Prof. Dr. Nuri Baloğlu danışmanlığındaki tezler
14 tez · Kırşehir Ahi Evran University
Dijital dönüşümün yönetimi sürecinde üniversite öğrencilerinin endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeyleri
Bu çalışmanın amacı "Dijital Dönüşümün Yönetimi" sürecinde üniversite öğrencilerinin Endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeylerini belirlemektir. Çalışma, nicel araştırma desenine uygun olarak planlanmış ve tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye'de dört farklı coğrafi bölgede bulunan dört üniversitenin Mühendislik ile İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma örnekleminde, evrenden amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 472 üniversite öğrencisi yer almıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği (E4.0-KFÖ) yardımıyla toplanmıştır. Ölçek geliştirme çalışması araştırma örneklemine girmeyen bir mühendislik ve bir de iktisadi ve idari bilimler fakültesinde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. E4.0-KFÖ'nin geliştirilmesi amacıyla literatüre dayalı madde havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan 70 maddelik taslak ölçek, 5 öğretim üyesinin görüşlerine sunulmuş ve 39 maddelik uygulama ölçeğine dönüştürülmüştür. Öğrencilerin cevapları SPSS 24 paket programı ile analiz edilmiştir. Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı "936" ve Bartlett testi sonucu da 0,001 manidarlık düzeyinde anlamlı çıkmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçları ölçeğin tek faktörlü yapısında açıklanan varyans %sinin "39,994" olduğunu göstermiştir. Geliştirilen E4.0-KFÖ ölçeğinin asıl örneklem grubu üzerindeki uygulaması, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı güz yarıyılında dört üniversitede yer alan Mühendislik Fakültelerinin Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Mekatronik Mühendisliği bölümleri öğrencileri ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Bilişim bölümünde öğrenim görmekte olan 472 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Toplanan veriler SPSS 24 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, veri seti dağılımının normal dağılım olduğunu göstermemiştir. Bulgular, araştırma kapsamındaki öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık düzeylerinin orta altı düzeyde olduğunu göstermiştir. Cinsiyet değişkeni ve öğrencilerin öğrenim görmekte oldukları fakülte türüne göre yapılan t testi sonuçları; erkek öğrencilerin kavramsal farkındalık düzeylerinin kadın öğrencilere, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin Mühendislik Fakültesi öğrencilerine göre manidar olarak daha yüksek düzeyde bulunduğunu göstermiştir. Tek yönlü varyans analizi sonuçları; öğrencilerin üniversitelere, bölümlere ve genel not ortalamalarına göre görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olduğunu gösterirken, sınıf düzeyi ve ortaöğretim mezuniyet kaynağı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olmadığını da ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal farkındalık düzeylerini arttırmak amacıyla çok yönlü ve çeşitli farkındalık arttırıcı çalışmalarının yapılması önerisinde bulunulmuştur.
Okul yöneticilerinin yönetim tarzları ile hesap verebilirlik yönelimleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, ortaokul ve lise öğretmenlerine göre okul yöneticilerinin yönetim tarzları ile hesap verebilirlik yönelimleri arasında ilişkileri belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın hedef evrenini Kırşehir il merkezindeki ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 302 ortaokul ve lise öğretmeninden oluşturmaktadır. Veriler Üstüner (2016) tarafından geliştirilen "Algılanan Müdür Yönetim Tarzı Ölçeği" ile Bülbül (2011) tarafından geliştirilen "Türk Milli Eğitim Sisteminde Hesap Verebilirlik Uygulamaları Ölçeği" yardımıyla toplanmıştır. Analizler Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H ve Spearman Rho testi teknikler ile yapılmıştır. Araştırmanın bulguları öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin en çok benimsemiş olduğu yönetim tarzının "işbirlikli yönetim tarzı" olduğunu, bunu "otoriter yönetim tarzı", "karşı koyucu yönetim tarzı" ve "ilgisiz yönetim tarzının" izlediğini göstermiştir. Öğretmenlere ait bu görüşlerde cinsiyet faktörüne göre anlamlı farklılıklar bulunurken, mesleki kıdem, eğitim düzeyi ve branş değişkenine göre anlamlı farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinde en çok gözlemiş olduğu hesap verebilirlik yöneliminin "sağlama" boyutunda olduğu, bunu "saydamlık", "sorumluluk", "sorgulayıcılık" ve "standartlara" yönelik hesap verebilirlik boyutlarının izlediği tespit edilmiştir. Öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin yönetim tarzları ile hesap verebilirlik uygulamaları arasında anlamlı pozitif ve negatif yönlü korelasyonlar tespit edilmiştir. Bu kapsamda en çarpıcı korelasyonel bulgu okul yöneticilerinin sorumluluğa yönelik hesap verebilirlik davranışlarının "işbirlikli yönetim tarzı" ile ,617 pozitif, "karşı koyucu yönetim tarzı" ile -,294 negatif anlamlı korelasyonel ilişki içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar ilgili literatür temelinde tartışılmıştır.
İlköğretim matematik ve fen bilgisi öğretmenliği öğrencilerinde duygusal zekâ ile akademik başarı arasındaki ilişki
Bu araştırmada İlköğretim Matematik ve Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı öğrencilerinde duygusal zekâ ile akademik başarı arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Fen Bilgisi Öğretmenliği 1., 2., 3. ve 4. sınıflardan toplamda 323 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Bunlardan 139 öğrenci İlköğretim Matematik Öğretmenliği, 184 öğrenci ise Fen Bilgisi Öğretmenliği anabilim dalında öğrenim görmektedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği ve bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS Statistics 20 paket programıyla yapılmıştır. Analizlerde Cronbach Alpha Güvenirlik Testi, yüzde ve frekanslar, madde ortalamaları, Kolmogrov-Smirnov Testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann-Whitney U Testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyon Analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda duygusal zekâ ile cinsiyet, anabilim dalı ve sınıf düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunduğu, algılanan soyo-ekonomik durum ile anne-baba eğitim durumu arasında ise anlamlı farklılıkların bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca yaş, kardeş sayısı ve genel akademik başarı ortalamaları değişkenleri ile de anlamlı ilişkiler bulunmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları duygusal zekâ ile akademik başarı arasında anlamlı olmayın, negatif yönlü zayıf ilişkiler olduğunu göstermektedir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akademik başarı, duygu, zekâ, duygusal zekâ, bilişsel zekâ.
İngilizce öğretmen adaylarının okuduğunu anlama stratejileri ile üstbilişsel okuma stratejilerini kullanma düzeyleri arasındaki ilişki
Üstbiliş, temel olarak düşünme üzerine düşünme olarak tanımlanabilir. Üstbiliş stratejilerini kullanma, yabancı dilde okuduğunu anlama başarısında etkin ve kalıcı öğrenmeye yardımcı olur. Bu çalışmada yabancı dilde okuduğunu anlama başarısı ve üstbilişsel okuma stratejileri kullanımının öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, Türkçe kitap okuma sıklığı, İngilizce kitap okuma sıklığı, anne eğitim durumu ile baba eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit etmeye çalışılmıştır. Bunun yanında yabancı dilde okuduğunu anlama başarısı ile üstbilişsel okuma stratejileri kullanımı arasında bir ilişki olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada, yabancı dilde okuduğunu anlama başarısı ile üstbilişsel okuma stratejileri kullanımının belli değişkenler üzerinde bir etkisi ve aralarında bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 yılında İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde yer alan iki üniversitede İngiliz Dili ve Eğitimi alanında öğrenim görmekte olan 1, 2, 3, ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanması, öğrencilerin yabancı dilde okuma başarısını ölçen, Al- Qudairy'nin (2010) geliştirdiği başarı testi; Taraban, Kerr ve Rynearson (2002) tarafından geliştirilmiş, Akyol & Ulusoy, (2009); Mokhtari, (2002); Saricoban, (2002) tarafından 3 madde eklenmiş ve Tuncer (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış Üstbilişsel Okuma Stratejileri Ölçeği nin (ÜBOSÖ) son hali ile araştırmacı tarafından geliştirilmiş Kişisel Bilgi Testi aracılığıyla sağlanmıştır. Katılımcılardan toplanan veriler Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (SPSS) ile analiz edilmiştir. Veri analizinde Mann Whitney-U, Kruskal Wallis testleri ile korelasyon analizine başvurulmuştur. Sonuç olarak, öğrencilerin yabancı dilde okuduğunu anlama başarı puanları ile üstbilişsel okuma stratejileri arasında bir ilişki bulunmadığı; yabancı dilde okuduğunu anlama başarısının öğrencilerde demografik özellikler (cinsiyet, sınıf düzeyi, Türkçe kitap okuma sıklığı, İngilizce kitap okuma sıklığı, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu) açısından bir farklılık oluşturmadığı ve üstbilişsel okuma %iii stratejilerinin yalnızca sınıf düzeyi ve İngilizce kitap okuma sıklığı değişkenlerinde farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: yabancı dilde okuduğunu anlama, üstbiliş, üstbiliş stratejileri
Öğretmenlerin görevsel ve bireysel motive edilme algıları ile okul kültürü algıları arasındaki ilişkiler
Bu çalışmanın amacı ortaokul müdürlerinin görevsel ve bireysel motive etme düzeyleri ile algılanan okul kültürü Arasındaki ilişkileri öğretmen görüşlerine göre tespit etmektir. Çalışma kapsamında öğretmenlerin okul kültürü ve motivasyon algıları betimlendikten sonra okul kültürü algılarının; öğretmenlerin cinsiyeti, kıdemi, branşı ve görev yapmakta oldukları okuldaki görev süresi, okulun sosyoekonomik düzeyi gibi değişkenlere göre istatistiksel açıdan farklılaşıp farklılaşmadığı test edilmiştir. Araştırmada ayrıca, öğretmenlerin okul kültürü algıları ile okul müdürleri tarafından motive edilme algıları arasındaki korelasyon ve öğretmenlerin okul müdürleri tarafından motive edilme algılarının okul kültürü algıları üzerindeki yordayıcı etkisi de incelenmiştir. Araştırma, 2019–2020 eğitim-öğretim yılında Kırşehir il merkezindeki ortaokullarda görev yapmakta olan 228 ortaokul öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmada İpek (1999) tarafından geliştirilen Örgütsel Kültür Ölçeği ile ile araştırmacı tarafından geliştirilen bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmada başlıca şu sonuçlara ulaşılmıştır: Öğretmenlerin hem görevsel hem de bireysel motive edilme durumları çok ve tam düzeyinde bulunmuştur. Elde edilen bu sonuçlar, genel olarak öğretmenlerin okul müdürleri tarafından kendilerinin hem görevsel hem de bireysel ihtiyaçlarına dönük motive edildiğini ifade ettikleri söylenebilir. Bunun yanında öğretmenlerin hem görevsel motive edilme hem de bireysel motive edilme durumları yüksek düzeyde oluşmuş olmasına rağmen, görevsel motive edilme algısı ortalamasının daha yüksek oluştuğu belirlenmiştir. Özellikle bu sonuç, müdürlerin motive etme sürecinde öğretmenleri daha çok görevsel amaçlara dönük motive ettiklerini göstermektedir. Örgüt kültürü ölçeği alt boyutları incelendiğinde en yüksek ortalamaların destek kültürü ve başarı kültüründe oluştuğu belirlenmiştir. En düşük ortalama ise rol kültüründe oluşmuştur. Cinsiyetin, eğitim düzeyinin, kıdemin, okulda çalışma süresinin ve branşın öğretmenlerin okul kültürü algılarında farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin görev yaptıkları okulun sosyo-ekonomik düzeylerine göre ise okul kültürü algıları değişmektedir. Okul kültürü ile öğretmenlerin motive edilme yeterlikleri arasında da pozitif yönlü orta düzeyli ilişki tespit edilmiştir. Her bir ilişkide öğretmenlerin okul kültürü algılarının yaklaşık % 24'ününün bireysel ve görevsel motive edilme yeterlikleri tarafından açıklandığı belirlenmiştir.
Özel eğitim okulu öğretmenlerinin örgüt kültürü ve yetkinlik algıları arasındaki ilişki
Bu çalışmada ''Özel Eğitim Kurumlarındaki Öğretmenlerin Örgüt Kültürü ile Yetkinlik Algıları Arasındaki İlişki'' belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılında Kırşehir il merkezi ve ilçelerinde resmi ve özel, özel eğitim okul ve kurumlarında görev yapan 200 özel eğitim öğretmeni oluşmaktadır. Araştırmada evrenden örneklem alma yoluna gidilmemiş ve özel eğitim öğretmenlerinin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın katılımcı sayısı 188 birim olarak gerçekleşmiştir. Veriler ''Örgütsel Kültür Ölçeği'' ve "Ohio Öğretmen Yetkinlik Ölçeği'' yardımıyla toplanmıştır. Veriler SPSS 25 paket programı yardımı ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları özel eğitim okul ve kurumlarında görev yapan öğretmenlerinin yetkinlik algıları ile okul kültürünün destek kültürü alt boyutu arasında 0,169; başarı kültürü arasında ise 0,148 düzeyinde pozitif yönlü düşük bir ilişki olduğunu göstermiştir. Öğretmen görüşleri arasında örgüt kültürü alt boyutlarına göre cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kurumdaki çalışma yılı değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Destek kültürü algısı mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılıklar içermektedir. Buna göre görev süresi 0-5 yıl olan öğretmenlerin destek kültürü puan ortalamaları ile görev süresi 6-10 yıl ve 16 yıl ve üzeri olan öğretmenlerin görüşleri arasındaki puan farkının anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular ilgili literatür temelinde tartışılmış ve bulgulara dayalı olarak geliştirilen bazı öneriler de sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgüt kültürü, Özel eğitim, Yetkinlik
Okul yöneticilerinin dağıtımcı liderlik uygulama becerileri ile örgüt iklimi arasındaki ilişkiler
Bu araştırmanın temel amacı öğretmen algılarına göre, okul yöneticilerinin dağıtımcı liderlik uygulama becerileri ile örgüt iklimi arasındaki ilişki düzeyini incelemektir. Araştırmanın evrenini Konya ili, Çumra ve Bozkır ilçeleri sınırları içerisinde bulunan resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 1335 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu okullardan çalışmaya katılan ve seçkisiz olarak belirlenen 216 öğretmen oluşturmuştur. Veriler, "Dağıtımcı Liderlik Envanteri" ve "Örgüt İklimi Ölçeği" yardımı ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında toplanan veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Örnekleme dâhil edilen öğretmenlerin demografik özellikleri hakkında yapılan tanımlayıcı istatistikî analizler için frekans ve yüzde alma teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sürecinde bağımsız iki değişken arasında var olan ilişki durumunu belirlemek amacıyla t- testi, iki ve daha fazla değişken arasında var olan ilişkileri belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) tekniği kullanılmıştır. Dağıtımcı liderlik uygulama becerileri ile örgüt iklimi arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Elde edilen bulguların değerlendirilmesi neticesinde; araştırmaya dâhil edilen öğretmenlerin algılarına göre; okul yöneticilerinin dağıtımcı liderlik davranışlarını yüksek düzeyde gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen algılarına göre okul yöneticileri, dağıtımcı liderlik boyutlarından takım çalışması davranışını yüksek düzeyde gösterirken, destek verme davranışını daha düşük bir düzeyde göstermektedirler. Yine araştırma sonuçlarına göre dağıtımcı liderlik boyutlarından destek verme, denetim ve takım çalışması davranışlarına yönelik öğretmen algıları katılımcıların yaş durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Araştırmaya dâhil edilen öğretmenlerin örgüt iklimi algıları orta düzeydedir. Örgüt ikilimi boyutlarından samimi öğretmen davranışı, işbirlikçi öğretmen davranışı ve destekleyici müdür davranışına ilişkin öğretmen algılarının yüksek düzeyde; buna karşılık umursamaz öğretmen davranışı, emredici müdür davranışı ve kısıtlayıcı müdür davranışı düşük düzeydedir. Okul yöneticilerin dağıtımcı liderlik uygulama becerileri ile örgüt iklimi arasındaki ilişkilere ilişin bulgulara göre örgüt ikliminin destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve işbirlikçi öğretmen davranışı alt boyutları ile dağıtımcı liderliğin destek verme, denetim ve takım çalışması alt boyutları arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular ilgili literatür temelinde tartışılmıştır.
Yükseköğretim kurumlarında sosyal girişimsel liderlik
Bu çalışma, Türkiye'de yükseköğretim kurumlarının sosyal girişimsel lider yetiştirme kapasite ve yeterlik düzeylerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma karma yönteme uygun olarak yakınsayan paralel desene göre tasarlanmıştır. Çalışma biri devlet diğeri vakıf olmak üzere iki farklı üniversiteye ait doküman ve son sınıf öğrencilerinin görüşleri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri araştırma kapsamına alınan üniversitelerin stratejik planları, kalite belgeleri, faaliyet raporları, kurum iç değerlendirme raporları vs. sosyal girişimsel liderliğin sosyal sorumluluk, yenilikçilik, etkileme ve sürdürülebilirlik boyutlarına göre doküman analizine tabi tutularak elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Girişimsel Liderlik Ölçeği yardımı ile toplanmıştır. Araştırma kapsamına alınan her iki üniversitede öğrenim görmekte olan ve küme örnekleme tekniği ile belirlenen 958 son sınıf öğrencisi araştırmanın nicel örneklemini oluşturmuştur. Nicel veriler aritmetik ortalama, ikili ve çoklu karşılaştırma tekniklerinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Çözümlemede normal dağılım özelliği gösteren veriler için karşılaştırma tekniği olarak t-testi ve ANOVA testi tercih edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen bulgulara göre araştırma kapsamındaki her iki üniversiteye ait yazılı belge ve dokümanlarında sosyal girişimsel liderliğin sosyal sorumluluk boyutu toplumsal fayda, toplumsal katkı, sosyal fayda, sorumluluk, toplum yararı, toplumsal duyarlılık temaları ile ele alınmakta olduğu; yenilikçilik boyutunda girişimcilik, yenilikçilik, üretkenlik, katılımcılık, yaratıcılık, kaynak yaratma, risk alma temalarının dile getirildiği; etkileme boyutunda ise görünürlük, hedeflere yöneltme, paylaşımcılık, katılımcılık, öğrenci memnuniyeti gibi temalarının ön plana çıkarıldığı tespit edilmiştir. Girişimsel liderliğin sürdürülebilirlik boyutunda ise değişim, dönüşüm, gelişim, kalite odaklılık, yeniliğe açıklık, destek, topluma duyarlılık, sürekli gözden geçirme temalarının ön plana çıkarılarak ifade edildiği tespit edilmiştir. Araştırmada nicel verilerin analizi ile elde edilen bulgulara göre çalışmanın yürütüldüğü her iki yükseköğretim kurumunda da öğrencilerin yönetici ve öğretim elemanlarını sosyal girişimsel liderliğin tüm boyutlarında ve toplamda "yüksek" düzeyde değerlendirdikleri belirlenmiştir. Cinsiyet değişkenine göre öğrenci görüşleri tüm boyutlarda farklılaşmaktadır. Buna göre üniversitelerin sosyal girişimsel liderlik kapasiteleri erkek öğrencilere göre daha yüksek düzeyde bulunmaktadır. Öğrencilerin öğrenim görmüş oldukları üniversitelere göre sosyal girişimsel liderlik algıları sosyal sorumluluk boyutunda farklılaşırken yenilikçilik, etkileme ve sürdürülebilirlik boyutlarında değişmemektedir. Öğrencilerin sosyal girişimsel liderliği algılama düzeyleri öğrenim gördükleri bilim alanı değişkenine göre ele alındığında ise görüşlerin tüm boyutlarda farklılaştığı tespit edilmiştir. Sosyal girişimsel liderlik algısı öğrencilerin başarı durumlarına göre farklılaşmazken, kariyer planı değişkenine göre etkileme ve sürdürülebilirlik boyutlarında anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Girişimcilik ve sosyal girişimcilik dersi alan öğrencilerin üniversitelerine ait sosyal girişimsel liderlik algıları bu dersleri almayan öğrencilere göre tüm boyutlarda daha yüksek düzeydedir. Bulgular, ilgili literatür temelinde tartışılmış araştırma sonunda uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Ortaöğretim kurumu müdürlerinin duygusal zekâları ile karizmatik liderlik özellikleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın temel amacı öğretmen algılarına göre, ortaöğretim okulu müdürlerinin duygusal zekâ becerileri kullanma düzeyleri ile karizmatik liderlik becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini Yozgat ili Merkez ilçede bulunan 19 ortaöğretim kurumunda 2019-2020 yılında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmaya bu okullarda çalışan 249 öğretmen katılmıştır. Veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "Duygusal Zekâ Ölçeği" ve "Karizmatik Liderlik Ölçeği" yardımı ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında toplanan veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmaya dâhil edilen öğretmenlerin demografik özellikleri hakkında yapılan tanımlayıcı istatistikî analizler için frekans ve yüzde alma teknikleri kullanılmıştır. Verilerin dağılım özellikleri belirlenmiştir. İki değişken arasında var olan ilişki durumunu belirlemek amacıyla Mann Whitney U, ikiden fazla değişken arasında var olan ilişkileri belirlemek amacıyla Kuruskal Wallis-H testi tekniği kullanılmıştır. Duygusal zekâ ile karizmatik liderlik arasındaki ilişki Spearman Korelâsyon Analizi ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular çerçevesinde; araştırmaya dâhil edilen öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin duygusal zekâ kullanma becerilerini orta düzeyde karizmatik liderlik davranışlarını da orta düzeyde gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin duygusal zekâ kullanma düzeyleri ile karizmatik liderlik davranışları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen algılarına göre okul yöneticileri, karizmatik liderlik boyutlarından üye ihtiyaçlarına duyarlılık gösterme, statükoyu sürdürmeme ve çevresel duyarlılık gösterme davranışlarını yüksek düzeyde gösterirken, sıra dışı davranışlar sergileme ve kişisel risk üstlenme davranışlarını daha düşük bir düzeyde göstermektedirler. Yine araştırma sonuçlarına göre okul müdürlerinin duygusal zekâ becerilerini kullanmalarına yönelik öğretmen algıları öğretmenlerin demografik özelliklerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmazken, karizmatik liderlik algılarının öğretmenlerin cinsiyet ve yaş durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Çalışma sonunda ulaşılan bulgular ilgili alan yazına göre tartışılmıştır.
Ortaokul müdürlerinin iş ağı becerileri
Bu araştırmanın temel amacı ortaokul müdürlerinin iş ağı becerilerini incelemektir. Araştırma nitel araştırma paradigmasına uygun olarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunda Orta Anadolu'daki bir ilde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda görev yapan ve kolayda örnekleme tekniği ile belirlenen 20 ortaokul müdürü yer almıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmıştır. Veri toplama aracı hakkında uzman görüşleri alınmıştır. Veriler içerik analizi yoluyla kod, kategori ve temalara ayrılarak çözümlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bazı bulgulara göre ortaokul müdürlerinin dâhil oldukları ve kendilerinin kurdukları iş ağları resmî, yarı resmî ve kişisel olmak üzere üç kategoriden oluşmaktadır. Müdürler resmî ağlara zorunlu olarak dâhil olmaktadırlar. Araştırma kapsamındaki 20 okul müdüründen 16'sı yarı resmî ağ olarak değerlendirilen sendika üyesidir. Müdürlerin en fazla dâhil oldukları ağ kişisel ağlar olup, bu kategoride ilk sırayı sosyal medya ağında yer almak oluşturmaktadır. Ortaokul müdürleri okullarında resmî nitelikte çeşitli ağlar da kurmaktadırlar. Okul Instagram hesabı, okul Facebook hesabı ve okul Twitter hesabı bunlar arasındadır. Araştırma kapsamındaki 20 okul müdüründen yalnızca1'i eğitimle ilgili il düzeyinde yarı resmî kategoride değerlendirilen bir sivil toplum kuruluşu için ağ oluşturma girişiminde bulunmuştur. Okul müdürlerinin kendileri tarafından kurulan kişisel ağlar kategorisinde en üst sırayı yine sosyal medya ağı almaktadır. En az kurdukları ağı ise dernekler ve sosyo-kültürel amaçlı ağlar oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan 20 okul müdüründen yalnızca 2'si dernek ya da kültürel amaçlı bir ağ kurma girişimi içerisinde bulunmuştur. Okul müdürlerinin dâhil oldukları ve kendi kurdukları iş ağlarında iletişim kurma yöntemleri dijital araçlar ve yüz yüze görüşmeler yoluyla gerçekleşmektedir. Eğitim ve öğretim amaçlı katıldıkları iş ağları okul içi ve okul dışı olmak üzere iki paydaş grubundan oluşmaktadır. Okul içi paydaşlar kapsamında yalnızca öğretmenler bulunurken; okul dışı paydaşlar kapsamında üst yöneticiler, diğer okul müdürleri ve özel okul yöneticileri bulunmaktadır. Okul müdürlerinin eğitim ve öğretim amaçlı kurulan iş ağlarında yer alma sebeplerini resmî yazışmalarda yardım almak, meslektaşlarla bilgi alışverişinde bulunmak, akademik başarıyı ve sosyal etkinlikleri takip etmek oluşturmaktadır. Müdürlerin iş ağlarından ayrılma sebeplerini kişisel sebepler, zaman darlığı ve grubun amacından sapması gibi sebepler oluşturmaktadır. Çalışma grubundaki 20 okul müdüründen 19'u yeni yönetici adaylarının "iş ağlarında yer alma ve iş ağı kurma" durumlarına "evet yer alsınlar ve kursunlar" cevabını vermektedir. Araştırmada bu bulgulara dayalı bazı öneriler sunulmaktadır.
Öğretmenlerin üretkenlik karşıtı iş davranışları hakkında okul müdürlerinin görüşleri
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerdeki üretkenlik karşıtı iş davranışları hakkında okul müdürlerinin görüşlerini belirlemektir. Nitel yaklaşımlı bu araştırma durum çalışmasına uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda Orta Anadolu'daki bir ilde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda görevli bulunan ve kolayda örnekleme tekniği ile belirlenen 20 ortaokul müdürü yer almıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu yardımı ile yüz yüze yapılan görüşmelerle toplanmıştır. Görüşme formu hakkında uzman görüşleri alınmıştır. Veriler içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Çözümlenen veriler kod, kategori ve temalar altında tablolaştırılarak sunulmuştur. Bulgular, okul müdürlerinin öğretmenlerde gözledikleri üretkenlik karşıtı iş davranışlarının kaytarma, işi aksatma, mesleki odaktan kayma, rapor-izin suistimalleri, öğrencilere yönelik ilgisizlik, sabotaj, dedikodu-söylenti yayma ve okul eşyalarını hor kullanma olduğunu göstermektedir. Bu davranışların nedenleri olarak kişisel, örgütsel ve çevresel nedenleri dile getirmişlerdir. Yine okul müdürleri bu davranışların okul ortamını, eğitim-öğretim sürecini ve öğrencileri olumsuz yönde etkilediklerini belirtmişlerdir. Bu davranışlarla başa çıkmak için çeşitli bireysel stratejiler, disiplin ve uyarma yöntemleri ile çeşitli yönetimsel yaptırımlar kullandıklarını ifade etmişlerdir. Bu davranışların önlenmesi için yönetim ve organizasyon yapısında değişiklikler yapılması, finansal ve yapısal destek sağlanması, eğitim kalitesinin arttırılması ve öğretmen yetiştirmenin yeniden gözden geçirilmesi gibi çözüm önerileri sunmuşlardır. Araştırma sonuçları ilgili literatür temelinde tartışılmış ve araştırma kapsamında elde edilen bulgulara dayalı olarak bazı öneriler de geliştirilmiştir.
Okul müdürlerinin programlanmamış kararları
Okul müdürleri; teknolojinin hızlı gelişimi, toplumsal dönüşümler, göç politikalarının etkisiyle oluşan kültürel çeşitlilik, yerel farklılıklar ve değişen eğitim ihtiyaçları sebebiyle programlanmamış kararlar almaktadır. Bu dinamik ve öngörülemeyen koşullar, okul müdürlerinin önceden planlanmamış durumlara özgün, esnek ve yaratıcı çözümler üretmesini zorunlu kıldığı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı temel eğitim okullarında görev yapan okul müdürlerinin programlanmamış karar alma deneyimlerini derinlemesine incelemektir. Araştırma nitel bir yöntem ile yürütülmüş ve fenomenoloji araştırma deseni benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunda Orta Anadolu'daki bir ilde farklı kademelerdeki temel eğitim okullarında görevli toplam 18 okul müdürü yer almıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular okul müdürlerinin almış olduğu programlanmamış kararların; paydaşlarla ilgili kararlar, kaynaklarla ilgili kararlar ve faaliyetlerle ilgili kararlar olmak üzere üç temel alanda toplandığını göstermektedir. Bu kararlar okul öncesi ve ilkokul düzeyinde velilere, ortaokul düzeyinde ise öğrenci sorunlarına yönelik konular da yoğunlaşmaktadır. Okul müdürleri programlanmamış kararlarını alırken Değerler ve ilkelerle ilgili ölçütlerinde Yasal Olma, Etik Olma, Adil Olma; Milli ve Manevi Değerlere Uygunluk ve Kurum Kültürünü dikkate almaktadırlar. Okul müdürleri programlanmamış karar alırken Eğitim ve Öğretim Sürecine Yönelik Ölçütlerinde ise Öğretmeni Güdüleme, Öğrenci Merkezli Olma ve Eğitim Öğretimi Aksatmama ölçütlerini benimsemektedirler. Müdürler almış oldukları programlanmamış kararları sorunları hızlı çözebilme, kaosu önleme, hızlı karar vermeyi sağlama, tecrübe katma ve farklı bakış açıları kazandırma gibi özellikler bakımından olumlu olarak görürlerken; buna karşılık, aceleci karar verme, etkisiz karar alma ve sonucu öngörememe gibi olumsuz hususları da dile getirmektedirler. Okul müdürlerinin programlanmamış kararlarına genel olarak bakıldığında almış oldukları kararlara ilişkin eleştiri düzeyinin övgü düzeyinden daha fazla olduğu ifade edilmektedir. Araştırmada bulgulara dayalı bazı öneriler sunulmaktadır.
Okul yöneticilerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarının ortaokul öğretmenlerinin işe tutkunluklarını yordama düzeyi
Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarının ortaokul öğretmenlerinin işe tutkunluk düzeylerini yordama düzeyini incelemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında devlet ortaokullarında görev yapan 312 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, "Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği" ve "İşe Tutkunluk Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, öğretmenler yöneticilerinin en çok yasal güç ve uzmanlık gücünü kullandıklarını, en az ise zorlayıcı güce başvurduklarını belirtmişlerdir. Yöneticilerin kurallara uyulması ve öğretmenlerin bilgilendirilmesi gibi yasal güç temelli davranışlarının öne çıktığı; buna karşın, ceza ve baskı unsurlarına dayalı güç kullanımının oldukça düşük olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin işe tutkunluk düzeyleri ise genel olarak yüksek bulunmuştur. Özellikle işin anlamlı bulunması ve yapılan işle gurur duyma boyutları en yüksek puanları alırken; yoğun çalışma temposunda mutluluk, uzun saatler çalışma ve mola vermekte zorlanma boyutları en düşük ortalamalara sahiptir. Regresyon analizleri sonucunda, okul yöneticilerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarının öğretmenlerin işe tutkunluklarını anlamlı şekilde yordadığı belirlenmiştir. Özellikle yasal ve uzmanlık gücü boyutlarının, öğretmenlerin işe tutkunluklarını artırıcı yönde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular, okul yöneticilerinin güç kullanım biçimlerinin öğretmen motivasyonu ve iş doyumu üzerinde önemli bir belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır.
Literatür temelli bir sosyal adalet modeli ve ortaokul yönetici ve öğretmenlerindeki algısal durum
Bu araştırmada uluslararası literatür temelli bir sosyal adalet modeli hazırlanmış ve ortaokul yönetici ve öğretmenlerindeki mevcut sosyal adalet algısı belirlenerek bu model ile karşılaştırılmıştır. Çalışma karma desene uygun olarak Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ortaokulda yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda kartopu ve maksimum örnekleme teknikleri ile belirlenen 16 ortaokul müdürü, 25 ortaokul öğretmeni ve 18 veli üç ayrı çalışma grubu olarak yer almıştır. Bu boyuta ilişkin veriler sistematik literatür taraması ve araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu yardımı ile toplanmıştır Toplanan veriler bilgi haritası ve içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri, çalışmanın nitel bulgularına dayalı olarak yine araştırmacı tarafından geliştirilen 18 maddelik bir Sosyal Adalet Algısı Ölçeği yardımı ile toplanmıştır. Bu aracının geliştirilmesinde ölçek geliştirme aşamaları izlenmiştir. Madde havuzu ortaokul yönetici ve öğretmenleri ile velilerdeki sosyal adalet algısı dikkate alınarak hazırlanmıştır. Ölçeğin kapsam geçerliği biri MEB'de görevli olmak üzere altı farklı üniversitede görevli 11 uzman öğretim üyesinin görüşleri ile belirlenmiştir. Ölçeğin Cronbach Alpha Güvenirlik Katsayısı .97 olarak bulunmuştur. Açımlayıcı Faktör Analizi sonuçları ölçeğin tek faktörlü yapısının en ideal yapı olduğunu ortaya koymuştur. Tek faktörlü ölçek yapısı 314 ortaokul öğretmeni üzerinde Doğrulayıcı Faktör Analizine tabi tutulmuştur. Sonuçlar ölçeğin uyum indekslerinin (CFI 0,93, NFI 0,91, IFI 0,9 ve RFI 0,9) kabul edilebilir sınırlarda olduğunu göstermiştir. Araştırmanın nicel kısmına 449 ortaokul yöneticisi ve öğretmen gönüllü olarak katılmıştır. Bulgular uluslararası literatür dikkate alınarak geliştirilen sosyal adalet modelinin bireysel adalet, toplumsal adalet ve eylemsel adalet olmak üzere üç boyutlu olduğunu ortaya koymuştur. Ortaokul yönetici ve öğretmenlerindeki sosyal adalet algısı ise yüksek düzeyde eşitlik ve adalet kavramları üzerine temellenmektedir. Araştırma kapsamında geliştirilen modele kıyasla yönetici ve öğretmenlerde var olan adalet algısı oldukça sınırlı kalmaktadır. Araştırma sonuçları ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Çalışmada yönetici ve öğretmenler için düzenlenen sosyal adalet konulu seminerlerde uluslararası içeriğin göz ardı edilmemesi ve diğer eğitim kademelerindeki okul toplumu paydaşlarının sosyal adalet algılarının da belirlenmesi önerilmektedir.