Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Sağlam
15 theses · Anadolu University, Atatürk University
İlköğretim 4. ve 5. sınıflarda yardımcı kaynak olarak kullanılan ünite dergilerinin eğitsel yönden öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU İLKÖĞRETİM 4. ve 5. SINIFLARDA YARDIMCI KAYNAK OLARAK KULLANILAN ÜNİTE DERGİLERİNİN EĞİTSEL YÖNDEN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ Ümit ERDOĞAN Eğitim Bilimleri (Eğitim Programlan ve Öğretim) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ocak 2004 Danışman: Prof. Dr. Mustafa SAĞLAM Özellikle son yıllarda ilköğretim okullarında, beş yıl değiştirilmeden kullanım olanağı bulunan ders kitaplarının yanında ayrıntılı bir ünite içeriği sunan ünite dergilerinin kullanımı hayli artmıştır. İlköğretim okullarında sınıf öğretmenlerinin yardımcı kaynak olarak ünite dergilerini kullanmaları çeşitli nedenlere dayanmaktadır. Bu nedenlerin başında ünite dergilerinin ders kitaplarına oranla daha güncelleştirilmiş bilgi sunmaları ve daha çok alıştırmalara yer vermeleri gelmektedir. Ancak, ilköğretimin ilk beş sınıfında kullanımı günden güne artan ünite dergileri hakkında bugüne kadar yeterli sayıda bilimsel araştırma yapılmadığı görülmüştür. Ünite dergileriyle ilgili yapılmış olan araştırmaların çoğu, dergilerin seçimi ve kullanımıyla ilgili olarak yönetici, öğretmen ve veli görüşlerinin ortaya konmasını amaçlayan araştırmalardır. Bu eksiklikten yola çıkılarak, özellikle ilköğretim okullarının 4. ve 5. sınıflarında yoğun olarak kullanılmakta olan ünite dergilerinin eğitsel yönden yeterli olup olmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, ilköğretimin 4. ve 5. sınıflarında kullanılan ünite dergilerinin öğretmen görüşlerine göre eğitsel yönden yeterli olup olmadığının ortaya konmasıdır. IVAraştırma, 2001-2002 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki 45 ilköğretim okulunun dördüncü ve beşinci sınıflarında görev yapan 244 sınıf öğretmeninden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Tarama modelinde yapılan araştırmanın verileri, sınıf öğretmenlerine uygulanan bir anketle toplanmıştır. Toplam 45 maddeden oluşan anketle, ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin ders kitabına yardımcı kaynak olarak kullandıkları ünite dergilerinden "Ders Konularının İşlenişi", "Dil Özellikleri ve Yazım Kuralları", "Görsel Düzen", "Hazırlık Çalışmaları" ve "Değerlendirme Çalışmaları" yönlerinden değerlendirilmesine yönelik görüşleri alınarak elde edilen veriler ışığında, sınıf Öğretmenlerinin ünite dergilerinin eğitsel niteliğine yönelik görüşleri saptanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) bilgisayar programından yararlanılmıştır. İstatistiksel teknik olarak frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ilköğretimin 4. ve 5. sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin ünite dergilerinin eğitsel niteliğini genel olarak yeterli buldukları görülmüştür.
Eğitim fakültelerindeki öğretmenlik uygulaması dersinin değerlendirilmesi ve öğretim programının hazırlanması
Bilgi çağı ile birlikte ortaya çıkan yeni anlayış tüm alanları olduğu gibi eğitim alanını ve öğretmenlik mesleğini de etkilemektedir. Bu çağda öğretmenlerden beklenen var olan bilgiyi aktarmaları değil, eleştirel bir bakış açısıyla bilgiye ulaşıp kullanmaları ve bilgiyi üretecek becerilere sahip olmalarıdır. Bu yeni anlayış öğretmenlik mesleğinin ve öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Osmanlı Devleti'nden günümüze köklü bir geçmişe sahip olan öğretmenlik yetiştirme sistemimizin de bu yeni anlayışa göre düzenlenmesi gerekmektedir. Nitekim gerek mesleğe başlamış öğretmenlerin nitelikleri ile ilgili, gerek eğitim fakültelerinde gerçekleşen hizmet öncesi öğretmen eğitimi ile ilgili sorunların yaşandığı yapılan pek çok çalışmada ortaya konmuştur. Öğretmen yetiştirme sistemimizde yaşanan sorunların önemli bir ayağını teori ve uygulama arasında yeterli bağlantıların kurulamaması oluşturmaktadır. Bu noktada öğretmen adaylarının okullardaki deneyimleri önemli bir işlev görmekte ve öğretmenlik uygulaması dersi ile öğretmen adayları aldıkları teorik eğitimi uygulamaya geçirme ve böylece öğretmenlik meslek becerilerini geliştirme fırsatı yakalamaktadır. Bununla birlikte, öğretmenlik uygulaması sürecinde nicelik ve nitelik olarak pek çok sorunla karşı karşıya kalındığı görülmektedir. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için kapsamlı bir değerlendirme çalışmasının yapılması ve öğretmenlik uygulaması için güncel bir öğretim programının hazırlanması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, Stufflebeam'ın Bağlam, Girdi, Süreç ve Ürün Değerlendirme Modeli temel alınarak eğitim fakültelerindeki öğretmenlik uygulaması dersinin değerlendirilmesi ve öğretim programının hazırlanmasıdır. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırma ardışık açıklayıcı karma desene uygun olarak yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki eğitim fakültelerinde öğrenim gören ve öğretmenlik uygulamasına devam eden öğretmen adayları, öğretmenlik uygulamasını yürüten uygulama öğretim elemanları ve uygulama öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel veriler toplandığından örneklem seçimi iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel verileri 4 eğitim fakültesinde öğrenim gören 1129 öğretmen adayı, bu fakültelerde görev yapan 90 uygulama öğretim elemanı ve uygulama yapılan illerde (Van, Diyarbakır, Konya, İzmir) MEB bünyesindeki okullarda görev yapan 314 uygulama öğretmeninden toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise, 24 öğretmen adayı, 18 uygulama öğretmeni ve 18 öğretim elemanından görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Öğretmenlik Uygulaması Dersi Değerlendirme Anketi", "Odak Grup Görüşmesi Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Anket formunun geliştirilmesi sürecinde literatür taraması yapılmış, uzman görüşü alınmış ve pilot uygulama yapılmıştır. Görüşme formlarının geliştirilmesi sürecinde uzman görüşü alınmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 18 ve NVivo 7 programlarından yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, Kruskall Wallis H Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmış, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi tekniklerine başvurulmuştur. Araştırmada ulaşılan bazı sonuçlar aşağıdaki gibidir: • Öğretmenlik uygulamasına ayrılan süre yetersiz, paydaşların görev ve sorumluluklarının yeterince tanımlanmamış ve uygulama okulları uygun koşullara sahip değildir. • Öğretim programının amaç, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve değerlendirme öğeleri uygun hazırlanmamış; öğretmen adayı, uygulama öğretmeni, uygulama öğretim elemanı ve okul yöneticilerinin gerekli yeterliklere sahip değildir. • Öğretmen adayı ve uygulama öğretim elemanı görüşlerine göre öğretmen adaylarının sürecin başında yeterince bilgilendirilmediği, seminer çalışmasının düzenli olarak yapılmadığı, etkili bir ders hazırlığı süreci geçirilmediği, yeterli ve nitelikli ders işlenmediği ve ders sonrası dönüt verilmediği, ölçme ve değerlendirmeye dönük yeterli çalışmaların yapılmadığı ortaya çıkmıştır. • Öğretim elemanlarına göre öğretmen adaylarının öğretim yöntem ve tekniklerini etkili kullanma, öğretim teknolojilerini kullanma, ölçme ve değerlendirme, materyal geliştirme, derse aktif katılımı sağlama, pekiştireç verme ve öğrencilere yönerge verme gibi becerilerinin yeterince gelişmediği ortaya çıkmıştır. • Öğretmenlik uygulamasının süresi arttırılarak farklı koşullara sahip okullarda uygulama yapılmalıdır. Ayrıca, öğretmenlik uygulaması öğretim programının kapsamı genişletilerek ders planlama, ders işleme, seminer yapma gibi çalışmaların yanı sıra ölçme-değerlendirme çalışması yapma, idari işler yapma, ders dışı etkinliklere katılma, okul-aile işbirliği çalışmaları yapma ve günlük tutma gibi çalışmaların yapılması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Öğretmen eğitimi, öğretmenlik uygulaması, program geliştirme, program değerlendirme
Beden eğitimi ve spor dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının uygulanması: Bir eylem araştırması
Bu araştırma, ortaokul beşinci sınıf Beden Eğitimi ve Spor dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının uygulanabilirliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu nedenle araştırma eylem araştırması olarak desenlemiştir. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde, 26.02.2015-28.05.2015 tarihleri arasında 11 hafta süreyle Eskişehir Tepebaşı İlçesindeki Ticaret Odası Ortaokulu 5-B sınıfı Beden Eğitimi ve Spor dersinde uygulanmıştır. Uygulama tüm sınıfta gerçekleştirilmiş; ancak belirlenen 8 odak öğrencinin verileri daha yoğun olarak kullanılmıştır. Araştırmada farklılaştırılmış öğretim yaklaşımında kullanılan "merkezler" ve "istasyon" stratejilerinden yararlanılmıştır. Araştırmada, nitel veriler "video kayıtları", "yansıtıcı günlük", "öğrenci günlükleri", "yarı yapılandırılmış görüşmeler" ile nicel veriler de "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği" yoluyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde "SPSS for Windows 22" paket programından yararlanılmış, nitel verilerde ise betimsel analiz uygulanmıştır. Araştırmanın nicel analizleri sonucunda öğrencilerin "Beden Eğitimi ve Spor dersi" ne karşı tutumlarında son test puanları lehine anlamlı bir artış olduğu gözlenmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre ise öğrencilerin derse etkin katılımlarının sağlandığı, hareket sayılarının arttığı, grupla çalışma alışkanlıklarının ve sosyal etkileşimlerinin geliştiği, bağımsız çalışma alışkanlığı kazanıldığı, öğrencilerin sınıf kurallarına uyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunların yanı sıra öğrenci paylaşımlarının ve sorumluluk bilincinin arttığı gözlenmiş ve öğrencilerin farklılıklara karşı saygı göstermeleri gerektiği konusunda olumlu tutum geliştirdikleri görülmüştür. Ayrıca ürün ve süreç değerlendirmesinden yararlanılmasının olumlu sonuçlar yarattığı gözlenmiştir. Süreç değerlendirmenin sonraki derslerin planlanmasında olumlu katkılar sağladığı görülmüştür. Gerçekleştirilen bu araştırmanın sonucunda farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının Beden Eğitimi ve Spor dersinde uygulanabileceğinin olanaklı olduğu ve öğrenme öğretme sürecinin farklı stratejiler kullanılarak yaklaşıma uygun olarak düzenlenebileceği ortaya konmuştur.
Düşünme eğitimi dersinin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerine etkisi
Bu araştırmada, ilköğretim 6. sınıfta seçmeli ders olarak okutulan Düşünme Eğitimi dersinin öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisinin ve eleştirel düşünme ile yaratıcı düşünme arasında bir ilişkinin olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel ve nitel boyutu olan karma araştırma deseninin uygulandığı araştırma, 2012-2013 öğretim yılında biri Eskişehir-Tepebaşı, diğeri Ankara-Polatlı ilçesindeki iki ayrı özel ilköğretim okulunun 6. sınıfında öğrenim gören toplam 52 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda öntest-sontest deney ve kontrol gruplu deneysel desen uygulanmış, nitel boyutunda ise 9 odak öğrenci üzerinde gözlem, görüşme ve araştırmacı günlüğü teknikleri uygulanmıştır. Araştırmada 2012-2013 öğretim yılında Ankara- Polatlı ilçesindeki bir özel ilköğretim okulunun 6. sınıfında öğrenim gören ve Düşünme Eğitimi dersini seçmeli ders olarak alan 28 öğrenci deney grubu, aynı öğretim yılında Eskişehir –Tepebaşı ilçesindeki bir özel ilköğretim okulunun 6 sınıfında öğrenim gören ve Düşünme Eğitimi dersini almayan 24 öğrenci de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Deney grubundaki öğrencilerden, 5. sınıfın sonunda not ortalamaları ile eleştirel ve yaratıcı düşünme testlerinin öntestinden aldıkları puanların ortalamalarına göre üçü düşük, üçü orta ve üçü de yüksek düzeyde olmak üzere 9 öğrenci, odak öğrenci grubu olarak seçilmiştir. Araştırmada nicel veriler, deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerine öntest ve son test olarak uygulanan Cornell Eleştirel Düşünme Testi Düzey X Testi (CEDT-X) ve Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) ile toplanmıştır. Nitel veriler ise deney grubunda derse giren İngilizce (İ), Fen Bilgisi (F), Matematik (M), Türkçe (T), Sosyal Bilgiler (S) ve Görsel Sanatlar (G) öğretmenlerinin yanı sıra araştırmacının deneysel süreç boyunca 9 odak öğrenci için doldurdukları gözlem formları kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca araştırmacının odak öğrencilerle ilgili aynı öğretmenlerle ve odak öğrencilerle yaptığı yarı yapılandırılmış görüşme formları ile araştırmacının odak öğrencilerle ilgili tuttuğu araştırmacı günlüklerden yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 19.00 bilgisayar paket programı kullanılmış ve veriler üzerinde t- testi ile Pearson korelasyon testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde de NVivo 9.0 nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin kaynağını oluşturan CEDT-X ve TYDT'den deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin öntest ve sontestten aldıkları puanların çözümlenmesinden, deney grubundaki öğrencilerin eleştirel düşünme ve yaratıcı düşünme düzeylerinin, Kontrol grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme ve yaratıcı düşünme düzeylerinden daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Öte yandan kontrol grubu öğrencilerinin CEDT-X'in öntestinden ve sontestinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir fark bulunmazken, deney grubu öğrencilerinin öntest puanları ile sontest puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu görülmüştür. Aynı şekilde kontrol grubu öğrencilerinin TYDT'nin öntestinden ve sontestinden aldıkları puanların ortalamaları arasında fark anlamlı görülmezken, deney grubu öğrencilerinin aynı testten aldıkları öntest ve sontest puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur. Bu bulgulara dayanılarak Düşünme Eğitimi dersinin öğrencilerin hem eleştirel düşünme hem de yaratıcı düşünme becerilerinin gelişiminde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın nicel verilerden elde edilen bulguları deney grubu içinde yer alan 9 odak öğrenciden toplanan nitel verilerden elde edilen bulgularla desteklenmiştir. Odak öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerindeki ve yaratıcı düşünme becerilerindeki gelişimini izlemek için yapılan öğretmen ve araştırmacı gözlemleri ile araştırmacının öğretmenlerle ve odak öğrencilerle yaptığı görüşmelerden ve tuttuğu günlüklerden elde edilen bulgulara göre, deneysel süreç boyunca öğrencilerin hem eleştirel düşünme becerilerinde hem de yaratıcı düşünme becerilerinde olumlu yönde belirgin bir gelişme olduğu görülmüştür. Düşünme Eğitimi dersinin üç düzey grubundaki (düşük, orta, yüksek) odak öğrencilerin, eleştirel düşünme becerilerinin göstergeleri olarak kabul edilen "Derse aktif şekilde katılabilme", "Başkalarıyla işbirliği yapabilme", "Fikir ve görüşlerini etkili şekilde ifade edebilme", "Başkalarının düşüncelerine saygı gösterebilme", "Empatik Düşünebilme", "Düşüncelerine kanıt gösterebilme", "Öğrendiklerini önbilgileriyle eşleştirebilme", "Eleştirilere karşı açık olabilme", "Düşüncelerini ortaya koyan arkadaşının yeterliliğini takdir edebilme", "İlgisiz, doğru olmayan ve ön yargılı bilgileri belirleyebilme", "Bilgilerin geçerlik ve güvenirliğini kontrol edebilme", "Başkalarının düşüncelerini değerlendirip tekrar yorumlayabilme", "Amacına uygun soru sorabilme", "Neden sonuç ilişkisi ortaya koyabilme" ve "Yansıtma becerisi gösterebilme" özelliklerinin gelişiminde etkili olduğu belirlenmiştir. Aynı şekilde Düşünme Eğitimi dersinin üç düzey grubundaki (düşük, orta, yüksek) odak öğrencilerin, yaratıcı düşünme becerilerinin göstergeleri olarak kabul edilen "Alışılmadık, özgün ve işlevsel ürünler ortaya koyabilme", "Özgün, işlevsel ve yaratıcı sorular sorabilme", "Olaylara ve durumlara duyarlılık gösterebilme", "Duygu ya da düşüncelerini farklı şekillerde ifade edebilme", "Sorunlara yönelik yeni çözümler bulabilme", "Bir fikirden diğerine rahatlıkla geçebilme", "Olay ve durumlara ilişkin akılcı fikirler üretebilme", "Tahminlerde bulunabilme", "Düşüncelerini sistematik hale getirebilme", "Sorunun çözümüne ilişkin ortaya konulan çözüm yollarını değerlendirebilme" ve "Derse karşı meraklı olma" özelliklerinin gelişiminde etkili olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri arasında bir ilişki olup olmadığına bakılmıştır. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin CEDT-X'in ve TYDT'nin öntest ve sontest puanlarının ortalamaları üzerinde yapılan ilişki analizinden elde edilen bulgulara göre, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri arasında doğrudan bir ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, ilköğretim 6. sınıfta seçmeli ders olarak okutulan Düşünme Eğitimi dersi öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerinin gelişiminde etkili olmuştur; ancak öğrencilerin eleştirel düşünme düzeyleri ile yaratıcı düşünme düzeyleri arasında doğrudan bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kavramlar: Düşünme Eğitimi, Eleştirel Düşünme ve Yaratıcı Düşünme
Türkiye için program değerlendirme standartları oluşturma çalışması
Eğitim programları, yetiştirilecek insan özelliklerinin belirleyicisidir. Bir ülkenin, bir kurumun eğitim programlarına bakılarak bu programların uygulanması sonucunda ortaya çıkacak eğitim çıktıları konusunda yordamalar yapılabilir. Bu nedenle uygulanan programların aksaklık ve eksiklikleri giderilmeli toplumdaki ve bilim alanındaki değişmelere göre yeniden düzenlenmeli diğer bir ifadeyle program sürekli değerlendirilmelidir. Öte yandan eğitim programları gelişigüzel değerlendirilemez. Program değerlendirmenin etkili olarak gerçekleştirilebilmesi için tıpkı program geliştirme sürecine benzer süreçlerden geçirilmesi; plânlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Program değerlendirmenin bu sistematik içinde yürütülebilmesi için başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok gelişmiş ülke program değerlendirme standardı, yönergesi ya da ilkesi geliştirmiştir.Türkiye'de program değerlendirme standartlarının geliştirilmesine ilişkin herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak son yıllarda eğitim programlarının değerlendirilmesine yönelik alanyazında oldukça fazla sayıda program değerlendirme çalışmasının yapıldığı görülmektedir. Ancak bu çalışmaların genellikle programın bir boyutuna odaklanmış olduğu, çoğunun nicel yöntemler ve genellikle yalnızca anketler yoluyla yürütüldüğü, program değerlendirme sürecini tamamen yansıtmadığı, genellikle akademik kaygılarla derslerin etkililiğine yönelik ve okul, bölüm, fakülte veya il düzeyinde yürütülen çalışmalar niteliğinde olduğu ve bulgularının genellikle yetersiz olduğu görülmüştür. Bu sorunlar Türkiye'de program değerlendirme çalışmalarında izlenilmesi gereken değerlendirme ölçüt ve standartlarının eksikliğini de ortaya çıkarmaktadır. Bu eksikliğin giderilmesi için ilk olarak ABD'de Ortak Komite tarafından geliştirilmiş olan ve daha sonra İsviçre, Almanya, Avustralya, Kanada ve Kenya (Afrika ülkelerinde kullanılmak üzere) tarafından kendi ülkelerine uyarlanan program değerlendirme standartları temel alınarak Türkiye'deki program değerlendirme çalışmaları için kullanılabilecek ?Program Değerlendirme Standartları?nın oluşturulmasına gereksinim vardır. Bu araştırma bu gereksinimi karşılamaya dönük olarak hazırlanmıştır.Bu araştırma, tarama modellerinden kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini doktorasını eğitim programları ve öğretim alanında tamamlamış ve 2008?2009 öğretim yılında 94 devlet üniversitesi bünyesinde yer alan 64 eğitim fakültesinde görev yapan görev yapan 158 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma evreni içinde yer alan 158 uzmandan 138'ine (%87) ulaşılabilmiştir. Araştırmanın amacı kapsamında gerekli olan veriler, araştırmacı tarafından alan uzmanlarına uygulanmak üzere hazırlanan ?Türkiye İçin Program Değerlendirme Standartları Oluşturma Çalışması Anketi? aracılığıyla web üzerinden toplanmıştır. Toplanan verilerin çözümlenmesinde sayı, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, tek yönlü varyans çözümlemesi ve Tukey HSD testlerinden yararlanılmıştır.Araştırma sonunda, alan uzmanlarının dört temel standart alanında 23 standart ve bu standartlar altında yer alan 110 gösterge ifadesinin Türkiye için uygunluğuna ilişkin verdikleri yanıtlarının sayı, yüzde ve aritmetik ortalama kullanılarak yapılan çözümleme sonuçları şunlardır:??Yararlık? standartları altında yer alan beş standart Türkiye için ?uygun? bulunmuş, bu standartlar altında yer alan 24 göstergeden 21'i uzmanlar tarafından ?uygun? bulunmuş, diğer üç gösterge ise uzmanlar tarafından uygun bulunmamıştır. Alana ilişkin genel ortalama (4.10) bu standart alanının beş standart ve 21 göstergesi ile birlikte uzmanlar tarafından Türkiye için uygun görüldüğünü ortaya koymaktadır.??Yürütülebilirlik? standartları altında yer alan üç standart Türkiye için ?uygun? bulunmuş, bir standart ?kısmen uygun? bulunmuştur. Dört standart altında yer alan 17 göstergeden 13'ü uzmanlar tarafından ?uygun? görülmüş, dört gösterge ise uygun görülmemiştir. Alana ilişkin genel ortalama (3.96) bu standart alanının dört standart ve 13 göstergesi ile birlikte uzmanlar tarafından Türkiye için uygun görüldüğünü ortaya koymaktadır.??Uygunluk? standartları altında yer alan altı standart Türkiye için ?uygun? bulunmuş, bu standartlar altında yer alan 33 göstergeden 30'u uzmanlar tarafından ?uygun? bulunmuş, diğer üç gösterge ise uzmanlar tarafından uygun bulunmamıştır. Alana ilişkin genel ortalama (4.21) bu standart alanının altı standart ve 30 göstergesi ile birlikte uzmanlar tarafından Türkiye için uygun görüldüğünü ortaya koymaktadır.??Doğruluk? standartları altında yer alan sekiz standart Türkiye için ?uygun? bulunmuş, bu standartlar altında yer alan 36 göstergeden 30'u uzmanlar tarafından ?uygun? bulunmuş, diğer altı gösterge ise uzmanlar tarafından uygun bulunmamıştır. Alana ilişkin genel ortalama (4.09) bu standart alanının sekiz standart ve 30 göstergesi ile birlikte uzmanlar tarafından Türkiye için uygun görüldüğünü ortaya koymaktadır.?Alan uzmanların görüşlerine göre program değerlendirme standart alanlarının uygunluk düzeyi istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Bu fark, ?Yürütülebilirlik? standartları ile ?Uygunluk? standartları arasındaki farklılıktan kaynaklanmaktadır.Sonuç olarak alan uzmanlarının görüşlerine sunulan dört standart alanı altında 23 standart ve bu standartlar altında yer alan 94 gösterge Türkiye için uygun program değerlendirme standartları ve göstergeleri olarak kabul edilmiştir.
Öğretmenlik meslek bilgisi derslerinin öğretmen adaylarına öğrenme ve öğretme sürecine ilişkin yeterlikleri kazandırması yönünden değerlendirilmesi
Öğretmenlerin niteliği, bir ülkenin eğitim sisteminin niteliğini doğrudan etkileyen bir konudur. Bu nedenle, öğretmen eğitiminde niteliğin artırılması amacıyla hizmetöncesi öğretmen eğitimde öğretmen adaylarına mesleki yeterliklerin en etkili şekilde kazandırılması için yapılacak geliştirme ve iyileştirme çalışmalarına süreklilik kazandırılması önemli bir gerekliliktir. Araştırma bu gereksinimden yola çıkılarak desenlenmiştir.Bu araştırmanın genel amacı, öğretmen eğitimi programlarında yer alan ve araştırma kapsamına alınan öğretmenlik meslek bilgisi (ÖMB) derslerinin öğretmen adaylarına öğrenme ve öğretme sürecine yönelik yeterlikleri kazandırması yönünden değerlendirilmesidir. Bu amaçla Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri (ÖMGY) kapsamındaki yeterlik alanları içerisinden öğrenme ve öğretme sürecine yönelik performans göstergeleri belirlenerek, bunların belirlenen ÖMB derslerinin amaç ve davranışları ile içeriğine yansıma durumları, öğretim elemanı ve öğretmen adaylarının bakış açılarıyla ÖMB derslerinin bu performans göstergelerini kazandırma durumu ve öğretmen adaylarının bu performans göstergelerini öğretmenlik uygulamalarında kullanma durumlarının derinlemesine betimlenmesine çalışılmıştır. ÖMB derslerinin niteliği ve etkililiğine yönelik yargıya varılması amaçlandığından araştırma, nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiş ve değerlendirme amaçlı durum çalışması olarak desenlenmiştir.Araştırma Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü'nde görevli sekiz öğretim elemanı ve yedi farklı öğretmenlik programında öğrenim gören 14 öğretmen adayının katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri ÖMB derslerinin amaç ve davranışları ile içeriğinin, ilgili performans göstergeleri ile karşılaştırmalarına dayalı belge incelemesi; öğretim elemanları ile gerçekleştirilen yapılandırılmamış ve yarı-yapılandırılmış görüşmeler, öğretmen adayları ile gerçekleştirilen yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve öğretmen adaylarının Öğretmenlik Uygulaması dersi kapsamında hazırladıkları ders planlarının incelenmesi ve ders anlatımlarına ilişkin gözlemler ile araştırmacı ve öğretmen adayı günlükleri aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde belgelerin incelenmesi ve gözlemlerden elde edilen veriler için betimsel analizden, görüşme verileri için tümevarım analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerden ulaşılan bulgular araştırmanın amacına dayalı olarak yorumlanmıştır.Araştırma sonucunda ÖMB derslerinin amaç ve davranışları ile içeriğinde öğrenme ve öğretme sürecine yönelik performans göstergelerinin yer bulduğu görülmüştür. Öğretim elemanlarının görüşlerine dayalı bulgular, belge incelemesinden elde edilen bulguları genel olarak desteklemektedir. Ancak plan türleri, ders dışı etkinlikler düzenleme, araç-gereçlerin kullanımı ile özellikle ölçme ve değerlendirme konularına yönelik performans göstergelerinin kazandırılmasında sorunlar olduğu görülmüştür. ÖMB derslerinin işlenişine yönelik öğretim elemanlarının görüşlerine dayalı olarak derslerin daha çok kuramsal işlendiği; farklı yöntem, teknik ve materyal kullanımına gidilmekle birlikte daha çok düz anlatım yönteminin tercih edildiği; öğrenci katılımını sağlamak için çaba gösterilmesine rağmen yeterince etkili olunamadığı; dersler kapsamında işlenen konular için hem diğer ÖMB dersleri hem de öğretmenlik mesleği ile ilişkilendirmelerinin çok etkili yapılamadığı; öğretim elemanlarının ders yükü, öğrenci sayısı gibi nedenlerle, öğretmen adaylarının ise dersleri gerekli bulmama, önemsememe gibi nedenlerle dersler kapsamındaki sorumluluklarını tam olarak yerine getirmedikleri yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. ÖMB derslerinin mesleki gelişimlerine katkı sağladığını düşünen öğretmen adayları çoğunlukta olmakla birlikte, bir kısım öğretmen adayının da özellikle dersleri aldıkları dönemlerde alan derslerine göre bu dersleri çok fazla önemsemedikleri, derslerin kuramsal yürütülmesi ve öğrendiklerinin meslekle ilişkilendirmesinin yapılmamasını eleştirdikleri görülmektedir. ÖMB dersleri arasında en fazla katkı sağladığı düşünülen dersler Gelişim ve Öğrenme (Eğitim Psikolojisi) dersi ile Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme (Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı) dersidir. Bu durumun derslerin gerçek yaşamla ilişkilendirilmesinden ve derslerde uygulama yapılmasından kaynaklandığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının öğrenme ve öğretme sürecine yönelik performans göstergelerine sahip olma durumlarına bakıldığında ise ilişkilendirilen performans göstergelerinin yaklaşık yarısını kazandıkları görülmüştür. Öğretmen adaylarının öğretim etkinliklerinin uygulanmasına yönelik performans göstergelerine sahip olma durumlarının yüksek olmasına karşın, öğretim etkinliklerinin planlanması ile ilgili konularda ise özellikle öğretim programı ve ders dışı etkinliklere yönelik performans göstergelerine sahip olmadıkları, öğretim etkinliklerinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak ise performans göstergelerinin çok az bir kısmına sahip oldukları, ancak onların da geliştirilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Türkiye için beden eğitimi öğretmen eğitimi standartlarının oluşturulması
Teknolojik gelişime bağlı olarak eğitim de dahil olmak üzere bir çok alanda hızlı bir değişim yaşanmaktadır. Bu hızlı değişim sürecine ayak uydurmaya çalışan ülkeler toplumsal sistemlerini değişen ve gelişen şartlara göre yeniden düzenleme ihtiyacı içine girmişlerdir. Toplumsal sistemlerin değişimi ise eğitim aracılığı ile olduğundan öncelikle eğitim sistemlerinin değişimi zorunlu hale gelmiştir. Böylece eğitim evrensel, alınan bilgiler ise her ülkede geçerli ve tanınır olmuştur. Bu değişimin temel belirleyicilerinden birisi öğretmenlerdir. Nitelikli bir eğitimin temel koşulu nitelikli öğretmenler yetiştirmeye bağlıdır. Öğretmen eğitiminde istenilen niteliğin sağlanması da öğretmen yetiştiren kurumların kalitesine ve öğretmen yetiştiren programların niteliğine bağlıdır. Öğretmenlerin eğitiminde kalite güvencesini sağlamak daha geniş bağlamda yükseköğretimin geliştirilmesi ve Bologna Süreci'nin takip edilmesini de kolaylaştıracaktır. Bu bağlamda araştırma, Türkiye için beden eğitimi öğretmen eğitimi standartlarının oluşturulması amacıyla yapılmıştır. Beden eğitimi öğretmen eğitimi standartları (BEÖE) ve bu standartlar altında yer alacak performans göstergeleri öğretmenlik meslek bilgisi (ÖMB) alanı ve özel alan bilgisi (ÖAB) alanı olmak üzere iki başlık altında oluşturulmuştur.Tekil tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu her bir standart alanının gerektirdiği uzmanlık alanına göre üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapmakta olan en az doktora seviyesinde eğitimini tamamlamış toplam 50 uzman oluşturmaktadır. Veriler, ÖMB ve ÖAB için oluşturulan standartların, bu standartlara ait açıklamaların ve standartlara ait performans göstergelerinin uygunluğu, değiştirilmesi ya da çıkartılması gereken ifadelerin olup olmadığına yönelik görüşlerini almak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ve iki uzman tarafından anlaşılırlığı incelenen kapalı ve açık uçlu sorular içeren anketler aracılığı ile toplanmıştır.Toplanan verilerin çözümlenmesinde frekans hesaplamalarından yararlanılmıştır. Görüş birliği/görüş ayrılığı açısından incelenen verilere göre standart başlıkları ve bu standartlara ait performans göstergeleri için ayrıntılı bir çalışma yapılarak gerekli bulunan durumlarda çıkartma ya da düzeltmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye için BEÖE standartları ÖMB standartları ve ÖAB standartları olmak üzere iki başlık altında oluşturulmuştur. ÖMB standart alanına ait dokuz standart başlığının altında 145 performans göstergesi; ÖAB standart alanına ait iki standart başlığının altında ise 45 performans göstergesi yer almaktadır. Oluşturulan standart başlıkları şu şekildedir:A-Beden eğitimi öğretmen eğitimi öğretmenlik meslek bilgisi alanı standartlarıS.1.Beden Eğitimi Dersini PlanlamaS.2.Beden Eğitimi Dersi Öğretme-Öğrenme Sürecini GerçekleştirmeS.3.Ölçme ve DeğerlendirmeS.4. Öğrenciyi TanımaS.5. İşbirliği YapmaS.6. Mesleki GelişimS.7. Sınıf Yönetimi ve LiderlikS.8. İletişim BecerisiS.9. Teknoloji KullanımıB-Beden eğitimi öğretmen eğitimi özel alan bilgisi alanı standartlarıS.1.İçerik BilgisiS.2.Yaşam Boyu Spor Kültürünü KazandırmaBeden eğitimi öğretmen eğitiminde standart geliştirme çalışmaları anlamında büyük bir boşluğu doldurduğu düşünülen bu araştırmada ulaşılan sonuçlar bağlamında öğretmen yetiştiren kurumların öğretmen eğitiminde standart geliştirme çalışmalarına gereken önemi vermediği gözlenmiştir. Beden eğitimi öğretmeni yetiştiren eğitim programlarının öğretmen adaylarına bu standartları kazandıracak şekilde yeniden yapılandırılması önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Beden eğitimi öğretmen eğitimi, standart geliştirme
Kimyasal püskürtme metoduyla üretilen CdS ince filminin Cd/CdS/p-Si/Al yapıda kullanılması
Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, taban malzeme olarak p-tipi Si kristali kullanıldı. Kullanılan kristal taban malzemenin mat yüzeyine alüminyum metali buharlaştırılarak omik kontak yapıldı. Diğer yüzeyine ise Kimyasal Püskürtme (Spray Pyrolysis) yöntemi ile CdS ince filmi büyütüldü. Büyütülen ince filmin yüzey özellikleri numunenin SEM görüntüsü alınarak incelendi. SEM görüntüsü incelendiğinde büyütülen CdS ince filminin p-Si kristal yüzeyini hemen hemen homojen olarak kapladığı görüldü. XRD ölçümleri filmin polikristal yapıda büyüdüğünü gösterdi. Soğurma ölçümü alınarak CdS ince filminin yasak enerji aralığı 2.29 eV olarak hesaplandı. Yüzey özellikleri incelenen CdS filmin üzerine 10-7 torr basınçta Cd metali buharlaştırılarak Cd/CdS/p-Si/Al sandviç yapısı elde edildi. Çalışmamızın ilk aşamasında elde ettiğimiz sandviç yapının 80 K-300 K sıcaklık aralığında I-V (akım-voltaj) ve oda sıcaklığında C-V (kapasite-voltaj) karakteristikleri incelendi. I-V karakteristikleri incelenirken diyot parametrelerini hesaplamada Termoiyonik Emisyon, Norde ve Cheung metodları kullanıldı. Bu metodlarla hesaplanan diyot parametreleri karşılaştırılarak birbirleriyle uyumu incelendi. Doğru beslem I-V karakteristiklerinden idealite faktörleri, engel yükseklikleri ve seri direnç değerleri hesaplandı ve bu parametrelerin değişiminin "engel inhomojenliği modeline" uyduğu görüldü. Cd/CdS/p-Si/Al sandviç yapının C-V ölçümleri oda sıcaklığında farklı frekanslarda (50 kHz, 100 kHz, 300 kHz, 500 kHz ve 1000 kHz) alındı. Ters beslem C-2-V grafiğinden ise difüzyon potansiyeli, Fermi enerji seviyesi ve engel yüksekliği değerleri elde edildi. Sonuç olarak, Kimyasal Püskürtme metoduyla p-Si yarıiletkeni üzerine büyütülen CdS ince filminin Cd/p-Si metal-yarıiletken kontaklarda güvenle kullanılabileceği görüldü.
SILAR metoduyla elde edilen Cu/CuS/n-GaAs/In yapının elektriksel karakteristiklerinin numune sıcaklığına bağlı olarak incelenmesi
Yapılan yükseklisans tez çalışmasında n-GaAs ve cam taban malzemeler üzerine CuS ince filmleri Sıralı İyonik Tabaka Çökelmesi ve Reaksiyonu (SILAR) yöntemiyle büyütüldü. Cam taban malzeme üzerine büyütülen CuS ince filmlerine ait yapısal ve optik özellikler XRD, SEM, optik soğurma analizleri ile incelendi. Optik soğurma ölçümleri kullanılarak CuS ince filmine ait yasak enerji aralığı 2.05 eV olarak hesaplandı. Yapılan XRD analizleri incelendiğinde filmin polikristal yapıda olduğu görüldü. n-GaAs yarıiletkeninin mat yüzeyine In metali ile omik kontak yapıldı, parlak yüzeyine CuS ince filmi büyütüldü ve CuS ince filmi üzerine 1 mm çaplı dairesel maskeler kullanılarak Cu metali buharlaştırıldı ve Cu/CuS/n-GaAs/In yapı elde edildi. Daha sonra elde edilen bu yapının, 100 K- 200 K- 300 K sıcaklık değerlerinde düz beslem akım-voltaj (I-V) grafiklerinden Termoiyonik Emisyon, Norde, Cheung metodları kullanılarak idealite faktörü, engel yüksekliği ve seri direnç gibi diyot parametreleri hesaplandı. Oda sıcaklığında (300 K) frekansa bağlı olarak alınan kapasite-voltaj (C-V) ölçümlerinden ve C-2-V grafiklerinden difüzyon potansiyeli, donor konsantrasyonu, Fermi seviyesi ve engel yüksekliği değerleri hesaplandı. 500 kHz frekans değerinde sıcaklığa bağlı olarak 100 K ve 200 K değerlerinde aynı hesaplamalar tekrarlandı. Ters beslemde uygulama gerilimi arttıkça, kapasitenin hızlı bir şekilde azaldığı görüldü. Ayrıca Cu/CuS/n-GaAs/In diyodunun doğrultma oranı ve arayüzey hal yoğunluğu değerleri numune sıcaklığına göre I-V karakteristiklerinden hesaplandı.
Al/p-Si/Al ve Al/V2O5/p-Si/Al yapılarının elektriksel karakteristikleri üzerine yüzey pasivasyonunun etkileri
Bu çalışmada, altlık olarak (100) yönelimine sahip fabrikasyon olarak parlatılmış p-tipi Si yarıiletkeni kullanıldı. Kristalin mat yüzeyine Al metali buharlaştırılarak omik kontak yapıldı. Daha sonra omik kontaklı p-Si dört parçaya bölündü. Bu parçalardan ikisi referans diyot için diğer ikisi de arayüzey tabakalı diyot için kullanıldı. Referans diyot için ayırılan parçalardan birine anodik yüzey pasivasyonu yapıldı. Daha sonra Al metali ayrılan her iki parçanın parlak yüzeyine 1x10-6 Torr basınçta buharlaştırıldı. Böylece aynı şartlar altında referans Al/p-Si/Al ve pasivasyonlu referans Al/p-Si/Al yapıları elde edildi. Kalan diğer iki parçadan birine anodik yüzey pasivasyonu yapıldı. Daha sonra her iki parçanın parlak yüzeyine Spray Pyrolysis ince film büyütme tekniği ile vanadyum oksit ince filmleri büyütüldü. Büyütülen filmlerin yapısal ve yüzeysel özellikleri incelendi. Elde edilen filmlerin kararlı hallerinin elde edilmesi için, filmler 500oC'de ısıl işleme tabi tutuldu ve tekrar yapısal ve yüzeysel özellikleri incelendi. XRD ölçümleri sonucunda, başlangıçta V5O9 yapısına sahip olan filmlerin tavlamadan sonra faz dönüşümüne uğrayarak V2O5 yapısına dönüştüğü görüldü. Yüzey özellikleri incelenen bu V2O5 filmleri üzerine aynı şartlar altında ve 1x10-6 Torr basınçta Al metali buharlaştırılarak, arayüzey tabakalı Al/V2O5/p-Si/Al ve pasivasyonlu arayüzey tabakalı Al/V2O5/p-Si/Al yapıları elde edildi. Bu yapıların oda sıcaklığında akım-voltaj (I-V), kapasite-voltaj (C-V), iletkenlik- voltaj (G/w-V) ve kapasite- frekans (C-f) karakteristikleri incelendi. Anahtar Kelimeler: Anodik Pasivasyon, Schottky Diyot, Spray Pyrolysis, Vanadyum Oksit
Çevrimiçi derslerde öğretme-öğrenme sürecinin etkililiğinin değerlendirmesi (Anadolu Üniversitesi örneği)
Bilgi ve iletisim teknolojilerindeki hızlı gelismeler, egitim alanını da derinden etkilemis ve egitimin gerçeklestigi ortamlarda ve ögretme-ögrenme süreçlerinde bir dizi yeni uygulamalara yer verilmesini hem olanaklı hem de zorunlu kılmıstır. Bu uygulamalardan birisi de, ögretme-ögrenme süreçlerinin bilgisayar ve internet tabanlı sanal ortamlarda gerçeklesmesidir. Egitimin her asamasında, özellikle yüksekögretimde, ögretme-ögrenme süreçlerinin sanal ortamlarda uygulandıgı çevrimiçi egitim örnekleri giderek yaygınlasmaktadır. Anadolu Üniversitesinde pek çok birimde çevrimiçi egitim uygulamalarına önem ve agırlık verilmektedir. Nitekim 2005-2006 ögretim yılı güz döneminde çesitli programlarda yirmiyi askın ders çevrimiçi olarak yürütülmüstür. Anadolu Üniversitesi, etkili bir çevrimiçi egitimin gerçeklesmesi için gerekli teknolojik olanakları ögrencilere ve ögretim elemanlarına sunmasına karsın, çevrimiçi derslerde etkili bir ögretme-ögrenme sürecinin gerçeklestirilip gerçeklestirilemedigi bilinmemektedir. Bu nedenle, üniversitenin sundugu olanakların etkili biçimde kullanılabilmesi için, Anadolu Üniversitesinde uygulanan çevrimiçi derslerin etkililiginin degerlendirilmesi ve gelistirilmeye açık yönlerinin ortaya konması önemli bir gerekliliktir. Bu gerekliligine dayandırılan arastırmada, Anadolu Üniversitesinde 2005-2006 ögretim yılı güz döneminde çevrimiçi olarak yürütülen derslerde ögretmeögrenme süreçlerinin etkili bir çevrimiçi ögretimin ögelerine sahip olup olmadıgının ögrenci ve ögretim elemanlarının görüslerine göre degerlendirilmesi amaçlanmıstır. Arastırma, 2005-2006 ögretim yılı güz döneminde uygulanan çevrimiçi dersleri alan 150 ögrenci ve söz konusu dersleri yürüten 17 ögretim elemanı ile gerçeklestirilmistir. Arastırma tarama modelinde yapılmıs ve ögrencilerle ögretim elemanlarının görüsleri anket aracılıgı ile alınmıstır. Uygulanan anket üç bölümden olusmustur. Anketin birinci bölümünde ögrencilerin kayıtlı oldukları program ve degerlendirdikleri çevrimiçi ders, ögretim elemanlarının da yürüttükleri çevrimiçi ders sorulmustur. Anketin ikinci bölümündeyse, çevrimiçi derslerinin ögretme-ögrenme sürecinin degerlendirmesi ile ilgili görüsleri toplamaya dönük 71 maddeye yer verilmistir. Üçüncü bölümde de, derslerin ögretme-ögrenme süreci ve teknik konular ile ilgili görüs, sorun ve önerileri belirtmeye dönük açık uçlu sorulara yer verilmistir. Arastırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) bilgisayar programı kullanılarak gerçeklestirilmistir. Verilerin çözümlenmesinde ögrencilerin ve ögretim elemanlarının her bir önermeye katılma durumlarını gösteren yanıtlar ile çevrimiçi derslerin ögretme-ögrenme süreci ile ilgili konularda ve teknik konularda ekledikleri görüs, öneri ve sorunların, ögrenciler ve ögretim elemanları için ayrı ayrı yüzde ve frekansları hesaplanmıs ve çizelgelestirilmistir. Arastırmada, ögrencilerin ve ögretim elemanlarının yanıtlarından elde edilen bulgulara dayanarak, Anadolu Üniversitesinde 2005-2006 ögretim yılı güz döneminde yürütülen çevrimiçi derslerde ögretme-ögrenme sürecinin etkililigini saglayan ögelerden ögretim öncesi etkinliklere ve içerigin sunumu ilkelerine büyük oranda yer verilirken, ögrenci katılımı ve etkilesimi saglayıcı uygulamalara yeterli düzeyde yer verilmedigi, pekistirme, dönüt ve düzeltme etkinliklerine orta düzeyde yer verildigi; çevrimiçi derslerdeki teknik yeterliligi saglayan ögelerden uygun internet teknolojileri ve uygulamalarına ve egitsel amaçlı web sitesinin tasarım ilkelerine büyük oranda yer verildigi ancak teknik destege yeterince yer verilmedigi sonucuna ulasılmıstır.
Meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin öğrenci,öğretmen ve işveren görüşlerine göre mesleki yeterlilikleri
Eğitimin işlevi, yeni yetişen bireylere, bireysel ve toplumsal yaşamları için gerekli olan temel bilgi, beceri, tutum ve değerleri kazandırmak ve onların toplumda ekonomik yönden yaşamlarını sürdürebilmeleri için bir meslek alanında gerekli bilgi, beceri ve tekniklerini öğretmektir. Eğitim bu işlevini, örgün eğitim alanını oluşturan okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim okulları ile yaygın eğitim kurumlarında gerçekleştirir. Okulöncesi ve ilköğretimde tüm öğrencilerin zihinsel, bedensel ve sosyal gelişimleri bir bütün olarak desteklenir. Ortaöğretimde öğrenciler, ya yükseköğretime hazırlayan akademik öğretim ya da bir meslek edinmelerini sağlayan, mesleki ve teknik öğrenim görürler. Yükseköğretimde ise, bir meslek alanında uzmanlık düzeyinde öğrenim görürler. Yaygın eğitim alanında ise, bireylere ya yeni bilgi ve becerilerin kazandırılması ya da bilgi ve becerilerin yenilenmesi ve geliştirilmesi amaçlanır. Türkiye'de mesleki ve teknik eğitim, ortaöğretim kurumlarındaki mesleki ve teknik liseler ile yaygın eğitim kurumlarında verilir. Meslek liselerinde dört yıllık bir eğitim sürecinde öğrencilere bir meslek dalında çalışabilmeleri için gerekli bilgi ve beceriler ile yeterlikler kazandırılır. Meslek lisesinde yer alan bölümlerden birisi de Grafik Bölümüdür. Bu bölümde, öğrencilerin, yeni tasarım araçlarını ve görsel iletişim dilini kullanarak tasarım yapabilmelerini sağlama amaçlı bir eğitim programı uygulanır. Grafik alanına ara nitelikli işgücü yetiştirme yönünden önemli bir işlevi olan ve kitle iletişim araçlarının kullanım ve etki alanının yaygınlaşmasına paralel olarak önemi daha da artan bu bölümü bitiren öğrencilerin iş yaşantısının gerektirdiği yeterliklere sahip olup olmadıklarının belirlenmesine gerek vardır. Bu gerekliliğe dayandırılan bu araştırmada meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin öğrenci, öğretmen ve işveren görüşlerine göre, tasarım, teknoloji, baskı teknikleri ve genel beceriler alanlarındaki mesleki yeterliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, 2001-2002 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki Gazi Teknik ve Anadolu Meslek Lisesi Grafik Bölümü ve Bursa il merkezinde bulunan Necatibey Kız Meslek Lisesi Grafik bölümü öğrencileri, öğretmenleri ile staj yapılan işyerlerindeki işverenler ile gerçekleştirilmiştir. Tarama türünde gerçekleştirilen araştırmanın verileri anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde frekans ve yüzde dağılımından yararlanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda öncelikle meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin öğrenci, öğretmen ve işveren görüşlerine göre tasarım, teknoloji, baskı teknikleri ve genel beceriler alanlarındaki mesleki yeterlikleri belirlenmiştir. Bunun için öğrencilerin, öğretmenlerin, işverenlerin veri toplama aracında yer alan 33 maddeye verdikleri yanıtların yüzdeliklerine bakılmış ve bu verilere göre öğrencilerin dört alanda yeterlikleri kazanma düzeyleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrenci, öğretmen ve işveren görüşlerine göre meslek lisesi grafik bölümü öğrencileri tasarım, teknoloji, baskı teknikleri ve genel beceriler alanındaki yeterlikleri yetersiz düzeyde bulunmuştur. Bu bulgu, Grafik Bölümü öğretim programının öğrencilere grafik alanındaki mesleki yeterlikleri kazandırmada yeterince etkili olmadığını göstermektedir.
Eğitim fakültelerinde öğretmen eğitimi program standartlarının gerçekleşme düzeyi
Öğretmen eğitiminde kalite ve verimliliği artırmaya yönelik 1980'li yıllardan itibaren Dünyada yapılan çalışmalar Türkiye'yi de etkilemiştir. 1982 yılında tüm eğitim basamaklarına öğretmen yetiştiren kurumlar üniversite çatısı altında toplanmıştır. Böylece, öğretmenlik mesleğinin statüsü yükseltilmiş ve öğretmen eğitimcilerinin akademik düzeyde yetiştirilmeleri sağlanmıştır. Ancak, zamanla öğretmen yetiştirme görevini üstlenen eğitim fakülteleri, uzmanlaşmanın etkisiyle eğitimi her geçen gün biraz daha akademik hale getirmiş ve öğretmenin okulda kullanacağı öğretmenlik meslek bilgi ve becerilerini gözardı etmiştir. Bu nedenle, çağdaş eğitimin amaçlarını gerçekleştirecek ve eğitimin niteliğini artıracak öğretmeni yetiştirmek ve öğretmen açığını gidermek amacıyla, Yükseköğretim Kurulu'nun 4.11.1997 tarih ve 97.39.2761 sayılı kararı ile öğretmen yetiştirmede yeniden yapılanma kabul edilmiş ve bu model 1998?1999 öğretim yılından itibaren uygulamaya konmuştur.Öğretmen eğitiminde yeniden yapılanmanın temel amaçlarından biri, öğretmen eğitimi program standartlarını geliştirerek, dünyadaki uygulama örneklerinde olduğu gibi Türkiye'de de nitelikli öğretmenler yetiştirmektir. Çünkü toplumda istenen değişim, gelişim ve yenileşmenin sağlanması, nitelikli öğretmenlerin yetiştirilmesini sağlayacak öğretmen eğitimi program standartlarının geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk nedeniyle Yükseköğretim Kurulu, öğretmen eğitiminde yeniden yapılanma kapsamında akreditasyon amaçlı öğretmen eğitimi program standartları geliştirmiş ve bu standartlara uygunluğu açısından eğitim fakültelerinin akredite edilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Ancak bu standartlar, geliştirildiğinden bu yana eğitim fakültelerinde gerçekleşme düzeyini belirlemeye yönelik yeterli düzeyde çalışma yapılmamıştır. Bu açıdan öğretmen eğitimi program standartlarının eğitim fakültelerinde gerçekleşme düzeyinin belirlenmesine gereksinim vardır. Bu gereksinime dayalı olarak bu araştırma, eğitim fakültelerinde öğretmen eğitimi program standartlarının gerçekleşme düzeyini ve eğitim fakültelerinde standartların geliştirilmesine yönelik öneriler ile geliştirme çalışmalarında yaşanılan güçlükleri öğretim elemanları görüşlerine dayalı olarak belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Bu araştırma, tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2006?2007 öğretim yılı güz döneminde pilot uygulamanın dışında tutulan 50 eğitim fakültesinde görevli öğretim elemanları oluşturmuştur. 50 eğitim fakültesinde görevli 3272 öğretim elemanın tamamına ulaşmak ekonomik olmayacağından örneklem alma yoluna gidilmiştir. Örneklemin belirlenmesinde oranlı eleman örnekleme yaklaşımı benimsenmiş ve her fakültedeki öğretim elemanlarının %30'una ulaşılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi içinde yer alan öğretim elemanlarından pilot uygulamanın dışında tutulan 982 öğretim elemanından 708'ine (%74) ulaşılabilmiştir. Araştırmanın amacı kapsamında gerekli olan veriler, araştırmacı tarafından öğretim elemanlarına uygulanmak üzere hazırlanan ?Eğitim Fakültelerinde Öğretmen Eğitimi Program Standartlarının Gerçekleşme Düzeyi? başlıklı anket aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan verilerin çözümlenmesinde sayı, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans çözümlemesi ve Tukey HSD testlerinden yararlanılmıştır.Araştırma sonunda, öğretim elemanlarının görüşlerine göre, eğitim fakültelerinde öğretmen eğitimi program standartlarının genel olarak orta düzeyde gerçekleştiği görülmüştür. Eğitim fakültelerinde öğretmen eğitimi program standartlarının gerçekleşme düzeyi ile ilgili olarak yönetici ile öğretim elemanı görüşleri, ?Öğretimin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi?, ?Öğretim elemanları? ve ?Yönetim? standart alanlarında anlamlı farklılık göstermiştir. Bu fark, bu alanlardaki standartların fakültelerde gerçekleşme düzeyinin yöneticilere göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Öte yandan ?Öğrenci?, ?Tesisler, kütüphane ve donanım?, ?Kalite güvencesi? ve ?Fakülte-okul işbirliği? alanlarındaki standartların eğitim fakültelerinde gerçekleşme düzeyinin iki grup görüşlerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir.Eğitim fakültelerinde öğretmen eğitimi program standartlarının gerçekleşme düzeyi, standart alanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiştir. Buna göre, ?Fakülte-okul işbirliği? alanındaki standartların eğitim fakültelerinde yeterli düzeyde, ?Öğretimin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi?, ?Öğretim elemanları?, ?Öğrenciler?, ?Tesisler, kütüphane ve donanım? ve ?Yönetim? alanlarındaki standartların orta düzeyde gerçekleştiği görülmüştür. Ayrıca, ?Kalite güvencesi? alanındaki standartların eğitim fakültelerinde gerçekleşme düzeyinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Eğitim fakültelerinde öğretmen eğitimi program standartlarının gerçekleşme düzeyine ilişkin öğretim elemanı görüşleri, fakültelerin gelişmişlik düzeylerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiş, yüksek düzeyde gelişmiş olan fakültelerde standartların gerçekleşme düzeyinin orta ve düşük düzeyde gelişmiş fakültelere göre daha yüksek olduğu, orta düzeyde gelişmiş fakültelerde standartların gerçekleşme düzeyinin, düşük düzeyde gelişmiş fakültelerden daha düşük olduğu görülmüştür.
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin algılarına göre öğretmenlerin derste ipucu verme davranışları
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU İLKÖĞRETİM 8. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ALGILARINA GÖRE ÖĞRETMENLERİN DERSTE İPUCU VERME DAVRANIŞLARI Hüma ERDOĞAN Eğitim Bilimleri (Eğitim Programlan ve Öğretim) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Şubat 2004 Danışman: Prof. Dr. Mustafa SAĞLAM Okullardaki eğitim sürecinde, öğrencilerin öngörülen davranışları kazanmalarım sağlayacak öğrenme yaşantılarının gerçekleştirildiği boyut olan öğretme-öğrenme sürecinde istenilen sonucun alınması, öğrencinin bilişsel ve duyuşsal hazırbulunuşluk düzeyi ve öğretmenin kişisel ve mesleki nitelikleri ile gerçekleştirilen öğretim hizmetinin niteliğine bağlıdır. Öğretim hizmetinin öğeleri, ipucu, katılım, pekiştirme, dönüt ve düzeltmedir. Öğretim hizmetinde ipucu öğesi, öğretme-öğrenme sürecinde öğretmenin öğrencilere neleri, niçin ve nasıl yapacaklarını göstermek amacıyla kullandığı sözlü, yazılı ve görsel işaret ve açıklamaları kapsar. Etkili ve verimli öğrenme, öğretmenin öğrencilere derste uygun ve zamanında ipuçları vermesiyle sağlanır. Bu nedenle öğretmenlerin okullardaki eğitim etkinliklerinin önemli boyutunu oluşturan öğretim hizmetinin niteliğini doğrudan etkileyen ipucu verme davranışları ile diğer öğeleri gerçekleştirme durumlarının belirlenmesine dönük araştırmalara gereksinim vardır. Bu gereksinime dayandırılan bu araştırmada, öğrencilerin algılarına göre öğretmenlerin derslerinde ipucu verme, davranışlarını gösterme durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini 2001-2002 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki ilköğretim okullarında öğrenim görmekte olan 8. sınıf öğrencileri ile bu sınıflarda derse giren Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Eskişehir il merkezinde dört dörtten daha fazla 8. sınıf şubesi olan 32 okulun 1/5 'ine denk gelen 6 okuldaki 24 sınıfın 758 öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma için gerekli verilerin toplanması için 27 maddeden oluşan 3'lü ulikert tipi ölçek kullanılmıştır. Uygulanan anketlerden hatalı ve eksik doldurulanlar çıkarılmıştır. Anketlerin geri dönüş oranı %96.6'dır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences), bilgisayar programından, sayı ve yüzdelerden yararlanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda öncelikle öğretmenlerin ipucu verme davranışlarını gösterme durumları belirlenmiştir. Bunun için öğrencilerin veri toplama aracında yer alan 27 maddeye verdikleri yanıtların sayılarına, yüzdeliklerine ve ortalama puanına, daha sonra da bu yanıtların dört öğretmenlik alanına göre yine sayılarına, yüzdeliklerine ve ortalama puanlarına bakılmıştır. Öğretmenlerin ipucu verme davranışlarını gerçekleştirme düzeylerini belirlemek için de anketten alınabilecek en yüksek puan ile en düşük puan arasında üç puan aralığı belirlenmiş ve bu puan aralıklarına göre sayı ve yüzdeler hesaplanmıştır. Daha sonra da bu hesaplama dört öğretmenlik alanı için de ayrı ayrı yapılmıştır. Son olarak öğretmenlerin ipucu verme davranışlarını gösterme durumlarının öğretmenlik alanlarına göre farklılığını belirlemek için alanlarına göre dört gruba ayrılan öğretmenlerin ipucu verme davranışlarının aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış ve alanlar arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek için de varyans analizi (F testi) uygulanmıştır. ' Araştırma sonucunda öğrenci görüşlerine göre genel olarak öğretmenlerin öğretme- öğrenme sürecinde yandan oldukça çoğunun ipucu verme davranışlarının çoğunlukla yeterli düzeyde gösterdikleri; ancak öğretmenlerin yarıdan oldukça az bir kesiminin de kimi ipucu verme davranışlarım gösterine durumlarının yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin ipucu verme davranışlarını gösterme durumları öğretmenlik alanlarına göre incelendiğinde, Türkçe öğretmenlerinin ipucu verme davranışlarının hemen tamamını yeterli durumda gösterdikleri, diğer öğretmenlerin ise bu davranışları çoğunlukla yetersiz durumda gösterdikleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin ipucu verme davranışlarını gerçekleştirme düzeyleri ise tüm öğretmenlerin çoğunluğunda orta düzeyde, Türkçe öğretmenlerinde üst düzeyde, Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler öğretmenlerinde ise orta düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin görüşlerine göre, öğretmenlerin alanlarına göre ipucu verme davranışlarını gösterme durumları arasında küçük de olsa farklılık görülmüştür. Öğrencilerin her öğretmen grubu için verdikleri ıııyanıtların aritmetik ortalamasına göre, en yüksek ortalama Türkçe öğretmenlerinde, ikinci olarak Sosyal Bilgiler öğretmenlerinde, üçüncü olarak da Matematik öğretmenlerinde, en düşük ortalama ise Fen Bilgisi öğretmenlerindedir. Öğretmenlik alanlarına göre ortalamalar arasındaki farklılığın anlamlı olup olmadığına bakıldığında, Türkçe öğretmenleri ile Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler öğretmenleri arasındaki farklılık ile Matematik öğretmenleri ile Sosyal Bilgiler öğretmenleri ve Fen Bilgisi öğretmenleri ile Sosyal Bilgiler öğretmenleri arasındaki farklılığın anlamlı olduğu, Matematik öğretmenleri ile Fen Bilgisi öğretmenleri arasındaki farklılığın ise anlamlı olmadığı görülmüştür. iv
Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı mükemmellik modelinin eğitim fakülteleri için uyarlaması
DOKTORA TEZ OZU AVRUPA KALİTE YÖNETİMİ VAKFI MÜKEMMELLİK MODELİNİN EĞİTİM FAKÜLTELERİ İÇİN UYARLAMASI Bahadır ERİŞTİ Eğitim Bilimleri (Eğitim Programlan ve Öğretim) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Mart 2004. Danışman: Prof. Dr. Mustafa SAĞLAM Eğitim fakültelerinin en önemli görevlerinden birisi, gerçekleştirdikleri eğitim etkinlikleri yoluyla ülkenin gereksinme duyduğu kalitede öğretmen adaylarım yetiştirmektir. Temelde eğitim fakültelerinde yetiştirilen öğretmen adaylarının kalitesi bu kurumlann ve bu kurumlarda yürütülen eğitim etkinliklerinin kalitesine bağlıdır. Kurumsal anlamda kaliteyi sağlamanın ve sürdürebilmenin bir yolu, kaliteyi sağlamaya dönük bir sistemin kuruhnasmdan ve bir model doğrultusunda kurumsal özdeğerlendirme yapmaktan geçmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, eğitim fakültelerinin bir sistem bütünlüğü içinde gelişmelerini sağlamak için, bu fakültelerin kurumsal özdeğerlendirme yapabilmelerini olanaklı kılacak bir ölçütler takımı ve bunları kapsayan bir kalite ve özdeğerlendirme modeli oluşturmaktır. Bu temel amaç doğrultusunda gerçekleştirilen bu çalışma ile Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (AKYV) Mükemmellik Modelinin eğitim fakültelerinde kullanmaya elverişli biçime dönüştürüldüğü bir model önerilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2003-2004 öğretim yılında 16 farklı Türk üniversitesinin eğitim fakültelerinde görev yapmakta olan ve mükemmellik modeli konusunda yetkin farklı anabilim dallarındaki 39 öğretim elemanı oluşturmuştur. Tarama türü bir desenin kullanıldığı araştırmada veriler, bu araştırma için araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı Mükemmellik Modelinin Eğitim Fakülteleri için Uyarlaması Araştırması Anketinin araştırmanın çalışma evrenine seçilen öğretim elemanlarına uygulanması ile toplanmıştır. mAraştırmanın amacına dönük sorulan yanıtlamak üzere toplanan verilerin çözümlenmesinde, frekans ve yüzde çözümlemelerinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemelerinde "WebSurveyor" bilgisayar programı ile "SPSS 7.0 for Windows" paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonunda, AKYV Mükemmellik Modelini eğitim fakültelerine uyarlamak amacı ile modelin özüne bağlı kalmak koşulu ile- modelde yer alan dokuz ölçüt, 30 alt ölçüt ve 173 göstergeye dayalı olarak oluşturulan 519 kanıt niteliği taşıyan maddeden 483 'ünün araştırmaya katılan öğretim elemanlarınca yüksek oranda kabul gördüğü ve modele uygun bulunduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğretim elemanlarınca kabul görmeyen ve modele uygun bulunmayan 36 kanıt niteliğindeki madde ise modelden çıkarılmıştır. Araştırmada elde edilen bu sonuca dayalı olarak, araştırmaya katılan öğretim elemanlarınca modele uygun bulunan ölçüt, alt ölçüt, gösterge ve göstergelere ilişkin kanıtlardan yararlanılarak oluşturulan bu yapıya, modelde yer alan semboller ve anlamlarının da eklenmesiyle Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı Mükemmellik Modelinin Eğitim Fakülteleri için Uyarlaması bir bütün olarak ortaya çıkarılmıştır. iv