Prof. Dr. Zafer Utlu danışmanlığındaki tezler
16 tez · İstanbul Aydın University
Restaurant sektöründe yaşanan iş kazalarını önlemede iş sağlığı ve güvenliğinin önemi ve risk analizlerinin yapılması
İş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan araştırmalar, restaurant işletmelerinde çok sayıda iş kazası yaşandığını ve bu iş kazalarının büyük çoğunluğunun zaman kayıplı kazalardan oluştuğunu göstermektedir. İş sağlığı ve güvenliğine yeterince önem verilmemesi, toplumun genelinde iş güvenliği bilincinin bulunmaması, "kaç yıldır bu işi yapıyorum bir şey olmadı" düşüncesi ve eğitim/bilgi eksikliği iş kazalarının ana sebeplerinin başında gelmektedir. 2014 SGK verilerine bakıldığında lokanta ve seyyar yemek hizmeti faaliyetlerinde 6099 kişinin iş kazası geçirdiği, bu kazalar sonucu yaşanan iş günü kaybının ise 31702 olduğu görülmektedir. Bu veriler ekonomik faaliyet sınıflamasına (NACE) göre az tehlikeli ve tehlikeli grupta yer alan restaurant sektöründe iş güvenliği uygulamalarının ciddi bir şekilde ele alınması ve devlet tarafından gerekli denetimlerin yapılması gerekliliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu tez çalışması 120 işletmesi bulunan bir restaurant zincirinde 2015 yılı içerisindeki iş kazası kayıtları ele alınarak yapılmıştır. Meydana gelen iş kazaları, kaza tipleri, bu kazaların nedenleri ve kazaları önlemek için alınması gereken aksiyonlar, iş kazası ve ramak kalaların araştırılmasının önemi üzerinde durulmuş, örnek kaza araştırmaları yapılmıştır. Ayrıca restaurant sektöründeki olması gereken iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları detaylı olarak ele alınmış, işyerindeki tehlike ve riskler belirlenerek bunların önlenmesine yönelik risk analizi çalışmaları yapılmıştır. Bu tez çalışmanın amacı; çalışmaya konu olan restaurant zincirinde yıl içerisinde meydana gelen toplam kaza sayısı ve kazalarda kaybedilen gün sayısının aylara göre dağılımı, kazalarda en çok hangi vücut bölgelerinin yaralandığı, hangi görevlerdeki çalışanların daha fazla kazaya maruz kaldığı, kazaların restaurantların en çok hangi bölümlerinde meydana geldiği, restaurant sektörüne yönelik olarak belirlenen kaza tiplerine göre kaza sayısı ve bu kazalardaki gün kayıplarının belirlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin gerektiği gibi uygulanması durumunda sektörde yaşanan iş kazalarında büyük oranda azalma olacağı, bu tedbirlerden ortam bazlı olanların uygulanabilirliğinin daha yüksek oranda iken bireye yönelik olanların uygulanabilirliğinin daha güç olduğu konularına dikkat çekmek ve sektörde risk analizi çalışmalarına örnek teşkil etmektir.
Otomotiv servislerinde güvenlik riskleri, önlemleri ve risk analizlerinin karşılaştırılması
Bu çalışma;30 Haziran 2012'de 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu'nda yer alan, işverenlerin ve tüm çalışanların uymaları gereken sağlık ve güvenlik standartlarını kapsamaktadır. Otomobilin icadı ile başlayan otomotiv tamir sektöründe iş güvenliği ise,'iş yeri tanıtımı, atölye düzeni, yangın, çalışma ortamı şartları, çevre, kullanılan makine ekipmanlar, çalışanların eğitimi, kişisel koruyucular ile risk değerlendirmesi' konu başlıkları altında incelenmiştir. Risk değerlendirme yöntemleri olan L matris ve Hata Türleri Ve Etkileri Analizi risk değerlendirme yöntemleri karşılaştırma sonuçları aşağıdaki gibi elde edilmiştir: 1. L matrisinde mevcut tehlikeli durumlar için "olasılık" ve "şiddet" skalası mevcuttur. Hata Türleri Ve Etkileri Analizinde ise olası hataları nedenleri ve etkileri önem kazanır. 2. L matriste takım çalışması ve fazla deneyim gerektirmez iken, Hata Türleri Ve Etkileri Analizi deneyimli risk değerlendirme ekip üyelerine ihtiyaç duyar. 3. Değişken bakımından Hata Türleri Ve Etkileri Analizi daha fazla veri gerektirir. 4. Hata Türleri Ve Etkileri Analizi kalite sistemi ile uyumlu çalışılabilmekle birlikte L matris yönteminde bağımsız olarak çalışılabildiği bildirilmiştir.
Asansör sistemlerinde FMEA ve Fine-Kinney metodlarının risk değerlendirmelerinin karşılaştırılması
Bu tez çalışması, ülkemizde yeni yeni oturmaya ve gelişmeye başlayan İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün temel taşlarından olan risk değerlendirme metotlarından Hata Türü Etkileri Analizi (FMEA) ve Fine-Kinney metotlarının asansör sistemlerindeki uygulamaları ele alınarak hazırlanmıştır. Asansör sistemlerinin; inşaat, montaj, bakım-onarım, arıza ve deneimi sırasında meydana gelebilecek iş kazalarının önlenmesi için uygulanan risk değerlendirme parametreleri ele alınarak karşılaştırma yapılmıştır. Birinci bölümde, asansör sistemlerinde uygulanması gereken risk değerlendirme ve tedbirlerin önemine, sektör ve asansör tanımına, tarihçe ve donanımlarına değinilmiştir. İkinci bölümde, asansör işlerinin öncesinde yani inşaat sırasında ve montaj sırası ve sonrasında ele alınan İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Hata Türü ve Etkileri Analizi (FMEA) metodu ele alınarak uygulama yöntemi anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, Fine-Kinney metoduna yer verilerek uygulama yöntemine değinilmiştir. Beşinci bölümde, ele alınan iki risk değerlendirme metodunun uygulama örnekleri üzerinden karşılaştırma yapılmıştır. Altıncı bölümde, Hata Türü ve Etkileri Analizi (FMEA) ve Fine-Kinney metodundan asansör sistemlerinde kullanılabilirliği ve işlevselliği bakımından daha verimli olan metoda değinilmiştir. Son bölümde ise, Hata Türü ve Etkileri Analizi (FMEA) ve Fine-Kinney metotlarıyla yapılan çalışmaların uygulamalarına yer verilerek tez çalışması tamamlanmıştır.
Uçaklarda kabin içi işyeri ekipmanlarının iş güvenliği açısından risk analizi ile incelenmesi
İş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma yaşamının en önemli sorunlarından biridir. Güvenlik kültürünün yanı sıra, işletmelerde kullanılmak üzere seçilen risk değerlendirme yönteminin iş kazalarının engellenmesi konusunda literatürde son zamanlarında üzerinde ehemmiyetle durulan bir olaydır. Bu çalışmanın amacı, seçilen risk değerlendirme yönteminin çalışanların güvenliği üzerine etkisini ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklemini havacılık sektöründeki bir uçak oluşturmaktadır. Uçakta yapılan 5x5 matris yöntemine göre riskler ve oluşturacağı tehlikeler belirtilerek bunların FMEA risk değerlendirme yöntemindeki karşılığı bulunmuş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, işyerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasında, güvenlik kültürünün sağlanması ve geliştirilmesinin yanı sıra kullanılacak risk değerlendirme yönteminin de anahtar bir rol oynadığı görülmektedir.
İş sağlığı ve güvenliğinde işveren yükümlülükleri ve hukuki sonuçlarının örnek olaylarla analizi
Sanayi devrimi ile birlikte bugüne kadar İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda Dünyada ve Türkiye'de pek çok çalışma yapılmış ve mevzuat hazırlanmıştır. Bu çalışmalar çoğu zaman yetersiz kalmış, etkili olamamış ve sonucunda birçok iş kazası ve meslek hastalıkları meydana gelmiştir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda yapılan çalışmaların yetersizliği sonucu ortaya çıkan iş kazaları ve meslek hastalıkları, maalesef ülkemizde her zaman önemli bir problem teşkil etmektedir. Ülkemizdeki istatistiklere bakıldığında her yıl çok ciddi sayıda çalışan iş kazası ve meslek hastalığından yaşamını yitirmektedir. İş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu doğan maddi kayıplar nedeniyle, sosyal güvenlik sistemimiz yüksek maliyetler ödemektedir. Yaşanan bu dramatik tablo, mevcut hükümetler yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıklarını azaltma adına bir takım yasal düzenlemeler yapmaya itmektedir. Öteden beri ülkemizde bu yönde adımlar atılmakta olup, son yıllarda özellikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği olgusu daha kapsamlı olarak yeniden düzenlenmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile oldukça ayrıntılı bir mevzuat oluşturulmuş ve bu mevzuatla işverene önemli sorumluluklar yüklenmiştir. Bu noktada kabul etmek gerekir ki sadece yasa ve yönetmelikleri değiştirmek ve yapılması gerekeni açıkça ifade etmek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçilmesinde mümkün değildir. Asıl problem, kanunlar ve yönetmeliklerle getirilen yükümlülüklerin uygulanması ve bu uygulamaların denetiminde yaşanan sorunlardan kaynaklanmaktadır. Çalışmamızda, ilk önce iş sağlığı ve güvenliği kavramı üzerinde durulmuş, 6331 sayılı kanun kapsamında işverenlere getirilen yükümlülüklerin neler olduğuna bakılmış işverenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülüklerine aykırı hareketi halinde sonuçlarının neler olduğu değerlendirilmiştir.
Hastanelerde iş sağlığı ve güvenliği
Günümüzde sağlık personelleri ya da sağlık çalışanları diğer diğer sektörlerde çalışan personellere göre daha ağır iş yapmakta ve tehlikelere karşı yüz yüze kalmaktadırlar. İşin niteliği de ayrı bir unsur olarak görülmektedir. Sağlık personelleri hastanede yapmış oldukları işe göre yani iğne yaralanmaları, bel veya sırt ağrıları, kimyasal alerjiler, şiddet ve stres gibi çok çeşitli meslek tehlikelerine maruz kalıyorlar, bu önemli risk faktörleri sağlık çalışanların işteki tempolarını düşürmekte ve iş kazalarının gün geçtikçe armasına sebep olmakta ve personellerin ve hastaların güvenliklerini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu hususlar sağlık personellerin sağlık ve güvenlik hususları gündemde yer almaktadır. Bu sebeplerle yola çıkılarak tez konusu olan Hastanelerde İş Sağlığı ve Güvenliğine yönelik hazırlanmıştır. Türkiye'de sağlık personellerine yönelik çalışmaların geçmişi eski değildir, bundan bir ya da birkaç yıl önce çıkarılan Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Yönelik Yönetmelik konusunda sağlık personellerinin sağlığına ve güvenliği ile ilgili önemli düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre hastanelerde çalışan personellere yönelik komitelerin kurulması, yeni ve güvenli programlarla ilgili çalışmaların yapılması, personellere yönelik eğitim, bilgilendirme sağlık taraması, çalışanlara yönelik kişisel koruyucu tedbirler, kimyasal tehlikelere karşı yapılacak önlemler ve kontroller ayrıca çalışanlara yönelik şiddetin önlenmesine yönelik bir takım çalışmalar yapılmıştır. Yapılan yeniliklerle birlikte hastanelerde özel ya da kamu fark etmeden İş Sağlığı ve Güvenliği Kurumları kurulmuştur, ancak eksiklikler tam olarak mevcut olmamakla beraber içerisinde personel, donanım ve hizmet hususlarında eksikliklerin tamamlanması için gerekli şartların yerine getirildiği gözlenmektedir. Sağlık çalışanların sağlığı ve güvenliği toplumun da sağlığını da etkileyen bir unsur olduğundan dolayı İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının acilen hayata geçirilmesi şarttır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30 Haziran 2012 tarihinde özel ve kamu olmak üzere tüm sağlık sektörüne de dahil olmak üzere tüm iş yerleri için yürürlüğe girmiş ve halen bütün çalışmalar hızlı bir şekilde yapılmaktadır. Yürürlüğe giren bu yasa hastanelerde verilen sağlık hizmetleri ile ilgili çok tehlikeli işler sınıfı olarak dahil edilmiş olup, uygulamaların nasıl yapılacağı da belirlenmiş, bunun için gerekli eğitimler ve donanımlar yerine getirilmiş olup, İstanbul Tabip Odaları Birliği sağlık personelleri için sağlıklarını ve güvenliklerini tehdit edecek hususlar için iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınacak tedbirleri sürekli hatırlatmakta ve uygulamaktadırlar ve bu uygulanacak hususlar özel ve kamu hastanelerine bildirilerek konunun ne kadar önemli olduğu da vurgulanmıştır. Sağlık çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini korumak için bir takım önemli tedbirler yer almaktadır, ilgili yasa gereği iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam edilmekte ve İSG kurulunun oluşturulması, risk analizlerinin yapılması gibi konular sürekli gündemde yer almaktadır. Burada asıl amacı vurgulamak gerekirse sağlık çalışanların daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde işlerini yapmak ve hatalarını en aza indirmek için bu çalışmalar yapılmakta ve halen devam etmektedir.
Kişisel koruyucu donanımların iş kazasını önlemesinin analitik çözümü -karayolları kargo taşımacılığında vaka analizi
Güvenli ve sağlıklı çalışma ortamının oluşturulması, ortam risklerinin kontrolüne, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenebilmesine bağlıdır. Ortam risklerinin kontrol altına alınmasında toplu korunma tedbirlerine öncelik verilmelidir. Risklerin toplu korunmayı sağlayacak teknik önlemlerle, iş organizasyonlarıyla ya da çalışma yöntemleriyle önlenemediği veya tam olarak sınırlandırılmadığı durumlarda da kişisel koruyu donanım kullanımı devreye girmektedir. Bunun için yapılan tüm çalışmalara uyum algısının oluşturulması gerekmektedir. Güvenli ve sağlıklı çalışma ortamının sağlanmasında çalışanların motivasyonu ve karar vericilerin tutumu etkin rol oynadığı gibi bu durum sektörlere göre farklılık göstermektedir. Bu çalışma ise karayolları kargo taşımacılığı yapan bir firmada, çalışanlar ve yöneticilerin kişisel koruyucu donanım kullanımının, iş kazalarını önlemesinin analitik çözümündeki algısı üzerine odaklanmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde iş sağlığı ve güvenliği kavramları ele alınmış, Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliğinin gelişiminden, kişisel koruyucu donanımının etkin kullanımı ve kullanımına neden gösterilecek risk ortamlarından bahsedilmiştir. Tezin ikinci bölümünde karayolu kargo taşımacılığı kavramları, Türkiye'de ve dünyada kargo taşımacılığının gelişimi, taşınabilir kargo ve taşınması yasak olan kargo özelliklerinden bahsedilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde ise vaka analizinin gerçekleştiği tesisin tanıtılması, iş akışı, çalışanların görev ve sorumlulukları, kullanmış oldukları kişisel koruyucu donanımlar ve özelliklerinden söz edilmiştir. Sonuç bölümünde paket ve kargo taşımacılığı yapan tesis ortamındaki çalışanların ve yöneticilerin kişisel koruyucu malzeme kullanma konusundaki tutumlarını, motivasyonları iş kazaları ile ilişkileri konusundaki algılarını ölçmeye yönelik anket çalışmasına yer verilmiştir.
Yeşil binalarda tasarım parametrelerinin belirlenmesi ve termodinamik analizi
Bu çalışmada, yeşil bina kavramı detaylı bir şekilde tanımlanmıştır. Yeşil binaların tasarım süreçlerinde izlenmesi gereken yollar ve termodinamik parametreler açıklanmıştır. Yeşil binaların yerel çevre ile olan etkileşimi ve LEED ölçütleri de belirtilmiştir. Tasarımı yapılan binanın termodinamik analizleri hesaplanmıştır. Binanın enerji ihtiyacının ne kadarının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanabileceği incelenmiştir. Binanın yeşil bina kriterlerine uygunluğu LEED ölçütleriyle incelenmiş ve uygun olduğu tespit edilmiştir. Bulunan sonuçlar yeşil binanın işlerliğini göstermektedir.
Bilgisayar destekli 1 kW' lık rüzgar türbini tasarımı ve prototip üretimi
Dünya hızlı bir şekilde yenilenebilir enerji kaynağı kullanımına geçmektedir. Özellikle son yıllarda bu konuda yatırımlarında artması yenilenebilir enerjinin önemini göstermektedir. Rüzgâr enerjisi de son zamanlarda göstermiş olduğu gelişimlerle çokça bahsedilen yenilenebilir bir enerji çeşididir. Rüzgâr enerjisi, rüzgâr türbin makineleri vasıtasıyla ilk önce mekanik, daha sonra elektrik enerjisine dönüştürülür. Üretilebilecek enerji miktarını etkiyen en önemli faktörler; rüzgâr türbini bıçak sayısı ve bıçak yapısı, türbin tasarımı, dişli yapısı kısacası sistemin her bir faktörü üretilecek enerji miktarını etkilemektedir. Bu yüzden her yıl rüzgâr türbini ile ilgili yatırım miktarları da artmaktadır. Rüzgâr enerjisinde ilk sermaye yatırımı makine ve destekleyici altyapı için kullanılmaktadır. Türbin tasarımı, tesisin kurulumu ve işletilmesi gibi enerji maliyet fiyatının artmasına sebep olan faktörler rüzgâr gücünü bir alternatif enerji kaynağı yapma anahtarıdır. Bir rüzgâr türbinin matematiksel modellenmesi, işlem alanı üzerinde, rüzgâr türbinin davranışının anlaşılması için gereklidir. Çünkü rüzgâr türbinin optimum değerlerde çalışmasına yardımcı olacak kapsamlı kontrol algoritmaların geliştirilmesine izin verir. Modelleme, rüzgâr türbini performans değerlerinin kontrol edilmesini sağlar. Model sonuçları, türbin tasarımını optimize etmek ve rüzgâr enerjisi fiyatının artmasına yol açacak faktörleri minimize etmek isteyen yeni nesil türbin araştırmacıları ve tasarımcıların yararlanabileceği bir bilgi olacaktır. Bu tezde rüzgâr enerji sistemleri üzerinde çalışılmış ve rüzgâr türbin sisteminin matematiksel modellemesi yapılmıştır. Çevre şartları ve rüzgâr türbini için belli parametreler dikkate alınarak simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Uygulamalı görmek için mini rüzgâr türbini imal edilmiştir.
Isıl sistemlerde mevcut atık ısı potansiyelinden yararlanarak termofotovoltaik yöntemlerle elektrik enerjisi üretim teknolojilerinin geliştirilmesi
Günümüzde enerji tüketiminin giderek artması, yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla tükenmesi ve minimum girdi ile maksimum verim elde etme talebi yeni teknoloji arayışlarına hız kazandırmıştır. Atık ısıların değerlendirilmesi enerji yönünden tasarruf sağlamaktadır. Atık ısılardan elektrik üretimi gerçekleştirilerek temiz ve yenilenebilir enerji olarak mevcut elektrik üretimine katkı sağlanmaktadır. Bu yöntem, maliyet, atık ısının etkin kullanımı ve enerji tasarrufu açısından alternatif sunarken aynı zamanda sera etkisini azaltarak çevre dostu bir üretim modeli olarak kabul edilmektedir.Bu çalışmada mevcut atık ısı potansiyelinden yararlanarak termofotovoltaik enerji dönüşümü ile elektrik üretim teknolojisinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Literatürde termofotovoltaik enerji dönüşümü ile endüstriyel sistemlerde ve merkezi ısıtma sistemlerinde kullanılabilirliği araştırılmış ve endüstriyel sistemlerde teorik bir model geliştirilmiştir. Bu modelde, endüstriyel sistemlerdeki atık ısılar, sisteme ısı geçişi yöntemlerinden biri olan ışınım yolu ile incelenmiştir. Üretim aşamasından sonra meydana gelen atık ısı, sisteme termofotovoltaik dönüşüm ile elektrik üretimi sağlanarak geri kazandırılmıştır. Yapılan çalışmada endüstriyel ve merkezi ısıtma sistemlerinde termofotovoltaik sistemin analizi yapılmıştır. GaSb hücre yapısının tabaka kalınlıkları optimize edilmiş ve nihai örnek tasarımı Matlab programı kullanılarak hesaplanmıştır. Yapılan analizde, TPV sıcaklık grafikleri GaSb hücresi kullanılarak elde edilmiştir. Kullanılan sıcaklık parametreleri hücre sıcaklığı ve kaynak sıcaklığıdır. Bu grafiklerle enerji verimliliği, dolum faktörü, açık devre voltajının etkisi ve kısa devre akım değerleri belirlenmiştir. Ayrıca termofotovoltaik sistemin termodinamik analizi yapılarak sonuçlar sunulmuştur. Öncelikli olarak termofotovoltaik sistem üç ayrı bölgeye ayrılarak analizi yapılmıştır. Analizde sistemin her bir parçası ayrı ayrı yapılırken sistemin bütünü ayrıca ele alınmıştır. Sistem öncelikle birinci kanun analizi yapılarak değerlendirilmiştir daha sonra ikinci kanun analizi yapılmıştır. Birinci bölge ısı kaynağının ışınım ile filtrelere ulaşana kadar meydana gelen enerjinin termodinamik analizidir. İkinci bölge ise fotovoltaik sistem olarak değerlendirilen filtre, seçici-yayıcı ve fotovoltaik hücrelerin yer aldığı bölümdür. Son bölge olarak ifade edilen üçüncü bölge ise elektrik enerjisinin depolandığı kısım olarak değerlendirilmiştir. Her bölgenin termodinamik analizi kapsamında, enerji ve ekserji analizi yapılarak sistem parçadan bütüne doğru incelenmiştir. Sonuçlar formüller ve grafikler ile desteklenmiştir. Yapılan çalışmanın mevcut elektrik üretimine alternatif olması ve ileride yapılacak çalışmalara bir kaynak oluşturması amaçlanmıştır.
Tehlikeli ve çok tehlikeli meslek grupları için MYK tarafından yayınlanan ulusal yeterliliklerde iş sağlığı ve güvenliği
Bireylerin çalıştıkları ortamın güvenliği ve sağlıklı olması hem iş verimini hem de çalışanın motivasyonunu arttırabilmektedir. Meslekler tehlike sınıfına göre ayrılmış olup iş güvenliğine her meslekte ihtiyaç duyulduğu bilinen bir gerçektir. Buradan anlaşıldığı üzere İş Sağlığı ve Güvenliği her meslekte olması ve uygulanması gereken bir süreçtir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın öncülüğünde kurulan Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) 'nun belgelendirdiği mesleklerde, yetkinlikleri belgelemek, aslında hem iş piyasasındaki işsizlik sorununu ortadan kaldırır hem de işini bilen kişilerin kaliteli ürün ortaya çıkarmalarında katkı sağlar. Mesleki Yeterlilik Belgesi için mevcut süreçlerde, A1 ( İş Sağlığı ve Güvenliği) biriminin başarılı bir şekilde uygulandığı bir işyerinde çalışan bir kişi sınavda başarısız olabilir. Bu sebeple, Mesleki Yeterlilik Belgesi alan kişiler üzerinden yola çıkarak konu üzerinde bu çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada sınava giren, A1(İş Sağlığı ve Güvenliği) biriminden başarılı ve başarısız olan kişilerin istatistik raporuna yer verilmiş, tehlikeli ve çok tehlikeli meslek grubundan belge alan kişilere bir anket çalışması yapılmıştır.
Konut sektöründe kullanılan iklimlendirme sistemlerinde enerji ve ekserji analizi: Split klima örneği
İnsanlar son yıllarda vakitlerinin birçoğunu kapalı alanlarda geçirdiğinden, iklim değişimi ve küresel ısınmadan dolayı artan sıcak hava, seri üretimle ucuzlayan ürünlerin alımının kolay olması soğutma sektöründe hızlandırmıştır. Ucuz, elde edilmesi ve kolay bakımı olması açısından split klimalar en çok tercih edilen çeşittir. Çalışma prensibi buhar sıkıştırmalı sistemdir. Bu kadar kolaylığın yanında temizlik açısından da çok önem verilmelidir. Uygun temizlik işlemleri için servisler kullanılmalıdır. Temizlik periyotları yapılan klimalar ısıtma ve soğutmada verimliliklerinde artış meydana gelmektedir. Hastalık oranlarında ciddi düşüşler meydana gelir. Bu çalışmada konut sektöründe kullanılan iklimlendirme sistemlerinde enerji ve ekserji analizini split klima örneğinden bahsedilmektedir. Anahtar Kelimeler:İklimlendirme, Split klima, İleri Ekserji ve Enerji Analizi
İstanbul metro istasyonlarında iş güvenliği uygulamaları
Kent içi raylı sistemler sınıflamasında en çok yolcu taşıma kapasite sahip ulaşım aracı metro'dur. Bu tercih edilme insan kalabalığı anlamına gelmekle birlikte, beraberinde bir çok iş kazasınıda meydana getirebilmektedir. Bu tez çalışmasında istanbul metro istasyonlarında insanları bir yerden bir yere en güvenilir biçimde taşımak için işletme esnasında yolcunun hareket akışı dikkate alınarak, istasyona giriş yapması, perona inmesi, perona yürümesi, peronda oturması, treni beklemesi ve trene binmesi vb. senaryoları ve geçmişte yaşanan kazalar göz önünde bulundurularak alınan iş güvenlik uygulamalarından acil durum eylem planı, yangın ihbar ve kontrol sistemleri, yangından korunma sistemleri, drenaj sistemi, havalandırma sistemi, elektrik işleri, aydınlatma sistemleri, PAKS(Peron Ayırıcı Kapı Sistemi), PESB/CESB( Platform ve Merkezi Acil Durdurma Butonu), Acil çıkış kapıları, uyarı levhaları ,temel iş güvenlik önlemleri, spesifik durumlara karşı alınan iş güvenlik önlemleri ve yaşanabilecek kazaların fine kinney ve 5x5 matris risk değerlendirmesi yöntemleri ile karşılaştırılması anlatılmaktadır.
Elektrometal kaplama işlemlerinde HAZOP risk değerlendirmesi; örnek uygulaması
İş sağlığı ve güvenliği kavramı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanuna uygun olarak düzenlenip, denetlenebilir bir mekanizma halinde olması çalışanın karşılaşacağı tüm risklerin en aza indirgenmesini sağlamaktadır. Bunun için öncelikli olarak hangi sektöre ne tür düzenlemelerin ve kuralların getirilmesi gerektiğini belirlemek için o sektörün hangi tehlike grubunda oluğunu, çalışanlara özel hangi mesleki eğitimin verileceğinin belirlenmesi için gerekli yönetmelikten yardım alınması gerekmektedir. Ayrıca, mevcut iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek olan tehlikelerin oluşturacağı risklerin ne denli kabul edilebilir ya da edilemez olduğunu belirlemek için öncelikle risk değerlendirme yönetmeliğine uygun olarak kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapılması gerekmektedir. Literatürde pek çok risk değerlendirme çeşidi bulunmaktadır. Ancak her risk değerlendirmesi tüm sektörlere uygulanabilir gibi gözükse de bir işyerinin bulunduğu sektör ve gerçekleştirdiği proses ele alındığı vakit o iş yeri için daha spesifik bir çalışma yapılması gerekmektedir. Elektrometal kaplama işlemlerinde pek çok kimyasal bir arada kullanıldığı için detaylı bir risk değerlendirmesi için en uygun yöntem olan HAZOP Risk Değerlendirmesi Yöntemi tercih edilmiş ve bu yöntemin nasıl uygulanabileceği hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Risk Değerlendirmesi, HAZOP Risk Değerlendirmesi
İlaç lojistik sektöründe 5x5 matris, Fine-Kinney ve FMEA yöntemleri ile risk değerlendirmelerinin karşılaştırılması; bir firma örneği
İş sağlığı ve güvenliği konusu, günümüz çalışma hayatı ve çalışma hukukunun önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. İş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınarak uygulanması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının azaltılması işçiler, işverenler ve sosyal güvenlik sistemleri için önemli sonuçlar ortaya koyar. İş hukukunun temel ilkelerinden biri olan işçinin korunması ilkesi, yalnızca işçilerin işverenden bir alacağının ortaya çıkmasıyla sınırlı değildir. Önleyici politikalarla işçilerin fiziki ve psikolojik varlıklarıyla işçilerin muhtemel zararlardan korunması oldukça önemlidir. İşyerlerinde mevcut veya meydana gelebilecek riskleri önleyebilmek için çalışılan sektörü ve sektör faaliyetlerini doğru analiz etmek gerekmektedir. Sektörel ve operasyonel açıdan incelenerek hazırlanması gereken risk değerlendirme çalışması için günümüzde giderek daha çok önem kazanan lojistik faaliyetlerinden biri olan ilaç lojistiği alanında hizmet veren bir firma seçilmiştir. Çalışma alanı ve faaliyetlerine göre tehlike ve riskler analiz edilmiştir. Risk değerlendirme metotlarının uygunluğu ve etkinliğini karşılaştırmak için üç yöntem seçilmiştir. 5*5 Matris metodu, Fine- Kinney metodu ve FMEA metodu ile hazırlanan rapor sonuçlarına göre değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler : 5X5 Matris Metodu, Fine Kinney Metodu, FMEA Metodu, Lojistik, Risk Değerlendirme
Soğutma sistemlerinde kullanılan ozon üretim yapacak sistemin tasarım üretimi ve analizlerinin yapılması
Ozon teknolojisine sahip ürünler her alanda kullanılmaya başlanmıştır. Soğutma sistemlerinde ozon teknolojisinin kullanım amacı, gıda ürünlerindeki mikroorganizmaları yok ederek bu ürünlerin raf ömürlerinin uzatılmasını sağlamaktadır. Ayrıca gıda zehirlenmelerinin önüne geçilmiş olmaktadır. Bu çalışmada Ozonun tarihi, çalışmalarına, gelişimine ve kullanım alanlarına değinilmiştir. Ayrıca Ozonun teorik olarak incelenerek avantajları ve dezavantajları, etkileri araştırılmıştır. Ozon üretim metotları incelenerek bu yöntemlerin farkları, verimlilikleri, birimleri ve ozon hesaplanması ve eşik değerleri incelenmiştir. Ayrıca Soğutma sistemlerinde kullanılan Ozon üretim sisteminin tasarımı yapılması ile prototip imalatına gerçekleştirilmiş; çıkan üründe üzerinde testler yapılarak sonuçları mevcut sistemlerle karşılaştırılmıştır.