Theses supervised by Prof. Dr. Nilgün Sazak

11 theses · Sakarya University

Master'sOpen AccessTR

Başlangıç düzeyi viyolonsel eğitimi için tonal ve modal temelli etüt önerileri

Bu tez çalışması, başlangıç düzeyi viyolonsel eğitimi için Batı müziği temelli tonal yapıları esas alan ve modal etütlerle desteklenmiş özgün çalışmalar sunmaktadır. Çalışmanın temel amacı, öğrencilerin teknik ve teorik becerilerini geliştirmek, tonal farkındalıklarını güçlendirmek, modal yapılara yönelik duyarlılık kazandırmak ve müzikal ifade yetilerini desteklemektir. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde viyolonselin tarihsel gelişimi, yapısal özellikleri ve bu özelliklerin pedagojik yansımaları ele alınmış; literatürde yer alan mevcut yaklaşımlar incelenerek farklı yöntemler değerlendirilmiş ve çalışmanın kuramsal temeli oluşturulmuştur. İkinci bölümde viyolonsel eğitimine yönelik literatür taraması yapılmış, ilgili araştırmalar ve kullanılan etüt yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde viyolonselin Türk ve Batı müziğindeki yeri, ergonomik özellikleri, çalgı ve yay tutuş teknikleri açıklanarak başlangıç düzeyindeki öğrenciler için temel bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde ise temel yay teknikleri, pozisyon çalışmaları ve entonasyon gelişimini destekleyen tonal ve modal özgün etütler hazırlanmıştır. Bu etütler, hem Batı müziği repertuvarından seçilen örneklerle hem de Anadolu müzik kültüründen esinlenilen ezgi ve motiflerle zenginleştirilmiş; tonal çerçeveye ek olarak modal yapılara da yer verilerek öğrencilerin teknik, işitsel ve müzikal gelişimlerine bütüncül bir katkı sağlanması hedeflenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması (case study) modeli benimsenmiş; Güzel Sanatlar Liseleri Çello Öğretim Programı'na ilişkin dokümanlar detaylı olarak incelenmiştir. Ayrıca akademik yayınlar, etüt kitapları ve tezlerden yararlanılarak, öğretim programlarının ünite, kazanım ve hedef davranışlarına uygun çalışmalar tasarlanmıştır. Bu çalışmanın, başlangıç düzeyindeki viyolonsel eğitiminde öğretmenlere ve öğrencilere alternatif bir yaklaşım sunarak pedagojik çeşitliliği artırması, yöntemsel açıdan zenginlik sağlaması ve çalgı eğitimi alanına özgün bir katkı oluşturması beklenmektedir.

Armağan Tevfik Cansu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik sosyolojisi açısından Z kuşağının müzikal eğilimleri: Sakarya Üniversitesi örneği

Teknolojinin gelişmesiyle müzik dinleme araçları olarak genellikle telefon uygulamaları karşımıza çıkar. Bireyler önceleri plak, mp3, televizyon gibi iletişim araçları ile şarkı dinlerlerken, artık telefonlarına indirdikleri ücretli/ücretsiz uygulamalar ile şarkı dinler hale geldiler. Sosyal medyadan etkilenme oranı yüksek olan Z kuşağı yine bu uygulamalar ile kendini ifade eder. Teknoloji ile doğan bu nesil, dijital medyayı hayatının parçası olarak kabul eder. Dijital medyada olan yenilikleri hızla benimser ve kendi kimliklerini oluşturmak dışarı ile iletişim kurmak için sosyal medyayı iletişim aracı olarak görür. Kendilerini ifade etme, sansasyon yaratma ve aktivist davranışları dijital medyada sergilemeyi tercih ederler. Her birey aynı olmasa da genellikle Z kuşağı bireylerinin birbirleri ile aynı davranış ve değerleri yansıtma eğilimleri gözlenir. Emirec teorisinin aktif üyeleri olan Z Kuşağı, farkında olmadan ürünü hızlı tüketip; yeni ürün ortaya çıkarırlar. Davranışsal olarak aykırı olmaya yatkın olsalar da eskiyi yenileştirme, geliştirme ve değiştirme çabasındadırlar. Bu durum müzik dinleme tercihlerine de etki etmiştir. Eski olan bir şarkıyı "cover"(eski bir şarkıyı yeniden düzenleme) yaparak tekrar pazara sunup kazanç sağlarlar. Araştırmanın problemi: "Z kuşağının toplumsal olay veya teknoloji döneminin etkisiyle ortaya çıkan müzikal tercihleri ve tüketimleri nelerdir?" sorusuna cevap aramaktır. Araştırmanın amacı: "Z kuşağının ifadesel ve karakteristik yansımalarının; dinlemeyi tercih ettikleri müzikler bağlamında Emirec teorisi üyesi olup olmadıklarını" ortaya çıkarmaktır. Literatür tarama ve belirlenen örnekleme uygulanan anket çalışması yapıldığı için bu araştırma Betimsel Tarama Modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu araştırmada yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, eğitim vb. unsurlar dolayısıyla heterojen bir yapıyı oluşturması sebebiyle Tabakalı Örnekleme Yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada Sakarya halkının istek ve tercihleri, sanatsal eğilimleri evreni oluştururken; Sakarya'daki Z kuşağının müzikal eğilimleri, istekleri ve tüketimleri kapsamında Sakarya Üniversitesi örneklemi oluşturmaktadır. Örneklem çerçevesinde yapılan bu anket çalışmasında tercih edilen şarkıların sosyal medyada popüler olan veya popülerleşmiş kişilerin şarkıları olduğu gözlenir. Elde edilen veriler nitel çözümleme yöntemleri ve uygulamaları ile analiz edilip; frekans analizi yapılarak yorumlanmıştır. Elde edilen verilerin analiz programlarından alınan sonuçlarına göre bu kuşağa mensup kişilerinin müzik dinleme tercihlerinde cinsiyet, eğitim durumu gibi faktörlerin etki etmediği; bu kuşağa mensup olmalarının ve sosyal medyayı aktif kullanmanın yeterli olduğu, Emirec teorisinin üyeleri oldukları sonucuna varılır

Begüm Ünlü
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik gitar için performans değerlendirmeye yönelik ölçme aracı geliştirme çalışması

Klasik gitar eğitiminde hem özengen hem de akademik olarak birçok eğitim kurumu bulunmaktadır. Bu eğitim kurumlarında öğrencilerin başarı ölçme seviyelerini belirlemek amacı ile performans sınavları yapılmakta bu sınavlar sonucunda ise öğrencilerin seviyeleri tespit edilmektedir. "Klasik Gitar İçin Performans Değerlendirmeye Yönelik Ölçme Aracı Geliştirme Çalışması" adlı çalışmada gitar öğretim elemanlarının daha objektif ve doğru şekilde başarı seviyelerini ölçmesi amacıyla bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Belirlenen "Klasik gitar performans ölçeği geçerli ve güvenilir bir ölçek midir?" problemi doğrultusunda 5 alanında uzman akademisyenden görüşü alınarak ölçekte "Oturuş ve Tutuş Pozisyonu", Sağ ve Sol El Teknikleri", "Yapılan İcranın Doğruluğu" ve "Gitarın Sapının Tanınması" olmak üzere 4 boyut ve 20 madde belirlenmiştir. Belirlenen boyutlar ve maddeler IBM SPSS Statistics 29.0.2.0 istatistik programında sorular arası güvenilirlik amacı ile Cronbach's Alpha güvenirlik analizi testi uygulanmıştır. Gönüllük esasına uygun olarak belirlenen 6 adaya sorular yöneltilmiş ve adaylardan videolar istenmiştir. Gelen videolar tekrardan alanında uzman akademisyenlerin görüşlerine sunulmuş uzmandan gelen sonuçlar ise Fleiss Kappa analizi doğrultusunda uzmanlar arası güvenilirliği tespit edilmiştir. Sonuç olarak belirlenen maddelerden 6'sında istatistiksel olarak anlamlı uyumluluk görülmüştür. Bu çalışma, klasik gitar eğitiminde performans ölçümü ve ölçek geliştirme süreçlerini ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir yöntem izlenmektedir. Literatür taraması kısmında eğitim, sanat eğitimi ve müzik eğitimi konularında önceki çalışmalar incelenerek hangi konularda katkı yapılabileceği araştırılmıştır. Daha sonra çalgı eğitimi ve alt başlığı olan klasik gitar eğitimi hakkında mevcut tezler incelenerek teorik kısım oluşturulmuştur.

Ali Can Kalkan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz yöresi müzik kültüründe kemençe çalgısının popülerleşmesi sürecinde Cemal Berber'in katkısı

Popüler kültür bağlamında müzik, insanları özellikle duygusal açıdan tatmin eden bir özellik taşımaktadır. Günümüzde farklı yaş grupları, dinledikleri müzik türlerine göre ayrışmaktadır. Orta yaş grupları geleneksel müzikler ve popüler müzikler dinlerken, gençler özellikle daha hareketli Türkçe ve yabancı sözlü müzikleri tercih etmişlerdir. Karadeniz yöresi müziği de orta yaş grupları ve gençler arasında popülerlik gösteren bir ritme ve içeriğe sahiptir. Özellikle Karadeniz yöresi müziğinde geleneksel bir çalgı olan Kemençe sazı yörenin duygusunu aktaran bir özelliğe sahiptir. Karadeniz kemençesinin ortaya çıkış tarihi belirlenemeyecek kadar eski olmasına rağmen Türkiye genelinde 2000 yılına kadar etkin olarak kullanılmamış ve Karadeniz kemençesi ile yapılan müzik, belli kalıpların dışına çıkmamıştır. Kemençe, genel olarak çift tel üzerinden tril süsü; yani parmağın tele hızlıca vurulması şeklinde icra edilmekteydi. Cemal Berber'in 'vibrasyon tekniği' yani parmağın bir nota üzerinde hızlıca aşağı yukarı doğru hareket ettirilmesi, Karadeniz kemençesine yeni bir icra şekli getirmiştir. Bu vibrasyon tekniği, Karadeniz kemençesi ile icra edilen müziğin popüleritesinin artmasına katkı sağlamıştır. Araştırma nitel karakterde olup belge analizi, literatür taraması ve görüşme tekniği (halk tarafından kabul görmüş olan müzisyenlerle kişisel görüşmeler) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, Cemal Berber'in Karadeniz kemençesine katkısının anlaşılması için ortalama 100 yıllık süreç içerisinde kemençe ile yapılan çalım tarzları araştırılmıştır. Karadeniz kemençesinin göze çarpan popülerliğine Cemal Berber'in kemençe icra şeklinin bu müzik türünün dinlenme ve yaygınlaşması üzerine etkisi araştırılmıştır. Cemal Berber'in hayatında akademik müzik eğitimi almadığı, ancak muazzam bir kulak, gözlem ve kavrama yeteneğine sahip olduğu anlaşılmıştır. Müzikteki başarısında, farklı bir teknik ortaya koymasındaki yaratıcılığı önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, müziğini icra ederken kullandığı farklı tekniklerin yanında, duygu ve hislerini müziğine başarılı bir şekilde aktarabilmiştir. Böylece, farklı müzisyen grupları tarafından dikkatleri üzerine çekerek onlarla çalışmalar yapmış ve sanatını yöresel olmaktan çıkartıp tüm Türkiye'ye tanıtabileceği ortamlara ulaşmıştır.

Aydın Sarmusak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Müziğin ısınma yapan sporcuların performansları üzerine etkisi

Hayatımızın her alanında yer edinen ve yaşadığımız her duyguda kendimizden bir şeyler bulduğumuz müzik, geçmişten bugüne büyük değişimlere uğramış ve teknolojinin çok ilerlemesiyle birlikte günümüzdeki şeklini almıştır. İnsanlığın ilk çağlarında, iki odun parçasının birbirine vurulması ve doğada bulunan bir takım seslerle başlayan bu serüven, müzik aletlerinin icadı, ses kayıt teknolojilerinin bulunması ve bilgisayarlarda bulunan dijital seslerle profesyonel bir hal almıştır. Yine hayatımızda çok önemli bir yer edinen spor da bu teknolojiden nasibini almış ve günümüzdeki profesyonel halini kazanmıştır. İnsanlığın ilk çağlarında avlanma ve kendini savunma sanatları ile başlayan spor serüveni, bugün neredeyse her sokak başında kendini gösteren spor salonları ile gelişimini sürdürmüştür. Sporcular için ısınma ve spor yaparken müzik dinlemek, artık klasik bir hal almış ve neredeyse tüm sporcuların yaşamında müzik ayrılmaz bir parça olmuştur. Geçmişte tedavi amacıyla dahi kullanılan müzik, sporcuların motivasyonuna ve performanslarına dahi etki etmekte ve onların başarısında önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırma müziğin sporcuların performans ve motivasyonlarının üzerindeki etkisinin görülmesi ve anlaşılması amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada araştırmacı tarafından uzman görüşleri doğrultusunda son hali verilen anket formu kullanılmıştır. Form, Sakarya İline bağlı Adapazarı İlçesinin Anadolu Liseleri türünde öğrenim görmekte olan toplam100 sporcuya uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen anket verileri SPSS Programındaki Cross Table (Çapraz Tablo) ile tablolar halinde sunulmuş, alt problemler çerçevesinde yorumlanmış ve sonuçlanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda müziğin genellikle tüm branşlarda kız veya erkek sporcular için performansları ve motivasyonları üzerinde olumlu bir etki oluşturduğu görülmüştür. Çalışma müziğin, ısınma ve spor yapan bireylerin üzerindeki etkisini görmek açısından önem arz etmektedir.

Aktivite performansıBireysel sporlarTematik arkaplan müzik
Serkan Güneş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ezgi ve sözün duygular üzerindeki etkilerinin ayrıştırılarak incelenmesi: Bursa örneği

Yaratımından dinleyiciye ulaşmasına kadar her evresi duygu ile ilişkili olan müzik, tempo, ritim, armoni gibi pek çok öğeye sahiptir. Bununla birlikte günümüzde sıklıkla dinlenilen müzikte söz de çok önemli bir yere sahiptir. Ancak müziğin duygularla ilişkisini inceleyen araştırmaların söz öğesini sıklıkla ihmal ettikleri görülmektedir. Sözün duygusal etkisini ele almış az sayıdaki araştırma çelişkili bulgular sunmuştur. Türkiye literatüründe ise sözsüz ezgi ve sözlü ezginin oluşturduğu duyguları inceleyen bir araştırma ise, ulaşılabildiği kadarıyla, mevcut değildir. Şimdiki araştırma, sözsüz ve sözlü ezgilerin tetiklediği duyguları incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir araştırmadır. Araştırmada orta metronoma ve hüzünlü sözlere sahip olan "Arpada Ektim" ve "İp Attım Ucu Kaldı" isimli türkülerin bölümleri kullanılmıştır. Araştırmaya Bursa'nın İnegöl ilçesinde okuyan 551 lise öğrencisi katılmıştır. Araştırmada, demografik bilgi formu ve 14 maddelik duygu skalasının yanı sıra, Türkiye'deki, geçerlik ve güvenirliği, ulaşılabildiği kadarıyla, ilk kez bu çalışmada yapılan Kutcher Ergenlerde Depresyon Ölçeği de kullanılmıştır. Bulgular, sözsüz ezgilerin olumlu ve olumsuz duyguları bir arada ortaya çıkardığını; sözlü ezgilerin ise sıklıkla olumsuz duygulara yol açtığını göstermektedir. Ayrıca araştırmada sözsüz ve sözlü dinletilerde ortaya çıkan duyguların, cinsiyet, sınıf düzeyi, tercih edilen müzik türü, içinde bulunulan duygu durumu ve depresyon eğilimine göre katılımcılar arasında farklılaşıp farklılaşmadığı sorularına da yanıt aranmıştır. Elde edilen bulgular, amaç ve alt problemler doğrultusunda tartışılmıştır.

DepresyonDuygusal etkiEzgi+7
Samet Planalı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sabâ makam müziğinin theta ve alpha beyin dalgalarına olan etkisi: Bir nexus-4 EEG çalışması

Müzik ve beyin üzerine yapılan disiplinler arası çalışmalarda farklı yöntemlere başvurulmuş ve hepsinin ortak konusu algı olmuştur. Bu araştırmada, farklı bölümlerde okuyan öğrencilere müzik dinletilerek ve anlık EEG çekimi uygulanarak Theta ve Alpha dalgalarında bir değişkenlik olup olmadığı araştırılmak istenmiştir. Araştırma, üç farklı alanda (sayısal, sözel ve müzik) eğitim alan kalıtımcılara,Sabâ makamında bir eser dinletilerek gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerini elde etmek için farklı alanda eğitim alan üniversite öğrencilerine deney aşamasından önce anlık duygu durumlarını ölçen Beck Depresyon Testi uygulanmış, sonra Sabâ makamında eser dinletilerek, Nexus-4 Neurofeedback cihazı ile anlık EEG çekimi yapılmıştır. Uygulama sonunda katılımcıların Sabâ makam müziği hakkındaki yorumları ses kaydına alınmıştır. Araştırmanın sonucunda; Bütün katılımcılar arasında Theta ve Alpha dalgasına bakıldığında, müzik alanında 7 katılımcının, sözel alanda 7 katılımcının, sayısal alanda 5 katılımcının değerlerinde artış, geri kalan katılımcıların değerlerinde ise düşüş görülmüştür. Betimsel olarak yorumlandığında en fazla müzik ve sözel alanındaki katılımcıların değerlerinde artış görülmüştür. Cinsiyet değişkenine göre; erkek katılımcılar arasında Theta ve Alpha dalgasına bakıldığında müzik alanında 4 katılımcının, sözel alanda 4 katılımcının, sayısal alanda 1 katılımcının; kadın katılımcılar arasında Theta ve Alpha dalgasına bakıldığında Sayısal alanda 4 katılımcının, Müzik alanında 3 katılımcının, sözel alanda 3 katılımcının değerlerinde artış, geri kalan katılımcıların değerlerinde ise düşüş görülmüştür. Betimsel olarak yorumlandığında erkek katılımcılar arasında en fazla müzik ve sözel alanındaki katılımcıların, kadın katılımcılar arasında ise en fazla sayısal alanındaki katılımcıların değerlerinde artış görülmüştür. Artan değerlerde katılımcıların dinledikleri müziğe karşı, hayal kurma, rahatlama, beğenme gibi duyguları hissettikleri düşünülmektedir. Düşen değerlerde ise; rahatsız olma, beğenmeme gibi duyguları hissettikleri düşünülmektedir.

AlfaBeyin dalgalarıElektroensefalografi+6
Dilek Deniz Kurşunet
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu düğün eğlencelerinde Köçeklik geleneği

Köçeklik geleneği, Osmanlı dönemi eğlence hayatında önemli bir yere ve işleve sahiptir. Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yaparak Anadolu'nun önemli kültür ve sanat merkezlerinden birisi olan Kastamonu, maddi ve manevi değerlerini koruyarak geçmişten günümüze ulaştıran illerden birisidir. Kastamonu yöresi ve çevresinde günümüzde "köçek" terimi düğün eğlencelerinde profesyonel anlamda davul, zurna ve kemane müziği eşliğinde dans eden, erotizmden ve eşcinsellikten uzak olan kostümünü sadece şovunu sergilerken kullanan, Anadolu eğlence kültürünün bir parçası kabul edilen dansçı erkeklere verilen isimdir. Kastamonu yöresinde "köçek" olarak adlandırılan erkek dansçıların "sünnet düğünlerinde, kahve, kadın ve erkek eğlencelerinde, gelin alma (hak, konvoy, gelin çıkartma) seremonilerinde" dans ettirilmesi önemli bir gelenektir. Köçeklik geleneği Kastamonu kültürünün ve düğün eğlencelerinin ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmektedir. Kastamonu yöresinde sahne sanatlarının en renkli dansçıları olan köçekler tecrübelerini usta çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa devam ettirmişlerdir. Köçekler; dans ettikleri müzikleri ustaca söyleyebilen aynı zamanda davul, kemane, zurna enstrümanlarını da ustalık ile çalabilen birer müzisyenlerdir. Kastamonu yöresinde köçekler aynı ekipte çalıştıkları diğer ekip üyeleriyle de ayrılmaz bir bütündür. Yörede köçeklik mesleği ile ilgilenen kişilere saygı duyulmaktadır. Geçmiş yıllardaki düğün eğlenceleri; popüler kültür, teknolojinin ilerlemesi, köy düğünlerinin azalması, düğün sürelerinin kısalması ve göçler sebebi ile günümüzde önemini yitirmiş olsa da yöredeki köçekler günümüzde düğünlerin neşesi ve eğlencesi olarak kabul edilmektedir. Farklı mesleklere sahip kişiler tarafından köçeklik geleneği kültür olarak benimsenmekte ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir gelenek olarak görülmektedir. Bu çalışma; Kastamonu ilinin zengin kültürünün günümüze aktarımının sağlanması, köçeklik geleneğinin ve köçek takımlarının düğünlerdeki ve toplumdaki yerinin ve sosyal statülerinin ortaya çıkarılması açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmada, Kastamonu köçeklik geleneği hakkında "nitel ve nicel" araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan anket soruları, Kastamonu ilinde ve ilçelerinde yaşayan katılımcılara (n:566); cinsiyet, ikamet, meslek, eğitim ve medeni durum vb. özellikler dikkate alınarak uygulatılmıştır. Anketin "coranbach alfa katsayısı" 86 olarak bulunmuştur. Araştırmanın nitel verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme yardımıyla toplanılmıştır. Köçeklik geleneğini yaşatan ekip üyeleri ve Kastamonu'da yaşayan yerel halktan 53 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır.

DüğünEğlencelerGelenekler+6
Zehra Dinçer
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bulgaristan Ezerçe Köyünden göç eden Türklerin müzik kültürü

Kültürler yaratılmış olan bütün maddi ve manevi değerler bütünü olarak ve bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak olarak tanımlanır. Kültürlerin önemli bir öğesi de müziktir. Halk müziği ve müzik araçları, kültürün maddi ve manevi ürünlerinin ortaya koyulmasına yardımcı olur. Bu yapılan çalışma Bulgaristan'ın Deliorman Bölgesi Razgrad iline bağlı Ezerçe köyünün müzik kültürü üzerine yapılmış bir derleme çalışmasıdır. Ezerçe bölgesinde daha önce herhangi bir derleme çalışması yapılmaması bu çalışmanın önemini arttırmıştır. Yapılan araştırma betimsel bir araştırma olup bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışma yapılan derleme ile elde edilen verilerden oluşmaktadır. Derlemede ilk olarak Ezerçe'nin kendilerine ait eserleri aranmıştır. Derlenen eserler kaynak kişiler tarafından alınarak kaydedilmiş, bilgisayar ortamına aktarılmış ve derlenen eserlerin notası yazılmıştır. Derlenen eserlerin müzikal özellikleri (karar sesi, makamsal dizisi, değiştirici işaretleri, ölçüsü ve temposu) analiz edilerek tablo şeklinde gösterilmiştir. Çalışmanın tamamı üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmada ilk olarak kültür kavramının ne olduğu üzerinde durulmuş, kültürel kimlik ve kültürel bellek kavramlarına değinilmiş ve ardından hem kendi içinde hem de kültürle olan bağlantısı açısından göç kavramına yer verilmiştir. Göç kavramından sonra Bulgaristan'dan Türkiye'ye 93 Muhaceretinden 1989 yılına kadar yapılan göçlerden bahsedilmiştir. Toplamda 9 adet türkü derlenmiştir. Derlenen bu 9 adet türkünün notasyonları ve derlenmiş olan türkülerin müzikal analiz tabloları ile birlikte makamsal olarak ve ritmik olarak benzerlikler ortaya konulmuştur.

BulgaristanDeliormanDerleme+5
İlker Kapancıgil
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
11
Master'sOpen AccessTR

Necati Bey'in Osmanlı Türkçesi "Notalı Yeni Çocuk Şarkıları: İlk Mektep 1 ilâ 5 Sınıf" kitabının günümüz Türkçesine aktarılması ve analizi

Harf inkılabı öncesinde Osmanlı Türkçesi ile yazılmış birçok eser bulunmaktadır. Bu eserlerden bazılarının günümüz Türkçesine aktarımı yapılmışken bazıları ise hala aktarılmayı beklemektedir. Bu eserlerin geçmişe ışık tutması ve geleceğe yön vermesi açısından oldukça değerli olduğu düşünülmektedir. Cumhuriyetimizin başlangıç yıllarında yazılmış, çocuk şarkıları üzerine belli başlı kitaplar bulunmaktadır. Bu kitaplardan biri de Milli Kütüphane'de bulunan 1928 yılında basılmış "EHT 1947 A 73" yer numaralı Necati Bey'e ait olan "Notalı Yeni Çocuk Şarkıları: İlk Mektep 1 ilâ 5 Sınıf" isimli kitaptır. Bu kitabın içerisinde bestesi Necati Bey'e ait 72 adet çocuk şarkısı bulunmaktadır. Bu 72 adet şarkının ton, ritim, form, konu, ses sınırları, çok seslilik ve güftekâr gibi unsurlar üzerinden analizi yapılmış ve yorumlanmıştır. Bu araştırma Necati Bey'in müzik tarihimizde çocuk şarkıları bestecisi olarak kazandırılmasının yanında bestelerinin de çocuk şarkıları repertuvarına kazandırılması amaçlanmıştır. Bu araştırma Osmanlı Türkçesi ile yazılmış olan kitabın, müzik eğitiminde kullanılması, dönemin müzik eğitimi anlayışını ortaya çıkartması ve o döneme ait çocuk şarkıları kitapları üzerine yapılacak olan çalışmalara katkıda bulunması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada tarihsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler doküman inceleme tekniği ile toplanmıştır. Evrenin tamamına ulaşılan bu çalışmada örneklem yoluna gidilmemiştir. Sonuç olarak, şarkıların dönemin müzik öğretim programındaki, müzik öğretimine ilişkin talepleri karşıladığı görülmüştür ve şarkıların büyük bir bölümünün dönemin ilkokul müzik eğitiminde kullanılabilecek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca eserlerden birinin çocuk şarkısı olmadığı birinin de Necati Bey'in kendi bestelediği İstiklal Marşı olduğu görülmüştür.

Müzik eğitimiMüzik tarihiNecati Bey+3
Barış İpekçiler
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Müsahipzade Celal Efendi'nin "İstanbul Efendisi" opereti özelinde Osmanlı'da operetin gelişimi

Sahne sanatında operet formu; operaya göre daha eğlenceli ve hafif olarak sergilenen konuşmalı – şarkılı sahne eseridir. Operadan farklı olarak, metni halkın seveceği güncel olaylardan oluşur. Operet ilk defa, XVIII. yüzyıl başlarında İngiltere'de Ballat Opera biçiminde ortaya çıkmıştır. 1928'de sahnelenen "Dilenci Operası", konusunun eğlenceli olması, müzik ve konuşma ögelerinin klasik opera formundan farklı olması nedeniyle ilk operetlerden biri olarak sayılmaktadır. XIX. yüzyılda komik opera adı altında toplanan müzikli oyun türleri, İtalyancada "küçük opera" anlamına gelen operet sözcüğü ile adlandırıldı. Bu araştırma, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde, batılılaşma hareketleri sayesinde ülkemize gelen operet müziğinin, Türk müziği ile harmanlanarak ortaya çıkarılmış ürünlerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için, Müsahipzade Celal Efendi'ye ait "İstanbul Efendisi Opereti" müzikal olarak incelenerek orijinal metni Osmanlı Türkçesi olan operetin sözleri latin harflerine çevrilmiştir. Araştırma bu yönüyle, hem müzikal yapı analizi hem de günümüz alfabesi ile yazımı sayesinde, unutulmaya yüz tutmuş Türk operetlerinin gün yüzüne çıkarılması ve Türkiye'deki operet sanatının göz önüne serilmesi açısından önemli görülmektedir. Eserin müzikleri oyunun yazıldığı dönemden iki asır öncesine ait Türk Makam Müziği eserlerinden derlenmiştir. Eserlerin bestecileri hakkında bilgiye ulaşılamamıştır. Bu nedenle "İstanbul Efendisi Opereti"nin notaları, orijinal metne sadık kalınarak Türk müziği çalgılarından olan "kanun" ile çalınarak seslendirilmiş ve arşivlenmiştir. Araştırma, Betimsel Tarama Modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, Müsahipzade Celal Efendi'ye ait "İstanbul Efendisi Opereti"nin müzikal olarak incelenmesi yoluyla Osmanlıda operet müziğinin gelişimini göz önüne sermektir. Evrenin tamamına ulaşıldığı için örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada, operet metninin ve notalarının analizi sayesinde Türk makam müziğinin, Batılı bir form olan operet formunda kullanıldığı saptanmıştır. Eser; üvertür ile başlayıp sırasıyla koro, solo ve koro bölümlerinin akabinde 3 perde olarak icra edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Operet, Osmanlı'da Operet, İstanbul EfendisiOpereti,Müsahipzade Celal Efendi.

Musahipzade CelalMüzikMüzik eserleri+4
Ahmet Ünlü
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors