Theses supervised by Prof. Dr. Necati Yalçın

14 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe öğrencilerinin çevreye yönelik bilgi, tutum ve davranışlarının fen başarıları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 6?7?8. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji derslerindeki çevreyle ilgili ders başarılarıyla çevreye yönelik bilgi, tutum ve davranışları arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Çalışmada, tarama modellerinden ?ilişkisel tarama? modeli kullanılmıştır. Amaca yönelik olarak öğrencilere uygulanmak üzere ?Çevre Bilgi Testi?, ?Çevre Tutum Testi?, ?Çevre Davranış Testi? kullanılmış ve ?Fen Başarı Testi? geliştirilmiştir. Ölçekler, geçerlilik ve güvenirlik çalışmalarından sonra Ankara ili Çankaya ilçe merkezindeki 2010-2011 öğretim yılında öğrenim gören çeşitli okullardaki 253 ilköğretim 2. kademe öğrencilerine uygulanmıştır. Cinsiyete bağlı olarak yapılan değerlendirmede, çevreye yönelik tutum ve davranış puanları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, çevresel bilgi puanları açısından anlamlı bulunmamıştır. Sınıf düzeylerine göre yapılan değerlendirmede sınıf düzeyi arttıkça çevresel bilgi puanları artarken, tutum ve davranış puanlarının azaldığı gözlenmiştir. İstatiksel olarak çevresel bilgi puanları 8. sınıf, çevresel tutum ve davranış puanları 6. sınıf lehinedir. Öğrencilerin çevresel tutum ile fen başarı puanları arasında düşük, çevresel tutum ile çevresel davranış ve çevre bilgi puanları arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin fen başarı puanları ile çevresel bilgi puanları arasında da orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur Öğrencilerin evde bitki ve hayvan besleme, evde ve arkadaşlarıyla çevre hakkında konuşma, çevre ile ilgili gazetede çıkan haberleri okuma, çevre konularının okulda işlenme sıklığı ve işlenmesi ile çevresel tutum ve çevresel davranışlar arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışmanın sonunda, elde edilen sonuçlar literatür ışığında tartışılmış ve çevre eğitimine katkısı olabileceği düşünülen bazı öneriler sunulmuştur.

Zehra Yaşar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Basit makineler konusunun dayandığı fizik ilkeleri hakkındaki ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin akademik başarı düzeyleri ile bilişötesi farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin basit makineler konusunun dayandığı fizik ilkeleri hakkındaki akademik başarı düzeyleri ve bilişötesi farkındalık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmada 7.sınıf öğrencilerinin bilişötesi farkındalık düzeylerinin ve akademik başarı düzeyleri aralarında anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Aynı zamanda öğrencilerin akademik başarıları ve bilişötesi farkındalık düzeylerinin cinsiyete göre farklılıkları da incelenmiştir. Araştırma modeli, ilişkisel tarama modelidir. Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim öğretim yılı Ankara ilköğretim okulları 7.sınıfta öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Çankaya ve Yenimahalle ilçelerindeki örnek 10 ilköğretim okulunda öğrenim gören 414 7.sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Basit Makineler Akademik Başarı Testi ve Bilişötesi Farkındalık Envanteri (Abacı, Çetin ve Akın, 2006) kullanılmıştır. Araştırma pilot ve asıl olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama 2010-2011 eğitim öğretim yılı I. yarıyıl ilköğretim 8.sınıf öğrencileri (N=100) ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise II. yarıyıl ilköğretim 7.sınıf öğrencileri (N=414) ile yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde; 7.sınıf öğrencilerinin akademik başarı düzeyleri ve bilişötesi farkındalık düzeyi arasındaki ilişkiler pearson momentler korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analiziyle, akademik başarı ve bilişötesi farkındalık açısından cinsiyete göre farklılıklar t testi tekniği ile incelenmiştir. Araştırma bulguları öğrencilerin akademik başarı düzeyleri ile bilişötesi farkındalık düzeyleri arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Akademik başarı açısından cinsiyet farklılıklarının kızlar lehine olduğu bulunmuştur. Buna rağmen bilişötesi farkındalıklarının cinsiyet değişkeni açısından farklılaşmadığı saptanmıştır. Sonuç olarak ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişötesi farkındalık düzeylerinin akademik başarı düzeylerine etkisi olabileceği ve aynı şekilde akademik başarı düzeyinin bilişötesi farkındalık düzeyine etkisi olabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Bilişötesi Farkındalık, Akademik Başarı

Büşra Ayazgök
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının Newton'un hareket yasalarını öğrenmelerinde kurallı bilgiden açıklayıcı bilgiye geçişte karşılaştıkları problemlerin incelenmesi

Bu araştırma, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının genel fizik I dersi kapsamında öğretilen Newton'un hareket yasaları konularındaki, bilgi ve bilgi geçişlerindeki problemleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Öğrencilerin Newton'un hareket yasalarındaki, bilgi ve bilgi geçişlerindeki problemler kurallı (prosedürel) ve açıklayıcı (deklaratif) bilgi çerçevesinde incelenmiştir.Bu araştırma, nicel ve nitel durum çalışmasıdır. Araştırmanın nicel örneklemini, Türkiye'deki yedi üniversitenin eğitim fakültelerindeki Fen Bilgisi Anabilim Dalında öğrenim gören, 2009-2010 eğitim öğretim yılı II. döneminde genel fizik I ve genel matematik I dersini alan birinci ve ikinci öğretim I. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel örneklemini, nicel uygulamaya katılan öğrencilerden genel fizik I dersi başarı notu ve genel matematik I dersi başarı not dağılımlarında farklılık bulunan istekli öğrenciler oluşturmaktadır.Nicel veriler, nicel analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada bağımlı değişkenlere, yarı bağımlı ve bağımsız değişkenlerin etkileri analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda bağımlı değişkenler ile yarı bağımlı ve bağımsız değişkenlerin bazıları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Bağımlı değişkenler arasındaki korelasyon analizlerinde, öğrencilerin kurallı bilgi sorularına verdikleri cevaplar ile açıklayıcı bilgi sorularına verdikleri cevaplar arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin kurallı bilgi sorularına verdikleri cevaplar ile matematik mantık bilgi sorularına verdikleri cevaplar arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin açıklayıcı bilgi sorularına verdikleri cevaplar ile matematik mantık bilgi sorularına verdikleri cevaplar arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin matematik mantık bilgi sorularına verdikleri cevaplar ile kurallı ve açıklayıcı bilgi sorularına verdikleri cevaplar arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur.Nitel veriler iki aşamada toplanmıştır. İlk aşamada; öğrencilere nitel veri toplama araçları verilip, yazılı çözüm yapmaları istenilerek veri toplanmıştır. İkinci aşamada ise ilk aşamada yapılan çözümlerinin açıklanması ve ilk aşamadaki çözümde olması gereken eksik bilgilerin nedenlerini belirlemeye yönelik ilave sorular ile sözel çözüm yaptırılarak veri toplanmıştır. Toplanan bu veriler ?Veri Değişkenlerinin Olasılık ve İhtimal Hesaplama İstatistiği (VDOİHİ); Birleşik Aşama Yüzde Hesaplama İstatistiki Yöntemleri? tekniği ile analiz edilmiştir. Yapılan bu analizler sonucunda öğrencilerin kurallı bilgi cevaplarının doğruluğu orta düzeydedir (%66). Öğrencilerin doğru cevapları, bölüm puanları ile düşük düzeyde (%3-%34) uyumludur. Prosedürlerin sorulduğu ölçme aracından alınan puanlar orta düzeydedir (%54). Matematik bilgilerinin sorulduğu ölçme aracından alınan puanlar yüksek düzeydedir (%82). Açıklayıcı bilgi cevaplarının doğruluğu ise orta düzeydedir (%45). Öğrencilerin doğru cevaplarının, bölümlerden alınan puanlarla düşük düzeyde (%0,6-%16) uyumludur. Prosedürlerin sorulduğu ölçme aracından alınan puanlar orta düzeydedir (%58). Matematik bilgilerinin sorulduğu ölçme aracından alınan puanlar yüksek düzeydedir (%81). Bu sonuçlar, öğrencilerin yarı bağımlı ve bağımsız değişkenlerden etkilendiklerini göstermektedir. Ayrıca öğrencilerin cevaplarında, bölüm ve matematik mantık bilgi düzeylerinin etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerBilgiFen bilgisi+4
İsmail Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmenliği öğrencilerinin biyoteknoloji konusundaki bilgileri ve biyoteknoloji uygulamalarına yönelik biyoetik yaklaşımları: Tutum, görüş ve değer yargıları

Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmenliği öğrencilerinin biyoteknoloji konusundaki bilgi düzeylerini ve öğrencilerin günlük yaşamdaki biyoteknoloji uygulamalarına yönelik biyoetik yaklaşımlarını; tutum, görüş ve değer yargıları çerçevesinde belirlemek ayrıca bunları etkileyen faktörleri araştırmaktır.Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, genel tarama modeli kullanılmıştır. Nitel boyutunda ise, örnek olay tarama modeli kullanılmış ve veriler yarı yapılandırılmış mülakatlar ile elde edilmiştir.Araştırma, pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim görmekte olan 298 öğrenci ile, asıl uygulama ise 2008-2009 eğitim-öğretim yılında öğrenim görmekte olan 504 öğrenciyle yürütülmüştür.Öğrencilerin biyoteknoloji konusunda sahip oldukları bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla ?Biyoteknoloji Bilgi Ölçeği? ve biyoteknoloji uygulamalarına yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla da ?Biyoteknoloji Uygulamalarına Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Toplanan veriler, SPSS 11.5 paket programı ile analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin görüş ve değer yargılarının belirlenmesi amacıyla öğrencilerle yarı yapılandırılmış mülakat yapılmıştır.Bulgular, araştırmaya katılan öğrencilerin biyoteknoloji konusundaki bilimsel bilgilerinin orta düzey olduğunu, biyoteknolojiyi tam ve doğru olarak tanımlamakta zorluk çektiklerini göstermektedir. Koyun Dolly öğrencilerin tamamı tarafından biyoteknoloji alanında yapılan uygulamalara örnek olarak verilmektedir. Öğrencilerin %70'i biyoteknoloji uygulamalarına yönelik olumsuz tutum sergilemekte ve genel olarak; uygulamaların etik olup olmadığına, dini yönden uygulanabilirliğine, doğal düzenin bozulmasına, insan sağlığına ve canlıların yaşam hakkına yönelik çekincelerini belirtmektedirler. Öğrencilerin büyük çoğunluğu sırasıyla mikroorganizmalar-bitkiler-hayvanlar ve en son olarak ta insanlar üzerinde yapılan genetik değişiklikleri kabul edilebilir bulduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca, öğrencilerin biyoteknoloji konusundaki bilgileri ve biyoteknoloji uygulamalarına yönelik tutumlarında farklı değişkenler bakımından anlamlı farklılıklar bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen bilgisi öğretmenliği öğrencileri, biyoteknoloji, biyoteknoloji uygulamaları, biyoetik, biyoetik yaklaşımlar.

Aday öğretmenlerBiyoetikBiyoteknoloji+7
Zeynep Yüce
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektrik akımı konusunda yanlış kavramalar ve bunların giderilmesinde analojilerle desteklenmiş proje tabanlı öğrenme yönteminin etkisi

Bu çalı?manın amacı, fen bilgisi öğretmenliği anabilim dalındaki öğrencilerinelektrik akımı konusundaki yanlı? kavramalarını çe?itli ölçme teknikleriyle belirlemekve yanlı? kavramaların giderilmesinde Analojilerle Desteklenmi? Proje TabanlıÖğrenme (ADPTÖ) yönteminin etkisini Geleneksel Öğrenme (GÖ) yöntemiylekar?ıla?tırmaktır. Bununla birlikte, ADPTÖ yönteminin yanlı? kavramaların giderilmesive ba?arıya etkisini Elektrik Akımı Kavram Testi (EAKT) puanlarıyla, fizik dersitutuma etkisini ise Fizik Dersi Tutum Ölçeği (FDTÖ) puanlarıyla belirlemektir.Çalı?manın örneklemini Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi ?lköğretimBölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programında öğrenim gören iki farklı ?ubedekitoplam 80, 1. sınıf öğrencileri olu?turmaktadır. E?itlenmemi? kontrol gruplu deseninkullanıldığı çalı?ma, 2009-2010 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde yer alan GenelFizik-II dersi müfredatına göre gerçekle?tirilmi?tir. Elektrik Akımı konusu; deneygrubuna ADPTÖ yöntemine göre, kontrol grubuna ise GÖ yöntemine göre anlatıldı.Çalı?mada veri toplamak amacıyla; öğrencilerin elektrik akımı konusundaki yanlı?kavramaları belirlemek için ?Kavram Haritası Tekniği? ve ?Yarı Yapılandırılmı?Görü?me Tekniği? kullanıldı. Bununla birlikte gruplara EAKT ile FDTÖ ön test ve sontest olarak, ?Bilimsel ??lem Beceri Testi? (B?BT) ise ön test olarak uygulandı.Çalı?manın alt problemlerinin analizine yönelik olarak nitel boyutunda betimselanaliz tekniği, nicel boyutunda ise bağımsız gruplar t-Testi, bağımlı gruplar t-Testi vetek faktörlü kovaryans analizi (ANCOVA) yapılarak sonuçlar değerlendirildi. Bunagöre yarı yapılandırılmı? görü?meler ve kavram haritaları modeli etkinliği sonucunda;doğru akım, ölçü araçları ve alternatif akım konularında birçok yanlı? kavrama ortayavçıkarıldı. Her yanlı? kavrama kategoriler altında toplanarak; doğru akım konusunda 22,ölçü araçları konusunda 6 ve alternatif akım konusunda 19 olmak üzere toplamda 47yanlı? kavrama cümlesi tespit edildi. Bu yanlı? kavramalardan hareketle doğru akımkonusunda 9, ölçü araçları konusunda 2 ve alternatif akım konusunda 4 olmak üzeretoplam 15 basit analoji hazırlandı.Diğer yandan öğrencilerin EAKT'den aldıkları puanların uygulanan yöntemleregöre kar?ıla?tırılmasına ili?kin uygulama öncesinde grupların elektrik akımıkonusundaki ön bilgileri arasında bir farklılığın olmadığı, uygulama sonrasında isefarklılığın deney grubu lehine olduğu belirlendi. Elde edilen bu sonuç, elektrik akımıkonusunun ADPTÖ yöntemine göre anlatımının GÖ yöntemine göre daha faydalı veöğretici olduğuna i?aret etmektedir. Diğer yandan uygulama öncesi ve sonrasındaEAKT'den alınan puanlar cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.Öğrencilerin FDTÖ'den aldıkları puanların uygulanan yöntemlere görekar?ıla?tırılmasına ili?kin grupların fizik dersi tutum ön test puanları arasında birfarklılığın olmadığı, son test puanları arasında ise farklılıkların olduğu tespit edildi.Uygulama sonrasında grupların fizik dersine yönelik tutumlarının olumlu yöndedeği?tiği ve bu deği?imin deney grubu lehine olduğu belirlendi.Uygulama öncesinde gruplarda elektrik akımındaki kavramlara yönelik birtakımyanlı? kavramalar belirlendi. Uygulama sonrasında yanılgıların deney grubundaçoğunlukla giderildiği, kontrol grubunda ise giderilemeyip devam ettiği belirlendi.Sonuç itibariyle eğitimin her alanında kaliteli ve sistemli bir eğitim vermek amaç ise;öncelikli olarak öğrencilerde var olan yanlı? kavramalar ile kaynaklarının tespitedilmesi ve bu yanlı? kavramaların giderilmesi için uygun materyallerin geli?tirilmesigerekmektedir. Bununla birlikte geli?tirilen bu materyallerin çe?itli strateji veyöntemlere uygun bir ?ekilde anlatılarak öğrencilerin yanlı? kavramaları giderilmeyeçalı?ılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Analojilerle Desteklenmiş Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi,Elektrik Akımı, Yanlış Kavrama, Yanlış Kavramaların Giderilmesi, Başarı, Tutum

Aday öğretmenlerBenzetmeElektrik akımı+6
Ayşe Sert Çıbık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Işık ünitesinin ilköğretim öğrencilerine bilimsel tartışma (argümantasyon) odaklı yöntem ile öğretimi

Bu çalışmanın amacı, bilimsel tartışma odaklı öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemlerine kıyasla ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin ışık ünitesindeki akademik başarılarının ve bilimin doğasını anlama düzeylerinin artmasında, fene karşı tutumlarının olumlu yönde gelişmesinde anlamlı bir etkinliğe sahip olup olmadığını incelemektir.Öntest-sontest kontrol gruplu deneysel tasarımın kullanıldığı bu çalışma 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ili Yenimahalle ilçesinde orta ölçekli bir ilköğretim okulunun 7. sınıflarında eğitimlerine devam eden 63 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Örneklem, kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiş ve deney grubu ile kontrol grubu, seçilen örneklemden rastgele belirlenmiştir. Çalışma öntest ve sontestlerin uygulanması da dahil haftada 4 ders saati olmak üzere toplam 6 hafta sürmüştür.Çalışmanın başlangıcında hem deney grubunda hem de kontrol grubunda bulunan öğrencilere; ön bilgi testi, başarı testi, bilimin doğası anlama anketi ve fen tutum anketi uygulanmıştır. Uygulama sonunda deney ve kontrol grubunda bulunan öğrencilere başarı testi, bilimin doğası anlama anketi ve fen tutum anketi tekrar uygulanmıştır. Bu testlerden elde edilen sonuçlar araştırmanın nicel verileri olarak kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen nicel verilerin değerlendirilmesi SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışmada ileri sürülen hipotezleri test etmek için t- testi kullanılmıştır.Araştırma boyunca toplanan nicel verilerin istatistiksel analizleri sonucunda bilimsel tartışma odaklı öğretim yöntemiyle derslerin işlendiği deney grubu öğrencilerinin ışık ünitesi kapsamında akademik başarılarının geleneksel öğretim yöntemleriyle derslerin işlendiği kontrol grubunda bulunan öğrencilere göre anlamlı derecede daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı şekilde deney grubunda bulunan öğrencilerin bilimin doğasını anlama düzeylerinin kontrol grubu öğrencilerinden anlamlı derecede daha iyi olduğu da tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin fene yönelik tutumlarında anlamlı bir değişiklik tespit edilememiştir.

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeTartışma+2
Ebru Altun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen ve teknoloji dersi öğretmen adaylarının fen öğretimi yönelimleri

Bu çalışmanın amacı Fen ve Teknoloji Dersi Öğretmen Adaylarının fen öğretimi ile ilgili bilgi ve inanışlarını, öğretim programı, öğrencilerin öğrenmeleri, öğretim yöntemleri ile ölçme ve değerlendirme bağlamında incelemek ve öğretmen adaylarının öğrenme-öğretme ortamlarındaki davranışlarını ve öğretimsel kararlarını etkileyecek bilgi ve inanışları (öğrenme-öğretme kavramları veya öğretme yönelimleri) araştırmaktır.Eylül 2007 ile Mayıs 2008 dönemleri arasında uygulamaları gerçekleştirilen araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanılması benimsenmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde, öğretmen adaylarının öğrenme-öğretme kavramlarının klasik ve yapılandırıcı yaklaşımlar bağlamında incelemek amacıyla araştırma sürecinde geliştirilerek geçerlik-güvenirliği sağlanan ve 38 maddeden oluşan ÖDMY Ölçeği (Öğrenme, Öğretme, Değerlendirme ve Müfredat Yönelimleri Ölçeği), Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin her sınıfından rasgele olarak seçilen toplam 159 öğrenciye (38 1.sınıf, 44 2.sınıf, 42 3.sınıf ve 35 son sınıf öğrencisi) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin Çok Değişkenli Varyans Analizi (MANOVA) sonucuna göre, öğretmen adaylarının sınıf düzeyleri arttıkça yapılandırıcılığa yaklaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Aynı ölçek 35 son sınıf öğrencisinden 33'üne öğretmenlik uygulamaları sonrasında tekrar uygulanmıştır. Ölçekten elde edilen veriler Bağımsız Gruplar t-testi ile analiz edildiğinde öğretmen adaylarının sınıf seviyesi arttıkça yapılandırıcı öğrenme öğretme kavramlarına daha çok yaklaştığı, öğretmenlik uygulamalarının da öğretmen adaylarının öğrenme öğretme kavramlarını yapılandırıcılığa yakınlaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır.Öğretmen adaylarının fen öğretimi yönelimlerinin içeriği ve yapısının daha derinlemesine araştırılabilmesi amacıyla araştırmanın nitel kısmına bu öğrenciler arasından belirlenen dört öğretmen adayıyla devam edilmesine karar verilmiştir. Bu aday öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşme soruları desteğiyle görüşmeler yapılarak ses kaydı alınmış, ders işlemeleri izlenerek video kaydı alınmış, ders hazırlıkları ve kullandıkları ders materyalleri doküman analizi kapsamında incelenerek analiz edilmiştir. Öğretmen adaylarının görüşmelerdeki ifadeleri TPPI (Teacher Pedagogical Philosophy Inventory, ?Öğretmen Öğretim Felsefesi Envanteri, Richardson ve Simmons, 1994) yardımıyla, ders uygulamalarının video kayıtları STAM (Science Teacher Analysis Matrix, ?Fen Bilgisi Öğretmeni Analiz Matrisi?, Gallagher ve Parker, 1995) ile analiz edilmiş, sonuçları karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Öğretmen adaylarının derse hazırlanırken kullandıkları ders planları ve diğer materyaller görüşme ve uygulama analizlerini desteklemek amacıyla incelenmiştir.Sonuç olarak öğretmen adaylarının, aldıkları lisans eğitimi sürecinde yapılandırıcı yaklaşım ile ilgili yönelimleri daha fazla benimsedikleri ve bu anlayış çerçevesinde bir bakış açısı kazanma yolunda ilerledikleri ortaya çıkmıştır. Öğretmen yetiştirme programının en önemli aşamalarından biri olan öğretmenlik uygulamalarının (staj) bu yönelimlere olan etkisi ölçek puanları açısından az da olsa vardır.Öğretmen adaylarının görüşme bulguları ve uygulama bulguları karşılaştırıldığında yapılandırıcılığı tam olarak benimsemedikleri, ancak bunun yanında klasik öğrenme öğretme yaklaşımından da uzaklaştıkları sonucuna varılmıştır. Uygulama sürecinde bu değişimin bir süreklilik göstermesinden dolayı, eğer uygulamalar devam etseydi, öğretmen adaylarının iyi bir uygulama öğretmeni rehberliğinde, öğrenme ve öğretme süreçlerinde yapılandırmacı yaklaşımı benimseyen bir eğitimci olma yolunda daha büyük adımlar atacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Alan Öğretimi Bilgisi, Öğretmen Eğitimi, Fen Öğretimi Yönelimi, Öğretme-Öğrenme Kavramları, Yapılandırıcı Öğretmen, Klasik Öğretmen

Erhan Ekici
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel düşünmeye dayalı fen eğitiminin öğrenme ürünlerine etkisi

Bu araştırma, eleştirel düşünmeye dayalı fen eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının akademik başarı, eleştirel düşünme becerisi, fen öğretimine yönelik öz-yeterlik inanç ve problem çözme beceri düzeylerine nasıl bir etkisi olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca araştırmada, eleştirel düşünmeye dayalı fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkisi, geleneksel öğretim yöntemleri ile de karşılaştırılarak incelenmiştir.Araştırmada yarı deneysel yöntem, kontrol ve deney gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı 3. sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada 3. sınıf normal öğretim şubelerinden rasgele bir kontrol, bir de deney grubu seçilmiştir. Kontrol grubunda (N=44) geleneksel öğretim yöntemleri, deney grubunda (N=46) ise eleştirel düşünmeye dayalı fen eğitimi uygulanmıştır.Araştırmanın deneysel işlem basamağı, kontrol ve deney grubunda Fen Bilgisi Laboratuvar Uygulamaları-I dersinde araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiş ve 15 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak ?Akademik Başarı Testi?, ?Watson-Glaser Eleştirel Düşünme Gücü Ölçeği Form YM?, ?Fen Öğretimine Yönelik Öz-Yeterlik İnanç Testi? ve ?Mantıksal Düşünme Grup Testi? kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Bağımsız Gruplar İçin t-Testi, Bağımlı Gruplar İçin t-Testi ve İlişkisiz Örneklemler İçin Tek Faktörlü Varyans Analizi ile çözümlenmiştir. Sonuçlar .05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Araştırmanın sonucunda eleştirel düşünmeye dayalı fen eğitiminin, fen bilgisi öğretmen adaylarının akademik başarı, eleştirel düşünme becerisi, fen öğretimine yönelik öz-yeterlik inanç ve problem çözme beceri düzeylerini artırmada etkili olduğu görülmüştür. Geleneksel öğretim yöntemleri ise eleştirel düşünme becerisi, öz-yeterlik inanç ve problem çözme beceri düzeylerinin gelişiminde etkili değilken, akademik başarı düzeyinin gelişiminde etkilidir. Ancak geleneksel öğretim yöntemlerinin uygulanması ile akademik başarı düzeyi üzerinde meydana gelen artış, eleştirel düşünmeye dayalı fen eğitiminin meydana getirdiği artış kadar yüksek seviyede değildir. Buna ilaveten akademik başarı, eleştirel düşünme becerisi, fen öğretimine yönelik öz-yeterlik inanç ve problem çözme beceri düzeyleri üzerinde cinsiyet ve mezun olunan lise türü değişkenlerinin anlamlı bir etkisi yoktur.Ayrıca bu araştırmada akademik başarı, eleştirel düşünme, öz-yeterlik inanç ve problem çözme beceri düzeylerini artırmada, eleştirel düşünmeye dayalı fen eğitiminin geleneksel öğretim yöntemlerinden daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun temel nedeni eleştirel düşünme becerilerini temel alan eğitimin, öğrencileri ve düşünme becerilerinin öğretimini öğrenme sürecinin merkezine almasıyla açıklanabilir. Bu bağlamda fen eğitiminde öğretmen merkezli öğretim yöntemleri yerine, öğrenci merkezli öğretim yöntem-tekniklerinin kullanılması ve öğrenme sürecinde düşünme becerilerinin öğretimine yer verilmesinin etkilici, kalıcı bir fen eğitimi ve anlamlı öğrenmeyi sağlayacağı düşünülmektedir.

Eleştirel düşünceFen bilgisi eğitimi
Halil İbrahim Yıldırım
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim fen ve teknoloji dersinde altıncı sınıf öğrencilerine elektrik konusunun öğretiminde kavramsal değişim yaklaşımının öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi

Bu araştırmada, ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin elektrik ünitesinin öğretiminde kavramsal değişim yaklaşımı ile desteklenmiş yapılandırmacı öğretim modelinin öğrenci başarısı ve tutumuna etkililiği araştırılmıştır. Bu araştırmada, çalışmanın örneklemini Nazilli Beşeylül İlköğretim Okulunda bulunan iki altıncı sınıf şubesi oluşturmuştur. Bu sınıflardan biri araştırmanın deney grubu (24 öğrenci) olarak, diğeri ise kontrol grubu (29 öğrenci) olarak belirlenmiştir. Çalışmanın bağımlı değişkenleri akademik başarı testi puanları ve fene karşı tutum puanlarıdır.Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen kavram başarı testi ve fen bilimleri tutum ölçeği kullanılmıştır. Bu araçlardan elde edilen veriler SPSS istatistik programıyla analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin kavramsal başarıları ve tutumları uygulanan öğretim yöntemine göre incelenmiştir. Katılımcıların sorulara verdikleri doğru cevapların veya puanlarının toplamları, hipotez testleri için veri olarak kabul edilmiştir. Sonra, bu değerlerin gruplara göre normal dağılım gösterip göstermediği araştırılmış ve normal dağılım göstermedikleri tespit edilmiştir. Bu nedenle, takip eden analizlerde parametrik testler yerine parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Bu anlamda, deneme ve kontrol grupları ile cinsiyet gruplarının karşılaştırılmasında Mann-Whitney testi her grup içinde öntest-sontest karşılaştırmasında Wilcoxon testi kullanılmıştır. Parametrik olmayan testler kullanıldığı için, sonuç tablolarında aritmetik ortalama ve standart sapma yerine, ortanca, minimum ve maksimum değerler verilmiştir.Araştırma verilerinin analiziyle ulaşılan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir;1. Akademik başarı yönünden ve tutum testi bakımından, ön test ve son testler bakımından deneme ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı görülmektedir (P>0.05). Dolayısıyla, elektrik konusunun öğretiminde ve tutumlar üzerinde kavramsal değişim yaklaşımının öğrenci başarısına etkili olmadığı söylenebilir.2. Başarı ön test ve son testler bakımından kızlar ile erkekler arasında anlamlı fark bulunmamıştır (P>0.05). Dolayısıyla, yöntemlerin etkililiği cinsiyete göre değişmemektedir.3. Tutum testi bakımından ise hem ön testte (P<0,01) hem de son testte (P<0,05) cinsiyetler arası farkın istatistik olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Tutum testinde kızların erkeklerden daha çok fene karşı ilgi duydukları gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Fen Öğretimi, Kavram Öğretimi, Yapılandırmacı Yaklaşım, Kavramsal Değişim Yaklaşımı, Kavramsal Değişim Metinleri, Kavram Haritaları, Analojiler

Kavramsal değişimKavramsal model
Hümeyra Ceylan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim fen ve teknoloji öğretiminde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı ve tutumuna etkisinin araştırılması

Bu araştırmanın temel amacı; ilköğretim Fen ve Teknoloji öğretiminde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı ve tutumuna etkisini araştırmaktır. Araştırma 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde Bursa ili, Osmangazi ilçesi, Özel Bursa Yeni Kültür İlköğretim Okulu öğrencileri üzerinde yapılmıştır. 6/D sınıfı (kontrol grubu) ve 6/E sınıfı (deney grubu) olarak seçilmiştir. Araştırma iki grupta, deney grubu ( 23 kişi ) ve kontrol grubu ( 23 kişi ), toplam 46 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırma ilköğretim 6.sınıf "Işık ve Ses" ünitesi üzerinde yapılmıştır.Araştırmaya başlamadan her iki gruba da öğrencilerin ön bilgilerinin değerlendirilmesi amacı ile ön bilgi testi, bilimsel başarı testi ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Kontrol grubunda dersler Geleneksel Öğretim Yöntemi (Düz Anlatım, Soru- Cevap Tekniği) ile işlenirken; deney grubunda dersler Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi ile işlenmiştir. Araştırmanın sonunda hem deney grubuna hem de kontrol grubuna son test olarak bilimsel başarı testi ve tutum ölçeği uygulanmıştır ve yapılan etkinliklerin başarıya ve tutuma etkisi değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi uygulanan grup ile Geleneksel Öğrenme Yöntemi uygulanan grubun Fen ve Teknoloji dersine karşı tutumları ve başarıları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Fen ve Teknoloji Öğretimi, Proje, Proje Tabanlı Öğrenme, Tutum

Akademik başarıFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+2
Nagihan İmer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim fen ve teknoloji dersinde sistem dinamiği yaklaşımının tutuma, başarıya ve farklı becerilere etkisinin araştırılması

Sistem dinamiği, sebep-sonuç ilişkileri ve bunların altında yatan matematiksel mantığı, zaman gecikmelerini ve geribesleme döngülerini içeren bir sistemi analiz etmek için tasarlanmış bir öğretme ve öğrenme yöntemidir. Sistem dinamiği çalışmaları, mühendislik, işletme yönetimi, ekonomi ve fizik, kimya, biyoloji gibi temel bilim alanlarında önemli gelişmelere sebep olmuştur. Bu gelişmelerden etkilenen araştırmacılar eğitimin kalitesini artırmak amacıyla sistem dinamiği yaklaşımını eğitim alanlarına da uygulamaya başlamışlardır. Sistem dinamiğine dayalı ilk eğitim bilimi çalışmaları, bu sahada da ciddi sonuçlar elde edilmesinin mümkün olduğunu göstermektedir. Sistem dinamiği yaklaşımının uygulandığı okullarda, öğrenciler, okul dışı zamanlarda bile dersleriyle ilgili gönüllü projeler yürütmüşler, zaman zaman kendi velilerini de ders projelerine katacak kadar müfredata ilgi duyar hale gelmişlerdir.Bu çalışmanın amacı; 1) sistem dinamiği yaklaşımını ilköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji dersinde uygulamak, 2) uygulamada karşılaşılan sorunları tespit etmek, 3) öğrencilerin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarını, problem çözme becerilerini, başarılarını, grafik çizme ve analiz etme becerileri ile sebep-sonuç ilişkisini anlama becerilerini geliştirmek, 4) öğretmen ve öğrenciler için etkili bir öğrenme ve öğretme aracı sağlamak, 5) sistem dinamiği yaklaşımının yapılandırmacı öğrenmeye katkısını araştırmaktır.Araştırmanın örneklemini 2007-2008 öğretim yılının güz döneminde İstanbul il merkezindeki iki farklı okulda öğrenim gören 81 ilköğretim 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır.Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Sistem dinamiği yaklaşımı ile desteklenmiş standart müfredatın uygulandığı grup deney, standart müfredatın uygulandığı grup kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılımcıların seçimi rastgele (random) olarak yapılmış, deney ve kontrol grupları denk gruplar olarak belirlenmiştir. Başlangıçta deney ve kontrol grubundaki öğrenciler sarmal yaylar, iş, enerji, enerji çeşitleri ve enerjinin korunumu konularını mevcut müfredata göre işlemişlerdir. Daha sonra deney grubundaki öğrenciler konuları sistem dinamiği yaklaşımı ile modelleme yaparak pekiştirirken, kontrol grubundaki öğrenciler konuyla ilgili alıştırmalara ve örnek soru çözümlerine çalışarak öğrendiklerini pekiştirmişlerdir.Çalışmanın alt problemlerini tespit etmek için sekiz farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Fen ve Teknoloji dersi Tutum Ölçeği, Bilimsel Başarı Testi (BBT), Sebep - Sonuç İlişkisi Ölçeği, Grafik Çizme ve Analiz Etme Becerisi Ölçeği, Problem Çözme Becerisi Envanteri, Sistem Dinamiği Kavram Testi, Öğrenci Profili Belirleme Anketi ve Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Ölçeği (YÖOÖ). Bu ölçme araçlarından problem çözme becerisi envanteri ve YÖOÖ haricindeki diğer 6 ölçek araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Hepsi için 6.,7. ve 8. sınıflarda geçerlilik çalışması yapılmıştır. Bu ölçme araçlarından elde edilen veriler, betimsel istatistik, bağımlı ve bağımsız t- testi ile analiz edilerek yorumlanmıştır. Sonuçlar .05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda; deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin fen ve teknoloji dersine, sebep-sonuç ilişkisini anlayabilmeye (sebep1 ölçeği) ve grafik çizme-analiz etme becerisine (grafik 1 ölçeği) yönelik tutumlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Bilimsel başarı testinden elde edilen sonuçlara göre, her iki gruptaki öğrencilerin başarılarında bir artış olduğu fakat, sistem dinamiği yaklaşımının başarıya daha fazla etki ettiği görülmüştür. Ayrıca sistem dinamiği yaklaşımı, öğrencilere, problem çözme becerisi, grafik çizme ve analiz etme becerisi (grafik 2) ile sebep-sonuç ilişkisini anlayabilme becerisi (sebep 2) kazandırma noktasında katkıda bulunmuştur. Deneysel çalışma sonrasında, öğrenciler, sistem dinamiği sınıfının daha yapılandırmacı bir öğrenme ortamı oluşturduğunu düşünmektedirler.İstatistiksel analizlerden elde edilen sonuçları; öğrencilerle yapılan görüşmeler, araştırmacı tarafından yapılan gözlemler ve öğretim sürecinde kayıt edilen öğrenci modellerinden (EK-15) elde edilen sonuçlar da desteklemektedir.Bu çalışmanın sonuçları göstermiştir ki; sistem dinamiği, olaylara sistem düşüncesiyle yaklaşıp, olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkilerini, geribesleme döngülerini matematiksel bir mantık çerçevesinde bir benzetim programı ile yapılandırarak kalıcı öğrenmeye yardımcı bir yaklaşımdır.

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+3
Hasret Nuhoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretiminde öğrenme halkası modelinin uygulandığı fizik laboratuvarı çalışmaları öğrenci başarısına etkisi

ÖZET Çocukluktan başlayarak gelen fene merak, fen konularının öğrencilere etkili bir yöntemle öğretilmesi gereksinimini doğurmuştur. Bu yöntem, öğrencilerin bilimsel bilgiyi öğrenmesi daha sonra da öğrendiği bilgileri günlük hayattaki yaşantısında uygulamasına fırsat vermelidir. Ayrıca öğrendiklerini zihninde yapılandırarak daha kalıcı bir öğrenmeye zemin hazırlamalıdır. Öğrencilere zor gelen kavramları, günlük hayata uyarlama ve öğrendiklerini kalıcı hale getirmek için zihninde yapılandırma sürecini temel alan bir öğretme yöntemi olan "Öğrenme Halkası Modeli"ni fen derslerinde özellikle laboratuvar çalışmalarında uygulamak daha etkili bir öğrenme gerçekleştirmek için öğrencilere faydalı olacaktır. Bu çalışmanın amacı, Öğrenme Halkası Modeli ve Geleneksel Öğretim Yönteminin öğretmen adaylarının fizik labaratuvanndaki başarılarına, fizik laboratuvanna yönelik tutumlarının etkisini ve öğretmen adayları üzerinde hangi yöntemin daha başarılı olduğunu belirlemektir. Bu amaçla üniversite birinci sınıf temel fizik laboratuvan dersinde yapılan "elektrik ve manyetizma" konularını içeren deneylerin öğretilmesinde, Öğrenme Halkası Modeli ve Geleneksel Öğretim Yöntemi uygulanmıştır. 2003-2004 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği programı 1. sınıf, 35 deney grubu, 34 kontrol grubu olmak üzere toplam 69 öğretmen adayından oluşan çalışma grubu üzerinde, deney ve kontrol ğruplu deneysel desen (Yan Deneysel Desenler = Quasi Experimental Design)" kullanılmıştır. Çalışmanın alt problemlerini tespit etmek için üç farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Fizik Laboratuvan tutum ölçeği (deney ve kontrol gruplannda yer alan öğretmen adaylannın fizik derslerine olan tutumlannm, uygulanan öğrenme yöntemine bağlı olup olmadığı sınamak için), "Elektrik ve Manyetizma" konulannı içeren bilimsel basan testi (BBT) (deney ve kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarının basan derecelerini belirlemek için) ve öğretim yöntemi değerlendirme iiianketi (uygulanan öğretim yöntemi ile ilgili öğretmen adaylarının düşünce ve önerilerini tespit etmek için). Bu ölçme araçlarından elde edilen veriler, SPSS yardımıyla; betimsel istatistik, bağımlı ve bağımsız t- testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunca; deney ve kontrol grubundaki öğretmen adaylarına uygulanan öntest-son test sonuçlarında, fizik laboratuvanna yönelik tutum puanlan arasında manidar düzeyde bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Bilimsel basan testinde, deneysel çalışma öncesinde kontrol grubu deney grubundan daha başarılı olduğu halde, her iki yöntemin de uygulama süresi bittiğinde, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarından daha başanlı olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, deney grubundaki öğretmen adaylarının fizik laboratuvanna karşı tutum ve "elektrik ve manyetizma" konularını içeren uygulamalardaki başarılan arasında; orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olmasına rağmen, kontrol grubundaki öğretmen adaylarının tutum ve başarılan arasındaki ilişki daha düşük düzeyde bulunmuştur. Yapılan nicel çalışmalar yanında, öğretmen adaylarına öğretim süreci sonunda uygulanan öğretim yöntemini değerlendirmeleri istendiğinde, elde edilen yorumlar da bu sonuçları desteklemektedir. Bu çalışmanın sonuçları göstermiştir ki, öğrenme halkası modeli, öğretimdeki en önemli sorun olan etkili, anlamlı ve zihinde yapılandırmayla kalıcı öğrenmeyi sağlayabilme noktasında, eğitimcilere ve geleceğimize yön verecek olan genç beyinlere hem gerçek yaşamı öğrenmelerinde ve hem de bunu sınıflara yönlendirmelerinde katkı sağlayabilecek bir yaklaşımdır. iv

Akademik başarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Hasret Nuhoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmenlerinin mezun oldukları branşların öğrenmeye etkisi üzerine bir araştırma

II ÖZET Fen Bilgisi Öğretmenlerinin Mezun Oldukları Branşların Öğrenmeye Etkisi Üzerine Bir Araştırma (Yüksek Lisans Tezi) Erhan EKİCİ GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Haziran, 2004 Yapılan çalışmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan fen bilgisi öğretmenlerinin mezun oldukları fakülte ve bölümlerinin (branşlarının) öğrencilerin 6. ve 7. sınıf fen bilgisi dersi ünite konularındaki başarıları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu incelemektir. Çalışmanın örneklemini, Denizli ili Merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan 26 ilköğretim okulunda öğrenim gören 1282 8. sınıf öğrencisi ile yine bu okullarında içerisinde olduğu toplam 37 ilköğretim okulunda görev yapan 94 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır.Ill Araştırmada, genel tarama türlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Önce 8. sınıf öğrencilerine 6. ve 7. sınıf konularını içeren ve araştırmacı tarafından geliştirilen bir test uygulanmış, öğrencilerin 6. ve 7. sınıftaki fen bilgisi öğretmenlerinin adlarını cevap anahtarına yazmaları sağlanmıştır. Öğretmenlere ise kişisel bilgileri ile ilgili bir anket uygulanmış, mezun oldukları fakülte ve bölüm itibari ile branşları tespit edilerek öğrenci verileri ile ilişkilendirilmiştir. Yapılan çalışmada, araştırma hipotezlerini test etmek için İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler İçin t-testi (Independent Samples T-Test) analizi ile İlişkisiz Örneklemler İçin Tek Faktörlü Varyans (One-Way Anova) analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarında, öğretmenlerin mezun oldukları fakülte ve bölümlerin (branşlarının), öğrencilerin fen bilgisi başarılarında etkili olduğu ve bu etkinin genellikle kendi branşları ile ilgili konu alanlarında olumlu, diğerlerinde ise olumsuz olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın bulgularına dayanarak, ilköğretim fen bilgisi eğitim ve öğretiminde, öğrencilerin başarıları üzerinde, öğretmenlerin ve mezun oldukları fakülte ile bölümlerin (branşlarının) etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi, Öğretmen, Branş, Fen Başarısı, Öğretmenin Başarıya Etkisi

Branş öğretmenleriFen bilgisiFen bilgisi dersi+7
Erhan Ekici
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilgisi eğitiminde probleme dayalı öğrenmenin öğrenme ürünlerine etkisi

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler dünyadaki birçok ülke tarafından en önemli amaç olarak belirlenmiştir. Eğitim bu amaca ulaşmanın en önemli yoludur. Teknoloji ve bilimle desteklenen eğitim, insanların beceri ve davranışlarının yanında ilgi ve merak duygularını da geliştirecektir. Okullarda yapılan eğitimi öğretmen merkezli ve sadece bilgi aktarmak olarak gören eğitim sistemleri, bilişsel alandaki ve teknolojideki gelişmeler sayesinde yerlerini yeni sistemlere bırakmaktadırlar. Bunlar, öğrenenlerin merkeze alındığı ve iletişimin çok yönlü olduğu yeni öğrenme yaklaşımlarıdır. Probleme Dayalı Öğrenme, geleneksel eğitim yaklaşımlarının eksikliklerine ve problemlere karşı bir reaksiyon olarak yaklaşık 30 yıl önce ortaya çıkmıştır. Barrows tarafından geliştirilen Probleme Dayalı Öğrenme ilk olarak 1960'lı yıllarda tıp alanında kullanılmış, daha sonra diğer alanlarda da uygulamaları yapılarak etkili olduğu gözlenmiştir. Probleme dayalı öğrenmenin en önemli özellikleri; öğrenciyi öğrenme merkezi olarak görmesi, gerçek yaşam problemlerini kapsaması, grupla çalışmayı içermesi, problem çözmeyi kullanma, yaratıcı düşünmeyi desteklemesi ve iletişim becerilerini geliştirmesidir. Bu çalışmada, Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımının sınıf öğretmenliği adaylarının problem çözme becerisi, yaratıcı düşünme, akademik başarı ve fen öğretimine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın alt problemlerini test etmek için ise dört farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bu araçlar Problem Çözme Ölçeği, Hareket ve Kuvvet ünitesine yönelik Akademik Basan Ölçeği, Torrance Yaratıcı Düşünme Şekil Testi ve Öz- Yeterlik İnanç Ölçeğidir. Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenliği adaylarının fen bilgisi laboratuarında aktif rol almaları, kendi belirledikleri problemler üzerinde çalışarak bu problemleri çözmeleri ve sonucunda bir ürün ortaya koymalarıdır. Araştırmada deneysel yöntem ve deney ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2002-2003 öğretim yılının 2. döneminde Gazi Üniversitesi, ııGazi Eğitim Fakültesi, Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı 2. sınıf öğrencileriyle birlikte yapılmıştır. Araştırmanın deney grubunda 105, kontrol grubunda ise 115 öğrenci yer almıştır. Deney grubunda probleme dayalı öğrenme yaklaşımı, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemlerini temel alan fen bilgisi eğitimi uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerin bağımlı değişkenlere vermiş oldukları cevapların değerlendirilmesinde formative değerlendirme kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, nicel veri analizleri ile çözümlenmiştir. Araştırmanın deney grubunun puanlan ile kontrol grubunun puanları ortalamaları arasında farklılığı belirlemek için "bağımsız gruplar için t-testi", aynı gruptan farklı zamanlarda elde edilen verilerin analizini yapmak için bağımlı gruplar için t-testi, deney ve kontrol grubunun öntest ve sontest puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık olup olmadığım belirlemek için ise tekrarlı ölçümler için çift yönlü varyans analizi (repeated measures) kullanılmıştır. Çalışma sürecinde elde edilen verilere göre Probleme Dayalı Öğrenme; a) Öğrencilere birçok öğrenme fırsatı sağlar, b) Araştırma yapma ve problem çözme becerilerini geliştirir, c) Fen bilgisi öğretimine yönelik öz-yeterlik inançlarını yükseltir, d) Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirir, e) Öğrencilerin akademik basanlarını artınr, f) Fen bilgisinin önemini kavramalarına ve fen bilgisine karşı pozitif tutumlarını artırmasına yardımcı olur. Elde edilen nicel verilerin yanında, öğrencilerin raporlarında sundukları nitel veriler de bu görüşleri desteklemektedir. Probleme dayalı öğrenmenin, sürekli uygulandığı taktirde öğrencileri yaşama ve mesleğe hazırlamada etkili bir yöntem olduğu söylenebilir. Bu nedenle probleme dayalı öğrenme, gerçek yaşamı ilgilendiren konularda, öğretmen ve öğrencilere birçok katkı sağlayabilecek bir yaklaşımdır. m

EğitimEğitim yöntemleriFen bilgisi eğitimi+3
Süleyman Yaman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00

Other supervisors