Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Nazmi Tekelioğlu
10 theses · Çukurova University
Farklı stoklama yoğunluklarının levrek (dicentrarchus labrax) fingerliklerinin gelişme performansları üzerine etkisi
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ FARKLI STOKLAMA YOĞUNLUKLARININ LEVREK (Dicentrarchus labrax, L.) FİNGERLİKLERİNİN GELİŞME PERFORMANSLARI ÜZERİNE ETKİSİ OĞUZ TAŞBOZAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANA BİLİM DALI Danışman : Yard. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOGLU Yıl: 1999, Sayfa: 27 Jüri : Yard. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOGLU Doç. Dr. Metin KUMLU Yard. Doç. Dr. Mahmut Ali GÖKÇE Bu çalışma, başlangıç ortalama boylan 9,87±0,36 cm ve ortalama canlı ağırlıkları 9,34±0,83 g olan levrek (Dicentrarchus labrax) fingerliklerinin farklı stoklama yoğunluklanndaki gelişme performanslarım incelemek amacıyla yapılmıştır. Balıklar, 1. grup (50 adet/m3), 2. grup (75 adet/m3) ve 3. grup (100 adet/m3) olmak üzere iki tekerrürlü olarak 1 m3 hacimli fiberglas tanklara stoklanmışlardır. Boyca gelişme 88 gün sonunda 1. grupta 14,99±0,20 cm, 2. grupta 14,84±0,14 cm ve 3. grupta 14,82+0,19 cm olarak gerçekleşmiştir (P>0,05). Ağırlıkça büyüme ise; 1. grupta 34,33±1,61 g, 2. grupta 33,43±0,78 g ve 3. grupta 32,84±1,36 g olmuştur (P>0,05). Günlük canlı ağırlık kazancı sırasıyla 1, 2 ve 3. gruplarda, 0,285 g, 0,275 g ve 0,268 g olarak hesaplanmıştır. Yem değerlendirme oranı, tüm gruplarda 1,84 ile 1,85 arasmda değişmiştir. Yaşama oram, yine tüm gruplarda %99 ile %100 arasında gerçekleşmiştir. Spesifik büyüme oram, 1. grupta 1,495, 2. grupta 1,465 ve 3. grupta 1,445 olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Stok yoğunluğu, levrek (Dicentrarchus labrax), fingerlik.
İki farklı yağ kaynağının (balık yağı ve soya yağı) deniz levreği (Dicentrarchus labrax L. )'nin gelişme performansı ve vücut yağ asitleri kompozisyonuna etkileri
öz DOKTORA TEZİ İKİ FARKLI YAĞ KAYNAĞININ (BALIK YAĞI VE SOYA YAĞI) DENİZ LEVREĞİ (Dicentrarchm labrax L)'NİN GELİŞME PERFORMANSI VE VÜCUT YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONUNA ETKİLERİ ARZU ÖZLÜER HUNT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yıl 2003, Sayfa 97 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Prof. Dr. Gürkan EKİNGEN Prof. Dr. Abdurrahman POLAT Prof. Dr. Ercan SARIHAN Yrd. Doç. Dr. M. Ayçe GENÇ Bu çalışmada iki farklı yağ kaynağı (balık yağı ve soya yağı) ile beslenen levrek (Dicentrarchus labrax L.) genç bireylerinin büyüme ve vücut yağ asitleri kompozisyonları incelenmiştir. Ortalama canlı ağırlıkları 4.80± 0.2 g olan yavrular materyal olarak kullanılmıştır. Besleme çalışmaları 15 hafta sürdürülmüştür. Öncelikle, soya yağı ve balık yağı içeriğine sahip 5 farklı diyet, %12 lipit düzeyinde hazırlanmıştır. Diyetlerdeki diğer besin bileşenleri; protein, vitamin ve mineral gibi, bütün diyetler için sabit tutulmuştur, sadece; lipit içerikleri değiştirilmiştir. Denemenin ikinci aşamasında ise, beslenme periyodunun ardından, fileto ve tüm vücutta besin madde bileşenleri ve yağ asitleri kompozisyonu araştırılmıştır. Deneme sonunda en iyi ağırlıkça büyümeyi %12 balık yağı içeriğine sahip I. diyet grubu göstermiştir. Bunun hemen arkasından V. diyet grubu olan %12 soya yağı içeriğine sahip diyet grubunda belirlenmiştir. Ağırlık artışı ve spesifik büyüme oranlarında I. grupla diğer gruplar arasındaki farkın önemli olduğu saptanmıştır (PO.05). Lipit oram fileto dokusunda ve tüm vücutta I. grupta diğer gruplardan az ve istatistiksel olarak farklı bulunmuştur (PO.05). Bu araştırmada; doymuş, tek doymamış ve çok doymamış yağ asitleri de araştırılmıştır. Diyetlerdeki soya yağı miktarı arttıkça, ra-3 yağ asitleri miktarının azaldığı, co-6 yağ asitleri miktarının ise arttığı saptanmıştır. Bütün diyet gruplarında; doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ asitleri açısından fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0.05). Anahtar Kelimeler: Levrek, balık yağı, soya yağı, büyüme, esansiyel yağ asitleri.
Değişik miktarlarda 17 B-östradiol ve vitamin C ile beslemenin koyi (Cyprinus carpio)'nin büyüme performansına etkileri
In this research, the effects of different dosages of dietary 17 β- estradiol andVitamin C (Vit. C ) applied combined were investigated, on the growth performance ofkoi (Cyprinus carpio) (mean initial weight 15.51±0,31). The study was conducted inthree replicate according to experiment plan with randomized design in concrete pond(0,75Ã4,60Ã0,80 m). In this study, control group was fed with commercial trout feed,while experimental group were fed diets supplemented with 5+187,5 (17β-estradiol+Vit. C), 10+255 (17β- estradiol+Vit. C), 15+300 (17β- estradiol+Vit. C)mg/kg. Samplings were carried out every 15 days and study was finished in 75 days. Atthe end of the study, it was found that body weight averages were respectively,81,00±5,56 g, 82,55±4,29 g, 83,13±3,08 g and 90,13±6,82 g and total length averageswere respectively, 16,89±0,39 cm, 16,91±0,29 cm, 16,94±0,31 cm and 17,60±0,53.Survival rates was determined 100 %. It was no found significantly differences amongsgroups according to statistical analysis (P>0,05).As a result, vitamin C dosages that exposured been effective on survival rates offishes. 5,10,15 mg/kg dosages of 17 β- estradiol that administered to groups, weren?tbeen adequate for growth performance of koi. These results suggested that growthperformance in the koi could be effected by exposure to 17 β- estradiol greater than 15mg/kg dosages.Key Words: 17β- estradiol, Vitamin C, Cyprinus carpio, Growth, Koi
Güneş ışığı ve renk maddesi (Canthaxanthin) uygulamalarının Japon balığı (Carassius auratus)'nın erken çağda (juvenil) renklenmesi üzerine etkileri
Araştırma, Canthaxanthin ve güneş ışığı etkisiyle japon balıklarının (Carassius auratus) erken yaşta renklendirilmesi, renklenmemiş veya az renklenmiş bireylerde kırmızı ve daha canlı renk oluşumu sağlamak amacıyla yapılmıştır. iki ayrı deneme halinde yürütülen araştırmada, Canthaxanthin denemesi, 27.05.1991-25.07.1991 tarihleri arasında, Ç.U. Su ürünleri Yüksekokulu laboratuvar ında, güneş ışığı denemesi ise, 30.07.1991-12.09.1991 tarihleri arasında aynı üniversitenin Ziraat Fakültesi Balık üretim Tesislerinde yürütülmüştür. Her birine, 0,67 g ağırlığında 28 adet japon balığının stoklandıgı 62x30x30 boyutlarında 12 adet akvaryumun kullanıldığı Canthaxanthin denemesinde, yeme karıştırılan değişik oranlardaki (0, 200, 400, 600, 800, 1000 mg/kg) Canthaxanthin ile, 2 tekerrürlü 6 farklı doz grubu oluşturulmuştur. 3üneş ışığı denemesinde ise, her birine 4,26 g ağırlığında 50 adet japon balığının stoklandıgı 0,7x5x0,7 m boyutlarında 4 adet havuz kullanılmıştır. 2 havuzun üstü açık, diğer iki havuzun ise üzeri örtülerek iki tekerrürlü 2 uygulama grubu oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular ve varılan sonuçlar aşağıda sıralandığı gibi özetlenmiştir. 1- Canthaxanthin denemesinde, ietatistiki anlamda, kırmızı renklilik bakımından 1000 doz grubu, kontrol ve 400 doz grubundan, sarı-turuncu renklilik bakımından 400 lük doz grubu diğer gruplardan daha yükeek olmuş, ancak, yeşil-gri ve beyaz renkler bakımından ise gruplar arası önemli farklılıklar bulunamamıştır. Sonuçda, Canthaxanthin' in renklenme üzerine istenilen düzeyde etkili olamadığı kanısına varılmış ve bunun nedeninin, araştırmada kullanılan 0,67 g ağırlığındaki balığın henüz renklilik oluşturabilecek büyüklükte olmamasına bağlanmıştır.
İki Tilapia türü ve bunların melezlerinin Çukurova'da havuz koşullarında yetiştirilmesi, çeşitli büyüme performansları ile karkas ve besin özelliklerinin karşılaştırılması
Bu araştırma. Çukurova Üniversitesi Su ürünleri Fakültesi Tatlısu Balıkları araştırma ve üretim İstasyonunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada materyal olarak 2 ve 3 yaslı O.niloticus ve 0. aureus anaçları ve bunların saf ve melez yavruları kullanılmıştır. Araştırma sonrası değerlendirmeler Su ürünleri Fakültesi Laboratuarlarında gerçekleştirilmiştir. Araştırma esas olarak üç ana bölümde uygulamaya konulmuştur. Bu bölümler: a- O.auerus erkekleri ile O.niloticus dişilerinin çiftleştirilmesi ile melez ve saf yavruların elde edilmesi b- Elde edilen melez ve saf yavruların karşılaştırma amacıyla havuzlarda yetiştirilmesi, c- Hasattan sonra elde edilen ürünlerin karkas analizleri ile besin özelliklerinin belirlenmesidir. Araştırmanın gelişimi ve elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: 1. Araştırmanın ilk bölümü 1994 Nisan ayında ebeveyn grubun seçilerek sera içindeki beton teknelere stoklanmasıyla başlamıştır. Yavru alma işlemi Temmuz 1994 de tamamlanmıştır. Elde edilen yavruların ortalama %80'ini erkek bireyler oluşturmuştur. 2. Temmuz başında elde edilen 0. aureus x O.niloticus melez yavruları diğer saf yavrular ile birlikte sera dışına çıkarılarak 200 m2'lik beton havuzlara 2 adet/m* olacak şekilde stoklanmıştır. İki tekerrürlü olarak toplam 6 havuza stoklama yapılarak semirtme aşamasına geçilmiştir. 3. Semirtmede yavrulara % 20 ham protein içeriği olan yem (etlik piliç yemi) verilmiştir. Semirtmenin ilk ayında granül halinde yem verilirken ilerleyen aylarda pelet yeme geçilmiştir. Denemede yavrulara günlük olarak canlı ağırlıklarının % 6 'sı ve % 5' i kadar yem verilmiştir. Yemleme günde üç kez sabah, öğle ve akşam üzeri saatlerinde yapılmış80 ve yem elle verilmiştir. Araştırmanın semirtme bölümü temmuz ayından kasım ayına kadar sürdürülmüştür. 4. Araştırma sonunda sırasıyla melez grubun 18.69 ± 0.01 cm, 0. aureus 'un 17.65 ± 0.015 cm ve O. niloticus 'un ise 16.74 ± 0.005 cm ortalama total boylara ulaştıkları saptanmıştır. Grupların canlı ağırlık artışlarına bakıldığında araştırmanın sonunda ; Melez grubun 135.50 ± 1.93 g ile en yüksek canlı ağırlık ortalamasına ulaştığı, bunu sırayla 105.57 ± 0.02 g ile O.auerus ve 90.62 ± 0.18 g ortalamalar ile O.niloticus gruplarının izlediği saptanmıştır. Yapılan istatistiki analizlere göre melez grup hem ortalama toal boy, hem de Ortalama canlı ağırlık bakımından ebeveyn gruplardan anlamlı olarak fazla bir büyüme göstermiştir. 5. Oransal ağırlık artısında ise melez grubun Temmuz ayında * 472 oranında büyümeyle dönemler arası en yüksek büyüme oranını elde ederken, 0. aureus grubunun Ağustos ayındaki %456.8'lik büyüme oranı ikinci sırada yer almıştır. 6. Günlük canlı ağırlık artısında ise melez grup Ağustos ayında ortalama 1.650 g/gün' lük canlı ağırlık artışıyla en yüksek günlük canlı ağırlık artışına ulaşmıştır. Deneme sonunda da ortalama olarak, melez grup 1.141±0.28 g/gün ile ilk sırada yer alırken, onu 0.869 ± 0.32 g/gün ile 0. aureus ve 0.748 ± 0.275 g/gün ile O.niloticus grupları izlemiştir. 7. Araştırma sonucunda melez grup için toplam 173.24 kg yem harcanırken, yem değerlendirme oranının 1:1.61 olduğu saptanırken, 0. aureus grubu için 145.82 kg yem harcanırken 1:1.73' lük yem değerlendirme oranına ulaşılmıştır.O.ni loticus grubu için de 127.90 kg yem harcaması ile 1.75' lik yem değerlendirme oranı sağlanmıştır. Melezlerin diğer iki gruptan anlamlı olarak farklı ve daha iyi bir yem değerlendirme özelliği gösterdiği kanısına varılmıştır.81 8. Araştırma boyunca elde edilen değerlere göre grupların ortalama kondüsyon faktörleri O.niloticus' 1ar için 2.032 ± 0.021, melez grup için 2.025 ± 0.02 ve 0. aureus ' 1ar için de 1.996 ± 0.03 olarak saptanmıştır. Gruplar arasında istatistik! olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. 9. Çalışma boyunca gruplarda önemli düzeyde ölüm olayı ile karşılaşılmamıştır. Deneme sonunda 0. aureus ' ların %98.87±0.12, melezlerin %98.5±0. 25, O.niloticus' ların ise %98. 37±0. 37 ' lik canlı kalma oranı ile deneme sonuna ulaştıkları belirlenmiştir. 10. Araştırma sonunda en yüksek yenilebilir kısım melez grubun karkaslarında bulunurken bu oranın %59.41 olduğu hesaplanmıştır. Melez grubun karkaslarındaki yenilemeyen bölümleri ise %16.75 oransal kafa, fc 9.76 oransal îç organlar, %12.61 oransal kemik ve %1.45 oransal pul ağırlıklarının oluşturduğu belirlenmiştir. 0. aureus grubunun yenilebilen bölüm oranı %57.83'dür. Yenilemeyen kısımların; (vücudun) &16.765 oransal kafa ağırlığı, &13.245 oransal kemik ağırlığı,^10.375 oransal iç organlar ağırlığı ve & 1.78 oransal pul ağırlığından oluştuğu bulunmuştur. O.niloticus grubunun karkas değerlendirmeleri sonucu karkasının %57. 00' sinin yenilebilen bölümlerden oluştuğu bulunurken yenilemeyen bölümün kısımlarını % 17.68 ile oransal kafa, %12.73 ile oransal kemik, %10.58 ile oransal iç organlar ve %1.98 ile de oransal pul ağırlıklarının oluşturduğu saptanmıştır. Oransal kafa, iç organlar ve oransal pul oranları bakımından melezler daha tercih edilir değerler göstermiştir. 11. Gruplar arasında besinsel özellikler bakımından farklılıkların olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılan kimyasal analizler sonucunda ; karkaslarda en yüksek ham protein oranı % 18.76 ± 0.2 ile O.niloticus grubunda bulunurken, bunu % 18.38 ± 0.02' lik oranla 0. aureus ile %18.29 ± 0.12' lik oranı olan melez grup izlemiştir. Ancak üç grubunda aralarındaki değer farkları istatistiki bakımdan82 önemli bulunmamıştır. 12. Yapılan yag analizleri sonucu % 12.25 ± 0.21 'lik ham yağ oranı ile melez grubun diğer gruplardan daha yüksek bir ham yag içeriğinin olduğu belirlenmiştir. 0. aureus grubunun (% 10.61 ± 0.16), O.niloticus grubu ile {% 10.80 ± 0.23) benzer yağ oranlarına sahip oldukları ortaya çıkarılmıştır. 13. Gruplar arasında karkas değerlendirmeleri için yapılan kuru madde analizleri sonucunda melez grubun % 30.89 ±0.12 lik kuru madde oranıyla diğer grupların az da olsa önünde yer aldığı, bu grubu % 30.58 ± 0.09' luk oranla O. aureus grubu ve onu da % 30.32 ± 0.27' lik oranla O.niloticus grubunun izlediği bulunmuştur. Ancak aralarındaki fark önemli bulunmamıştır. t 14. Yapılan kül değerlendirmeleri sonucunda en çok kül bırakan grubun % 4.26 ± 0.07' lik oranla 0. aureus olduğu ve bu grubu % 4.09 ± 0.15 ile O.niloticus ve % 4.01 ± 0.01 ile melez grubun izlediği saptanmış, melez ve O.ni loticus gruplarının benzer 0. aureus grubunun ise farklı ve yüksek olduğu bulunmuştur. 15. Bu çalışmada elde edilen verilerden, melez grubun ana- baba hatlarına göre bazı özellikler bakımından üstün olduğu ve yetiştiricilikte öneriye değer olabileceği kanısına varılmıştır.
Karotenoyit içeren doğal ve sentetik yem kaynakları ile balık büyüklüğü ve ortam renginin, japon balığı (Carassius auratus, Cyprinidae)'nda pigmentasyon üzerine etkileri
Bu çalışmada, başta beslenme olgusu olmak üzere, ortam rengi ve balık büyüklüğünün, japon balığı (Carassius auratus, Cyprinidae)' nda kırmızı renk oluşumu üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışma, 20/3/1995 - 02/9/1995 tarihleri arasında, Ç.Ü. Su Ürünleri Fakültesi Balık Üretim Tesisi' nde yürütülmüştür. Balık materyelleri, bölge akvaryumcularından sağlanan japon balığının sarı-kırmızı variyetelerinden seçilmiştir. Çalışma, her biri 60 gün süren üç ayn deneme halinde yürütülmüştür. Her denemede 20 günlük peryotlarla, balıkların renkleri, ağırlık ve boylan ölçülmüştür. Araştırma verileri "varyans analizi" ve "Duncan çoklu karşılaştırma testi" ne göre değerlendirilmiştir. Pigmentasyon ölçümümünde renk skalası ve spektroiometrik olmak üzere iki yöntem uygulanmıştır. Renk skalası, san-turuncu rengin 8 tonunu içermektedir. Spektrofolometrik yöntemde, balık derisinde total karotenoyit miktarları saplanmıştır. Total karotenoyitlerin hesaplanmasında, astaksantinin asetonda %1 lik çözeltisinin, 474 nm' de, 1 cm' lik küvetteki teorik molar absorblama katsayısı için 2000 temel alınmıştır. Deneme 1: Çalışmada 75 mg/kg zeaksantin, astaksantin ve zeaksantin+astaksantin ; %6 yonca, toz kırmızı biber, havuç, Daphnia spp. ve Scenedesmus spp. katkılı diyetlerle beslenen balıkların derilerinde, deneme sonu itibariyle, zeaksantin 33.52±0.62, kırmızı biber 29.84±0.50, Daphnia spp. 27.07±0.62, Scenedesmus spp. 26.52±0.42, astaksantin+zeaksantin 16.58±0.64 ve kontrol grubu ise 11.59±0.33 mg/kg total karotenoyit birikimine neden olmuştur. Duncan testine göre, tüm deneme grupları kontrol grubuna göre farklı bulunmuştur (P<0.05), Deneme grupları içinde ise, başta zeaksantin olmak üzere kırmızı biber ve planktonik organizmalar balığın renklenmesi üzerinde daha etkili bulunmuştur. Renk skalasına göre yapılan pigmentasyon ölçümünde de benzer sonuçlar elde edilmiştir. Büyüme bakımından ise kırmızı biber, diğer gruplara göre istatistiki olarak farklı bulunmuştur (P<0.05). Bu etkinin, kırmızı bibere acılık tadını veren Capcaisin maddesinin enzimatik reaksiyonları arttırıcı, sindirim yollarında sekrasyonu fazlalaştıncı ve hazmı kolaylaştırıcı etkisine bağlanmıştır. Grupların yem değerlendirmeleri benzer bulunmuştur. Karotenoyit kaynaklarının yem maliyetini sırasıyla; yoncanın % 2 azalttığı, havucun % 2, sentetik karotenoyitlerin %9.8, kırmızı biberin ise % 18 arttırdığı bulunmuştur. Bu maliyetlerin ise, pigment60 kaynaklarının diğer özelliklerine bağlı olarak, fazla öneme sahip olmadığı düşünülmektedir. Deneme 2: Zeaksantin katkılı diyetle (75 mg/kg) beslenen dört faklı ağırlıktaki balıkların derilerinde, deneme sonu itibariyle, 1.52 g ağırlık grubunda 19.23±0.46; 4.19 g ağırlık grubunda 29.06±0.64; 7.35 g ağırlık grubunda 31.10±0.53 ve 13.11 g ağırlık grubunda ise 35.28±0.65 mg/kg total karotenoyit biriktiği saptanmıştır. Buna göre; pigmentasyonun balık büyüklüğüne bağlı olarak arttığı sonucuna varılmıştır. Deneme 3: Farklı renkteki küvetlerde 75 mg/kg zeaksantin içeren diyetle beslenen balıkların derilerinde, deneme sonu itibariyle, sırasıyla; yeşil renkli ortamda 34.41 ±0.56; mavi renkli ortamda 32.90±0.42; kırmızı renkli ortamda 28.60±0.74; beyaz renkli ortamda 28.58±0.52 ve san renkli ortamda ise 26.96±0.70 mg/kg total karotenoyit saptanmıştır. Duncan testine göre; yeşil ve mavi oıtam renklerinde pigmentasyonun, diğer gruplara göre istatistiki olarak fazla olduğu bulunmuştur (P<0.05). Renk skalası yöntemine göre de benzer sonuçlar alınmıştır. Buna ilaveten, yeşil ve mavi renk ortamında büyümenin, diğer ortam renklerine göre daha fazla olduğu eğilimi görülmüştür. Yem değerlendirmede ise gruplar arasında bir farklılık görülmemiştir. Bu araştırma sonuçlarına göre kısaca; sentetik karotenoyitlerden zeaksantin, doğal yem kaynaklarından kırmızı biber ve planktonik organizmaların japon balığı diyetlerinde bulunması durumunda, balık derilerinde oldukça yoğun bir pigmentasyonun sağlandığı ortaya çıkmıştır. Ortam rengi de balığın renk oluşumunda etkili olmaktadır. Bu iş için en uygun renkler yeşil ve mavidir. Bu renklerde aynı zamanda büyüme de fazla olmaktadır. Kırmızı renk grubunda önemli düzeyde ölümlerin görülmesi, bu rengin balıklarda sterese neden olduğu olasılığını düşündürmektedir. Japon balıklarında her ağırlık grubunun karotenoyit uygulamasına verdikleri yanıt farklı olmakladır. Balık büyüklüğü arttıkça pigmentasyon yoğunluğu da artmaktadır. Bu yüzden karotenoyit uygulaması yapılacak balıkların belli bir büyüklükte olması gerekmektedir. Bu araştırma sonuçlarına göre, kullanılacak balıkların en az 4 g'ın üzerinde olması gerekmektedir. Yukarıda değinilen koşulların yerine getirilmesi durumunda, japon balıklarının derilerinde yoğun bir kırmızı renklenme elde edileceği kanısına varılmıştır. Bu da şüphesiz balığın pazar arzı ve değerini önemli oranda arttırabilecek bir olgudur.
Tilapia (tilapia zillii) yavrularının tuzlu suya adaptasyonu ve değişik stok oranlarında yetiştirilmesi
33 ÖZET Bu araştırma Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yumurtalık Deniz Balıklan Üretim ve Araştırma Tesisi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırma materyali olarak 2 aylık, ortalama total boylan 4.544±0.632 cm ve ortalama canlı ağırlıklan 1.53610.664 gram olan Tiîapia zillii yavrulan kullanılmıştır. Araştırma 2 aşamalı olarak planlanmış ve uygulanmıştır. İlk aşama yavruların deniz suyuna adapte edilmesi, ikinci aşama ise adapte edilmiş yavruların değişik stok oranlarında büyümelerinin izlenmesidir. Araştırmanın seyri ve elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir. 1. İlk aşama olan adaptasyon dönemi 1996 yılının Ağustos ayırım ilk haftasında gerçekleştiriuniştir. Tilapia zillii yavrulan 35.5 ppt'lik deniz suyuna toplam 7.5 günde adapte edilmiş ve adaptasyon %98.9'luk yaşama oram ile sonuçlanmıştır. 2. Araştırmanın ikinci aşamasında, yavrular deniz suyu bulunan 10 m3'lük 4 adet tanka 60, 70, 80 ve 90 adet/m3 oranlarında stoklanmış ve aylık olarak yapılan total boy ve canlı ağırlık ölçümleri ile büyümeleri izlenmiştir. 3. Balıkların beslenmesinde yem olarak 3 numara Çipura pelet yemi ile kırılmış etlik piliç yemi %50 oranında kanştınlarak kullanılmıştır. Yemin ortalama protein değeri %33'tür. İlk 30 gün balık ağırlığının %6'sı oranında yapılan yemleme sonraki 30 gün %5'e düşürülmüş, daha sonra serbest yemlemeye geçilmiştir. Yemleme günde 3 kez, sabah öğle ve akşam elle yapılmıştır. 4. Araştırma sonunda en yüksek total boy ortalaması 9.06011.200 cm ile 60 adet/m3'lük stoktan elde edilmiş, bunu sırası ile 70, 80 ve 90 adet/m3'lük stoklar 8.583± 1.177cm, 8.57311.070 cm ve 8.03311.143 cm ile izlemişlerdir. Araştırma sonu canlı ağırlık ortalamalarına bakıldığında ise en yüksek değer 13.88715.973g ile 60 adet/m3'lük gruptan elde edilmiş, bunu sırasıyla 70, 80 ve 90 adet/m3'lük gruplar 11.82715.259, 11.40014.236 ve 9.61313.711 gram ile izlemişleridir. Yapılan istatistiki analiz sonuçlan 60, 70 ve 80 adet/m3 'lük stoklar arasındaki farklılıkların istatistiki açıdan önemsiz olduğunu,34 yalnızca 60 ve 90 adet/m3'lük gruplar arasındaki farkın önemli olduğunu ortaya koymuştur. 5. Günlük canlı ağırlık kazancı deneme sonunda en yüksek 60 adet/m3 stok oranında 0.137 g/gün ile tespit edilmiş, bu değeri 0.113, 0.109 ve 0.090 g/gün ile 70, 80 ve 90 adet/m3'lük gruplar izlemiştir. Dönemler içersinde elde edilen en yüksek günlük canlı ağırlık kazancı 0.184 g/gün ile ilk 30 günlük (Ağustos) dönemde yine 60 adet/m3 'lük gruba aittir. 6. Spesifik büyüme oram için en yüksek değer yine ilk 30 günlük dönemde %5.087 ile 60 adet/m3'lük gruptan elde edilmiştir. Araştırma sonunda ise tüm stok grupları yaklaşık olarak biribirine yakın SBO değerleri göstermişlerdir. Bu değerler 60, 70, 80 ve 90 adet/m3'lük gruplar için sırasıyla %2.443, 2.268, 2.227 ve 2.038'dir. 7. Yem değerlendirme oram araştırma sonunda en iyi 80 adet/m3'lük grupta 1.516 iken, en kötü 90 adet/m3'lük grupta 3.402 olarak tespit edilmiştir. 8. Kondisyon faktörleri açısından da belirgin bir farklılık gözlenememiştir. Araştırma sonunda ulaşılan en yüksek değer 60 adet/m3'lük grupta 1.867'dir. Bu grubu 1.870, 1.854 ve 1.809 ile 70, 90 ve 80 adet/m3'lük gruplar izlemiştir. 9. Yaşama oram en yüksek %94.3 ile 70 adet/m3 stok yoğunluğunda tespit edilmiş, en düşük yaşama oram ise 80 adet/m3'lük grupta %90.4 olmuştur. 60 ve 90 adet/m3'lük gruplarda ise sırasıyla %92.8 ve %92.4'lük yaşama oranlan belirlenmiştir. 10. Bu çalışmada kullanılan stok yoğunluklarının değerlendirilen parametreler açısından büyümeyi belirgin biçimde etkilemediği, ancak deniz suyu tuzluluğunun büyümeyi genel olarak gerilettiği, bu nedenle Tilapia zillWmn deniz suyunda yetiştiriciliğinde yüksek stok oranlarının tercih edilerek alınacak toplam ürünün artırılabileceği sonucuna varılmıştır.
Sazan yemlerine (Cyprinus carpio L., 1758) farklı oranlarda zeolit (klinoptilolit) katkısının büyüme, vücut kompozisyonu, bazı kan parametreleri ve bağırsak mukoza morfolojisi üzerine etkileri
Bu çalışmada, Sazan yemlerine (Cyprinus carpio L., 1758) farklı oranlarda zeolit(klinoptilolit) katkısının büyüme, vücut kompozisyonu, bazı kan parametreleri vebağırsak mukoza morfolojisi üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışma, ticari sazan yemine% 1, 2, 3 ve 4 oranında zeolit (klinoptilolit) ilave edilerek günde iki kez elle yemlenenpullu sazanlarla 12 hafta boyunca yürütülmüştür. Her muamele grubu, ortalamabaşlangıç ağırlığı 15,09 ± 0,02 g olan pullu sazan yavruları ile 3 tekrarlı ve her tekrar 15adet balık olacak şekilde planlanmıştır. Deneme sonunda grupların ağırlıkları, KontrolGrubunda, 73,01±2,68, 1.Grupta 68,93±2,43, 2.Grupta 72,51±5,01, 3. Grupta69,82±5,29, 4. Grupta 72,10±3,28 g olarak bulunmuştur. Yemden yararlanma oranı,sırasıyla, 1,75±0,01, 1,82±0,04, 1,74±0,05, 1,83±0,07, 1,76±0,04, olarakgerçekleşmiştir. Deneme sonunda zeolitin, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yemdenyararlanma oranı, spesifik büyüme oranı, protein etkinlik oranı, visero somatik indeks,karkas randımanı, kondüsyon faktörü üzerine etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır(P>0,05). Tüm vücutta yapılan protein, kuru madde, yağ ve kül analizlerindeki farkistatiksel olarak önemli bulunmamıştır (P>0,05). Kan analizleri sonucunda, zeolit'inglikoz ve kan üre azotu düzeyini azalttığı, hemoglobin düzeyini arttırdığı (P<0,05),lökosit ve kolesterol düzeylerini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır (P>0,05). İnce vekalın bağırsaklardan alınan kesitlerde yapılan histolojik muayenede, zeolitin bağırsakyüzey alanını arttırmadığı ve sindirim kanalı uzunluğu üzerine bir etkisi olmadığıgörülmüştür (P>0,05).
Farklı oranlarda L-alanin, L-lizin ve L-glutamik asit uygulanmış yemlerin sazan (Cyprinus carpio L. 1758)'da büyüme performansı ve vücut kompozisyonu üzerine etkileri
Bu çalışmada farklı oranlarda L-alanin, L-lizin ve L- gulutamik asit eklenmiş yemlerin, Sazan (Cyprinus carpio L. 1758) fingerliklerinin büyüme performansı ve vücut kompozisyonu üzerine etkileri araştırılmıştır. Materyal olarak ortalama ağırlıkları 13.0±0.87 g olan sazan balıkları kullanılmıştır. Besleme çalışmaları 3 ay sürdürülmüştür. Araştırmada; kontrol, %1 L- alanin, %2 L -alanin, %1 L-lizin, %2 L- lizin, %1 L-glutamik asit, %2 L-glutamik asit, (%1 alanin+lizin+glu.) ve (%2 alanin+lizin+glu.) oranında karma olarak birlikte kullanıldığı yemler olmak üzere toplam 9 muamele gurubunun etkileri araştırılmıştır.Araştırma sonunda, balık filetosundaki; besin madde bileşenleri, yağ asitleri ve aminoasit analizleri yapılmıştır. Deneme sonunda boy ve ağırlıkça en yüksek gelişme IX. (%2 alanin+lizin+glu.) gurubunda belirlenmiştir, bu gurubu kendi aralarında benzer bulunan %2 alanin gurubu takip etmiştir. Ağırlık artışı ve spesifik büyüme oranında IX. ve III. grupla diğer gruplar arasındaki fark önemli bulunmuştur (P<0.05). Kontrol, %1 Alanin, %1 Lizin, %1 Gulutamik asit, %2 Gulutamik asit ve (% 1 alanin+lizin+glu.) grupları arasında benzer büyüme oranı ve ağırlık kazancı değerleri gözlenmiştir (P>0,05).Çalışmada en yüksek yaşama oranı %70 ile %2 alanin gurubu ve (%2 alanin+lizin+glu.) gurubunda gözlenmiştir. Yem değerlendirme oranı ve günlük canlı ağırlık kazancına bakıldığında, en iyi sonuçlar sırasıyla, IX. (%2 alanin+lizin+glu.) grupta ve III. % 2 Ala. grubunda elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sazan (Cyprinus carpio), L-alanin, L-lizin, L-glutamik asit, vücut kompozisyonu.
Çipura (Sparus aurata) yetiştiriciliğinde zeolit (klinoptilolit) kullanılabilirliğinin araştırılması
Sonra girilecek