Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Şükran Sırkıntıoğlu Yıldırım
12 theses · Kastamonu University
Öğrencilerin banka kullanım tercihlerinde güven, hizmet kalitesi ve sadakatin rolü: Kastamonu Üniversitesi örneği
Bu çalışmanın amacı Kastamonu Üniversitesinde öğrenim göre öğrencilerin banka kullanım tercihlerinde hizmet kalitesi, güven ve sadakati rolünü belirlemektir. Literatür detaylı bir şekilde incelendiğinde bu üç unsuru bir arada bulunduran çalışmanın olmadığı görülmektedir. Örneklem olarak sürekli banka ile temas halinde bulunan va bankacılık işlemlerin sık kullanıldığı üniversite öğrencileri üzerinde karar kılınmıştır. Araştırmanın evrenini Kastamonu Üniversitesinde okuyan lisans ve ön lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Kolayda örneklem yöntemi ile 419 öğrenciye anket formu gönderilmiş ve uygulamaya uygun 419 anket verisi elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 26 paket programı kullanılmıştır. Hipotezleri test edebilmek amacıyla güvenilirlik, korelasyon ve regresyon analizler uygulanmıştır. Analizler sonunda hizmet kalitesi ve alt boyutlarının güveni anlamlı ve pozitif olarak etkilediği, hizmet kalitesi ve alt boyutlarının sadakati anlamlı ve pozitif olarak etkilediği, güven ve alt boyutlarının sadakati anlamlı ve pozitif olarak etkilediği bulgularına ulaşılmıştır.
Kişilik tipleri ve kariyer başarısı arasındaki ilişki: Havacılık sektöründe bir uygulama
Küreselleşen dünyada havacılık sektörünün bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde teknolojik gelişmelerin yanı sıra ekonomik ve sosyal alanlarda da gelişime büyük katkı sağladığı görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı havacılık sektöründe çalışan bireylerin kişilik tiplerinin kariyer başarıları üzerindeki etkisini ve ilgili kavramlar arasındaki ilişkisini saptamaktır. Bu amaçla literatür taraması yapılarak kavramsal açıklamalarda bulunulmuş ardından özel bir havayolu şirketinin çalışanlarından güvenirlikleri test edilmiş olan "Beş Faktörlü Kişilik Tipleri Ölçeği" ve "Kariyer Başarısı Ölçeği" kullanılarak anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Konu kapsamında oluşturulan hipotezlere yönelik toplanan veri korelasyon ve regresyon analizinden yararlanılarak test edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre beş faktörlü kişilik tipleri ile kariyer başarısı arasında ilişkinin var olduğu, sorumluluk ve uyumluluk boyutlarının kariyer başarısını pozitif yönde ve anlamlı olarak etkilediği diğer boyutların ise kariyer başarısına anlamlı bir etkide bulunmadığı tespit edilmiştir.
Örgütsel bağlılık ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişki; bir alan çalışması
Her geçen gün değişim gösteren dünya koşulları göz önüne alınarak iş dünyasının çalışma atmosferindeki farklılıklarını gün yüzüne çıkarmak adına yapılan bu çalışmada çalışanın örgüte yönelik koşulları, ortamı ve işleyişi yadırgaması sonucunda ses çıkarması olan örgütsel muhalefetin çalışanın örgütü benimsemesi olan örgütsel bağlılığı etkileme düzeyinin günümüz koşullarında ortaya konulması ve örgütsel bağlılık ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle örgütsel bağlılık ve örgütsel muhalefet kavramları arasındaki ilişkiyi ve etkiyi açıklamak, günümüz çalışma sektöründe olumsuz sonuçların önüne geçmek, örgüt içerisinde var olan sorunların bu iki kavram çerçevesinde fırsata çevrilmesine katkı sağlamak ve literatüre güncel veriler sunmak açısından bu çalışmanın önemli olacağı düşünülmüştür. Literatür incelendiğinde bu iki kavram arasındaki etki ve ilişkinin detaylı bir şekilde ele alınmadığı görülmektedir. Kamu sektöründe çalışanların esnekliklerinin özel sektöre göre daha az olduğu düşünülerek çalışmanın evreni Kastamonu ilindeki kamu çalışanları olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada öncelikle kavramlar ele alınarak bir yazın taraması yapılmış ve veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Basit-rasgele örneklem yöntemi ile 408 çalışandan anket verisi elde edilmiştir. Anket çalışması ile toplanan veri ışığında açıklayıcı faktör analizi ve korelasyon analizi yapılmış ayrıca yapısal eşitlik modeli uygulanmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğin örgütsel bağlılık ile örgütsel muhalefet arasında ilişki olduğu, örgütsel muhalefetin örgütsel bağlılık üzerinde etkili olduğu ve bu etkinin pozitif yönde olduğu söylenebilir. Ayrıca örgütsel muhalefetin alt boyutlarından yapıcı muhalefetin örgütsel bağlılığı pozitif yönde, sorgulayıcı ve yer değiştirmiş-yatay muhalefetin ise örgütsel bağlılığı negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Mesleki öz-yeterlik algısının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı mesleki öz-yeterliğin alt boyutlarının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaca uygun olarak Türkiye genelinde özel/kamu okullarında görev yapan 388 ilköğretim ve lise öğretmeni ile çalışma yürütülmüştür. Çalışmada kullanılan ölçeklerin keşfedici faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik düzeyleri Cronbach Alfa katsayısını kullanarak yorumlanmıştır. Çalışmada öz-yeterliğin iki boyutu ile örgütsel vatandaşlığın tek boyutu üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular öz-yeterliğin alt boyutları olan başa çıkma davranışının ile yenilikçi davranışın örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir.
Algılanan hizmetkâr liderliğin işte varolmama durumuna etkisi
Günümüzde gerçekleşen değişimler nedeniyle örgüler arası rekabet oldukça fazladır. Bu rekabet ortamında örgütlerin en temel amacı kar sağlamaktır. Bununla birlikte örgütlerin süreklilik sağlama, sosyal fayda gibi birçok amacı da vardır. Örgütlerin bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için en önemli unsuru insan faktörüdür. Örgütün performansının yeterli düzeyde olabilmesi için çalışanların verimliliği ve performansı oldukça önemlidir. Örgüt liderinin sergilediği tutum ve davranışlar, çalışanların verimlilik ve performansımı etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, çalışanların istek ve ihtiyaçlarını ilk sıraya koyan, çalışanlarını önceliği yapan "hizmetkâr liderliğin", çalışanın sağlık durumunun işe gelmeye elverişli olmamasına rağmen işe gelmesine "işte var olmamaya" etkisini saptamaktır. Bu bağlamda özel sektör çalışanları ile ampirik bir çalışma yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak ele alınan kavramlar ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Anketin oluşturulmasında "Hizmetkâr Liderlik Ölçeği" ve "İşte Var Olmama Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada 400 özel sektör çalışanından veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucu işte var olmama ve algılanan hizmetkâr liderlik arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise hizmetkâr liderliğin alt boyutu olan güçlendirme boyutunun işte var olmamayı pozitif ve anlamlı olarak etkilediği, affetme boyutunun ise negatif ve anlamlı olarak etkilediği görülmektedir
Rol çatışması ve rol belirsizliğinin örgütsel yabancılaşmaya etkisi: Kastamonu ili kamu kurumlarında bir uygulama
Günümüzde birçok işletme ve kamu kurumu, yetenekli iş gücüne sahip olma ve bu iş gücünü örgütlerinde tutabilme politikası geliştirmektedir. Bu şekilde personel istihdam eden örgütlerde çalışanların kendi işlerinin haricinde birçok işle görevlendirildiklerinden dolayı rol çatışması ve rol belirsizliği yaşamaları kaçınılmaz olmaktadır. Çalışanların iş ortamında sürekli çatışma ve belirsizlik yaşamaları zamanla işyerlerine ve işlerine karşı soğumalarına ve uzaklaşmalarına neden olmaktadır. Kamu ve özel sektör çalışanlarında işlerinden yabancılaşma genellikle rol belirsizliği ve rol çatışmasının bir sonucudur. Bu çalışmada Kastamonu ili merkez ilçesinde kamu kurumlarında çalışan çeşitli unvanlardaki personelin örgütlerinde yaşadıkları rol belirsizliği ve rol çatışması algılarının işlerine karşı yabancılaşma duygusu üzerine olan etkisi araştırılmıştır. Araştırma Kastamonu ili merkez ilçesinde bulunan kamu kurumlarında çalışan 272 personel üzerinde yapılmıştır. Veriler, nicel veri toplama yöntemlerinden biri olan anket yöntemi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Hipotezler t testi, ANOVA testi ve çoklu regresyon testi ile sınanmıştır. Analizler sonucunda, rol çatışması ve rol belirsizliği ile örgütsel yabancılaşmanın bazı boyutlarında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan çoklu regresyon analizinde ise rol çatışması ve rol belirsizliğinin örgütsel yabancılaşmanın alt boyutları üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Motivasyon, kişilik özellikleri ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Kastamonu ilinde bir araştırma
Tez çalışmasının temel amacı motivasyon, kişilik özellikleri ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Kastamonu ilinde, İl Özel İdaresinde faaliyet gösteren çalışanlara yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada üç temel kavram üzerinde durulmuştur. Ele alınan kavramlardan biri olan motivasyon, davranışlarımıza yön veren, bireyi kendisine hedef koymaya iteleyen, ihtiyaçlar, arzu ve hevesler kısacası belli bir çaba gerekmeksizin elde edilmiş kalıplaşmış eğilimlerdir. Diğer bir kavram olan kişilik, kişiler arası göreceli, sürekli, eğilim ve ilişki kalıplarıdır. Son olarak örgütsel bağlılık, işe katkı sağlama, sadakat gösterme, örgüt değerlerini ve amaçlarını tanıma örgüt çıkarları için gerektiğinde fedakârlık gösterme, kısaca fiziksel ve ruhsal açıdan örgütü benimsemek olarak ifade edilebilir. Çalışmada örneklem, kolayda örneklem yöntemine göre oluşturulmuştur. Çalışmaya 220 çalışan katılmıştır. Araştırma bulguları geçerlilik, güvenilirlik analizleri, açımlayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, yöntemleri ile ortaya konulmuştur. Çalışanlarda devamlılık bağlılığı ile içe dönük motivasyon ve dışa dönük motivasyon algıları arasındaki ilişki durumunun oldukça düşük olduğu ancak, dışa dönük motivasyon ve normatif bağlılık algıları arasındaki ilişkilerin ise nispeten kuvvetli olduğu görülmüştür. En kuvvetli ilişki ise uzlaşılabilirlik ve normatif bağlılık ve aynı zamanda sorumluluk ve içsel motivasyon algıları arasındadır. Motivasyon alt boyutlarıyla kişilik alt boyutları arasında anlamlı görülen diğer ilişkilerin ise belirgin şekilde düşük olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Kişilik, Motivasyon, Örgütsel Bağlılık
Tarihi kent dokuların imaj yönetimi: Kastamonu örneği
Değişen dünya ile birlikte insanların tarihi kent dokularına karşı bakış açısı olumlu yönde değişmiş, algısı ve farkındalığı artmıştır. İnsanların tarihi kent dokularına karşı değişen algıları sonucunda 21. yüzyılın başından itibaren Kastamonu ilinde bulunan tarihi kent dokularını gün yüzüne çıkarma, koruma ve amacına uygun olarak şehir ekonomisine katkı sağlama çalışmaları başlamıştır. Yapılan çalışmalar Kastamonu tarihi kent dokularının imajını da etkilemiştir. İlgili kurumların bu alanda yaptığı çalışmalarda yönetimsel eksikliklerin ve hataların olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, Kastamonu ilinde bulunan tarihi kent dokularının imaj yönetimi ile ilgili olarak kurumlar tarafından yapılan çalışmaların yanlış yönlerini, doğru yönlerini ve eksik taraflarını durum analizi yaparak ortaya çıkarmaktır. Çalışmada imaj ve kurumsal imaj kavramları teorik olarak açıklanmıştır. Araştırma Kastamonu ili merkezinde bulunan tarihi kent dokularını kapsamaktadır. Bu kapsamda Kastamonu tarihi kent dokularının imaj yönetiminde aktör rol alan kurumların çalışmaları belirtilmiştir. Çalışmada stratejik yönetim araçlarından olan GZFT (SWOT) analizi kullanılmıştır. Analizde kullanılan gerekli verilere kurumların ilgili birimlerinde görevli ve yetkili kişilerle görüşme tekniği kullanılarak ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına göre, Kastamonu ilinde tarihi kent dokuları zenginliği mevcut olmasına rağmen yeterince fırsata çevrilemediği gözlemlenmiştir. Bu zenginliğin ulusal ve uluslararası alanda fark edilmesinde, korunmasında, benimsenmesinde, geliştirici projelerin planlanmasında ve uygulanmasında aktör rol üstlenen kurumların imaj yönetimi çalışmalarında bütüncül anlayışının sağlanamadığı ve zayıf kaldığı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: İmaj, kurumsal imaj yönetimi, tarihi kent dokusu. 2019, 84 sayfa Bilim Kodu: 114710
Çalışmaya tutkunluğun iş ve yaşam tatmini üzerine etkisi
Bir işletmenin devamlılığı ve verimliliği, çalışan performansının verimliliği ile ilgilidir. İşletmeler, tüm yeteneklerini ve tecrübelerini kuruluşlarına ayırmaya istekli olan, tatmin düzeyleri yüksek, çalışmaya tutkun çalışanlar işe almayı tercih ederler. Çünkü bu çalışanlar daha üretken olurlar ve tüm kapasitelerini çalışmalarına adarlar. Çalışmaya tutkunluk, iş tatmini ve yaşam tatmini kavramları, son yıllarda büyük ilgi gören bir konu haline gelmiştir ve günümüzün değişen iş ortamında daha fazla önem kazanmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı çalışmaya tutkunluğun iş ve yaşam tatmini üzerine etkisinin irdelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırma Kastamonu ilinde yer alan bir tekstil firmasındaki çalışanlardan oluşan 303 kişi üzerinde anket yoluyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilere SPSS programı kullanılarak faktör analizleri uygulanmış ardından korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, çalışmaya tutkunluğun iş ve yaşam tatminini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda çalışmaya tutkunluğun alt boyutları olan canlılık, adanmışlık ve odaklanma boyutlarından canlılık boyutunun, iş tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi görülmezken, adanmışlık ve odaklanma boyutlarının pozitif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Çalışmaya tutkunluğun alt boyutları ve yaşam tatmini üzerine etkisi incelendiğinde ise, odaklanma boyutunun yaşam tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi görülmezken, canlılık ve adanmışlık boyutlarının pozitif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca iş ve yaşam tatmini arasında da pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Kadın girişimcilerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri: Amasya ili örneği
Küreselleşme ile artan rekabet ortamında varlığı sürdürebilmenin, ekonomide sürdürülebilir büyüme ve toplumsal gelişme sağlamanın, her geçen gün artış gösteren işsizlik sorunu için çözüm bulmanın en önemli araçlarından birisi "girişimcilik" olarak görülmektedir. Girişimciliğin çok yönlü olarak geliştirilmesi tüm ülkelerin öncelik verdikleri konular arasında bulunmaktadır. Yıllar içerisinde hem ekonomik hem de toplumsal açıdan önem kazanan bir diğer önemli konu da "kadın girişimciliği" alanında yaşanan gelişmelerdir. Meydana gelen siyasi ve ekonomik gerçekler sadece erkek nüfusunun çalışmasının yetersizliğini ortaya çıkarmış böylece kadınların da mevcut işgücüne katılmasını zorunlu kılmıştır. Kadın girişimciliğinin önünün açılması sayesinde sadece toplumsal ve ekonomik sorunlara çözüm bulunması sağlanmamış, aynı zamanda kendilerine ait özel işletmelere sahip olmaları nedeniyle ekonomik bağımsızlıklarını ve özgüvenlerini elde ederek toplumsal statülerinin daha da yükselmelerine imkân sağlanmıştır. Bu olumlu imkânların elde edilmesinde girişimcilik çok ciddi bir araç olarak kabul görmektedir. Tez çalışmasında Amasya il merkezi ve ilçelerinde resmi kayıtlı kadın girişimcilerin profilleri belirlenerek mevcut çalışma koşullarının incelenmesine gayret gösterilmiş; kadınları girişimciliğe iten nedenler ve özelliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmada tüm veri anket aracılığıyla elde edilmiş ve istatistiki bulgulara yer verilmiştir. Kadın girişimcilerin gerek kendi işletmelerini kurmada gerekse de faaliyetlerini sürdürme aşamasında karşılaştıkları sorunlar arasında en üst sıralarda "sermaye temini" ve "vergi yükü "nün geldiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kadın Girişimciliği, Profil, Amasya.
Sosyal zekâ ve sosyal girişimcilik ilişkisi: Kastamonu ili örneği
Sosyal girişimcilik son yılların en önemli ve dikkat çeken konularından birisi haline gelmiştir. Bu anlamda sosyal girişimcilik, dünyanın dört bir yanındaki insanlar arasındaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmak, finansmana, siyasi güce erişemeyen ve kendilerini dönüştüremeyen ve geliştiremeyen gruplara yardım etmek ve onlara fayda sağlamak için oluşturulmuş girişim faaliyetleridir. Çalışmanın amacı bir fabrikada çalışan işçilerin sahip olduğu sosyal zekanın sosyal girişimcilikleri ile olan ilişkisini ölçmektir.
Duygusal zekâ ve içsel motivasyon ilişkisi: Tekstil sektörü çalışanları üzerinde bir araştırma
Duygusal zekânın, bireyin hem kendisini hem de başkalarını tanımasını ve anlamasını sağlayan geliştirilebilir becerilerden oluştuğu düşünüldüğünde, bireyin hem özel hem de iş hayatında başarı ve mutluluğu deneyimlemek için duygusal zekâ becerilerini ustaca kullanması gerektiği söylenebilir. Bu çalışma, duygusal zekâ ve içsel motivasyon ilişkisinin tekstil sektörü çalışanları üzerindeki yerinin araştırılmasını amaçlamaktadır. Araştırmada veriler anket yolu ile elde edilmiştir. Araştırmanın verilerini Kastamonu ilinde yer alan bir tekstil fabrikasının toplam 207 çalışanı oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda duygusal zekânın içsel motivasyonu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda duygusal zekânın alt boyutları olan kendi duygularını değerlendirebilme, başkalarının duygularını değerlendirebilme, duygulardan yararlanma ve duyguların kontrolü boyutlarından; kendi duygularını değerlendirebilme ve duygulardan yararlanma boyutlarının, içsel motivasyon üzerinde anlamlı bir etkisi görülmezken, başkalarının duygularını değerlendirebilme ve duyguların kontrolü boyutlarının içsel motivasyon üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca duygusal zekâ ve boyutları ile içsel motivasyon arasında da pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.