Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Şentepe Lokmanoğlu

14 theses · Sakarya University

Master'sOpen AccessTR

Yetişkin bireylerde mükemmeliyetçiliğin Tanrı tasavvurları ve benlik saygısı ile ilişkisi üzerine bir araştırma

Araştırmanın amacı yetişkin bireylerin mükemmeliyetçilik, benlik saygısı ve Tanrı tasavvurları arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmada nicel yöntem benimsenerek ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 18-65 yaş arasındaki 402 yetişkin bireyden oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini oluşturan anket formu, Google Forms aracılığıyla çevrimiçi olarak Ekim- Kasım aylarında katılımcılara iletilmiştir. Formda, "Kişisel Bilgi Formu", "APS Mükemmeliyetçilik Ölçeği", "Tanrı Algısı Ölçeği", "Özsaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca katılımcılara yöneltilen ebeveyn tutumları, kaçıncı çocuk oldukları, dini inançları ve öznel dindarlık anlayışları gibi sorular da forma eklenmiştir. Verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenlerine yönelik tanımsal istatistiki yöntemler kullanılarak betimsel analiz yapılmıştır. Katılımcılardan elde edilen verilerin analizi ve karşılaştırılmasında t testi, ANOVA, Tukey Post Hoc ve Pearson Korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre demografik değişkenler ile mükemmeliyetçilik alt boyutları arasında bazı anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Buna göre katılımcıların yaşları ile uyumsuz mükemmeliyetçilik, benlik saygısı ve Tanrı tasavvurları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca cinsiyet ve eğitim durumu ile mükemmeliyetçilik alt boyutları arasında herhangi bir ilişkiye rastlanılmamıştır. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulguya göre ise bekar bireylerin uyumsuz mükemmeliyetçilik tutumlarının evli bireylere göre daha yüksek olduğudur. Araştırma sonucunda yetişkin bireylerin uyumlu mükemmeliyetçilik düzeyleri ile benlik saygısı, olumlu ve olumsuz Tanrı tasavvuru puanları arasında istatiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmemiştir. Bununla birlikte katılımcıların uyumsuz mükemmeliyetçilik düzeyleri ile olumsuz Tanrı tasavvuru arasında pozitif, olumlu Tanrı tasavvuru ile negatif yönlü ilişkiler bulgulanmıştır. Katılımcıların benlik saygısı ve Tanrı tasavvurları arasındaki ilişki incelendiğinde olumlu Tanrı tasavvuruna sahip bireylerin benlik saygısı puanlarının yüksek; olumsuz Tanrı tasavvuruna sahip bireylerinin ise benlik saygısı puanlarının düşük olduğu bulgulanmıştır.

Mükemmeliyetçilik
Beyza Nur Kahraman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Din psikolojisi bağlamında alkol ve madde bağımlısı kişilerin aile üyelerinin yaşadıkları zorluklar ve başa çıkma süreçleri

Bu çalışma, alkol ve uyuşturucu madde bağımlısı kişilerin aile üyelerinin yaşadığı zorlukları, başa çıkma ve dini başa çıkma süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel yöntem ve yorumlayıcı fenomenolojik analiz ile yürütülmüştür. Katılımcılar amaçlı ve maksimum çeşitlilik örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Bağımlı kişilerin anne, baba, çocuk, kardeş ve eşlerinden oluşan 33 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler MAXQDA 24 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada aile üyelerinin bağımlılık sürecine ilişkin deneyimleri, çeşitli temalar çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu kapsamda, aile kavramına atfedilen anlamlar, bağımlılığın nedenlerine ilişkin aile içi değerlendirmeler, bağımlılığın öğrenilme biçimleri ve bu sürece dair farkındalık eksikleri ele alınmıştır. Ayrıca, inkâr ve kabul sürecinde yaşanan psikolojik değişimler, geleceğe yönelik kaygılar, ailelerin maruz kaldığı toplumsal önyargılar ve sosyal destek deneyimleri de incelenmiştir. Bunun yanı sıra, bağımlılığın aile üzerindeki çok yönlü etkileri, ailelerin bağımlılıkla başa çıkma ve dini başa çıkma yolları, tedavi dışında geliştirdikleri müdahaleler, Allah tasavvurları ile dualara yüklenen anlam ve içerikler analiz edilerek değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, bağımlılığın tüm aile sistemini bir kriz süreci içine çektiğini göstermektedir. Ailelerin bağımlılık sürecine karşı geliştirdiği başa çıkma yöntemleri, büyük ölçüde dini temelli yaklaşımlarla şekillenmiştir. Katılımcıların birçoğu, dua, tevekkül, sabır, ilahi yardım beklentisi, günah/kader ilişkisi, sınanma ve teslimiyet gibi dini temaları sıklıkla kullanmış; bu manevi kaynakların kendileri için bir tür dayanma aracı olduğunu ifade etmişlerdir. Bununla birlikte, bazı aile üyelerinin Tanrı tasavvurunda çatışma, dini ritüellerden uzaklaşma, kader anlayışında bozulma ve adalet algısında çelişki yaşadığı görülmüştür. Sonuç olarak bu çalışma, bağımlılık sürecinde aile üyelerinin yaşadığı psikolojik, sosyal ve dini/manevi deneyimleri ortaya koymaktadır. Çalışma din psikolojisine aile odaklı yeni bir yaklaşım sunmakta ve müdahalelerin yalnızca bağımlı bireyleri değil, aile sistemini de kapsayacak şekilde yapılandırılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Tuğba Bakırtaş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Minimalizm, maneviyat ve İslam'da sadelik üzerine nitel bir araştırma

18. yüzyılın sonlarından itibaren sanayi devriminin başlangıcı ve teknolojik ilerlemenin hızlanması, küreselleşen dünyada hem olumlu hem de olumsuz etkileri beraberinde getirmiştir. İnsanlar, bu olumsuz etkilerden kurtulmak amacıyla alternatif düşüncelere ve yaşam biçimlerine yönelmiştir. Bu yaşam biçimlerinden biri olan minimalizm, tüketim karşıtı bir yaşam biçimi olarak popülerliğini sürdürmektedir. Temelinde sadeliği önemseyen minimalist yaşam, insanların anlam arayışlarını ve daha mutlu bir yaşam isteklerini karşılamaktadır. Bu araştırmanın amacı, minimalizmin maneviyat ve İslâm'ın sadelik anlayışı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırmada, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılarak nitel bir yöntem benimsenmiştir. Kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenen 21 katılımcıdan veri toplanmıştır. Toplanan veriler, betimsel ve içerik analizi tekniklerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, elde edilen veriler "minimalizm", "maneviyat" ve "İslâm'da sadelik" olmak üzere üç tema altında incelenmiştir. Katılımcıların ana temalara dair kavram tanımları belirlenmiş, minimalist yaşam biçimlerinin etkileri ve yaşanan değişimler üzerinde durulmuştur. Maneviyat temasında, katılımcıların maneviyat tanımları ve maneviyat düzeyleri incelenmiş, ayrıca minimalizm ile maneviyat ilişkisine dair görüşler ele alınmıştır. İslâm'da sadelik teması kapsamında ise, katılımcıların dini yaşantılarına dair bulgular değerlendirilmiş ve İslâm'ın sadelik anlayışı ile minimalizmin ilişkisine dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak, minimalist yaşam biçiminin getirdiği değişimler ile maneviyat arasında olumlu bir ilişki olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, minimalist yaşam ilkeleri ile İslâm'ın sadelik anlayışı arasında benzerlikler tespit edilmiştir.

Dini hayatManeviyatMinimalizm+3
Betül Özcan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlik döneminde sosyal medya bağımlılığı ve dindarlığın beden algısı üzerine etkisi

Araştırmanın amacı beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin sosyal medya kullanımı, beden algıları ve dindarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama yöntemine uygun olarak anket tekniği ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 18-25 yaş aralığında 298'i kadın, 101'i erkek, toplamda 399 birey oluşturmaktadır. Katılımcılardan veri elde etmek için Google Forms üzerinden oluşturulan anket formu 2023 Mart ayında uygulanmıştır. Kişisel Bilgi Formu, Vücut Algısı Ölçeği, Bergen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği ve Dindarlık Ölçeğiyle birlikte; öznel dindarlık algıları ve sosyal medya kullanım bilgileriyle ilgili sorular anket formuna eklenmiştir. Verilerin analizi SPSS 20.00 paket programı ile yapılmıştır. Elde edilen veriler, ölçek puanlarının normal dağılım gösterdiği durumlarda t-test, ANOVA, Pearson korelasyon analizi; normal dağılım göstermediği durumlarda ise Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman korelasyon analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; sosyal medya bağımlılığı ve dindarlık ile demografik değişkenler arasında (sosyal çevre hariç) bazı anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Sosyal medya bağımlılığı, dindarlık ve dindarlığın inanç etki alt boyutu ile cinsiyet ve yaş arasında; beden algısı ile gelir durumu arasında; dindarlık ve alt boyutları ile eğitim durumu ile dini/manevi eğilim arasında; dindarlık ile öznel dindarlık algısı arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre sosyal medya bağımlılığı ile beden algısı arasında negatif; dindarlık ile beden algısı arasında ise pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır. Dindarlık ve sosyal medya bağımlılığı arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Beden algısıBeden imajıBeden imgesi
Müberra Öztürk
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tanrı tasavvurunun evli çiftlerde bağlanma stilleri ve evlilik doyumu ile ilişkisi

Tanrı inancının, psikolojik boyuttaki etkileri genel olarak Tanrı tasavvuru çerçevesinde incelenmektedir. Araştırmada Tanrı tasavvuru ve Tanrı'ya bağlanma ile evli çiftlerin bağlanma stilleri ve evlilik doyumları arasındaki ilişkinin incelemesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemini 18 yaş ve üzeri 237 evli birey (162 kadın, 75 erkek) oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde Google Forms aracılığıyla hazırlanan anket formu kullanılmıştır. Anket formunda demografik özellikleri tespit etmek için "Kişisel Bilgi Formu", Tanrı tasavvurunu ölçmek için "Tanrı Algısı Ölçeği", yetişkin bağlanma stillerini tespit etmek için "Üç Boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği", evlilikten alınan doyumu belirlemek için "Evlilik Yaşamı Ölçeği" ve Tanrı'ya bağlanma tarzını belirlemek için "Tanrı'ya Bağlanma Ölçeği" yer almaktadır. Verilerin analizi SPSS for Windows 25.0 paket programı ile yapılmıştır. Kişisel bilgilerin betimsel istatistik parametreleri için frekans ve yüzde kullanılmış, ölçeklerin güvenirliği için 'Güvenilirlik Analizi' yapılmıştır. Elde edilen veriler karşılaştırılmış, iki bağımsız grup arasındaki fark t testi ve Mann Whitney U testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki fark varyans analizi ve Kruskal Wallis analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçekler ve alt boyutlar arasındaki ilişkiyi test etmek için Spearman katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre örneklem grubunun olumlu Tanrı tasavvuru ve evlilik doyumu puanlarının yüksek olduğu; demografik değişkenlerden cinsiyet, gelir, eğitim seviyesi, yaşamın geçirildiği yer ve ebeveyn tutumlarının Tanrı tasavvuruna etkisinin olmadığı; gelir, eğitim, yaşamın geçirildiği yer ve ebeveyn tutumlarına göre evlilik doyumu puanlarının değişmediği tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bir diğer sonuç cinsiyete göre evlilik doyumu puanlarının farklılaştığı yönünde olup, erkeklerin evlilik doyumu puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Güvenli bağlanma, Tanrı'ya güvenli bağlanma ve olumlu Tanrı tasavvuru arttıkça evlilik doyumunun da arttığı; güvensiz bağlanma, Tanrı'ya güvensiz bağlanma ve olumsuz Tanrı tasavvuru arttıkça evlilik doyumunun azaldığı; olumlu Tanrı tasavvuruna sahip bireylerin diğerlerine ve Tanrı'ya güvenli bağlandıkları, olumsuz Tanrı tasavvuruna sahip bireylerin diğerlerine ve Tanrı'ya güvensiz bağlandıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Kevser Fatime Karakulunç
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlerde enneagram kişilik özelliklerinin dindarlık ve hayat memnuniyeti ile ilişkisi

Araştırmanın amacı bireylerin Enneagram kişilik özellikleriyle dindarlık ve hayat memnuniyeti düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. İlişkisel tarama yöntemine uygun olarak tasarlanan araştırmada anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma örneklemini 18-75 yaş aralığında 324 yetişkin (229 kadın, 95 erkek) katılımcı oluşturmaktadır. Kişisel Bilgi Formu, Enneagram Kişilik Ölçeği, Dindarlık Ölçeği ve Hayat Memnuniyeti Ölçeği'ni içeren araştırma anketi; katılımcılara Google Forms aracılığıyla çevrimiçi olarak ulaştırılmıştır. Veri analizi IBM SPSS 25.0 programı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler çözümlenirken Pearson Korelasyon Katsayısı, bağımsız gruplar t-testi, Anova ve Post Hoc testlerden LSD ile analizler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre yaş ile dindarlık arasında pozitif ilişki vardır, yaş arttıkça dindarlık seviyesi de artış göstermiştir. Yaş ile tip 4, 5, 6, 7 ve 9 arasında negatif ilişki vardır, yaş arttıkça bu tiplere ait özellikler azalmaktadır. Erkek katılımcılar, kadınlara göre daha fazla tip 3 ve 8'in özelliklerine sahip bulunmuştur. Ekonomik durum ile hayat memnuniyeti arasında pozitif ilişki vardır, katılımcıların varlıkları arttıkça hayat memnuniyeti düzeyleri de artış göstermiştir. Ekonomik durum ile dindarlığın bilgi-ibadet boyutu arasında pozitif ilişki vardır. Eğitim düzeyi ile tip 1, 2, 4, 6 ve 7 Enneagram tipleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca Enneagram kişilik tipleri, dindarlık ve hayat memnuniyeti düzeyleri arasında da bazı anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Buna göre bireylerin dindarlık seviyesi arttıkça, tip 1'e ait özellikleri artış göstermektedir. Tip 1 ile dindarlık arasında pozitif ilişki vardır. Katılımcıların dindarlık seviyesi artış gösterdikçe, hayat memnuniyeti düzeyleri de artış göstermektedir. Hayat memnuniyeti düzeyi ile tip 5 hariç tüm tiplerin de pozitif yönde anlamlı ilişkisi olduğu bulgulanmıştır. Elde edilen bulgular Enneagram kişilik tipleri, dindarlık, hayat memnuniyeti ve demografik değişkenler arasında bazı anlamlı ilişkilerin var olduğu sonucunu göstermiştir.

Bilişsel din bilimiDin psikolojisiDin-felsefe ilişkisi+5
Ayten Kesme
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlerde çevre bilinci ve maneviyat ilişkisi üzerine nicel bir araştırma

Bu araştırma çevre bilinci ile maneviyat arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Çevre bilincinin bilişsel, duyuşsal ve davranışsal boyutları bulunmaktadır. Bilişsel boyut, çevreye ilişkin problemler, çözüm yolları ve doğa hakkındaki bilgileri kapsar. Duyuşsal boyut, çevreye yönelik tutumları ve duygusal tepkileri içerirken, davranışsal boyut çevre dostu eylemleri ifade eder. Araştırmada 18 yaş üstü 231 kadın, 137 erkek olmak üzere toplamda 368 kişi üzerinde anket tekniği uygulanmıştır. Katılımcılara 2023 Aralık ayında Google Forms üzerinden ulaşılmıştır. Kişisel Bilgi Formu, Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği (ÇYTÖ) ve Maneviyat Ölçeğinden elde edilen veriler SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Kişisel Bilgi Formunda demografik özelliklerin yanında çevre bilinci, öznel dindarlık algısı ve ibadetlerle ilgili sorular da yer almış, bunların analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Sonuç olarak Çevreye Yönelik Tutum Ölçeğinin bilgi, duygu ve davranış alt boyutları ile Maneviyat Ölçeğinin, aşkınlık, manevi yaşantı, anlam arayışı, manevi başa çıkma ve bağlantı boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu bulgulanmıştır. Bireylerin manevi yönelimleri arttıkça çevre bilincinin de arttığı tespit edilmiştir.

Elif Sarı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hastalar, hasta yakınları ve hastane çalışanlarında dini başa çıkma ile umut ve iyimserlik ilişkisi

Araştırmanın amacı, hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarının dini başa çıkma ile umut ve iyimserlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi bazı demografik özellikler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, sosyo-ekonomik düzey) ile birlikte incelemek, dini başa çıkma tutumlarının, umut ve iyimserlik üzerinde ne yönde ve ne düzeyde bir etkisinin olduğunu belirlemektir. Araştırma, Van ili ve çevresinde yaşayan 18 yaşve üstü 94 kadın, 114 erkek olmak üzere 208 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel bir yaklaşım benimsenmiş, ilişkisel tarama yöntemi ve betimsel metot kullanılmıştır. Kişisel Bilgi Formu, Sürekli Umut Ölçeği, İyimserlik-Kötümserlik Ölçeği, Dini Başa Çıkma Tarzları Ölçeği tercih edilmiştir. Kişisel Bilgi Formunda demografik özelliklerin yanı sıra öznel dindarlık algısı ve ibadetler ile ilgili sorulara da yer verilmiştir. Ulaşılan veriler ise IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Demografik değişkenler ile umut, iyimserlik ve dini başa çıkma arasında anlamlı bulgulara rastlanmıştır. Erkek katılımcıların eyleyici düşünce puan ortalamaları kadın katılımcılara göre yüksek belirlenmiştir. Evli bireylerin olumlu dini başa çıkma düzeylerinin bekarlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Eğitim düzeyi lisansüstü olan katılımcıların iyimserlik düzeylerinin lise mezunu olan katılımcılardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. İlkokul, ortaokul ve lise mezunu bireylerin kötümserlik seviyeleri ise lisansüstü eğitim seviyesine sahip olanlardan daha yüksek bulgulanmıştır. Gelir düzeyi yüksek olanların eyleyici düşünce ortalama puanlarının, gelir düzeyi düşük ve orta olan katılımcılara göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Katılımcıların yaşları ile olumlu dini başa çıkma arasında olumlu bir ilişkiye rastlanmış; katılımcıların yaş puanları arttıkça olumlu dini başa çıkma düzeyleri de artış göstermiştir. Olumlu dini başa çıkma düzeyleri ile öznel dindarlık algıları, namaz kılma, dua etme sıklıkları arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Olumsuz dini başa çıkma ile iyimserlik ve alt boyutları arasında negatif yönde bir ilişki gözlenirken olumsuz dini başa çıkma ile kötümserlik arasında ise pozitif bir ilişki olduğu bulgulanmıştır. Katılımcıların olumlu dini başa çıkma düzeyi yükseldikçe sürekli umut ve alt boyutları ile iyimserlik düzeyleri artarken kötümserlik düzeyleri azalmaktadır. Bireylerin olumsuz dini başa çıkma seviyeleri yükseldikçe kötümserlik düzeyleri de artış göstermektedir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre olumsuz dini başa çıkmanın kötümserliği pozitif yönde yordadığı tespit edilmiştir. Olumlu dini başa çıkma ise iyimserlik ve sürekli umudu pozitif yönde, kötümserliği ise negatif yönde yordamaktadır.

Rabia Nur Yaşar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlerde kaygı ve belirsizliğe tahammülsüzlük ile spiritüel iyi oluş arasındaki ilişki

Araştırmanın amacı beliren yetişkinlik döneminde olan üniversite öğrencilerinin spiritüel iyi oluş, kaygı ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi benimsenerek ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 18-25 yaş aralığında bulunan 367'si kadın ve 179'u erkek, toplam 546 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde, Google Forms aracılığıyla oluşturulan anket formu Şubat 2024 tarihinde üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Ankette Kişisel Bilgi Formu, Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ), Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği (BTÖ-12) ve Üç Boyutlu Spiritüel İyi Oluş Ölçeği (SİOÖ) kullanılmış, anket formuna öznel dindarlık algısı ve ibadet etme sıklıklarıyla ilgili sorular da eklenmiştir. Verilerin analizi SPSS 25.0 programıyla yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre demografik değişkenler ile sürekli kaygı, belirsizliğe tahammülsüzlük ve spiritüel iyi oluş arasındaki ilişkiye bakıldığında bazı anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Buna göre kadın katılımcıların erkek katılımcılara oranla spiritüel iyi oluş, sürekli kaygı ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri daha yüksek çıkmıştır. Gelir durumu düşük katılımcıların, gelir durumu yüksek katılımcılara oranla sürekli kaygı ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Katılımcıların spiritüel iyi oluş düzeyleri ile öznel dindarlık algısı ve ibadet etme sıklıkları arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda sosyal çevre, eğitim durumu, sınıf ve yaş değişkenleri ile sürekli kaygı, belirsizliğe tahammülsüzlük ve spiritüel iyi oluş düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulguya göre üniversite öğrencilerinin sürekli kaygı, belirsizliğe tahammülsüzlük ve spiritüel iyi oluş düzeyleri arasında negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin spiritüel iyi oluş seviyesi arttıkça belirsizliğe tahammülsüzlük, ileriye yönelik kaygı, engelleyici kaygı ve sürekli kaygı düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Ayrıca yapılan regresyon analizinde üniversite öğrencilerinin spiritüel iyi oluşlarının sürekli kaygılarını ve belirsizliğe tahammülsüzlüklerini negatif yönde, spiritüel iyi oluş alt boyutu olan anomi düzeylerinin ise belirsizliğe tahammülsüzlüğü ve alt boyutlarını (ileriye yönelik kaygı ve engelleyici kaygı) pozitif yönde yordadığı saptanmıştır.

Betül Akkaya
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tanrı tasavvuru, psikolojik iyi oluş ve benlik saygısı arasındaki ilişki üzerine nicel bir araştırma

Çalışmanın amacı psikolojik iyi oluş, Tanrı tasavvuru ve benlik saygısı arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılarak ilişkisel tarama modelinden faydalanılmıştır. Örneklemi 18 yaş üstü 341 yetişkin birey meydana getirmektedir. Veri toplama esnasında, Google Forms aracılığıyla oluşturulan anket formu, Ekim 2022 tarihinde katılımcılara uygulanmıştır. "Kişisel Bilgi Formu", "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği", "Tanrı Algısı Ölçeği", "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" kullanılmış, bunlara öznel dindarlık algısı, anne-baba tutumu ve anne-baba dini inanç ve tutumu soruları eklenmiştir. Verilerin analizi SPSS paket programı yoluyla yapılmıştır. Ulaşılan veriler t-test, ANOVA, Pearson Korelasyon Analiz teknikleri ile ayrıştırılmıştır. Ele edilen verilere göre psikolojik iyi oluş, Tanrı tasavvuru ve benlik saygısı ile demografik değişkenler arasında (gelir durumu, meslek hariç) anlamlı değişiklikler elde edilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre eğitim durumu, anne tutumu ile psikolojik iyi oluş arasında anlamlı farklılıklar bulgulanmıştır. Yaş, cinsiyet, medeni durum, anne tutumu, anne dini inanç tutumu ile Tanrı tasavvuru arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Yaş, anne tutumu ile benlik saygısı arasında ise anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Araştırmanın sonucu bağlamında psikolojik iyi oluş, Tanrı tasavvuru ve benlik saygısı arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler; Tanrı tasavvuru ve benlik saygısı arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde ilişkiler bulgulanmıştır.

Benlik saygısıPsikolojik iyi oluş
Yasemin Çavdar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde manevi destek algısı ve ihtiyacı üzerine bir çalışma (Bolu örneği)

Bu araştırmanın amacı, Bolu'da hastane ortamında hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanlarının manevi destek algısı ve ihtiyacı ile maneviyat düzeylerini çeşitli değişkenler açısından tespit etmektir. Araştırmanın örneklemi Bolu'da İzzet Baysal Devlet Hastanesinde görev yapan130 sağlık çalışanı ve tedavi sürecini geçiren 170 hasta ve hasta yakını olmak üzere toplamda 300 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada katılımcıların demografik özelliklerini (yaş, cinsiyet, medeni durum, gelir algısı, eğitim durumu, sosyal çevre, hastanedeki konumu) belirlemek için kişisel bilgi formu, maneviyat düzeylerini ölçmek için Maneviyat Ölçeği ve manevi destek algısı ve ihtiyacını tespit etmek için Manevi Destek Algısı (MDA) Ölçeğini içeren anket formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS Windows 25.0 programı kullanılmıştır. Bulguların analizinde nonparametrik testler, Mann Whitney U, Kruskal Wallis analizi, Bonferroni yöntemi ve Spearman kolerasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, katılımcıların demografik değişkenlerinden yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, sosyal çevre ve hastanedeki konumu ile MDA ve maneviyat düzeyleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu farklılıklar sağlık çalışanı ve hasta, hasta yakını olmak üzere iki başlık altında ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Katılımcıların manevi destek algısı ve maneviyat düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında araştırmadan elde edilen verilere göre MDA ve maneviyat düzeyleri arasında olumlu yönde pozitif ilişki tespit edilmiştir. Bolu'da sağlık alanında manevi destek hizmeti hakkında daha önce haberdar olanların oranı sağlık çalışanlarında ortalamanın biraz üzerinde iken hasta ve hasta yakınlarında bu oran ortalamanın altında çıkmıştır. Araştırma sonucuna göre bütüncül sağlık hizmetlerinin bir gereği olarak sağlık çalışanı, hasta ve hasta yakınlarının hastane ortamında manevi destek ihtiyacı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu ihtiyaç neticesinde hastane ortamında kendisine müracaat edilebilecek bir manevi danışmanın görevlendirilmesinin önemli olduğu görülmektedir.

BoluDin psikolojisiHasta yakınları+6
Özgür Şentürk
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik iyi oluş özelliklerinin yordayıcısı olarak affetme ve dini başa çıkma ilişkisi

Bu araştırmanın amacı psikolojik iyi oluş ile affetme ve dini başa çıkma arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, tarama yöntemine uygun anket tekniği kullanılarak yapılan bir saha çalışması niteliğindedir. Araştırmanın örneklemini, yaşları 18 ile 66 arasında değişen 384 kişi (235 kadın ve 149 erkek) oluşturmaktadır. Veri toplanma sürecinde, Google Forms aracılığıyla oluşturulan anket formu Ekim 2020 tarihinde katılımcılara elektronik ortamda iletilmiştir. Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Affedicilik Ölçeği ve Dini Başa çıkma Ölçeğinden oluşan ankete ayrıca öznel dindarlık algısı ve son altı ay içerisinde karşılaşılan problemler soruları eklenmiştir. Verilerin analizi SPSS paket programı kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen veriler t-test, ANOVA, Pearson Korelasyon Analiz teknikleri ile çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre psikolojik iyi oluş, dini başa çıkma ve affetme ile demografik değişkenler (cinsiyet ve sosyal çevre hariç) arasında bazı anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Buna göre yaş ve medeni durum ile psikolojik iyi oluş genel ve özerklik boyutu dışındaki diğer boyutlar, affetme ve dini başa çıkma arasında anlamlı farklılıklar bulgulanmıştır. Gelir durumu ile psikolojik iyi oluş, affetme ve dini başa çıkma arasında; eğitim durumu ile psikolojik iyi oluş ve olumlu dini başa çıkma arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın sonucuna göre psikolojik iyi oluş ile affetme ve olumlu dini başa çıkma arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler; psikolojik iyi oluş ile olumsuz dini başa çıkma arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Ayrıca affetme ile olumlu dini başa çıkma arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler; affetme ile olumsuz dini başa çıkma arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır.

BağışlamaDin psikolojisiDini başa çıkma+2
Hilal İşcan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlerde dindarlık, şükür ve mutluluk ilişkisi üzerine nicel bir araştırma

Çalışmanın amacı, dindarlık, şükür ve mutluluk arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi benimsenerek ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklemi, 18-64 yaş aralığında 492 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde, Google Forms aracılığıyla oluşturulan anket formu, Aralık 2020 tarihinde katılımcılara uygulanmıştır. "Kişisel Bilgi Formu", "Ok-Dini Tutum Ölçeği", "Şükür Ölçeği", "Mutluluk Yönelimleri Ölçeği Kısa Formu" kullanılmış, bunlara öznel dindarlık algısı, namaz kılma sıklığı soruları eklenmiştir. Verilerin analizi SPSS paket programı kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen veriler, ölçek puanlarının normal dağılım gösterdiği durumlarda t-testi, ANOVA, pearson korelasyon analizi; normal dağılımın olmadığı durumlarda Mann Whitney U, Kruskal Wallis H testi, spearman korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Dindarlık, şükür ve mutluluk ile demografik değişkenler (sosyal çevre hariç) arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Medeni durum ile dini tutum genel, davranış ve duygu alt boyutları, mutluluk yönelimleri genel ve meşguliyet alt boyutu arasında anlamlı farklılıklar bulgulanmıştır. Eğitim durumu ile dini tutum davranış, duygu, ilişki alt boyutları ve mutluluk yönelimleri ve alt boyutları arasında anlamlı farklılık ortaya çıkarken, şükür ölçeği ile eğitim düzeyi arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Meslek durumu ile mutluluk yönelimleri meşguliyet ve anlam alt boyutları arasında anlamlı farklılık oluşurken şükür ile meslek arasındaki fark anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır. Gelir durumu ile dini tutum biliş ve davranış alt boyutu, mutluluk yönelimleri anlam alt boyutu arasında anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Şükür ve alt boyutları ile gelir durumu arasında da anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, dindarlık-şükür ve dindarlık-mutluluk arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca Şükür ile mutluluk arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulgulanmıştır.

Din psikolojisiDindarlıkMutluluk+3
Tuğba Eserler
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dindarlık ve damgalamanın psikolojik yardım alma tutumuyla ilişkisi

Psikolojik yardım almaya ilişkin tutum, profesyonel yardım alma davranışını yordayan faktörlerden birisi olarak ele alınmaktadır. Uzmanlar tutumla ilişkili olan değişkenleri belirlemeye ve profesyonel yardıma başvurmaya yönelik engelleri kaldırmaya çabalamaktadır. Bireylerin psikolojik rahatsızlıkların nedenlerini dini atıflarla açıklama eğiliminde olduklarını ve bununla ilişkili olarak da tedaviye yönelik profesyonel yardıma yönelmek yerine dinsel olduklarını düşündükleri yolları tercih ettiklerini gösteren araştırma bulguları vardır. Bu araştırmada dindarlık, psikolojik rahatsızlıkları ahlaki/dinsel nedenlerle damgalama ve psikolojik yardım alma tutumu arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmaktadır. Bu amaçla Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği- Kısa Form, Damgalama Ölçeği'nin Ahlaki/Dinsel Nedenler Alt Boyutu ve Dindarlık Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca anket formlarına katılımcıların demografik özellikleri, psikolojik sağlık algısı, psikolojik yardım alma deneyimi, psikolojik problem karşısındaki yardım tercihi, din görevlisinden yardım alma tercihi ve terapistin dindarlığına ilişkin tercihleri hakkında sorular eklenmiştir. Anket formları, Aralık ve Ocak 2020 tarihlerinde Google Forms aracılığıyla uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemi, yaşları 18 ile 73 arasında değişen 352 (244 kadın,108 erkek) katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılardan elde edilen bulgular t-testi, ANOVA, Pearson Korelasyon ve regresyon analizinden yararlanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre psikolojik yardım alma tutumu, dindarlık ve ahlaki/dinsel nedenlerle damgalama ile ele alınan değişkenler arasında anlamlılık derecesine ulaşan farklılaşmalar tespit edilmiştir. Araştırma sonucuna göre psikolojik yardım alma tutumu ile dindarlık arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Fakat psikolojik yardım alma tutumu ile ahlaki/dinsel nedenlerle damgalama arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Dindarlık ile ahlaki/dinsel nedenlerle damgalama ise pozitif yönlü anlamlı bir ilişkiye sahiptir. Ayrıca ahlaki/dinsel nedenlerle damgalama değişkeninin psikolojik yardım alma tutumu üzerinde düşük düzeyde anlamlı bir yordayıcı olduğu belirlenmiştir.

DamgalamaDin psikolojisiDindarlık+2
Sümeyye Altundağ
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors