Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ali Özcan
14 theses · İstanbul Nişantaşı University, Gümüşhane University
Kariyer yönetimi ile yetenek yönetimi arasındaki ilişki: Mağaza ve perakendecilik sektöründe bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, kariyer yönetim uygulamaları ile yetenek yönetimi uygulamaları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu iki kavram arasındaki ilişkiyi ölçmek için mağaza ve perakendecilik sektöründe bir araştırma yapılmıştır. Ayrıca daha önceden yapılan araştırmalarda kullanılan ölçeklerden yararlanılarak anket çalışması yapılmıştır. 312 mağaza çalışanına anket uygulanmış olup, ankettten elde edilen veriler IBM SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Üç bölümden oluşan tez çalışmasının birinci bölümünde kariyer yönetimi, ikinci bölümünde yetenek yönetimi ile ilgili kavramlara yer verilmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise, verilerin analizi yoluyla elde edilen bulgular yorumlanmaktadır. Verilere frekans, güvenilirlik, faktör ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Analizler sonucu elde edilen bulgu ve değerlendirmeler neticesinde kariyer yönetimi uygulamaları ile yetenek yönetimi uygulamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmektedir. Araştırmadan çıkan sonuçlar, gelecekteki ihtiyaçlara yönelik etkili bir yetenek yönetimi sisteminin kariyer yönetimi uygulamaları ile sağlanacağını ve bu noktada kariyer yönetimi uygulamalarının kullanılmasının önemli olduğunu göstermektedir
Kamu işletmelerinde toplam kalite yönetimi ve çalışanlar üzerinde etkileri: İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde bir uygulama
Kamu ya da özel sektör fark etmeksizin, yeni uygulamaların hayata geçirilmesinde üst yönetim her ne kadar istekli olursa olsun çalışanların desteği olmadığı sürece tam anlamıyla başarıya ulaşılması mümkün olmamaktadır. Özellikle kamu kurumlarında Toplam Kalite Yönetiminin uygulamada karşılaştığı en büyük zorluk değişime karşı olan insan direncidir. Bu çalışmada Toplam Kalite Yönetiminin kamu sektöründe uygulanabilirliği konusu ele alınmıştır. Bu amaçla ilk olarak kalite kavramı ele alınmış ve bu kavramın geçmişten günümüze kadar geçirdiği süreçler incelenmiştir. Daha sonra çalışmanın temel kavramı olan Toplam Kalite Yönetimi ele alınıp değişik tanımlamalardan faydalanarak toplam kalite yönetimin ne olduğu ifade edilmiş ve Toplam Kalite Yönetimi her yönüyle ele alınmıştır. İkinci bölümde ise Toplam Kalite Yönetiminin kamu sektörüne uygulanması konusu incelenmiştir. Bu bölümde problemlerin neler olduğu ve üstesinden nasıl gelinebileceği incelenmiştir. Ayrıca İstanbul ilinde kent içi toplu taşıma hizmeti veren İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün yürüttüğü kalite faaliyetleri incelenmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde İETT'de Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarının çalışanlar tarafından ne derece benimsenip desteklendiğinin ortaya konulması amacıyla anket uygulaması yapılarak elde edilen veriler SPSS programında incelenerek yorumlanmaya çalışılmıştır. Sonuç ve öneriler bölümünde Toplam Kalite Yönetiminin kamu kurumlarında uygulamadaki sonuçları örnek kurum incelemesi üzerinden değerlendirilerek Toplam Kalite Anlayışının kamuda başarılı olması için neler gerektiğine dair tavsiyelerde bulunulmuştur.
Sağlık sektöründe örgütsel güven ve örgütsel bağlılık ilişkisi: İstanbul hastanelerinde görev yapan hemşireler üzerine bir araştırma
Bu araştırmada sağlık sektöründe meslek hayatına devam eden hemşirelerin örgütsel güvenleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma 466 katılımcı ile yapılmıştır. Araştırmada öncelikle katılımcıların demografik özellikleri kapsamında frekans analizli yapılmıştır. Daha sonra ise kullanılan ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılmıştır. Sonraki adımda ise örgütsel güven ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi incelemek adına korelasyon analizi yapılmıştır. Bu adımdan sonra demografik özelliklerin değişkenler üzerinde farklılık oluşturup oluşturmadığını incelemek adına normallik testi ve devamında ise farklılık testleri yapılmıştır. Çıkan sonuçlara göre örgütsel güven ile örgütsel bağlılık arasında pozitif yönlü bir ilişki vardır. Ayrıca katılımcıların bazı demografik özellikleri örgütsel güven ve örgütsel bağlılık algılarında farklılaşmaya neden olmuştur.
Sağlık hizmetlerinde toplam kalite yönetimi ile sağlık çalışanlarının demografik özellikleri arasındaki ilişkisi üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, birinci bölümde kalite ve toplam kalite kavramları incelenmiştir. Kalite toplam kalite kavramlarının tanımları yapılmış, özellikleri açıklanmıştır. İkinci bölümde, sağlık sektörü ve kalite arasındaki ilişki araştırılmıştır. Ülkemizde ve dünyada sağlık sektöründe yapılan faaliyetler, sağlık sektöründeki yapılanma, sağlık sektörünün kaliteye bakış açısı, sağlık sektöründe müşteri ve hasta kavramları, müşteri ve hasta beklentileri araştırılmıştır. Üçüncü bölümde ise sağlık sektörü çalışanlarının toplam kalite yönetimine bakış açıları ve demografik özelliklerinin toplam kalite yönetimi üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmıştır. Bu araştırma çalışması, ülkemizde ve dünyada her geçen gün artan kaliteye olan ihtiyacın bir yansımasıdır. Kalite herkes için ve her zaman kullanılacak bir araçtır ve sağlık sektörü insan hayatı ile ilgili olduğu için kalitenin önemi en az üretim yapan işletmelerde olduğu kadar önemlidir. Bu amaçla yapılan bu çalışma, ülkemizde ve dünyada konu ile ilgili yapılan araştırmaları derleyerek, kurumlarında toplam kalite yönetimi sistemi kurmak, ilkelerini hastanelerinde uygulamak isteyen kişilere ve araştırmacılara katkı sağlayacaktır. Araştırma çalışmasında, İstanbul'da faaliyet gösteren üç özel hastanenin tüm departmanlardaki sağlık çalışanlarına anket formları dağıtılarak sonuçlar SPPS programında veri analizi yapılmıştır. Sonuç olarak; hastane yönetimleri kalite çalışmalarına aktif katılarak çalışanlarına liderlik yapmalı ve teşvik ederek cesaretlendirmelidir. Yöneticiler, çalışanları ödüllendirmeli ve gereken uygun alt yapıyı kurmalıdır. Bu şekilde sağlık hizmetini sunanların memnuniyeti, hizmet alıcılarına da yansıyacaktır.
Türkiye'de sağlık hizmetleri yönetiminde kullanılan bilgi teknolojileri ve etkileşimleri: İstanbul'da bulunan bir devlet hastanesi üzerinde bir uygulama
Küresel dünyada bilgi teknolojileri ve bilişim sistemlerinin gelişmeye başlamasıyla beraber, Türkiye'de de ekonomik ve ticari faaliyetlerde bilgi teknolojilerinin kullanımı yaygınlaşmıştır. Bilgi teknolojileri, bilginin toplanmasını, işlenmesini, arşivlenmesini ve bilgiye ulaşılmasını ve iletilmesini sağlayan teknolojilere verilen genel isimdir. Bir hizmet alanı ve işletme olan sağlık hizmetleri organizasyonlarında da bilgi teknolojileri etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sağlık hizmetleri yönetiminde bilgi teknolojilerinin kullanımı, veri girişi ve arşivlemesini etkin ve pratik hale getirerek idari faaliyetlerde avantaj sağlamaktadır. Hastane bilgi sistemleri, hastane yönetiminde rol oynayan farklı mertebelerdeki yönetici kişilere yardımcı olan, bilgiyi toplama ve yayma işlevlerini sağlayan ve farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin toparlanarak veri oluşumunu mümkün kılan sistemlerdir. Yönetimin farklı fonksiyonlarını gerçekleştirmede, Türkiye'de yaygınlaşmaya başlayan profesyonel sağlık hizmetleri yönetimi algısında bilgi teknolojileri yadsınamaz bir öneme sahiptir.
Veri zarflama analizi yöntemiyle Türkiye Cumhuriyeti büyükşehirlerinde sağlık hizmetlerindeki verimlilik ölçümü
Son yıllarda teknolojideki gelişmeler ve teknolojinin sağlık sektörüne entegre olmasıyla beraber, sağlık sektörü yoğun çalışma yapılan alanların başında gelmektedir. Özellikle kalkınma çabasındaki ülkeler için sürekli takip edilmesi ve iyileştirilmesi gereken temel sistemlerden biri sağlık sistemidir. Sağlık hizmetlerinin verimli sunulması da takip edilmesi gereken konuların başında gelmektedir. Bu çalışmada sağlık hizmetlerinin verimliliklerinin ölçümü için bir veri zarflama analizi modeli sunulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'ndeki otuz büyük şehirin sağlık hizmetlerinin verimlilik ölçümünün yapıldığı modelde girdi odaklı odaklı CCR yöntemi ve girdi odaklı BCC yöntemi kullanılmıştır. Modelde 7 girdi ve 1 çıktı kullanılmıştır. Uygulama sonucunda girdi odaklı CCR yöntemiyle 5 büyükşehir tam verimli olarak değerlendirilmişken, çıktı odaklı BCC yöntemiyle 12 büyükşehir tam verimli olarak değerlendirilmiştir.
Stratejik insan kaynakları yönetiminin kurumsal performans üzerine etkisi: Türkiye'de işletmeden tüketiciye (B2C) e-ticaret modeli üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı doğrultusun da SİKY'nin Türkiye'de B2C e-ticaret modeli ile faaliyet gösteren işletmelerin kurumsal performansına etkileri tespit edilmiştir. Çalışma da ki veriler Türkiye'de B2C e-ticaret modeli ile faaliyetini sürdüren işletmelerin çalışanlarına anket uygulanarak elde edilmiştir. Anket çalışmasından elde edilen veriler üzerinde gerekli analizler yapılarak SİKY düzeylerinin işletmelerin kurumsal performansını ne derecede etki ettiği tespit edilmiştir. Çalışma'nın birinci kısmında SİKY'e dair kavramsal analize, ikinci kısmında e-ticaret üzerine kavramsal analize yer verilirken, üçüncü kısmında araştırma'nın amacı ve kapsamı doğrultusunda belirlenen evren ve örnekleme, araştırma'nın hipotezlerine kullanılan istatistiki veri analizlerine, araştırma'nın sınırlılıklarına, korelasyon ve hipotez testlerine yönelik regresyon analizleri sonucunda ortaya çıkan bulgulara yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, stratejik insan kaynakları yönetiminin Türkiye'de B2C e-ticaret modeli ile faaliyet gösteren işletmelerin kurumsal performansına katkısı olduğu, bu doğrultuda işletmelerin rekabet performansını, politika performansını ve yenilik performansını etkilediği tespit edilmiştir.
Devlet koruma ve bakım hizmetlerinden faydalanmış olan bireylerin girişimcilik eğilimlerinin incelenmesi
Günümüzde korunmaya ihtiyacı olan çocuklardan bir kısmı devletin koruma ve bakımı altına alınabilmektedir. Çocuğun biyopsikososyal gelişimi bu kurumlar aracılığıyla sağlanmakta ve korunmaya ihtiyacı olan çocuk çeşitli zaman dilimi ve sürelerde devletin sağladığı bu hizmetlerden faydalanmaktadır. Devletin koruma ve bakım hizmetlerinden reşit olarak ayrılan bireylere ise memuriyet hakkı tanınmakta ve devletin kurumlarından yetişkin olarak ayrılan birçok genç bu durumu değerlendirip memuriyet hayatına atılabilmektedir.Birçok bireyin hayata atılma konusunda çeşitli hayal ya da tasarıları vardır. Ancak çeşitli sebepler (kişilik özelliği, risk alamama, ekonomik kaygılar vb.) kişilerin bu atılımlarının önünde bir engel oluşturabilmektedir. Girişimcilik, günümüzdeki fırsatların değerlendirilerek kâr amacıyla bir iş oluşturulması ya da bir projeyi gerçeğe dönüştürme olarak tanımlanabilir. Bu araştırmada, devlet koruma ve bakım hizmetlerinden faydalanmış olan bireylerin girişimcilik eğilimlerinin çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de devlet koruma ve bakım hizmetlerinden faydalanmış 400 kadın ve erkek katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada araştırmacının hazırladığı Sosyodemografik Bilgi Formu ve Bireysel Girişimcilik Algı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, kamu sektöründe çalışan bireylerin girişimcilik eğilimlerine dair bir motivasyonlarının olduğunu ancak kamu sektöründe çalışmaya devam ettiklerini göstermiştir.
Öğretmenevleri çalışanlarının demografik özellikleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi üzerine bir araştırma
Ülkemizde ve dünyada doğru çalışanı bulmak ve istihdam etmek gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Özellikle kısa süreli çalışan ve sürekli iş değiştiren çalışanlar yüzünden işletmelerin kaynakları boşa harcanmaktadır. Bir çalışanın herhangi bir kuruma adapte olması, kurumun kültürünü, ürünleri, müşterileri, tedarikçileri ve rakipleri tanıması zaman isteyen bir konudur. Kurumlarına bağlılık hissetmeyen çalışanlar sık sık iş değiştirerek hem kendilerine hem de kurumlarına zarar vermektedirler. Bu çalışmada örgütsel bağlılık ve demografik özellikler konuları beraber incelenerek, aralarındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma, ülke genelinde yapılan ve 126 öğretmenevinin çalışanları ile gerçekleştirilen bir çalışmadır. Ankete 655 kişi katılmış olup, 7 kişinin anketi özen göstermeden doldurduğu gözlemlendiği için, bu 7 kişinin verileri hesaba katılmamıştır. Bunlara ilave olarak bugüne kadar ki örgütsel bağlılık çalışmalarının literatür incelemeleri yapıldığında, öğretmenevleri ile ilgili yazılmış bir tez veya makaleye rastlanılmadığı için konu hem bakanlık hem de öğretmenevleri yöneticileri için de oldukça önemlidir
Optisyenlik müessesesi çalışanlarının iş tatmini ve örgütsel bağlılıkları üzerine bir araştırma
Örgütsel bağlılık ve iş tatmini kavramları uzun süredir farklı sektörlerde incelenmektedir. Fakat optik sektöründe ise bu konuda bir araştırma bulunmamaktadır. Bu amaçla yapılan bu çalışmada, optik sektörü çalışanlarının demografik özellikleri, örgütsel bağlılık ve iş tatmini üzerine ilişkisi incelenmiştir. Örneklemde Türkiye geneli ve Türk Optisyen- Gözlükçüler Birliği'ne kayıtlı optisyenlik müesseselerinde çalışan optisyen, mesul müdür ve diğer personelden oluşan 320 kişi katılmıştır. Veri toplama araçları olarak "Demografik Özellikler" "Allen Meyer Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ve "Minnesota İş Tatmin Ölçeği" kullanılarak toplam 52 soruluk anket uygulanmıştır. Veri SPSS v 23,0 ile analiz edilmiştir. Çalışma gruplarının normal dağılıma uygunluk göstermeyen karşılaştırmaları Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, örgütsel bağlılık toplamı, duygusal bağlılık, devam bağlığı ve normatif bağlılığın ortalama değerde olduğu gözlemlenmiştir. Örgütsel bağlılığa ait tüm değerler ve iş tatminine ait tüm değerler arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmaktadır. İş tatmini toplam puanı ortalaması orta düzeyde olup, alt faktörlerdeki ortalamalarında içsel tatmin yüksek bulunmuştur. Demografik etkenlerden cinsiyet, yaş medeni durum, eğitim, unvan, gelir seviyeleri, meslekte çalışma süreleri ile iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.
Yöneticilerin etik liderlik davranışları ile çalışanların performansı ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki: Sağlık sektörü örneği
Etik liderler dürüstlükleri ile ön plana çıkarlar. Söylediklerini uygularlar ve değerleri, sözleri ve eylemleri bir bütündür. Başkaları için söylediklerine kendileri de uyarlar aksi takdirde güvenilirlikleri ve itibarları da zarar görecektir. Etik liderler tarafından yönetilen kuruluşlar, diğer şirketler için de iyi bir örnek teşkil ederler ve şirketlerin saygınlığı artar, marka değeri yükselir. Aday çalışanların çalışmak, tedarikçilerin ortak iş yapmak ve rakiplerin taklit etmek isteyeceği özellikler etik liderlik ile artacaktır. Bu çalışmamızda etik liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık ve performans arasındaki ilişki incelenmiş olup, 300 kişinin katılımı ile anketler gerçekleştirilmiştir. Örgütsel Bağlılık Ölçeği, Etik Liderlik Ölçeği ve Performans Değerlendirme Ölçeği arasındaki ilişkiler Spearman korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Örgütsel Bağlılık Ölçeği, Etik Liderlik Ölçeği ve Performans Değerlendirme Ölçeği güvenilirliği Cronbach Alfa ile hesaplanmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS programı kullanılmıştır. Örgütsel bağlılık ölçeği toplam puan ile performans değerlendirme ölçeği arasında aynı yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ölçeği alt boyutu olan duygusal bağlılık ile performans değerlendirme ölçeği arasında aynı yönde anlamlı ilişki bulunurken, ölçeğin alt boyutları olan devam ve normatif bağlılık ile performans değerlendirme ölçeği aralarında anlamlı ilişki bulunmamaktadır. Örgütsel bağlılık ölçeği toplam puanının ve duygusal bağlılık puanının artması performans değerlendirme puanının da artmasını sağlamaktadır. Etik liderlik ölçeği ile performans değerlendirme ölçeği puanı arasında aynı yönde anlamlı ilişki belirlenmiştir. Araştırmamızın sonuçları göstermektedir ki, sağlık sektörü çalışanları için, etik liderlik davranışları ile çalışanların performansları arasında anlamlı bir ilişki varken, örgütsel bağlılık ve etik liderlik arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Performans, Örgütsel Bağlılık, Liderlik, Etik Liderlik
Yeni toplumsal hareketler bağlamında Mısır halk ayaklanmalarında sosyal medyanın rolü
Günümüz teknoloji dünyasında sınırların ortadan kalktığı, herkesin her yerde kolayca bilgiye ulaştığı ve bilgi ürettiği bir çağda, internet ve sosyal medyanın yeri her geçen gün daha da tartışılmaya ve konuşulmaya başlanmıştır. 2010 yılının sonlarında Tunus'ta patlak veren ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan halk ayaklanmaları birden fazla ülkede değişikliklere yol açmıştır. Bugüne kadar söz konusu isyanlarla ilgili yapılan çalışmaların büyük çoğunluğu ise meydana gelen bu değişimleri sosyal medya endeksli ele almıştır. Genelde Arap Halk İsyanları özelde ise Mısır isyanları üzerinden yapılan çalışmaların büyük çoğunluğu Mısır'da yaşananları "devrim" bu "devrimi" yapan asıl unsurun ise "sosyal medya" olduğunu belirtmektedirler. Nitekim yakın tarihte Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan isyanlarda sosyal medya ve internetin etkisi yadsınamaz. Ancak buna rağmen Arap Halk İsyanları'nda sosyal medyanın oynadığı rol günlük hayatta herhangi bir ihtiyacımızı karşılamak için kullandığımız sıradan bir araçtan fazlası değildir. Zira her dönemin kendine özgü popüler iletişim araçları vardır. Bu iletişim araçları Mutfaktaki çatal, kaşık gibi yemek yemede yardımcı bir araç olmaktan öte bir şey değildir. Nasıl ki bir zamanlar temel iletişim araçları gazete ve radyo ise günümüzde de temel iletişim araçları sosyal ağlardır. Bu araçlar, tarih boyunca olaydan olaya değişiklik gösterdiği gibi hiçbir zaman amaç haline gelememiştir. Bu gerçeklik, Arap Halk İsyanları'nın genelinde olduğu gibi Mısır Halk İsyanları'nda daha açık görülmüştür. Mısır'da yaşanan olayların ortaya çıkışı, ilerleyişi ve son bulması açısından ele alındığında bunun bir sosyal medya hareketi değil aksine toplumsal hareket ve örgütlü yapıların etki ettiği bir isyan olduğu görülmektedir. Bu yüzden bu çalışmada Mısır'da yaşanan halk isyanlarının başlatıcısı, devam ettirici ve sonlandırıcı olan unsurlar ele alınmıştır. Bu unsurlar ise; Tunus Halk İsyanları, El-Cezire Televizyonu, toplumun mayası konumunda olan Dini Cemaatler ile dünyanın en büyük kamusal toplanma alanları olan Cuma namazlarıdır.
Siyasal iletişim sürecinde propaganda ve siyasal reklam: 7 haziran 2015 genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin gazete reklamlarının analizi
Bu çalışma siyasal iletişim bağlamında seçim sürecinin siyasal reklam ve propaganda olgusunu ele almıştır. 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde ulusal gazetelerde yer alan siyasal reklamlar analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında reklamlar incelenerek kamuoyuna verilmek istenilen mesajlar irdelenmiş ve siyasal reklamların önceki genel seçimlerde kullanılan reklamlar ile arasındaki anlamsal farklılık belirlenerek, Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde aldığı oy oranı ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmanın birinci kısmında literatür taraması yapılarak siyasal iletişim, propaganda ve siyasal reklam bağlamında teorik çerçeve oluşturulmuştur. İkinci kısımda ise Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçim sürecinde ulusal basında yer alan siyasal reklamları içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde siyasal reklam çalışmalarının seçimlerin kaderini ve sonuçlarını doğrudan etkilediği görülmektedir. Çalışma kapsamında örneklem olarak incelenen Ak Parti tarafından hazırlanan reklamlar incelendiğinde yer aldıkları gazetelerle iktidar ilişkilerine bakıldığında objektiflik ve tarafsızlık ilkesinin göz ardı edildiği sonucuna ulaşılabilmektedir.
Yeni medya ile değişen gazeteciliğin kurumsal imajı: Gümüşhane örneği
İletişim teknolojilerinin ve internetin yarattığı yeni düzen, birçok alanda olduğu gibi medya alanında da büyük değişikliklere zemin hazırlamıştır. Geleneksel medya olarak adlandırılan konvansiyonel medya, günümüzde yerini yeni medya düzenine bırakmıştır. İletişim teknolojilerindeki hızlı ilerleme geleneksel medya, haberlerini kitleye yeni ve farklı bir yöntemle ulaştırma imkânına kavuşmuştur. Çoğu elektronik gazeteler yayınlarını kendi hizmet sağlayıcılarından, internet aracılığıyla okuyucularına aktarmaktadır. Fakat bu dö-nemde bunun da ötesinde çok daha farklı bir habercilik anlayışı yer almaktadır. Her geçen gün haberciliğin önüne eklenen farklı kavramlar ortaya atılmaktadır. Haberin bulunması, işlenmesi ve dağıtılması tamamen farklılaşmıştır. Bu çalışmanın temel amacı; geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş sürecinde gazetecilik imajında meydana gelen yenilikleri ortaya koymaktır. Bu amaçla, gazeteciliğin geleneksel medyadaki konumu ele alınmış ve irdelenmiştir. Bu kapsamda yeni medya gazeteciliği ve yeni medya platformlarının etkisi incelenmiştir. Tezin konusu kapsamında gazete kurumları esas alınmıştır. Gümüşhane il ve ilçelerinde yer alan aktif gazete kurumları ziyaret edilerek işletmecileri ile nitel araştırma tekniklerinden olan mülakat yöntemi kullanılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Bu kapsamda araştırmanın ilk kısmında gazeteciliğin geleneksel ve yeni medyadaki konumu ile yeni medyanın gazetecilik açısından avantajları irdelenerek araştırmanın altyapısı oluşturulmuştur. İkinci bölümde kurumsal imaj ve kurumsal imajın faktörleri incelenmiştir. Üçüncü bölüm tezin araştırma kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde ise yeni medya ile değişen gazeteciliğin kurumsal imajı Gümüşhane örneği üzerinden incelemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Medya, Yeni Medya, Kurumsal İmaj, Gazetecilik, Gazetecilik İmajı