonuçları, işçi sorunları, şairlerin politik algıları, bilim, fen ve tarihe bakış açıları, metafizik boşluk, ilerleme düşünceleri gibi birçok konu ele alınmıştır. İkinci bölümde ise Tanrı kavramı, peygamber algısı, öte dünya düşüncesi, tasavvuf, varoluşçuluk, nihilizm, kriz kavramı ve dinsel kriz gibi kavramların İkinci Yeni şiirine nasıl yansıdığı tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci Yeni hareketine mensup şairlerin din ve medeniyet bağlamındaki düşüncelerinin tespiti, genel olarak anlam kapalılığı eleştirisi alan şiirlerin anlamlandırılmasına katkı sağlayacaktır.

Din AlgısıTanrıTürk Şiiri+2
Sait Soysal
Batman University
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cihan Aktaş’ın hikâye ve romanlarında yapı ve tema

Toplumsal meselelere duyarlı bir yaklaşımla eserlerini kaleme alan Cihan Aktaş; roman, hikâye, günlük, inceleme-araştırma türlerinde eserler vermiş kadın yazarlardandır. 1980’li yıllardan itibaren çeşitli dergilerde düşüncelerini aktaran Aktaş, sonraki yıllarda yazılarını kitaplaştırmıştır. Eserlerinde genelde ‘kadın’ özelde ise ‘başörtülü kadınların’ problemleri üzerinde durmuştur. Hikâye ve romanlarında kadının yaşadığı baskıları, İslâmcı kadının birey olma çabasını, din, gelenek, modernizm arasında sıkışan kadın ekseninde işlemiştir. Kadının yanı sıra göç, mülteci sorunu, çevre, edebiyat, kültür, sinema konularını inceleme ve araştırma eserlerine taşımıştır. Edebiyat dünyasına düşünce yazıları yazarak başlayan Cihan Aktaş, hikâyeciliğiyle ön plana çıkmış, yazın hayatına on üç hikâye kitabı, dört roman sığdırmıştır. İlk hikâye kitabını 1991 yılında Üç İhtilal Çocuğu adıyla kaleme almış, Bana Uzun Mektuplar Yaz adlı ilk romanını 2002 yılında yayımlamıştır. Cihan Aktaş’ın hayatı ve sanatının ele alındığı bu çalışmada hikâye ve romanları yapı ve tema bakımından analiz edilmiştir.

Cihan AktaşKadınYapı ve Tema
Mahbube Güzel
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Refet Avni ve Süleyman Bahri’nin Resimli Müntehabât-ı Edebiyye adlı antolojisinin çeviriyazı ve incelemesi

Antoloji kelimesinin kökeni ve anlamı hakkındaki görüşlere bakıldığında kaynakların üzerinde birleştiği izah; şiir veya nesir parçalarının derlenerek bir araya getirildiği bir tür kaynak eser şeklindedir. Bu eserler; Eski çağlardaki edebiyatın, bilimin ve sanatın günümüze kadar ulaşması açısından bir aktarım görevi üstlenmiş kütüphane niteliğindeki kaynaklardır. Bu değerli türlerden biri de Refet AVNİ ve Süleyman BAHRİ tarafından hazırlanan Resimli Müntehabât-ı Edebiyye adlı antolojidir. Tanzimat ve Servet-i Fünûn Dönemi yazarlarını bir araya toplayan bu eser resimli olması yönüyle diğer antolojilerden ayrılmaktadır. 1911 yılında hazırlanan bu antolojik eser; Tanzimat ve Servet-i Fünûn Devri’nde yaşayan toplam yirmi üç şair ve yazarın biyografik bilgileri, edebi ve siyasi kişilikleri, aile ve eğitim bilgileri, bulunmuş oldukları devlet yönetimindeki görevleri, etkilendikleri şair ve yazarları, dil ve üslup özellikleri ile yabancı dil bilgileri hakkında bilgileri ihtiva etmektedir. Şinasi ile başlayıp Celal Sahir ile biten bu eserimizde konu alınan yazar ve şaire ait olmak üzere doksan üç şiir türünde, on iki roman-hikâye türünde, on tiyatro türünde, dokuz mektup-hatırat türünde, on beş mensur şiir türünde, altı gezi yazısı türünde ve yirmi iki makale-deneme türünde olmak üzere toplamda yüz altmış yedi örnek edebi parça yer almaktadır.

Resimli Müntehabât-ı Edebiyye
İdris Şahin
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İkinci yeni şiirinde müzikalite

İkinci Yeni hareketi 1950’li yılının başlarından itibaren herhangi bir edebiyat bildirisi etrafında birleşmeksizin doğmuş bir şiir hareketidir. Öncü şairleri İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Ece Ayhan ve Sezai Karakoç olan İkinci Yeni şiiri Türk edebiyatında büyük bir kırılma yaratarak modern Türk şiiri üzerinde önemli izler bırakır. Dünyada ve Türkiye’de İkinci Dünya Savaşı sonrasında İkinci Yeni şiirinin doğup geliştiği dönemde edebiyatta varoluşçuluk ve gerçeküstücülük, resim sanatında non-figüratif tarz, müzik sanatında ise atonalite yaygınlaşır. İkinci Yeni şairleri değişen dünyayı şiirde yeni biçimler ve anlatım tarzları deneyerek ele almışlardır . İkinci Yeni şiirinin en temel özelliği, yeni yöntem ve teknikler kullanarak yeni bir biçim yaratmaktır. İkinci Yeni’nin öncü şairleri Türkiye’de ve dünyada değişen ve gelişen yeni müzik anlayışlarından hareketle daha önce denenmemiş yöntemlerden yararlanarak müzikalite değeri farklı olan sıra dışı şiirler yazmışlardır. Bu sıra dışılığın önemli hususiyetlerinden birisi de İkinci Yeni şiirinin atonal müzikle olan ilişkisidir. Bu tezde, İkinci Yeni şairlerinin poetika yazılarından hareketle şiirde müzikalite hakkındaki düşünceleri değerlendirilerek İkinci Yeni şiirinin ses ve ahenk gibi müzikalite unsurları ele alınmıştır.

İkinci Yeni Hareketiİkinci Yeni Poetry MovementŞiir
Ömer Eruzun
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erdal Öz'ün öykü ve romanlarında yapı ve tema

Türk edebiyatında 1950 kuşağı içinde değerlendirilen Erdal Öz, öykü alanında öne çıkmakla birlikte roman, gezi yazısı ve anı-anlatı-roman şeklinde kaleme aldığı eserler ile yaşadığı dönemde adından söz ettiren bir yazardır. İlk eserlerini 1950'lerden itibaren vermeye başlayan yazarın bu dönem verdiği eserlerinde ağırlıklı olarak "varoluşçuluk"un izleri görülür. 12 Mart 1971 Muhtırasından sonraki dönemlerde yazdığı eserlerde ise bu dönemde yaşanan dramatik olayları kendi yaşadıklarından hareketle öykü ve romanlarına konu edinmiştir. Bu dönem, yazarın toplumsal duyarlılığının ön planda olduğu bir dönemdir. Yaşadığı acıları gerek öykülerinde gerekse de romanlarında, bir döneme yahut bir yere ait değil de onları insanlık bağlamında evrenselleştirerek verir. İnsana ait gerçekliği kurgu dünyasının olanaklarıyla sunması bakımından dikkat çeken bir yazar olan Erdal Öz, 1975 yılında Orhan Kemal Roman Ödülü ve 1998 Sait Faik Hikâye Armağanı ve 2001 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü kazanır. Bu tezde; yazarın yaşamı, sanatı ve yazdığı eserlerin çeşitli yönlerden incelenmesi ve özellikleri açıklanmıştır.

12 Mart 1971 MuhtırasıVaroluşçulukYapı+1
Zeynelabidin Rüzgar
Batman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Diğer danışmanlar