Prof. Dr. Yusuf Tansel İç danışmanlığındaki tezler
13 tez · Başkent University
Petri net ile bir esnek üretim sisteminin modellenmesi ve analizi
Üretim sektöründe gün geçtikçe ortaya çıkan teknolojik ve ekonomik gelişmelerle birlikte güçleşen rekabet ortamında işletmelerin sürekli değişen ürün talep ve çeşitlerini zamanında karşılayıp hızlı cevap verebilmeleri zorunluluğu doğmuştur. Bu rekabet ortamında yerini koruyup geliştirmek isteyen firmaların belirtilen piyasa değişikliklerine hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağlayabilmesi için sahip oldukları üretim sistemlerini söz konusu şartlara uyumlu hale getirmeleri gerekmektedir. Bu da üretim sistemlerinde "esneklik" kavramını ortaya çıkarmaktadır. Esneklik çok boyutlu bir kavram olmakla birlikte üretilen parça çeşitliliğinin fazla olması ve bunun yanında sürekli değişim gösteren piyasa isteklerine hızlı ve etkili bir şekilde cevap verebilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Günümüz dinamik, belirsiz ve rekabetçi piyasa koşullarının üretim sistemlerinde esnekliği bir gereklilik haline getirmesi nedeniyle "Esnek Üretim Sistemleri" (EÜS) güçlü bir rekabet aracı olarak çağdaş üretim sistemleri arasında öne çıkmaktadır. EÜS otomasyon yoğun, personel müdahalesini en aza indiren, bilgisayar destekli makineler tarafından desteklenen ve otomatik programlanabilen taşıma sistemleri, robotlar ve konveyörlerden oluşan birden fazla adette ve çeşitte parçayı etkin bir şekilde üretebilen sistemlerdir. Bu tür kompleks sistemlerin modellenmesi ve analizi güçlü modelleme araçları gerektirir. Bu çalışmada bir esnek üretim hücresi (EÜH), "Petri ağları" (PA) modelleme aracı kullanılarak modellenmiş ve performans analizleri gerçekleştirilmiştir. Ele alınan PA yöntemi; hem sistem verimliliği, hem de sistem etkinliği analizini mümkün kılar. Geleneksel matematiksel yöntemler ile tanımlamanın zor olduğu karakteristik özellikler gösteren EÜH gibi kompleks sistemleri güçlü matematiksel özellikleri sayesinde kolaylıkla tanımlayan cebirsel sonuçlar elde edip farklı matematiksel araçlar geliştirilmesine imkan tanıyan ve diğer grafiksel gösterim yöntemlerinden farklı olarak daha anlaşılır ve ayrıntılı bir şekilde mantıksal etkileşimleri ortaya koyabilen PA, bu özellikleri ile güçlü bir modelleme aracıdır. Karmaşık mekanik sistemlerde hidrolik, pnömatik, elektriksel nedenlerle meydana gelen güç kayıpları, bu sistemlerde belirsizlik durumuna sebebiyet verir. Stokastik değişkenlikle açıklanamayan bu belirsizlikler "bulanık modellerle" tanımlanabilir. Çünkü EÜS'lerdeki girdi/çıktı parametrelerindeki bazı belirsizlikler sadece kesin olmayan ölçümlerden kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada EÜS'lerde işlem sürelerinde meydana gelen belirsizlikler için "bulanık küme teorisi" kullanılarak parametrelerin bulanıklaştırıldıktan sonra sisteme entegre edilebileceği düşünülmüştür. Ayrıca bulanık parametreler kullanılarak oluşturulan modelin sistemin gerçek yapısını yansıtma derecesini ölçmek amacıyla ele alınan EÜH, üç farklı yaklaşımla modellenmiştir. İlk modelleme yaklaşımında bulanık parametre kullanılmamışken, ikinci modelleme yaklaşımında sadece bazı parametreler bulanıklaştırılmıştır. Önerilen üçüncü yaklaşımda ise, benimsenen bulanık küme teorisi ile modeldeki tüm belirsiz parametreler bulanıklaştırılmıştır. Geliştirilen yöntem bir EÜH'nin modellenmesi ve performans analizinde kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda MATLAB PN Toolbox programından yararlanılmıştır. Sonuçlar, bulanık parametrelerin kullanıldığı "Bulanık Geçiş Zamanlı PA Model" inin sistemi en doğru şekilde yansıtan model olduğunu göstermiştir.
Havacılık alanında kullanılan kritik parçalara uygun aluminyum malzeme seçimi için örnek bir çalışma
Havacılık alanında hafiflik gereksinimi nedeniyle alüminyum parçalar yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak hafifliğin yanı sıra aynı zamanda mukavemet özellikleri de üst düzeyde olması gereken kritik önemde parçalarda geliştirilmektedir. Bu durumda korozyon direnci, yüksek sıcaklıklara dayanım, işlenebilirlik vb. Özelliklerde eklendiğinde birbirinin alternatifi olabilecek birçok alüminyum malzeme arasından bir seçim yapılması zorluğu ortaya çıkmaktadır. Bu zorluğun üstesinden gelebilmek için yukarıda sıralanan birçok özelliği bir arada dikkate alan ve sonuçta ilgili kritik parça için en uygun alüminyum malzemeyi kullanıcıya önerecek bir modelin geliştirilmesi, bu süreçteki zorlukların üstesinden gelinmesinde kullanışlı bir aracı ortaya koyabilecektir. Bu tezde bu amaca yönelik bir malzeme seçim modeli önerilecek ve havacılık alanında örneklerle modelin çalışması gösterilecektir. Havacılık sektörü gerek ticari uçak üretimi gerekse askeri alandaki uçak/helikopter üretimleri açısından hızla gelişmektedir. Bu gelişim beraberinde daha kaliteli ve uygun malzemelerle bu araçların üretimini zorunlu kılmakta, rekabetin etkisi ise bu durumun mümkün olabilecek en düşük maliyetle gerçekleştirilmesi zorunluluğunu beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla havacılık alanında özellikle kritik öneme sahip parçaların üretilmesinde birbirinin alternatifi olabilecek malzemeler içerisinden en uygun olanının seçilmesini sağlayacak modellerin geliştirilmesi bu alanda çalışan profesyonellere yol gösterici nitelikte olabilecektir. Bu amaçla tezde bulanık TOPSIS yöntemi uygulanmış ve alternatif alaşımların sıralanması sonucunda uygun alternatifler belirlenmiştir.
Çok kriterli karar verme yaklaşımı ile e-ticaret firmalarının performansının değerlendirilmesi
Her geçen gün gelişen teknoloji, alışveriş davranışlarında da değişimleri beraberinde getirmiştir. Bu değişimlerin en önemli göstergesi ise ticaret alanında olmuştur. Fiziki çalışma ortamları yavaş yavaş bırakılarak birçok avantaja sahip çevrimiçi çalışma ortamlarına geçilmeye başlanmıştır. Özellikle Covid-19 salgını bu süreci daha da hızlandırmış ve insanları da sürece uyum sağlamaya zorlamıştır. Zamanla benimsenen ve kolaylıkları fark edilen e-ticaret sektörüne artan bu ilgi, bu yöndeki çalışmaları hızlandırarak birçok e-ticaret platformunun kurulmasına sebep olmuştur. Ancak artan e-ticaret platformları yeni bir sorunu ortaya çıkarmış ve hangi platformun daha iyi olduğu sorusunu akıllara getirmiştir. Bu çalışmada, e-ticaret platformlarının ele alınan kriterlere göre değerlendirilmesi ve mevcutta pazardan yüksek pay alan işletmelerin kendi arasında sıralanmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda on e-ticaret sitesi ilk başta mevcut Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri olan TOPSIS, VIKOR ve MOORA kullanılarak değerlendirilmiş, daha sonra yapılan çalışmalar sonucunda, mevcut metotların kriterleri değerlendirmeye uygun olmadığı fark edilmiştir. Bundan dolayı mevcut metodolojiye bir yenilik getirilerek modifiye TOPSIS yöntemi geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Literatürden farklı olarak geliştirilen modelde kriterler özellikle kategorik veriler için detaylı olarak ele alınmıştır. Geliştirilen model sonucu incelenmiş ve e-ticaret platformları sıralanarak rekabet durumu açısından önemli sonuçlar elde edilmiştir.
Hava araçlarının detay parçalarının yatay ve sabit eksenli robotlarla boyanması sürecinde boya kalınlığına etki eden faktörlerin belirlenmesi optimizasyonu ve ölçüm sonuçlarının analizi
Hava araçlarının üretimi sırasında kullanılan malzemelerin ağırlıkları, uçağın işletme sürecindeki maliyetleri açısından kritik öneme sahiptir. Uçakların ağırlıklarına bağlı olarak yakıt giderleri artmaktadır. Bu bağlamda, ürünün tasarım ve üretim aşamasında ağırlığı minimize edecek çözümler üretilmeye çalışılmaktadır. Uçaklarda ağırlık yaratan konulardan birisi de uçak yapısal malzemelerinin yüzey kaplamalarıdır. Bu kaplamalardan da en çok ağırlık veren malzeme boyadır. Boyaların hava araçları açısından malzemeyi korozyondan koruma, müşterinin kozmetik beklentilerini karşılama, diğer fonksiyonel özellikleri sağlama, (uyarıcı vb.) gibi konularda kritik fonksiyonel amaçları mevcuttur. Uygulanan boyanın bir yandan malzeme için bu fonksiyonel gereksinimleri yerine getirmesi beklenirken, diğer yandan da boya sarfiyatının minimize edilmesine çalışılmaktadır. Boya uygulama sürecinde boya kalınlığına etki eden birçok faktör mevcuttur. Bu faktörlerin kontrol edilmesi sürecinin zorluğu ve kompleks doğasından dolayı tasarımcılar tarafından belirlenen kalınlık değerleri uygulayıcı firmalara belirli bir aralık içerisinde verilmektedir (örn. 15-25 mikron arası). Boya kalınlığını etkileyen çok fazla faktör olması ve bu faktörlerin değişkenliğinden dolayı üretim alanlarında altta belirtilen iki konuda problemler yaşanabilmektedir. Bunlardan ilki, kalın/ince boya hatası; boya uygulaması sonrası müşteri/tasarımcı tarafından belirtilen alt limitin altında ya da üst limitin üstünde boya kalınlığı elde edilmesidir. İkinci olarak da boya kalınlığının müşteri tarafından belirtilen aralıkta olmasına rağmen, aralığın alt limitine yakın bir kalınlık uygulamasının yakalanamaması; buna bağlı olarak hem boya sarfiyatının artması hem de boyanın meydana getirdiği ağırlığa bağlı olarak uçağın işletme giderlerinin artmasıdır. Yapılan çalışma kapsamında ilk olarak yatay ve sabit eksenli robotlarla detay parçaların boyanması sürecinde boya kalınlığına etki eden faktörler ve bu faktörlere ait alt ve üst limitler belirlenmiştir. Ardından faktöriyel deney tasarımı yapılarak deney planı çıkartılmış ve bu plana göre deneyler gerçekleştirilmiştir. Sonrasında tüm değişkenler için normal dağılım analizi yapılmış, bağımsız değişkenlerin hem birbiri ile hem de bağımlı değişkenler ile ilişkisi incelenmiştir. İnceleme sonrası faktöriyel deney analizi yapılmış, ANOVA ve regresyon modelleri incelenmiş ve faktörlerin optimum seviyeleri belirlenmiştir. Belirlenen optimum seviyeler sonrası doğrulama deneyleri yapılmıştır. Tüm bunların sonucu olarak, yatay ve sabit eksenli robotik boya sürecinde sadece parametreleri optimize ederek hem boya sarfiyatının azaltılabildiği hem de boya kalınlığı kaynaklı meydana gelen kalite hatalarının yok edilebildiği ve finansal kazanç sağlanabildiği görülmüştür.
Kripto varlıklar için bir portföy optimizasyon modeli önerisi
Bu çalışmada, Bitcoin'e özgü kripto varlıklar için deneysel tasarım modeli kullanılarak bir piyasa değerlendirme çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Bitcoin piyasasında sosyo-ekonomik faktörlerin fiyat ve hacim üzerindeki etkilerini içeren karşılaştırmalı bir deneysel tasarım modeli ortaya konulmuş ve elde edilen sonuçların uygunluğu test edilmiştir. Çalışmada, fiyat, hacim ve davranışsal faktörler olarak tanımlanan unsurlardaki olumlu veya olumsuz değişimlerin Bitcoin piyasasındaki fiyatların ve hacimlerin artış ya da azalış üzerindeki etkilerini ortaya koyan bir model geliştirilmiştir. Bu model aynı zamanda, farklı beklentilere özgü ekonomik genişleme veya daralma koşulları dikkate alınarak, piyasa fiyatlarının değişimi ve hacim artış veya azalış tepkileri için hangi faktör koşullarının gerçekleşebileceğini kullanıcılara sunabilmektedir.
Ürün termin süresinin hesaplanması için bir karar destek sistemi geliştirilmesi ve tarım makinaları üreten bir firmada uygulanması
Günümüz çalışma koşullarında en değerli kaynaklardan biri zamandır. Müşteriler için en önemli unsurlardan biri ise çalıştıkları firmalardan edindikleri ürün ya da hizmet için almış termin süresi veya tarihini, olabildiğince hızlı ve doğru almaktır. Termin kavramı, hem iş süreçlerinin verimliliği açısından hem de planlama açısından oldukça önemli bir kavramdır. Termin bilgisinin doğru verilmesi, müşteri açısından üretim, sevkiyat ve stok yönetimini daha etkin yapmasını sağlarken firmanın da güvenilirliğini arttırır. Özellikle rekabetin yoğun, rakip firmaların fazla ve pazarın geniş olduğu tarım sektöründe, varlığını sürdürmek ve gelişmek isteyen firmalar için doğru termin bilgisi vermek ayrıcalık değil, zorunluluk haline gelmiştir. Zaman yönetimin kritik olduğu mevsimsel döngülerden etkilenen tarım sektörü bu bağlamda müşterilere hızlı ve doğru termin süresi vermek durumundadır. Çünkü tarım makinesinin çiftçi veya bayilere teslim süresi, ekim, hasat ve bakım gibi hayati faaliyetlerin zamanında gerçekleştirilmesini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle müşterilerine, güncel ve doğru termin tarihi vermek isteyen tarım makineleri üretici firmaları bu kapsamda çeşitli dijital takip sistemleri ve entegre sipariş altyapıları gibi uygulamalarda bulunmaktadır. Bu çalışmada termin tarihini hızlı ve güvenilir bir şekilde vermek için bir Karar Destek Sistemi geliştirilmiştir. Sipariş ve üretim yönetimi hesaplamalarında oldukça önemli olan Ekonomik Üretim Miktarı ve Ekonomik Sipariş Miktarı hesaplamaları yapılarak öncelikli olarak üretim ve sipariş yönetimi kontrol altına alınmaya çalışılmıştır. Bunlara ek yapılan ROP hesaplamaları ile iş daha da kolaylaştırılmıştır. Termin tarihini belirleyen Excel tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Excel VBA'da makro dili kullanılarak hazırlanan yazılım ile anlık olarak termin süresi ve tarihinin hesaplanması sağlanmıştır.
Havacılık sanayinde kullanılan 6061 ve 6013 alüminyum alaşımların işleme parametrelerinin enerji tüketimine etkisi
Havacılık sanayi, malzeme performansının ve enerji verimliliğinin kritik öneme sahip olduğu stratejik bir sektördür. Bu bağlamda, 6061 ve 6013 gibi 6xxx serisi alüminyum alaşımları; hafiflik, yüksek mekanik dayanım, korozyon direnci ve işlenebilirlik gibi üstün özellikleri sayesinde bu sektörde yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında, söz konusu alaşımların frezeleme işlemi sırasında enerji tüketimine etki eden işleme parametrelerinin analizi ve optimizasyonu amaçlanmıştır. Deneysel çalışmalar 2⁴ faktöriyel deney tasarımı kullanılarak gerçekleştirilmiş; yatay mil hızı, kesme derinliği, takım kalınlığı ve malzeme türü olmak üzere dört bağımsız değişken ele alınmıştır. Deney sonuçları minitab yazılımı ile analiz edilmiş; varyans analizi (ANOVA), regresyon modelleme, kodlanmış katsayılar, grafiksel analizler ve yanıt optimizasyonu yöntemleri kullanılmıştır. Analizler sonucunda, özellikle mil hızı ve takım tipi faktörlerinin enerji tüketimi üzerinde anlamlı etkiler yarattığı belirlenmiş; 6013 alaşımının daha düşük enerji tüketimi sağladığı görülmüştür. Elde edilen optimum parametre kombinasyonu doğrulama deneyleri ile test edilmiş ve tahmin edilen değerlerle karşılaştırıldığında hata oranlarının kabul edilebilir sınırların altında olduğu saptanmıştır. Bu çalışma, havacılık sektöründe sürdürülebilir üretim ve enerji verimliliği hedeflerine katkı sağlamakta olup, talaşlı imalat süreçlerinin optimizasyonuna yönelik uygulamalı bir yaklaşım sunmaktadır.
Elektro-mekanik aktüatörler için Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılarak Güvenilirlik Tabanlı Bakım Analizi (RCM) uygulaması
Bu tez kapsamında güvenilirlik tabanlı bakım analizi aşamalarından biri olan Kritiklik Analizi aşamasında mevcutta kullanılan yöntemlerden farklı olarak; her bir hata modu için AHP yöntemi ile kritiklik sınıflandırılması için yeni bir model önerilmiştir. Bu yeni AHP modeli kullanılarak her bir hata modu kendi içerisinde değil, sisteme etkileri açısından (maliyet, güvenilirlik, kullanılabilirlik, kritiklik ve üretim) değerlendirilebilmiştir. Önerilen AHP yöntemi ile daha kullanışlı bir kritiklik sınıflandırılmasının yapılabileceği gösterilmiştir. Tez kapsamında; özellikle savaş uçakları için kritik öneme sahip olan sistemlerden biri olan Elektro-Mekanik Aktüatörler (Electro-Mechanical Actuators- EMA) için yeni önerilen AHP yöntemi kullanılarak kritiklik sınıflandırmasına dayalı bir güvenirlik tabanlı bakım analizi uygulaması sunulmaktadır. Elektro-Mekanik Aktüatörler uçak üzerinde gerçekleştirdiği fonksiyonlar (dahili silah yuvaları kapıları, iniş takımı kapıları, havadan havaya yakıt ikmali kapıları v.s.) gereği kritik öneme sahiptirler. Elektro-mekanik aktüatörlerin sık arıza gösterdikleri motor ve elektrik/elektronik hatalarının kritiklik analizi için yeni bir yöntem olarak AHP önerilmiş ve uygulama sonucunda elektro-mekanik aktüatörler için belirlenen A ve B sınıfı parçalar için planlı bakım öneri sistemi de geliştirilebilmiştir.
Afet durumunda insani yardım faaliyetlerinin modellenmesi: Sahra hastanesi için Ankara'da yer seçimi
Türkiye özellikle depremler açısından riskli olarak sınıflandırılan bir bölgede yer almakta ve yakın geçmişte meydan gelen depremler önemli ölçüde can kayıplarına ve maddi hasara sebebiyet vermiştir. Dolayısı ile afetlerden sonra verilecek olan sağlık hizmetleri can kayıplarının daha da artmasını önleme ve yaralılara zamanında müdahale etme açısından büyük önem arz etmektedir. Afet durumlarında en önemli gereksinimlerden biri insanların sağlık hizmetlerine hızlı bir şekilde ulaşmalarıdır. Bu çalışmada afet sonrasında kurulacak olan sağlık merkezinin yer seçiminin yapılabilmesi için alternatif konumlar ve çeşitli kriterler belirlenmiştir. Daha sonra VIKOR Yöntemi kullanılarak çeşitli senaryolar altında en iyi alternatiflerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Önerilen metodoloji Ankara İli Merkez İlçelerinde uygulanarak sonuçlar analiz edilmiştir.
Ülkelerin günlük covid-19 salgınından etkilenme düzeylerinin takibi için bir çok ölçütlü karar verme modelinin geliştirilmesi
Tarih boyunca virüsler dünyayı yakından etkilemiştir. Bazı virüsler hastalıklara sebep olmaktadır ve büyük çaplı etkiye sahip olan hastalıklar salgın olarak tanımlanmaktadır. Birçok salgına tanıklık eden insanoğlu yakın zamanda COVID-19 salgını ile karşılaşmıştır. COVID-19 pandemisi halk sağlığını olumsuz etkilemiştir. Salgının takibi ve durum analizi karar vericiler için oldukça önemli bir konudur. Bu çalışmada Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan COVID-19 verilerine bağlı olarak ülkelerin etkilenme düzeyleri takibi amaçlanmıştır. Çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Tercihlerin İdeal Çözüme Yakınlık Derecelerine Göre Sıralanması Tekniği (TOPSIS) bulanık ortamda kullanılmıştır. Çalışmanın kritik bir bölümü olan ağırlıklandırma kısmında kısmında kriter ağırlık değerleri, verilerin zaman serisi gözlemlerine dayalı olarak dilsel ifadelerle belirlenmiş ve daha sonra üçgen bulanık sayı karşılıkları kullanılarak ağırlıklar hesaplanmıştır. Sonuç olarak ülkelerin COVID-19 salgınından etkilenme düzeylerine göre sıralandığı bir model ortaya konulmuştur.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimi açısından incelenmesi ve modellemesi
Ülkeler, gelecekte yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine yönelik sermaye yatırımlarını iyileştirmeyi hedeflemektedir. Karar vericiler, yenilenebilir elektrik enerjisi kaynaklarıyla ilgili yatırım kararları verirken kWh başına maliyet, yenilenebilirlik, toplam elektrik üretim kapasitesi sürdürülebilirliği, arz güvenliği, talep ve bütçe kısıtlamaları gibi çeşitli kriterleri göz önünde bulundurmalıdır. Bu çalışmada, yenilenebilir enerji alternatiflerini sıralamak yerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının en iyi üretim miktarlarını ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre kaynağın talebe göre en iyi yatırım düzeyini hesaplamak için matematiksel bir model geliştirilmiştir. Çalışmada Türkiye için bir vaka çalışması gerçekleştirilmiştir. En iyi sonucun elde edilmesinde, TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to an Ideal Solution) yöntemi ile doğrusal programlama (DP) modelinin bir kombinasyonu kullanılmaktadır. Geliştirilen modelinin uygulanabilirliği bu çalışmada gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilenebilir Elektrik Enerjisi Kaynakları, Elektrik Enerjisi Planlaması, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV), TOPSIS, Doğrusal Programlama (DP)
Hakem ataması için bir karar destek sistemi
Son zamanlarda artan Ar-Ge proje sayıları ve farklılaşan proje faaliyet alanları ile birlikte Ar-Ge projelerinin ait olduğu araştırma alanlarının belirlenmesi ve bu araştırma alanlarına uygun hakemlerin tespitinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle projelerin desteklenme süreçleri olumsuz etkilenebilmektedir. Bu çalışmada, Ar-Ge projelerinin sınıflandırılması amacıyla öncelikli olarak çalışmanın gerçekleştirildiği veri tabanındaki veriler temizlenmiştir. Ardından, doğal dil tekniklerinden biri olan "Word2Vec" kelime temsili yöntemi ile otomatik özellik öğrenme yaklaşımı kullanılarak özelliklerin sınıflandırılması amacıyla "Evrişimsel Sinir Ağları (CNN-Convolutional Neural Network) modelleri oluşturulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte hakem performansının hiyerarşik bir yapıda ölçülmesi tez kapsamında amaçlanmıştır. Ana grupların ve alt grupların performans kriter değerleri, grup çok kriterli karar verme yaklaşımında kullanılan tereddütlü bulanık sayılarla VIKOR yöntemine entegre edilmiş ve Ar-Ge proje hakemlerinin TOPSIS yöntemine göre performansları ölçülmeye çalışılmıştır. Son olarak, Ar-Ge projelerinin metin tanıma yöntemleri ile sınıflandırılması ve çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak projelere hakem atanmasının sağlanmasına imkan veren yapay zekâ temelli bir karar destek sistemi geliştirilmiştir.
Binalarda ısıtma ve soğutma ihtiyacının karşılanması için Promethee yöntemi ile VRF klima sistemi uygulayıcı firma seçimi
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artan yaşam standartları sadece ısıtmayı ihtiyaç olmaktan çıkarmıştır. İnsanlar evlerinde, işyerlerinde gittikleri eğlence mekanlarında ihtiyaçlarına göre ısıtma ve soğutma konforu talep etmektedir. Japonya'da geliştirilen VRF sistemlerinin, teknolojisi sayesinde tek bir dış üniteye bağlı birden fazla iç ünitenin bireysel olarak kontrol edilerek farklı sıcaklıklarda çalıştırılabilmesi bu sistemin en önemli tercih sebebidir. Son yıllarda pek çok yeni firma, VRF Klima Sistemleri üreticisi ve uygulayıcısı olarak sektörde yerini almıştır. İlk kurulum maliyetleri yüksek olan bu sistem için en iyi üretici ve uygulayıcı firmayı alternatifler arasından seçmek karar vericiler için zorlaşmıştır. Bu tez çalışmasında, binalarda ısıtma ve soğutma ihtiyacını karşılamak için kullanılan, iki borulu ısıtma ve soğutma yapabilen Isı Pompalı VRF Sistemleri için uygulayıcı firma seçimine yönelik bir çok kriterli karar verme (ÇKKV) modeli önerilmektedir. Uygulayıcı firma seçimi için VRF sistemlerinin çalışması ve yapısı incelenerek seçim kriterleri ve seçim alternatifleri olan 15 adet firma belirlenmiştir. ÇKKV yöntemlerinden PROMETHEE yöntemi ile 3 farklı bina için bina özelliklerine ve iklim şartlarına göre kriter ağırlıkları değiştirilerek, firmalar arası sıralama ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışmada 'Visual Promethee Academic' versiyonu kullanılmıştır. Çalışma sonucunda üç binanın konum ve yapısına göre kriter ağırlıklarının değiştirilmesinin her bina için farklı VRF sistemi uygulayıcı firma sıralaması oluşturduğu görülmüştür.