Theses supervised by Mahmut Aydın

14 theses · Batman University

Master'sOpen AccessTR

Pompeiopolis Roma Villası mozaiklerinde taş tesseralar üzerine arkeometrik incelemeler

Bu çalışmada, Türkiye'nin Kastamonu iline bağlı Taşköprü ilçesinde yer alan Pompeiopolis antik kentindeki arkeolojik kazılar sonucunda gün yüzüne çıkarılan Roma Villasındaki mozaiklerde kullanılan taş tesseraların analizleri konu edilmiştir. Bu çalışma doğrultusunda, iki farklı mozaikten toplamda 37 taş tessera örneği alınarak arkeometrik analizler yapılmıştır. Bu bağlamda; renk analizi, taşınabilir X-Ray Floresans (P-XRF) ve petrografik analizler (ince ve kalın kesit, optik ve polarizan mikroskop ile değerlendirmeler) yapılmıştır. Hassas renk detektörü ile yapılan renk analizi sonuçları taş tessera örneklerinin çeşitli renk tonlarına sahip olduğunu ve mimari yapılarda kullanılan kireç taşlarında da benzer şekilde farklı renk tonlarının bulunduğunu ortaya koymuştur. Enerji dağılımlı tahribatsız bir yöntem olan taşınabilir X-Işını Floresans Spektrometre cihazı ile mozaiklerdeki elementlerin kantitatif analizi yapılarak örneklerin kimyasal bileşenleri ortaya konulmuştur. Laboratuvar ortamında mevcut taş tesseralar üzerinde yapılan petrografik analizlerle de taş türleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, çoğunluğu biyomitritik kireçtaşından oluşan taş tesseraların nadiren arkoz içerdiğini göstermektedir. Her iki kayaç türü de Taşköprü ve çevresinde yaygın olarak bulunmaktadır. XRF sonuçları kalsiyum elementinin taş tesseralarda bol miktarda bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, Pompeiopolis'teki mozaiklerin malzeme seçimi ve kullanımı hakkında değerli bilgiler sunmakla birlikte, bölgenin arkeolojik ve tarihsel bağlamını daha iyi anlamamıza önemli bir katkı sağlamaktadır. Ayrıca, bu bulgular antik dönemdeki mozaik yapım teknikleri ve malzeme ticareti gibi konular üzerine daha derinlemesine bir araştırmanın temelini oluşturabilir.

Taş Tessera
Mustafa Serdar Akgönül
Batman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Takının tarihsel gelişimi ve Mardin’de telkari işlemeciliği

Takı, binlerce yıl boyunca insanların kendilerini güzel hissetme duygusunun yanında tüm uygarlıklarda farklı amaçlar ve inanışlar için de kullanılmıştır. Uygarlıkların kültür ve geleneklerinin en önemli yansıtıcısı olan takılar, süslenmenin en vazgeçilmez unsuru haline gelmiş; gelenek, görenek ve inançla beslenerek biçimlenmiştir. Takılar, kendini güzel göstermek, dikkat çekmek, dinsel inanışlara bağlı olarak nazar, hastalık, çeşitli zararlardan korunmak amaçlı kullanılmasının yanı sıra ölü hediyesi ve tanrılara sunu amaçlı da kullanılmıştır. Takıların mezarlarda ölü hediyesi ve ölü takısı olarak bırakılması da bu eserlerin günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Tarihte ilk takılar yerleşik düzene geçilmediği Paleolitik Çağ'da, avlanan hayvanların kemik ve dişlerinden yapılmıştır. Daha sonraki dönemlerde teknik ve malzeme çeşitlenerek her bir uygarlık kendi zengin kültürünü ve tasarımını ortaya koyarak takı sanatını meydana getirmiştir. Mardin ili Midyat İlçesinde bulunan atölyelerde yoğun olarak üretilen telkârinin tüm üretim aşamaları yazı ve resimlerle kayıt altına alınmıştır. Bu çalışmada ayrıca, binbir çeşit formda üretilen Mardin’in telkari takılarına, Paleolitik Çağ’dan başlayarak Osmanlı Dönemi’ne kadar geçirdiği serüven özellikle yakın çevre dikkate alınarak irdelenmiştir.

GümüşTakı
Cemgil Arslan
Batman University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır arkeoloji müzesinde bulunan altın takıların arkeometrik karakterizasyonu

Diyarbakır Arkeoloji Müzesine satın alma ve müsadere yoluyla getirilmiş olan tüm ve parça halindeki altın takıların kimyasal kompozisyonunun belirlenmesine yönelik olan bu yüksek lisans tez çalışmasında, eserlerin kimyasal içeriklerini belirlemek amacı ile tahribatsız arkeometrik yöntemlerden birisi olan Taşınabilir Enerji Dağılımlı X Işınları Floresans Spektrometresi (P-EDXRF) kullanılmıştır. Analizleri yapılan eserlerin tamamı Müzeye farklı zamanlarda satın alma ve müsadere yolu ile kazandırılmıştır. Eserlerin çoğunun tarihlendirilmesi müze tarafından yapılmamıştır. Dolayısıyla ilk olarak, eserlerin tarihlendirilmesi amacı ile müze envanterleri, ulusal ve uluslararası takı katalogları ve takılar üzerine yapılmış olan yayınlar araştırılıp incelenmiştir. Bu araştırmalar sonrası P-EDXRF analiz yöntemiyle eserlerin kimyasal kompozisyonları belirlenerek bu eserlerin hangi elementlerden oluştuğu ve element yüzdelikleri hakkında detaylı bilgiler edinilmiştir. Çalışmada elde edilmiş olan sonuçlar dönemsel olarak yakın ve benzer diğer eserlerin analiz edilmiş olduğu çalışmaların sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırılmalar sonrası, eserlerde dönemsel olarak kimyasal kompozisyonun değişim gösterip göstermediği, kullanılmış olan madenlerin kompozisyonda ne tür bir değişim gösterdiği incelenmiştir. Genel kompozisyona bakıldığında başlıca altın+gümüş ve altın+gümüş+bakır içerikli hammaddeden yapılmış alaşımlara rastlanmıştır. Korelasyon grafiği ile bu elementlerin eserler içerisindeki dağılımı tespit edilmiştir. Bu alaşımların bazılarının içerisinde az ve iz element olarak demir, krom, kadmiyum, titanyum, kurşun ve osmiyuma rastlanmıştır. Belirlenmiş olan az ve iz elementlerin eserlerin yüzey kirliliği veya yüzey temizliği, restorasyon gibi müdehalelerde kullanılmış olan maddelerden kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. İstatistiksel analizler ile farklı çalışmalardaki analiz sonuçlarıyla çalışma kapsamındaki eserlerin analiz sonuçları karşılaştırmaları yapılmıştır. Karşılaştırma sonrası eserlerin alaşımlarının geçmiş dönemlere tarihlenen eserlerin kimyasal kompozisyonları ile benzerlik gösterdikleri tespit edilmiştir.

AltınBakırDiyarbakır Museum+3
Ebru Gündem
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kelenderis (2000-2006) arkeolojik kazılarında ele geçen odeon cam buluntuların arkeometrik yöntemlerle incelenmesi

Bu tez çalışmasında Mersin İli Aydıncık ilçesinde bulunan Kelenderis Antik Kenti Odeon yapısında 2000-2006 yıllarındaki kazılar sonucunda ele geçen Roma dönemine ait camlardan 41 adet amorf cam buluntularının arkeometrik incelemesini içermektedir. Eserlerin kimyasal kompozisyonunun belirlenmesinde taşınabilir portatif X-ışını floresan (P-XRF), polarize enerji saçınımlı X-ışını floresan (PED-XRF) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM)/enerji saçınımlı X-ışınları spektrometresi (EDX) yöntemleri kullanılmıştır. Ağ yapıcı olarak cam harmanında yer alan temel madde SiO_2’nin yüksek miktarda olması camın mekanik direncinin, dayanıklılığına ve ergitme derecesinin yüksek olduğunu göstermektedir. Analiz edilen örneklerin Al_2 O_3 oranları ve ortalamasının farklılığı farklı silis kaynağı kullanımını göstermekte ve bu da kuvars kumuna işaret etmektedir. SPSS dendrogram sonuçları hamur yapıcı elementlere (Na_2 O, Al_2 O_3, SiO_2, K_2 O, CaO) göre 5 farklı grup oluşturduğu saptanmıştır. Analiz sonuçları camların çoğunluğunun soda-kireç-silis camlarından oluştuğuna işaret etmektedir. Numunelerdeki potasyum içeriğinin olmaması veya çok az olması ergitici olarak bitki külü kullanılmadığını düşündürmektedir. Ancak KL-3a ve KL-29 nolu camlarda yüksek potasyum değerinden ötürü bitki külü kullanıldığı düşünülmektedir. KL-27 kodlu camın cüruf parçasıdır. Örneklerin stronsiyum (Sr) ve zirkonyum (Zr) içerikleri, üretimde silis kaynağı olarak denizsel hammaddelerden üretildiği yani deniz kumu kullanıldığını düşündürmektedir. Örneklerin görünen renkleri Kromametrik Analiz ile belirlenmiştir. Cama renk verici elementler demir (Fe), bakır (Cu), kobalt (Co) ve kurşun (Pb) olarak tespit edilmiştir. SEM görüntülerinde ise kalıba döküm veya kalıba üfleme tekniğinin kullanıldığına işaret etmektedir. SEM-EDX analizi sonuçlarında bozulma tabakasının denizel etkiden kaynaklandığı saptanmıştır. P-XRF sonuçları, kullanılan diğer yöntemlere göre daha az güvenilir olan, genel olarak diğer analiz sonuçları ile doğru orantılı olduğu belirlenmiştir ve tüm analizlerin birbirini desteklediği görülmüştür.

Sevda Aydın
Batman University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır Müzesine satın alma yoluyla kazandırılan bir grup gümüş Seleukos sikkesi üzerine arkeometrik incelemeler

Seleukos Krallığı’na ait olduğu bilinen ve Diyarbakır Müzesi’ne satın alma yoluyla kazandırılmış 56 adet gümüş sikke grubunun üzerinde Enerji Dağılımlı Taşınabilir X-Işını Floresans Spektrometresi (ED-XRF) ile analiz yapılmıştır. Elde edilen analiz sonuçları kapsamında, eserlerin kimyasal kompozisyonlarının açığa çıkarılması ve alaşım oranlarının tespiti yapılarak zaman içerisinde değerli metallerin oranlarının değişimi hakkında bilgi verilmiştir. Yapılan analizler sonucunda I. Philip Philadelphos dönemi sikkelerinin ortalama % 94 oranında gümüş, % 4,84 oranında bakır, % 0,42 oranında altın ve % 0,67 oranında kurşun içerdiği tespit edilmiştir. Tez çalışmasında sikkelerin analizleri yapılarak Seleukos Krallığının I. Philip Philadelphos Döneminin gümüş oranları, üretim teknolojisi, ekonomik, sosyal ve siyasal koşulları hakkında bilgi verilmiştir. Aynı zamanda elde edilen gümüş oranları önceki Seleukos İmparatorlarının gümüş oranları ile de karşılaştırılıp tarihsel süreç içerisinde gümüş oranlarındaki farklılıklar ortaya çıkarılmıştır.

İshak Yıldız
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır Müzesinde bulunan Bizans Dönemi altın çukur sikkelerin arkeometrik ve nümizmatik incelenmesi

Anadolu madencilik tarihine baktığımızda birçok gelişme evreleri göze çarpar. Tarih öncesi devirlerde madenleri başta renkli mineraller olarak toplamakta, boya malzemesi ve boncuk yapımında kullanmaktaydı. Henüz çanak çömleğin bilinmediği dönemlerde yüzeye yakın bazı maden yataklarında bulunan bakır da toplanmaya ve küçük nesnelerin yapımında kullanılmaya başlanmıştır. Madenlerin sanatta ve alet yapımında kullanılması tarihin akışını da değiştirmiştir. Birçok imparatorlukların kurulması ve güçlenmesinin kaynağında, madenlerin çeşitli alanlarda kullanılmasının yaygınlaşması etkili olmuştur. Kullanılan madenlerin çeşitliliğinin artması aynı zamanda zengin medeniyetlerin de inşa edilmesinin göstergesidir. Bu imparatorluklardan Avrupa ve Asya’ya yayılma becerisi gösterebilen Romalılardır. Zengin bir uygarlık inşa eden Roma İmparatorluğu ve devamı olan Bizans İmparatorluğu geride çok önemli eserler bırakmıştır. Bizans İmparatorluğu’nun yarattığı uygarlığın izlerine arkeolojik eserlerde tanıklık etmek mümkündür. Özellikle sikkelerde rastlanan bulgular bu kültür ve medeniyetin kronolojik olarak izlerini kolayca takip edilmesini sağlamaktadır. Bu açıdan tez konusu kapsamında altın çukur sikkelerin-eserlerin arkeometri ve nümismatik bilimi çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Tez kapsamında analiz edilen altın çukur Bizans sikkelerinin kimyasal kompozisyonlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Elde edilecek kimyasal kompozisyonlar ilerde müzelere alınacak ve orijinalliğinden şüphelenilen Bizans Dönemi altın çukur sikkelerin kimyasal kompozisyonlarının karşılaştırılması için temel data oluşturmaktadır. Ayrıca form, tasarım, kullanım amacı, üzerinde süslemelerin ve figürlerin olup olmadığı gibi parametrelerle üretildikleri döneme ışık tutmuştur. Bu bağlamda kültürel miras bakımından oldukça zengin olan Anadolu da yapılan arkeolojik kazılara yeni bir boyut kazandıran arkeometri ile nümismatikin birleştirilmesi geçmiş medeniyetlere ait üretim teknolojileri ve aralarındaki ilişkiler hakkında (metal üzerinden) önemli bilgiler elde edilmiştir. Bu çalışmada yapılan analiz sonuçlarına göre altın çukur sikkelerde1059’larda %75 civarında olan altın oranı enflasyon ve savaşlar sonucunda 1078’lere gelindiğinde %56’lara kadar düştüğü tespit edilmiştir. Düşürülen altın oranının yerine daha ucuz ve yaygın olan gümüş madeninin katıldığı tespit edilmiştir.

Altın Çukur SikkelerGümüş
Melek Kerime Ayhan
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Zerzevan Kalesi geç roma ve geç antik dönem mutfak kapları

Zerzevan Kalesi, Diyarbakır’ın, Çınar ilçesine 13 km., uzaklıkta Demirölçek Köyü sınırları içesinde yer alan askeri bir garnizondur. Kaledeki mevcut mimari kalıntılar ve kazı çalışmalarında ele geçen buluntular incelediğinde MS 3 ve 7. Yüzyıllar arasında kalenin aktif bir şekilde kullanıldığını gösterir. Büyük bir olasılıkla yerleşimin surları ve yapılarının Anastasios I (MS 491-518) ve Justinianos I (MS 527-565) döneminde onarımlardan geçtiği ve son halini aldığı düşünülmektedir. M.S. 639 yılında İslam orduları tarafından bölgenin fethine kadar da yerleşim önemini korumuştur. 124 m yüksekliğinde kayalık bir tepe üzerine kurulan kale, Roma ve Parth/Sasani mücadelelerine sahne olmuştur. 2014’te başlayan ve kesintisiz devam eden kazılarda gözetleme kulesi, surlar, Mithraeum, yeraltı sığınağı, kilise, askeri ve sivil konutlar, yeraltı ibadethanesi, sunaklar, kaya mezarları ve su kanalı gün yüzüne çıkarılmıştır. Tez kapsamında ele alınan seramik eserler “Zerzevan Kalesi Geç Roma ve Geç Antik Dönem Mutfak Kapları” başlığı altında incelenmiştir. Değerlendirilmeye alınan seramik eserler 2015-2020 yılları arasını kapsamaktadır. Zerzevan Kalesi kazılarında ele geçen eserlerin analojisi benzer örnekler üzerinden ve buluntu kontekstine göre yapılmıştır. Tez kapsamında 82 seramik eser değerlendirilmeye alınmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde 82 eserin 59’u Geç Roma, dördü Parth üretimli olduğu öngörülmektedir. Bu örnekler dışında herhangi bir benzerine ulaşılamayan 17 örnek de mevcuttur. Bu örneklerin yerel veya bölgesel olabileceği değerlendirilmiştir. Zerzevan Kalesi Kazılarında Geç Roma Dönemi ağırlıklı seramikler hakimdir. Geç Roma Dönemi seramikleri ağırlıklı olarak MS 3 ve 7. Yüzyıllar arasına tarihlenmektedir. Geç Roma örnekleri dışında Parth Dönemi’ni temsil eden örneklere de rastlanmıştır. Bu örnekler daha çok MÖ 3 - MS 3. yüzyıllara arihlenir. En erken örnekler Geç Helenistik-Erken Roma Dönemi, Geç Roma Dönemi örnekler ise MS 7 yüzyıllara kadar gitmektedir. Zerzevan Kalesi Kazılarında Brittle Ware (Gevrek Mallar), Kuzey Suriye Amphoraları I, Phokaia Kımrızı Astarlı Seramikleri gibi önemli mal gruplarına ait örneklere rastlanmıştır. Zerzevan Kalesi seramikleri Suriye, Levant, İran ve batı etkileşimini yansıtmaktadır.

Mutfak Kapları
Şıvan Ayus
Batman University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Knidos / Burgaz kazısında ele geçen metal eserlerin arkeometrik yönden incelenmesi

Burgaz antik kentinde 1993 yılından bu yana düzenli olarak sürdürülmekte olan arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan metaller incelenmiştir. Yüksek lisans tez çalışmasında 1996-2016 yılı kazı sezonu sonu arkeolojik çalışmalarda ele geçirilen tasnif dışı metal eserler arkeometrik olarak incelenmiştir. Bu amaçla, tahribatsız arkeometrik analiz metotları kullanılarak 48 adet sergilenmeye uygun olmayan tasnif dışı metal eserlerin Taşınabilir Enerji Dağılımlı X Işınları Floresans Spektrometresi (P-EDXRF) ve Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM-EDX) analizleri yapılmıştır. Analizleri yapılan tasnif dışı eserlerin hepsi Burgaz (Palaia Knidos) antik kentinde 1996-2016 yılları arasında South East (SE) ve North East (NE) sektörlerinde yapılan kazı alanlarından farklı zamanlarda, farklı açmalarda ve farklı derinliklerde ele geçirilen örnekler olup bu tez çalışmasında bir arada tanıtılmaktadırlar. Örnekler esas itibarıyla Klasik ve Helenistik dönemlere tarihlendiği düşünülen örneklerdir. Tarihi ve arkeolojik eserlerin analizleri için birçok analiz yöntemi ve tekniğinden yararlanılmaktadır. Bu çalışmada arkeometri' de kullanılan tahribatsız analiz yöntemleri kullanılarak çalışılan malzemeye herhangi bir zarar vermeden esere ilişkin bilgi alınabilen teknikler ele alınmıştır. P-EDXRF analiz yöntemiyle eserlerin kimyasal kompozisyonları belirlenerek bu eserlerin hangi elementlerden oluştuğu ve element yüzdelikleri hakkında detaylı bilgiler edinilebilmiştir. Bununla birlikte SEM-EDX analizinde ise Burgaz antik kentinin metal eserlerin teknolojisi ve üretim teknikleri hakkında ileri bilgiler edinilmiştir. Yapılan her iki analiz tipinde de 48 adet tasnif dışı metal örneklerin ana ham maddesinin bakır olmakla birlikte örneklerin yüksek oranda kalay alaşımlı olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra bu yüksek kalaylı metal örneklerin bazılarında yüksek ve az oranda kurşun alaşımı tespit edilmiştir. Aynı zamanda analizler sonucunda bu örneklerin az ve iz oranda demir içerdikleri görülmüştür. SEM görüntüleri incelendiğinde ise herhangi bir darp izinin rastlanmamasından dolayı örneklerin döküm ile yapıldıkları belirlenmiştir.

Kurşun
Hüseyin Tanrıkulu
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin Arkeoloji Müzesi’nde bulunan sürekli definesindeki Eyyubi ve Memlükler’e ait altın sikkelerin arkeometrik karakterizasyonu

Bu çalışmada, Mardin Arkeoloji Müzesi'nde yer alan Sürekli Hazinesi içerisinde bulunan 50 adet altın sikkenin element oranları Taşınabilir Enerji Dağıtım X-Işını Floresans Spektrometresi (P-EDXRF) ile analiz edilmiştir. Analiz edilen bu altın sikkelerin 22' si Eyyubiler’e, 28' i ise Memlükler'e aittir. Analizler sonucunda sikkelerin kimyasal kompozisyonlarının ortaya çıkarılmış ve alaşım oranlarının tespiti yapılmıştır. Yapılan bu analizler sonucunda: Eyyûbi Sikkelerinde; ortalama ana element altın (Au) oranları % 98,05 iken, ortalama gümüş (Ag) oranları ise % 1,95 olarak tespit edilmiştir. Memlükler’e ait sikkelerde ise altın (Au) oranları % 98,68 ve ortalama gümüş (Ag) oranları % 1,31 olarak tespit edilmiştir. Bu tez çalışmasında Eyyûbi ve Memlükler’e ait olan altın sikkelerin analizleri yapılarak bu devletlerin siyasi, sosyal ve ekonomik durumları hakkında da bilgi elde edilmiştir. Özellikle, Eyyûbi Meliklerinden El Adil I. Ebu Bekir ve Memlükler’de ise El Nasır Nasreddin Muhammed I’ in dönemlerine ait sikkeler analiz edildiğinde; kendilerinden önceki ve sonraki dönemlere oranla sikkelerdeki altın miktarıında azalmanın olduğu tespit edilmiştir. El Adil I. Ebu Bekir dönemine ait 3 sikkenin analiz sonuçlarına bakıldığında, ortalama altın oranı % 96,52 iken; El Nasır Nasreddin Muhammed I dönemine ait altın sikkenin altın oranı ise % 93,43’tür. Yazılı kaynaklarda belirtildiği üzere, bahsedilen dönemlerde meydana gelen doğal afetletlerin ve salgın hastalıkların ülkelerin ekonomisine olan etkisi altın sikkelerin analizi ile de desteklenmektedir.

Altın Sikke
İhsan Delen
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır Müzesi’nde bulunan Bizans dönemi altin çukur sikkelerin arkeometrik ve nümizmatik incelenmeleri

Anadolu madencilik tarihine baktığımızda birçok gelişme evreleri göze çarpar. Tarih öncesi devirlerde madenleri başta renkli mineraller olarak toplamakta, boya malzemesi ve boncuk yapımında kullanmaktaydı. Henüz çanak çömleğin bilinmediği dönemlerde yüzeye yakın bazı maden yataklarında bulunan bakır da toplanmaya ve küçük nesnelerin yapımında kullanılmaya başlanmıştır. Madenlerin sanatta ve alet yapımında kullanılması tarihin akışını da değiştirmiştir. Birçok imparatorluğun kurulması ve güçlenmesinin kökeninde, madenlerin çeşitli alanlarda kullanılmasının yaygınlaşması etkili olmuştur. Kullanılan madenlerin çeşitliliğinin artması aynı zamanda zengin medeniyetlerin de inşa edilmesinin göstergesidir. Bu imparatorluklardan en önemlisi Avrupa ve Asya’ya yayılma becerisi gösterebilen Romalılardır. Zengin bir uygarlık inşa eden Roma İmparatorluğu ve devamı olan Bizans İmparatorluğu geride çok önemli eserler bırakmıştır. Bizans İmparatorluğu’nun yarattığı uygarlığın izlerine arkeolojik eserlerde tanıklık etmek mümkündür. Özellikle sikkelerde rastlanan bulgular bu kültür ve medeniyetin kronolojik olarak izlerini kolayca takip edilmesini sağlamaktadır. Bu açıdan tez konusu kapsamında altın çukur sikkelerin arkeometri ve nümizmatik bilimi çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Tez kapsamında analiz edilen altın çukur Bizans sikkelerinin kimyasal kompozisyonlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Elde edilecek kimyasal kompozisyonlar, ilerde müzelere kabul edilecek ve orijinalliğinden şüphelenilen Bizans Dönemi altın çukur sikkelerin kimyasal kompozisyonlarının karşılaştırılması için temel data oluşturmaktadır. Ayrıca form, tasarım, kullanım amacı, üzerinde süslemelerin ve figürlerin olup olmadığı gibi parametrelerle üretildikleri döneme ışık tutmuştur. Anadolu da yapılan arkeolojik kazılara yeni bir boyut kazandıran arkeometri ile nümizmatikin birleştirilmesi sonucunda geçmiş medeniyetlere ait üretim teknolojileri ve aralarındaki ilişkiler hakkında (metal üzerinden) önemli bilgiler elde edilmiştir. Bu çalışmada yapılan analiz sonuçlarına göre altın çukur sikkelerde 1059’larda %75 civarında olan altın oranı enflasyon ve savaşlar sonucunda 1078’lere gelindiğinde %56’lara kadar düştüğü tespit edilmiştir. Düşürülen altın oranının yerine daha ucuz ve yaygın olan gümüşün katıldığı tespit edilmiştir.

Altın Çukur SikkelerGümüş
Melek Kerime Ayhan
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mor Kuryakos Manastırı ve bozulma nedenleri

Bu çalışmanın asıl amacı, günümüze ulaşan Mor Kuryakos Manastırı'nın yapısal bozulmasını detaylı bir şekilde belgelemek ve yapıyı tanımlamaktır. Ayrıca, yerel mimari model içindeki yapının sorunlarını belirtmek suretiyle önemini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Tarihleme süreci ve yapıların işleyişi ile ilgili sorunlar saptanıp, çözüm önerileri yapılmıştır. Bu tez üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırmanın temel sorunsalına atıfta bulunarak bir giriş yapılmıştır. İkinci bölümde, Asur-Süryani toplumunun dil, din, tarih ve kökeni hakkında genel bilgiler verilmektedir. Bu bölüm ayrıca Tur Abdin bölgesi ve Mardin'de yaşayan Süryanilerin merkezi olan coğrafi sınırları hakkında bilgi içermektedir. Asurilerin günlük yaşamları, toplumsal, dini kurallarına ve sanat anlayışına gönderme yaparak tasvir edilmektedir. Üçüncü bölümde, giriş kapısı, iç portal, avlu, patrik odaları, pencereler ve mezar taşları gibi Mor Kuryakos Manastırı'nın mimari unsurları ve coğrafi konumu tanıtılmıştır. Yıkılmasının nedenleri çözüm önerileri ile birlikte ele alınmıştır. Bu araştırmanın literatür araştırması öncelikli olarak Mardin Deyrulzafaran Manastırı Kütüphanesi'nde yapılmıştır. Çalışma, birçok otantik materyali, akademik tezleri ve çalışmaları ifade eder. Sözlü tarih, aynı zamanda çalışma için bir kaynak ve çıkış noktası olarak alınır. Bu anlayışla, manastır tarihi ile ilgili röportajlar Mardin'de Barıştepe köyünde yaşayan Rahip Gabriel (Edip Savcı) ile yapılmıştır. Mor Kuryakos Manastırı’nda farklı zamanlarda Batman Müzesi uzmanları tarafından yapılmış çok sayıda temizlik çalışmaları bulunmaktadır. Bu süreçler sırasında birçok yeni bölümler keşfedildi ve manastıra Sultan Ahmet Han tarafından restorasyonu ile ilgili olarak Osmanlı Türkçesinde yazılmış bir ferman bulunmuş ve uzmanlar tarafından çevrilmiştir. Son olarak, bu çalışmada atıf yapılan tüm kaynaklar bibliyografyada alfabetik olarak listelenmiştir

Mor Kuryakos Manastırı
Osman Fadıl Üner
Batman University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Antakya mevsimler mozaiğinin arkeometrik yönden incelenemesi

Bu tez çalışmasında ilk olarak Antakya’nın genel tarihi, Helenistik ve Roma dönemlerinde bölgenin konjonktürel yapısı ve mozaik sanatının gelişim süreciyle ilgili konulara değinilmiştir. Akabinde Hatay Arkeoloji Müzesinde sergilenen, dokuz panelden oluşan ve dört köşesinde mevsimlerin tasvir edildiği mevsimler mozaiğinin, makro tanımıyla birlikte mozaiğin sahnelerinde işlenen mitolojik hikâyeler anlatılıp, ikonografisi tanımlanmıştır. Mozaik üzerinde bulunan cam ve taş tesseraların renk analizleri Munsell Renk Kataloğu esas alınarak, dijital Odak marka Capsure Portatif Renk Eşleştirme cihazıyla belirlenmiş olup, son olarak taş tesseraların arkeometrik analizleri Petrografi (optik mikroskop), cam tesseraların Polarize Enerji Dağıtımlı X-Işını Floresan Spektrometresi kullanılarak, arkeometrik yönden karakterize edilmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında taş tesseraların kayaç türü, dokusu, sertlik derecesi, agregayı oluşturan kayaç ve mineraller tanımlanmıştır. Cam tessera analizlerinin sonuçları çerçevesinde bulunan elementlerin kimyasal bileşiklerinin kompozisyonu belirlenmiş ve renk özellikleri hakkında öngörülerde bulunulmuştur. Taş tesseraların petrografik analiz sonuçlarında kayaç türü biyosparitik, biyomikritik ve mikritik kireçtaşı olarak belirlenmiştir. Dört grup olarak sınıflandırılan taş tesseraların Grup 1 ve 2’de (Çizelge 4.1.) yer alan örnekler sparitik dokudadır. Grup 3 ve 4’te (Çizelge 4.1.) yer alan örneklerin ise mikritik dokuda olduğu sonucuna varılmıştır. Cam tessera için belirlenen yeşil tesseraların PED-XRF analizi sonucunda Silisyum Dioksit miktarı %54,09, Kalsiyum Oksit miktarı % 3,81, Sodyum oksit %1,81, Potasyum oksit % 0,477 sonuçları ışığında,bitki külünün olmadığı, bünyesinde bozlumanın ve direncinin düşük olduğu belirlenmiştir. Cam tesseraya yeşil rengi veren elementin 9270 ppm değerinde sonuç veren bakır olduğu anlaşılmıştır. Stronsiyum (Sr) ve zirkonyum (Zr) içeriklerine bakılarak karasal hammadde kullanıldığı sonucuna varılmıştır.

Ali Argunhan
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dara Antik Kenti (Mardin) Bizans dönemi bakır ve bakır alaşımı sikkelerinin arkeometrik özelliklerinin incelenmesi

Mardin Arkeoloji Müzesi’nde yer alan Dara Antik Kenti bakır ve bakır alaşımı 38 adet sikkenin kimyasal kompozisyonunun belirlenmesine yönelik olan bu yüksek lisans tez çalışmasında, sikkelerin element oranlarını belirlemek amacı ile Taşınabilir Enerji Dağılımlı X-Işını Floresans Spektrometresi (P-EDXRF) kullanılmıştır. Analizleri yapılan eserlerin tamamının tarihlendirilmesi müze tarafından yapılmamıştır. Bundan dolayı ilk olarak eserlerin tarihlendirilmesi amacı ile müze envanter kayıtları, ulusal ve uluslararası sikke kataloglarının yer aldığı yayınlar araştırılmıştır. Yapılan Analizler sonucunda 38 adet sikkenin kimyasal kompozisyonları ile birlikte alaşım oranlarının tespiti yapılmıştır. Bizans dönemine ait olan sikkelerin ortalama ana element oranları bakır (Cu) % 95,4 ve kurşun (Pb) oranları % 3,01 olarak tespit edilmiştir. Tez çalışması ile Bizans dönemine ait olan sikkelerin analizleri yapılarak dönemin imparatorları karşılaştırılmış, ekonomik, siyasi ve sosyal durumları hakkında bilgiler verilmiştir. Analiz sonuçları kapsamında I. Anastasius, I. Iustinus, I. Iustinianus, II. Iustinus ve Mauricius Tiberius imparator dönemleri sikkelerinin bakır oranlarının benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.

Bakır
Mehmet Reşit Kondukçu
Batman University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mevlana Müze Müdürlüğü / İhtisas Kütüphanesine ait bir el yazmasının konservasyonu

Kültür varlıklarının korunması ve varlığını sürdürmesi için gerçekleştirilen konservasyon çalışmaları doğru bir metodolojiye dayanmalıdır. Farklı malzeme ve tekniklerle oluşturulan eserler içerisinde el yazması eserler, sanatsal ve tarihi öneminin yanı sıra önemli bir bilgi taşıyıcılık misyonu üstlenmektedir. Yazının icadından sonra taş, metal, kil, tekstil gibi farklı yazı zeminleri kullanılmıştır. En önemli yazı zemini olan kâğıdın icadı yazılı kültürün gelişmesini ve yüzyıllar boyunca aktarılmasını hızlandırmıştır. Geleneksel kâğıt yapımında kullanılan hammadelerin doğadan kolayca elde edilebilmesi, taşınmasının kolay olması, bir araya getirilebilir olması kâğıt kullanımını yaygınlaştıran etkenlerden sadece birkaçıdır. El yazması eserler organik kökenli malzemelerin bir araya getirilmesi ile oluşmaktadır. Bu nedenle diğer malzeme gruplarına oranla bozulma süreci daha hızlıdır. Genel olarak geriye dönüşümü pek mümkün olmayan bozulmalar fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişimlere neden olarak eserin orijinal bütünlüğünü bozmaktadır. Bu bozulmaların boyutu ve ilerlemesi farklı ortam şartlarına göre değişebilmektedir. Eserin üretim teknolojisinin yanı sıra içinde bulunduğu çevresel koşulların (sıcaklık, nem, ışık gibi) da bozulmaların değerlendirilmesinde ele alınması gerekmektedir. Her ne kadar tahribatı geriye döndürmek mümkün olmasa da ilerlemesini durdurmak ve yeniden bozulmasına neden olacak koşulları ortadan kaldırmak mümkündür. Bu nedenle konservasyon metodunu belirlemeden önce detaylı bir belgeleme ve analiz çalışmasının yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda tez çalışmasında yazının tarihsel gelişimi hakkında geniş bir literatür taraması yapılmıştır. Kil tabletler, papirüs, parşömen ve kâğıdın tarihçesi araştırılmıştır. Çalışmada kullanılan eserin belgelemesi detaylı olarak yapılmıştır. Xrf spektroskopisi, Raman spektroskopisi, Lif analizi, pH ölçüm değerleri, Kolorimetre, dijital mikroskop ile inceleme analizleri konservasyon çalışmalarına başlamadan önce incelenmiş olup sonuç ve değerlendirmeler tez çalışmasında sunulmuştur. Bu değerlendirmeler sonucunda yapılacak müdahaleler tespit edilerek aşamalı olarak aktarılmıştır.

Kâğıt
Muhammed Veysel Yıldız
Batman University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors