Theses supervised by Prof. Dr. Emel Yıldız

15 theses · Çukurova University, Gümüşhane University

DoctorateOpen AccessTR

Lantanit ve geçiş metali içeren homoleptik ve heteroleptik koordinasyon polimerlerinin hidrotermal sentezi, katalitik ve lüminesans özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışma, Cu(I)-Ni(II)/(Ln(III) (Ln=La, Ce, Pr, Nd, Sm, Eu, Dy)-organik ligand düzenlemesini içeren, yapısal tahmini zor olan metal organik kafes yapılarının (MOF) sentezinin detaylı incelenmesini kapsamaktadır. Stokiyometri, pH ve sıcaklık gibi koşulların, hidrotermal şartlarda bileşiklerin yapısına olan etkileri de incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2,3-pydc, 2,5-pydc, 2,6-pydc, 2,3-pzdc ve H2pip ligandları kullanılarak sentezlenen koordinasyon polimerlerinin yapıları elementel analiz, ICP-OES, FT-IR, FIR, TGA, tek kristal X-ray, toz XRD, FESEM ve BET analizleri ile karakterize edilmiştir. Bileşikler başarılı bir şekilde yüksek saflığa sahip kristal fazlarda elde edilmiştir. Bileşiklerin lüminesans özellikleri ve heterojen katalitik aktiviteleri araştırılmıştır. Cu(I) ve lantanit metalleri içeren koordinasyon polimerlerinin 360-670 nm aralığında farklı emisyon değerlerine sahip oldukları belirlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin timolün timokinona oksidasyonunda %100 seçicilik gösterdiği HPLC ve GC/MS analizleri sonucunda belirlenmiştir.

HidrotermalHidrotermal sentezLantanitler
Burak Ay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rodanin-N-asetik asit ligandının metal komplekslerinin sentezlenmesi ve biyoaktif özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada rodanin-N-asetik asit ligandı kullanılarak Al(III), Cr(III), Fe(III), Mn(III) ve Cu(II) ile metal kompleksleri sentezlenmiştir. Sentezlenen metal komplekslerin yapıları elementel analiz, manyetik duyarlılık, FT-IR, AAS, TG gibi spektroskopik ve analitik yöntemler kullanılarak karakterize edilmiştir. Komplekslerin oktahedral geometriye sahip oldukları belirlenmiştir. Karakterize edilen metal komplekslerinin Alzheimer Hastalığının önemli bir semptomu olan ağır metal birikimi üzerine etkileri Ç.Ü Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı ile DETAUM biriminde yetiştirilen deney sıçanları üzerinde incelenmiştir.

Elem Şeflek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

SiO2/TiO2, TiO2/VOx, SiO2/VOx nanoyapılarının hidrotermal yöntemle sentezi ve manyetik özelliklerinin araştırılması

Bu çalışma ile SiO2/TiO2, TiO2/VOx, SiO2/VOx bileşikleri farklı sıcaklık ve süre kombinasyonlarında hidrotermal yöntemle yeni nanoyapılar olarak sentezlenmiş ve literatüre kazandırılmıştır. Son yıllarda, fotokataliz ve fotoelektrokimyasal güneş hücreleri de dahil olmak üzere birçok modifiye elektronik ve optik özelliklerinin yanı sıra kapsamlı uygulamalarda kullanılmış olan nano boyutta titanyum dioksit (TiO2) materyalleri büyük ilgi görmüştür. Tez süresince sentezlenen nanoyapılar SEM-EDX, FT-IR ve XRD cihazları ile karakterize edilmiştir. Buna ek olarak bu çalışmada elde edilen bileşiklerin PPMS cihazı kullanarak manyetik özellikleri belirlenmiştir. Bu sonuçlar değerlendirildiğinde sentezlenen nano yapıların manyetik detektör olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Titanyum dioksit' in doplanması sonucunda elde edilen XRD grafiklerinde anataz yapı artışının gözlenmesi, sentezlenen nano formların fotokatalitik özelliklerinin arttığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Hidrotermal Sentez, Manyetik Özellikleri.

Mohammad Tamım Mohammad Hasham
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İş kazalarına, hafta günleri etkisinin incelenmesi

Literatürde, İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yapılan araştırmalarda, özellikle yangın ve risk değerlendirmesi çalışmaları ve fiziksel risk etmenlerinde verilerin toplanması, analizleri ve neden-sonuç ilişkilerinin daha rahat kurulabildiği görülmüştür. Bu çalışmada, çalışanların gündelik yaşamlarında ve iş çevresinde temasta bulunduğu kişilerden, olaylardan veya durumlardan ne derecede etkilendiği ve bu etkileşimin iş kazaları üzerinde anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı ortaya konulmuştur. Diğer yandan bu ilişkinin günlere göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Çalışma kapsamında ihtiyaç duyulan bilgiler, araştırmaya destek veren işyerlerinden anket yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analiz yöntemi ile bilgiye dönüştürülmesi sağlanmış ve bu amaçla yapılmakta olan anket çalışmasında elde edilen nihai bilgilerle çalışanın psikolojisi üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı değerlendirilmiş, belirlenen olumsuz etkileri azaltabilecek çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır.

KazalarRisk faktörleriİş güvenliği+2
Çağatay Kırbuğa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş enerjisi paneli kurulum ve montaj riskleri

Dünya nüfusunun her geçen gün artmasıyla birlikte fosil yakıtların yeter-sizliği, araştırmacıları yeni enerji kaynakları arayışına sürüklemektedir. Güneş ve rüzgâr enerjisi son zamanlarda en gözde yenilenebilir enerji olarak değerlendiril-mektedir. Güneşin sürdürülebilir, temiz, tükenmeyen bir enerji türü olması avanta-jını artırmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte kullanılan ürünlerin verimlerinin artıp, fiyatlarının düşmesi nedeniyle güneş enerji santrali projelerine yönelik çalış-malar hız kazanmakta ve ülkeler gelecekteki enerji politikalarını bu doğrultuda oluşturmaktadır. Enerji fiyatlandırılmasındaki artışlar Güneş enerji santralleri yatırımlarını hızla büyütmektedir. Özellikle endüstriyel yapıların, özel binaların çatı katları ve arazi uygulamaları ile güneş enerjisinden elektrik üreterek ekonomik açıdan önemli tasarruflar sağlanmaya başlanılmıştır. Bu santrallerin iş sağlığı ve güvenliği açısın-dan kontrol edilmesi ve risk değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir. Bu ça-lışmada, güneş enerji santrallerinin risk analiz tabloları incelenmiş ve alınması gereken iş sağlığı güvenliği önlemleri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Güneş Enerji Santrali, Risk Değer-lendirme Yenilenebilir Enerji Kaynakları.

Güneş enerjisiGüneş enerjisi santraliGüneş enerjisi sistemleri+6
Adem Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Demir çelik endüstrisi atıklarından demir gübresi eldesi

Bu çalışmanın amacı, demir-çelik endüstrisinde üretim sırasında ortaya çıkan ve tehlikesiz atık sınıfına giren çelikhane cürufu ve haddehane tufalinden demir (Fe) elementinin geri kazanılarak demir gübresi Fe2(SO4)3 ve FeEDTA çözeltisi elde etmektir. Bunun için birinci aşamada, alınan cüruf ve tufal örnekleri önce bilyalı değirmende 40-90 mikron boyutlarına öğütülmüş ve daha sonra toplam besin elementi ve kirletici potansiyelini belirlemek amacıyla element içeriği, indüktif olarak eşleştirilmiş plazma-kütle spektrometresi (ICP-MS) ile saptanmıştır. Çelikhane cürufunda %20.17 Fe, tufalde ise %77.48 Fe içeriği tespit edilmiştir. İkinci aşamada ise demirli gübre çözeltisi hazırlamak için en fazla Fe konsantrasyonuna sahip olmasından dolayı tufal şelatlayıcı ajan Etilendiamin tetra asetik asit (EDTA) ve konsantre sülfürik asit (H2SO4) ile çözünürleştirilme gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan demirli gübre çözeltisinin AAS´de element içeriği Fe2(SO4)3 çözeltisinde kütlece %2.63 Fe, Fe-EDTA çözeltisinde kütlece %2.15 Fe tespit edilmiştir.

İlker Bakar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş pili uygulamalarında potansiyel olarak kullanılabilecek tek/çift perovskit yapıların hidrotermal sentezi

Güneş pilleri, yenilenebilir enerji kaynakları için öne çıkan alternatifler arasında yer almaktadır. Güneş pillerinin üretim maliyetlerini azaltmak ve yeni uygulamalara uyumlu teknolojiler geliştirmek için farklı malzemeler araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı güneş pili uygulamalarında kullanım potansiyeline sahip olabilecek, mevcut verimi artırabilecek perovskit yapıların sentezlenmesidir. Farklı sıcaklık/süre kombinasyonlarında tek perovskit (ABO3) ve çift perovskit (A2BCO6) yapılar hidrotermal yöntemle elde edilmiştir. TiO2 CeO2, La2O3 ve Sm2O3 ile 1:1, 1:2 ve 2:1 oranında 150 °C de 24 saat süre ile reaksiyon ortamı sağlanmıştır. Yapılar XRD, AFM ve SEM cihazları ile karakterize edilmiş ve morfolojik özellikleri belirlenmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde elde edilen perovskit yapılar güneş pili uygulamalarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Titanyum dioksit'in doplanması sonucunda elde edilen XRD grafiklerinde farklı pikler vermesi doplamanın başarılı bir şekilde yapıldığını göstermektedir.

Boğaçhan Misdik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Faz değiştiren malzemelerin mikrokapsülasyon yöntemi ile tekstil uygulamaları

Son dönemlerde tekstil sektöründe bedensel konforu geliştirmek ve kişilerin hava değişimlerine karşı ısıl konforunu sağlamak amaçlı birçok tekstil malzemesi üretilmiştir. Bu çalışmada n-dokosan bazlı çekirdek malzeme melamin/formaldehit kabuk malzemesi ile uygun koşullarda kapsüllenmiştir. Geliştirilen kapsüllerin antimikrobiyal özellik göstermeleri amacı ile AgNO3 ile değişik yöntemlerle kabuk malzemeye eklenmiştir. Daha sonra oluşan kapsüllerin SEM, DSC, Ft-IR ve antimikrobiyal özellikleri incelenmiş, kumaşa emdirme yöntemi ile uygulanmıştır.

Faz değişimiGümüş nanopartiküllerMelamin formaldehit+1
Sinem Tümük
Çukurova University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel patlamalrı önleme, koruma yöntemleri ve saha uygulamları

Türkiye'de ve Dünya'da artan endüstrileşme beraberinde istenmeyen patlamalara yol açmakta ve patlamaların bir sonucu olarak can ve mal kayıpları daha fazla önem kazanmaya başlamaktadır. Patlamaların önlenmesi için yapılan literatür çalışmasında özellikle Türkçe kaynaklarda kuramsal verinin sahada uygulamasına yönelik çok fazla bilginin olmadığı görülmüştür. Bu nedenle iki farklı sektörde faaliyet gösteren işletmeler, kuramsal bilginin desteklenmesi amacıyla iyi uygulama örnekleri olarak seçilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, patlayıcı ortamların zararlı etkilerinden insanların korunması için temel ilke olarak ilk tercihin patlayıcı ortamın oluşumunun önlenmesi, mümkün olmadığı durumlarda tutuşturucu kaynakların ortadan kaldırılması ve en son patlamanın etkilerinin azaltılması için önlemler ele alınmıştır.

EndüstriGüvenlik önlemleriPatlama+1
Orkun Çağrı Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni nesil yüksek verimli ve dayanıklı perovskit yapılarının hidrotermal sentezi I

Güneş pilleri, yenilenebilir enerji kaynakları için öne çıkan alternatifler arasında yer almaktadır. Güneş pillerinin üretim maliyetlerini azaltmak ve yeni uygulamalara uyumlu teknolojiler geliştirmek için farklı malzemeler araştırılmıştır. Bu çalışma ile güneş pili uygulamalarında kullanım potansiyeline sahip olabilecek, mevcut verimi artırabilecek perovskit yapıların hidrotermal yöntemle sentezlenmiştir. Bu tez çalışmasında TiO2 ile Lantanitlerden Seryum Ce(III), Lantan La(III), Samaryum Sm (III) oksitlerinin farklı sıcaklık ve süre kombinasyonlarında tek perovskit olarak adlandırılan ABO3 genel formüllü CeTiO3, LaTiO3 ve SmTiO3 yapıları oluşturulmuştur. Ayrıca kalay oksit (SnO2) yüksek elektron hareketliliği, üstün fotokatalitik kararlılığı nedeniyle perovskit güneş pilleri için umut verici olarak görülmektedir. Bu amaçla elde edilen tek perovskit yapılar, SnO2 ile farklı sıcaklık ve süre kombinasyonlarında aynı metodla A2BCO6 formlu çift perovskitlere dönüştürülmüştür. Karakterizasyon işlemleri sonucu katkılamanın başarılı olduğu ve morfolojik sonuçlarda pik şiddetlerinin ve tanecik boyutlarının literatür ile uyumlu olduğu, yüzeysel olarak homojen yapılar oluştuğu görülmüştür. Bu sonuçlar elde edilen nanoyapılar için fotovoltaik uygulamalarda umut vericidir.

EnerjiFosil yakıtlarLantanitler+1
Esra Okur Kaburcuk
Çukurova University
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Schiff bazı esaslı yeni tip heteroleptik rutenyum(II) metal komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve güneş pili olarak uygulanabilirliğinin incelenmesi

Daha Boya duyarlı güneş pili (DSSC) uygulamasında etkinlik gösteren heteroleptik rutenyum komplekslerinin tasarlanması, sentezlenmesi ve antimikrobiyal aktivitelerinin incelenmesini kapsayan heteroleptik rutenyum kompleksleri üç farklı grup ligand kullanılarak elde edilmiştir. 1. grup; Schiff bazı, 2.grup; 2,2'-bipiridin-4,4'-dikarboksilik asit, (L8) ve 3.grup; tiyosiyanat (-NCS) olarak seçilmiş, schiff bazları bu çalışmada sentezlenmiş, diğer ligantlar ise ticari olarak temin edilmiştir. Elementel analiz (C, H, N, S), FT-IR, ICP-OES ve kütle analizi ile karakterizasyon çalışmaları yapılarak olası geometriler belirlenmiştir. Kompleks 1, 2 ve 3'ün güneş pili uygulamasında etkinlik göstermediği, kompleks 4, 5, 6 ve 7'nin ise etkinlik gösterdiği ortaya konulmuştur. Komplekslerin boya olarak uzun süreli kullanımında mikroorganizmaların üremesine elverişli bir ortam oluşturup oluşturmayacağını belirlemek üzere gerçekleştirilen antimikrobiyal aktivite çalışmaları; agar kuyu difüzyon ve MIC (minimum inhibitör konsantrasyonu) yöntemleri ile gerçekleştirilmiştir. Komplekslerin tamamının antimikrobiyal özellik göstermesi etkin DSSC malzeme üretimi için ümit verici olarak değerlendirildiği belirlenmiştir. Bu bağlamda komplekslerin boya olarak uzun süreli kullanımında mikroorganizmaların üremesine elverişli bir ortam oluşturmayacağı hususunda önem arz etmektedir.

Seda İpekbayrak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Beton döküm işlerinde iş güvenliği

İnsan yaşamının devamlılığı açısından en temel ihtiyaçlardan biri olan barınma, inşaat sektörünü vazgeçilmez kılmaktadır. Bu doğrultuda, yapı üretim süreçlerinin her aşamasında iş sağlığı ve güvenliği (İSG) büyük önem taşımaktadır. Özellikle beton, inşaat sektörünün temel yapı taşlarından biri olup, uygulama süreci çeşitli tehlike ve riskleri de beraberinde getirmektedir. Genel olarak bakıldığında, inşaat sektörü; ölümlü iş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerden biridir. Sektörde yaşanan iş kazaları denildiğinde genellikle yüksekte çalışma, vinç kullanımı, malzeme düşmesi gibi riskler ön plana çıkmakla birlikte, beton döküm işlemleri de en az bu unsurlar kadar ciddi risk potansiyeline sahiptir. Beton dökümü sırasında yaşanabilecek iş kazaları, hem çalışanların sağlığı hem de işin süreci açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, beton döküm sürecinde karşılaşılabilecek tehlike ve risklerin tespiti ile bu risklere karşı alınması gereken önlemlerin belirlenmesidir. Bu sayede hem işçilerin hem de saha yöneticilerinin konuya ilişkin bilgi düzeylerinin artırılması ve olası iş kazalarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Çalışmam bir inşaat firmasına ait fabrika kaba inşaat projesinde beton dökümü öncesi kolon, perde, döşeme kalıp ve demir imalatları ile birlikte beton döküm sırası ve sonrasındaki kalıp sökümleri detaylı bir şekilde gözlemlenerek tespit edilen tehlike ve risklere karşı alınması gereken önlemler belirtilmiştir.

Cansel Acer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Usnik asit türevlerinin ve Cu(II) kompleksinin sentezi, biyolojik aktivitelerinin araştırılması ve teorik hesaplamalar

Bu çalışmada, antioksidan özelliklere ve metal şelasyon bölgelerine sahip doğal bir bileşik olan 2,6-diasetil-7,9-dihidroksi-8,9b-dimetildibenzo[ b , d ]furan-1,3(2 H ,9b H )-dion, usnik asit (UA) öncü bir molekül olarak seçilmiştir. Kolinesteraz inhibitörleri ve metal şelatörleri olarak orjinal üç farklı UA türevleri ve 1-Cu(II) kompleksi sentezlenmiştir. Bu türevler, kolinesterazı inhibe etmede kritik bir farmakofor olarak bilinen amin gruplarını içermektedir. Çalışma kapsamında, türevlerin antioksidan, antikolinesteraz ve metal şelasyon aktiviteleri değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, 1–3 türevlerinin üstün antioksidan aktiviteler sergilediğini göstermiştir. Süpürme kapasiteleri açısından Cu(II) için A0.5 değeri 72.52 µM, ABTS için IC50 değeri 118.67 µM olarak ölçülmüştür. Bunun yanında, 1–3 türevleri kolinesteraz inhibisyonunda da etkili bulunmuş; asetilkolinesteraz (AChE) için en yüksek yüzdelik değer %32.63, bütirilkolinesteraz (BuChE) için ise %29.31 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar, AChE ve BuChE ile yapılan kuantum kimyasal hesaplama ve moleküler kenetlenme çalışmalarıyla elde edilen sonuçlarla uyumluluk göstermiştir. Ayrıca, In vivo çalışmaları, Cu(II) uygulamasına bağlı Alzheirmer oluşturulan deney hayvanlarında, yeni sentezlenen ve Cu(II) ile şelasyon yapabilen tert-bütil(E)-(2-((1-(6-asetil-7,9-dihidroksi-8,9b-dimetil-1,3-diokso-3,9b-dihidrodibenzo[b,d]furan-2(1H)-iliden)etil)amino)ethyl)karbamit, (1) molekülünün uygulanması sonucu, Alzheirmer tablosunda gelişen öğrenme ve bellek fonksiyon bozukluklarının, depresyon davranışlarının düzeldiğini göstermiştir. Cu(II) kullanımıyla oluşturulan Alzheimer modelinin karaciğer ve böbrek üzerinde belirgin toksik etkiler gösterdiğini ancak, 1'in tedavi edici potansiyelinin bu etkileri hafiflettiğini ortaya koymuştur.

Ghadir Jumah
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

8-aminokinolin'in metal komplekslerinin sentezi, biyolojik aktivitelerinin araştırılması ve teorik hesaplamalar

Alüminyum, çapraz bağlayıcı olarak canlı vücudunda önemli roller oynayabilir. Beta amiloid oligomerizasyonu bunlardan biridir. Bu projede iki kinolin bazlı Al(III) şelatörün sentezi ve bunların ilgili karakterizasyonu ve in-vivo çalışmaları gerçekleştirilecektir. Amacımız, alüminyum ve Alzheimer hastalığı arasındaki bağlantıyı ve alüminyum ile amiloid kaskadı etkileşimini incelemektir. Alzheimer hastalığının en genel nedeni toksik olan amiloid ve Tau proteinlerinin beyinde bikimi sonucu nörodejeneratif hasarlarla ve bilişsel yetilerde kayıplarla ilerleyen bir durum olarak nitelendiriliyor. Amiloid ve tau proteinlerinin beyinde yığılması, yavaşçe hücre ölümüne sebep olur ve beyindeki sinir hücrelerinin arasındaki bağlantılar kopmaya başlar. Beyin hücrelerinde hızla meydana gelen ölüm, beynin büzüşmesine ve dolayısıyla hacimsel olarak küçülmesine yol açar.

Sedra Hasriyi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İçsel pazarlamanın tükenmişlik üzerindeki etkisinde iş tatmini, içsel motivasyon ve psikolojik sağlamlığın aracılık rolü

Bu çalışmada, özel öğretim kurumlarında çalışan personelin tükenmişlik düzeyleri ile kurum içinde deneyimlenen bazı örgütsel uygulamalar ve bireysel psikolojik süreçler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma kapsamında, içsel pazarlama uygulamalarının çalışanların iş tatmini, içsel motivasyon ve psikolojik sağlamlık düzeyleriyle nasıl bir ilişki içinde olduğu ele alınmış; söz konusu değişkenlerin içsel pazarlama ile tükenmişlik arasındaki bağlantıyı ne ölçüde açıkladığı değerlendirilmiştir. Çalışma, nedensel araştırma tasarımında kurgulanmış olup, eğitim hizmetleri bağlamında içsel pazarlama–tükenmişlik ilişkisini yalnızca doğrudan etkiler üzerinden değil, birden fazla psikolojik değişken aracılığıyla birlikte ele almayı hedeflemektedir. Araştırmanın evrenini Malatya ve Elazığ illerinde faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarında görev yapan çalışanlar oluşturmaktadır. Örneklem, kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan 523 çalışandan oluşmaktadır. Veriler yüz yüze anket tekniğiyle toplanmış; içsel pazarlama, iş tatmini, içsel motivasyon, psikolojik sağlamlık ve tükenmişlik değişkenlerine ilişkin ölçümler için literatürde yaygın olarak kullanılan ölçeklerden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 ve AMOS paket programları kullanılarak analiz edilmiş ve değişkenler arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modellemesi aracılığıyla test edilmiştir. Analiz bulguları, içsel pazarlama uygulamalarının iş tatmini, içsel motivasyon ve psikolojik sağlamlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte içsel pazarlamanın tükenmişlik üzerinde doğrudan ve negatif yönde bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca iş tatmini, içsel motivasyon ve psikolojik sağlamlığın tükenmişlik düzeyiyle negatif yönlü ilişkiler sergilediği belirlenmiştir. Aracılık analizleri, bu değişkenlerin içsel pazarlama ile tükenmişlik arasındaki ilişkide tam aracı rol üstlendiğini göstermektedir. Bulgular, içsel pazarlama uygulamalarının çalışan tükenmişliği üzerinde hem doğrudan hem de dolaylı etkiler yoluyla belirleyici olabildiğini ortaya koymaktadır.

Gülşah Dinçer
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2026
00

Other supervisors