Theses supervised by Prof. Dr. Habibe Serap İnal
10 theses · Yeditepe University
Adölesan basketbol oyuncularında core stabilizasyon eğitiminin kalça ve diz kas kuvvetine etkisi
The purpose of our study was to investigate the effect of 8-week core stabilization trainingadded to the routine training program on adolescent basketball players on hip and kneemuscle strength. 26 adolescents in the study were included. The athletes were randomlydivided into two groups, which received core stabilization training (Young A) and the controlgroup (Young B) who continued the routine training program. After questioning demographicinformation, muscle strength of hip abductors and adductors, and knee flexors and extensorswere evaluated with isokinetic dynamometer. In addition to muscle strength, dynamic balanceperformance was evaluated with "Y Balance Test" and jump performance was evaluated withvertical and horizontal forward jump test. In addition to routine workouts, the young group Areceived core stabilization training, which lasted 45-60 minutes for 3 days a week for 8weeks, while the young group B continued their routine training only. After 8 weeks, thegroups were evaluated for the same parameters. As a result, it was observed that while bothgroups developed muscle strength and balance performance (p <0.05), the jump performancedid not change (p> 0.05). When the groups were compared among themselves, all parameterswere similar between the groups after treatment (p> 0.05). Core stabilization training added tothe routine training program was not superior to the routine training program in adolescentbasketball players. Studies with larger sample are needed.Keywords: Core Stability, İsokinetic Strength, Adolescent, Basketball Player, Balance
Comparing the impacts of video-based and physiotherapist-led yoga practices on the respiratory capacities and sleep quality of sedentary individuals
Aiming to compare the impacts of video-based and physiotherapist-led yoga practices on the respiratory capacities and sleep quality, this research study hypothesizes that video-based yoga improves respiratory capacities and sleep quality. Sedentary women were randomly divided into three groups; video-based yoga (n=17), yoga (n=15) and exercise (n=16). The yoga group was assigned pranayama (respiration), asana (poses) and meditation and the exercise group, various exercises of respiration, strengthening, stabilization and flexibility with the supervision of a physiotherapist. Yoga exercises were also recorded in video and later used for the video-based yoga group. In the beginning and at the end of the study, which took a total of 6 weeks (2 days/week) and 12 sessions, respiration (spirometer, Cosmed, Pony Fx), sleep (Pittsburgh Sleep Quality Index), flexibility (goniometer, measuring tape), posture (New York Posture Rating Chart), pain (Pain Quality Assessment Scale), balance (Single Leg Stance Assessment), functional strength (5 squat test), fatigue (Fatigue Severity Scale) and quality of life (WHOQOL-BREF) were evaluated. The data was analyzed with SPSS 22.0. In-group evaluations revealed significant improvement in all data of the yoga group other than physical health, psychological health, social relations and environmental components of quality of life (p<0.05) and a statistically significant improvement in all data other than sleep quality and quality of life of video-based yoga and exercise groups were found (p<0.05). Intergroup comparisons revealed a significant improvement, favoring the video-based yoga groups with vital capacity values, regarding M. triceps brachii flexibility and respiration. As a result, significant improvement in sedentary women was detected in the vital capacities of video-based yoga group and in the sleep qualities and qualities of life of the yoga group. While improvements related to posture are observed in video-based yoga, yoga and exercise groups, the significant improvement in the shoulder and leg postures of those in the exercise group is noteworthy. Video-based yoga approach for sedentary women (30,44±9,61 years) is an easily accessible, economical and efficient method. Keywords: sedentary, video, yoga, respiration, women
Amatör erkek sporcularda Q açısı ile statik ve dinamik denge arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı amatör erkek sporcularda Q açısı ile statik ve dinamik denge arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Amatör erkek sporcularda Q açısının statik ve dinamik dengeyle ilişkisini inceleyen bu çalışmaya yaş ortalaması 22,8 ± 3,7 olan 18-30 yaş arası 66 katılımcı dahil edildi. Tüm katılımcıların Pro-Kin Sistem Technobody ile dinamik denge değerlendirmesi, Flamingo Denge Testi ile statik denge değerlendirmesi, New York Postür Analizi ile postür değerlendirmesi, elektronik dinamometre ile alt ekstremite ve gövde kaslarının kuvvet ve esneklik değerlendirmeleri yapıldı. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda Q açısı değerlerinin ayakta duruş pozisyonunda sağ ekstremitede 10,7° ± 1,3°; solda 10,7° ± 1,7°; sırtüstü pozisyonda sağ ekstremitede 11,0° ± 1,2°; solda 11,0° ± 1,3° olduğu belirlendi. Her iki pozisyonda da sağ ve sol ekstremite Q açısı değerlerinde anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Denge ve Q açısı arasındaki ilişki incelendiğinde sağ ayak, sol ayak ve her iki ayak üzerindeki denge ile Q açısı arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı. 22-30 yaş grubunda pes planus ve kifoz oranı 18-21 yaş grubundan anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,05). Yine beden kitle indeksi (BKİ) 25-30 olan grupta, BKİ 18-24,9 olan gruba göre kifoz oranı daha yüksekti. Erkek sporcularda Q açısı, denge, yaş, BKİ gibi değişkenlerin değerlendirilmesi spor yaralanmalarının azaltılması ya da engellenmesi ve fiziksel performansın arttırılması konularında yardımcı olabilir. Özellikle fazla kilolu ve obez katılımcıların dahil edildiği gelecekteki çalışmalarda normal veya patolojik Q açısı ile denge, kuvvet esneklik gibi değişkenler arasındaki ilişki analiz edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Q açısı, denge, postür, BKİ, sporcu
Bağımsız yürüyen serebral palsili çocuklarda nintendo wii fit eğitiminin statik ve dinamik denge üzerine etkileri
Bu çalışma bağımsız yürüyen Serebral Palsili (SP) çocuklarda statik ve dinamik dengenin gelişimi üzerine Nintendo Wii Fit'in etkilerini sağlıklı çocuklarla karşılaştırmalı olarak değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya SP tanılı 14 çocuk (yaş ort: 9.92±2.99 yıl E/K=9/5 ) ile normal gelişim gösteren 20 çocuk (yaş ort: 9,40±3,13 yıl, E/K=9/11) katılmıştır. Katılımcıların kas tonusu, kas boyu ve esnekliği, kaba motor fonksiyon seviyeleri statik ve dinamik denge becerileri, fonksiyonel durumları ve günlük yaşam aktiviteleri değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 22,00 programı ile yapılmıştır. Çalışmamızda katılımcılardan SP tanılı çocuklar deney, normal gelişim gösteren çocuklar ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Gruplar kendi içinde egzersiz ve egzersiz+wii şeklinde iki alt gruba ayrılmıştır. 16 hafta süreyle egzersiz grubuna haftada 1 gün temel denge egzersizleri yaptırılırken egzersiz+wii grubuna ek olarak haftada 1 gün Nintendo Wii Fit oyunları oynatılmıştır. Çalışmamızın sonucuna göre; gruplar arası karşılaştırmada temel denge egzersizleri dinamik denge ve fonksiyonel durum üzerinde etkili olurken Nintendo Wii Fit destekli temel denge egzersizleri tüm parametrelerin gelişimde etkili olmuştur (p≤0,05). Sonuç olarak Nintendo Wii Fit SP'li çocukların statik ve dinamik dengeleri ile fonksiyonel becerilerinin gelişiminde etkili ve eğlenceli bir yöntemdir. Bununla birlikte bu alanda yapılacak çalışmaların artması Nintendo Wii Fit'in rehabilitasyon alanında kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Serebral Palsi, Sanal Gerçeklik, Nintendo Wii Fit, Denge.
Physical activity of young people and their liability to obesity
The aim of this study was to assess the physical activity level of young people and their liability to obesity by means of assessing their BMI, waist and neck circumferences. The participants were (n=194) were aging between the age of 18-25 years; 118 were females (20.61±1.6yrs) and 76 were males (21.56±1.6yrs). Their body mass index (BMI), neck and waist circumferences were measured to assess their obesity status: The International Physical Activity Questionnaire-Long form(IPAQ-Long Form) was used to describe the pattern of their physical activity level. According to their body mass index data, 52.1% (36.8% male; 62% female) were in normal weight, 35.6% were overweight, the 4.6% were obese, 7.7% were underweight; and 52.1% were physically active. The BMI were found higher among female (p=0.01). Their BMI and involving with sports was found negatively related with each other in both gender. Neck circumference was also negatively related with the total physical activity of the participants. The waist and neck circumference were found related with daily total house work (p<0.05). In conclusion, the young individuals were physically active and having low rate of obesity. Waist and neck circumferences are important criteria for both gender. Body mass index may be controlled by both gender not only perfoming daily physical activity but also adapting the behaviours of being active in household activities that this outcome may be searched in relation to cultural and behavioral aspects with multicentered studies.
Benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) tanılı hastalarda epley manevrası ile birlikte uygulanan cawthorne-cooksey egzersizlerinin etkinliğinin araştırılması
BPPV hastaların yaşam kalitesini ve dengesini etkileyen, tedavi edilebilir bir periferik vestibüler sistem hastalığıdır. Bu çalışmadaki amaç BPPV'de Epley manevrasına Cawthorne-Cooksey egzersizleri eklenmesinin bu parametreler üzerine etkisini incelemektir. Çalışmamıza posterior kanal BPPV'li 32 hasta dahil edilmiş ve hastalar manevra grubu (n=18), manevra ve egzersiz grubu (n=14) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tüm hastalara manevra uygulanmış, manevra ve egzersiz grubundaki hastalardan manevraya ilaveten verilen vestibüler egzersizleri günde iki kez ve 10'ar tekrarlı olacak şekilde 6 hafta boyunca ev programı şeklinde uygulamaları istenmiştir. Hastaların tümüne postural kısıtlama önerilmiştir. Hastaların tedavi öncesi yaşam kaliteleri Baş Dönmesine Bağlı Engellilik Anketi (DHI) ve Nottingham Sağlık Profili (NSP), baş dönmesine eşlik eden semptomları Vertigo Semptom Skalası (VSS), dinamik dengeleri Berg Denge Testi (BDT), statik dengeleri Nintendo Wii cihazı, vertigo ve nistagmusları Dix-Hallpike (D-H) testi ile değerlendirilmiş, bu ölçümler tedavi sonrası 1.,3. ve 6.haftalarda tekrarlanmıştır. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalamaları 46,91±9,78 yıl ve 24'ü (%75) kadın, 8'i (%25) erkektir. 32 hastanın 21'inde (%65,6) sağ BPPV, 11'inde (%34,4) ise sol BPPV tespit edilmiştir. Hastaların 25'inde (%78,1) 1.hafta, 6'sında (%18,8) 3.hafta ve 1'inde (%3,1) 6.hafta D-H testi kontrollerinde başarı sağlanmıştır. Tedavi öncesi ve sonrası tekrarlanan 1.hafta NSP-Enerji parametresi dışındaki NSP ve DHI sonuçlarımız hastaların yaşam kalitesi düzeylerinde istatistiksel açıdan anlamlı olmamakla birlikte yükselme göstermiş ve VSS sonuçlarımızda anlamlı olmayan azalma saptanmıştır (p>0,05). Tedavi öncesine göre tedavi sonrası hastaların statik ve dinamik denge puanlarında iyileşme kaydedilmiş, ancak tedavi öncesi dominant ayak göz kapalı (saniye) ve 6.hafta dominant ayak göz açık (%) dışındaki denge puanlarımızda gruplararasında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Çalışmamızın sonuçlarına göre BPPV'li hastalarda Epley manevrasını ilk seçenek olarak uygulamak yeterli görünmektedir. Anahtar Kelimeler: BPPV, manevra, Cawthorne-Cooksey, yaşam kalitesi, denge
Subakromiyal impingement sendromunda posterior kapsül germe ve posterior mobilizasyonun etkinliğinin karşılaştırılması
Subakromiyal Impingement Sendromu (SIS) omuz ağrısı, fonksiyonel engellilik ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olan en yaygın omuz patolojilerindendir. Çalışmamız; Subakromiyal Impingement Sendromu'nda posterior mobilizasyon ve posterior kapsül germe tedavilerinin omuz eklemi fonksiyonları üzerindeki etkinliklerinin incelenmesi amacıyla tasarlanmıştır. Çalışmamıza Subakromiyal Impingement Sendromu tanısı almış 50 hasta birey ve 30 sağlıklı birey dahil edilmiştir. Olguların tanıtıcı özellikleri sosyodemografik anket ile, ağrı şiddeti Vizüel Analog Skala ile, üst ekstremite fonksiyonu Amerikan Omuz ve Dirsek Cerrahları Formu ve Modifiye Constant-Murley Skoru ile, üst ekstremite engellilik ve sağlık durumu Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi ile, kas-iskelet semptomları değerlendirmesi Cornell Kas-İskelet Rahatsızlık Anketi ile, eklem hareket açıklığı gonyometre ile, kas gücü miyometre ile, kavrama kuvveti pinchmetre ve dinamometre ile ve posterior kapsül gerginliği ise mezura ile ölçülmüştür. Olgular posterior mobilizasyon, posterior kapsül germe ve kontrol grubu olarak randomize bir şekilde 3 farklı gruba ayrılmıştır. Mobilizasyon grubuna dahil edilen olgulara posterior mobilizasyona ilaveten klasik germe ve kuvvetlendirme ve ev egzersiz programı verilirken, kapsül germe grubuna ise posterior kapsül germe egzersizine ek olarak klasik germe ve kuvvelendirme ve ev egzersiz programı verilmiş ve kontrol grubuna ise hiçbir egzersiz programı verilmeyip sadece posterior kapsül gerginliği değerlendirmesi uygulanmıştır. Çalışmamızda, her iki grup arasında Constant skorunda ve etkilenen taraf aktif eksternal rotasyon eklem hareket açıklığı değerinde anlamlı fark görüldüğü (p<0,05), kas gücü, kavrama kuvveti ve posterior kapsül gerginliği değerlendirmesinde ise anlamlı fark görülmediği (p>0,05) sonucuna ulaşılmıştır. Mobilizasyon uygulanan kişilerde omuz eklemi fonksiyonel kapasitesinin kapsül germe uygulananlara göre daha çok artmış olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Constant Murley, Ağrı, Posterior kapsül, Mobilizasyon, Eksternal rotasyon
Genç yüzücülerin sualtı dolfin vuruşundaki (SDV) performansları üzerine ayak bileği kuvvetlendirme egzersizlerinin etkisi
Çalışmamızda, genç yüzücülerde (N=33; 121,88±25,16 ay ) elastik bant ile yapılan ayak bileği kuvvetlendirme egzersizlerinin Sualtı Dolfin Vuruş (SDV) performansı üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yüzücüler randomize olarak çalışma (N=17; 121,69±25,51 ay) ve kontrol (N=16; 121,93±24,56ay) grubu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Değerlendirmeler sadece çalışma grubuna verilen 8 haftalık egzersiz programının öncesi ve sonrasında her iki gruba ayrı ayrı uygulanmıştır. Ayak bileği izometrik kas kuvveti (J-Tech Commander el dinamometresi), kor stabilizasyon testleri (Yüzüstü köprü, sağ ve sol lateral köprü, gövde fleksörleri, gövde ekstansörleri enduransı), fonksiyonel testler (vertikal sıçrama, topuk yükseltme testi), ayak taban alanı ölçümü ( Samsung Note 10.1 2014 edition, Adobe Photoshop CS6) yapıldı. İstatistiksel değerlendirmeler; çalışma ve kontrol grupları, cinsiyete göre kız/erkek yüzücüler olarak ayrıldıktan sonra yapılmıştır. Grup içi istatistiklere göre eğitim sonrasında kız yüzücülerin çalışma grubunda ayak bileği pronatör ve ayak bileği toplam kas kuvvetlerinde artış görülmüştür (p<0.05). Kız yüzücülerde grup içi istatistiklere göre 5 metre, 10 metre ve 5–10 metre arası SDV yüzme sürelerinde çalışma grubunda azalma görülmüştür (p<0.05). Erkek yüzücülerin grup içi analizinde ise eğitim öncesi ve sonrasında bir fark bulunmamıştır. Çalışmaya katılan tüm yüzücülerin egzersiz eğitimi sonrasında SDV 5 metre yüzme süresi ile plantarfleksörler, pronatörler ve toplam ayak bileği kuvveti arasında negatif doğrusal bir korelasyon görüldü. Basit doğrusal regresyon analizinde ise; ayak bileği kuvvetindeki artışın, SDV 5 metre yüzme süresindeki olumlu değişimi %39,2 oranında açıklayabildiği bulunmuştur. Genç yüzücülerde ayak bileği çevresi kaslara yönelik elastik bant ile yapılan kuvvetlendirme egzersizinin antrenman programına dâhil edilmesi yüzme performansının arttırılması açısından etkili bir yaklaşım olarak kullanılabilir.
The comparison of the features of office workers' musculoskeletal discomfort according to gender: Working environment, posture and physical activity level
Between January 20 and May 6, 118 volunteers; 67 women, mean age 34.2 ± 6.92 and 51 men, mean age 34.2 ± 6.89 participated in this study. In the study, the participants were evaluated once by question-answer and observations. According to the sociodemographic questionnaire, body-mass index of the participants was 22.67 ± 3.76 in women and 25.57 ± 3.32 in men. The total MET-min/week value of sitting during the day was 5688.13 ± 865.13 in women and 6193 ± 1119 MET-min/week in men. While the mean of occupation years is 10.5 ± 6.70 in women, it is 9.66 ± 6.2 in men. There was no statistical homogeneity between the groups. In our study, a specific questionnaire including sociodemographic characteristics of the participants was applied. In addition, to assess the musculoskeletal injuries of the participants, the Cornell Muscleskeletal Discomfort Questionnaire, office ergonomics risk factors were assessed by the Rapid Office Strain Assessment, postural evaluation by the New York Posture Rating Chart, and physical activity level was assessed by the International Physical Activity Questionnaire-short form. In this study, when we were analyzing the office ergonomics values, no significant difference was found between women and men (p<0,05). There was no statistically significant difference in total postural differences, but there was a significant difference in trunk scores (z=-2,762;p=006). When we look at the duration of house work (z=-2,184;p=,029) and the workload sharing of household(z=-3,301;p=,001), a significant difference was found between women and men. In conclusion, no significant difference was found between women and men in terms of musculoskeletal disorders. There was a negative correlation between height (r=-,193;p=,036) and total physical activity value (r=,199;p=,031) according to risk factors of office ergonomics. There was a positive correlation between the upper part scores of posture evaluation and peripheral component of risk factors (r=,231;p=,012). New york posture total values were positively correlated with physical activity (r=,197;p=,033), while a negative correlation was found between the duration of house work (r=,200;p=,030). Physical activity scores were negatively correlated with the duration of house work (r=-, 238;p=010); and there was a positive correlation (r=,218;p=018) with the trunk score of the posture.
Yaşlı erkek bireylerde yoganın ve nintendo wii fit oyunlarının denge ve yaşam kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, 10 haftalık yoga ve Nintendo Wii Fit eğitiminin yaşlı erkeklerde denge ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini incelemek ve karşılaştırmaktır. Yaş aralığı 60 ve 86 olan 45 erkek birey yoga grubu (n:15, 69,00 ± 5,64 yaş), Wii grubu (n:15, 74,40 ± 7,22 yaş) ve kontrol grubu (n:15, 72,13 ± 7,97 yaş) olmak üzere gruplara ayrılmışlardır. Kontrol grubu normal aktivitelerine devam ederken, deneysel gruplara 10 hafta boyunca haftada 2 kez yoga ve Wii eğitimi verilmiştir. Bütün bireylere dengeyi ve fonksiyonelliği değerlendirmek için Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT), Tek Ayak Üzerinde Durma Testi ve Düşme Etkinlik Ölçeği (DEÖ), yaşam kalitesini değerlendirmek için Kısa Form 36 (SF-36), postürü değerlendirmek için New York Postür Değerlendirme Testi (NYPD) kullanılmıştır. Buna ek olarak, gövde ve alt ekstremite kas kuvveti, kas kısalık ve eklem hareket açıklığı değerlendirmeleri yapılmıştır. Bütün ölçümler eğitimlerden önce ve sonra yapılmıştır. Tek ayak üzerinde durma testi skorlarında, gruplar arasında hiçbir fark bulunmamıştır (p>0,05). Yoga grubunda kontrol grubuna göre SF-36 genel sağlık ve emosyonel rol güçlüğü alt parametrelerinde gelişme olduğu görülmüştür (p<0,05). Wii grubu kontrol grubuyla karşılaştırıldığında SF-36 sosyal işlevsellik ve genel sağlık alt parametrelerinde gelişme olduğu kaydedilmiştir (p<0,05). Yoga ve Wii grubu DEÖ ve ZKYT skorlarının kontrol grubundan anlamlı olarak daha düşük olduğu görülmüştür (p<0,05). Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, yoga ve Wii grubunda diz ekstansörleri kas kuvvetinde anlamlı artış olmuştur (p<0,05). Yoga grubunda kontrol grubuna göre NYPD baş ve üst ekstremite skorlarında anlamlı gelişmeler görülmüştür (p<0,05). SF-36 ve DEÖ anketleri 36 hafta sonrasında tekrar edilmiştir. 36 hafta sonrası analizler sonucunda, DEÖ skorları yoga ve Wii grubunda anlamlı olarak düşükken, genel sağlık ve sosyal işlevsellik skorları Wii grubunda daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Yoga ve Wii egzersiz grubunda kontrol grubuna göre yaşam kalitesi ve fonksiyonel dengede anlamlı gelişmeler gözlenmiştir. Yoga ve Wii eğitimi, sedanter yaşlı erkek bireylerde yaşam kalitesi ve denge geliştirmek için kullanılabilir güvenli, ekonomik ve etkili yöntemlerdir. Anahtar Kelimeler: Yoga, Sanal Gerçeklik, Yaşam Kalitesi, Denge, Yaşlı