Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Soysaldı
11 theses · Fırat University
Kur'an'da huşu kavramının semantik analizi
Huşû, Kur?an?da mü?minlerin özelliği anlamında kullanılmış bir kavramdır. Kök olarak korku alanına ait olan bu kavram, saygı ve sevgi içeren bir korku olmakla diğer korku kavramlarından ayrılır. İnanan insanın Rabbi karşısında boyun bükerek tam bir teslimiyetle itaatini anlatan bir kelimedir. Âhiret hayatında ise tamamen inanmayan insanların içine düştüğü aşağılanmış halini anlatmak için kullanılır. Bu çalışmada huşû kavramı Kur?an?daki bütünlüğü içerisinde ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Huşû, Semantik, Mü'min, Namaz.
Kur'an'dan iffet örnekleri: Hz. Meryem ve Hz. Yusuf
Kur'an-ı Kerim İslam dininin temel kaynağı olup insanlığın dünya ve ahiret mutluluğu için gönderilmiş kitapların sonuncusudur.Kur'an'da iman ve ibadet esaslarının yanında ahlakî değerler de geniş yer tutmaktadır. İffet de bu ahlakî değerlerden biridir. Kur'an'da bu konudaki ayetlerle birlikte iffetine vurgu yapılarak anlatılan iki karakter bulunmaktadır. Bunlar, Hz. Meryem ve Hz. Yusuf'tur. Her ikisinin de iffeti, mü'minlere örnek olması için Kur'an'da genişçe anlatılmaktadır. Hz. Meryem iffeti için ölümü temenni etmiş; Hz. Yusuf da iffeti için suçsuz yere senelerce zindanda kalmıştır.Anahtar Kelimeler: Kur'an, İffet, Hz. Meryem, Hz. Yusuf.
Mâide suresi çerçevesinde insan hayatının korunması
İnsan hayatının hem madden hem de manen korunması insanın beslenmesi, yaşadığı ortamın güvenliği ve saldırı karşısında cânilerin cezalandırılmasının birlikte gerçekleşmesiyle mümkündür. Mâide Suresi?nde bunların hepsi de işlenmiştir. İnsan hayatının korunması için yeme içmenin çerçevesi belirlenmiş. Maide Suresinde ehli kitabın kadınları ve yiyecekleri de helal kılınıp bunun sınırlarının çizilmiş olduğunu görekteyiz.Mâide Suresi, insan hayatının devamı için evrensel kurallar koymuştur. Bu kurallar zaman üstüdürler. İnsanlığın ilk yaratıldığı günde esfeli safiline düşmesine sebep olan hastalıklarla, son dinin tamamlanması esnasında düşmesine sebep olan hastalıklar aynıdır. Mesela hased, kendini ayrıcalıklı görmek, günahta yardımlaşmak gibi hastalıklar bunun örnekleridir. Aynı şekilde insanın yükselmesine sebep olan kurallar da aynıdır. Bunlar da takva, iyilikte yardımlaşma, Allah için adaleti tesis etmek gibi kurallardır. Bu yüzden insan hayatı genel kurallar etrafında incelenmiştir.Suçların önlenebilmesi için suçluların gerekli şekilde cezalandırılması gerekir. Cezaların caydırıcı olmakla birlikte uygulanırken adaletli bir şekilde uygulanması gerekir. Mâide Suresi?ndeki hadd cezaları, şahsa göre değişmeyen, tamamen suçu yok etmeyi hedefleyen cezalardır. Bunlar kısas, hirabe ve hırsızlık cezalarıdır. Anahtar Kelimeler: Mâide, İnsan, İnsan Hayatı, Hirabe, Kısas.
Kur'an-ı Kerim'de âlem kavramı
Bütün varlık sahalarını içine alan âlem kavramı Kur'an-ı Kerim'de de geçmekle birlikte sahip olduğu anlam alanı çok belirgin değildir. Bu çalışmamızda âlem kelimesinin Kur'an'da kullanıldığı çeşitli anlam alanlarını tespit etmeye çalıştık. Araştırmamız giriş, iki bölümden meydana gelmektedir. Girişte âlem kavramının genel kullanımına değinip konunun önemine dikkat çektik. Birinci bölümde kavramın semantik analizini yapıp Kur'an ayetlerinde kullanıldığı anlamları ilgili ayetler eşliğinde inceledik ve ayetler hakkında müfessirlerin görüşlerine yer verdik. İkinci bölümde ise, diğer ilim dallarındaki kullanımına değindik Neticede şu sonuca ulaştık: Kur'an-ı Kerim'de âlem kelimesi bizim bildiğimiz ve kullandığımız anlamda kâinat, evren, dünya gibi anlamlarda kullanılmaktan ziyade daha özel ve farklı anlamlarda kullanılmıştır.
Kur'an'da nefis muhasebesi
Nefis kavramılügatlerde ve Kur'an'da oldukça çok kullanılan bir kavramdır. Bu kavram her yerde aynı manada kullanılmamıştır. Bunun için nefs kavramının lügat ve Kur'an'da hangi manalarda kullanıldığına baktık. Bu manaları verirken ayetlerle ve müfessirlerin yorumlarından istifade ederek açıkladık. Aynı zamanda kişinin kimlere karşı kendisini otokontrole tabi tutması gerektiği, nefsin hesaba çekilmesi, kınanması ve nefis muhasebesini Kur'an'da peygamberler nasıl yaptığını ayetlerden örnekler vererek açıkladık. Daha sonra insanın nefis muhasebesinin tasavvufta ki anlayışı üzerinde durduk. Nefsin kötü sıfatları ve nefis mertebelerini ayetlerle izah ettik. Bunu Yaparken mümkün mertebe tasavvufi tefsirlerden yararlanmaya özen gösterdik. Sonuçta nefis muhasebesinin kişinin dünyasını ve ahiretini kazanma noktasında ne kadar önemli olduğuna şahit olduk.
Kur'an-ı Kerim'de teshir kavramı
İlahi kelam olarak insanlara gönderilen Kur'an, Peygamberimizden günümüze kadar tefsir edilmiştir. Günümüzde modern tefsir metotlarından biri de semantik metottur. Kur'an'da sehhare kelimesini klasik ve modern tefsirlerden araştırdık. Allah Kur'an'da yerdeki ve gökteki bütün varlıkları insanların emrine verdiğini bildiriyor. Bunun için insan yüce bir varlıktır. Ancak bütün bu nimetlere karşılık insanın Allah'a şükretmesi gerektiği bildirilmektedir. Hadislerde de sehhare kelimesi ?emre amade kılma, boyun eğdirme? olarak geçmektedir. Bunun yanı sıra Kelam ve Felsefe sahasında da teshire değinilmektedir.
Yusuf suresinden bireysel ve toplumsal mesajlar
Kur'an-ı Kerim'de yer alan surelerden biri de Yusuf suresidir. Yusuf suresi 111 ayetten oluşmaktadır. Yusuf suresi adını 4. ayetten 101. ayete kadar olan bölümde kıssası anlatılan Yusuf Peygamber'den almıştır. Kur'an-ı Kerim'de Yusuf Peygamber'in kıssası ?ahsenu'l- kasas? (en güzel kıssa) olarak adlandırılmıştır. Bunun sebebi ise bu kıssanın ihtiva ettiği ibret ve hikmetler ile bireyleri ve toplumları eğitecek faydalı güzel konuları içermesindendir. Yüce Allah, Kur'an ayetlerinin düşünülmesini, içerdiği hakikatlerden ibret alınmasını ve hayatta da tatbik edilmesini istemektedir. Biz de bundan hareketle bu çalışmamızda Yusuf suresini incelemeye çalıştık. Yusuf suresinden bireysel ve toplumsal olarak almamız gereken mesajları belirttik. Çünkü Kur'an-ı Kerim insanların bireysel ve toplumsal hayatlarında yön verme fonksiyonuna sahiptir. Kişinin ebedi mutluluğa ulaşması, insanlık için bütün saadet ilkelerini içeren Kur'an'ın hikmet dolu prensiplerini uygulaması ve onun gösterdiği yola yönelmesiyle gerçekleşebilir. Bu da Kur'an'ın derinlemesine düşünülmesi ve anlaşılmasıyla mümkündür.
Alevî-Bektaşî kültüründe Kur'ân-ı Kerim anlayışı
Alevî-Bektaşîlik günümüz Türkiye'sinde üzerinde en çok konuşulan ve tartışılan meselelerden biridir. Üzerinde bu kadar çok tartışma yapılmasına ve toplumun gündeminden düşmemesine rağmen, bu sosyo-kültürel yapının net ve herkesçe kabul edilen bir tanımından bahsetmek mümkün değildir. Günümüz Türkiye'sinde söz konusu yapılanmayı İslam özü, İslam'ın gerçek yorumu, Anadolu Müslümanlığı diye tarif edenlerin yanında, ayrı bir din, İslam dışı kültürel bir yapı ve dinsizlik diye tarif edenler de bulunmaktadır. Üzerinde bu kadar çok fikir ayrılığı bulunan bir geleneğin Kur'an'a bakış açısını objektif ve kaynaklar çerçevesinde ortaya koymak ise kanaatimizce oldukça önemlidir.Biz de bu çalışmamızda Alevî-Bektaşî kültüründe Kur'an'ın yerini, nüzulü ve korunmuşluğu hakkındaki görüşleri, Kur'an sevgisini bu kültürün kaynakları çerçevesinde belirlemeye gayret ettik. Ayetlerin kaynaklarda yer alan yorum ve tefsirlerini klasik tefsir kaynaklarındaki bilgilerle karşılaştırarak mevcut benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaya çalıştık. Kur'an-ı Kerim'in geleneğin inanç, ibadet ve ahlak yapısına, adap ve erkân anlayışına etkisini tespit etmeye çalıştık.Anahtar Kelimeler: Alevî, Bektaşî, Kur'an-ı Kerim, Tefsir.
Kur'an'a göre peygamberlere itaraz sebepleri
Allah insanı yarattığı andan itibaren onlara doğru gösterecek, ibadetlerini öğretecek peygamberler yollamıştır. Allah bu peygamberleri pek çok ortak sıfat ile de vasıflandırmıştır. Peygamberlerin görevleri sadece Allah'tan aldıkları vahiyleri insanlara bildirmek ve onlara güzel örnek olmaktır. Bu uğurda peygamberler pek çok sıkıntıya katlanmışlardır.Allah'ın gönderdiği bu peygamberlere inananlar olduğu gibi inanmayanlar da olmuştur. İnanmayan bu insanlar peygamberlere itiraz etmişlerdir. İtiraz sebepleri her çağda aynı olmakla beraber kavimlerin kendi özel durumlarına göre farklılık göstermiştir. Mesela her kavim peygamberlerini akılsızlıkla delilikle suçlamışlardır. Yine kendilerine gelen peygamberleri beğenmemiş peygamber olarak insan değil de insanüstü bir varlık beklemişlerdir. Bunun yanında Nuh peygamberin kavmi putlara tapmaktan kurtulamamış, Ad kavmi itibarlarına ve güçlerine çok güvenmiş, Semud kavmi hadlerini aşmış, Lut kavmi sapıklıkta çok ileri gitmiş, Medyen ve Eyke halkları ölçü ve tartıda haksızlık yapmışlar, Musa peygamberin kavmi de nankörlükleriyle hadlerini aşmışlar ve ilahi cezaya çarptırılmışlardır.Anahtar Kelimeler: Allah, Peygamber, Ku'ran, Kavim, İtiraz, Sebepler
Kur'an-ı Kerim'e göre kalbin nitelikleri
Yüce Allah insanı birçok yönden diğer varlıklardan üstün yaratmıştır. İnsanın üstün vasıflarından birisi de düşünen ve duygulanan bir kalbe sahip olmasıdır. Bundan dolayı da insan, yaptıklarından sorumlu tutulmuştur. Yüce Allah üstün vasıflarla yarattığı insanın kendisine iman etmesini emretmekte, imanın yerinin kalp olduğunu belirtmekle de kalbi yüceltmektedir. Çünkü kalp insanın bütün iyi ve kötü eylemlerinin yeridir.Biz de çalışmamızda klasik ve modern tefsirlerden yararlanarak bu değerli varlığın niteliklerini ortaya koymaya çalıştık. Kalbe nisbet edilen nitelikleri olumlu ve olumsuz nitelikler olmak üzere ikiye ayırarak inceledikAnahtar Kelimeler: Kalp, insan, iman, küfür, yumuşak kalp, katı kalp
Nesefi tefsirinde İ`cazu`l-Kur`an
ÖZETYüksek Lisans TeziNESEFà TEFSİRİNDE İ'CAZU'L-KUR'ANHarun BulanıkFIRAT ÜNİVERSİTESİSOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜTEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALITEFSİR BİLİM DALI2005, Sayfa: 159 + VIIKur'an-ı Kerim belagati, üslûbu, nazmı, okunuşundaki manevû etkisi, hikmetliemirleri ve etkili mesajları, geçmişte veya gelecekteki bazı olayları haber veriş şekliylemu'ciz bir kitaptır.Kur'an, Arap dili ve üslûplarından daha edebû bir özellik taşıdığından indiğidönemin insanlarının Kur'an'ın üstünlüğü konusunda söyleyecek sözleri kalmamıştır.Muarızlarını susturan ve Kur'an'ın ilahû kaynaklı olduğunu gösteren özellikler İ'cazu'l-Kur'an olarak bilinir.İ'cazu'l-Kur'an konusu günümüze kadar ilmû-dinû boyutuyla incelenmiş vekonuyla ilgili birçok eser yazılmıştır. Hicri beşinci asırda altın çağını yaşayan İ'cazu'l-Kur'an ilmi müfessirlerin eserlerine de yansımıştır.Bu araştırmada Ebu'l-Berekât Abdullah b. Ahmed b. en-Nesefû'nin (Ö. H/710)?Medâriku't-Tenzûl ve Hakâiku't-Te'vûl? adlı eseri i'cazu'l-Kur'an açısından tahliledilmiş ve yazarın Kur'an'ın ilahû kaynaklı olduğunu gösteren ayetlere yaklaşımı elealınmıştır.Nesefû tefsirinde kendi dönemine kadar var olan icaz yaklaşımlarına yervermiştir. Özellikle belagat ve Kur'an'ın üslûbunu içeren yaklaşımlarına sıkçarastlamak mümkündür.Kur'an'ın lafız ve anlam bütünlüğünü, kıssaların mu'cizliğini, Kur'an'ınnazmını, anlam ve belagat yoluyla çelişki olmamasını, Kur'an'ın geçmiş ya da gelecekile ilgili taşıdığı gaybû bilgileri, faydalı ilimler taşımasını ve muarızlarını mübaheleyeçağırışını icaz yönü olarak değerlendirir. Eserinde Kur'an tekrarlarına da yer verenNesefû Hurufu Mukata`ayı ve peygamberin ümmiliğini bir icaz yönü olarak ele alır.Kur'an'ın i'cazını belli yönler ile sınırlayan âlimlerin aksine Kur'an'ın i'caz yönlerinisınırlandırmaz.Ebu'l-Berekât, tefsirinde dil ve belagat konularına oldukça geniş yer ayırmış,ayetlerde geçen edebû sanatlara işaret etmiştir. Ayetlerin birbirleriyle bağlantısını,Ruûsu'l-Ayy olarak tanımlanan ayet fasılalarını ele almış, ayetleri oluşturan kelimelerinkullanılmasındaki incelikleri ve bu ifadelerin i'cazına uygun bir şekilde kullanıldığınıbelirtmiştir.Anahtar Kelimeler: Belagat, Nazım, Üslûb, İcazu'l-Kur'an, Nesefû,