Theses supervised by Prof. Dr. Necmettin Gökkır
15 theses · İstanbul University
Tefsir tarihi açısından Fas'ta işârî tefsir ekolü
"Tarih yazıcılığı", vakıaları, bu vakıalara şahit olmayan zihinlere aktarma eyleminin adıdır. Bu eylem insan tabiatının bir göstergesi olarak toplumsal ve bilimsel alanların tümünde var olmuştur. Vakıaların şifahî olarak aktarılması tarih yazıcılığının toplumsal alandaki varlığını temsil ederken, kitabî olarak aktarılması bilimsel alandaki varlığını göstermektedir. Müstakil olarak bir bilim dalının tarihî sürecini ele almak ise kitabî aktarımın ötesinde sınıflandırma ve analiz aşamalarını gerektirmektedir. Zira bilim dalı, konusu, ilkeleri, meseleleri ve amacının yanı sıra ortamı, bağlamı ve araştırmacısı olan bir bütündür. Bu bütünün herhangi bir tasnife tabi tutulmadan ve analiz edilmeden sadece kitabî olarak aktarılması zihin karmaşasına sebep olmaktadır. Bir bilim dalı olarak tefsirin tarihi üzerine yazılmış eserler incelendiğinde bahsedilen problemleri görmek mümkündür. Tefsir tarihi üzerine yazılan eserlerde bahsi geçen tasnifin net olmadığı ve bununla irtibatlı bir karmaşanın olduğu söylenebilmektedir. Bu eserlerin bir kısmı tefsir alimlerini, bir kısmı tefsir eserlerini ve bir diğer kısmı ise alim-eser birlikteliğini esas alarak telif edilmiştir. Bu yöntemlerden ilk ikisi tabakat mantığını temsil ederken sonuncusu daha çok muasır tefsir tarihi eserlerinde işlenmiştir. Bu çalışma, Tefsir Tarihi yazımında küçük ölçekli bölgelerin detaylı ölçekte konu edinildiği birden fazla çalışmanın bir araya gelmesi ile oluşturulması mümkün olacak bir Tefsir Tarihi atlasının denemesidir. Bu örneklemde, küçük bölgelerin detaylı bir şekilde incelenmesi neticesinde, o bölgelerin Tefsir Tarihi açısından ifade ettiği anlamın, sahip olduğu konumun ve o bölgelerde hâkim olan Tefsir anlayışının tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu amaca binaen çalışmada Fas bölgesi örnek olarak incelemiştir. Fas'ın tefsir tarihi açısından ne ifade ettiğini tespit etmek amacıyla yapılan araştırmada, Fas'ın demografik yapısının ve İslam'ın yayılışında aktif rolü olan tasavvufun etkisiyle işârî tefsir ekolünün bölgenin yaygın anlayışını temsil ettiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir Tarih Yazıcılığı, Tefsir Atlası, Bölgesel Tefsir Tarihi Yazımı, Fas, İşârî Tefsir Ekolü
Günümüz tefsirlerinde teori ve uygulama tutarlılığı araştırması: Mustafa Öztürk'ün "İlahi Hitabın Tefsiri" adlı eser örneği
Bu tezde tefsir ilminin günümüzde en temel sorunlarından olan yöntem tartışmaları ele alınmış olup, bu tartışmaların sonucunda önerilen teorilere değinilmiş ayrıca teori ve uygulama tutarlılığı araştırılmıştır. Bu araştırma gerçekleştirilirken teorik çalışmalarının yoğunluğu ve bir tefsir kaleme almış olması nedeniyle bize analiz imkanı sağlamış olan Mustafa Öztürk'ün "İlahi Hitabın Tefsiri" adlı eseri örnek alınmıştır. Ayrıca Mustafa Öztürk'ün Kur'an yorumunda dikkate aldığı ilkeler, tefsirinde kullandığı metot bütüncül bir bakış açısıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tez giriş ve 3 ana bölümden oluşmaktadır. Tezin girişinde araştırmanın konusu ve kapsamı, amaç ve hedefleri, literatür değerlendirmesi, yöntem ve kaynaklardan bahsedilmiştir. Birinci bölümde günümüz tefsir hareketleri ve genel karakteristiği ikinci bölümde Mustafa Öztürk'ün tefsir ve tefsir usulüne bakış açısı, üçüncü bölümde ise "İlahi Hitabın Tefsiri" adlı eser incelenip metot öneri tespiti yapılmış ardından uygulamaya yansımasındaki tutarlılığı araştırılmıştır. Diğer bir deyişle günümüz tefsirinin bir örneği olarak Mustafa Öztürk eserleri ve tefsirinin mukaddimesi çerçevesinde önerdiği tefsir usulü yöntemi ortaya çıkarılıp; tefsirinde bu metoda uyup uymadığı araştırılmıştır. Tezde Mustafa Öztürk'ün tefsirinde birçok farklı eser ve müelliften etkilenmesi nedeniyle çeşitli ve değişken yorumlar takip edildiği sonucuna ulaşılmış ve tutarlı olduğu ve olmadığı noktalar tespit edilmiştir. Günümüz tefsirlerinin yöntem ve uygulamada, geleneksel yöntemlere bağlılık ile yeni yöntemlere yönelişler arasında kalarak eklektik özelliği Mustafa Öztürk örneğinde tespit edilmiştir.
Tefsirde İsrâiliyatın kullanımı: Kadının yaratılışına dair rivâyetler
İsrâiliyat rivâyetleri, Hz. Peygamber döneminden itibaren Tefsir ilmi içerisinde yer almakta ve sonraki dönemlerde bu rivâyetler yaygınlık kazanmaktadır. Bununla birlikte isrâiliyatın kaynak olarak kullanılıp kullanılamayacağı meselesi ulemâ tarafından tartışıla gelmektedir. Tarihî süreç içerisinde bu rivâyetlerin kabulüne ve reddine dair farklı kanaatlerin oluştuğu dikkatleri çekmektedir. Bu çalışmamızda temel amacımız; "Kadının/Havva'nın Yaratılışı" konusu özelinde isrâiliyatın tarihçesini çıkartmak ve tarihsel süreçte yaşanan paradigma değişimlerine dikkat çekmektir. Çalışmamızın birinci bölümünde isrâiliyat kavramına dair malumatlar verildikten sonra İbn Kesîr öncesi dönem isrâiliyat açısından tasvir edilmektedir. Bu dönemde isrâiliyat rivâyetlerinin Tefsir faaliyetinin bir imkânı olarak yaygın bir şekilde kullanıldığı ve ender olarak rastlanan eleştirilerin ise sistematik olmadığı ortaya konulmaktadır. İbn Kesîr ile birlikte yaşanan epistemik kırılma ve sonrasının ele alındığı ikinci bölümde ise; Kitâb-ı Mukkades'ten sistematik nakillerin başladığı, rivâyet tefsiri geleneğinin takipçisi bazı müfessirlerin bu rivâyetleri nakletmeye devam ettiği ve İbn Kesîr ile birlikte yaşanan kırılmanın etkilerinin bu dönemde fazla görülmediği tespit edilmiştir. Modern döneme gelindiğinde ise bu rivâyetlerin eserlerde tenkit amaçlı yer aldığı ve isrâiliyat rivâyeti naklinin yerini sistematik Kitâb-ı Mukaddes nakillerine bıraktığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın neticesinde tarihî süreç içerisinde müfessirlerin rivâyetlere yaklaşımlarında müfessirlerin hadisçi, tarihçi, vâiz, kelâmcı, fıkıhçı, mutasavvıf kimliklerinin; ilim aldıkları kaynakların ve yöntem olarak takip ettikleri tefsir metodunun belirleyici olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İsrâiliyat, Yaratılış, Havva, Kaburga Kemiği Kitâb-ı Mukaddes.
Osmanlı'da huzur dersleri içeriği: Gümülcineli Ahmed Asım efendi örneği
Tezde, Osmanlı Devleti'nin yaklaşık son iki asrında resmî olarak icra edilen Huzur Dersleri tefsir ilminin bilgisi olabilirliği cihetiyle incelenmiştir. Konuyla ilgili tarih ve edebiyat alanında bazı çalışmaların varlığı bilinmektedir. Son yıllarda bu dersleri İslami ilimler alanında inceleyen makale düzeyinde araştırmalar da yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada Huzur Dersleri tarih ilminin perspektifiyle belge merkezli incelemekten öte muhtevasından hareketle ve tümevarım yöntemiyle tefsir ilminin konusu olabilirlik kıstasıyla araştırıldı. Bu bağlamda Huzur Dersleri'nde otuz üç yıl "mukarrir" olarak toplamda kırk bir yıl görev almış Gümülcineli Ahmed Âsım Efendi'nin belgeleri araştırma konusu olarak belirlendi. Müellife ait olduğunu tespit ettiğimiz ve Ramazan Dersleri olarak tasnif edilen yazma eserden hareketle onun Huzur Dersi envanteri araştırıldı. Bu kayıtlar mahiyetinden hareketle bir tefsir ürünü olabilirliği hipoteziyle tetkik edildi. Ortaya çıkan verilerden hareketle bu derslerin tefsir ilmi için kaynak olabilirliği sorgulandı. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Girişte tezin konusu, önemi, amacı, yöntem ve kaynakları üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde Huzur Dersleri geleneği ve icra unsurları incelenmiştir. Tarihsel seyri bağlamında literatüre önemli katkı sunacağını düşündüğümüz bir "Huzur Dersleri Kronolojisi" oluşturulmuştur. Âsım Efendi'nin hayatı, ilmi kişiliği ve eserlerinden bahsedilmiştir. Âsım Efendi'nin Huzur Dersleri teknik bakımdan tahlil edilmiştir. İkinci bölümde Âsım Efendi'nin Huzur Dersleri'ndeki tefsir metodu; dil ve üslubu, kaynakları, yöntemi ve diğer ilim gelenekleriyle ilişkisi tetkik edilmiştir. Dil ve üslubu bağlamında müellifin takrir yöntemi tetkik edilerek kaynaklarına işaret edilmiştir. Âsım Efendi'nin Huzur Dersleri'ndeki tefsir yöntemi; rivayet ve dirayet yönü, lügavî tahliller, belâği ve edebi açıklamalar alt başlıklarında incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise Âsım Efendi'nin Huzur Dersleri'nin muhtevası incelenmiştir. Böylece Huzur Dersleri ve sonucunda ortaya çıkan metinlerin tefsir literatüründe kaynak olma durumu tahlil edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kur'an, Tefsir, Osmanlı, Huzur Dersleri, Gümülcineli Ahmed Âsım Efendi
Günümüz Kur'an araştırmalarında Makâsıdî yaklaşım
Modernleşmenin etkisiyle Kur'an araştırmalarında meydana gelen yöntem tartışmalarında klasik yorum yöntemlerine yönelik eleştiriler yoğunluk kazanmıştır. Bu eleştiriler içinde klasik tefsirlerin lafızcı ve parçacı olmakla okuyucuyu Kur'an'ın maksatlarından uzaklaştırdığı ana tema olarak yer almaktadır. Bu bağlamda günümüz Kur'an yorumcuları, Kur'an'ın makâsıdını aramaya ve Kur'an yorumunda makâsıdı esas almaya yönelmişlerdir. Makâsıd konusunda yapılan çalışmalarda makâsıdî yönelişin sebepleri üzerinde durulmadığı görülmüştür. Bu sebeple çalışma, günümüz Kur'an araştırmalarında Kur'an'ın makâsıdını esas alan yorumcuların tarihsel ve sosyal bağlamlarında önceki dönemlere göre daha yüksek bir vurguyla klasik bir kavram olan makâsıda atıfta bulunmalarının sebepleri, hangi motivasyonlarla bu yönelişin gerçekleştiği, müelliflerin söylemlerinde Makâsıd-ı Kur'an'ın hangi pozisyonda yer aldığı ve makâsıdın hangi işlevi gördüğü sorularına cevap arama amacındadır. Kur'an'a makâsıdî yaklaşım ve bu yönelişin sebepleri, modern dönemin şartları göz önünde bulundurularak anlaşılmaya ve tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada, modern dönemde ortaya çıkan makâsıdî yaklaşımın sosyal bağlamının yanı sıra teorik ve pratik çerçevesinin aydınlatılması amaçlanmıştır. Modern dönem Kur'an araştırmalarında ortaya çıkan makâsıdî yaklaşım, modernleşme ile gündeme gelen yorum krizini Kur'an'ın makâsıdı üzerinden giderme amacını taşımaktadır.
Mustafa Müslim ve et-Tefsîrü'l Mevdûî li Süveri'l Kur'âni'l Kerîm adlı eserde konulu tefsirin tanım ve yöntemi
XIX. yüzyıldan itibâren tefsir eserleri yeni bir yöntemle Kur'ân'ın konu bütünlüğünü esas alarak yazılmaya başlanmıştır. Konulu tefsir ismini alan bu eserler, Kur'ân'ın kavramsal, tematik ve sûre eksenli şekilde tefsir edilmesidir. Konumuz; Mustafa Müslim'in ve onun koordinatörlüğünde yazılmış Et-Tefsîru'l Mevdûî li-Suveri'l Kur'âni'l Kerîm adlı eserin tanım, tasnif ve yöntem tespitidir. Mustafa Müslim geliştirmiş olduğu yöntemle bir sûreyi ismi, faziletleri, indiği periyod, sûre içi münâsebetler ve pasajların ihtivâ ettiği konular başlıklarını kullanarak sûre eksenli konulu tefsir yapılacağını iddia etmektedir. Bu konuyu işleme amacımız, ilgili başlıkların mantıkî zeminini çözümleyerek sûre eksenli konulu tefsire etkisini ortaya çıkarmaktır. Sûrenin bütünlüğünün bu yöntemle nasıl sağlandığını incelemektir. Çalışmada konulu tefsirin kavramsal ve yöntemsel çerçevesi çizildikten sonra sûre eksenli konulu tefsirin biçimsel planı ve âyetlerin tefsir edilme yöntemi Rahmân Sûresi üzerinden metin analiz yöntemi kullanılarak tespit edilmiştir. Çalışmanın neticesinde, sûre konulu şekilde tefsir edilirken bütünlüğün sağlanmasına ve ana konunun tespit edilmesine en çok etkisi olan başlığın münâsebetler olduğu görülmüştür. Eser ortak bir çalışmanın ürünü olduğu için, tefsirin biçimsel planı ve yazım yöntemleri belirli olmasına rağmen sûreyi tefsir eden kişinin yorumlamasına göre yöntemde değişiklikler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sûre, Bütünlük, Tasnif, Yöntem, Konulu Tefsir, Mustafa Müslim, İslâmî İlimler
İngiliz oryantalizminde Kur'an'ın metinleşme süreci tartışmaları
Kur'an'ın metinleşme süreci hem İslam dünyasında hem Batı'da birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu süreç hakkında ihtilaflı rivayetlerin olması İngiliz oryantalistlerin de dikkatini çekmiş ve bu hususta birçok görüş öne sürülmüştür. Yapılan araştırmanın gayesi, İngiliz Oryantalistlerden örnek üç ismi mukayeseli bir biçimde ele alarak onların Kur'an'ın metinleşme sürecine nasıl bir yaklaşım öne sürdüklerini ortaya koymaktır. Tezde ayrıca tümevarım yöntemiyle iddialar açıklanmakta, metin analizi yöntemiyle irdelenmekte ve tanımlayıcı/descriptive bir yol izlenmektedir. Tez, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Muir'in vahye yaklaşımı başta olmak üzere Kur'an'ın metinleşmesine dair iddialarından ve sonuçlara ulaşırken uyguladığı yöntemlerden bahsedilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde revizyonist Burton'un Kur'an'ın metinleşme sürecine dair iddia ve yöntemleri, özellikle Kur'an-Mushaf ayrımı ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise birçok iddiasıyla Burton'dan ayrılan revizyonist Rippin, Kur'an'ın metinleşme sürecine yaklaşımı ve uyguladığı metotlar bakımından incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: İngiliz Oryantalizmi, Kur'an'ın metinleşmesi, Muir, Burton, Rippin.
Kur'an tarihinde revizyonist oryantalistler: John Wansbrough, Christoph Luxenberg ve Gerd-R. Puin
Kur'an-ı Kerim'in metin tarihi Batılı Oryantalistler tarafından çeşitli yaklaşım ve yöntemlerle incelenmektedir. Bu çalışmamız "revizyonist" olarak nitelenen ve İslam kaynaklarındaki rivayetlere şüpheyle yaklaşan Oryantalistlerden John Wansbrough, Christoph Luxenberg ve Gerd-R. Puin'i ele almakta, Kur'an tarihine dair varsayımlarını, metotlarını ve varmış oldukları sonuçlarını araştırmaktadır. Çalışmamız bir giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde John Wansbrough'nın, ikinci bölümde Christoph Luxenberg'in, üçüncü bölümde ise GerdR. Puin'in Kur'an tarihine dair yaklaşımları, kaleme almış oldukları eserler ile kendilerine dair yapılan değerlendirmeler üzerinden ele alınmaktadır. Çalışmamızda sonuç olarak, söz konusu revizyonist araştırmacıların farklı yaklaşım, metot ve sonuçlara sahip olmaları hasebiyle Kur'an tarihine dair ortak bir anlatı üzerinde birleşmelerinin mümkün olmadığı neticesine ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: John Wansbrough, Christoph Luxenberg, Gerd-R. Puin, Kur'an Tarihi, Revizyonizm
İbn Hazm'ın Kur'an'ı yorumlama metodolojisi
Bu çalışma, Endülüslü İbn Hazm'ın tefsir yöntemi ve uygulamalarına dairdir. Araştırma İbn Hazm'ın Kur'an'ı yorumlamada takip ettiği yöntemin ne olduğunu ve tefsirde dikkate aldığı ilkelerin onun düşüncesindeki tezahürlerini ortaya çıkarmayı hedeflemektir. Onun Kur'an tefsirinde takip ettiği usûlü bütünsel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan bu çalışma bir giriş, dört bölüm ve bir sonuçtan müteşekkildir. Araştırmanın girişinde çalışmanın kapsamı, konusu, amacı, literatür incelemesi, yöntemi ve kaynakları hakkında bilgiler verilmektedir. Tezin birinci bölümünde İbn Hazm'ın hayatı, ilmî kişiliği ve yaşadığı dönemin ilmî arka planı ortaya konulmaktadır. İkinci bölümde onun Kur'an'ın mahiyeti ve karakteristik özelliklerine dair anlayışı değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde öncelikle İbn Hazm'ın Kur'an'ı rivayet kaynaklarıyla tefsir etme anlayışına dair değerlendirmelerine yer verilmektedir. Ardından Kur'an anlayışında dirâyet yönteminin yeri ve bu yönteme dair analizleri incelenmektedir. Dördüncü bölümde ise onun tefsir ilkelerini oluşturan zâhirü'l-Kur'an ilkesi örnekler üzerinden ele alınmaktadır. Sonuç bölümünde ise çalışmamızda İbn Hazm'ın tefsir anlayışı hususunda varılan neticeler sıralanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İbn Hazm, Tefsir, Tefsir Usûlü, Zâhirü'l-Kur'an, Dirâyet.
Tefsirin mahiyeti üzerine: Muhammed et-Tâhir İbn Aşûr'un müdevven bir ilim olarak tefsire yaklaşımı
Bu çalışmanın temel gayesi, klasik dönemde İslami ilimlerin genişlemesiyle ortaya çıkan ve modern dönemde daha da derinleşerek içinden çıkılmaz bir hal alan tefsir ilminin mahiyetine dair problemlere İbn Âşûr'un ileri sürdüğü çözüm önerileri üzerinden açıklık getirmektir. Tefsir ilminin mahiyetiyle ilgili problemleri konu alan bu çalışma giriş, iki ana bölüm ve sonuç olmak üzere dört bölümden teşekkül etmektedir. Girişte araştırmanın konusu, kapsamı, amacı, yöntemi ve çalışmanın konusunu ilgilendiren literatür hakkında genel bilgiler verilmektedir. Birinci bölümünde et-Tahrîr ve't-tenvîr tefsirinin mukaddimelerinden hareketle İbn Âşûr'un Kur'ân'ın mahiyetine dair görüşleri analiz edilmektedir. İkinci bölümde tefsir ilminin mahiyetini belirleyen tanım, mevzu, istimdâd (yararlandığı ilimler) gibi konular hakkında tanımlamalar ve değerlendirmeler yapılmaktadır. İbn Âşûr'un tefsir ilminin meşruiyeti ile ilgili görüşleri ve tefsir ilmini tahsil etmek isteyenlerin öncelikle bilmesi gereken konular bu bölümde ele alınan diğer başlıklardır. Sonuç bölümünde ise tefsir ilminin mahiyeti ile ilişkili sorunlara İbn Âşûr'un ortaya koyduğu çözüm önerileri ve son değerlendirmeler maddeler halinde sıralanmaktadır.
İlâhi kitapların âidiyeti ve mâhiyeti açısından Kur'ân'da kitap-peygamber ilişkisi: Tevrat Hz. Mûsâ örneği
Kur'an-ı Kerim, Yüce Allah tarafından indirilmiş olan ilâhi kitaplardan bahsetmektedir. Tevrat, Zebûr, İncil, Suhuf, Elvah, Furkan, Kitap ve Kur'ân gibi kavramlarla ifade edilen bu kitaplardan bazıları hakkında kimi yönden kapalı noktalar bulunmaktadır. Bu ilâhi kitaplardan birisi olan Tevrat kavramının Kur'ân'da açıkça ilâhi bir kitap olduğu bildirilmektedir. Bu ilâhi Kitab'ın gönderildiği ve kendisiyle mükellef tutulmuş olduğu muhatap çevre de Kur'ân tarafından açıkça beyan edilmektedir. Ancak Tevrat'ın ilâhi bir Kitap ve peygamber ilişkisi açısından kime gönderildiği sarih değildir. Bu durumda Tevrat'ın hangi peygambere vahyedildiği tam olarak bilinememektedir. Bu yüzden gerek Dinler Tarihi Disiplini gerekse Tefsir Disiplini alanlarında birbiriyle uyuşmayan muhtelif Tevrat tanımlamaları yapılmıştır. Diğer taraftan Tevrat'ın muhtevasının neleri kapsadığı Kur'ân tarafından kısmen bildirilmiş olsa da tam olarak bilinememektedir. Bu çalışmada Tevrat'ın âidiyetini ve mâhiyetini belirleyebilmemiz açısından öncelikle Tevrat kavramının lâfzen zikredildiği âyetler ele alınmış, daha sonra bu âyetlerin bağlamlarından yola çıkılarak konunun İsrâiloğulları ve Hz. Mûsâ temeline dayandığı tespit edilmiştir. İsrâiloğullarının başta Hz. Mûsâ olmak üzere, Hz. Mûsâ'ya verilen ilâhi kitapla, Hz. Îsâ'yla, Tevrat'la ve Hz. Muhammed dönemindeki muhatap topluluklardan ikisi olan Ehl-i kitap ve Yahudilerle olan münâsebetinin incelenmesiyle Tevrat'ın Hz. Mûsâ'ya verilen ilâhi kitaba karşılık geldiği görülmüştür. Diğer taraftan Tevrat'ın mâhiyeti de yine bu âyetler bağlamında ele alınmış olup Kur'ân'ın Tevrat ile nasıl bir kitabı kastettiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezimizde ulaşılan sonuca göre, Hz. Muhammed dönemindeki Ehl-i kitap ve Yahudi topluluklarının ellerinde bulunan ve kendisiyle mükellef tutuldukları ilâhi kitap olan Tevrat, Hz. Mûsâ'ya vahyedilen kitaptır.
İngiliz oryantalist geleneğinde Kur'an araştırmaları: Alphonse Mingana örneği
The aim of thesis is to analyze the methodology and approaches of Alphonse Mingana towards the Qur'an and to find out his contributions to the British Orientalist tradition in the field of Qur'anic Studies. The Thesis also aims to focus on his impact and reflections in Western academia and responses from the Islamic world. The thesis consists of three chapters. The first chapter focuses on his biographical information. Without knowing the personality and the educational background of Mingana, this study will not be fully accomplished. The second chapter evaluates his ideas and approaches on the Qur'an. The thesis found out that Mingana has three main approaches on dealing with the Qur'an and Islam. The first one is historical critical approach, the second one is linguistic and textual criticism approach and the third one is his polemical and manipulative approach in his works. Finally, the third chapter investigates Mingana's impact on the Western academia and responses from Islamic world. Key Words: Alphonse Mingana, Qur'anic Studies, Qur'an Fragments, Orthography, British Orientalism, Christian Polemics.
Kur'an'da ashab kavramı ve kıssaları
Kur'ân-ı Kerim'de Ashâb Kavramı ve Kıssalarını konu edindiğimiz tezimiz giriş, üç ana bölüm ve sonuç olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, kapsamı, amacı, konuyla alakalı literatür değerlendirmesi, yöntemi ve ana kaynakları genel olarak değerlendirildi. Birinci bölümde "ashâb" kavramı ve yakın anlamlıları olan "kavm" ve "ümmet" kavramlarının semantik açıklaması, Kur'ân-ı Kerim'de hangi anlamda kullanıldıkları âyetlerden örnekler verilerek incelendi. İkinci bölümde Kur'ân-ı Kerim'de dünya hayatındaki Ashâb kıssaları, Hicaz bölgesi ve dışı olmak üzere iki başlık altında sınıflandırılarak bu kıssaların temel özellikleri, muhataplarına verdiği mesajlar tefsir kaynaklarından tespit edilerek incelenmiştir. Üçüncü bölümde de Ahiret hayatındaki Ashâb kıssaları incelenmiştir. Çalışmada Ashâb kıssalarından kimlerin kastedildiği, temel özellikleri, evrensel mesajları, âyetler ekseninde rivayet, dirayet, modern dönem tefsirlerinden incelenerek ortaya konulmuştur. Bu üç ana bölümde kıssalar toplumsal olarak kategorize edilmiş, içerik türleri açısından incelenerek kavm kıssalarından farklı olarak "ashâb kıssaları" şeklinde yeni bir kavram ortaya çıkmıştır. Sonuç bölümünde ise çalışma genel olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Kıssa, Ashâb, Kavm, Ümmet.
İngiliz oryantalizminde Kur'an ayetlerinin tarihlendirilmesi
Kur'an araştırmaları alanında 'Kur'an ayetlerinin tarihlendirilmesi' batı ve İslâm dünyasında önem verilen temel konulardandır. Bu tez ise İngiliz oryantalistler tarafından Kur'an ayetlerinin nasıl tertip edildiğini araştırmaktadır. Ayetlerin kronolojisinde kullandıkları yöntemleri ve tercihleri tespit etmek araştırmanın temel gayesidir. Tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde batıda Kur'an kronolojisi çalışmalarının doğuşu ve gelişimi hakkında bilgi verilmektedir. Bunun yanında bir bütünlük oluşturması açısından İslâm dünyasındaki Kur'an kronolojisi çalışmalarına yer verilmektedir. İkinci bölüm Kur'an kronolojisi hakkında çalışmalara sahip olan beş İngiliz oryantalistin hayatlarından ve eserlerinden başlayarak Kur'an tasavvurları ele alınır. Aynı bölümde oryantalistlerin ayetlerin kronolojisine dair yaklaşımları analiz edilmektedir. Daha sonra İngiliz oryantalistlerin ayet tertip listeleri aktarılmaktadır. Üçüncü bölümde ise ayetlerin tarihlendirme yöntemleri kritik edilmektedir.
Kur'ân'ın konusu olarak melekler
Meleklere iman, başta semavi dinler olmak üzere birçok inanç sisteminin temel ilkeleri arasında yer almaktadır. İslâm Dini'nde de melekler iman esasları arasında bulunmaktadır. Bu bağlamda Kur'ân-ı Kerîm'de meleklerin varlığından bahsedilmekte ve buradan hareketle mü'minlerin onlara inanmalarının gerekliliği ifade edilmektedir. "Kur'ân'ın Konusu Olarak Melekler" başlığını taşıyan bu çalışmanın hipotezi meleklerin varlıksal, fonksiyonel ve teolojik olarak ancak Kur'ân ve onu tefsir eden sahih hadisler bağlamında tespit edilebileceği üzerinedir. Hipotezin testi için klâsik ve çağdaş tefsirlerin yanı sıra konu ekseninde yapılmış birçok çalışmadan istifade edilmiştir. Diğer taraftan vahyin ilk muhataplarının melek algısının Kur'ân'da ele alınışı ortaya konularak Kur'ân'ın nasıl bir zihin inşasını hedeflediği ve Kur'ân'daki melek mefhumunun zamanla nasıl şekillendiği anlaşılmaya çalışılmıştır. Böylelikle çalışmanın, özelde varlık olarak meleklerin Kur'ân bağlamında anlaşılması, genelde ise tefsir ilmi akademik çalışmalarına katkı sağlaması hedeflenmiştir.