Theses supervised by Prof. Dr. Engin Aslanargun

14 theses · Düzce University

Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre değişim yorgunluğunun çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Akçakoca örneği)

Değişmeyen tek gerçeğin değişim olduğu bu çağda, eğitimde değişimin öncülüğü öğretmenlere düşmektedir. Bunu da gerçekleştirebilmek için öğretmenlerin değişim zorunluluğu karşısında yorgunluk hissetmeyip zihinsel anlamda hazır olmaları gerekmektedir. Eğitim çalışmalarında önemli bir konu olan değişim, yeni bir kavram olan değişim yorgunluğunu beraberinde getirmiştir. Nicel yaklaşımla çalışılan bu araştırmada Türk Eğitim Sisteminde sürekli yaşanan değişim kararları ve bunların uygulamaları karşısında öğretmenlerin algıladıkları değişim yorgunluğunun çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Öğretmen algılarının cinsiyet, görev yapılan okul seviyesi, kıdem, görev yeri, öğrenim düzeyi, medeni hal ve mezun olunan fakülte gibi demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bu hedef doğrultusunda ilişkisel tarama yönteminden yararlanılıp betimsel istatistikler boyutunda aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Veri dağılımında parametrik ve non–parametrik testlerden uygun olanları kullanılıp veri toplamak amacıyla araştırma kapsamında tek boyutlu ve 16 maddelik "Değişim Yorgunluğu Ölçeği" kullanılmıştır. Yapılan araştırma 2020-2021 eğitim yılında Düzce ili Akçakoca ilçesi genelinde çalışılmıştır. Araştırma Covid-19 Pandemi şartları ve kuralları gereği çevrim içi olarak ilçe genelinde resmi okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise, özel eğitim ilkokulu, özel eğitim ortaokulu, halk eğitimi merkezi, mesleki eğitim merkezi eğitim kurumlarına gönderilen link aracılığıyla 510 öğretmen araştırmaya katılmıştır. Bu araştırmanın bulgularına göre öğretmenlerin Türk Eğitim Sisteminde gerçekleştirilen değişim kararlarının sonuçlarının yeterince değerlendirilmeden yeniden değişim kararları,alınması sonucunda kendilerini genel olarak yorgun hissettikleri ve bu sık değişim kararlarından olumsuz etkilendikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin algıladıkları sürekli bir değişim girişimi, mesleki açıdan motivasyonlarını olumsuz etkilediği gibi bununla beraber eğitim sistemimizde yapılan değişikliklerin bir amacı olduğunun kararsızlığını yaşadıkları görülmektedir. Ancak öğretmenlerin bunca değişikliğe rağmen mesleki motivasyonlarını ve öğretim hedeflerini kaybetmedikleri ortaya çıkmıştır. Bu da öğretmenlerin uygulanan sistem değişikliğinden dolayı değişim yorgunluğu hissettikleri, mutsuz oldukları halde buna rağmen yapılan sistem değişikliklerine uyum sağlamaya çalışıp mesleki açıdan yapılan değişiklikleri hayatlarına uyarlamaya çalıştıkları ifade edilebilir. Ortaya konan sonuçlardan yola çıkarak eğitim yöneticilerine ve Türk eğitim politikalarına yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Eğitim Sistemi, Değişim, Değişim Yorgunluğu

COVID 19DeğişimDeğişim yorgunluğu+7
Çiğdem Şahin
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk milli eğitim sisteminin temel sorunları üzerine öğretmen görüşleri

Bu çalışmada Türk milli eğitim sisteminin temel sorunları incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında görüşme yapılacak çalışma grubu amaçlı, ölçüt örnekleme yöntemlerinden kartopu veya zincir örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir Araştırmanın çalışma grubu olarak deneyimli ve tecrübeli olduğuna inanılan ve okul müdürleri tarafından örnek olarak gösterilen öğretmenler tercih edilmiştir. Bu nitelikleri taşıyan 20 öğretmenle görüşme yapılmış ve yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin mesleki gelişim sürecinde, yetiştirilmesinde ve özlük haklarında sorunların yaşandığı, yönetici yetiştirme sisteminin kurulamadığı ve yöneticilerin liyakate göre atanamadığı, eğitim öğretim sürecinin ezberci ve öğretmen merkezli bir anlayışla yürütüldüğü, merkezi sınavların eğitim öğretim faaliyetlerini olumsuz etkilediği, eğitim sistemi ve eğitim politikalarında yaşanan sık değişimlerin güven ve istikrar problemi oluşturduğu, öğretim müfredatları ve materyallerinin öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarına cevap vermediği, 4+4+4 eğitim sistemi ve 12 yıllık kesintisiz eğitimin bir takım sorunlara yol açtığı, okulların fiziksel alt yapı ve donanım eksiklerinin devam ettiği, meslek liselerinin işlevini tam alarak yerine getiremediği, sınıf mevcutlarında yoğunluğun devam ettiği, eğitimde fırsat ve imkan eşitliğinin istenilen düzeyde olmadığı, ebeveynlerin çocukları ile iletişiminin sorunlu olduğu, öğrencilerde teknoloji bağımlılığının önlenemediği ve rehberlik ve yönlendirme sisteminin yeteri kadar işlevsel olmadığı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda Türk eğitim sisteminin tespit edilen sorunlarına yönelik tüm eğitim paydaşlarının görüşlerinin dikkate alınarak etkili ve süreklilik arz eden reformların yapılmasına gerek duyulmaktadır.

Eğitim sistemiEğitim sorunlarıMilli eğitim+2
Okan Demir
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de öğretmenlik meslek etik ilkelerinin uygulanmasına ilişkin okul müdürleri görüşleri

Bu çalışmanın amacı öğretmenlik meslek etiği ilkelerinin uygulanmasına ilişkin okul müdürleri tarafından, etik dışı davranışların betimlenmesi, davranışların nedenleri, bu davranışların önlenmesi için neler yapımasın gerektiği ve etik dışı davranışlarla karşılaştıklarında kendi uygulamalarının neler olduğuna ilişkin görüşlerinin ortaya konulmasıdır. Araştırmada nitel araştırmanın alt birimlerinden durum çalışması deseni ile ölçüt örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Bu bağlamda Düzce ilinde görev yapan yöneticilik kıdemi en az on beş yıl olan 17 okul müdürü ile görüşme yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış form kullanılarak dört adet açık uçlu soru ve hazırlanan her bir sorunun altında katılımcının soruyu daha iyi anlamasına yardımcı olmak üzere alt sorular oluşturulmuştur. Katılımcılarla yapılan görüşmeler sonucu oluşturulan görüşme metinleri betimsel ve içerik analizi yaklaşımına göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilmiş bulguların analizi ile öğretmenler mesleğini icra ederken iletişim becerilerinde yetersiz oldukları, öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz ardı ederek onları ahlaki yeterliliklerinden ziyade maddi olgulara göre değerlendirdikleri, ölçme değerlendirme faaliyetlerini mevzuata göre uygulamadıkları, mesleğini sevmediği ve ekonomik kaygılar içerisinde icra ettikleri, meslektaşlarına karşı olumsuz bakış açısı geliştirdikleri, onlarla sağlıklı iletişim kuramadıkları, velilerle iletişim sürecini sağlıklı yürütemediği, her şeyi okul yönetiminden beklediği ve işbirliği yapmadığı gibi etik dışı davranışları sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin etik dışı davranış sergileme nedenleri ise kendilerini güncellemediği ve mesleki gelişimi sağlayamadığı, akademik ve pedagojik yeterliliğe sahip olmasına rağmen uygulamada yetersiz oldukları, ön hazırlığı olmadan derslere girdiği, öğrenciye rol model olma noktasında bilinçsizce yaklaştığı, öğrencileri ölçme değerlendirmede farklı bakış açısıyla not ile kontrol altına aldıkları, tüm paydaşlarına karşı sağlıklı iletişim kuramadığı, lisans eğitiminin uygulamaya dönük olmasından ziyade akademik bilgi boyutunda kaldığı, eğitim sistemindeki merkezi yapı değiştiğinde kişilere bağlı olarak eğitim politikalarının ve felsefesinin değiştiği, 657 sayılı devlet memurları kanunun öğretmenlerin üzerinde büyük bir koruyucu ve dokunulmazlık zırhı olarak görüldüğü, okul yöneticilerinin öğretmene karşı tutum ve davranışları adil olmadığı, mesleğe yeni başlayan öğretmenin rol model alacağı meslektaşının olmadığı, öğretmenin mesleğinin ona sağladığı maddi kazanç ile yetinmeyerek yaptığı iş karşılığında fazlasın bulamadığı için bencil kişilik yapısının geliştiği, öğretmenin sahip olduğu psikolojik sorunlarını mesleğine yansıttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Etik dışı davranışların önlemesine yönelik ise, öğretmenlerin mesleki gelişim yeterliliklerini tekrar gözden geçirilmesi, tüm paydaşları ile iletişim ve işbirliği içinde olması, öğretmen adaylarının mesleğe alınma sürecinde gözetilen kriterin yalnızca KPSS değil öğretmenlik mesleğini icra edecek kişiyi mesleğini yapma hevesi, psikolojik durum, insani değerler, akademik referans kapsamında değerlendirilmesi, okul idaresinin herkese eşit mesafede adil davranması, yasal düzenlemelerin işlerlik kazanması sonuçlarına ulaşılmıştır. Etik dışı davranışlarda okul müdürlerinin uygulamalarına yönelik bulgularda ise okul müdürleri, etik dışı davranışlar ile karşılaştıklarında durumu problem haline getirmemek adına üzerinde durmadan üstünü örtme eğilimi ile birlikte okul imajını zedelememe amacıyla iletişim ve ikna yoluna giderek yasal yollara başvurmadığı, somut olan etik dışı davranışların yasal yola başvurma durumuyla sonuçlandığını, yasal yollara başvurma kararını kendi ahlaki tutumları doğrultusunda değerlendirerek verdiğini, öğretmenin tarz ve tutumu, hatasında ısrarcı oluşu, etik dışı davranışların sürekli hale getirmesi okul müdürünün yasal yollara başvurma kararının etkileyen unsurlar olduğu sonuçları ortaya çıkmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda etik ilkelerin varlığından haberdar olarak bu konuda farkındalık bilinci taşımak çoğu etik dışı davranışında önceden önüne geçmesine olanak sağlayacaktır. Eğitim politikalarını belirlerken ülkenin eğitim felsefesi anlayışından yola çıkarak kültürel değerleri de göz önünde bulundurup iyi düzenlenmiş bir hukuki çerçeve ile toplumsal beklentilere karşılık verebilecek etik ilkelerin benimsenmesi ve sürekli gelişen koşullarda güncellenmesi gerekmektedir. Ayrıca öğretmen mesleki anlamda yeterliliklerini sağlamış kendini mesleki anlamda geliştiren ve bu kutsal mesleğin ne kadar büyük bir sorumluluk gerektirdiğinin bilincinde olmalıdır.

EtikEtik dışı davranışEtik kültür+7
Huzur Kurt
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin ders denetimine ilişkin öğretmen görüşleri

Eğitim sisteminin en küçük yapısı olan okullarda eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan okul müdürlerinin yönetimsel işlerinin yanında denetim görevleri de bulunmaktadır. Eğitimin kalitesinin artması ve geliştirilmesinde önemli yeri olan ders denetiminin gerçekleştirilmesinde okul müdürlerinin de yetkili olması okul müdürlerinin gerçekleştirdiği denetim faaliyetlerini araştırmaya açık hale gelmiştir. Bu araştırmanın amacı da okul müdürlerinin ders denetimi ile ilgili öğretmen görüşlerini ortaya koymaktır. Okul müdürlerinin ders denetimi yeterlilikleri hakkında öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Düzce ilinde görev yapan meslekte yirmi yılını doldurmuş, idareciler ve denetmenler tarafından alanında yetkin gösterilen sınıf öğretmenleri ile gerçekleştirilen çalışmada dört adet açık uçlu soru ve bu soruların içinde bulunan alt sorular ile oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu ile veriler toplanmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucu elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi yaklaşımına göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonrası bulgular okul müdürlerinin halihazırda yaptıkları ders denetimi, okul müdürlerinin ders denetimi yeterlilikleri, müfettişlerin ders denetimini bırakmasının denetim faaliyetlerine etkisi ve öğretmenlere göre etkili ders denetimi temaları altında toplanmıştır. Yapılan çalışmada okul müdürlerinin ders denetimini formaliteden gerçekleştirdiği, yapılan denetimlerin etkisiz ve profesyonellikten uzak olduğu belirlenmiştir. Ayrıca okul müdürlerinin öğretmenlerle iç içe olması denetim faaliyetlerinin sürekli hale gelmesini sağlamaktadır. Bu durum nedeniyle öğretmenler okul müdürlerinin ders denetimi yapmasını tercih etmektedir.

DenetimDers denetimiEğitim denetimi+2
Ahmet Serdar Kavaklı
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını sürecinde öğrencilerin okula karşı tutum ve davranışları

Bu araştırmanın amacı Covid-19 salgını sürecinde öğrencilerin okula karşı tutum ve davranışlarının incelenmesidir. Covid-19 salgınıyla okullarından ve akranlarından uzak kalan öğrencilerin, uzaktan eğitim sürecinde okula karşı tutum ve davranışlarının neler olduğuna ilişkin öğrenci görüşlerinin ortaya konulmasıdır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemleri içerisinde bulunan maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın örneklemini Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda okuyan sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Öğrenciler akademik başarılarına göre gruplandırılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak katılımcı öğrencilere dokuz adet açık uçlu soru sorulmuştur. Araştırmada elde edilen bulguların analizi ile uzaktan eğitim sürecinde katılımcı öğrencilerin tamamının okulu özlediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin okula karşı özlemlerinin en önemli sebebini ise arkadaşlarına, daha sonra ise öğretmenlerine özlemleri oluşturmuştur. Katılımcı öğrencilerin çoğunluğu teknolojik sorunlardan ve yetersizliklerden dolayı uzaktan eğitimi faydasız bulmuş, öğrencilerin tamamı eğitim hayatlarına yüz yüze devam etmeyi istediklerini belirtmiştir. Araştırmada öğrencilerin tutum ve davranışlarının nedenleri detaylı olarak incelenmiştir.

COVID 19Ortaokul öğrencileriPandemiler+4
Merve Buldu Göksal
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin öğrencilerle ilişkilerinde etik dışı davranışlarına ilişkin öğretmen görüşleri

Etik, bireysel ve toplumsal ilişkilerimizin temellerini oluşturan değerleri, kuralları ve normları, iyi-kötü veya doğru-yanlış gibi ahlaki kavramlar açısından araştıran bir felsefi disiplindir. Öğretmenlerin öğrencileriyle ilişkilerinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili "Ne yapmalıyız?" sorusunun cevabını verebilecek en güçlü kavram olması nedeniyle etik değerlerin okullarda benimsenmesi ve uygulanması oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin öğrencilerle ilişkilerinde gösterdikleri etik dışı davranışların belirlenmesi, bu davranışların nedenleri ve önlenmesi için neler yapılması gerektiğine ilişkin öğretmen görüşlerinin ortaya konulmasıdır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ve bütüncül çoklu durum alt deseni ile yürütülmüştür. Bu bağlamda 2022-2023 eğitim öğretim yılında Düzce ili, Merkez, Kaynaşlı ve Gölyaka ilçelerindeki Anadolu liselerinde görev yapan ve mesleğinde en az on yılını doldurmuş, 14 (on dört) öğretmen ile görüşme yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış form hazırlanarak üç adet açık uçlu soru ve bu sorulara bağlı alt sorular oluşturulmuştur. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yaklaşımlarından yararlanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Katılımcıların görüşlerinden elde edilen bulgularda öğretmenlerin öğrencilerine karşı sergiledikleri etik dışı davranışlara ilişkin; öğretmenlerin öğrencilerle ilişkilerinde öğretmenlik mesleğine yakışmayan söylem ve davranışlarda bulundukları, öğrencilerle menfaat ilişkilerine girdikleri, kişisel düşüncelerini ve ideolojik yaklaşımlarını onlara dayattıkları, ayrımcılık yaparak adaletsiz davrandıkları, sınıflarda dersin amacının dışında şeylerle meşgul oldukları, öğrencinin özel hayatına saygı göstermeyerek öğrenci mahremiyetini ihlal ettikleri ve öğrencilere karşı tutarsız davranışlar sergiledikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Etik dışı davranışların nedenleriyle ilgili olarak; öğretmenlerin kendilerinden kaynaklanan bireysel nedenler, çevre ile ilişkilerde karşılaşılan sorunlar, denetim eksiklikleri, öğretmenlerin motivasyonlarını düşüren etkenler ve bunların dışındaki diğer faktörler belirlenmiştir. Etik dışı davranışların önlenmesine dair ise öğretmenler gerek hizmet öncesi gerekse hizmet sonrası öğretmen eğitimi ve gelişiminin sağlanması, yönetimlerden kaynaklanan sorunların çözümü, ekonomik kaygıların giderilmesi, çevre ile etkileşime dair meselelerin çözümü ve değerlerin geliştirilmesine yönelik görüşlerini ifade etmişlerdir. Elde edilen bulgu ve sonuçlar doğrultusunda etik değerlerin okullarda benimsenmesi ve yerleşmesine yönelik uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Etik, Etik dışı davranışlar, Meslek etiği, Öğretmen-Öğrenci iletişimi

Ersin Yaylalı
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılan öğretim liderliği tezlerinin sistematik incelemesi

Bu araştırma, Türkiye'de 2000-2022 yılları arasında gerçekleştirilen öğretim liderliği ile ilgili lisansüstü tezleri sistematik bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretim liderliği, okullardaki öğretim süreci, okul yönetimi ve öğrenci başarısı üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu çalışma Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarını analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda, Türkiye'deki üniversitelerde yayımlanan tezler veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Bu veriler, "öğretim liderliği" anahtar kelimesi kullanılarak aranmış ve çalışmanın amacına uygun bulunan ve çalışma grubunu oluşturan 87 tez çalışması sistematik inceleme yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının büyük ölçüde İstanbul merkezli olduğunu ve zaman içinde artış gösterdiğini göstermektedir. Ayrıca, bu çalışmaların genellikle yüksek lisans düzeyinde yapıldığı ve okul müdürlerini konu aldığı tespit edilmiştir. Çalışmalarda erkek araştırmacıların ve danışmanların daha fazla yer aldığı görülmüştür. Nicel metodolojilerin sıklıkla tercih edildiği ve özellikle okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarına odaklandığı sonucuna varılmıştır. Bu sistematik inceleme, Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının genellikle nicel ve yüzeysel olduğunu, aynı zamanda okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini sergilediğine yönelik yaygın bir kabul olduğunu göstermektedir. Önerilerin büyük ölçüde soyut ve bulgulara dayanmayan noktalara yoğunlaştığı belirtilmektedir. Bu çalışma sonucuna göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının çeşitlenmesi ve daha derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca, okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini değerlendiren gelecekteki çalışmaların, daha fazla nitel ve analitik bir yaklaşım benimsemesi gerektiği önerilmektedir. Bu durum Türkiye'deki eğitim sisteminin daha etkili ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır.

Aydan Seda Güleç
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Eğitim Denetimi Sistemini yeniden tasarlamak

Denetim, kurumun etkinliğini ve verimliliğini artırmak üzere yürütülen bir yönetim sürecidir. En küçük kurumlardan çok uluslu şirketlere ve uluslararası kuruluşlara kadar tüm örgütlerde denetim sistemine ihtiyaç vardır. Eğitimde etkililiği sağlamak hem bireysel hem de toplumsal yararı üst düzeye çıkarmak için eğitim sürecinin dikkatle izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye Eğitim Denetim Sisteminin mevcut durumu, sorunları/ çözüm önerilerini kısaca tanıtmak ve ardından denetimin etkililiğini arttırmak için "Türkiye Eğitim Denetimi Sistemini Yeniden Tasarlamak" ve geleceğe yönelik bir "Etkili Bir Denetim Modeli" geliştirmektir. Araştırmada, eğitim denetimi, denetimin sorunları ve çözüm önerileri, etkili eğitim denetimi, konularındaki alanyazın taranmış, ayrıca çeşitli ülkelerin denetim sistemleri karşılaştırmalı olarak betimlenmeye çalışılmıştır. Türkiye Eğitim Denetim sisteminin tarihsel süreç içindeki durumu analiz edilerek "Etkili Bir Denetim Model Önerisi" geliştirilmesi öngörülmüştür. Konu ile ilgili yurt dışında ve Türkiye'de yapılan bilimsel çalışmalar ve geliştirilen denetim modelleri incelenmiş, araştırmalarda elde edilen sonuç ve öneriler analiz edilmiştir. Araştırma, doküman analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ikinci bir veri toplama yöntemi olarak doğal/yapılandırılmamış gözlem yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; (1) "İlköğretim Müfettişi, Eğitim Denetmeni, Eğitim Denetçisi, Maarif Müfettişi" gibi isim ve makyaj düzenlemelerinin ötesinde felsefi ve yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğu, (2) Denetimin tarihi süreç içinde kontrol odaklı ve açık arayan bir anlayıştan daha çok rehberlik ağırlıklı bir anlayışa dönüşmeye başladığı, (3) Türkiye eğitim denetimi sisteminde müfettişlerin seçilmesi ve yetiştirilmesi konusunda tutarlı politikaların izlenmediği, Müfettiş seçiminde niteliği önceleyen nesnel ölçütlerin yerine kişisel uygunluğun tercih edilmesi müfettişlerin saygınlık ve statüsünü azalttığı, (4) Müfettişlerin mesleki rehberlik yapma ve iş başında yetiştirme hususlarında gerekli yeterliklere sahip olmadıkları, (5) Eğitim müfettişlerinin eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanmasında ve yürütülmesinde istenen yardımı yapamadıkları, öğretmenlere yardımcı olmak için müfettişlerin yeterli zamanlarının olmadığı, (6) Müfettişlerin soruşturma görevlerinin rehberlik rollerini olumsuz etkilediği, soruşturma ve rehberlik görevinin aynı kişide toplanmasının, müfettiş - öğretmen ilişkilerini zedelediği, güven sorunu oluşturduğu, (7) Türkiye'de eğitim denetimi sisteminin Bakanlık Müfettişliği ve Eğitim Müfettişliği olmak üzere ikili bir yapılanması olduğunu, bu farklı yapılanmanın çeşitli platformlarda ilgililer tarafından çift başlılık olarak değerlendirildiği ve bu durumun denetimde etkililiği ve verimliliği düşüren nedenler arasında olduğu, (8) PİSA sınavlarında başarılı olan ülkelerin çoğunda Türkiye'deki denetim sürecinden farklı olarak tüm paydaşların katılımı ile denetimlerin gerçekleştirilmesi yönünde eğilimlerin olduğu, (9) İncelenen tüm ülkelerde öz değerlendirmenin, bir iç denetim mekanizması rolü oynadığının görüldüğü, (10) Bu ülkelerin tamamında eğitim öğretim faaliyetlerinin genelden özele doğru bir akış içinde denetlendiği ve denetimin rehberlik ağırlıklı, süreci geliştirmeye yönelik bir araç olarak kurgulandığı ve denetim mekanizması eğitim sisteminin bir parçası olarak var olduğu, (11)İncelenen ülkelerde öğretmen performansını belirlenmesi ve bu değerlendirmenin esas alındığı, liyakat ve kariyer sisteminin var olduğu, öğretmen performansının belirlenmesinde okul müdürünün büyük oranda sorumlu tutulduğu ancak öz değerlendirme akreditasyon ve benzeri çağcıl uygulamaların da olduğu, (12) Türkiye'de de benzer şekilde müfettişlerin her eğitim kademesinde denetim uygulamalarını yürüttükleri ancak bu denetimin ağırlıklı olarak yasal düzenlemelerin yerine getirilip getirilmediği hususuna odaklandığı bulguları elde edilmiştir. Araştırmada eğitim denetiminin öne çıkan sorunları; (1) Paradigma ve Felsefe Sorunu, (2) Çift Başlılık ve Hiyerarşik Bağlılıktan Kaynaklanan Sorunlar, (3) Müfettişlerin Atanma, Yetiştirilmelerine ve Kariyer Basamakları Olmamasına İlişkin Sorunlar, (4) Rehberlik ve Yargıçlık Görevinin Bir Arada Yürütülmesi, İş Yoğunluğu ve Görev Tanımlarındaki Belirsizlikten Kaynaklanan Sorunlar, (5) Denetlenenlerin Denetime İlişkin Olumsuz Algıları ve Korku Kültürü ve Mesleki Etik Sorunlar, (6) Eğitim Denetiminin İşleyişinden ve Yönetim Kademeleri İle İletişim/Koordinasyona İlişkin Sorunlar olarak tespit edilmiştir. Araştırmada şu önerilerde bulunulmuştur: (1) Kontrol odaklı ve açık arayan bir anlayıştan daha çok rehberlik ağırlıklı bir anlayışa dönüştürmeye yönelik yasal düzenlemeler yapılmalıdır. (2) Türkiye Eğitim Denetimi Sisteminin yapısı, istikrara kavuşturulmalıdır. (3) Türkiye Eğitim Denetimi sisteminde, Bakanlık Merkez Müfettişleri ve İl Müfettişleri şeklindeki çift başlı sistemden denetimin tek çatı altında birleştirildiği doğrudan Bakanlığa bağlı bölge sistemine geçilmelidir. (4) Eğitim (İlköğretim) Müfettişliğine seçilme konusunda; niteliği arttırıcı, hizmet öncesinde denetim formasyonu ve uzmanlığı kazandıracak lisans programları açılması yönünde düzenlemeler yapılmalı, müfettişlerin hizmet öncesinde ve hizmet içinde aldıkları eğitiminin planlı ve sürekliliği sağlanmalı, nitelik olarak mesleki gelişmelerini sağlayacak akademik düzeye çıkarılmalıdır. (5) Müfettişlerin görev ve iş tanımlarının açık ve net olarak yapılarak belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır. (6) Müfettişlerin belirli sayıda okul/kurum ve personelin rehberlik ve denetiminden sorumlu olacak şekilde düzenleme yapılmalı, belirlenecek müfettiş normuna uygun istihdam sağlanmalıdır. (7) Okul/kurumlar ve öğretmenler için öz-değerlendirme sistemi getirilmeli, denetim ve değerlendirme sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır. (8) Dünyadaki gelişme ve değişmelere uygun, çağdaş denetim anlayışını benimseyen, tarihsel birikimimizi ve toplumsal toplumsal değerlerimizi esas alan yeni bir bakış açısı ile denetim sistemi yeniden yapılandırılmalıdır. (9) Türkiye eğitim denetimi sisteminde yaşanan sorunların ortadan kaldırılması için; "yeni bir denetim paradigması ve felsefesi belirlenmesi, müfettişlerin seçilme, atanma ve kariyer sisteminin güncellenmesi, denetim sisteminin sorunları çözecek ve rehberlik merkezli denetim anlayışına göre yeniden yapılandırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Denetim, Denetim Modeli, Etkili Denetim

Nevzat Öztürk
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yönetiminde cinsiyet meselesine bakış açısı: Bir olgubilim çalışması

Eğitim alanında birçok kadın öğretmen yer almasına rağmen, yönetim alanında kadınların yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Yasal bir engel bulunmamasına rağmen eğitimde yönetim kademelerinde kadınların oranının erkeklere göre oldukça düşük olması araştırmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu noktadan hareketle araştırma; eğitim yönetiminde cinsiyet faktörünün etkisini öğretmenlerin görüşleri temelinde ortaya koymayı amaçlamıştır. Araştırmada çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu Elâzığ ilinde görev yapan 10 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim deseni kullanılmıştır. Veriler yarı-yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Veri analizinde betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları kadınların üst yönetim pozisyonlarına yükselmelerinde cinsiyetinden kaynaklı engelleyici yasa veya yönetmelik olmadığını, hatta bu konuda destekleyici uygulamaların olduğunu göstermektedir. Buna karşın kadınların üst yönetim pozisyonlarına yükselmelerinde cinsiyet faktörü, kendilerine atfedilen toplumsal rollerden kaynaklı olarak yöneticiliği tercih etmelerini engellemektedir. Araştırma bulgularına göre toplumsal rolleri gereği kadınların, eş ve çocuk bakımından sorumlu olması yönetim alanını tercih etmemeleri ile sonuçlanmaktadır. Buna yönelik çocuğu olan kadınlara mesai saatlerinde pozitif ayrımcılık tanınması, toplumsal rollerin eşit dağılması, ev işlerinde ve çocuk bakımında erkeklerin de sorumluluk alması kadınların rol çatışması yaşamasını engelleyecek ve yönetim kademelerine gelmelerini pozitif yönde etkileyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim yönetiminde kadın temsilinin yetersiz olmasına annelik rolünün yanı sıra olumsuz kalıp yargıların da sebep olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar, eğitim yönetiminde kadınlara yönelik kalıp yargılardan kaynaklı kadın ve erkek arasında eşit olmayan bir durumun yaşandığını ifade etmişlerdir. Ancak bazı çalışmalarda dile getirilen ve cinsiyete dayalı olarak bilinçli ve sistemli bir "cinsiyet ayrımcılığı" veya "adaletsizlik" gibi durumların olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan araştırma sonucunda geleneksel toplum yapısı, mentor eksikliği, yetersiz aile ve eş desteği, mesleki kalıp yargılar, bürokratik engeller de kadınların yönetim kademelerine gelmelerini engelleyen faktörler olarak ortaya çıkmıştır.

Yasemin Deniz Oktay
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde fırsat eşitliği: Anadolu liseleri ile meslek liselerine devam eden öğrenci ailelerinin sosyoekonomik açıdan incelenmesi

Bu çalışmada Türkiye'de eğitimde fırsat eşitsizliğine neden olabilecek faktörlerden ailelerin sosyoekonomik düzeyi ile öğrencilerin akademik başarısı incelenmiştir. Bu çalışma tarama yöntemiyle yapılmış olup, İstanbul ili Zeytinburnu ilçesindeki 1354 ortaöğretim öğrencisinden alınan verilerin analizine dayalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, katılımcıların demografik özelliklerini belirlemeye yönelik sorular ile eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açabilen faktörlerin yer aldığı, araştırmacının hazırladığı bir bilgi formu kullanılmıştır. Çalışma evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul'da bulunan, LGS puanı düşük olup diploma puanıyla öğrenci alan üç meslek lisesi ve yüksek LGS puanıyla öğrenci alan üç Anadolu Lisesi oluşturmaktadır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde, alan yazındaki diğer çalışmalara benzer sonuçlara ulaşıldığı görülmektedir. Elde edilen bulgular eğitimde fırsat eşitsizliğine neden olan temel faktörün ailenin sosyoekonomik durumu olduğuna işaret etmektedir. Sosyoekonomik durumu iyi olan ailelerin çocuklarının LGS sınavında daha başarılı oldukları ve daha iyi okullara gittikleri tespit edilmiştir. Öte yandan düşük LGS puanı ile öğrenci alan ya da okul başarı puanıyla öğrenci alan meslek liselerine ise sosyoekonomik düzeyi düşük ailelere mensup öğrencilerin daha yoğun olarak devam ettiği anlaşılmıştır.

Kenan Sarıavcı
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin milli eğitim sisteminde uygulamaya katkı durumu

Bu araştırma, tezli yüksek lisans eğitimlerini tamamlamış öğretmen ve okul müdürlerinin hazırladıkları eğitim alanındaki yüksek lisans tezlerinin, öğretmen ve okul müdürleri ile paylaşılmasını ve böylelikle uygulamaya katkı durumunu anlamayı amaçlayan nitel bir durum çalışmadır. Düzce'de resmi orta okullarda görev yapan, 2002-2022 yılları arasında tezli yüksek lisans mezunu olan 170 öğretmen ve okul müdürü arasından, ölçüt örneklem yöntemi ile seçilen, sekiz öğretmen ve iki okul müdürü tezlerini öğretmen ve okul müdürlerine sunu yaparak paylaşmıştır. 2022-2023 eğitim-öğretim yılında resmi ortaokullarda görev yapan Türkçe, fen bilimleri, matematik öğretmenleri ve okul müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan iş birliği çerçevesinde tez sunumuna davet edilmiştir. Veriler, tez sunumlarına katılan ve maksimum çeşitlilik örneklem yöntemiyle belirlenen 20 katılımcıdan açık uçlu soruların yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Araştırma soruları, kavramsal çerçeve dikkate alınarak uzman öğretim üyesinin önerileri doğrultusunda, araştırma problemine uygun olarak hazırlanmış dört sorudan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak ulaşılan kodlar temalar altında toplanmıştır. Araştırma soruları kapsamında elde edilen veriler ışığında, tez sunumlarından öğretmen ve okul müdürlerinde motivasyon, tutum gelişimi ve uygulama yönelik beklentilerin oluştuğu; tez sunumlarının öğretmenlerin ders işleme anlayışı ve ders sürecine, okul müdürlerinin yönetim anlayışı ve yönetim süreçlerine katkısı olduğu; öğretmenler uygulama ve durum tespiti ile ilgili, okul müdürleri ise eğitim öğretim alanı ve denetim alanlarında tez çalışması yapılmasını istediklerine ilişkin sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen ve okul müdürleri yüksek lisans tezlerinin uygulayıcılar ile buluşamamasının katılımcılardan, tezlerden, üniversitelerden ve MEB'den kaynaklı nedenleri olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışmadan çıkarılan sonuçlar doğrultusunda yüksek lisans tezlerinin uygulamaya katkı sağlamasına ve bu durumun önündeki engellerin kaldırılması yönelik kurumlara, uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Mustafa Aygün
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

6. ve 7. sınıfta çocuğu bulunan öğretmen velilerin çocuklarının devam ettiği okuldaki öğretmenler hakkındaki görüşleri

Eğitim bireylerin doğumu ile birlikte aile içerisinde başlayan ve sonrasında eğitim kurumlarında devam eden uzun bir süreçtir. Bu süreç içerisinde gerek ailenin gerekse öğretmenin tutum ve davranışları çocuk üzerinde oldukça etkilidir. Örgün eğitim kurumlarına başladığı andan itibaren çocuk okul sistemi içerisine dahil olur, gidilen kurumun ve öğretmenlerin niteliği, okul ve ailenin iş birliği tüm eğitim süreci boyunca maksimum verimin alınması için önemlidir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olan fenomenoloji (olgubilim) yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak yapılan bu çalışmada kartopu ve zincir örnekleme kullanılmıştır. Çalışmada 6. ve 7. sınıfta çocuğu bulunan öğretmen velilerin çocuklarının devam ettiği okullardaki öğretmenler hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Bir öğretmen olarak, çocuklarının devam ettiği okullardaki öğretmenler hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşleri, çocuklarının öğretmenlerinden daha yararlı olabilmeleri amacıyla neler bekledikleri ve çocuklarının öğretmenleriyle iletişimlerinin niteliği araştırılmıştır. Çalışmanın amacı, mesleği öğretmenlik olan velilerin, hem bir öğretmen hem de bir veli gözü ile çocuklarının devam ettiği okullardaki öğretmenler hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Çalışma, Düzce ili içerisinde 2023-2024 eğitim-öğretim yılında devlet okullarında çalışan 7 kadın 3 erkek toplam 10 öğretmenin katılımıyla gerçekleşmiştir. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda öğretmen velilerin, çocuklarının devam ettiği okuldaki öğretmenlerin ödev niteliği, kullandıkları öğretim yöntem ve teknikler, görüş, öneri ve eleştiriye açıklık, adil olma konularında çoğunlukla olumsuz görüşe sahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte çocuk – öğretmen ilişkisi, okulu sevdirme ve ders dışı faaliyetler, pekiştireç ve ödüller noktasında da olumlu görüşler ifade edilmiştir. Konu kapsamında yapılan görüşmeler doğrultusunda elde edilen veriler incelenmiş ve analiz edilmiştir. Analiz sonuçları sistematik bir şekilde okuyucu ile paylaşılmıştır. Çalışma sonucundan elde edilen bulgular neticesinde eğitim sistemi içerisinde yer alan eğitimcilerin tezde var olan eksik noktalarda bir öz değerlendirme ve öz düzenleme yapmalar, çalışmanın farklı illerde ve farklı okul kademelerinde tekrarlanması önerilmektedir.

Ebru Deveci
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2024 yılları arası etkili okul konusunda yapılan araştırmaların sistematik analizi

Bu tezin amacı etkili okul konusunda 2000-2024 yılları arası ulusal ve uluslararası alanda yayınlanan tez ve makaleleri sistematik analiz yöntemiyle incelemektir. İncelenen bu tez ve makalelere ulusal ve uluslararası veri tabanlarından ulaşılmıştır. Bu çalışmalar amaç, yıl, örneklem, yöntem, eğitim kademeleri, düzeyleri, sonuç ve önerilerine göre sistematik analize tabi tutulmuştur. Sonuç olarak hem ulusal hem uluslararası alanda yapılan çalışmalarda en çok kullanılan kavram olarak liderlik ön plana çıkmaktadır. Tezlerin büyük çoğunluğunda nitel yöntem kullanılmıştır. Makalelerde örneklem grubu olarak çoğunlukla öğretmenlerle çalışılmıştır. Hem makale hem tez sayılarında son 10 yılda dikkat çekici bir artış gözlenmiştir. Uluslararası yayınlanan makalelerde en çok etkili okul ortamından bahsedilmiştir. 2000 yılından günümüze kadar yapılan ulaşılabilir olan bütün araştırmalar teze veri sağlamıştır. Söz konusu bu tez ve makalelerin incelenerek analizinin yapılmasının alanyazına katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Gelecekte bu alanda çalışma yapacak araştırmacılar, etkili okul konusundaki çalışmalara bu tezde derli toplu bir biçimde ulaşabileceklerdir. Birçok araştırmacı yaptığı çalışmalarda etkili okulun farklı özellikleri üzerine yoğunlaşmış ve farklı boyutlarına değinmiştir. Etkili okul ile ilgili birçok tez ve makale yazılmasına karşın tam olarak ortak bir tanım yapılamamıştır. En yaygın olarak etkili okul için, hedeflerine ulaşabilmiş okuldur şeklinde tanım yapılabilmektedir.

Etkililik
Satı Odabaş
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

4+4+4 sisteminin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Çalışma kapsamında Türkiye'de 2012-2013 eğitim öğretim yılı itibarı ile uygulamaya konulan 4+4+4 eğitim sistemi incelenmektedir. Bu bağlamda, yeni uygulamayla birlikte Türk eğitim sisteminde gerçekleştirilen değişiklikler ayrıntılı olarak ele alınmış ve yeni sistemin ikinci kademesi olan ortaokul düzeyi odak noktası olarak belirlenmiştir. Bu kademede özellikle 5. sınıf öğrencilerinin deneyimlediği değişimlere vurgu yapılmakta ve bu hususa önem verilmektedir. Bu doğrultuda, 5. sınıf öğrencileri ile bu kademede ders vermekte olan öğretmenlerin yeni sistemin yürürlüğe girmesiyle karşılaştıkları durumlar ve zorluklar analiz edilmektedir. Öğretmen görüşlerine göre yürütülen bu araştırmada çalışma grubu olarak amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme seçilmiştir. Bu doğrultuda, en az 15 yıl mesleki deneyime sahip 20 öğretmenle görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler ise betimsel ve içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Öğretmenlere daha önce hazırlanan sorular yöneltilmiş, görüşmeler kaydedilmiş ve sonrasında analize tabi tutulmuştur. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte öğrencilerde pedagojik, psikolojik ve duygusal uyum sorunları gözlemlenmiştir. Beşinci sınıf öğrencilerinin ortaokula erken başlaması, müfredat sorunları ve öğretmenlerin hizmet içi eğitim eksikliği sistemin başlıca aksaklıkları olarak öne çıkmıştır. Diğer yandan, binaların eğitim kademelerine göre bölünmesi ise olumlu sonuçlar sağlamıştır. Araştırma bulguları, 4+4+4 eğitim sisteminde belirlenen sorunların çözümü için tüm eğitim paydaşlarının katılımıyla etkili ve kalıcı reformların hayata geçirilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Eğitim paydaşlarının kamuoyuna imam hatip ortaokullarının yeniden açılma nedenleri hakkında şeffaf ve anlaşılır bir bilgilendirme yapması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: 4+4+4, Eğitim, Öğrenci, Öğretmen, Sistem

İsmet Akşahin
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors