Theses supervised by Doç. Dr. Murat Kul
16 theses · Bartın University, Bayburt University
Bingöl üniversitesi öğretim elemanları veöğrencilerinin rekreasyonel faaliyetlere katılımlarınıengelleyen faktörlerin belirlenmesi (Bingöl Üniversitesi örneği)
Rekreasyon alanlarının talebinde o mekânı kullanacak insanların tercihleri ve o mekânda aradığı özellikler oldukça önemlidir. Bu nedenle çalışmada, Bingöl Üniversitesinde rekreasyonel alan kullanıcılarının ihtiyaçlarının ve yapılan rekreatif faaliyetlerin yeterliği analizlerle tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bingöl Üniversitesi öğrenci, akademik ve idari personelinin rekreasyona bakış açısının öğrenilmesi, rekreasyon tercihlerinin, alanlar hakkındaki algı ve görüşlerin tespit edilmesi ve alan kullanımı sırasındaki ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen bulguların bu alanda çalışma yapacak araştırmacılara ve gelecekte Bingöl Üniversitesi'nde rekreasyonel alan planlaması süreçlerinde yer alacak tüm kişi, kurum ve kuruluşlara kaynak olması amaçlanmıştır. Bu araştırma nicel araştırma yöntemine dayalı olarak ilişkisel model bağlamında yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Bingöl üniversitesinde 15713 öğrenim görmekte olan öğrenciler, akademik ve idari personel oluşturmaktayken araştırmanın örneklemi ise 612 kadın ve 890 erkek, toplam 1502 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklem seçiminde tesadüfi olmayan örnekleme yöntemleri içinden örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın alan açısından önemi ise demografik bilgilerin yanında şiddet ve korkunun yine konu dâhilinde ele alınması, ailevi ve diğer bireylerin durumlarının içeriğe dâhil edilerek bir bütün halinde ele alınmasıdır. Maddeler dâhilinde bireylerin sosyo-ekonomik durumları, cinsiyet ve diğer kişisel unsunlar dâhil edilerek, çalışmanın bütünü oluşturulmuştur. Sonuç olarak, rekreatif faaliyetlerin önünde engel olarak, benzer çalışmalarla aynı yönde, kadınlar üzerinde şiddet ve korkunun baskın olduğu ortaya çıkmıştır. Arkadaş eksikliği ise sorunlar üzerinde en çok etkisi olan diğer etkenlerdendir. Yine bireylerin diğer demografik bilgileri dâhilinde olumsuz sonuçlar doğuracak benzerlikler bulunmaktadır. v Verilerin analizinde SPSS 21.0 programları kullanıldı. Puanların normallik sınamasında Çarpıklık (Skewness) katsayısı kullanılmıştır. Sürekli bir değişkenden elde edilen puanların normal dağılım özelliğinde kullanılan çarpıklık katsayısının (Skewness) ±1 sınırları içinde kalması puanların normal dağılımdan önemli bir sapma göstermediği şeklinde yorumlanabilir. Normal dağılım göstermeyen puanların karekök, logaritmik veya ters döndürme yöntemleriyle normal dağılımları sağlanarak parametrik testler kullanılabileceği gibi non-parametrik testler de kullanılabilir. Ölçek ve alt boyut puanları normal dağılım gösterdiğinden cinsiyet, medeni durum ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; yaş, meslek, aylık gelir düzeyi, park ve rekreasyon alanlarını haftalık kullanma sıklığı (gün ve saat), üniversitedeki rekreasyon tesislerini yeterli bulma durumu değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla ikili karşılaştırmalar için LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Bu çalışma bulguları ile Güler (2017), Özsoy (2018), Kalkay (2019), Ok (2019), Çavdar (2019) çalışmalarındaki bulguların tamamen benzerlik gösterdiği; diğer çalışma bulguları ile kısmen benzerlikler olduğu, genel olarak değerlendirildiğinde ise rekreatif faaliyetlere katılımın bireylerin içinde bulundukları koşullara göre farklılık gösterebileceği, cinsiyet, yaş, medeni durum, gelir düzeyinin belirleyici etkiye sahip olmadığı, asıl önemli olan faktörün spor alanlarının yetersizliği olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin doping hakkındaki bilgi düzeyleri ve görüşlerinin incelenmesi: Bartın Üniversitesi örneği
Bu çalışmanın amacı antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin doping hakkındaki bilgi düzeylerinin ölçülmesi ve bu maddelerin kullanımı konusundaki görüşlerini ve düşüncelerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın içeriğinde ulusal ve uluslararası alanda, geleceğin önemli sporcularını yetiştirecek olan antrenörlerin, doping ve dopingli maddeler hakkındaki bilgi düzeylerinin ve görüşlerinin önemi vurgulanmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel model yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bartın Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük eğitimi bölümünde öğrenci olan birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinden toplam 161 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak amaca dönük olarak önceden hazırlanmış olan anket öğrencilere uygulanmıştır. Anket, aynı zamanda öğrenci olan antrenörler ve geleceğin antrenör gruplarına uygulanarak öğrencilerin dopingle ilgili bilgi düzeyleri belirlenmeye çalışılmış ve doping hakkındaki görüşleri alınmıştır. Sorular öğrencilerin bilgi düzeylerine, yaptıkları spora, spor yaşlarına ve varsa herhangi bir branştaki antrenörlük düzeylerine göre hazırlanmış anket sorularıdır. Öğrencilere, antrenör kimlikleriyle yaklaşılarak doping maddeleri ve ilaç kullanımıyla ilgili sorular sorulmuştur. Doping hakkındaki bilgi düzeyleri ölçülmüş, okulda doping hakkında aldıkları eğitimin yeterliliği ve sporcularına uygulama düşüncelerine yönelik fikirleri alınmıştır. Çalışmada bazı sorulara verilen cevaplar doping konusunun ülkemizde ehemmiyetle üzerinde durulması gerçeğini göstermiştir. Öğrencilere, dopingli ilaçlar hakkında gerekli bilgiye sahip olup olmadıkları sorusuna verilen cevapların, kadınlarda kısmen %52,4 ve hayır oranlarının %27,9 olduğu, erkeklerde kısmen %54 ve hayır oranının %24 olduğu görülmektedir. Bu sonuçlarla öğrencilerin dopingli ilaçlar hakkında daha fazla bilgiye sahip olmaları gerektiği görülmektedir. Çalışmadaki diğer bir önemli bulgu ise, Türkiye'de antrenörlerin doping konusunda yeterli bilgiye sahip olduklarına inanıyor musunuz sorusuna kadınların hayır cevabının %42,6 ve erkeklerde %56,1 ile çok yüksek olduğu görülmektedir. Bu çalışmayla doping konusunun üzerinde durulması gerektiği ve diğer bilimsel çalışmalara ışık tutacağı veriler neticesinde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Antrenörlük eğitimi öğrencileri, Doping, Sporcu.
Beden eğitimi ve spor derslerinde kullanılan öğretim yöntemlerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı; beden eğitimi ve spor derslerinde kullanılan öğretim yöntemlerinin belirlenmesi, demografik değişkenler açısından değerlendirilerek görüşme raporlarına göre yorumlanmasıdır. Araştırma genel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmada yöntem olarak "nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin" aynı çalışma içerisinde birlikte kullanıldığı "karma yöntem desenlerinden biri olan açımlayıcı karma yöntem kullanılmıştır". Bu doğrultuda beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde kullandıkları öğretim yöntemlerinin belirlenmesi amacı ile yapılan bu çalışmanın nicel aşamasında genel tarama yönteminden faydalanılarak katılımcılara anket uygulaması yapılmış öğretmenlerin öğretim yöntemlerini kullanma sıklıkları belirlenerek, demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmama durumuna bakılmıştır. İkinci aşamaya geçildiğinde ise konuyu derinlemesine inceleyebilmek amacı ile nitel yöntem kullanılarak, görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırma; nicel ve nitel olmak üzere iki ana aşamadan oluştuğundan, her iki aşamaya ait farklı katılımcı gurubu bulunmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın nicel aşamasında evreni; 2018-2019 öğretim yılı içerisinde, Bartın ilinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinden oluşmaktadır. Evrenin tamamına ulaşıldığı için örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmanın nitel aşamasına geçildiğinde ise çalışma grubu kartopu örnekleme yöntemi ile seçilmiş olan 11' i erkek, 4' ü kadın olmak üzere 15 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; beden eğitimi ve spor öğretmenlerine ait demografik bilgileri belirleyebilmek amacı ile "kişisel bilgi formu" beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde kullandıkları öğretim yöntemlerini belirlemek amacı ile "öğretim yöntemi kullanma sıklığı anketi" ve elde edilen nicel sonuçları detaylandırabilmek amacı ile de "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen, nicel verilerin analizi SPSS 23.0 versiyonu kullanılarak yapılmış değerlendirmelerinde betimsel analiz ile ki kare testinden faydalanılarak, nitel veriler ise içerik analizi yönteminden faydalanılarak çözümlenmiştir. Bu araştırmanın amacı; beden eğitimi ve spor derslerinde kullanılan öğretim yöntemlerinin belirlenmesi, demografik değişkenler açısından değerlendirilerek görüşme raporlarına göre yorumlanmasıdır. Araştırma genel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmada yöntem olarak "nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin" aynı çalışma içerisinde birlikte kullanıldığı "karma yöntem desenlerinden biri olan açımlayıcı karma yöntem kullanılmıştır". Bu doğrultuda beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde kullandıkları öğretim yöntemlerinin belirlenmesi amacı ile yapılan bu çalışmanın nicel aşamasında genel tarama yönteminden faydalanılarak katılımcılara anket uygulaması yapılmış öğretmenlerin öğretim yöntemlerini kullanma sıklıkları belirlenerek, demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmama durumuna bakılmıştır. İkinci aşamaya geçildiğinde ise konuyu derinlemesine inceleyebilmek amacı ile nitel yöntem kullanılarak, görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmanın elde edilen sonuçlara göre; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin diğer öğretim yöntemlerine göre en sık öğretmen merkezli öğretim yöntemlerinden olan "Gösterip Yaptırma, Komut, Eşli Çalışma, Katılım ve Alıştırma" yöntemlerini tercih ettikleri, en az tercih ettikleri yöntemlerin ise "Proje, Yönlendirilmiş Buluş, Kişisel Program, Öğrencinin Başlatması ve Kendi Kendine Öğrenme" yöntemleri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin en etkili olduğunu düşündükleri öğretim yöntemleri ile derslerde en çok tercih ettikleri öğretim yöntemlerinin aynı olduğu; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde en etkili olduklarını düşündükleri öğretim yöntemlerini kullandıkları yöntem seçimi üzerinde; "Öğrencilerin Bireysel Farklılıkları, Öğrencilerin Hazırbulunuşlukları, Okulun Fiziki Koşulları ve Donanımı, Ders Süresi, Öğrencilerin İlgi ve İstekleri, Öğrenci Merkezli Yöntem Seçimi, Konunun İçeriği" gibi faktörlerin ve karşılaştıkları sorunlardan olan "Ders Süresinin Az Olması, Okulun Fiziki Şartlarının Yetersiz Olması, Araç Gereç Eksikliği, Sınıf Mevcudunun Fazlalığı" gibi sorunların da etkili olduğu, en çok kullanılan ve en az kullanılan yöntemlerin tercih edilmesinde tüm bu faktörlerin doğrudan etki ettiği tespit edilmiştir.
Türkiye ve Finlandiya'da beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren bölümlerin ders programları ve giriş sınavlarının karşılaştırılması
Bu araştırmanın genel amacı, Finlandiya ve Türkiye deki beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren üniversitelerin ders programları ve giriş sınavlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi, benzerlik ve farklılıkların ortaya konulmasıdır. Bu çalışmada, Finlandiya ve Türkiye'de beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren üniversitelerde yapılan öğrenci seçim sınavlarında benzerlik ve farklılıklar, Finlandiya ve Türkiye'de beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren üniversitelerin müfredatlarının benzerlik ve farklılıkları açısından incelenmiştir. Ülkelerarası karşılaştırılmalı eğitim çalışması olarak nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman incelemesi yöntemi ve literatür taraması yapılarak ilgili tez, kitap, dergi ve makale gibi basılı bilimsel yayınlardan ve internet verilerinden yararlanılarak toplanan veriler, yapılan karşılaştırmalar sonucu tespit edilen benzerlik ve farklılıklar doğrultusunda tablo haline getirilmiş ve bu bilgiler yorumlanmıştır. Türkiye'de beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı Yükseköğretim Kurumu (YÖK) tarafından (2018 en son yapılan) merkezi olarak yapıldığından bu program ile öğrenci seçim yöntemleri formulasyonu YÖK tarafından yapılmakta; sınav biçimi, içeriği, istenilen şartlar ve puanlar ise Üniversitelerin kendilerine bırakıldığından bu araştırmada tüm üniversiteler incelenmiştir. Bu bağlamda, Finlandiya'da bulunan 14 üniversite ve 22 uygulamalı bilimler üniversitesi arasında sadece Jyväskylä Üniversitesinde beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü bulunan bu üniversitenin ders müfredatları ve giriş sınavları incelenerek Türkiye il karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak Türkiye'deki üniversiteler ile Finlandiya'daki Jyväskylä Üniversitesi arasında ders programları bakımından benzerlik görülmüş ancak Finlandiya'da öğretmenlik için yüksek lisans zorunluluğun olması bakımından farklılıkların olduğu görülmüştür. Öğrenci seçme yöntemlerinde her iki ülkede fiziksel yetenek sınavı yapıldığı ancak Finlandiya'da yerleştirme puanına öğretmenlik uygulamasının dahil edilmesi önemli ve belirleyici unsur olarak tespit edilmiştir.
Elit karate sporcularında imgeleme ve kaygı ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacını, elit karate sporcularının imgeleme kullanımları ve sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırmada, mevcut durumu belirlemek adına ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018- 2019 sezonunda Büyükler Türkiye Karate Şampiyonasına katılan elit Türk karate sporcuları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem grubunu ise bu sporcular arasından tesadüfi örneklem seçme yöntemiyle belirlenen 120 [n(erkek)=61, n(kadın)=59] sporcu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Sporda İmgeleme Envanteri" ve "Sürekli Kaygı Envanteri" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, imgeleme ve sürekli kaygı düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Alt problemlere ilişkin bağımsız değişkenlerle; imgeleme ve sürekli kaygı düzeyleri parametrik testlerle sınanmış, ikili karşılaştırmalar için t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır ve anlamlı farkların hangi gruplardan kaynaklı olduğunu belirlemek amacıyla da Tukey testi uygulanmıştır. Katılımcıların imgeleme ile sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r) Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarmıza göre; elit karate sporcularının cinsiyet, spor yaşı, eğitim durumları ve baba eğitim durumları değişkenlerinin imgeleme envanteri alt boyutları ve sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ancak, yarışma alanı değişkenine bağlı olarak sürekli kaygı toplam puanlarında ve "Motivasyonel Özel İmgeleme" alt boyutunda anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Anne eğitim durumu değişkenine bağlı olarak sporda imgeleme envanterinin "Motivasyonel Genel-Uyarılmışlık" ve "Motivasyonel Genel-Ustalık" alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Katılımcıların sürekli kaygı envanteri toplam puanları ve millilik sınıfına bağlı sporda imgeleme envanterinin alt boyutları arasında korelasyon analizi sonucunda; "Bilişsel İmgeleme" alt boyutunda düşük düzeyde istatistikî açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca, millilik sınıfı değişkeni ile sporda imgeleme envanterinin alt boyutlarında yapılan korelasyon analizi sonucunda, "Bilişsel İmgeleme" alt boyutunda düşük düzeyde istatistikî açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak elit karate sporcularının imgeleme kullanımları ve sürekli kaygı toplam puanları arasında "Bilişsel İmgeleme" alt boyutunda düşük düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05).
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin girişimcilik özellikleri ve bireysel yenilikçilik düzeylerinin incelenmesi: Bartın Üniversitesi örneği
Bu araştırmada, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin girişimcilik özellikleri ve bireysel yenilikçilik düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bazı demografik değişkenlerin öğrencilerin girişimcilik özellikleri ve bireysel yenilikçilik düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda 2018-2019 akademik yılı bahar döneminde öğrenim gören öğrenciler, örneklemini ise 2018-2019 akademik yılı bahar döneminde Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören 776 öğrenci (X̄yaş=21,02) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, ölçek formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Ölçek formunun: birinci bölümünde araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgiler Formu", ikinci bölümünde Yılmaz ve Sünbül (2009) tarafından geliştirilen "Üniversite Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği", ve üçüncü bölümünde ise Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen, Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ)" yer almaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde; genel olarak öğrencilerin büyük çoğunluğunun düşük düzeyde yenilikçi olduğu ve bireysel yenilikçilik puan ortalamasının (𝑋̅=64,42) orta düzey yenilikçiliğin sınır değeri olan 64'ün üzerinde olduğu görülmektedir. Girişimcilik puanlarına göre % 0,8'i çok düşük girişimci, % 2,4'ü düşük girişimci, % 14,8'i orta düzeyde girişimci, % 49,1'i yüksek girişimci ve % 32,9'u çok yüksek girişimci olduğu görülmektedir. Genel olarak öğrencilerin büyük çoğunluğunun (% 49,1) yüksek girişimcilik düzeyinde olduğu görülmektedir. BESYO öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile girişimcilik düzeyleri arasında ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin girişimcilik özellikleri ile yansıtıcı düşünme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada beden eğitimi ve yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin girişimcilik özellikleriyle yansıtıcı düşünme seviyeleri arasındaki bağlantının incelenerek etkili olabilecek faktörleri ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokul'unda yapılmış olup 27 Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü, 157 Antrenörlük Eğitimi Bölümü, 14 Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi Bölümü ve 44 Spor Yöneticiliği Bölümü'nde öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Bu öğrencilerin 35'i 1.sınıf, 52'si 2.sınıf, 95'i 3.sınıf, 60'ı 4.sınıftır ve evren 53 kız, 189 erkek olmak üzere toplam 242 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma nicel bir araştırma özelliğinde ve tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadaki verileri elde etme yöntemi olarak, Sermerci'nin (2007) geliştirdiği "Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği", Yılmaz ve Sünbül'ün (2009) geliştirdiği "Üniversite Öğrencileri İçin Girişimcilik Ölçeği" ve 'Kişisel Bilgi Formu' (cinsiyet, sınıf, bölüm, aktif spor yapma durumu, girişimcilik dersi ve kursu alma durumu) uygulanmıştır. Araştırma sonucu ortaya çıkan verilerle bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), tukey testi, pearson çarpım moment korelasyon analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin sonuçları SPSS for Windows yardımı ile istatistiksel teknikler kullanılıp incelenmiş ve yorumlanmıştır. Öğrencilerin yansıtıcı düşünme düzeyi, girişimcilik özellikleri, seçtikleri bölüm, cinsiyet, bulundukları sınıf, girişimcilik dersi alma durumları, girişimcilik ve yansıtıcı düşünme düzeyleri alt boyutları arasındaki ilişki parametreleri açısından incelenmiştir. Araştırmada edinilen bulgularla şu sonuçlara varılmıştır. Öğrencilerin yansıtıcı düşünme meyillerinin alt yapısında 8edinilen en fazla puanları "Öngörülü aynı zamanda İçten olma" alt yapısından almış oldukları saptanmıştır. Yine elde edilen verilere göre erkek öğrencilerin kadın öğrencilere kıyasla kayda değer farkla yansıtıcı düşünme düzeyine sahip olarak bulunmuştur. Seçilmiş olan bölüm etkenine bağlı olarak devam eden öğrencilerin yansıtıcı düşünme seviyeleri diğer alanlara oranla fazla görülmüştür. Çalışmaya dahil edilen öğrencilerin girişimcilik özelliklerininse "güçlü girişimcilik" seviyesinde saptanmıştır. Cinsiyetlerinin özellikleri ile girişimcilik özellikleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Bölüm değişkeni ile engellilerde egzersiz ve spor eğitimine devam etmekte olan öğrencilerin girişimcilik özelliklerinin daha fazla olduğu görülmüştür. Öğrencilerin yansıtıcı düşünme eğilimleriyle girişimcilik özellikleri arasında olan ilişki Pearson Korelasyon Analizi ile belirlenmiştir. Girişimcilik ve Sürekli ve Amaçlı Düşünme, Öğretim Sorumluluğu ve Bilimsellik ,Araştırmacı , Öngörülü ve içten olma ve Mesleğe Bakış"yansıtıcı düşünme alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki var iken, Açık Fikirlilik ve Sorgulayıcı ve Etkili Öğretim yansıtıcı düşünme alt boyutları arasında negatif yönde ilişki saptanmıştır. Bulgular ışığında öğrencilerin yüksek girişimcilik nitelikleri olanların yansıtıcı düşünme düzeyleri buna paralel olarak daha fazla olan kişilerden oluştuğu tespit edilmiştir.
Okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel adaletleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin etik liderlik davranışları ile örgütsel adalet algıları arasında etkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2019-2020 eğitim öğretim yılında Sakarya ilinde bulunan okullarda görev yapan 90 kadın ve 254 erkek toplam 344 öğretmen dâhil edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin etik liderlik algılarının belirlenmesinde "Etik Liderlik Ölçeği", örgütsel adalet algılarının belirlenmesinde ise "Örgütsel Adalet Ölçeği" kullanılmıştır. Yapılan normallik testi sonrasında alt problemleri test etmek için t-testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğretmenlerin algıladıkları etik liderlik algıları ve örgütsel adalet algıları arasında, cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okuldaki görev süresi ve okul yöneticiliği görevi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenler arası ilişki yönlerinin belirlenmesi amacıyla etik liderlik ve örgütsel adalet algıları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin etik liderlik ve örgütsel adalet algıları üzerine yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda literatürdeki çalışmalarla paralellik gösterdiği gözlemlenmektedir. Bununla beraber elde edilen bulgular ışığında beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel adalet algılarının yükseltilmesinde etik liderlik davranışlarının önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor öğretmeni; Etik liderlik; Örgütsel adalet.
Halter ve boks sporcularının egzersiz bağımlılığı ve egzersizde davranışsal düzenlemeleri ile madde bağımlılığı farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Fiziksel aktivitelerin belirli bir düzen ve sıklık dâhilinde gerçekleştirilmesi egzersiz olarak tanımlanmaktadır. Egzersiz yapmanın en temel amacı hareketsiz bir yaşamdan uzaklaşıp muhtemel hastalıkları önlemesi ve yavaşlatmasıyla birlikte ideal sağlık parametrelerine sahip olmaktır. Egzersizin sağladığı fizyolojik kazanımların yanı sıra psikolojik ve sosyolojik faydalar da vardır. Bu bağlamda tez çalışmasının amacını halter ve boks sporcularının egzersiz bağımlılığı ve egzersizde davranışsal düzenlemeleri ile madde bağımlılığı farkındalıkları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve bu verilerin demografik değişkenler açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma grubunu 333 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği", "Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2" ve "Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA ve t-Testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yaş, spor yaşı ve kişisel gelir değişkenleri ile Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin alt boyutları arasında ilişkiye, milli sporculuk durumu ve herhangi bir maddeye bağımlılık durumu değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Aile geliri ve haftalık antrenman saati değişkeni ile Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin alt boyutları arasında ilişkiye, cinsiyet, branş, medeni durum, algılanan gelir düzeyi değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Kişisel gelir ve haftalık antrenman saati değişkenleri ile Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2'nin alt boyutları arasında ilişkiye, cinsiyet, eğitim durumu, yaşanılan yer ve algılanan gelir düzeyi değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Yaş ve aile geliri değişkenleri ile Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2'nin alt boyutları arasında ilişkiye, branş, medeni durum, milli sporculuk durumu ve evde yaşanılan bireyler değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Cinsiyet, milli sporculuk durumu, çevrede bağımlılık yapıcı madde kullanmış veya kullanan bir tanıdık olma durumu, yaş, eğitim durumu, algılanan gelir düzeyi, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenleri ile Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeğinin alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Yaşanılan yer, anne ve baba durumu, branş, bağımlılık ile ilgili herhangi bir etkinliğe katılma durumu, bağımlılık yapıcı madde kullanma durumu ve herhangi bir maddeye bağımlılık durumu değişkenleri ile Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeğinin alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği toplam puanı ile Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği toplam puanı ve Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2 toplam puanı arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p<0,05).
Elit güreşçilerin spora bağlılık düzeyleri ile kulüp antrenörlerinin etik liderlik ve etik dışı davranışları arasındaki ilişkisinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacını elit güreşçilerin spora bağlılık düzeyleri ile kulüp antrenörlerinin etik liderlik ve etik dışı davranışları arasındaki ilişkinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma evrenini Türkiye Güreş Fedarasyonuna (TGF) kayıtlı türk güreşçiler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini elit erkek 340 güreşçi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Spora Bağlılık Ölçeği", "Antrenörlerin Etik Dışı Davranışları ile İlgili Sporcu Algısı Ölçeği" ve "Etik Liderlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Pearson Korelasyon Analizi, t-Testi, One-Way ANOVA ve Regresyon Analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, medeni durum, güreş stili, eğitim durumu, spor yaşı ve yaşanılan yer değişkenleri bağlamında Spora Bağlılık Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanırken (p<0,05), millilik durumu, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenleri açısından Spora Bağlılık Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Millilik durumu, güreş stili, eğitim durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, spor yaşı ve yaşanılan yer değişkenleri bağlamında Antrenörlerin Etik Dışı Davranışları İle İlgili Sporcu Algı Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanırken (p<0,05), medeni durum değişkeni açısından anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Medeni durum, millilik durumu, güreş stili, eğitim durumu, baba eğitim durumu, spor yaşı ve yaşanılan yer değişkenleri açısından Etik Liderlik Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanırken (p<0,05), baba eğitim durumu ve yaşanılan yer değişkenlerinde anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Yaş değişkeni ile Spora Bağlılık Ölçeği ve Etik Liderlik Ölçeği arasındaki ilişkinin Pearson Korelasyon Analizi sonuçlarında düşük düzeyde ve negatif etkiye sahip olduğu görülmektedir (r= - 0.151, p<0.01). Yaş değişkeni ile Antrenörlerin Etik Dışı Davranışları İle İlgili Sporcu Algı Ölçeği arasındaki ilişkinin Persons Korelasyon Analizi sonucuna göre düşük ve pozitif yönde bir etkinin olduğuna görülmektedir (r= 0.286, p<0.05). Antrenörlerin etik dışı davranışları ve spora bağlılıkları Regrasyon Analizi sonuçlarına göre negatif yönde ve anlamlı bir etkinin olduğuna rastlanmıştır. Bu etkinin %2 oranında açıklandığı görülmektedir (R2=0,255).
IAAF çocuk atletizmi programı uygulanan 11-14 yaş arası çocukların bazı antropometrik özelliklerinin atletizm performansına etkisi
Bu çalışmanın temel amacını IAAF çocuk atletizmi programı uygulanan 11-14 yaş arası çocukların bazı antropometrik özelliklerinin atletizm performansına etkisinin değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Araştırmaya Ordu ili Gürgentepe ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğü "Şirinköy Şehit Mevlüt Göl Ortaokulu" ve "Cumhuriyet Ortaokulu" öğrencileri arasından rastgele seçilen 24 öğrenci dâhil edilmiştir. Katılımcılar daha önce IAAF çocuk atletizmi programı uygulanmamış ve herhangi bir sakatlığı-rahatsızlığı olmayan, 4'ü (%16,7) 11 yaşında, 6'sı (%25) 12 yaşında, 6'sı (%25) 13 yaşında ve 8'i (%33,3) 14 yaşındadır. Boy ortalamaları 1,57±0,09 (cm), vücut ağırlıkları 45,96±9,04 (kg) olan 12 kadın (%50) ve 12 erkek (%50) gönüllü olarak katılmışlardır. Öğrencilere gülle atma, uzun atlama, 60 metre kısa mesafe koşu, 1000 metre koşu, kalça, uyluk, calf çevresi, tüm bacak uzunluğu, tüm kol uzunluğu, biceps çevresi ve esneklik ölçümleri ön-test ve son-test olarak 12 haftalık IAAF çocuk atletizmi programı öncesi ve sonrasında uygulanmıştır. Deney grubunun gülle atma, uzun atlama, 60m kısa mesafe koşu, 1000m koşu, kalça, calf çevresi, tüm bacak uzunluğu, biceps çevresi ve esneklik değişkenlerine ait analiz sonuçlarına göre her bir değişkene ilişkin ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Bu bağlamda anlamlı farklılıklar incelendiğinde, gülle atma, uzun atlama, calf çevresi, tüm bacak uzunluğu, biceps çevresi ve esneklik değişkenleri pozitif sıralar (son-test) lehine olup bu sonuç IAAF Çocuk Atletizmi Programının, değişkenlerin değerlerini artırıcı yönde etkilediğini göstermektedir. 60m kısa mesafe koşu, 1000m koşu ve kalça değişkenleri negatif sıralar (ön-test) lehine olup, koşuların sürelerinin kısalması ve kalça bölgesinin sıkılaşması ile değerlerin azalması beklenen bir sonuçtur ve bu sonuç IAAF Çocuk Atletizmi Programının, değişkenlerin değerlerini artırıcı yönde etkilediğini göstermektedir. Diğer taraftan, uyluk ve tüm kol uzunluğu değişkeni ön-test ve son-test değerleri arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak düzenli olarak yapılan IAAF çocuk atletizm antrenmanlarının, ortaokul çağındaki çocukların bazı fiziksel uygunluk özelliklerini ve atletizm performansını geliştirdiği tespit edilmiştir.
14-16 yaş grubu boksörlere uygulanan 8 haftalık tabata antrenmanının performansa etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın en temel amacı, 14-16 yaş grubu boksörlere uygulanan 8 haftalık tabata antrenmanının performansa etkisinin incelenmesidir. Araştırma grubunu 14 katılımcı oluşturmaktadır Sporcuların boy ve kiloları alındıktan sonra sırası ile MaxVO2 değerlerini ölçmek için bisiklet ergometresi, Çeviklik testleri için İllinois, T-Testi ve Hegzagon testi uygulanmıştır. Sürat testi için 20 metre koşu ve patlayıcı kuvvet testi için dikey sıçrama ve durarak uzun atlama testi uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler Mann-Whitney U, Wilcoxon İşaretli-Sıralar Testi ve Quade's ANCOVA Testi kullanılarak sınanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların MaxVO2, dikey sıçrama ve nabız değişkenlerine ait deney ve kontrol gruplarının ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, katılımcıların durarak uzun atlama, T-Testi, İllinois Testi ve 20 metre sürat testine ait analiz sonuçlarına göre deney grubunun ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken, kontrol grubunun ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak yalnızca vücut kitle indeksi ve hegzagon test değerlerinde anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; boksörlere uygulanan tabata antrenmanının kilo kontrolü, patlayıcı kuvvet, sürat ve çeviklik düzeylerini geliştirdiği tespit edilmiştir.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi (Trabzon ili örneği)
Bu araştırmanın temel amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Trabzon ilinde görev yapmakta olan beden eğitimi ve spor öğretmenleri oluştururken örneklem grubunu evrenden kolaylama yöntemi ile ulaşılan kişiler oluşturmaktadır. Katılımcıların tükenmişlik düzeylerini ölçmek için "Tükenmişlik Ölçeği", benlik saygısı düzeylerinin ölçülmesi için ise "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi için gruplar arası karşılaştırmalarda Kruskal Wallis Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılırken, ilişki testlerinden Spearman Korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri cinsiyet, çalışılan okul türü, görev yapılan okulda spor salonu olma durumu ve görev yapılan bölge durumuna bağlı olarak farklılık göstermezken, medeni durumları, aylık gelir düzeyleri ve spor geçmişine sahip olma durumlarına bağlı olarak gruplar arasında farklılık göstermiştir. Tükenmişlik düzeyleri ile yaş, ortalama gelir düzeyi ve hizmet süreleri arasında negatif yönde ilişkilerin olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Benlik saygısı düzeyleri cinsiyet, medeni durum, aylık gelir düzeyi, çalışılan okul türü, görev yapılan okulda spor salonu olma durumu, görev yapılan bölge durumu ve spor geçmişine sahip olma durumlarına bağlı olarak farklılık göstermemiştir. Benlik saygısı düzeylerine yönelik korelasyon analizi sonucunda da yaş, ortalama gelir düzeyi ve hizmet sürelerinde ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyi ile benlik saygısı düzeyleri arasında negatif yönde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Beden eğitimi ve spor, öğretmen, benlik saygısı, tükenmişlik.
Spor federasyonlarında çalışan personellerin örgütsel bağlılıkları, iş performansı ve duygu durumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada spor federasyonlarında çalışan personellerin örgütsel bağlılıkları, iş performansı ve duygu durumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni spor federasyonlarında çalışan personeller oluşturmaktadır. Örneklemi ise bu evren içinden kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 313 çalışan personel oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Bağlılık Ölçeği, İş Performansı Ölçeği ve Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği" kullanarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü MANOVA, Pearson korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında örgütsel bağlılığın ortalama puanlarında; cinsiyete göre devam bağlılığın, eğitim durumuna göre normatif bağlılığın, refah durumuna göre; duygusal bağlılık ve normatif bağlılığın ve gelir durumuna göre ise duygusal ve normatif bağlılık ortalama puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. İş performansı ortalama puanlarında ise demografik değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Duygu durumu ortalama puanlarında bakıldığında; algılanan refah durumuna ve gelir durumuna göre ortalama puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki sonuçları incelendiğinde; olumlu duygu durumları ile duygusal bağlılık ve normatif bağlılık arasında pozitif yönde; olumsuz duygu durumları ile duygusal bağlılık ve normatif bağlılık arasında ise negatif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Duygu durumları ile iş performansları arasındaki ilişkiye bakıldığında; olumlu duygu durumları ile iş performansı arasında pozitif yönde; olumsuz duygu durumları ile iş performansı arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Son olarak ise örgütsel bağlılık ile iş performansı arasındaki ilişkiye bakıldığında; iş performansı ile duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca duygu durumlarının örgütsel bağlılığı ve iş performansını, örgütsel bağlılığın ise iş performansını anlamlı şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak; spor federasyonlarında çalışan personellerin olumlu duygulara sahip olduğunda örgütsel bağlılık ve iş performanslarının artacağı, ek olarak örgütsel bağlılıklarının da arttığında iş performanslarının artacağını söylemek mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: Spor federasyonu, örgütsel bağlılık, iş performansı, duygu durumu.
İmgeleme çalışmalarının karatecilerin hedefe yönelik yumruk vuruşları, motor imgeleme becerileri ve proprioseptif duyuları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı imgeleme çalışmalarının karatecilerin hedefe yönelik yumruk vuruşları, motor imgeleme becerileri ve proprioseptif duyuları üzerine etkisinin incelenmesidir. Amaç doğrultusunda 15-17 yaş aralığında 31 karate sporcusuyla çalışılmıştır. Araştırma grubu deney ve kontrol grubu olmak üzere ikiye ayrılıp deney grubuna 8 hafta motor imgeleme çalışması uygulanmıştır. Kontrol grubu ise imgeleme çalışmaları yapılmadan yalnızca karate antrenmanı yapmıştır. Bu süreç içerisinde 4 farklı zamanda ölçümler alınmıştır. Parametrelerin ölçümlerinde 3 ayrı ölçüm yapılmıştır. Bunlar; hedefe yönelik yumruk vuruş performans ölçümü, repozisyon testi ve hareketi imgeleme ölçeği uygulanmıştır. Araştırma modeli olarak eşitlenmemiş kontrol gruplu modelden faydalanılmıştır. Verilerin analiz sürecinde ise ilk olarak ilgili verilere ilişkin basıklık ve çarpıklık değerleri hesaplanmıştır. Daha sonra her iki araştırma grubunun da ön test ve son test değerlerine ilişkin Independent Samples t-Testi uygulanmış ve bu testlere bağlı farklılık rastlanan parametrelere ANCOVA uygulanmıştır. Ölçümler arasındaki farklılıkların sınanması adına ise parametrik testlerden Repeated Measur ANOVA ve Paired Simples t-Testi kullanılmıştır. Aynı zamanda bu testlere bağlı değerlerin Bonferroni düzeltmeleri yapılmıştır. Analizlerin neticesinde motor imgeleme çalışmalarının karate sporcularının hedefe yönelik vuruş performans testi puanlarını iyileştirdiği, kontrol grubunda da araştırma sürecinde uygulanan karate antrenmanlarının bu performansı geliştirdiği, ancak son test ölçümleri arasında deney grubunun daha başarılı bir ortalama puan elde ettiği tespit edilmiştir. Geciktirilmiş son test ölçümleri incelendiğinde ise elde edilen puan ortalamasının son test değerlerine oranla daha başarısız olduğu bulunmuştur. Araştırma gruplarının proprioseptif duyu ölçümlerinde deney grubu gibi kontrol grubunun da ortalama puanlarında gelişim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat son test ölçümleri arasında deney grubunun daha başarılı bir ortalama puan elde ettiği tespit edilmiştir. Geciktirilmiş son test ölçümleri incelendiğinde ise karatecilerin omuz eklem duyusu ölçümlerinden elde edilen puan ortalamasının son test değerlerine oranla daha başarısız olduğu bulunmuştur. Son olarak hareketi imgeleme ölçeğine ilişkin hem deney hem de kontrol grubunun kinestetik imgeleme ve görsel imgeleme ölçümlerinde deney grubu gibi kontrol grubunun da ortalama puanlarında gelişim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak son test ölçümleri arasında deney grubunun daha başarılı bir ortalama puan elde ettiği ve bu ortalama puanların neredeyse tam puana yakın değerlerden oluştuğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak kumite antrenmanlarına paralel olarak uygulanan motor imgeleme çalışmalarının karate sporcularının hedefe yönelik yumruk vuruşlarını, motor imgeleme becerilerini ve proprioseptif duyularını geliştirebileceği söylenebilir.
Çeşitli antrenman metotlarının taekwondocularda bazı biyomotor ve fizyolojik özelliklere etkisi
Bu çalışmanın amacı, çeşitli antrenman metotlarının taekwondocularda bazı biyomotor ve fizyolojik özelliklere etkisini incelemektir. Kontrol gruplu deneysel model kullanılarak yapılan bu çalışmada 3 farklı araştırma grubuyla uygulama yapılmıştır. Araştırma gruplarının tümü 2023 yılında aktif olarak taekwondo sporunda lisanslı sporcu olmakla birlikte Trabzon ilinde ikamet eden müsabık sporculardan oluşmaktadır. Katılımcıların yaş guruplarının belirlenmesi ise ulusal/uluslararası turnuvalarda en fazla sporcunun katılım sağladığı gençler kategorisinde (14-17 yaş) yarışmacı olmalarına dikkate alınmıştır. Bu gruplar Deney Grubu 1 (taekwondoya özgü pliometrik antrenman), Deney Grubu 2 (taekwondoya özgü direnç lastiği antrenmanı) ve Kontrol Grubu (taekwondo antrenmanı) olarak adlandırılarak rastgele atama yapılarak belirlenmiştir. İlgili gruplara uygulanan 8 haftalık antrenman döneminin öncesinden ve sonrasında 20 metre sürat testi, 5-10-5 çeviklik testi, dikey sıçrama testi, stork denge testi, rast test, yoyo testi, taekwondo tekme frekansı performansı ve taekwondo elektronik yelek vuruş testleri uygulanmıştır. Gruplardan elde edilen verilerin SPSS (25. sürüm) yazılımıyla tanımlayıcı analizlerinin yapılmasının ardından araştırmada yer alan pliometrik, direnç ve kontrol gruplarının biyomotor ve fizyolojik gelişimlerinin grup içi (ön test-son test) karşılaştırmalarında wilcoxon işaretli sıralar testi, grupların ön ve son testlerinin gruplararası karşılaştırmalarında ise kruskal wallis testi kullanılmıştır. Kruskal wallis testi sonucunun anlamlı çıktığı durumlarda farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla posthoc çoklu karşılaştırma testlerinden düzeltilmiş bonferroni kullanılmıştır. Biyomotor test sonuçları incelendiğinde denge ve eseklik parametreleri taekwondoya özgü direnç lastği ile antrenman yapan grup lehine sonuçlar göstermiştir. Fizyolojik test sonuçları incelendiğinde, max güç, yorgunluk indeksi, relative güç ve maxVo2 parametreleri pliometrik antrenman yapan grup lehine sonuçlar geöstermiştir. Elektronik yelek vurş testi gruplar arası farklılıkların incelendiği sonuçlara göre ise palding ve yopchagi tekiklerinde direnç lastiği ile antrenman yapan grup lehine sonuçlar görülürken, burgu palding tekniği pliometrik antrenman yapan grubun lehine sonuçlar göstermiştir. Sonuç olarak; direk ve patlayıcı vuruşların yapıldığı teknikler için taekwondoya özgü direnç lastiği antrenmanlarının etkisi bulunurken, atletik ve dönerek yapılan daha zor vuruşlarda pliometrik antrenmanların etkisi bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Taekwondo, direnç lastiği, pliometrik, performans.