Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Sincar
11 theses · Gaziantep University
Kadın okul yöneticilerinin kendini geliştirme kavramına ilişkin görüşleri
Bu araştırmada kadın okul yöneticilerinin kendini geliştirme kavramına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Cevap aranacak problem cümlesi "Kadın okul yöneticilerinin kendini geliştirme kavramına ilişkin görüşleri nelerdir?" olarak belirlenmiştir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkâmil ilçeleri ile Kahramanmaraş ili 12 Şubat, Dulkadiroğlu ve Pazarcık ilçelerindeki okul öncesi, ilk okul, orta okul ve liselerde çalışan 10 kadın okul yöneticisi oluşturmaktadır. Çalışma grubu kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulguları kadın okul yöneticilerinin kendilerine yönelik mevcut olumsuz algıyı yıkmak ve varlıklarını hissettirmek için kendilerini geliştirmeleri gerektiğine işaret etmektedir. Araştırma sonucunda insan ilişkileri ve duygu yönetimi kadın yöneticilerin kendilerini geliştirmeleri gereken alanlar olarak öne çıkmaktadır. Araştırma sonuçlarına gore kadın okul yöneticilerine yönelik eğitimler organize edilip katılımları sağlanabilir. Böylece hem ihtiyaç duyulan alanlarda kendilerini geliştirmeleri sağlanabilir hem de kadın olarak özgüven geliştirebilirler.
Önleyici hizmetlerde görev yapan polis memurları ve sıralı amirlerin takım çalışmasını olumsuz etkileyen faktörlere ilişkin görüşleri
Takım, birbirini tamamlayan yeteneklere sahip, ortak amaç ve performans hedefleri doğrultusunda hareket eden ve bu çerçevede birbirlerine karşı sorumlu olan az sayıda kişinin bir araya gelmesinden oluşur. Takım çalışması kurum içindeki kişiler arasındaki iletişimi geliştirip, güven ortamına dayalı bir çalışma sistemidir. Ülke sınırları içerisinde yer alan insanların güvenlik ihtiyaçları genelde güvenlik birimleri, özelde ise bu birimlerden birisi olan Emniyet Teşkilatı tarafından üstlenilmiş olup; bu işlevden dolayı Emniyet Teşkilatı önem derecesi yüksek olan mesleki örgütlenmelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Modern toplumlarda önleyici polislik kabul gören bir anlayıştır. Önleyici polislik uygulama açısında daha fazla iş gücü ve mücadele gerektiren ve bu yüksek gayretler neticesinde istenen suçsuzluk ortamını sağlamada etkindir. Bu çalışmanın amacı, önleyici hizmetlerde görev yapan polis memurları ve sıralı amirlerin takım çalışmasını olumsuz etkileyen faktörlere ilişkin görüşlerini belirleyerek takım çalışmasının önemine ilişkin bir farkındalık oluşturmaktır. Araştırma Gaziantep Emniyet Müdürlüğü uhdesinde yer alan ve önleyici hizmetlerde görev yapan polis memurları ile sıralı amirlerin katılımıyla nitel araştırma yöntemlerine dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde veriler yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar; önleyici hizmetlerde çalışan emniyet personelinin kendilerini bir takımın üyesi olarak gördüğünü, ancak bazı olumsuzluklar nedeniyle takım yapılandırmasında sorunlar oluştuğunu ortaya koymaktadır. Bu sorunlar; takım içerisinde fikir ayrılıkları ve kişisel problemler yaşanması ve bu problemlerin olaylara müdahale esnasında olumsuz durumlara sebebiyet vermesi, yapılan birim toplantılarında bu olumsuzlukların sağlıklı çözülememesi ve toplantıların personel başarısızlığını öne çıkarması neticesinde çalışanların motivasyonunun düşmesi olarak ifade edilebilir.
Okullarda sosyal adalet uygulamalarına ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, okullarda sosyal adaletin gerçekleşme düzeyine ilişkin okul yöneticileri ve öğretmenlerin algılarını belirleyerek mevcut sorunlara çözüm önerileri geliştirmek ve sosyal adalet kavramına ilişkin bir farkındalık oluşturmaktır. Nicel araştırma yöntemlerine göre gerçekleştirilen bu araştırma betimsel tarama modelinde desenlemiştir. Araştırmanın evreni, 2015-2016 yıllarında Batman'da eğitim veren ilkokul ve ortaokulda görev yapan öğretmen ve yöneticilerden oluşmaktadır. Örneklem seçiminde "basit tesadüfî örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı (Statistical Package for the Social Sciences) ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde parametrik yöntemler olarak t testi; nonparametrik yöntemler olarak Mann Whitney U ve Kruskall Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar şöyledir: Hem okul yöneticileri hem de öğretmenler okullarda sosyal adaletin uygulanmasına ilişkin olumlu görüş beyan etmişlerdir. Bununla beraber okul yöneticilerinin öğretmenlere göre daha olumlu görüşe sahip oldukları gözlenmiştir. Öğretmenlerin sahip oldukları branş ve çalıştıkları okul düzeyi onların "sosyal adaletin algılanma düzeyine ilişkin görüşlerini" etkilememektedir. Hem yönetici hem de öğretmenlerin görüşlerine göre "dünya görüşleri, geldikleri bölge, cinsiyetleri, ekonomik durumlarına bakılmaksızın" tüm öğrenciler eşit muamele görmektedir. Okul ortamında kadın ya da erkek ayrımı yapmaksızın herkesin fikrini özgür bir şekilde ifade edebileceği rahat bir ortam sağlanması gerektiği önerilmektedir.
Sosyal adalet liderliği ile yöneticiye bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişki
Bu tez çalışmasında ortaokul müdürlerinin sosyal adalet liderliği davranışları ile öğretmenlerin müdüre bağlılık ve sergiledikleri örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada desen olarak betimsel araştırma türlerinden korelasyonel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda Gaziantep il merkezinde görev yapan toplam 1025 ortaokul öğretmeninden veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak sosyal adalet liderliği, yöneticiye sadakat ve örgütsel vatandaşlık davranışı ölçekleri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, ANOVA, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Ayrıca okul müdürlerinin sosyal adalet liderliği davranışları ile öğretmenlerin sergilediği örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişkide müdüre bağlılığın aracılık etkisini incelemek için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulardan öğretmenlerin genel olarak sosyal adalet liderliği ve örgütsel vatandaşlık davranışı algılarının olumlu yönde olduğu ancak yöneticiye bağlılık düzeyinin düşük olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin demografik özellikleri ile değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sosyal adalet liderliği ile yöneticiye bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi analizlerinden elde edilen bulgularda sosyal adalet liderliğinin, örgütsel vatandaşlık davranışı ve yöneticiye bağlılığın anlamlı bir yordayıcısı olduğu saptanmıştır. Sosyal adalet liderliği ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide yöneticiye bağlılığın aracılık etkisine yönelik yapılan yapısal eşitlik modellemesi analizi sonucunda yöneticiye bağlılığın kısmi aracı role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak sosyal adalet liderliğinin, öğretmenlerin hem örgütsel vatandaşlık davranışı hem de yöneticiye bağlılıklarının arttırdığı göz önüne alındığında, müdürlerin sosyal adalet liderliği yönlerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının önemi ortaya çıkmaktadır.
Orta öğretim kurum yöneticilerinin etik liderlik davranışlarına ilişkin bir karma yöntem çalışması
Bu araştırmanın amacı ortaöğretim kurum yöneticilerinin etik liderlik davranışlarına ilişkin bir karma yöntem çalışmasıdır. Bu araştırmanın amacı karma araştırma yöntemi tasarımı aracılığıyla ortaöğretim kurum yöneticilerinin etik liderlik davranışlarını irdelemektir. Açıklayıcı sıralı karma araştırma yöntemi ile desenlenen çalışmada öncelikli olarak nicel verilerden elde edilen bulgular nitel veriler ile zenginleştirilmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın evreni 2016-2017 öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerinde görev yapmakta olan öğretmenler olarak belirlenmiştir. Araştırmanın nicel kısmı evrenden basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenen 528 öğretmenden, nitel kısmı ise maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile tespit edilen 14 okul müdürü ve 15 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verileri Etik Liderlik Ölçeği, nitel verileri ise yarı yapılandırılmış bir görüşme formu aracılılığıyla elde edilmiştir. Nicel verilerin çözümlenmesinde SPSS paket programı, nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçları okul müdürlerinin etik liderlik düzeylerine ilişkin öğretmen algılarının yüksek olduğuna ve katılımcı görüşlerinin birtakım demografik değişkenlere göre anlamlı biçimde farklılaştığına işaret etmektedir. Bununla birlikte okul yöneticilerinin büyük oranda etik değerlere uygun olarak hareket etme ve okulda etik davranışları yaygınlaştırma gayretinde olduğu ve okullarda var olan etik değerlerin okul iklimini ve okul müdürünün karar verme süreçlerini pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak birtakım faktörlerden dolayı görevlerini ifa ederken sık sık etik ikilemler yaşayan ve zaman zaman etik dışı davranışlar sergilemek durumunda kalan okul yöneticilerinin psikolojik, sosyal ve örgütsel sonuçlarla başa çıkmak durumunda kaldıkları tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarının tartışılmasının arkasından bazı önerilere yer verilmiştir.
Okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasının okulun örgütsel boyutlarına etkisi
Bu araştırmada kreş ve gündüz bakımevlerinde görev yapan yöneticilerin görüşlerine dayalı olarak, okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasının, okulun örgütsel boyutlarına olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenine göre yürütülen araştırmanın katılımcı grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Gaziantep ile Adana ilinde bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı kreş ve gündüz bakımevlerinde görev yapan ve kartopu örnekleme ile belirlenen altı okul yöneticisi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınması sürecinde, birer örgüt olarak kreş ve gündüz bakımevlerinin amaç, yapı, süreç ve kültür boyutlarına ilişkin farklı sorunlara sahip olduğunu göstermektedir.
Avrupa Birliği yükseköğretim kalite göstergeleri bağlamında öğretim süreçleri ve öğrenme kaynaklarının incelenmesi (Gaziantep Üniversitesi örneği)
Bu çalışmanın genel amacı Avrupa Birliği yükseköğretim kurumları öğrenci merkezli kalite göstergeleri doğrultusunda, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi'nde lisans eğitimi alan öğrencilerin akademik başarıları ile yükseköğretim kurumlarındaki öğretim süreçleri ve öğrenme kaynaklarının kalitesi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda öğrencilere ilişkin çeşitli demografik bulgular elde edildikten sonra; öğrencilerin bütünleşme, öğretim süreçleri, kariyer yönlendirme hizmetleri, kütüphane hizmetleri, öğretim elemanları ve yönetim kadrosuyla iletişim, öğrenci işleri, fizikî öğrenme koşulları, kampus yaşamı, araştırma faaliyetleri, ölçme ve değerlendirme, ders içerikleri hakkında bilgilendirme alt boyutlarına ilişkin görüşleri tespit edilmiştir. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen araştırmanın verileri evrenden rastgele örneklem yoluyla seçilen 796 öğrenciye ölçek uygulanması yoluyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 20 paket programı kullanılmış olup, normal dağılım gösterdiği tespit edilen veri setine Bağımsız Örneklem T Testi, Çok Değişkenli Varyans Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi uygulanmış ve anlamlılık .05 düzeyinde aranmıştır. Araştırma bulgularına göre; yükseköğretim kurumlarındaki öğretim süreçleri ve öğrenme kaynaklarına ilişkin olarak kararsız yönde görüş belirten katılımcıların görüşlerinin bazı alt boyutlarda cinsiyet değişkenine göre, tüm alt boyutlarda ise öğrenim görülen fakülte değişkenine göre anlamlı derecede farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca kariyer yönlendirme, öğretim süreçleri, kampus yaşamı ile sınav beklenti alt boyutlarının birlikte öğrencilerin not ortalamalarının yaklaşık %15'ini yordadığı da ulaşılan önemli bir bulgudur. Bu doğrultuda yükseköğretim kurumunda öğretim süreçleri ve öğrenme kaynaklarına ilişkin bazı değişkenlerin öğrenci başarısında pay sahibi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar literatürdeki benzer araştırma sonuçları ekseninde tartışılmış ve bulgular doğrultusunda çeşitli öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, yükseköğretim, kalite göstergeleri, öğrenci odaklı kalite, öğrenci başarısı.
Problem odaklı polislik: Gaziantep Emniyet Teşkilatında görev yapan amirlerin suç analizine ilişkin görüşleri
Suçları önlemek, güvenliği sağlamak ve özgürlükleri tehdit eden durumlarla mücadele etmekle görevlendirilen polis teşkilatları bu sorunlar için kalıcı çözümler aramaya devam etmektedir. Çağdaş polislik anlayışında; polisin çalışma alanında ortaya çıkan suçları ayrı ayrı analiz etmesini, bu suçların her biri için azaltma, ortadan kaldırma veya önleme yöntemleri geliştirmesini gerekli kılmakta ve bu düşünce Problem Odaklı Polisliğin (POP) temelini oluşturmaktadır. Problem odaklı polislik, küresel bağlamda, özellikle suç önleme hususunda giderek daha fazla tercih edilmesine rağmen, bu konu uygulamada oldukça zayıf kalmaktadır. Konuyla ilgili olarak özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen araştırmalar, bu zayıflığın özünde yeterli sayıda personelin bulunmaması ve bütçe darlığı gibi nedenlerin yattığını ortaya çıkarmıştır. Bununla beraber suçların önlenmesi, azaltılması ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak adımların özünde de suç analizi ve problem odaklı polisliğin yattığına ilişkin yaygın bir kanaat de vardır. Bu araştırmada; Problem Odaklı Polisliğin aşamaları olan ve TAMÜD (SARA) olarak kısaltılan, Tarama/Scanning, Analiz/Analysis, Müdahale/Response, Değerlendirme/Assesment olarak sıralanan aşamalardan "Analiz" kısmı ele alınmıştır. Polisin suç ve suçlu üzerinde daha etkin olabilmesini sağlayabilmek amacıyla tüm suç türlerinde uygulama alanı bulunan Problem Odaklı Polislik ekseninde suç analizi özellikle saha da görev yapan uygulayıcılara yani; Gaziantep ili sınırları içerisinde görev yapan sıralı amirlere sorularak değerlendirilmiştir. Alanda görev yapan katılımcıların bilgi birikimlerinden faydalanarak çıkarılan sonuçla polis teşkilatında suçla mücadele alanında görev yapan personelin etkinliğinin artırılmasına katkı sağlanacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Problem odaklı polislik, suç analizi
The legitimization attempts towards PKK inits own documents
After a period of planning and preparation for the purposes of attacks and massacres, PKK -Kurdish Labor Party-whose establishment was declared with a meeting held in Fis village of Diyarbakır/Lice on the 27th of November,1978, has undertook armed attacks on a regular basis since 1984. It has terrorized last forty years and yielded Turkey to spend a significant proportion of its energy to the fight against terrorism. Turkey has primarily preferred the option of armed struggle against PKK terror from the very beginning of the first terrorist attacks and Turkish Armed Forces took place at the forefront in this struggle. In this process, armed struggle occurred mainly and it was failed to achieve a complete success against the PKK terror. The present study is aimed to reveal the goals of PKK and the arguments it uses to justify it's actions. This data-based study is done with the foresight of providing significant information to the security forces taking active part inthe fight against PKK and has a mission of analyzing the problem objectively in different dimensions. The research data obtained via document analysis technique of qualitative research methods and validity and reliability analysis of the data is provided by peer review, external audit and multi-encoder processes. According to the findings and results of the study, in order to legitimize PKK, organization administrators create the perception of struggle against Turkish Republic in the eyes of Kurdish people by asserting that Turkey is pursuing a variety of hostile policies especially alleged denial and destruction policies towards Kurdish people. Key Words:Terror, Terrorism, PKK, KCK
Göçün terörizme etkisi üzerine bir inceleme (Gaziantep örneği)
Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden çeşitli gerekçelerle diğer bölgelere doğru yaşanan göç hareketlerinin, kentlerde meydana getirdiği gecekondu yapısı ve bu yapının neden olduğu çarpık ve plansız kentleşmenin, yıllardır mücadele edilen terör sorununun ana nedenlerinden birini oluşturduğu söylenebilir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ekonomik gerekçelerle yoğun olarak yaşanan göç, sonraki yıllara gelindiğinde daha çok o bölgelerde yaşanan güvenlik sorunu nedeniyle ortaya çıkmıştır. Yaşanan bu yeni durum, işsiz, yoksullukla mücadele eden, aileleri parçalanmış, dışlanan, yersiz, yurtsuz ve psikolojik sorunlar yaşayan mutsuz insanlardan oluşan bir kitlenin oluşmasına neden olmuştur. Bu kitle, ilerleyen zamanlarda kentlerde terör örgütlerinin kemikleşmiş insan unsurunu oluşturmuştur. Özellikle iki binli yıllara kadar daha çok güvenlik güçlerinin ilgi alanına giren terör sorunu yaşanan deneyimler sonucunda bu soruna bakış açısını değiştirmiş, ortaya konan mücadele anlayışı daha kapsayıcı bir yaklaşımla, sosyo-ekonomik, psikolojik ve kültürel öğelerden oluşan stratejilerle ele alınması gerekliliğini ortaya koymuştur. Göç olgusunun, terörizmin sosyo-psikolojik zeminini oluşturduğu önermesinden hareketle hazırlanan bu veri temelli çalışma; problemi nesnel ve değişik boyutlarıyla ortaya koyan bir araştırma gayreti taşımaktadır. Araştırmaya ilişkin veriler nitel araştırma tekniklerinden birisi olan doküman analizi yoluyla toplanmış ve elde edilen verilerin geçerlik-güvenirlik analizleri; eş uzman incelemesi, dış denetim ve çoklu kodlayıcı süreçleri yoluyla sağlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar, göç olgusunun işsizlik, yoksulluk, gecekondulaşma ve eğitim seviyesinin azalması gibi olumsuz faktörleri pekiştirdiği ve bu yolla terör faaliyetlerinin artmasında etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Göç, Terör, Terörizm
PKK/KCK eylem profili: Gaziantep örneği
Bu araştırmanın amacı, PKK/KCK örgütünün Gaziantep'te 2003-2013 yılları arasında gerçekleştirdiği eylem profillerini ayrıntılı bir biçimde betimleyerek, konuya ilişkin nitelikli tartışmalar ve değerlendirmeler yapmaktır. Araştırmaya ilişkin veriler nitel araştırma tekniklerinden birisi olan doküman analizi yoluyla toplanmış ve elde edilen verilerin geçerlik-güvenirlik analizleri; eş uzman incelemesi, dış denetim ve çoklu kodlayıcı süreçleri yoluyla sağlanmıştır. Veri toplama sürecinde, PKK/KCK'nın Gaziantep ilinde 2003-2013 yılları arasında gerçekleştirdiği eylemler ayrıntılı olarak incelenmiş; toplamda 18 farklı türde 173 eylemin gerçekleştiği; bu eylem türleri gerçekleştirilen kodlamalar sonucunda altı başlık altında sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda, Gaziantep ilinde eylemlerin yıldan yıla tarz ve yoğunluk olarak değiştiği görülmüştür. Bazı yıllarda şehir içi şiddet eylemlerinde yoğunluk olmasına karşın bazı yıllarda ise yürüyüş, basın açıklaması ve propaganda faaliyetleri tarzındaki eylemlerinin çok daha yoğun yaşandığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar ışığında; tarz ve yoğunluk olarak yıldan yıla değişim gösteren terörist eylem profillerinin birbirinden farklı olması dolayısıyla, terörle mücadelede uygulamaya konulacak yol haritalarının da bu kapsamda şekillendirilmesi gerektiği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: PKK, KCK, Terör