Theses supervised by Doç. Dr. Soner Gökten

12 theses · Başkent University

Master'sOpen AccessTR

Kripto paraların muhasebeleştirilmesi ve örnek uygulamalar

Yasal herhangi bir düzenlemesi bulunmayan ancak günümüzdeki para kavramını değiştirebilecek potansiyeli olan kripto yani sanal paranın piyasa içerisindeki bilinirliği ve etkisi her geçen gün biraz daha artmakta ve ayrıca yüksek talep sebebiyle değeri de normalin üzerinde bir artış göstermektedir. Günümüzde piyasada varlığını devam ettiren kripto yani sanal paraların ileriki dönemlerde bir yasal düzenleme kapsamında varlıklarını devam ettirecekleri varsayılmaktadır. Bu sebeple de sanal paralar ile gerçekleştirilen işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve raporlanması kaçınılmazdır. İlk etapta kripto paraların kullanıldığı teknoloji olan Blok Zinciri Teknoloji'sinin çalışma mantığı açıklanmış, ilgili teknolojinin yararlarından ve yaşamımıza ne gibi etkilerinin olabileceğinden bahsedilmiştir. Sanal para birimlerinin türleri detaylı bir şekilde açıklanmış, ortaya çıkış aşamaları aktarılmış, artıları ve eksileri detaylı şekilde ele alınmıştır. Sanal paraların Avrupa birliği çerçevesindeki ülkeleri ve Avrupa birliği içerisinde olmayan ülkeleri vergisel olarak nasıl değerlendirildiği açıklanmıştır. Sanal para birimlerinin muhasebeleştirilmesine değinilmiştir. Kripto paraların menkul kıymet, mal, hazır değer ve nakit para şeklinde değerlendirilmesi halinde nasıl muhasebeleştirileceği açıklanmıştır.

BlockchainKripto para birimiMuhasebe
Zeynep Taşkın
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'da bulunan serbest muhasebeci mali müşavirlerin BDS 701 standartları bilgi düzeyi ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın temel amacı serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) 'lerin mesleki etik algı düzeyleri ile BDS standartları ile alakalı olan bilgi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmamızda ilk olarak Bağımsız Denetim Standardı kavramı ele alınacak olup bu kavramın tarihçesi, uygulamaları ve kapsamı ile alakalı bilgi verilecektir. İkinci olarak Mesleki etik kavramı incelenecek olup bu kısımda etik ve etik ilkeleri nedir sorularına cevap aranacak olup bunlara ilaveten de meslek etiğinin düzeyleri ve meslek etiği eğitiminin önemi detayları ile incelenecektir. Araştırmamızın üçüncü kısmında ise mesleki etik kavramı biraz daha detaylıca irdelenecek olup bu noktada etik olmayan ilkeler ve etik dışı davranışların sonlandırılması noktasında birtakım önermelerde bulunulmaktadır. Bunlara ilaveten yine bu kısımda kanun perspektifinden etik dışı davranışlara karşı olan yaptırımlar incelenmektedir. Araştırmanın sonucunda SMMM'lerin nezdinde mesleki etik algısı ile BDS standartları ile alakalı olan bilgi düzeyleri arasında ilişki saptanmaktadır. Standartlara dair bilgi haznesi geniş olan SMMM'lerin mesleki etik davranışlarını benimseme oranı bu standartlara dair bilgisi olmayan SMMM'lere mesleki etik davranışlarını benimseme oranına nazaran daha yüksek çıkmaktadır.

Bağımsız denetimBilgi düzeyiEtik+7
Enes Aydın
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal raporlamanın tarihi: Dönemsel bir yaklaşım

Kurumsal raporlama, Dünya'da meydana gelen teknolojik ve ticari gelişmeler, fırsatlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda tarihin ilk zamanlarından bugüne kadar evrilmiştir. Geleneksel raporlama anlayışı birçok aşamadan geçtikten sonra yerini entegre raporlama anlayışına bırakmıştır. Entegre raporlamadaki gelişmeler, başta iş dünyası olmak üzere geniş kitleler tarafından ilgiyle takip edilmektedir. "Tek Rapor" olarak da isimlendirilen entegre rapor, işletmelerin faaliyetlerine ilişkin hazırlanan finansal rapor ile sürdürülebilirlik raporunun birleştirilip tek rapor halinde sunulduğu rapordur. Bu tezin amacı, son dönemlerde gündemde olan sürdürülebilirlik, entegre raporlama kavramlarının önemini ve gerekliliğini, kurumsal raporlamanın tarihsel gelişim çerçevesini göz önünde bulundurarak, sebep- sonuç ilişkisiyle birlikte ortaya koymaktır. İlk bölümde, muhasebe kavramı ve muhasebenin tarihsel gelişimi incelenmiştir. İkinci bölümde, uyumlaştırma süreci ve kurumsal raporlamaya geçiş süreçleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, sürdürülebilirlik kavramına değinilerek, sürdürülebilirlik raporlamasının amacı, içeriği ve faydalarından bahsedilmiştir.. Dördüncü bölümde, entegre düşüncenin ortaya çıkışıyla birlikte entegre raporlamanın doğuşu, amacı, içeriği, ilkeleri ve GRI standartlarının gelişim aşamalarına yer verilmiştir. Son bölümde ise, kurumsal raporlama tarihinin dönemsel analizi yapılmıştır.

Entegre raporlamaFinansal raporlamaKurumsal raporlama+3
Nurce Yılmaz
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Comparative analysis of financial performance between Islamic banks and conventional banks in Turkey, Qatar, Bahrain, Saudi Arabia and Pakistan

Islamic Banking and institutions that support comparison on banking systems have been on the constant rise in the previous decades. This has, in turn, attracted the attention of scholars and practitioners in the banking sector who seek to establish the unique features Islamic banks have over the conventional counterparts. Existing studies have therefore focused on nature and processes involved in Islamic banking and little attention has been given to comparative studies of the bank's performance in different parts of the world. This research undertakes a comparative study of the banks' performance in Qatar, Pakistan, Saudi Arabia, Turkey and Bahrain between 2016 and 2018.It adopts the Financial Ratio Analysis approach to examine the similarity and difference in the performance of five Islamic banks and five conventional banks selected from the case study countries (One conventional bank and one Islamic Bank per country). Using seven indicators to measure and compare the liquidity, profitability, solvency and risk each of these institutions face, a performance indicator is then derived. To test the significance of the findings, a T-test is adopted in the process. The study finds that performance in conventional and Islamic banks vary in the selected nations. In particular, the findings indicate less profit, more solvent, lower risk and more liquid in Islamic banks than the conventional financial institutions. Keywords: Profitability, Solvency, Conventional Banks, Risk, Islamic Banks, Comparative Analysis, Liquidity

BahrainBanksInterest-free banking+7
Mukhtar Mohamed Yousuf
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni finansman yöntemi kitle fonlaması: Paya dayalı modelde kalite sinyalleri ve diğer başarı faktörleri

Kitle fonlaması, yeni bir finansman yöntemi olarak 2000'li yılların başlarında ortaya çıkmıştır. Kitle fonlamasının ödüle, bağışa, paya ve borçlanmaya dayalı vb. çeşitli modelleri bulunmaktadır. Girişimciliğin finansmanı literatüründe en önemli problemlerden biri olarak görülen taraflar arasındaki bilgi asimetrisine kitle fonlaması alanında yapılan birçok çalışmada da işaret edilmektedir. Bununla birlikte bilgi asimetrisini azaltarak kampanya başarısını artıran kalite sinyallerinin ve diğer başarı faktörlerinin tespitine yönelik çalışmaların ödüle dayalı model ile sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede Tez'de paya dayalı modelde kampanya başarı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla ampirik bir çalışma yapılmıştır. Çalışma kapsamında ilk olarak başarı faktörleri konusunda ödüle dayalı modele ilişkin geniş literatür ve paya dayalı modelde yapılmış az sayıda çalışma detaylı olarak incelenmiştir. Daha sonra paya dayalı bir kitle fonlaması platformu olan Crowdcube vasıtasıyla yatırımcıya sunulan kampanya bilgilerinden hangilerinin kalite sinyali veya diğer başarı faktörleri kapsamında görev görebileceği araştırılmıştır. Araştırma gerçekleştirilirken Crowdcube'da Ocak 2017 - Mayıs 2018 arasında tamamlanmış 209 adet paya dayalı kitle fonlaması kampanyasına ilişkin olarak, platformun ilgili kampanya sayfalarında yer verilmiş bilgiler derlenmiş ve elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi ve yol analizi vasıtasıyla analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde yatırım öncesi şirket değeri, hedef fon tutarı, kampanya sayfası takipçi sayısı ve yatırımcı yorum ve sorularının sayısı değişkenlerinin toplanan toplam fon tutarı üzerinde dolaylı olarak etkisi olduğu tespit edilmiştir. Böylelikle toplanan toplam fon tutarında artışın yatırım öncesi şirket değeri ve kampanya sayfası takipçi sayısı öncül değişkenleri ile gerçekleştirilebileceği anlaşılmıştır. Diğer taraftan toplam yatırımcı sayısı ve en yüksek yatırım tutarı değişkenlerinin toplanan toplam fon tutarı üzerinde direkt etkisi olduğu; toplam yatırımcı sayısı ve en yüksek yatırım tutarındaki artışın toplanan toplam fon tutarında artış sağlayacağı belirlenmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen aracılık analizi sonucunda hedef fon tutarının toplanan toplam fon tutarı üzerindeki etkisinde en yüksek yatırım tutarının; yatırımcı yorum ve sorularının sayısının toplanan toplam fon tutarı üzerindeki etkisinde ise toplam yatırımcı sayısının aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Buna göre toplanan toplam fon tutarındaki artışın hedef fon tutarı ve yatırımcı yorum ve sorularının sayısı değişkenlerine bağlı olduğu, bu artışta sırasıyla en yüksek yatırım tutarı ve toplam yatırımcı sayısı değişkenlerinin aracılık etkisi olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre paya dayalı modelde kalite sinyallerinin kampanya başarısı açısından diğer başarı faktörlerinden daha önemli olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca araştırma bulgularından yapılan çok önemli bir çıkarım ise, yeni girişimin gelişim düzeyi ve yaratılmış katma değerinin yatırım öncesi şirket değerine yansımasının kitle fonlaması başarısında oldukça önem arz ettiği olmuştur. Anahtar Kelimeler: Girişimciliğin finansmanı, kalite sinyalleri, kitle fonlaması başarı faktörleri, paya dayalı kitle fonlaması, yapısal eşitlik modellemesi

Finansman yöntemleriGirişimcilikKalite+3
Ceyda Özdemir
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu ve özel iş birlikleri yükümlülükleri gizli borç mu? Küresel bir karşılaştırma

90'lı yılların başında İngiltere'de uygulamaya geçirilen "Kamu-Özel İşbirliği" (KÖİ) modelinin birçok avantajının olduğu, kamu projelerinin verimini artırabileceği düşünülmekteydi. İngiltere'nin ardından Avrupa ülkelerinde uygulanmaya başlayan KÖİ modeli, 2000'li yıllardan itibaren gelişmekte olan ülkelerde de yoğun ilgi görmeye başlamıştır. Başlangıçta avantajları ön plana çıkarılarak olumlanan KÖİ modeli dayanak oluşturduğu çeşitli sorunlar nedeniyle yıllar geçtikçe eleştirilere maruz kalmaya başlamıştır. Modelin yaygınlaşmasında temel rol oynayan husus, KÖİ yatırımlarının kamu borç stoğu bünyesinde görülmemesidir. Bu özelliğiyle KÖİ modeli Avrupa Birliği üye ülkelerinin mali performans ölçütü olan Maastricht kriterlerini rahatlıkla yerine getirmesini sağlmıştır. Ek olarak KÖİ modelinin, özel sektörün teorik çerçevede daha etkin bir yönetim kabiliyetine sahip olduğunun varsayılması, risklerin özel sektöre aktarılması veya özel sektör ile paylaşılması, monopolistik veya tekelci piyasaların rekabete kavuşması gibi avantajları sağladığı düşünülmekteydi. Buna karşın uygulamaların finansal hacimlerinin hızlı şekilde artması yüklenilen borçların kamuoyu denetiminden çıkmasına ve gizli borç olarak nitelendirilen KÖİ yükümlülüklerinin hızlıca artmasına neden olmuştur. Hiç şüphesiz ki yüksek yatırım tutarına haiz sermaye harcamalarını kapsamına alan KÖİ projeleri, uzun dönemli dayanak sözleşmeler neticesinde günümüzde kamunun hesap verilebilirliği çerçevesinde sorunlar yaratmaktadır. KÖİ modellerinin yakın tarihsel gelişiminde ortaya çıkan soru işaretleri üzerine Uluslararası Devlet Muhasebesi Standartları Kurulu tarafından KÖİ varlıklarının ve yükümlülüklerinin devlet bilançosunda şeffaf bir şekilde görünebilmesi için yeni standartlar oluşturulmuştur. 32 numaralı Uluslararası Devlet Muhasebesi Standardı (IPSAS 32) hizmet imtiyaz sözleşmelerindeki varlık ve yükümlülüklerin ne şekilde muhasebeleştirileceği ve raporlanacağı konusunda yön verici ilkesel bir dökümandır. Standart, başlangıçta risk ve getiri ilişkisine göre şekillenmiş, takiben revize edilerek, KÖİ varlıklarının ve yükümlülüklerinin raporlanmasında denetim anlayışı hâkim olmuştur. Bu çalışmanın temel amacı, Dünya'da ve Türkiye'de KÖİ varlık ve yükümlülüklerinin kamuoyu ile nasıl paylaşıldığı gerek teorik gerekse de pratik çerçevede incelemek ve KÖİ modelinin yakın tarihini gözler önüne sermektir. Bu açıdan çalışmanın, içeriği itibariyle Türkçe literatüre katkı sunacağı düşünülmektedir. KÖİ modelinin yaratıcısı ve öncüsü konumunda olan İngiltere ve İngiliz milletler topluluğu ülkeleri çalışmanın temel inceleme alanını oluşturmaktadır. Bu ülkeler günümüzde tahakkuk esaslı devlet muhasebesini tam anlamıyla uygulamakta veKÖİ varlık ve yükümlülüklerinin şeffaf bir şekilde raporlanması çerçevesinde örnek teşkil etmektedirler. Lakin bu olumlu sürece giden yolda söz konusu ülkeler KÖİ modeli kaynaklı sorunları yaşamışlar, tarihsel süreç itibariyle de şeffaflık ve hesap verebilirlik çerçevesinde raporlamadaki aksaklıkları düzeltmişlerdir. Diğer gelişmiş ülkelerde devlet bilançosunda olmasa bile, farklı şekillerde KÖİ yükümlülüklerinin kamuoyu ile paylaşılması konusunda şeffaflık sağlanabilmektedir. Buna karşın Türkiye'nin de içinde bulunduğu geliştmekte olan ülkelere bakıldığında KÖİ varlık ve yükümlülüklerinin şeffaf bir şekilde raporlanmasına ilişkin sıkıntıların devam ettiği görülmektedir.

Kamu muhasebesiKamu-özel iş birliğiMuhasebe standartları+2
Çağrı Özgür Karabudak
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

IFRS 16 kiralamalar standardının finansal tablolar üzerine etkisi: Seçilmiş hava yolu işletmelerinde bir inceleme

IFRS 16 Kiralamalar Standardının uygulanması ile birlikte 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren kiracıların yapmış olduğu faaliyet kiralamalarının, finansal durum tablosuna kullanım hakkı varlığı ve kira yükümlülüğü olarak alınması zorunluluğu getirilmiştir. Finansal tablolarını IFRS'ye göre düzenleyen işletmelerin ilk kez 2020'de yayımlanacak olan 2019 hesap dönemine ilişkin finansal tablolarında çok ciddi değişikliklerin meydana gelmesi beklenmektedir. Bu amaçla, faaliyet kiralamalarının yoğun olduğu havacılık sektöründen seçilmiş işletmelerin IFRS 16 uygulanmış 2019 hesap dönemi finansal tabloları ile IFRS 16 uygulanmamış 2018 hesap dönemi finansal tabloları karşılaştırılmalı olarak analiz edilmiştir. Ayrıca aynı yıllar finansal tablo oranlarının değişimleri incelenmiştir. IFRS 16 Kiralamalar Standardının uygulanması ile genel olarak işletmelerin finansal durum tablolarında duran varlık ve yükümlülük tutarlarının arttığı, işletme sermayelerinin düştüğü ve finansal tablo oranlarının olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıFinansal tablolar+4
Gül Arslan Kurnaz
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Devlet muhasebesinde nakit esaslı finansal raporlama ve IPSAS 61

Bu çalışmada dünyanın en büyük 6 ekonomisi olan G-6 ülkelerinin devlet muhasebesi uygulamaları , tahakkuk esaslı muhasebeye geçişte karşılaştıkları engeller, tahakkuk esaslı muhasebenin kabulündeki çekinceler incelenmiş ve Türkiye'deki devlet muhasebesi uygulamaları ile karşılaştırılmıştır. Uluslararası Muhasebeciler Federasyonunun kendisine bağlı kurul olan Uluslararası Devlet Standartları Kurulu tarafından 2017 de yayımlamış olduğu Uluslararası Devlet Standartları 61 - Nakit Esaslı Finansal Raporlama Standardı çerçevesinde ülkemizde uygulanabilir bir raporlama yöntemi geliştirilmeye çalışılmıştır. Buna ilişkin olarak üç ülkeye ait ilgili tablolar ve tüm ülkelere ait uygulamalar karşılaştırılmak yolu ile analizler yapılmıştır. Analizler neticesinde Türkiye devlet muhasebe sistemine ilişkili olabilecek çıkarımlar irdelenmiştir.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıKamu muhasebesi+4
Esma Kozanoğlu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal işlemlerde genetik algoritma yöntemi ile hile tahmini

Günümüzde, hile ve suistimal denetimi finansal denetim çerçevesi altında ele alınmaktadır. Hile ve suistimal sonucu kurumların karşılaştığı kayıpların büyüklüğü hile denetimine finansal denetim çerçevesinde yaklaşımın bazı noktalarda yetersiz kaldığına işaret etmektedir. Bu durum, hile denetiminin finansal denetimin sınırları dışına çıkma zorunluluğunu ortaya koymaktadır. İç kontrol, yeni büyük veri çalışmaları, hukuk ve insan psikolojisi günümüzde hile denetiminde ihtiyaç duyulan alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Uğranılan kayıpların büyüklüğü disiplinlerarası yeni bir yaklaşım ile hile denetiminde hile ve suistimal gerçekleşmeden önce yapılan tespitinin önemini göstermektedir. Bu çalışmada bir hile tahmin modellemesi yapılmıştır. K. RamaKalyani ve D. Uma Devi (2012) çalışması referans makale olarak alınmıştır. Belirtilen makalede, yazarlar beş adet hile kuralı belirleyerek veri setinde genetik algoritma yöntemi ile hileli işlemleri tespit etmektedir. Bu tezde yazarların Java dilinde yazdıkları kod Matlab'a çevrilmiştir. Yazılan Matlab kodu veri setine uyarlanmış ve yazarların Java kodunda ulaştığı sonuçlara ulaşılmıştır. Ardından, yeni bir metot önerilmiş, veri setine uyarlanmış ve yeni sonuçlara ulaşılmıştır. Üçüncü bölümde Matlab kodu yeni, benzer ve daha büyük bir veri setine yeni uyarlanmış ve bazı kurallar değiştirilerek hileli işlemler tespit edilmiştir. Bu çalışmada, bazı hile kurallarının tespit edilerek küçük veya büyük veri setlerine uyarlanabileceğini görülmektedir. Bu yöntem, denetçinin veri setlerinde kırmızı bayrak olarak tespit edilen bazı işlemlere yoğunlaşmasına yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler: Hile Denetimi, Hile Tahmin Modellemesi, Kırmızı Bayrak

AlgoritmalarFinansal araçlarFinansal faaliyetler+5
Elif Senem Güdü
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Finansman modeli olarak sukuk ve işleyişi

Çalışma da, tarih boyunca süre gelen ticari faaliyetlerin en eski dönemlerinde uygulanmaya başlanan ve günümüzde dahi devam eden muhasebe mesleğinin en eski uygarlıktan başlanarak tarihçesi verilmiştir. İlk çağlarda muhasebenin nasıl geliştiği, nasıl bir yol izlendiği ve diğer medeniyetlerde nasıl bir stratejiyle devam ettiği incelenmiştir. Tarihçesiyle birlikte muhasebe mesleğinin pozitif ve negatif yanlarından ziyade, finansal temel kavramlar ve finansal piyasalar üzerinde durulmuştur. Uluslararası ve İslami finansal sistemlerle birlikte, Müslüman halkın ihtiyaçlarını karşılayabilmek için Müslüman bilim insanları tarafından geliştirilmiş olan bir sistem kullanılmaktadır. İslami finansal sistemi, Müslümanların dini hassasiyetini göz önünde bulundurarak İslam'a ters düşmeden faiz ve finansal sisteminin dışında yer alan sermayenin finansal kaynaklara eklenerek İslam dininin hassasiyetlerini yaşayan medeniyetlerdeki finansal kaynaklara olan ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamıştır. Tezde sukuk kavramından bahsedilirken aynı zamanda sukukun avantaj ve dezavantajları da ele alınmıştır. Sukuk sisteminden ve bu sistemin çalıştığı piyasalarda yer alan İslami finansal kuruluşlardan bahsedilmiştir. Sukuk'un dayandığı finansal modeller de konu edilmiştir. Tezin son bölümünde ise, kira sertifikaları ve türlerinden kısaca bahsedilmiştir.

FinansmanFinansman teknikleriFinansman yöntemleri+2
Ezgi Kurumlu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebede kavramsal çerçeve'nin uluslararası boyuta gelişimi ve önemi

Gelişen dünya düzeninde, sanayi devrimi ile birçok alanda yeni düşünceler ve akımlar doğmuştur. Muhasebe ve finans alanı da hem literatürde hem de akademik çevrelerde bu doğuşun içinde kendine yer bulmuştur. Sermaye şirketlerinin önemi ile paydaş, şeffaflık, hesap verilebilirlik gibi kavramlar daha önemli bir hale gelmiştir. Bu kavramların tüm dünya üzerinde net bir şekilde uygulanması için uluslararası kurum ve kuruluşlara ihtiyaç duyulmuştur. Öncü gelen muhasebe kuruluşların başında yer alan FASB ve IASB, uluslararası finansal raporlama standartlarına ek olarak rehber niteliğinde olan bir Kavramsal Çerçeve yayınlamışlardır. Her iki kurum da muhasebe politikaları için finansal tabloların unsurlarını oluşturan kalemler için farklı ölçüm ve değerleme kriterleri önermiştir. Örneğin FASB; finansal raporlamanın amacının yalnızca "karar yararlığına" mı dayanması gerektiği veya yönetimin ayrı bir amaç olarak kabul edilip edilmemesi gerektiği sorusunu incelemiştir. 1989 yılında yayınlanan ilk Kavramsal Çerçeve, ekonomik ve finansal bilgiye olan ihtiyacın artması nedeniyle bazı bölümlerini güncelleyerek "Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve" olarak 2010 yılında tekrar yayınlanmıştır. IASB ve FASB tarafından 2002 yılında başlatılan uyum çalışması ile Kavramsal Çerçevenin ilk bölümünde karar vermede faydalı bir hedef önerir ve yönetimin değerlendirilmesiyle ilgili bilgilerin bu hedefe dahil edileceğini savunur. FASB'nin IASB ile ortak yürüttüğü projeden çekilmesi, ile IASB 2010 yılında yayınlanmış olan Kavramsal Çerçevede herhangi bir yenileme yapmazken diğer bölümler yeniden ele alınmıştır. 2013 yılında konu ile ilgili tartışma metnini 2015 yılında ise standart metni yayınlamıştır. 1989 yılında yayınlanan Kavramsal Çerçeve'nin tüm bölümlerini, finansal tablonun unsurlarını yeniden ele alıp kamuoyuna sunduğu son Kavramsal Çerçeve'de 2018 yılında yayınlanmıştır. Bu çalışmada, öncelikle muhasebenin tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Daha sonra Muhasebe Standartlarının gelişimine yön veren kuruluşlar ulusal ve uluslararası olmak üzere iki başlıkta verilmiştir. Muhasebe teorisinin gelişimine yer verildikten sonra Kavramsal Çerçeve'nin gelişimi ve önemi ile amacı FASB ve IASB açısından ele alınmıştır. 1989 yılından 2018 yılına kadar yayınlanan kavramsal çerçevelerin gelişim süreçleri bu kapsamda değerlendirilmiştir.

Finansal tablolarMuhasebeMuhasebe standartları+1
Eda Dirican
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik raporlaması düzeyi ile firma performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu tez, sürdürülebilirlik raporlama düzeyi ile firma performansı arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır. Bunu başarmak için "Sürdürülebilirlik raporlamasının seviyesi ile firma performansı arasındaki ilişki nedir?" araştırma sorusunun yanıtlanması gerekmektedir. Bu araştırma sorusunu yanıtlamak için pozitivist bir araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Bu çalışma için ikincil bir veri kullanılmış, veriler Compustat veri tabanına elde edilmiştir. Örneklem, 52.560 gözlem sağlayan 10 yıllık (1 Ocak 2009–31 Aralık 2019) 2 ülkeden 1.052 firmadan alınan verilerden oluşmaktadır. Sürdürülebilirlik raporlaması açıklamalarının (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim), operasyonel (ROA), finansal (ROE) ve piyasa (TQ) performansları olmak üzere firma performansı üzerinde olan etkileri incelenmiştir. Analize bağımsız değişkenlerin yanı sıra, firma bazında denetim kalitesi (DK) ve toplam varlıklar (TV) ile ülke bazında gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) olmak üzere 3 kontrol değişkeni dahil edilmiştir. Kullanılan değişkenlerin türü ve sayısı göz önüne alınarak veriler Çoklu Regresyon Analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerin sonuçları, çevresel açıklamaların firmaların operasyonel (ROA) performans üzerinde anlamlı bir etkisi varken, finansal (ROE) ve piyasa (TQ) performansları üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Sosyal açıklamaların ise operasyonel (ROA), finansal (ROE) ve piyasa (TQ) performansları üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Yönetişim açıklamalarının ise operasyonel (ROA), finansal (ROE) ve piyasa (TQ) performansları üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Kontrol değişkeni olarak regresyon modeline dahil edilen denetim kalitesi (DK), toplam varlıklar (TV) ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) değişkenlerinin operasyonel performans (ROA) üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışma, sürdürülebilirlik raporlaması alanındaki bilgilere ve ESG açıklamalarının firmaların performansını nasıl etkilediğine katkı sağlamaktadır.

Finansal sürdürülebilirlikFirma performansıKurumsal sürdürülebilirlik+5
Fatma Beyza Küçüktop
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10

Other supervisors