Yrd. Doç. Dr. Ali İhsan Özeroğlu danışmanlığındaki tezler

15 tez · İstanbul Aydın University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerle dezavantajlı grupların ilişkileri

Antik dönemlerden itibaren Engellilere bakış açısı maalesef olumsuz olmuştur. Yunan site devletlerinde Engelliler toplumdan dışlanmıştır. Dünya?da engelliler ile ilgili resmi olarak olumlu adımlar 1945 yılında Birleşmiş Milletler tarafından atılmaya başlanmıştır ve nihayet 1948 yılında imzalanan ?İnsan HaklarıEvrensel Bildirgesi?nde Engelliler yer verilmiştir ve en son 2008 yılında Türkiye tarafından da imzalanan 50 maddelik sözleşme ile yeni bir safhaya geçmiştir. Yerel Yönetimler ve Engelliler arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Ülkemizde Yerel Yönetimler 1839 Tanzimat Fermanı ile birlikte konuşulmaya başlanmış ve modern anlamdaki merkeziyetçilik ile birlikte eş zamanlıuygulamaya geçirilmiştir. Ülkemizde yerel yönetimler güçlü olmadığı için, genel bütçeden aldıkları paylar yeterli olmadığı için ve yetki kavramındaki karışıklıklardan dolayı engelliler arzu edilen haklara sahip olamamıştır. Ülkemizdeki bir diğer sorunda yasaların çıkarıldıktan sonra uygulanmasında eksiklikler yaşanmıştır. Uygulamadaki eksikliklerin yanında yaptırımlarda yetersiz olduğu için istenilen sonuçlar alınamamaktadır. Şehir içinde ki kaldırımlar, otobüs duraklarının ölçüsü gibi birçok temel konu bile aslında TSE (Türk StandartlarıEnstitüsü) ölçülerine uygun olarak yapılmalıdır ve bu yasalarda da belirtilmiştir fakat iiiuygulamadaki eksiklikler ve yaptırımlardaki eksikliklerden dolayı istenilen sonuçlar alınamamaktadır. Bütün olumsuzluklara rağmen ülkemizde Engellilerin toplumsal hayata katılmalarını, fiziksel çevreye ulaşabilmelerini sağlayacak birçok olumlu adım bazıbelediyelerimiz tarafından atılmaktadır.

BelediyelerDezavantajlı gruplarEngelli kişiler+6
Faik Tunay
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adli muhasebe mesleği ve Türkiye'de uygulanabilirliği

İşletmelerde ve hayatın hemen her alanında, çeşitli kişi ve kurumlarca yapılanmuhasebe vb. hilelerinin ve bunların neden olduğu ekonomik kaybın büyükboyutlara ulaşması, ticari ve ekonomik anlaşmazlıklar, mali tablo kullanıcılarınıyanıltmaya yönelik uygulamaların artması; muhasebenin kapsamını genişleterek, Adli Muhasebe olarak anılan mesleğin doğmasına neden olmuştur.ABD başta olmak üzere, gelişmiş batılı ülkelerde yaygın uygulama alanı bulan,ülkemizde henüz yasal zemine oturtulmamış ve tam anlamıyla uygulama alanıbulamamış olan Adli Muhasebecilik mesleğinin kapsamı, özellikleri, adlimuhasebecinin nitelikleri, adli muhasebe mesleğinin benzer mesleklerden farkları,adli muhasebeci eğitimi, Türkiye'de uygulanabilirliği, hukuk sistemimizdeki yeri,sigorta kapsamına alınması yönündeki öneriler ve konun daha iyi anlaşılabilmesiaçısından grafikler ve tablolar yardımıyla adli muhasebe denetimi (Hile Denetçiliği)hakkında ayrıntılı bilgi verilmektedir.Anahtar kelimeler; Adli Muhasebe, Adli Muhasebecilik Mesleği ve bumesleğin Türkiye'de ki durumu.

Adli muhasebeDenetimMesleki hile+3
Fahrettin Pala
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kooperatifçilik kalkınma kooperatiflerinin yerel yönetimlerin kalkınma çabaları içerisindeki yeri Edirne Meriç Karayusuflu Köyü örneği

Devlet yapılanması içerisinde yerel yönetim olarak en küçük ve merkeze en uzak birimleri köyler oluşturmaktadır. Merkeze uzaklık köyün gelişiminde ciddi bir şansızlığı oluşturmakta maalesef bugüne kadar geçici olmaktan öte ?radikal? sayılabilecek çözüm önerileri şimdiye kadar pek göz önünde bulundurulmamıştır. Bu çalışma her ne kadar 5018 sayılı kanunun 3. Maddesi dışında kalıyor olsa da köyleri yerel yönetimin uç birimleri olarak kabul ederek kalkınmalarına yönelik hangi enstrümanların kullanılabileceğini tespite çalışmaktadır.Kuvvetli bir öneride bulunmak için yapılan incelemelerin sonucunda ?kooperatifçiliğin? yerel kalkınmada tek çözüm olabileceği öngörüsüne ulaşılmıştır. Bu bölümde kooperatiflerin yerel kalkınmada etkileri incelenmiş ayrıca köyleri ilgilendirecek kalkınmaya yönelik kanunlar ile yine kalkınmaya yönelik çeşitli programlar ele alınarak incelenmiştir. Kurulmasında kalkınma adına büyük fayda sağlayan kalkınma ajansları incelenerek köy kalkınmasında nasıl bir rol oynayabilecekleri üzerinde durulmuştur.Birinci bölümde ekonomik bir örgütlenme olan kooperatifçiliğin tanımı tarihçesi genel bir çerçevede değerlendirilmiştir. Öncelikle çok yönlü bir kurum olan modern kooperatif hareketinin daha iyi anlaşılabilmesi için, doğmuş olduğu ülkelerdeki yani İngiltere ve Kara Avrupa?sında da Fransa ve Almanya'daki kooperatif önderi olan şahıs ve grupların görüş ve uygulamalarına genel bir bakış yapılmıştır İkinci Bölümde yerel toplumların ekonomik, toplumsal ve kültürel sorunları, sosyal kalkınma özelliklerini, kırsal kalkınma kooperatifleri ve sorununa da değinilecektir. Daha sonra ülkemizde de kooperatif kurumunun gelişiminin, kendisini düzenleyen mevzuata paralel olması göz önünde tutulup ülkemizde kooperatif kanunları yönünden gelişimi ele alınmış; daha sonra yürürlükteki mevzuatımızda kooperatifle doğrudan ilgili olan kanunlarda, kooperatif kavramının düzenlenişi incelenmiştir. Sonra, kooperatifin bu bilgiler ışığında, ekonomik ve kanuni tanımları üzerinde durulmuş; bölümün sonunda da şu an yürürlükteki mevzuatımıza göre, kooperatif türleri belirtilerek, birbirleri ile olan farklılıkları ortaya konulmuştur. Sonuç bölümünde bütünsel bir bakış açısıyla kooperatifleşmenin yerel kalkınmaya etkileri bu tezde incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Kooperatif, Kalkınma, Yerel Yönetim.

Ekonomik kalkınmaKalkınmaKooperatifler+3
Süleyman Özen
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerin kadın sorunlarına yaklaşımı

Günümüzde kadın ve erkek eşitsizliğine dayanan sorunlar insan hakları düzeyinde toplumsal bir sorun olarak algılanmaktadır. Kadınların toplum tarafından oluşturulmuş özellikleri onların sorunlarına da neden olmaktadır. 1980?li yıllardan itibaren insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi ve kadın sorunlarında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bu gelişmelerin ve yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı, kadın-erkek eşitliğinin toplumun bütün kesimleri tarafından benimsenmesinin kadına yönelik yaklaşımların değişmesi ile oluşacağı görülmektedir.Toplumların ekonomik ve sosyal hayatını derinden etkileyen küreselleşme süreci, yerel yönetimlerin sosyal politikalar üzerindeki görevini dönüştürürken aynı zamanda toplumsal dengenin sağlıklı olabilmesi için önemli görevler yüklemektedir. Sosyal hayatın yerel kaynaklarla düzenlenmesi belediyelerin planlama, düzenleme ve uygulamalarını etkileyen bir yaklaşımdır.Bu çalışmada, yerel yönetimlerin kadınlara yönelik uyguladıkları çalışmalar yanında bütçeleme, kentli hakları, çevre hareketleri, sağlık ve sosyal hizmet uygulamaları incelenmiş ve farklı siyasal partilerin yönettikleri belediyelerin kadın sorunlarına yaklaşımları araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Toplumsal Cinsiyet 2. Cinsiyet Eşitliği 3. Kadın Sorunları 4. Yerel Yönetimler 5. Belediyeler

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriCinsel ayrımcılık+7
Gülten Koçum
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel düşünce merkezinin kuruluşu ve bir uygulama örneği olarak Esenler Belediyesi

Son yıllarda hızlı bir gelişim ve dönüşüm sürecine girmiş olan dünyada, gerek sosyo-kültürel gerekse ekonomik ve politik alanlardaki yapısal reformlarla birlikte değişen kent dinamikleri kentlerin kimliklerini de değiştirmektedir. Günümüzde küreselleşme ile yaşanan teknik gelişmeler yerel kültürleri de dünyaya açmaktadır. Artık devletlerin yerini kentler ve örgütlenmiş olan kurumlar alırken, kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamdaki önemi de gitgide artmaktadır. Kentsel dönüşüm, bir kentin bütünü veya belli yerleşim bölgelerine yönelik sistemli ve planlı eylemler olmaktadır. Küreselleşme olgusu genel anlamda yeni bir dünya düzeni oluşturma amacıyla ortaya çıktığı için, her kent bu doğrultuda bir kıpırdanış içine girerek yeniden yapılanmalara girişmişlerdir. 1980?li yıllarla birlikte kent dinamiğinde önemli bir yere sahip olan kentsel dönüşüm projeleri yerel yönetimler için önemli bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Bu tür projelerde farklı düşünce merkezlerinin de rolü büyük olmaktadır. ?düşünce fabrikaları? olarak da tanımlanan düşünce üretim merkezleri, belli kesimleri özel gereksinimlerini projelendirmek yerine, ürettikleri stratejiler ile gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde etki yaratmaktadırlar. Özgür ve yenilikçi düşünceler yaratabilmek için hükümet dışı fonlardan beslenen bağımsız düşünce merkezlerinin hedefi olabildiğince çok düşünce üreterek yenilikçi ve yaratıcı politikalar belirlerler. Anahtar kelimeler: kentsel dönüşüm, düşünce merkezi, kentsel kimlik, kent imajı

BelediyelerBilim ve sanat merkezleriDeğişim+7
Emrullah Aydın
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimler ve eğitim hizmetleri ilişkisi

Dünyanın tüm ülkelerinde kamu yönetiminin önemli ve vazgeçilmez bir öğesi olan yerel yönetimler, anayasa ile düzenlenmiş, demokratik ve özgür örgütler olarak yönetim sistemleri içerisinde ağırlıklarını devamlı olarak arttırmaktadırlar. Değişen dünya koşulları ve merkezi yönetimin iş yükünün oldukça artması nedeniyle, görevlerini aksatmaları, yerel özellikli kamu hizmetlerinin halka en yakın olan yerel yönetim birimleri tarafından yerine getirilmesi anlayışının benimsenmesi, hizmet sunumunda halkın beklentilerinin bütünüyle karşılanmak istenmesi ve bu hizmetlerdeki verimlilik ve etkinliğin arttırılması gibi nedenler yerel yönetimlerin önemini gözler önüne sermektedir. Zira demokrasinin ana örgütlerinden biri olarak kabul edilen yerel yönetimlerin, halka yönelik en yakın yönetim unsurları olarak halk isteklerini daha iyi karşılayacağı ve bu hizmetleri en hızlı ve yeterli bir şekilde gerçekleştireceği düşünülmektedir. Küreselleşmenin tüm dünyada sınırları ortadan kaldırması ve bilginin hızlıyayılımı, farklı sistemlerin değişimini de zorunlu kılmıştır. Değişim ve gelişim eğitim alanında da kendini göstermektedir. İçinde yaşadığımız bilgi çağına uygun bireyler yetiştirme ve eğitme gerekliliği, eğitim politikalarının da odak noktasını oluşturmaya başlamıştır. Ülkemizde de son yıllarda yapılan düzenlemelerle yerel yönetimlerin eğitim alanındaki görev ve yetkileri arttırılmıştır. Yapılan bu tez çalışmasında da yerel yönetimlerin eğitim hizmetlerine katkıları ve bu alanda yapılan çalışmalar incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Yerel yönetimler, eğitim, hizmet anlayışıIII

BelediyelerEğitimEğitim hizmetleri+1
Yılmaz Arslan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetim liderliğinin siyasal yükselişe etkisi: Recep Tayyip Erdoğan örneği

Özellikle son yarım yüzyılda siyasal, ekonomik, sosyo-kültürel, iletişim ve teknolojik alanlarda dünyayı etkileyen değişim ve dönüşümlerin bir neticesi olarak ortaya çıkan küreselleşme ile birlikte; dünyada, uluslar, toplumlar ve yerel gruplar arasındaki karşılıklı ilişkiler ve etkileşimler derinleşerek genişlemiş ve hızlanmıştır. Uluslararası düzeyde ticaret yapan sermaye kuruluşlarının ticaret hacimlerini genişletme çabası, yeni üretim ve tüketim anlayışlarını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca iletişim araçlarının baş döndürücü bir hızda gelişmesi ve yayılması ile birlikte, medya teknolojilerinin de katkısıyla bilginin paylaşımı ve kültürel etkileşim artmıştır.Tüm bunlar yaşanırken küreselleşme, ulus devlet modelini de etkilemiş ve kamu yönetimi anlayışında bazı değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Özellikle gelişmiş ülkeler ve dünyanın gelişmekte olan birçok ülkesinde merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.Bu çalışmalarda yerel yönetimlerin, sadece etkin, verimli ve kaliteli kamu hizmetleri sunan bir yapı olmaktan daha çok ekonomik gelişmelerde daha etkili bir rol üstlenen, kendi kaynağını oluşturan, uluslararası ilişkilerde etkili roller üstlenebilen bir yapıda olması hedeflenmiştir. Yerel yönetimlerin önem kazandığı günümüz yeni kamu anlayışı ile birlikte merkezi yönetimler, yetkilerinin bir kısmını yerel yönetimlere devretmek zorunda kalmışlardır.Ülkemizde yerel yönetimlerin tarihi pek eskilere dayanmamakla birlikte; özellikle 1980'lerden sonra çıkarılan yasalar ve 1990'larda hazırlanmaya başlanan reform paketleri ile birlikte yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sağlanmıştır. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ile birlikte, bu alanda yapılan yerel siyaset de önem kazanmış ve yerel siyasetin genel siyasete olan etkisi artmıştır.Yerel siyasetin merkezinde bulunan belediye başkanlarını, yönettikleri organizasyonların yerel yönetim liderleri olarak tanımlayabiliriz. Ülkemizde, yerel yönetimlerin yakın dönemlere kadar pek fazla önemsenmediği, işlerin daha çok partilerin il ve ilçe yönetimleri aracılığı ile yürütüldüğü ancak 1990'lardan itibaren önem kazandığı göz önünde bulundurulduğunda; yerel yönetim liderliği kavramının siyaset literatüründe pek fazla kullanılmadığı görülecektir.Biz çalışmamızda; 2002, 2007 ve 2011 genel seçimlerinde büyük başarı elde ederek üç dönem üst üste T.C. Başbakanlık koltuğuna oturan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 1994 ile 1998 yılları arasında yerel yönetim lideri iken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde gösterdiği performansı ve lider özelliklerinin siyasal yükselişine etkisini inceleyeceğiz.

Erdoğan, Recep TayyipLiderlerLiderlik+3
Bahattin Aytaş
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimler ve kent güvenliği yönetimi sistemi

İnsanlık tarihi açısından önemli dönüm noktalarından birisi olan Sanayi devrimi sonrasında önemi giderek artan kentleşme süreci değişimi ifade etmektedir. Sanayileşmenin ilk dönemlerinde gerekli olan işgücü ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik edilen nüfus hareketleri köylerden kentlere doğru göçün yaşanmasına ve kentlerde nüfus yoğunluğunun artmasına neden olmuştur.Yaşanan hızlı ve sağlıksız kentleşme sonucunda, insanlar kente uyum sağlama konusunda sorunlar yaşamışlardır. Ayrıca kentleşme ile ortaya çıkan, fiziki ve maddi köklü değişim ve değişiklikler mevcut ilişkiler düzenini sarsmakta ve bu durum bireyleri kent hayatı içerisinde yer alan hukuki kural ve normlara aykırı davranışlarda bulunmasına neden olmaktadır. Bireyi hukuk dışı olaylara iten bu süreç kent hayatı açısından huzursuzlukların kaynağı olan suç ve suçluluk durumlarının çıkmasına zemin hazırlamaktadır.Büyük kentlerde yaşanan hızlı ve çarpık kentleşme süreci suçun giderek artmasına sebep olmuştur. Günümüzde suç olaylarının azaltılması ve kent güvenliğinin sağlanmasında bilgi teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Hazırladığımız bu tez çalışmamızda kent güvenliğinin sağlanmasında bilgi teknolojilerinin kullanımının bir örneği olarak Bursa ilinde uygulamaya geçen Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu (MOBESE) Projesinin incelenmiştir.Bu çalışmada, kentleşme konusunun yanı sıra kentleşmeyle birlikte ortaya çıkan suç ve suçluluk kavramları incelenmiş. Suç olaylarının azaltılması çerçevesinde Emniyet Teşkilatı'nın teknolojideki hızlı gelişme ve değişime uyum sağlayarak ortaya koyduğu Kent Güvenlik Yönetim Sistemleri (KGYS) veya bilinen adıyla MOBESE Projesi'nin ekonomik kaynakları, etkinliği, maliyeti, bileşenleri ve sağladığı getirileri incelenmiştir. Konularıyla ilgili olarak yayımlanmış önemli kitap, makale, rapor, sempozyum, konferans bildirileri taranmış ve elde edilen verilerle konu aktarılmaya çalışılmıştır.Anahtar KelimelerYerel Yönetimler, Göç, Kentleşme, Suç ve Suçluluk, MOBESE Projesi

BelediyelerGöçlerGüvenlik+6
Süleyman Özlü
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerde güvenlik hizmetinin yerelleşmesi

In accordance with the shifting understanding of security , institutionsproviding internal security need to go through a change as well. It is certain that,reconstructed with the changing understanding of governance,institutions providinginternal security will better serve community.Up to this day the citizenry werereceiving security services the way the central government provided and posed asright but today the changing needs and understandings of security are moreproactive.When totally controlled at central level, micro level law-enforcement facessome problems.Modern understanding of fighting with crime is measured not with thenumber of cases solved but with the level of how much a citizen feels safe.Preventivesecurity no more means a petrol officer in every corner but it means a crime-freeatmosphere.Taking form in accordance with this recent understanding ofsecurity TDP serves at local level. Trying to prevent crime by projectdevelopment, TDP is mostly in cooperation with municipalities.Today organized in countrywide level, municipalities aim to share the centralgovernments authorities and provide faster, cheaper and more efficient service.According to European Urban Provision the city?s security issues are primarily theresponsibility of local government.The entrusting of preventive security services to the local governments willopen a new era in law enforcement. Thus micro security services , as local serviceproviders will be proactive in taking responsibilities in preventing crime. Instead ofproviding short term solutions, the new security organization will replace thenowadays police force and military police and will be organized as localized lawenforcementunder the command of local judiciary and as preventive security forceunder the command of local government and this will be an unprecedented system offighting with crime.Keywords: Law-enforcement, localization, TDP,security, localauthorities, crime prevention

BelediyelerGüvenlik hizmetleriKolluk+4
Fahrettin Emre
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik kapsamında yardıma muhtaç ailelere yaptıkları sosyal yardımlar: Bağcılar Belediyesi örneği

Dünyada yaşanan gelişmeler ve değişim, köyden kente göçe neden olarak kentli nüfusun artmasına neden olmuştur. Artan kentli nüfusun ihtiyaçları doğrultusunda, kamu yönetiminden beklentiler artarak farklılaşmış, bu beklentilerin merkezi idare tarafından karşılanması sosyal devlet anlayışını doğurmuştur. Ancak merkezi idareler halkın taleplerini karşılamada yetersiz kalınca yerel yönetimlerin sorumlulukları artırılmış, yerel yönetimler güçlenmiş ve sosyal belediyecilik anlayışı doğmuştur.Sosyal belediyecilik kapsamında belediyeler, sağlık, eğitim, çevreye yönelik hizmetlerin yanında yardıma muhtaç olan ailelere sosyal yardım fonksiyonunu da yüklenmişlerdir.Bu araştırmada Bağcılar Belediyesi'nin yardıma muhtaç ailelere yaptıkları sosyal yardımlar incelenmektedir. Konu ile ilgili Bağcılar belediyesi yetkilileri ile bağlantıya geçilmiş, konu ile ilgili dokümanlar ve veriler elde edilmiş, araştırmanın uygulama kısmı da bu doküman ve verilerin incelenerek sistematik biçimde sunulmasıyla oluşturulmuştur.Araştırma sonucunda; Bağcılar Belediyesi'nin yardıma muhtaç ailelere, başta gıda ve yakacak olmak üzere, giyim, ev eşyası, barınma gibi sosyal yardımlar yaptıkları, yaptıkları sosyal yardımları kapsamlı bir incelemeye tabi tutarak, muhtaçlık kriterini göz önünde bulundurarak, gerçek ihtiyaç sahiplerine urlaştırma çabasında oldukları gözlenmiştir.

Bakıma muhtaç kişilerBelediyelerSosyal değerler+6
Hikmet Gündüz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerde stratejik planlama ve belediye örneği: Başakşehir Belediyesi

Dünyadaki hızlı gelişime ve değişime karşı ayakta durmak için organlzasyonlar pek çok yönetim tekniği geliştirmişlerdir. Stratejik planlama ve stratejlk yönetim teknlklerl içerisinden dinamikliği, geleceğe yönelik olması, bilgiye ve analize dayanması özellikleriyle öne çıkmıştır.Kurumlar bulundukları çevreyle her zaman etkileşim halindedir, varlıklarını ve başarılarını sürdürülebilir yapmak amacıyla kendilerini geliştirmelerine ve bu çevrenin ihtiyaçlarını lyl anallz edlp karşılayabilmelerine bağlıdır. Kurumlar çevrelerinde hızla değişen şartlara duyarlı olmalı ve değişikliklere uyum sağlamalıdırlar. Dolayısıyla, örgütün stratejlk planlama yapması ve stratejlk planı sisteme dahil etmesi kuruma büyük fayda sağlamaktadır.Stratejik planlama ve stratejik yönetim, çağımızda artık tüm örgütler için ve kamu sektörü içinde gerekli olan bir yönetim tarzı haline gelmiştir. Her örgütün kendine özgü özellikleri ve bulunduğu çevre koşullarına göre kendi amaçlarına yönelik blr uygulama modeli yaratma gerekliliği doğmuştur.Yerel yönetimler, İnsanların ihtiyaçlarının artması, şehir nüfus artışının getirdiği ihtiyaçlar, ülkelerde yerelleşme eğilimi gibi nedenlerle lylce önemi artmaktadır. Varlığı ve verdiği hizmetler önem arz eden bir kuruluş plansız ve strateji geliştirmeden amacına hangi yoldan gideceğlnl bllemez.Türkiye de Yerel Yönetimler düzeyinde belediyelere bakıldığında, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, Nüfusu 50.000'in üzerinde olan belediyeler için stratejik plan hazırlamak yasal bir yükümlülüktür demektedlr. Bu çalışmamızda, hizmet makamı olan yerel yönetimlere değinilmiş ve gün geçtikçe çok daha fazla alanda karşımıza çıkan stratejik planlamanın; kavramı, özellikleri, stratejlk plan ve yapılması süreci ele alınmıştır. Ayrıca stratejik plan yapımında ve uygulanmasında yaşanan sorunlar tespit edilmiş ve çözüm öneleri sunulmuştur. Belediyelerde ki stratejik planlama çalışmalarından örnek bir belediye incelenmiş ve mevcut durum ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Yerel Yönetim Türleri, Yerel Yönetimlerde Stratejik Plan, Stratejik Plan da Yasal Mevzuat, Başakşehir Belediyesi.

BelediyelerPlanlamaStratejik planlama+2
Hatice Köse
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mahalli idarelerin yargısal denetimi

Denetim, yönetimin ortaya koyduğu standartlardan hareket ederek uygulamanın bu standartlara ve planlanan esaslara göre durumunu ortaya koymak ve mevcut standartlarda yapılması gereken değişiklikler varsa öneriler getirmektir. Denetimin temel amaçları karar alıcılara geçerli bilgiler sunmak, hata ve suiistimalleri önlemek ve yönetimde rasyonelliği sağlamaktır.Devlet organlarını denetlemekle görevli olan denetim kuruluşlarının uygulaması gereken bazı önemli ilkeler vardır. Denetim ilkeleri denetimde objektifliği, dürüstlüğü, şeffaflığı sağlaması ve denetlenenler üzerinde güven sağlaması açısından önemlidir. Denetime hakim olan temel ilkeler; dürüstlük, bağımsızlık, tarafsızlık-nesnellik-güvenirlik, yasallık ve yeterlilik olmak üzere beş tanedir.Çalışmamızın konusunu teşkil eden mahalli idarelerin yargısal denetimi, demokratik toplumun en vazgeçilmez unsurları arasında yer almaktadır. Mahalli idarelerin tarafsız ve bağımsız yargı kuruluşlarınca denetlenmesi, o ülkenin demokratik düzeyini belirlemektedir. Bu açıdan mahalli idarelerin kurulması, organları, organlık sıfatlarını kazanma ve kaybetmeleri Anayasa'da güvence altına alınmıştır.Halkın yönetime katılarak, idareyi denetlediği en etkili ve en kolay yer mahalli idarelerdir. Mahalli idarelerin denetiminde en çok başvurulan yol ise vesayet denetimidir. Yargısal denetime çok istisnai durumlarda başvurulmaktadır. Bunun sebebi ise yargı mercilerince verilen kararların taraflar için çok ağır sonuçlar doğurduğunu gösterebiliriz. Ayrıca yargısal denetime başvuracak kişilerin önceden yasalar ile belirlenmiş olması, yine yargısal denetim neticesinde verilecek kararların önceden az çok belli olması, bu denetim yoluna ancak sınırlı ve istisnai durumlarda gidildiğini göstermektedir.Yargı mercilerini en çok uğraştıran sorunlar belediyeler ile ilgili sorunlardır. Çalışmamızda belediye organlarının yargısal denetimi ile ilgili ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.

DenetimYargısal denetimYerel yönetimler
İhsan Karataş
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOBİ'ler ve Türkiye ekonomisine etkileri

Son yıllarda gelişmekte olan ülke ekonomilerinde ve günümüz dünya ekonomisinde küçük ve orta ölçekli işletmeler dikkat çekici bir gelişme göstermektedir. Bugün dünya literatüründe üzerine fikir birliğine varılmış bir KOBİ tanımı bulunmamaktadır.''Küçük ve orta boy işletme'' ana tanımı içinde, KOBİ'lere değişik ülkeler hatta aynı ülke içindeki farklı birimler farklı özellikler yüklemektedirler. Bu nedenle çoğu zaman tanımlamada karışıklık yaşanmaktadır. Türkiye dünya ticaret ağının dinamosunu oluşturan KOBİ'ler için bu çalışmada, öncelikle KOBİ tanımı esas alınarak ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ve ekonomideki farklı birçok değişken göz önünde bulundurulup ülkelere göre KOBİ'ler değerlendirilecek ve Türkiye'de ki KOBİ kavramı, avantajları, dezavantajları, hukuki yapısı üzerinde durulacaktır. Bu kapsamda Türkiye ekonomisinde KOBİ'lere sağlanan finansal destekler ve finansman ihtiyaçlarına değinilmekte, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren KOBİ'lerin karşılaştığı yönetimsel sorunlar ele alınarak küreselleşen Dünya'da KOBİ'lerin Türk ekonomisi üzerindeki etkileri ve önemi üzerinde durulacaktır.

EkonomiEkonomik etkiKOBİ+1
Oktay Hilmi Evin
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin 2023 vizyonu ve dış ticaret hedefleri

Ülkelerin geleceği planlamaları yeni bir kavram değildir bu anlamda ülkeler gelecekte olması gereken politikalarını planlayarak veya hedefleyerek ekonomik siyasi anlamda çağdaşlaşma hedeflerini gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Vizyon 2023 Projesinin ana teması; Cumhuriyetimizin 100. yılında, Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda ülkemizde siyasi ve ekonomik alanda gelişmektir. Ülkemizde başlatılan 2023 hedefleri ile ekonomide sektörlerin gelişimi ile birlikte gelişme kaydedilecektir. Bu gelişme ülkemizin dünyada söz sahibi olan ekonomisi büyük ve dış ticareti son derce gelişmiş bir ülke haline getirecektir.Çok uzaklarda görünüyorsa da stratejik Türkiye Vizyonu için hedef olarak Cumhuriyetimizin yüzüncü kuruluş yıldönümüne denk düşen 2023 seçilmesi kitlelere yön göstermek, motivasyon sağlamak bakımından önemlidir. Böylesi bir vizyon çalışması tarımdan eğitime, yabancı yatırımlardan bilgi ekonomisine, dış ticaret ve dış politikadan su sorununa, sürdürülebilir kalkınmaya, güvenlik mimarisinden kent planlamasına, AB üyeliğinden alternatif enerji kaynaklarına, kültürel yenilenmeye kadar uzanan geniş bir menzilde değişen dünyanın ve değişemeyen Türkiye'nin fotoğrafını çekmeye, geleceğe dönük görüş ve önerileri, kestirimleri paylaşmaya çalışmalıdır.Şüphesiz bu amaçları gerçekleştirmek hiç de kolay olmayacaktır. Bu açıdan öncelikle harekete geçmesi gereken bazı unsurlar vardır. Bunlar teknoloji, enerji politikaları, KOBİ politikaları ve yatırım politikaları v.b ülkemizin dünya ülkeleri arasında büyüme potansiyeli açısından iyi bir konumda olması her şeyden önce dış ticarete yansımalı ve ekonomik büyüme ile beraber dış ticaret hacmimiz de artmalıdır.

Dış ticaret politikalarıEkonomi politikalarıEkonomik büyüme+3
Kadir Kurkut
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerde kültür yönetimi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi örneği

Günümüzde, siyasetten ekonomiye, şirket yönetiminden kamu yönetimine, bilimden teknolojiye kadar, bireylerin, kuruluşların ve devletlerin yapısında uzun vadeli etkilere yol açacak, çok önemli değişim ve gelişim süreci yaşanmaktadır. Bu süreci yönetmenin öne çıkan birçok boyutundan bahsetmek mümkündür. Bu çalışmada asıl olarak kültür yönetiminin stratejik planlama ve yönetim yaklaşımı yerel yönetimler yönünden ele alınmaktadır. Ekonomik açıdan yerel yönetimlerin kaynaklarının kıt olması, siyasal açıdan ise yurttaşların katılım isteklerinin, estetik ve sanatsal meraklarının artmasına rağmen hesap verebilirlik ve kaliteli hizmet yönündeki eksiklikler yerel yönetimlerde kültür yönetimi konusunun önemini artırmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi özelinde kültürel faaliyetlerin yerel yönetimlere özgü özellikleri dikkate alınarak uyumlaştırıldığı, kültür yönetiminin planlama sürecinin bilinçli biçimde uygulandığı, farklı örneklerden yararlanıldığı takdirde yerel yönetimlerde de başarılı olabileceği iddiası çalışmaya konu olmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde; yerel yönetim kavramı genel olarak ele alınmaktadır. İkinci bölümde, kültür ve kültür yönetimi kavramları ile bu kavramların uygulanma ihtiyacını doğuran temel sebeplere değinilmiştir. Üçüncü bölümde, İstanbul'un tarihi ve kültürel mekânlarına genel olarak değinilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kültür yönetimi kapsamında uygulamaya konulan program ve planlama çalışmalarına değinilerek özellikle son yıllarda yapılan faaliyetler istatistikî veriler paralelinde anlatılmaya çalışılmıştır. Key Words: Local governments, Culture, Culture Management, New Law of Metropolitan Municipalities, The Metropolitan Municipality of Istanbul.

BelediyelerKent tarihiKültür merkezleri+7
Fatih Tütüncü
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00

Diğer danışmanlar