Theses supervised by Prof. Dr. Turan Karadeniz
25 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University, Akdeniz University
Cevizde dal açısı ile yönünün meyve verim ve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi
Bu doktora tezi çalışması, Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesinin ekolojik koşullarında (ılıman kışlar, sıcak yazlar ve yeterli ışık yoğunluğu) yürütülen iki yıllık (2022 ve 2024) bir araştırma kapsamında, Chandler ve Fernette ceviz çeşitlerinde dal açısı (dar: 45°–60°, dik: 80°–90°, geniş: 110°–120°) ve dal yönü (batı, doğu, güney, kuzey) faktörlerinin fenolojik gelişim, pomolojik özellikler, verim bileşenleri, verim etkinliği ve biyokimyasal içerik üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışma, üç yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey HSD testi kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, dal açısının meyve kalitesi ve verim parametreleri üzerinde baskın etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Dar açılı dallar iç ağırlık (Chandler: 6.33 g, Fernette: 6.10 g), kabuklu ağırlık (Chandler: 13.39 g, Fernette: 13.13 g) ve meyve sayısı (Chandler: 390.40 adet, Fernette: 125.77 adet) bakımından üstünlük gösterirken; geniş açılı dallar randıman (Chandler: 47.59 %, Fernette: 47.40 %), ham yağ oranı (Fernette: 54.30 %) ve linoleik asit içeriği (Fernette: 60.99 %) açısından avantajlı bulunmuştur. Dik açılı dallar meyve tutumu ve verim etkinliğinde belirgin dezavantaj sergilemiştir. Dal yönü etkisi daha sınırlı kalmış; kuzey yönü meyve sayısı ve palmitik asit oranı bakımından, güney yönü stearik asit oranı bakımından olumlu etkiler yaratmıştır. Yıl etkisi, 2024 sezonunun daha yüksek sıcaklık toplamı nedeniyle birçok parametrede olumlu yönde kendini göstermiştir. Fernette çeşidi fenolojik olarak Chandler'a göre 3–5 gün daha geç gelişim sergileyerek don riskine karşı avantaj sağlamıştır. Biyokimyasal profilde yüksek PUFA oranı (%73–77) her iki çeşitte de besinsel değer açısından kaliteyi teyit etmiştir. Sonuç olarak, dal açısı ve yöney optimizasyonunun verim ve kaliteyi artırabileceği gösterilmiş olup, Chandler için dar açılı, Fernette için geniş açılı terbiye sistemleri önerilmektedir. Gelecek çalışmaların farklı ekolojilerde uzun vadeli gözlemlerle hormonal ve moleküler analizleri içermesi gerekmektedir.
Dünden bugüne Bursada meyvecilik
Bursa ilinin geçmişten günümüze meyve potansiyelini ortaya koyabilemek için yürütülen bu çalışmada, Bursa ili meyveciliği ile ilgili üretim alanları, miktarları ve verim ile ilgili bilgiler derlenerek tablo, çizelge ve grafiklerle gösterilerek değerlendirilmiştir. Bursa arazi varlığı incelenmiş yıllar itibariyle tarıma elverişli arazilerdeki kayıplar ortaya konulmuştur. İl genelinde yıllar itibariyle üretim alanları Sofralık Çekirdekli Üzüm ile Golden Elmada azalmıştır. Sofralık Çekirdeksiz Üzüm, Yaş İncir, Armut, Kiraz, Çilek, Kestane ve Sofralık Zeytininin ise üretim miktarı, yine üretim alanları ile doğru orantılı olarak artmıştır. Aynı yıllarda, Şeftalinin üretimi ise üretim alanı ile ters orantılı olarak artmıştır. Çalışmada Bursa ili İnegöl ilçesinde Üreten Çiftçiler Kooperatif üretcileri ile anket yapılmış ve ankete 100 çiftçi katılmıştır. Çiftçilerin tamamı gelirini sadece tarımdan sağlayan aile iştemesidirler. Fakat çiftçilerin arazisi %40'ının arazisi 100 da'ın altında olup, %70'i kiralık + kendine ait arazilerde şeftali, kiraz, erik, armut, çilek yetiştirmektedirler.. Yine çiftçiler büyük pazarlara yakın olan Bursa ilinin üretim çeşitliliğinin zengin olmasının bir avantaj olduğunu, meyveciğin ilde daha da gelişme gösterebilimesi için üretici birliklerine ihtitaç olduğunu belirtmişlerdir.
Beykoz'da (İstanbul) yetişen kestane (Castanea sativa Mill.) genotiplerinin seleksiyon yoluyla ıslahı
Bu çalışma 2019 ve 2020 yıllarında İstanbul ilinin Beykoz ilçesinde yürütülmüştür. Çalışmada ilçedeki kestanelerden en üstün özellikte olan genotiplerin seçilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 87 genotip değerlendirmeye alınmış ve 10 genotip ümitvar olarak seçilmiştir. Araştırmada seçilen genotiplerin bazı fenolojik ve pomolojik özellikleri belirlenirken genotiplerde bazı hastalık ve zararlıların popülasyon yoğunlukları tespit edilmiştir. 2019 yılında seçilen ümitvar genotiplerin meyve özellikleri ikinci yılda meyve ağırlığı 4,48-11,49 g, meyve eni 24,53-31,42 mm, meyve boyu 12,02-19,83 mm ve meyve yüksekliği 22,93-29,08 mm olarak belirlenmiştir. Ayrıca, meyve kabuğu genellikle yumuşak olduğu, tohum zarının kolay soyulduğu ve tohum kabuğunun tohum içine çoğunlukla girmediği tespit edilmiştir. Bu çalışmada "Normal Mevsim" yönünden ve 34 BYZ 81, "Erkencilik" yönünden 34 BYZ 01, "Kestane Hamuru" yönünden 34 BYZ 14 genotipleri en yüksek puanları almışlardır. Toplam değer puanı yönünden 34 BYZ 01 genotipi birinci olmuş bunu sırasıyla 34 BYZ 81 ve 34 BYZ 76 izlemiştir. Çalışma sonucunda selekte edilen genotiplerin kestane hamuru yapımına uygunluk bakımından üstün özellik göstermiş olması ve bölgede var olan kestane kanserine karşı bulaş göstermemesi sebebi ile ileride ıslah çalışmalarında kullanılması önemli görülmektedir.
Doğal florada yetişen bazı meyve türleri ile bal arılarının (Apis mellifera) polinasyon ilişkileri
Bal arılarının (Apis mellifera) gerek kültür meyveleri gerekse doğal yayılım gösteren yabani meyve türlerinin polinasyonundaki yeri ve böcekle tozlaşan bitki türlerinin varlığını sürdürebilmesi için önemi bilinmekle birlikte polen kaynağı seçimlerinin nedenleri hala bilinmezliğini korumaktadır. Doğada dengenin ve biyoçeşitliliğin korunabilmesi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürebilirliği için, polinatör böcekler arasında çok önemli bir konuma sahip olan bal arılarının daha yakından tanınması gerekmektedir. Bal arılarının davranış biçimlerini, yaşam döngülerini ve varlıklarını sürdürmek için tercih ettikleri besin kaynaklarını sebep sonuç ilişkileri ile anlamayı amaçlayan birçok bilimsel araştırma yapılmış ve yapılmaktadır. Bursa İli, Orhangazi İlçesine bağlı, Akharem Köyü Mart Bayırı Mevkii'ndeki dağ yamacında orman sınırındaki zeytinliğe yerleştirilen arı kolonileri ile 2017, 2018 ve 2019 yılları Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında polinasyon araştırması yapılmıştır. Araştırmada bölgede doğal yayılım gösteren bazı yabani meyve türleri ile tarımı yapılmakta olan bazı meyve türleri ele alınmıştır. Kovanlardan haftalık periyotlarla toplanan arı polenlerinin bitkisel kaynağı tespit edilerek Kestane, Böğürtlen, Kuşburnu, Muşmula, Yabani Asma, Lotus Eriği, Zeytin ve Kivi'den oluşan sekiz meyve türünün polenlerinin hangi oranlarda arılar tarafından tercih edildiği belirlenirken, üç yıla ait veriler iklim şartları göz önüne alınarak incelenmiş; türlerin bölgedeki popülasyonları ve arılığa mesafeleri gibi koşulların arıların polen kaynağı tercihlerine etkisine yönelik tespitlerde bulunulmuştur. Bu çalışmada rüzgar hızı ve yönünün arıların polen kaynağı tercihlerinde belirleyici rol oynadığına dair bulgular elde edilmiştir. İklim koşullarının uzak mesafelere gitmeye uygun olmadığı durumlarda zeytinin polen kaynağı olarak öncelik kazandığı görülmüştür. Kovan polenlerinde renk bilgisinin polen kimliği belirlemede kolaylaştırı olduğu görülmüştür. Türlerin polenlerine ait renk, boyut ve benzeri morfolojik verileri listelenerek daha sonraki bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere kayıt altına alınmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Bal Arısı, Apis mellifera, Polen, Polinasyon, Tozlaşma, Çiçek Tozu
Bolu yöresi asma (Vitis vinifera L.) genetik kaynaklarının biyokimyasal ve moleküler tanımlanması
Bu tez çalışması Bolu ilinde uzun yıllardır yetiştirilmekte olan asma genetik kaynaklarının değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada yöre asmlarının pomolojik özellikleri (salkım ve tane özellikleri), biyokimyasal içerikleri (fenolik madde ve organik asit içerikleri) ve akrabalık ilişkileri belirlenmiştir. Genotiplerin ortalama tane ağırlıkları 2,21 g (Ü34) – 6,49 g (Ü12), tane uzunlukları 15,11 mm (Ü34)- 29,30 mm (Ü33), tane enleri 13,15 mm (Ü2) - 22,01 mm (Ü12) arasında belirlenmiştir. Çalışılan genotiplerin tamamında çekirdek varlığı tespit edilmiş ve bölgede çekirdeksiz üzüm yetiştirildiğine dair bulguya ulaşılmamıştır. Genotiplerin ortalama pH değerleri ise 2,99 (Ü3) – 3.69 (Ü12) arasında tespit edilmiştir. SÇKM içeriği %11,40 (Ü3) – %20,10 (Ü8) aralığında bulunmuştur. Ortalama salkım ağırlığı bakımından Ü34 (60,57 g) ve Ü29 (96,96 g) genotipleri 100 g'ın altında kalarak son sırayı alırken, Ü22 (413,86 g), Ü19 (431,42 g), Ü15 (463,13 g) ve Ü16 (466,38 g) genotipleri 400 g'ın üzerinde salkım ağırlıklarıyla bu özellik bakımından en yüksek olarak tespit edilmiştir. Genotiplerin ortalama TEA miktarları %2,45 (Ü18) ile %7,40 (Ü9) aralığında belirlenmiştir. Moleküler analizlerde Bolu ili asmaları standart çeşitlerden büyük olçüde ayrılarak ayrı bir grup oluşturmuştur. Moleküler varyansın büyük bir kısmı (%91) popülasyon içerisinde gerçekleşmiştir. Genotiplerin meyvelerinin fenolikler ve organik asitler bakımından zengin olduğu tespit edilmiştir. Biyokimyasal içerikler bakımından genotipler birbirlerinden farklı bulunurken, meyve renginin fenolik maddelerin ve organik asitlerin çoğu üzerine etkisi önemsiz bulunmuştur. Organik asitler içerisnde tartarik asitin malik asitle kuvvetli pozitif ilişkiye (r=0,78) sahip olduğu görülmüştür. Malik asit ayrıca fumarik asitle pozitif ilişkili bulunmuştur. Fenolik asitlerden gallik asit kateşin ile pozitif korelasyona sahipken, klorojenik, ferukik ve o-kumarik asitle negatif ilişkiye sahip olmuştur. Ferulik asit ile rutin içeriği arasında kuvvetli pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Genotiplerin meyve özellikleri arasındaki ilişkiler korelasyonla belirlenmiştir. Meyve ağırlığı meyve boyutlarıyla, salkım ağırlığı da salkım boyutlarıyla kuvvetli ilişkiye sahip bulunmuştur. SÇKM sadece pH ile ilişkili bulunurken, asitlik değerleri (TEA ve pH) birbirleriyle ve renk değerleriyle ilişkili bulnumuştur. L değeri (parlaklık) diğer renk değerlerinin hepsiyle pozitif veya negatif kuvvetli ilişkilere sahip olarak tespit edilmiştir. Salkım sapı uzunluğu meyve renk özellikleriyle negatif ilişkili (Hue hariç) olarak belirlenmiştir. Genotipler PCA analizi sonucunda farklı bölgelere ayrılmıştır. Biyokimyasal içerikler üzerine yapılan PCA analizinde PC1 üzerine en büyük etkiyi taratarik asit (0,41), PC2 üzerine ise gallik asit yapmıştır (0,42). Pomolojik özellikler üzerine yapılan analizde ise PC1 üzerine en yüksek etkiyi salkım ağırlığı yaparken (0,36), PC2 çoğunlukla renk değerleri tarafından tanımlanmıştır. Pomolojik özelliklerle yapılan kümeleme analizinde genotipler dört farklı gruba ayrılmıştır. Genotiplerin biyokimyasal içerikleri ile yapılan kümeleme analizinde de genotipler dört farklı gruba ayrılmıştır. Ancak, Ü35 genotipi tek başına üçüncü grubu oluşturarak diğer genotiplerden tamamen ayrılmıştır. Çalışma sonucunda Bolu ili asmaları içerisinde standart asma çeşitleriyle meyve ve salkım kalitesi bakımından yarışabilecek oldukça üstün genotiplerin olduğu belirlenmiştir. Asmalar üzerinde yapılacak genetik çeşitlilik analizlerinde iPBS retrotranspozon markörlerin etkili bir şekilde kullanılabileceği orta konulmuştur. Yöre halkının ürünleri adlandırmada titiz davranmadıkları görülmüş ve bu durum Bolu ilinde ve diğer yörelerde yerel çeşitlerin klon seleksiyonu yoluyla ıslahına gidilmesi, farklı genotiplerin tanımlanarak kayıt altına alınması gerektiğini göstermiştir. Yapılacak seleksiyon çalışmalarında bu araştırmada kullanılan iPBS markörleri başarıyla kullanılabilecektir. Bu çalışma, kullanılan yöntemler ve veri analizleri itibariyle yapılacak benzer çalışmalara yol gösterici niteliktedir.
Batman ilinde farklı anaçlar üzerine aşılı bazı badem çeşitlerinin vejetatif ve generatif özelliklerinin belirlenmesi üzerine araştırmalar
Bu çalışma, Batman ilinde farklı anaçlara aşılı bazı badem çeşitlerinin vegetatif ve generatif özelliklerini belirlemek ve yüksek sıcaklıkların görüldüğü yaz döneminde ağaçlara püskürtme şeklinde uygulanan dolomitin gölgeleme etkisini saptamak amacıyla yürütülmüştür. 2018 yılında 5x5 m aralık ile deneme alanına dikimi yapılan GF 677 ve Garnem anaçlarına aşılı Ferragnes ve Ferraduel, 2019 yılında 5x5 m mesafeli GF 677 anacına aşılı Guara ve Avola badem çeşitlerinin morfolojik gelişimini belirlemek için fidan boyu (cm), fidan gövde çapı (mm), sürgün boyu (cm), sürgün çapı (mm), taç yüksekliği (cm) ve taç genişliği (cm) fidanların yaprak dökümlerinden sonra ölçülmüştür. Çeşitler birbirine benzer özellikte morfolojik gelişme gösterdiler. Anaçlara göre çeşitlerin değerlendirilmesinde ilk yıl (2018) Garnem anacına aşılı çeşitlerin son yıl (2020) GF 677 anacına aşılı çeşitler morfolojik gelişme yönünden ön plana çıkmışlardır. Çeşitlerin fenolojik özelliklerini saptamak için tomurcuk kabarması, tomurcuk patlaması, çiçeklenme başlangıcı, tam çiçeklenme, çiçeklenme sonu, yapraklanma ve sonbahar yaprak döküm tarihleri takip edilmiştir. Tam çiçeklenme çeşitler arasında 2019 yılında Mart ayının 2. haftası, 2020 yılında 3. haftası gerçekleşmiştir. Çeşitler arasında aynı tarihlerde olduğu görülmüştür. Avola ve Guara çeşitlerinde çiçeklenme gözlenmemiştir. 2020 yılında Haziran ve Ağustos aylarında ağaçlara sprey şeklinde %2.5 ve %5 iki farklı dozda uygulanan dolomitin fizyolojik etkilerini belirleyebilmek için, uygulamalardan 15'şer gün sonra yaprak oransal su içeriği (%), elektrolit sızıntısı (%), yaprak yüzey sıcaklığı (°C), klorofil miktarı (klorofil a, klorofil b, karotenoid mg g-¹) ölçülerek saptanmıştır. Çeşitler üzerinde %2.5 doz dolomit uygulaması gölgeleme için etkili sonuç vermiştir.
Bolu ve yöresinde yetiştirilen ayva genotiplerinde fenolojik, morfolojik ve pomolojik çalışmalar
Bolu ve yöresinde 2017-2019 yılları arasında yürütülen bu çalışmada yörede yetiştirilen önemli mahalli ayva genotipleri fenolojik, morfolojik ve pomolojik yönden incelenmiştir. Genotiplerin ortalama tam çiçeklenme tarihleri 03-06 Mayıs 2017 ve 04-07 Mayıs 2019 olarak belirlenmiştir. Ağaç boyları; 3,69 m ile 8,35 m arasında değişmektedir. Ortalama meyve ağırlığı 2017 yılında 96,172 g ile 362,08 g arasında, ortalama meyve çiçek çukuru genişliği 2019 yılında 14,69 mm-40,33 mm arasında ölçülmüştür. 2019 yılında meyve çekirdek ağrlığı 0,08 g ile 0,05 g arasında ölçülmüştür. pH değerleri, 2017 yılında, 3,56 ile 4.00 arasında belirlenmiştir. SÇKM değeri 2017 verilerine göre %9,46 ile %13,68 arasında değişmektedir. Meyve eti sertliği 2019 verilerine göre 4,80 (kg/cm2) ile 6,46 (kg/cm2) arasında ölçülmüştür. "a" değeri 2017 verilerine göre 2,52 ile 14,75 arasında değişmektedir. Yürütülen çalışma sonucunda, 14 MRZ 01, 14 MRZ 60, 14 MRZ 20 genotiplerin ümit var olduğu belirlenmiştir.
Çakal eriği (Prunus spinosa) ve bazı badem (Prunus amygdalus) anaçlarının geç çiçeklenen badem çeşitleri için anaç olarak kullanılabilirliği
Bu çalışmada, GF-677 anaçlı, Prunus spinosa ara anaçlı Ferraduel, Ferragnes, Makako, Tarraco ve Vairo badem çeşitlerinin aşı uyuşma durumlarının erken dönemde belirlenmesi amaçlanmıştır. GF-677 anacı üzerine ara anaç olarak kullanılan P. spinosa dilcikli kalem aşısı metodu, P. spinosa üzerine badem çeşitleri ise yongalı göz aşısı metodu kullanılarak aşılanmıştır. Göz aşılarında, aşılamadan 15, 30, 45, 60, 90 ve 120 gün sonra, kalem aşısında ise aşılamadan 150 gün sonra aşı örneklerinin kesitleri alınmıştır. Alınan aşı kesitleri anatomik ve histolojik olarak incelenmiştir. Göz aşılarında en yüksek aşı başarısı %96,66 ile P. spinosa/Makako kombinasyonunda, en düşük aşı başarısı ise %83,33 ile P. spinosa/Ferraduel kombinasyonunda bulunmuştur. Kalem aşısında ise GF-677/P. spinosa kombinasyonunda aşı başarısı %96,50 olarak tespit edilmiştir. Alınan aşı kesitlerinin incelenmesi sonucunda, aşılamayı takip eden 15. günde kallus oluşumunun başladığı görülmüştür. Daha önce oluşmuş olan kallusun 30. günde daha da gelişerek kambiyal farklılaşmanın başladığı saptanmıştır. 45. günde aşı elemanları arasında kambiyum bağlantısının kurulduğu ve aşı elemanları arasında belirgin bir kallus köprüsünün meydana geldiği tespit edilmiştir. 60. günde anaç ile kalem arasında birleşmenin tamamlandığı, anaç ile kalem arasını kallus dokusunun bir önceki döneme göre daha fazla doldurduğu ve kallus dokusunun çoğunun ksilem hücrelerine dönüştüğü belirlenmiştir. 90. günde yeni farklılaşan kambiyum dokusunun tüm aşı yüzeyi boyunca devamlılığını sürdürerek yeni iletim dokularını ürettiği, bu dokular arasında düzenli bir yapıya sahip parankimatik hücrelerin oluştuğu, yeni oluşan iletim elemanlarının aşı elemanları arasındaki işlevlerini yerine getirdiği saptanmıştır. 120. günde kombinasyonların çoğunda (%60) aşı kaynaşmasının devam ettiği, bazı kombinasyonlarda ise (%40) aşı kaynaşmasının tüm aşamalarının gerçekleştiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak kombinasyonlarda aşı uyuşmazlığına dair herhangi bir belirtiye rastlanmamıştır.
Diyarbakır ve çevresinde yetişen ahlatın seleksiyon yoluyla ıslahı üzerine araştırmalar
Bu çalışma, Diyarbakır ilinde doğal yayılış gösteren ahlat (yaban armudu) popülasyonu içerisinden, üstün olanları belirlemek amacıyla 2019-2021 yılları arasında yürütülmüştür. Beş farklı ilçede geniş bir tarama yapılarak, meyve iriliği, verim, sağlıklı ağaç yapısı gibi bazı seleksiyon kriterlerine göre öne çıkan 76 genotip işaretlenmiş, fenolojik, morfolojik, pomolojik ve bazı kimyasal özellikleri değerlendirilmiştir. Genotiplerin ortalama değerleri dikkate alınarak tartılı derecelendirme yöntemi uygulanmış ve 10 genotip ümitvar olarak seçilmiştir. Seçilen genotiplerde bazı biyokimyasal analizler yapılmış ve moleküler düzeyde akrabalık ilişkileri de belirlenmiştir. 76 ahlat genotipinde tomurcuk kabarma mart ayında, tomurcuk patlama, çiçeklenme başlangıcı ve tam çiçeklenme mart-nisan aylarında ve hasat ise eylül, ekim ve kasım aylarında gerçekleşmiştir. İşaretlenen ahlat genotiplerinin iki yıllık ortalama meyve ağırlığı 12.41-45.71 g, meyve boyu 22.50-48,68 mm, meyve eni 25.05-44.27 mm, meyve şekil indeksi 0.78 ile 1.27, çekirdek ağırlıkları 0.29-2.66 g, çekirdek sayıları 2.30-7.50 adet, çekirdek boyları 7.46-10.82 mm, çekirdek eni 3.29-5.23 mm, meyve eti sertliği 1.12 ile 7.46 kg/cm2, pH değerleri 3.23- 4.95 ve meyve asitlik değerleri % 0.81-3.81 arasında değişmiştir. Genotiplerde duyusal analizler yapılmış, meyve kabuk ve meyve et rengi değerleri de belirlenmiştir. Ümitvar genotiplerde toplam fenolik madde miktarı 67.82-133.82 mg GAE/100 g (21ÇRM01-21ERG11) ve toplam antioksidan kapasite (TAK) miktarı 0.70-2.07 mmol TR⁄100 g olarak tespit edilmiştir. ISSR yöntemi ile yapılan moleküler çalışmalar sonucunda 115 bant elde edilmiş ve 91 bant polimorfik özellik göstermiştir. Moleküler farklılıkları veren dendrogramda 2 ana ve 7 alt grup oluşmuştur. Genotipler arasında en uzak genotip 0.69 benzerlik oranıyla 21SLV15 olurken, en yakın genotipler ise 21ÇRM01 ve 21ÇRM11 olmuştur
Bilecik Gölpazarı ve çevresinde yetişen cevizlerin seleksiyon yoluyla ıslahı
Bilecik İli Gölpazarı ilçesinde ümitvar ceviz genotiplerini tespit etmek amacıyla yürütülen bu çalışmada 88 ağaçtan meyve örnekleri alınmıştır. Seleksiyon kriterlerine göre 10 genotip ümitvar bulunmuştur. Ümitvar genotiplerinin meyve ağırlıkları 16.67 gr ile 11.58 gr arasında, iç ağırlıkları 8.39 gr ile 6.19 gr arasında, iç oranlarının % 59.45 ile % 48.65 arasında, kabuk kalınlığı değerlerinin 1.66 mm ile 1.19 mm arasında, meyve boyunun 47.49 ile 34.69 mm, meyve eninin 38.80 ile 30.75 mm, meyve kalınlığının 35.29 ile 30.93 mm arasında değiştiği belirlenmiştir. Ümitvar genotiplerimizde kabuk renginin açık renkten koyu renge, iç renginin açıktan hafif koyu renge kadar değiştiği, iç damarlılığının azdan çoğa kadar, bütün çıkma (horoz) özelliğinin yarımdan tama kadar, kabuk kırılma direncinin kolaydan orta düzeye, kabuk pürüzlülük durumunun ise azdan orta düzeye kadar değiştiği tespit edilmiştir. Yürütülen bu çalışma ile Gölpazarı ve çevresinde önemli ceviz genotiplerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu ceviz gen kaynakları üzerinde yapılacak daha detaylı çalışmalar ile bu genotiplerin korunması, çoğaltılması ve standart çeşitler halinde getirilmesi ülkemiz ceviz yetiştiriciliği bakımından önemli görülmektedir.
Osmanlı'da meyve yetiştiriciliği, üretimi ve folklörü
Bu çalışmanın amacı, Osmanlı Devleti'nde meyve yetiştiriciliği, üretimi ve meyvelerin Osmanlı toplumunda sosyo-kültürel alanlarda kullanımını incelemektedir. Çalışanın temel kaynaklarını Osmanlı döneminde yazılmış ziraat eserlerin transkripsiyonlarının günümüz Türkçesine çevrilmiş metinleri oluşturmaktadır. Ayrıca, Osmanlı meyve yetiştiriciliği ve üretimi üzerine daha önce yapılmış akademik çalışmalar incelenmiş olup Osmanlı meyveciliğindeki literatürdeki boşluklara özgün katkısı sağlanmıştır. Bu sayede, Osmanlı Devleti döneminde meyve yetiştirme teknikleri, yetiştirilen meyve tür ve çeşitleri ile saray mutfağından halk pazarlarına, dış ticaretten sanata kadar geniş bir yelpazede değerlendirilen meyveler hem ekonomik hem kültürel bakımdan folklorik unsurlar üzerinden analiz edilmiştir. Bu çalışmada, Osmanlı'da meyveciliğin yalnızca tarımsal üretimle sınırlı kalmadığı dönemin sosyal, kültürel ve sanatsal hayatıyla iç içe geçtiği görülmüştür. Ayrıca, meyvecilik tekniklerinde uygulanan dikim tercihleri, gübreleme, budama ve muhafaza yöntemleri günümüz uygulamalarına benzemekle beraber günümüzün mevcut meyveciliğinde sürdürebilir tarım planlaması yaklaşımlarına örnek teşkil eden yol gösterici bir model sunmaktadır.
Orta Kelkit Vadisinde doğal olarak yetişen alıç genotiplerinin( Crataegus spp ) seleksiyon yolu ile ıslahı
Orta Kelkit Vadisinde 2014-2015 yılları arasında, yörede doğal olarak yetişen Alıç (Crataegus spp.) türlerinin seleksiyon yolu ile ıslahı amacı ile yürütülen bu araştırmada üstün fiziksel özellikleri ile öne çıkan toplam 58 genotip meyve ve ağaç özellikleri; ümitvar bulunan 21 tip ise total şeker ve askorbik asit (C vitamini) içeriği yönünden incelenmiştir. Birinci yıl tüm saha gezilerek Alucra ilçesinde belirlenen 25, Şebinkarahisar ilçesinde 13, Suşehri ilçesinde 14, Koyulhisar ilçesinde 4, Mesudiye ilçesinde 2 adet olmak üzere toplam 58 alıç genotipi analiz edilerek 21 ümitvar genotip tespit edilmiştir. İkinci yıl tespit edilen ümitvar 21 genotip üzerinde ayrıca total şeker ve C vitamini içerikleri tespit edilmiştir. İki yıllık ölçümlere göre meyve ağırlıkları ortalama 1.48-7.67 gr, meyve eti ağırlığı 2.00-5.00 gr, et çekirdek oranı % 75.74-89.21, meyve boyu 12.62-20.70 mm, meyve eni 15.55-27.69 mm, çekirdek ağırlıkları 0.26-1.06 g, suda çözünebilir kuru madde (SÇKM) oranı % 11.75-20.00, pH değeri 3.59-4.36 ve titre edilebilir asitlik değeri % 0.27-1.50 arasında bulunmuştur. İkinci yıl ölçümlerine göre total şeker miktarı 2.52-21.18 g/100g, askorbik asit içeriği 7.92-20.88 mg/100g olarak bulunmuştur.
Örtü altında ve açık alanda aşılı ayva fidan üretiminin karşılaştırılması
Bu araştırma, 2016 ve 2018 yılları arasında Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu Meslek Yüksekokulu araştırma sahasında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, örtü altında ve açık alanda ayva fidan üretimini karşılaştırmaktır. Çalışmada, 'Eşme' ayva çeşidi iki yaşlı çöğür anaçlar üzerine T göz, yongalı göz, dilciksiz ve yarma aşı metotlarıyla örtü altı ve açık alanda aşılanmıştır. Tüm aşılar birinci ve ikinci yıl 15 Nisan tarihlerinde yapılmıştır. Araştırma, tesadüf parsellerinde faktöriyel deneme desenine göre 3 tekerrürlü ve her tekerrürde 15 bitki olacak şekilde kurulmuştur. Aşılamadan sonra aşı tutma, aşı sürme, aşı sürgün uzunluğu, aşı sürgün çapı ve bir yıl sonunda satışa sunulabilecek fidan sayısı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, aşı tutma oranları ilk yılda %62.22 ile %93.33 arasında, ikinci yılda ise %75.55 ile %95.55 arasında değişim göstermiştir. Aşı sürme oranları ilk yılda %48.89 ile %84.44 arasında, ikinci yılda ise %60.0 ile %91.11 arasında değişim göstermiştir. Örtü altında yapılan, yongalı göz ve dilciksiz aşılamalarda bu parametrelerde, her iki yılda en yüksek sonuçlar alınmıştır. Aşı sürgün uzunlukları ilk yılda 34.54 cm ile 44.11 cm arasında, ikinci yılda ise 37.36 cm ile 45.99 cm arasında değişmiştir. Aşı sürgün çapları ilk yılda 4.81 mm ile 6.23 mm arasında, ikinci yılda ise 5.27 mm ile 6.27 mm arasında değişmiştir. Yıl sonunda satışa sunulabilecek fidan sayıları ilk yılda %42.22 ile %80.0 arasında, ikinci yılda ise %51.11 ile %84.45 arasında değişmiştir. Örtü altında yapılan yongalı göz ve dilciksiz aşılamalarda aşı tutma oranı ve aşı sürme oranlarında her iki yılda da en yüksek sonuçlar alınmıştır. Genellikle bütün parametrelerde en iyi aşı metotları yongalı göz ve dilciksiz aşılar olmuştur. T göz ve yarma aşılardan tüm parametrelerde düşük sonuçlar alınmıştır. Bu çalışma sonucunda, Bolu ekolojik koşulları ayva fidan üretiminde çöğür anaçlar üzerine 'Eşme' ayva çeşidinin başarılı bir şekilde yongalı göz ve dilciksiz kalem aşı metotlarıyla aşılanabileceği sonucuna varılmıştır. Elde ettiğimiz sonuçların Bolu ilinde ayva fidan üretiminin gelişmesine katkı sağlayacağı ümit edilmektedir.
Bolu ilinde karanfil yetiştiriciliği üzerine araştırmalar
Bu araştırma, Bolu ilinde karanfil (Dianthus caryophyllus L.) bitkisinin yetiştirilebilirliği ve bazı karanfil çeşitlerinin performanslarının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmanın esas amacı, ülkemizde kesme çiçek yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı ve ihracata sunulduğu Antalya bölgesinde, yaz aylarında seralarda sıcaklığın çok artması sebebiyle kesme çiçek yetiştiriciliğinin mümkün olamaması ve bu dönemde pazarda oluşan boşluğa hitap edecek yeni bir bölge olarak Bolu'nun düşünülmesidir. Çalışmada 6 farklı sprey karanfil çeşidi kullanılmış olup ve bu çeşitlerin performansları ölçülmüştür. Çalışma sonucunda en yüksek çiçek çapı değeri kırmızı (Diantus barbatus burunello) çeşitte (51,3 mm) bulunurken en kalın çiçek sapı değeri sarı-kırmızı (Diantus barbatus carinbo) çeşitte 6,5 mm olarak belirlenmiştir. Çiçek sapı uzunluğu bakımından sarı-kırmızı (Diantus barbatus carinbo) çeşit 75,6 mm çiçek sapı uzunluğu değeriyle öne çıkan çeşit olmuştur. Sprey karanfillerde önemli bir özellik olan gonca sayısı bakımından ise sarı-kırmızı (Diantus barbatus carinbo) çeşit ortalama 5 gonca/bitki ile en yüksek gonca sayısına sahip çeşit olarak tespit edilmiştir. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular dünyada yapılan diğer çalışmalarla karşılaştırılmış ve karanfil çeşitlerinden elde ettiğimiz verilerin diğer çalışmalarla örtüştüğü hatta bazı çeşitlerin daha üstün performansa sahip olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla ülkemiz kesme çiçekçiliği için önemli bir tür olan karanfilin bolu koşullarında serada yetiştiriciliğinin uygun ve önerilebilir olduğu kanısına ulaşılmıştır.
Bazı meyve türlerinde aşılı kök çelikleri ile fidan üretim olanakları
Bu araştırma 2016-2018 yılları arasında Kahramanmaraş ekolojik şartlarında yürütülmüştür. Çalışmada Antepfıstığı (Pistacia vera), Ceviz (Junglans regia), Beyaz dut (Morus alba), Kuş kirazı (Prunus avium), Mahlep (Prunus mahaleb) ve Şeftali (Prunus persica) kök çelikleri aşılamada anaç olarak kullanılmış, aşı kalemleri ise aynı türe ait çeşit ve genotiplerinden alınmıştır. Araştırılan meyve türlerinde aşı kaynaşmalarının aşı başarıları tespit edilmiş, aynı zamanda anaç ile kalem arasındaki aşı kaynaşmanın seyri anatomik ve histolojik olarak mikroskop altında incelenmiştir. Şeftali hariç bütün aşı kaynaşmalarında anaç ile kalem arasındaki irtibatın sorunsuz bir şekilde kurulduğu, ceviz ve Antepfıstığı aşılarında anaçta kaleme göre daha fazla kallus dokusu ve buna bağlı olarak ksilem üretildiği, diğer türlerde anaç ile kalemin gerek kallus üretimleri gerekse ksilem oluşumlarının benzer olduğu, bütün aşı birleşim yerlerinde nekrotik tabakaların meydana geldiği, ancak aşı kaynaşmaları üzerine herhangi bir olumsuz etkilerinin olmadığı, geç dönem aşı örneklerinde aşı birleşme yerlerinde nekrotik tabakaların varlığını sürdürdüğü, yer yer parçalandıkları görülmüştür. Çalışılan bütün türlerin kök çeliklerinde adventif sürgünü gelişmediği, kök anaçları üzerinde Antepfıstığı hariç diğer türlerin çöğür veya klon anaçları üzerine aşılı bitkiler gibi taç oluşturdukları ve meyveye yatma sürelerinde herhangi bir zaman sapması olmadığı görülmüştür. Aşılamada kök çelikleri kullanımı zamandan, işçilikten, üretim materyalinden ve üretim alanlarından oldukça fazla bir tasarruf sağlamaktadır.
Bolu yöresinde yetişen Corylus colurna l.'nin kambiyal aktivitesi ve moleküler karakterizasyonu
Bu çalışma Bolu ekolojisinde Türk Fındığı (Corylus colurna L.)'nın kambiyal aktivitesi ve genetiklilik çeşitliliğini ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada kambiyal aktivitenin belirlenmesi amacıyla vejetasyon sezonu boyunca 8 farklı dönemde aynı ağaç ziyaret edilerek sürgün örnekleri alınmış ve kambiyal gelişim takip edilmiştir. Genetik varyasyonun ortaya konulması amacıyla Bolu ilinde belirlenen 19 farklı Corylus colurna L. ve 5 farklı (Karafındık, Çakıldak, Yomra, Giresun Tombul Fındık, Karayağlı) standart çeşit (Corylus avellana L.) 5 adet iPBS retrotranspozon markör yardımıyla DNA testine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda yeni ksilem 1'inci dönemden itibaren oluştuğu 3'üncü ve 4'üncü dönemlerde ise 172 μm'den 242 μm'ye ulaştığı ve en fazla büyümenin 4'üncü dönemde tespit edilmiştir. Kambiyal aktivitenin bu dönemleri takiben de devam ettiği ancak gelişme hızının yavaşladığı belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan 24 izolat için beş iPBS markörü ile toplamda 85 lokus üretilmiştir. iPBS markörler Corylus colurna L. ve Corylus avellana L. gruplarını net bir şekilde ayırmışlardır. iPBS - PCR'dan elde edilen ve tekrarlanabilir 85 amplifikasyon ürününden 76'sının (%76.47) çeşitler arasında polimorfik olduğu tespit edilmiştir. En yüksek polimorfik bant oranı %88.89 ile iPBS-2395 için oluşmuş, en düşük oran ise % 44.44 ile iPBS-2378 primerinde gözlenmiştir. Çalışma sonucunda; Türk Fındığı'nda Mayıs aylarında kambiyal aktivitenin en fazla olduğu, Haziran ayından itibaren yavaşlayarak artan bir gelişimin olduğu belirlenmiştir. Çalışmada iPBS retrotranspozon markörler Türk Fındığı'nda ilk defa kullanılmış olup verdiği yüksek polimorfizm oranıyla başarıyla kullanılabileceği saptanmıştır.
Bolu dağı batı yakasında yetişen mahalli armut çeşit ve genotiplerinin pomolojik, fenolojik, morfolojik özellikleri
Bu çalışma Bolu Dağı batı yakasında bulunan, Düzce ilinin Kaynaşlı ilçesine Bakacak, Yeşiltepe, Dipsizgöl ve Bıçkıyanı Köylerinde 2017-2019 yılları arasında yürütülmüştür. Araştırmada, bölgede yetiştirilen önemli 35 mahalli armut çeşit ve genotipleri fenolojik, morfolojik, pomolojik yönden incelenmiştir. Pomolojik ve morfoloik özellikler 2017 ve 2018 yıllarında çalışılırken, fenoloik özellikler 2018 ve 2019 yıllarında çalışılmıştır. Değerlendirilen mahalli çeşit ve genotiplerde tomurcuk kabarması, 2018 yılında 07 Mart ile 29 Mart tarihleri arasında, çiçeklenme sonu 13 Nisan ile 08 Mayıs tarihleri arasında, hasat tarihi 21 Ağustos ile 20 Ekim tarihleri arasında; 2019 yılında tomurcuk kabarması 14 Mart ile 05 Nisan tarihleri arasında, çiçeklenme sonu 17 Nisan ile 09 Mayıs tarihleri arasında, hasat 25 Ağustos ile 20 Ekim tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Çalışmaya konu olan malalli armut çeşit ve genotiplerde meyve ağırlığı 2017 yılında 30,25-992,46 gr, 2018 yılında ise 35,24 gr ile 1015,15 gr arasında değişmiştir. İncelenen armutların pH içeriğinin 2017 yılında 3,63 ile 6,12 arasında, 2018 yılında ise 2,82 ile 5,61 arasında olduğu tespit edilmiştir. Suda çözülebilir kuru madde miktarı 2017 ve 2018 yıllarında sırasıyla % 7,50- % 16,50 ve % 8,50- %15,50 arasında değişiklik göstermiş ve titre edilebilir asitlik değeri her iki yılda da % 0,10-% 0,90 aralığında ölçülmüştür. Meyve eti sertliği bakımından çeşit ve gontipler 2017 yılında 2,0 kg/cm2 ile 11,0 kg/cm2 arasında, 2018 yılında 2.1 kg/cm2 ile 12.1 kg/cm2 arasında belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yörede kışlık olarak yetiştirilen ve özellikle meyve ağırlıklıkları bakımından öne çıkan Dalkıran, İbrik-1 ve İbrik 2 armutları ümitvar olarak belirlenmiş ve bu genotipler üzerinde ileri aşama çalışmaların başlatılmasına karar verilmiştir.
The selection of the genotypes arbutus unedo growing around Karasu, Sakarya
This research has been carried out between the years 2015-2016,province of Sakarya Karasu Kuzuluk and Kızılcık.Highly qualifed(superior) Arbutus Unedo has been treid to select from the ones that have gown naturally and this research has been carried out with these highly ones.This Arbutus Unedo genotypes have been evaluated by using the Weight Ranked method. In the first year (2015)of this research 70 genotypes of Arbutus Unedo have been defined and only 5 fruit genetypes have been identified because of the nonprodectiveness of the first year.In the second year of the research (2016) the number of the genotypes has raised up to 50 with the phenolojical observation,pomological analysis and weight ranked evaluation method. During the research years including both 2015 and 2016 approximately 20 fruit samples have been picked and the research has been carried out with 10 genotypes that have the importance of top priority of each species.At the end of the research,it is measured that the weight of the fruit is from 1,70 g to 9,03 g, the width is from 11,42 mm to 30,92 mm, the height of the fruit is from 10,15 to 25,24 mm,the pattern index of the fruit is from 0,75 to 1,33, the length is from 4,35 mm to 14,09 mm, the thickness of the stem is from 1,13 mm to 3,29 mm, the number f the fruit in a bunch is from 3 to 8, the amount of resoluble dry substance is from 15 % to 32 %, pH is from 3,02 to 3,66, with all these features 54 KR 08, 54 KR 11, 54 KR 16, 54 KR 44, 54 KR 49 species are superior (dominant) to others.
Farklı lale çeşitlerinin (Tulipa gesneriana) Bolu ili ekolojik koşullarına adaptasyonu ile fenolojik ve morfolojik özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma Bolu ekolojisinde lale soğanı (Tulipa spp.) yetiştiriciliğinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada lale soğanın yıl içerisinde Bolu ekolojisine adaptasyonu, birim alandan sağlanan kâr, bölgede üretimi yapılan diğer ürünlere göre birim alandan elde edilen gelirin mukayesesi, soğan üretim kültürünün benimsetilip yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Çalışma 12 çeşit lale soğanı (Seadov, Agrass White, Christmas Dream, Golden Parade, Saigon, Golden Apeldoorn, White Princess, Orange Lion, Jumbo Pink, Oscar, Miranda ve First Pincy,) üzerinde, Bolu Belediyesi cadde, bulvar ve göbekleri ile, Abant İzzet Baysal Ünivesitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi polikarbon serasında ve dış ortamında yürütülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde; lale yetiştiriciliğinde çeşit faktörünün ve dikim yerlerinin çiçek boyu, çiçek çapı ve bitki boyu bakımından önemli olduğu, lalenin soğuklatma isteğinin çiçeklenme zamanı, bitki boyu, bakımından önemli olduğu görülmektedir. Tüm uygulamalarda ortalama %75 'in üzerinde bir sürme oranı elde edilmiştir. Soğuklama isteği belli oranda karşılanan sağlıklı soğanların sürdüğü gözlenmiştir. Lale soğanlarının serada yetiştirilmesi yaklaşık 35 gün erkencilik sağlandığı gözlenmiştir. Ekim-Kasım ayında dikim ile Aralık-Ocak ayında dikimin çiçek açma zamanınında ortalama 25 gün farklılık gösterdiği saptanmıştır. Lalelerin besin ve mineral ihtiyacının optimum düzeyde karşılanması durumunda, çiçeklenme oranının artırılabileceği, çiçek sapı ve bitki boyunun uuzatılabileceği düşünülmektedir. Bolu ili uygun toprak yapısı ve düzenli kültürel işlemler yapıldığında lale yetiştiriciliğine uygun görülmektedir. Kış mevsiminin uzamasından dolayı çeşitlerin çiçekli kalma süreleri azalmaktadır. Yetiştiriciliği yapılan diğer menekşe, sünbül vb. gibi süs bitkilerine oranla lale insanlar tarafından daha çok tercih edilmektedir. Bolu ilinin İstanbul ve Ankara gibi metropollere yakınlığı düzenli yetiştiricilik, uygun kültürel uygulama ve bakım ile Bolu ilini süs bitkileri yetiştiriciliği ve pazarlamasında önemli bir merkez durumuna getireceği, çiftçilerimize yeni bir gelir kaynağı oluşturacağı kanaatindeyiz. ANAHTAR KELİMELER: Bolu, Adaptasyon, Lale (Tulipa spp.), Süs Bitkiler
Sl 64 kiraz anacı üzerine aşılı bazı kiraz çeşitlerinin Amasya ekolojik koşullarındaki performanslarının belirlenmesi
Bu çalışma, 2015 yılında Amasya ili Merkez ilçe Amasya-Zile yolu üzerinde Dadı Köy- Kavakçayırı Mevkiinde SL64 kiraz anacı (Prunus mahaleb L.) üzerine aşılı 4 kiraz çeşidinin fenolojik, morfolojik, pomolojik özelliklerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma Early Lorry, Celeste, 0900 Ziraat, Regina olmak üzere 4 kiraz çeşidi üzerinde yürütülmüştür. Çalışma sırasında fenolojik gözlemler her çeşitte tomurcuk kabarması, tomurcuk patlaması, ilk çiçeklenme, tam çiçeklenme, ilk meyve tutumu, hasat tarihi; Pomolojik incelemeler meyve ağırlığı, meyve eni, meyve boyu, meyve kalınlığı, meyve iriliği, meyve hacmi, meyve kabuk kalınlığı, meyve sap uzunluğu, meyve sap kalınlığı, çekirdek ağırlığı, çekirdek eni, çekirdek boyu, çekirdek kalınlığı, çekirdek iriliği, meyve sululuk durumu, meyve tadı, meyve et rengi, meyve kabuk rengi, meyve suyu rengi, meyve şekli, meyve çatlaması, meyve yeme kalitesi ve dış kalitesi, Kimyasal incelemeler ise SÇKM, pH ve TEA kriterleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada belirlenen 4 çeşidin; tomurcuk kabarması 6-27 mart, tomurcuk patlaması 14 Mart-4 Nisan, ilk çiçeklenme 3-14 Nisan, tam çiçeklenme 10-20 Nisan, ilk meyve tutumu 15-23 Nisan, ilk hasat tarihi 3-20 Haziran olarak (Early Lorry çeşidinde 3 Haziran, Celeste çeşidinde 5-7 Haziran, 0900 Ziraat çeşidinde 17-18 Haziran, Regina çeşidinde 20 Haziran) gerçekleşmiştir. Meyve ağırlık değerinin 4,81 g ile 8,02 g arasında (0900 Ziraat çeşidinde 8.02 g, Regina çeşidinde 7.00 g, Celeste çeşidinde 6.77 g ve Early Lorry çeşidinde 4.81 g), meyve eti oranının % 96.14 ile % 96.87; meyve tutum oranının %24,32 ile %40,91 (0900 Ziraat çeşidinde %29.01, Regina çeşidinde %40.91, Celeste çeşidinde %30.65 ve Early Lorry çeşidinde % 24.32), meyve hacminin 5,16 ml ile 7,00 ml, meyve iriliğinin 19,29 mm ile 22,37 mm, meyve sap uzunluğunun 35,65 mm ile 47,02 mm, çekirdek ağırlık değerinin 0,17 g ile 0,27 g, çekirdek iriliğinin 8,74 mm ile 9,36 mm olarak hesaplanmış, meyve et renginde L* değerinin (15,25) ile (36,17), a* değerinin (10,83) ile (16,48), b* değerinin (3,33) ile (19,75), C*(kroma) değerinin (11,39) ile (26,76), h değerinin (16,22) ile (54,01) arasında, meyve kabuk renginde L* değerinin (30,63) ile (39,36), a* değerinin (22,00) ile (37,29), b* değerinin (7,03) ile (19,54), C*(kroma) değerinin (23,16) ile (42,17), h değerinin (16,85) ile (27,36) arasında, SÇKM değerinin %10,03 ile %13,76, TEA değerinin %0,079 ile %0,133, pH'ın 3,48 ile 3,94 arasında değiştiği bulunmuştur.
M9 ve MM106 anaçları üzerine aşılı piraziz mahalli elma çeşidinde bazı özelliklerin belirlenmesi
Bu çalışmada Türk Patent Enstitüsü Tarafından Koruma altına alınmış Coğrafi İşareti Tescilli T.C. Resmi Gazete, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı (29680 mükerrer),10.04.2016, 3355/1-1.M9, MM106 anaçları üzerine aşılı Piraziz elmasında2015-2016 yılları arasında yürütülmüştür. Araştırmada fenolojik, morfolojik ve pomolojik özellikler incelenmiştir. M9 anacı üzerine aşılı ağaçlarda tam çiçeklenme 7-9 Haziran, MM106 anacı üzerine aşılı olanlarda ise 7-10 Haziran arasında olduğu gözlemlenmiştir. M9 ve MM106 anacı üzerine aşılı ağaçların ağaç boyu ve gövde çapı sırasıyla 178,24cm-17,40mm, 211,83cm-21,63mm olarak ölçülmüştür. M9 anacı üzerine aşılı Piraziz elmasında ortalama meyve ağırlığı 128.10 g, meyve eti sertliği 87.02 N, SÇKM %14.33, pH 3.32, TEA %0.89, C vitamini 13.86 mg/100g, renk değerleri ise sırasıyla (L*,kroma, hue) 64.2, 43.7 ve 81.8 olarak belirlenmiştir. MM 106 anacı üzerine aşılı Piraziz elması meyvelerinde ise meyve ağırlığı 125,92 g, meyve eti sertliği 87.71 N, SÇKM %13.33, pH 3.24, TEA %0.81, C vitamini 15.98 mg/100g, renk değerleri ise sırasıyla (L*,kroma, hue) 62.1, 43.9 ve 82.1 olarak belirlenmiştir. Piraziz elmasının meyve ağırlığı ve SÇKM içeriği bakımından M9 anacının, meyve eti sertliği, C vitamini ve ağaç özellikleri bakımından MM106 anacının daha yüksek değerler verdiği ifade edilebilir
Bolu'da 2016 yılında meydana gelen ilkbahar geç donlarından zarar görmeyen ceviz (juglans regia l.) genotiplerinin belirlenmesi üzerine araştırmalar
Bu araştırma 21-22 Nisan 2016 tarihinde Bolu'da meydana gelen dondan etkilenmeyen ceviz genotiplerini tespit etmek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada Bolu ili merkez ilçe ve köylerinde yetişen yaklaşık 12 bin ceviz ağacı arasından 41 genotip belirlenmiş ve bu genotiplerde çalışma yürütülmüştür. Genotiplerde için bütün çıkma oranı ortalama % 91.22, sağlam iç oranı % 98.05, içte büzüşme oranı % 18.78, dış kabuğu % 68.29 oranında düz, % 65.85 oranında kabuğun kolay kırıldığı, % 60.98 oranında için sarı renkli olduğu belirlenmiştir. Genotiplerde meyve ağırlığı 7.8 g ile 14.3 g, iç ağırlığı 3.6 g ile 7.0 g, randıman % 35.80 ile % 62.70, toplam yağ % 47.67 ile % 69.98, toplam protein %9.98 ile % 17.56 arasında olduğu belirlenmiştir. Tartılı Derecelendirme metoduna göre ümitvar olarak seçilen 10 genotipte meyve ağırlığı 10.6 g ile 14.3 g, iç ağırlığı 5.0 g ile 7.0 g, iç oranı % 47.17 ile % 55.03, kabuk kalınlığı 1.08 ile1.71 mm, meyve eni 28.31 ile 33.79 mm, meyve boyu 29.07 ile 34.68 mm, meyve yüksekliği 32.18 ile 39.58 mm, meye şekil indeksi 0.85 ile 0.98 toplam yağı % 48.90 ile % 69.60 ve protein % 11.23 ile 16.29 arasında bulunmuştur.
Ayva fidan üretiminde aşı makinalarının aşı başarısı üzerine etkileri
Bu araştırma, 2016 ve 2018 yıllarında Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu Meslek Yüksekokulu deneme sahasında yürütülmüştür. Çalışmada, ayva fidan üretiminde üç aşılama zamanı (15 Mart, 15 Nisan ve 15 Mayıs) ve üç aşı tipinin (el ile yapılan dilcikli aşı ve aşı makinesi ile yapılan semer aşı (Makine 1 (3T Art marka) ve Makine 2 (Zenport marka)) aşı tutma, aşı sürme, aşı sürgün uzunluğu, aşı sürgün çapı ve bir yıl sonunda satışa sunulabilecek fidan sayısı üzerine etkisi incelenmiştir. Araştırma, tesadüf parsellerinde faktöriyel deneme desenine göre 3 tekerrürlü ve her tekerrürde 15 bitki olacak şekilde kurulmuş ve Ekmek ayva çeşidi iki yıllık Quince A anacına aşılanmıştır. Araştırma sonucunda, aşı tutma oranları ilk yılda %60.0 ile %86.67 arasında, ikinci yılda ise %62.22 ile %95.55 arasında değişim göstermiştir. Aşı sürme oranları ilk yılda %44.44 ile %77.78 arasında, ikinci yılda ise %51.11 ile %88.89 arasında değişim göstermiştir. Bu parametrelerde her iki yılda 15 Nisan tarihinde yapılan dilcikli aşıdan en yüksek sonuçlar alınmıştır. Aşı sürgün uzunlukları ilk yılda 31.67 cm ile 40.10 cm arasında, ikinci yılda ise 32.14 cm ile 40.59 cm arasında değişmiştir. Aşı sürgün çapları ilk yılda 4.70 mm ile 5.77 mm arasında, ikinci yılda ise 4.99 mm ile 6.08 mm arasında değişmiştir. Yıl sonunda satışa sunulabilecek fidan sayıları ilk yılda %35.55 ile %68.89 arasında, ikinci yılda ise %44.4 ile %77.78 arasında değişmiştir. Bu parametrelerde her iki yılda 15 Mart ve 15 Nisan tarihlerinde yapılan dilcikli aşıdan en yüksek sonuçlar alınmıştır. Genellikle bütün parametrelerde en iyi aşı metodu dilcikli aşı olmuştur. Manuel çalışan aşı makinalarından (özellikle Makine 1) bütün parametrelerde düşük sonuçlar alınmıştır. Bütün parametrelerde 15 Nisan'da yapılan aşılardan en iyi sonuçlar alınırken 15 Mart ve 15 Mayıs tarihlerin yapılan aşılardan en düşük sonuçlar alınmıştır.
Bazı fındık çeşitlerinde verim ile fizyolojik ve morfolojik ilişkiler
Bu çalışmada; Kara, Palaz ve Tombul fındık çeşitlerinde iki ayrı rakımda verim ile bazı fizyolojik ve morfolojik ilişkiler belirlenmeye çalışılmıştır. Kara fındık çeşitlerinde morfolojik ayrım zamanı 23 Temmuz- 21 Ağustos arasında, Palaz fındık çeşidinde 15 Temmuz - 6 Ağustos ve Tombul fındık çeşidinde ise 15 Temmuz- 06 Ağustos arasında gerçekleşmiştir. Her üç çeşitte de Protogny çiçeklenme görülmüştür. Toplam tomurcuk sayısı 121.889 adet ile 680.111 adet arasında; karanfile dönüşen tomurcuk sayısı 24.778 adet ile 298.889 adet arasında; karanfile dönüşüm oranı % 13.183 ile % 41.650 arasında; toplam çotanak sayısı 21.222 adet ile 105.000 adet; haziran dökümü kayıp oranı % 14.366 ile % 31.920; meyve dalları üzerinde tomurcuklardaki % karanfil sayıları en fazla 1. tomurcukta %25.52; yaprak alanı 34.514 ile 88.672 cm2; klorofil yoğunluğu 28.562 ile 38.748 arasında değişmiştir. Taç izdüşüm alanı, ana dal çapı, yan dal boyu ve çapına ait en yüksek değerler düşük rakımda Tombul fındık çeşidinde; sürgün sayısı ve çapı bakımından en yüksek değerler yüksek rakımda Palaz fındık çeşidinde elde edilmiştir. En fazla meyve dalı Palaz fındık çeşidinde ve en uzun meyve dalları Kara fındık çeşidinde düşük rakımda meydana gelirken en kalın meyve dalları ise aynı rakımdaki Tombul fındık çeşidinde tespit edilmiştir.