Theses supervised by Doç. Dr. Zeynep Güngörmüş

12 theses · Gaziantep University

Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik hisleri ve potansiyelleri ile hemşirelik eğitimindeki inovasyona ilişkin düşünceleri

Araştırma; hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik hisleri ve potansiyelleri ile hemşirelik eğitimindeki inovasyona ilişkin düşüncelerinin belirlenmesi amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Evreni; 2015-2016 Eğitim- Öğretim döneminde Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik bölümünde eğitim gören 862 öğrenci oluşturmuştur. Evrenin tamamının alınması planlanmış örneklem seçimine gidilmemiştir. Çalışmaya katılmayı kabul eden ve anketleri sorunsuz şekilde dolduran 554 öğrenci çalışmaya dahil edilmiştir Veriler; sosyo-demografik özellikleri içeren anket formu, eğitim ve inovasyon ilişkisi formu ve Girişimcilik Hisleri ve Potansiyeli ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS 18 programında değerlendirilmiştir. Girişimcilik hisleri ve potansiyeli ile tanımlayıcı özellikler karşılaştırıldığında, erkeklerin; risk alma eğilimi, yaşamının çoğunu il merkezinde geçirenlerin; içsel kontrol hisleri ve girişimcilik potansiyelleri, süper lise mezunlarının; risk alma eğilimi puan ortalamaları istatistiksel olarak daha yüksektir Alınan eğitimin hemşirelik alanında meydana gelen yenilikleri kısmen içeridiğini düşünenlerin; risk alma eğilimi, hemşirelikteki yenilikleri içermediğini düşünenlerin; bağımsızlık arzusu, derslerin yeniliklere açık olarak işlendiğini belirtenlerin; risk alma eğilimi, yeniliklerden haberdar bir eğitim aldıklarını ifade edenlerin; içsel kontrol hissi ve risk alma eğilimi, hemşirelik eğitimi alırken gelenekçi bir eğitim aldığını düşünenlerin; risk alma eğilimi, derslerin güncel konuları içermediğini belirtenlerin; içsel kontrol hissi ve bağımsızlık arzusu, modern yaklaşımların tartışılmadığını belirtenlerin; risk alma eğilimi, hemşirelik eğitiminin fikir üretebilen bir birey olarak yetişmesine katkı sağlamasında uygulama derslerinin etkili olduğunu düşünenlerin; risk alma eğilimi, hemşirelik ile ilgili yeni şeyler düşünme düzeyine gelmemiş öğrencilerin; risk alma eğilimi, alternatif fikirler üretebilenlerin; girişimcilik potansiyeli istatistiksel olarak daha yüksektir.

GirişimcilikGirişimcilik eğitimiHemşirelik+3
Filiz Ekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik özellikleri ve eğilimleri

Araştırma hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik özelliklerini ve eğilimlerini belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Evreni; 2015-2016 Eğitim-Öğretim döneminde Gaziantep Üniversitesi, Sağlık Bilimler Fakültesi, hemşirelik bölümünde eğitim gören 862 öğrenci oluşturmuştur. Evrenin tamamının alınması planlanmış, örneklem seçimine gidilmemiştir. Çalışmayı katılmayı kabul eden ve anketleri sorunsuz şekilde dolduran 591 öğrenci çalışmaya dahil edilmiştir. Veriler; tanımlayıcı ve girişimcilik özelliklerini içeren anket formu, Girişimcilikle İlgili Eğilimler Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS 18 programında değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı Özellikler ile Girişimcilikle İlgili Eğilimler Ölçeğinin alt boyutları karşılaştırıldığında; Risk Alma Eğilimi; erkek, devlet yurdu ile özel-arkadaş evinde kalan, çalışan, süper lise mezunu, Yeniliklere Açık Olma; babası lise ve üstünde bir okuldan mezun ve çalışan, yaşamının çoğunu şehirde geçiren, Algılanan Eğitim Desteği; 20 yaş ve altı, 2.sınıf, çalışan ve hemşireliği isteyerek seçen öğrencilerin puan ortalamaları istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur. Girişimcilikle İlgili Özellikler ile Girişimcilikle İlgili Eğilimler Ölçeğinin alt boyutları karşılaştırıldığında; Risk Alma Eğilimi; projeleri tamamlamak için son anı bekleyenlerde, dikkati kolay dağılmayanlarda, işler istediği gibi gitmezse kolaylıkla hayal kırıklığına uğramayanlarda, Yeniliklere Açık Olma; ısrarcı olanlarda, Yeniliklere Açık Olma ve Algılanan Eğitim Desteği; odaklanmak için başkasına ihtiyacı olmayanlarda, Risk Alma Eğilimi ve Algılanan Eğitim Desteği; baskı dolu ortamları arayanlarda, kendisi bir iş kuranlarda, yeni kurulmuş bir işte çalışanlarda ve girişimcilik konusunda eğitim alanlarda, Risk Alma Eğilimi, Yeniliklere Açık Olma ve Algılanan Eğitim Desteği; sınırlı kaynaklarla çalışmak gerektiğinde yaratıcı olanlarda, iyimserlerde, hiçbir şey amaçlarını başarmada daha önemli olmayanlarda istatistiksel yönden anlamlı şekilde daha yüksektir

GirişimcilikHemşirelerHemşirelik+2
Ayşe Eminoğlu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Roy adaptasyon modeline göre verilen eğitimin hemodiyaliz hastalarının stres, psikososyal uyum ve öz bakım gücüne etkisi

Araştırma, ayaktan hemodiyaliz tedavisi gören hastalara Roy Adaptasyon Modeline göre verilen eğitimin hastaların stres, psikososyal uyum ve öz bakım gücüne etkisini değerlendirmek amacıyla randomize kontrollü deneysel çalışma olarak yapılmıştır. Evreni; 01 Eylül- 30 Kasım 2016 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Hemodiyaliz Bölümünde tedavisi süren 80 diyaliz hastası oluşturdu. Araştırmanın örneklemini 40 kontrol, 40 deney olmak üzere evrenin tamamındaki hastalar oluşturdu. Deney grubuna Roy Adaptasyon Modeline göre eğitimlerde bulunulurken, kontrol grubunun eğitimi hemodiyaliz kliniğindeki hemşireler tarafından yapıldı. Ön test verileri için deney ve kontrol grubuna tanıtıcı bilgi formu, kronik diyaliz hastalarının hastalıklarına yönelik öz-bakım gücünü değerlendirme ölçeği, hemodiyaliz stresör ölçeği ve hastalığa psikososyal uyum öz-bildirim ölçeği uygulanarak toplandı. Ön testten sonra deney grubundaki hastaların eğitim gereksinimleri belirlenip evlerinde ve klinikte ayda iki defa olmak üzere toplamda 6 kez eğitim yapıldı.Her ayın sonunda deney grubuna aynı veri toplama araçları uygulanarak ara test verileri toplandı. Ara testlerden 2 hafta sonra ölçümler tekrarlanarak son test verileri elde edildi ve hazırlanan eğitim kitapçığı çalışma sonunda hastalara verildi. Kontrol grubuna ara testler uygulanmadı ve son test verileri ise herhangi bir girişim yapılmaksızın deney grubunun son test verileriyle beraber toplandıktan sonra bu gruba da eğitim kitapçığı verildi. Deney ve kontrol gruplarının ön test karşılaştırmalarında; deney grubundaki hastaların öz bakım gücünü değerlendirme ölçeği alt boyutlarından olan hijyenik bakım puan ortalaması (5.0±1.0), kontrol grubunda ise; hastalığa psikososyal uyum öz bildirim ölçeği alt boyutlarından sağlık bakımına oryantasyon (7.8±4.5), mesleki çevre (10.8±3.3) , aile çevre (9.8±5.3), seksüel ilişki (10.7±4.1), geniş aile ilişkileri (4.9±3.5), sosyal çevre (7.8±4.6), ve ölçek toplam puanı (60.7±21.1) anlamlı şekilde daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Deney grubunun tekrarlı ölçümlerinde ise öz bakım gücünü değerlendirme ölçeği alt boyutlarından kendini izleme haricindeki tüm alt boyutlar anlamlı şekilde pozitif yönde ilerleme sağlanmıştır (p<0.05). Deney ve kontrol gruplarının son test karşılaştırmalarında ise, öz bakım gücünü değerlendirme ölçeği alt boyutlarından ruhsal durum haricindeki tüm alt boyutlar deney grubunda anlamlı şekilde istendik yönde değişim göstermiştir. Bu bulgular çalışmanın; Hemodiyaliz hastalarına Roy Adaptasyon Modeline göre verilen eğitimin hastaların stres düzeyini azaltmada, psikososyal uyum ve öz bakım gücünü arttırmada etkili olmuştur. Hemodiyaliz hastalarıyla çalışan hemşirelerin hasta eğitiminde Roy Adaptasyon Modeline göre eğitim vermeleri, eğitim etkinliğini değerlendirme araçları olarak da söz konusu ölçekleri uygulamaları önerilir. Anahtar kelimeler: Hemodiyaliz, Roy Adaptasyon Modeli, Stres, Özbakım Gücü, Psikososyal Uyum, Hemşirelik.

GerilmeHasta eğitimiHasta uyumu+3
Emine Kılıç
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin üniversite yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlikleri

Öğrencilerin kaliteli bir üniversite hayatı geçirmeleri, akademik özyeterlik seviyeleri ile yakından ilişkilidir. Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin üniversite yaşam kalitesi ve akademik öz yeterliklerinin belirlenmesi amacıyla kesitsel türde yapılmıştır. Evrenimizi, Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik bölümünde 2016-2017 eğitim öğretim yılında eğitim gören 920 hemşirelik öğrencisi oluşturmuştur. Örneklem sayısı ise; 1000 kişilik evren için α 0.05 örneklem büyüklüğü, ± 0.03 örneklem hatası(d) ile p=0.5, q=0.5 için belirlenen minimum örneklem büyüklüğü olan 416 öğrenci olarak hesaplanmıştır. Örneklemi ise; tabakalama örnekleme yöntemi ile her sınıf tabaka kabul edildikten sonra her bir tabaka ağırlığına orantılı olarak örneklem sayısı ve öğrenciler belirlenmiştir. Araştırmaya 1.sınıflardan 144 öğrenci, 2.sınıflardan 172 öğrenci, 3.sınıflardan 131 öğrenci, 4.sınıflardan 66 öğrenci katılmıştır. Araştırma toplam 513 öğrenci ile tamamlanmıştır. Veriler; Tanıtıcı Özellikler Formu, Akademik Öz Yeterlik Ölçeği ve Üniversite Yaşam Kalitesi Ölçeği ile toplanmıştır. Öğrencilerin akademik öz yeterlik puanı 18.6±3.5, üniversite yaşam kalitesi ölçeğinin öğretim elemanı-öğrenci iletişimi alt boyutu puanı 14.0±4.2, kimlik alt boyutu puanı 14.0±4.1, sosyal olanaklar alt boyutu puanı 14.6±3.0, kararlara katılım alt boyutu puanı 16.5±4.5, öğrenci-öğrenci iletişimi alt boyutu puanı 12.6±3.5, gelecek alt boyutu puanı 9.3±3.1, sınıf ortamı alt boyutu puanı ise 13.1±2.6 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin akademik öz yeterlilik düzeyi ile üniversite yaşam kalitesi alt boyutlarından; öğrenci- öğretim elamanı iletişimi (r=.018,p=0.000), sosyal olanaklar (r=.261,p=0.000), gelecek (r=.244,p=0.000), sınıf ortamı (r=.203,p=0.000) ve toplam puan ortalamaları (r=.262,p=0.000) arasında pozitif yönlü, anlamlı ve zayıf bir ilişki bulunmaktadır. Sonuç olarak; öğrencilerin akademik özyeterlik puanları ve üniversite yaşam kalitesi puanları ortalamanın üzerinde bulunmuştur. Söz konusu alanlardan alınan puanların birbiri ile pozitif yönde bir ilişki içinde olduğu saptanmıştır.

Akademik başarıAkademik yetkinlikHemşireler+5
Adem Avci
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

1-8 aylık bebeği olan annelerin emzirme ve doğum şeklinin maternal bağlanmaya etkisi

Bu araştırma, 1-8 aylık bebeği olan annelerin emzirme ve doğum şeklinin maternal bağlanmaya etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kesitsel türde olan bu araştırmanın evrenini 01.08.2017-31.09.2017 tarihleri arasında Şırnak Devlet Hastanesine başvuran 1050 anne oluşturmuştur. Minimum örneklem büyüklüğü power analiziyle belirlenen 110 anne olarak belirlenmiş ancak çalışma 1-8 aylık bebeği olan, araştırma kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü, okuma yazma bilen 252 anne ile yüz yüze görüşülerek yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Özellikler Formu ve "Maternal Bağlanma Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS 23.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Annelerin maternal bağlanma düzeyi ile tanıtıcı özellikleri incelendiğinde; kendi anneleri (97.3±6.0) ve babaları (97.4±5.9) ile ilişkileri iyi olanların, daha önce bebek bakımı konusunda bilgisi olanların (97.5±6.0), bebeğe bakım verirken yorulmadığını söyleyenlerin (97.3±6.3), doğumdan sonra bağımsızlıkların kısıtlandığını orta derecede hissedenlerin (97.5±6.1), bebeğinin sakin bir bebek olduğunu düşünenlerin (97.9±5.3) maternal bağlanma düzeyleri anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Doğum şekli (normal/sezaryen) ve bebek beslenmesi (anne sütü/mama/anne sütü+mama karışımı) ile maternal bağlanma düzeyi arasında ise anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Araştırma verilerimizden elde edilen bulgular doğrultusunda annelerin kendi anne ve babaları ile iyi ilişkiler içinde olması, daha öncesinden bebek bakımı konusunda bilgili olması, bebeğe bakım verirken yorulmadığını ve doğumdan sonra bağımsızlığının kısıtlandığını hissetmemeleri, bebeklerini sakin bir bebek olarak tanımlamaları anne-bebek bağlılığını olumlu yönde etkilemiştir.

AnnelerBağlanmaBağlanma stilleri+4
Hüseyin Çapuk
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin spor yapma davranışlarının algılanan stres, biyo-psiko-sosyal cevap ve stresle başetme davranışları üzerine etkileri

Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin spor yapma davranışlarının algılanan stres, biyo-psiko-sosyal cevap ve stresle başetme davranışı üzerine etkilerini incelemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan 920 hemşirelik lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklemi ise evren sayısının bilindiği durumlarda uygulanan minimum örneklem büyüklüğü formülü yardımıyla (evren=920, anlamlılık düzeyi α=0.05, örnekleme hatası d±0.03, p=0.5 q=0.5) 416 olarak belirlenmiştir. Öğrenciler örnekleme; her bir sınıf bir tabaka olarak kabul edildikten sonra tabaka ağırlığına (öğrenci sayısı) göre orantılı tabakalama örnekleme yöntemi ile alınmıştır. Araştırmaya 1.sınıflardan 132 öğrenci, 2. sınıflardan 144 öğrenci, 3. sınıflardan 70 öğrenci, 4. sınıflardan 130 öğrenci katılmıştır. Araştırma toplam 422 öğrenci ile tamamlanmıştır. Araştırma verileri; Tanıtıcı Özellikler Formu, Hemşirelik Öğrencileri için Algılanan Stres Ölçeği, Hemşirelik Öğrencileri için Biyo-Psiko-Sosyal Cevap Ölçeği ve Hemşirelik Öğrencileri için Stresle Başetme Davranışları Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler SPSS 22.0 programında değerlendirilmiştir. Algılanan Stres Ölçeği alt boyutlarından; Mesleki bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanan stres (6.90±2.87), Hastaya bakım verirken yaşanan stres (19.01±6.84), ödevlerden ve iş yükünden kaynaklanan stres (12.26±4.07), öğretim elemanları ve hemşirelerden kaynaklanan stres (13,26±5,18) ve ortamdan kaynaklanan stres (6.24±3.16) düzeyleri hiç spor yapmayanlarda anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Stresle başetme toplam puanları ile biyopsikososyal cevap ve algılanan stres (r, p) toplam puanları arasında, biyopsikososyal cevap toplam puanları ile algılanan stres toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Algılanan Stres, Biyo-Psiko-Sosyal Cevap, Hemşirelik Öğrencisi, Spor, Stresle Başetme Davranışları.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+6
Eren Bozyılan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Diyabetik hastaların öz yeterlilikleri ile öz bakım aktiviteleri arasındaki ilişki

ÖZET DİYABETİK HASTALARIN ÖZ YETERLİLİKLERİ İLE ÖZ BAKIM AKTİVİTELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ Hülya USLUOGLU Yüksek Lisans Tezi, Hemşirelik Anabilim Dalı Halk Sağlığı Hemşireliği Yüksek Lisans Programı Danışmanı: Doç. Dr. Zeynep GÜNGÖRMÜŞ Haziran 2018, 78 sayfa Bu çalışma, Diyabetik Hastaların Öz Yeterlilikleri İle Öz Bakım Aktiviteleri Arasındaki İlişkinin belirlenmesi amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın veri toplama tarihlerinde (15.06. ile 15.09.2017) Hatay Devlet Hastanesi Dahiliye Servisine gelen Diyabetes Mellitus tanısı konulmuş 216 kadın, 186 erkek toplam 402 hasta üzerinde yapılmıştır. Veriler; Hasta Tanılama Formu, Diyabetli Hastalar İçin Diyabet Yönetimindeki Öz Yeterlilik Ölçeği ve Diyabet Öz Bakım Aktiviteleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Hastaların Diyabet Öz Bakım Aktiviteleri Ölçeği toplam ve alt boyutların puan ortalamaları sırasıyla; Ayak bakımı (2.7±2.4), Diyet (2.3±1.4), Egzersiz (1.0±1.8), Genel diyet (2.7±2.6) ortalamanın altında iken, sigara (0.1±0.3), Kan şekeri testi (3.9±2.6) ve Özel diyet (3.9±2.6) ortalamanın üstünde bulunmuştur. Diyabetli hastalar için diyabet yönetimindeki öz yeterlilik ölçeği toplam ve alt boyutların puan ortalamaları sırasıyla; Kan şekeri (3-15, 9.1±4.5), Genel beslenme ve tıbbi tedavi kontrolü (9-45, 29.9±8.1), Toplam puan ortalaması (60.9±19.9) olarak ortalamanın üzerinde saptanmışken, Özel beslenme ve kilo (5-25, 13.4±6.7) ve Fizik egzersiz (3-15, 7.6±3.9) ortalamanın altında bulunmuştur. Diyabetli hastalar için diyabet yönetimindeki öz yeterlilik ölçeği ile Diyabet Öz Bakım Aktiviteleri Ölçeği Alt Boyutları arasında yapılan korelasyon analizinde önerilen özel diyet ile genel toplam, Özel beslenme ve kilo, kan şekeri, Genel beslenme ve tıbbi tedavi ve fizik egzersiz; Kan şekeri testi ile fizik egzersiz; sigara ile Özel beslenme ve kilo, Genel beslenme ve tıbbi tedavi ve genel toplam dışındaki tüm alt boyutlarında pozitif yönde anlamlı düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Sonuç olarak hastaların beslenme, egzersiz, kan şekeri ve tıbbi tedaviye ilişkin öz yeterlilikleri arttıkça öz bakım davranışları da artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Diyabet, Öz yeterlilik, Öz Bakım Aktiviteleri, Hemşirelik

Diabetes mellitusHemşirelikÖz yeterlilik+1
Hülya Usluoglu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinde akademik erteleme davranışı: Akademik güdülenme, akademik özyeterlik ve akademik yükleme stillerinin rolü

Bu çalışmanın amacı, hemşirelik öğrencilerinde akademik güdülenme, akademik yükleme stilleri ve akademik özyeterlik inancının akademik erteleme davranışlarını ne derecede yordadığını incelemektir. Çalışmanın evrenini, Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesindeki 747 Hemşirelik öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü, evren sayısının bilinmesi durumunda uygulanan formül yardımıyla 476 olarak belirlenmiştir. Örneklemi ise tabakalama örnekleme yöntemi ile her sınıf tabaka kabul edildikten sonra her bir tabaka ağırlığına orantılı olarak örneklem sayısı ve öğrenciler belirlenmiştir. Bu çalışmada, "Tanıtıcı Özellikler Formu'', "Erteleme Davranışı Değerlendirme Ölçeği Öğrenci Formu", "Akademik Güdülenme Ölçeği" ile "Akademik Özyeterlik Ölçeği" ve "Akademik Yükleme Stilleri Ölçeği" olmak üzere beş ölçme aracı kullanılmıştır. Veriler SPSS 22 programında değerlendirilmiştir. Öğrencilerin akademik erteleme davranışları (52.2±11.6), akademik özyeterlik inançları (16.8±3.8), akademik güdülenme düzeyi toplam (66.9±12.3) puan ortalaması ile alt boyutlarından kendini aşma (23.2±4.2), keşif (24.3±4.9), bilgiyi kullanma (19.3±4.8) puan ortalamaları yüksek düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin akademik görev ve sorumlulukların yerine getirmek için karşılaştıkları sorunları çözüme kavuşturmada daha kötümser oldukları sorunlarının nedeni olarak kendilerini gördükleri (3.6±0.8), bu nedenlerin gelecekte var olacağını (3.7±0.8) ve yaşamının diğer alanlarınıda etkileyeceğini (3.7±0.9) düşündükleri belirlenmiştir. Akademik erteleme davranışlarıyla; akademik yükleme stilleri arasında pozitif yönde anlamsız (r= .017), akademik güdülenme (r = -.128) ve akademik özyeterlik (r = -.151) arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Akademik yükleme stilleri ile güdülenme arasında negatif yönde anlamlı (r= .050) ve özyetelik arasında pozitif yönde anlamlı (r= .311), ilşki belirlenmiştir. Akademik güdülenme ile öz yetelik arasında ise pozitif anlamlı ilişki saptanmıştır. Regresyon modelimiz anlamlı olmakla birlikte (F=4.898, p=0.002) akademik erteleme davranışını negatif yönde anlamlı (t=-.571, p=0.010) en güçlü yordayan değişken %12.3'ünü açıklayan akademik öz yeterliliktir. Akademik erteleme davranışını ikinci sırada yordayan değişken ise Akademik güdülenme olup %9'unu negatif yönde anlamlı (t=-.891, p=0.050) olarak açıklamaktadır.

Akademik başarıAkademik ertelemeAkademik yetkinlik+6
Mehmet Kaplan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Halk sağlığı hemşireliği dersi tutum ölçeğinin geliştirilmesi

Araştırmanın geliştirilmesinde amaç, hemşirelik öğrencilerinin Halk Sağlığı Hemşireliği (HSH) dersinin teorik ve uygulamasına yönelik tutumlarını ölçen, geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Bu ölçek geliştirme çalışması açısından metodolojik tasarımda, öğrenci hemşirelerin HSH dersinin teorik ve uygulamasına ilişkin tutumlarının belirlenmesi açısından da tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini; 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik bölümünün 3.(216) ve 4. Sınıflarında (235) öğrenim gören ve HSH dersini alan toplam 451öğrenci oluşturmuştur. Çeşitli nedenlerden dolayı 304 form değerlendirmeye alınmıştır. HSH Dersi Tutum Ölçeği ve Tanıtıcı özellikler formu ile veriler toplanmıştır. Veriler SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Ölçekteki maddelerin Kapsam Geçerlik İndeksleri (KGI-CVI) .87-1.00 arasında değişmiş, tüm ölçek maddeleri için KGI'i .93 olarak uyumun olduğu saptanmıştır. Ölçeğin geçerliği için yapılan doğrulayıcı faktör analizi uyum değerleri istendik düzeyde yeterli bulunmuştur (CMIN/DF: 1.698, RMSEA 0.048, CFI:0.927, NNFI: 0.900, GFI:0.853, AGFI:0.829, PCLOSE:0.723). Ölçeğin güvenilirliği için yapılan iç tutarlılık analizi cronbach alfa katsayısı; teorik alt boyutunda 0.883, uygulama alt boyutunda 0.891 ve genel toplam için 0.941 olarak belirlenmiştir. Ölçekteki tüm maddelerin (34 madde) madde toplam puan korelasyonları anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Araştırma bulgularına göre; Halk Sağlığı Hemşireliği Dersi Tutum Ölçeği, öğrenci hemşirelerin dersin teorik ve uygulamasına ilişkin olumlu ve olumsuz tutumlarını ölçen yüksek düzeyde geçerlik ve güvenirlik göstergelerine sahip bir ölçme aracıdır. Geliştirilen Halk Sağlığı Hemşireliği Dersi Tutum Ölçeği (HSHDTÖ) 34 maddeden oluşmaktadır. Ölçek teorik ve uygulamaya yönelik tutum olmak üzere iki alt boyutu içerir. Ölçeğin değerlendirilmesi alt boyutlar üzerinden gerçekleştirilir. Alt boyutlara yönelik puan ortalaması; maddelerin toplamının madde sayısına (17) bölünmesiyle elde edilir. Her bir alt boyut 0-4 arası puanlanmakla birlikte, puanların 0'a doğru azalması olumsuz tutumun, 4'e doğru artması olumlu tutumun düzeyine işaret etmektedir. Geliştirilen ölçeğin öğrenci hemşirelerin HSH dersine yönelik tutumlarını belirlemede kullanılması önerilir. Anahtar Kelimeler: Ders, Geçerlik, Güvenilirlik, Halk Sağlığı Hemşireliği, Ölçek, Tutum

DersGüvenilirlik ve geçerlilikHalk sağlığı+7
Esin Sapçı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Savaş nedeni ile Suriye'den Türkiye'ye göç eden üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarındaki değişimler

Araştırma savaş nedeniyle Suriye'den Türkiye'ye göç eden üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarındaki değişmeleri belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Evreni; 2014-2015 Eğitim- Öğretim Güz döneminde Gaziantep Üniversitesi'nde eğitime gören 524 Suriyeli öğrenci oluşturmuştur. Örneklem sayısı power analizi kullanarak 217 kişi olarak saptanmış, örnekleme çalışmaya katılmayı kabul eden tabakalı örnekleme ile 228 öğrenci alınmıştır. Veriler; sosyo-demografik özellikleri içeren anket formu, Yaşam Doyumu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları ölçekleri (SYBDÖ) kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS 18 programında değerlendirilmiştir. Yaşı 18 ile 23 ve üstü olanların ve madde kullanmayanların; beslenme, aylık geliri 800 TL ve üstü olanların manevi gelişim, fiziksel aktivite, beslenme, kişiler arası ilişkiler, SYBDÖ toplam, BKİ'si normal olanların; fiziksel aktivite, kişiler arası ilişkiler, stres yönetimi, SYBDÖ toplam, annesi okur yazar olmayanların sağlık sorumluluğu, yaşam doyumu, babası okur yazar olmayanların sağlık sorumluluğu puan ortalamaları anlamlı şekilde yüksektir. Savaş nedeniyle eğitimde yıl kaybetmeyenlerin fiziksel aktivite, beslenme, SYBDÖ toplam, eğitimlerinden çok doyum sağlayanların stres yönetimi hariç bütün ölçeklerden, çevre ve sosyal olanaklardan çok memnun olanların beslenme, arkadaş ilişkilerinden çok memnun olanların manevi gelişim, beslenme, kişiler arası ilişkiler, yaşam doyumu, üniversite dışındaki kişilerle ilişkilerinden çok memnun olanların manevi gelişim, sağlık sorumluluğu, kişiler arası ilişkiler, SYBDÖ toplam, yaşam doyumu, okul ve üniversite yöneticileriyle ilişkilerinden çok memnun olanların manevi gelişim, iş bulma ve çalışma koşullarından az memnun olanların manevi gelişim, SYBDÖ toplam, çok memnun olanların ise kişiler arası ilişkiler, yaşam doyumu, üniversite yaşantısından çok memnun olanların kişiler-arası ilişkiler, SYBDÖ toplam, az memnun olanların stres yönetimi puanları istatistiksel olarak daha yüksektir. Göç sonrası SYBDÖ toplam ve alt boyutlar ile yaşam doyumu ölçeği puanlarında göç öncesine göre anlamlı bir düşüklük saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Göç, Hemşirelik, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları,Savaş, Yaşam Doyumu.

GöçlerHemşirelikSavaş+7
Ecem Çiçek
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

According to self-care deficiency nursing teory the effect of care given on blood values by their diabetic individuals and power of self care

The study has done as randomized controlled experimental design to determine the effect of care that given according to selfcare theory on the blood values and self care power of the patients with diabetic. By including all of the universe, between February and March 2016, 30 from the control group, 35 from experimental group totally 65 patients with diabetes who applied to Gaziantep University Şahinbey Research and Practice Hospital Endocrine Clinic.Experimantal values has been collected by the servey form which is about the characteristics of introducing patients, metabolic control results form(HbA1c, Lipid Levels) and self care scale.When the test group was given maintenance by SDNT, the control group was left with routine application.Patients in the experimental group were treated 4 times (once a week) for 30-40 minutes at home and diabetes education booklet was given.In every patient care, Blood pressure, fasting blood sugar (FBS) -partial blood sugar (PBS) was measured and planned nursing interventions were applied according to SDNT. In pre-test comparisons of experimental and control groups; There was no statistically significant correlation (p> 0.05) between FBS, PBS, HbA1c and Self care power, but Blood pressure, HDL, LDL values of the experimental group increased significantly(p <0.05).In the pre-mid-final test comparisons of the study group, blood values (FBS, PBS, HbA1c, HDL, Triglyceride, Blood pressure) and self-care power increased positively (p <0.05).In the pre-final test comparisons of the control group, significant increases (p <0.05) in blood values (PBS, HDL, LDL, Blood pressure) and negative changes in self-care power were determined. In the final test comparisons of experimental and control groups; In the experimental group; There was statistically significance between PBS, FBS, blood pressure, HDL, LDL cholesterol, Self-maintenance power and there was no statistically significant difference between Triglyceride and HbA1c levels (p> 0.05). In the experimental group, 7 nursing diagnoses were determined during the application and a significantly decrease was observed (p <0.05). As a result of the research, it was determined that; the care given to diabetic individuals according to SDNT had reduced blood values, increased self-care power, and was effective in resolving identified problems. Key words: Diabetes, Nursing, Nursing Care, Blood Values, Power of Self care

Diabetes mellitusPatient careAfter care+4
Özden Kaplan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Evidence-based practice competencies of nursing students

It is to assess the knowledge-skills-behaviors of nursing students about evidence based practices. The universe of the research was Gaziantep University, Faculty of Health Sciences, 747 students who learning in the nursing department and 435 students who agreed to participate in the study. Descriptive features and evidence based practice scale were used in data collections. The score distributions are knowledge and skill subscale; 6-30, behavior subscale; 13-65, and the total is between 25 and 125. High scores indicate that the evidence-based practice competencies of the students are high. The data were evaluated using SPSS 22.0.The point mean score of knowledge subscale was 18.6±2.9, skill subscale was 19.1±2.9, behavior subscale was 46.9±6.7, total was 84.7±9.1. When descriptive features and evidence-based practice scale total score are compared, it was found higher that the knowledge subscale averages of the students of 21-22 years of age (19.2±2.6), those students at 4th grade (19.3±2.5), whose mother graduated from an university (19.5±2.4), family income is greater than expenses (19.7±3.3) and who graduated from vocational high school (20.2±2.4); skill subscale averages of those students in 2th grade (19.6±3.1); behavioral subscale averages of women (47.5±6.6), the bachelors (47.0±6.6), those students in 2th grade (48.5±5.9), those find the job appropriate for their interest (47.9±6.9); total scale averages of women (85.4±9.3), the bachelors(84.9±9.0), those students in 2th grade(86.9±8.5), those find the nursing profession suitable for their interests (86.2±9.8)(p<0.05). There is positive correlation between skill-behavior and knowledge-behavior subscale (p<0.001). As a result, in our study knowledge, skill and behaviour subscale, and total point average of evidence-based application scale were found high among nursing students. Key words: Evidence, evidence-based practice, nursing

Patient careNursesNursing+4
Yasemin Ateşeyan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00

Other supervisors