Theses supervised by Prof. Dr. Hasan Akgündüz

13 theses · Dicle University

Master'sOpen AccessTR

Lisansüstü eğitimde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarına ilişkin öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesi

Araştırmanın genel amacı; Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarını Dicle üniversitesi örneği itibariyle öğrenci görüşleri bağlamında betimlemektir. Bu genel amaca bağlı olarak öncelikle dilin doğası ve eğitsel vizyonu/ dil öğrenmede serbest ve zorunlu eğitim duruşları / ana dil ve farklı dil öğreniminin ayırt edici nitelikleri/ Türk Yüksek Öğretim sisteminde serbest zorunlu farklı dil öğretim yaklaşımları ve Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarını irdelenerek konuya ilişkin teorik temellendirme yapılmıştır. Daha sonra yapılan hipotez testi bağlamında araştırmanın genel amacına bağlı olarak cevabı aranan alt sorular sırasıyla; farklı dil zorunluluğunun bilişsel-psikomotor/duyuşsal-toplam benlikteki yansımalarının neler olduğudur?Araştırma tarama modelinde yapılmıştır. Ayrıca Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarına ilişkin öğrenci görüşleri arasında anlamlı bir farklılaşma olup olmadığı da incelendiğinden araştırma ilişkisel bir tarama özelliğine de sahiptir. Araştırma, uygulanan veri toplama aracından elde edilen görüşlerden ve literatürden elde edilen bilgilerin değerlendirilmesiyle yürütülmüştür.Betimsel nitelikteki bu araştırmada, örnekleme alınan Dicle Üniversitesi örneğinde Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarını bilişsel/psikomotor/duyuşsal/toplam benlik düzlemlerine ilişkin öğrenci görüşleri bu araştırmanın bağımlı değişkeni, öğrenci görüşlerinin farklılaşmasına neden olduğu düşünülen öğrenim kaynağı, cinsiyet, öğrenim düzeyi ise bağımsız değişken olarak kabul edilmiştir.Araştırmada elde edilen veriler, SPSS (Statiscal Package for the Social Science) for Windows 12.0 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analiz edilmesi ve yorumlanmasında t-testi ve varyans analizi (one-way)'den yararlanılmış, anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Dört boyutta (bilişsel, psikomotor, duyuşsal ve toplam benlik) incelenen öğrencilerin görüşlerinden elde edilen kritik bulguları şu şekilde ifade edebiliriz. lisansüstü eğitimde farklı dil zorunluluğunun bilişsel, psikomotor, duyuşsal ve toplam benlik becerileri orta düzeyin az üzerinde gerçekleştiği, daha doğrusu öğrenci görüşlerinin bu parametrede yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Bunun açılımı olarakta;Lisansüstü öğrencilerinin farklı dil formasyonu bağlamında bilişsel ve psikomotor becerileri, oldukça yüzeysel ve hafıza temelli ve tekrarcı çizgide gerçekleşmektedir. Çünkü lisansüstü eğitimde farklı dil yeterliliğinin test tekniği ile ölçülmesi, başarı odaklı yüzeysel dil koşullanması kolaycılığını özendirmektedir.Lisansüstü öğrencilerin Farklı dil formasyonu bağlamında duyuşsal becerileri korku temelli tepkisel duruşlarla sınırlıdır. Evrensel bilim literatürünün İngilizce ağırlıklı olması Türkiye de lisansüstü eğitimde İngilizce dil becerisini zorunlu kılmıştır. Bu durum da ana dile olan yabancılaşmayı ve dışa özenti temelinde öz yeterlilik/özgüven kaybına yol açmıştır. Akademik yaşamda farklı dil kullanma becerisi araştırma ve öğretim süreçlerinin yaratıcı ve evrensel çizgide deneyimlenmesini sağlamaktadırr.Anahtar Sözcükler: Lisansüstü Eğitim, Farklı Dil Zorunluluğu, Eğitsel Yansıma

Ceyda Yılgın
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenlere ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi - Diyarbakır örneği

Araştırmanın genel amacı, okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenleri farklı değişkenler açısından öğretmen görüşleri bağlamında Diyarbakır örneği ile sınırlı olarak betimlemektir. Araştırmanın birinci bölümünde eğitime genel yaklaşım, eğitimde özelleşme ve sivilleşme eğilimlerinin kuramsal çerçevesi, Türk eğitim sisteminde özelleşme ve sivilleşme süreci, okulöncesi eğitimin tarihsel gelişimi, Türkiye'de okulöncesi eğitimde özelleşme süreci, güncel görünümü ve bu olguyu besleyen etmenlerin kuramsal çerçevesi betimlenmiştir. İkinci bölümde ise öğretmen görüşleri çerçevesinde okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenlerin öğrenci, eğitimci, veli ekseninde toplam eğitimsel yansımalara ilişkin güncel profil çıkartmayı sağlayacak hipotez testine yoğunlaşılmıştır.Araştırma, Diyarbakır il merkezinde 2007-2008 Eğitim yılı okulöncesi eğitim kurumlarında çalışan 91 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada; tez danışmanı Prof. Dr. Hasan AKGÜNDÜZ'le beraber hazırlanan 24 maddelik veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu bağlamda öncelikle Diyarbakır il merkezindeki okulöncesi okullarında alınan veriler kayıt altına alınmış, daha sonra kaydedilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için, frekans, yüzde dağılımı ile Independent-Sampels T-testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır.Hipotez testi sonucunda ulaşılan kritik bulgular; özel okulculuk olgusunun okulöncesi eğitimde öğrenci açısından günümüz teknolojik ve vizyoner etmenlerinin güdülediği doğal bir nitelik arayışı olduğu, eğitimci açısından, özel okulculuğa yönelenlerin temelinde ekonomik ve sosyal fayda arayışlarıyla sınırlı bir oluşum olduğu, veli akışı açısından, kadınların iş hayatında daha fazla yer alması ile çocuklarının bakımını bu açığı kapatacak nitelikte yapay olanaklar sunan (tam gün eğitim, değişik aktiviteler vb.) bir nevi çocuk bakıcılığı görevi üstlenen özel okullara annelik görevlerini yıktıklarını, toplam eğitimsel yansımalar açısından öğretmenlerin eğitimi, resmi-sivil ikileminin ve günümüzde özelleşmenin ötesinde toplumların devamını ve ayakta durmasını sağlayan bir iskelet, omurga ve çatı olarak gördüklerini ve insanların bu deneyimi yaşayarak toplumsal/bireysel varoluş vizyonunu oluşturdukları, eğitimin dönüştürücü gücünün hiçbir toplumsal olguya saplanmadan tamamen doğal, özgür ve yaratıcı bireyler ortaya koyacak, bir başka deyişle insanın doğal zekâsını kullanmasını sağlayacak yeni bir eğitim sisteminin gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Eğitim kalitesiEğitim sistemiEğitimciler+3
Aşkın Öğreten
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk'ün eğitimci kişiliği

Büyük önder Atatürk'ün gerçekleştirerek Türk Milleti'ne hediye ettiği büyük devrimlerinden, üzerinde en çok durduğu ve önem verdiği konu millî eğitim olmuştur. Kurtuluş Savaşı'nın başlarında, Atatürk, 23 Nisan 1920'de kurduğu ve başkanı olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) hükümetinde millî kelimesini sadece iki bakanlığın başına getirmiştir; ?Millî Eğitim ve Millî Savunma Bakanlıkları?.Kurtuluş savaşının parlak bir askeri zaferle sonuçlandığı ilk günlerde, Türk ve yabancı gazetecilerin ?İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?? sorusuna Atatürk, ?Maarif vekili olmak ve millî irfanı yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.? cevabını vermiştir. Ulu önder daima muhafaza ettiği bu fikrini birçok yerde tekrar ederek ?Eğer Cumhurreisi olmasam, Maarif vekili olmak isterim? demiştir.Atatürk'ün eğitim konusunda yaptığı devrim ani olarak verilmiş bir kararın sonucu değildir. Atatürk yüzyıllar boyu süren ve ulusumuzu uçurumun kenarına getiren felaketlerin sebeplerini ve bunların eğitimle olan ilişkilerini çok iyi tahlil etmiş ve sonuca ulaşmıştır. Samsun'a vardığı andan itibaren yaptığı çalışmaların ağırlık noktasını eğitim teşkil etmiştir. Kurtuluş savaşının başından ölümüne kadar geçen sürede hiçbir askeri harekât, siyasi ya da askeri buhran, Atatürk'ün Türk ulusunun eğitim seviyesini yükseltmek ve çağdaş uygarlık yoluna ulaşmak için giriştiği çabalarını engelleyememiştir.O, kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde millî eğitimi hem uygulama açısından hem de kuramsal açıdan ele almıştır. Bu nedenle Atatürk, kısa zamanda çok işler yapma mecburiyetinde olma bilinci ve sorumluluğuyla, Türk milletinin sosyal bünyesine uyabilecek çeşitli görüşlerden yararlanarak, Türkiye'nin eğitim sorunlarını çözecek bir senteze gitmeyi tercih etmiştir.

Atatürk DönemiEğitim
Adem Yüksel
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarına ilişkin öğretim üyesi görüşlerinin değerlendirilmesi Dicle Üniversitesi örneği

Araştırmanın genel amacı; akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarını Dicle Üniversitesi örneği itibariyle öğretim üyesi görüşleri bağlamında betimlemektir. Bu genel amaca bağlı olarak araştırmada, teorik temellendirmenin yapıldığı birinci bölümünde dilin doğası ve eğitsel vizyonu, dil öğrenmede serbest ve zorunlu eğitim duruşları, ana dil ve farklı dil öğreniminin ayırt edici nitelikleri, Türk yükseköğretim sisteminde serbest-zorunlu farklı dil öğretim yaklaşımları ve akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımaları yazılı veriler ışığında irdelenmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise farklı dil zorunluluğunun bilişsel-psikomotor ve duyuşsal-toplam benlikteki yansımalarının sonuçlarına ulaşılmıştır.Betimsel yöntemle yapılmış bir alan taraması niteliğinde olan bu araştırmada, örnekleme alınan Dicle Üniversitesi örneğinde akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarının bilişsel-psikomotor ve duyuşsal-toplam benlik düzlemlerine ilişkin öğretim üyesi görüşleri bu araştırmanın bağımlı değişkeni, öğretim üyesi görüşlerinin farklılaşmasına neden olduğu düşünülen öğrenim alanı, cinsiyet, öğrenim düzeyi ise bağımsız değişkeni olarak kabul edilmiştir.Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 12.0 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analiz edilmesi ve yorumlanmasında t-testi ve varyans analizi (one-way)'den yararlanılmış, anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın teorik temellendirme ve hipotez testinin gerçekleştirildiği iki aşamasından sonra elde edilen kritik bulgular; öğretim üyelerinin ?İnsan bilinci, tarihsel varlık alanına çıkmış ve çıkacak tüm dil becerilerini öğrenme zekasına sahiptir.? tarzındaki soruya ait düşünceleri (X= 4.2832) ile ?kesinlikle katılıyorum? seviyesinde tespit edilmiştir. ?Dilin insan varoluşundaki rolü genel geçer kabullerin aksine oldukça sınırlı bir etkiye sahiptir .? tarzındaki soruya ait düşünceleri ise (X= 2.5433) ile ?katılıyorum? seviyesinde tespit edilmiştir. Dolayısıyla öğretim üyelerinin, farklı bir dili öğrenirken sorun yaşamadığı, fakat bu sürecin zorunlu tutulması ve bilimin farklı dille sınırlandırılması nedeniyle dil öğrenmeyi yüzeysel koşullanmalar biçiminde deneyimlediği kanısına varılmıştır.Anahtar Sözcükler: Akademik Kariyer Sistemi, Farklı Dil Zorunluluğu, Eğitsel Yansıma

Cevher Defne Eyyubi
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk araştırma merkezlerinin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşlerinin değerlendirilmesi

Araştırmanın genel amacı; Atatürk Araştırma Merkezlerinin (ATAM) amaca bağlı olarak, öncelikle omurgasında laiklik ve ulusallığın yer aldığı Cumhuriyetin kuruluş felsefesi olarak Atatürk bilinci ve ATAM'ne benzer paydaş kuruluşlar, ATAM'nin üniversite sistemi içinde kuruluş ve evrim öyküsü, güncelde ATAM'nin araştırma, öğretim ve sürekli eğitim işlevleri teorik olarak çözümlenmiş; akabinde bu işlevler temelinde ATAM'nin kurumsal etlkililiği Dicle Üniversitesi örneğinde öğretim üye görüşleri bağlamında üç alt bölüm halinde bir bakıma hipotez testine tabi tutulmuştur.Araştırmanın evrenini 2006-2007 eğitim döneminde Dicle Üniversitesine bağlı değişik birimlerde çalışan öğretim üyeleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise aynı popülasyondan rastgele yöntemle seçilen 103 öğretim üyesinden oluşmuştur.Araştırma betimleme yöntemi ile yapılmış bir alan taraması niteliğinde olup; ATAM'nin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşleri ortaya konmuştur. Teorik konular, kaynak taramasıyla ve ATAM ziyaretlerinde yapılan ikili görüşmeler sonucunda, ATAM'nin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşleri, Dicle Üniversitesi öğretim üyelerine uygulanan anket ve bunların SPSS 12.0 programında değerlendirilmesi sonucunda belirlenmiştir.Verilerin çözümlemesi sonucunda öğretim üyelerinin ATAM'nin kurumsal etkililiğine ait görüşlerinin x= 3,43 ile ?katılıyorum? seviyesinde olduğu sonucuna varılmıştır. ATAM'nin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşleri cinsiyet, kıdem, ünvan ve fakülte değişkenleri açısından değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır.Varılan ortak sonuç; öğretim üyelerinin ATAM'nin kurumsal etkililiğine ait görüşleri her ne kadar x= 3,43 ile ?katılıyorum? seviyesinde tespit edilmiş ise de, ?ATAM'nin önemli bir paydaş olarak öğrenci benliğinde eğitsel dönüştürme gücü oldukça sınırlıdır.? önermesine katılımlarının x=3,66 ile ?Katılıyorum? seviyesinde olması, Atatürk Araştırma Merkezlerinin kurumsal etkililiklerini gerşekleştirme çabalarının tüm faaliyet alanlarını kapsayacak şekilde tüm iç ve dış paydaşlar tarafından akademik, hukuksal ve finansal yönlerden desteklenmesi gerektiğidir.

Yavuz Özfidan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesi: Diyarbakır örneği

Araştırmanın genel amacı, yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin, öğrenci görüşlerinin Diyarbakır örneğinde değerlendirilmesidir. Bu bağlamda araştırmanın birinci bölümünde yükseköğretime hazırlık eğitimi ve özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenler hakkında kuramsal çözümlemeye yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise Diyarbakır örneğinde alandan toplanan öğrenci görüşleri doğrultusunda yüksek öğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin eğitim bilinci ve eğitim teknolojisi odaklı görüşlerin değerlendirildiği hipotez testi ile güncel profilin ortaya konması üzerinde durulmuştur.Araştırma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır il merkezindeki yükseköğretime hazırlık eğitimi veren özel dershanelere giden 1870 öğrenciyi kapsamaktadır. Araştırmada danışmanım Prof.Dr. Hasan AKGÜNDÜZ tarafından geliştirilen 14 maddelik ölçme aracı kullanılmıştır. Diyarbakır il merkezi olarak Sur, Bağlar, Yenişehir ve Kayapınar ilçelerindeki 22 özel dershanedeki öğrencilere ölçme aracı uygulanmış ve ölçme aracı ile elde edilen veriler SPSS.16.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır.Hipotez testi sonucunda ulaşılan temel bulgulara göre; Diyarbakır örneğinde yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen eğitim bilinci etmenine ilişkin öğrenci görüşlerinin eğitim teknolojisi etmenine ilişkin öğrenci görüşlerine göre biraz daha yüksek oranda katılıyorum şeklinde olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda da toplumdaki özel dershanecilikle üniversiteye giriş arasında kurulan bağın eğitim sistemimizde bir bilinç uyanışı şeklinde olmadığı, yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershaneler olmazsa olmaz şeklinde kitlesel bir koşullanma olduğu, bunun yanında özel dershanelerin üniversiteye giriş sınavına yönelik uygulamalarının ve teknolojik donanımlarının da etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Özel Dershanecilik, Yüksek Öğretime Hazırlık, Eğitim Bilinci, Eğitim Teknolojisi

EğitimEğitim teknolojisiÖzel kurslar+1
Nuray Sevinç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek öğretim hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi:Diyarbakır örneği

Araştırmanın genel amacı; yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin, öğretmen görüşlerinin Diyarbakır ili örneğinde değerlendirilmesidir. Araştırmanın birinci bölümünde yükseköğretime hazırlık eğitiminin doğası ve vizyonu, Türkiye 'de yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunun özgeçmişi, Türkiye ve Diyarbakır güncelinde yükseköğretime hazırlık eğitimi ve özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenler hakkında kuramsal çözümlemeye yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise Diyarbakır örneğinde tüm dershanelerde çalışan öğretmen görüşleri doğrultusunda yüksek öğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin eğitim bilinci ve eğitim teknolojisi odaklı görüşlerin cinsiyet-branş ve çalışma süresi değişkenlerine göre değerlendirildiği hipotez testi yorumlanarak halihazırdaki görünüm ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Araştırma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır il merkezindeki yükseköğretime hazırlık eğitimi veren özel dershanelerdeki 373 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada; sayın tez danışmanım Prof. Dr. Hasan AKGÜNDÜZ tarafından geliştirilen 14 maddelik veri aracı kullanılmıştır. Diyarbakır il merkezi olarak Sur, Bağlar, Yenişehir ve Kayapınar ilçelerindeki 41 özel dershanedeki öğretmene birebir ölçme aracı uygulanmış ve ölçme aracı ile elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır.Hipotez testi sonucunda ulaşılan temel bulgulara göre; eğitim bilincine ait görüşlerin genel ortalaması 2.28 ile "kısmen katılıyorum" olarak, eğitim teknolojisine ait görüşlerin genel ortalaması ise 2.35 ile "katılıyorum" olarak hesaplanmıştır. Diğer değişkenler açısından önemli bir fark bulunmamıştır. Bu bulgulara göre yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusu, eğitim teknolojisi yönünden daha fazla olmakla birlikte eğitim bilinci yönleri ile birlikte beslenmekte ve büyümektedir denebilir. Özel dershaneler ile üniversite arasında kurulan bağ günümüz şartlarında sadece kitlesel koşullanma ile açıklanabilir. Eğitime dair hâlihazırda var olan sorunlar, onun koşullayıcı ve tek tip insan yetiştiren ikliminden çıkıp insanın varoluş bilincini uyandırabilme yetisinin işe koşulması ile doğru orantılı olarak aşılacaktır.Anahtar Kelimeler: Özel Dershanecilik, Yüksek Öğretime Hazırlık, Eğitim Bilinci, Eğitim Teknolojisi

Eğitim hizmetleri
Havva Durusu
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bakım eğitim merkezi eğitim programlarının değerlendirilmesi 8'nci Ana Jet Komutanlığı örneği

ÖZETAra tırmanın amacı; 8 nci Ana Jet Üs Komutanlı ı bünyesinde Uçak BakımKomutanlı ı personeline F-16 uçak sistemlerine yönelik hizmet içi e itimler uygulayanBakım E itim Merkezi (BEM) e itim programlarının incelenerek, kurulu amaçlarıdo rultusunda e itim verilip verilmedi inin belirlenmesidir. Ba ka bir ifade ile BEMe itim programlarının etkilili inin de erlendirilmesidir.Ara tırmada kullanılacak verilerin toplanması amacıyla BEM e itimlerindenyararlanan 40 personele bu ara tıma için özel olarak hazırlanan veri toplama aracıuygulanmı tır. Elde edilen verilerin tasnifi a amasında içerik çözümlemesine yönelikgenel tarama yani `Literatür Taraması' (survey) yapılmı tır.Veri toplama aracı kullanılarak elde edilen bulgular yorumlandı ında; BEMe itimlerinin amaçlar, içerik(kapsam) ve ölçme-de erlendirme ö eleri bakımından yeterlioldu u, ö renme-ö retme süreçlerinin özellikle e itici personelin seçimi ve yeti tirilmesiyönünde geli tirilmesine ihtiyaç duyuldu u saptanmı tır. Ayrıca ara tırmanın alt amaçlarıiçerisinde yer alan 8 nci Ana Jet Üs Komutanlı ı bünyesinde farklı birimlerce verilene itimlerin Birlik E itim Merkezi çatısı altında toplanması durumunda 8 nci Ana Jet ÜsKomutanlı ı bünyesinde verilen e itimlerin daha kurumsal bir yapıya kavu abilece i, busayede Komutanlı ın e itim ihtiyacının kendi kaynaklarından kar ılanabilece i,personelin e itilmesi amacıyla ba ka birliklere gönderilmesi ile ortaya çıkan emek, zamanve para kaynaklarında oldukça yüksek oranda tasarruf sa lanabilece i sonucunavarılmı tır.

Mehmet Ayhan Yazganarıkan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin bireyselleştirilmiş öğretim uygulamalarına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi (Batman ili örneği)

19. yüzyıldan başlayarak özellikle 20. yüzyılın ortalarında ilgi ve yeteneklerdeki bireysel farklılıklar önem kazanmıştır. Araştırmacılar eğitim sürecinde bu ilgi ve yeteneklerin geliştirilmesi üzerinde durmuşlardır. Geçmişte yapılan araştırmalar, toptancı bir öğretme zihniyetinin bireylerin gelişim düzeyine uygun olmadığı gerçeğini ortaya koymuştur. Öğretimin bireyselleştirilmesi, öğrencilerin kendilerini diğerlerinin kapasite ve isteklerinden bağımsız olarak yetiştirme olanağı sağlayacaktır. Fakat, gerek üniversitelerde gerekse ilköğretim okullarında bireyselleştirilmiş bir öğretim modeli bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilköğretimde görev yapan okul yönetici ve öğretmenlerin bireyselleştirilmiş öğretimin uygulanabilirliğine ilişkin görüşlerine baş vurulmuştur. Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim okullarındaki yönetici ve öğretmenlerin bireyselleştirilmiş öğretimin uygulanabilirliği konusundaki görüşleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini Batman merkezdeki 38 ilköğretim okulunda çalışan 878 yönetici ve öğretmen oluşturmaktadır. Bu çalışmada, yansız atamayla seçilen Batman merkezdeki 30 ilköğretim okulundan 32 yönetici ve 385 öğretmen olmak üzere toplam 417 kişi örneklem grubu olarak kullanılmıştır. Veri top ima aracı, uzman görüşünden de faydalanarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve 417 eğitimciye uygulanmıştır. Sonuç olarak, öğretmenlerin bireyselleştirilmiş öğretime hazır bulunuşluk acısından uygulama için yeterli düzeyde oldukları gözlemlenmektedir. Buna ek olarak, yine öğretmenlerin bireyselleştirilmiş öğretimin öğrencilere sağlayac ağı yararlara ilişkin görüşlerinin ortalama puanlarının "katılıyorum (3.64)" düzeyinde ol duğu da belirtilmektedir.

Bireyselleştirilmiş öğretim yöntemiÖğretim yöntemleriÖğretmenler+1
Faysal Özdaş
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademede bilgisayar destekli fen bilgisi öğretiminin öqrenci başarısına etkilerine ilişkin bir araştırma (Şehit Namik Tümer İlköğretim Okulu örneği)

Bu araştırma ile Fen Bilgisi dersi ?Uzayı Keşfediyoruz? ünitesinin öğretiminde,Bilgisayar Destekli Öğretim Yöntemi ve geleneksel yöntemin erişi, fen bilgisi dersine yöneliktutum, kazanılan davranışların kalıcılığı ve öğrenci başarısı üzerine etkisi incelenmiştir.Araştırma, 2004-2005 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Diyarbakır ŞehitNamık TÜMER lköğretim Okulu altıncı sınıflar üzerinde dört hafta boyunca yürütülmüştür.Araştırmanın yapıldığı okulda, 6/A sınıfı bilgisayar destekli öğretim yöntemi, 6/C sınıfıgeleneksel yöntemin uygulandığı sınıflar olmak üzere toplam 71 öğrenciden oluşan iki denkgrup belirlenmiştir. Araştırmada öntest-sontest desenine başvurulmuştur. Veri toplama aracıolarak başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır.Bulguların istatistiksel analiz sonuçlarına göre; bilgisayar destekli öğretim yöntemininuygulandığı deney grubunun erişi puanları, geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubunagöre yüksek ve aralarındaki fark anlamlı çıkmıştır. Buna göre bilgisayar destekli öğretimyöntemi erişi açısından geleneksel yönteme göre daha etkili olmuştur. Araştırma bulgularındaayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin fen bilgisi dersine yönelik tutum puanlarıarasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuca göre uygulanan yöntemler tutumaçısından aynı etkiyi yaratmışlardır. Araştırmada bilgisayar destekli öğretim yöntemininuygulandığı grubun kalıcılık puanları ise, geleneksel yöntemin uygulandığı gruba göre dahayüksek çıkmıştır. Bu sonuca göre bilgisayar destekli öğretim yöntemi kalıcılık açısından dahaetkili olmuştur. Araştırmada deney grubu öğrencilerinin başarı puanlarının, kontrol grubuöğrencilerine göre daha yüksek ve aralarındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur. Buna görebilgisayar destekli öğretim yöntemi öğrenci başarısı açısından geleneksel yönteme göre dahaetkili olmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretimi, Bilgisayar Destekli Öğretim, GelenekselÖğretim Yöntemi.

Aynur Demirer
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen yetiştirme geleneğinin güncel duruşuna ilişkin öğretmen/öğretim elemanı görüşlerinin değerlendirilmesi-Diyarbakır-Ergani Anadolu öğretmen liseleri ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi örnekleri

IIÖZETBu araştırmada, Ergani ve Diyarbakır Anadolu Öğretmen Liseleri ile DicleÜniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi örneklerinde Diyarbakır'da güncel öğretmenyetiştirme duruşunu karakterize eden ortaöğretim/lisans programlarınınişlerliği/uygunluğu öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının görüşlerine dayalı olarakbelirlenmeye çalışılmıştır. lişkisel tarama modeli niteliğinde olan araştırmanın evrenini2005-2006 öğretim yılında Diyarbakır ve Ergani Anadolu Öğretmen Liselerindeki 60öğretmen ile D.Ü. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde görevli 102 öğretim elemanıoluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Diyarbakır ve Ergani AnadoluÖğretmen Liselerindeki 48 öğretmen ile D.Ü. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde görevyapan 56 öğretim elemanı oluşturmaktadır.Verilerin toplanmasında 24 maddeden oluşan envanterden yararlanılmıştır.Araştırmada elde edilen veriler, SPSS (Statiscal Package for the Social Science) forWindows 12.0 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analiz edilmesive yorumlanmasında t-testi ve varyans analizi (one-way)'den yararlanılmış, anlamlılıkdüzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.Dört boyutta (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme değerlendirme)incelenen öğretmen/öğretim elemanı görüşlerinden elde edilen verilerin analizisonucunda özetle şu sonuçlar elde edilmiştir.1. Diyarbakır-Ergani Anadolu Öğretmen Liselerinde görev yapan öğretmenlerinöğretmen yetiştirme programının uygunluğuna ilişkin görüşleri arasında tüm boyutlardaanlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır.2. Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi öğretim elemanlarınınöğretmen yetiştirme programının uygunluğuna ilişkin görüşleri arasında ise, cinsiyetdeğişkenine göre ?değerlendirme? boyutunda, mesleki kıdem değişkenine göre de?amaç ve değerlendirme? boyutlarında anlamlı farkın olduğu saptanmıştır.3. Öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının öğretmen yetiştirme programlarınınuygunluğuna ilişkin görüşleri arasında da sadece ?süreç? boyutunda anlamlı farkınolduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğretmen Yetiştirme, Anadolu Öğretmen LisesiProgramları, Eğitim Fakültesi Programları.

Cemal Aküzüm
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim programlarının etik bilinci uyandırma yeterliliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi Diyarbakır örneği

ÖZETBu araştırmanın genel amacı, Türkiye'de uygulanan güncel ilköğretimprogramlarının insan varoluşunu çerçeveleyen etik koordinatları dıştan oluşturmacı biryaklaşımla mı, yoksa proaktif bilinçteki doğal değerler skalasını uyandırma tarzında mıkılavuzladığı ve her iki durumdaki amaç gerçekleştirme başarısını Diyarbakır örneğindeöğretmen görüşleri çerçevesinde betimlemektir. lköğretimin, bütün eğitim kademeleriiçindeki stratejik önemi bilinciyle araştırmanın genel amacı doğrultusunda etik değerleriuyandırmaya yönelik olarak ilköğretim programlarında izlenen etik eğitimi yöntemi,Türk Milli Eğitim Sistemi içerisindeki ilköğretim programlarının değişim tarihçesi ilegüncel ilköğretim programı irdelenmiş ve etik eğitiminin hangi çalışmalarla daha yararlıhale getirilebileceğinin saptanmasına çalışılmıştır.Araştırma, Diyarbakır il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan 335öğretmeni kapsamaktadır. Verileri analiz etmek için, frekans, yüzde dağılımı ileIndependent-Sampels T-testi ve One -Way ANOVA testleri kullanılmıştır. Elde edilenbulguların ortaya çıkardığı güncel tablo; öğretmenlerin, etik kavramının önemine vekavramsal boyutuna bakışlarında ?doğuştan masumiyet? yaklaşımına paralel birperspektif ortaya koyduklarıdır. Etik bilincin uyandırılması konusunda ise, etikkavramında sağlanan fikir birliğinin sağlanamadığı, hatta çeliştiği söylenebilir. Etikbilincin uyandırılması sürecinde davranış kazandırma; bilişsel, psikomotor ve duyuşsalboyutta incelenmiştir. Öğretmenler, etik davranışların kazandırılmasında dışarıdaneğitime ihtiyaç olduğunu ifade ederek bilişsel dönüşüme gerek duyduklarını ortayakoymaktadırlar. Bilişsel öğrenmelerin ders dışı aktivitelerle desteklenmesi gerekliliğinekatılmaları psikomotor davranışlara, etik davranışların kazandırılmasında modeldavranışların etkili olduğuna inanmaları ise duyuşsal öğrenmelere verdikleri önemin birgöstergesidir. Davranış kazandırmanın bu boyutlardan sadece biriyle mümkünolamayacağı konusunda ki mutabakat da, öğretmenlerin eğitim konusunda yüksek bilinçdüzeyine sahip olduklarına işaret etmektedir.Anahtar Sözcükler: Ahlak, Etik, Etik Eğitimi, Eğitim Etiği.

Rıdvan Uysal
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim programlarının etik bilinci uyandırma yeterliliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi/Adana örneği

Bu çalışmanın genel amacı, güncel ortaöğretim programlarının, insan varoluşunuçerçeveleyen etik koordinatları dıştan oluşturmacı bir yaklaşımla mı, yoksa proaktifbilinçteki doğal değerler ölçeğini uyandırma tarzında mı kılavuzladığını ve her ikidurumdaki amaç gerçekleştirme başarısını, Adana ili örneğinde, öğretmen görüşleriçerçevesinde betimlemektir. Ortaöğretimin, kişilik gelişim evresindeki gençeğitimindeki önemini bilerek, etik bilinci uyandırmaya yönelik olarak ortaöğretimprogramlarında izlenen etik eğitimi yöntemi, Türk Milli Eğitim Sistemi içerisindekiortaöğretim programlarının tarihi gelişimi ile güncel ortaöğretim programı incelenmişve etik eğitiminin hangi çalışmalarla daha yararlı hale getirilebileceğinin saptanmasınaçalışılmıştır.Güncel programların içeriklerinin tartışılması, Adana ili sınırları içerisinde yeralan liselerde görev yapan öğretmenlerin ortaöğretim programlarında etik eğitimininyeterliliğine ilişkin görüşleri üzerine yapılan bir alan çalışması ile desteklenmiştir.Adana il merkezindeki ortaöğretim okullarında görev yapan 225 öğretmen alançalışmasına katılmıştır. Verileri analiz etmek için, frekans, yüzde dağılımı ileIndependent-Sampels T-testi ve One -Way ANOVA testleri kullanılmıştır.Araştırmanın analizinden elde edilen sonuç; öğretmenlerin, etik kavramınabakışları ?doğuştan masumiyet? yaklaşımına paraleldir. Etik bilincin nasıluyandırılacağı konusunda ise, etik kavramında sağlanan görüş birliğinin sağlanamadığıbelirlenmiştir. Etik eğitimi ile davranış kazandırma veya davranışlarda değişiklikmeydana getirme; bilişsel, psikomotor ve duyuşsal/törel ve toplam bilinç dönüşümüboyutunda ele alınmıştır.Öğretmenlerin, bilişsel düzeyin ders dışı aktivitelerle desteklenmesi gerekliliğineolan inançları psikomotor davranışlara, model olarak davranışlarının etik bilinçdönüşümüne katkısı olduğuna inanmaları ise duyuşsal öğrenmeye önem verdiklerişeklinde yorumlanmıştır. Etik bilincin oluşumu için, günümüz eğitim programlarınınyetersiz kaldığı yönündeki görüşleri öğretmenlerin eğitim konusunda yüksek bilinçdüzeyine sahip olduklarını göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Etik, Ahlâk, Değer, Norm, Bilişsel, Psikomotor, Duyuşsal, TotalI

Fehmi Şahin
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00

Other supervisors