Theses supervised by Prof. Dr. Burhanettin Dönmez
12 theses · İnönü University, Başkent University
İlköğretim okullarının bürokratik yapıları ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki: Malatya ili örneği
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin, görev yaptıkları okulların bürokratik yapısına ilişkin algıları ile kendilerinin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarını saptayıp, onların bu algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını; ayrıca, algılarının cinsiyet, branş, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir.Araştırma hem ilişkisel hem de tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkezinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 3286 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini tabakalı-rastgele örnekleme yöntemine göre seçilen 398 öğretmen oluşturmuştur. Okullar büyüklüklerine göre (öğrenim gören öğrenci sayısı 1-500, 501-1000, 1001-1500, 1501 ve üstü olan okullar şeklinde) tabakalara ayrılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ?Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği? ve Hoy ve Sweetland (2000) tarafından geliştirilen ?Okul Yapısının Etkililiği Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler analiz edilirken, öncelikle betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır, öğretmenlerin algılarının cinsiyet ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ANOVA testi yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı farkın belirlendiği durumlarda, farkın hangi grup ya da gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe ve Dunnet C testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılık bulunan gruplar için etki büyüklüğü eta-kare korelasyon katsayısı (?²) değerleri hesaplanmıştır.Yapılan betimsel istatistikler sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin, kendilerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerini ?çok? olarak algıladıkları ve görev yaptıkları okulların bürokratik yapısını ?çoğunlukla? kolaylaştırıcı, ?nadiren? engelleyici olarak algıladıkları belirlenmiştir.Bağımsız değişkenler açısından yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin branş değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, sınıf öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve branş değişkeninin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?küçük? düzeyde bir etki büyüklüğüne (?²=.03) sahip olduğu bulunmuştur. Kıdem değişkenine göre öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin anlamlı farklılık gösterdiği, kıdemi fazla olan öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve kıdem değişkenin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?orta? düzeyde etki büyüklüğüne (?²=.10) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarında anlamlı farklılık görülmemiştir.Öğretmenlerin okullarının bürokratik yapısına ilişkin algılarının, kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği 21 yıl ve üstü kıdeme sahip öğretmenlerin okullarındaki bürokratik yapıyı 11-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden daha kolaylaştırıcı algıladıkları görülmüştür. Kıdem değişkenin kolaylaştırıcı bürokrasi boyutu üzerinde küçük etki büyüklüğüne (?²=.04) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, branş ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre öğretmenlerin algılarında hem kolaylaştırıcı hem de engelleyici bürokrasi boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Örgütsel sosyalleşme ile bürokratik yapı arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizi sonucunda, örgütsel sosyalleşme ile kolaylaştırıcı bürokrasi arasında pozitif yönde orta düzeyde, engelleyici bürokrasi ile arasında negatif yönde küçük düzeyde bir ilişki bulunmuştur.
Okulu geliştirmede velilerin rolü:Sivas il merkezinde bir durum çalışması
Bu araştırmanın konusu Sivas merkez ilçede bulunan üç ilköğretim okulunda velilerin okulu geliştirmedeki rolüdür. Araştırmanın amacı; belirlenen okullarda, eğitimin temel paydaşları olan yönetici, öğretmen ve velilerin okul geliştirmeye ilişkin algılarını açığa çıkarmak; bu okullarda velilerin okulu geliştirme adına yaptıkları çalışmaları belirlemek ve okul geliştirmeye daha etkin veli katılımı sağlamak için neler yapılabileceği konusunda yönetici, öğretmen ve velilerin görüşlerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada nitel ve nicel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Araştırmada sosyal bilimlerde ve eğitim bilimlerinde yaygın olarak kullanılan durum çalışması seçilmiştir. Araştırma konusu olarak, Sivas il merkezinde bulunan üç ilköğretim okulu seçilmiştir. Bu okullar üst (ÜSED) ve alt (ASED) sosyoekonomik düzeye sahip velilerin çocuklarının devam ettiği iki devlet okulu ile bir özel ilköğretim okulu (ÖZEL) dur. Araştırmada veriler hem nicel hem de nitel yöntemlerle toplanmış, görüşmeler yoluyla elde edilen veriler anket formu aracılığıyla toplanan verilerle birlikte değerlendirilmiştir. Ayrıca, elde edilen veriler gözlemlerle desteklenmiştir. Böylelikle araştırmada veri çeşitlemesi yapılarak daha gerçekçi sonuçlara ulaşmaya ve güvenilirliğin sağlanmasına çalışılmıştır. Araştırmanın amaçlarına ulaşmak için, nitel boyutta her okuldan iki yönetici, üç öğretmen ve beş veli, yani her bir okuldan 10 katılımcı olmak üzere, toplam 30 katılımcı ile görüşmeler yapılmıştır. Nicel boyutta ise bu okullara devam eden, birden beşinci sınıfa kadar, tüm öğrencilerin velilerine araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu uygulanmıştır. Anketler öğrenciler eliyle velilere ulaştırılmış ve aynı yolla geri dönüşü sağlanmıştır. Araştırmanın nicel verileri betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Bu amaçla, önce anketler tek tek incelenerek numaralandırılmıştır. Sonra bu anketlerdeki veriler bilgisayar ortamına aktarılmış ve SPSS 17 paket programı yardımıyla ilgili analizler yapılmıştır. Elde edilen bulgular yüzde ve frekans değerleri şeklinde tablolarla sunulmuştur. Araştırmanın nitel verileri betimsel analiz ve içerik analizi yoluyla analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Görüşme metinleri, önce ?word? dosyası şeklinde bilgisayar ortamına aktarılmış ve NVivo 8 programı için uygun tanımlamalara ve kodlamalara hazır hale getirilmiştir. Son olarak bu kodlamalardan frekans tabloları oluşturulmuştur. Araştırmada, bazı öğretmen ve yöneticilerin okul geliştirme kavramını, okulun içinde bulunduğu durumu analiz ederek, planlı çalışmalar yapma olarak ifade ettikleri, katılımcıların büyük çoğunluğunun ise okulun fiziki yapısını iyileştirme olarak gördükleri ortaya çıkmıştır. Tüm katılımcılar arasında okulu geliştirmede paydaşlar arası iletişim ve etkileşimin önemine işaret edenler olmuştur. Velilerin, okulu geliştirme ve eğitime katılım konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları anlaşılmıştır. Her üç okulda da velilerin en çok yaptıkları etkinliğin toplantılara katılım olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, okulu geliştirme çalışmaları kapsamında veli katılımı bakımından okullar arasında bazı farklılıklar görülmüştür. ÜSED?e sahip devlet okulunda veli katılım çalışmalarının diğer okullara göre daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Paydaşlar arası iletişim ve etkileşimin de diğer okullara göre bu okulda daha etkili olduğu görülmüştür. Özel okulda ise velilerin birçok şeyi okuldan ve öğretmenlerden bekledikleri, kendilerinin ise daha çok okulun düzenlediği sosyal etkinliklere katılmayı tercih ettikleri anlaşılmıştır. Öğretmen ve veliler okul geliştirme çalışmalarına veli katılımını daha etkili hale getirmek için bu konuda velilere yönelik toplantı, seminer gibi bilgilendirici ve teşvik edici çalışmalar yapılması gerektiğini düşünmektedirler. Bazı katılımcılar ise okul geliştirme konusunda uzmanlardan yardım alınması gerektiğini düşünmektedirler. Velilerin büyük çoğunluğu kendilerine yönelik çalışmaların zamanı konusunda görüş ve önerilerinin dikkate alınmasını istemektedirler. Aile katılımını gerektiren etkinliklerin zamanı konusunda her üç okulun velilerinin büyük oranda hafta sonu gündüzü tercih ettikleri anlaşılmıştır. Velilerin büyük bölümünün okuldaki çalışmalara katılmak istedikleri ve bu katılımın onları mutlu edeceği anlaşılmıştır. Ancak velilerin bu konuda okul yönetimi ve öğretmenler tarafından yönlendirilmeye ve teşvik edilmeye ihtiyaç duydukları sonucuna varılmıştır. Veliler kendileri tarafından yapılabilecek çalışmaları; sosyal ve sportif etkinlikler düzenlemeye yardımcı olma, okulla iletişim içerisinde bulunma, maddi destek verme, kararların alınmasına katılım, fiziki imkânları geliştirmeyi destekleme olarak sıralamışlardır. Elde edilen bulgular ve varılan sonuçlar doğrultusunda bazı öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul geliştirme, etkili okul, aile katılımı, eğitime veli desteği, okul aile ilişkileri
Suriyeli öğrenciler bağlamında ilkokullarda görevli yöneticilerin, öğretmenlerin ve psikolojik danışmanların kültüre duyarlı liderlik yaklaşımlarının incelenmesi
Bu çalışma, Ankara ilinde Suriyeli öğrencilerin yoğun olarak bulundukları okullarda görevli okul yöneticilerinin, öğretmenlerin ve psikolojik danışmanların yönetim uygulamalarında kültüre duyarlı liderliğin yerini ve kapsamını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma kültüre duyarlı liderlik uygulamalarının Suriyeli öğrencilerin eğitim süreçlerindeki etkisini ve bu bağlamda daha kapsayıcı eğitim politikalarının gerekliliğini vurgulaması açısından önemlidir. Bu araştırma temel nitel araştırma geleneği içinde yürütülmüştür. Bu amaçla Altındağ ilçesinde bulunan ve en fazla Suriyeli sığınmacı öğrenci barındıran 11 ilkokulda görev yapan okul yöneticisi, öğretmenler ve psikolojik danışmanlarla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, nitel veri analizi süreci veri analizi modeli temel alınarak dört aşamalı bir yapı içerisinde yürütülmüştür. İlk aşamada, katılımcılarla gerçekleştirilen görüşmelerin tamamı çözümlenmiş ve yazılı metne dönüştürülmüştür. Elde edilen veriler, araştırmanın alt problemleri ve kuramsal çerçeve doğrultusunda detaylı şekilde okunmuş; anlamlı veri kümeleri tanımlanarak veriler satır satır analiz edilmiştir. Bu süreçte, katılımcıların dile getirdiği ortak görüşler, dikkat çeken ifadeler ve tekrarlayan kavramlar analiz edilerek ilgili kodlarla etiketlenmiştir. İkinci aşamada, oluşturulan kodlar arasındaki anlam birliktelikleri ve içerik benzerlikleri dikkate alınarak kategoriler belirlenmiştir. Kodlar benzerliklerine göre gruplanmış ve her bir grup belirli ana temalar ve alt temalar altında toplanmıştır. Bu süreçte temaların oluşturulması, hem tümevarımcı yaklaşımla doğrudan verilerden hareketle, hem de araştırma soruları ve teorik çerçeveyle örtüşen anlam kümeleri esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Üçüncü aşamada, elde edilen kod ve temalar bütünsel olarak yeniden gözden geçirilmiş, veri setiyle ilişkileri açısından değerlendirilen bazı kodlar yeniden düzenlenmiş veya birleştirilmiştir. Ayrıca, araştırmanın güvenilirliğini artırmak amacıyla, araştırma danışmanı ve alan uzmanları ile görüşmeler gerçekleştirilerek kodlama ve temalandırma süreçleri yeniden değerlendirilmiştir. Son aşamada ise, elde edilen temalar çerçevesinde katılımcıların görüşleri sistematik biçimde yorumlanmıştır. Temalar arası ilişkiler analiz edilerek, çalışmanın genel amaç ve soruları bağlamında açıklamalar yapılmıştır. Bulgular, doğrudan alıntılarla desteklenmiş ve katılımcı görüşlerinin nitel veriye dayalı şekilde analiz edilmesi sağlanmıştır. Bu süreç, araştırmanın iç tutarlılığını artırmış ve nitel verinin bağlamsal olarak derinlemesine anlaşılmasına olanak tanımıştır. Elde edilen sonuçlar müfredatın esnek ve kültüre duyarlı hale getirilmesi, öğretmen eğitimlerinin artırılması, psikososyal desteklerin yaygınlaştırılması ve Türkçe eğitim programlarının geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, eğitim politikalarının sığınmacı çocukların ihtiyaçlarına yanıt verme konusunda yetersiz kaldığı gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, müfredatın kültüre duyarlı ve esnek hale getirilmesi, öğretmenlere yönelik kültüre duyarlı liderlik ve travma bilinci eğitimlerinin artırılması, psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve ailelerin bu sürece dahil edilmesi vurgulanmıştır. Ayrıca Suriyeli öğrenciler için dil öğrenme programları ile teknolojik desteklerin artırılması gerektiği önerilmektedir.
Öğretmenlerin öz-yeterlik algısı, sınıf yönetimi kaygısı ve öğrenci kontrol ideolojileri arasındaki ilişkilerin analizi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öz-yeterlik algısı, sınıf yönetimi kaygısı ve öğrenci kontrol ideolojileri arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında, Malatya ili merkez ilçeleri olan Battalgazi ve Yeşilyurt ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan 8957 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örneklem tercih edilmiştir. Araştırmanın örnekleminde okul kademesi ve cinsiyet tabaka olarak kullanılmıştır. Araştırma kapsamında eksik ve hatalı doldurulmuş veriler ayıklandıktan sonra geriye kalan 599 katılımcı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Örneklemde yer alan öğretmenlerin 273' ü (%45,6) kadın, 326' sı (%54,4) erkektir. Örneklemde yer alan öğretmenlerin görev yaptığı okul kademesi değişkenine göre; 196' sı (%32,7) okulöncesi-ilkokul, 273' ü (%45,6) ortaokul ve 130' u (%21,7) lise düzeyinde görevlidir. Araştırmada, öğretmenlerin öz-yeterlik algısı, sınıf yönetimi kaygısı ve öğrenci kontrol ideolojileri düzeylerinin belirlenmesinde genel tarama modeli yöntemi kullanılmıştır. Öğretmenlerin öz-yeterlik algısı, sınıf yönetimi kaygısı ve öğrenci kontrol ideolojileri düzeylerinin birlikte değişip değişmediği, bir değişim varsa nasıl olduğu tespit edilmeye çalışılırken ise ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Öğretmenlerin öz-yeterlik algısı, sınıf yönetimi kaygısı (zaman yönetimi kaygısı, motivasyon kaygısı ve iletişim kaygısı) ve öğrenci kontrol ideolojileri ile ilgili alanyazın göz önünde bulundurularak, doğrudan ve dolaylı etkileri öngören bir model öne sürülmüştür. Bu modelin test edilmesi için yapısal eşitlik modeli (YEM) çerçevesinde gözlenen değişkenlerle yol analizi çalışması yapılmıştır. Araştırmanın değişkenlerine ilişkin veriler ölçekler ve kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Bu tez kapsamında veriler; "Sınıf Yönetimi Kaygısı Ölçeği", "Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği", "Öğrenci Kontrol İdeolojileri Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizi kısmında, basit korelasyon testi, regresyon analizi, betimsel istatistikler, path (yol) analizi yapılmıştır. Araştırmaya ait 2 alt problem ve 10 hipotez belirlenmiştir. Hipotezlerin tamamının kabul edildiği görülmektedir. Araştırmanın öne çıkan bulguları, öğretmenlerin öz-yeterlik algılarının düşük düzeyde (x̄=2.12), sınıf yönetimi kaygısının alt boyutları olan zaman yönetimi kaygısı (x̄=3.42), iletişim kaygısı (x̄=3.58) ve motivasyon kaygısı (x̄=3.58) yüksek düzeyde ve öğrenci kontrol ideolojilerinin (x̄=3.05) gözetimci olduğu görülmektedir. Araştırma modeline göre öz-yeterlik (ÖY), zaman yönetimi kaygısını (ZYK) doğrudan negatif yönde (ß=-.248), motivasyon kaygısını (MK) doğrudan negatif yönde (ß=-.230) ve iletişim kaygısını (İK) doğrudan negatif yönde (ß=-.229) etkilemektedir. Öz-yeterlik (ÖY), öğrenci kontrol ideolojilerini (ÖKİ) doğrudan negatif yönde (ß=-.187) etkilemektedir. Zaman yönetimi kaygısı (ZYK) öğrenci kontrol ideolojilerini (ÖKİ) doğrudan pozitif yönde (ß=.205), motivasyon kaygısı (MK) öğrenci kontrol ideolojilerini (ÖKİ) doğrudan pozitif yönde (ß=.191) ve iletişim kaygısı (İK) öğrenci kontrol ideolojilerini (ÖKİ) doğrudan pozitif yönde (ß=.123) etkilemektedir. Öğretmenlerin öz-yeterlik algısı ile öğrenci kontrol ideolojileri arasındaki ilişkide zaman yönetimi kaygısı, motivasyon kaygısı ve iletişim kaygısının kısmi aracılık etkisi olduğu belirlenmiştir. Öz-yeterlik algısının öğrenci kontrol ideolojileri üzerinde doğrudan bir etkisi olmakla birlikte zaman yönetimi kaygısı (ß=-.188), motivasyon kaygısı (ß=-.197) ve iletişim kaygısı (ß=-.212) aracılığıyla da öğrenci kontrol ideolojilerini etkilemektedir. Bu bulgulardan hareketle öğretmen öz-yeterlik algı düzeylerinin artırılması ve kaygı düzeylerinin azaltılması için yetkililerce örnek iyi uygulamaların ve doğru rol modellerin öğretmenlerle buluşturulması; öğretmenler için sürekli bir performans değerlendirme sisteminin kurulması şeklinde öneriler geliştirilmiştir.
Ailelerin akademik desteği ve gerçekçi olmayan beklentilerinin öğrencilerin öz yeterlik inançları ve tükenmişlikleri ile ilişkisi
Bu araştırmanın amacı; ortaokul öğrencilerinin algıladığı aile akademik desteği ve gerçekçi olmayan aile akademik beklentisinin, öğrencilerin akademik öz yeterlik inançları ve akademik tükenmişliği ile ilişkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiler, oluşturulan bir hipotez model çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma kapsamında, öğrencilerin algıladıkları aile akademik desteği, gerçekçi olmayan aile akademik beklentisi, akademik öz yeterlik inançları ve okul tükenmişlikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlandığı için, araştırma nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel modelde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Malatya ilinde öğrenim gören tüm ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu evren içinden seçilen 1698 ortaokul öğrencisi (922 Kız, 776 Erkek) oluşturmaktadır. Araştırma verileri; kişisel bilgi formu, Çocuk ve Ergen Akademik Destek Ölçeği (Özer, 2019), Gerçekçi Olmayan Aile Beklentisi Ölçeği (Imasa, 2012), araştırmacı tarafından geliştirilen Akademik Öz Yeterlik İnancı Ölçeği ve Okul Tükenmişlik Ölçeği (Seçer, Halmatov, Veyis ve Ateş, 2013) kullanılarak toplanmıştır. Ölçme araçlarının geliştirme ve uyarlama süreçlerinde, ölçme araçlarının geçerliğinin test edilmesi için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi tekniklerinden; güvenirliğinin test edilmesi için iç tutarlık katsayısından faydalanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde ise; betimsel istatistiklerden, korelasyon analizinden, yol analizinden ve bootstrap analizinden faydalanılmış, araştırma modelinin uyumunu değerlendirmek için model uyum iyiliği değerleri incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, aile akademik desteği ile akademik tükenmişlik arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olmasına rağmen aile akademik desteğinin akademik tükenmişliğinin doğrudan anlamlı bir yordayıcısı olmadığı, bununla birlikte aile akademik desteğinin akademik öz yeterlik inancının pozitif yönde doğrudan anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gerçekçi olmayan aile akademik beklentisinin ise akademik tükenmişliğin pozitif yönde doğrudan anlamlı bir yordayıcısı olduğu, akademik öz yeterlik inancının ise negatif yönde doğrudan anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma modelindeki aracılık etkileri incelendiğinde, akademik öz yeterlik inancının, aile akademik desteği ile akademik tükenmişlik ilişkisinde anlamlı bir aracı değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak akademik öz yeterlik inancının, gerçekçi olmayan aile akademik beklentisi ve akademik tükenmişlik ilişkisinde de anlamlı bir aracı değişken olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle; aileler, uygulayıcılar ve araştırmacılar için çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda, öğrencilerin yaşadığı akademik tükenmişliğin azaltılması için; öğrencilerin aile akademik desteği algılarının, akademik öz yeterlik inançlarının ve ailelerinin akademik beklentilerine ulaşabileceklerine ilişkin inançlarının güçlendirilmesi önerilebilir.
Üniversite öğrencilerinin psikolojik sermaye, sınıf bağlılığı ve okula yabancılaşma algıları arasındaki ilişkinin analizi
Yapılan araştırmalar, üniversite öğrencilerinin okula yabancılaşmalarının yaygın ve oldukça önemli bir sorun olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin psikolojik sermaye algılarının ve sınıf bağlılıklarının okula yabancılaşma sorunuyla bağlantılı olabileceği düşünülmektedir. Öğrencilerin psikolojik sermaye algıları arttıkça sınıf bağlılıklarının artabileceği, okula yabancılaşma davranışlarının azalabileceği öngörülebilir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin psikolojik sermaye, sınıf bağlılığı ve okula yabancılaşma algıları arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmanın üç alt problemi vardır. Birinci alt problemde, üniversite öğrencilerinin psikolojik sermayelerinin, sınıf bağlılıklarının ve okula yabancılaşmalarının düzeyi; ikinci alt problemde, üniversite öğrencilerinin psikolojik sermayelerinin, sınıf bağlılıklarının ve okula yabancılaşmalarının bazı değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığı; üçüncü alt problemde, üniversite öğrencilerinin psikolojik sermaye, sınıf bağlılığı ve okula yabancılaşma algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Nicel yöntem ile yapılan bu çalışma tarama modeliyle desenlenmiştir. Birinci alt problemde genel tarama modeline dayalı betimsel yöntem; ikinci alt problemde nedensel karşılaştırmalı desen; üçüncü alt problemde ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında, İnönü Üniversitesinde öğrenim gören 17.250 öğrenci oluşturmaktadır. Tabakalı seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak 1.278 üniversite öğrencisinden veri toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak "Öğrenci Yabancılaşma Ölçeği", "Sınıf Bağlılık Ölçeği" ve araştırma kapsamında geliştirilen "Psikolojik Sermaye Algıları Ölçeği (PSAÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini analiz etmek ve modelleri sınayabilmek için AMOS ve SPSS programları kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında üniversite öğrencilerinin yüksek düzeyde psikolojik sermaye algısına; orta düzeyde sınıf bağlılığı ve orta düzeyde okula yabancılaşma algısına sahip oldukları belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin psikolojik sermaye algıları; cinsiyet ve aileyle birlikte yaşama durumu değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılık göstermezken; fakülte, sınıf düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Üniversite öğrencilerinin sınıf bağlılıkları; cinsiyet, aile gelir düzeyi ve aileyle birlikte yaşama durumu değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılık göstermezken; fakülte ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Diğer taraftan üniversite öğrencilerinin okula yabancılaşma algılarının; cinsiyet, fakülte, sınıf düzeyi, aile gelir düzeyi ve aileyle birlikte yaşama durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Son olarak öğrencilerin psikolojik sermaye algıları ile okula yabancılaşma algıları arasında negatif yönlü; öğrencilerin sınıf bağlılıkları ile okula yabancılaşma algıları arasında negatif yönlü; öğrencilerin psikolojik sermaye algıları ile sınıf bağlılıkları arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca sınıf bağlılığının, psikolojik sermaye ve okula yabancılaşma arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak psikolojik sermayenin hem doğrudan hem de sınıf bağlılığı aracılığıyla dolaylı yoldan okula yabancılaşma algılarını etkilediği tespit edilmiştir. Psikolojik sermaye ve sınıf bağlılığı değişkenlerinin birlikte okula yabancılaşma değişkenindeki varyansın yaklaşık %14'ünü açıkladıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin psikolojik sermayelerini ve sınıf bağlılıklarını artırmanın onların okula yabancılaşmalarının azalmasına katkıda bulunacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Devlet ve vakıf üniversitelerinin kurumsal ve akademik kültürlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; devlet ve vakıf üniversitelerinin kültürel yapılarındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Araştırmada verilerin toplanması ve analizi süreçlerinde nitel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada üniversitelerin kültürel yapıları katılımcıların görüşlerine dayalı olarak sunulmuştur. Araştırma Ankara ili sınırları içerisinde bulunan üç devlet (ODTU, Ankara, Hacettepe) ve üç vakıf (Bilkent, Başkent, Atılım) olmak üzere altı üniversitede gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamına alınan üniversitelerin belirlenmesinde a) sosyal çevre, b) erişim kolaylığı, c) üniversitelerin gelişmişlik düzeyleri d) kuruluş tarihleri dikkate alınmıştır. Araştırma kapsamında veriler yarı-yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla gerçekleştirilen görüşmelerde toplanmış olup; doküman analizi ve gözlemler görüşmelerden elde edilen verilerin desteklenmesi amacıyla kullanılmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme stratejisi tercih edilmiştir, ayrıca kartopu örnekleme stratejisinden de yararlanılmıştır. Katılımcı sayısı veri doygunluğu baz alınarak karar verilmiştir. Araştırma kapsamında 2012-2013 yılları içinde toplam 83 kişi ile yüz yüze derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerden 65'inde veriler ses kayıt cihazı ile 18 görüşmede ise yazılı kayıt ile toplanmıştır. Ses kayıt cihazı ile yapılan görüşmelerde, kayıtların bir kopyası talep eden katılımcılara verilmiştir. Görüşmeler 15 dakika ile 85 dakika arasında sürmüştür. Bu araştırmada geçerlilik ve güvenirlilik doğrulama stratejileri (Çeşitleme, Katılımcı Teyidi, Meslektaş Teyidi, Araştırmacının Tarafsızlığı, Etik) bağlamında değerlendirilmiştir. Veriler içerik analizi ile değerlendirildikten sonra kurumsal kültür (4 kategori) ve akademik kültür (2 kategori) şeklinde ifade edilmiştir. Araştırma bulguları ışığında aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: • Yöneticilerin belirlenmesinde devlet üniversitelerinde seçim, vakıf üniversitelerinde ise atama kültürü hakimdir (Araştırma için verilerin toplanmasından kısa bir süre sonra devlet üniversitelerinde de rektörlerin belirlenmesinde atama uygulaması başlamıştır). • Devlet üniversitelerinde yöneticilerin belirlenmesinde seçim/eğilim yoklaması yapılması yönünde bir beklenti vardır. Vakıf üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin yöneticilerin belirlenmesinde seçimin tercih edilmesi yönünde beklentileri vardır. • Devlet ve vakıf üniversitelerinde meslek odalarına üyelikler desteklenmektedir. Devlet üniversitelerinde sendikalara üye olma yönünde eğilim var iken vakıf üniversitelerinde üyeliklerin neredeyse hiç olmadığı belirlenmiştir. • Devlet ve vakıf üniversitelerinin kültürlerinde iş yükü dağılımında baskın norm ve değer dengeli bir yapı oluşturma şeklindedir. • Karar alma sürecine ilişkin olarak, devlet üniversitelerinde karara katılma süreci "danışma düzeyinde", vakıf üniversitelerinde ise "az" düzeyindedir. • Devlet üniversitelerinde karar alma sürecine katılım "komisyonlar, kurum içi e-posta paylaşımı, üniversite forum ortamı" yöntemleri kullanılarak yapılmaktadır. Vakıf üniversitelerinde karar alma sürecinde merkezi yöneticilerin baskın olduğu belirlenmiştir. • Devlet üniversitelerinin kurumsal yapıları içinde en fazla ifade edilen değerler "ifade özgürlüğü, adaletli ve katılımcı yönetim, demokratik yönetim, sürekli gelişme, açık iletişim kanalları, toplumla bütünleşme ve hizmet, gelişime açık olma, paydaş odaklılık, nitelikli akademik kadro, özgür ve rahat bir çalışma ortamı" şeklindedir. Vakıf üniversitelerinin kurumsal yapıları içinde en fazla ifade edilen değerler "ifade özgürlüğü, gelişime açıklık, sürekli gelişme, adaletli ve katılımcı yönetim, öğrenci merkezli eğitim, nitelikli akademik kadro, çağdaş kampüs düzeni, evrensel bakış ve uluslararasılaşma" sayılmıştır. • Devlet üniversiteleri ile vakıf üniversiteleri arasında kurumsal değerler bakımından "markalaşma/imaj, mezunlarla iletişim, ödüllendirme, öz değerlendirme, eleştirel/muhalif duruş, örgütlü yapıların yönetim sürecine katılımı ve seçim kültürü" değerlerinde farklılıklar vardır. • Devlet ve vakıf üniversitelerinde düzenlenen törenler "eğitim öğretim açılış törenleri, bahar şenlikleri, personel arasındaki etkileşim etkinlikleri, üniversitenin tarihine/geçmişine yönelik etkinlikler, üniversite tanıtım etkinlikleri, oryantasyon/örgütsel bağlılığı artırmaya yönelik etkinlikler" boyutlarında yoğunlaşmaktadır. • Katılımcı görüşlerine göre, devlet ve vakıf üniversiteleri toplumsal sorunların çözümünde kendisinden beklenen rolü oynamamaktadır. • Araştırma etkinliklerine ilişkin nispeten benzerlik olduğu görülmüştür. Araştırmalara sağlanan maddi desteklere ilişkin benzerlikler olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmaların yayınlanmasına ilişkin katılımcıların yayın kalitesi ve etik değerlere özellikle vurgu yaptıkları belirlenmiştir. Bu konuda devlet ve vakıf üniversitelerinin kültürlerinde benzerlik vardır. • Katılımcılarca devlet ve vakıf üniversitelerinde: • Sınıf içi yapılan çalışma ve etkinlikler konusunda özgür bir ortam olduğu, • Akademisyenlere ders verme sürecine kimse karışmadığı, • Akademisyenlerin derslerde düşüncelerini rahatlıkla ifade edebildikleri, • Derslerin içeriğine kimse karışmadığı, • Akademisyenlerin derslerinde düşüncelerini açıklarken herhangi bir kaygı-korku taşımadıkları, • Akademisyenlerin istedikleri dersin içeriğini hazırlayabildikleri, • Akademisyenler tarafından sınıf içinde kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerine kimsenin karışmadığı, • Akademisyenler sınıf içinde kendilerini özgür hissettikleri ifade edilmektedir.
Kolektif öğretmen yeterliği, örgütsel vatandaşlık davranışı ve öğrencilerin akademik başarıları arasındaki ilişkilerin çok düzeyli analizi
Amaç: Bu araştırmanın temel amacı kolektif öğretmen yeterliği ve örgütsel vatandaşlık davranışı ile öğrencilerin akademik başarıları arasındaki çok düzeyli ilişkileri incelemektir. Yöntem: Kolektif öğretmen yeterliği, örgütsel vatandaşlık davranışı ve okulun sosyoekonomik durumu gibi okul düzeyli değişkenler ile öğrencilerin akademik başarıları arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla hiyerarşik lineer modelleme kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Malatya ili Yeşilyurt ve Battalgazi ilçelerinde yer alan 57 ortaokulda görev yapan 674 öğretmen ve bu okullarda öğrenim gören 7173 sekizinci sınıf öğrencisinden elde edilmiştir. Bulgular: Araştırmanın bulguları, akademik başarı açısından okulların anlamlı şekilde farklılaştığını ve akademik başarıda gözlenen farklılığın %20'sinin okullar arasında olduğunu göstermektedir. Ayrıca kolektif öğretmen yeterliği ve örgütsel vatandaşlık davranışı ile akademik başarı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Okulun sosyoekonomik durumu kontrol edildikten sonra kolektif öğretmen yeterliği ve örgütsel vatandaşlık davranışının okullar arasında ortaya çıkan akademik başarıdaki varyansın %45'ini açıkladığı tespit edilmiştir. Sonuçlar: Araştırmanın sonuçları, okulun sosyoekonomik durumu kontrol edildikten sonra hem kolektif öğretmen yeterliğinin hem de örgütsel vatandaşlık davranışının yüksek öğrenci başarısı ile ilişkili olduğunu ve öğrencilerin başarısına katkıda bulunan önemli okul düzeyli değişkenler olduğunu göstermiştir. Ayrıca araştırmanın sonuçları, bu gibi yapıların öğrenci başarısını destekleyecek koşulları yaratmadaki önemini göstermektedir. Bu çalışmanın bulguları, kolektif öğretmen yeterliği ve örgütsel vatandaşlık davranışını güçlendiren değişkenlerin, düşük sosyoekonomik durumlu okullarda bile öğrenci başarısını artırmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.
Öğretmenlerin motivasyonu ile okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları arasındaki ilişkinin analizi
Bu araştırma, Anadolu Liselerinde çalışan öğretmenlerin görüşlerine göre, Anadolu Lisesi yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışlarının öğretmenlerin motivasyonuyla ilişkisini belirlemeyi amaçlamaktadır.Araştırma ilişkisel ve nedensel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada Anadolu Lisesi öğretmenlerinin motivasyon düzeyleri ve bu düzeylerin cinsiyet, branş ve kıdem yılı değişkenlerine bağlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı, öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin sergiledikleri öğretimsel liderlik davranış düzeyleri ve Anadolu Liselerinde görev yapan yöneticilerin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin motivasyonu arasındaki ilişki incelenmiştir.Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 21 programı ile çözümlenmiştir. Öğretmen algılarına göre öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ile okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları düzeyleri için betimsel istatistikler kullanılmıştır. Öğretmen algılarına göre öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ile okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları arasındaki ilişki için korelasyon analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin motivasyonu ile okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları arasındaki ilişki düzeyinin cinsiyet değişkeni açısından analizi için basit doğrusal korelasyon analizi yapılmıştır. Anadolu Lisesi öğretmenlerinin motivasyon düzeyi ile okul yöneticilerinin öğretim liderliği davranışları arasındaki ilişki düzeyinin branş ve kıdem yılı değişkenlerine göre karşılaştırılması "MANOVA" analiziyle belirlenmiştir.Araştırma sonucunda Anadolu Liselerinde çalışan öğretmenlerin motivasyon düzeyleri 3,01 ortalama ile "orta düzeyde" bulunmuştur. Okul yöneticilerinin genel öğretim liderliği davranışlarının öğretmen algıları açısından "çoğu zaman" (X=3,59) düzeyinde olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretimsel Liderlik, Motivasyon, Lider, Anadolu Lisesi Müdürü, Öğretmen.
Okul yöneticilerinin girişimcilik, öz-yeterlik ve örgütsel bağlılık algılarının analizi
Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin öz yeterlik inancı ile örgütsel bağlılık algı düzeylerinin girişimcilik algı düzeyi üzerine etkisini belirlemektir. Bu nedenle tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini Sivas ili merkez ilçedeki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 247 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplamak amacı ile üç farklı ölçek kullanılmıştır. Okul yöneticilerinin girişimcilik düzeylerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan okul yöneticisi girişimcilik ölçeği kullanılmıştır. Okul yöneticilerinin öz-yeterlik inançlarını belirlemek için Tschannen-Moran ve Gareis (2004) tarafından geliştirilen Dönmez, Özer ve Cömert (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan okul müdürlerinin öz-yeterlik algıları ölçeği ve örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek için Balay (2000) tarafından geliştirilen örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS17.0 paket programı kullanılarak, frekans, yüzde ve verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre t-testi, Varyans analizi (ANOVA), Mann-Whitney-U gibi anlamlılık testleri ile çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda okul yöneticilerinin kendilerini girişimci olarak algıladıkları, girişimcilik, öz-yeterlik inancı ve örgütsel bağlılık algılarını farklılaştırma etkeni olarak branş değişkeninin rol oynadığı, öz-yeterlik alt boyutları, örgütsel bağlılık alt boyutları ile birlikte girişimciliğe ilişkin toplam puanların yaklaşık % 62'sini açıkladığı ortaya çıkmıştır. Okul yöneticilerinin girişimcilik düzeylerine ilişkin algılarında cinsiyet, kıdem ve okul türü değişkenine göre farklılaşma olmadığı fakat öz-yeterlik inanç ölçeği ile örgütsel bağlılık ölçeğinin bazı boyutlarında sözü edilen değişkenlere göre farklılaşma olduğu görülmüştür.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Anadolu Liselerinin fiziki mekânlarının Milli Eğitim Bakanlığı eğitim yapıları asgari tasarım standartları açısından değerlendirilmesi (Gaziantep ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkamil merkez ilçelerinde yer alan Anadolu liselerinin fiziki mekânlarını Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Yapıları Asgari Tasarım Standartları açısından değerlendirmektir. Bu genel amaca bağlı olarak Anadolu liseleri okul projelerinin ve okul binalarının "MEB Eğitim Yapıları Asgari Tasarım Standartları Kılavuzu" açısından uygunluğunun değerlendirilmesi, okulların yapılış amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını belirlemek ve okul paydaşlarının (yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilerin) okulların fiziki mekânlarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden sosyal bilimlerde ve eğitim bilimlerinde yaygın olarak kullanılan durum (vaka) çalışması seçilmiştir. Araştırma konusu olarak, Gaziantep ili merkez ilçelerinde bulunan Anadolu liselerinden 4 farklı tip (örnek) projeye göre yapılmış olan 4 farklı Anadolu lisesi ve bu liselerin projeleri seçilmiştir. Bu projeler 16 derslikli, 24 derslikli, 32 derslikli ve 40 derslikli tip lise projeleridir. Okullar, bu projelere uygun olarak yapılmış olan okullardan seçilmiştir. Araştırmada yer alan okul paydaşları ise her okulun ortak paydaşlarından yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler ve velilerden oluşmaktadır. Araştırmada veriler nitel araştırma tekniklerinden doküman inceleme, gözlem ve görüşme yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada doküman olarak okulların projelerine ulaşılmıştır. Elde edilen projeler ve okul binaları "MEB Eğitim Yapıları Asgari Tasarım Standartları Kılavuzu"na göre hazırlanmış olan 490 maddelik gözlem formuna göre değerlendirilmiştir. Araştırmada bir bütünlük elde etmek ve genelleme yapabilmek amacıyla okul paydaşlarına yönelik yarı yapılandırılmış standart görüşme formları oluşturulmuştur. Araştırmada katılımcılar, her okuldan en az 3 yönetici, 10 öğretmen, okulların 10 ve 11. sınıflarından 50 öğrenci ve Okul-Aile Birliği üyelerinden 2 veli seçilmiştir. Ayrıca araştırmada, katılımlı gözlem yoluyla okulların fiziki mekânlarına yönelik veriler elde edilmiş ve bunlar fotoğraflarla desteklenmiştir. Araştırmanın analiz sürecinde öncelikle projeler değerlendirilmiştir. Projelerin değerlendirilmesinde AutoCAD programı kullanılmış ve bu süreçte uzman yardımı alınmıştır. Gözlem formunda, "uygun/kısmen uygun/uygun değil/yok" seçenekleri yer almaktadır. Okul binalarında uzman yardımı alınarak gözlem formu doldurulmuştur. Elde edilen sonuçlar algılamayı kolaylaştırmak amacıyla tablo yoluyla ve renklerle belirtilerek verilmiştir. Fiziki mekânlarla ilgili genel bir yargıya varılırken tüm maddelerin uygun olarak işaretlendiği durumlarda "uygun" seçeneği, bir ya da iki maddenin uygun olmadığı durumlarda "kısmen uygun" seçeneği, üç ya da daha fazla maddenin uygun olmadığı durumlarda "uygun değil" seçeneği, okul projesinde veya okul binasında bulunmayan mekânlar için de "yok" seçeneği işaretlenmiştir. Araştırmada okul paydaşlarının görüşleri analiz edilirken betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Buna göre her bir soru bir tema kabul edilerek elde edilen veriler Word belgesine aktarılarak özetlenmiş ve frekans değerleri yazılmıştır. Daha sonra elde edilen ifadeler tablolar üzerinde frekans değerleri ile birlikte verilmiştir. Okul paydaşlarının hayallerindeki okul mekanına yönelik bazı tasvirleri ise doğrudan verilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre tüm projelerin standartlara uygun olmayan yönlerinin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla araştırma kapsamına alınan okul binalarının da standartlara tam olarak uymayan yönlerinin olduğu görülmüştür. Kılavuzda belirtilmesine rağmen projelerin hiç birinde mescit, veli görüşme odası, personel tuvaleti ve sistem odalarının tasarlanmadığı görülmüştür. Ayrıca kılavuzda yer almamasına rağmen okul projelerinde muayene ve revir alanlarının tasarlandığı görülmüştür. Bundan dolayı kılavuz ve okul projeleri arasında farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Okullarda yöneticilerin uygulamaları okul binaları ve teslim şartları aynı olmasına rağmen fark yarattığı görülmüştür. Dolayısıyla okullardaki fiziki engelleri minimum düzeye indirmede okul yöneticilerinin rolünün büyük olduğu anlaşılmıştır. Okul paydaşları açısından ise okul binalarındaki en büyük eksikliğin sosyal ve spor alanlarının olduğu, kantin ve kafeterya alanlarının daha büyük yapılması gerektiği sonucu elde edilmiştir. Ortaöğretim kurumlarında projelerin geliştirilmesinde referans noktası, fiziki mekânların öğrencilerin gelişim süreçlerine nasıl katkıda bulunabileceği olmalıdır. Bu doğrultuda bazı öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: MEB Eğitim Yapıları Asgari Tasarım Standartları Kılavuzu, Okulların fiziki mekânları, Anadolu liseleri okul binaları.
İlköğretim okullarının örgütsel diriklik, bürokratiklik ve örgüt normları açısından analizi
Bu araştırmanın, üç temel odağı ya da amacı bulunmaktadır. Birincisi araştırmaya katılan öğretmenlerin, görev yaptıkları okulların örgütsel diriklik, bürokratiklik ve örgüt normlarına ilişkin algılarının ne düzeyde olduğunu betimlemektir. İkincisi, öğretmenlerin görev yaptıkları okulların örgütsel diriklik, bürokratiklik ve örgüt normlarına ilişkin algılarının cinsiyet, okul türü ve sosyo-ekonomik düzey (SED) değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Üçüncüsü ise, öğretmenlerin görev yaptıkları okulların örgütsel diriklik, bürokratiklik ve örgüt normlarına ilişkin algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın evrenini, Malatya ili merkez ilçe belediye sınırları içerisinde yer alan resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan toplam 3057 öğretmen oluşmuştur. Araştırmanın örneklemini ise, evrenden kota örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen toplam 1018 öğretmen oluşturmuştur. Örneklemde yer alan öğretmenlerin, 926'sı devlet okullarında, 98'i ise özel okullarda görev yapmaktadır. Araştırmada, öğretmenlerin görev yaptıkları okulların örgütsel diriklik, bürokratiklik ve örgüt normlarına ilişkin algılarını belirlemek üzere ikisi araştırmacı tarafından geliştirilen (Okullar İçin Örgütsel Diriklik Ölçeği, Örgüt Normları Ölçeği) toplam üç farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen veriler, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, okul türü ve sosyo ekonomik düzey değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Örgütsel diriklik ile bürokratiklik ve örgüt normları arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan çoklu regresyon analizleri sonucunda; kolaylaştırıcı bürokrasi, engelleyici bürokrasi ve örgüt normları değişkenlerinin örgütsel dirikliğin anlamlı yordayıcıları olduğu belirlenmiştir. Standardize edilmiş regresyon katsayılarına göre, yordayıcı değişkenlerin örgütsel diriklik üzerindeki göreli önem sırası, kolaylaştırıcı bürokrasi, örgüt normları ve engelleyici bürokrasidir.