Theses supervised by Prof. Dr. Gülsün Parlar

10 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Ulusal ve uluslararası düzenlenen çocuk resim yarışmalarının sanat eğitimindeki yeri ve önemi

ÖZET ULUSAL VE ULUSLARARASI DÜZENLENEN ÇOCUK RESİM YARIŞMALARININ SANAT EĞİTİMİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ ÖZBAŞ ERDEM, Hülya Yüksek Lisans Mesleki Resim Eğitimi Bilim Dalı Tez Danışmanı Prof. Dr. Gülsün PARLAR Haziran 2007 ?Ulusal ve Uluslararası Düzenlenen Çocuk Resim Yarışmalarının Sanat Eğitimindeki Yeri ve Önemi? adlı tezimin amacı düzenlenen yarışmaların Sanat eğitimi içindeki önemini vurgulayıp olumlu ve olumsuz etkilerini ortaya çıkarıp en doğru şekilde yapılması için tespitlerde bulunup öneriler sunmaktır. Sanat eğitimi ve bu eğitimi yaygınlaştırılması okullarda başlamaktadır. Sanatta öğretimin gerekliliği kendini ilköğretimde daha çok hissettirir. Resim yarışmaları da sanat eğitiminin bir uzantısıdır. İlköğretim yıllarında resim yarışmaları gibi sosyal ve yaratıcı etkinliklerle olumlu gelişmeler kaydedebiliriz. Araştırmamızla ilgili literatür taraması yapılmış, ayrıca görüşme formu düzenlenerek sanat eğitimcilerinin görüşleri alınarak elde edilen verilerle araştırmamıza çözüm aranmıştır. Ayrıca 1997-2007 yılları arasında düzenlenen yarışmalardan şartnameler örneklerine yer verilerek incelenmiştir. Elde edilen bulgulara dayanarak ortaya çıkan sonuçlar özetle şöyledir. Yarışma şartnameleri açıklayıcı nitelikte olup gerekli bilgileri içermelidir Şartnamelerdeki eksiklikler yarışmalara olan ilgiyi azaltıp, yarışmanın amacına ulaşmasını ve işleyiş sürecini etkiler. İncelenen duyurularda seçici kurulun göz ardı edildiği görülmüştür. Seçici kurulların belirtilmesi, alanında uzman kişilere yer verilmesi yarışmalara olan güveni arttırıp yarışmaların sanat eğitimi açısından niteliğini arttıracak, katılımların artmasına neden olacaktır. Sanata katkısı, sosyal ve kültürel gelişim açısından yarışmaların daha etkili olabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Yarışma konuları, çocukların yaş seviyesine uygun, araştırma yapmaya teşvik edici, ilgilerini canlı tutacak, bedensel, kültürel ve toplumsal gelişimine olumlu katkılar sağlayacak yönde olması iv gerekmektedir. Yarışmayı düzenleyen kurum ve kuruluşlar yarışmanın her aşamasında uzmanlara başvurup, ödül ve sergilemeye gerekli önemi verip resim yarışmalarının sanat eğitimi içindeki etkisini arttıracak, resim sevgisi kazandıracak tavır sergilemelidirler. İlköğretimde sanat eğitimi, genel eğitimin bütünleyici ve birleştirici bir öğesidir bu nedenle sanat eğitimine daha fazla ağırlık verilmelidir. Resim yarışmalarının da sanat etkinlikleri içinde yer alması için yarışmaların çok iyi organize edilmesi gerekmektedir.

Hülya Erdem Özbaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş okulöncesi çocuklarında seramik eğitiminin yeri ve önemi ile yeterliliği

Bu araştırma, 3-6 yaş okulöncesi çocuklarında seramik eğitiminin yeri veönemi ile yeterliliğini ortaya koymayı amaçlamıştır. Okulöncesi eğitim, önemi,amaçları, ilkeleri, yaygınlığı, öğretmen, öğrenci ve aile ilişkisi, uygulamada ne türyöntemler kullanılacağı, çocukta yaratıcılık, okulöncesinde kullanılan yoğurmamaddeleri ve sanat eğitimi irdelenmiştir. Araştırmanın görüşme formu uygulamasıAnkara'da bulunan seramik eğitimi veren/vermeyen okulöncesi kurumlarda yapılmışolup, 3-6 yaş okul öncesi çocuklarla yapılan uygulamalar ise Ankara GaziÜniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Uygulamalı Anaokulu'nda gerçekleştirilmiştir.Araştırmada Ankara'da bulunan kütüphanelerden yararlanılmış, Milli EğitimBakanlığı'nın okulöncesi ile ilgili çalışmaları, raporları incelenmiş, literatürtaramaları yapılmış, çocuklarla gerçekleştirilen seramik uygulamaları ve sonuçlarıfotoğraflama yöntemi ile belgelenmiştir.Bu çalışmada 3-6 yaş arası sağlıklı çocuklar baz alınmıştır. Görüşme formuuygulamasıyla kurumlardaki yetkililerle birebir görüşmeler yapılmış ve seramikeğitiminin kurumlardaki yeterliliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Seramik eğitimininyaygın olmadığı gibi kurumlarda da gereken yeri alamadığı ortaya çıkmıştır.3-6 yaş grubu çocuklarla yapılan seramik uygulamalarında planlamanın yaşgrupları göz önüne alınarak yapılması, kilin diğer yoğurma maddelerinden farklıolarak ne gibi ayrıcalıklar taşıdığının önemi vurgulanmıştır. Sonuçta; Çocukların kilile doyuma ulaştıkları, yaptıkları şekillendirmelerle kendilerini rahatça ifadeedebildikleri görülmüştür. Yine yapılan uygulamalarla çocukların sanatın öneminikavradıkları, yaratıcılıklarının ve estetik duyarlılıklarının geliştiği gözlemlenmiştir.Seramik çalışmalarıyla somut-soyut ilişkisini kurabilmişler, üç boyutlu nesnelergerçekleştirebilmişler, kültür değerlerini tanımışlar ve yaptıklarıyla gururduymuşlardır. Seramik eğitimiyle, çocukların bilişsel, duyuşsal, psikomotor olarakgelişimlerini sağlanabileceği, seramik eğitiminin önemini ve gerekliliğini bir kezdaha ortaya koymuştur. Seramik eğitimi okulöncesi kurumlarda yerini almalı, tümokulöncesi kurumlarda yaygınlaştırılmalıdır.

Yelda Ayancı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Gazi Üiversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bilim Dalı Seramik Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin işsizlik kaygıları üzerine bir araştırma

Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bilim DalıSeramik Eğitimi Anabilim Dalı Öğrencilerinin İşsizlik Kaygıları Üzerine BirAraştırmaBu çalışma, seramik eğitimi öğrencilerinin kaygılarının benlik saygıdüzeyleri ile bir bağlantısının olup olmadığına çeşitli değişkenlerle bakılarakincelemek, varsa kaygı yaratan sorunlara açıklık getirip program öğrencilerininbaşarı düzeylerini yükseltmek ve seramik eğitimi programını daha işler halegetirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini ve evrenini ,2005-2006Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında derslere devam eden 58 Mesleki EğitimFakültesi Seramik Eğitimi Programı öğrenci oluşturmuş, veriler sürekli kaygı ölçeği,benlik saygı ölçeği ve kişisel bilgi anketi ile toplanmıştır.Araştırma sonucunda yaşamının büyük çoğunluğunu büyük şehirlerdegeçiren, annesi emekli olan, kayıtlı olduğu programa kendisini yeterli gören,düşünce ve duygularını ürünlere özgürce yansıttığını düşünen öğrencilerin BenlikSaygı düzeylerinde anlamlı farklıklar belirlenmiştir (P<.05).Diğer değişkenlerde isekaygı ve benlik saygı düzeylerinde anlamlı farklılıklar bulunmamıştır (P>.05).Anahtar Kelime : Kaygı, benlik saygı, işsizlik, seramik eğitimi.SUMMARYA Study on the Unemployment Fear of Students of Ceramic Department,Vocational Education Faculty.This study is made for if there is a relation between the fears of students and their selfesteem. Next aim of this study is to reveal the problems of students and to solve theseproblems. This study willincrease the success of students and ceramic departmentsproductivity. 58 Vocational education Faculty, Ceramic Department students have beenanalyzed in 2005-2006 spring semester. And all the datas have been collected and analyzed bymeans of continuous fear scale, self-esteem scale, personal information survey.Araştırma sonucunda yaşamının büyük çoğunluğunu büyük şehirlerde geçiren, annesiIn conclusşon of the study it is revealed that there is meaningful differeneces betweenself-esteem of students who are mothers are retired, who believes that they are adequate fortheir department and who believes that they can reflect their thoughts and feelings on theartworks they have created.(P<.05). On the other variables no meaningful differences hasbeen found between fear and self-esteem levels. (P>.05).Key Words: Fear,Self-esteem, Unemployment, Cereamis education.

Tülay Yurdakul
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüksek öğrenim düzeyindeki grafik tasarım eğitimine özgün baskı tekniklerinin katkıları

Bu araştırma özgün baskı tekniklerinin tasarım ve uygulama sürecinin grafik tasarım eğitimine katkı ve sonuçlarının ortaya konmasını hedefleyen bir çalışmadır. Grafik eğitimi veren yüksek öğrenim düzeyindeki okullarda özgün baskı derslerinin yüklendiği sorumlulukların ortaya konması, eğitimin bütünü içerisinde doğru yerinin belirlenebilmesi önem taşımaktadır. Grafik eğitim sürecinde okulların sahip olduğu teknik donanım ve imkânlar doğrultusunda öğretilmekte olan baskı tekniklerinin, teknik öğrenimi ve uygulaması ile sınırlı kalmaması, mutlak olarak grafik eğitiminin diğer atölye dersleri ile ilişkilendirilmesinin gerekliliği söz konusudur. Kazandırılmaya çalışılan tasarım becerisi ve alanına yönelik özel düşünme başarısının pekiştirilmesi açısından, alan eğitiminin doğru bir şekilde özgün baskı teknikleri ile desteklenmesinin önemli olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.Grafik öğrencisine kazandırılmaya çalışılan yalın düşünme disiplininde özgün baskı tekniklerinin rolü büyüktür. Baskının siyah-beyaz kontrastlığı, kütle leke etkisi çok güçlüdür. Grafik anlatımın başarılı sayılabilmesi için yalın anlatımı başarabilmek kadar, uygulanmamış, denenmemiş farklı anlatımları yakalayabilmek de önemlidir. Baskı tekniğini öğrenen öğrenci, atölye ortamında yaşadığı deneyimler sonucu tekniğe değişik yönler verme imkânına sahiptir. Bu da öğrencinin yaratma sürecinde yaşayacağı deneyimleri zenginleştirecektir. Her baskı tekniği grafik eğitimi alan öğrencide farklı becerilerin pekiştirilmesini sağlayacaktır.Dünyada ve Türkiye'de özgün baskı sanatının doğuşu ve geçirdiği tarihsel süreç ve özgün baskı tekniklerinin detaylı bir biçimde verilmeye çalışıldığı bölümler araştırmanın kuramsal alt yapısını oluşturmuştur. Yüksek, çukur, düz, mix baskı olmak üzere dört ana başlık altında yer alan ağaç, linolyum, gravür, litografi ve serigrafi baskı teknikleri; tekniklerin anlatımı, tekniklerin uygulanmasında kullanılan araç ve gereçler, baskı işlem basamakları olmak üzere çeşitli alt başlıklarla incelenmiştir. Ancak bu çalışmaya temel teşkil eden öğrenci çalışmalarının uygulandığı atölye ortamında, litografi tekniğinin uygulanabilmesi için gerekli malzemelerin bulunmamasından dolayı konu ayrıntılı bir şekilde işlenmeyip sadece tanımlama ile yetinilmiştir.Grafik Atölye dersleri ile baskı derslerinin koordineli yürütülmesinin öneminin ortaya konulmasına çalışılan bu araştırmanın uygulama grubunu, yüksek öğretim düzeyinde grafik eğitimi alan öğrenciler; uygulamalarını ise üç akademik yıl boyunca grafik atölye ve özgün baskı derslerinde yapılmış olan baskılar oluşturmuştur.Sonuç ve Bulgular bölümünde uygulatılan baskı tekniğinin grafik anlatıma katkısı ve baskı tekniği için seçilecek konunun tasarımının grafik anlatıma katkısı olmak üzere iki temel başlık altında alınan sonuçların verilmesi ile tamamlanmıştır.

Tutku Dilem Alpaslan Kalafat
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Avanos seramik ve çömlek atölyelerinde çıraklık eğitimi yoluyla meslek edinmiş elemanların durumu üzerine bir araştırma

ÖZET AVANOS SERAMİK VE ÇÖMLEK ATÖLYELERİNDE ÇIRAKLIK EĞİTİMİ YOLUYLA MESLEK EDİNMİŞ ELEMANLARIN DURUMU ÜZERİNE BİR ARAŞTKMA Avanos, Anadolu'da çok eskiden beri çömlek üretiminin yapıldığı en önemli merkezlerden birisidir. Çömlekçiliğin kesin olarak ne zaman başladığı tespit edilemeyen Avanos' da, halen günümüzde de üretim etkin bir biçimde devam etmektedir. Bu zanaat, başlangıcından beri diğer sektörlerde olduğu gibi usta çırak ilişkisi içinde gelişmiştir. Bu anlamdaki gelişim, atölyelerdeki ustaların zaman içerisinde çıraklarına aktardığı bilgilerle sağlanmıştır. Bu araştırmanın amacı, günümüze kadar gelen bu köklü sanatın, Avanos'da ki uygulayıcılarının, sektördeki durumunu araştırmaktır. Toplumlarda zanaat kavramı, her ne konuda olursa olsun üretimde belli özellikler taşıyarak toplumun kimliğini ve kendine has bakış açısını belirler ve zanaatçılık, bu özel durumu dolayısıyla üretim ve gelişim çizgisini kendisi oluşturur. Avanos da ki çömlekçilik yüzyıllardan beri sade çizgisiyle çok fazla değişikliğe uğramadan kendi standardım korumayı bilmiştir. Dönem dönem üretim- satış gelenek- eğitim çizgisinde aksaklıklar olmasına rağmen klasik Avanos çömlekçiliği, değerinden hiçbir şey kaybetmeyerek gelişimini sağlamaya çalışmıştır. Devlet bu konudaki standardı yükseltmek, seramik ve çömlekçiliğin gelişmesini sağlamak için, Nevşehir'de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezi'ni kurmuştur. Fakat ustaları ve çırakları yetiştirmek için kurulan bu merkez, ustalara ve burada bulunan çıraklara istenilen eğitimi verememektedir. Bu merkezin yararının ve işlevlerinin yeteri kadar anlatılamaması ve halkın bu merkeze olan ilgisizliği bunun en büyük sebebidir. Aynı zamanda Avanos Endüstri ve Meslek Lisesinde seramik bölümü faaliyettedir. Ancak bu bölümde okuyan öğrenciler ise parmakla sayılacak kadar azdır. Araştırma; Avanos seramik atölyelerinde çalışan ustalar ve çırakların yaptıkları işler, ustaların çıraklarını hangi yollarla nasıl yetiştirdiği ve atölyelerin11 işleyişi konularını kapsamaktadır. Bunun yanı sıra bölgede seramik eğitimi veren Avanos Endüstri Meslek Lisesi ve Nevşehir'deki Mesleki Eğitim Merkezinin geleneksel Avanos çömlekçiliğine katkıları da incelenmiştir. Bu doğrultu da yapılan çalışmada Avanos'daki usta çırak ilişkisi ile hayatta kalmaya çalışan çömlekçilik zanaatının uygulayıcılarının durumu incelenmiştir.

Evren Sertalp
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Özel alt sınıflara toplumsal uyum becerilerinin kazandırılması sürecinde grafik resimleri ile piktogramların eğitime katkısı ve bir uygulama önerisi

Bu araştırmanın amacı; Eğitilebilir düzeydeki zihinsel engelli öğrencilere ,toplumsal uyum becerilerinin kazandırılması sürecinde piktogramlarla yapılan görseleğitimin, kalıcılığının ve etkilerinin araştırılmasıdır.Araştırmanın deseni tek denekli deneysel desenlerden çoklu başlama düzeyideseninin bir çeşidi olan çoklu yoklama desenidir.Araştırmada denekler arası çokluyoklama deseni kullanılmıştır.Araştırmanın deneysel denekleri: 2003-2004 Eğitim Öğretim Yılında Aksarayili, Ortaköy ilçe merkezindeki İstiklal İlköğretim Okuluna, Kırşehir il merkezindekiGazi İlköğretim Okuluna ve Ankara il merkezindeki Demetevler İlköğretimOkuluna, devam etmekte olan, toplam 15 Öğrenciden oluşmaktadır.Araştırma verilerinin toplanabilmesi için;Öğrencilerin başlama düzeyi tespitedilip, 6 aşamada sağaltımlar yapılarak, sonuçlar grafiksel verilere dönüştürülüp,karşılaştırılmıştır.Uygulama 13 oturumda, 6 ay boyunca sürdürülmüştür. Ayrıcaailelerin, sosyal çevrenin ve sınıf ortamının etkilerini değerlendirmek için, anketleruygulanmıştır. Araştırma verileri grafiklerle gösterilmiş ve grafikler niteliksel olarakayrı ayrı yorumlanmıştır.Araştırma bulguları; toplumsal uyum becerilerinin piktogramlarla yapılaneğitimi sonucunda , Öğrencilerde olumlu davranış değişikliği gözlemlenmiştir.Diğer bulgular, Zihinsel engelli Öğrencilerin eğitimlerini ilk sırada aileleri, dahasonra sınıf öğretmenlerinin etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca zihinsel engelliöğrencilerin Resim ve İş- Eğitimi derslerinde kendilerini daha iyi hissettikleri vedaha iyi ifade ettikleri, uygulamalı sağaltımlar sırasında gözlemlenmiştir.

Taner Akgün
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi eğitim kurumlarındaki çocukların gıda maddesi seçimlerinde ambalaj tasarımının incelenmesi ve etkileri üzerine bir araştırma önerisi

Bu araştırma, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların gıda maddesi seçimlerinde, ambalajın etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, Ankara ilinin merkez ilçeleri ve Eskişehir ilinin Sivrihisar ilçesindeki okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören, araştırmaya katılmaya gönüllü 4-6 yaş grubundaki toplam 150 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma verileri her bir çocuk ile tek tek görüşülerek toplanmıştır. Çocukların yansından fazlasının şeker ambalajı seçimlerinde illüstratif unsurların daha önemli olduğu saptanmıştır. Yerleşim yeri açısından gruplar arası fark önemli değil iken; cinsiyetler arası farkın önemli olduğu tespit edilmiştir. Çocukların yarısının çikolata ambalajı seçimlerinde illüstratif unsurların daha etkili olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet ve yerleşim yeri dikkate alındığında, gruplar arası farkın önemli olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan çocukların yarıdan fazlası sakız ambalajında illüstratif unsurlardan daha fazla etkilendiklerini belirtmiştir. Cinsiyet ve yerleşim yeri dağılımları incelendiğinde, her ikisi açıdan da gruplar arası farkın önemli olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki çocukların çoğunluğunun bisküvi tercihlerinde ambalajın üzerindeki illüstrasyondan daha fazla etkilendikleri tespit edilmiştir. Cinsiyetler arası farkın önemsiz olduğu, yerleşim yerine göre ise, istatistiksel açıdan gruplar arası farkın önemli olduğu tespit edilmiştir. Çocuklarının çoğunluğunun süt ambalajında, illüstratif özelliklerden daha fazla etkilendikleri saptanmıştır. Cinsiyet ve yerleşim yeri dikkate alındığında, istatistiksel açıdan gruplar arası farkın önemli olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ambalaj, Ambalaj Tasarımı, Okul Öncesi Dönem Çocukları, Gıda Maddesi

Ambalaj tasarımAmbalajlamaGıda maddeleri+2
Aybige Demirci
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve İran minyatür sanatının incelenmesi ile grafik eğitiminde minyatürün önemi üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın konusu: "Türk ve İran Minyatür Sanatının incelenmesi ile grafik eğitiminde minyatürün önemi"dir. Minyatürün temelleri, zengin ve tarihi, kültür direklerine dayanıp ve bir anlamda, İrfani kültür ve edebiyâtm bir parçasıdır (yani kendi başıâa bir asalet, kültür ve değerdi) ve doğal olarak böyle bir geçmiş, minyatür sanatının kalıcılığına sebep olur. Aym zamanda, yüzyıllardır bütün dünyada, minyatür sanatı müzeler ve kütüphanelerde kitapların ve resim sanatının tarihçesinin önemli ve güzelliklerle dolu bir büyük parçasıdır. Grafik tasarımı (resim ve yazı yolu ile mesaj ve bilgileri iletme) sanayi ve üretim ile tüketim dünyasmın (20. yy'lardan sonra) gereksinimidir. Soğuk ve ruhsuz teknoloji dünyası sanatla güzel ve sevimli oluyor. Grafik tasarımı bütün dallarıyla başka sanatlarla (resim, fotoğrafçılık, kalyografi....) yakın ilişkisi vardır. İllusstrasyon (yazıyı, resimle daha açık, geniş, aydm ve kapsamlı hale getirmek) minyatür ve grafiğin ortak yanlarından biridir. Dolayısıyla, grafik sanatında milli ve kültürel hüviyet ve kişilik ortaya çıkarmak için, minyatür sanatını bütün semboller ve gizemlilikleriyle tanımak çok büyük önem taşıyor. Grafik eğitiminde minyatür sanatının tanıtılmasının önemi bu araştırmanın temel konusudur. Bu konunun önemini incelemek amacıyla ve minyatür dünyasının tanıtımı için, minyatürün arif sanatçısının düşüncelerini anlatan semboller ve minyatür sanatının özellikleri ile tanışıp ve sonra İran ve Türkiye'deki minyatür sanatının tarihini gözden geçireceğiz. Daha sonraki bölümlerde grafik tasarımının uygulanma alanlarını inceleyerek grafik ve minyatürün ortak temellerini ele alırız. Bütün bu incelemelerin sonunda öneri olarak, minyatürün sanatının ve onun özellMerinin tanımı grafik eserlere milli ve kültürel anlam kazandırıldığına inanarak grafik eğitiminde öğrencilerin minyatür sanatıyla tanışmalarını öneriyoruz.

Grafik eğitimiGrafik sanatlarMinyatür+3
Menizeh Bageri
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik eğitiminde öğrencilerin görsel algı ve algılama farklılıklarının afiş tasarımları yoluyla saptanması

Bu araştırmanın temel amacı, kız meslek liselerinde uygulanan grafik eğitimindeki afiştasarımları yoluyla görsel algıda, öğrencinin duygu ve düşüncelerinin sanat eğitimi çerçevesiiçerisinde, davranış ve yaratıcılık ilkeleri ve sanatın elemanları kapsamında farklılıklarınıölçmektir.Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket ve bir görüşmeformu kullanılmıştır. Geliştirilen anket ve görüşme formu, aşağıda belirtilen Ankara iliÇankaya ve Altındağ ilçelerinde bulunan, üç kız meslek lisesindeki grafik bölümü ikinci veüçüncü sınıflarından toplam 95 öğrenci ve 14 öğretmene uygulanmıştır.Ankara ili Çankaya ilçesinde;-Yüzüncü Yıl Anadolu Kız Meslek ve Meslek Lisesi, (4 öğretmen)Ankara ili Çankaya ilçesinde;-Aliye Yahşi Anadolu Kız Meslek ve Meslek Lisesi, (4 öğretmen)Ankara ili Altındağ ilçesinde;-Şerife Uludağlı Kız Teknik Olgunlaşma Enstitüsü, (6 öğretmen öğrenci)Bu meslek liselerinden anket formlarıyla toplanan bilgiler, araştırmanın amaçlarınıgerçekleştirmek üzere analiz edilerek, ankette yer alan her sorunun frekans ve yüzdesi alınmıştablolaştırılarak yorumu yapılmıştır. Görüşme formlarından elde edilen bilgiler de analizedilerek yorumlanmıştır.Anket formlarından toplanan bilgilere göre, kız meslek lisesi grafik bölümü ikinci veüçüncü sınıf grafik öğrencilerinin dörtte biri, afişlerde imgelerin düzenlenmesinde, parlak vecanlı renklerin tercih edilmesi ve renkler arasına güçlü kontrastlar oluşturulması, sözelunsurlar ve imgeler arasında açıklayıcı, destekleyici, yorumlayıcı bir ilişki kurulmasıgerektiğini belirtmişlerdir.Öğrencilerin dörtte biri, bir afişi başarılı kılan özellikler arasında, kontrastlık,çarpıcılık, kesinlik ve sadelik gibi özelliklerinin yanında simetrik görünümlerin de afişte ilgiyiarttırabileceğini, görsel unsurların çok fazla kullanımının asıl hedeflenen mesaj konusundakarmaşa yarattığını, yatay ve dikey duran görünümlerin kompozisyonda denge sağladığını,sanatsal yönü olan, bilindik olmayan orijinal imgesel görüntülerin daha çok dikkatleriniçektiğini, başlık ve görsel unsurların birbirilerine zıt renklerde ve görünümlerdekullanılmasının afişi daha başarılı kıldığını, mat renk ve imgelerin sıkıcı renk fazlalığıylakullanımının dikkat çekiciliği azaltacağını belirtmişlerdir. Anket sonuçları, her öğrenciningrafiksel gelişimi ve kişilik gelişiminin farklı olduğunu, hayal dünyası, dış çevreden etkilenişbiçimleri, çalışma kapasitelerinin ve algılama biçimlerinin farklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.Görüşme formlarından toplanan bilgilere göre, öğretmenler görsel algılamadaöğrenmenin rolüne inandıklarını, görsel yolla öğretilen her şeyin daha akılda kalıcı olduğunu,şekil-zemin algısı, renk algısı gibi özelliklere diğer bireylerden daha güçlü sahip öğrencilerinsanat eğitiminde daha başarılı olduklarını ve okullarında çok az öğrencinin, sanateğitimindeki başarılarının yanında orijinal sanat eserleri ve tasarımları yaratmada ilkleriyaşattıklarını belirtmişlerdir.Grafik eğitimi alan öğrencilerin görsel gelişimlerini yeterli bulmayan öğretmenler,grafik öğrencilerinin görsel gelişimlerini olumsuz etkileyen etkenleri, okullarda teknolojikimkanların yeterli olmasına rağmen, atölyelerin düzensizliği, sanatsal faaliyetlerinyetersizliği, okulun kültürel, sosyal çevresi, öğrencilerin ekonomik şartlarındakiolumsuzluklar ve istenilen düzeyde öğrencilerin grafik bölümüne alınmamasınıgöstermektedirler. Grafik öğrencilerine öğretilen grafik ilke ve elemanlarının onların görselalgı gelişimlerine farklılıklar kazandırdığına inandıklarını belirtmişlerdir.Grafik eğitimi verilecek öğrencilerin grafik sanatına ilgi duymalarının yanında görselalgılarının güçlenebilir yapıda olması gerekmektedir. Grafik tasarım ilkeleri ve tasarımürünün ham maddelerini grafik sanat eğitimi sayesinde öğrenip ve bu öğrendiklerini grafiksanatın uygulama alanlarından olan görselliği en dışavurumcu afiş alanında göstermesi, aldığıeğitimi sosyal, kültürel yaşantısında bir tasarımcı en önemlisi de sanatçı gözüyle, tavır vedavranışlarında bu saydığımız özelliklerle farklılığını göstermesi gerekmektedir.

Afiş sanatıAfişlerEğitim+4
Nur Ekici
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik eğitiminde kullanılan baskı tekniklerinin ilköğretim ikinci kademe resim-iş programlarında yeterliliğinin saptanması

ÖZET Bu araştırmada, ilköğretim ikinci kademe resim-iş dersi öğretim programının ve programın içinde yer alan baskı teknikleri konularının hedef, davranışlar, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları boyutları hakkında öğretmen görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evrenini Karabük ilindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim ikinci kademe resim-iş dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem Karabük ili Beşbinevler semtinde 5.Eğitim bölgesinde bulunan ilköğretim okullarının resim-iş dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır, örneklem seçiminin sonunda örnekleme alınan 47 öğretmene görüşme yoluyla anket uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Excel ve SPSS (Statical Packege For Sociual Science) programından yararlanılarak öğretmenlerin görüşlerinin her bir maddeye ait frekans, yüzde dağılımları ve ortalamaları bulunmuştur. Araştırmanın bulgularına göre; resim-iş dersine alan öğretmenlerinin yanında farklı alandan öğretmenlerinde derslere girdikleri gözlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin tamamı resim-iş dersinin süresinin yetersiz olduğu ve arttırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenler ders saati yetersizliği nedeniyle ve sınıfların kalabalık olması, uygulama atölyesinin de olmamasına bağlı olarak öğrencilere resim-iş programlarında yer alan baskı teknikleri konusuna ait uygulamaları yaptırmadıklarını belirtmişlerdir. Programdaki hedef sayılan yetersiz olmasının yanında hedeflerin birbirini destekler nitelikte olmadığı konusunda öğretmenler hem fikirdirler. Resim-iş dersi öğretim programlarının baskı teknikleri ile ilgili içerik boyutuna ilişkin öğretmenlerin içeriğin sınıf düzeyine uygun olmadığı ve uygulanabilirliğinin bulunmadığı konusunda birleştikleri gözlenmiştir. Resim-iş dersi programında sadece baskı teknikleri konularının değil bütünüyle resim-iş programlarında değerlendirme yönünden yeterince önem verilmediği öğretmen görüşleri ile ortaya konmuştur.Sonuç olarak; programlar tekrar uzmanlar tarafından gözden geçirilerek öğretmen görüşleri de alınarak ve ders saatleri arttırılarak yeniden hazırlanmalıdır. Bu araştırma bulgularının öğretmen görüşleri doğrultusunda resim-iş dersi programına ışık tutacağı düşünülmektedir.

BaskıBaskı teknikleriDers programları+4
Banu Bulduk Akgün
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00

Other supervisors