Theses supervised by Prof. Dr. Niyazi Özdemir

11 theses · Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Ti6Al4V alaşımı yüzeyinde hidrotermal yöntemi ile hidroksiapatit (HAP) oluşturulması

Titanyum ve alaşımlarının yapısal özelliklerinden dolayı çoğu metallere göre birçok avantajları vardır. Özellikle sağlık, otomotiv ve havacılık gibi önemli alanlarda büyük ilgi görmeleri nedeniyle son yıllarda daha yaygın kullanılmaktadır. Titanyum kullanım oranının birçok alanda artması, bu alaşım ile ilgili araştırmaları ve deneysel çalışmaların artmasını sağlamıştır. Titanyum ve alaşımlarının yüzeylerine yapılan kaplamalar malzemeyi çevresel etkilere karşı korumakta ve mukavemetini arttırmaktadır. Bu tez çalışmasında altı adet Ti6Al4V alaşımı yüzeyinde hidrotermal yöntemi ile hidroksiapatit oluşturulmuştur. Ti6Al4V alaşımlarının yüzeyleri zımparalama yöntemi kullanarak ön işlem uygulanmıştır. Elde edilen numuneler, hidroksiapatit yöntemlerinden biri olan hidrotermal yöntem kullanılarak yüzey kaplaması yapılmıştır. Yüzey kaplaması yapılırken her numune için farklı sıcaklık ve zaman değeri uygulanmıştır. Altı numune iki gruba ayrılarak deneysel çalışma yapılmıştır. İlk gruptaki üç numune 180°C'de sırasıyla 18, 24 ve 30 saat ısıl işlemde bekletilmiştir. İkinci gruptaki üç numune 200°C'de sırasıyla 18, 24 ve 30 saat ısıl işlemde bekletilmiştir. Elde edilen numunelerin mikroyapı incelemeleri için Taramalı Elektron Mikroskop, X ışınları Kırınımı ve Atomik Kuvvet Mikroskobu cihazları kullanılmıştır. Her numunenin analiz sonuçları karşılaştırılarak sıcaklık ve zaman parametresinin etkisi incelenmiştir.

HidroksiapatitlerHidrotermalTitanyum alaşımları
Kübra Yaman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ti6al4v/ti6al7nb alaşımlarının grafen katkılı hidroksiapatit biyomalzeme ile kaplanması

Bu çalışmanın amacı Ti6Al4V/Ti6Al7Nb alaşımları yüzeyinde Grafen Nano Sheets (GNS) ve Nano-Hidroksiapatit (nHA) hibrit kompozit yapı elde etmek ve kaplamaların morfolojik, kimyasal ve mekanik özelliklerini araştırmaktır. Bu çalışmada, Ti6Al4V/Ti6Al7Nb alaşımları yüzeyi üzerindeki grafen / nano-hidroksiapatit (nHA) hibrit nanokompozitler hidrotermal (HT) yöntemi ve plazma elektrolitik oksidasyon (PEO) yöntemi kullanılarak iki farklı yöntemle tek aşamalı olarak kaplanmıştır. Numuneler Ti6Al4V alaşımı için 25x25x3 mm3 ve Ti6Al7Nb alaşımı için 25x25x4,1 mm3 kalınlıkta kesilmiş ve yüzeylerdeki doğal oksit tabakalarının giderilmesi için öncelikle Ti6Al4V/Ti6Al7Nb alaşımlarının yüzeyleri 240-1200 mesh SiC zımpara kâğıdı kullanılarak parlatıldı ve ultrasonik olarak saf su ile temizlendi. Hidrotermal reaksiyon 200 °C'de 220 bar basınç altında 24 saatlik sürede, katkısız HA ve ağırlıkça %1,%3,%5 ve %7 GNS katkılı olacak şekilde gerçekleştirildi. PEO ise %10 Duty Cycle, 500 pozitif Voltaj ve -100 negatif voltaj da bipolar mod kullanılarak 10 dakika süre ile 1000, 1500 ve 2000 Hz frekanslarda katkısız HA, ağırlıkça %0,5, %1 ve % 1,5 GNS katkılı olacak şekilde gerçekleştirildi. Yüzey kaplamaları gerçekleştirilen yüzeylerin kristolografik özellikleri XRD analizi, fonksiyonel grupları ATR-IR ile elemental analizi ise EDS analizi ile belirlendi. Yüzey morfolojik özellikleri AFM ve SEM analizleri kullanılarak incelendi. Kaplamaların in-vitro korozyon testleri ile korozyon dirençleri incelendi. Her iki yöntemle elde edilen kaplamalar detaylı olarak incelenerek kaplama özelliklerinin parametrelere ve kaplama yöntemlerine bağlı olarak değişimleri kıyaslanmıştır. Analiz sonuçları, nHA-Grafen kompozitlerinin her iki yöntemlede Ti6Al4V/Ti6Al7Nb numuneleri yüzeyinde başarılı şekilde kaplamalar elde edildiğini gösterdi. XRD ve ART-IR analizleri yüzeylerde HA ve GNS varlığını kanıtladı. SEM analizi ve AFM analizi ile yüzeylerde elde edilen gözenekli ve pürüzlü yüzey kaplamaları görüldü. Artan frekans ve GNS katkı oranına bağlı olarak kaplama kalınlığı artmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde GNS katkılanması ile kaplamaların mekanik ve kimyasal özelliklerinin geliştirildiği özellikle PEO yöntemi ile üretilen kaplamalarda yüzey sertliklerinin GNS katkısız kaplamalara göre önemli oranda artmıştır. Kaplamalarda GNS katkısı ile korozyon dayanımlarının ve yüzey pürüzlülüklerinin de arttırıldığı görüldü. Ayrıca korzoyon deneyleri sırasında SBF içerisinde 36,5 °C'de bekletilen yüzeylerde kemik benzeri apatit oluşumu gözlemlenmiş ve biyoaktivitif bir yüzey elde edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde GNS katkılı nHA hibrit kompozit kaplamaların biyomedikal alanlarda kullanılması konusunda önemli sonuçlar elde edilmiştir.

Kompozit malzemelerMetal malzemelerSeramik kaplama malzemeleri+2
Oktay Yiğit
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Az31 magnezyum alaşımının tıg kaynağı ile birleştirilebilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, AZ31 magnezyum alaşımı çifti TIG kaynak yöntemi ile farklı koruyucu gaz atmosferi ve farklı akım değerlerinde birleştirildi. Koruyucu gaz olarak Argon, Helyum, Argon-Helyum gaz karışımı kullanıldı. Kaynaklı birleştirmeler bu koruyucu gaz atmosferleri altında 130 A, 140 A, 150 A, 160 A akım değerlerinde gerçekleştirildi. Kaynak edilen numunelerin kaynaklı birleştirme bölgelerinin mikro yapıları optik mikroskop (OM), taramalı elektron mikroskobu (SEM), ve enerji dağılımlı X-ışınları (EDS) yöntemleriyle incelendi. Kaynaklı birleştirmelerin mekanik dayanımları mikro sertlik ölçümleri ve çekme testi ile tespit edildi. Yapılan incelemelerde, farklı koruyucu gaz ve ısı girdisi değişimine göre farklı mikroyapıların oluştuğu tespit edildi. Isı girdisi arttıkça kaynak bölgesi genişliğinin ve tane boyutunun arttığı görüldü. En yüksek mikro sertlik değeri argon koruyucu gaz atmosferi altında 130 A akım değerinde kaynak edilen numunede 60 HV olarak ölçüldü. En yüksek çekme dayanımı değeri 130.19 N/mm2 olarak Helyum koruyucu gaz atmosferi altında 130 A akım değerinde kaynak edilen numunede ölçüldü. Düşük ısı girdileriyle kaynaklı birleştirmeleri yapılan numunelerin ortalama çekme dayanımı değerlerinin genelde yüksek olduğu tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Magnezyum Alaşımları, AZ31, TIG Kaynağı, Koruyucu Gaz, Çekme Dayanımı, Mikrosertlik.

Tarık Selçuk Şeker
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

TM yöntemiyle üretilmiş alüminyum esaslı SiCp takviyeli kompozit ile 304 paslanmaz çeliğin sürtünme kaynağıyla birleştirilebilirliğinin araştırılması

Kompozit malzemeler, şekil ve kimyasal bileşimleri farklı ve birbiri içerisinde pratik olarak çözünemeyen iki veya daha fazla sayıda makro bileşenin kombinasyonundan oluşan malzemeler şeklinde tanımlanabilir. MMK malzemeler, karıştırma, mekanik alaşımlama, döküm, infiltrasyon, vb. birçok yöntemle üretilebilmektedir. Her ne kadar döküm yöntemi ucuz olması sebebiyle tercih edilse de, bu yöntemde takviye elemanlarının matris içerisinde homojen dağıtılması zordur. Fakat bir katı hal işlem tekniği olan toz metalurjisi tekniklerinden karıştırma ve mekanik alaşımlama yöntemlerinde bu problemlerin ortadan kaldırılması mümkün olmaktadır.Pek çok sahada geniş bir uygulama alanına sahip ve farklı üretim metotları ile üretilen MMK' lerin birleştirilmesinde güvenle kullanılacak birleştirme tekniklerinin belirlenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, farklı özelliklere sahip malzemelerin geleneksel ergitme kaynak yöntemleri ile birleştirilmesinde çeşitli problemlerle karşılaşılmakta ve bilhassa kompozit malzemelerin diğer metallerle birleştirilmesini neredeyse imkânsız kılmaktadır. Bu malzemelerin ergitme kaynak yöntemleri ile birleştirilmesinde ortaya çıkan olumsuzlukları minimize etmek için, birleştirilecek parçaların şekil ve boyutları uygun ise ergitme olayının olmaması, çok daha az kaynak hatası içermesi ve kaynak sonrası daha az iç gerilmeler oluşturması nedeni ile katı hal kaynak tekniklerinden biri olan sürtünme kaynak yöntemi büyük avantaj sağlamaktadır.Bu çalışmada, Al matrisli SiCp takviyeli ve Cu ilaveli metal matrisli kompozit toz metalurjisi yöntemiyle üretilmiştir. Üretilen bu malzeme sürtünme kaynak yöntemiyle farklı özelliklere sahip AISI 304 östenitik paslanmaz çelikle birleştirilmiştir. Kaynaklı birleştirmelerde; devir sayısı, sürtünme basıncı, sürtünme süresi, yığma basıncı ve yığma süresi gibi parametreler, belirli aralıklarda değiştirilerek, farklı mekanik ve mikroyapı özelliklerine sahip birleştirmeler elde edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, üretim ve işlem parametrelerinin birleşme kalitesi üzerinde önemli rol oynadığı ve östenitik paslanmaz çelik ile Al matrisli MMK' lerin sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilmesinde, takviye elemanı olarak kullanılan SiCp partikül boyutu ve hacim oranının bağlantı mukavemeti üzerine olan etkisi tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, uygun devir sayısı, sürtünme basıncı ve sürtünme süreleri kullanılarak kaynak kalitesini artırmak mümkün olabilmektedir.Bu çalışmanın ilk bölümünde konuya giriş yapılmış, ikinci bölümde konunun literatürdeki yeri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde kompozit malzemeler, üretim yöntemleri ve birleştirme yöntemlerinden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde deneysel çalışmalar, beşinci bölümde deney sonuçları sunulmuştur. Altıncı ve son bölümde genel sonuçlar verilmiştir.

Metal matrisli kompozitlerPaslanmaz çelikSürtünme kaynağı+1
Zülküf Balalan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürtünme kaynağı ile birleştirilmiş aısı AISI 1040/AISI 304L çelik çiftinin elektrokimyasal korozyon davranışının araştırılması.

Gelişen malzeme teknolojisi ile birlikte; geleneksel kaynak yöntemleri ile birleştirilmesi güç ve problemli olan, özellikle uzay, savunma sanayisi ve otomotiv endüstrisi gibi yaygın alanlarda kullanılan farklı özelliklere sahip orta karbonlu çelikler ile paslanmaz çelikler, yeni ve otomasyona elverişli olan sürtünme kaynak (SK) yöntemi ile birleştirilebilmektedir.Bu çalışmada, farklı özelliklere sahip AISI 1040 ve AISI 304L ostenitik paslanmaz çelik sürtünme kaynağı yöntemiyle ile birleştirilmiştir. Kaynaklı birleştirmelerde; dönme hızı (devir sayısı), sürtünme basıncı ve sürtünme süresi gibi parametreler, ilgili literatür ışığında belirli aralıklarda değiştirilerek, farklı mekanik ve mikroyapı özelliklerine sahip birleştirmeler elde edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, işlem parametrelerinin birleşme kalitesi üzerinde önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Farklı özelliklere sahip orta karbonlu çelik ile düşük karbonlu ostenitik paslanmaz çelik alaşımlarının sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilmesinde, uygun devir sayısı, sürtünme basıncı ve sürtünme süreleri kullanılarak kaynak kalitesini artırmak mümkün olabilmektedir.Bu çalışmanın birinci bölümünde konuya giriş yapılmıştır. İkinci bölümde güncel literatürlerden örnekler verilerek yapılan çalışmaların amaçlarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümünde katı hal kaynak yöntemlerinden bahsedilmiş, paslanmaz çelikler ile ostenitik paslanmaz çelikler tanıtılmış ve korozyon hakkında geniş bilgiye yer verilmiştir. Dördüncü bölümde deneysel çalışmanın yöntemi ve deneylere hazırlık aşamaları ele alınmıştır. Beşinci bölümünde deneysel çalışmalar detaylı olarak incelenirken, deney sonuçları irdelenmiştir. Altıncı ve son bölümde çalışma sonunda elde edilen genel sonuçlar ve öneriler verilmiştir.

Kaynak teknolojisiKorozyonSürtünme
İhsan Kırık
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürtünme kaynağı ile birleştirilmiş AISI 2205/AISI 1020 malzeme çiftinin mikroyapı ve yorulma davranışının araştırılması

Farklı bileşime sahip iki metalik malzemenin geleneksel ergitme yöntemleri ile birleştirilmesi güç ve problemlidir. Ayrıca, metalik malzemelerin ergitme kaynak yöntemleri ile birleştirilmesi durumunda, birleşme bölgesinde meydana gelen yapısal değişim ve işlem şartlarına bağlı olarak malzeme ve yerel geometrik etkilerin oluşturduğu süreksizliklerde meydana gelen yüksek gerilmeler, kaynaklı bağlantıların hasar sürecinde önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte kaynaklı bağlantılarda oluşan hasarlar incelendiğinde, büyük çoğunluğunun yorulma zorlanmaları ile kaynak bölgesinden başlayarak meydana geldiği bilinmektedir. Bu nedenle kaynaklı bağlantıların yorulma dayanımlarının tespit edilip uygun parametrelerle imalat yapılması özel önem arzetmektedir.Bu çalışmanın hedefi; kendi sınıfında en yaygın kullanım alanına sahip AISI 2205 dubleks paslanmaz çelik ile kaynak kabiliyeti yüksek ve aynı zamanda uygun fiyat avantajı sunan düşük karbonlu AISI 1020 çelik çifti farklı işlem parametreleri kullanılarak katı hal kaynak yöntemlerinden biri olan sürekli tahrikli sürtünme kaynağı ile birleştirilmiştir. Elde edilen bu kaynaklı bağlantılara döner eğmeli yorulma testi ve çekme testi uygulanarak hasar süreçlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, kaynaklı bağlantıların hasar sürecinde ortaya çıkan olumsuzlukları minimize etmek için gerekli işlem parametreleri optimize edilmiştir. Mikroyapı ve mekanik test sonuçları, literatür ışığında değerlendirilerek üretim parametrelerinin bu iki malzeme çiftinin sürtünme kaynağı ile birleştrilebilirliği üzerine olan etkileri incelendiğinde; uygun seçilmiş devir sayısı, sürtünme basıncı ve sürtünme süreleri kullanılarak kaynak kalitesini artırmak mümkün olabilmektedir.Bu çalışmanın birinci bölümünde konuya giriş yapılmıştır. İkinci bölümde güncel çalışmanın literatürdeki yeri ve öneminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde sürtünme kaynak yöntemi, paslanmaz çelikler ve metalik malzemelerde yorulma olayı hakkında genel bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde deneysel çalışma yöntemi ele alınmıştır. Beşinci bölümde deneysel çalışma sonuçları incelenmiş ve yorumları yazılmıştır. Altıncı bölümde genel sonuçlar ve öneriler verilmiştir.

Düşük karbonlu çelikMikroyapıPaslanmaz çelik+2
Serdar Mercan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ferritik paslanmaz çeliğin kendi kendine ilerleyen yüksek sıcaklık sentezlenmesi yöntemiyle (SHS-KKIYSS) Ni3Al metallerarası bileşiğin kaplanması

Bu çalışmada, AISI 430 Ferritik Paslanmaz Çelik numuneler (SHS: Self Propagating High Temperature Synthesis) Kendi kendine İlerleyen Yüksek Sıcaklık Sentezlemesi (KİYSS) yöntemiyle Ni3Al metallerarası bileşiği ile kaplanarak işlem parametrelerinin ara yüzey mikro yapısı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ni ve Al tozları (ağırlıkça % 87 Ni ve % 13 Al) olacak şekilde tartılmış ve homojen bir karışım elde etmek için, içerisinde 12 mm çapında seramik bilye olan mekanik bir karıştırıcıda, 16 devir/dk ile 24 saat süreyle karıştırılmıştır. Karıştırılan tozlar daha sonra 12 mm çapında 10 mm kalınlığında paslanmaz çelik numuneler üzerine 1 mm kalınlığında 150, 200, 250 ve 300 MPa' lık basınçlar altında soğuk kompaktlanmıştır. Kompaktlanan numuneler, ön tavlama yapılmaksızın argon atmosferli bir odacıkta, üzerlerinde 40 N' luk bir kuvvet uygulanarak ısıtılmış ve ateşlenmişlerdir. Daha önce yapılan çalışmalarda, ateşleme ve yanma ile eş zamanlı olarak oluşan Ni3Al tabakasının paslanmaz çelik yüzeyine tutunamadığı görüldüğünden, ateşlenen numuneler, pozisyonları değiştirilmeksizin 1000 ve 1100 C sıcaklıklarda 45 dakika süreyle difüzyon işlemine tabi tutulmuşlardır. Bu çalışmanın birinci bölümünde konuya giriş yapılmıştır. İkinci bölümde temel bilgiler sunuldu. Üçüncü bölümde deneysel çalışmanın yöntemine yer verildi, dördüncü bölümde ise deney sonuçları verildi. Beşinci ve son bölümde çalışma sonunda elde edilen genel sonuç ve öneriler verildi. Anahtar Kelimeler: SHS, Ni3Al, kaplama, intermetalik.

Mustafa Beken
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Keban baraj gölünde yaşayan Barbus rajanorum mystaceus (Heckel, 1843), Capoeta trutta (Heckel, 1843) ve Leuciscus cephalus orientalis (Nordmann, 1840) tür ve alttürlerinin Biyo-ekolojik özelliklerinin belirlenmesi

Ill ÖZET Doktora Tezi KEBAN BARAJ GÖLÜNDE YAŞAYAN BAR8US BAJANOHUN NYS7ACEUS (HECKEL, 1843),£Mtf» WSIfTTa (HECKEL, 1843) VE LEUCISCUS CEPHALUS ORIENTAUS (NORDMANN, 1840) TÜR VE ALTTÜRLERİNİN BİO- EKOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ Erdal DUMAN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Anabilim Dalı 1993, Sayfa :85 Keban Baraj Gölünde yaşayan Bsr&us rajsmrum mgstsceus (Heckel,1843)" CapoeU iratta (Heckel,1843), iâmscus ctphslm ûriâ/tt&lis (Nordmann,1840) tür ve alttürlerinin bio-ekolojik özelliklerini tespit etmek amacıyla, Eylül 1991- Ağusto3 1993 tarihleri arasında toplam i 265 balık yakalanmış ve incelenmiştir. İncelenen 1265 balığın %44.19'nu Bsr&u$ rsjanormt mystscem, ^39.84'nü C&pöeis //'tf#Anahtar Kelime: Balıklar = Fishes ; Barbus rajanorum mystaceus = Barbus rajanorum mystaceus ; Cinsel olgunluk = Sex maturation ; Elazığ = Elazığ ; Keban Baraj Gölü = Keban Dam Lake ; Yaş kompozisyonu = Age composition

BalıklarBarbus rajanorum mystaceusCinsel olgunluk+3
Erdal Duman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

Biyomedikal uygulamaları için biyodielektrik kapasitör üretilmesi ve dielektrik özelliklerinin geliştirilmesi

Tez çalışmasında, nanoyapılı hidroksiapatit biyoseramik malzemeler ve ince film kaplamaları Ti-6Al-7Nb altlık üzerine hidrotermal metot yönetimiyle yapılmıştır. Hidroksiapatit filmleri üretim şartlarına ve katkı malzemesine bağlı olarak büyütüldü. Katkı malzemesi olarak stronsiyum (Sr), çinko (Zn) ve nikel (Ni) kullanıldı. Hidroksiapatit filmleri 10, 16 ve 22 saat büyütme zamanları için Ti-6Al-7Nb altlığı üzerinde büyütüldü. Üretilen filmlerin dielektrik özellikleri, yapısal özellikleri ve kimyasal kompozisyonları araştırıldı. Malzemelerin yapısal, kimyasal ve dielektrik özellikleri, sırasıyla, taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve FT-IR analizi ve empedans spektroskopisi ile incelendi. FT-IR analizlerinde titreşim piklerinin şiddetlerindeki değişim kalsiyum eksikliği oluşturarak yapılan katkılamanın gerçekleştiğini doğrulamaktadır. Ti-6Al-7Nb/biyoseramik/ Ti-6Al-7Nb kapasitörlerinin kapasitans, empedans, iletkenlik ve dielektrik özellikleri 1kHz-20MHz frekans aralığında araştırldı. HA esaslı Zn, Sr, Ni katkılı/Ti-6Al-7Nb kapasitörlerin Cole-cole eğrilerinin yarım daire ve B(S)-G(S) eğrilerinin tam daire şeklinde çıkması bu malzemelerin dış etkiyle dielektrik polarizasyona sahip olduğunu göstermektedir. Üretilen biyoseramik malzemelerin katkılama ve reaksiyon sürelerine bağlı olarak, malzemelerin dielektrik özelliklerini değiştirdiği görülmüştür. Sonuç olarak, tez çalışamında elde edilen kapasitans, empedans ve dielektrik özelikler, Ti-6Al-7Nb/ biyoseramik / Ti-6Al-7Nb yapıların biyodielektrik sensör olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

BiyoseramiklerHidroksiapatit seramikKompozit malzemeler+1
Ayşegül Dere
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

SHS yöntemiyle üretilmiş metalik biyomalzemelerin üretimi ve karakterizasyonu

SHS yöntemiyle üretilen NiTi alaşımı korozyon performansı ve biyouyumluluğu nedeniyle biyomalzeme olarak kullanılmaktadır. NiTi'nin korozyon direnci ve biyolojik özellikleri hidroksiapatit kaplama yapılarak geliştirilebilinir. Bu tez çalışmasında NiTi alaşımları hidrotermal yöntem kullanılarak hidroksiapatit kaplanmıştır. Yüzey kaplaması için farklı sıcaklık ve bekleme süreleri tercih edilmiştir. İlk gruptaki NiTi alaşımları 180˚C sıcaklıkta 24 ve 30 saat bekletildi. İkinci gruptaki NiTi alaşımları 200˚C sıcaklıkta 24 ve 30 saat bekletildi. NiTi alaşımlarının mikroyapı incelemeleri için Taramalı Elektron Mikroskop ve Enerji Dağılımlı X-ışınları Spektroskopisi kullanılmıştır.

Malzeme üretimi
Emre Gök
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Dielektrik uygulamalar için poliviniliden florür (PVDF) tabanlı nanokompozitlerin şekil hafıza özelliklerinin geliştirilmesi

Günümüz teknoloji koşullarında kullandığımız geleneksel malzemelerin yüksek maliyet, termal kararsızlık, kötü mekanik dayanım, düşük korozyon direnci ve düşük elektriksel iletkenlik, toksisite gibi olumsuz özelliklerinin ortadan kaldırılması ve ihtiyaçlara cevap verebilmesi amacıyla, nano boyutlarda malzemelere yeni özelliklerin kazandırıldığı nanokompozit malzemeler geliştirilmektedir. Poliviniliden florür (PVDF), çok fonksiyonlu özelliklere sahip en önemli floropolimerlerden biridir ve piezoelektrik, piroelektrik, ferroelektrik ve dielektrik alanlarda kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Ancak PVDF'ün şekil hafıza özelliklerinin incelenmesi ile ilgili sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. PVDF'ün fonksiyonel özellikleri, kimyasal işlevsellik ve yüzey özelliklerinin geliştirilmesi için nano boyutlu dolgu elemanları ile özellikleri iyileştirilerek kullanım verimliliğinin arttırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tez çalışmasında, dielektrik uygulamalarda sıklıkla kullanılan, PVDF'ün eksikliklerinin üstesinden gelmek ve yüksek performans özelliklerini geliştirmek için PVDF matris içine farklı oranlarda nanopartiküllerin (ZnO, TiO2, Fe3O4,HAp, GO) eklenmesiyle üretilen nanokompozitlerin şekil hafiza özelliklerinin (şekil kararlılığı (Rf) ve şekil hatırlama oranları (Rr)) geliştirilmesi amaçlanmıştır. PVDF ve PVDF matrisli nanokompozitler çözelti döküm yöntemi kullanılarak hazırlanmıştır. Üretilen polimer nanokompozitlerin yapısal, kimyasal, morfolojik ve termal özellikleri XRD, FTIR, UV, SEM, EDX, TGA/DTA ve DSC gibi yöntemlerle karakterize edilmiştir. Dielektrik özelliklerin incelenmesinde dielektrik spektroskopi yöntemi kullanılmış, şekil hafıza testlerinde ise sıcaklığa bağlı olarak şekil kararlılığı (Rf) ve şekil hatırlama (Rr) oranları bükülme testleri ile belirlenmiştir. PVDF nanokompozitlerin, α fazından β fazına geçiş sergilediği ve kristalitesinin dolgu oranının artmasıyla arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, nanopartiküllerin PVDF matrisinin dielektrik özelliklerini ve AC iletkenlik özelliklerini iyileştirdiği belirlenmiştir. PVDF ve PVDF kompozitlerinin, sıcaklığa bağlı olarak şekil hafıza özelliği (Rf ve Rr'nin ortalama %90'dan fazla) gösterdiği ise bükülme testleri ile kanıtlanmıştır.

Melek Güner
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00

Other supervisors