Theses supervised by Prof. Dr. Havva Öztürk

16 theses · Karadeniz Technical University

DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelikte yenilikçi liderlik ölçeğinin geliştirilmesi

Hızlı değişimlerin yaşandığı günümüzde yeniliğe açık ve liderlik potansiyeli bulunan yönetici hemşirelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, hemşirelerin görüşleri ile yönetici hemşirelerin yenilikçi liderlik düzeylerini belirleyecek bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırmanın açıklayıcı faktör analizi, Trabzon'daki hastanelerde çalışan toplam 1569 hemşireden 308'i ile gerçekleştirilmiştir. Doğrulayacı faktör analizi, Erzurum'da toplam 1282 hemşireden 307'si ile tamamlanmıştır. Test-tekrar test ise Erzurum'da ayrı bir örneklem olarak 38 hemşire ile yürütülmüştür. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, taslak Yenilikçi Liderlik Ölçeği ve Çok Boyutlu Liderlik Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, kapsam geçerliği için kapsam geçerlik indeksi, yapı geçerliği için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, benzer ölçek geçerliği için korelasyon analizi, madde ayırt edicilik için %27'lik alt ve üst çeyreklik t-testi yapılmıştır. Güvenirlik için Cronbach Alpha, Spearman Brown, Guttman, madde-toplam korelasyon testleri ve test-tekrar test analizleri kullanılmıştır. Bulgulara göre taslak ölçeğin yüzey geçerliği sağlanırken kapsam geçerlilik indeksi 0.80 olarak saptanmıştır. Ölçeğin, açıklayıcı faktör analizi için Kaiser-Meyer-Olkin değeri 0.92, Barlett testi x2=6907.08 (p<0.05), anti imaj korelasyon değerleri 0.81-0.95 dir. Sonuçta ölçek 43 madde ve 5 alt boyut ile şekillenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi için ise düzeltilmiş kikare (Χ2/Sd) değeri 2.57, yaklaşık hataların ortalama karekökü (RMSEA) değeri 0.07, karşılaştırmalı uyum indeksi (CFI) ise 0.89'dur ve bu sonuçlara göre ölçeğin yapısı doğrulanmıştır. Benzer ölçek geçerliği için ise r=0.80 dir Ayrıca ölçeğin Spearman-Brown=0.89, Guttman Split-Half=0.89 ve Cronbach Alpha değeri 0.96'dır. Madde-toplam korelasyon değerleri 0.32-0.79, test-tekrar test analizi değeri ise r=0.72, p=0.000 dir. Ayrıca yönetici hemşirelerin ölçek toplam puan ortalaması 3.60±0.69'dur. Sonuç olarak yönetici hemşirelere yönelik geliştirilen Yenilikçi Liderlik Ölçeği geçerli ve güvenilir bir ölçektir.

Hemşirelik
Ayşegül Sarıoğlu Kemer
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerin örgütsel bağlılık düzeylerinin değerlendirilmesi: Bir meta analiz çalışması

Çalışmanın amacı, hastanelerde çalışan hemşirelerin örgütsel bağlılık düzeylerini duygusal, devam ve normatif bağlılık alt boyutlarına göre tanımlamak ve bazı değişkenlerin bu boyutlar üzerindeki etkisini saptamak amacıyla ilgili konudaki araştırmaların sonuçlarını meta analiz yöntemi ile değerlendirmektir. Çalışmanın literatür taraması, 01 Nisan-01 Eylül 2019 tarihleri arasında Türk Tıp Dizini, YÖK Tez Merkezi, Google Scholar ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Kütüphanesi bünyesinde bulunan Business Source Complete, ERIC, Medline, Ulakbim, Taylor & Francis, SpringerLink, Proquest Dissertation, Pubmed, Dergi Park Akademik, Wiley Online Library, Science Direct, Scopus, Elsevier, Sage Journal veri tabanlarında gerçekleştirilmiştir. Veri analizinde Comprehensive Meta Analysis Version 2 ve Review Manager 5.3 programı kullanılmıştır. Çalışma, veri tabanlarından elde edilen toplam 466 araştırmadan, hemşirelerin örgütsel bağlılıklarını üç boyutta inceleyen 70 araştırma ile yürütülmüştür. İncelenen araştırmalarda, hemşirelerin duygusal, devam ve normatif bağlılık düzeyleri hem beşli hem de yedili likert tipi ölçek sonuçlarına göre orta seviyede bulunmuştur. Ayrıca meta analiz çalışması sonucunda, kamu hastanelerine göre özel hastanelerde çalışan hemşirelerin devam ve normatif bağlılık düzeyleri, yüksek lisans mezunu hemşirelerin de lisans, ön-lisans ve sağlık meslek lisesi mezunu hemşirelere göre devam bağlılık düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Oysa lisans mezunu hemşirelerin tüm boyutlarda ön lisans mezunu hemşirelerden ve duygusal bağlılık düzeyinde yüksek lisans mezunu hemşirelerden bağlılık düzeyleri daha düşük bulunmuştur. Hemşirelerin cinsiyet ve medeni durumları ise duygusal, devam ve normatif bağlılık düzeylerini etkilememiştir. Sonuç olarak hemşirelerin örgütsel bağlılık düzeylerini etkileyen hastane türü, eğitim durumu gibi değişkenlerle ilgili daha fazla analitik ve meta-analizler araştırmalar yapılabilir. Ayrıca lisans mezunu hemşirelerin duygusal bağlılık düzeyinin oluşmasını sınırlayan koşullar iyileştirilebilir ve örgütsel bağlılıklarını artıracak mesleki politikalar ve planlar geliştirilebilir.

HastanelerHemşirelerHemşirelik+3
Tuğba Balık
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin ekip çalışması ile bireysel iş performans algıları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Çalışma, hemşirelerin ekip çalışması ile bireysel iş performans algıları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Araştırma, İstanbul'daki üç kamu hastanesinde çalışan 303 hemşire ile yürütülmüştür. Veriler, hemşireler için tanıtıcı özellikler formu, hemşirelikte ekip çalışması ölçeği ve bireysel iş performans algıları ölçeği kullanılarak toplanmış, t testi, ANOVA, korelasyon regresyon testleri ile analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan hemşireler, ortalama 27.66 yaşlarında, çoğunluğu kadın, bekar ve lisans mezunudur. Çoğunluğu herhangi bir ekipte yer almayan hemşirelerin ekip çalışması puanı 3.69±0.67 ve bireysel iş performans algı puanı 3.80±0.66 dır. Hemşirelerin ekip çalışması ile bireysel iş performans algıları arasında anlamlı pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu (r=0.410; p=0.000) ve ekip çalışmasının bireysel iş performansını artırıp anlamlı düzeyde etkilediği belirlenmiştir (β=0.410; R2=0.165; F=60.851, p=0.000). Ayrıca hemşirelerin bireysel iş performansını vardiyada baktıkları hasta sayısı negatif yönde (β=-0.125) etkilerken, ekip çalışması ölçeğinin sırasıyla güven (β=0.213), destek (β=0.157) ve ekip liderliği boyutu olumlu yönde etkilemiştir (R2=0.191; F=9.928, p=0.000). Bunların yansıra ekip çalışması ölçeği ve alt boyutları ile hemşirelerin yaşı, cinsiyeti, medeni durumu, çalıştıkları birim, mesleki deneyimi, vardiyada baktıkları hasta sayısı, hastaneden, hemşireden, diğer sağlık personelinden memnuniyetleri, bir ekipte yer alma ve ekip çalışmasının zorluk durumuna ilişkin görüşleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmıştır. Bireysel iş performansları ile medeni durumları, vardiyada baktıkları hasta sayısı, çalıştıkları birim, hastaneden, hekimlerden, hemşirelerden ve diğer sağlık personelinden memnuniyetleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmıştır. Sonuçta çoğunluğu bir ekipte yer almasa da, hemşirelikte ekip içi güven, liderlik ve desteğin var olduğu ekip çalışması, hemşirelerin bireysel iş performans algısını etkilemektedir. Hemşirelerin güven, ekip liderliği ile desteklendiği ekiplere katılımı teşvik edilmeli, iş performans algısını artırmak için hasta ve hemşire oranı dengelenmelidir.

AlgıHastane hemşireleriHastaneler+6
Aygül Öztürk Kandemir
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelikte kültürel liderlik ölçeğinin geliştirilmesi

Günümüzde örgüt kültürünü benimsemiş ve liderlik özellikleri taşıyan yönetici hemşirelere gereksinim vardır. Bu kapsamda çalışmanın amacı, hemşirelerin değerlendirmesiyle yönetici hemşirelerinin kültürel liderlik düzeylerini belirleyecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırmanın açıklayıcı faktör analizinin örneklemini Trabzon il merkezindeki hastanelerde görev yapan 355 hemşire oluştururken, doğrulayıcı faktör analizinin örneklemini ise 258 hemşire oluşturmuştur. Test-tekrar test ise toplam 50 hemşireyle yapılmıştır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Kültürel Liderlik Ölçeği ve Değer Temelli Liderlik Ölçeği ile toplanmıştır. Bulgular doğrultusunda taslak ölçeğin yüzey geçerliği sağlanmış ve kapsam geçerlilik indeksi 0.77 olarak hesaplanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi için Kaiser-Meyer-Olkin değeri 0.95, Barlett testi X2=7991.66 (p<0.05), anti imaj korelasyon değerleri 0.92 ile 0.97 arasındadır. Temel Bileşenler Analizi ve Promax Yöntemi ile yapılan açıklayıcı faktör analizinde, Kültürel Liderlik Ölçeğinin 23 madde ve dört alt boyut ile şekillendiği, maddelerin faktör yük değerlerinin 0.951 ile 0.643 arasında olduğu belirlenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi için ise düzeltilmiş Χ2/Sd değeri 1.95, RMSEA değeri 0.061, CFI değeri 0.95, NFI değeri 0.90'dır. Bu uyum indeksleri iyi düzeydedir ve açıklayıcı faktör analizi ile biçimlenen Kültürel Liderlik Ölçeğinin yapısı doğrulanmıştır. Ayrıca benzer ölçek geçerliği için korelasyon değeri 0.83, DFA sonrası Spearman-Brown=0.88, Guttman Split-Half=0.88 ve Cronbach Alpha değeri 0.95 olarak saptanmıştır. Madde toplam korelasyon değerleri 0.57-0.74, test-tekrar test analizinde r= 0.78 (p<0.001) ve t=0.671 (p>0.05) olarak bulunmuştur. Bunun yanı sıra yönetici hemşirelerin ölçek toplam puan ortalaması 3.81±0.77'dir. Hemşirelerin sırasıyla yönetici hemşiresini lider bulma, yönetici hemşireden memnuniyet, cerrahi birimde çalışmak, hastaneden memnuniyet durumları yönetici hemşirelerini kültürel lider olarak algılamalarını etkilemiştir (p<0.05). Sonuç olarak yönetici hemşirelerin kültürel liderlik düzeyini belirlemek için izleyenleri olan hemşireler tarafından Kültürel Liderlik Ölçeği geçerli ve güvenilir bir ölçek aracı olarak kullanılabilir.

Hastane hemşireleriHastanelerHemşireler+6
Kadriye Özkol Kılınç
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2022
10
DoctorateOpen AccessTR

Kahkaha terapisi ve bilinçli farkındalık uygulamalarının hemşirelerin yorgunluk ve iş performans algıları ile dikkat düzeyleri üzerindeki etkisi

Randomize kontrollü deneysel nitelikteki bu çalışma, kahkaha terapisi ve bilinçli farkındalık uygulamalarının hemşirelerin yorgunluk ve iş performans algısı ile dikkat düzeyleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Karadeniz Bölgesindeki bir üniversite hastanesinde yürütülen çalışmanın örneklemini 33 kahkaha, 34 bilinçli farkındalık ve 34 kontrol grubu olmak üzere toplam 101 hemşire oluşturmuştur. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Chalder Yorgunluk Ölçeği, Bilgisayar Tabanlı Sürdürülebilir Dikkat Testi, Stroop Testi Çapa Formu ve Bireysel İş Performansı Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmada, kahkaha ve bilinçli farkındalık grubundaki hemşirelere sekiz hafta boyunca haftada iki kez ilgili uygulamalar yaptırılmıştır. Kontrol grubundaki hemşirelere herhangi bir girişimde bulunulmamıştır. Çalışma sonucunda, kontrol grubundaki hemşirelere göre kahkaha ve bilinçli farkındalık grubundaki hemşirelerin yorgunluk algıları istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde azalmıştır (p<0.05). Kontrol grubuna göre kahkaha ve bilinçli farkındalık grubunun orta ve zor seviye sürdürülebilir dikkat düzeylerinin son testte yükselmesi de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Her üç grubun seçici dikkat seviyelerini ölçen Stroop testleri arasında ise istatistiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmasa da (p>0.05), sadece Stroop B seviyesini tamamlama süresi grup içi ölçümlerde bilinçli farkındalık grubunda ara ve son testte istatistiksel olarak azalmıştır (p<0.05). Ayrıca her üç grubun görev performansı, bağlamsal performans, üretkenlik karşıtı iş davranışı ve toplamda iş performans algıları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmuştur. Bu anlamlılık kahkaha ve bilinçli farkındalık gruplarının lehine saptanmıştır (p<0.05). Sonuçta, uygulandıkları süreç içerisinde kahkaha terapisi ve bilinçli farkındalık uygulamaları, hemşirelerin yorgunluk algısını azaltmış, sürdürülebilir dikkat düzeylerini ve bireysel iş performans algılarını artırmıştır. Kahkaha ve bilinçli farkındalık uygulamalarının bu pozitif etkilerinin sürdürülebilirliği, iki haftada bir yapılacak hatırlatıcı uygulamalar vb. ile test edilerek araştırılabilir.

Bilinçli farkındalıkDikkatGülme+6
Nagihan Köroğlu Kaba
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin örgütsel stres düzeyi ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Çalışma, hemşirelerin örgütsel stres düzeyi ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Trabzon'daki dört kamu hastanesinde çalışan 1075 hemşireden, tabakalı seçilen 283 hemşire ile yürütülmüştür. Veriler, hemşirelerin demografik özellik ve mesleki görüşlerine ilişkin bilgi formu, Örgütsel Stres Kaynakları ve İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmada, kamu hastanelerinde çalışan hemşirelerin %42'si 31-40 yaşlarında, %69.3'ü lisans mezunu ve %47.3 10 yıl ve altı mesleki deneyime sahiptir. Hemşirelerin örgütsel stres kaynakları ve örgütsel stres boyut puanları ile işten ayrılma niyeti puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmamasına rağmen örgütsel rahatsızlık ile işten ayrılma niyeti arasında zayıf, pozitif yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiştir (r= 0.358; p<0.05). Hemşirelerin örgütsel stres kaynağı 88.04±14.03, örgütsel stres 2.67±13.68, örgütsel rahatsızlık puanları 82.60±24.54 dür. İşten ayrılma niyeti puanı 2.32±1.11'dir. Hemşire pozisyonunda çalışan hemşireliği isteyerek seçmeyen, hemşirelikten, çalıştığı hastane ve birimden memnun olmayan, kurumdan ayrılmayı niyeti olan ve son dönemde bir olaya bağlı yoğun stres yaşan hemşirelerin örgütsel rahatsızlık ve işten ayrılma niyeti puanlarının daha yüksek olması istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca 20 yıl ve altında mesleki, 10 yıl ve altı hastane deneyimi olan, bir eğitim ve araştırma hastanesinde, nöbet usulü ve vardiyalı çalışan hemşirelerin de işten ayrılma niyeti puanlarının yüksek olması istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p<0.05). Sonuçta stres kaynaklarından orta düzeyde rahatsızlık duyan hemşirelerin, düşük düzeyde olan işten ayrılma niyetleri bu rahatsızlığa bağlı artmaktadır. Ayrıca hemşirelerin demografik ve mesleki özelliklerinden bazıları örgütsel rahatsızlık ve işten ayrılma niyetleri üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Bu nedenle kamu hastanelerinde hemşirelerin stres düzeyini ve işten ayrılma niyetini etkileyen faktörleri iyileştirme çalışmaları başlatılmalıdır.

HastanelerHemşirelerHemşirelik+4
Duygu Coşkun
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin değerlendirmesiyle hastanelerde örgütsel güven düzeyi

Tanımlayıcı nitelikteki bu çalışma, hemşirelerin değerlendirmesiyle hastanelerdeki örgütsel güven düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Trabzon'daki kamu, özel ve üniversite hastanelerde çalışan toplam 1881 hemşire oluştururken, örneklemi hastanelerden tabakalı örneklem yöntemiyle seçilen 319 hemşire oluşturmuştur. Veriler, bilgi formu ve örgütsel güven ölçeği ile toplanmış yüzdelik, Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre %81.2'si kadın, %62.4'si lisans veya lisansüstü mezun, %58'i kamu hastanesinde ve %40.1'i 5 yıldan daha az mesleki deneyime sahip olan hemşirelerin genel olarak örgütsel güven ölçeği puan ortalaması 4.08±0.66, alt boyut puan ortalamaları yöneticiye güven için 4.28±0.84, kuruma güven için 3.33±1.12 ve çalışma arkadaşlarına güven için 4.46±0.76 dır. Bununla birlikte örgütsel güven ölçeği toplamında kamu ve üniversite hastanelerinde çalışan hemşirelerin puanlarının özel hastanede, yöneticiye güven boyutunda üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin puanlarının kamu ve özel hastanelerde, kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin puanlarının ise özel hastanede, kuruma güven boyutunda üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin puanlarının özel hastanede, çalışma arkadaşlarına güven boyutunda kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin puanlarının üniversite ve özel hastanede, üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin puanlarının ise özel hastanede çalışan hemşirelerin puanlarından daha yüksek olması istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca mesleki deneyimi 5 yıldan az olan hemşirelerin 6 yıl ve üzeri olanlardan, yönetici hemşirelerin hemşirelerden, dahili birimlerde çalışan hemşirelerin ameliyathane, yoğun bakım gibi diğer birimlerde çalışan hemşirelerden örgütsel güven ölçeği puanları daha yüksektir. Bu bulgularda istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Sonuçta hemşirelerin genelde örgütlerine güven düzeyleri orta seviyededir. Ayrıca deneyimi az, yönetici ve dahili birimlerde çalışan hemşireler kurumlarına, üniversite hastanesinde çalışan hemşireler ise yöneticilerine ve kurumlarına daha fazla güvenirken, kamu hastanesinde çalışan hemşireler çalışma arkadaşlarına daha fazla güvenmektedir.

HastanelerHemşirelerHemşirelik+2
Elif Baş
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerde ayak refleksoloji uygulamasının iş stresi ve anksiyete düzeyi üzerine etkisi

Kontrol gruplu deneysel bu çalışma, yönetici hemşirelere uygulanan ayak refleksolojisinin iş stresi ve anksiyete düzeyleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Rize'deki bir devlet, bir üniversite ve bir ilçe devlet hastanesinde yürütülen çalışmanın örneklemini 32'si kontrol, 31'i deney grubu olacak şekilde toplam 63 yönetici hemşire oluşturmuştur. Veriler, bilgi formu ile ön, son ve kalıcılık test şeklinde adlandırılan iş stresi ölçeği ve durumluk-süreklik kaygı ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmada deney grubundaki yönetici hemşirelere sekiz seans ayak refleksoloji uygulanmıştır. Bulgulara göre gruplar arası karşılaştırmalarda, her iki grubun iş stresi, durumluk-süreklik kaygı ön test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken (p>0.05), ayak refleksoloji uygulaması sonrası deney grubundaki yönetici hemşirelerin iş stresi ve durumluk kaygı son test puan ortalamalarının kontrol grubundan daha düşük olması istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Ancak süreklik kaygı son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Grup içi karşılaştırmalarda da deney grubundaki yönetici hemşirelerin iş stresi, durumluk ve süreklik kaygı son test puan ortalamalarının ön ve kalıcılık test puan ortalamalarından düşük olması istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Sonuçta, ayak refleksoloji uygulaması yönetici hemşirelerin iş stresi ve durumluk anksiyete düzeylerini azaltmıştır, uygulama devam etmediği zaman olumlu etki ortadan kalkmıştır. Süreklik anksiyete düzeyi üzerinde ise olumlu bir etkisi olmamıştır. Yönetici hemşirelerin iş stresi ve anksiyete düzeylerini düşürmek için ayak refleksolojisinin devamlılık gösterecek şekilde uygulanması önerilebilir. Anahtar Sözcükler: Anksiyete, İş Stresi, Refleksoloji, Yönetici Hemşire

AnksiyeteHemşirelerHemşirelik+5
Burcu Genç Köse
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastanedeki hemşirelik hizmetlerinin ücret değerlerinin belirlenerek maliyetinin saptanması

Tanımlayıcı ve girişimsel nitelikteki uygulamalı çalışmada, hastanelerde uygulanan hemşirelik girişimlerinin ücret değerinin belirlenmesi ve bir hastanedeki hemşirelik hizmetlerinin maliyetlerinin araştırmacılar tarafından geliştirilen Hemşirelik Maliyet Programı (HMP) adı verilen bir bilgisayar programı aracılığıyla toplanması amaçlanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sıklık ve yüzde kullanılmıştır. Bulgulara göre ilçe hastanesinde 99 hemşirelik girişiminden yalnızca 29 tanesi hemşireler tarafından 771 kez uygulanmıştır. Bu hemşirelik girişimlerinden 21'inin SUT içinde ücret değerinin belirlenmiş olduğu saptanmıştır. Servislerde en çok uygulanan hemşirelik girişiminin ise yaşam bulgularının takibi olduğu bulunmuştur. Ancak yaşam bulgularının SUT'ta ücretlendirilmemesi nedeni ile ücretlendirilen girişimlerden, en yüksek gelir getiren ve malzeme giderine sahip olan, cerrahi ve çocuk servislerinde gerçekleştirilen girişimin intravenöz ilaç/sıvı uygulamaları olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte ilçe hastanesindeki girişimlerin %46.43'ünü ilaç uygulamalarının, %45.14'ünü genel hemşirelik/bakım uygulamalarının oluşturduğu saptanmıştır. Ayrıca HMP'ye göre toplam hemşirelik girişimlerinin maliyeti 8 235.5 ₺ iken bir hemşirelik girişiminin ortalama maliyeti 12.9₺ ile en yüksek cerrahi servisinde gerçekleşmiştir. HMP ile belirlenen hemşirelik girişimlerinin ücretleri/geliri, hastanenin hasta fatura gelirinin %10.30'ini oluştururken, hemşirelik girişimlerinin malzeme gideri, toplam hastane giderinin %4.98'sini oluşturmuştur. Hemşirelerin brüt maaşlarını içeren hemşirelik hizmetlerinin toplam maliyeti/gideri, hastanenin verilerine göre toplam servis giderlerinin %54.7'sini oluştururken, hemşirelik brüt ücret/maaşları, hastane giderlerinin %49.67'si oluşturmuştur. HMP'deki hemşirelik girişimlerinin dörtte biri ilçe hastanesinde uygulanmıştır. Bu girişimlerin toplam geliri, hastane fatura gelirinin onda birini, toplam malzeme gideri hastanenin toplam giderinin yaklaşık %5'ini oluşturmuştur. Maaşlara göre hemşirelik hizmetlerinin maliyeti ise hastane giderinin yarısından fazladır. İlçe hastanesinde ücretlendirilmeyen girişimler programa eklenerek hastane bütçesi içerisinde hemşirelik hizmetlerinin maliyeti daha kapsamlı tanımlanabilir.

Hastane hemşireleriHemşirelerHemşirelik+7
Şule Kurt
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelik hizmetlerinde yalın yönetim uygulamaları: Bir genel cerrahi servis örneği

Bu araştırma, metodolojik ve tanımlayıcı, tek gruplu ön ve son test girişimsel türdedir. Araştırmanın amaçları, hemşireler için hastanelerde yalın yönetim ölçeği geliştirmek, ölçek ile genel cerrahi servisinde hemşirelik hizmetlerinin yalın olma düzeyini belirlemektir. Ayrıca girişimsel yalın yönetim uygulamaları ile hemşirelerin ilaç temini, ilaç hazırlama-uygulama ve malzemeye erişim süreçlerine ilişkin işlem süreleri ve adım sayılarında azalma olup olmadığını değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini, ölçek geliştirme çalışmasında toplam 657, girişimsel çalışmada ise 20 hemşire oluşturmuştur. Veriler; Hemşire Bilgi Formu, Hemşireler için Hastanelerde Yalın Yönetim Ölçeği, İsraf Belirleme Formu, Hemşire Gözlem Formu, Akıllı Bileklikler, Yalın Hastane Bilgi Testi ile toplanmıştır. Ölçek geliştirme çalışmasında, açıklayıcı faktör analizine göre ölçek; 5 alt boyut, 22 madde ile biçimlenmiş ve bu yapıya ilişkin doğrulayıcı faktör analizi uyum indeksleri X2/sd=2.082, GFI=0.87, CFI=0.92, RMSEA=0.06, RMR=0.08 olarak belirlenmiştir. Ölçeğin toplamda Cronbach Alpha değeri 0.878 olarak belirlenmiştir. Girişimsel çalışmada ise genel cerrahi servisinde yalın yönetim ölçeği önttesti 2.97±0.55, son testti 3.05±0.5'dir. Ayrıca çalışmada, değer akış haritaları ve A3 raporlama ile hemşirelerin ilaç ve malzeme temini, ilaç hazırlama uygulama süreçlerinde israflar tespit edilmiştir. Bu süreçlerde 5S, Kanban, Kaizen çalışmalarıyla iyileştirmeler yapılmıştır. Bu doğrultuda son ölçümlere göre gündüz ve gece vardiyalarının toplamında hemşirelerin ilaç temin sürecinde 25.51 dk, 188.85 adım; malzemeye erişim sürecinde 7.73 dk, 277.13 adım; ilaç uygulama-hazırlama sürecinde 32.81 dk, 459.15 adım ve genel toplamda 64.48 dk, 908.61 adım tasarruf sağlanmıştır. Sonuç olarak "Hemşireler için Hastanelerde Yalın Yönetim Ölçeği" geçerli ve güvenilir bir araçtır. Orta düzeyde yalın olan genel cerrahi servisinde, yalın yönetim uygulamaları sonucunda israflar, hemşirelerin çalışma süreleri ve adım sayıları azalmıştır. Etkili olarak saptanan bu yalın uygulamalar, hastanenin diğer servislerinde kullanılabilir.

Genel cerrahiHemşirelerHemşirelik+5
Çiğdem Torun Kılıç
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

360 derecelik değerlendirme ile bir hemşire güven ölçeği geliştirilmesi

İnsan ilişkilerinin, etkileşimlerin ve işbirliğinin yoğun yaşandığı sağlık alanında güven oldukça önemli bir kavramdır. Araştırmada, 360 derecelik değerlendirme yöntemi ile hemşirelere yönelik güven düzeyini belirleyecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, açıklayıcı faktör analizinin örneklemini Trabzon il merkezindeki hastanelerde görev yapan 150 hemşire, 150 hekim, 150 diğer sağlık personeli, 150 sağlık dışı personel ve 150 hasta oluştururken, doğrulayıcı faktör analizinin örneklemini ise aynı il merkezinde açıklayıcı faktör analizinin örnekleminin dışında olan 120 hemşire, 66 hekim, 71 sağlık personeli, 73 sağlık dışı personel ve 72 hasta oluşturmuştur. Test-tekrar test analizi ise 51 katılımcı ile yapılmıştır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Taslak Hemşire Güven ölçeği ile toplanmıştır. Bulgulara göre taslak ölçeğin yüzey geçerliği sağlanmış ve kapsam geçerlilik indeksi 0.75 olarak belirlenmiştir. Açıklayıcı faktör analizi için Kaiser-Meyer-Olkin değeri 0.979, Barlett testi X2=48070.025 (p<0.05), anti imaj korelasyon değerleri 0.971 ile 0.985 arasındadır. Açıklayıcı faktör analizinde, ölçeğinin 30 madde ve 3 alt boyut ile şekillendiği, maddelerin faktör yük değerlerinin 0.940 ile 0.675 arasında olduğu saptanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizinde ise düzeltilmiş Χ2/Sd değeri= 2.75, RMSEA= 0.07, CFI= 0.93, NFI= 0.895, IFI= 0.93, TLI= 0.924'dür. İyi/kabul edilebilir düzeydeki bu uyum indekslerine göre açıklayıcı faktör analizi ile biçimlenen Hemşire Güven Ölçeğinin yapısı doğrulanmıştır. Ölçeğin güvenirliğine ait Spearman-Brown=0.901, Guttman Split-Half=0.901 ve Cronbach Alpha değeri 0.971 olarak saptanmıştır. Madde toplam madde korelasyon değerleri 0.620-0.834, test-tekrar test analizinde r=0.819 (p<0.001) ve t=-0.712 0.480 (p>0.05) olarak bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların ölçek toplam puan ortalaması 4.05±0.64'dür. Katılımcıların, hemşirelerle çalışmaktan ve hizmet almaktan memnuniyet durumları hemşire güvenini etkilemiştir (p<0.05). Sonuç olarak hemşirelerin, hekimlerin, diğer sağlık ve sağlık dışı çalışanların ve hastaların katılımı ile 360 derece olarak değerlendirilen hemşire güven ölçeği, doğru ve tutarlı ölçüm yapılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kabul edilebilir.

GüvenHemşire-hasta ilişkileriHemşireler+6
Elif Kılıç Güner
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastalarda güçsüzlük değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi

Bireylerin iyileşmesini olumsuz etkileyen güçsüzlüğün ve boyutlarının tanımlanıp değerlendirmesinde geçerli ve güvenilir ölçme araçlarına gereksinim vardır. Bu araştırmanın amacı, hasta ve hemşirelerin değerlendirmesi ile hastaların güçsüzlük düzeyini belirleyecek bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırmanın örneklemini, temel bileşenler analizi için Yozgat il merkezindeki bir üniversite hastanesinde çalışan 304 hemşire ve yatan 309 hasta oluştururken, doğrulayıcı faktör analizi için aynı ildeki bir kamu hastanesinde görev yapan 165 hemşire ve yatan 166 hasta oluşturmuştur. Test-tekrar test analizi ise 20 hemşire ve 20 yatan hasta ile yürütülmüştür. Veriler, bilgi formu ve taslak Hastalarda Güçsüzlük Değerlendirme Ölçeği ile toplanmıştır. Analizler sonucunda taslak ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0.75 tir. Temel bileşenler analizi için Kaiser-Meyer-Olkin değeri 0.90, Barlett testi X2=10118.96 (p<0.05), anti imaj korelasyon değerleri 0.82 ile 0.95 arasındadır. Temel bileşenler analizinde, Hastalarda Güçsüzlük Değerlendirme Ölçeğinin 24 madde ve dört alt boyut ile şekillendiği, maddelerin faktör yük değerlerinin 0.882 ile 0.649 arasında olduğu belirlenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizinde ise düzeltilmiş Χ2/Sd değeri 2.43, RMSEA değeri 0.07, GFI değeri 0.90, SRMR değeri 0.058, CFI değeri 0.94, NFI değeri 0.90 ve TLI=0.93'tür. Yakınsak geçerlik için ölçek alt boyutların ortalama açıklanan varyansı 0.54-0.75, yapı güvenirlik değerleri 0.82-0.91 arasındadır. Güvenirlik için Cronbach Alpha değeri 0.91, madde toplam korelasyon değerleri 0.47-0.91 ve test-tekrar testte r=0.88 (p<0.001) ve t=0.316 (p>0.05) dır. Bunun yanı sıra hastalara göre ölçek toplam puan ortalaması 3.79±0.75 ve hemşirelere göre 3.29±0.50'dir. Ayrıca hastaların yaşı, mezuniyet ve çalışma durumu, gelir düzeyi ve hastalık durumunu, hemşirelerin ise medeni durumu ve çalıştıkları klinik güçsüzlük algısını etkilemiştir (p<0.05). Sonuç olarak hastalar ve hemşireler tarafından değerlendirilebilen Hastalarda Güçsüzlük Değerlendirme Ölçeği geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabilir.

Betül Bal
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşlı bireylere uygulanan ayak refleksolojisi ve abdominal masajın konstipasyon üzerine etkilerinin karşılaştırılması: Bir randomize kontrollü çalışma

Randomize kontrollü deneysel bu çalışma, yaşlı bireylere uygulanan ayak refleksoloji ve abdominal masajın konstipasyon üzerindeki etkilerinin belirlenip karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki bir ilin üç farklı huzurevi/yaşlı bakım merkezinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 30 ayak refleksoloji, 30 abdominal masaj ve 30 kontrol grubu olmak üzere toplam 90 yaşlı birey oluşturmuştur. Çalışmanın verileri, Roma IV Kriterleri, Bristol Dışkı Kıvamı Skalası, Birey Tanıma Formu, Birey Takip Formu ve Konstipasyon Ciddiyet Ölçeği ile toplanmıştır. Ayak refleksolojisi ve abdominal masaj grubundaki yaşlı bireylere üç günde bir kez, her seans 30 dakika olacak şekilde toplam sekiz seans uygulama yapılmıştır. Kontrol grubundaki yaşlı bireylere herhangi bir girişim uygulanmamıştır. Bulgulara göre uygulama sonrası ayak refleksolojisi ve abdominal masaj grubundaki yaşlı bireylerin bağırsak sesi sayısının kontrol grubundaki bireylerin bağırsak sesi sayısından daha yüksek olması istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). Uygulama sonrası dışkılama sayılarının da kontrol grubuna göre ayak refleksolojisi ve abdominal masaj grubunda yüksek olması istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). Ayrıca uygulamalar sonrası kontrol grubundaki yaşlı bireylere göre ayak refleksolojisi ve abdominal masaj grubundaki yaşlı bireylerin Konstipasyon Ciddiyet Ölçeği toplam ve alt boyut puanları istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde azalmıştır (p<0.05). Sonuçta ayak refleksolojisi ve abdominal masaj uygulamaları, uygulandıkları süreç içerisinde yaşlı bireylerin bağırsak sesi ve haftalık ortalama dışkılama sayılarını artırıp, Konstipasyon Ciddiyet Ölçeği puanlarını düşürerek konstipasyon üzerinde etkili olmuştur. Bu doğrultuda ayak refleksolojisi ve abdominal masaj uygulamaları, yaşlı bireylerin konstipasyon yönetiminde hemşirelik bakım süreçlerine dahil edilebilir.

Aysun Bayram
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Jinekolojik sorunlu kadın hastalarda umut ve umutsuzluk ölçeğinin geliştirilmesi

Jinekolojik Sorunlu Kadın Hastalarda Umut ve Umutsuzluk Ölçeğinin Geliştirilmesi Jinekolojik sorunlu kadın hastaların umut ve umutsuzluk duygularının geçerli ve güvenilir araçlarla tanımlanıp değerlendirilmesi, bu sorunlarla başa çıkılmasında çok önemlidir. Araştırmanın amacı, jinekolojik sorunlu kadın hastaların umut ve umutsuzluk düzeyinin belirleneceği bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırmanın örneklemini, temel bileşenler analizi için Trabzon'daki bir üniversite hastanesinin jinekoloji kliniklerinde yatan ve polikliniklerine başvuran jinekolojik sorunlu 300 kadın hasta oluştururken, doğrulayıcı faktör analizi için örneklemi aynı jinekoloji kliniklerine yatan ve polikliniğine başvuran fakat farklı 229 kadın hasta oluşturmuştur. Test-tekrar test analizi ise 30 jinekolojik sorunlu kadın hasta ile yürütülmüştür. Veriler, bilgi formu ve taslak Jinekolojik Sorunlu Kadın Hastalarda Umut-Umutsuzluk Ölçeği ile toplanmıştır. Analizler sonucunda taslak ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0.82 dir. Temel bileşenler analizi için Kaiser-Meyer-Olkin değeri 0.89, Barlett testi X2=2929.616 (p<0.05), anti imaj korelasyon değerleri 0.78 ile 0.93 arasındadır. Temel bileşenler analizinde, Jinekolojik Sorunlu Kadın Hastalarda Umut-Umutsuzluk Ölçeği 19 madde ve dört alt boyut ile şekillenmiş, maddelerin faktör yük değerleri 0.837-0.635 arasında bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizinde ise düzeltilmiş Χ2/Sd=1.76, RMSEA=0.06, GFI=0.90, SRMR=0.05, CFI=0.94, NFI=0.90 ve TLI=0.93'tür. Yakınsak geçerlik için ölçek alt boyutlarının ortalama açıklanan varyansı 0.49-0.57, yapı güvenirlik değerleri 0.78-0.86 arasındadır. Ölçeğin toplamda Cronbach Alpha değeri 0.90, madde toplam korelasyon değerleri 0.35-0.72 arasında, test-tekrar test için r=0.95 (p<0.001) ve t=1.651 (p>0.05) dır. Bunun yanı sıra kadın hastalara göre ölçek toplam puan ortalaması 4.411±0.545'dir. Ayrıca kadın hastaların yaşı, eğitim durumu, çocuk sayısı, hastalık durumu ve başvuru birimi umut umutsuzluk puan ortalamalarını etkilemiştir (p<0.05). Sonuç olarak hastaların ifadeleri ile değerlendirilen jinekolojik sorunlu kadın hastalarda umut ve umutsuzluk ölçeği geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabilir. Anahtar Kelime: Hasta, Jinekolojik Hastalıklar, Kadın, Ölçekler, Umut, Umutsuzluk

Zeliha Çolak
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında yatan hastalarda korku ölçeğinin geliştirilmesi

Korku tehlike varlığında ya da beklentisi olduğunda ortaya çıkan doğal bir duygudur. Korku düzeyi yüksek olan hastalarda, var olan sağlık tehdidiyle baş etmek, koruyucu önlemler almak yerine kaçınma, inkâr, tepkisel davranışlar görülebilmektedir. Dolayısıyla hastalarda korku düzeyinin belirlenmesi ve buna yönelik girişimlerin planlanıp, uygulanması önemlidir. Araştırmada hastaların öz değerlendirmesiyle korku düzeyini belirleyecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırmanın temel bileşenler analizinin örneklemini Bayburt il merkezinde bulunan bir kamu hastanesinde yatmakta olan 345 hasta oluştururken, doğrulayıcı faktör analizi örneklemini aynı hastanede yatan farklı 300 hasta oluşturmuştur. Test-tekrar test ise toplam 40 hastayla yapılmıştır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu ve Hastalarda Korku Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmada, taslak ölçeğin yüzey geçerliği sağlanmış ve kapsam geçerlilik indeksi 0.88 olarak belirlenmiştir. Temel bileşenler analizi için Kaiser-Meyer-Olkin değeri 0.93, Barlett testi X 2 =5935.391 (p<0.05), anti imaj korelasyon değerleri 0.87 ile 0.95 arasındadır. Temel bileşenler analizinde, Hastalarda Korku Ölçeğinin 23 madde ve dört alt boyut ile şekillenmiş, maddelerin faktör yük değerlerinin 0.835-0.676 arasında olduğu belirlenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi için düzeltilmiş Χ 2 /Sd değeri 2.26, RMSEA değeri 0.07, CFI değeri 0.91, NFI değeri 0.90'dır. Bu uyum indeksleri iyi düzeydedir ve temel bileşenler analizi ile saptanan Hastalarda Korku Ölçeğinin yapısını doğrulamaktadır. Yakınsak geçerlik analizlerinde ise alt boyutların ortalama açıklanan varyansı 0.47-0.69, yapı güvenirlik değerleri 0.81-0.92 arasındadır. Ölçeğin Spearman-Brown=0.93, Guttman Split-Half=0.87 ve Cronbach Alpha değeri 0.94 olarak saptanmıştır. Madde toplam korelasyon değerleri 0.55-0.81, test-tekrar test analizinde r= 0.95 (p<0.001) ve t=1.422 (p>0.05) olarak bulunmuştur. Bununla birlikte hastaların ölçek toplam puan ortalaması 2.91±1.07'dir. Ayrıca hastaların cinsiyeti, yaşı, medeni ve eğitim durumu, çalışma durumu ve kronik hastalık varlığını içeren sosyodemografik özellikler korku düzeyini etkilemiştir (p<0.05). Sonuç olarak hastaların değerlendirmesiyle sağlık kurumlarında yatan hastaların korku düzeyini belirlemek için geliştirilen Hastalarda Korku Ölçeği geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabilir.

Tuğçe Ateş
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin alturistik liderlik ile hemşirelerin işte var olamama düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirmesi

Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikteki çalışma, hemşirelere göre yönetici hemşirelerin alturistik liderlik ile hemşirelerin işte var olamama düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Trabzon'daki üç kamu hastanesinde çalışan 202 hemşire ile yürütülmüştür. Veriler, "Tanıtıcı Özellikler Formu", "Alturistik Liderlik Ölçeği (ALÖ)" ve "Stanford Presenteeism Ölçeği (SP-6)" kullanılarak toplanmış; t testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon testleri ile analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan hemşireler, ortalama 32.54 yaşında, çoğunluğu kadın, lisans mezunu ve yarısından fazlası evlidir. Bu hemşirelerin yedide biri, öncelikle kalp hastalığı olmak üzere bir sağlık sorunu yaşamaktadır. Hemşirelere göre yönetici hemşirelerin alturistik liderlik puanı 3.37±0.93 ve hemşirelerin işte var olamama puanı 22.33±1.96'dır. Yönetici hemşirelerin alturistik liderlik ile hemşirelerin işte var olamama düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (r=-0.014; p=0.845). Bununla birlikte çoklu regresyon analizinde, özellikle çalışma koşullarını iyi (β=0.265; p=0.009) ve orta (β=0.260; p=0.003) değerlendiren, hemşirelik tepe yöneticilerinden (β=0.404; p=0.029) ve çalıştığı hemşirelerden memnun olan hemşirelerin (β=0.599; p=0.034) yönetici hemşirelerine ilişkin alturistik liderlik puanları anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (F=6.808; p<0.001; R²=0.188). Ancak SP-6 puan ortalamalarında, kişisel ve mesleki özellikler istatistiksel açıdan anlamlı fark yaratmamıştır (p>0.05). Sonuçta, yönetici hemşirelerin alturistik liderlik ve hemşirelerin işte var olmama düzeyleri orta seviyededir. Alturistik liderlik ile hemşirelerin işte var olamama düzeyleri arasındaki ilişki anlamlı değildir. Ancak kurumdaki çalışma koşulları, yöneticilerden ve meslektaşlardan memnuniyet, hemşirelerin alturistik liderlik algısını olumlu yönde etkilemiştir. Bu nedenlerle hemşirelerin çalışma koşullarını iyileştirmek, işte var olamama düzeylerini azaltmak ve yönetici hemşirelerin alturistik liderlik düzeyini yükseltmek için kurumsal politikalar ve stratejiler iyileştirilmelidir.

AlturizmHastanelerHemşireler+2
Volkan Arslan
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors