Prof. Dr. Ünal İmik danışmanlığındaki tezler
20 tez · İnönü University
Mehmet Erenler'in sanatçı kişiliği ve derlediği eserlerin müzikal analizi
Bu araştırmada, Türk Halk Müziği'nin usta isimlerinden Mehmet Erenler'in yaşam öyküsü ve sanatçı kimliği çerçevesinde müziğe olan katkıları ele alınmıştır. Sanatçının yetiştiği kültürel çevre, müzikle kurduğu erken dönem ilişkisi ve ustalık sürecinde geliştirdiği icra anlayışı, çalışmanın temel eksenini oluşturmaktadır. Tez kapsamında, Erenler'in repertuvarından seçilen derlediği ve notaya aldığı 21 türkü müzikal açıdan incelenmiştir. Bu eserler; karar sesi, makam yapısı, usul özellikleri, ait oldukları yöre ve tür bakımından değerlendirilerek çok yönlü bir analiz sürecine tabi tutulmuştur. İnceleme sonucunda, türkülerde belirli karar seslerinin öne çıktığı, makam çeşitliliğinin ise Türk Halk Müziği'nin geleneksel yapısını yansıtır biçimde şekillendiği görülmüştür. Usul açısından eserlerin hem düzenli ritmik yapılara hem de serbest icra özelliklerine sahip olduğu belirlenmiştir. Yöresel dağılım bakımından türkülerin Anadolu'nun farklı bölgelerini temsil ettiği ve her yörenin kendine özgü müzikal karakterini yansıttığı tespit edilmiştir. Tür yönünden ele alındığında ise eserlerin ağırlıklı olarak uzun hava ve kırık hava formunda olduğu anlaşılmıştır. Çalışmanın kapsamı belirlenirken zeybek türündeki eserler ayrıntılı inceleme dışında tutulmuş, böylece analizlerin daha odaklı ve sistematik bir biçimde yürütülmesi amaçlanmıştır. Elde edilen bulgular, Mehmet Erenler'in geleneksel Türk Halk Müziği unsurlarını koruyan ve bunları kendine özgü yorumuyla zenginleştiren bir sanatçı olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, hem sanatçının müzikal kimliğinin anlaşılmasına katkı sunmakta hem de Türk Halk Müziği alanındaki akademik çalışmalara kaynak oluşturmayı hedeflemektedir.
Rakım Elkutlu'nun sanatçı kişiliği ve TRT repertuvarında yer alan eserlerine yönelik tespitler
Klasik Türk müziğinin oluşum döneminden bu yana her çağın farklı tarihi anlayışlarını, bakış açılarını ve geleneğini ifade ettiği, yüzyıllar içerisinde de zenginliğine zenginlik katarak gerek makam, gerek usûl ve gerek form çeşitliliği açılarından her daim gelişim gösterdiği ve günümüze ulaştığı bilinmektedir. Şüphesiz ki en önemli kültürel miraslarımızdan biri olan klasik Türk müziğinin bu gelişim ve ilerleyişinin kendi başına olmadığı bu sürece katkı sunan önemli isimler sayesinde mevcut konumuna ulaştığı dile getirilebilir. Günümüze ulaşan farklı form çeşidindeki eserleri ve müziğimize olan katkılarıyla klasik Türk müziğinin önemli temsilcilerinden birinin de Hoca Mehmet Râkım Elkutlu olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada İmamlık görevinin yanı sıra naathan, kudümzenbaşı, sazende, hanende ve bestekar olan Rakım Elkutlu'nun sanatçı kişiliği ve TRT repertuvarında yer alan eserlerine yönelik tespitler ele alınmıştır. Araştırmada durum tespitine yönelik betimsel bir yöntem tercih edilmiş olup, Rakım Elkutlu'nun TRT repertuvarında yer alan eserleri tespit edilip farklı açılardan analiz edilmiş, tablolar aracılığıyla daha anlaşılabilir bir hale getirilip ve çeşitli yorumlar yapılarak birtakım çıkarımlarda bulunulmaya çalışılmıştır. Hoca Mehmet Rakım Elkutlu'nun TRT TSM repertuvarına olan katkıları, sosyal ve çalışma hayatı ile örnek bir kişilik olduğu, yedi farklı form çeşidinde eserler ortaya koyduğu, eserlerinde şarkı formunun en büyük yeri teşkil ettiği, kullanmayı tercih ettiği makamların başında uşşak, usûllerin başında ise aksak geldiği, sözlü eserlerinde Nahit Hilmi Özeren güftelerini yoğun olarak kullanmayı yeğlediği araştırmada tespit edilen bilgiler arasındadır. Form çeşitlerini tanımak, farklı usûllerin aynı eserde kullanımı, bestelerdeki makam kullanımlarının nasıl olması gerektiği gibi konularda, Rakım Elkutlu eserlerinin bilgi sahibi olmak isteyenlere ışık tutacağı düşünülmektedir.
Geleneksel Türk Halk Müziğinde yörelere özgü müzikal kimlik saptamaları 'Ege bölgesi örneği'
Bu araştırma; geleneksel Türk halk müziğinde (GTHM) bölgelerle/yörelerle özdeşleşmiş olan türkülerdeki çeşitli özelliklerin tespiti/tasnifine odaklanmaktadır. Araştırmada; Ege Bölgesi örneklem olarak ele alınmış ve bölgedeki usûllü/sözlü türkülerdeki müzikal özelliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, TRT tarafından kayıt altına alınmış -ulaşılabilen- 534 türkü çeşitli açılardan incelenmiştir. İncelenen türkülerde usûl, makamsal dizi, yöresel icra özelliklerinin belirlenmesinin yanı sıra illerin halk müziği kültüründeki genel özelliklerden yola çıkarak hem genel olarak bölgenin müzikal karakteristiklerinin hem de bölgedeki illere/yörelere özgü olan müzikal karakteristiklerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılmıştır. Araştırma, mevcut durumun belirlenmesine yönelik betimsel bir araştırma olmakla birlikte, kaynak taraması ve doküman incelemesinin kullanıldığı nitel bir model içermektedir. Ayrıca türkülerin tasnif-yorumlama bölümlerinde nicel verilerden de yararlanılmıştır. Araştırma doğrultusunda; Ege Bölgesi türkülerinde 9/8, 4/4, 9/4'lük usûllerin çoğunlukta olduğu ve makamsal dizi açısından Hüseyni, Uşşak, Karcığar, Hicaz makam dizilerinin yaygın olduğu, incelenen yörelerdeki halk müziği kültüründe illere/yörelere özgü şekillenmiş çeşitli müzikal karakteristiklerin ayrıca bölgedeki illerde GTHM repertuvarı/nazariyatı için önem arz eden türkü türlerinin var olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlardan hareketle bölgedeki illere/yörelere özgü olan müzikal kimliklerin tespitine yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Türk Halk Müziği, Müzikal Kimlik, Makamsal Dizi, Usûl, Yöresel İcra
Sinan Çelik'in hayatı ve dilsiz kaval çalgısına katkıları
Kültürel dokunun en önemli yapı taşlarından biri olan geleneksel müzikler, aynı zamanda toplumsal yaşantımızın da bir yansıması olarak kabul edilebilir. Her ne kadar insan sesi bu manada vazgeçilmez bir unsur olsa da halk çalgılarımızın da geleneksel müziklerimizin oluşumu ve gelişiminde oldukça önemli bir yeri vardır. Dilsiz kaval çalgısı, birçok özelliği ile halk müziğimizin en nadide ve önemli çalgılarının başında gelmektedir. Dilsiz kaval çalgısının organolojik, icrasal ve tanıtımı noktasında çok kıymetli katkıları olan Sinan Çelik'in yaşamı ve halk müziğimize katkılarının da bu anlamda incelenmesi oldukça elzem bir durum haline gelmiştir. Sinan Çelik, adeta ilkel denilebilecek bir konumda bulunan dilsiz kaval çalgısına hayat verecek dokunuşlar yaparak, çalgının günümüz popüler çalgı topluluklarının vazgeçilmez bir çalgısı haline gelmesine önemli katkılar sağlamıştır. Araştırma betimsel bir nitelikte olup, durum tespiti yapmaya yöneliktir. Araştırma Sinan Çelik'in yaşamı ve dilsiz kaval çalgısına katkılarının tespiti ile sınırlı tutulmuştur. Araştırma sürecinde konuya yönelik literatür taraması yapılmış, konu alanındaki uzmanlar ile kişisel görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen bulgular ışığında çeşitli yorumlar yapılarak sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Daha sonra ise, bu sonuçlardan yola çıkarak çeşitli çözüm önerileri sunulmuştur. Araştırma sonuçlarından bazıları sıralanacak olursa, Sinan Çelik'in dilsiz kaval çalgısının organolojik gelişimine önemli katkılar sağladığı, dilsiz kaval çalgısının yurt içi ve yurt dışında tanıtımına öncülük ettiği, çalgının icra tekniklerine ve pedagojik yönüne önemli eklemeler ve katkılar yaptığı, çalgının imalatında önemli bir ustalık seviyesine ulaştığı, aynı zamanda çok kıymetli bir virtüöz olarak bu çalgıyı icra ettiği ilk aklımıza gelenlerden bazıları olacaktır. Anahtar Kelimeler: Sinan Çelik, Dilsiz Kaval, Halk Çalgıları.
Elazığ-Harput müziğine katkıları ile Nihat Kazazoğlu
Harput; Elazığ tarihinin başladığı, Anadolu'nun birçok medeniyete ev sahipliği yapmış en kadim yerleşim merkezlerinde biridir. Her medeniyetin kültürüyle ayrı ayrı yoğrulan Harput; kültürel yapısı, zengin musikisi, geniş folklor alanı ile geçmişten günümüze kadar birçok kesimin ilgisini çekmiş ve beğenisini kazanmıştır. Harput Müziği; kendine özgü makam yapısı, çalgıları, icra düzeni ile Türk Müziği'ne farklı bir zenginlik kazandırmıştır. Bu kültür mirasının; korunması, tanıtılması, gelecek nesillere aktarılmasında önemli musikişinasların etkisi olmuştur. Çalışmamıza konu olan Nihat Kazazoğlu'da; Harput musikişinasları içerisinde, yöre kültürüne hizmetleri, yaşamı, yaptığı çalışmaları ile çok önemli bir yere sahiptir. Harput Müziği'nin, otantikliğinin bozulmadan günümüze kadar gelmesine vesile olmuş, yaşayan en önemli kaynakların başında gelmektedir. Bu araştırma, durum tespiti yapmaya yönelik betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Nihat Kazazoğlu'nun sanatçı kişiliği, yaşamı ve Elazığ Harput müzik kültürüne katkıları, örneklemini ise konuya yönelik elde edilen ve ulaşılabilen veriler oluşturmaktadır. Araştırma, Nihat Kazazoğlu'nun ulaşılabilen çalışmaları ile sınırlı tutulmuştur. Araştırma sürecinde elde edilen verilerin bir bölümü kolay ifade edilmesini sağlamak amacıyla çeşitli görsel öğelere dönüştürülmüştür. Araştırma sonuçlarından bazılarına değinilecek olursa, Nihat Kazazoğlu'nun muhterem kişiliği ile örnek bir musikişinas olduğu, Elazığ Harput müzik kültüründe icracı, kaynak kişi ve derlemeci özellikleri ile büyük katkılar sağladığı, yörenin müziksel gelişiminde önemli rol oynadığı düşünülen müzik kurum ve kuruluşlarının gelişmesinde çeşitli görevler aldığı ve yöredeki müzisyenlerin yetişmesinde büyük çabalar sarf ederek öncü rol oynadığı ilk aklımıza gelenlerden bazıları olacaktır. Anahtar Kelimeler: Türk Müziği, Elazığ-Harput Müzik Kültürü, Nihat Kazazoğlu, Musikişinas.
Kanun sazındaki icra özellikleriyle üç önemli kanuni "Vecihe Daryal, Ahmet Yatman, Ferit Alnar"
Cumhuriyet döneminden bugüne kadar gelen süreçte enstrüman icrası ve bu icraya yönelik çeşitli tespitler hatta farklı farklı iddialar ortaya atılmıştır. Geçmişten günümüze kadar uzanan zaman içerisinde birbirinden farklı üslup ve tavırlarda yeni icracılar ve yeni teknikler ortaya çıkmıştır. Özellikle kanun sazında bu üslup ve tavır farklılığı daha rahat görülmektedir. Bu tavır ve üsluplarda Cumhuriyet döneminde öne çıkmış üç önemli icracı vardır. Bu icracılar, klasik tavrın öncüsü olarak kabul edilen "Vecihe Daryal", Piyasa ekolünün öncüsü olarak kabul edilen "Ahmet Yatman" ve özellikle kanun sazı için bestelediği eserler bakımından ve icrasal yönden batı müziği tavrında ön plana çıkmış olan "H.Ferit Alnar" dır. Bu araştırmada; geçmişten-günümüze kanun icracılığında öne çıkan bu üç icracının karakteristik çalım tekniklerine/tavırlarına yönelik çeşitli inceleme, değerlendirme ve analiz çalışmaları yapılmıştır. Araştırma doğrultusunda, örneklem grubu olarak seçilen icracıların yaptıkları taksimlere odaklanılmış ve bu taksimlerdeki ortak veya farklı icra karakteristikleri tespit edilerek çeşitli açılardan yorumlanmıştır. Araştırma, betimsel bir nitelik taşımakta ve durum tespiti yapmaya yöneliktir. Araştırmanın evreni, Vecihe Daryal, H. Ferit Alnar ve Ahmet Yatman'ın taksim icraları ve icra sırasında kullandıkları süslemeler ve cümle motifleri oluşturmaktadır. Kaynak tarama yöntemi ile yürütülmüş, verilerin toplanması ve analizi aşamasında ağırlıklı olarak "İçerik Analizi" yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmalardan elde edilen bulgulardan yola çıkılarak, Vecihe Daryal'in taksimlerinde daha sakin ve akıcı bir melodi düzeni, bunun yanı sıra abartısız süslemeler kullandığı, Ahmet Yatman'ın daha çok accelite pasajlarla bezekli oktav seslendirmeler kullandığı, H. Ferit Alnar'ın da daha çok tremolo ağırlıklı ve oktav seslendirmeli melodi cümleleri kullanarak icra gerçekleştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Müziği, Kanun Sazı, Taksim, Vecihe Daryal, H. Ferit Alnar, Ahmet Yatman.
Lisan düzeyi eğitim veren devlet konservatuvarlarında bireysel bağlama çalgısı tercih sebebini etkileyen faktörler
Bağlama, kökleri Orta Asya'ya kadar uzanan, içinde yaşadığımız toplumun en önemli kültürel simgelerinden bir tanesidir. Bu kadim saz, yüzyıllar içinde hem yapısal form hem de çalış stili olarak birçok değişime uğrayarak gelişme göstermiştir. Yaşadığımız topraklar, bu sazı icra ederek coğrafyamızın kültürünü temsil eden alaylı ya da okullu sayısız sanatkâr, halk sanatçısı ve ozan yetiştirmiştir. Bu anlamda kültürümüzün gelecek nesillere aktarılmasında çalgı eğitimi önemli bir rol oynamaktadır. Günümüzde ileri düzey icra için eğitim veren kurumlar içerisinde en önemli kurumlardan biri de lisans düzeyi eğitim veren Devlet Konservatuvarlarıdır. Araştırmamızda; konservatuvarlarda öğrenci olarak eğitim alan bireylerin bağlama çalgısına yönelik çeşitli tercih sebepleri olumlu ve olumsuz yönleri ile incelenmek istenmiştir. Araştırma, durum tespiti yapmaya yönelik bir amaca hizmet etmekte ve betimsel bir yapı sergilemektedir. Araştırma sürecinde dijital ve yazılı kaynaklar taranarak konuya yönelik bilgiler elde edilmeye çalışılmış daha sonra bağlama çalgısını seçmiş olan devlet konservatuvarı öğrencilerine kişisel görüşme ve anket teknikleri uygulanarak konuya yönelik nicel ve nitel bulgular elde edilip, değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarının bazıları sıralanacak olursa; çalgıyı lisans eğitimi öncesinde tanıma durumunun bireysel meslek çalgısı seçiminde oldukça etkili olduğu, dinlenilen müzik türü ve enstrüman seçiminin paralellik gösterdiği, bağlama çalgısının kullanım sahası ve iş olanaklarının geniş olduğu, bağlama çalgısının genel olarak ülkemizdeki müzik türlerinin birçoğuna eşlik edebileceği, mevcut devlet konservatuvarlarında bağlama çalgısının eğitmen sayısı bakımından yeterli olduğu, bağlama çalgısının Türkiye şartlarında temin edilmesi zor olmayan bir enstrüman olduğu ilk akla gelen sonuçlardan bazılarıdır. Anahtar Kelime: Türk Halk Müziği, Müzik Eğitimi, Bağlama, Bağlama Eğitimi, Konservatuvar.
Türk müziği eğitimi veren devlet konservatuvarlarında klarnet enstrümanının tercih edilmesinde etkili olan faktörler
Müzik aletleri gelenek, görenek ve tüm kültürel değerlerimizin en önemli unsurlarından biridir. Zira bu enstrümanlar bir milletin yaşantılarını duygu ve düşüncelerini en hızlı yansıtan araçlardır. Klarnet enstrümanı ise günümüzde Türk müziğinin her dalında ve çeşitli yörelerde icra edilen popüler enstrümanlardan biridir. Bundan dolayı klarnet sazının gelişim süreci, teknik özellikleri, icra özellikleri ve Türk müziği eğitimi veren devlet konservatuvarlarında bireysel meslek çalgısı olarak tercih edilme nedenleri tüm yönleriyle incelenmek istenmiştir. Bu araştırma durum tespiti yapmak için yapılmıştır ve betimsel bir yapı göstermektedir. Araştırma süresince yazılı ve dijital kaynakların taranması ile konuyla ilgili geçmişte ulaşılan bilgiler elde edilmeye çalışılmış daha sonra da anket tekniği kullanılarak konuyla ilgili yeni bulgular elde edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada karma bir desen kullanılarak nitel ve nicel veriler beraber değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda ulaşılan sonuçlardan bazılarını sıralayacak olursak klarnet çalgısının günümüzde Türk sanat müziği ve Türk halk müziği içerisinde icra edilen popüler bir enstrüman olduğu, toplum tarafından sevilen ve öğrenilmek istenen bir enstrüman olduğu ve bireysel meslek çalgısı olarak tercih edilmesinde transpozeye ve Türk müziği makam yapısına uygun olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Anahtar kelimeler: Klarnet, Türk müziği, Meslek çalgısı
Aydın yöresi halk müziği kültürü ve TRT-THM repertuvarında kayıt altına alınmış Aydın yöresine ait sözsüz eserlerin müzikal özellikleri
Bu araştırma; Aydın yöresi halk müziği kültürüne aynı zamanda TRT-THM repertuvarında bulunan Aydın yöresine ait sözsüz eserlerin müzikal özelliklerine odaklanmaktadır. Araştırmada; Aydın yöresi halk müziği kültürüne ait ulaşılabilen kaynaklar ve TRT-THM repertuvarında kayıt altına alınmış yöreye ait sözsüz eserler örneklem olarak ele alınmış ve yöredeki sözsüz eserlerin müzikal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma doğrultusunda başlıca; Aydın yöresinin kendine has önemli geleneklerinin olduğu ve bu geleneklerin günümüzde halen daha yaşatıldığı, yöreye ait olan ve kayıt altına alınmış 21 sözsüz eserin var olduğu, yöreye ait olan ve araştırma kapsamında incelenen 21 adet sözsüz eserde 9 zamanlı usûllerin yaygın olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aydın, Müzik, Kültür, Müzikal Analiz.
Teknolojik gelişmelerin Türk Halk Müziği çalgıları üzerindeki etkileri
Türk halk müziği çalgılarımız geçmişten günümüze halkımızın duygu ve düşüncelerinin aktarımında önemli bir araç olmuştur. Küreselleşme, çoğu alanda olduğu gibi geleneksel çalgılarımızın yapım ve icra özellikleri ürerinde de çeşitli etkiler meydana getirmiştir. Araştırmada küreselleşme ve teknolojik ilerlemenin Türk müziği çalgıları üzerinde ne yönde etkiler meydana getirdiği ve buna bağlı olarak ne gibi değişim ve gelişmelerin yaşandığına odaklanmaktadır. Araştırma betimsel bir özellik taşımakta olup mevcut durumu tespit etmeye yöneliktir. Araştırma sürecinde konuya yönelik literatür taranmış ve birçok hususta alan uzmanlarının görüşlerine başvurulmuştur. Bu noktadan yola çıkılarak çeşitli bulgular ve bulgulardan yola çıkılarak bazı sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırma geleneksel Türk halk müziği çalgılarıyla sınırlı tutulmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlarından bazıları sıralanacak olursa Türk halk müziği çalgılarının Türk müzik tarihinde önemli bir yere sahip olduğu, bu çalgıların teknolojik gelişmelere bağlı olarak bundan az ya da çok etkilenmiş olduğu ve bu etkilerin bir bölümünün çalgıların volümüne, ses yapısına etki ettiği gibi bir bölümünün de çalgının organolojik yapısında çeşitli değişiklikler meydana getirdiği görülmüştür. Çalgıların üretim sürecindeki birtakım yeniliklerin gelmesi ile birlikte seri üretime geçiş aşamalarındaki uygulamalara değinilmiş, çalgı yapımcılarının işlerini kolaylaştıran torna tezgahlarındaki yapı malzemelerinin gelişim süreçleri ele alınmış, icra boyutunda düşünüldüğünde hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin olduğu ve bu etkilerin topluma yansımalarının neler olduğu aktarılmaya çalışılmış ve ne gibi çalışmaların yapılması gerekliliği konusu aklımıza ilk gelenlerden bazıları olacaktır. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Halk Çalgısı, Teknoloji, Küreselleşme.
1990-2000 yılları arası üretilen Türkçe pop müziklerin yapısal olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi
Bu araştırma '1990-2000 Yılları Arası Üretilen Pop Müziklerin 'sosyo-kültürel', 'psiko-sosyal' açılardan incelenmesi' amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, literatür taraması yapılarak, 1990-2000 yılları üretilmiş pop müzikler ve Türk popüler müzik tarihi ile ilgili mevcut kaynaklar incelenmiş, araştırma sınırlılıkları (1990-2000) içerisinde bulunan pop şarkıları günümüzde popüler olan sosyal medya uygulamalarındaki (instagram – youtube vs.) 22 hesap ile kişisel görüşme ve top listeleri baz alınarak örneklem için en çok dinlenen 100 şarkı belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, örneklem grubunu oluşturan 1990-2000 yılları arası üretilmiş pop şarkılarının objektif değerlendirilebilmesi amacıyla "değerlendirme ölçeği" hazırlanmıştır. Alan uzmanlarının görüşleri dikkate alınarak değerlendirme ölçeği hazırlanmıştır. Ayrıca, seçilmiş olan "100" pop müzik şarkı notası ve özelliklerini içeren bir tanıtım kartı oluşturulmuştur. Araştırmanın son aşamasında 1990-2000 yılları arası üretilmiş "100" pop şarkı, alanında uzman kişiler eşliğinde ses kayıtları ve video örnekleri incelenerek değerlendirme ölçeğine tabi tutulmuş, elde edilen veriler istatistik programlar vasıtasıyla sayısal verilere ve görsel grafiklere dönüştürülmüştür. Yapılan araştırmada; 1990-2000 yılları arasında yaşanmış olan toplumsal gelişmelerin sadece ekonomik, siyasal, sosyolojik, psikolojik alanlar haricinde dönemin müzik yapısının şekillenmesinde de etkin bir rol üstlenmiş olduğu, üretilen çalışmalarda Batı müziği, elektronik müzik alt yapı çalışmalarının ve Türk müziği makamsal izlerin harmanından oluşan bir yaklaşım sergilenmekte olduğu, yaklaşımın ise 1990-2000 yılları arası ve sonraki yıllar için pop müzik kavramının da standart kimliğine bürünmesine zemin hazırlamış olabileceği, dönemi diğer popüler müzik akımlarından ayıran farklardan biri olarak bir önceki kuşak müzisyenlerin dönemdeki genç müzisyenlere destek vermesi ve beraber üretim anlayışının benimsenmiş olması, 90'lı yıllar boyunca birçok yorumcu, beste ve söz yazarı çeşitliliği olduğu, bu durumun ise müzikal çeşitliliği arttırmış olabileceği, dönemde özel ve sürekli müzik yayını yapan TV kanallarının, özel radyo ve haftalık veya aylık yayınlanmış müzik-magazin dergilerinin pop müziğin tanıtımı, gelişimi ve yönelimi üzerinde etkili olabildiği, günümüzde doksanlar Türkçe pop müziğin tanıtımında ve hatırlanmasında sosyal medyanın aktif bir olgu olduğu, kitlelerin sosyal medya aracılığı ile müziklere ulaşabilmenin yanı sıra sosyal medya sayfaları aracılığıyla bir yığın oluşturabildikleri; örneklem grubu çerisinde yer alan Türkçe pop müziklerin genel olarak minör tonaliteye sahip olduğu, 1-1,5 oktav ses sınırı içerisinde ve dört zamanlı ritmik kalıpla ölçülmüş olduğu, metronom ve müzik süresi olarak yakın oranlara sahip olduğu elde edilen sonuçlardan bazıları olarak yer almaktadır.
Türk müziği devlet konservatuvarlarında ney sazının meslek çalgısı olarak tercih durumuna yönelik tespitler
Türk müziği sazlarından biri olan ney sazı geçmişten bugüne kadar çeşitli aşamalardan geçerek günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Çok çeşitli sosyo-kültürel süreçlerin birikimini bünyesinde barındıran ney sazı, Türk müziği sazları arasında ayrı bir öneme sahiptir. Özellikle Mevlâna Konya'ya geldikten sonra ney sazına verilen değer artmış, ney sazının tasavvufi yanı sazendelerle birlikte daha fazla güçlendirilmiştir. Ney sazının gelişim sürecinde Mevlâna okulunun yadsınamaz bir katkısı olmuştur. Araştırmada, Türk müziği eğitimi veren konservatuvarlarda ney sazının öğrenciler tarafından bireysel meslek çalgısı olarak seçilmesi hangi faktörlerin etkili olduğu incelenmektedir. Araştırma durum tespiti yapmaya yönelik olup betimsel bir özellik sergilemektedir. Bu sebeple öncelikle konuya yönelik literatür taraması yapılmış daha sonra ise örneklemlere anket tekniği uygulanmıştır. Ayrıca gerekli görülen durumlarda konuya yönelik uzman görüşlerine de yer verilmiştir. Elde edilen veriler kolay anlaşılabilmesi bakımından tablolara dönüştürülerek yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarından bazıları sıralanacak olursa, ney sazının bireysel meslek çalgısı olarak tercih edilmesinde; öğrencilerin ney sazını daha önce tanıma durumlarının etkili olduğu, ney eğitimi veren eğitmenlerin sayısının ve kalitesinin meslek çalgısı seçiminde oldukça etkili olduğu, enstrümanın kolay temin edilmesi ve öğrencinin vücut yapısına uygunluğunun da oldukça önemli görüldüğü ilk aklımıza gelen sonuçlardan bazılarıdır. Anahtar Kelime: Türk Müziği, Müzik Eğitimi, Ney Sazı, Ney Sazı Eğitimi, Konservatuvar.
Türk müziğinin topluma ulaşmasında yerel yönetimlerin rolü "Malatya ili örneği"
Müzik sanatı, toplumsal yaşamı her yönüyle yansıtan sanat dallarının başında gelmektedir. Müzik ürünleri aynı zamanda bir toplumsal ihtiyaç olarak da görülmektedir. Bu manada müzik sanatının halka ulaşmasında çeşitli kurumların desteğine ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlar bazen özel işletmeler olurken, bazen de çeşitli kamu kurum ve kuruluşları olabilmektedir. Yerel yönetimlerin bu konuda sağlayabileceği destek bu manada oldukça önemli görülmektedir. Bu araştırmanın odak noktası, Malatya İli örnekleminde yerel yönetimlerin Türk müziğinin topluma ulaşmasındaki rolü ve önemi nedir şeklinde belirlenmiştir. Araştırma durum tespiti yapmaya yönelik betimsel bir nitelik taşımaktadır. Araştırma sürecinde konuya yönelik mevcut literatür yazılı ve dijital kaynaklardan taranmıştır. Daha sonra ise, alan uzmanı kişiler ve örneklemler ile kişisel görüşmeler yapılarak konuya yönelik çeşitli tespitlerde bulunulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evreni ülkemizdeki yerel yönetimler, örneklemini ise Malatya ilinin yerel yönetimleri oluşturmaktadır. Araştırma sonuçlarının önemli görülen bir bölümünden bahsedecek olursak, Türk müziğinin kültürel değerlerimizin korunması ve aktarımında oldukça önemli bir araç olduğu, yerel yönetimlerin fiziki, ekonomik vb. desteklerle halkın Türk müziği ihtiyacının karşılanmasında önemli katkılar sağlayabileceği ve bu katkıların, ücretsiz halk konserleri, müzik eğitimi amacıyla düzenlenen müzik kursları, eğitim verilen derslik ve atölyeler ile yetişmiş müzik eğitimcilerine istihdam desteği şeklinde meydana geldiği ilk aklımıza gelenlerden bazıları olacaktır. Anahtar Kelimeler: Müzik, Müzikal Kültür, Türk Müziği, Yerel Yönetimler.
Ağın yöresi müzik kültürü ve geleneksel törenlerdeki müzik uygulamalarına yönelik tespitler
Toplumları oluşturan ve bir arada tutan en önemli ögelerden biri kültür, kültürü oluşturan en önemli ögelerden birisi ise müziktir. Bununla birlikte müzik kültürü içerisinde yer alan geleneksel törenler de kültürün önemli belirleyicisi durumundadır. Buradan hareketle gerek birikimlerin gelecek nesillere aktarımı gerekse pratiği açısından müzik ve geleneksel törenler kültürün en önemli uygulayıcıları arasında yer almaktadır denilebilir. Bu araştırmada kültürel dokusu, müzik pratikleri, sosyokültürel özellikleri ve coğrafi yapısından hareketle geleneksel törenleri ile zengin bir yapıya sahip olan Ağın yöresi derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma betimsel bir özellik sergilemekte olup yöredeki geleneksel törenlerden hareketle yöredeki müzik uygulamaları (pratikleri) hususunda mevcut olan durumu tespit etmeye odaklıdır. Araştırmanın ağırlıklı olarak nitel bir desen ile yürütüldüğü söylenebilir. Mevcut durumun tespit edilmesinde gerekli görülen nicel veri kaynaklarından da istifade edilmiştir. Araştırmanın evrenini müzik kültürümüz ve geleneksel törenlerdeki müzik uygulamaları, örneklemini ise Ağın yöresi müzik kültürü ve geleneksel törenlerindeki müzik uygulamaları oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlardan bazıları sıralanacak olursa; Ağın yöresi müziğinin kendine has bir karakter yapısına sahip olduğu, yörede kullanılan çalgıların klarnet keman gibi klasik yapıda olduğu, kullanılan ezgilerin özellikle hüseyni, uşşak, segâh gibi makam dizileri ve makamsal nitelikler taşıdığı, usullerin çevre yörelerden farklı olarak 9/8, 12/8, 6/8, 4/4, 2/4 gibi çeşitli yapıda olduğu ilk aklımıza gelenlerden bazıları olacaktır. Anahtar Kelimeler: Ağın, Müzik Kültürü, Yöre, Geleneksel Törenler, Müzik Pratikleri
Yenilikçi kısa sap bağlama düzeni transpoze icrasında karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri
Bu çalışmanın temel amacı, yenilikçi kısa sap bağlama düzeni transpoze icrasında karşılaşılan problemleri tespit ederek bu problemlere yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Bu araştırmada incelenen durum, yenilikçi kısa sap bağlama düzeni transpoze icrasında karşılaşılan problemler ve çözüm önerileridir. Bu doğrultuda, karşılaşılan sorunların belirlenmesine ve çözüm önerilerine ilişkin bir durum tespiti yapılmıştır. Bu çalışma, transpoze icrada karşılaşılan problemleri tespit etmeye yönelik olduğundan çok yönlü bir değerlendirme yapılabilmesi için çalışmaya alan uzmanlarının da görüşlerinin dâhil edilmesi gerektiği düşünülmüştür. Bu nedenle bağlama alanında uzman kişilerin görüşlerine başvurulmuştur. Alan uzmanlarının görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada, kısa sap bağlama düzeninde geleneksel icradan farklı olarak yenilikçi icrada farklı kararlarda konumlandırmalarla, icrada zenginlik sunarak, bağlamada hâkimiyetin artması ve çalım zenginliğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Transpoze icra gerçekleştirilirken farklı kararlarda icraya müsaade etmeyen perde yapısına ilave perdeler ekleyerek koma seslerinin oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Buradan hareketle geleneksel icrada kullanılan la kararlı notasyon sistemini farklı kararlarda düşünmek ve kararlarda uygulama sırasında aktarımı kolaylaştırıcı konumlandırmalarla destekleyerek, icrada kolaylık sağlamak bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışmada, Türk Halk Müziğinde kullanılan la kararlı notasyon sistemini bozmadan farklı kararlarda, la kararlı basit makam dizilerinde örnekler verilerek icrayı kolaylaştırıcı konumlandırmalar ve ilave perdelerle çözüm önerileri sunulmuş, tonal müzikteki tonik karşılığı ifade edilerek gelenekselden evrensele doğru bir yol izlenmiştir. Ayrıca kısa sap bağlama düzeninde icra edilen eserlere farklı bir bakış açısı getirerek farklı kararlarda icra bakımından çeşitlilik oluşturarak farkındalık ortaya koymak amaçlanmıştır. Yenilikçi kısa sap bağlama icrasında transpoze icranın duyumu geleneksel icradan farklı tınlamaktadır. Aynı akortta farklı kararlarda yapılan icrayı kolaylaştırmak için La kararlı notasyonun yapısını bozmadan, çalınacak olan karar perdelerine La eksenli dizilere göre olumlu aktarım yardımıyla pozisyonlar konumlandırılarak ve gerektiğinde ilave perdeler ekleyerek icracının bağlamaya olan hâkimiyetini arttırmasını sağlamaktadır. Çalınacak olan karar perdelerinin tonal müzikte karşılığı olan tonlara göre notaları yazılarak tonal müzikle ilişkilendirilmesi sağlanmıştır.
Popüler ezgilerin özengen bağlama öğretiminde kullanımına yönelik tespitler
Bu araştırma, popüler ezgilerin özengen bağlama öğretiminde kullanımına yönelik tespitler konusunda öğrenci yaklaşımlarının olumlu ya da olumsuz yönleriyle değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Bu araştırma tarama (survey) modelinde tasarlanmıştır. Araştırma süresince yazılı ve dijital kaynakların taranması ile konuyla ilgili geçmişte ulaşılan bilgiler elde edilmeye çalışılmış daha sonra da anket tekniği kullanılarak konuyla ilgili yeni bulgular elde edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada karma bir desen kullanılarak nitel ve nicel veriler beraber değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, özengen bağlama öğretiminde popüler ezgilerin kullanılmasının bireylerin bağlama dersini daha kolay anlamasına, derslerin daha eğlenceli geçmesine, öğrencinin çalışma isteğini artırmasına, öğrencinin bağlamayı daha çok sevmesine katkı sağladığı görülmüştür. Bununla birlikte bağlama öğretiminde popüler ezgilerin kullanımının bağlama derslerine ilgiyi artırdığı, ders sırasında öğrencilerin daha aktif olduğu ve derse katılımın arttığı ulaşılan sonuçlar arasındadır. Anahtar kelimeler: Bağlama, Bağlama Eğitimi, Müzik, Müzik Eğitimi, Popüler Ezgi
Kahramanmaraş-Afşin yöresi âşıklık geleneği
Orta Asya'dan günümüze kadar kam, şaman, bahşı, ozan vb. adlandırmalar altında gelen icracılık geleneğinin Anadolu'da vücut bulmuş hâli olan âşıklık geleneği; içerisinde edebi ve müzikal özellikleri barındıran Türk müzik kültürünün önemli bir koludur. Âşıklık geleneği babadan oğula ya da usta-çırak ilişkisi içerisinde meşk sistemi ile gelişimini sürdürerek devam ettirmiştir. Aşıklık geleneği, Türk halk müziği geleneğinin geçmişten bugüne aktarılmasında birçok yönü ile oldukça önemlidir. Araştırmaya konu olan Kahramanmaraş- Afşin yöresine ait Âşıkların da bu geleneği devam ettirerek geçmişten geleceğe ışık tutan kişiler olduğu ve bu nedenle yöre aşıklarının yaşamları, sanatçı kişilikleri ve eserleri ile büyük önem taşıdığı düşünülmektedir. Bu araştırma betimsel bir nitelikte olup, durum tespiti yapmaya yöneliktir. Araştırmada öncelikle Âşıkların yetiştirilmesindeki geçiş aşamalarından bahsedilmiştir. Daha sonra ise âşıkların TRT Türk Halk Müziği repertuvarında kayıt altına alınmış eserlerin belirlenmesi amacıyla dijital ve yazılı kaynak taraması yapılmıştır. Araştırma, Afşin Âşıklık geleneği ile sınırlandırılmıştır. Araştırma sürecinde, Âşıkların yakın çevreleri ve Kahramanmaraş- Afşin ilçesinde gerçekleştirilen kişisel görüşmeler yolu ile araştırmanın daha ayrıntılı bir şekilde ifade edilmesine hassasiyet gösterilmiştir. Araştırmada yöreye ait başlıca âşıkların hayatlarından, eserlerinden ve şiirlerinden bahsedilerek Kahramanmaraş- Afşin yöresi anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen sonuçlardan bazıları sıralanacak olursa, Kahramanmaraş- Afşin yöresi Âşıklık geleneğinin kendine has özelliklere sahip olduğu, yörenin âşıklarının ülkemizdeki Âşıklık geleneği ile benzer özellikler sergilediği, sanatlarını icra ederken enstrüman olarak genellikle bağlama çalgısını tercih ettikleri ve eserlerinde konu olarak genellikle gündelik yaşamda karşılaştıkları olayları ele aldıkları ilk aklımıza gelen sonuçlardan bazıları olacaktır. Anahtar Kelimeler: Kahramanmaraş, Âşıklık, Afşin, Kültürel kimlik, Gelenek
Geleneksel Türk Halk Müziğinde yörelere özgü müzikal kimlik saptamaları "Güneydoğu Anadolu Bölgesi örneği"
Bu araştırma Geleneksel Türk Halk Müziği kapsamında Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan iller ile özdeşleşmiş türkülerin çeşitli müzikal özelliklerinin tespit ve tasnifine odaklanmıştır. Araştırmada Güneydoğu Anadolu bölgesi örneklem olarak ele alınmış ve bu bölgedeki TRT repertuvarında kayıtlı türkülerin (Sözlü ve usûllü) müzikal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan araştırma kapsamında TRT repertuvarında kayıt altına alınmış, bölgeye ait olan ve ulaşılan "295" türkü makam, usul, ses aralığı gibi değişkenler ile incelenmiştir. Bunun yanı sıra bölgede ağırlıklı kullanılan çalgıların yöresel müzik icrasına ne gibi etkilerinin olduğu da incelenmiştir. Araştırmanın yöntemi, mevcut durumun belirlenmesine yönelik betimsel bir araştırma olmakla birlikte, görüşme tekniği ve doküman analizinin kullanıldığı nitel bir model şeklinde tasarlanmıştır. Ayrıca türkülerin tasnif ve yorumlama bölümlerinde nicel verilerden de yararlanılmıştır. Araştırmanın ilk evresinden itibaren detaylı bir şekilde literatür taraması yapılmıştır ve konu ile ilgili olduğu düşünülen "Tez, Makale, Bildiri ve Kitaplara" ulaşılıp detaylı olarak analiz edilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda araştırma problem ile ilişkilendirilen çalışmalar ayırt edilip kuramsal çerçevenin bir bölümü bu kaynaklar ışığında şekillendirilmiştir.
Elazığ yöresi deyiş örnekleri
Elazığ'a ait türkü ve deyişler yüz yıllardır var olan âşıklık geleneği ile süreklilik arz etmektedir. Özellikle Şeyh Ahmed Dede ocağından olan Teslim Abdal ile başlayan âşıklık geleneği, yine bu ocağın etrafında gelişmiştir. Teslim Abdal, Derviş Ali, Derviş Muhammed, Kul Mustafa, Nimri Dede, Kul Mansur (Mansur Çiftçi), Ahmet Fethi Erdoğan, Hüseyin Altun (Yaşar Dede), Miktat Güler ve Sezai Pehlivan (Pir Perişah) gibi dedeler âşıklık geleneğini günümüze kadar getirmişlerdir. Elazığ'ın Baskil ve Keban bölgelerinde rastlanan âşıklık geleneği, Elâzığ'ın merkez köylerinde de Alevi-Bektaşi âşıkların olduğu görülmektedir. Araştırma sürecince, Ahmet Fethi Erdoğan, Hüseyin Altun (Yaşar Dede), Miktat Güler, Kul Mansur (Mansur Çiftçi), Pir Perişah (Sezai Pehlivan) ile yaptığımız mülakatlar ile hayat hikâyelerine dair bilgiler alınmış ve deyişlerinden örnekler dinlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. Buna göre; Ahmet Fethi Erdoğan Dede, Hüseyin Altun (Yaşar Dede), Miktat Güler Dede ile yüz yüze görüşmeler sağlanmış, Pir Perişah Dede ile Almanya da yaşadığı için çevrimiçi görüntülü görüşme, cemlerde zakirlik görevini çoğunlukla üstlenen Mansur Çiftçi (Kul Mansur) ile de telefon görüşmesi yapılmıştır. Harput musikisine ve bu yörede kullanılan çalgılara hakkında da tezde bilgiler verilmiştir. Ayrıca araştırma esnasında kentin müzik kültürünün çevre iller ile etkileşim hallinde olup olmadığı, benzeyen veya farklılık içeren yönlerine ait bilgiler hakkında çok sayıda literatürden istifade edilmiştir. Bununla birlikte deyişlerin bir kısmı internet ortamında dinlenmiştir. Araştırma sonucunda; Alevi-Bektaşi inancı çerçevesinde Elazığ'da deyişlerin muhteva açısından farklılık göstermediğini, fakat deyişlerin okunurken yöresel farklılıklar içerdiğini söylemek mümkündür. Kelimeler: Elazığ, Müzik Kültürü, Yöre, Müzik Pratikleri
Türk halk müziğinin Almanyada yaşayan Türk toplumunda yansıması
Türk Halk Müziği, Türkiye'de köklü bir geçmişe sahip olan ve Türk kültürünün önemli bir parçası olan geleneksel bir müzik türüdür. Almanya'da yaşayan Türk toplumu, Türk kültürünü ve değerlerini sürdürme konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Türk Halk Müziği de bu toplumun yaşamında ve kültürel mirasında önemli bir yer tutar. Almanya'da yaşayan Türk toplumu, Türkiye'den göç eden insanların ve nesillerinin oluşturduğu geniş bir topluluktur. Bu toplum hem Türk kültürünü sürdürme hem de Türk asıllı Almanya'da doğmuş ve büyümüş bireyler arasında bir bağ kurma amacı taşır. Türk Halk Müziği, bu bağlamda Almanya'da yaşayan Türk toplumu için önemli bir kimlik unsuru olarak görülebilir. Almanya'da yaşayan Türk toplumu, kültürel etkinlikler, festivaller, konserler ve etkinlikler aracılığıyla Türk Halk Müziği'ni yaşatmaya ve yaymaya çalışmaktadır. Bu müzik türü, Türk toplumunu bir araya getirerek ortak bir kültürel mirasa sahip çıkma ve bu mirası gelecek nesillere aktarma amacını güçlendirir. Türk Halk Müziği, Almanya'da yaşayan Türk toplumunun duygularını ifade etme, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirme, geleneklerini sürdürme ve kültürel kimliklerini koruma konularında önemli bir araç olabilir. Bu müzik türü, Türk toplumunu bir arada tutan bir bağ olarak işlev görerek hem Türk kültürünü yaşatma hem de Türk asıllı bireyler arasında bir birlik ve dayanışma hissi oluşturma yolunda önemli bir rol oynar. Almanya'da yaşayan Türk toplumunun Türk Halk Müziği'ne olan ilgisi ve katkısı büyük önem taşır. Bu müzik türü, Türk kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından kritik bir rol oynar ve Türk toplumunu bir arada tutan önemli bir unsurdur. Bu bilgiler ışığında bu çalışmada Türk Halk Müziğinin Almanya'da Yaşayan Türk Toplumunda Yansıması konusu işlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Almanya, Göç