Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Selçuk Aslan
10 theses · İstanbul Nişantaşı University
Lise öğretmenlerinde tükenmişlik, iş doyumu ve algılanan sosyal destek: Bursa ili örneği
Araştırmanın amacı, öğretmenlerin çalışma yaşamlarında etkili olan tükenmişlik düzeyi (duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma, kişisel başarılılık ve genel tükenmişlik düzeyi), iş doyumu (dışsal doyum, içsel doyum ve genel doyum düzeyi olarak) ve algılanan sosyal destek (aile desteği, arkadaş desteği ve genel sosyal destek olarak) değişkenleri arasında ki ilişkileri incelemektir. Ayrıca ele alınan demografik değişkenlerin bağımlı değişkenlerle ilişkisi araştırılmıştır. Bağımsız değişkenler temelinde oluşturulan gruplar arasında bağımlı değişken ortalamalarının farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırma Bursa MEB çalışanı 302 (160 kadın ve 142 erkek) öğretmen üzerinde yapılmıştır. Araştırma evreni Bursa MEB çalışanı, kadrolu Anadolu Lisesi ve Meslek Lisesi öğretmenleridir. Araştırmada sosyo-demografik verilerinin toplanması amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ), Minnesota Doyum Ölçeği (MDÖ), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 23 programı ile yapılmış ve %95 güven düzeyi ile çalışılmıştır. Sonuçta sosyal destek ile tükenmişlik arasında olumsuz ve anlamlı ilişki olduğu görülürken, sosyal destek ile genel doyum arasında olumlu ve anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin yaşlarına, medeni durumlarına, çevresinden takdir görme ve okul türü değişkenlerine göre sosyal destek algısının farklılaştığı; öğretmenlerin cinsiyet ve çevresinden takdir görme, değişkenlerine göre de tükenmişlik algılarının farklılaştığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, İş Doyumu, Algılanan Sosyal Destek, Öğretmen.
Öğretmenlerde sosyal kaygı düzeyi ve iletişim becerilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerde sosyal kaygı düzeyi ve iletişim becerilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmada Eskişehir ilinde görev yapan öğretmenlerden veri toplanmıştır. Araştırmaya 188 öğretmen (107 kadın, 81 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; iletişim becerileri ölçeği, sosyal kaygı ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada tanımlayıcı istatistikler, varyans, korelasyon, regresyon analizleri kullanılarak bulgular elde edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin iletişim becerileri ve sosyal kaygı düzeyleri arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. İletişim becerileri fazla olan öğretmenlerde sosyal kaygı düzeylerinin daha düşük çıktığı ve sosyal kaygı ile iletişim becerileri arasında olumsuz yönde düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, İletişim Becerileri, Sosyal Kaygı
12-14 yaşındaki ergenlerde algılanan ana baba tutumları benlik algısı ve psikolojik sağlamlık
Bu çalışmanın temel amacı 12-14 yaş aralığındaki ergenlerde algılanan anne baba tutumlarının benlik algısı ve psikolojik sağlamlık durumuna etkisinin bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmada İstanbul'un Esenler ilçesindeki öğrencilerden veri toplanmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak 250 kişi katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak çocuk ve ergen psikolojik sağlamlık ölçeği, sosyal karşılaştırma envanteri, algılanan ana baba tutumları ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada tanımlayıcı istatistikler, anova, t-testi, korelasyon, regresyon analizleri kullanılarak bulgular elde edilmiştir. Araştırmada algılanan ana baba tutumları ile psikolojik sağlamlık ve benlik algısı arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Demokratik ana baba tutumunun psikolojik sağlamlığı ve benlik algısını olumlu yordadığı sonucuna varılmıştır. Ana baba tutumunun puanları ile benlik algısı ve psikolojik sağlamlık puanlarının demografik değişkenlere göre(cinsiyet, yaş, kardeş sayısı, anne-babanın eğitim düzeyi, anne-babanın yaşı, ekonomik gelir, bireyin yakın arkadaş sayısı) farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonuçları ilgili literatür doğrultusunda tartışılmış, önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: ana baba tutumu, psikolojik sağlamlık, benlik algısı, ergenlik
Yetiştirme yurtlarında kalan ergenlerle ailesi ile birlikte yaşayan ergenlerde topluluk hissi ve psikolojik sağlamlık
Bu araştırmanın amacı ailelerini yanında yaşayan ergenlerle devlet kuruluş(yurt)larında yaşayan ergenlerin psikolojik sağlamlık düzeyi ile topluluk hissi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın diğer bir amacı, bu iki kavram arasındaki ilişkinin cinsiyet, aile gelir seviyesi, kuruluşlarda kalma süreleri, yaş, ana baba görme süreleri, kardeş sayısı, yakın arkadaş sayısı, evde ve odada yaşayan kişi sayısı gibi değişkenleri açısından incelemektir. Araştırma 2016-2017 öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde faaliyet yürüten kuruluşlarda kalan 101 ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İstanbul ilinde bulunan 4 farklı lisede öğrenim gören 158 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada ölçme araçları olarak; Yaş, Cinsiyet, okul türü, ana baba eğitim seviyesi, aile gelir seviyesi gibi değişkenler hakkında bilgi toplamak amacıyla "Kısa Bilgi Formu" kullanılmıştır. Kuruluşlarda kalan öğrenciler için ise farklı olarak kuruluşta kalma süreleri, ana baba görme süreleri ve odalarda kalan kişi sayısı gibi değişkenler Kısa Bilgi Formuna eklenmiştir. Her iki gruptta bulunan öğrencilerin psikolojik sağlamlık düzeylerini belirlemek amacıyla Liebenberg, Ungar ve Van de Vijver (2013) tarafından 28 maddelik ölçek geliştirilmiş olup ölçeğin kısa form çalışması Liebenberg, Ungar ve LeBlanc (2013) tarafından 12 maddelik kısa form olarak geliştirilen ve Arslan (2015) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeğin 12 maddelik kısa formu kullanılmıştır. Öğrencilerinin topluluk hissi düzeylerini belirlemek amacıyla, Chiessi, Cicognani ve Sonn, (2010) tarafından geliştirilen ve Akın, Kocaman ve Eroğlu (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Topluluk Hissi Ölçekleri'nin 20 maddelik formu kullanılmıştır. Toplanan veriler; analiz edilen değişkenler arasındaki normal dağılım ve homojenlik durumuna göre spearman Korelasyonu, t testi, Mann Whitney U, One Way Anova ve Kruskal Wallis H ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, psikolojik sağlamlık ile topluluk hissi düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca ele alınan diğer bağımsız değişkenlerle psikolojik sağlamlık düzeyi ile topluluk hissi arasında anlamlı bir fark olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yetiştirme Yurdu, Psikolojik Sağlamlık, Topluluk Hissi
İlkokul öğrencilerinde spor başarı algısı ve matematik kaygısının bazı değişkenlere göre incelenmesi
Ülkemizde 6-11 yaşlarında öğrenciler ilkokul eğitimi almaktadır. Erikson'un psikosyal kişilik kuramındaki dördüncü evrede başarılı olma duygusu ya da bunu elde edemeyen öğrenciler için başarısızlık duygusu edinileceği belirtilmektedir. Adler'in kişilik kuramı ve doğum sırası teorisinde çocuğun doğum sırasının, tek çocuk olmasının ve son çocuk olmasının spor başarı algısı üzerinde etkili olduğunu belirtmektedir. Bu çalışmada ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin spor başarı algısı ve matematik kaygısı yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, tek çocuk olma durumu, okula başlama yaşı, matematik dersini sevme, öğretmenden ve aileden yardım alma gibi bazı değişkenlere göre incelenmiştir. Araştırma İstanbul ili, Güngören ilçesindeki 2015-2016 eğitim öğretim yılında 198 kadın, 176 erkek olmak üzere 374 ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu", "Matematik Kaygı Formu" ve "Spor başarı algı Envanteri Çocuk Versiyonu" uygulanmıştır. Araştırma betimsel nitelikli olup genel tarama yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programından, t testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde; spor başarı algısı ve matematik kaygısının sınıf düzeyine, cinsiyete, yaşa, kardeş durumuna, kardeş sırasına, yaşanılan ana babaya, kendisine ait odasının olup olmamasına ve ders çalışırken yardım alıp almamasına göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı gözlenmiştir. Matematik dersini seven öğrencilerin sevmeyen öğrencilere göre spor başarı algıları daha düşük olmakla birlikte matematik kaygıları daha yüksek bulunmuştur. Spor başarı algısı ile matematik kaygısı arasında düşük seviyede negatif yönlü ilişki olduğu gözlemlenmiştir.
Sosyal yardım alan bireylerde sistemi meşrulaştırma, yetkecilik ve ahlaki temeller
Araştırmanın amacı sosyal yardım alan bireylerin sistemi meşrulaştırma durumlarını ortaya koymak ve söz konusu meşrulaştırma davranışı üzerinde yetkeci kişilik özelliklerinin ve ahlaki temellerin etkisini belirlemektir. İstanbul Bağcılar İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 2016 yılı Ekim-Aralık döneminde yardım ulaştırılan 102 kişi araştırmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında Sistemi Meşrulaştırma Ölçeği, Sağ Kanat Yetkecilik Ölçeği ve Ahlaki Temeller Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, yüksek sağ kanat yetkecilik düzeyi, sistemi meşrulaştırma düzeyini artırırken, düşük sağ kanat yetkecilik düzeyi, sistemi meşrulaştırma düzeyini etkilememektedir. Bununla birlikte, bireyselleştirici temeller ve bağlanım temelleri, sistemi meşrulaştırma düzeyini arttırmaktadır. Yapılan varyans analizlerine göre kadınların sistemi meşrulaştırma düzeylerinin erkeklerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Oluşturulan yaş grupları arasında, düşük sağ kanat yetkecilik, bireyselleştirici temeller ve bağlanım temelleri düzeyleri bakımından farklılıklar bulunmuştur. Katılımcıların eğitim düzeyleri dikkate alındığında, sahip olunan seviyesinin yüksek sağ kanat yetkecilik, bireyselleştirici temeller, bağlanım temelleri ve sistemi meşrulaştırma değişkenleri düzeylerinin anlamlı düzeyde farklı olduğu tespit edilmiştir. Hane halkı sayısı fazla olanların sistemi meşrulaştırma düzeylerinin az olanlardan daha yüksek belirlenmiştir. Diğer taraftan, en uzun yaşanılan yerleşim birimi sosyal yardım alma süresine göre de bağımlı değişken düzeyleri farklılaşmaktadır.
Lise öğrencilerinin benlik saygısı ve sosyal kaygı düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmada lise öğrencilerinin benlik saygısı ve sosyal kaygı düzeylerinin bazı sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı ile benlik saygısı ve sosyal kaygı düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Giresun ilinde merkez İHL'ne devam etmekte olan öğrenciler oluşturacaktır. Bu araştırmada 150 kız, 150 erkek olmak üzere toplam 300 öğrenci üzerinde örneklem çalışması yapılacaktır. Araştırmada öğrencilere "Coopersmit Benlik Saygısı Envanteri" ve "Sosyal Kaygı Ölçeği" ile birlikte 10 soruluk sosyo-demografik bilgi formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Öğrencilerin yaşlarına göre, ailelerinin ekonomik durumlarına babalarının eğitimlerine göre benlik saygısında anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaşadıkları yere göre sosyal kaygılarında anlamlı farklılık olduğu, söz konusu farklılığın şehirde yaşayanlar ile köyde yaşayanlar arasında olduğu, köyde yaşayanların sosyal kaygılarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Benlik saygısı ile sosyal kaygı arasında olumsuz anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Benlik saygısı arttıkça sosyal kaygı azalmaktadır. Öğrencilerde sosyal kaygı arttıkça benlik saygısı azalmaktadır.
Zihinsel engelli çocuğa sahip anne babalarda sosyal kaygı ve algılanan sosyal destek
Engelli çocuk sahibi aileler çocuğun doğumuyla birlikte pek çok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. İlk önce durumun ciddiyetiyle yaşadıkları psikolojik sorunlar ardından fizyolojik sorunlar aileleri önemli oranda yıpratmaktadır. Hem engelli bir çocuğa sahip olmak hem de bundan dolayı yaşanılan psikolojik problemler ailelerin yaşam umutlarını söndürmektedir. Yaşanılan psikolojik sorunların yanında toplum tarafından da dışlanmak aileler için içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Bu çalışma, zihinsel engelli çocuk sahibi ebeveynlerin sosyal kaygı ve algılanan sosyal destek düzeyleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Veri toplamak amacıyla Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği (LSKÖ) ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular konuyla ilgili geçmişte yapılan araştırma bulgularından yararlanılarak tartışılmıştır. Yapılan analizin sonuçları zihinsel engelli çocukların ana babalarında algılanan sosyal destek ile sosyal kaygının olumsuz ilişkisi olduğunu, algılanan sosyal desteğin sosyal kaygı ve kaçınma davranışını azalttığını göstermiştir.
Yöneticilerin kişilik özellikleri ile transformasyonel liderlik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma yöneticilerin kişilik özellikleri ile dönüşümcü liderlik özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada kişilik özelliklerinin ölçümü için 60 maddelik "Beş Faktör Kişilik Ölçeği" ile dönüşümcü liderlik özelliklerinin ölçümü için 23 maddelik "Podsakoff Dönüşümcü Liderlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'nde görev yapan yöneticiler oluşturmaktadır. Örneklem olarak rasgele örneklem seçim yöntemi ile 150 yönetici belirlenmiştir. Anket yöntemi ile toplanan verilerin analizleri sonucunda dönüşümcü liderlik alt boyutlarında idealleştirilmiş etki ile yaş, hizmet süresi, dışadönüklülük, duygusal denge ve gelişime açıklık olumlu ilişkili, doğum sonrası, kardeş sayısı ve yumuşakbaşlılık ise olumsuz ilişkili, İlham verici motivasyon ile kişilik özelliklerini alt boyutlarından dışadönüklük, duygusal denge ve gelişime açıklık olumlu ilişkili, yumuşakbaşlılık ise olumsuz ilişkili, Entelektüel teşvik yaş, eğitim düzeyi ve hizmet süresi arasında olumlu ilişki, Bireysel düzeyde ilgi hizmet süresi ile olumlu, eğitim düzeyi ile olumsuz ilişkili bulunmuştur. Dönüşümcü liderliğin idealleştirilmiş etki boyutunu yordayan değişkenlerin yaş ve eğitim düzeyi olduğu, kişilik özelliklerinden de dışadönüklük, duygusal denge ve gelişime açıklık özelliklerinin yordadığı, ilham verici motivasyon boyutunu yordayan değişkenlerin eğitim düzeyi, hizmet süresi ile dışadönüklülük, özdenetim ve gelişime açıklık kişilik özellikleri olduğu, entelektüel teşvik boyutunu kişilik özelliklerinden duygusal dengenin yordadığı, bireysel ilgi boyutunu yordayan değişkenin hizmet süresi, kişilik özelliklerinin ise yumuşakbaşlılık ve duygusal denge olduğu bulunmuştur.
Ortaokul öğrencilerinde matematik kaygısı ve algılanan öğretmen tutumu
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinde matematik kaygısı düzeyinin öğretmene ve derse yönelik tutumlarla olan ilişkisini incelemektir. Ek olarak öğrencilerin cinsiyet, anne ve baba eğitim durumu, özel matematik dersi alma, kardeş sayısı, aile gelir durumu ve aileden matematik alanında destek alma gibi değişkenlerin matematik kaygısı üzerindeki etkisi araştırılacaktır. Bu araştırmanın örneklemi, İstanbul'dan rastgele seçim yöntemiyle seçilen üç ortaokulda öğrenim gören 471 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin 238'i erkek, 233'ü kız öğrencidir. Veri toplama araçları, demografik bilgilerin elde edildiği bir kişisel bilgi formu ile matematik kaygısı ile ilgili tanımlayıcı 30 sorudan oluşan "Matematik Kaygı Ölçeği"nden oluşmaktadır. Veriler okullarda öğrencilerle birebir yapılan görüşmelerle toplanmıştır. Veriler toplandıktan sonra SPSS 24 ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerde görülen matematik kaygısı; baba eğitim düzeyi, ailenin geliri, öğretmeni sevme, dersi sevme ve öğretmene yönelik olumlu tutum düzeyi ile olumsuz ilişkili bulunmuştur. Kız öğrencilerin, özel ders alanların ve ailesinden destek görmeyenlerin kaygı düzeyleri daha yüksektir.