Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Erhan Göre

11 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University

Master'sOpen AccessTR

Patates siğil hastalığına neden olan Synchytrium endobioticum'a karşı yaygın ekilişi yapılan patates çeşitlerinin reaksiyonu ve hastalığın biyolojik savaş yoluyla kontrol olanaklarının araştırılması

Patates (Solanum tuberosum) üretimini ve verimini tehdit eden karantina etmeni siğil hastalığına neden olan Synchytrium endobioticum önemli verim kayıplarına sebep olmaktadır. Bu çalışmanın amacı etmene karşı çeşit reaksiyonlarının belirlenmesi ve etmenle kimyasal ve fiziksel mücadelede yaşanan güçlükler nedeniyle yaygın ekilişi gerçekleştiren çeşitlerden dayanıklı çeşitlerin belirlenmesi ve son zamanlarda yaygınlaşan biyolojik savaş ajanlarının hastalık üzerindeki etkinliğinin belirlenmesidir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi fitolopatoloji iklim odasında kurulan çeşit reaksiyonu denemesinde 22 yaygın ekilişi gerçekleştirilen patates çeşitlerinden Provento, Hermes, Nam, Van Gogh, Ünlenen, Levent Bey ve Murat Bey çeşitleri S. endobioticum'a karşı dayanıklı, Onaran ve Lady Clarie zayıf dayanıklı ve Nahita, Lady Olimpia, Jelly, Agria, Melody, Alegria, Çağlı, Madeleine, Marabel, Agata, Marfona, Fatih ve Russet çeşitlleri ise etmene karşı duyarlı olarak saptanmıştır. Hastalığın biyolojik kontrolüne dönük aşamasında ise uygulamaya konu olan biyolojik preparatlar; Cedriks, Symbion-S, Bio Cure F, kontrollü iklim odası koşullarında S. endobioticum'un neden olduğu siğil hastalığına karşı firmanın tavsiye ettiği dozların bir etkinliğinin olmadığı saptanmıştır.

Rabia Yağmur
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Ticari patates tohum partilerinde, spongospora subterranea'nın neden olduğu tozlu uyuz hastalığının yaygınlığı, yakalanma oranı ve hastalık şiddetinin belirlenmesi ve etmenin morfolojik ve moleküler teşhisi

Bu çalışma, bazı patates çeşitlerinde "Tozlu Uyuz (Spongospora subterranea) Hastalığının" yakalanma oranını, hastalık şiddetini ve yaygınlık oranını incelenmek amacıyla ele alınmıştır. Bu amaçla araştırma enstitülerinden ve ticari tohum şirketlerinden 67 çeşide (Agata, Agria, Alegria, Alonso, Amarin, Amora, Aurea, Banba, Blondine, Bohemia, Borwina, Brooke, Carrera, Casablanca, Chalenger, Concordia, Electra, Endeavour, Estrella, Fasan, Fatih, Florice, Galata, Granola, Hermes, Innovator, Jelle, Jelly, Lady Claire, Lady Olympia, Lady Rosetta, Lady Amarilla, Lady Anna, Laura, Lovisana, Madeleine, Marabel, Marfona, Melody, Menger, Musica, Nahita, Nam, Natascha, Nectar, Onaran, Opal, Orchestra, Pomqueen, Provento, Royal, Russet Burbank, Soprano, Safrane, Sagitta, Sante, Savanna, Sifra, Slaney, Soleia, Soraya, Surya, Taurus, Ünlenen, Van Gogh, WR-808, Zorba) ait 107 patates örneği temin edilmiştir. Patates çeşitleri önce morfolojik olarak incelenmiş ve ardından stero mikroskopla bakılarak, yumrudaki lezyon dağılımı derecesine göre ıskala oluşturulmuştur. Hastalığa yakalanma oranları yüksek oranda tespit edilen çeşitler; Laura ve Galata (% 96), Estrella (% 88) olarak belirlenmiştir. Yaygınlık oranları yüksek oranda tespit edilen çeşitler; Laura, Galata ve Estrella (% 100) olarak en yüksek oranda gözlemlenmiştir. Hastalık şiddeti yüksek oranda tespit edilen çeşitler; Laura (% 57.6), Galata (% 48), Estrella (% 43.2) olarak tespit edilmiştir. Hastalığa yakalanma oranları düşük oranda tespit edilen çeşitler; Safrane (% 4), İnnovator ve Provento (% 4.3) olarak belirlenmiştir. Hastalık şiddeti düşük oranda tespit edilen çeşitler; İnnovator (% 0.9), Provento ve Lady Anna (% 1.7) olarak belirlenmiştir. Yaygınlık oranları; İnnovator, Provento, Safrane (% 100) olarak tespit edilmiştir. Endeavour, Musica, Ünlenen çeşitlerinde ise hastalığın hiç saptanmadığı belirlenmiştir. Ayrıca S. subterranea'nın dinlenme sporlarını görüntüleyebilmek için lezyonlu bölgeden alınan doku, methylene blue ve safranin boyaları ile boyanarak morfolojik tanımlaması yapılmıştır. Etmenin moleküler karakterizasyonu için, türe spesifik PCR ve DNA dizi analizleri gerçekleştirilmiştir.

Esra İçen
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İç Anadolu Bölgesi'nde bazı buğday çeşitlerinin Puccinia striiformis f.sp. tritici'ye karşı dayanıklılıklarının değerlendirilmesi

Puccinia striiformis f. sp. tritici etmeninin sebep olduğu sarı pas hastalığı buğday (Triticum aestivum L.) kalitesini ve verim miktarını olumsuz etkilemekte olup, hastalığın olduğu durumlarda ağır verim ve kalite kayıplarına, danede besin miktarlarının azalmasına sebep olmaktadır. Türkiye'de üniversitelerde, araştırma enstitülerinde ve bir çok resmi kuruluşlarda buğdayla ilgili ıslah araştırmaları devam etmektedir. Islah araştırmalarının amacı hastalığa dayanıklı çeşitlerin saptanmasıdır. Bu çalışma, bazı buğday çeşitlerinde sarı pas hastalığının oluşumu ve reaksiyonlarını belirlemek amacıyla 2021/2022 yetiştirme mevsiminde 3 farklı lokasyonda; Ankara, Konya ve Nevşehir'de yürütülmüştür. Çalışmanın verileri, tesadüf blokları deneme desenine göre oluşturulmuştur. Denemede 10 adet ekmeklik buğday çeşidi kullanılmış olup, bunlar sırasıyla; Selenivka, Krasunia, Esperia, Cömert, Bezostaja, Flamura 85, Quality, Tosunbey, Sönmez 2001, Ahmetağa çeşitleridir. Pas hastalığı yönünden en fazla reaksiyonu Bezostaja çeşidi gösterirken, Selenivka, Krasunia ve Cömert çeşitlerinde de en düşük reaksiyon gözlemlenmiştir. Yine Selenivka ve Cömert çeşidinde kardeşlenme sayısının da yüksek olduğu, Bezostaja çeşidinde kardeşlenmenin zayıf kaldığı gözlemlenmiştir. Araştırmada kullanılan tüm çeşitlerde Pas hastalığı oluşumunun yanı sıra kardeşlenme sayısı, bitki boyu, protein oranı, gluten içeriği, hektolitre ağırlığı, nem ve tane verimi özellikleri de incelenmiştir. Bu deneme çalışması ile ortaya çıkan sonuçların, buğdayda pas hastalığına karşı dayanıklı çeşit kullanılmasının önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Melike Özaslan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
11
Master'sOpen AccessTR

Beauveria bassiana AgB.20-02'nin farklı pirinç çeşitlerinde kitle üretim olanaklarının belirlenmesi ve ıslatılabilir toz formülasyonlarının geliştirilmesi

Entomopatojen funguslar içerisinde yer alan Beauverina bassiana tarım, orman ve veterinerlik çalışma alanında birçok zararlının kontrolünde önemli bir rol oynamaktadır. Yürütülen bu tez çalışmasında B. bassiana'nın 12 farklı pirinç çeşidinde (Kırmızı 2020 R7, Siyah 1 Kargo, Tekcan, Çakmak, Siyah-Aromalı, Cammeo, Efe, Osmancık-97, 2020 GB, Yatkın, 2020 MB, Siyah 1) katı fermantasyon tekniğiyle kitle üretim potansiyeli araştırılmış ve en yüksek spor verimi Osmancık-97 (4,9×1011 konidi/g) çeşidinde saptanmıştır. Araştırmanın sonraki bölümünde, geliştirilen üç farklı ıslatılabilir toz formülasyonda etmenin bir yıl süreyle raf ömrü takip edilmiş ve canlılığın bu formülasyonlarda genel olarak 1010 konidi/mL olduğu belirlenmiştir.

Beauveria bassianaEntomopatojenler
Ebru Kurtarıcı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Patateste Phytophthora infestans'ın kontrolünde Beauveria bassiana'nın endofitik kolonizasyonunun etkinliği

Beauveria bassiana'nın üyesi olduğu entomopatojen funguslar, çoklu fonksiyonel ve ekolojik rollere sahip böceklerin antagonistleri olarak bilinirler ve entegre zararlı yönetim programlarında biyokontrol ajanları olarak artan bir ilgiye sahiptirler. Son yıllarda B. bassiana'nın entomopatojenik özelliğinin yanı sıra bazı bitki hastalık etmenlerine karşı endofitik yeteneğiyle önemli oranda kontrol sağladığını rapor eden oldukça çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Bununla birlikte, etmenin patojene gözlenen bu etkisi ve konukçu bitkideki olası mekanizması hakkında oldukça sınırlı bir bilgi mevcuttur. Bu çalışma, patateste geç yanıklığa neden olan Phytophthora infestans'ın 13_A2, 34_A1 ve 37_A2 klonal soylarının B. bassiana'nın endofitik kolonizasyonu ile kontrol olanaklarını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Denemelerde B. bassiana'nın 4-6 yapraklı bitkilere uygulanmasından üç ve yedi gün sonra P. infestans'ın klonal soyları bitkilere inokule edilmiştir. Uygulamalar karşılaştırıldığında B. bassiana ile muamele edilmiş bitkilerde hastalık şiddeti özellikle 37_A2 ve 34_A1 klonal soylarında %60'a varan ölçüde azalmıştır. Sonuçlar, B. bassiana'nın endofitik kolonizasyonu sonrasında bitkide çeşitli savunma mekanizmalarının aktifleştirildiğini işaret etmektedir. Bu nedenle, B. bassiana gibi bir entomopatojenik fungusun aynı zamandan endofit olarak kullanılması, patates üretiminde pestisit uygulamalarını azaltma potansiyeli yanında alternatif ve sürdürülebilir bir bitki koruma stratejisi oluşturma potansiyeli sunmaktadır.

Bedriye Demirer
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beauveria bassiana'nın canlılığı üzerine saklama yöntemlerinin etkisi

Dünyada geniş bir ekolojide yaşayabilen ve tarım zararlılarına karşı en yaygın kullanılan entomopatojen funguslardan biri olan Beauveria bassiana, üzerinde en çok araştırma yapılan organizmalardan biridir. Bilimsel çalışmalarda kültür stoklarına kolayca ulaşabilmek ve organizmanın özelliklerini uzun süre bozulmadan muhafaza edebilmek için uygun saklama yöntemleri geliştirilmiştir. Bu amaçla geliştirilmiş birçok saklama yöntemi bulunmakla birlikte fungal organizmaya göre tercihler farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle organizmanın özelliklerini sağlıklı bir şekilde koruyan saklama yöntemlerine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışmada, %15 DMSO-dondurma, %15 gliserol-dondurma ve alt kültürleme ile 1 yıllık korumanın sporların büyümesi, üretimi ve canlılığı ile iki B. bassiana izolatının makro ve mikro morfolojisi üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler, alt kültürlemenin B. bassiana izolatlarının sağlıklı muhafazası için basit ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bu yöntemin yüksek kontaminasyon riski, yüksek iş gücü gereksinimi, yüksek tüketim ve maliyet, çok sayıda kültürün saklanması durumunda zaman kaybı nedeniyle kullanılması mümkün görünmemektedir. Bu durumlarda B. bassiana'nın en sağlıklı şekilde -135°C'de %35 gliserol içeren ultra derin dondurucuda saklanabileceği belirlenmiştir.

Beauveria bassiana
Asiye Cendek
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Phytophthora infestans'ın farklı klonal soylarının ve sıcaklığın yumruda hastalığın gelişimine etkisi

Phytophthora infestans'ın neden olduğu geç yanıklık hastalığı patatesin en tahripkar hastalıklarından birisi olup yürütülen bu tez çalışmasında ülkemizde hali hazırda üreticiler tarafından yetiştirilmek amacıyla pazarlanmakta olan tohumluk patates çeşitlerine ülkemizde varlığı tespit edilmiş olan Phytophthora infestans (Mont.) de Bary genotiplerinin bulaşması durumunda farklı depolama sıcaklıklarında tohumluk yumrularda meydana getireceği kayıpların ve yumrudaki zarar şekillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla cv. Agria, Lady Olympia, Madeleine, Marabel, Melody ve Provento çeşitlerinin tohumluk yumrularına P. infestans'ın 13_A2, 37_A2 ve 34_A1 genotipleri inoküle edilerek 8 hafta boyunca 30C, 70C ve 100C'de depolanmıştır. Depolama sonunda; yumru kabuğunda renk kaybı, yumru gözlerinde hastalık şiddeti, yumru yüzeyinde yapısal bozulma, yumru yüzeyinde sporulasyon ve yumru iç dokusu bozulması değerlendirilmeye alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre 30C depolama sonunda yumru dış yüzeyi ile alakalı hiçbir parametrede olumsuz bir değişim olmamasına rağmen yumru iç dokusunda bozulma oluştuğu, 70C ve 100C'de ölçülen tüm parametrelerde 37_A2 ve 34_A1 genotiplerinin 13_A2 genotipinden daha tahripkâr olabileceği belirlenmiştir. Sonuç olarak tez çalışması, tohumluk patateslerin üretim alanlarında yaygın patojen genotipinin belirlenmesinin ardından doğru çeşidin seçilmesi ile yetiştiriciliğinin yapılması gerektiğini ve ürünlerin 30C'den daha yüksek sıcaklıklarda depolanamayacağını ortaya koymuştur.

Aysun Çavuşoğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beauveria bassiana strain AgG20.01ES'nin uzatılmış raf ömrü için bir optimize edilmiş standart sıvı taşıyıcı formülasyon

Kimyasal pestisitler, tarımda hastalık ve zararlılarla mücadelede yaygın olarak kullanılsa da çevresel ve sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle, bilim insanları biyolojik mücadele yöntemlerine yönelmektedir. Biyolojik mücadele, zararlı popülasyonları azaltmak için mikroorganizmaların kullanılmasıdır ve entomopatojenik funguslar bu alanda önemli bir rol oynamaktadır. Bu funguslar, böcekleri doğrudan kitin yolu ile istila ederler. Beauveria bassiana, en çok araştırılan ve ticari mikoinsektisitlerin büyük bir kısmını oluşturan entomopatojenik fungustur. Bu fungus, geniş bir konakçı yelpazesine sahiptir ve toprakta doğal olarak bulunur. Çeşitli böcek türlerine karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır. Biyolojik mücadelede formülasyon teknolojisi, ürünlerin etkinliğini ve raf ömrünü artırmak için önemlidir. Formülasyonlar, fungal propagüllerinin çevresel streslere karşı korunmasını sağlamalıdır. Araştırmalar, farklı formülasyon stratejileri ile Beauveria'nın etkinliğini artırmayı hedeflemektedir. Bu çalışmada, ülkemiz koşullarında ilk kez bir entomopatojen fungusun katı substrat ile farklı bileşik kompotentleri birleştirilerek suda çözünebilir konsantre (SL) formülasyonlar geliştirilmiştir. Geliştirilen formülasyonlar bir yıl sonunda oda sıcaklığında en yüksek 1×107 konidi/mL, 4°C'de ise 4×109 konidi/mL canlılığın olduğu tespit edilmiştir. Hızlandırılmış raf ömrü için 42°C'de bekletilen paralelde ise en yüksek canlılık değerinin dokuzuncu günde 6×107 konidi/mL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada, test edilen B. bassiana izolatının canlılık değerlerine bakılarak, SL formülasyonlar için batık sıvı kültürde, katı substrat tercih edilebileceği daha sonraki çalışmalar için yol gösterici olduğu sonucuna varılmıştır.

Mikrofunguslar
Melis Gadiş Büyükkeskin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sakarya ilinde yaygın üretimi yapılan dış mekan çalı grubu süs bitkilerinde karşılaşılan fungal hastalıklar ve bunların kontrol olanaklarının belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, Sakarya'da yetiştirilen Aucuba japonica Thunb., Buxus sempervirens L., Euonymus japonicus Thunb., Hebe × franciscana (Eastw.) Souster 'Variegata', Nandina domestica Thunb., Photinia × fraseri Dress. 'red robin' ve Viburnum lucidum Mill. üzerinde hastalık oluşturan fungal etmenlerin belirlenmesi ve bunlara karşı kontrol stratejilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Adapazarı, Akyazı, Arifiye, Erenler, Hendek, Sapanca, Serdivan ve Pamukova'da survey çalışmaları yürütülmüştür. İzolasyonlar sonucunda 170 fungal izolat elde edilmiş ve bunların 73'ünün patojenik özellik taşıdığı belirlenmiştir. Patojenlerin teşhisi klasik morfolojik yöntemlerle, ITS, tef1, tub2, rpb2, LSU ve ACT gen bölgelerine yönelik DNA dizileme analizleri ile moleküler düzeyde de gerçekleştirilmiştir. Belirlenen fungal patojenlerden Fusarium solani (%21), Alternaria spp. (%15,06), A. alternata (%9,58), Epicoccum nigrum (%6,84), Pestalotiopsis spp. (%5,46), Colletotrichum boninense (%4,10), F. acuminatum (%2,73) ve Rhizoctonia spp. (%2,72) en yaygın türler olarak saptanmıştır. Bununla birlikte, Botrytis cinerea, Ceratobasidium sp. AG-A (anamorf: Rhizoctonia sp.), Diplodia seriata, Neopestalotiopsis sp., Nigrospora sphaerica, Pseudonectria buxi ve Rosellinia corticium ise, her biri %1,36 oranında daha düşük düzeyde tespit edilmiştir. Survey alanlarının %50'sinde Fusarium spp. yaygınken, bunu %47 ile Alternaria spp. ve %20,58 ile E. nigrum takip etmiştir. Diğer patojenlerin yaygınlık oranları ise daha sınırlı düzeyde kalmıştır. Photinia × fraseri 'red robin'den izole edilen ve yüksek patojenite gösteren Pestalotiopsis sp. 2A6 izolatına karşı mücadele yöntemlerinin belirlenmesine yönelik, laboratuvar koşullarında fungisit denemeleri ve iklim odasında biyolojik kontrol uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Fungisit denemelerinde 100 µg/ml'de sırasıyla tebuconazole (%99,23), difenoconazole (%91,83) ve captan (%81,20) en yüksek antifungal etkiyi göstermiştir. Biyolojik mücadele denemelerinde en etkili ajanlar Pseudomonas fluorescens (%78,61) ve Beauveria bassiana (%65,79) olmuştur.

İlhan Bal
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Düzce ili fındık bahçelerinde Botrytis cinerea'nın neden olduğu gri küfün kontrolü

Bu araştırma, Düzce ili ve ilçelerinde fındık (Corylus avellana L.) üretim alanlarında gri küf hastalığı etmeni Botrytis cinerea'nın yaygınlığını, patojenitesini ve bazı fungisitler ile biyolojik mücadele ajanlarına karşı duyarlılığını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. 2022 yılı üretim sezonunda gerçekleştirilen survey çalışmaları sonucunda 8 ilçede yer alan 166 adet bahçeden alınan örnekler değerlendirilmiş, toplam 163 örnekten 72 adet B. cinerea izolatı elde edilmiştir. Morfolojik ve moleküler analizlerle teşhis edilen izolatlar arasından seçilen yedi temsilci izolatın patojenisite testleri yapılmıştır. Çotanak, yaprak ve züruf denemelerinde 2B2 numaralı izolat en yüksek hastalık şiddetini göstermiştir. Bu izolat ile yürütülen fungisit denemelerinde en yüksek inhibisyon oranı 1 µg/mL dozda tebuconazole (%73,30) ve thiophanate-methyl ile belirlenmiştir. Biyolojik mücadele denemelerinde ise Trichoderma harzianum KRL AG-2'nin hastalık gelişimini tamamen engellediği, Pythium oligandrum M1'in yüksek düzeyde etkili olduğu saptanmıştır. Sonuçlar, B. cinerea'nın Düzce'de fındık üretim alanlarında önemli bir fitopatolojik potansiyel taşıdığını ve bazı biyolojik ajanların kimyasal fungisitlere alternatif oluşturabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, sürdürülebilir fındık üretiminde entegre hastalık yönetimi stratejilerinin geliştirilmesine bilimsel katkı sağlamaktadır.

Esra Kara
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Patates yapraklarında Phytophthora infestans'ın oospor üretimi

Phytophthora infestans'ın neden olduğu geç yanıklık hastalığı patatesin en önemli ve yıkıcı hastalıklarından birisidir. Önemli patates üretim alanlarından biri olan Bolu ilinde yürütülen bu çalışmada, patojenin oospor oluşturma potansiyeli farklı koşullarda incelenmiştir. Bu amaçla sörvey programı kapsamında yer alan üretim alanlarından 46 P. infestans izolatı elde edilmiştir. Her iki eşleşme tipi moleküler yöntemlerle S1-a/S1-b ile W16-1/W16-2 primer seti kullanılarak ve sonrasında W16 amplifikasyon ürününün HaeIII enzimiyle kesilmesi sonrasında belirlenmiştir. Analizler tüm izolatların A2 eşleşme tipinde olduğunu ortaya koymuştur. İzolatların fenotipik karakterlerinin belirlenmesinde kullanılan parametrelerden biri olan metalaxyl'e duyarlılık testleri; 19 izolatın preparata karşı orta dayanıklı, 27 izolatın ise dayanıklı olduğunu ortaya koymuştur. In-vitro ve yarı-in-vivo koşullarda izolatların oospor oluşturma yetenekleri metalaxyl uygulanmış ve uygulanmamış Pea agar ortamlarında ve 6-8 haftalık bitkilerin yapraklarından alınan disklerde test edilmiştir. Bunun yanında patojenin tarla koşullarında hastalıklı yaprak kalıntılarında ve bulaşık yumrularda oospor oluşturabilme yetenekleri de araştırılmıştır. Araştırma sonuçları patojenin in-vitro ve yarı-in-vivo koşullarda rahatlıkla oospor oluşturabildiğini, ancak tarla koşullarında oospor oluşturamadığını göstermiştir. Sonuç olarak çalışma, hastalık yönetim stratejileri içerisinde metalaxyl'den başka etkili maddeye sahip fungisitlere ve karışımlarına yer verilmesini önemli bulmuş ve patojenin Bolu şartlarında eşeyli üreme yeteneğinin bulunmadığını ortaya koymuştur.

Tolga Yaman
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
10

Other supervisors