Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Tan
13 theses · Gazi University, Atatürk University
Probleme dayalı öğrenme sürecinde ısı ve sıcaklık kavramlarının gelişimi üzerine bir durum çalışması
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kavramakta güçlük çektikleri ısı ve sıcaklığa ilişkin temel kavramların ve bu kavramlar arası ilişkilerin Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) sürecindeki değişiminin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Bu amaçla; ısı, sıcaklık ve iç enerji kavramları incelenmek üzere seçilmiştir. Isı aktarımı, hal değiştirme ve genleşme olayları da örnek olarak ele alınmıştır.Araştırma, lisans eğitimi sırasında Termodinamik dersi almamış Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerinden amaçlı olarak seçilmiş 13 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, nicel ve nitel tekniklerden yararlanarak çözümlenmiştir. Süreç başında ve sonunda çoktan seçmeli kavramsal test uygulanmıştır. Ayrıca süreç de öğrenciler tarafından kendilerine verilen çeşitli formlarla değerlendirilmiştir. Beş hafta boyunca her hafta öğrencilerden altısı ile kavramlar ve olaylar üzerine yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu öğrencilerden biri ile yapılan görüşmeler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Analizde üçgenleme yapılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistikler, nitel veriler için ise betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak gömülü kuramın teknikleri kullanılmıştır.Gömülü kuram yardımıyla katılımcının düşünceleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle öğrencinin öğrenme süreci betimlenmiştir. Araştırma bulguları, ısı kavramının iç enerjiyi de kapsayacak biçimde tanımlandığını göstermiştir. İç enerji kavramının öğrenilmesine ısı kavramı engel olmaktadır. Isı aktarım yollarından ışıma en az bilinendir. Sıcaklık kavramı en iyi algılanan ama tanımlanamayan bir kavramdır. Ayrıca, PDÖ'nün kavramsal değişime olumlu katkıları olduğu görülmüştür. PDÖ'nün duyuşsal etkileri olumludur.
Bağlam temelli yaklaşımla yapılan fizik eğitiminde kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisini belirlemektir. Bunun için hazırlanan metinler dokuzuncu sınıf öğrencilerine bağlam temelli yaklaşımla 5E modelinde işlenilen sekiz haftalık Kuvvet ve Hareket Ünitesi sürecinde sunulmuştur. Kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi klasik metinlerle karşılaştırarak belirlenmeye çalışılmıştır.Bu araştırmada karma metot kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu eşleştirilmiş kontrol gruplu ön test ? son test deseni kullanılarak Giresun'da bulunan bir genel lise ve bir Anadolu lisesinden ikişer sınıftan 116 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Öğrenci erişisini belirlemek için üç adet çoktan seçmeli test geliştirilmiştir. Bu testlerden biri klasik (bağlam temelli olmayan), ikincisi ve üçüncüsü ise sırasıyla oryantiring ve Formula 1 bağlamındadır. Araştırmanın nitel boyutunda ise örneklem grubunu oluşturan sınıflardaki öğrenciler erişi testlerindeki erişilerine göre üç gruba ayrılmış ve her gruptan iki olmak üzere toplamda 24 gönüllü öğrenciyle oluşturulan çalışma grubuyla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Erişi testlerinden elde edilen veriler nicel veri analizi teknikleriyle incelenirken, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilere içerik analizi yapılmıştır.Çalışmada bağlam temelli testlerde öğrenci başarısının klasik testlere göre daha yüksek olduğu, ancak testte kullanılan bağlamın sonuçları etkilemediği; çoktan seçmeli testlerden faydalanarak öğrenciler erişilerine göre sıralanmak istenildiğinde ise klasik ve bağlam temelli testler arasında okullara göre farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir. Sekiz haftalık uygulama süreci sonunda öğrencilerin testlerdeki başarılarında artış gözlenmiştir. Ancak öğrenci başarısı metinlere göre incelendiğinde bağlam temelli testlerde okunulan metin türüne göre anlamlı bir farklılık çıkmazken, klasik teste göre kavramsal değişim metinleri okuyan öğrencilerin klasik metin okuyan öğrencilere göre başarılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Üç farklı erişi testinden elde edilen bulguların birbiriyle özdeş olmaması nedeniyle bu testlerdeki metinlerle ilgili sorulara konsantrasyon analizi yapılmıştır. Konsantrasyon analizinde de sonuçlar metinlere ve okullara göre farklılaştığı için görüşmeler yardımıyla daha ayrıntılı inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ancak görüşmelerde de sonuçların metinlere ve okullara göre farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle nihai sonuca konsantrasyon analizinin ve içerik analizinin sonuçlarından özdeş olanlardan faydalanarak ulaşılmıştır.Çalışmanın sonucunda dokuzuncu sınıf Kuvvet ve Hareket Ünitesinde bağlam temelli yaklaşımla hazırlanmış 5E modelindeki bir öğretim sürecinde kullanılan kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine olumlu etkisi olduğu bulunurken; kavramsal değişim metinleri klasik metinlerle karşılaştırılarak incelendiğinde hangi metin türünün daha etkili olduğu konusunda kesin yargıya varılamamıştır.
Okul öncesi eğitimin 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine etkisi: Polatlı ilçesi örneği
Küçük çocuklar sürekli olarak çevrelerindeki dünyayı araştırırlar .............................Bu gerçeğin ışığında çalışmanın amacı, okul öncesi eğitimi alan 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinde, fen bilimlerinde öğrenmeye ve öğrenciye yardım eden, öğrencilerin derste etkin olmalarını sağlayan, kendilerini geliştirmelerine olanak tanıyan ve öğrenilenlerin üst sınıflarda kalıcılığını artıran bilimsel süreç becerileriyle erken yaşlarda karşılaşmanın daha etkili olup olmadığını incelemektir.Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma yöntemi ve tarihsel yöntem kullanılmıştır. Nedensel-karşılaştırma yönteminde belli değişken açısından farklılaşan grupları birbiriyle karşılaştırmak amaçlanır. Tarihsel yöntemde ise belli bir geçmiş olayın günümüze etkileri incelenmektedir.Araştırmanın örneklemini ise 2009-2010 eğitim-öğretim yılının 1. döneminde Ankara ili Polatlı ilçesinde bir dershanede öğrenim gören toplamda 150 9., 10. ve 11. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Öğrencilere Kasım 2009' da iki test uygulanmıştır. Bu testlerden ilki, öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin gelişip gelişmediğini test etmek için kullanılan OKEY, WISE ve BURNS (1985) tarafından geliştirilen Bilimsel Süreç Beceri Testi (BSBT) `dir. İkincisi ise bilimsel süreç becerilerini tespit etmek amacıyla TAN ve TEMİZ tarafından geliştirilen yazılı yoklama şeklindeki Bilimsel Süreç Beceri Sınavıdır.Yapılan çalışmanın sonucunda, test sonuçları SPSS İstatistik programıyla değerlendirildi. Bu değerlendirmeler Bulgular ve Yorum kısmında verilmiştir.Araştırmanın sonucunda, örneklemdeki okul öncesi eğitimi alan 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerini okul öncesi eğitimi almayan öğrencilere göre daha iyi geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca öğrencileri cinsiyet ve sınıf faktörüne bağlı olarak incelediğimizde bilimsel süreç becerileri bakımından aralarında anlamlı bir fark çıkmamıştır. Bu bulgular ışığında okul öncesi eğitiminin bilimsel süreç becerilerine olan etkisine yönelik ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilimsel Süreç Becerileri, Okul Öncesi Eğitimi, Fen Eğitimi, 9. Sınıf, 10. Sınıf, 11. Sınıf
Yeni fizik öğretim programına göre yazılmış 9. sınıf fizik ders kitabının beceri kazanımlarını kazandırmasına ait öğretmen görüşleri
Bu çalışma yeni müfredata göre yazılmış 9. sınıf fizik kitabının beceri kazanımları açısından öğretmen görüşlerini incelemektedir. Araştırmada 2009 -2010 eğitim öğretim yılı Ankara ilinde bulunan yedi okul, Erzurum, Bingöl, Yozgat ve Burdur illerinde birer okul olmak üzere toplam 11 okulda görev yapan 27 öğretmenin görüşlerine başvurulmuştur. Çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Fizik dersi öğretim programı orta öğretim 9. sınıf Fizik Dersi öğretim programında yer alan ünitelere göre dağıtılmış beceri kazanımları kullanılarak oluşturulan anket kullanılmıştır. Öğretmenlerin bu ankette sorulan her bir soruya hangi oranda katılıp katılmadıkları saptanmıştır.Yapılan araştırmalar sonucunda yeni müfredata göre yazılmış 9. sınıf fizik kitabının kazandırmak istediği beceri kazanımlarını (anketi uygulayan öğretmenlere göre) genel itibariyle kazandırdığı saptanmıştır.
Kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin elektriksel potansiyel enerji ve elektriksel potansiyel konularındaki başarılarına etkisi: Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi ikinci sınıf öğrencileri örneği
Bu yüksek lisans tez çalışmasının amacı, kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin Gazi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerin ?elektriksel potansiyel enerji (EPE)? ve ?elektriksel potansiyel (EP)? konularındaki başarılarına etkisini araştırmaktır. Çalışma, 2010 ? 2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Gazi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği anabilim dalında öğrenim görmekte olan 26 ikinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışma, tek grubun ele alındığı özel durum çalışmasına örnektir.Çalışmada, ölçüm aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve 10 açık uçlu sorudan oluşan ?Elektriksel Potansiyel Enerji ve Elektriksel Potansiyel Kavramları Başarı Testi (EPEEPKBT)? kullanılmıştır. Çalışma grubunun ?EPE? ve ?EP? konularındaki ön bilgilerinin, EPEEPKBT ile ölçülmesinin ardından bu konuların öğretiminde kullanılmak üzere Paul Hewitt'in öne sürdüğü kavramsal yaklaşıma uygun 5 kavramsal metin geliştirilmiştir. Geliştirilen kavramsal metinler, öğrencilerin ön testte zorlandıkları kavramların öğretimine ve ilgili konulara yönelik alan yazında yer alan kavram yanılgılarının iyileştirilmesine yöneliktir. Kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin 3 haftalık (6×3=18 ders saati) uygulama süresinin ardından ön test olarak kullanılan EPEEPKBT, son test olarak tekrar uygulanmıştır.Çalışmada, kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin ?EPE? ve ?EP? konularındaki başarılarına etkisini araştırmak için ön ve son başarı test sonuçlarının analizi nicel veri analiz yöntemlerinden ?betimsel analiz? yöntemiyle yapılmıştır. Testlerin betimsel analizi yapılırken, öğrencilerin cevapları ?Doğru Bilgi?, ?Kısmen Doğru Bilgi?, ?Yanlış Bilgi? ve ?Anlaşılamayan İfadeler? olmak üzere dört gruba ayrılmış ve her bir grupta yer alan ifadelerin frekans analizlerine bakılmıştır. Araştırmada ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilmiş dereceli puanlandırma anahtarı (rubrik) kullanılarak öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı puanları 100 üzerinden hesaplanmış, ardından öğretimin standart g kazanım puanı () belirlenmiştir. Çalışmada = 0,44 değeri elde edildiğinden kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin ?elektriksel potansiyel enerji? ve ?elektriksel potansiyel? konularındaki başarılarına etkisinin orta düzeyde olduğu belirtilebilmektedir.Anahtar Kelimeler: Fizik Eğitimi, Kavramsal Yaklaşım, Kavramsal Metinler, Tartışma Yöntemi
Anadolu lisesi öğrencilerinin liseye giriş sınavındaki fen netleri , fizik dersine yönelik tutumları , akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri arasındaki ilişki:Ankara ili Elmadağ ilçesi örneği
Bu araştırmanın amacı, Anadolu Lisesi öğrencilerinin liseye giriş sınavındaki fen netleri , fizik dersine yönelik tutumları , akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri arasındaki ilişkinin yönünün ve düzeyinin ne olduğunu incelemektir.Çalışma 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Ankara ili Elmadağ ilçesindeki Gazi Şahin Anadolu lisesinde öğrenim görmekte olan toplam 122 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarını ölçebilmek için 36 maddeden oluşan beşli Likert tipi fizik tutum ölçeği , bilimsel süreç beceri düzeylerini belirlemek için 16 sorudan oluşan bilimsel süreç becerileri testi , fizik dersindeki akademik başarılarını belirlemek için ölçeğin uygulandığı dönem olan 2009-2010 eğitim öğretim yılının 1. dönemine ait fizik dersi not çizelgeleri ve liseye giriş sınavındaki fen netleri için ise öğrencilerin sınav sonuç belgeleri kullanılmıştır.Araştırmanın alt problemlerine cevap bulabilmek için ise SPSS 10.0 programı kullanılmıştır.Yapılan istatistiksel çalışmalar liseye giriş sınavındaki fen netleri yüksek olan 9.sınıf öğrencilerinin fizik dersinde akademik olarak daha başarılı olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan aynı istatistiksel çalışmalar 9,10 ve 11. sınıf öğrencilerin fen netlerinin fizik dersine yönelik tutumlarıyla bir ilişkisi olmadığını ortaya koymaktadır.Bu durum fen netlerinin fizik dersine yönelik tutuma etkisinin olmadığını göstermektedir. Beşinci ve altıncı alt problemlerde 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin BSB ve Fizik dersine yönelik tutumlarında MF lehine anlamlı düzeyde farklılık gözlenmiştir.Bu durum öğrencilerin doğru alan seçimi yaptıklarını gösteriyor.Aynı zamanda 10. ve 11. sınıf MF ve TM öğrencilerinin fen netlerinde bir farklılık gözlenmemiştir.Bu durum ise fen netlerinin öğrencilerin alan seçiminde etkisi olmadığını gösteriyor.Bu şekilde eğitimde önemli kararlara dayanak olan liseye giriş sınavındaki, fen bilimleri netlerine dayanarak öğrencilerin yeteneklerini kestirme ve bu netlerin öğrencilerin bilimsel süreç becerileri ,fizik dersine yönelik tutumları ve fizik dersi akademik başarıları üzerindeki etki derecelerinin incelenmesi sınavın niteliklerini arttırma çalışmalarına katkı getirecektir.
Öğrencilerin çalışma alışkanlıklarının fizik dersi akademik başarıları ile ilişkisinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı öğrencilerin fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları ile fizik dersindeki akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu inceleme için dört alt probleme cevap aranmıştır. Çalışma 2007 ? 2008 eğitim?öğretim yılı ilkbahar döneminde Kayseri ilinde bulunan bir Anadolu Lisesi, bir Lise ve bir Anadolu Meslek Lisesinden toplam dokuz sınıfa ait toplam 304 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ?Fizik Dersine Yönelik Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği? ve öğrencilerin fizik dersi karne notları kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için özel bir analiz programı kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel çalışmalar ile fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları ile fizik dersi akademik başarısı arasında olumlu yönde ancak düşük sayılabilecek bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Alt problemlerde yapılan incelemelerde erkek öğrencilerin fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları daha olumlu çıkmasına rağmen, kız öğrencilerin fizik dersi akademik başarıları daha yüksek çıkmıştır. Bu durum tekrar incelendiğinde erkek öğrencilerin, kız öğrencilere göre fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları ile akademik başarıları arasında daha yüksek bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Bu çalışmanın sonuçlarının ileride yapılacak benzer çalışmalarda faydalı olması umulmaktadır.Anahtar Kelimeler:Fizik Öğretimi, Fizik Dersine Yönelik Çalışma Alışkanlıkları, Fizik Dersi Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği, Akademik Başarı
Öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarının fizik dersi akademik başarısına etkisi
Bu çalışmanın amacı öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumları ile fizikdersindeki akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu inceleme için dörtalt probleme cevap aranmıştır. Çalışma 2004 ? 2005 eğitim?öğretim yılı ilkbahardöneminde Ankara ilinde bulunan üç Anadolu lisesi, üç lise ve üç yabancı dilağırlıklı liseden toplam on altı sınıfa ait toplam 378 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir.Bu araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen Fizik Dersine Yönelik TutumÖlçeği ve öğrencilerin fizik dersi karne notları kullanılmıştır. Araştırmanınhipotezlerini test etmek için ise SPSS 13.0 programı kullanılmıştır. Yapılanistatistiksel çalışmalar ile fizik dersine yönelik tutumlar ile fizik dersi akademikbaşarısı arasında olumlu yönde ancak düşük sayılabilecek bir ilişkinin olduğusaptanmıştır. Alt problemlerde yapılan incelemelerde erkek öğrencilerin fizik dersineyönelik tutumları daha olumlu çıkmasına rağmen, kız öğrencilerin fizik dersiakademik başarıları daha yüksek çıkmıştır. Bu durum tekrar incelendiğinde erkeköğrencilerin, kız öğrencilere göre fizik dersine yönelik tutumları ile akademikbaşarıları arasında daha yüksek bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Bu çalışmanın sonuçlarının ileride yapılacak benzer çalışmalarda faydalıolması umulmaktadır.
Fizik eğitiminde 5e modelinin öğrencilerin akademik başarısına, tutumuna ve hatırlama düzeyine etkisine bir örnek: ?İki boyutta atış hareketi?
Günümüzde eğitimin hedefi; bilgiyi nasıl ve nerede bulup, kullanacağınıbilen, kendi öğrenme yöntemlerini tanıyıp etkili bir biçimde kullanan ve yeni bilgilerüretmede önceki bilgilerinden yararlanan bir insan modeli oluşturmaktır. Bu daancak öğrenmeyi öğrenen, araştırmacı, araştırdığı bilgiden yararlanan, düşünme vealgılama becerisi gelişmiş, yaratıcı, bilgiyi yaratıcı bir şekilde kullanabilen, doğruyorum yapabilen, sorgulayan, problem çözebilen bireylerle mümkündür.Eğitim alanında yapılan araştırmalar göstermektedir ki, yapılandırmacıyaklaşımdaki yenilikler ve psikolojinin gelişimiyle birlikte çoğu insan kişiseldeneyimlerini, daha önce bildikleri ve inandıkları ile yeni bilgiyi bağdaştırma yoluyladaha iyi öğrenmektedir. Yukarıda belirtilen tüm ifadeleri içeren 5E Modelinin heraşamasında öğrenciler araştırmaya, sorgulamaya, kendi kavramlarını oluşturmaya,teşvik edilmektedir. 5E Modeli, araştırma merakını artıran, öğrenci beklentilerinitatmin eden, bilgi ve anlama için aktif bir araştırmaya odaklandıran beceri veaktiviteleri içermektedir.5E Modeli, daha çok araştırma esaslı yapılandırmacı öğrenme teorisi vedeneysel aktivitelere dayandırılmış bir öğretim metodudur. Yapılan bazıivaraştırmalara göre 5E Modelinin kullanılmasıyla; fen derslerinde daha büyük başarı,kavramların daha iyi akılda tutulması, fen derslerine karşı gelişmiş tavırlar, fenöğrenimine karşı gelişmiş davranışlar, gelişmiş muhakeme yeteneği, daha üstünsüreç becerileri gibi sonuçlar elde edilmiştir.Bu çalışmada; 5E Modelinin, Fizik Eğitiminde Öğrencilerin AkademikBaşarısına, Tutumuna ve Hatırlama Düzeyine Etkisine Bir Örnek Olan ?İki BoyuttaAtış Hareketi (Yatay ve Eğik Atış Hareketleri)'nin? araştırılması amaçlanmıştır. Buamaçla; GATA Sağlık Astsubay Okulları Komutanlığı, Sağlık Astsubay HazırlamaOkulu, 1. Sınıf Fizik dersinde ?Yatay ve Eğik Atış? konularını içeren dersinöğretilmesinde; deney grubuna ?5E Modeli?, kontrol grubuna ise ?GelenekselÖğretim? uygulanmıştır. Araştırma, deneysel bir çalışma olup, ön test-son testkontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2004?2005 EğitimÖğretimyılı bahar döneminde, rastgele seçilmiş deney ve kontrol grubunda yer alan84 öğrenci ile yürütülmüştür. Bu öğrencilerin 44'ü deney grubu, 40'ı ise kontrolgrubunda yer almışlardır.Çalışmanın alt hipotezlerini tespit etmek, araştırma kapsamına giren veuygulama yapılan öğrencilerden veri toplamak için farklı ölçme araçlarıkullanılmıştır. Öğrencilerin İki Boyutta Atış Hareketi Konusuna (Yatay ve Eğik AtışHareketine) yönelik olarak sahip oldukları akademik başarı düzeylerini ölçmek içinüçer adet yatay ve eğik atış hareketi başarı testi hazırlanmış ve uygulanmıştır.Öğrencilerin problem çözme ve grup benzerliğini görmek için ?Mantıksal DüşünmeYeteneği Testi?, öğrencilerin atışlar konusuna ilişkin tutum ve ilgilerini ölçmekamacıyla ?Atışlar Konusu Tutum Belirleme Ölçeği? hazırlanıp, kullanılmıştır.Araştırmada, deney grubu öğrencilerinden veri toplamak amacıyla, 5E Modeliniyazılı olarak değerlendirmeleri istenmiş ve bu değerlendirmeler kayıt altınaalınmıştır. Ayrıca deney grubunda uygulaması yapılan 5E Modeline göre ders işlenişive kontrol grubuna uygulanan geleneksel öğretime dayalı ders uygulaması videokamera ile kaydedilmiştir. Bu ölçme araçlarından elde edilen veriler, istatistik paketprogramı yardımıyla, bağımlı ve bağımsız gruplar t-testi, Pearson korelasyon analizikullanılarak değerlendirilmiştir.vYapılan istatistikî çalışmalar sonucunda; deney ve kontrol grubuöğrencilerinin, ön test-son test olarak uygulanan başarı testleri arasında deney grubulehine anlamlı düzeyde bir farklılık gözlenmiştir. Ön test-son test olarak uygulananTutum Belirleme Ölçeği puanlarında da deney grubu lehine artış gözlenmiştir. Deneyve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin Atışlar Konusuna yönelik tutum veuygulanan diğer testlerin başarı puanları arasındaki korelasyona bakıldığında; deneygrubunun Yatay Atış Hareketi; Açık Uçlu Başarı Testi-1, Kavram Bilgi Testi-1 vekontrol grubunun Yatay Atış Hareketi; Kavram Bilgi Testi-1'de anlamlı fark varkendiğer testlerde anlamlı bir fark görülmemiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerininuygulanan hatırlama düzeyini belirleme testi başarı puanları arasında da deney grubulehine anlamlı düzeyde bir farklılık gözlenmiştir.Yapılan nicel çalışmalar yanında, öğrencilerin öğretim süreci sonunda,uygulanan öğretim yöntemine yönelik değerlendirmeleri ve yorumları da busonuçları desteklemektedir.Bu çalışmanın sonuçları da göstermiştir ki, 5E Modeli, özellikle fenderslerinde sıklıkla kullanılması gereken, etkili ve kullanışlı bir öğretim modelidir.Bu noktadan hareketle, 5E Modeli esas alınıp, aşamalara değişik yöntemler veuygulamalar katarak, gruplar arası rekabet, gruplar içi yardımlaşmayı sağlayan, bazıaşamalarda öğrencinin aktif olduğu, bazı aşamalarda hem öğretmenin hem deöğrencinin aktif olduğu öğrenci merkezli bir öğretim modeli uygulanmıştır.
Fizik öğretiminde kullanılan yazılı ölçme türlerinin itme-momentum konusu için karşılaştırılması
ÖZET Bu çalışma, aynı hedef ve davranışlara yönelik olarak hazırlanmış, fizik eğiliminde kullanılan yazılı ölçme türlerinden objektif ölçme turu olarak bilinen, çoktan seçmeli test, kısa cevaplı test ve doğru-yanlış tipi testleri itme ve momentum konusu için karşılaştırmayı, aralarında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığım tespit etmeyi amaçlamıştır. Aynı hedef ve davranışlara yönelik üç farklı türdeki ölçme araçları, Keçiören Kalaba Lisesi 10 Fen C sınıfında öğrenim gören 32 öğrenciye 2003-2004 Eğitim-Öğretim Yılı, n. döneminde uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; 1. İtine ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test ile çoktan seçmeli test arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. 2. îtine ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test ile doğru- yanlış tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. 3. İtme ve momentum konusu için uygulanan çoktan seçmeli test ile doğru- yanlış tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. 4. îtine ve momentum konusu için uygulanan kısa cevaplı test, çoktan seçmeli test ve doğru-yanlış tipi test ile öğrencilerin okullarında almış oldukları fizik dersi basan notlan arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.11 Anahtar Kelimeler Fizik Eğitimi, Ölçme ve Değerlendirme, İtme ve Momentum, Çoktan Seçmeli Test, Kısa Cevaplı Test, Doğru-Yanlış Testi.
Erzurum şartlarında farklı olgunlaşma süresine sahip mısır çeşitlerinin farklı ekim ve hasat tarihlerinde silajlık performanslarının belirlenmesi
Ülkemizde silaj tekniği ve silajla hayvan besleme hızla yaygınlaşmaktadır. Ancak yüksek rakımlı doğu bölgelerimizde silaj kullanımı hala istenilen düzeyde değildir. Çünkü bu bölgelerde yüksek rakım ve kısa gelişme periyodundan dolayı mısır tarımı ile ilgili bazı riskler mevcuttur. Bu araştırma Erzurum şartlarında 3 farklı olgunlaşma süresine sahip mısır çeşidinin (TC-513, Prestige ve OSSK-644) farklı ekim (15 Mayıs, 1 Haziran ve 15 Haziran) ve farklı hasat (1 Eylül, 10 Eylül ve 20 Eylül) tarihlerindeki performanslarını belirlemek amacıyla planlanmıştır. Araştırma 2012 ve 2013 yıllarında Şansa Bağlı Tam Bloklar deneme planında faktöriyel düzenlemeye göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada uygulamaların silajlık mısırda verim, bazı bitkisel özellikler ve kimyasal kompozisyon üzerine etkileri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar Erzurum şartlarında silajlık mısır tarımında çeşit, ekim tarihi ve hasat tarihinin önemli olduğunu ortaya koymuştur. Mevcut şartlarda 550 FAO olum grubuna sahip orta erkenci Prestige çeşidi daha yüksek silajlık verim ve kuru madde verimine sahip olmuştur. Bu çeşidin yaprak oranı, sap oranı, koçan sayısı, sap kalınlığı ve kuru madde oranı da yüksektir. Araştırmada ekimlerin erken yapılması silajlık verim, kuru madde verimi, kuru madde oranı, bitki boyu ve koçan oranını artırmıştır. Benzer olarak geç yapılan hasatlarda da verimler, kuru madde oranı, nispi yem değeri, sap kalınlığı, koçan oranı ve bitki boyu artmıştır. Bu araştırma sonuçlarına göre Erzurum şartlarında silaj amacıyla Prestige çeşidinin yaklaşık olarak 15 Mayıs tarihinde ekilerek 20 Eylül tarihinde hasat edilmesi tavsiye edilebilir. Anahtar Kelimeler: Mısır, silaj, çeşit, ekim tarihi, hasat tarihi, verim, kimyasal kompozisyon
Farklı tuzluluk ve sulama seviyelerinin bazı kinoa (Chenopodium quinoa Willd.) genotiplerinde kök ve sürgün gelişmesine etkileri
Kinoa (Chenopodium quinoa Willd.) tuzluluk ve kuraklık gibi olumsuz çevre şartlarına dayanıklı bir bitkidir. Ancak bu dayanıklılık genotiplere bağlı olarak değişmektedir. Bu nedenle farklı genotiplerin tuzluluğa ve kuraklığa dayanıklılığının belirlenmesinde fayda vardır. Bu araştırma farklı kinoa genotiplerinin sürgün ve kök büyümesi üzerine değişik tuzluluk ve sulama seviyelerinin etkisini belirlemek amacıyla planlanmıştır. Araştırma Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi laboratuvar ve seralarında 3 ayrı deneme olarak yürütülmüştür. Denemelerde farklı orijinlere sahip 4 popülasyon ve 11 çeşit kullanılmıştır. Çimlendirme testinde 6 farklı tuz konsantrasyonu (0, 100, 200, 300, 400 ve 500 mM NaCl) kullanılarak çimlenme oranı, çimlenme süresi ve hassaslık indeksi belirlenmiştir. Fide döneminde tuzluluğun (0, 100, 200, 300, 400 ve 500 mM NaCl) ve kuraklığın (tarla kapasitesinde sulama, tarla kapasitesinin %50, 25, 10 ve 5'i oranında sulama) etkilerini belirlemek amacıyla yapılan çalışmalarda ise sürgün ve kök uzunluğu, sürgün ve kök kuru ağırlıkları, kök/sürgün oranları ve dayanıklılık tolerans değerleri belirlenmiştir. Araştırmalar tesadüf parselleri deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Kinoada çimlenme oranı, çimlenme süresi ve çimlenme hassaslık indeksi tuzluluk seviyeleri ve genotiplere göre değişiklik göstermiştir. Tuz konsatrasyonu arttıkça çimlenme oranı azalmış, çimlenme süresi uzamıştır. Artan tuz konsantrasyonu sürgün ve kök uzunluğu ile kuru ağırlıklarını düşürmüştür. Titicaca ve French Vanilla çeşitleri tuz tolerans yüzdesi en yüksek olan çeşitler olarak bulunmuşlardır. Sulama seviyesi azaldıkça sürgün ve kök uzunlukları ile kuru ağırlıkları ve kurağa tolerans yüzdeleri düşmüştür. Kök/sürgün oranı ise tarla kapasitesinin %50'si seviyesindeki sulamada daha yüksek bulunmuştur. Q-52 kuraklık tolerans yüzdesi en yüksek olan çeşit olarak belirlenmiştir.
Erzurum şartlarında kışlık yem bezelyesi (Pisum sativum ssp. arvense L.) geliştirme çalışmaları
Bu çalışma Erzurum şartlarında kışlık yem bezelyesi (Pisum sativum ssp. arvense L.) çeşitlerinin geliştirilmesine alt yapı oluşturmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Erzurum'da 2015-2016 kışlık ürün yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Farklı kaynaklardan temin edilmiş 20 hat ile 5 kontrol çeşidi kullanılarak Augmented deneme deseninde tarla çalışması kurulmuştur. Yem bezelyesi genotiplerinde kışı geçirme oranları, kuru madde ve tohum verimleri ile bazı özellikler incelenmiştir. Elde edilen veriler aşağıdaki gibi özetlenebilir. Araştırmada yem bezelyesi genotiplerinin kışı geçirme oranları %10-88 arasında bulunmuş, en yüksek değere Özkaynak çeşidi sahip olmuştur. Genotiplerin çiçeklenme süreleri ve erme süreleri arasında önemli bir fark bulunmamıştır. Denemede kullanılan çeşitler kuru madde verimi, biyolojik verim, sap verimi ve tohum verimi yönünden hatlardan daha üstün olmuşlardır. Kuru madde verimi, biyolojik verim ve tohum veriminde Taşkent, sap veriminde ise Kirazlı çeşidi ilk sırayı almıştır. Hasat indeksinde ise Çiğdemlik-1/1 hattı %51,2 ile en yüksek değere sahip olmuştur.