Theses supervised by Doç. Dr. Nuriye Özengin
11 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University
Stres üriner inkontinanslı kadınlarda eğitim programı ile birlikte uygulanan knack manevrasının farklı öğretme tekniklerine göre etkinliğinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, stres üriner inkontinanslı kadınlara bilgilendirme eğitimi ile birlikte uygulanan knack manevrası eğitiminin farklı öğretme tekniklerine göre etkinliğini karşılaştırmaktı. Çalışmaya yaş aralığı 30-75 olan 46 hafif ve orta şiddetli stres ve stres baskın mikst üriner inkontinaslı kadın dahil edildi. Kadınların inkontinans şiddeti İnkontinans Şiddet İndeksi (ISI) ile, semptomları Ürogenital Distres Envanteri-6 (ÜDE-6) ve Uluslararası İdrar Kaçırma Sorgulama Formu (ICIQ-SF) ile, pelvik taban kas (PTK) fonksiyonları vajinal palpasyon ve elektromiyografi ile, pelvik taban sağlığı ve inkontinans bilgi düzeyleri Pelvik Taban Sağlığı Bilgi Testi (PTSBT) ve Prolaps ve İnkontinans Bilgisi Anketi (PİBA) ile değerlendirildi. Kadınlar elektromiyografi-biofeedback ile knack manevrası eğitimi, sözel anlatım ile knack manevrası eğitimi ve vajinal palpasyon ile knack manevrası eğitimi olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Kadınlara bireysel olarak pelvik taban sağlığı ve stres üriner inkontinans hakkında bilgilendirme eğitimi ve dahil olduğu grubun öğretme yöntemine göre knack manevrası eğitimi haftada 1 olmak üzere 4 hafta boyunca verildi. Çalışmanın sonucunda bütün grupların ÜDE-6, ISI, ICIQ-SF, PTSBT, PİBA puanlarında gelişme olduğu saptandı (p<0.05). Sözel anlatım ile knack manevrası eğitimi verilen gruptaki kadınların PTK'nin maksimum istemli kontraksiyonunun (p=0.002), vajinal palpasyon ile knack manevrası eğitimi verilen gruptaki kadınların hem PTK'nin maksimum istemli kontraksiyonu (p=0.011) hem de valsalva sırasındaki PTK kontraksiyonunun (p=0.042) arttığı saptandı. Bu çalışma ile hafif ve orta şiddetli stres üriner inkontinanslı kadınlarda knack manevrası ve bilgilendirme eğitiminin üriner semptomlar ve ilişkili yaşam kalitesi üzerine etkili olduğu ve kadınların bilgi düzeyini arttırdığı ayrıca vajinal palpasyon ve sözel anlatım ile knack manevrası eğitiminin PTK maksimum istemli kontraksiyonunu geliştirdiği belirlendi. Üç farklı öğretme yönteminin de stres üriner inkontinanslı kadınların tedavi programlarında kullanılabileceği düşüncesindeyiz.
Gebelerde pelvik taban ve pelvik taban kas eğitimi farkındalığı, bilgi ve inanışlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, gebelerin pelvik taban ve pelvik taban kas eğitimi hakkında farkındalık, bilgi ve inanışlarının belirlenmesiydi. Çalışmaya gebelik haftası 5-40 arasında değişen 250 gönüllü gebe dahil edildi. Gebelerin fiziksel ve sosyo-demografik özellikleri kaydedildikten sonra pelvik taban ve pelvik taban kas eğitimi farkındalığı, bilgi ve inanışlarını değerlendiren anketi tamamlamaları istendi. Sağlıkla ilgili yaşam kalite düzeyleri Kısa Form-36, fiziksel aktivite düzeyleri ise Gebelik Fiziksel Aktivite Anketi ile belirlendi. Gebelerin pelvik taban kas anatomisi ve işlevi, pelvik taban kas eğitimi, pelvik taban disfonksiyonları ve tedavi yöntemleri hakkında yetersiz bilgi ve farkındalık seviyesine sahip olduğu; bazı gebelerin pelvik taban ve pelvik taban disfonksiyonları hakkında maladaptif inanışlara sahip olduğu saptandı. Gebelerin büyük bir kısmının gebe okuluna katılmadığı ve eğitim seviyesi yüksek olanların gebe okuluna katılım oranının daha yüksek (p=0,003) olduğu belirlendi. Sonuç olarak, gebelerin pelvik taban kasları ve eğitimine ilişkin yetersiz farkındalık ve bilgi seviyesine ve maladaptif inanışlara sahip olduğu ortaya çıktı. Gebelerin birçok pelvik taban problemi açısından risk altında oldukları bu süreçte, potansiyel problemleri, önleyici ve tedavi edici yöntemleri bilmeleri önemlidir. Bu nedenle, her gebenin rutin olarak sağlık profesyonelleri tarafından pelvik taban hakkında bilgilendirilmesi ve pelvik taban kas eğitimine katılımı için teşvik edilmesi önerilebilir.
Stres üriner inkontinanslı kadınlarda dijital pelvik taban kas eğitiminin üriner inkontinans semptomları ve yaşam kalitesine etkisi
Bu çalışmanın amacı stres üriner inkontinanslı (SÜİ) kadınlara uygulanan dijital pelvik taban kas eğitiminin (PTKE), üriner inkontinans (Üİ) semptomları ve yaşam kalitesi üzerine etkisini araştırmaktı. Çalışmaya SÜİ şikayeti olan 55 gönüllü kadın dahil edildi. Kadınlar 4'lü blok randomizasyon yöntemi ile egzersiz grubu (n=27) ve kontrol grubuna (n=28) ayrıldı. Egzersiz grubundaki kadınlara PTKE; 1 gün videokonferansla fizyoterapist eşliğinde olmak üzere haftada toplam 3 gün ve 8 hafta uygulandı. Her iki gruba da SÜİ ile ilgili yaşam stili tavsiyeleri verildi. Gruplar tedavi öncesinde ve sonrasında; Üİ semptomları için Üriner Distres Envanteri-6 (UDI-6), Uluslararası İdrar Kaçırma Sorgulama Formu-Kısa Form (ICIQ-SF), Üriner İnkontinans Şiddet İndeksi (ISI) ve yaşam kalitesi için King Sağlık Anketi (KHQ) ile değerlendirildi. Tedaviden sonra; algılanan iyileşme derecesi Global Algılanan Etki (GAE) ölçeği ve eğitime uyum Vizüel Analog Skala (VAS) ile ölçüldü. Egzersiz grubunun UDI-6, ICIQ-SF ve ISI skorlarında iyileşme görülürken (p<0.001), kontrol grubunda anlamlı bir değişim görülmedi (p>0.05). Egzersiz grubunda kişisel ilişkilerdeki limitasyonlar hariç tüm KHQ skorlarında iyileşme görüldü; kontrol grubunda rol limitasyonları ile uyku ve enerji bozuklukları skorları kötüleşirken diğer KHQ skorlarında değişiklik görülmedi. Gruplar arası analizlerde egzersiz grubunda; UDI-6 (p<0.001), ICIQ-SF (p=0.004) ve ISI (p<0.001) skorlarının kontrol grubuna göre iyileştiği görüldü. Egzersiz grubundaki bireylerin algılanan iyileşme dereceleri (p<0.001) ve eğitime uyumları (p=0.001) kontrol grubuna göre yüksekti. Bu çalışmanın sonucunda SÜİ'li kadınlara videokonferansla uygulanan dijital PTKE'nin Üİ semptomları ve yaşam kalitesini iyileştirmede kısa dönemde etkili olduğu bulundu. PTKE'nin SÜİ'li kadınlara videokonferans aracılığıyla öğretilebileceğini düşünmekteyiz.
Pelvik kuşak ağrısı olan ve olmayan gebelerde spinal postür, kinezyofobi, ağrı felaketleştirme ve dizabilitenin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı pelvik kuşak ağrısı olan ve olmayan gebelerde spinal postür, kinezyofobi, ağrı felaketleştirme ve dizabilitenin karşılaştırılmasıydı. Çalışmaya toplamda 54 gebe kadın dahil edildi. Gebeler pelvik kuşak ağrısı olan (n=27) ve pelvik kuşak ağrısı olmayan (n=27) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Gebelerin fiziksel ve sosyodemografik özellikleri sorgulandı. Gebelerin pelvik kuşak ağrısı Pelvik Kuşak Anketi ile, ağrı şiddeti Vizüel Analog Skala ile, ağrı felaketleştirme derecesi Ağrı Felaketleştirme Ölçeği ile, ağrı aktivite paternleri Ağrı Aktivite Paternleri Ölçeği ile, dizabilite dereceleri Oswestry Dizabilite İndeksi ile, kinezyofobileri Tampa Kinezyofobi Ölçeği ile değerlendirildi. Gebelerin sagital postürlerini değerlendirmek için Spinal Mouse kullanıldı. Gebelerin sakrum- kalça, torakal açı, uzunluk değerleri ve kinezyofobi değerleri her iki grupta da benzer bulundu (p>0,05). Pelvik kuşak ağrısı olanların VAS skorları daha yüksekti (p<0,001) İki grupta da Ağrı Felaketleştirme Ölçeği ve Ağrı Aktivite Paternleri Ölçeği skorlarının ortalama değerleri benzer bulundu (p>0,05). Pelvik kuşak ağrısı olanların dizabilite düzeyi daha yüksek bulundu (p<0,001). Bu çalışmanın sonucunda pelvik kuşak ağrısı olan ve olmayan gebelerde spinal postür, kinezyofobi, ağrı felaketleştirme düzeyi ve ağrı aktivite paternlerinin benzer olduğu görüldü. Pelvik kuşak ağrısı olan gebelerde ağrı şiddetinin ve dizabilite düzeyinin daha yüksek olduğu saptandı. Gebelerin rutin değerlendirmelerine dizabilite, kinezyofobi ve ağrı parametrelerinin de eklenmesi gerektiği görüşündeyiz.
Üriner inkontinansı olan ve olmayan kadınlarda pelvik taban kas fonksiyonu, solunum kas kuvveti, kor stabilizasyon ve enduransının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı üriner inkontinansı olan ve olmayan kadınlarda pelvik taban kas fonksiyonu, solunum kas kuvveti, kor stabilizasyon ve enduransının incelenmesiydi. Çalışmaya 48 üriner inkontinanslı, 21 üriner inkontinansı olmayan toplam 69 kadın katıldı. Kadınların üriner inkontinans şikayetlerini değerlendirmek için Üriner Distres Envanteri-6 ve Global Pelvik Taban Rahatsızlık Anketi (GTPRA) kullanıldı. Kadınların pelvik taban kas fonksiyonu (PTK-F) Myomed 632 Biofeedback cihazı ile, solunum kas kuvveti maksimum inspiratuar basınç (MIP) ölçümü ve maksimum ekspiratuar basınç (MEP) ölçümü ile, kor kas endurans ve stabilizasyonları Sahrmann kor stabilizasyon ve Sorenson testleri ile değerlendirildi. Üriner inkontinansı olan ve olmayan kadınların PTK-F, MIP ve MEP değerlerinin benzer olduğu bulundu (p>0,05). Üriner inkontinansı olmayan kadınların kor kas endurans (p<0,001) ve stabilizasyonunun (p=0,015) üriner inkontinanslı kadınlardan daha iyi olduğu saptandı. Üriner inkontinansı olan ve olmayan kadınlarda PTK-F ile kor endurans ve stabilizasyonu arasında bir ilişki olmadığı bulundu (p>0,05). Ayrıca üriner inkontinansı olan ve olmayan kadınlarda PTK-F ile solunum kas kuvveti arasında da ilişki olmadığı saptandı (p>0,05). Her iki grupta da MIP ve MEP değerleri ile kor kas endurans ve stabilizasyonu arasında ilişki olmadığı bulundu (p>0,05). Bu çalışmanın sonucunda üriner inkontinansı olmayan kadınların kor kas endurans ve stabilizasyonunun üriner inkontinansı olan kadınlardan daha iyi olduğu görüldü. Bu durumun pelvik taban ve kor kasları arasındaki ilişkiye ışık tutabileceğini düşünmekteyiz. Bu nedenle ileriki çalışmalarda pelvik tabanın kor kaslarıyla olan ilişkisinin daha ayrıntılı incelenmesini ve bu doğrultuda egzersiz programları oluşturulmasını önermekteyiz.
Prematür ejakülasyonda ekstrakorporeal manyetik inervasyonun etkinliğinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, prematür ejakülasyonlu erkeklerde pelvik taban kas eğitimine ek olarak uygulanan ekstrakorporeal manyetik inervasyon uygulamasının etkinliğini incelemekti. Çalışmaya yaş aralığı 19-54/yıl olan 41 prematür ejakülasyon tanılı erkek dahil edildi. Erkeklerin pelvik taban kas kuvvet ölçümleri gerçek zamanlı ultrasonografi yöntemi ile, prematür ejakülasyon semptomları Prematür Ejakülasyon Değerlendirme Anketi (PETD) ile, ereksiyon kalitesi Uluslararası Cinsel İşlev İndeksi (IIEF) ile, seksüel fonksiyonları Erkek Seksüel Fonksiyon İndeksi (BSFI) ile, fiziksel aktivite düzeyi Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi – Kısa Form (IPAQ-SF) ile, yaşam kalitesi Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği (WHOQOL-BREF) ile, duygu durum değerlendirmesi Montgomery ve Åsberg Depresyon Ölçeği (MADRS) ile, pelvik inklinasyon açısı Spinal Mouse® ile, Ayak pes planus değerlendirmesi Clarke Açısı Ölçümü ile, subjektif iyileşme algısı Global Algılanan Etki Ölçeği (GAEÖ) ile değerlendirildi. Bireyler pelvik taban kas eğitimi ve pelvik taban kas eğitimine ek olarak ekstrakorporeal manyetik inervasyon uygulaması (ExMI) olmak üzere 2 gruba ayrılarak 8 haftalık tedavi programına dahil edildi. Her iki gruptaki bireyler tedavi öncesi, tedavinin 4. haftası ve tedavi sonrası olmak üzere 3 kere değerlendirildi. Her iki gruptaki bireylerin pelvik taban kas kuvvet ve enduransında, PETD, IIEF, BSFI, MADÖ, GAEÖ ile yaşam kalitesinin içerisinde "cinsel yaşam memnuniyeti"ni sorgulayan parametrenin değerlerinde gelişme olduğu saptandı (p<0,05). Ayrıca tüm bu değerlerin ExMI uygulanan grupta daha fazla arttığı bulundu (p<0,05). Bu çalışma ile prematür ejakülasyonlu erkeklerde ExMI uygulamasının semptomlar üzerinde etkili, konforlu ve non invaziv olduğu belirlendi. ExMI tedavisinin prematür ejakülasyon bulunan erkeklerin tedavi programlarında kullanılabileceği düşüncesindeyiz.
Kronik konstipasyonlu kadınların spinal postür ve antropometrik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı kronik konstipasyonlu (KK) ve sağlıklı kadınların spinal postür ve antropometrik özelliklerini karşılaştırmaktı. Çalışmaya toplamda 80 olmak üzere KK'lı 40, sağlıklı 40 kadın dahil edildi. Katılımcıların fiziksel ve sosyodemografik özellikleri kaydedildikten sonra konstipasyon düzeylerini belirlemek amacıyla Konstipasyon Ciddiyet Ölçeği ve 7 Günlük Gaita Günlüğünü doldurmaları istendi. Bireylerin antropometrik özellikleri triseps, subskapula, suprailiak ve baldır deri kıvrım kalınlığı, humerus ve femur epikondil çapı, biceps ve baldır çevresi ölçümleri ile, spinal postürleri Spinal Mouse ile, fiziksel aktivite seviyeleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Form UFAA-KF ve pedometre ile değerlendirildi. Çalışmamızda KK'lı kadınların eğitim düzeyi sağlıklı kadınlardan daha düşüktü (p=0.011). KK'lı kadınların boy uzunluğu sağlıklı kadınlara göre daha düşük (p=0.012) ve suprailiak deri kıvrım kalınlıklarının daha fazla olduğu bulundu (p=0.041). KK'lı kadınların maksimum gövde fleksiyonu postüründe torakal açıları sağlıklı kadınlarınkine göre daha düşüktü (p=0.039). Grupların fiziksel aktivite seviyeleri, UFAA-KF (p=0.184) ve pedometre (p=0.440) için benzer bulundu. Bu çalışmanın sonucunda KK'lı kadınların spinal postür ve antropometrik özelliklerinin sağlıklı kadınlardan farklı olduğu tespit edildi. Bu sonuçların KK'lı kadınlar için kişiye özel tedavi programı belirleme konusunda önemli olabileceği düşüncesindeyiz.
Fiziksel olarak aktif ve inaktif gebelerin gebelik semptomları ve doğum korkularının değerlendirilmesi
Bu çalışma, fiziksel olarak aktif ve inaktif gebelerin gebelik semptomları ve doğum korkularının değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Çalışmaya, fiziksel olarak aktif 80 ve fiziksel olarak inaktif 72 kadın dahil edildi. Gebelerin fiziksel ve demografik özellikleri kaydedildikten sonra fiziksel aktivite seviyelerini belirlemek için Kaiser Fiziksel Aktivite Anketi kullanıldı. Çalışmaya dahil edilen bireylerin gebelik semptomları Gebelik Semptomları Envanteri ile, doğum korkusuna ilişkin tutumları ise Wijma Doğum Beklentisi Ölçeği kullanılarak değerlendirildi. Fiziksel olarak aktif olan grup ile fiziksel olarak inaktif olan grup arasında semptom yaşama sıklığı (p=0,001) ve semptomların günlük yaşamı sınırlandırması (p=0,001) bakımından fark bulundu. Fiziksel olarak aktif olan grup ile fiziksel olarak inaktif olan grubun doğum korkuları arasında fark olmadığı bulundu (p=0,773). Fiziksel olarak aktif gebelerde doğum korkusu ile gebelik haftası ve öğrenim durumları arasında ilişki olmadığı saptandı. Çalışmamız sonucunda fiziksel olarak aktif olan gebelerin, gebelik semptomlarının (bel ağrısı, yorgunluk, ödem vb.) daha hafif olduğu tespit edildi. Fiziksel olarak aktif ve inaktif gebelerin doğum korkuları benzerdi. Gebelerin düzenli egzersiz programlarına katılımı teşvik edilmelidir. Bu programlar, gebelik semptomlarını hafifletmek ve genel sağlık durumunu iyileştirmek için önemlidir.
Genç yetişkin kadınlarda tuvalet davranışı ile mesane sağlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, genç yetişkin kadinlarda tuvalet davranışı ile mesane sağlığı arasındaki ilişkiyi değerlendirmekti. Çalışmaya 18-30 yaş arasında olan 46 sağlıklı kadın dahil edildi. Kadınların fiziksel ve sosyodemografik özellikleri sorgulandıktan sonra tuvalet davranışları Tuvalet Davranışları Kadınların Boşaltım Davranış Skalası ile, mesane sağlığı ise PLUS 2-Günlük Mesane Sağlığı Semptom Günlüğü ve Mesane Günlüğü ile değerlendirildi. Genç yetişkin kadınların günlük işeme frekansı, gece işeme frekansı, ortalama işeme hacmi, bir günde tüketilen sıvı miktarı, ortalama tüketilen sıvı miktarı, PLUS işeme frekansı, kolay işemeye başlama ve sürekli idrar akışı ile tuvalet davranış skalası arasında ilişki olmadığı bulundu (p>0.05). Doğum yapan ve yapmayan genç yetişkin kadınların tuvalet davranışlarının benzer olduğu bulundu (p>0.05). Tuvalet Davranışları Kadınların Boşaltım Davranış Skalasının ortalama değeri, genel sağlık durumu orta ve çok iyi seviyede olan bireylerden daha yüksek olarak saptandı. (p<0.05). Bu çalışmanın sonucunda genç yetişkin kadinlarda tuvalet davranışları ile mesane sağlığı arasında ilişki olmadığı görüldü. Genel sağlık durumu iyi olan kadınların, tuvalet davranışlarının daha kötü olduğu tespit edildi.
Multipl skleroz tanılı kadınlarda alt üriner sistem semptomlarının denge, düşme riski ve yaşam kalitesine etkisi
Bu çalışma, Multipl Skleroz tanılı kadınlarda alt üriner sistem semptomlarının denge, düşme riski ve yaşam kalitesine etkisini değerlendirmek ve bu parametreleri sağlıklı kadınlarla karşılaştırmak amacı ile gerçekleştirildi. Çalışmaya yaş ortalaması 41,13±10,93 yıl olan, 48 Multipl Skleroz tanılı ve 38,88±10,26 yıl olan 51 sağlıklı gönüllü kadın dahil edildi. Kadınların sosyo-demografik özellikleri kaydedildikten sonra alt üriner sistem semptomları Bristol Kadın Alt Üriner Sistem Semptomları İndeksi (BKAÜSSİ) ile, pelvik taban problemleri Pelvik Taban Distres Envanteri-20 (PTDE-20) ve Global Pelvik Taban Rahatsızlık Anketi (GPTRA) ile, aşırı aktif mesane semptomları Aşırı Aktif Mesane Anketi-V8 (AAM-V8) ile, düşme riskleri, statik ve dinamik dengeleri Biodex denge sistemi ile, yaşam kaliteleri Multipl Skleroz Yaşam Kalitesi Anketi-54 (MSYKA-54) ile değerlendirildi. Multipl Skleroz tanılı kadınların düşme riskinin sağlıklı kadınlara göre daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,046). Multipl Skleroz tanılı kadınlarda BKAÜSSİ depolama alt boyut puanı arttıkça dinamik dengenin azaldığı (p=0,034), düşme riskinin arttığı (p=0,002) bulundu. Alt üriner sistem semptomlarına göre üriner inkontinansı olmayan, urge üriner inkontinans, stres üriner inkontinans ve mikst üriner inkontinans şeklinde sınıflandırılan Multipl Skleroz tanılı kadınların düşme riski, denge ve yaşam kalitelerinin benzer olduğu saptandı (p˃0,05). Bu çalışma ile alt üriner sistem semptomlarına göre sınıflandırılan Multipl Skleroz tanılı kadınların düşme riski, denge ve yaşam kalitelerinin benzer olduğu, ancak kadınların mesane depolama ile ilgili şikayetleri arttıkça dinamik dengelerinin azaldığı, düşme risklerinin ise arttığı görüldü. Sonuç olarak, Multipl Skleroz tanılı kadınların değerlendirmelerinde alt üriner sistem semptomlarının da değerlendirilmesinin faydalı olacağı düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Demiyelinizan hastalıklar, üriner inkontinans, pelvik taban disfonksiyonu, düĢme riski
Üriner inkontinanslı kadınlarda spinal postürün incelenmesi
Bu çalışma üriner inkontinanslı ve asemptomatik kadınların spinal postürlerinin incelenmesi ve karşılaştırılması amacıyla gerçekleştirildi. Araştırmaya 20 stres üriner inkontinanslı, 19 urgency üriner inkontinanslı, 25 mikst üriner inkontinanslı ve 21 asemptomatik kadın dahil edildi. Kadınların sosyodemografik ve fiziksel özellikleri kaydedildikten sonra üriner inkontinans tipi Üriner İnkontinans Diagnoz Anketi ile, fiziksel aktivite düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-kısa form ile, pelvik taban semptomlarının varlığı ve şiddeti Global Pelvik Taban Rahatsızlık Anketi ile, pelvik taban fonksiyon bozuklukları ve rahatsızlık dereceleri Pelvik Taban Distres Envanteri ile, spinal postürleri ise Spinal Mouse cihazı ile değerlendirildi. Stres üriner inkontinans, urgency üriner inkontinans ve mikst üriner inkontinanslı kadınlar ile asemptomatik kadınların spinal toplam skor, spinal postür, spinal mobilite ve spinal postüral uyumlarının benzer olduğu bulundu (p>0.05). Stres üriner inkontinanslı kadınların torakal kifozlarının artmış olduğu saptandı (p=0.046). Asemptomatik kadınların pelvik taban semptomlarının stres üriner inkontinans, urgency üriner inkontinans ve mikst üriner inkontinanslı kadınlara göre daha az olduğu bulundu (p≤0.05). Stres üriner inkontinans, urgency üriner inkontinans ve mikst üriner inkontinanslı kadınlar ile asemptomatik kadınların fiziksel aktivite düzeylerinin benzer olduğu saptandı. Bu çalışmanın sonucunda stres üriner inkontinanslı kadınların torasik kifozlarının artmış olduğu görüldü. Torasik kifozdaki artışın pelvik tabanı ve kasları etkileyebileceği düşünüldü.