Theses supervised by Prof. Dr. Mehtap Özdeğer

15 theses · İstanbul University

DoctorateOpen AccessTR

Temettuat Defterlerine göre Selanik kazası çiftlikleri

Bu doktora tezi çalışması, Osmanlı İmparatorluğu'nda birer zirai işletme örneği olan büyük çiftlikleri 1844 yılı için Selanik özelinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çünkü Selanik bu tip büyük çiftliklerin İmparatorluk idaresi altındaki bölgelerde en erken görüldüğü yerlerden birisiydi. Büyük çiftlik yapılarının Osmanlı İmparatorluğu'nda görüldüğü ilk yerlerden biri olan Selanik için Temettuat Defterleri çalışmamızın ana kaynağını oluşturmaktadır. Çünkü Osmanlı tahrir defterleri gibi Temettuat defterleri de Osmanlı İmparatorluğu'nun idari ve mali yapısını anlamaya dönük gerçek istatistiki verileri içeren ve arşivlerde yer alan en zengin koleksiyonlardan birisidir. Bu amaçla Selanik Temettuat Defterleri sayesinde, 1844 yılında Selanik'in 8 nahiyesinde mevcut olarak tespit edilen 146 adet çiftliğe ait istatistiki veriler oluşturulması amaçlanmıştır. Söz konusu 146 adet çiftliğin öncelikle idarecileri, hissedarları, hane sayıları ve cizye defteri sayıları ile 1844 yılı içerisinde elde ettikleri gelirler ve vergi yüklerinin tespit edilmiştir. Bu çiftliklerin arazi varlıklarının niceliği ve niteliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Çiftliklerde üretimi yapılan 13 ürünün 1844 yılı için üretim miktarı ile birlikte birim fiyatları da tespit edilmiştir. Ayrıca çiftliklerdeki hanelerdeki mükelleflerin mesleki dağılımları da istatistiki olarak sunulmaya çalışılmıştır. Bu sayede 1844 yılı için Selanik dahilindeki çiftliklerin idari ve mali yapısına dair literatüre katkı sunulması amaçlanmıştır.

CizyeCizye DefterleriSelanik vilayeti+5
Ertuğrul Çam
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

III. Selim dönemi 204 numaralı Mühimme Defteri (Değerlendirme – metin)

Osmanlı Devleti Tarihi ile ilgili yapılacak çalışmaların en önemli kaynaklarından birisini de Dîvân-ı hümâyûn tarafından tutulan Mühimme Defterleri serisi oluşturmaktadır. Bu bağlamda 204 Numaralı Mühimme Defteri, Osmanlı Tarihi literatüründe yenileşme döneminin başlangıcı olarak kabul edilen Sultan III. Selim devrinin kritik arşiv kaynaklarından birisi olarak bu tezin temel malzemesini teşkil etmektedir. Bu çalışmada öncelikle 204 Numaralı Mühimme Defterinin tamamı transkribe edilerek günümüz Latin harflerine çevrilmiş daha sonra ise tüm hükümler okuyan herkesin anlayabileceği şekilde sadeleştirilerek özetlenmiştir. Tüm bunlardan sonra ise defterde yer alan hükümler konularına göre tasnif edilerek tahlil edilmiştir. Bu çalışma sayesinde defterin kapsadığı yaklaşık 8 aylık dönem (Şubat-Ekim 1798) içerisinde Osmanlı Devleti`nde meydana gelen ve gündemi meşgul eden Paspanoğlu İsyanı, Dağlı Eşkiyası, tımar düzenlemesi gibi önemli olayların ve konuların tespiti yapılabilmiştir. Anahtar Kelimeler: III. Selim, Mühimme, Osmanlı Devleti, Paspanoğlu, Dağlı Eşkiyası, Tımar

DefterlerEkonomi tarihiMühimme Defterleri+6
Ramazan Uz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl Avrupalı kadın seyyahların gözünden Osmanlı kadını

19. yüzyılda Doğuya dair yazılan Avrupa notları önceki yüzyıllardan ziyade farklı amaçlara da hizmet etmektedir. Merak uyandıran Osmanlı Devleti'ne ulaşmak için hem sömürge ve keşif niyetiyle hem de oryantalizmin teşvikiyle Osmanlı Devleti'ne dair geniş bir gözlem sahası oluşmuştur. Bu saha içerisinde önceki yüzyıllarda Avrupalı seyyahlarca kaleme alınan gözlemlerle karşılaştırıldığında 19. yüzyıldaki seyahat yazımları, Osmanlı'nın mahrem'ine yani haremine ışık tutulduğunu göstermektedir. Osmanlı kadınının özeline dair üstü kapalı veya kulaktan dolma harem hikayelerini aktaran Avrupalı erkek seyyahların yerine Avrupalı kadın seyyahların yazdıkları, hemcinsleri Osmanlı kadınının yaşantısına şahitlik ederek bilgi aktarımına fırsat tanır. Oryantalizmden ve kendi kültüründen farklı şekillerde etkilenmiş ve temelini oturtmuş Julia Pardoe, Lady Hornby ve Lucy M.J. Garnett gibi kadın seyyahların kalemleri de bu doğrultuda okura önemli içerik sunmaktadır. Osmanlı kadınının mahremini anlatmak ve onu anlamak açısından yine bir kadının penceresinden bakmak seyahatname alanında zengin ve özgün bir perspektif kazandırmaktadır.

19. yüzyılKadınlarOryantalizm+5
Gülsün Uçar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İSTKA hibe desteklerinin engellilerin kamusal hizmetlere ulaşılabilirliğine etkisi: İBB örneği

İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından kalkınma ve bölgesel kalkınma kavramı ülkelerin ekonomik gelişmişlik seviyesinin belirlenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bölgesel kalkınma kavramının öneminin artmasıyla birlikte bölgenin ihtiyaçları, potansiyeli ve beklentileri göz ardı edilerek gerçekleştirilen kalkınma planlarının yerini, bölgenin potansiyelinden maksimum derecede faydalanmayı hedefleyen, bölgeler arası gelişmişlik seviyesini minimuma indiren bölgesel kalkınma planları almıştır. Bölgesel Kalkınma Ajansları da bölgesel kalkınma planlarını hazırlayan, hayata geçiren, bölgedeki aktörler arasındaki koordinasyonu sağlayarak bölgesel kalkınmayı başarılı şekilde hayata geçiren örnekleri oluşturmaktadır. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik müzakereleri kapsamında hayata geçirilen Bölgesel Kalkınma Ajanslarından birisi olan İstanbul Kalkınma Ajansı bölgedeki yerel, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte hareket ederek İstanbul'un ekonomik kalkınmasına, bölge popülasyonunun yaşam standartlarını yükseltecek projelere çeşitli destek sağlamıştır. Bu tez çalışmasında Bölgesel Kalkınma Ajanslarının tanımı, tarihsel gelişimi, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın idari, mali yapısı, destek türleri incelenmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kurumsal yapısı araştırılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin genel ve engelli bireylere yönelik hizmetleri ele alınmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin engelli bireylere yönelik İstanbul Kalkınma Ajansı hibesiyle hayata geçirdiği projeler ele alınmıştır. Tezin son kısmında ise çevrim içi anketlerle bu projelerin bilinirliği, işlevselliği, kent ve insan yaşamına katkısı araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: İstanbul Kalkınma Ajansı, İstanbul, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Engelli, Hibe, Kalkınma, Bölgesel Kalkınma.

Belediye hizmetleriBelediyelerBölgesel kalkınma+7
Murat Bilir
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsızlık sonrası geçiş döneminde Azerbaycan ekonomisinde yaşanan depresyon sürecinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada Azerbaycan'ın bağımsız ülke olduktan sonra ortaya çıkan sorunlar ve bu sorunları çözümlemek için yapılmış önlemler genel olarak ele alınmış ve bu depresyon sürecinin nasıl atlatılması gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu incelemeler yapılırken ilk olarak yapılmış reformlara, özelleştirme programlarına, alt yapı odaklı kamu yatırımlarına bakılmıştır. Reformlar ve özelleştirme programları en çok tarım sektöründeki üretimin ve verimliliğin artmasına neden olmuştur. Aynı zamanda ülkenin uluslararası örgütlerle ilişkileri incelenmiştir. Azerbaycan bağımsızlığını daha da güçlendirmek için Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Bağımsız Devletler Topluluğu ve başka örgütlerle ilişkilerini arttırmıştır. Bununla birlikte bağımsız Azerbaycan'da petrol dışı sektörler ayrı ayrı incelenmiş, bağımsızlıktan sonra yaşanan gelişim süreci araştırılmıştır. Sosyal refahın iyileştirimesi ve ekonomik kalkınmanın sağlanması için petrol ve petrol dışı alanlarda birçok stratejiler geliştirilmiştir. Petrol dışı sektörlerin devlet tarafından nasıl desteklendiğinden bahs edilmiştir. Yapılmış bu önlemler ülkede mali ve ekonomi krizi ortadan kaldırılmıştır.

AzerbaycanBağımsızlıkDepresyon+3
Emın Alıshov
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon Ahkam Defterleri'ne göre 19. yüzyılda Giresun Kazası'nın iktisadi ve sosyal durumu

Osmanlı devlet geleneği içerisinde köylü, şehirli, asker, Müslüman, gayrimüslim, kadın, erkek herkesin dilekçe vasıtasıyla şikayetini hükümdara iletme hakkı vardır. Bu şikayetlerin kaydedildiği en önemli arşiv belgelerinden biri eyaletlere göre tasnif edilmiş olan ahkam defterleridir. Ahkam defterlerinde, halkın bireysel veya toplu halde padişaha ilettiği şikayetlerden, ilgili bölgenin sosyal ve ekonomik ilişkileri ve devletin bu ilişkilere bakış açısı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada 19.yüzyılda Trabzon eyaletinin bir kazası konumunda olan Giresun araştırma konusu olarak seçilmiştir. Ahkam defterleri ile birlikte salnameler, şer'iyye sicilleri, seyyahların notları ve konsolos raporlarından derlenen bilgiler bir araya getirilerek, 19.yüzyılda Giresun'unun genel sosyo-ekonomik tablosu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucu, 19.yüzyılda Giresun halkının en önemli şikayetlerinin toprak mülkiyeti alanında olduğu görülmüştür. Toprak mülkiyeti konusu, miri toprak rejimi nedeniyle devletin iaşe kaynaklarını ve hazinesini direkt olarak ilgilendirmektedir. Miri toprakların yanında mülk toprakların bu dönemde gösterdiği gelişim dikkat çekicidir. Şikayetler arasındaki miras anlaşmazlıklarının konusu yine çoğunlukla toprak mülkiyetidir. Miras anlaşmazlıklarını, alacak verecek anlaşmazlıkları, vergi anlaşmazlıkları ve tımar-zeamet anlaşmazlıkları izlemektedir. Vergi anlaşmazlıkları ile tımar ve zeamet anlaşmazlıkları dolaylı olarak toprak mülkiyeti konusuna dahildir. Devlet bu anlaşmazlıklarda görevlileri aracılığıyla taraftır. 1858 tarihli Arazi Kanunnamesi ile toprak mülkiyeti konusu yeni düzenlemelere tabi tutulmuştur. Ahkam defterlerinde yeni arazi kanununun Giresun'da olan uygulamaları incelenmiştir. Bir diğer konu alacak-verecek anlaşmazlıkları adı altında parasal ilişkilerdir. Bu ilişkiler faiz ve tefeciliği içeren murabaha konusunu kapsamaktadır. Parasal ilişkiler alanında 1852 tarihli Murabaha Nizamnamesi ile yeni düzenlemeler yapılmıştır ve yine ahkam defterlerinde nizamnamenin Giresun'da olan uygulamaları incelenmiştir. Ahkam defterleri araştırılarak Giresun'un sosyal hayatına dair bazı tespitler yapmak da mümkün olmuştur. Şehirlilerin ve köylülerin sorunları, gayrimüslimlerin toplum hayatı içindeki konumu, şehrin nüfuzlu ailelerinin yani ayanların dahil olduğu şikayetler incelenmiştir. Sonuç olarak 19.yüzyılda Giresun'da yaşanan çok kimlikli sosyal ve ekonomik hayatla beraber oluşan servet birikimi tespit edilmiştir. Ek olarak salnameler, şer'iyye sicilleri, seyyahların notları ve konsolos raporlarından edindiğimiz bilgiler bir araya getirilerek, 19.yüzyıl Giresun'unun genel sosyo-ekonomik tablosu ortaya konmuştur.

19. yüzyılAhkam DefterleriArazi Kanunnamesi+7
İlker Gündoğdu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un ekonomik, sosyal ve mimari değişiminde Beyhan Sultan'ın etkisi: 1766-1824

Osmanlı Devleti tarih sahnesinde askeri ve siyasi zaferleri kadar hanedan içi bireyleriyle de dikkat çekmiştir. Şehzadeler, valide sultanlar ve her zaman denge arayışındaki damad paşalar yaşamlarıyla pek çok araştırma konusu olmuştur. Hanedanın kızları ise ya eşleri ya da annelerinin konumları gereği adlarından söz ettirmelerine rağmen çoğunlukla tarih araştırmalarında da 'Harem' içinde kalmışlardır. Bu nedenle var olan çalışmalar ve dahi 20.yüzyıl prenseslerinin görünürlükleri üzerinden "mutsuz, hüzünlü, şımarık, müsrif" prenses imajı oluşmuştur. Oysa gerçekte hanedanın 'asil kanı'nı taşıyan ve her zaman son derece özel olan bu kadınların hayatları sadece zevk, ihtiras ve hüzünle sınırlı değildi. Onlar seçilmiş bir ailenin mensubu olarak en iyi eğitimi alıp yaşamlarına şehzadelerden bile özgür devam ediyorlardı. Özellikle de 19.yüzyılın ilk yarısında yaşayan Osmanlı sultanları bireyselliklerini kendilerinden önce ve sonrakilerden çok daha farklı şekilde ifade imkânı buldular. Bu dönem sultanlarının her birinin ayrı karakteri İstanbul merkezli Osmanlı İmparatorluğu'nun başka açılardan değişmesine yol açtı. Tabi bu tablo içerisinde şehir ve kadın değişimi kaçınılmaz bir olgu olarak ortaya çıktı. İşte bu nedenle bu tez şehirli bir kadın portresi çizen III. Mustafa'nın kızı Beyhan Sultan'ı anlatmaktadır. İstanbul'un 19.yüzyılın ilk yarısındaki mimarisine yaptırdığı saraylarla katkı sağlayan Beyhan Sultan, şehrin tarihi yarımadadan çıkıp Boğaziçi'ne uzanan yeni yüzünün simgesidir. Sultan'ın farklı kimliği, Osmanlı Arşivi'nde bulunan ve kendi tuttuğu defterler üzerinden incelenmiş inşaat faaliyetlerinin hayatının son kısmına kadar sürdüğü görülmüştür. Beyhan Sultan, babası III. Mustafa'nın Cağaoğlu Sarayı'nı henüz küçükken ona tahsis etmesine rağmen III. Selim döneminde hanedan kadınlarının Haliç kıyılarında başlattığı yeni şehirleşmeye ayak uydurmuş ardından Lale Devri'nin meşhur sarayı Çırağan'ı tekrar yaptırarak Boğaziçi Medeniyeti için İstanbul'da öncü olmuştur. Son olarak Akıntıburnu'nda bir saray yaptıran Beyhan Sultan imparatorluk merkezi İstanbul'un yeni kentsel kimliğini sarayları ile takip edilebilen bir çizgiye oturtmuştur. Bu tezde Beyhan Sultan'ın padişah kızı olmasının sağladığı ayrıcalıkla başlayan hayatı, ağabeyi III. Selim'in tahta geçmesiyle sürdürdüğü akılcı yatırımlar ve sonrasında II. Mahmud döneminde de gücünü, otoritesini korumasındaki karakterine dikkat çekildi. Hayatını iktisatlı yaşayan bir kadın olarak öne çıkan Beyhan Sultan'ın yaşam hikayesi ve aile ilişkileri birinci bölümde, ekonomik ve sosyal olarak İstanbul hayatındaki yeri ise ikinci bölümde incelendi. Kalabalık olmayan çevresinde güçlü ve sağlam sosyal, ekonomik ilişkiler yürüten Beyhan Sultan'ın özellikle kadınlar arası ticari faaliyetlerine dikkat çekildi. Son bölümde ise İstanbul'un mimarisine katkısı sarayları üzerinden ele alındı. Sultan'ın su medeniyeti olan İstanbul'a yaptırdığı ve onarttığı çeşmeler gibi hayır amaçlı inşaatları da incelenerek Beyhan Sultan'ın İstanbul'a ve İstanbulluya katkısı ortaya konuldu. Beyhan Sultan'ın yaşamı göstermektedir ki İstanbul'da yaşayan ve yaşayacak olan kadınlar ona tartışmaların ötesinde bir kimlik kazandırmıştır. Tezimizde bu kimlik Beyhan Sultan'ın şahsında öne çıkmayan, geride kalmayan ama önünü gören olarak açıklık kazanacaktır.

Beyhan SultanEkonomik değişmeKadınlar+6
Fadime Türkölmez
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nin İstanbul'daki otellere yönelik konaklama harcamaları ve otellerin iktisadi fonksiyonları (1894-1910)

Osmanlı Devleti tarih boyunca birçok insanın çeşitli sebeplerle gelip misafir olarak ağırlandığı önemli bir devlet olmuştur. İstanbul ise hem Osmanlı Devleti'nin başkenti olması sebebiyle hem de dini ve ticari niteliğinden dolayı birçok insanın buraya gelmesine vesile olmuştur. Gelen insanların ağırlanması için Osmanlı başkentinde çeşitli konaklama yerleri bulunuyordu. 19.yy'ın ortalarına doğru da açılmaya başlanan oteller ile konaklama kültürü daha modern bir hal almış ve işlevi çoğalmıştır. İşte bu otellerde konaklayan misafirlerin, otel masrafı içindeki tüm giderleri devlet tarafından karşılanıyordu. Bu çalışmada da büyük otellerin açılmaya başlandığı 1894 senesinden, sultan 2. Abdülhamit'in tahtan inişinin hemen ertesi yılı olan 1910'a kadarki masraflar incelenmiştir. Başlangıç olarak 1894 senesini seçmemizdeki en önemli neden ise büyük otel işletmelerinin bu seneden sonra açılmaya başlamasıdır. Özellikle bu tarihten sonra devletin yaptığı konaklama harcamaları ve ödenen paraların niteliği tezimizin temelini oluşturmaktadır. Tezimizi daha önceki Osmanlı konaklama sektörü çalışmalarından ayıran kısmı ise konuya iktisadi bir açıdan bakmamızdır. Özellikle amacımız Osmanlı'nın son dönemlerinde faaliyete geçen ve konaklamanın büyük bir çoğunluğunu oluşturan otelleri inceleyerek devletin buralara ödediği paraları gün yüzüne çıkarmaktır. Devlet arşivlerinden yararlanılarak toplanan belgeler ile 1894-1910 seneleri arasındaki masrafların toplamı, otellerin kestiği faturalar, devletin yaptığı masraf cetvelleri raporları derlenmiş ve bu tarihler arasında otellerin iktisadi faaliyeti ortaya konmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda Osmanlı konaklama yapıları, otellerde konaklayanlar ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte hangi ülkeden misafir gelmiş ise o devlet ile ilgili kısa bilgiler verilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'nin başkenti İstanbul'da 1894-1910 seneleri arasında çeşitli otellerde yurt dışından veya yurtiçinden gelen kişilerin konakladığını ve önemli masrafların yapıldığını göstermiştir. İncelediğimiz faturalar ile otellerin konaklama hizmeti dışında birçok hizmeti de sağladığı anlaşılmıştır. Aynı zamanda bu belgelerdeki masrafların çok farklı kalemlerden oluştuğu ve değişkenlik gösterdiği anlaşılmıştır. Elde ettiğimiz veriler ile otellerin kullanım oranları birbirleri ile kıyaslanıp dönemin en çok kullanılan otelleri ortaya çıkarılmıştır. Aynı zamanda otellerin konaklama yapıları olmasının dışında birçok iktisadi ve sosyal faaliyete ev sahipliği yaptığı ve toplumun gündelik hayatında önemli bir yer tuttuğu belirlenmiştir.

Diplomasi temsilcileriKamu harcamalarıKonaklama+5
Doğukan Çetinlerden
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan ve Türkiye Merkez Bankaları arasında denetleme yöntemlerinin değerlendirilmesi

Türkiye ve Azerbaycan, bankacılık sektörünün finans sektöründe önemli bir büyüklüğe sahip olduğu gelişmekte olan ülkelerdir. Özellikle son yirmi yılda, bu ülkelerde bankacılık sisteminin önemi, küreselleşme ve finansal sektördeki iyileşmenin etkileri nedeniyle önemli ölçüde artmıştır. Bu iki ülke ilerleyen yıllarda büyümeyi hedeflediğinden, bu ülkelerdeki bankacılık sektörlerinin verimliliği artırılmaktadır. Tez çalışması denetim kavramının banka faaliyetinde önemli etkenlerden biri olduğu vurgulamaktadır. Denetimin temel amacı, görevi ve türleri geniş şekilde ele alınmıştır. Denetleyicilerin ilişkilerine de açıklamalarda yer verilmiştir. Bu yönde denetim prensiplerinin Basel açısından değerlendirilmesi de yapılmıştır. Basel Komitesinin Piyasa Disiplini, Sermaye Yeterliliği ve Banka faaliyet sürecine kontrolü, bankaların denetim sürecinin önem kazanması ve risk yönetiminin gerçekleşmesi için çok önem göstermektedir. Çalışmada esasen Azerbaycan ve Türkiye Merkez Bankalarının denetim süreçlerindeki önemli farklar, önemli piyasa denetim teknikleri ve en önemlisi dış denetim uygulamasındaki benzer ve karşı tarafların karşılaştırılması yürütülmektedir. Azerbaycan ve Türkiye Merkez Bankalarının denetim sürecini benzer bir modelle (Fransa Banka modeli) hayata geçirmesi ve para – kredi uygulamalarında yararlandıkları mali araçların aynı olması risk yönetimi ve genel piyasa disiplini yönünden etkili olmaktadır.

AzerbaycanDenetimMerkez Bankası+1
Rahib Rzayev
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'da konut sektörü ve tarihsel gelişimi

Bu çalışmada Türk ekonomisinin lokomotif sektörü olarak kabul edilen ve 200'den fazla alt sektörü etkilemesiyle hem üretim hem de istihdam yönüyle ekonomide önemli bir yer tutan inşaat sektörü genel olarak ele alınacak, akabinde konut sektörünün durumu incelenecektir. Bu inceleme yapılırken İstanbul özelinde alan daraltmasına gidilecek, Türk ekonomisinin kalbi, Türkiye'nin en kalabalık ve en dinamik şehri durumunda olan İstanbul'da konut sektörünü etkileyen faktörler üzerinde durulacaktır. Konut finansmanının detaylarına yer verilecek ve bazı finansman türleri incelenecektir. Bununla birlikte risk faktörleri değerlendirilecek ve Türkiye'de konut finansmanının durumu incelenecektir. Konut sektörünün ekonomideki rolü incelenirken riskleri de değerlendirilecek ve daha önce dünya genelinde ya da bölgesel olarak gerçekleşen ekonomik krizler araştırılarak konut sektörü ile bağlantısı irdelenecektir.

Ekonomik etkiFinansmanKonut seçimi+4
Namık Kemal Tağraf
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Evkaf-ı Hümayun Müfettişliği Mahkemesi kayıtlarına göre para vakıfları ve işleyiş tarzları

Para vakfının uygulamalarına Osmanlı döneminde rastlamaktayız. Para vakıfları, vakıfların faaliyet alanlarının genişlemesini sağlamıştır. Küçük tasarruf sahipleri de ebedî bir hayır yapmak arzusuyla para vakıfları kurmuşlardır. Belirli bir para vakfedilerek vakfın sermayesi işletilmektedir. Elde edilen gelir de vakfın kuruluş amacı için sarf edilmektedir. Harcanabilir gelir, tamamen tüketilmemiş, toplum yararına kullanılma yolu tercih edilmiştir. Para vakıfları, gelir transferi ile gelir bölüşümüne olumlu katkı sunmuştur. Halkın refah düzeyinin artmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Bu çalışmada 17. yüzyılda Osmanlı saray mensubu hanımların kurdukları para vakıfları ele alınmıştır. Bu vakıfların kuruluş senetlerinin kaydedildiği Evkaf-ı Hümayun Müfettişliği Mahkemesi kayıtlarından seçilmiş vakfiyeler analiz edilmiştir. Vakıf sermayesi, işletme yöntemleri, vakıfların kuruluş amaçları, vakıf gelirlerinin tahsis edildiği alanlar konu edilmiştir. Para vakıflarının döneme ait hukuki tartışmalarına da değinilmiştir. Para vakıflarının toplumda kabul görmüş hali ile sosyal ve ekonomik yönleri ifade edilmiştir. Ayrıca dönemin para tarihi araştırmalarına küçük bir katkı olacak veriler elde edilmiştir. Vakıf sermayesi, altın ve gümüş paralardan oluşmaktadır. Günlük harcama yapılan ücretler, gümüş cinsi para birimleriyle belirlenmiştir. Vakfiyelerde dönemin altın ve gümüş paraların rayiç fiyatlarına ait bilgiler de yer almaktadır. Farklı para birimlerinin piyasada kullanımda olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, vakıf, para vakıfları, vakfiye, iktisat tarihi

Ekonomi tarihiEvkaf-ı Hümayun NezaretiOsmanlı Devleti+4
Betül Bahşi
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne yerli uçak üretimi ve hava yolu taşımacılığı

Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar geçen süre zarfında Türkiye'deki yerli uçak üretim teşebbüsleri ve havayolu taşımacılığı üzerine yapmış olduğum bu çalışmada, sürecin aşamaları kademe kademe ele alınmıştır. Başta havacılık sektörü genel olarak ele alınıp bu alandaki gelişmeler, havayolu şirketleri, işletmeler, havalimanları, altyapı ve teknik destek gibi sektörün belli başlı konularına göz atılmıştır. Devamında dünya genelindeki rekabet, üretimi tetikleyen faktörler ve bunların sonuca yansımaları ele alınmıştır. Sektördeki lider oyuncular önderliğinde uçak üretimin aşamaları, havacılığın gelişimi, olumlu olumsuz tarafları ve karşılaşılan engeller incelenmiştir. Ülkemizde ise havacılık tarihinin başlangıcına gidilerek ilk gelişmelerin ışığında günümüze kadar geçen süre içinde Türkiye'deki havacılığa dair genel bir analiz yapılmıştır. Askeri alanda başlayan uçak üretim girişimleri birçok somut adımların atılmasını sağlamıştır. Türk Uçak Sanayii (TUSAŞ), Makine Kimya Enstitüsü, Kayseri Uçak Fabrikasını örnek olarak verebiliriz. Bunun yanı sıra özel alanda da havacılığa gönül vermiş bireyler kendi imkânları dahilinde üretime dair bazı girişimlerde bulunmuşlardır. Son bölüm olarak günümüzde Türkiye'nin havacılık sektöründeki yeri, yaşadığı süreç, gelinen nokta ve mevcut gelişmeler ele alınmıştır. Hali hazırda devam eden veya proje aşamasında yer alan yerli uçak üretimi eğilimleri askeri ve özel sektör başlıkları altında incelenmiştir. Bunlar Hürkuş, Gökbey, T129 Atak Helikopteri, İnsansız Hava Aracı (İHA) gibi. Ayrıca özel havayolu şirketlerinin güncel filoları, şirket büyüklükleri, Dünya pazarındaki konumları ve asıl konumuz olan uçak üretimi hakkındaki fikir ve girişimleri araştırılmıştır. iv Sonuç olarak bir serüven haline gelen yerli uçak üretimi ve havayolu taşımacılığını geliştirme fikrinin ne kadarı hayata geçirilmiştir? Bir hayal mi olarak kalmıştır? Yoksa hala bir umut var mıdır? Gibi sorularına yanıt aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Uçak Sanayii (TUSAŞ), Makine Kimya Enstitüsü, Kayseri Uçak Fabrikası, Hürkuş, Gökbey, T129 Atak Helikopteri, İnsansız Hava Aracı (İHA).

Hava yollarıHava yolu taşımacılığıHürkuş, Vecihi+7
Mehmet Güngör
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mütareke Dönemi'nden erken Cumhuriyet Dönemi'ne istanbul'da sosyal ve ekonomik hayatta kadının yeri

İstanbul'da yaşayan kadınların sosyal ve ekonomik hayatlarını konu edinen bu çalışmada 1918 – 1950 dönemindeki tarihsel gelişim incelenmiştir. Belirtilen tarih aralığında hem dünyadaki hem İstanbul'daki sosyolojik ve ekonomik gelişmeler demografik açıdan değerlendirilmiş, dönemin önemli sosyolojik sorunları tespit edilmiştir. Araştırmanın başlangıç tarihi olan 1918 İstanbul'un işgal altında olduğu mütareke döneminin başlangıcıdır. Şüphesiz ki yüzyıllar boyu özgürlüğün simgesi olan bir şehrin işgal altına alınması sosyolojik ve ekonomik boyutlarda çarpıcı sonuçlar doğurmuştur. İşgal yıllarında şehir hayatında özellikle kadınların sosyal ve ekonomik açıdan nasıl etkilendiği çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Çalışmada demografik anlamdaki bu değişimlerin toplumun sosyolojik ve kültürel kimliğinin değişmesinde ve şekillenmesinde ne denli etkili olduğu araştırılmıştır. Araştırmanın temelinde Mütareke Dönemi yıllarından itibaren Erken Cumhuriyet Dönemi'ne kadar geçen süre içerisinde şehirdeki sosyal ve ekonomik hayatın ne ölçüde etkilendiği ve değiştiği incelenmiştir. Özellikle kadınların bu süreç içerisinde nasıl bir hayat sürdükleri, kadınların ekonomik hayata katılımlarının başlangıcının nasıl olduğu araştırılmış, bu süreç zarfında aktif olan kadınların hayatları ve bu kadınların kurmuş oldukları dernekler ve dergiler incelenmiştir. Son olarak bu süreç içerisinde aktif kadınların aldıkları eğitim ve döneme faaliyetleri ile damga vuran, sosyal hayata önemli katkılar sağlayan öncü kadınların hayatı ele alınmaktadır. Bu araştırma döneme ilişkin kadınlara özel basılan gazetelerden, dönemle ve konuyla ilgili basılan kitaplardan yararlanılarak hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda dünyadaki tüm savaş dönemlerinde yaşandığı gibi Mütareke Dönemi İstanbul'unda da kadın hareketlerinin hem dünyadaki hem de ülkedeki genel ekonomik ve siyasi yapıdan etkilenerek artış gösterdiği görülmüştür. Ayrıca eğitimde fırsat eşitliğini yakalamış kadınların da erkekler kadar hatta yeri geldiğinde onlardan daha da başarılı olabildikleri gözlemlenmiştir. Bu durum ünlü düşünür Platon'un kadın erkek eşitliğine ilişkin insanları cinsiyetlerine göre değil aldığı eğitim ve yeteneklerine göre konumlandırmanın doğru olduğu görüşünü haklı çıkarmaktadır.

Cumhuriyet DönemiEkonomiEkonomi tarihi+7
Ayşegül Yağçı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

1877-1880 yılları arasında Osmanlı Devleti'nde görev yapan İngiliz büyükelçi Sir Henry Austen Layard'ın Osmanlı Rus savaşı'na bakışı

"1877-1880 Yılları Arasında Osmanlı Devleti'nde Görev Yapan İngiliz Büyükelçi Sir Henry Austen Layard'ın Osmanlı Rus Savaşı'na Bakışı" adlı çalışmamızın amacı, Osmanlı Devleti'nde geniş çaplı değişime sebep olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın yabancı bir diplomat gözünden değerlendirilmesini ortaya koymaktır. Tezin kapsamı Sir Austen Henry Layard'ın İstanbul'a 1877 yılının Nisan ayında İngiliz Büyükelçi olarak atanmasından itibaren yazmış olduğu hatıratında aynı dönemde başlayan savaşın bitimine kadar yapmış olduğu gözlemler, konuyla ilgili görevi gereğince atmış olduğu adımlar ile sınırlıdır. Çalışmada öncelikle Osmanlı-Rus ilişkileri ve 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı hakkında genel bilgiler verilmiştir. Sonrasında söz konusu savaşla ilgili gözlemlerde bulunan Sir Henry Austen Layard'ın hayatını çeşitli başlıklarda ele aldık. Çalışmanın ana kısmını oluşturan hatırat kısmında bir İngiliz büyükelçisinin bakış açısından tarihe damga vurmuş bu savaşın başlangıcından sonlanmasına kadar olan süreçte değerlendirilmesini ortaya koymaktayız. Osmanlı diplomasisi ve savaş süreci hakkında önemli bir kaynak olan bu hatıratı direkt yazan kişinin bakış açısını yansıtarak hiçbir müdahale yapılmaksızın İngilizce 'den kendi dilimize aktardık.

BüyükelçiElçilerLayard, Austen Henry+5
Tuğba Karagözoğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Keçecizade Fuad Paşa ve Mehmet Emin Âli Paşa'nın siyasi vasiyetnamelerinin Tanzimat Dönemi mali politikaları açısından incelenmesi

Tezimiz çerçevesinde, Tanzimat Döneminin en önemli devlet adamlarından Fuad Paşa ve Âli Paşa'nın siyasi vasiyetnameleri incelenmiş ve vasiyetnameler aracılığıyla asıl anlatılmak istenen konunun kendilerinden sonraki dönemde oluşması muhtemel olan ekonomik ve siyasi krizlere engel olmak niyeti olduğu çıkarımı yapılmıştır. Fuad Paşa ve Âli Paşa'nın ayrı ayrı kaleme aldığı vasiyetnameleri siyasi ve ekonomik birçok konuyu barındırmaktadır. Biz bu çalışmamızda vasiyetnameleri para ve vergi açısından incelenmiştir. İlgili çalışmanın daha anlaşılabilir olması nedeniyle vasiyetnamelerin sahibi devlet adamlarının ve onların hamisi olan Mustafa Reşid Paşa'nın hayatları anlatılmıştır. Çalışma içerisinde döneminin önemli siyasi olaylarına kısa bir bakış atılmıştır. Bu çalışmanın kapsamı İngiliz Serbest Ticaret Anlaşmasının imzalandığı yıl olan 1838 yılı ile Âli Paşa'nın öldüğü yıl olan 1871 yılları arasıdır. Çalışma Tanzimat Dönemi'ne genel bir bakış sunarken Osmanlı Maliye Politikaları üzerinde daha ağırlıklı durarak ilgili konular çerçevesinde vasiyetnamelerin analizini yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tanzimat, Islahat, 19.Yüzyıl, Vergi, Maliye, Para, Osmanlı İmparatorluğu

19. yüzyılEkonomi tarihiKeçecizade Fuad Paşa+7
Tuğba Erkan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors