Theses supervised by Prof. Dr. Necdet Dağdelen
14 theses · Aydın Adnan Menderes University
Farklı sulama suyu düzeylerinin fesleğen (Ocimum basilicum L.) bitkisinde verim ve verim karekteristikleri üzerine etkileri
Amaç: Aydın koşullarında farklı damla sulama düzeylerinin fesleğen bitkisinde verim ve verim bileşenleri ve önemli uçucu yağ parametreleri üzerine olan etkileri araştırmak amacıyla bu çalışma saksı denemesi olarak 2022 yılında yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Araştırma tesadüf parselleri deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada 5 farklı sulama düzeyi (%120; %100; %80; %60 ve %40) incelenmiştir. Araştırmada sulama konuları; saksılarda 2 günlük eksilen nemin saksı su tutma kapasitesine getirilmesi için gerekli olan sulama suyu miktarının %40, %60, %80, %100 ve %120'sinin damla sulama yöntemiyle uygulandığı 5 farklı sulama suyu düzeyi konularından oluşturulmuştur. Bulgular: Çalışmada, konulara uygulanan sulama suyu miktarı 5,15-15,46 L/bitki arasında değişirken, bitki su tüketimi değerleri 5,37-15,61 L/bitki arasında değişmiştir. Fesleğende sulama suyu düzeyleri gerek yaş herba gerekse de kuru herba verimleri üzerine %1 düzeyinde (p<0,01) önemli bulunmuştur. Ortalama yeşil herba verimleri 78-140 g/bitki arasında değişirken; kuru herba verimleri 20,1-24 g/bitki arasında değişmiştir. Toplam su kullanım randımanı değerlerine bakıldığında yeşil herba WUE değerleri 8,57-14,52 g/L; kuru herba WUE değerleri ise 1,53-3,74 g/L arasında değişmiştir. Çalışmada uygulanan farklı damla sulama düzeylerinin fesleğen verim özellikleri (bitki boyu, bitki gövde çapı, bitki dal sayısı) ile yağ kalite özellikleri (yağ oranı, Limonene, Gama-terpinene; Linalool; Linalyl acetate; Cymol ve Germacrene-D) üzerinde (p<0,01) düzeyinde etkili olmuştur. Sonuç: Sonuç olarak, sulama suyunun yeterli ve birim suyun maliyetinin uygun olduğu koşullarda yaş herba ve kuru herba veriminin yüksek olduğu I120 konusu önerilebilir. Ancak sulama suyunun kısıtlı ve birim suyun maliyetli olduğu koşullarda suyu daha etkin kullanan I40 konusu önerilebilir.
Arazi toplulaştırma projelerinde farklı modellerin karşılaştırılması: Aydın Yenipazar ovası örneği
Bu çalışmada, arazi toplulaştırma projelerinin en önemli aşamalarından biri olan parsellerin yeniden dağıtımı aşamasında kullanılan iki farklı yöntem irdelenmiştir. Bunlardan bir tanesi mülakat esaslı dağıtım modeli, diğeri ise son yıllarda adından oldukça fazla söz edilen ve birçok akademik çalışmaya konu olan bulanık mantık esaslı dağıtım yöntemidir. Projede hem çiftçilerin yapılan toplulaştırma çalışmasından memnun olup olmadıklarını belirlemek hem de bulanık mantık esaslı dağıtım yönteminde kullanılacak olan üyelik fonksiyonlarını tespit etmek amacıyla proje alanında çiftçi anketleri yapılmıştır. İki farklı yöntemle yapılan dağıtım çalışmalarından elde edilen sonuçlar özellikle toplulaştırma çalışmalarının başarısının belirlenmesinde kullanılan kriterler olan toplulaştırma oranı, işletme sayısı, işletme başına düşen parsel sayısı, ortalama parsel büyüklüğü ve parsellerin hisselilik durumu oranları açısından değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, mülakat esaslı dağıtım modelinde % 45,93 olarak bulunan toplulaştırma oranı bulanık mantık esaslı dağıtım sonucunda % 54,74'e çıkmış; işletme sayısı ise 769 adetten 619'a düşmüştür. Yine mülakat esaslı dağıtım sonucunda toplam parsel sayısı % 55 oranında azalırken, bu oran bulanık mantık modelinde % 17 oranında daha fazla düşmüştür. Bununla birlikte toplulaştırma sonrasında ortalama parsel büyüklükleri mülakat modelinde 8,87 da iken bulanık mantık modelinde ise 10,60 da olarak belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, toplulaştırma yapılan alanda örnek damla sulama sistemi projeleri yapılmıştır. Damla sulama sistemi kurulan alanlarda birim alana düşen ortalama maliyet pamukta 604,73 TL/da, çilekte ise 3116,31 TL/da olarak hesaplanmıştır.
Aydın ovası koşullarında infrared termometre tekniği ile pamukta bitki su stresi indeksi (CWSI) ve sulama zamanının belirlenmesi
Bu çalışma 2018 yılında, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazilerinde yürütülmüştür. Araştırma, Aydın koşullarında kütlü pamuk veriminin tahmininde bitki su stres indeksinin (CWSI) belirlenmesi amacıyla kurulmuştur. Çalışmada pamuk verimi ve CWSI hesaplanmasında 1,20 m kök bölgesinde tüketilen beş farklı sulama düzeyi (100, 75, 50, 25 ve 0 %) incelenmiştir. En yüksek verim ve toplam bitki su tüketimi tam sulama yapılan %100 konusundan elde edilmiştir. Bu konudan elde edilen kütlü verimi, bitki su tüketimi ve su kullanım randımanı sırasıyla, 598,5 kg/da, 801 mm, ve 0,747 kg/m3 bulunmuştur. Çalışmada beş sulama düzeyi için bitki taç sıcaklığı, hava sıcaklığı ve buhar basıncı açığı kullanılarak CWSI hesaplanmıştır. CWSI değerleri arttıkça; topraktaki nem açığı artmış fakat pamuk kütlü verimleri azalmıştır. Çalışma sonucunda, bitki su stresi indeksi değerlerinden sulama zamanının belirlenmesinde yararlanılabileceği saptanmıştır. En yüksek pamuk veriminin sağlandığı S1 tam sulama konusundan sulama öncesi ortalama CWSI= 0,22 değeri elde edilmiştir. Çalışmada ortalama CWSI değerleri ile pamuk kütlü verimi arasında ikinci dereceden önemli "Y = -2161,8 CWSI2 + 1007,5 CWSI +511,76" eşitliği bulunmuş ve bunun Aydın koşullarında pamuk verim tahmininde kullanılabileceği belirtilmiştir.
Tohumu kaplanmış pamukta damla sulama uygulamasının verim ve verim bileşenleri üzerine etkileri
Amaç: Bu çalışma, kısıtlı sulama ve farklı tohum kaplama uygulamalarının Carisma pamuk çeşidinde verim, ve verim kalite parametreleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2019 yılında, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazisinde yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü ve iki faktörlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada 4 farklı sulama düzeyi (%100; %75; %50; %25) ve iki farklı tohum uygulaması (delinte-kaplamasız ve % 9.2 çinko kaplamalı) incelenmiştir. Damla sulama sistemiyle sulanan arazide parseller, A sınıfı buharlaşma kabından oluşan birikimli buharlaşmanın %100, %75, %50 ve %25'i şeklinde 8 gün aralığında uygulanmıştır. İlk sulama 1.20 m etkili kök bölgesindeki faydalı suyun yaklaşık % 40'ı tüketildiğinde yapılmıştır. Bulgular: Uygulanan sulamalar kütlü verimi ile bazı agronomik ve lif kalite parametrelerini önemli düzeyde etkilemiştir. Tohum kaplama uygulamalarına göre mevsimlik bitki su tüketimi 254,9-635,3 mm arasında değişmiştir. Ortalama kütlü verimi ise 390,0-587,2 kg/da arasında değişmiştir. En yüksek verim su kısıtı uygulanmayan D100 (%100) konusundan 587,2 kg/da olarak sağlanmıştır. Kütlü verimi açısından delinte uygulaması, çinko uygulamasından daha yüksek verim vermiştir. Ortalama WUE değerleri 0.89-1.55 kg/m3 arasında değişmiştir. Verim tepki etmeni (ky) sırasıyla 0,48 (çinko kaplama) ve 0.53 (delinte) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Sonuç olarak, su kaynağının sınırlı olmadığı koşullarda delinte uygulamasında D100 (% 100) konusunun en iyi sulama konusu olduğu söylenebilir. Eğer bölgede su kaynağı kısıtlı ise bu koşulda da D75 konusunun (Delinte, % 75), verim, WUE ve lif kalitesi açısından uygun olacağı sonucuna varılabilir. Anahtar Kelimeler: Aydın, damla sulama, pamuk, tohum kaplama tekniği, verim azalma oranı
Aydın Dalama Ovası'nda arazi toplulaştırma çalışmalarının tarla içi geliştirme hizmetleri ve çiftçi memnuniyeti açısından irdelenmesi
Bu çalışma, Aydın merkez Dalama ovasında uygulanan arazi toplulaştırma projesinin etkinliğini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Proje alanında 90 adet işletme ile yapılan anket verileri ve ilgili kurumlardan alınan veriler çalışmanın materyalini oluşturmaktadır. Toplulaştırmanın etkinliğini belirlemek amacıyla 3 ana gösterge seçilmiştir. Bunlar; su kullanım etkinliğinin belirlenmesi, fiziksel etkinliğin belirlenmesi, sosyal ve ekonomik etkinliğin belirlenmesidir. Bu göstergeler altında toplulaştırmanın sulama etkinliğine, ulaşım etkinliğine, parsel şekline, büyüklüğüne ve sayısına etkisi araştırılmıştır. Çalışmada toplulaştırma oranı ve sulama oranı göstergeleri kullanılmıştır. Ayrıca toplulaştırmanın sosyal ve ekonomik yönden etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Arazi toplulaştırması ile parsel sayısı 1 108'den 420'ye düşmüştür. Toplulaştırma ile toplam parsel sayısında % 37 azalma olmuştur. Ortalama parsel büyüklüğü 4,81 dekardan 12,69 dekara yükselmiştir. Toplulaştırma oranı % 62 ve sulama oranı % 94,69 olarak belirlenmiştir. Toplulaştırma ile dikdörtgen parsel sayısı % 17,23'ten % 69,76'ya yükselmiştir. Bütün parseller yola ve sulama sistemine kavuşmuştur. Sosyal ve ekonomik yönden mevcut işletmelerin % 86'sında gelir artışı sağlanmıştır. Anahtar kelimeler: Arazi toplulaştırması, toplulaştırma oranı, toplulaştırma etkinliği, ekonomik etkinlik
Söke Ovası koşullarında II. ürün ayçiçeğinde damla sulamanın verim ve kalite üzerine etkilerinin irdelenmesi
Aydın Söke koşullarında, 2012 yılında yürütülen bu çalışmada, ayçiçeğinde farklı sulama aralığı ve su düzeylerinin verim; bazı verim parametreleri (bitki boyu, sap kalınlığı, tabla çapı, bin dane ağırlığı, yağ oranı) ile su kullanım randımanı ve verim azalma oranı üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma iki faktörlü tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemelerde 3 ve 6 gün aralıklarında A sınıfı buharlaşma kabından oluşan birikimli buharlaşmanın % 0, % 40, % 60, % 80, % 100 ve % 120?ünün karşılandığı altı su düzeyi olmak üzere toplam 12 sulama konusu incelenmiştir. Sonuçta, sulama aralığı ve su düzeylerinin verimi ve verim parametrelerini önemli düzeyde etkilediği, en yüksek verimin 6 gün sulama aralığında ve % 100 sulama suyu alan K100 konusundan (491.6 kg/da) elde edildiği saptanmıştır. Önerilen K100 konusuna toplam 6?şar sulama ile sırasıyla 375.0 mm sulama suyu uygulanmış ve bu konudan yine 564.9 mm?lik mevsimlik bitki su tüketimi hesaplanmıştır. Toplam su kullanım randımanı değerleri, 0.71-1.22 kg/m3 arasında hesaplanmıştır. Oransal bitki su tüketimi eksikliği ile oransal verim azalması arasındaki ilişkiden elde edilen verim azalma oranı (ky) toplam büyüme mevsimi için 0.74 olarak belirlenmiştir.
Aydın bölgesinde pamukta topraküstü ve toprakaltı damla sulama uygulamalarının irdelenmesi
Carmen pamuk çeşiti ile yapılan bu çalışma 2012 yılında, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazilerinde yürütülmüştür. Bu çalışmada, pamukta topraküstü-toprakaltı damla uygulamalarının ve farklı su düzeylerinin kütlü verimi ile bazı kalite ve agronomik özellikler üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma üç tekerrürlü ve iki faktörlü tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuştur. Denemelerde topraküstü ve toprakaltı uygulamalarında A sınıfı buharlaşma kabından oluşan 8 günlük birikimli buharlaşmanın % 25 % 50, % 75 ve % 100?ünün karşılandığı üç su düzeyi incelenmiştir. Sonuçta, damla sulama uygulamaları ve su düzeylerinin kütlü verimini etkilediği, en yüksek verimin topraküstü sistemde yer alan ve tam sulama suyu uygulanan S100 parselinden 649.4 kg/da olarak elde edilmiştir. En düşük verim ise 332.3 kg/da toprakaltı damla sulamada T25 parselinden elde edilmiştir. En yüksek su tüketimi topraküstü sistemde yer alan ve tam su alan S100 konusundan 705.0 mm olarak elde edilmiştir. Araştırmadan sonuçlarına göre, gerek farklı damla sulama uygulamalarının gerekse de su düzeylerinin, lif inceliği, lif uzunluğu, lif mukavemeti, koza ağırlığı, kütlü ağırlığı, koza sayısı, çırçır randımanı, yüz tohum ağırlığı, bitki boyu, ve meyve dalı sayısına etkisinin önemli olduğu belirlenmiştir. Topraküstü damla sulama uygulamasında yer alan S100 konusunun ekonomik anlamda daha uygun olduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: pamuk, topraküstü damla sulama, toprakaltı damla sulama, sulama düzeyi
Yüzeyaltı damla sulama sistemlerinde damlatıcı debi değişimlerinin tarla koşullarında su uygulama eş dağılımı açısından değerlendirilerek modellenmesi
Yüzeyaltı damla sulama sisteminde, damlatıcı debi değeri damlatıcının çıkışında bulunan toprağın negatif (geri) basıncı nedeniyle azalmaktadır. Bu çalışmada yüzeyaltı damla sulama sisteminde kullanılan lateral hatlarında bulunan damlatıcılardaki debi değişimleri incelenmiştir. Öncelikle, tarla koşullarında bitki materyali bulunmaksızın, akış değişimini gösteren debi değişim katsayısı (CVq) değerleri farklı özelliklere sahip damlatıcılar yardımıyla belirlenmiştir. Bu amaçla, toprak yüzeyine ve toprağın 30 cm derinliğine yerleştirilen basınç ayarlı (1.6 ve 2.3 L/h debiye sahip) ve basınç ayarlı olmayan (2 ve 4 L/h debiye sahip) damlatıcılar kullanılmıştır. Buna ek olarak, toprağın 30 cm derinliğine gömülen lateral hatlarında bulunan damlatıcılara ait negatif basınç değerlerinin değişim katsayıları (CVhs) ölçülmüştür. Ölçülen bu değerler yardımıyla HYDRUS 2D programı kullanılarak toprakta bulunan su tutma eğrisi parametreleri olan α ve ks değerleri belirlenmiştir. Daha sonra ise aynı çalışma koşulları ve orta bünyeli heterojen topraklar için yüzey ve yüzeyaltı damla sulama sisteminde kullanılan lateralleri simüle etmek amacıyla MATLAB programlama dili yardımıyla hazırlanan bir simülasyon programı kullanılmıştır. Basınç ayarlı damlatıcıların CVq değerleri, hem toprak yüzeyinde ve hem de toprak altında kullanıldığında birbirlerine yakın sonuçlar elde edilmiştir. Bununla birlikte, özellikle 2 L/h debiye sahip basınç ayarlı olmayan damlatıcıların CVq değerlerinde bir azalma meydana gelmiştir. Bu durum, yüzeyaltı damla sulamada basınç ayarlı olmayan damlatıcı debilerinin kendinden ayarlı olmadığından, damlatıcı debisi ile toprağın negatif basınç değerlerinin birbirleri ile etkileşimleri sonucu ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak, basınç ayarlı olmayan damlatıcılar yüzeyaltı damla sulamada kullanıldığında yüzey damla sulamaya oranla daha fazla eş su dağılımı göstermişlerdir. Basınç ayarlı damlatıcılardaki eş dağılım ise hem yüzey ve hem de yüzeyaltı damla sulamada birbirleriyle benzerlik göstermiştir. Yüzeyaltı damla sulamada meydana gelen negatif basınç değerleri kabul edilen maksimum değere eşit veya bu değerin altında kalmıştır.
Aydın bölgesi toplulaştırma sahalarında toplulaştırma öncesi ve sonrası kültürteknik hizmetlerinin irdelenmesi
Bu çalışma, Aydın Yenipazar ovasında bulunan dokuz yerleşim biriminde uygulanan arazi toplulaştırma projesinin kültürteknik etkilerini belirlemek amacıyla toplam 4389 ha alanda yürütülmüştür. Çalışmada toplulaştırma öncesi ve sonrası araştırma alanında parsel büyüklükleri, işletme başına düşen parsel sayısına, parsellerin hisselilik durumları, parsel şekilleri ve sayıları, ortalama parsel büyüklüğü, parsellere ulaşım sağlayan yol uzunlukları, kanal uzunlukları sulama oranı ve toplulaştırma oranı değerleri araştırılmıştır. Arazi toplulaştırması ile parsel sayısı 8465'den 4731'e düşmüştür. Toplulaştırma öncesinde ve sonrasında tek kişiye ait parsel oranları en yüksek değer almış olup toplulaştırmadan önce tek hisseli parsel sayısı 7088 iken, toplulaştırma sonunda tek hisseli parsel sayısı 4080'e düşmüştür. Ortalama parsel büyüklüğü 5,18 dekar'dan 9,28 dekara yükselmiştir. Tüm parseller yola ulaşmış ve sulanabilir hale gelmiştir. yol sistemi uzunluğuna bakıldığında toplulaştırma öncesi 87377 m olan yol uzunluğu toplulaştırma sonrası 231917 m olmuştur. dikdörtgen şekilli parsel sayısı % 19.83'den % 73.21'e yükselmiştir. Toplulaştırma projesi yapılmadan önce arazide bulunan kanal uzunluğu toplam 83371 m'dir. Toplulaştırma sonrası ise sulama sistemi artarak bu değer 194363 m'ye ulaşmıştır. Proje sahasında toplulaştırma öncesi mevcut durumda 82055 m yüzey drenaj kanalı varken; proje sonrası toplam 87453 m yüzey drenaj kanalı açılmıştır. Proje sahası toplulaştırma oranı ve sulama oranı sırasıyla % 44 ve % 94,68 bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Arazi toplulaştırması, toplulaştırma oranı, sulama oranı, parsel sayısı
Damla sulama ile sulanan bağda farklı sulama uygulamalarının verim ve bazı kalite özelliklerine etkisi
Manisa Alaşehir ovasında 2015 yılında uygulanan bu araştırmada, bağda farklı su seviyelerinin ve sulama aralıklarının verim; bazı kalite özellikleri ile su-verim fonksiyonları üzerine etkileri incelenmiştir. Deneme, arazi koşullarında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü ve iki faktörlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada, sulama aralığı olarak 3 ve 6 gün seçilen ve bu aralıklara göre A sınıfı buharlaşma kabından oluşan birikimli buharlaşmanın % 33, % 67 ve % 100'ünün karşılandığı üç farklı su seviyesi ve toplam 6 sulama konusu uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, sulama aralıkları ve su seviyelerinin yaş üzüm verimi ve kalite özellikleri üzerinde etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmada, en yüksek yaş üzüm verimi 6 gün sulama aralığında ve % 100 sulama suyu uygulanan T100 konusundan (2002.7 kg/da) elde edilmiştir. Önerilen T100 konusuna toplam 11 sulama ile sırasıyla 403 mm sulama suyu uygulanmış ve bu konudan yine 600.3 mm'lik mevsimlik bitki su tüketimi hesaplanmıştır. Toplam su kullanım randımanı değerleri, 2.99-3.99 kg/m3 arasında hesaplanmıştır. Oransal bitki su tüketimi eksikliği ile oransal verim azalması arasındaki ilişkiden elde edilen verim azalma oranı (ky) 3 günlük sulama aralığı için 0.69 olarak belirlenirken; 6 günlük sulama aralığı için 0.58 olarak belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Bağ, sulama aralığı, su düzeyi, damla sulama, su-verim fonksiyonları
Farklı sulama programlarının sofralık üzümde verim, verim bileşenleri ve su kullanım randımanına etkileri
Manisa Alaşehir ovasında 2016 yılında, sofralık çekirdeksiz üzüm çeşidi kullanılarak yapılan bu araştırmada, damla sulama sistemi ile uygulanan tam ve kısıtlı sulama programlarının yaş üzüm verimi ve kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede iki farklı bitki gelişme dönemi (sürme-çiçeklenme dönemi; çiçeklenme-ben düşme dönemi) dikkate alınarak 8 farklı sulama konusu incelenmiştir. Etkili kök bölgesindeki nem açığı dikkate alınarak sulama konuları oluşturulmuştur. 7 gün sulama aralığında topraktaki nem açığının tamamının karşılandığı konu "S1" tam sulama konusu olarak belirlenmiştir. Belirlenen fenolojik dönemlerde kontrol konusuna verilen suyun % 75'i, % 50'si, % 25'i ve % 0'ı olacak şekilde diğer konulara sulama suyu uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, farklı sulama konularının, yaş üzüm verimi ve kaliteleri üzerinde p<0.01 düzeyinde önemli olduğu belirlenmiştir. En yüksek verim değeri gelişme dönemi boyunca, tam sulama suyu uygulanan S1 konusundan 3.960 kg/da olarak elde edilmiştir. Sulama konularına toplamda 13 sulama uygulaması yapılmıştır. En yüksek verimin elde edildiği S1 konusuna toplam 554.8 mm sulama suyu uygulanmış ve mevsimlik bitki su tüketim değeri 616.2 mm olarak belirlenmiştir. Sürme-çiçeklenme dönemi için verim azalma oranı (ky) 1.21 olarak belirlenirken, çiçeklenme-ben düşme dönemi için verim azalma oranı (ky) 0.85 olarak belirlenmiştir. Mevsimlik verim azalma oranı (ky) ise 1.04 olarak tespit edilmiştir. WUE değerleri 5.91 kg/m3 – 10.68 kg/m3 değerleri arasında değişmiştir. En yüksek WUE değeri 10.68 kg/m3 ile susuz S8 konusunda belirlenirken, en düşük WUE değeri 5.91 kg/m3 ile sürme-çiçeklenme döneminde % 75 su kısıtı uygulanan S4 parselinden elde edilmiştir. Sonuç olarak, yüksek yaş üzüm verimi ve kaliteli meyve elde etmek için yetişme mevsimi boyunca sulama suyu ihtiyacının tam karşılanması (S1 konusu) gerektiği, eğer bölgede su kaynağı kısıtlı ise bu koşulda da sadece % 25 oranında su kısıtı uygulanan S2 konusunun uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Aydın Ovası koşullarında kısıtlı ve kısmi kök kuruluğu sulama tekniklerinin pamukta su-verim ilişkileri üzerine etkileri
Amaç: Bu çalışma, Aydın koşullarında kısmi kök kuruluğu (PRD) ve kısıtlı sulama programlarının May 505 pamuk çeşidinde verim, verim özellikleri ve su kullanma randımanı üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2021 yılında, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazisinde yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü ve iki faktörlü olarak kurulmuştur. Araştırmada 3 farklı sulama düzeyi (%100; %67 ve %33) ve iki farklı işletim tekniği uygulaması (geleneksel damla ve kısmi kök kuruluğu) incelenmiştir. Denemede A sınıfı buharlaşma kabından 8 günlük sulama aralığındaki toplam buharlaşma miktarları tam su %100 (TS100), kısıtlı su %67 (KS67), kısıtlı su %33 (KS33), kısmi kök kuruluğu %100 (PRD100), %67 (PRD67), %33 (PRD33) olarak damla sulama yöntemiyle uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmada, tam su alan konulara 575 mm, kısıtlı su konularına 383 ve 189 mm; PRD100 konularına 290, PRD67 konularına 193 mm ve PRD33 konularına 97 mm su uygulanmıştır. En fazla verim TS100 konusundan 511 kg/da olarak elde edilirken KS67 ve PRD100 konularından elde edilen verimler 445 kg/ da ve 415 kg/ da olarak benzerlik göstermiş ve konular arasında fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Ortalama WUE değerleri 0.76-1.29 kg/m3 arasında değişmiştir. Verim tepki etmeni (ky) sırasıyla 0.59 (geleneksel damla) ve 0.67 (kısmi kök kuruluğu-PRD) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Sonuç olarak, su kaynağının sınırlı olmadığı koşullarda geleneksel damla uygulamasında TS100 konusunun en iyi sulama konusu olduğu söylenebilir. Eğer bölgede su kaynağı kısıtlı ise bu koşulda da KS67 ve PRD67 konularının verim, WUE ve lif kalitesi açısından uygun olacağı sonucuna varılabilir. Anahtar Kelimeler: Aydın, kısmi kök kuruluğu, pamuk, damla sulama, verim azalma oranı.
Aydın Efeler dalama sulama sahası arazi toplulaştırma çalışmalarına genel bir bakış
Amaç: Bu çalışmanın iki ana hedefi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Aydın-Efeler ilçesine bağlı Dalama Merkez beldesi ile birlikte 11 mahallede (Dereköy, Yeniköy, Karahayıt, Kozalaklı, Armutlu, Mesutlu, Şahnalı, Gölhisar, Tepeköy, Baltaköy ve Çiftlik mahalleleri) uygulanan toplulaştırma projesi kapsamında; toplulaştırma öncesi ve sonrasındaki tarla içi geliştirme hizmetlerinin-TİGH (yol uzunluğu, parsel şekillerindeki değişim, sulama ve drenaj kanal uzunluklar, sanat yapılarının durumu, arazi tesviyesi, işletmelerin arazi büyüklüklerine göre dağılımı, işletmelerin arazi varlıkları) genel durumları incelemek; ikincisi ise yine yukarıda verilen mahallelerde toplulaştırma sonrasına ilişkin izleme ve değerlendirme kapsamında çiftçi anketleri ile projenin etkinliği araştırmaktır. Materyal ve Yöntem: Çalışma, Aydın-Dalama Merkez beldesi ile birlikte 11 mahallede (Dereköy, Yeniköy, Karahayıt, Kozalaklı, Armutlu, Mesutlu, Şahnalı, Gölhisar, Tepeköy, Baltaköy ve Çiftlik mahalleleri) yürütülmüştür. Çalışma kapsamında toplulaştırma öncesi ve sonrası genel durum irdelenmiş ve çiftçi anketleri ile projenin etkinliği araştırılmıştır. Çiftçilere yöneltilecek sorular belirlenerek, çiftçi görüşlerini almak amacıyla 223 adet anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasında hazırlanan sorularda toplulaştırmanın etkinliğini belirlemek amacıyla 3 ana gösterge (su kullanım etkinliği, fiziksel etkinlik, sosyal ve ekonomik etkinlik) seçilmiştir. Bulgular: Arazi toplulaştırması ile parsel sayısı 4.179'dan 3.301'e düşmüştür. Toplulaştırma ile toplam parsel sayısında %21 azalma olmuştur. Ortalama parsel büyüklüğü 6,77 dekardan 8,54 dekara yükselmiştir. Toplulaştırma oranı %22 ve proje alanı sulama oranı %46,97 olarak belirlenmiştir. Ankete katılan çiftçilerin %63'ü sulama şebekelerinin arazi toplulaştırması öncesi yapılmasını uygun bulmadıklarını arazi toplulaştırması ve sulama projesinin beraber yürütülmesi gerektiği düşüncesinde olup geri kalan %33'lük kısım sulamanın toplulaştırmadan önce yapılmasının onlara birçok yarar sağladığını belirtmiştir. Sonuç: Toplulaştırma projesinin sulama çalışmaları ile beraber yürütülmesi toplulaştırmanın daha etkin ve faydalı olabilmesi açısından önemlidir ve bölge çiftçisinin bu anlamda bilinçli hale gelmesi projelerin geleceği açısından umut vericidir. Anahtar Kelimeler: Arazi toplulaştırması, toplulaştırma etkinliği, Aydın, toplulaştırma oranı
Aydın yöresinde damla sulama yöntemiyle sulanan pamuk genotiplerinin su stresine karşı tepkilerinin belirlenmesi
Su kaynağının sınırlı olmadığı koşullarda May 455 çeşidinde sulama suyunun tam uygulandığı %100 konusunun en iyi sulama konusu olduğu söylenebilir. Diğer taraftan, su kaynaklarının giderek azaldığı ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının ön plana çıktığı günümüzde, suyun daha verimli kullanılması büyük bir zorunluluk haline gelmiştir. Çalışmanın bulgularına dayanarak, %67 oranında sulama yapılmasının mümkün olduğu ve bu uygulamanın pamuk üretimi açısından olumsuz bir etkiye neden olmadan sürdürülebilir bir çözüm sunabileceği sonucuna ulaşılmıştır