Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Gündüz
20 theses · Gaziantep University, Kırşehir Ahi Evran University
Sicill-i Ahval Defterlerine göre Kerküklü devlet adamları
Osmanlı devleti batının üstünlüğünü kabul ettiği 18. Yüzyıldan itibaren hemen hemen her alanda reform hareketlerinde bulunmuştur. Bu reform çalışmalarının temel sebebi devletin kötü gidişatını engellemektir. Süreçte yönetim kadrolarında da yeniliklere gidilmiş, bürokrasi eskiye göre daha modernize edilmiştir. II. Abdülhamid döneminde kadrolaşmanın da etkisiyle memur sayısı 30.000'lere kadar ulaşmıştır. II. Abdülhamid döneminde Avrupa'nın da desteğini almak için devlet kadrolarına yalnızca Müslümanlar değil aynı zamanda gayrimüslim vatandaşlarda yerleştirilmiştir. Bununla birlikte artan memur sayısını kontrol altında tutabilmek için kayıtlar tutulmaya başlanmıştır. Sicill-i Ahval Komisyonu tarafından Sicill-i Ahval Defteri'nde bu kayıtlar mevcuttur. Bu defterler günümüz biyografilerinin temelini oluşturmuştur. Bu defterlerde istihdam edilen memurların doğum yerlerini ve yıllarını, hangi milletten olduklarını, babalarının isimlerini, eğitim durumlarını, bildikleri dilleri, aldıkları maaşları, görev yerlerini ve sürelerini kayıt altında tutmuştur. Bu defterlerden Kerküklü devlet adamlarının da kayıtlarına ulaşılmış, dönemin istihdam alanları, eğitim seviyesi, ekonomik durumu gibi bilgiler elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kerkük, Sicill-i Ahval Komisyonu, Devlet Memurları.
Düstur I. cilt transkripsiyon ve değerlendirme (s. 608-836)
Osmanlı İmparatorluğu açısından 19. yüzyıl, sancılı ve uzun bir dönem olmuştur. Bu dönemde yıkılma sürecine giren imparatorluğu ayakta tutabilmek adına, II. Mahmud dönemiyle başlayan reform hareketleri, Tanzimat'ın ilanından sonra da süratle devam etmiştir. Yapılan reformlara paralel olarak da, bu reformların ayakta kalmasını sağlamak amacıyla, birçok kanun ve nizam tanzim edilmiştir. Tanzim edilen bu kanun ve nizamları, muhafaza ve disipline etmek için de, zaman içerisinde "Düstur" adında resmi bir devlet tutanağı oluşturulmuştur. Düstur'da dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik alanları başta olmak üzere, birçok alanda yapılan düzenlemeleri görmek mümkündür. Bu açıdan baktığımızda bu resmi kaynağın, dönemin şartlarını gözler önüne serici çalışmalar barındıran bir özellik taşıdığı da söylenebilir. Çalışmamız olan Düstur, I. Cilt, (s. 608-836), ekleriyle beraber toplam 25 ayrı konu başlığını ihtiva eden düzenlemelerden meydana gelmiştir. Çalışmamızda bu düzenlemeler transkribe edilmiş ve mümkün olduğunca akademik kaynaklar taranılarak değerlendirilmiştir. Çalışmamızın nihayetinde, imparatorluğun 19. yüzyılda yayımlamış olduğu birtakım kanun ve kaideler, bir nebze de olsa gün yüzüne çıkarılarak açıklanmaya çalışılmıştır.
12 numaralı Ayntab Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H. 1027-1028/M. 1618-1619. s. 205-304)
Osmanlı Devleti'nde şer'i mahkemelerde görülen davalar Şer'iyye Sicillerine kaydedilmiştir. Yazıldığı döneme ait önemli bilgiler ihtiva eden sicillerin üzerinde imza ve mühür bulunması bu belgelere resmiyetlik kazandırır. Şer'iyye Sicilleri, döneminde kayda geçirilmiş resmi belgeler olup, şehir tarihi çalışması yapacak olan araştırmacıların istifade etmesi gereken kaynakların başında yer alan birinci elden kaynaklardır. Bu siciller sayesinde Osmanlı idaresindeki bir şehrin sosyal, ekonomik, siyasi, idari, askerȋ vb. tarihi ile alȃkalı önemli bulgular elde edilir. Şer'iyye sicillerini detaylı olarak incelemeden Osmanlı Devleti'nin kültürel, sosyal, askeri, siyasȋ, ekonomik, adlȋ, idari vs. durumu hakkında doğru bilgi ve belgelere ulaşmak elbette mümkün değildir. "12 Numaralı Ayntab Şer'iyye Sicili'nin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi (H.1027-1028/ M.1618-1619. s. 205-304)" isimli bu tezimiz, özellikle Gaziantep şehir tarihinin aydınlatılmasına ve daha sonra şehir tarihi çalışan diğer araştırmacılara önemli katkılar sağlayacaktır.
12 Numaralı Ayıntâb Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H. 1027-1028 / M. 1618-1619 Sayfa No: 1-104)
Osmanlı Devletinde, kadı sicilleri olarak da adlandırılan Şer'iyye Sicilleri kadılar tarafından tutulan defterlerdir. Bu belgeler tutulduğu dönemin adli, ekonomik, sosyal, sağlık, kültürel idari vs. konularına ışık tutan birincil kaynaklardır. Bu sebeple Osmanlı Devleti şehirlerinin veya bölgelerinin adli, idari, ekonomik, sosyal, sağlık, kültürel konularını inceleyen araştırmacıların, şer'iyye sicillerine başvurmaları araştırmalarına önemli katkı sağlayacaktır. Hicri 1027-1028 / Miladi 1618-1619 tarihleri arasını kapsayan 12 Numaralı Gaziantep Şer'iyye Sicili'nin 1-104 sayfa aralığının transkripsiyonu yapılmış ve tespit edilen 307 belgenin özeti çıkarılarak konulara göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Hazırlanan bu çalışma özellikle Gaziantep şehir tarihinin aydınlatılmasına daha sonra şehir tarihi çalışan diğer araştırmacılara önemli katkılar sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, Şer'iyye Sicili, Kadı, Mahkeme
62 numaralı Ayıntâb Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H. 12.29.1119/M.26.12.1715 S.01-125)
Bu çalışma, Ayıntâb'a ait H.12.29.1119/M.26.12.1715 (s.1-125) tarihli Şer'iyye Sicilinin traskripsiyon ve değerlendirmesini içermektedir. Çalışmada; Ayıntâb tarihi, Osmanlı hukuku, Osmanlı Devleti'nde kadılık kurumu, şer'iyye mahkemeleri ve şer'iyye sicilleri hakkında bilgi verildikden sonra, 62 Numaralı Ayıntâb Şer'iyye sicilinin içindeki belgeler özetlenip, konularına göre tasnifi ve genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Değerlendirmeden sonra ise transkripsiyon metnine yer verilmiştir. İncelediğimiz Ayıntâb Şer'iyye sicili, vasi, nafaka, miras, alım-satım, alacak-verecek, borç, mal davaları, vekil tayini, evlenme, hırsızlık, darp, ölüm olayları, huzur bozucu, eşkıyalık vb. konulara ilişkin belgeler yer almaktaktadır. Bahsi geçen başlıklar altında 62 Numaralı Ayıntâb Şer'iyye sicilinin incelemeye konu olan tarihlerdeki siyasi, iktisadi ve sosyal durum hakkında bazı tespitlerde bulunulmaya çalışılmıştır. Sicilin hazırlandığı dönem, Osmanlının gerileme dönemine denk gelmektedir. Bu dönemde Osmanlı Devleti padişahı III. Ahmet'tir.
XVII. yüzyılda Ayıntab'da asayiş olayları
Toplumların içyapılarında kamu düzenini ihlal eden suç ve suç eğilimleri görülür. Bu suçun önlenmesi ve toplum içerisinde asayişin sağlanması için alınan tedbirler toplumdan topluma değişkenlik gösterir. Osmanlı Devleti'nin bir şehri olan Ayıntâb toplumunda da XVII. yüzyılda diğer toplumlarda olduğu gibi adam yaralama-öldürme, zina, tecavüz, livata, hırsızlık, adam kaçırma, eşkıyalık gibi çeşitli türden suçlar meydana gelmiştir. Bundan dolayı Ayıntâb şehrinde asayiş konusunun incelendiği bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın amacı, konusu ve yöntemi incelenelerek konuyla alakalı yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde asayişten bahsedilerek asayişin sağlanmasında şehirde bulunan görevliler üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Ayıntâb şehrinde meydana gelen suçlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Üçüncü yani son bölümde ise asayişin sağlanma süreci ve bu süreçte yardımcı olan mekanizmalar ile eldeki kayıtlara yansıyan cezalar değerlendirilmiştir.
Cyber war and cyber attack legal analysis United Nations-Turkey
The fact that access and broadcasting is almost entirely technological nowadays, almost everyone should ignore the fact that in some way attack the act of cyber attack. If we have not directly dealt with an act of cyberattack, either you have seen it, but it is not owned, or it is your previous segment that did not. As a priority against cyber attack penalties on the basis of individuals and institutions; It will be beneficial to pay attention to the formation of situational wings against cyber attack groups, strong defense against attacks, and to do what is safe in the high position where digital operations will be carried out. With the inventions of technology, cyber defense commands were added to the land, naval and air forces commands, and armies began to produce scenarios on concepts such as cyber attack and cyber warfare. Within the scope of conceptual differences, we now know that wars are not only fought by known war methods between countries. The United Nations (UN) is at the forefront of the important global intergovernmental organizations where national and international cyber security discussions are carried out. Conceptually, changes, new features, and non-clear, UN and employment-enforced legal provisions. In the field of cyber attack and cyber warfare, the international legal characteristics remain at a sufficient level, and problems arise in the extension of the sanctions. Again, when exposed to a cyber attack, the problem of not being imputed to the attack also poses a problem. The main issue that needs to be done is to determine the legal international norms and to ensure that these norms are maintained independently. In particular, panoramic evaluations will review this evaluation with the increase in the importance of cyberspace with each passing day, the developments in the phenomenon of war and the emergence of the cyber attack crime.
28 numaralı Ayıntâb şer'iyye sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H. 1077-1079/m.1666-1668 s.280-419)
Şer'iyye Sicilleri, Osmanlı Devleti'nde kadılar tarafından görülen mahkemelerdeki davaların yazıldığı defterlerdir. Bu defterler yazıldığı dönemden birçok unsur barındırmaktadır. Bu belgelerin içerisinde fermân, berât ve buyruldu gibi idari belgelerin yanı sıra sosyal konuları içeren miras, vasi tayini, boşanma, nafaka ve alacak-verecek gibi belgeler de mevcuttur. Şehirlerin ve köylerin adli, sosyal, idari, ekonomik ve kültürel durumlarını göstermesi sebebiyle, Osmanlı Devleti'nin sosyal yapısını inceleyen araştırmacılar için büyük bir katkı sağlayacaktır. Ayrıca döneminde yazılması hasebiyle birinci el kaynak niteliğini taşımaktadır. Bu çalışmada Hicri 1077-1079/ Miladi 1666-1668 tarihleri arasını kapsayan 28 Numaralı Ayıntab Şer'iyye Sicili'nin 280 ile 419 sayfa aralığının transkripsiyonu, tasnifi ve özeti yapılmış, tespit edilen 331 belgenin genel bir değerlendirmesi de yapılmıştır.
Kırşehir 21 Numaralı Şer'iyye Sicili transkripsiyonu ve değerlendirmesi (R. 1323-1324 / M. 1908-1909)
Şer'iyye Sicilleri, Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşrada uyguladığı sosyal, siyasi ve içtimaî politikaları görmek ve bölgelerdeki insan ilişkilerine tanık olmak için en uygun kaynaklardandır. Bu nedenle siciller tarih, hukuk ve daha birçok alana ana kaynak olma özelliğini göstermektedir. Bu çalışma da Rumi 2 Şubat 1323 – 21 Mart 1325 (Miladi 15 Şubat 1908 - 3 Nisan 1909 / Hicri 12 Muharrem 1326 – 12 Rebiülevvel 1327 tarihleri arasını kapsayan 21 Numaralı Kırşehir Şer'iyye Sicilleri incelenmiştir. 21 Numaralı Kırşehir Şer'iyye Sicili, 120 sahife ve 172 adet belgeden oluşmaktadır. Şer'iyye sicillerinde iş akdinden boşanmaya, cinayetten zimmet davasına hukuki, idari ve sosyo-kültürel birçok konu yer almaktadır.
03533 ve 03534 numaralı Kırşehir Nüfus Defterleri (Mucur-Hacıbektaş) (Transkripsiyon ve değerlendirme) H. 1256 – H. 1260 (M. 1840 – M. 1844)
Nüfus sayımlardan elde edilen sonuç, devletlerin ekonomik ve sosyal gücünü ortaya koyan bir veri toplama şeklidir. Bu sebeple de yüksek nüfus çoğu zaman güçlü bir devlet anlamına gelmiş, devletler de yaptıkları her planlamayı sahip oldukları insan kaynağı üzerinden şekillendirmiştir. Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminden itibaren vergi mükellefi olan ve askerlik çağında bulunan gençlerin tespiti için nüfus sayımları yapıldı. Bu nedenlerle yürütülen sayım işlemleri, dönemlere ve amaçlarına göre bazı farklılık arz etmektedir. Bu dönem ile alakalı yapılan araştırmalar ve kitaplar dikkatli bir şekilde incelenmiş ve kapsamlı bilgiler aktarılmaya çalışılmıştır. Kırşehir'e ait 03533 ve 03534 sayılı nüfus defterlerinin transkripti yapılarak incelenecek olan nüfus defterleri Kırşehir'in idarî, içtimaî, kültürel ve dinî yapısı hakkında bilgilere ve değerlendirmelere yer verilirken mahalleler, haneler, kişi adları ve aynı zamanda kişilerin tasvirleri yapılarak akrabalık bilgileri de dâhil olmak üzere birçok bilgiyi içermektedir. Kırşehir iline bağlı Mucur ve Hacıbektaş kazalarında M.1840-1844 (H. 1256-1260) yıllarında yapılan nüfus sayımları ve bu dönem ile ilgili eserler bu çalışmamızın ana kaynağı oluşturmaktadır. Mucur ve Hacıbektaş'ın dönem itibariyle nüfus özelliklerinin yanı sıra mahalle ve köylerinin sosyal ekonomik yapıları kültürel bağlamla özleştirerek aktırılacaktır. Nüfus sayımına konu olan kişilerin fiziksel özelliklerinin yanı sıra mesleki durumları lakapları ve benzeri konular aktarılacak. Dönem itibariyle Osmanlı Devleti'nin iç Anadolu bölgesinde bulunan kazaların 03533 ve 03534 numaralı nüfus defterlerinin transkripsiyon ve incelenmesi neticesinde yeni bilgiler aktarılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kırşehir, Mucur, Hacıbektaş, Nüfus Defterleri, Nüfus sayımı
2023 numaralı Kayseri Nüfus Defteri (Transkripsiyon ve değerlendirme) H.1260-M.1844
Nüfus sınırları belli bir devletin sosyo-ekonomik potansiyelinin ve yapısının temelini oluşturmaktadır. Nüfus istatistiklerinde ayrıntılara girilerek yapılan sayım tasnif ve tahliller, devletin geleceği hakkında planlar yapmasına de önemli katkılar sağlamaktadır. Nüfus sayımları ise, bir milleti meydana getiren değerlerin istatistiki bilgilere dökülmesiyle meydana gelir. İnsan sayı, cinsiyet durumu, yaş dağılımı, meslek tarzı, dil, din ve eğitim durumlarını ortaya koyduğundan toplumların sosyolojik, ekonomik ve tarihî yönlerini araştırmak, sosyal tarihlerini yazmak için çalışma yapacak olanlar açısından oldukça önemlidir. Nüfus tahririnin nedenine baktığımız da genel bir ifade ile Osmanlı Devleti'nin idaresinde yaşayan topluluğun sayı ve miktarının bilinmesi gerekir. Osmanlı Devleti'nde nüfus sayımlarının en önemli gayesi erkek nüfusun vergi mükelleflerini belirlemek ve askere alınacak er'lerin tespiti amacıyla yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde ilk nüfus sayımı 1246 (1831) tarihinde II. Mahmud zamanında meydana gelmiştir. 1826'da Yeniçeri ocağı yerine kurulan Asakiri Mensureyi Muhammediye ordusuna asker temini amacıyla ilk nüfus sayımı gerçekleşmiştir. 1831'de yapılan nüfus sayımında Kayseri Karaman eyaletine balı olduğundan Karaman'a tabi kazalar ile birlikte sayıma alınmıştır. Burada inceleyeceğimiz Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki nüfus defterleri serisi içerisinde "2023 Numaralı H.1260/1844 Kayseri ve Civarı Müslim Nüfus Defteri'dir. 1831 Yılında yapılan nüfus sayımında ise Kayseri Karaman eyaletine bağlı olduğundan Karaman'a tabi kazalar ile birlikte sayıma alınmıştır. Burada inceleyip araştırdığımız konu ise Başbakanlık Osmanlı serisi içerisinde 2023 Numaralı H.1260/1844 Kayseri ve Civarı Müslim Nüfus Defteri'nin çevrilip bölgenin demografik yapısını ortaya çıkarmaktır. Bu incelemede, defterde bulunan mevcut kayıtlara binaen 2023 Numaralı defterde yer alan Kayseri'nin mahalle ve köylerinin demografik ve nüfus hareketlerini, yaşayan ailelerin ve görevli memurların isim ve lakapları, askerlik durumlarını öğrenme fırsatımız olacaktır. Ayrıca Kayseri yöresinde yaşanan göç ve sosyo kültürel değerler hakkında bilgi sahibi olma imkânı bulacağız. Anahtar Kelimeler: Demografik, Kayseri, Nüfus defterleri, Nüfus sayımı, 19.Yüzyıl
1938-1960 yılları arası Türk-Alman ilişkileri
Almanya, güçlü ekonomisi ve canlı siyasi ortamıyla tanınan, dünya çapında önemli bir ülkedir. Avrupa Birliği içindeki birincil otorite figürü olarak önemli bir role sahiptir. Varlığı boyunca, kendisini dünyanın geleceğini etkilemede önemli bir belirleyici olarak etkin bir şekilde kanıtlamıştır. Almanya, her iki dünya savaşı sırasında da jeopolitik manzaralar ve güç dinamikleri üzerinde derin bir etkiye sahipti. Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşı boyunca Almanya'nın başlıca müttefiki olarak çok önemli bir rol oynamıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra benzer bir kaderi yaşayan Almanya ile Türkiye arasındaki tarihsel bağlar köklüdür. Şu anda iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler zirveye ulaştı. Almanya, dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye Türklerinin en fazla nüfusa sahip olduğu bir ülkedir. Ayrıca Almanya, Türkiye'nin önde gelen ekonomik ortağı konumundadır. Almanya şu anda Türkiye'nin ikinci en önemli silah ve askeri teçhizat ithalatçısı konumundadır. Almanya'nın da Türkiye topraklarına yönelik, kökleri tarih Doğu Sorunu'ndan kaynaklanan bazı beklentileri var. Almanya'nın, Türkiye'deki terör örgütlerine destek sağladığı, Alman Vakıfları aracılığıyla yasa dışı faaliyetlere katıldığı ve Almanya'da yaşayan Türklere karşı asimilasyon ve ayrımcı yasaları aktif olarak uyguladığı iddia ediliyor. Bu çalışmanın temel amacı Almanya'yı ve ülkemizle olan tarihi bağlarını incelemektir. Çalışma kapsamında öncelikle Osmanlı-Almanya ilişkileri incelenmekte; daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti dönemindeki ilişkilere bakılmakta; daha sonra ise çalışmanın ana odak noktası olan 1938-1960 yılları arasındaki ilişkiler ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Almanya, Osmanlı, Türk-Alman İlişkileri, 1938-1960
90 numaralı Edirne Şer'iyye Sicilindeki tereke kayıtlarına göre dönem değerlendirmesi (1713-1714)
Her birey içinde bulunduğu konum sebebiyle bir toplumda yaşamaya ihtiyaç duymaktadır. İnsan yaşayışlarını ele alan tarih bilimi, dolayısıyla toplum hayatını da incelemektedir. Toplum hayatını kaynaklara inerek değerlendirmek mümkündür. Bu hususta kaynakları bilirkişiye bırakmak doğru bir politika olacaktır. Osmanlı Devletinin adli teşkilatının temellerini kadılıklar oluşturur ve bulundukları yerin hâkimi konumundadırlar. Kadıların tuttukları bu belgelere Kadı Sicilleri başka bir adlandırmayla Şer'iyye Sicilleri denmektedir. Şer'iyye Sicilleri de kendi içerisinde bazı alt gruplara ayrılmaktadır. Genel başlıklarıyla bunlar, hüccet, ferman, narh, ihtisab ve tereke kayıtlarıdır. Çalışmamızın odak noktasını, Şer'iyye Sicilleri içerisinde bulunan Tereke Kayıtları oluşturmaktadır. Tereke, genel anlamıyla ölen kişilerin geride bıraktığı malların tamamına verilen isimdir. Dolayısıyla bir bölgenin, dönemin yahut dönemindeki ünlü kişilerin ekonomik, sosyal, tarihi, dini içeriklerini öğrenmemiz açısından bize yararlı veriler sunmaktadır. Ölen kişilerin çocuk sayılarını, eş durumlarını, meslek gruplarını öğrenmek de yine bir toplumun devlet dışında insanların hayatlarını nasıl devam ettirdiğini görmemize olanak sağlamaktadır. Yapmış olduğumuz çalışma arşiv kayıtlarında 90 numaralı Edirne Şer'iyye Sicili olarak yer alan defter olup, tarihleri H. 1124-1125 ve M. 1713-1714 yılları arasını kapsamaktadır. İşte bu araştırmanın problemini tereke kayıtları ve onların sosyal bir tarih kaynağı olarak meydana getirilmesi ve bir örnek bazında değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Sosyo-ekonomik değerlendirmelerin yapıldığı, ana kaynağımız olan tereke kayıtları ışığında ortaya çıkan bu değerlendirmelerin sonucunda servet analizlerine de dayanarak, 18. Yüzyılda Edirne halkına dair genel bir hükme varılacaktır.
Ahi Teşkilatının kadınlar kolu Bacıyân-ı Rûm
Ahilik, Türk-İslam Medeniyetinin bir ürünü olarak Anadolu'da ortaya çıkmıştır. Kültür ve Medeniyetlerin oluşmasında belirleyici bir rol oynamıştır. Ahilik, sanat, ticaret ve mesleğin, olgun kişilik, ahlak ve doğruluğun iç içe girmiş bir ürünüdür. Ahi diye anılan kişi bir sanat, ticaret ya da meslek sahibidir. Bununla birlikte, olgun, ahlaklı, merhametli, iyiliksever ve her işinde, her davranışında dürüst ve güvenilir bir kişidir. XIII. yüzyılın ilk yarısında Anadolu Selçuklu Türklerinin ekonomik yaşamında çok etkin rol oynadığını gördüğümüz ahilik, uzun yıllar boyu Türk halkının da simgesi duruma gelmiştir. Ahi Kelimesinin, Türkçedeki karşılığı mertlik, yiğitlik, eli açıklık demektir. Ahi Teşkilatının Kadınlar Kolu olan Bacıyân-ı Rûm adlı çalışmanın amacı, Kadınlar Birliğinin sosyal, kültürel, ahlaki ve dini konularda yönlendirici rol üstlenen teşkilatı esas alınarak Türk İslam Tarihinde sosyal hayatın içinde kadının yerinin ne olduğu konusuna nasıl katkı sağladığını araştırmak olacaktır.
Popüler tarihçiliğin özgün dergilerinden resimli Tarih Mecmuası'nın analizi (1950-1956)
Resimli Tarih Mecmuası 1950-1956 yılları arasında yayınlanmış popüler bir tarih dergisidir. Mecmua dönemin güçlü kalemlerini yayın kadrosunda toplaması açısından önemli bir yere sahiptir. Server R. İskit'in kurucusu olduğu ve editörlüğünü Eroğul R. İskit'in üstlendiği mecmuada, Osmanlı Tarihi, Cumhuriyet Tarihi, Dünya Tarihi, Toplumsal Tarih, Eğitim, Biyografi, Hatırat ve Kültür-Sanat gibi pek çok türe yer verilmesi sebebiyle çok yönlü bir tarih yayını olma özelliği taşımaktadır. Osmanlı'dan günümüze kadar gelen süreçteki dergicilik faaliyetlerine genel olarak değinilecektir. Tarih dergiciliğinin gelişim süreci, Osmanlı'dan günümüze tarih dergiciliği ve tarih alanında çıkarılan bazı popüler ve akademik dergilerden örnekler verilecektir. 1950-1956 yılları arasında 84 sayı kesintisiz yayımlanan Resimli Tarih Mecmuası'nın çıkış amacı, yayın aralığı, biçimsel ve içerik özellikleri, yazar kadrosu hakkında inceleme ve araştırma yapılacaktır. Mecmuada yayımlanan süreli yayınların incelenmesi ve indekslenmesi tarih araştırmalarına önemli bir kaynak sağlamakla birlikte, dönemin tarihsel, toplumsal ve kültürel dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunması beklenmektedir. Bu çalışma ile tarih dergiciliğinin gelişim sürecini ve Resimli Tarih Mecmuası özelinde yapılan inceleme ile popüler tarih dergilerinin alana katkılarını açıklamak hedeflenmektedir. Anahtar Kelime: Tarih Dergiciliği, Popüler ve Akademik Tarih Dergileri, Resimli Tarih Mecmuası.
XVIII. yüzyılın ilk yarısında Sofya
Asya ve Avrupa arasındaki bağlantıyı sağlayan Balkan Yarımadası'nda, ana yol güzergâhı üzerinde yer alan Sofya, stratejik konumu ile tarihi öneme sahiptir. Osmanlılar tarafından 1385 yılında fethedildikten sonra Rumeli Eyaleti'ne bağlanmış ve bir müddet sonra bu eyaletin merkez şehri haline getirilmiştir. Sofya, XVI. yüzyıl boyunca büyük gelişme göstermiş ve gerek müesseseleri gerekse demografik yapısı ile klasik bir Türk-İslâm şehri hüviyeti kazanmıştır. Ancak XVII ve XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nde yaşanan olumsuz gelişmeler Sofya'yı da etkilemiş ve şehrin gerilemesine yol açmıştır. Bu çalışmada Sofya'nın XVIII. yüzyılın ilk yarısındaki fiziki, idari, demografik, sosyal ve iktisadi durumu ele alınmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın mahiyeti, kaynakları ve Sofya'nın tarihi gelişiminden bahsedilmiştir. Birinci bölümde şehrin fiziki yapısı ele alınmıştır. İkinci bölümde eyalet, sancak ve kaza ilişkileri bağlamında Sofya'nın idari yapısı incelenmiş, şehrin örfî ve şer'î idarecileri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde şehirdeki sosyal hayat ve demografik yapı, dördüncü bölümde iktisadi ve ticari hayat konuları ele alınmıştır.
67 numaralı Ayıntab Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirmesi (H. 1128-1129 / M. 1716-1717 s. 429-603)
Osmanlı tarihini aydınlatan en önemli arşiv kaynakları arasında yer alan Şer'iyye Sicilleri, Osmanlı mahkemelere intikal eden tüm işlemlerin kaydedildiği defterler olup bu defterler Osmanlı şehir tarihi üzerinde çalışacak olan araştırmacılara başta hukuk olmak üzerere, idarî, içtimaî, iktisadî vb. alanlarda birçok kıymetli bilgi sunmaktadır. H. 1128-1129/M. 1716-1717 tarihleri arasını kapsayan 67 Numaralı Gaziantep Şer'iyye Sicili'nin 429 ile 603 numaralı sayfa aralığının trasnkiripsiyonu yapılmış, Rastlanan 310 adet belgenin özetleri çıkartılıp değerlendirmesi yapılmıştır. Bu defterde başta hüccet, i'lâm, olmak üzere fermân, berât, buyruldu gibi çeşitli belge türlerinin yanında birçok alanda çeşitli konular da yer almıştır. Araştırma kapsamında çalışılan Şer'iyye Sicili'nin barındırdığı zengin bilgi içeriğinden dolayı incelenecek olan dönem aydınlatılmaya çalışılmıştır. Hazırlanan bu çalışma, Osmanlı şehri olan Ayıntab'ın şehir tarihinine fayda sağlaması için sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ayıntab, Şer'iyye Sicili, Şer'i Mahkeme, Kadı, 18. Yüzyıl, Osmanlı Hukuku.
İç güvenlik bağlamında Türk Polis Teşkilatı (1839-1938)
Bu çalışmada Osmanlı Devleti'nin son dönemleri ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında uygulanan iç güvenlik politikaları ve bu bağlamda Türk Polis Teşkilatı'nın iç güveliğin sağlanması konusundaki yeri ve önemi analiz edilmektedir. Tanzimat Döneminden başlayarak I. Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı Devleti'nin, Fransız İhtilali etkisi ile oluşan milliyetçilik akımının oluşturduğu azınlıklar sorununu çözüme kavuşturma amacı ile uyguladığı iç güvenlik politikalarına değinilmiştir. Ayrıca Milli Mücadele yıllarında İstanbul Hükümeti'nin faaliyetleri ve Ankara Hükümeti'nin iç güvenliği sağlamak amacı ile uyguladığı politikalara yer verilmiştir. Bu arada Cumhuriyetin ilanından sonra yaşanan iç isyanlar ve hükümetin aldığı tedbirler ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Ayrıca bu dönemdeki anayasal gelişmeler de güvenlik politikaları kapsamında değerlendirilmiştir. Tüm bu güvenlik politikaları incelendikten sonra Türk Polis Teşkilatı'nın kurumsal tarihi, Osmanlı Devleti içerisindeki etkinliği, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki faaliyetleri ve Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki kurumsal gelişimi ve iç güvenliğin sağlanması konusundaki çalışmaları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İç Güvenlik, polis, asayiş, emniyet, güvenlik, kanun
67 numaralı Ayıntâb Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H. 1128-1129 / M. 1716-1717 S. 1-217)
Şer'iyye Sicilleri Osmanlı Devleti'nde atanan kadılar tarafından tutulan mahkeme kayıtlarıdır. Tutulduğu dönemin sosyal, kültürel, idari, ekonomik, adli vs. tarihini çalışan tarihçiler için birincil elden kaynaklardır. Bu nedenle Osmanlı Devleti'nde şehirlerin veya bölgelerin sosyal, adli, kültürel, sağlık vs. gibi olaylarını inceleyen araştırmacıların doğru bilgilere ulaşması için sicilleri incelemesi doğru bir tercih olacaktır. H. 1128-1129/M. 1716-1717 tarihleri arasını kapsayan 67 Numaralı Gaziantep Şer'iyye Sicili'nin 1-217 sayfa aralığına kadar transkripsiyonu yapılmış ve tespit edilen 390 adet belgenin özeti çıkartılıp konularına göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Hazırlanan bu çalışma Osmanlı Devleti'ne bağlı Gaziantep'in şehir tarihinin aydınlatılmasına ve şehir tarihi çalışan araştırmacılara önemli katkılar sağlayacaktır.
169 nolu Ayıntȃb Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H. 1029-1030 / M. 1619-1621)
Şer'iyye Sicil'leri, Osmanlı Devletinin birinci elden kaynakları olup, şehirlerin siyasȋ, idarȋ ve sosyal tarihinin aydınlatmasında önemli rol oynamaktadır. Şerʻiyye Sicil'lerini incelemeden Osmanlı Devleti şehirlerinin tarihi hakkında tam ve doğru bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Bilindiği üzere Şerʻiyye Sicil'leri merkez ve taşra arasında yapılan diplomatik yazışmaların da tutulduğu önemli belgelerdir. Bu gerçekten hareketle 169 nolu Ayıntȃb Şer'iyye Sicili'nin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi adını taşıyan ve H.1029-1030/ M.1619-1621 yıllarını kapsayan bu tezimizde, diplomatik yazışmaların da ışığında Gaziantep şehir tarihinin aydınlatılmasına katkı sağlamayı ve şehir tarihi ile ilgili çalışmalarda araştırmacılara yol göstermeyi amaç edindik.