Theses supervised by Prof. Dr. Sevilay Hintistan

13 theses · Karadeniz Technical University

Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım hemşirelerinin ölüme karşı tutumlarının ölmekte olan hasta bakımı üzerine etkisinin belirlenmesi

Araştırma, yoğun bakım hemşirelerinin ölüme karşı tutumlarının ölmekte olan hasta bakımı üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın örneklemini Sağlık Bilimleri Üniversitesi Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kaşüstü Kampüsü'nde erişkin yoğun bakım ünitelerinde çalışan 80 hemşire oluşturdu. Veriler, araştırmacı tarafından "Kişisel Bilgi Formu", "Ölüme Karşı Tutum Ölçeği (ÖKTÖ)" ve "Frommelt Ölmekte Olan Hastanın Bakımına İlişkin Tutum Ölçeği (FATCOD)" kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, Student's t-testi, tek yönlü varyans analizi, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis varyans analizi, Post-Hoc analizi ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Araştırmada, yoğun bakım hemşirelerinin ÖKTÖ toplam puan ortalamasının 116.23±16.33 olarak belirlenmesi ile ölüme karşı tutumlarının orta düzeyde olumlu olduğu saptandı. Hemşirelerin ÖKTÖ alt boyutlarından en fazla "tarafsız kabullenme ve yaklaşım kabullenme" (63.88±8.71); en az "kaçış kabullenme" (18.63±5.66) tutumunu benimsedikleri ve bu alt boyutlarda ölüme karşı olumlu tutumlarının orta düzeyde olduğu belirlendi. Cinsiyet ve yaşam sonu bakım bilgisi/eğitimi almanın, hemşirelerin ölüme karşı tutumlarını anlamlı olarak etkilediği bulundu (p<0.05). Yoğun bakım hemşirelerinin FATCOD puan ortalamasının 100.30±9.31 olarak belirlenmesi ile ölmekte olan hastanın bakımına ilişkin tutumlarının orta düzeyde olumlu olduğu saptandı. Eğitim düzeyinin hemşirelerin ölmekte olan hastanın bakımına ilişkin tutumlarını anlamlı olarak etkilediği bulundu (p<0.05). Yoğun bakım hemşirelerinin FATCOD ile "tarafsız kabullenme ve yaklaşım kabullenme" alt boyut puan ortalamaları arasında pozitif yönde zayıf düzeyde (r=0.282, p=0.011); FATCOD ile "ölüm korkusu ve ölümden kaçınma" alt boyut puan ortalamaları arasında negatif yönde zayıf düzeyde anlamlı ilişki olduğu belirlendi (r=-0.290, p=0.009). Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, araştırmacı tarafından yoğun bakım hemşirelerinin ölüme ve ölmekte olan hasta bakımına ilişkin olumlu tutumlarını arttırmak için önerilerde bulunuldu.

Hasta bakımıHemşirelerHemşirelik+5
Duha Çavuş
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kronik obstrüktif akciğer hastalarında noktürnal bacak krampları ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Araştırma, KOAH hastalarında noktürnal bacak krampları ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla kontrollü tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın örneklemini kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan 215 hasta (KOAH grubu) ile solunum sistemine ait kronik hastalığı olmayan 215 hasta (kontrol grubu) olmak üzere toplam 430 hasta oluşturdu. Araştırmanın verileri 30.10.2018-11.09.2019 tarihleri arasında "KOAH Grubu Hasta Bilgi Formu, Kontrol Grubu Hasta Bilgi Formu, Boy Ölçerli Baskül, Mezur, Kaliper, Modified British Medical Research Council Dispne Skalası, Pulse Oksimetre, Noktürnal Bacak Krampı Değerlendirme Formu, Vizüel Analog Skala ve Charlson Komorbidite İndeksi" kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde, ortalama, standart sapma, ortanca Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk, Ki-kare, Fisher's Exact, Mann-Whitney U, bağımsız gruplarda t testi ve Binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Kronik obstrüktif akciğer hastalarında noktürnal bacak krampı yaşama sıklığı %40.9, kontrol grubunda %21.9 olarak bulundu (p<0.05). Kronik obstrüktif akciğer hastalarında noktürnal bacak kramplarının yüksek olduğu ve kontrol grubuna göre yaklaşık iki buçuk kat daha fazla noktürnal bacak krampı gelişimi açısından risk altında oldukları belirlendi (p<0.05). Kronik obstrüktif akciğer hastalarında noktürnal bacak krampı gelişimini etkileyen/tetikleyen faktörlerin, "düşük triseps deri kıvrım kalınlığı, düşük üst orta kol çevresi, düşük üst orta kol kas alanı, özel beslenme tedavisi, diyabetik diyet, yağdan fakir diyet, süt ve et grubu besinleri hiç tüketmeme, komorbidite, komorbidite nedeniyle ilaç kullanma, koroner arter hastalığı ve diyabet olma, betabloker ilaç, antidiyabetik ilaç ve insülin kullanıma, yüksek kan kreatin düzeyine sahip olma, uyurken pike kullanma, uyurken üç ve daha fazla yastık kullanma, metilksantin kullanma, ilaçları sadece sıkıştığında ve akşam saatlerinde kullanma" olduğu saptandı (p<0.05). Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmacı tarafından KOAH hastalarında noktürnal bacak kramplarının gelişiminde ekili olan faktörlerin değerlendirilmesi ve bu faktörlerin kontrol edilmesine yönelik önerilerde bulunuldu.

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifBacak+3
Burcu Çuvalci
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Robotik kedi ve betta balık terapilerinin hemodiyaliz hastalarında fizyolojik ve psikolojik etkilerinin incelenmesi

Pet terapinin hemodiyaliz hastalarında fizyolojik ve psikolojik etkilerinin incelenmesi amacıyla randomize kontrollü olarak gerçekleştirilen çalışma 18 robotik kedi, 18 Betta balık ve 18 kontrol grubu hasta ile tamamlandı. Veriler, Gümüşhane Kelkit Devlet Hastanesi'nde Mayıs-Eylül 2021 tarihlerinde "Yapılandırılmış Hasta Bilgi Formu", "De Jong Gierveld Yalnızlık Ölçeği", "Öznel Mutluluk Ölçeği", "Son Dönem Böbrek Yetmezliği-Uyum Ölçeği", "Diyaliz Semptom İndeksi", "Beden Kütle İndeksiİzlem Formu", "Vital Bulgu İzlem Formu", "Oksijen Saturasyonu İzlem Formu", "Robot Kedi", "Betta Balık" kullanılarak toplandı. Robotik kedi grubuna hemodiyaliz esnasında iki ay haftada 20 dakika robotik pet terapi uygulandı. Betta balık grubunaiki ay evde Betta türü balık bakımını üstlenmeleri sağlanırken, kontrol grubuna hemodiyaliz tedavisi dışında bir uygulama yapılmadı. İki aylık pet terapi uygulaması sonrası hastalar iki ay daha takip edildi. Veriler, Ki-kare, Kruskal Wallis Varyans Analizi, Friedman, Wilcoxon İşaret ve Mann-Whitney U testleriyle değerlendirildi. Robotik kedi terapisi sırasında hastaların nabız, kan basıncı, solunum sayısı, yalnızlık ve diyaliz semptomlarının azaldığı, mutluluk ve hastalığa uyumun arttığı; uygulama sonrası takipte son test 1. ölçümde nabız, kan basıncı, hastalığa uyumun azaldığı, yalnızlık ve diyaliz semptomlarının arttığı, solunum sayısı ve mutluluğun değişmediği; son test 2. ölçümde, mutluluk, hastalığa uyum, kan basıncının azaldığı, yalnızlık ve diyaliz semptomlarının arttığı, solunumun ise değişmediği bulundu. Betta balık terapisi sırasında hastaların beden kütle indeksi, mutluluk ve hastalığa uyumunun arttığı, yalnızlık, oksijen saturasyonu ve diyaliz semptomlarının azaldığı; son test 1. ölçümde yalnızlık, oksijen saturasyonu, diyaliz semptomları, beden kütle indeksi, hastalığa uyumun arttığı, mutluluğun ise değişmediği; son test 2. ölçümde yalnızlık, oksijen saturasyonu, diyaliz semptomlarının arttığı, beden kütle indeksi ve mutluluğun azaldığı bulundu.

Belirti ve semptomlarBöbrek hastalıklarıBöbrek yetmezliği-kronik+5
Hatice Demirağ
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Akciğer kanseri hastalarının duygu durumlarının incelenmesi

Akciğer kanseri hastalarının duygu durumlarının incelenmesi amacıyla karma yaklaşım metotları içinde müdahale deseni ile gerçekleştirilen bu çalışma 17 katılımcı ile yapıldı. Katılımcılar Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Kemoterapi Ünitesi'nde ölçüt örnekleme tekniği ile çalışmaya dahil edildi. Çalışmanın nicel verileri "Hasta Tanıtıcı Özellikler Formu", Eastern Cooperative Oncology Group Performans Skalası", "Berkeley Duygu İfadesi Ölçeği" ve "Duygu Durum Profili Ölçeği" ile nitel verileri ise "saha/alan notları (gözlem, yapılandırılmamış görüşme)", "yarı yapılandırılmış görüşme", "fotoğraf makinesi (akıllı telefon, micro sd kart)", "fotoğraflar (fotoğrafların yorumlanması)" ve "ses kayıt cihazı" ile toplandı. Katılımcılara, duygu durumlarının belirlenmesine yönelik kemoterapi süreçlerinde kendi belirledikleri zaman ve mekanda istedikleri sayıda fotoğraf çekimi yaptırıldı ve duygularını en iyi yansıttığını düşündükleri bir adet fotoğrafı seçip yorumlamaları sağlandı. Katılımcılara, fotoğraf çekim müdahalesinden önce ve sonra nicel ve nitel veri toplama araçları uygulandı. Nicel veriler Shapiro-Wilk, paired-sample t test ve Wilcoxon testi ile değerlendirildi. Katılımcıların fotoğraf çekim müdahalesi öncesi ve sonrasında Berkeley Duygu İfadesi Ölçeği ve Duygu Durum Profili Ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Nitel veriler manuel olarak değerlendirildi. Katılımcıların duygu durumları fotoğraf çekim müdahalesinden önce "kanserle tanışma (semptomlar, sessiz çığlık, kanseri ilk duydukları an, inanç)" ve "yeni bir yaşam (sosyal destek, hastanede yaşam, tedavi süreci, kanser metaforları, toplumun yaklaşımı, film şeridi)" tema ve alt temaları olarak belirlenirken; fotoğraf çekim müdahalesinden sonra "duygu yelpazesi (semptomları algılama, duygular), "penceremden dünya (köprü, kadraj, anılara yolculuk, fotoğraf metaforları, ölümsüzlük zinciri) ve "bakış açısı (kanserdaşlık, ayna, gelecek ve beklentiler) tema ve alt temaları olarak belirlendi. Sonuç olarak fotoğraf çekim müdahalesi ile yapılandırılmamış ve yarı yapılandırılmış görüşmelerin akciğer kanseri hastalarının duygularının ortaya çıkarılmasında etkili olduğu bulundu.

AkciğerAkciğer hastalıklarıAkciğer neoplazmları+4
Aysun Akçakaya Can
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda sakız çiğnemenin susama, ağız kuruluğu ve bulantıya etkisinin değerlendirilmesi

Araştırma, hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda sakız çiğnemenin susama, ağız kuruluğu ve bulantıya etkisini değerlendirmek amacıyla deneysel tipte müdahale araştırması olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini sakız grubu, ağız spreyi grubu ve kontrol grubu olmak üzere toplam 75 hasta oluşturdu. Verilerin toplanmasında "Hasta Bilgi Formu, Charlson Komorbidite İndeksi, Susama Değerlendirme Anket Formu, Susama Şiddeti Ölçüm Aracı (Vizüel Analog Skala), Ağız Kuruluğu Değerlendirme Anket Formu, Ağız Kuruluğu Şiddeti Ölçüm Aracı (Vizüel Analog Skala), Rhodes Bulantı Kusma ve Öğürme İndeksi, Tükürük Akış Hızı Ölçüm Aracı (Dereceli Tüp) ve Tükürük Akış Hızı Hasta İzlem Formu, Ağız Ortamı pH Ölçüm Aracı (pH Metre), Ağız Ortamı pH Ölçüm Hasta İzlem Formu" kullanıldı. Sakız grubu hastalarına ksilitollü sakız verilerek altı hafta süresince her gün günde beş kere olmak üzere 10 dakika çiğnemeleri sağlandı. Ağız spreyi grubu hastaları ise günde üç kez iki puff şeklinde ağız spreyi kullandılar. Çalışmanın 2., 4. ve 6. haftalarında "Hasta Bilgi Formu ve Charlson Komorbidite İndeksi" dışındaki veri toplama araçları tüm gruplara tekrar uygulandı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde, ortalama, ortanca, standart sapma, Shapiro Wilk, Mann Whitney U, Ki-kare, Kruskal Wallis ve Friedman testi kullanıldı. Sakız grubu hastalarının ilk karşılaşma, 2., 4. ve 6. hafta susama şiddeti (9.0, 5.0, 4.0, 2.0), ağız kuruluğu şiddeti (9.0, 5.0, 3.0, 2.0) ile bulantı deneyimi (5.0, 4.0, 4.0, 4.0), öğürme deneyimi (2.0, 0.0, 0.0, 0.0), öğüme oluşumu (1.0, 0.0, 0.0, 0.0), bulantı sıkıntısı (1.0, 0.0, 0.0, 0.0), öğüme sıkıntısı (1.0, 0.0, 0.0, 0.0) ve toplam sıkıntı (5.0, 4.0, 4.0, 4.0) ortanca puanları arasında; ağız spreyi grubu hastalarının ise 2., 4. ve 6. hafta susama şiddeti (8.0, 6.0, 6.0) ile ağız kuruluğu şiddeti (8.0, 6.0, 6.0) ortanca puanları arasında anlamlı farklılık saptandı (p<0.001).

BulantıBöbrek hastalıklarıBöbrek yetmezliği-kronik+4
Didem Sarımehmet
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğa yürüyüşü ve zeka oyununun ayaktan COVİD-19 geçiren 50-70 yaş arası bireylerin bilişsel becerileri üzerine etkisinin incelenmesi

Doğa yürüyüşü ve zeka oyununun ayaktan COVID-19 geçiren 50-70 yaş arası bireylerin bilişsel becerileri üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla randomize kontrollü olarak gerçekleştirilen bu çalışma 20 "doğa yürüyüşü ve zeka oyunu grubu" ve 20 "kontrol grubu" olmak üzere 40 birey ile tamamlandı. Veriler, Erzincan Tercan Devlet Hastanesi'nde Ocak-Mayıs 2022 tarihleri arasında "Birey Bilgi Formu", "Montreal Bilişsel Değerlendirme Uygulama Yönergesi", "Zeka Oyunu (Beyin Oyunları-Hafıza Düşünme ve Beyin Egzersizi) Bilgilendirme Broşürü", "Doğa Yürüyüşü Bilgilendirme Broşürü", "Deney Grubu İzlem Formu" ve ön test olarak uygulanan "Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği" ile toplandı. Girişim olarak doğa yürüyüşü ve zeka oyunu grubuna bir ay boyunca haftada üç gün 30 dakika doğa yürüyüşü ile her gün 15 dakika zeka oyunu uygulaması yaptırıldı. Ardından son test olarak "Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği" uygulandı. Kategorik değişkenler sayı ve yüzde olarak; sürekli değişkenler ortalama, standart sapma, ortanca (çeyrekler arası aralık (25.-75. yüzdelikler), en küçük - en büyük değerler olarak verildi. Veriler Ki-kare, Paired Sample t testi ve Independent Sample t testi, One-Way ANOVA ve Fisher Kesin Ki-kare testleri ile değerlendirildi. Doğa yürüyüşü ve zeka oyunu grubu bireylerin bilişsel becerileri ile "dikkat konsantrasyon, bellek, lisan ve yönelim" bilişsel boyutlarının kontrol grubu bireylerine göre anlamlı olarak arttığı belirlendi. Ayrıca, yaşın doğa yürüyüşü ve zeka oyunu grubu bireylerin bilişsel becerilerileri ile "dikkat konsantrasyon, bellek, lisan ve yönelim" bilişsel boyutlarını; gelir algı düzeyi ise "bellek" bilişsel boyutunu anlamlı olarak etkilediği bulundu (p<0.05). Sonuç olarak doğa yürüyüşü ve zeka oyunu uygulamasının ayaktan COVID-19 geçiren 50-70 yaş arasındaki bireylerin bilişsel becerilerini artırdığı saptandı.

BellekBilişsel becerilerCOVID 19+5
Zahide Akeren
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 birimlerinde çalışan hekim ve hemşirelerde merhamet yorgunluğu ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Araştırma, COVID-19 birimlerinde çalışan hekim ve hemşirelerde merhamet yorgunluğu ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın örneklemini Rize Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi COVID-19 hasta yatışlarının yapıldığı COVID-19 1-2-3-4-5-6-7 klinikleri, Anestezi, Göğüs ve Nöroloji Yoğun Bakım Ünitelerinde çalışan 203 (90 hekim ve 113 hemşire) kişi oluşturdu. Veriler, araştırmacı tarafından Nisan- Eylül 2021 tarihleri arasında "Yapılandırılmış Bilgi Formu" ve "Çalışanlar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği" kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, Skewness ve Kurtosis testi, t testi, LSD, Dunnet C, Kruskall Wallis, Mann-Whitney U, Spearman Korelasyon Analizi ve lojistik regresyon analizi kullanıldı. Araştırmada, hekimlerin %50'sinde, hemşirelerin %48.7'sinde yüksek düzeyde merhamet yorgunluğu saptandı. Mesleki tükenmişlik puan ortalaması anlamlı olarak hekimlerde hemşirelerden daha yüksek bulundu (p<0.05). Hekimlerin %60'ının, hemşirelerin %44.2'sinin mesleki tükenmişliğe sahip olduğu belirlendi. Mesleki tatmin puan ortalaması ise hekimlerde 31.11±8.18, hemşirelerde 29.48±8.27 olarak bulundu. Hekimlerin %62.2'sinin, hemşirelerin %72.6'sı düşük düzeyde mesleki tatmine sahip oldukları belirlendi. Hekimlerin merhamet yorgunluğunu, "mesleğini kendi isteğiyle tercih etme, birimde çalışma süresi, pandemi nedeniyle işten ayrılma düşüncesi ve kendini rahatlatma yöntemi olarak klinik içinde çalışmaya ara verme"nin; hemşirelerin ise "kendini rahatlatma yöntemi olarak müzik dinleme"nin anlamlı olarak etkilediği bulundu (p<0.05). Hekim ve hemşirelerin merhamet yorgunluğu ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasında pozitif yönlü; mesleki tatmin ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü bir ilişki saptandı (p<0.05). Bununla birlikte hekim ve hemşirelerin meslek/unvanının merhamet yorgunluğu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olmadığı (p>0.05), mesleki tatmin ve mesleki tükenmişlik düzeyleri üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu belirlendi (p<0.05).

COVID 19DoktorlarHemşireler+4
Özlem Tüysüz
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemodiyaliz tedavisi alan hastaların arteriyovenöz fistüle ilişkin öz bakım davranışları ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

Araştırma, hemodiyaliz tedavisi alan hastaların arteriyovenöz fistüle ilişkin öz bakım davranışlarının ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın evrenini Trabzon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi'nde hemodiyaliz tedavisi alan 97 hasta, örneklemini 90 hasta oluşturdu. Veriler, araştırmacı tarafından 10 Ağustos-30 Aralık 2021 tarihleri arasında "Hasta Bilgi Formu" ve "Hemodiyaliz Hastalarında Arteriyovenöz Fistüle İlişkin Öz Bakım Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği (HHAVFİ-ÖBDDÖ) kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, ortanca, standart sapma, Shapiro-Wilk, Kolmogorov-Smirnov testi, Kruskall Wallis, Dunn testi, Mann- Whitney U ve Spearman's rho Korelasyon Analizi kullanıldı. Araştırmada, HHAVFİ-ÖBDDÖ toplam puan ortalaması 61.86±8.01; HHAVFİ- ÖBDDÖ "Belirti ve Bulgu Yönetimi" alt boyutu puan ortalaması 25.08±3.07 ve HHAVFİ- ÖBDDÖ "Komplikasyonların Önlenmesi" alt boyutu puan ortalaması 36.78±5.51 olarak saptandı. Hastaların arteriyovenöz fistüle ilişkin öz bakım davranışlarını "eğitim düzeyi ile hemodiyaliz tedavisi öncesi arteriyovenöz fistül bakımına ilişkin eğitim alma" nın anlamlı olarak etkilediği bulundu (p<0.05). Ayrıca, hastaların hemodiyaliz tedavi süresi ile arteriyovenöz fistül süresi arasında pozitif yönlü çok yüksek bir ilişki (p<0.001); hemodiyaliz tedavi süresi ile HHAVFİ-ÖBDDÖ toplam puanı arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki saptandı (p<0.05). Yine hastaların arteriyovenöz fistül süresi ile HHAVFİ-ÖBDDÖ toplam puanı ile "Belirti ve Bulgu Yönetimi" alt boyut puanı arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki bulundu (p<0.05). Bununla birlikte hastaların HHAVFİ-ÖBDDÖ toplam puanı ile "Belirti ve Bulgu Yönetimi" ve "Komplikasyonların Önlenmesi" alt boyut puanı arasında pozitif yönlü çok yüksek bir ilişki (p<0.001); "Belirti ve Bulgu Yönetimi" alt boyut puanı ile "Komplikasyonların Önlenmesi" alt boyut puanı arasında da pozitif yönlü yüksek bir ilişki saptandı (p<0.001).

Arteriovenöz fistülBöbrek hastalıklarıBöbrek yetmezliği-kronik+4
Canan Özen Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

Doğa yürüyüşünün miyokard infarktüsü geçiren hastaların antropometrik ölçümlerine, kan lipitlerine, hastalık algısına ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi

Doğa yürüyüşünün miyokard infarktüsü geçiren hastaların antropometrik ölçümlerine, kan lipitlerine, hastalık algısına ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi amacıyla deneysel olarak gerçekleştirilen bu çalışma, 30 doğa yürüyüşü ve 30 kontrol grubu olmak üzere 60 kişi ile tamamlandı. Veriler, Gümüşhane Devlet Hastanesi ve Gümüşhane Kelkit Devlet Hastanesi Kardiyoloji Polikliniğinde ayaktan takip edilen miyokard infarktüsü geçiren hastalara Şubat-Haziran 2022 tarihlerinde "Yapılandırılmış Hasta Bilgi Formu", "Doğa Yürüyüşü Grubu İzlem Formu", "Kontrol Grubu İzlem Formu" ve ön test olarak uygulanan "Antropometrik Ölçüm Formu", "Kan Lipitleri Ölçüm Formu", "Kısa Form Hastalık Algısı Ölçeği" ve "Miyokart İnfarktüsü Boyutsal Değerlendirme Ölçeği" ile toplandı. Girişim olarak doğa yürüyüşü grubuna "Doğa Yürüyüşü Bilgilendirme Broşürü" verildi ve bu gruba 12 hafta boyunca haftada üç gün 50 dakikalık doğa yürüyüşü yaptırıldı. Doğa yürüyüşü ve kontrol grubu hastaları "Telefon Görüşmeleri" ve "Kardiyoloji Poliklinik Ziyaretleri" ile 12 hafta boyunca takip edildi. Oniki haftanın sonunda doğa yürüyüşü ve kontrol grubuna son test olarak "Antropometrik Ölçüm Formu", "Kan Lipitleri Ölçüm Formu", "Kısa Form Hastalık Algısı Ölçeği" ve "Miyokart İnfarktüsü Boyutsal Değerlendirme Ölçeği" tekrar uygulandı. Verilerin değerlendirilmesinde Ki Kare, Friedman testi, Bağımsız Gruplar t-testi, Mann-Whitney U testi, Wilcoxon testi, Fisher Exact testi, Anova testi, Fisher Freeman Halton testi, Greenhouse-Geisser testi, Bonferroni testi ve Bağımlı Gruplar t-testi kullanıldı. Doğa yürüyüşü grubunda yer alan hastaların kilosunun, beden kütle indeksinin, trigliserit, LDL ve total kolesterol düzeylerinin azaldığı, HDL düzeylerinin ise arttığı bulundu (p<0.05). Yine doğa yürüyüşü grubunun hastalık algısı olumlu tepki düzeylerinin daha yüksek olduğu (p<0.05) ve yaşam kalitesi bağımlılık, ilaç yan etkileri, güvensizlik, fiziksel aktivite ve duygusal tepki düzeylerinin azaldığı, ilaç yan etkileri ve beslenme şekli düzeylerinin arttığı belirlendi (p<0.05).

AntropometriDoğa yürüyüşüHastalık algısı+5
Aynur Cin
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

El masajı ve oyun etkinliğinin yaşlılarda yalnızlık, konfor ve psikolojik iyi oluş düzeylerine etkisinin incelenmesi

El masajı ve oyun etkinliğinin yaşlılarda yalnızlık, konfor ve psikolojik iyi oluş düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla randomize kontrollü olarak gerçekleştirilen çalışmanın örneklemini 20 el masajı, 20 oyun etkinliği ve 20 kontrol grubu yaşlı oluşturdu. Veriler, Temmuz 2022-Mayıs 2023 tarihleri arasında Mersin'de bulunan üç ayrı huzurevinde/bakımevinde kalan yaşlılara "Yaşlı Tanıtım Formu" ile ön test "Yaşlılar İçin Yalnızlık Ölçeği (YİYÖ)", "Genel Konfor Ölçeği (GKÖ)" ve "Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği (WE-MİOÖ)" uygulanarak toplandı. El masajı grubuna dört hafta boyunca haftanın üç günü her bir ele 10'ar dakika olmak üzere toplam 20 dakika el masajı uygulandı. Oyun etkinliği (Jenga) grubuna dört hafta süresince haftada bir gün en az yarım saat Jenga oyunu oynatıldı. Kontrol grubu kurumun sunduğu hizmetlerden ve etkinliklerden yararlandı. Beşinci haftada el masajı, oyun etkinliği ve kontrol grubuna son test olarak YİYÖ, GKÖ ve WE-MİOÖ tekrar uygulandı. Veriler Ki-Kare, Wilcoxon, Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testleri ile değerlendirildi. El masajı ve oyun etkinliği (Jenga) uygulaması yapılan yaşlıların yalnızlık, konfor ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin arttığı bulundu (p<0.05). Bununla birlikte, oyun etkinliği (Jenga) uygulamasının, el masajı uygulamasına kıyasla yaşlıların konfor ve psikolojik iyi oluş düzeyine daha olumlu katkısının olduğu belirlendi (p<0.05). Sonuç olarak, el masajı ve oyun etkinliği (Jenga) uygulamasının yaşlıların konfor ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin artırılması için kullanılabileceği saptandı.

GeriatriHemşirelikKonfor+3
Aysun Kazak
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Üriner sistem hastalığı olan 0-4 yaş arası çocukların primer bakım vericilerinin bakım yükünün değerlendirilmesi

Çalışma, üriner sistem hastalığı olan 0-4 yaş arası çocukların primer bakım vericilerinin bakım yükünün değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapıldı. Çalışmanın örneklemini Karadeniz Teknik Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Pediatri Nefroloji Polikliniği'ne üriner sistem hastalığı nedeniyle başvuran 0-4 yaş arası çocukların 150 primer bakım vericileri oluşturdu. Veriler; Haziran- Kasım 2023 tarihleri arasında "Primer Bakım Verici Bilgi Formu" ve "Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği" kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü ANOVA testi ve Pearson Ki-kare testi kullanıldı. Çalışmada üriner sistem hastalığı olan 0-4 yaş arası çocukların primer bakım vericilerinin Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği puan ortalamasının 32.63±14.46 olarak saptanması ile primer bakım vericilerin bakım yükünün ortalamanın altında olduğu belirlendi. Primer bakım vericilerin bakım yükü ile primer bakım vericinin kronik hastalık varlığı (p<0.001), bakım verilen çocuğun tanı süresi (p<0.05), bakım sürecinde maddi destek alma (p<0.001) ve bakım sürecinde sosyal izolasyon yaşama (p<0.001) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Ayrıca, bakım verilen çocuğun cinsiyeti ile temiz aralıklı kateterizasyon uygulaması arasında da anlamlı farklılık saptandı (p<0.05). Pediatri hemşirelerinin üriner sistem hastalığı olan 0-4 yaş arası çocukların primer bakım vericilerinin sorunlu alanlarını belirlemeye yönelik değerlendirmeler yapması ve bakım yükünü azaltıcı eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermesi önerilmektedir.

Fatmanur Satılmış
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kolonoskopi sonrası hastaların yaşadığı sorunların ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi

Kolonoskopi sonrası hastaların yaşadığı sorunların ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla prospektif ve tanımlayıcı tipte gerçekleştirilen bu çalışma 122 hasta ile tamamlandı. Veriler, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde Ocak – Haziran 2024 tarihleri arasında "Hasta Bilgi Formu" ve "hasta dosyası/hastane bilgi sisteminde yer alan işlem raporu" kullanılarak toplandı. Sürekli veriler ortalama ± standart sapma olarak, kategorik veriler ise frekans ve yüzde olarak gösterildi. Gruplara göre kategorik değişkenler arasındaki farklılık karşılaştırmalarında beklenen değer sayısına göre Pearson Ki-Kare, Fisher Exact Test ve Fisher Freeman Halton testi kullanıldı. Kolonoskopi sonrası hastaların yaşadığı fiziksel sorunların öncelikle yorgunluk, şişkinlik, halsizlik, karın ağrısı ve ishal olduğu belirlendi. Kolonoskopi sonrası hastaların yaşadığı sorunlarla "cinsiyet, sigara, tanılı ek kronik hastalık varlığı, kolonoskopi işleminde ek irrigasyon sıvısı verilme durumu, kolonoskopi işleminde polipektomi yapılma durumu ve kolonoskopi işleminde biyopsi alınma durumu" ilişkili bulundu (p<0.05). Kolonoskopi sonrası hastaların yaşadığı sorunlara yönelik hemşirelik eğitimi yapılması ve izlenmesi önerilir.

Sevgi Meydanal
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servise başvuran kronik obstrüktif akciğer hastalarının bakım bağımlılık düzeyleri ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi

Araştırma, acil servise başvuran kronik obstrüktif akciğer hastalarının (KOAH) bakım bağımlılık düzeyleri ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla prospektif ve tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın evrenini Ocak 2024-Haziran 2024 tarihleri arasında bir devlet hastanesinin acil servisine KOAH tanısı ile başvuran 208 hasta, örneklemini ise 197 KOAH hastası oluşturdu. Veriler, Hasta Bilgi Formu ve Bakım Bağımlılığı Ölçeği ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplandı. Veriler, sayı, yüzde, ortalama, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü ANOVA testi, pearson ki-kare testi ve fisher freeman halton testi ile değerlendirildi. Hastaların Bakım Bağımlılığı Ölçeği puan ortalaması 46.09±19.47 olarak ortalamanın altında bulundu. Hastaların bakım bağımlılık düzeyleri ile "cinsiyet, yaş, emeklilik/çalışma durumu, eğitim düzeyi, sigara kullanma durumu, birlikte yaşanan kişiler, KOAH tanılanma süresi, ek kronik hastalık varlığı, kronik hastalığa ilişkin ilaç kullanımı, inhaler ilaç kullanımı, evde oksijen kullanımı, evde pulseoksimetre kullanımı, acil servise başvuru şekli, acil serviste refakatçi varlığı, acil servise başvuru sıklığı, acil servise başvuru şikayetlerinde göğüs ağrısı ve ateş varlığı, acil serviste kalma süresi, acil serviste verilen klinik karar, son iki yılda acil servis başvuru sonrası yoğun bakıma yatış durumu, boşaltım şekli, uyku sorunu yaşama algısı, hastalığın ibadet yapmayı güçleştirme durumu, primer bakım verici varlığı, evde sağlık hizmetlerine kayıtlı olma durumu, yardımcı araç/kişi kullanımı" arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Ayrıca, hastaların acil servise başvuru sıklığını "sigara kullanma durumu, evin ısınma biçimi, KOAH tanılanma süresi ve evde oksijen kullanımı"nın etkilediği belirlendi (p<0.05). Hastaların sınırlılıklar yaşamasına neden olan KOAH'da bakım bağımlılığını azaltmaya yönelik hemşirelik eğitimi ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi önerilir. Anahtar Sözcükler: Acil, Bağımlılık, Bakım, Hemşirelik, KOAH

Bahar Salkı
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors